PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : GANDALF'IN SEYİR DEFTERİ


10-08-2007, 18:04
saygıdeğer arkadaşlarım, sitede 500,üncü iletimi atmış olmanın verdiği kıdem gazı ile
kendi köşemi oluşturma fikri şey etmiştir, evet evet, artık benimde bir köşem var.
peki gandalf'ın seyir defteinde neler bulacaksınız, tarihin hangi karanlık sayfaları
aydınlanacak, bir kere şunu açıkça belirteyim sandığınız şekilde bir islamı eleştirme,
islamı aşağılama olmayacak, aksine *karanlıkta kalmış islami menkibeler edebi bir
dil ile hayat bulacak gandalf'ın seyir defterinde, ve ayrıca güncel olaylara yorumlar.
vatana millete hayırlı olsun.

açılışta lütfen çiçek göndermeyiniz, özgür beyin vakfına hayırda bulununuz .
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *saygılar.

çok yakındaaaaa...

spartacus
10-08-2007, 22:56
Sevgili Gandalf hayırlı olsun. Kaptanın seyir defteri, güzel olacağından kuşkum yok, ama mümkünse geminin, pardon çok özür dilerim gemiciğin dümenini boş bırakma :)

dilaver
10-08-2007, 23:02
bu köşe yazarlıgı da moda oldu. Eskiden sınıf mücadelesinden bıkan socular hemen bir deklarasyon yayınlar ve kendi sendikalarını kurarlardı. Devrimci bilmemne iş diye. Bu iş de ona benziyor. Neyse benim e eski bir başlıgım vardı, demokrasi ve komünizm diye *olmazsa ben de o limana yanaşırım


* *saygılarımla

eylull
10-08-2007, 23:20
sevgili Gandalf'in Seyir Defteri:

bugun gunlerden persembe ve harika bir hava var disarda..yagmur yagiyor.inanilmaz sicakliklardan sonra bunu haketmistik..


ben hem sohbet odasinda hem burda yazilan yazilari okumaya calisip cevap yetistirme acizligindeyken gordum ki sana yazip icimizi bosaltabilecegiz..

:)

ozgur_beyin
11-08-2007, 00:39
Gandalf sahte şeyhim ,ilk yazını bekliyorum. Ama gözünü seveyim kendine ,küllü tigin'i örnek alma. :lol: *:lol:

11-08-2007, 00:56
hayirli olsun

osiris
11-08-2007, 01:30
darısı bizlerin başına ne diyelim

11-08-2007, 10:27
Sevgili gandalf ;

Seyir defterin güzel olacak inanıyorum.Seni ve anlayışını bilmekten kaynaklı inanç yani bu *:)
Birde şu özgür_beyin ortaklığı kabul etse *:lol:

ozgur_beyin
11-08-2007, 10:38
Sevgili *psiko dostum , *o sahte şeyhle bir tek şartla ortak olurum. Paraları ben toplarsam. Başka türlü olmaz. Birde bakmışımki gandalf efendi , havaiden bana *kart göndermiş ,yanında iki tane PAKİZE * ve altına yazmış
-ÖZGÜR sakın yanlış anlama ,buraya *MUSKA üzerine *MASTER yapmaya geldim. :lol:

Sen olsan bu palavrayı yermisin? Yoksa gelince boğazını sıkarmısın? Ortak olmak için ,cevabını bekliyorum.
Kestane kebap, acele cevap.
SEVGİLİ *PSİKO :lol: *:lol:

11-08-2007, 10:41
"Başka türlü olmaz. Birde bakmışımki gandalf efendi , havaiden bana *kart göndermiş ,yanında iki tane PAKİZE * ve altına yazmış
-ÖZGÜR sakın yanlış anlama ,buraya *MUSKA üzerine *MASTER yapmaya geldim. "

Doğru söze emmin ne desin ? :lol: *:lol: *:lol:

11-08-2007, 10:48
Sevgili gandalf ;

Engin gözlemlerim bana der ki :Sevgili özgür_beyin'in ,para toplama konusunda ki senin hakkındaki *doğru anlayışı yüzünden ortaklığınızın, para'nın özgür_beyin'de kalması ile geçerli olabileceğini düşünüyorum bir dostunuz olarak.
Lütfen kusura bakma "Dost acı söyler" *:lol: *:lol:

ozgur_beyin
11-08-2007, 11:00
:lol: *:lol:

mep
11-08-2007, 12:42
Gandalf abim..

*Seyir defterinde bu "Lafla yürüyen gemicik" kaptanıda yazabilir dimi!
ara ara bende yaziimmi seyirlerimi hı! Hayırlı olsun,
sevgilerimle.

12-08-2007, 21:34
GÖREV *KABa

-tak tak tak,,

- offff, kim bu ya bu *saate yaaaa,,,

gecenin bir yarısında *tanrısının kendisine verdiği ulvi görevi yerine getirmeye çalışan
mamy nin kapısı densizce çalınmaktadır, yaşlı kadınların sırası bitmiş, uğruna evlatlığı
silecek kadar güzel olan zeyno ya sıra gelmiştir, ama yeni taktırdığı kanarya ötüşlü
zili acı acı ötmektedir, mamy kızgın bir tavır ile peştamalini tutarak kapıya yönelir.

- ne var,, ya öffff ,yinemi sen, kardeşim bu saatte olurmu.

-efem zamansız geldim galiba, siz işinizi bitirin ben kapıda bekliyorum

-yok yok ! istemez ! zaten içine ettin cebril, söyle bakim ne getirdin yine.

-efem gizli bir görev, görev size vereceğim kağıtta yazıyor, ayrıca görevden hemen
sonra tanrı sizi görmek istiyor.

-görev tamamda tanrı beni neden görmek istiyor, hem nasıl görücemkii,,, aboooyyy
yoksa ölecekmiyim lan

-yok efendim , heyecan yapmayın, sizi almak için bir araç gelecek,

- o halde tanrı neden beni görmek istiyor cebril

-sanırım ay için efem, hani geçenlerde muşriklerle iddaya girip ayı ikiye yarmıştınız ya
tanrı epeyce kızdı efendim, ayı tekrar birleştirmek tam bir haftamızı aldı.
üstelik biliyorsununuz ay henüz bizim kontrolumuzda değil, sizim yüzünüzden el ilah
ile bizim tanrımızın arası açıldı.


-ya ne var bunda, alt tarafı minik bir gezegen, iddayı kaybetsem dahamı iyi olacaktı.

-neyse, ben gideyim, buyrun, gövev burda yazıyor.

cebril geniş beyaz kanatlarını çırparak gecenin karanlığında kaybolup gitti, mamy bu kez
çok ileri gittiğinin farkındaydı, ihtirasına yenik düşmüş, koskoca bir gezegeni iddaa yüzünden
ikiye yarmıştı, hatasını biliyordu, derken cebrilin kendisine verdiği görev kağıdını açtı.

kağıtta aynen şöyle yazıyordu.

** göreviniz kaba içindeki, all lat uzza ve mennat heykellerini yıkmak, deli ibrahim tarafından
*yapılan bu son derece korunaklı bina ya göreviniz esnasında sadece iki melek tarafından gprs desteği verilecektir. * *bu görevden sizin dışınızda hiç kimsenin haberi olmayacak, yakalanırsanız birimimiz * sizi asla tanımayacak.
* * * *= dikkat bu bir nahl sure'dir, 5.saniye içinde kendi kendini yok edecektir. * = **

mamy'nin keyfi kaçmıştı, görevi kabul ettiği günden bu yana, her geçen gün daha da
zorlaşıyordu, belki ilk başlarda taşlanmıştı, ama sonradan tanrının kendisine bahşettiği
lüx şatafat hepsini unutturmuştu, lakin bu kez verilen görev oldukça zordu, basit bir
görev değildi, üç tanrının heykellerini yıkıp kendi tanrısına mekan eyleyecekti bu
devasa binayı, bir ara vesveseye de düşmedi değil, acaba tanrısı artık onu sevmiyormuydu.

yatağına döndü, genç ve güzel zeyno, mamy nın bir hafta önce kendisine hediye ettiği
kırmızı Marks And Spencer marka geceliği giymesine karşın mamy sırtını dönüp yattı.

o gece ay alabildiğine aydınlık, gökte tek bir bulut yoktu, korunaklı binanın çevresinde
lat uzza ve menatın kılıçlı uçan melekleri dolaşıyordu, kırılan bir dal parçası gecenin
sessizliğini bozdu, tüm melekler kılıçlarını çekerek dikkat kesildi, bu sesiz gecede
kaba *ya yaklaşan mamy den başkası değildi, korkudan boncuk boncuk terliyordu,
tek çözüm vardı ayı o gece yeniden iki ye hatta üçe yarmak, zira kılıçlı meleklerin
tek zaafı vardı oda zifiri karanlık, zifiri karanlıkta hiç birşey göremiyorlardı.

tanrısı çok kızacaktı ama görev uğruna bunu yapmalıydı, ayı bu kez üç parçaya böldü,
bir parça gökte, diğer iki parçadan birini Kubeys dağının arkasına diğer yarısını
Kuaykıan dağının arkasına sakladı, artık başlayabirli muhafız melekler sesleri duyuyor
ama ellerinden bişey gelmiyordu, şuursuzca kılıç sallayıp duruyorlardı, mamy aralarından
sıyrılıp kaba nın kapısı araladı, zemin ağırlığa karşı duyarlı idi, yere hiç basmadan
heykelleri yıkmalıydı, mamy nın bu cesareti karşısında cebril kendisini hiç sevmemesine
karşın duygulanmış ve hemen yardım için binek burakı yanına göndermişti.

gökten kendisine karşı hızla yaklaşan deve görünümlü parlak cismi gören mamy
korkuya kapılıp tam kaçacakken cebril iletişime geçip bu yaratığa binmesini
istedi, mamy binip kıvrak bir manevra ile kaba kapısından içeri girdi, hassas
zemini geçtikten sonra nihayet heykellerin yanına vardı, asasını çıkarıp heykellere
sallamaya başladı, adeta heykeller arasında slalom yapıyordu, az sonra hepsi
tuz buz olmuştu, hassas zemine düşen küçük bir heykel parçası alarm
sistemini harekete geçirmişti, gecenin karanlığında acı acı çalan siren tüm
makka halkını ayağa kaldırmıştı, heykellerden güç alan muhafızlar ateşe
düşmüşçesine yanıp yok oldular, lat uzza *ve menat yenilgiyi kabul etmişti.
artık kaba nın yeni sahipleri mamy ve tanrısı idi.

görevini layığı ile yerine getiren mamy' yi tanrı ödüllendirmek istiyordu, kızgınlığını
unutmuştu, mamy nın sayesinde rakiplerini ağır bir yenilgiye uğratmıştı, mamy yi
kutlamak için deve burak'ı tekrar dünyaya gönderdi.

tak tak tak !!!

- ulan cebril ulan cebril!! hep gece tam iş başında geliyorsun ! ! *aaa deve yinemi sen

- evet efendim, tanri sizin için gönderdi beni ??,, efendim dinliyormusunuz beni??

- ha ,, evet , evet , vaybe karanlıkta hiç farketmemiştim senin heryerin altındanmış be
*oooo hatta alet bile altından , hhhaaaa, tanrı hiç masraftan kaçmamış.

- efendim gitsek artık, tanrı bizi bekliyor

- tamam tamam, hazırlanayım gideriz

az sonra mamy kendisi için önemli ihtiyaçlarını alarak evden çıktı, deve burak mamy nın
yanına aldıklarını görünce öfkelendi ancak belli etmemeliydi

- efendim ne yapıyorsunuz, tanrı yalnızca sizi istedi, eşlerinizi değil.

- peki *ben ne yapıcam deve, hım, ihtiyaçlarımı nasıl giderecem, ben kadınsız yapamam

- aman efendim yapmayın zaten sürekli gökyüzünde olacağız, hem benim sırtımda yapmayı
*düşünmüyorsunuz dimi

-haha ,,düşünmüyordum ama artık düşünüyorum, zaten montonlaşmıştı, güzel fantazi olur

- iyi bari bir tan alın hepsini taşıyamam,

-tamam tamam, aptal deve, gel zeynocum

-efendim kudüs üzerinden aktarmalı haberiniz olsun, ordan musa yıda alıcaz

-öfff musa mı,,, kokar o şimdi be, neyse gidelim

bir saat'lik yolculuktan sonra kudüs.

- oo kokarca musa naberr, köftehor

- kes be, benim adımı anma, ya sen ne utanmaz adamsın, niye benim kavmimi ayarlamaya
*çalışıyorsun, ne kadar pişkinsin ya, bide utanmadan benim mekana dönüp namaz kılıyorsun

- mekanını al başına çal, tanrı istedi diye bi zaman dönüp namaz kıldık, yoksa kalmadım senin
kokmuş mekanına, benim cillop gibi kabam var artık

- hadi bırak ya, sırf benim kavmimi ayartmak için döndün ama yemediler numaranı, kadın
*düşükünü seni, tanrının yanına bile kadınla çıkıyorsun

-bak musa şurda iki saatlik yolculuk yapıcaz birlikte, açtırma ağzımı ya !!

deve burak kavganın bitmeyeceğini anlayınca araya girdi.

- efendim lütfen kavga etmeyin, biraz acele edelim tanrı bizi bekliyor.

-tamam ben şu asamı alayım geliyorum

- haayyat, asanı sevsinler asan dışında bişey yok zaren.

- bak mamy elimde asa arkana oturuyorum, istersen iyi geçin benle


az sonra kudus ortasındaki kalkış rampasının üzerine gelen deve burak kırk kanadını
birden çırparak üç yolcusu ile birlikte tanrı katına doğru yol aldı, iki saatlik bir
yolculuktan sonra tanrının enfes mekanına gelmişlerdi.

mamy adeta büyülenmişti, hepsi aynı yaşta yarı çıplak süt beyazı tenleriyle dolaşan kızlar
heryeri altın gümüş ile kaplı bir saray'' vaybe biz üç altın iki kadın için kervan basıp yüzlerce
adam kestik, bide buraya bak'' diye içinden geçirdi. musa ise daha çok nerde bir havuz gölet
varsa asası ile ikiye yarıp keyif alıyordu. gümüş kaplı yolda epeyce ilerledikten sonra üzeri zümrütlerle kaplı devasa altın kapı açıldı. tanrı bütün ihtişamıyla tam karşısındaydı mamy nin.

-hoşgeldiniz

- hoşşş hoşşş bulduukkk

musa ise daha sakindi, o daha öncedende görmüştü bu mekanı

-hoşbulduk efendim

- bak mamy seni severim bilirsin, ama bazen yaptıkların zor durumda bırakıyor beni
*biz ahlak ile ilgili bir sürü ayet indirdik sen evlatlığımın karısını isterimde isterim diye
*tuttutdun, ben seni arabistana gönderdim sen oradakileri imana erdirmeden hasetlik
*edip musa nın kavmine göz koydun, hiç haberim olmadan *musa nın mekanına dönüp
*namaz kıldın, sen bana uyacağına ben san uyup bu dalaveren için ayet indirmek
*zorunda kaldım, zaten hem sizi barıştırmak, hemde seni ödüllendirmek için
*çağırdım, şimdi söyle bakalım dileğin nedir.

-efem kısa konuşacağım, kadınlarım eskidi yeni bir kadın isterim

- tamam istediğini alabilirsin

- sevgili tanrım kızacaksınız ama ben minik aişe yi istiyorum

- evlatlımı

- hayır eş olarak

bu lafın üzerine başı eğik düşünen musa aniden

-yok deve , azmış bu sevgili tanrım, lütfen kabul etmeyin, bu olmamalı,, lütfen

- sen karışma kokoş, git asanla oyna

- susun !! susun !! *tama kendi kendime söz vermiştim ne isterse yapıcam diye, bu kadarını
*beklemiyodum, ama yinede istediğin olsun.

-sevgili tanrim benimde sizden bir isteğim var, benimkinide kabul edecekmisiniz

-evet musa ,, elbette sana ne kadar değer verdiğimi iyi bilirsin

- izninizle ben bu adamla barışmak istemiyorum

- peki sen bilirsin, öyle olsun, hadi dön mamy, musa artık burada kalacak, ha mamy
*cebrile yardımcı ol bi kaç yere bi kaç hayvana ismimi yazın

mamy deve burak'a binerken bu istek karşısında homurdanır.

- narsist psikopat, bide beni beğenmiyor, ismini yazınca noolucaksa

- bişeymi dedin mamy !!!!

- yok efem yok, hava soğuk diyorum, bişey demedim kalın sağlıcakla.

* * * * * * * * * * * * * * * * bitti

saygıdeğer dostlar, sanırım burak konusuna son nokta yı koyduk, artık tartışmaya
gerek kalmadı sanırım, sanırım herkes bu konuda yeteri kadar aydınlanmıştır.


saygılar.

13-08-2007, 21:04
ERMENİYE MİNERE GÖSTERMEK



''Iğdır'da, minareleri Ermenistan'dan görülebilecek yükseklikte, Doğu Anadolu'nun en büyük
camisi yapılıyor'' böyle diyordu haberde, minereleri ermenistanda görülebilecek yükseklikte!!

ığdır tipik doğu illerinden bir tanesidir, halkın ana geçim kaynağı hayvancılık ve tarımdır.
ancak coğrafik yapısı daha çok kayalık dağlık olduğu için tarım ve hayvancılık *ancak
kıt kanaat geçindirebilecek kadar yapılabilmektedir.

şehir merkezi ve devlet daireleri dışında kalan binalar tek katlı yarı betonarme yapılardır.
iğdırın merkeze uzak mahalleleri henüz şebeke suyu ile tanışmamıştır, şehir alt yapısı
merkezle sınırlı olduğu için uzak mahallerin hiç birinde su ile tanışan tuvalet yoktur.
dahası bir çok evde tuvalet de yoktur, evin biraz dışına toprak kerpiçten yapılan kapısı
olmayan, gideri olmayan, giriş yeri bir bez parçası ile kapatılan kulubeler tuvalet olarak
kullanılır, bunlar dolduğunda uzeri kapatılıp yeni bir tuvalet yeri bulunur.

köylerin ise hali daha da harap durumdadır, evlerin tamamı toprak kerpiçten yapılma evlerdir.
ahır ile ev iç içedir, tuvalet ihtiyacı gündüzleri ahırda, geceleri evin dışında kuytu duvar
köşelerinde giderilir. *su doğal kaynaklardan halkın kendi imkanları ile karşılanır, devlete
ait sağlık ocaklarında ve okullarda musluk ve lavabo vardır ama su yoktur.

hal böyle iken taa ermenistandan minareleri görülecek bir camii ığdırın neyine.
6 bin kişi aynı anda namaz kılabilecekmiş, peh ! ne büyük başarı, ne büyük bir
ihtiyaç.

ama ben isterdimki o haber kanalı ığdırda geceleri aynı anda 6 bin kişinin
tuvalet olmadığı için duvar diplerine yaptığınıda halka duyursaydı.

ben isterdimki o haber kanalı ığdırın köylerinde 6 bin çocuğun neden eğitimsiz
kaldığınıda halka duyursaydı.

ben isterdimki o haber kanalı 20 yuzyılda ığdırda insanların toprak evlerde yaşadığını da
halka duyursa idi .


ermenistandan bile görülecekmiş , peh ! ne büyük başarı.


http://www.tgrthaber.com.tr/news_view.aspx?guid=c42ee940-eeea-4644-af4c-bc8ae12d2847

13-08-2007, 21:05
ERMENİYE MİNERE GÖSTERMEK



''Iğdır'da, minareleri Ermenistan'dan görülebilecek yükseklikte, Doğu Anadolu'nun en büyük
camisi yapılıyor'' böyle diyordu haberde, minereleri ermenistanda görülebilecek yükseklikte!!

ığdır tipik doğu illerinden bir tanesidir, halkın ana geçim kaynağı hayvancılık ve tarımdır.
ancak coğrafik yapısı daha çok kayalık dağlık olduğu için tarım ve hayvancılık *ancak
kıt kanaat geçindirebilecek kadar yapılabilmektedir.

şehir merkezi ve devlet daireleri dışında kalan binalar tek katlı yarı betonarme yapılardır.
iğdırın merkeze uzak mahalleleri henüz şebeke suyu ile tanışmamıştır, şehir alt yapısı
merkezle sınırlı olduğu için uzak mahallerin hiç birinde su ile tanışan tuvalet yoktur.
dahası bir çok evde tuvalet de yoktur, evin biraz dışına toprak kerpiçten yapılan kapısı
olmayan, gideri olmayan, giriş yeri bir bez parçası ile kapatılan kulubeler tuvalet olarak
kullanılır, bunlar dolduğunda uzeri kapatılıp yeni bir tuvalet yeri bulunur.

köylerin ise hali daha da harap durumdadır, evlerin tamamı toprak kerpiçten yapılma evlerdir.
ahır ile ev iç içedir, tuvalet ihtiyacı gündüzleri ahırda, geceleri evin dışında kuytu duvar
köşelerinde giderilir. *su doğal kaynaklardan halkın kendi imkanları ile karşılanır, devlete
ait sağlık ocaklarında ve okullarda musluk ve lavabo vardır ama su yoktur.

hal böyle iken taa ermenistandan minareleri görülecek bir camii ığdırın neyine.
6 bin kişi aynı anda namaz kılabilecekmiş, peh ! ne büyük başarı, ne büyük bir
ihtiyaç.

ama ben isterdimki o haber kanalı ığdırda geceleri aynı anda 6 bin kişinin
tuvalet olmadığı için duvar diplerine yaptığınıda halka duyursaydı.

ben isterdimki o haber kanalı ığdırın köylerinde 6 bin çocuğun neden eğitimsiz
kaldığınıda halka duyursaydı.

ben isterdimki o haber kanalı 20 yuzyılda ığdırda insanların toprak evlerde yaşadığını da
halka duyursa idi .


ermenistandan bile görülecekmiş , peh ! ne büyük başarı.


http://www.tgrthaber.com.tr/news_view.aspx?guid=c42ee940-eeea-4644-af4c-bc8ae12d2847