20-08-2007, 22:08
müslümanların % 90 ı mensubu oldukları din hakkında en ufak bir bilgiye
sahip değiller, tamamen körü körüne bir bağlılık sözkonusu, bazen sizlerde
denk gelmişsinizdir dini hakkında bilgisi olmayan müslüman sohbetlerine.
genelde icadlar buluşlar hakkında şöyle genel bir kanı vardır, '' abi gavur varya
açmış kuranı tüm şifreleri çözüp icadları yapmış, zaten uçağında arabanında şifresi
kuranda, ama bizim müslümanlar tembel, gavur uyanık açmış çözmüş'' şeklinde geçer.
aslında gerçekte böyle bir kitap olması gerekir kuran, zamanüstü bir kitap *tam'da
halkın hayalindeki gibi olmalı, içinde milyonlarca şifre olmalı, eğer gerçekten bir
tanrı olsa idi ve bu kitap tanrı mesajı olsa idi uçağıda araba'sıda icad edilmeden önce bu
kitapta yazmalı idi.
şimdi şu yusuf ayetine bir bakalım, yahu 3 gram beyni olan bir adam buna nasıl inanır,
sanırsınız cin ali hikayasi, sanırsınızki andersen masallar serisi, bu nasıl zamanlar üstü
bir kitap olabilir, bumu tüm insanlığa inmiş kitap, bakın daha çok bir mahalle dedikodusu
gibi, alın buyrun.
4 - Hani bir vakitler Yusuf, babasına demişti ki: "Babacığım, ben rüyada onbir yıldızla güneşi ve ayı bana secde ederken gördüm."
yok canım senin kıçın açıkta kalmış, demek yerine baba daha çok gaz veriyor
5 - (Babası) "Yavrucuğum! "dedi, "rüyanı kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanın açıkça düşmanıdır."
anlatma tabi, deli diye kuyaya atarlar
8 - Hani demişlerdi ki: "Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgili, biz ise güçlü ve tutkun bir grubuz. Doğrusu, babamız belli ki, çok açık bir yanılgı içindedir."
of of adrenalin yükseliyor, hikayedeki akıcılığa bak
9 - "Yusuf'u öldürün, ya da bir yere atın ki, babanızın yüzü (sevgisi) size kalsın, sonra yine salih bir kavim olursunuz."
kötü adam sahnede, geçen benim çocuk bags bany i seyrediyordu, ona benzemiş
10 - İçlerinden bir söz sahibi şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin, bir kuyunun dibine bırakın da ordan geçen kafilenin biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın."
kuyunun dibini nerden biliyorsun, belki adam batacak, sen gittikten sonra ordan kervan geçeceğinin garantisi varmı, masalda da az bişey tutarlılık olur.
11 - Dediler ki: "Ey babamız! Sen bize Yusuf için neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini istiyoruz."
12 - "Yarın onu bizimle beraber gönder de gezsin, oynasın. Kesinlikle biz onu koruruz."
evet evet sadece kuyuya atıcaz, bu arada yusuf yıldızları kendine secde ederken görüyor
ama kuya atılacağını görmüyor, olmadı mamy senaryo zayıf.
13 - Babaları dedi ki: "Onu götürmeniz beni üzer, korkarım ki onu kurt yer de sizin haberiniz bile olmaz."
bu sibirya kurdu heralde yolunu şaşırıp çle düşmüş, çölde ne arıyorsa kurt
14 - Dediler ki: "Vallahi biz böyle güçlü kuvvetli bir topluluk iken, buna rağmen onu kurt yerse, o zaman biz kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olmuş oluruz."
15 - Nihayet kardeşleri, Yusuf'u alıp götürdüler ve kuyunun dibine bırakmaya topluca karar verdiler. Biz de ona şöyle vahyettik: "Andolsun ki, sen onlara ilerde hiç beklemedikleri bir sırada bu yaptıklarını haber vereceksin".
takmış bi kere takmış, illa senaryoda kötü adamları cezalandırmak için suç işletecek
16 - Ve yatsı vakti, ağlayarak babalarına geldiler.
17 - Dediler ki: "Ey babamız! Biz gittik, aramızda yarış yapıyorduk. Yusuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Bir de baktık ki, onu kurt yemiş. şu anda biz doğru da söylesek, yine de sen bize inanacak değilsin."
yersen tabi, baba yemiyor canım masalın sonunda göreceksiniz, zayıf zayıf zayıf, senaryo
çok zayıf, cüneyt arkın filmlerinin seanryoları bile daha tutarlı.
18 - Bir de gömleğinin üzerinde yalandan bir kan getirmişlerdi. Babaları dedi ki: "Hayır, nefisleriniz aldatmış da size bir iş yaptırtmış. Artık bana güzel bir sabır gerekiyor. Bu anlattıklarınıza karşılık yardımına sığınılacak olan ancak Allah'dır."
baba aslında kanı adli tıbba götürse sibirya kurduna ait olduğunu görecek
19 - Daha sonra bir kafile gelmiş, sucularını da göndermişlerdi. Vardı, kovasını kuyuya saldı, "Müjde hey, müjde! İşte bir çocuk!" dedi. Ve onu satılık bir mal olarak gizleyip korudular. Allah ise onların ne yapacaklarını biliyordu.
müjde müjde kuyudan peygamber çıktı, kurbağada çıkabilirdi, bunada şükür.
20 - Ve onu düşük bir değerle birkaç dirheme sattılar. Ona fazla önem vermemişlerdi.
21 - Onu satın alan Mısırlı, eşine dedi ki: "Buna güzel bak. Bize faydalı olabilir, ya da evlat ediniriz." Yusuf'u böylece oraya yerleştirdik. Ona rüyaların tabirini de öğrettik. Allah emrinde galiptir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
22 - O, tam erginlik çağına gelince, kendisine ilim ve hüküm verdik. İşte biz, güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız.
23 - Derken, evinde bulunduğu hanım, onun nefsinden murad alıp yararlanmak istedi. Kapıları kilitledi ve "Haydi beri gel!" dedi. Yusuf: "Allah'a sığınırım! Muhakkak ki, o (kocan), benim efendim, bana çok güzel baktı. Doğrusu zalimler hiç iflah olmazlar" dedi.
namus abidesi yusuf, asla yapmaz öle şey, pis karı, hey be zamanüstü kitaba bak
24 - O hanım, ona gerçekten niyeti bozmuştu. Eğer Rabbinin burhanını görmese idi. Yusuf da ona özenip gitmişti. Aslında ondan fuhşu ve fenalığı uzak tutalım diye böyle olmuştu. Çünkü o bizim ihlasa erdirilmiş kullarımızdan biriydi.
burda hafiften yusufu kurtarmaya çalışıyor, hani millet ya bu yusuf yoksa şeymi demesinler diye
25 - İkisi de kapıya koştular. Hanım, onun gömleğini arkadan yırttı. Ve kapının yanında hanımın efendisiyle karşı karşıya geldiler. Hanım hemen dedi ki: "Senin eşine fenalık yapmak isteyenin cezası, zindana atılmaktan veya acı bir azaba uğratılmaktan başka ne olabilir?"
bu ne ya bu ayete 18 yaş sınınrı konması lazım, kadın ne yangınmış öyle, bu zamnda bulunmuyor böylesi, deli yusuf kaçırmış fırsatı.
26 - Yusuf: "kendisi benden yararlanmak istedi" dedi. Hanımın akrabasından biri de şöyle şahitlik etti: "Eğer gömleği önden yırtılmış ise hanım doğru söylemiştir, o zaman bu, yalancılardandır."
27 - "Yok eğer gömleği arkadan yırtılmış ise hanım yalan söylemiştir, o zaman bu doğru söyleyenlerdendir."
şimdide hafiften polisiye, ne ararsan var zamanüstü kitapta.
28 - Ne zaman ki, gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu gördü, o zaman dedi ki: "Bu iş, siz kadınların tuzağındandır. Gerçekten de sizin tuzağınız çok büyüktür".
29 - "Yusuf! Sakın sen bundan bahsetme! Kadın! Sen de günahından dolayı istiğfar et. Sen gerçekten günahkarlardan oldun".
komser kolombo çözdü olayı.
30 - Şehirde bazı kadınlar da "Azizin karısı, delikanlısından murad almaya kalkmış, sevgi yüreğini yakıp kavuruyormuş, görüyoruz ki, kadın çıldırmış besbelli..." dediler.
31 - Azizin karısı, onların gizliden gizliye dedikodu yaydıklarını işitince, onlara davetçi gönderdi ve onlara mükellef bir sofra hazırladı. Her birine bir bıçak verdi, beri taraftan da Yusuf'a "çık karşılarına" dedi. Görür görmez hepsi onu gözlerinde çok büyüttüler ve (şaşkınlıkla) ellerini kestiler. Dediler ki: "Hâşâ! Allah için, bu bir insan değil, olsa olsa yüce bir melektir
zamanüstü kitaba bak mahallenin dedikodusunada yer vermiş, azizin karısı yusufa sulanmış
yüsüf istememiş, aaa kız kız !! bak daha neler yeni işittim, hakkaten kutsal kitap dediğin
böyle olmalı, bravo bravo, önümü iliklerdim ama üstümde tişört var.
32 - "İşte" dedi, "bu gördüğünüz, beni hakkında kınadığınız (gençtir). Yemin ederim ki, ben bunun nefsinden yararlanmak istedim de o, namuslu davrandı. Yine yemin ederim ki, emrimi yerine getirmezse, muhakkak zindana atılacak ve kesinlikle zelillerden olacaktır".
hani türk filmlerinde son anda mahkemeye biri girip'' hayır!! o suçlu değil!! ben suçluyum!! ''
der ya, buda ona benzemiş.
33 - Yusuf dedi ki: "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettikleri şeyden daha sevimlidir. Eğer sen, bu kadınların tuzaklarını benden uzak tutmazsan, ben onların tuzağına düşerim ve cahillik edenlerden olurum".
34 - Bunun üzerine Rabbi, onun duasını kabul buyurdu da ondan onların tuzaklarını bertaraf etti. Muhakkak ki O, evet O, hakkiyle işiten, hakkiyle bilendir.
35 - Bu kadar delili gördükleri halde, sonra yine de Yusuf'u bir süre için zindana atma düşüncesi ağır bastı.
36 - Zindana onunla birlikte iki delikanlı daha girdi. Birisi dedi ki: "Rüyada kendimi şarap sıkarken gördüm". Öteki de dedi ki: "Ben de başımın üstünde ekmek taşıdığımı, kuşların da ondan yediğini gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Çünkü biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."
herşeyi gören yusuf zindanin yolunu göremiyor, kötü kötü kötü, senaryo kötü
devam edecek--
sahip değiller, tamamen körü körüne bir bağlılık sözkonusu, bazen sizlerde
denk gelmişsinizdir dini hakkında bilgisi olmayan müslüman sohbetlerine.
genelde icadlar buluşlar hakkında şöyle genel bir kanı vardır, '' abi gavur varya
açmış kuranı tüm şifreleri çözüp icadları yapmış, zaten uçağında arabanında şifresi
kuranda, ama bizim müslümanlar tembel, gavur uyanık açmış çözmüş'' şeklinde geçer.
aslında gerçekte böyle bir kitap olması gerekir kuran, zamanüstü bir kitap *tam'da
halkın hayalindeki gibi olmalı, içinde milyonlarca şifre olmalı, eğer gerçekten bir
tanrı olsa idi ve bu kitap tanrı mesajı olsa idi uçağıda araba'sıda icad edilmeden önce bu
kitapta yazmalı idi.
şimdi şu yusuf ayetine bir bakalım, yahu 3 gram beyni olan bir adam buna nasıl inanır,
sanırsınız cin ali hikayasi, sanırsınızki andersen masallar serisi, bu nasıl zamanlar üstü
bir kitap olabilir, bumu tüm insanlığa inmiş kitap, bakın daha çok bir mahalle dedikodusu
gibi, alın buyrun.
4 - Hani bir vakitler Yusuf, babasına demişti ki: "Babacığım, ben rüyada onbir yıldızla güneşi ve ayı bana secde ederken gördüm."
yok canım senin kıçın açıkta kalmış, demek yerine baba daha çok gaz veriyor
5 - (Babası) "Yavrucuğum! "dedi, "rüyanı kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanın açıkça düşmanıdır."
anlatma tabi, deli diye kuyaya atarlar
8 - Hani demişlerdi ki: "Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgili, biz ise güçlü ve tutkun bir grubuz. Doğrusu, babamız belli ki, çok açık bir yanılgı içindedir."
of of adrenalin yükseliyor, hikayedeki akıcılığa bak
9 - "Yusuf'u öldürün, ya da bir yere atın ki, babanızın yüzü (sevgisi) size kalsın, sonra yine salih bir kavim olursunuz."
kötü adam sahnede, geçen benim çocuk bags bany i seyrediyordu, ona benzemiş
10 - İçlerinden bir söz sahibi şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin, bir kuyunun dibine bırakın da ordan geçen kafilenin biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın."
kuyunun dibini nerden biliyorsun, belki adam batacak, sen gittikten sonra ordan kervan geçeceğinin garantisi varmı, masalda da az bişey tutarlılık olur.
11 - Dediler ki: "Ey babamız! Sen bize Yusuf için neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini istiyoruz."
12 - "Yarın onu bizimle beraber gönder de gezsin, oynasın. Kesinlikle biz onu koruruz."
evet evet sadece kuyuya atıcaz, bu arada yusuf yıldızları kendine secde ederken görüyor
ama kuya atılacağını görmüyor, olmadı mamy senaryo zayıf.
13 - Babaları dedi ki: "Onu götürmeniz beni üzer, korkarım ki onu kurt yer de sizin haberiniz bile olmaz."
bu sibirya kurdu heralde yolunu şaşırıp çle düşmüş, çölde ne arıyorsa kurt
14 - Dediler ki: "Vallahi biz böyle güçlü kuvvetli bir topluluk iken, buna rağmen onu kurt yerse, o zaman biz kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olmuş oluruz."
15 - Nihayet kardeşleri, Yusuf'u alıp götürdüler ve kuyunun dibine bırakmaya topluca karar verdiler. Biz de ona şöyle vahyettik: "Andolsun ki, sen onlara ilerde hiç beklemedikleri bir sırada bu yaptıklarını haber vereceksin".
takmış bi kere takmış, illa senaryoda kötü adamları cezalandırmak için suç işletecek
16 - Ve yatsı vakti, ağlayarak babalarına geldiler.
17 - Dediler ki: "Ey babamız! Biz gittik, aramızda yarış yapıyorduk. Yusuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Bir de baktık ki, onu kurt yemiş. şu anda biz doğru da söylesek, yine de sen bize inanacak değilsin."
yersen tabi, baba yemiyor canım masalın sonunda göreceksiniz, zayıf zayıf zayıf, senaryo
çok zayıf, cüneyt arkın filmlerinin seanryoları bile daha tutarlı.
18 - Bir de gömleğinin üzerinde yalandan bir kan getirmişlerdi. Babaları dedi ki: "Hayır, nefisleriniz aldatmış da size bir iş yaptırtmış. Artık bana güzel bir sabır gerekiyor. Bu anlattıklarınıza karşılık yardımına sığınılacak olan ancak Allah'dır."
baba aslında kanı adli tıbba götürse sibirya kurduna ait olduğunu görecek
19 - Daha sonra bir kafile gelmiş, sucularını da göndermişlerdi. Vardı, kovasını kuyuya saldı, "Müjde hey, müjde! İşte bir çocuk!" dedi. Ve onu satılık bir mal olarak gizleyip korudular. Allah ise onların ne yapacaklarını biliyordu.
müjde müjde kuyudan peygamber çıktı, kurbağada çıkabilirdi, bunada şükür.
20 - Ve onu düşük bir değerle birkaç dirheme sattılar. Ona fazla önem vermemişlerdi.
21 - Onu satın alan Mısırlı, eşine dedi ki: "Buna güzel bak. Bize faydalı olabilir, ya da evlat ediniriz." Yusuf'u böylece oraya yerleştirdik. Ona rüyaların tabirini de öğrettik. Allah emrinde galiptir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
22 - O, tam erginlik çağına gelince, kendisine ilim ve hüküm verdik. İşte biz, güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız.
23 - Derken, evinde bulunduğu hanım, onun nefsinden murad alıp yararlanmak istedi. Kapıları kilitledi ve "Haydi beri gel!" dedi. Yusuf: "Allah'a sığınırım! Muhakkak ki, o (kocan), benim efendim, bana çok güzel baktı. Doğrusu zalimler hiç iflah olmazlar" dedi.
namus abidesi yusuf, asla yapmaz öle şey, pis karı, hey be zamanüstü kitaba bak
24 - O hanım, ona gerçekten niyeti bozmuştu. Eğer Rabbinin burhanını görmese idi. Yusuf da ona özenip gitmişti. Aslında ondan fuhşu ve fenalığı uzak tutalım diye böyle olmuştu. Çünkü o bizim ihlasa erdirilmiş kullarımızdan biriydi.
burda hafiften yusufu kurtarmaya çalışıyor, hani millet ya bu yusuf yoksa şeymi demesinler diye
25 - İkisi de kapıya koştular. Hanım, onun gömleğini arkadan yırttı. Ve kapının yanında hanımın efendisiyle karşı karşıya geldiler. Hanım hemen dedi ki: "Senin eşine fenalık yapmak isteyenin cezası, zindana atılmaktan veya acı bir azaba uğratılmaktan başka ne olabilir?"
bu ne ya bu ayete 18 yaş sınınrı konması lazım, kadın ne yangınmış öyle, bu zamnda bulunmuyor böylesi, deli yusuf kaçırmış fırsatı.
26 - Yusuf: "kendisi benden yararlanmak istedi" dedi. Hanımın akrabasından biri de şöyle şahitlik etti: "Eğer gömleği önden yırtılmış ise hanım doğru söylemiştir, o zaman bu, yalancılardandır."
27 - "Yok eğer gömleği arkadan yırtılmış ise hanım yalan söylemiştir, o zaman bu doğru söyleyenlerdendir."
şimdide hafiften polisiye, ne ararsan var zamanüstü kitapta.
28 - Ne zaman ki, gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu gördü, o zaman dedi ki: "Bu iş, siz kadınların tuzağındandır. Gerçekten de sizin tuzağınız çok büyüktür".
29 - "Yusuf! Sakın sen bundan bahsetme! Kadın! Sen de günahından dolayı istiğfar et. Sen gerçekten günahkarlardan oldun".
komser kolombo çözdü olayı.
30 - Şehirde bazı kadınlar da "Azizin karısı, delikanlısından murad almaya kalkmış, sevgi yüreğini yakıp kavuruyormuş, görüyoruz ki, kadın çıldırmış besbelli..." dediler.
31 - Azizin karısı, onların gizliden gizliye dedikodu yaydıklarını işitince, onlara davetçi gönderdi ve onlara mükellef bir sofra hazırladı. Her birine bir bıçak verdi, beri taraftan da Yusuf'a "çık karşılarına" dedi. Görür görmez hepsi onu gözlerinde çok büyüttüler ve (şaşkınlıkla) ellerini kestiler. Dediler ki: "Hâşâ! Allah için, bu bir insan değil, olsa olsa yüce bir melektir
zamanüstü kitaba bak mahallenin dedikodusunada yer vermiş, azizin karısı yusufa sulanmış
yüsüf istememiş, aaa kız kız !! bak daha neler yeni işittim, hakkaten kutsal kitap dediğin
böyle olmalı, bravo bravo, önümü iliklerdim ama üstümde tişört var.
32 - "İşte" dedi, "bu gördüğünüz, beni hakkında kınadığınız (gençtir). Yemin ederim ki, ben bunun nefsinden yararlanmak istedim de o, namuslu davrandı. Yine yemin ederim ki, emrimi yerine getirmezse, muhakkak zindana atılacak ve kesinlikle zelillerden olacaktır".
hani türk filmlerinde son anda mahkemeye biri girip'' hayır!! o suçlu değil!! ben suçluyum!! ''
der ya, buda ona benzemiş.
33 - Yusuf dedi ki: "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettikleri şeyden daha sevimlidir. Eğer sen, bu kadınların tuzaklarını benden uzak tutmazsan, ben onların tuzağına düşerim ve cahillik edenlerden olurum".
34 - Bunun üzerine Rabbi, onun duasını kabul buyurdu da ondan onların tuzaklarını bertaraf etti. Muhakkak ki O, evet O, hakkiyle işiten, hakkiyle bilendir.
35 - Bu kadar delili gördükleri halde, sonra yine de Yusuf'u bir süre için zindana atma düşüncesi ağır bastı.
36 - Zindana onunla birlikte iki delikanlı daha girdi. Birisi dedi ki: "Rüyada kendimi şarap sıkarken gördüm". Öteki de dedi ki: "Ben de başımın üstünde ekmek taşıdığımı, kuşların da ondan yediğini gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Çünkü biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."
herşeyi gören yusuf zindanin yolunu göremiyor, kötü kötü kötü, senaryo kötü
devam edecek--