Orijinalini görmek için tıklayınız : Yoksa Seçim Hileli miydi?
Türkiye'nin her yerinden 22 Temmuz seçimlerine hile karıştığı haberleri geliyor. Hükümet kanadı ve Yüksek Seçim Kurulu ise, sessizliğini koruyor.
Seçim sonuçlarının YSK'ya bildirilmesi sırasında korsan bir programla müdahale edildiği öne sürülüyor. YSK Başkanı Muammer Aydın, 'Hile yok' dedi ama hile olduğuna ilişkin güçlü bilgi ve belgeler var. Bunlardan en çarpıcı olanının ise İzmir'de yaşandığı öne sürülüyor.
Şaibelerin ortadan kalkması için başta Oktay Ekşi olmak üzere YSK'dan sandık sonuçlarının açıklanması istendi. Ancak YSK bu isteğe direniyor.
Bilindiği gibi ilk kez bu seçimlerde sonuçlar çok hızlı bir şekilde açıklanmıştı. Bu da sandık sonuçlarının direk bilgisayar programına girilmesiyle açıklanmıştı. Ancak bilgisayar programında hile yapılıp yapılmadığının bilinmesi için bilgisayar programındaki sandık sonuçları şeffaf olmalı ki her sandık görevlisi ya da takip eden vatandaş sandık sonucu ile bilgisayara yüklenenin aynı olduğunu görebilsin. Fakat nedense açıklanmıyor.
Şimdiye kadar tespit edilenlerde ise müthiş farklar var. Hürriyet'te Yalçın Bayer köşesinde bu anormal farkları yayımlıyor. İşte İzmir'den birkaç örnek:
2044 No’lu sandık: AKP 19’dan 55’e çıkarılmış.
2110 No’lu sandık; AKP 34’ten 57’ye çıkarılmış, CHP 141’den 123’e düşürülmüş.
2199 No’lu sandık: AKP 72’den 127’ye çıkarılmış, CHP 125’ten 10’a düşürülmüş.
2233 No’lu sandık: AKP 17’den 101’e çıkarılmış, CHP 185’den 77’ye düşürülmüş.
2282 No’lu sandık: AKP 17’den 118’e çıkarılmış, CHP 185’ten 90’a; MHP 32’den 21’e düşürülmüş.
2290 No’lu sandık: AKP 59’dan 69’a çıkarılmış; CHP 143’ten 111’e; MHP 34’den 30’a düşürülmüş.
2293 No’lu sandık: AKP 17’den 90’a çıkarılmış, CHP 183’ten 108’e düşürülmüş.
2297 No’lu sandık: AKP 50’den 78’e çıkarılmış; CHP 148’den 101’e düşürülmüş.
2345 No’lu sandık: MHP 42’den 4’e düşürülmüş.
2353 No’lu sandık: AKP 27’den 145’e çıkarılmış, CHP 164’ten 42’ye; MHP 22’den 16’ya düşürülmüş.
2359 No’lu sandık: AKP 68’den 105’e çıkarılmış.
liste böyle uzayıp gidiyor.
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/7130506.asp?yazarid=42&gid=61&a=175703
Aynı şekilde İstanbul'dan ve diğer bölgelerden de şok sonuç farkları geliyor. CHP milletvekili Algan Hacaloğlu durumu skandal olarak niteledi ve Türkiye çapında tüm verileri topladıklarını belirtti.
Yoksa herkesi şaşırtan bu %46,5 hileli mi? "Nasıl olsa anketler bu oranları verdi, uyanmazlar" diye mi düşündüler. 1977 seçimlerinde de kimse sonuçlara karşı çıkmamış ama 3 yıl sonra hile ortaya çıkmıştı. 3 milyon seçmenin mükerrer oy kullandığı tespit edilmişti.
YSK'nın sandık sonuçlarını açıklamaması düşündürücü.
Bu tespit edilen farklar dahi bu seçimin yenilenmesini gerektirir ki daha tüm bölgelerdeki sonuçlar ortaya çıkmadı. Türkiye genelinde bir hile söz konusuysa AKP'nin oyları belki de tek başına iktidar olamayacak kadar düşer ve seçilen cumhurbaşkanı da geçersiz olur.
zelzeleci
23-08-2007, 00:09
Gerçekten ilginç... Daha da önemlisi LDP'nin mağduriyeti var. Demokrasi diye yırtınanların demokrasisi, aldığın oy kadar demokrasisidir. Siirt seçimleri basit bir sebeple ve anayasa değiştirilerek tekrarlandıysa, bence bu seçim kesinlikle tekrarlanmalıdır. Çünkü LDP haksızlığa uğramıştır.
Bu husus çok ilginç ve önemli. Benzeri şikayetleri ve söylentileri çevremden duydum.Ankara, Çankaya'da sandıklar açılırken gidip, sonuçları izleyip, kaydedenler olmuş. CHP, AKP'nin 2 katı, üç katı oranında oy alıyormuş. Bunlar evlerine dönüp saat 19.30, 20.00 gibi TV açtıklarında AKP ve CHP oyları eşit ve açılan sandık sayısı %55 gibi verilmiş. Ben de bazı insanların sakat olarak, ameliyattan yeni çıkmışların, felçi olup da seçime gelenleri duydum ve gördüm. Bunlar özellikle oy vermek isteyen AKP ve dinci karşıtlarıydı. Seçimlerde şaibenin bitmesi için sandık sonuçları açıklanmalıdır. Yoksa bu şaibe YSK ve AKP üzerine yapışıp kalır. Eğer çekinecek bir şey yoksa neden açıklanmasın?
hshtanri
23-08-2007, 02:57
Eeee!. Ne olacak şimdi? Bu olay gürültü koparmadı mı? Ben televizyon seyretmiyorum pek. Paspas altına mı süpürülüyor şimdi bunlar?
Eeee!. Ne olacak şimdi? Bu olay gürültü koparmadı mı? Ben televizyon seyretmiyorum pek. Paspas altına mı süpürülüyor şimdi bunlar?
İşte ilginç olan da bu.
Tek bir televizyon kanalında haber olarak geçtiğine rastlamadım. Belki az izlenen Ulusal, Kanal B vs. de geçmiş olabilir. Sansasyonal haber peşinde koşan, olayları abartarak sunan medya, iktidarın çıkarına dokunan bir haber olduğunda uzak duruyor. Ama suçun büyüğü asıl en başta konuşması gerekenlerde. Başta da Baykal'da. Henüz tek kelime dahi etmemiş bu skandalla ilgili.
Eğer bu seçim iktidarın aleyhine neticelenmiş olsaydı, birkaç sandıkta da AKP'nin oyları düşürülmüş, CHP'nin, MHP'nin yükseltilmiş olsaydı kıyameti koparırlar, sürmanşetten gazetelerde haber yaptırırlar, gündemi bu konuya mahkum ederler, ilgilileri suçlar, istifaya çağırır, seçimi iptal ettirmek için ne gerekiyorsa yaparlardı.
Sadece bu konudaki pasif tavrından dolayı CHP'yi ve konuyu ağzına dahi almayan Baykal'ı değerlendirmek mümkün.
10 gündür Yalçın Bayer çarşaf çarşaf sandık skandallarını yayımlıyor. Baykal ise susuyor. Yoksa ortak mı iktidarla? Zülfü Livaneli'nin iddiaları doğru mu yoksa? Anlaştı mı Erdoğan'la?
Yoksa skandalın boyutlarının büyümesini, hileli oy sayısının milyonları bulmasını mı bekliyor?
Olabilir, ciddiye alınması için hile boyutunu önemsiyordur. Bu mantık da ancak Baykal'dan çıkar.
Adamlar sadece bir köydeki 150 oy hatası için koca Siirt'in seçimlerini iptal ettirip Erdoğan'ı milletvekili seçtirdiler. Ona itiraz etmek yerine katkı veren Baykal bugün susuyor.
Daha önce de belirttiğim gibi bu hususta şaibe durulmaz. Örnek alınan AB ülkelerinde herşey sergilenir. Ama AB seçim sonucundan memnundur, ağzını açmaz. Bir ara milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasını AB'ye uyum için şart koşmuşlardı, ş,mdi ağızlarını açmazlar. Neden? İktidardan memnunlar da ondan. İktidar sayesinde sömürü daha kolay...
Şaibeye devam: CHP'nin de oylarında artma yapıldığı için CHP susuyormuş dedikodusu var. Yani, örneğin bir sandıkta AKP oyu 100'den 150'ye artmışsa, CHP'nin oyu da 100'den 110'a artmışmış...
Yani iş ustaca yapılmış diyorlar. Dediğim gibi şaibe bitmez. Türkiye'de şaibesi hala bitmemiş seçimlerden en eskisi 1946 seçimleridir. Sonra da 1957 seçimleri. YSK'nın bu durumdan kurtulması için mutlaka sandıkları açıklaması gerekir. Ama Pante'nin yanlışlığı var. CHP bu işi incelemeye almış. (Bu kadar geçtikten sonra neye yarar?)
thunderpoint
23-08-2007, 14:24
Kanallardaki 'seçim sonuçları yayın saatinde yapılan kısıtlamalar', bu işin amaca ulaşmak için planlı olduğunun yeterli delili değil mi?
http://www.yoransorular.blogspot.com/
Siyasetle hiç ilgilenmedim ve ilgimi de çekmez açıkcası,
Sizlere konu ile alakalı bir açılıma yardımı olur belki.
Selamlar
ED.
http://www.milliyet.com.tr/2007/08/27/siyaset/axsiy03.html
* * *yeni bir anket sonucu daha, gene Tarhan Erdem'den
saygılarımla
hiramusta
27-08-2007, 11:27
Bence asılsız bir iddia.Her seçimden sonra bu tür iddialar ortalığı kaplar.Şayet gerçekten böyle bir durum varsa niye Chp bu işin üzerine gitmiyor.Yargı,1-2 makale dışında medya niye susuyor.Bir şey söyleyeyim mi?Emin olun bu işten Chp zararlı çıkar.Bu yüzden işin üzerine gitmiyorlar.
Herşeyden önce bu seçimler elbette hilelidir! İktidar partisinin seçimden önce millete bedave erzak ve yakacak yardımı yaptığı bir seçime hileli değildir demek abes olur. Ama herkes demokratik bir seçim oldu diye birbirinin gözlerinin içine bakarak yalan söylüyor orası ayrı!
Gelelim seçimin sandıklarda ki hile boyutuna. YSK Başkanı'nın "hile yok" dedikten sonra sandık sonuçlarını açıklamayı reddetmesi saçmadır. Madem hile yoksa neden açıklamaktan bu kadar çekinilmektedir?
Şöyle düşünün, birilerinin parası çalınmış. size soruyorlar "sen mi aldın" diye. siz de "ben almadım" diyorsunuz. "cebinize bakalım o zaman" diyorlar. siz "hayır. baktırmam" diyorsunuz. bunu dediğiniz anda tüm şüpheleri üzerine çekersiniz. Şüpheleri ortadan kaldırmanın ve eğer almadıysanız bunu ispatlamanın tek yolu ceplerinize bakılmasına izin vermektir.
Seçim kesinlikle hileli idi, zira 22 Temmuz seçimi tüm siyasi partilerin ve anlı şanlı kurumlarımızın içinde bulunduğu bir devlet projesidir. Bu nedenle delillerle kanıtlanmakta olan, sonuçlara ciddi etki yapacak hileler belgelendiği halde birkaç cılız ses ve Yalçın Bayer ile Can Ataklı dışında kimseden ciddi bir tepki gelmemektedir.
Projenin temeli, yıllardır kroniklenmiş olan çeşitli sorunların, özellikle de güneydoğu sorununun kontrol edilebilir bulunan AKP'ye çözdürülmesidir. Projenin içinde Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı varmıydı bilemiyorum ve de tahmin etmiyorum, bu nedenle daha ilk günlerden bir aksama başlamış olabilir. Seçimdeki hileler ile ilgili belgelerin son günlerde giderek artan oranda medya'da yer almaya başlaması bu aksamanın sonucu da olabilir, ama bu saatten sonra ciddi bir değişiklik olacağını sanmam. Eğer yanlış hesap çarşıdan dönerse bunun acısını her zamanki gibi birlikte çekeceğiz demektir.
Saygılar......
Bundan onbeş yıl önce 4 yıl SHP'de çalıştım ve o dönem Baykal'ın 6 ayda bir topladığı kurultaylarda basit bit bilgisayar programı ile sandık sonuçlarının birleştirilmesi işlemini de defalarca yaptım. Her seçimde YSK'dan bir heyet gelir ve önce bizle bir toplantı yapardı. Sandık sonuçları bir bizim tarafımızdan bir de YSK görevlileri tarafından toplanır, karşılaştırılır ve sonra açıklanırdı. O zaman YSK'da çalışan hakimlerin oldukça ciddi ve sıkı bir şekilde çalıştıklarına şahit oldum. Tabii en zor iş ekibin başındaki hakimin işiydi. Çünkü Baykal'cılar vara yoğa herşeye itiraz ederler, adamcağızı sinir küpü yaparlardı. Bir keresinde sonuçlar bilgisayara girildi, sanırım bir sandıktaki girişte hata olmuş. Bizim arkadaşlar kendi listelerini çıkardılar, sonra YSK'nın listesiyle karşılaştırıldı, hata ortaya çıktı. Sonuçlar tekrar gözden geçirildi ve hata düzeltilip yeni listeyle tekrar karşılaştırma yapıldı. Bu arada nasıl olmuşsa hatalı olarak basılan ilk karşılaştırma listesi Baykalcıların eline geçmiş. Gerçekte hiçbir hukuki değeri olmayan o kağıt yüzünden başımıza gelmeyen kalmadı. Her yere itiraz ettiler. Tabii itirazları kabul edilmedi.
Baykal ekibinin sesinin şimdi sesinin çıkmaması pek anlamlı değil tabii. Muhtemelen başka birşeyler vardır. Yoksa şimdiye kadar çoktan ortalığı ayağa kaldırırlardı.
Ben seçimlerde ufak tefek hatalar olmuş olsa bile ciddi bir hile olduğunu sanmıyorum. YSK'nın oldukça titiz çalışan bir kurum olduğunu düşündüğüm için böyle söylüyorum. Ufak tefek sorunlar olmuş olabilir tabii. Ancak bunları çözmenin de belli prosedürleri var. Bildiğim kadarıyla Baskın Oran seçimlere itiraz etti. Ama onun gerekçesi gümrük kapılarındaki seçim pusulalarında bağımsız adayların olmaması idi. Bunun kabul edilmesi zor görünüyor. Çünkü bu karar seçim öncesinde alınmış bir karardı. Seçim anında ortaya çıkan birşey değil. MHP de şimdiye kadar itiraz etmedi. Sanırım hukukçuları onlara akıl vermiştir, Yalçın Bayer'in hukukçusu olmadığından esip üfürüyor.
Şaibelerin ortadan kalkması için başta Oktay Ekşi olmak üzere YSK'dan sandık sonuçlarının açıklanması istendi. Ancak YSK bu isteğe direniyor.
YSK seçim sonuçlarını zaten sandık sandık açıklamış durumda. İsteyen herkes YSK'nın sitesinde seçim sonuçlarını sandık bazında görebilir zaten. Oktay Ekşi'nin bunu bilmemesi olanaksız birşey. Üstelik bu kanuni bir zorunluluk ve yıllardır her seçim sonunda açıklanır. Sadece daha önce daha uzun zaman alıyordu. Aşağıdaki adresten sandık sonuçlarını görebilirsiniz.
http://www.ysk.gov.tr/ysk/index.html
Eğer bu sonuçların YSK tutanaklarıyla karşılaştırılması isteniyorsa bunun prosedürü izlenir, yani başvurulur ve ortada şaibe bırakılmaz. Sonuçta tutanaklar yıllarca saklanır ve altında sandık görevlerinin imzaları var. Bunlar için de başvurmak yeterli olacaktır. Anlamsız bir heyecan yaratılıyor bence.
sargon,
MHP İzmir/Karşıyaka örgütü ellerindeki tüm belgeleri Cumhuriyet Savcılığına (savcılığın isteği üzerine) teslim etti ve suç duyurusunda bulundu, Bu arada YSK'ya birkaç bireysel başvuru yapıldı.
YSK'nın 15 yıl önceki hali ile bugünkü halinin ayni olduğunu sanmıyorum. Edelman'ın ziyareti ile 2002'de iptal edilen Siirt seçimleri ve ardından RTE'nin milletvekili seçilmesi zaten yeterli bir şaibedir.
YSK 2002 seçimlerinden sonra sandık sonuçlarını açıklamadı, kimse de işin üzerine gitmedi. Bu yıl da baştan açıklamadı ama çok baskı olunca açıklamak zorunda kaldı, zaten hileler bundan sonra belirginleşmeye başladı.
Elbette CHP ve MHP'nin suskunluğunun altında "hazır bir dönem daha meclise girmişiz, şimdi ortalığı karıştırıp eldeki bulgurdan olmayalım" mantığı da olabilir. Hele DSP'nin kesin böyle düşündüğünden eminim, onun için bu itirazlardan birşey çıkacağını hiç zannetmiyorum.
İşte, YSK'ya ilk iptal başvurusu
1968 mülkiye mezunu, emekli idareci, DYP'nin (1983) 34 kurucusundan biri olan ve Adana'da 'Bölge' gazetesinde yazarı Mehmet Fatih Özgür, 'vatandaş' olarak YSK'ya başvurdu.
Özgür, "YSK tarafından açıklanan seçim sonuçlarına esas alınan (bilgisayarda birleştirilen) sandık sonuçları fiilen sandıkta sayımla saptanıp tutanak altına alınanlar ile farklı olduğu kesin kanıtlarla belli olduğundan, bu durumda açıklanan sonuçlar 'mutlak butlan' (yoklukla sakatlanmış, hiç yok hükmünde) ile 'Malul ve keenlemyekûn'dur. (Ölü doğmuş, yok hükmünde)" diyerek suç duyurusunda bulunuyor.
"Açıklanan sonuçların iptali; yeniden sayım yapılıp veya sandık sonuçlarının tutanaklar esas alınıp sandık sonuçları birleştirilmesinin yeniden yapılıp seçim kesin sonuçların bundan sonra ilanını istiyorum.
'MUTLAK BUTLAN'DIR
1- Seçimlerdeki sandık sonuçlarının yapılan tasnifte tutanağa geçirilmesinden sonra, bilgisayar yardımıyla birleştirilme aşamasında gerçek sonuçlar yerine farklı sonuçlar girilmek suretiyle hakiki seçim sonuçlarının değiştirildiği gerekçesine dayalı olarak;
- Açıklanan sonuçların gerçeği yansıtmadığından 'Mutlak Butlan' ile 'malul ve Keenlemyekûn' olduğunu,
- Bu nedenle öncelikle açıklanan sonuçların geçersiz olduğuna karar verilerek bu durumun ilanını,
- Ya sandıkların yeniden sayılıp bu sonuçların birleştirilmesi ve/veya sandıkbaşı sayım tutanaklarının elle birleştirilmesi suretiyle gerçek sonuçların ilanını talep ediyorum.
2- İddiamı destekleyen kanıtlar olarak da, sandık bazında tutanağa bağlanmış sonuçlar ile YSK'nın birleştirmelerinde esas alınan (Kurul'a bilgisayarla ulaştırılmış ve sonra internet sitenizde ilan olunmuş) sandık sonuçlarının farklılığını açıkça gösteren, medya aracılığıyla kamuoyuna açıklanan kanıtlar vererek beyan edip; YSK nezdindeki diğer delillerin böyle bir karşılaştırılmasının sonuçları değiştirdiğini ortaya koyacağını arz ediyorum.
3- Yüksek malumlarınız olduğu üzere böyle hallerde 'zamanaşımı' bahse konu olmaz. İlgili yasa ve mevzuata nazaran böyle haller olağanüstü durumlar kabul olunup 'olağanüstü başvuru' olanağı/hakkı tanınmıştır."
AİHM'YE GİDECEĞİM
YSK'dan savcılığa suç duyurusunda bulunulmasını isteyen Mehmet Fatih Özgür, bu iddiasına kanıt olarak, İzmir ve İstanbul çevresi ile ilgili yazıları nedeniyle Yalçın Bayer'i ve Can Ataklı'yı, belgeleri basın toplantısıyla kamuoyuna açıklayan MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nu ve bu konuda demeç veren İstanbul 1. bölge adayı Prof. Dr. Mustafa Zengin'ı tanık olarak gösterdi.
YSK'ya yaptığı suç duyurusundan bir sonuç alamadığı takdirde konuyu AİHM'ye götüreceğini açıklayan Özgür, bu konuda Baykal, Sezer ve Bahçeli'ye de yazılarının bir örneğini gönderdiğini söylüyor.
YSK'ya hassas sorular
BAZI bilgisayar uzmanları, onların da akıllarına takılan bazı sorulara YSK'nın cevap vermesi gerektiğini belirtiler. Bizim aldığımız notlara göre sıralayabildiğimiz sorular şu noktalarda toplanıyor:
Batı'da doğup yaşayan ancak seçimlerde Doğu ve Güneydoğu'da seçmen listelerinde adları geçenler var mıdır? Bunlar doğuda oy kullanmış mıdır? Kullanmışlar ise bu oylar nasıl ve hangi yöntemle bilgisayara yüklenmiştir.
Doğu ve Güneydoğu'da seçmen sayısı ile oy kullanmamış gözüken seçmenler arasında fark var mıdır? Varsa ne kadardır? Bu fark her seçimdekinden daha az bir sayı ise bunu sadece katılım oranının yüksekliği ile açıklamak mümkün müdür?
Ünlü yazılım ve data firması Sun Microsystems, Türkiye'nin seçmen kütüklerinin güncelleştirilerek bilgisayara aktarılması konusunda veri tabanı ve programı oluşturmak amacıyla açılan ihaleyi ne kadar bedelle almıştır? (2001 Mayıs'ında bu ihaleyi alan firma, 2002 seçimlerindeki oylamanın %67'sinin bilgisayar ortamında gerçekleştirildiğini açıklamıştı. 2007 seçimlerinde ise bu oran %100 bilgisayar ortamında yapıldı. Artık önümüzdeki seçimlerde oy pusulası yerine bilgisayar ortamında oy kullanılması hedefleniyor.)
Dünyanın en büyük yatırım bankalarından olan JP Morgan, YSK'nın veri tabanını ve seçmen kütüklerini güncelleştirmek amacıyla görevlendirilen Sun Microsystems firmasına bu iş için kredi kullandırmış mıdır? JP Morgan seçimler öncesinde Türkiye'de anket çalışması yaptırmış mıdır?
Sun Microsystems'in, Yunanistan'daki son seçimlerde Türkiye'deki benzer ihaleyi almasına karşın, muhalefetten 'Amerika'daki seçimlere hile karıştırdığı' iddiası karşısında yükselen tepkiler üzerine Başbakan Karamanlis tarafından ihalenin iptal edildiğini biliyor musunuz? Bu 'vaka'dan Türkiye'de kimsenin haberi olmadı mı?
YSK Başkanı Muammer Aydın (yani siz) ve veri tabanına girenler bu programın nasıl kullanıldığını biliyor musunuz?
2002 seçimlerinde iki partili (AKP, CHP) sistem oluşmuştu. İki parti de (DYP 9.6, MHP 8.4) barajın altında kalmışlardı. Bu seçimde bir yanlış veya hata yapılmış olabilir mi?
Son bir soru...
Veri tabanına sahip bir firmanın, il veya genel bazda seçim sonuçlarını değiştirmesi mümkün olabilir mi?
YSK Başkanı Aydın: İncelettiriyorum
YÜKSEK Seçim Kurulu Başkanı Muammer Aydın'la uzun bir telefon görüşmesi yaptık. Bize YSK'nın çalışmasını anlattı, ilk kez bilgisayarlı seçim yaptıklarını söyledi ve "Her şeyimiz şeffaftır, belki bunun cezasını çekiyoruz. Ama bir yolsuzluk varsa üzerine gideriz, hiç şüpheniz olmasın" dedi. Karşıyaka ile ilgili yayınladığımız 18 Ağustos tarihli yazımızda sözü edilen 6 sandığı incelettiğini, iki küçük sakatlık dışında bir şey bulunmadığını, 22 Ağustos'ta yer alan 20 sandığın incelenmesinin de sürdüğünü, hafta içinde bize bir açıklama göndereceğini söyledi.
İnsan hatası varsa kabul edebileceklerini ama bir yolsuzluk varsa da üzerine gideceklerini bildiren Aydın, "Ancak hile var denilerek milletin aklının bulandırılmamasını" istedi.
Aydın, "Elde sandık tutanaklarının asıl belgesi var, bunlar YSK'nın sitesinde karşılaştırıldığında farklılık açıkça görülüyor" sorusuna "Belki başka bir ilçenin aynı numaralı tutanağı olabilir" diye cevap verdi. Delilli itirazları kabul ettiklerini belirten Aydın, "Ben bilgisayarın her şeyini biliyorum diyemem. Bilgisayardan anlayan birisi varsa gelsin anlatsın. Biz de elimizdekileri gösterelim" diye konuştu.
BİRLEŞTİRME TUTANAKLARI
MHP İzmir İl Başkanı Musavat Dervişoğlu ise "Birleştirme tutanaklarında da farklılık yakaladım. Tutanaklarda geçerli oyların toplamı tutmuyor. Bu konuyu üzerindeki çalışmamı da kamuoyu ile paylaşacağım" dedi.
Yalçın Bayer/ Hürriyet
Sargon'un iletisi ilginçti. Baykal'ın daha önce yapmış olduğu şeyleri kriter olarak kabul etmek yanlış olur. Ancak daha önce sandık sonuçlarının YSK sitesinde yayınlandığını görmemiştim. Ama bunun da şaibeyi bitireceğini sanmıyorum. Bir kere YSK başkanı sıkıştırılıp, sorular sorulmaya başlanınca "insan hatası" olabileceğini kabul etmiştir. İkincisi 200- 300 oy farkıyla korkunç değişik sonuç alınmış yerler vardır. Gümrük kapılarından gelen sonuçlar bazı yerlerde ortalığı allak bullak etmiştir. YSK hata yapılmış olmasını bildirmesine karşın yarımyamalak bir araştırma, "rivayetllerin def'i" kabilinden bir araştırma yapmaktadır. Bütün bunlar bir şey ifade etmeyebilir. Ancak Türkiye sonucu olarak iptal edilen oy sayısı yaklaşık 1,000,000. Bu da yaklaşık %3 eder. Sandıklarda oyların sayılması, geçersiz oyların tartışılması, sonuçların tutanağa bağlanması, torbaların ilçe seçim kurullarına getirilerek teslimi, sonuçların bilgisayara girilmesi, bütün bunlar ne kadar sürer dersiniz? TV'ler saat 19:30 olmadan %50 sandık sayıları ile sonuç vermeye başlamışlardı. Ben hiç sandık görevlisi olmadım, ama olur mu, olur.
Bir de bundan aylar önce gazetelere yansıyan Ankara, İstanbul ve İzmir'de bazı muhtarlıkların soyularak sadece bilgilerin ve bilgisayarların çalınmış olmasını da anımsıyorum. O zaman soru işaretlerinden kurtulmak olanaksız.
Değerli arkadaşlarım.Seçimlerin parlementodaki sayısal neticelerinden hem CHP,hemde MHP memnun.
* * Önce CHP neden memnun?Bildiğiniz gibi seçim sonrası CHP nin seçimlere ortak girdiği DSP ile arasındaki köprüler seçim sonrası atıldı.Yeni bir seçim söz konusu olursa DSP de kendi başına *gireceği için ,CHP nin bu oy oranını tutturma ve parlementoya aynı sayıda girebilmesi mümkün değil.Barajı geçemiyecek DSP,CHP yede epey oy kaybettirecek.Ayrıca seçimlere katılmıyarak *bir anlamda CHP ye destek veren SHP ye seçim sonunda ne bir teşekkür edildi nede ismi anıldı.Bu sebeple seçimler yenilenirse,ya birde barajın altında kalırsa Baykal ın hali ne olacak.İstifa edipte yeniden CHP nin başına gelmek için göbeği çatladı.Bence bu ve buna benzer sebeplerden dolayı CHP suları bulandırmak istemiyor.Birde şu anda seçilenler var.Seçilmek için neler çektiler de ,8-10 milyar maaşlı(Kesin bilmiyorum)parlementoya girebildiler.Bir kaç arkadaşları daha meclise girecek diye yeniden o kadar uğraşmaya değermi.
* * * Gelelim MHP nin neden bu sonuçlara razı olup suları bulandırmak istememesine.Ülkede MHP nin en fazla %5-6 gibi çekirdek bir oy potansiyeli var.Ama bazen genelde milliyetçilik değerlerini yükselten hadiseler oluyor.İşte burada MHP devreye girip bu heyecanı oya çeviriyor.Apo nun yakalanması,Şehit cenazeleri,ABD nin kalleşlikler v.s gibi..İşte MHP bunlardan yağ çıkaran bir zihniyet.Elinden geldiğince bunları kaşıdı.Birde şunun farkındalar.Baykalı sevmiyen orta ve solundaki yelpazedeki seçmenler,hiç değilse mecliste AKP nin sayı oranı değişsin ümidiyle * güçlü gördükleri MHP ye oy verdiler(Ki bunlardan biride Baykal dan nefret ettiğim için benim)Birde AKP nin karşısında yırtıcı bir muhalefet olmasını umdular.CHP geçen dönem çok munis bir muhalefetti.Amma bu kitlenin oyunuda alan MHP ne yaptı.Abdullah Gül ün Cumhurbaşkanı seçilmesi için AKP nin kayığına bindi.Sağ görüşlü olup diğer sağ partileri destekleyen pek çok vatandaşta aynı AKP nefretiyle karşısında ciddi bir muhalif olacağı zannıyla MHP ye oy verdi.Fakat tarih tekerrür etti.Seçimler öncesi Kurt olan D.Bahçeli seçimler sonrası hep kuzu oluyor.Yani önce ERKEK sonra ÜRKEK.Seçimler yenilense,mesela benden kol saati alır artık.
* * *Aynı oy sayısını alamıyacağını bilen MHP hiç seçimlere çomak sokarmı.Hem umduğundan fazlasıyla meclisede girdi.Bir daha meydanlarda ip atmak falan uğraşmaya değermi.O hatayı bir kere yaptı.Ecevitle yaptığı koalisyonda saçma bir özgüvenle erken seçim istedi.Zannettiki tek başına iktidar olacak.Meclise bile giremedi.Hemde AKP onların koalisyonlarının çektikleri zahmetlerin nimetlerinden yararlanarak istikrarlı görünmüş olup,günümüzde bile gücünü sürdürmektedir.
* * * Kendimce,işte bu nedenlerden dolayı seçimlere hile karıştı falan filan,hiç kurcalanmaz.Zamanlada bizlerde unutur gideriz.
* * *
* * * Atatürk ün oturduğu makamada daha pek çok sarıklı,tesbihli,tarikatçı türbanlı v.s de oturur.Abdullah Gül hayırlı olsun.
* * * * * * * * * Esenkalın.
<strong>SİLİNEN</strong>
27-08-2007, 16:09
Herşeyden önce 2002 seçimlerinde 4 milyona yakın oyun mükerrer kullanıldığı kesindir ve bu konu Türkiye'de sansasyon yaratan bir gerçek olarak görülmedi ve unutturulmaya çalışıldı.
İkincisi Yalçın Bayer'in gündeme getirdiği bu İzmir'deki sayımalarda yapılan hile de kesindir.
Ayrıca İzmir gibi bir yerde bunların yapılmış olması G.doğu ve D.Anadolu'da kimbilir neler yapılmıştır sorusunu gündeme getiriyor.
Özellikle DTP'liler AKP lehine olacak şekilde sayım hileleri yapıldığını iddia ediyorlar:
http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=6826
Ayrca seçimden önce CHP'nin gündeme getirdiği "oy karşılığı para" iddiaları da dikkate değerdi.
Bu da fakir halkın oylarının üç kuruş parayla satın alınmasına yönelik bazı çabaları ortaya koyuyordu (Özellikle cep telefonlarının oy verme sırasında yasaklanmamış olması düşündürücüdür)
http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=292001
Unutmayalım, RTE'nin ve Melih Gökçek'in seçim kazandığı o belediye seçimlerinde de sandıklar çöplerden toplanıyordu. O dönem Karayalçın'nın şu sözleri hala kulağımdadır:
"Halkın iradesini çöplüklerden topluyoruz"
Anlaşılan şimdi sandıklarla uğraşmıyorlar, bilgisayar yazılımları ve teknolojilerini kullanıyorlar.
Yalçın Bayer'in bu teknolojiyi YSK'ya sağlayan firmalar ile ilgili şu soruları da dikkate değer.
"Dünyanın en büyük yatırım bankalarından olan JP Morgan, YSK'nın veri tabanını ve seçmen kütüklerini güncelleştirmek amacıyla görevlendirilen Sun Microsystems firmasına bu iş için kredi kullandırmış mıdır? JP Morgan seçimler öncesinde Türkiye'de anket çalışması yaptırmış mıdır?
Sun Microsystems'in, Yunanistan'daki son seçimlerde Türkiye'deki benzer ihaleyi almasına karşın, muhalefetten 'Amerika'daki seçimlere hile karıştırdığı' iddiası karşısında yükselen tepkiler üzerine Başbakan Karamanlis tarafından ihalenin iptal edildiğini biliyor musunuz? Bu 'vaka'dan Türkiye'de kimsenin haberi olmadı mı?"
Bu adamların yükselişe geçtiği dönemlerde bu şaibler hep oldu. Adeta seçim şaibeleri ile parelel olarak yükseldiler.
İlginçtir ki, seçimlerden iki gün önce Tarhan Erdem'in %48'lik anketi manşet oldu gazetelerde:
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haberler.aspx?id=2065&tarih=2007-07-20
Acaba bu manşet seçmenin oylarını *"yönlendirmek" için miydi yoksa önceden hazırlanmış seçim sonuçlarının "şok etkisi" yaratmaması için bir ön hazırlık mıydı?
Her iki durumda da bir psikolojik operasyon mevcut.
<strong>SİLİNEN</strong>
27-08-2007, 17:36
Zülfü Livaneli'nin iddiaları doğru mu yoksa? Anlaştı mı Erdoğan'la? pante.
Doğru değil. Livaneli'nin hikaye uydurduğu ispatlıdır.
önce bu linki baştan sona okumanı tavsiye ederim:
http://www.chp.org.tr/index.php?module=news&page=readmore&news_id=358
Tarihe dikkat : 11.12.2002
Baykal o tarihte ne demiş bakalım konuşmasında:
"76 ve 78'i değiştirme irademizi ortaya koyduk, o doğrultuda harekete geçtik. Şimdi dokunulmazlığı ele almayacak mıyız? Bunların paket olarak düşünülmesi doğru, haklı, doğal değil mi? Niye düşünemiyoruz? (Biz sadece o iki maddeyi değiştirmek istiyoruz, öbür değişiklikle ilgili değiliz) mi demek istiyorsunuz. Biz iyiniyetimizi gösterdik, arkadaşlarımızın arzuları doğrultusunda, onların önem verdikleri konuyu gerçekleştirdik ve şimdi alacaklı hale geldik. Şu anda biz alacaklıyız. Şu anda biz görevimizi yaptık, onlardan görevlerini yapmalarını, verdikleri söze sahip çıkmalarını bekliyoruz. Şimdi sıra onlarda, onlar borçlarını ödeyecekler, halka olan borçlarını ödeyecekler. Ve dokunulmazlığı kaldıracağız, kaldırmalıyız..."
Livaneli *demişti ki: *"19.12.2002 tarihinde Baykal RTE'nin başbakanlık yolunu açacağını söyledi yemekte"
http://www.vatangazetesi.com/haberdetay.asp?HaberID=8641
Peki demezler mi Livaneli'ye; bu yol o tarihten 1 hafta önce açılmıştı zaten, diye.
http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/12/13/220305.asp * (13.12.2002)
Baykal'ın RTE ile görüşmesi ise *22 şubat 2003 tarihlidir ve o görüşmede 1 hafta sonraki 1 Mart tezkeresi ana gündem maddesidir.
Göreceğiniz gibi Livaneli CHP'ye ve Baykal'a seçimden hemen sonra inanılmaz bir kampanya ile
yüklenen Amerikan medyasına malzeme vermiştir, onlar da bunu sansasyona dönüştürmüşlerdir.
Amaç belli idi: CHP'yi yok etmek.
Peki neden? Çünkü Atatürk Cumhuriyet'inin ilke ve devrimlerini savunan tek parti de ondan.
Ama aynı Amerikan medyası 2002 seçimlerinde ortaya çıkan 4 milyona yakın mükerrer oyu ve en son rezaletleri sansasyona dönüştürmemiştir.
Aynı medya Ali dibo, Offer vb. AKP yolsuzluklarını da sansasyona dönüştürmemiştir.
Bu gerçekleri görelim ve bu medyanın korosuna ortak olmayalım.
zelzeleci
27-08-2007, 17:46
Zülfü Livaneli yalan mı söyledi, bilmiyorum. Ama Livaneli'nin bu saatten sonra siyasi macerasının bittiğini biliyorum.
* * * Bir önceki CHP genel kurultayını hatırlıyorum. Sarıgül Baykal'a "hırsızsın" diyor. Baykal Sarıgül'e "hırsızsın" diyor. Tarihe mal olmuş bir partinin seviyesi de bu kadar düşürülmez ki...
Baykal için çok şey söylenebilir, ama hırsız denemez. Sarıgül için ise yorum yapmayacağım. Tek söyleyeceğim, RTE'nin sosyal demokrat görünümlü versiyonu olduğudur. Kendisi ile ilgili 1.elden bildiğim bilgileri buraya yazarsam site'nin başı belaya girebilir.
InVitatio
27-08-2007, 18:59
Bu site "Allahsiz" oldugu halde basi belaya girmemis
Sarigül hakkindaki yorumlar dan dolayi mi girecek :)?
<strong>SİLİNEN</strong>
29-08-2007, 16:17
Hileli seçim. Mutlaka okuyun.
http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=6885
Sn. Pelikan,
okusak ne olacak, okumasak ne olacak. Birileri oturmuş bir toplum mühendisliği yapmış, bizler de yok şu oldu, yok bu oldu diye kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz. Kusura bakmayın ve yanlış anlamayın lütfen, açık istihbarat'ı ben de düzenli takip ederim ve tepkim kesinlikle size değil, bu rezilliklere tepkisiz kalan yetkili yetkisiz herkese.
Saygılar
Savcilar yerel gazetelerden yayinlanan haberleri baz alarak, gerekli yerlere suc duyurusunda bulunmaya baslamislar. Basin bu konuda agzini acmiyor. Bakalim ne olacak, secimlerin ertelenmesini cani gonulden istiyorum.
bugün gazetelerde Yüksek Seçim Kurulu başkanının bir demeci vardı. İzmir sonuçlarını tek tek kontrol ettigini ve olayın görevli hatasından kaynaklandıgını ama tutanakların bilgisayara saglıklı bir biçimde geçirildigini bütün sonuçları tek tek açıklayacagını söylüyordu.
* * saygılarımla
Sevgili dilaver,
su kisa zamanda iki can sikan secim yasadik. Biri George W. Bush'un yeniden secilmesi, digeri de AKP'nin yeniden secilmesi. Butun o cumhuriyet mitinglerinin karsiligi bu mu, insan inanamiyor.
Evet........seçimlerde hile yapılıp AKP 'ye fazladan oy kaydedildiğinin söylendiği İzmir'de
yapılan araştırma sonucu fazla oy yazılımının en çok CHP oylarında olduğu (100 oy
civarı ) açıklandı.AKP 'e ise yazılan fazla oy 80 adetmiş !Ve bu yanlışlıklar seçimin
nihai sonucunu etkilemeyecek kasti olmayan bireysel kusurlardan kaynaklanmış.
YSK'nın açıklamsı bu doğrultuda .Ben de bu konuda Sargon'la aynı fikirdeyim.
Seçimde nihai sonuçları değiştirecek kasıtlı hile yapıldığına inanmıyorum.AKP'e ye
oy veren toplam kayıtlı seçmenin %39'u dur.Ve maalesef bu seçimden AKP zaferle
çıkmıştır !(Ne millet ama .......!)
HarunKAHYA
09-09-2007, 20:44
Yazık bu millete,
katlanıyor sn.Baykal
gibi bir illete. :lol:
Bugünde birsürü garip vatandaşımız sn.baykala destek için yürümüş.aferim onlara..büyük kahramanlar..alkışşş.. alkış..
ben anlamıyorum;CHP oy veren bizlerin derdi CHP yi iktidar yapmakmı?Yoksa her halukarda sn.Baykalı herşeye rağmen CHPnin başında tutmakmı?Benim derdim sn.Baykal değil doğrusu.CHPyi bu duruma getirenlerin canı cehenneme.Bu kafasız tutum bu duruma getirmedimi zaten memleketi. sn.Erdoğanı iktidara taşıyan birazda bizler değilmiyiz?Kardeşim biz aydın geçiniyoruz ama;
hala aydığımız yok... :lol:
Ha...Kaaaa... * :lol: