PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ke Ceee


K.C.
26-08-2007, 13:50
Uzun süre ekrana baktım... baktım...
Giriş, gelişme, sonuç bölümü tasarlamadan sadece neresinden başlayacağımı düşündüm.

Hiç de mümin olmayan bir ailenin kızıydım. Daha çocukken dine çok ilgim vardı. Ailemden habersiz Kur'an Kursuna yazılmış, gizli gizli camiye gitmiştim. Sonra bir gün yakalandım iyi bir azar işittim ve bir daha gidemedim.

Orta okul sıralarında kendi isteğimle tesettüre girdim. Yine ailemin haberi olmadı. Büyüdükçe onları kafir ve ziyanda kişiler olarak görmeye başladım. Hatırlıyorum da babamı imana getirmek için ona sürekli dini kitaplar okurdum, yatsı namazımı onun geleceği saate denk getirmeye çalışırdım ki o da etkilensin ve içinde Allah sevgisi oluşsun. Ama hiç olmadı bu isteklerim.

Fakültedeyken de beş vakit namazında niyazında biriydim. (dönem dönem aksatmış olsam da yine aynı yere binbir tövbe ve pişmanlıkla dönerdim). Bir hayalim vardı, kitap yazmak, roman yazmak. Ama tam da kitabımı yazmaya başladığım bir dönemde sevdiğim bir arkadaşımdan Haluk Nurbakinin pekçok kitabını aldım ve Cennet-Cehennem-Ahiret isimli bir başka kitap daha. O kitabı okurken (ki şu anda düşündüğümde kaynaksız bir kitap olduğunu hatırlıyorum sadece) çok etkilendim. Haluk Nurbaki'nin Kur'an mucizeleri de beni derinden etkiledi ve o dönem bir tevsir külliyatı ile birkaç Kur'an meali aldım.
Önümde Kur'an gibi mükemmel, semavi ve benzeri yazılamaz bir kitap varken benim kitap yazmam şirk koşmak olur diye düşünerek kitap yazmayı bıraktım ve 18 yıl kadar sadece Kur'an ve dini kitap okudum. Çok nadir roman okudum, onlar da bana birşey katan kitaplar değildi.
Dünya görüşüm ve her şeye, her insana, her olguya, her oluşuma bakış açım yıllar yılı hep din penceresinden oldu.
Bir, benden olanlar vardı, yani müslümanlar ve diğerleri. Tüm dostlarım cemaat arkadaşlarımdı ve neredeyse tamamı tesettürlü hanımlardı. Atatürkçü arkadaşlarımla bağlarımı çoktaaaan koparmıştım.

İnterneti doğru dürüst kullanmayı bilmezken forumlarla tanıştım. İki ayrı forumu ziyat etmeye ve okumaya başladım. Oradaki görüşleri ve bilgileri okudukça ne kadar eksik ve dünyadan bihaber olduğumu gördüm. Bu bana koymaya başlamışsa da ben islamı öylesine iyi yaşıyordum ki islami bilgilerimle pekçok soruya cevap verebilir olarak hissediyordum kendimi. (İslamı iyi yaşamaktan kastım ortalama bir müslümandan daha fazla sakınmaktır. Mesela en büyük özlemim denize girmekti yıllar yılı. Ve hep cennette bir gün denize girebileceğimi düşünür buna inanmak isterdim. Bir iki kez eşofmanla denize girmiştim ki az kalsın boğuluyordum. Her başım sıkıştığında veya kafam bir şeye takıldığında ilmihallere ve fetvalara bakıp ona göre hareket ediyordum)

Nerde kalmıştım. Hah, forumlardakiler bilgiliydiler, bu dünyadan haberleri vardı, felsefe biliyorlardı, kendilerine ait hayat görüşleri vardı, siyaset biliyorlardı, tarih biliyorlardı ama bunlar neye yarardı ki (kanımca) önemli olan öbür dünya ise, öldükten sonraki yaşam ise, ben de (güya) onu biliyor ve sadece o tarafa kanalize oluyordum.

Bir gün, üye olduğum forumlardan birinde bir budistin islamdaki kader konusuyla ilgili yazılarını takip etmeye başladım. Yıllar önce bu konuyu kendi kafamda çözmüş ve o zaman için bulduğum cevaplar beni tatmin etmişti. Ama bu kez, aynı cevapları düşünmeye çalışsam da bir türlü tatmin olmuyordum.

8 Mart 2006 dünya kadınlar gününde kadınlar aleyhine olan pekçok hadis ve ayet asmıştı biri. Ben o imanlı halimle öyle bir çıkışmıştım ki (şu anda o halime biraz kırgın gülümsüyorum) anında savunmaya geçmiş ve gelen sorular ve yanıtlarla ilk kez birşeyler araştırmaya başlamıştım. Kütübü sitte ile ve online kur'anla o araştırmalarım esnasında tanıştım.

Bir diğer forumda turandursun'un adı geçmişti ve pek de imanlı olmayan (bizden olmayan) bir arkadaş onun eski müftü olduğundan bahsetmişti. Bu ismi ilk kez duymuştum ve marakım uyandı. İşte o zaman bu siteyle tanıştım. Forumlara girdiğimde genellikle islami tebliğler vardı. Sitenin ne olduğunu tam olarak çözemedim ama zaman zaman girip okudum.
Sorularım ve çözümsüzlükleri git gide arttı.
Diğer forumda küfre sapmadan bu sorularıma yanıtlar aramaya koyuldum. Ama bana ateist gibi düşünüyorsun diyenler de oldu, dikkat et küfre sapıyorsun diyenler de oldu. Yani soru sormak için ve bunu özgürce istediğim kelimelerle yapabilmek için öncelikle bu dinden çıkmam gerekiyordu. Aslında galiba, o dönem kendime itiraf etmemiş olsam da ben bu dinden çıkmıştım ama kesin bir karar verilmiş değildi.

Haftalarca göz yaşlarıyla dua ettim. Bu sorularıma cevap bulamamış veya verilen cevaplarla tatmin olamamış olmak sanki bana aklımı kaybettirecekti. Doğru yola iletilmek için sürekli dua ettim. Ama baktım, bu dualarıma karşılık ben doğru yola (yani islama) iletileceğime ondan uzaklaşıyorum...

Bir gece yatmadan önce nihai kararımı verdim. Ve sabah müslüman olmayan bir kadın olarak uyandım.
Öfkem büyüktü. Bu siteye o zaman üye oldum, ki kafam hala karışıktı ve gidip geliyordu. Beni Pante'ye benzettiklerinden Pante'nin yazılarını okumaya başladım. Sonra panteizmi ve pananteizmi okudum. (tatmin olmadım) Dinimi kaybetmiştim ama Yaradan inancımı kaybetmek istemiyordum...
şimdi...
Geçen yaşadığım bir olay kafamın hala ne denli karışık ve Yaradan (ya da Tanrı) inancımın ne denli müphem olduğunu bana düşündürdü. Müslümanlar derler ya hani, düşen bir uçakta bir tek ateist kalmaz, çaresiz zamanlarda yalvardığınız bir varlık muhakkak vardır diye. Ben bunun tam aksini yaşadım. Bir gece kendimi deniz kenarında ellerimi dua edercesine semaya açmış ve "neden yoksun, neden" diye bağırırken buldum.
Ateist mi olmuştum bilmiyorum. Hala ne olduğum belirsiz sanırım. :))

Bu sitedeki ilk kadın admin olmak bana büyük bir onur vermişti. O onuru hala Onur üyesi olarak taşımak güzel bir lezzet...

ozgur_beyin
26-08-2007, 14:04
Sevgili * K.C., daha önceki yazılarından anladığım kadarıyla, islamın, kadına bakış açısına karşısın.
Ve elinde olmadan *kendi kendine kurduğun ''dar alanlarda yaşama'' fenomeninede çok kızgınsın.
Doğru anlamışmıyım?

pante
26-08-2007, 14:10
Pante'ye benzettiklerinden Pante'nin yazılarını okumaya başladım. Sonra panteizmi ve pananteizmi okudum. (tatmin olmadım)

Ben de tatmin değilim zaten. :)
Benim panteist-panenteist ya da Diyalektik tasavvuf düşüncelerim Agnostik müslümanlığımın yansımasıdır belki de. ( Buradaki müslümanlık- Tanrının var olduğuna inanma hali- Ama dinlerin nitelendirdiği anlamda bir Tanrının değil)

K.C.
26-08-2007, 14:15
O dönem (1 yıl önce) öyle çok kızgınlığım vardı ki Özgür beyin,

Bana öğretilen İslamın kadına hiç bir dinin vermediği kadar değer verdiğiydi. Okuduğum pekçok kitap da hep bunu işledi bana. Kendime kızıyorum, niçin o kitaplara inanıp Kur'an ve hadislere bakmadığıma. Niçin Kur'an'da kadınlar aleyhine bulduğum her ayeti "vardır bir hikmeti" diyerek kabul edip, o hikmetleri desteği olmayan kitaplarda aradığıma...

Dar alanda yaşama fenomeni?? Belki bu şekilde tarif edilebilir, emin değilim. Ama özgürlüklerimin elimden alınışı, attığım her adımı islama göre yorumlayışım, (tırnağımı hangi sırayla kestiğimden, yatarken ne tarafa döneceğime, yabancısı olduğum bir şehirde kıbleyi bulmak için sokak sokak cami arayışıma, harita inceleyişime kadar, yatmadan önce sünnettir diye saç taramaktan, iki parmakla yemek yememeğe, ekmeği iki parmakla tutmamaya kadar) ve islama göre yaşamaya çalışışım, tökezlediğim yerlerde duyduğum muazzam iç huzursuzluğu, kendini suçlama v.s. duyguları... evet, insanı kızdırıyor bunlar... tüm bunların yalan olduğunu öğrendikten sonra geride kalmış yaşanmamış ve huzurluzlukla, öz güven yoksunluğuyla geçirilmiş heba yılların varlığı insanı gerçekten kızdırıyor...

ozgur_beyin
26-08-2007, 14:24
Sevgili K.C.
*Tekrar hidayete! erip , o *saçma ritüellere dönme ihtimalin varmı? Yoksa o defteri tamamen kapatma gücüne
eriştinmi?(psikolojik olarak)

K.C.
26-08-2007, 14:36
Sevgili Özgür Beyin,
En çok istediğim şey sanırım dua kabul edebilen bir Tanrı'nın olmasıydı.
Ama gördüm (ve yaşadım) ki benim çabalarım ve çevrenin etkisi olmadığı sürece hiç bir dua veya istek gerçekleşmiyor.
Bir yüce güce sığınma ihtiyacı duyduğum çok şey oluyor. İşte o anlarda isyan ediyorum olmayışına.

Dua kabul etmedikten sonra, yani bizim isteklerimizi, acılarımızı umursamadıktan sonra bir Tanrı veya Yaratıcının ona inanmışızla veya inanmamışızla ilgileneceğini zannetmiyorum. Evrensel ahlak diye bir şeyin varlığına inanmıyorum ama evrensel ahlak kurallarının çok az da olsa (yani ortak ahlak kuralları) varlığına inanıyorum. Bu kuralları kendi hayatımda da uyguladığım sürece beni Yaratan bir güç varsa onunla sorun yaşamamam gerektiğini düşünüyorum.

Hidayet'le kastın eğer DİN ise, o mevzuyu kesin olarak kapattım sanırım.

<strong>SİLİNEN</strong>
26-08-2007, 14:44
KC hanımefendinin yazdıklarını şefkat dolu gözlerle okudum.
Burada bence asıl sorun biz insanların kendi başımıza bir inanç oluşturma konusundaki yeteneksizliğimiz. Hep bize sunulanlara eklemliyoruz kendimizi.
Düşünsenize bütün herkesin kendisine ait Tanrısı olsaydı kim Tanrı adına bizlere fetva verme ve onun adına bizi yönetme cürretini gösterebilirdi ki?

Biraz kendimize güvenelim.


Kötüler Tanrıyı, Tanrı ise iyileri kullanır (Bruno)

kompLeks
26-08-2007, 14:47
''kötüler tanrıyı, tanrı ise iyileri kullanır''

* *çok güzel ya ! bu ve benzer cümleleri birleştirip bir arşiv yapmayı düşünüyorum...hazırladığım zaman siteye eklerim...

daye
26-08-2007, 14:48
O dönem (1 yıl önce) öyle çok kızgınlığım vardı ki Özgür beyin,

Bana öğretilen İslamın kadına hiç bir dinin vermediği kadar değer verdiğiydi. Okuduğum pekçok kitap da hep bunu işledi bana. Kendime kızıyorum, niçin o kitaplara inanıp Kur'an ve hadislere bakmadığıma. Niçin Kur'an'da kadınlar aleyhine bulduğum her ayeti "vardır bir hikmeti" diyerek kabul edip, o hikmetleri desteği olmayan kitaplarda aradığıma...

Dar alanda yaşama fenomeni?? Belki bu şekilde tarif edilebilir, emin değilim. Ama özgürlüklerimin elimden alınışı, attığım her adımı islama göre yorumlayışım, (tırnağımı hangi sırayla kestiğimden, yatarken ne tarafa döneceğime, yabancısı olduğum bir şehirde kıbleyi bulmak için sokak sokak cami arayışıma, harita inceleyişime kadar, yatmadan önce sünnettir diye saç taramaktan, iki parmakla yemek yememeğe, ekmeği iki parmakla tutmamaya kadar) ve islama göre yaşamaya çalışışım, tökezlediğim yerlerde duyduğum muazzam iç huzursuzluğu, kendini suçlama v.s. duyguları... evet, insanı kızdırıyor bunlar... tüm bunların yalan olduğunu öğrendikten sonra geride kalmış yaşanmamış ve huzurluzlukla, öz güven yoksunluğuyla geçirilmiş heba yılların varlığı insanı gerçekten kızdırıyor...
Sevgili K.C
Yaşadığınız süreci benzer şekilde ufak değişikliklerle *bende yaşadım.
Sizi ilk bu forumda kara cahil nick'i ile yazdığınız yazılarla anımsıyorum
Sadece şunu söyleyeceğim
Yazık oldu geçen yıllarımıza,gençliğimize
Saygılar

dolfen
26-08-2007, 14:55
Küçükken her gece TanrIya bana bi bisikLet vermesi ichin dua ederdim...

bi gün TanrInIn çhaLIsma tarzInIn bu olmadIgInI farkettim...

ertesi gun gittim ve kendime bir bisikLet çaLdIm...

o gunden beri her gece TanrIya gunahLarImI affetmesi ichin dua ediyorum...

pante
26-08-2007, 14:59
Yazık oldu geçen yıllarımıza,gençliğimize

Yine de şükredin. Ya rahibeler, rabialar ne yapsın? :)

K.C.
26-08-2007, 15:10
Pante'ye benzettiklerinden Pante'nin yazılarını okumaya başladım. Sonra panteizmi ve pananteizmi okudum. (tatmin olmadım)

Ben de tatmin değilim zaten. :)
Benim panteist-panenteist ya da Diyalektik tasavvuf düşüncelerim Agnostik müslümanlığımın yansımasıdır belki de. ( Buradaki müslümanlık- Tanrının var olduğuna inanma hali- Ama dinlerin nitelendirdiği anlamda bir Tanrının değil)

Sevgili Pante,
Bizim Tanrımız nasıl bir Tanrı? Sahip olduğu sıfatlarının kaynağı nedir, nereden gelir bu sıfatları? O sıfatları ona inanmadığımız dinlerden mi alıp yakıştırmışızdır, aklımız öyle mi buyurmuştur yoksa?

"Bir Tanrı varsa bu İslamiyetteki 99 ismin sahibi olan Tanrı değil, o isimlerden sadece İYİ sıfatları betimleyen isimleri taşıyan Tanrıdır" yargısına varışımız ne kadar doğrudur?

pante
26-08-2007, 17:17
Sevgili Pante,
Bizim Tanrımız nasıl bir Tanrı? Sahip olduğu sıfatlarının kaynağı nedir, nereden gelir bu sıfatları? O sıfatları ona inanmadığımız dinlerden mi alıp yakıştırmışızdır, aklımız öyle mi buyurmuştur yoksa?

"Bir Tanrı varsa bu İslamiyetteki 99 ismin sahibi olan Tanrı değil, o isimlerden sadece İYİ sıfatları betimleyen isimleri taşıyan Tanrıdır" yargısına varışımız ne kadar doğrudur?

Keşke bu konuda birşeyler yazabilsem.
Sadece şöyle bir benzetme yapabilirim;
Bir okyanustan taşmış su damlaları gibiyiz ve sonuçta okyanusa tekrar kavuşacağız.
Belki de bu sonsuzdan beri böyle sürüyor ve sürecek.
Tahtında oturan, yarattıklarını sınayan ve onlar için bir cennet-cehennem hazırlayan Tanrı ve bu Tanrıya ait sıfatlar ise bana inandırıcı gelmiyor.

spartan-troy
26-08-2007, 17:34
KC tamamen zırva hadislere inanarak islamiyete inanmamış,bu da onun hatası ama saygılıyız...

spartacus
26-08-2007, 17:53
K.C. Hadislerinde yazıldığını görmüş, ve okumuş, Kitap olarak ve sanırım Ayetlerinde yazıldığını görmüş ve okumuş, Kitap olarak, her halükarda K.C. inanmadığına göre, her ikiside zırva mıdır?

spartan-troy
26-08-2007, 18:02
nerde görmüş,rüyasında mı ? kc bildigim kadarıyla hadisleri inceleyerek islamdan cıkmıs,ben ayetlere zırva yada hadislere zırva dediğim olay,hadislerin doğru şekillerinin belgesiyle nasıl bir yapıya sahip olduklarını anlamak

bunun için:

Prof.Dr.Yaşar Kandemir (mevzu hadisler) *adlı kitabını okudum.


"uydurma olduğunu bildiği halde böyle bir sözü bana nisbetle rivayet eden,iki yalancıdan biridir"

Tirmizi,ilim 9;İbn mace,mukaddime 5;Ahmed b.Hanbel,Müsned V,14,20




.............


neyse bosver,Kc nin konuları benim yuzumdem katlediliyor.
sonra tartısırız bunları hocam.
şimdi gelip kızcak yine bize.

spartacus
26-08-2007, 18:07
spartan-troy yaşamdın bilmiyorsun

Uydurma hadisler dediğin anda aşırı genelleme olur ve bende döner derim ki Bu Uydurma hadisler sayesinde sende aksine İnanmışsın. Sen inandığında doğru başkası innamadığında mantıksal olarak mantıksız bulduğunda, yanlış olmaz, kendimize göre değerler üretmekten vazgeçmeliyiz farkında olmadan bana göre saygısızlıkda yapmış oluyorsun, bu kadar basit olmamalı...

pardus
26-08-2007, 18:18
sayın K.C. ,
Siz sadece birkaç okuduğunuz şey yüzünden mi ateist olmaya karar verdiniz?
Yoksa İslam dininde kadınlara verilen önem yüzünden mi ateist olmaya karar verdiniz?

spartan-troy
26-08-2007, 18:18
tamam bu konuda haklısın bir sey demiyorum..ben kc ye zırva demedim ki zaten...kendisine buyuk saygım var...neyse kapatalım hocam bu konuyu...kargaşa çıkmasın...haklısın özür dilerim

26-08-2007, 19:31
Troyya ;

Sevgili K.C belki kızacak ama sana tek bir soru soracağım.
İslamışığı sitesinde iken Fatih Sultan Mehmet denildiğinde ağzının suları akar "Fetihle müjdelenmiş" Fatih deyip dururdun.
Eğer Allah'a İTAAT şartsa ve bu şart Kur'an ayetleri ile oluyorsa,Nisa 59 da sıralamayı önce ALLAH yani AYETLER eğer orada yok ise Peygamber yani HADİSLER ile anlaşmazlıklar çözülüyorsa ki " ...ALLAH'A ve AHİRETE GERÇEKTEN İNANIYORSANIZ .." denmesine rağmen,nasıl oluyorda Nisa 92 ve 93 e göre APAÇIK bir şekilde KARDEŞ KATİLİ ve CEHENNEMLİK birini övebiliyorsunuz ? NEYE DAYANARAK ?
Ayet KATİL ve CEHENNEMLİK diyor.Hadisler ile işi götürüyorsunuz.Nasıl oluyor bu ?
Tevil hakikaten ZIRVA götürmüyor.

İnsan ilk önce aynada kendine bakar sonra millete laf söyler Ya Hu.
Siz GERÇEKTEN inanıyor musunuz ?
Veya siz neye inanıyorsunuz Ya Hu ?
Peygamberi yere göğe koyamıyorsunuz.
Daha kafadan bıraktığı emanete hıyanet ediyorsunuz.
Kağıt kalem diyor getirmiyorsunuz.
Damadını ve torunlarını "Bulduğunuz yerde öldürün" mantığı hiç bitmiyor.
Benden korkun diyenden korkmayıp "ADALET" için ayet var iken tam tersini yapıp "Türklere durup durduk yerde" saldırıyorsunuz.
Ya Hu ne olur bu inancın adı ne birisi söylesin bana.

K.C.
26-08-2007, 20:06
sayın K.C. ,
Siz sadece birkaç okuduğunuz şey yüzünden mi ateist olmaya karar verdiniz?
Yoksa İslam dininde kadınlara verilen önem yüzünden mi ateist olmaya karar verdiniz?

Sayın Pardus,
öncelikle ben "ateist olmaya karar" vermedim.
İslamiyeti sorgulayabilmek için islamdan çıkmaya karar verdim.

İlk mesajımdan "birkaç okuduğum şey" yüzünden bir çıkış yaşadığım anlaşılmıyordur sanırım..

Aslında okuduklarımız da önemli ama, onları okurken düşündüklerimiz, sorguladıklarımız, duygu ve inanç dünyamızı nasıl etkiledikleri, yaptığımız iç muhakeme daha önemli.

edit:
Spartan,
söylemeyi unuttuğum birşey varmış, sizin yazılarınızı okuyunca fark ettim. Önce hadis inkarcısı oldum. Bazılarının (özellikle Ebu Hureyreden nakledilen ve kadınları aşağılayan hadislerin) uydurma olduğuna inanmak istedim. (Edip Yüksel'in izinden gittim yani) Bir yerde bunu dile getirdiğimde kafirlikle suçlandım. İmanı kurtarmak için hadis inkar etmek en güzeliydi tabii ama, o zaman da imanı külliyen batırmış olduk birilerinin gözünde.

İnançtaki hiçbir değişim uzun yıllar İslam'ı en ince ayrıntısıyla yaşamaya çalışmış biri için öyle birden bire, bir tek olayla, bir tek gecede olacak bir şey değil. Bunun için ciddi bir süreç gerekiyor. O süreç boyunca baş vurulabilecek ne varsa onlara başvurduğumu düşünüyorum.

EZ_TuDu
26-08-2007, 21:00
Sevgili kc. sanırım 1 yıl kadar önceydi. Turan Dursun odasında rastlamıştık... Yardım istiyordunuz. Bir arkadaş daha vardı.. Biraz tartıştıktan sonra size yardımcı olmaya çalışmıştık.. Ama o zamandan bu zamana çok aşama kaydettiğinizi sanıyordum.. Ama bu yazınızdan sonra fazlaca bir aşama kaydettiğinizi sanmıyorum. O zamanda çelişkiler içindeydiniz şimdide aynı çelişkiler içinde yaşıyorsunuz..

Bence henüz beyninizde karanlık noktalar var. *Ama bu tabiki tamamen senin suçun değil.. Yaşamış olduğun mazin peşini kolay kolay bırakmayacak.

Yeterince araştırma yapmamışsın yada kuranı yeterince anlayarak okumamışsın gibi geliyor.. Biraz daha inceleyerek kuranı okumanı tavsiye ederim..

soro
26-08-2007, 21:07
kc acele etme,dön dolaş biraz.
en sonunda yanlış anladıklarını doğru anlarsın nasılsa,akıllı kadınsın.
vicdanını yitirmedikten sonra hak yolu bulacaksın.

o kadınlar aşağılanmış felan,geçeceksin onları.bak bakalım etrafına hakketen dindar olup da (sevaptır,sünnettir diyerek,din adına ve dindendir diyerek= karısını,kızını dediğin gibi aşağılayan,sömüren,ezen kaç kişi var ? gördüklerin yöresel ve tarihsel erkek egemenleşip ama kadına hakettiğini vermeyenlerdendir.aha ben 17 senedir evliyim,hiç sevaptır hau diye karıma kötü bir fiil veya laf etmedim.böyle bir sevaptan da haberim yok.
bunu anlayacaksın,Allah uzun ömür versin sana daha vaktin var.

spartan-troy
26-08-2007, 21:38
KC ebu hureyre kim ? hicretin 7.yılında yani peygamberin ölümünden 3 yıl önce gelip müslüman olmuş biri...3 yılda tonla hadis naklediyor bu adam...hz.ömer bu adamın hadis nakletmesini yasaklıyor.cunku yahudi kökenli masallar uyduruyor.iyi biri,iyi niyetinden şüphe duyamayız ama çok masalcı.

InVitatio
27-08-2007, 00:07
Sevgili K.C.

Müslümanlarin Peygamberi 40'indan sonra Peygamberlik veriliyorsa, daha umut var demketir :-)
tabi sor , sorgula, arastir, ve sunu unutmak ki sen bin kere Allahi inkar edecek olursan bile
o seni bir kere bile olsun inkar etmeyecektir.....
Din de reform olurdu olmazdi burasi tartisilir, ama müslümanda reform olmali ki buda sorgulamadan olmaz....
Hadisleri hayatimizdan bertaraf edecegiz
Dini bir amac degil , sadece bir arac olarak degerlendircegiz
Allahin tevhidini zaman ve mekana sigmayan bir dogma bilip
Kurandaki Seriati sadece zaman ile sinirli bir seriat olarak kavrayacagiz.
Allah üzerine Kul yoruma, *kulluk degil
eger kulluk edeceksek sadece ona kulluk edecegiz....
Peygamberler ve onlarin devrinde yasayan inanlar gibi Mezhepsiz yasamayi dogru bulacagiz....
Monoteist dinlerin Allahi tekse ki tek olduguna iman ediyoruz müslümanlar olarak
tek olan Allahin ayri ayri bir birine zit "sünneti" olamyacagini düsünecegiz...
(Eger Allahin cidden kadinin basindaki sac ile bir derdi olsa idi....kel yaratirdi....ve kapanmalari gerektigi emrini bundan once yahudilere de verirdi.....ve biz biliyoruz ki yahudiler dinlerindeki "sekilcilik" fetisizimi acisindan cok sagdiklar)
Allaha imani bir toplumsal histeri olarak degil
bireysel bir nefis terbiyesi olarak algilaycagiz
tüm bunlara ragmen "Allah yoktur" diyeceksek
Benimde sana sözlerim.....
Allah amellerine göre degilde....niyetlerine göre versin
demek olacaktir....

thunderpoint
27-08-2007, 00:15
Sevgili K.C.

Bunu söyleme salahiyetim var mı bilmiyorum ama bence doğru yoldasınız; lütfen devam ediniz...

Sevgiler...

pante
27-08-2007, 00:31
Sanki K.C.'nin yazdıklarından bazıları kafa karışıklığı, arayış içindeymiş mesajı almış gibiler.
Yanıtlar da kafa-kol tarzını andırıyor.
Halbuki K.C.'nin anlatmak istedikleri çok daha farklı.
O dinlerden özgürlüğe ulaşmış. Artık dinlerüstü düşünüyor.
Onun yazdıklarını ben de yazabilirdim.
"Keşke bir Tanrı olsa, kuşkularımızda, inkarlarımızda yanılmış olsak, dualarımıza yanıt verecek, sığınabileceğimiz bir Tanrı"
Bunu düşünmek, istemek çelişkileri olmak demek değil.
Ki bu konuda noktayı koymuş zaten. Ne diyor:
"Hidayet'le kastın eğer DİN ise, o mevzuyu kesin olarak kapattım sanırım."

Tebliğciler avucunu yalar.:)

InVitatio
27-08-2007, 00:35
Ateist mi olmuştum bilmiyorum. Hala ne olduğum belirsiz sanırım. Smile) @K.C


(tırnağımı hangi sırayla kestiğimden, yatarken ne tarafa döneceğime, yabancısı olduğum bir şehirde kıbleyi bulmak için sokak sokak cami arayışıma, harita inceleyişime kadar, yatmadan önce sünnettir diye saç taramaktan, iki parmakla yemek yememeğe, ekmeği iki parmakla tutmamaya kadar) ve islama göre yaşamaya çalışışım, tökezlediğim yerlerde duyduğum muazzam iç huzursuzluğu, kendini suçlama v.s. duyguları... evet, insanı kızdırıyor bunlar... tüm bunların yalan olduğunu öğrendikten sonra geride kalmış yaşanmamış ve huzurluzlukla, öz güven yoksunluğuyla geçirilmiş heba yılların varlığı insanı gerçekten kızdırıyor... @KC

bunlarin Kurani Kerimde yeri yok ....o yillari (heba olan) *Islama tabi olmak degil. sadece allaha kulluk etmek ile degil ...hadisleri hayatimizin merkezine koymaktan geliyor.....
eger tirnak kestigin oda ayindinlik ise, ne zaman kesersen kes...
simdi sen "geceleri tirnak kesme günah" zirvaliklarina kizdin diye....allahi mi inkar ettin :)?
hadislerin yalan olup olamdigi degil burada konu
hadislerin kayitsiz sartiz kabulu !
Bir isin sünnet olmasi Islamin farzi acisindan hic birsey ifade etmiyor...

pante
27-08-2007, 00:46
Ateist mi olmuştum bilmiyorum. Hala ne olduğum belirsiz sanırım. Smile)

Bu söz K.C.'nin dinlerden özgür olduğunu ama ateist mi yoksa Agnostik mi, Deist, panteist-panenteist mi olduğu konusunda ne olduğunu bilmediğini anlatıyor. Panteist-Panenteistliğin kendisini tatmin etmediğini de eklemiş.

Dolayısıyla K.C. ile dinlerin doğruluğundan önce tanrının varlığını bir konuşup netleştirmelisiniz önce.
Yoksa " Sen hadislere takılma, gel İslam'a" türü çağrıları K.C. aşmış artık.

K.C.
27-08-2007, 00:50
Deizm, ateizm, agnostizm arasında bir yerdeyim. (bunların aralarında bir yer varsa tabii. , eğer "ara bir yer" yoksa bunlar arasında gezmekteyim)

InVitatio
27-08-2007, 00:53
Sevgili Pante,
benim kendisini cagirdim felan yok...kararini vermis , hayirli islere vesile olsun,
ama hadisleri sorgulamadan hayatimizin ortasina koyarsaniz, olacagi budur...
Islama cagri degil...olsa olsa kendi özüne bir cagri olur ki bu...kendi özünün pak oldugndan kuskum yok....

Not:
InVitatio = Davetiye / Cagri
InVitatio ad Veritatem = Gercege Cagri :)

spartan-troy
27-08-2007, 00:53
hayatta en tehlikeli olay ne biliyor musun KC
ne oldugunu bilmemektir.

pante
27-08-2007, 01:46
hayatta en tehlikeli olay ne biliyor musun KC
ne oldugunu bilmemektir.

İfadelerinden K.C'nin benim gibi Agnostik müslüman olduğu anlaşılıyor.
O sadece Agnostlkliğin Tanrının olabileceği olasılığında "Nasıl bir Tanrı" konusunda bilinmezlik içinde.
Bu eğer ne olduğunu bilmemek ise, tehlikeli olan bu değil.
Asıl tehlikeli olan büyük gizemi herşeyiyle bilir geçinenlerin yanılgısı.
Yanılgıda olup, bir yalanın-yanlışın peşinde sürüklenmektense bilimin ışığında arayış içinde olmak çok daha doğru. Hem Tanrı katında hem de insani boyutuyla.

spartan-troy
27-08-2007, 01:48
pante agnostiklik boyle bir sey zaten bu kelimeyi ilk kullanan yanılmıyorsam huxley,var mı yok mu tanrı iki arada bir derede gider dururlar...iyi de pante biz bilimden bahsetmiyoruz ki...tehlikeli olan gel git dusuncelerdir.ben bunu anlatıyorum

<strong>SİLİNEN</strong>
27-08-2007, 02:20
Çok sevdiğim bir arkadaşım var kendisinin Allah ile konuştuğunu söylüyor son zamanlarda.
Anlattığına göre oldukça mucizevi şeyler yaşıyormuş. Mesela bir şeyi arzuladığnda o şey hemen oluyormuş.
Allah'tan ilk duyduğu söz: "biz bizi sevenleri bize kavuştururuz" olmuş. Rüyasında oldukça canlı ve güçlü bir ses olarak duymuş bunu çok irkilmiş. Ondan sonra ne arzulasa o olur hale gelmiş.
Yine rüyasında mahşeri gördüğünü falan söylüyor.
İnansam mı inanmasam mı karar veremedim. Sonuçta arkadaşımdır, yalan söylemez falan ama ya kafayı yediyse? Ya şizofren bir durum var ise? Nasıl yaklaşsam ona acaba?
Tuhaf bir durum. İnsanın arkadaşı böyle olunca ne yapacağını bilemiyor. İnanmayıp dalga geçsen alınır, kızar inansan başka dert. Ne yapayım a dostlar?

spartan-troy
27-08-2007, 02:21
şarkıcı tayfun olmasın o
:D *:D

<strong>SİLİNEN</strong>
27-08-2007, 02:23
İyi mi bir de gidip oyunu AKP'ye verdi, onca yılın CHP'lisi :)
O andan itibaren gözümden de düştü hırbo :)

<strong>SİLİNEN</strong>
27-08-2007, 02:26
Evet, son zamanlarda böyle vakalar artıyor. Acaba iklim değişimlerinden mi?
Yaşar Alptekin de hidayete erdi. Arkadaş bu konuda da "marjinal" kaldık iyi mi :)

spartan-troy
27-08-2007, 02:27
yok parasızlıktan,,para bitince reklamın en güzel yolu saçmalamaktır.

<strong>SİLİNEN</strong>
27-08-2007, 02:36
Bu insanlar hep hayatının son demlerinde hidayete eriyorlar.
Genellikle gençliklerini hızlı yaşamışlar ve bir nevi "günahkarlık" psikozu başlıyor.
Bir de tükenmişlik var. Hayatı tüketmişler. Artık tad alamaz hale gelmişler.
O noktada daha ruhani tadlara yöneliyorlar.
Dinsel anlayışları da bu "tükenmişlik" üzerine oluşuyor.
İlginçtir, bütün ilişki ve yaşam biçimlerinde de olağanüstü bir altüst yaşanıyor bu aşamalarda.
İleri yaşına rağmen adam eşini boşayabiliyor ve kendisine "kapalı" bir eş bulmak istiyor veya namazı niyazı yerinde olmayan eski arkadaşları ile ilişkisini kesiyor vb...
Bu çok hazin bir tükeniştir çünkü *onca yılın sevgi ve dostluk birikimleri de heba olup gidiyor.
Halbuki o eşinin ve dostlarının kıymetini daha iyi anlamaları gerekir. *
Yoksa *sevdiğin insanları bir kenara iterek hidayete ersen ne olur ki?
Asıl hidayet yaşayan canlı dostça ilişkilerdedir halbuki.

hiramusta
27-08-2007, 11:54
Sevgili KC geçmişine ve şimdiki haline üzülerek baktım.

mitch
27-08-2007, 13:05
K:C: kardeş daye kardeşimizin yazdığını tekrarlamak istiyorum Yazık oldu geçen yıllarımıza,gençliğimize fakat sana yazmak istediğim birçok şey var dün akşam eşimle oturduğumuz bir çay bahçesinde orada bulunan diğer insanlara bakarak onların bu dünyayı anlamamış hallerine acımıştık eşim o ara dediki ya nasıl olurda birden bire bir insan çıkıpta milyonlarca insanın yaşamını bu kadar etkileyebiliyor bu kadar acıya gömebiliyor bende kişinin beyin kapasitesine bağlamıştım birazda ailevi geleneklerine o anda müzik baxın önünde duran irice bir bayana gözüm takıldı müzik seçmekle meşguldü fakat içdünyam başka yerlerdeydi hemen kendime geldiğimde

kadının yanımdaki masada olduğunu gördüm ve eşime döndüm iştebu dedim ne dedi işte dedim inançların sorumlusu bu dedim sonra anlatmaya başladım bak dedim şu kadını 1 salise önce müzik baxın yanında 1 salise sonra yanımda gördüm nasıl olur dedi çok kolay dedim kadını ilk gördüğümde dış dünyadaydım ikinci gördüğümde gene dış dünyadaydım ama ikisinin arasında iç dünyamda idim yani bir tür zaplama halbuki kadının ordan yanımıza gelmesi enaz 15 -20 saniye olmalıydı

işte dedim hasta beynin yarattığı şey bu demek istediğimi anlatabiliyormuyum yani mucize bunu kendinizde yaratabilirsiniz hepinizin başından geçmiştir bir insan kendini nasıl peygamber ilan eder ancak hasta bir beyinle e o zamanlarda hasta beyinler çok yani taraftar bulmak daha kolay
düşünsenize halüsülasyon görüyorsunuz bunun nereden kaynaklandığını bilmezseniz tanrının varlığını düşünebilirsiniz her neyse bu konu uzun daha sonra belki anlatırım

ama k.c. kardeşim akıl kapasiten iyiki yeterliymiş ki sonunda herşeyi öğrenebilmişsin buda bir başarıdır bizlerde aynı yollardan geçtik ama sen bizden daha şanslısın anladığım kadarıyla sen bizden eşimle kendimden bahsediyorum daha gençsin ne mutlu daha önünde geçireceğin *çok dünya yılları var şimdi yapman gereken dinsel konulara kulağını tıkaman ama gerçeği aramaya devam etmen çevrendekilere kendine zarar vermeden bunları açıklaman

tanrı varsa neden kendini saklasın aynı zamanda saklamak yalanla eş anlamlı peki dinlerde yalan ve kumar neden günah tanrı kumar oynuyor eğer tanrı olsaydı ilk canlının var oluşundan bu güne her canlının beyninde 1 kb lık bir bilgiyle ona ulaşamazmıydı ve bu yolla ilk canlıdan son canlıya kadar herkes tanrı varlığını bilmez miydi soruyorum peygamberliğe gerek varmıdır sonra o zamanki insanların gördüklerinin aynısını bizimde görmemiz gerekmezmi başta kızıl denizin yarılması vs *kuranda anlatılan birçok şey gibi

sadece kendi hayatını kendin için yaşa ip cambazı ipin üzerinde yürümek için nekadar ustalık gösteriyorsa nasıl sadece o ipe odaklanmışsa bizlerinde türkiyedeki yaşamlarımıza o ölçüde uymamız gerekiyor merak etme bundan sonraki günlerin daha güzel olacak umuyor ve temenni ediyorum bizler hala evrim süreci içersindeyiz beyinlerimiz hala büyüyor ve arkamızdan diğer canlı türleride aynı durumda yani ne olacak hiç birşey bilmiyoruz ama tahmin yürütebilir bir takım ölçümlemeler gözlemler sonucu bazı yargılara varabiliriz buda bilimsel doğal hakkımızdır

doğruda çıkabilir yanlışta ama ölümden sonra ne var hiç kimse bilemez o bizim için bir sürpriz ama merak etme yok olmadığımız kesin nasılsa dünya oluşumundan bu yana nebir gram su nede element kaybetmiştir unutmaki insanlar birçok elementlerden oluşmadır böyle olabilirde olmayabilirde ben her ikisinede hazırım

nasıl biryol yürüyor yolun sonu benim için bir sürpriz bir yenilikse dünya yaşamıda o dur dünyada yaşarkende tüm insani kurallara uymak zorundasın yaşamla kumar oynama zamanını en ekonomik ölçüde kullan aşağı inerken boşa at yukarı çıkarken en düşük düz giderken son vites tamgaz hayatta başarılar doğru yodasın emin ol saygı ve selamlar.

27-08-2007, 13:07
Şu ana kadar sanırım kendisini tanıtımda, duygusal olarak en iyi ifade eden kişi KC oldu. Bayanlar genellikle duygularını daha rahat ifade ediyorlar. Sanırım bunu bir üstünlükleri kabul etmek doğru olur. Erkekler ise güçlü görünme kaygıları nedeniyle duygusal iniş çıkışlarını, keskin dönüşlerini ifade etmekte genellikle isteksizler.

Özelini bizimle paylaştığın için teşekkürler sevgili KC.

K.C.
27-08-2007, 14:11
Bir okyanustan taşmış su damlaları gibiyiz ve sonuçta okyanusa tekrar kavuşacağız.

O okyanustan taşarken ne o okyanusa ait olduğumuzun, ne bir damla olduğumuzun ne de taştığımızın bilincindeydik.
O okyanusa yeniden döneceksek, ölüm buysa, yine aynı bilinçsizlikle döneceğiz belki...

Ayrılış ve dönüşte Bilinç olmadıktan sonra bir okyanusta damla olduğumuzun bilincinde olmak neyi ifade eder ki?

spartan-troy
27-08-2007, 14:44
:D *:D *

okyanustan taştığının bilincine sonradan varanlardan ve okyanusa döneceğini bilerek hazırlık yapanlardan Allah o güzel yaratıcı ,herşeyin sahibi Allah razı olsun.

Bir zaman gelecek ki inkâr edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.

hicr-2


94- Şimdi sen emrolunduğunu açıkça tebliğ et. Müşriklerden yüz çevir.

95- Muhakkak ki alay edenlere karşı biz sana yeteriz.

96- Onlar Allah ile birlikte başkasını ilâh edinenlerdir. Onlar yakında bileceklerdir.

97- Gerçekten biliriz ki, onların söylediklerine göğsün daralıyor.

98- O halde Rabbini hamd ile tesbih et. Ve secde edenlerden ol.

99- Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.

thunderpoint
27-08-2007, 15:26
Spartan,

Sen dilediğin şekilde davranmakta serbestsin; kimse sana karışmıyor! Yalnız bunları bize bastırmaya çalışma; kendi kabında yoğrul...

spartan-troy
27-08-2007, 17:19
benim kimseye bir text i upload ettiğim yok
kendi görüşlerimi paylaşıyorum...burası paylaşma platformu değil mi?
siz de kendi yagınızda kavruluyorsunuz bende
olay bu

InVitatio
27-08-2007, 17:38
Sevgili Spartan Troy

bir insanin ne denli müslüman olup olmadigi cidden kimseyi ilgilendirmemeli, bizleri yani hepimizi bilhasse müslümanlari , insanlarin toplum icindeki konumu ilgilendirmeli ! bize karsi nasillar ? bizim deger yargilarimiza ve bireysel tercihlerimize karsi nasillar ?
simdi belki sende biliyorsun, ben cogunlugun müslüman olmayan bir toplumda yasiyorum, ve sana sunu ictenlikle söyleyebilirim ki, tanidigim iyi insanlar icinde , müslüman olmayan , yer yer ateist olan insanlar ile icli disli yasiyorum.....
ve bunlarin bir cogunda "müslümanca" bir durus bir ahlak görüyorum, benim bir cok müslümandan göremedigim erdemligi bunlarda görüyorum.....
ben almanyada yasaiyorum ve almanlar ile icli disli yasiyorum, onlar ile cokca yemek yedik beraber, ve hep benim bu konudaki tercihlerime ( domuz eti veya domuz yagli ile hazirlanmis yemekleri yemememe) son derece saygili olmayi birak, benim icin özel yemek hazirlatiyorlar,
buügne kadar hic bir alman hristiyan veya bir alman ateist, bana bu konuda yalan söylemdi....söylemek geregei duymadi....

beni bu konuda ilk kandiranlar kimler oldu biliyormusun ?
benim bu yöndeki tercihlerime kim saygi göstermedi biliyormusun ?
alanyadaki dört yildizli hoteldeki ascilar....
esimin dis görüntüsü onun islami deger yargilarina megilli oldugnu göremeyen
onun acik büfeden ( turistler icin hazirlanmis) domuz janbonu olan eti almasina "sessiz kalip"
"bilgilendirmeyen" müslümani ben ne diye öveyim ?
tabi burada suc "islamin" kendisinde degil !
Müslümanim diye ortaliklarda gezinende....

umarim ki türkiydeki ateistlerde , icgüdüsel birseylere karsi olmayi birgün birakip, topluma ne gibi faydalarimiz olabilir hakkinda düsünüp bu yönde caba harcarlar....
yoksa inanmislar inanmamislar...
cidden beni ilgilendiriyor...
senin onlara kurani kerimden ayetler sunman , cidden islemiyor, cünkü bu arkadaslarin cogu
kurani kerime ve onun icindeki tüm yazilanlari tabi degiller.


Ben Sahsen K.C. gibi forumdaslarimizin "özündeki" yaraticiyi "öldürmedigini" düsünüyorum...
sahsi fikrim....ispati....gerekcesi yok....

27-08-2007, 18:00
Sn InVitatio,

Yukarıda bahsettiğiniz arkadaşlarınızın davranış biçimine evrensel ahlak denir, temeli ise "kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma"dır. Aslında herkesin uygulaması durumunda dünyanın bir cennet haline geleceği bu çok basit ve temel kuralı ne yazık ki semavi dinlerin hiç birinde bulamazsınız.

InVitatio
27-08-2007, 18:14
Sevgili Youef
ben dinlerden degil ! insanlarin toplum icindeki konumundan bahsediyorum....
yasadigm almanyada benim ahlak tanimama sigmayan bir sürü örnekler de sayabilirim...
ama niyetim ahlakin ne olup olmadigna "tek dogru budur" diye bir yargim degil, insanlarin toplum icindeki konumudur...
eger senin neyüdügü belirsiz "evrensel ahlak" gercekten yasaniyor olsa idi , bugün Amerika ...Irak'a saldirabilirmiydi ?
eger senin savundugn "evrensel ahlak" ( ne ise artik bu ) olsa idi , Irlanda ( ab ülkesi , demokrasinin toplum icinde yaygin oldugu yerde ) halen mezehp savaslari olurmuydu ?
nerde bu insanlarin "evrensel ahlak" anlayisi ?
Bugün Ankara 2 Hafta su kesilde diye yaygarayi koparanlar, Filistin Halkinin yillardir bu sorun ile bas basa oldugunu, siyonist rejimin suyu kestigi gibi filistin topraklarindaki suyu nasil sömürdügünü neden görmek istemezler ? nerde "evrensel ahlak" ?
bugün Irana sen atom enerjisi kullanamazsin diyen "evrensel ahlakcilar" neden sayisi bilinmeyen atom bombaya sahip olan Israil'e de bir "uyari"da bulunmaktan cekinyor....

lütfen ici bos ve son derece kaypak olan "ahlak" kavrami ile benim kendi deger yargilarimi sorgulayama kalkisma ....
Semavi dinlerin bu halinden "Allah" degil....Allah'tan cok Allahci olanlardir....
Allahtan cok Allahci olanlarin ise ne kadar insanca bir durus sergileyebildigi tartisilir

27-08-2007, 18:25
Sn InVitatio,

Evrensel ahlakın temelini yazdım, hiç de ne idüğü belirsiz değildir. Saydığınız rezilliklerin temelinde ise semavi dinler yatar, yani evrensel ahlak kurallarını içinde barındırmayan dinler.

Kendi inancınıza, kutsal kitabınıza, peygamberinizin hadislerine bir bakın bakalım, içlerinde o temel kuralı bulabilecek misiniz?

Bu arada K.C.'nin tanışma başlığı altında değil de başka bir başlık altında devam edelim isterseniz, yalnız benim çıkmam lazım, siz fikirlerinizi yazın ben yarın mutlaka cevaplarım.

InVitatio
27-08-2007, 18:34
Sevgili Yousef
Hadisleri al koltuk altina sok, benim hadisler ile isim olmaz....isterdim ki K.C hadislerin ile bir isi olmamasini.....Peygamberin hadisi diye bir olay yok ortada....Hadis yazarlarin tutugu notlar var....
Müslümanlarin kutsal kitabindaki degismeyen dogma olan Yaratanin kendi konumu hakkindaki ayetlerdir , "seriat" ile ilgili ayetlerin "ebedi kanun diye sunulup" gecerliligi olacak diye kesinlesmis bir ayet yoktur.
Benim inancimi sorgulayabilmen icin, benim tabi oldugum degerlere sende tabi olacaksin....yoksa sana ne demezler mi ?

hshtanri
28-08-2007, 03:40
Geçen yaşadığım bir olay kafamın hala ne denli karışık ve Yaradan (ya da Tanrı) inancımın ne denli müphem olduğunu bana düşündürdü. Müslümanlar derler ya hani, düşen bir uçakta bir tek ateist kalmaz, çaresiz zamanlarda yalvardığınız bir varlık muhakkak vardır diye. Ben bunun tam aksini yaşadım. Bir gece kendimi deniz kenarında ellerimi dua edercesine semaya açmış ve "neden yoksun, neden" diye bağırırken buldum.

Affınıza sığınarak, size çaresizliğinizde kendinize yalvarmanızı, kendinizle yüzleşmenizi tavsiye ederim çünkü sizi o bahsettiğiniz durumdan kurtarabilecek yegane güç sizsiniz, ne idüğü bilinmez bir varlık değil.

thunderpoint
28-08-2007, 09:27
Umarim Türkiye'deki Ateistler de içgüdüsel birşeylere karşı olmayı birgün bırakıp "topluma ne gibi faydalarımız olabilir" diye düşünüp bu yönde caba harcarlar....


Sevgili İnvi,

Şayet seni tanımasam ve özelliklerini bilmesem bu yazdıklarına cevabım hazırdı. Bence zihnindeki oluşumları daha düzgün anlatmak için çalışmalısın. Çünkü Türkiye'deki Ateistler'in çoğunluğu 'toplumsal fayda' için çırpınmakta. Sorun ise Müslümanların hemen hepsinin bilerek ya da bilmeyerek uyguladığı toplumsal baskı; Dar-ul İslam yani...

Sevgiler...

spartacus
28-08-2007, 10:29
Maide Suresi
(33) Allah'a ve Resûlüne(??) savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.

Şuara Suresi
(49) Firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım" dedi.

Vay Firavun! vay.

bayraktaro1
28-08-2007, 11:39
Sevgili Spartan;

Bundan sonra sana Hz. Spartan diyeceğim. Çünkü, sen kendini herhalde buranın peygamberi zannediyorsun. Biz de müşrikleriz sanal alemde seninle savaşıyoruz zannediyon galiba. Sanki, galip gelmiş gibi ne diye iki de bir Kur'an dan ayetler yazdığını anlayamadım.

Hz. Spartan senden sonra, başka peygamber gelecek mi? Veda Hutbeni de bekliyoruz. Sana bu ayetler nasıl geliyor ? Vahiy yoluyla mı?

28-08-2007, 14:53
Sn InVitatio,

Yazınızdan anladığım kadarı ile (ne demek istediğinizi tam anlayamadığımı üzülerek itiraf etmek isterim) hadisleri bir koltuğumun, Kur'an'ı ise -haşa- diğer koltuğumun altına sokuyorum ve sizin değerlerinize tabi olduktan sonra inancınızı sorgulayabilecek konuma yükseliyorum.

Peki o değerlere daha önceden tabi olup da sonra terk etmiş olursak sorgulama yapamıyor muyuz?

Bir de konu ile ilgili bir başlık açtım, lütfedip cevap verirseniz orada devam edelim derim.

Saygılar

beelzbb
06-09-2007, 22:48
Sanki K.C.'nin yazdıklarından bazıları kafa karışıklığı, arayış içindeymiş mesajı almış gibiler.
Yanıtlar da kafa-kol tarzını andırıyor.
Halbuki K.C.'nin anlatmak istedikleri çok daha farklı.
O dinlerden özgürlüğe ulaşmış. Artık dinlerüstü düşünüyor.
Onun yazdıklarını ben de yazabilirdim.
"Keşke bir Tanrı olsa, kuşkularımızda, inkarlarımızda yanılmış olsak, dualarımıza yanıt verecek, sığınabileceğimiz bir Tanrı"
Bunu düşünmek, istemek çelişkileri olmak demek değil.
Ki bu konuda noktayı koymuş zaten. Ne diyor:
"Hidayet'le kastın eğer DİN ise, o mevzuyu kesin olarak kapattım sanırım."

Tebliğciler avucunu yalar.:)

siteye üye olduğumda şırnaktan yeni geldiğim zamanlar yani ilk olarak K.C abla ve soro abibimle tanışmıştım çok hoş ve komik bir sohbetimiz olmuştu KİLİMCİNİN KÖR KIZI tabi onlar hatırlamazlar şimdi...Neyse K.C ablayı pek de iyi tanımadan ve anlamadan yorum yapanlara lafım...Pante abinin dedikleerine aynen katılıyorum.İnvi lafım da sana...K.C abla islamı ve müslümanlığı 100 de 100 terk etmiş ve iyi bildiğini düşündüğüm bir kişilik.Bana mealini kaç kez okudun dediğinde henüz okuyorum demiştim akabinde yaşımı sorunca ok daha küçüksün çok okursun daha demişti.İslam ışığında da tartışmamız olmuştu kendisiyle...

Neyse hakkında sözylenecek çok şey var değerli ablamın avukattı galiba yanılmıyosam.SEvgilerimle

__KokTengri__
07-09-2007, 01:46
Uzun süre ekrana baktım... baktım...
Giriş, gelişme, sonuç bölümü tasarlamadan sadece neresinden başlayacağımı düşündüm.

Hiç de mümin olmayan bir ailenin kızıydım. Daha çocukken dine çok ilgim vardı. Ailemden habersiz Kur'an Kursuna yazılmış, gizli gizli camiye gitmiştim. Sonra bir gün yakalandım iyi bir azar işittim ve bir daha gidemedim.

Orta okul sıralarında kendi isteğimle tesettüre girdim. Yine ailemin haberi olmadı. Büyüdükçe onları kafir ve ziyanda kişiler olarak görmeye başladım. Hatırlıyorum da babamı imana getirmek için ona sürekli dini kitaplar okurdum, yatsı namazımı onun geleceği saate denk getirmeye çalışırdım ki o da etkilensin ve içinde Allah sevgisi oluşsun. Ama hiç olmadı bu isteklerim.

Fakültedeyken de beş vakit namazında niyazında biriydim. (dönem dönem aksatmış olsam da yine aynı yere binbir tövbe ve pişmanlıkla dönerdim). Bir hayalim vardı, kitap yazmak, roman yazmak. Ama tam da kitabımı yazmaya başladığım bir dönemde sevdiğim bir arkadaşımdan Haluk Nurbakinin pekçok kitabını aldım ve Cennet-Cehennem-Ahiret isimli bir başka kitap daha. O kitabı okurken (ki şu anda düşündüğümde kaynaksız bir kitap olduğunu hatırlıyorum sadece) çok etkilendim. Haluk Nurbaki'nin Kur'an mucizeleri de beni derinden etkiledi ve o dönem bir tevsir külliyatı ile birkaç Kur'an meali aldım.
Önümde Kur'an gibi mükemmel, semavi ve benzeri yazılamaz bir kitap varken benim kitap yazmam şirk koşmak olur diye düşünerek kitap yazmayı bıraktım ve 18 yıl kadar sadece Kur'an ve dini kitap okudum. Çok nadir roman okudum, onlar da bana birşey katan kitaplar değildi.
Dünya görüşüm ve her şeye, her insana, her olguya, her oluşuma bakış açım yıllar yılı hep din penceresinden oldu.
Bir, benden olanlar vardı, yani müslümanlar ve diğerleri. Tüm dostlarım cemaat arkadaşlarımdı ve neredeyse tamamı tesettürlü hanımlardı. Atatürkçü arkadaşlarımla bağlarımı çoktaaaan koparmıştım.

İnterneti doğru dürüst kullanmayı bilmezken forumlarla tanıştım. İki ayrı forumu ziyat etmeye ve okumaya başladım. Oradaki görüşleri ve bilgileri okudukça ne kadar eksik ve dünyadan bihaber olduğumu gördüm. Bu bana koymaya başlamışsa da ben islamı öylesine iyi yaşıyordum ki islami bilgilerimle pekçok soruya cevap verebilir olarak hissediyordum kendimi. (İslamı iyi yaşamaktan kastım ortalama bir müslümandan daha fazla sakınmaktır. Mesela en büyük özlemim denize girmekti yıllar yılı. Ve hep cennette bir gün denize girebileceğimi düşünür buna inanmak isterdim. Bir iki kez eşofmanla denize girmiştim ki az kalsın boğuluyordum. Her başım sıkıştığında veya kafam bir şeye takıldığında ilmihallere ve fetvalara bakıp ona göre hareket ediyordum)

Nerde kalmıştım. Hah, forumlardakiler bilgiliydiler, bu dünyadan haberleri vardı, felsefe biliyorlardı, kendilerine ait hayat görüşleri vardı, siyaset biliyorlardı, tarih biliyorlardı ama bunlar neye yarardı ki (kanımca) önemli olan öbür dünya ise, öldükten sonraki yaşam ise, ben de (güya) onu biliyor ve sadece o tarafa kanalize oluyordum.

Bir gün, üye olduğum forumlardan birinde bir budistin islamdaki kader konusuyla ilgili yazılarını takip etmeye başladım. Yıllar önce bu konuyu kendi kafamda çözmüş ve o zaman için bulduğum cevaplar beni tatmin etmişti. Ama bu kez, aynı cevapları düşünmeye çalışsam da bir türlü tatmin olmuyordum.

8 Mart 2006 dünya kadınlar gününde kadınlar aleyhine olan pekçok hadis ve ayet asmıştı biri. Ben o imanlı halimle öyle bir çıkışmıştım ki (şu anda o halime biraz kırgın gülümsüyorum) anında savunmaya geçmiş ve gelen sorular ve yanıtlarla ilk kez birşeyler araştırmaya başlamıştım. Kütübü sitte ile ve online kur'anla o araştırmalarım esnasında tanıştım.

Bir diğer forumda turandursun'un adı geçmişti ve pek de imanlı olmayan (bizden olmayan) bir arkadaş onun eski müftü olduğundan bahsetmişti. Bu ismi ilk kez duymuştum ve marakım uyandı. İşte o zaman bu siteyle tanıştım. Forumlara girdiğimde genellikle islami tebliğler vardı. Sitenin ne olduğunu tam olarak çözemedim ama zaman zaman girip okudum.
Sorularım ve çözümsüzlükleri git gide arttı.
Diğer forumda küfre sapmadan bu sorularıma yanıtlar aramaya koyuldum. Ama bana ateist gibi düşünüyorsun diyenler de oldu, dikkat et küfre sapıyorsun diyenler de oldu. Yani soru sormak için ve bunu özgürce istediğim kelimelerle yapabilmek için öncelikle bu dinden çıkmam gerekiyordu. Aslında galiba, o dönem kendime itiraf etmemiş olsam da ben bu dinden çıkmıştım ama kesin bir karar verilmiş değildi.

Haftalarca göz yaşlarıyla dua ettim. Bu sorularıma cevap bulamamış veya verilen cevaplarla tatmin olamamış olmak sanki bana aklımı kaybettirecekti. Doğru yola iletilmek için sürekli dua ettim. Ama baktım, bu dualarıma karşılık ben doğru yola (yani islama) iletileceğime ondan uzaklaşıyorum...

Bir gece yatmadan önce nihai kararımı verdim. Ve sabah müslüman olmayan bir kadın olarak uyandım.
Öfkem büyüktü. Bu siteye o zaman üye oldum, ki kafam hala karışıktı ve gidip geliyordu. Beni Pante'ye benzettiklerinden Pante'nin yazılarını okumaya başladım. Sonra panteizmi ve pananteizmi okudum. (tatmin olmadım) Dinimi kaybetmiştim ama Yaradan inancımı kaybetmek istemiyordum...
şimdi...
Geçen yaşadığım bir olay kafamın hala ne denli karışık ve Yaradan (ya da Tanrı) inancımın ne denli müphem olduğunu bana düşündürdü. Müslümanlar derler ya hani, düşen bir uçakta bir tek ateist kalmaz, çaresiz zamanlarda yalvardığınız bir varlık muhakkak vardır diye. Ben bunun tam aksini yaşadım. Bir gece kendimi deniz kenarında ellerimi dua edercesine semaya açmış ve "neden yoksun, neden" diye bağırırken buldum.
Ateist mi olmuştum bilmiyorum. Hala ne olduğum belirsiz sanırım. :))

Bu sitedeki ilk kadın admin olmak bana büyük bir onur vermişti. O onuru hala Onur üyesi olarak taşımak güzel bir lezzet...

Sevgili K.C.

Ben hiç bir zaman dine inanmak istemedim.Çünkü bana göre biraz mantıklı düşününce dinin yalan olduğu hemen ortaya çıkıyordu.Burada ne kadar din karştı yazılar yazsamda yada arkadaşlarım arasında konuşsamda dün akşam çok ilginç bir şey oldu :/

Dün akşam yattığımda yine aklıma şu sorular geldi: Ya gerçekten varsa!!
Ve dün akşam yatağımda Allah'ın beni affetmesi için (td sitesinde yazzdıklarım ve söylediklerim)
tövbe ettim.Ama ben dine inanmıyorum fakat yinede bunu yapıyorum. Artık iki ihtimalide düşünüyorum nede olsa inananlar için Allah affeden değilmi :):) Bunları yazdıktan sonra yine tövbe edecem ama yazmaya devam edeceğim.Nedenini bilmiyorum.
Herhalde psikolojik olarak kendimi bir fırtınanın ortasında buldum.Ben ezandan bir şey anlamıyorum(türkiyede arapça okunuyor).Kuran arapça ve türkçe tercümesi yetersiz diyorlar o zaman ben nasıl bu dine inanayım ki? zaten inanmak ta istemiyorum.Hayatın güzellikleri varken kendimi kısıtlayamam pardon :) *Kumsal,disko,çeşitli yemekler vs..

beelzbb
07-09-2007, 03:13
Uzun süre ekrana baktım... baktım...
Giriş, gelişme, sonuç bölümü tasarlamadan sadece neresinden başlayacağımı düşündüm.

Hiç de mümin olmayan bir ailenin kızıydım. Daha çocukken dine çok ilgim vardı. Ailemden habersiz Kur'an Kursuna yazılmış, gizli gizli camiye gitmiştim. Sonra bir gün yakalandım iyi bir azar işittim ve bir daha gidemedim.

Orta okul sıralarında kendi isteğimle tesettüre girdim. Yine ailemin haberi olmadı. Büyüdükçe onları kafir ve ziyanda kişiler olarak görmeye başladım. Hatırlıyorum da babamı imana getirmek için ona sürekli dini kitaplar okurdum, yatsı namazımı onun geleceği saate denk getirmeye çalışırdım ki o da etkilensin ve içinde Allah sevgisi oluşsun. Ama hiç olmadı bu isteklerim.

Fakültedeyken de beş vakit namazında niyazında biriydim. (dönem dönem aksatmış olsam da yine aynı yere binbir tövbe ve pişmanlıkla dönerdim). Bir hayalim vardı, kitap yazmak, roman yazmak. Ama tam da kitabımı yazmaya başladığım bir dönemde sevdiğim bir arkadaşımdan Haluk Nurbakinin pekçok kitabını aldım ve Cennet-Cehennem-Ahiret isimli bir başka kitap daha. O kitabı okurken (ki şu anda düşündüğümde kaynaksız bir kitap olduğunu hatırlıyorum sadece) çok etkilendim. Haluk Nurbaki'nin Kur'an mucizeleri de beni derinden etkiledi ve o dönem bir tevsir külliyatı ile birkaç Kur'an meali aldım.
Önümde Kur'an gibi mükemmel, semavi ve benzeri yazılamaz bir kitap varken benim kitap yazmam şirk koşmak olur diye düşünerek kitap yazmayı bıraktım ve 18 yıl kadar sadece Kur'an ve dini kitap okudum. Çok nadir roman okudum, onlar da bana birşey katan kitaplar değildi.
Dünya görüşüm ve her şeye, her insana, her olguya, her oluşuma bakış açım yıllar yılı hep din penceresinden oldu.
Bir, benden olanlar vardı, yani müslümanlar ve diğerleri. Tüm dostlarım cemaat arkadaşlarımdı ve neredeyse tamamı tesettürlü hanımlardı. Atatürkçü arkadaşlarımla bağlarımı çoktaaaan koparmıştım.

İnterneti doğru dürüst kullanmayı bilmezken forumlarla tanıştım. İki ayrı forumu ziyat etmeye ve okumaya başladım. Oradaki görüşleri ve bilgileri okudukça ne kadar eksik ve dünyadan bihaber olduğumu gördüm. Bu bana koymaya başlamışsa da ben islamı öylesine iyi yaşıyordum ki islami bilgilerimle pekçok soruya cevap verebilir olarak hissediyordum kendimi. (İslamı iyi yaşamaktan kastım ortalama bir müslümandan daha fazla sakınmaktır. Mesela en büyük özlemim denize girmekti yıllar yılı. Ve hep cennette bir gün denize girebileceğimi düşünür buna inanmak isterdim. Bir iki kez eşofmanla denize girmiştim ki az kalsın boğuluyordum. Her başım sıkıştığında veya kafam bir şeye takıldığında ilmihallere ve fetvalara bakıp ona göre hareket ediyordum)

Nerde kalmıştım. Hah, forumlardakiler bilgiliydiler, bu dünyadan haberleri vardı, felsefe biliyorlardı, kendilerine ait hayat görüşleri vardı, siyaset biliyorlardı, tarih biliyorlardı ama bunlar neye yarardı ki (kanımca) önemli olan öbür dünya ise, öldükten sonraki yaşam ise, ben de (güya) onu biliyor ve sadece o tarafa kanalize oluyordum.

Bir gün, üye olduğum forumlardan birinde bir budistin islamdaki kader konusuyla ilgili yazılarını takip etmeye başladım. Yıllar önce bu konuyu kendi kafamda çözmüş ve o zaman için bulduğum cevaplar beni tatmin etmişti. Ama bu kez, aynı cevapları düşünmeye çalışsam da bir türlü tatmin olmuyordum.

8 Mart 2006 dünya kadınlar gününde kadınlar aleyhine olan pekçok hadis ve ayet asmıştı biri. Ben o imanlı halimle öyle bir çıkışmıştım ki (şu anda o halime biraz kırgın gülümsüyorum) anında savunmaya geçmiş ve gelen sorular ve yanıtlarla ilk kez birşeyler araştırmaya başlamıştım. Kütübü sitte ile ve online kur'anla o araştırmalarım esnasında tanıştım.

Bir diğer forumda turandursun'un adı geçmişti ve pek de imanlı olmayan (bizden olmayan) bir arkadaş onun eski müftü olduğundan bahsetmişti. Bu ismi ilk kez duymuştum ve marakım uyandı. İşte o zaman bu siteyle tanıştım. Forumlara girdiğimde genellikle islami tebliğler vardı. Sitenin ne olduğunu tam olarak çözemedim ama zaman zaman girip okudum.
Sorularım ve çözümsüzlükleri git gide arttı.
Diğer forumda küfre sapmadan bu sorularıma yanıtlar aramaya koyuldum. Ama bana ateist gibi düşünüyorsun diyenler de oldu, dikkat et küfre sapıyorsun diyenler de oldu. Yani soru sormak için ve bunu özgürce istediğim kelimelerle yapabilmek için öncelikle bu dinden çıkmam gerekiyordu. Aslında galiba, o dönem kendime itiraf etmemiş olsam da ben bu dinden çıkmıştım ama kesin bir karar verilmiş değildi.

Haftalarca göz yaşlarıyla dua ettim. Bu sorularıma cevap bulamamış veya verilen cevaplarla tatmin olamamış olmak sanki bana aklımı kaybettirecekti. Doğru yola iletilmek için sürekli dua ettim. Ama baktım, bu dualarıma karşılık ben doğru yola (yani islama) iletileceğime ondan uzaklaşıyorum...

Bir gece yatmadan önce nihai kararımı verdim. Ve sabah müslüman olmayan bir kadın olarak uyandım.
Öfkem büyüktü. Bu siteye o zaman üye oldum, ki kafam hala karışıktı ve gidip geliyordu. Beni Pante'ye benzettiklerinden Pante'nin yazılarını okumaya başladım. Sonra panteizmi ve pananteizmi okudum. (tatmin olmadım) Dinimi kaybetmiştim ama Yaradan inancımı kaybetmek istemiyordum...
şimdi...
Geçen yaşadığım bir olay kafamın hala ne denli karışık ve Yaradan (ya da Tanrı) inancımın ne denli müphem olduğunu bana düşündürdü. Müslümanlar derler ya hani, düşen bir uçakta bir tek ateist kalmaz, çaresiz zamanlarda yalvardığınız bir varlık muhakkak vardır diye. Ben bunun tam aksini yaşadım. Bir gece kendimi deniz kenarında ellerimi dua edercesine semaya açmış ve "neden yoksun, neden" diye bağırırken buldum.
Ateist mi olmuştum bilmiyorum. Hala ne olduğum belirsiz sanırım. :))

Bu sitedeki ilk kadın admin olmak bana büyük bir onur vermişti. O onuru hala Onur üyesi olarak taşımak güzel bir lezzet...

Sevgili K.C.

Ben hiç bir zaman dine inanmak istemedim.Çünkü bana göre biraz mantıklı düşününce dinin yalan olduğu hemen ortaya çıkıyordu.Burada ne kadar din karştı yazılar yazsamda yada arkadaşlarım arasında konuşsamda dün akşam çok ilginç bir şey oldu :/

Dün akşam yattığımda yine aklıma şu sorular geldi: Ya gerçekten varsa!!
Ve dün akşam yatağımda Allah'ın beni affetmesi için (td sitesinde yazzdıklarım ve söylediklerim)
tövbe ettim.Ama ben dine inanmıyorum fakat yinede bunu yapıyorum. Artık iki ihtimalide düşünüyorum nede olsa inananlar için Allah affeden değilmi :):) Bunları yazdıktan sonra yine tövbe edecem ama yazmaya devam edeceğim.Nedenini bilmiyorum.
Herhalde psikolojik olarak kendimi bir fırtınanın ortasında buldum.Ben ezandan bir şey anlamıyorum(türkiyede arapça okunuyor).Kuran arapça ve türkçe tercümesi yetersiz diyorlar o zaman ben nasıl bu dine inanayım ki? zaten inanmak ta istemiyorum.Hayatın güzellikleri varken kendimi kısıtlayamam pardon :) *Kumsal,disko,çeşitli yemekler vs..

çok sığ bir yazı olmuş köktanrı hayatın güzellikleri zaten islamda var senin o bahsettiklerin disko yemek zıkkımın kökü:) v.s... geçici olan şeyler...birzamana kadar hoş gelebilir nefse(alkol,uyuşturucu,patates kızartması fasfood v.s yağlı yağlı...??) lakin 40 ından sonra tehlike arzeder anjiyo olunca anlarsın:) ya da akciğer kanseri v.s yani o saydıkların pek de hayatın güzelliği değil

SAYGILAR