PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Anlamlı Genelkurmay Mesajı


pante
27-08-2007, 19:43
Genelkurmay 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajını 3 gün önce yayımladı.
Özellikle Abdullah Gül'ün seçilmesine 1 gün kala yayımlanan mesaj hem bu açıdan hem de içeriği dolayısıyla oldukça anlamlı bulundu.

GENELKURMAY BAŞKANI ORGENERAL YAŞAR BÜYÜKANIT'IN
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJI

( 27 Ağustos 2007 )

* * *Değerli Silah Arkadaşlarım,

* * *Tarih sahnesinde görüldüğü andan itibaren bağımsızlığı ile tüm dünyaya örnek olmuş yüce Türk ulusunun, vatanının işgal edildiği bir dönemde bu güçlere karşı verdiği onurlu mücadeleyi zaferle taçlandırışının bugün 85'inci yıl dönümünü kutlamanın coşkusunu yaşıyoruz.

* * *Türk ulusunun bağımsızlık düşüncesinin ölümsüz bir anıtı olan bu zafer, Türk ordusunun yüksek kudret ve kahramanlığının bir göstergesi olmakla kalmamış ulusal birlik ve beraberliğin ne kadar büyük ve zinde bir güç olduğunu da ortaya koymuştur. Türk ulusunun zayıf zannedildiği dönemde kazanılan bu zafer, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel dayanaklarının ne derece sağlam ve sarsılmaz olduğunun en açık ifadesidir.

* * *Yokluğun ve teknik imkânsızlıkların kol gezdiği bir dönemde, düşman karşısında dimdik ayakta durma cesaret ve kararlılığı gösteren kahraman Türk ordusunun dokusuyla, bugün Bilgi Çağının gerekleri ile donanarak harp yeteneklerini üst düzeye ulaştırmış Türk Silahlı Kuvvetlerinin dokusu arasında en ufak bir fark yoktur. Bu doku, Türk ulusunun "doğuştan taşıdığı kabiliyet ve kudret" ile şekillenen ve Ulu Önder Atatürk'ün İlke ve Devrimleriyle kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ni sonsuza kadar yaşatacak dinamik gücün temeli olmaya devam edecektir.

* * *Unutulmamalıdır ki, Atatürk Devrimi, demokratik bir niteliğe sahiptir. Padişahlığı ve halifeliği yıkarak yerine ulus egemenliğine dayanan Cumhuriyeti getirmiştir. Atatürk Devrimi, özünü Ulusal Kurtuluş Savaşı'ndan almıştır. Türk Milletinin bu büyük savaşı, hem Anadolu'yu ele geçirmek isteyen dış düşmanlara, hem de bu düşmanlarla iş birliği yapan Padişahlık ve Halifelik düzenine karşı verilmiştir. Bu mücadele dışarıya karşı bağımsızlığı, içeride de ulusal egemenliği amaçlamıştır.

* * *Bilime ve akla dayanan Atatürkçü Düşünce Sisteminin esaslarını kavrayamamış birtakım kötü niyetliler tarafından; Türk ulusunun birlik ve beraberliğini, Türkiye Cumhuriyeti'nin laik ve demokratik yapısını bozmak ve çağdaş kazanımlarını ortadan kaldırmak amacıyla yürütülen sinsi planlar ne yazık ki her geçen gün farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır. Üzülerek ifade ediyorum ki, yaşadığımız günlerde hem ülke içinden hem de ülke dışından Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı yapılan saldırılar artmış bulunmaktadır. Bu saldırıların amacı, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları tarafından çok iyi bilinmektedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısını içine sindiremeyen bölücüler ile laik yapısını sistematik bir yaklaşımla aşındırmaya çalışan şer odaklarının yaklaşımlarını, tüm ulusumuz çok açık olarak izlemektedir.

* * *Bu tehditler karşısında, hiçbir etnik temele dayanmayan ve Anayasamızda açıkça belirtilen, soydaşlık değil yurttaşlık esasına dayanan ve Ulu Önderimiz Atatürk'ün: "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk halkına Türk ulusu denir." veciz ifadesinde yerini bulan Atatürk milliyetçiliği ve laiklik, bilim ve aklın parlak ışığı ile bütün bu karanlık güçleri boğarak bizi aydınlık bir geleceğe ulaştıracaktır.

* * *Bir hususu, Kurtuluş Savaşı'nın esas kahramanları olan yüce Türk ulusunun bilmesi gerekmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerini, tüm dünyaya örnek olan çelik gibi disiplinini, birlik ve beraberliği ve Atatürk'ün ideolojiden uzak, bilim ve akla dayanan dinamik ve çağdaş Düşünce Sisteminin takipçisi olan personelini, bu tür saldırılar ve ihanetler yıldıramayacaktır. Bu direnç, Türk Silahlı Kuvvetlerinin genlerinde mevcuttur.

* * *Türk Silahlı Kuvvetleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni koruyup kollama görevini Atatürkçü Düşünce Sisteminin rehberliğinde gerçekleştirirken kararlı duruşundan asla taviz vermeyecektir.

* * *Bu bilinçle hareket eden kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına ülkemizi bölmeye çalışan terör örgütü ile vermiş olduğu mücadelede başarılar diliyor, tüm kahraman evlatlarımızı ve onların komutanlarını sevgiyle kucaklıyorum. Unutmayın, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün: "Cumhuriyeti kuranlar, onu korumaya da muktedir olmalıdırlar." özdeyişi daima rehberimiz olacak ve bize güç verecektir.

* * *Bu duygu ve düşüncelerle; başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere yurdu ve ulusu uğruna seve seve canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her kademesinde görev yapan, general/amiral, subay, astsubay, uzman erbaş, erbaş ve erlerimiz ile sivil memur ve işçilerimizin Zafer Bayramı'nı ve TSK Günü'nü kutlar; aileleriyle birlikte sağlık, mutluluk ve esenlikler dilerim.

* * *Büyük Zafer'in 85'inci yılı kutlu olsun.

dilaver
27-08-2007, 20:34
Bir hususu, Kurtuluş Savaşı'nın esas kahramanları olan yüce Türk ulusunun bilmesi gerekmektedir.

* * * şayet yüce Türk ulusunun ezici çogunlugu, serbest iradesi ile bir karar veriyorsa herhalde buna yapılacak bir şey yoktur diye düşünüyorum. Kimse yüce Türk ulusunun üzerinde bir yetkiyi kendisinde görmemesi gerekiyor. Bu ifadeler samimi ise herkes işini yapacak ve anayasaya, ya da yeni anayasaya uyacak. Çünkü o da yüce Türk ulusunun bir ifadesi olacak.

* * *Hal böyleyse düşman kim ?


* * *saygılarımla

pante
27-08-2007, 20:43
Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısını içine sindiremeyen bölücüler ile laik yapısını sistematik bir yaklaşımla aşındırmaya çalışan şer odaklarının yaklaşımlarını, tüm ulusumuz çok açık olarak izlemektedir.

Ben de bu cümleye takıldım.
"Tüm ulusumuz çok açık olarak izliyor" derken "ulusumuz görüyor, biliyor, herşeyin farkında" gibi bir anlam çıkıyor.
Öyle mi acaba?
Yoksa ulusun çoğunluğunun umurunda değil mi?
Ya da tehlike denilenleri tehlike olarak düşünmüyor mu?
Terör, bölücülük gibi konuları belki ulusun çoğunluğu önemsiyordur da laikliği, demokrasiyi önemsediğini sanmıyorum. Daha doğrusu geçimi, istikrarı, sosyal koşulların iyileştirilmesini daha çok önemsiyor.

seyyah3441
27-08-2007, 21:08
Sevgili *Dostlar,

Kimilerimize söylemek acı gelecek bile *olsa *RTE *yi tebrik etmek ve *muhteşem politika kabiliyetini takdir etmek zorundayız.

Mutlaka *biliyorsunuzdur *"poli" (çok) *"tika"(yüz, surat) *anlamına *gelen eski yunanca bir kelime
ve RTE *takdire şaiyan bir biçimde bu kelimenin hakkını veriyor.Her ne hikmetse herkes bu *ÇOKYÜZLÜLÜK te kendine uygun bir şeyler buluyor ve doğal olarak ta RTE yi destekliyor.

Avrupa Birliği, ikinci cumhuriyetçiler,kısmi radikal islamcılar,hemen hemen tüm ılımlı islamcılar (bu radikal ve ılımlı islamcı ne demekse),muhafazakar geçinen yeni islam evangelistleri,milliyetçi geçinen yeni mandacı teslimiyetçiler,liberal geçinen emek düşmanları,solcu geçinen bir takım bölücüler,sol görüşlü olmayı *sadece bir etnik kökenin ezilmişliğini söylemlerine taşımak olduğunu sanan *zavallılar,düşmanımın düşmanı dostumdur mantığıyla *gözlerini kara bir bağnazlık ve hırs kaplamış olan Atatürk *düşmanları,kısaca *gaflet *,delalet ve hatta hıyanet içinde olan tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları.

Evet *kimi *gafletinden kimi delaletinden kim ise ajandalarındaki ayrılıkçılığı *veya cumhuriyet *düşmanlığını açıkça telaffuz edemedikleri için demokrasi ve/veya insan hakları maskesi arkasına saklanarak sürdürdükleri hainliklerinden dolayı bu çok yüzlülüğü ve çok yüzlüyü destekliyorlar.

İslami öğretide ruh yaşı ahirette 33 olarak kabul edilir.Bu kısaca ruhun ve bedenin tamamen yapısal olarak olgunlaştığı (göreceli) yaş *betimlemesidir.Şimdi sormazlar mı insana 33 yaşında ki söylemleri bu günkü söylemlerinden taban tabana zıt olan kişiler ne olmuşta *böyle *değişmişlerdir.

Cevap basit poli(çok) tika(yüzlülük).

Maalesef intahar eden insanlar gibi kimi zaman toplumlarda intahar ederler.İşin acı tarafı intahar eden insanlar çoğu zaman yalnız kendi canlarından vaz geçer ama toplumsal intaharda kurunun yanında yaş da yanıyor.

Çok uzun oldu ama *ufak bir Allah c.c ile melek diyaloğuyla bitirmek istiyorum yazıyı.

Allah c.c. meleklere bir kavmi helak etmesini söyler.Melekler hafifçe itiraz edecek olurlar --ama Rab bi o kavimin çoğunluğu namazında niyazında sadece ufak bir azınlık kargaşa çıkartıyor ,diye.

Rab bi der ki...Tümünü helak edin.O çoğunlukta *ufak azınlığı yola getiremediği için helak olmayı hak etti.

Benzeşiyoruz *değil mi dostlar.

dilaver
27-08-2007, 21:57
kısaca *gaflet *,delalet ve hatta hıyanet içinde olan tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları.


* * sevgili seyyah gaflet ve delalet içindeki tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ki sizin saydıgınız isimlerden gayri insan kalmadı; acaba kime karşı gaflet ve delalet içerisindeler.

* * * *saygılarımla

27-08-2007, 22:14
* * * şayet yüce Türk ulusunun ezici çogunlugu, serbest iradesi ile bir karar veriyorsa


Bu serbest irade, nasıl bir serbest irade ? Orası bana biraz karışmış gibi geliyor.

Anlık çıkarını düşünen, kömür ve gıda yardımlarına mahkum edilmişliğin sonunda bunu yazgı kabul eden, şıhı ne derse onu kabul edip oy veren, veya "bu yardımlar sürecek ama Akepe'ye oy vereceksiniz, attığınız oyu bilgisayardan internette izleyeceğiz" baskılarına razı olan, kompradorluğunun son kertesindeki mütareke basınının etkisi altındaki
s e r b e s t * irade mi?

27-08-2007, 22:25
Abi bırakın bu işleri, gelin rock'n coce konserine takılıp çıtırları götürelim. Gerçi bizim gibi topal öküzlere bakan çıkar mı bilinmez ama en azından havamızı buluruz *:lol:

dilaver
27-08-2007, 22:27
sevgili Burlap maalesef halk diye buna deniyor. Sizin tanımlamaya çalıştıgınız gibi uç boyutlarda olmasa bile her kes kendi çıkarı için çalışıyor. Bu bazısı için bir torba kömür, bazısı için bir termik santral olabiliyor. Bunu yok etmek mi ancak mülkiyeti yok etmekle mümkün görünüyor.

* Maalesef başka çaresi yok, Mustafa Kemal de aynısını yapmış idi. Bir de halkın önü sıra duracak bir güç yok. O ordu o halktan meydana geliyor ve babalar ve atalar çagırdıgı zaman ordu falan kalmıyor. Örnek mi Ekim devrimi asker sovyetleri. Onun için seçkinciligin tek dayanagı diktadır. Halk kötüye karar vermez merak etmeyin, vardır bir bildigi. Halkın önüne ne ile çıkarsanız onıu alırsınız.
Örnek mi Mustafa Kemal.

* *saygılarımla

27-08-2007, 22:33
Sevgili Dilaver,

Kusura bakma ama halk bir .ok bilmez. Mustafa Kemal eğer halka güvenseydi biz bugün Avrupa Birliğine girmiştik!

İstiklal mahkemeleri kim için kuruldu, Sovyet halkı için mi, yoksa savaştan kaçan Türk halkı için mi?

dilaver
27-08-2007, 22:42
İstiklal Mahkemeleri savaştan kaçan Osmanlı tebaası için kuruldu ve bir Türk ulusu yaratmanın ilk nüvelerini teşkil etti. Ve gene o ulus sayesindedir ki milli mücadele gerçekleşti. Yoksa sizce de milli mücadelede Allahın yeşil sarıklıları mı savaştı.

* *Bu türk ulusu da başlangıçta diger bir ulusla ortaklık temelinde ve Kürdistanı Ermenistan yapmayacagız temelinde kuruldu. ( bknz Kürt meselesi başlıgım )

* *Tarihi halklar yapar, bu 6.000 senedir böyledir, yani sınıfların ortaya çıkışından beri, ve tarihin devingeni sınıflar mücadelesidir. Halk olmasaydı Mustafa Kemal kendisini destekleyen iki kolordu ile bir hiçti. ( 20.000 asker, çogu da kaçmaya meyilli )

* * Haa sovyet *halkına degindiginiz iyi oldu, onlar olmasaydı o halkın destegi olmasaydı milli mücadelenin gene işi zordu. Ama nereden bakarsanız bakın halk gerçegi yüzümüze çarpıyor. Ne yapalım onun da bir kusuru var göbegini kaşıyor. Kaşınma ilaçları için parası yetmiyor çünkü.

* * *saygılarımla

<strong>SİLİNEN</strong>
27-08-2007, 22:54
Son derece kaba bir popülizm herkesi esir almış durumda.
Ne yapalım halk böyle istiyor, demek herkesin seçtiği bir kolaycılık oldu.
Bir kere halkın hepsi öyle istemiyor. Halkın diğer kısmı Cumhuiyet mitinglerinde sel olup aktı.
Onlar halk değil miydi?
"Halk böyle istiyor" diyenlerin 82 anayasasını ve Kenan Evren'i de halkın istediğini akıllarından çıkartmamaları gerekir.
Ve dahası Atatürk devrimlerinin de "halka rağmen" yapıldığını da.
Kadınların neredeyse tamamının kara çarşaflı olduğu bir dönemde eğer "halkın giyimine saygı gösterelim" vb. kaba bir popülizm ile yola çıkılsaydı o zaman hâla bugün kadınların tamamı kara çarşaflı olurdu.
Aynı şekilde tişörtle, takım elbiseyle dolaşan erkek de görmezdiniz. Şalvar, cüppe, sarık da bugünün doğal günlük giysisi olurdu.
O yüzden "ilerici" adımlar halkın geri anlayışlarına kurban edilemez.
Eğer halkın hepsi şeriat istese demokrasiyi rafa kaldırıp Kuran'ın anayasa olmasına göz mü yumacaksınız?
İran devriminde de halkın büyük çoğunluğu Şah'a karşı idi ama aynı halkın büyük bir kısmı şimdi mollalara karşı.
Ama geriye dönüş yok. Şeriattan geriye dönülmez.
O yüzden geriye dönüşü olmayan adımları "halk böyle istiyor" diye meşrulaştıramazsınız.
Kaldı ki bu ülkenin halkı Çağlayan'da, Gündoğdu'da, Tandoğan'da idi.
Asıl Türk halkı o dur, yoksa bir poşet prince oyunu satanlar değil.

27-08-2007, 22:58
Dilaver,

Ben Türk ulusu dedikçe sen cüzzamlı görmüş gibi kaçıyordun, açıkçası anlayamıyorum. Evet, Mustafa Kemal İstiklal Mahkemeleri ile, Sovyet (halkının değil) devletinin desteği ile, minimalist de olsa bir uzak görü ile TÜRK ULUSU yarattı, günümüzde yaşadığımız tüm sorunların nedeni de bunu başarabilmiş olmasıdr. Şimdi bunu savunuyorsun, bu ne perhiz, ne lahana turşusu?

dilaver
27-08-2007, 23:02
Atatürk devrimleri halka ragmen degil halkla birlikte yapılmıştır. Atatürk devrimleri denen her bir şeyde halka hitap vardır. Öyle olmasaydı, serbest fırka deneyimine de girilmezdi. Mustafa Kemal hakimiyeti meşru zeminden almıştır, yani TBMM den. Ama onun bazı uygulamalarını dikta ve seçkincilik heveslerinin arkasına gizlemeye çalışan zevat onun köylü milletin efendisidir deyişini unuturlar.

* * Hatay meselesinde bir paşaya 5.000 kişilik milis kurdurma emrini unuturlar. O hatayda halka giderek halkla hatayı alma girişimi kuruyordu, acı olan şudur ki Mustafa Kemalin halkçılıgını savunmak da bana kaldı. Bugün zaten söylemlerden Chp de hiç bir şey kalmadıgını görüyoruz, halkı bir güruh olarak görüyorlar, devrimler zaten kalmadı, laiklik hiç bir zaman oluşmadı. Gertye bir tek oklar kaldı.


* * saygılarımla

27-08-2007, 23:08
Dilaver,

Önünde saygı ile eğiliyorum *:lol:

Dünya ahret kardeşimsin *:lol:

dilaver
27-08-2007, 23:17
ne alakası var youef ben yanlız gerçekleri savunmaya çalışırım. Bu gerçeklerin başında da Türk ulusunun inşaasında Kürt gerçekligine kazık atma yatıyor. Tarih böyle ise ben tarihi kendi çıkarlarım ugruna tahrif etmeye çalışmam. Çünkü Türk , Kürt ,Ermeni olmak benim için bir anlam taşımıyor. İnsan olmak ve insan olarak da emegin yanında yer almak anlam ifade ediyor.

* Ben link veremiyorum buna aklım ve bilgim yetmiyor, aklımda kalanları paylaşmaya çalışıyorum sadece. Dolayısıyla belki söylemlerimi yeterince destekleyemiyorum ama tek bildigim bir şey var o göbegini kaşıyan adam benim, ben onunlayım. Ona kendimi anlatamamışsam bu onun suçu degil benim zaafımdır. Ben onu küçümseyemem, çünkü üreten odur. Onu tehdit etmek için kullanılmaya çalışılan orduya da yiyecek saglayan odur, onu eleştiren kalemşörlere de hem yiyecek hem de her türlü moderniteyi üreten odur. O olmasa gerisi lafı güzaftır.

* *saygılarımla

<strong>SİLİNEN</strong>
27-08-2007, 23:27
Halkla birlikte yapılan Kurtuluş savaşıdır. Devrimler halka rağmen yapılmıştır.
İstersen girersin benimle tarih tartışmasına alırsın boyunun ölçüsünü oturusun aşağıya.

Serbest fırka deneyiminin de halkla bir ilişkisi yoktur o sadece bir deneyimdir ve tutmamıştır.
Neden tutmadığı da benim tezimi kanıtlar zaten.
Demokrasi Cumhuriyeti yıkmanın aracı olarak kullanılamaz.
Bir Yalçın Küçük sözü:

"Orducu olmayan solcu ahmaktır"

27-08-2007, 23:28
Sevgili dilaver,

Senin bahsettiğin o göbeğini kaşıyan adam asla üreten değil, sömüren ve tüketendir, tüm sorun da budur. Fındıkçı bir yıl boyunca gübreler, budar, toplar, makinadan geçirir, çuvallar, Göbeğini kaşıyan adama malını üç otuz paraya satmak zorunda kalır (çünkü seçeneği yoktur) ve göbeğini kaşıyan adam fındığı o üreticiden 4 liraya alıp Avrupaya 10 liraya satar. Hiç emeği yoktur, sadece aracıdır.

Mısır üreticisi, pancar üreticisi, buğday üreticisi.....

Hepsinin bir göbeğini kaşıyan adamı vardır ve bunlar halk değildir, ama iktidardır.

Bilmem anlatabildim mi?

seyyah3441
27-08-2007, 23:29
Sevgili *Dilaver,

" sevgili *seyyah *gaflet *ve *delalet *içindeki *tüm *Türkiye *Cumhuriyeti *vatandaşları *ki *sizin *saydıgınız *isimlerden *gayri *insan *kalmadı; *acaba *kime *karşı *gaflet *ve *delalet *içerisindeler.";

şeklinde bir soru sormuşsunuz.......

Umarım *yanlış algılamışımdır fakat ,bu sorduğunuz soru bende kendi düşüncesinde olanlardan gayrısını yok sayan bir RTE mantığının sizdede oturduğu izlenimini yarattı.

Gaflet ,delalet ve hıyanet içinde olan kişiler kime karşı bu davranışlar bütünü içindeler *diye sormuşsunuz.Tabiki *öncelikle kendi öz varlıklarına benliklerine *karşı.İntahar eden kişi önce kendi bedenine ihanet eder.

Sizin yok saydığınız diğer toplum katmanları kim diye soracak olursanız ,fakir aklı yettiğince anlatmaya çalışsın.

--Ya hu *şu *Avrupa *Birliği her ne hikmetse hep demokrasi,kürt sorunu,terörle mücadele *yasası,milli güvenlik kurulunun budanması ,genel kurmayın *savunma bakanlığına bağlanması *gibi konularla uğraşıyorda neden acaba *asgari ücretin AB ülkelerindeki düzeye yükseltilmesi,halkın satın alma gücünün keza aynı *AB ile *aynı seviyeye getirilmesi ,dolaylı vergilerin oranının AB ülkelerindeki orana indirgenmesi,faiz dışı fazlanın *azaltılarak bu kaynağın eğitime kaydırılması falan gibi şeylerle uğraşmıyor....... diyen bir kitle.(ki *sizler bunlara * AB *karşıtı statükocu diyorsunuz)
--Bu cumhuriyetin içine sıçanların aslında *tamamen egemen olan sağ ideoloji ve sömürü sistemi olduğunu * bilen ve sorunun Kemalizm ve birinci cumhuriyet kaynaklı olmadığını.... söyliyen bir kitle
--Din olgusunun kişinin bireysel inancı olduğunu kabul etmekle bireysel özgürlüğü özümsemiş dayatmacı din anlayışını red eden , dini pazara döküp dünyalık unsuru yapmayan......... *bir kitle
--Bizden bir bok olmaz biz en iyisi ya AB ye *yada Amerikaya * yamanalım *diyenlere *bizim analarımız bu devleti çocuklarının sırtından çıkardıkları *kazakları ıslanmasın diye *mermilere *sararak *cepheye taşıyarak kurtardı muhtaç olduğumuz kuvvet içimizdedir diyen.... bir kitle
--Gemisini yürüten kaptandır,veya benim memurum işini bilir diyerek yozlaşmışlığın adını serbest piyasa koyan zavallılara karşı *hakça üretim hakça bölüşümü savunan...bir kitle
--Aydın olmayı belirli bir etnik gurubun şakşakçığı sayanlara karşı bu topraklar hepimizin biz bu topraklardaki tüm ezilen halk katmanları için *daha müreffeh bir yaşam ve *daha az sömürü istiyoruz.Gelin bu mücadeleyi beraber verelim vaz geçin emperyalistlerin kucağına oturmaktan diyen .......bir kitle

Kısaca bizimköyde bu insanlara *İLERİCİ ,VATANSEVER,AYDIN (sözde değil ama özde) falan deniyor *sizin orda *ne deniyor *bilemiyorum.

Maalesef çoğu zaman KAHRAMANLAR *ÖLÜR *SOYSUZLAR MİRAS BÖLÜŞÜR.

dilaver
27-08-2007, 23:40
benim kimseyle aşık atma gibi bir niyetim yok, eminim ki orduyu arkanıza aldıgınıza göre sizin güçlü olmak gibi bir fobiniz var. Ama bu gücünüz bilginizden mi kaynaklanıyor, orduya olan imanınızdan mı kaynaklanıyor *bilemiyorum. Şİmdilik siz yeni ısınan bir üyemizsiniz sizi karşıma almak istemem. Benim aşşagı oturup oturmamam ile bu tartışmanın da kalitesini anlamış degilim.

* İleride gene tartışmak üzere ben size şu iki şeyi hatırlatayım, birincisi devrim nedir, devrimin tanımı nedir ve kimle olur. İkincisi tarih tartışması bir boy ölçme aracı mıdır, siz boyunuzun ölçüsünü tarih tartışması ile mi ölçersiniz.

* *Yalçın Hoca yı epeydir takip etmiyordum, demek iyi yapmışım, bu kadar uzlaşmacı oldu demek. Apo ile Bekaa da söyleşi yaparak devrim yapabilecegini zannedenrek toplumsal kurtuluşçu yalçın hoca şimdi kemalzimin kurtuluşuna mı soyundu.

* * Ben hocanın lafını şöyle anlıyorum. Ordusu olmayan solcu ahmaktır. O ordu da da halktır.

* * Bir şeye dikkat edin, bizim hoca ike ipliklerimiz ve hanurlarımız benzeşir, siz biraz aykırı kalıp zarar görmeyin bu tepişmede.


* * *saygılarımla

not: inanın ki sizi gördügüme sevindim

27-08-2007, 23:47
Bu arada şunu da belirteyim, üreticinin kaşıyacağı bir göbeği yoktur, kışın biriktirdiği biraz yağı bile Ağustos sıcağındaki hasat sırasında zaten eritir ama göbeğini kaşıyan adam göbeğini kaşıyarak klimalı ofisinde bekler. Gelen ziyaretçileri ile çay içerken kimi nasıl götürdüğünü anlatarak zevkle göbeğini kaşımaya devam eder. Nasıl olsa gariban üretici elindeki malı eninde sonunda ona getirecektir, o kara dul gibi bekler.

Bekir Coşkun'un önünde de saygı ile eğiliyorum. Göbeğini kaşıyan adam, bu ülkenin en acı gerçeğidir.

<strong>SİLİNEN</strong>
27-08-2007, 23:57
Yalçın hocaya sorarlar : Siz Genelkurmayın adamı mısınız?
Hoca cevap verir : Adamı olcağım Genelkurmay arıyorum * * *

Biz hakiki Atatürkçüler "adamı olacağımız" genelkurmay aradık hep.
12 Eylül'e ve Kenan Evren'e bizler karşı çıkarken o sizin yere göğe sığdıramadığınız "halk" *%94 oy ile onay verdi.
Bizler Eylülistlerin *Atatürk'ün mirasını yok ettiğini söylediğimizde kimse bizi dinlemedi.
Eğer Kenan Evren Atatürkçü ise biz Atatürkçü değiliz, dedik hep.
Özallar'ın bu ülkeyi Eylülist darbeciler ile el ele yönettiğini ve bu ülkeyi karanlığa götrdüğünü söyledik hep ama Özalcılar en büyük demokrat oldular.
Tarikatler, cemaatler, mehdiler, faşistler hep Eylülistlerin desteği ile şaha kalktı.
Hoca bunu Tağmaç ve 12 Mart'a kadar geri götürür, ben o kadar geriye gitmem çünkü yaşamadım 12 Mart'ı.
Ama bu ülkeyi bu faşist darbeciler bu hale soktular.
Atatürk diye diye Atatürkçülüğü yerle yeksan ettiler.

Biz hakiki Atatürkçüler hep hakiki Atatürkçü ordu aradık kendimize.
Anlaşılan o ki; "adamı olacağımız" bir Genelkurmay göründü ufukta.
Çağlayanların, Tandoğanların, Gündoğduların ruhu ile çıktı ortaya.
Bu gelen Mustafa Kemal'in ordusudur, öyle görünüyor.

deggial
28-08-2007, 00:15
Halklar layık oldukları gibi yönetilirler.

Kendisi bir torba gıdaya muhtaçken, armatör babalarını seçiyorsa ceremesini kendi çeker. onlarla beraber biz de çekeriz orası ayrı :lol:

Netekim Paşaya kendinden başkası Atatürkçü demez! Netekim Paşa %94'ü süngülere, halkın yılgınlığına ve tabi ki transparan zarflara borçludur! (Halka anayasa onaylatmak abestir. Kendi fikrim ama gereksiz kırtasiye masrafıdır :lol: Doğru düzün kimse okumayacak, alacak eline mühürü ve çatttt!)

Ordunun açıklama yapmasına karşı değilim. Açıklamalılar. Açıklamazlarla durup düşünmeli. Eskiden Genel Kurmay'da ışıklar sabaha kadar yanarmış darbe öncelerinde. Birisi baksın bakalım yanıyor mu ışıklar :lol:

Devrimler halka rağmen yapılmıştır tezine katılmam. Halka rağmen birşeyler yapılmaz çünkü.

Yalçın Hoca nevi şahsına münhasır bir adamdır. Herkes biraz öyledir *ama bu lafı en çok hakedenlerden birisidir Yalçın Hoca. Pazar programlarında O söyler, benim içimin yağları erir :D

dilaver
28-08-2007, 00:22
saygıdeger arkadaşlarım

*elbetteki benim göbegini kaşıyan adamla işim yok, ama göbegini kaşıyan tanımı halkı aşşagılamak için, seçkincilik adına uydurulmuş bir bekir coşkun jargonudur. Ben sadece bunu kullandım ve bu jargona karşı o jargonun hedef aldıgı kitle ile birlikte oldugumu ima ettim. Bu yanlış anlamanızı düzeltek isterim, bir de alternatifi görmek isterim.

* *Hadi akılı tasarımcılara karşı yeldegirmenleri ile savasırız ama adam gibi adamlarla tartışırken yerine alternatif te isterim. Ki ayaklarımız yere bassın ve tartışmanın amacı olan fayda vukuu bulsun.

* *neyse yarın devam etmek dilegi ile

* *malum kandilden çıktık *:lol:

* *saygılarımla

<strong>SİLİNEN</strong>
28-08-2007, 00:31
O halde biraz Yalçın hocayı dinleyelim:

Kenan Evren ve 12 Eylül

http://www.youtube.com/watch?v=gIUycfEtWTA

Kemalizm ve Kürtler

http://www.youtube.com/watch?v=AxooopEsroI

Darbe geleneği ve darbe tartışmaları

http://www.youtube.com/watch?v=AxooopEsroI

Tavsiye ederim bir kaç defa dinleyin çünkü ilk dinlemede insan tam toparlayamıyor :)

28-08-2007, 11:34
Sevgili dilaver,

Göbeğini kaşıyan maliye bakanımız ne diyor?

Yahu ne gomonist ülkeymişiz be sat sat bitmiyor diyor.

Alternatiften bahsediyorsun da eldeki alternatiflerin nasıl yok edildiğini gözden kaçırıyorsun. Yukarıda göbeğini kaşıyan fınndık tüccarı örneği verdim. O fındık tüccarı klimalı ofisinde göbeğini kaşıya kaşıya neden AaKePe'ye oy verilmesi gerektiğini anlatırken aslında onun işini yapmak üzere kurulmuş, yıllarca da görevini çok iyi şekilde yerine getirmiş Fiskobirlik, yani fındık üreticisinin kooperatifi çalışamaz hale getiriliyor.

Bursa'da önce küçük bir atölye, bir çırakla üretime başlayıp otomotiv piyasasına yedek parça üreten orta boy sanayi kuruluşları haline gelen kobiler, göbeğini kaşıyanların iktidarının uyguladığı düşük kur, değerli YTL politikaları nedeni ile göbeğini kaşıyan ara mal ithalatçıları sayesinde birer birer kapıya kilit vuruyor.

Alternatif orta yerde duruyor, yeter ki teşhisi doğru koyalım.

dilaver
29-08-2007, 03:50
tekrar altını çizmek durumundayım, göbegini kaşıyan tanımı halkın cahil oldugunu, bir şeyden anlamadıgını, saraylı olmadıgını vurgulamak için yapılmış bir tanım. Yoksa oturdugu yerde kaşınan istifçi ve tefeci ile ilgili degil.

* * *Lenin in bir tanımı vardır. Siyasi bilinç sınıfa dışarıdan verilebilir diye. Her ne kadar ekonomik olarak sömürülsede bunu idrak etmenin bilincine sınıf dışarıdan gelen bilgi ile vakıf olabilir ancak . Bu yüzden de kitlelere dogru bir program ile bu programı bizatihi ekonomik mücadele içinde kararlı bir şekilde uygulayan bir siyasi önderlik gerekir. Yoksa kitleler kendi deneyimleri ile kendilerine en yakın partiyi desteklerler.

* * *Bu ülkenin % 80 i Chp yi dışlamıştır. Anti emperyalizmden bahsedebilmek için bana Chp nin anti emperyalist oldugunu kanıtlayan şeyler gösterebilmeniz gerekir. Var mı sözün dışında böyle bir program. Kimdir emperyalist, herhalde Abd üzerinde hemfikiriz. Abd üs ve tesislerine karşı çıkmayan bunu programına koymayan hiç bir parti antiemperyalist olamaz, kendimizi kandırmayalım.

* * * Kimdir laik. Din ile devlet işlerini birbirinden ayıran. Devletin dinsiz oldugunu kabul eden. Var mı Chp nin böyle bir programı. Diyanet işlerinin varlıgını savunan ve bu uygulamaya karşı tavır almamış , diyanetin feshini istemeyen hiç bir parti de laik olamaz. Hem diyanet eliylle dini yöneteceksiniz hem de laik olacaksınız, yok öyle yagma. Buna kargalar bile güler.

* * * *O halde ne kaldı geriye. Atatürkçülük mü, ordu mu. Atatürkçülük ise RTE ziyadesi ile yapıyor, Ordu ise Dolmabahçe toplantısındaki uzlaşma neyin nesi peki. Ne konuştular, başımıza ne tezgahladılar. Demek ki öyle bir çatışma da yok. O halde göbegini kaşıyan adama ne sundunuz ki ne farklılıgı ve sizi desteklemesini istiyor ve ona suç atıyorsunuz.

* * * *Cumhuriyet tarihi boyunca hangi siyasi parti bir evvelkinden daha kötü degildi. Her gelen evvelkini aratmadı mı ekonomik olarak. Her gelen sömürüyü daha da katmerleştirmedi mi. Halkın önüne farklı bir alternatif koydunuz mu ki farklı tercih yapmasını beklediniz ve sonra ona suç attınız.

* * * * *saygılarımla

bu sözlerim kişilere yönelik anlaşılmasın.

vartor
29-08-2007, 04:24
Siyaset ve politikadan hic anlamam, ancak, Dilaver'in yukaridaki sozlerindeki gercegi gormek icin prof olmaya da gerek yok.

eylull
29-08-2007, 04:50
Genelkurmayin soyleyecek daha fazla sozu yok,kalmadi zaten..ben son bir haftadir internetten ve haberlerden uzaktim(kizim dizustu bilgisayarimin klavyesine portakal suyu doktugunden beri yani :))Ama sunu soyleyebilirim:Soylenenler soylendi.kartlar acildi,geriye sadece "ordu neden onceden uyarmadi "denmesin diye hic bir kusku birakilmadi.

CHP ile ilgili bi kac sey eklemek isterim.Bu ulkede (T.C'de) reformlar yapmak kolay degildir.Diyaneti fesh etmek te reformdan baska bir sey degildir,Diyanetin ortadan kalkmasi iyi midir,kotu mudur,tartisma ister.Konu uzar gider..

Saygilar

<strong>SİLİNEN</strong>
29-08-2007, 13:36
Bu dilaver'in söylediği her cümle yanlıştır. Hiç bir şey bilmiyor.

<strong>SİLİNEN</strong>
29-08-2007, 14:13
*Bu ülkenin % 80 i Chp yi dışlamıştır

Şu cümleye bakar *mısınız. O zaman %53 de AKP'yi dışladı. Pes ya.

Bir insan bu kadar mı tersten bakar arkadaş?

29-08-2007, 14:50
Cumhuriyet tarihi boyunca hangi siyasi parti bir evvelkinden daha kötü degildi. Her gelen evvelkini aratmadı mı ekonomik olarak. Her gelen sömürüyü daha da katmerleştirmedi mi. Halkın önüne farklı bir alternatif koydunuz mu ki farklı tercih yapmasını beklediniz ve sonra ona suç attınız.-dilaver

GELEN ya da GETİRİLEN partiler açısından bakınca çok haklısın, ama sen benden daha iyi bilirsin ki Cumhuriyet tarihi boyunca halka farklı alternatifler sunan, farklı ekonomik programlar vaad eden çok parti geldi geçti, hepsinin aldıkları oy oranları bellidir. Ne hikmetse, göbeğini kaşıyan adam (lar) hep ayni tipte liderleri ve partileri başa getirmişler, göbeklerini kaşımaya devam etmişler, gittikçe palazlanmışlar ve adım adım günümüzde yaşanan noktaya gelinmiştir.

RTE Atatürkçülük falan yapmamakta, her zamanki gibi takiyye yapmaktadır.

Dolmabahçe buluşmasında şöyle bir konuşma geçtiği rivayet ediliyor (kaynak: Gerçek Gündem isimli web sitesi):

http://www.gercekgundem.com/?p=81990

RTE: Başbakanlığa bağlı olduğunuz konusunda mutabık mıyız?.
YB: Bu bağlı olma işine fazla takılmayın, Mustafa Kemal de Vahdettin'e bağlıydı.

Genelkurmay mesajındaki padişahlık vurgulamasının kökeninde bu diyalog'un yattığı söyleniyor. Bence şu andaki ordu ne 12 Mart, ne de 12 Eylül'deki ordudur. Elbette, 27 Mayıs'taki de değildir, bunların hepsinden farklı bir konumdadır, bu konumun ne olduğunu hep beraber yaşayıp göreceğiz. Bu farklılıkla ilgili şahsi görüşüm ise bir kez daha iktidarı alırlarsa bu kez öyle 2-3 yılda bırakmayacakları şeklindedir.

CHP hakkındaki görüşlerine kısmen katılsam da bugünkü koşullarda CHP gerçek anlamda antiemperyalist, devrimci bir parti imajı çizse, örneğin "diyanet işlerini kaldıracağız, özelleştirilen tüm büyük kuruluşları tekrar devletleştireceğiz, tüm ABD üslerinin kapısına kilit vurup hepsini geldikleri yere göndereceğiz, toprak reformu yapacağız" gibi söylemlerle ortaya çıksa ne olurdu diye düşündüğümde net bir cevap bulamıyorum açıkçası. İP'yi ne kadar geçebilirdi?

Şu anda öncelik yeni devrimler yapmaktan çok, ciddi şekilde tehlikeye düşmüş olan yapılmış devrimleri korumak gibi görünüyor ve CHP de var gücü ile bunun için uğraşıyor. Bu nedenle ne CHP'ye ne de Baykal'a bu dönemde fazla yüklenmemek, hatta hep beraber destek vermek gerekir diye düşünüyorum.

Saygılar