PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Katolik Kilisesi - günahların bağışlanması -


Natan
07-09-2007, 21:48
arkadaşlar hristiyanlığın eleştirisinde kullanılabilirmi bilmiyorum ancak
hristiyanlığın tarihinde ele alınabilir düşüncesindeyim ..

katolik kilisesi para karşılığında günahları işte böyle bağışlıyor ..

1. İster rahibelerle, ister kendi kuzenleriyle, yeğenleriyle ya da kızlarıyla (aynen böyle!), yani bir şekilde herhangi bir kadınla cinsel günah işleyen bir rahip, 67 pound 12 şilin ödemesi karşılığında bağışlanacaktır.

2. Eğer rahip, zina günahıyla birlikte doğaya ya da hayvanlara karşı işlenmiş günahlarının da bağışlanmasını istiyorsa, 219 pound 15 şilin ödemek zorundadır. Fakat kadınlarla değil de sadece oğlanlarla ve hayvanlarla doğal olmayan günahlar işlemişse, 131 pound 15 şilin ödemelidir.

3. Bir bakirenin kızlığını bozan rahip, 2 pound 8 şilin ödemelidir

4. İster kaldığı manastırda ister dışarıda, aynı anda veya art arda bir ya da birden çok erkeğe kendini veren rahibe, baş rahibenin saygısını kazanmak istiyorsa 131 pound 15 şilin ödemelidir.

7. Tüm davalardan azade tutulmak ve yasak ilişkilerini sürdürmek için geniş bir muafiyet elde etmek isteyen zinacı bir kadın, Papaya 87 pound 3 şilin ödeyecektir. Aynı şekilde, koca da aynı miktarı ödeyecektir, eğer koca kendi çocuklarıyla ensest ilişkiye girmişse, ek olarak 6 poundluk bir vicdani ödeme yapacaktır.

8. Tecavüz, soygun veya kundakçılık suçları için eziyet yapılmaması ve bağışlanması, suçluya 131 pound 7 şiline mal olur.

9. Ruhban kesime ait olmayan birinin şahsında gerçekleşen adi cinayetin bağışlanma bedeli 15 pound 3 penstir.

10. Eğer katil aynı gün iki veya daha fazla kişinin ölmesine neden olmuşsa, bir kişiyi öldürmüş gibi ödeme yapar.

11. Karısına kötü davranan koca, kilise kasasına 3 pound 4 şilin öder; eğer karısını öldürmüşse 17 pound 15 şilin, eğer karısını başka biri ile evlenmek için öldürmüşse ekstra olarak 32 pound 9 şilin öder. Kocaya suç işlerken yardım edenler adam başı 2 poundla bağışlanır.

12. Çocuğunu boğarak öldüren baba 17 pound 15 şilin ödemelidir [yani bir yabancıyı öldürmekten 2 pound daha fazla], baba bunu annenin izni ile yapmışsa bağışlanması için 27 pound 1 şilin ödemelidir.

Kürtaj da kolayca bağışlanabilmekteydi:

13. Kendi çocuğunu rahminden çıkararak yok eden annenin ve suça katkıda bulunan kocanın, her ikisi birden 17 pound 15 şilin ödemelidir. Kendisinin olmayan bir çocuğun kürtajını kolaylaştıranlar 1 pound eksik öderler.

14. Kardeş, kız kardeş, anne ya da babasını öldüren 17 pound 5 şilin ödemelidir.

Bununla birlikte, hiyerarşinin yüksek kademelerindeki piskopos veya baş keşiş öldürülürse, ödenecek miktar çok ağır biçimde artıyordu; ilk saldırı için 131 pound 14 şilin, geri kalanlar için yarı miktarı. (15). Üstelik katil “çeşitli zamanlarda birçok rahibi öldürürse, ilk cinayet için 137 pound 6 şilin ve geri kalanlar için de bunun yarısını ödemek zorundaydı.” (16)

Fakat cinayet, tecavüz veya çocuk öldürmekten çok daha ağırı, menfur dinsel sapkınlık suçuydu; yani resmi Kilisenin fikirlerinden farklı fikirlere sahip olmak. Kadın ya da erkek bir sapkın, fikirlerinden dönmüş olsa bile toplam 269 pound ödemek zorundayken, “yakılmış, asılmış ya da herhangi bir şekilde idam edilmiş bir sapkının oğlunun itibarı 218 pound 16 şilin 9 penslik ödeme yapmadığı sürece iade edilemez”di. (19)

Liste, sahtekârlık, kaçakçılık, borçların ödenmemesi, kutsal günlerde et yeme, papazlık rütbesi almak isteyen rahiplerin gayri meşru çocukları ve hatta rahip olmak isteyen hadımlarla (33. maddeye göre en az 310 pound 16 şilin ödemeliydiler) devam ediyor.

Bu çıkarcı rezillik listesine rağmen, Papa X. Leo, Katolik tarihçiler tarafından “Kilise tarihinde papalık makamının en parlak ve belki de en tehlikeli döneminin” baş kişisi olarak tanımlanır. (Bakınız: P. Rodríguez, (1997). Mentiras fundamentales de la Iglesia católica. Barcelona: Ediciones B., Anexo, s.397-400.)

dilaver
07-09-2007, 22:15
bu senin verdigin rakamlar enflasyonist rakamlar herhalde habilis, Romanın ilk dönemlerinde olay aynı temelde ama daha ucuz ve farklı.


* *saygılarımla

07-09-2007, 23:13
Ticaret meselesi bütün dinlerde var. Şimdi anımsayamadığım bir başlığımız vardı, din ve para ilişkileri konuşuluyordu.

dilaver dünyayı seks ve para yönetmez mi? Bizde de bir kısım aldatılmış dindar, dinci her sene günahlarını affettirmek için hacca gitmiyor mu? Bütün dünyada bu böyle. Madonna Kanada'dan aldığı suyu İsrail'de hahamlara okutturup içer. Whoopi Goldberg her sene en az bir ay Tibet'e gidip ruhunu temizletir. (Böyle çok Amerikalı ve Avrupalı var) Bunlar hemen aklıma gelen ikisi. Aslında bu bir iş kolu haline gelmiş. Kutsal yöreler turizmi diye bir şey var. Tarikat şıhlarının müridleri fakirken kendileri ne kadar zengin? Hemen aklıma "cübbeli hoca" geliyor. Adam daha bu dünyada hurilerle gününü gün ediyordu.

Habilis, ayrıca orta çağda Kilisenin cennetin anahtarını sattığını yazmalısın. Sertifika bile veriyorlarmış!

dilaver
07-09-2007, 23:43
sevgili Burlap

* meseleye sonuçlardan bakarsak sizin vardıgınız sonuçlara ulaşmamız kaçınılmaz olur. Şu an emperyalistlerin istedigi çizgi dünyanın tüm degerlerin üstünde para ve seks tarafından yöneltildiginin kabuludur. Ama bu ne zaman başlamıştır, işte meselenin özü budur.

* İnsanlık hep böyle bir süreci mi yaşamıştır ve kaderi bu mudur, yoksa bunlar ve bu tür ilişkiler mülkiyet ilişkilerinin mi sonucudur. Dünyada bunun böyle olmadıgı zamanlar vardı, bu insanlıgımızın tarihi. Bize bunu unutturmak istiyorlar benim derdim akıllara pelesenk olmamak ve zihnimizi tazelemek.

* * saygılarımla

08-09-2007, 01:04
"3. Bir bakirenin kızlığını bozan rahip, 2 pound 8 şilin ödemelidir"

bakire ucuzmus

sargon
08-09-2007, 01:19
Bu günah bağışlama olayının kökenini nedir? İlk olarak ne zaman ve neden başlamış acaba bu iş?

vartor
08-09-2007, 02:06
sadece atiyorum ama, bence ilk kabile sihirbazlarinin bu yontemi kesfettiklerini zannediyorum. hani marketing diyorlar ya, bakmislar ki millet herseye inanmaya hazir, bunu paraya nasil cevirebiliriz diye dusunmuslerdir.

08-09-2007, 02:58
Ben de merak ettim, Hürriyetin 10.08.2005 tarihli gazetesindeki bir haberinde buldum,

Katoliklik inancında endüljans, Kilise’nin belirli bir bedel karşılığında Katoliklere tüm günahlarının bağışlanması garantisi vermesi anlamına geliyor. Bu uygulama ilk kez Haçlı Seferleri döneminde başlamıştı. Kilise o dönemde Kudüs’ü Müslümanlardan geri almak için savaşa katılan Katoliklere tüm günahlarını bağışlama garantisi veriyordu. 1300 yılında Papa Boniface de bir endüljans yayımlayarak, Kutsal Yıl nedeniyle Roma’yı ziyaret eden Katoliklerin tüm günahlarının bağışlanmış sayılacağını duyurmuştu. Ücret karşılığında endüljans uygulamasını, 1967’de Papa VI. Paul sona erdirmişti. *


Haberin devamı,

Vatikan, ilk yurtdışı gezisini 18-21 Ağustos tarihlerinde memleketi Almanya’ya yapacak olan Papa 16’ncı Benedikt’in gezisinin görkemli geçmesi için haçlı seferlerinden kalma endüljans geleneğini harekete geçiriyor. Köln’de yapılacak Dünya Katolik Gençlik Günü etkinlikleri çerçevesinde Papa, kendisini dinlemeye gelenlerin günahlarını affedecek. Etkinliklere tüm dünyadan 1 milyon kişinin katılması bekleniyor.

İtalya Katolik Piskoposlar Konferansı, özel tren, otobüs ve uçak seferleriyle Köln’e sadece İtalya’dan 40 bin kişiyi götürmeyi planlıyor. Kilise yetkililerinin hedefi olabildiğince kalabalık bir Katolik topluluğunu Köln’de bir araya getirebilmek.

Köln’de gençler tarafından karşılanması beklenen Papa, Ren ırmağında tekneyle bir gezinti yapacak, Yahudi ve Müslüman din adamlarıyla da bir araya gelecek. Vatikan Yüksek Mahkemesi Başkanı Kardinal Francis Stafford’un imzasıyla yayımlanan bir endüljans kararnamesiyle Papa’nın Köln ziyaretine iştirak eden Katolik katılımcıların tüm günahlarının bağışlanmış sayılacağı duyuruldu.

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2005/08/10/684866.asp

ozgur_beyin
08-09-2007, 11:53
Sevgili habilis iki konu kafama fena halde takıldı.
1-Bu toplanan *paralar cennette yatırım için mi kullanılıyor?
2-Bu ücretlerin içinde K.D.V. *varmı? *Peçete parası da ,bu ücretin içindemi? :lol: *:lol:

Peki ,tanrı bu paradan, yüzde kaç alıyor? :lol:

Natan
08-09-2007, 17:24
respendial
bu rahipler iin geçerli .. yani rahip olmak katolik kilisesinde bir ayrıcalıktır.

özgür beyin

gelelim senin sorulara :)

bu toplanan paralar o günün papaları ve kardinalleri için ,onların zevki sefaları için kullanılıyordu.

ikinci soruna gelince :

bu ücretler enflasyona göre belirleniyordu,,yani her an da değişebilirdi ..
ondalık meselesi hakkında söyleyebilirmki ; yüzde onu tapınağa vermeye yükümlüydüler (Levililer 27:30; Sayım 18:26; Yasa 14:24; 2.Tarihler 31:5).

pavlusta bu konuda şöyle der zaten ;

"Herkes yüreğinde niyet ettiği gibi versin; isteksizce ya da zorlanmış gibi değil. Çünkü Tanrı sevinçle vereni sever." (2.Korintliler 9:7)
:lol: *:D *:D

""Bir bakirenin kızlığını bozan rahip, 2 pound 8 şilin ödemelidir ""

beelzbb
08-09-2007, 19:02
Ticaret meselesi bütün dinlerde var. Şimdi anımsayamadığım bir başlığımız vardı, din ve para ilişkileri konuşuluyordu.

dilaver dünyayı seks ve para yönetmez mi? Bizde de bir kısım aldatılmış dindar, dinci her sene günahlarını affettirmek için hacca gitmiyor mu? Bütün dünyada bu böyle. Madonna Kanada'dan aldığı suyu İsrail'de hahamlara okutturup içer. Whoopi Goldberg her sene en az bir ay Tibet'e gidip ruhunu temizletir. (Böyle çok Amerikalı ve Avrupalı var) Bunlar hemen aklıma gelen ikisi. Aslında bu bir iş kolu haline gelmiş. Kutsal yöreler turizmi diye bir şey var. Tarikat şıhlarının müridleri fakirken kendileri ne kadar zengin? Hemen aklıma "cübbeli hoca" geliyor. Adam daha bu dünyada hurilerle gününü gün ediyordu.

Habilis, ayrıca orta çağda Kilisenin cennetin anahtarını sattığını yazmalısın. Sertifika bile veriyorlarmış!

Burlap, islamda bu tür saçmalıkları göremessin.İnsanlar salt günahları bağışlansın diye hacca gidip hacı olmazlar.

08-09-2007, 19:16
beelzbb,

Senin söylediğin sadece olmasını istediğin ve İslamiyeti yüceltmek için düşündüğündür. İslamiyet de herhangi bir dindir ve her din gibi yozlaşmaya açıktır. Çok da yozlaşmıştır. Berki de en yozlaşmışıdır. Neden öbür anlattığıma bir şey demiyorsun:
Tarikat şıhlarının müridleri fakirken kendileri ne kadar zengin? Hemen aklıma "cübbeli hoca" geliyor. Adam daha bu dünyada hurilerle gününü gün ediyordu.


Hele Türkiye'de şu anda dinden para kazanmak için din siyasete öyle bir alet ediliyor ki, boyut inanılmaz durumda. AKP vasıtasıyla artık din, mafia etkisi altına da girdi. Yeni çıkan Berceste olayını da anımsatırım. Tarikatlar arasında çıkar çekişmesi olduğu dedikoduları gırla gidiyor. Ama tevil ve takiyye müesseselerinin bulunduğu bir öğretide bunlar normaldir.

beelzbb
08-09-2007, 20:24
beelzbb,

Senin söylediğin sadece olmasını istediğin ve İslamiyeti yüceltmek için düşündüğündür. İslamiyet de herhangi bir dindir ve her din gibi yozlaşmaya açıktır. Çok da yozlaşmıştır. Berki de en yozlaşmışıdır. Neden öbür anlattığıma bir şey demiyorsun:
Tarikat şıhlarının müridleri fakirken kendileri ne kadar zengin? Hemen aklıma "cübbeli hoca" geliyor. Adam daha bu dünyada hurilerle gününü gün ediyordu.


Hele Türkiye'de şu anda dinden para kazanmak için din siyasete öyle bir alet ediliyor ki, boyut inanılmaz durumda. AKP vasıtasıyla artık din, mafia etkisi altına da girdi. Yeni çıkan Berceste olayını da anımsatırım. Tarikatlar arasında çıkar çekişmesi olduğu dedikoduları gırla gidiyor. Ama tevil ve takiyye müesseselerinin bulunduğu bir öğretide bunlar normaldir.

sevgili burlap ben şimdiye kadar tarikat olayını sadece televizyonda gördüm yani bilmem ne yerler ne içerler nasıl ibadet ederler oralarına buralarına şiş filan sokuyolardı galiba...

Bu islamda yoktur.İslam peygamberi mi demiş bu işten para kazanın,oranızı buranızı delin filan diye

ozgur_beyin
08-09-2007, 21:21
Burlap, islamda bu tür saçmalıkları göremessin.İnsanlar salt günahları bağışlansın diye hacca gidip hacı olmazlar. *BEELZBB

Sevgili beel, bütün din adamları benzer fırıldakları çevirirler.
Hoca takımı ,islamda yeri olmamasına rağmen , ölünün ardından ,ISKAT ve DEVİR yapıp, parayı cebellezi ederler.

Hiç bir hocaya bedava veya Allah rızası! için mevlüt okutamazsın.
Hiç bir tarikatta bedava barınamazsın. Yolunacak kazlar, tarikat ve cemaatlarda en muteber din kardeşleridir.
Emekli maaşından başka geliri olmayan bir Türk ''papası'' iki milyonluk villada nasıl oturur?
CÜBBELİ AMCA *RODOS'a nasıl gidip tatil yapar? Maaşıyla mı? Yoksa yolunmuş kazların parsıylamı?
Ya *Muhammedi'in , ganimetlerden aldığı beşte birlik oran. Bu ne? Papaların kardinallerin yaptığından farklımı?
Muhammed, üfürükçülük yaptıklarından aldığı para.Bu ne? Hemde çocuklara ve büyük! çocuklara, bu konuyu
FİTTUBBUN- NEBEVİ * diye anlatırlar ,SİYER kitaplarında

08-09-2007, 22:52
Bak beelzbb,

Sana yardım edeyim de öğren. Zira sanki hiç bilmiyormuş gibi konuşuyorsun. İnternetten hemen ilk karşıma gelen bir tane haberdir :
--------------------------------------
"Hürriyet Cübbeli Ahmet Hoca hakkındaki haberlerine bir yenisini daha ekledi. Ahmet Mahmut Ünlü´nin açıklamaları bir bir yalanlandı..

Hakkındaki iddiaları yanıtlamak için önceki gün iftardan sonra Show TV’ye çıkan ve kadın sunucu Defne Samyeli’yle görüşmeyi reddedip erkek muhabire konuşan Cüppeli Ahmet Hoca lakaplı Ahmet Mahmut Ünlü canlı yayında Acarkent’teki villasını 350-400 bin dolara aldığını açıkladı.

Oysa Cüppeli Ahmet Hoca, Hürriyet’in haberinden önce resmi internet sitesinde yayınlanan vaazında, villayı 125 bin dolara aldığını anlatmıştı.

VAAZINDA NE DEDİ

"Buranın alınması için Florya’daki 350 metrekarelik dubleks daire satılmıştır. Oralar çok ucuz, 3 sene evvel, 125 bin dolara. Acarkent’teki mülklerden tripleks villaların 125 bin dolar, 1000 metre arsaya 850 metre kapalı alan inşaatı bitmiş yerin 250 bin dolar olduğu, en pahalılarının 350-400 bin dolar olduğu gazete reklamlarında mevcut."

CANLI YAYINDA NE DEDİ

"Çocukların annesinin üzerine Florya’da bir daire vardı. İkitelli’de 2 daire, Çavuşpaşa’da yerler satıldı. Bunların parasıyla 350-400 bin dolar gibi bir paraya alındı villa."

YENİ ŞAFAK’A FARKLI

Yeni Şafak’ta dünkü "Para da villa da karımın" başlıklı haberde ise Ünlü, ’Villa eşimin. 400 bin dolara aldık, 35 milyarlık havuzu ve 90 milyarlık tadilatı da kayınpederim yaptırdı’ dedi.

------------------------------
Kaynak: http://www.lifeinbursa.com/haberx/2699/9/iste_cubbeli_ahmet_hoca_yalanlari.htm

---------------------------------------
Şimdi bu cüppelinin ne olduğunu görüyorsun. Bu ancak ünlülerden bir tanesi. Bir de ünlü olmayan binlercesini düşün. (Sakın binlerce lafında bir abartma var sanma.)

Şimdi senin ne diyebileceğini de bu sitede ezberledim. Sen söylemeden ben söyleyeyim: "Bu İslamı bağlamaz. Gerçek İslam bu değildir. Bunun ne Kuran'da, ne hadisde yeri vardır".

Tamaaaam işte sıyrıldın işin içinden. Kurtuldun. Bu lafla hem dini, hem Allah'ı hempeygamberi, hem de kendini temize çıkardın. Eee ne demeli, maşallah, maşallah!

Yanlış bir şey karşına gelirse zaten her zaman tevil bir yoldur değil mi? Olmazsa takiyye de yaparız canım...


Dini, vicdan olarak niteleyenlere kimsenin bir diyeceği elbette olamaz. Ama dini kullananlar yani *yobazlar hep vardır. Buradan elde edilen para o kadar boldur ki artık bunlar dini siyasete sokarak çok büyük paralar kazanma yoluna gitmişlerdir ve aşırıya kaçarak mantık dışı edimlere (siz arapçılar buna amel diyorsunuz) geçmişlerdir. Dolayısıyla dinin sömürülmesi ve din tarafından sömürülme artık örtüşmüş kavramlar haline gelmiştir. Toplumun akıl sağlığı bozulmuş ve bundan ciddi ölçüde yararlananlar korkunç sayılara ulaşmıştır. Bu yüzden ulusal gelirin büyük bir kısmı ulus yararına değil bu çıkarcılar yararına işlemektedir.

----------------------------

Bu arada inanılmaz bir biçimde u-tube'a "Cübbeli Ahmet Hoca" diye girdiğimde tam 15 sayfalık bir video kaydı ile karşılaştığımı söylemeliyim. İnanmayana bu sömürüdeki boyutun büyüklüğünün kanıtı olarak sunuyorum. Adam o palavralarla kim bilir nelerin sahibi olabilir?

beelzbb
09-09-2007, 01:33
Burlap 100 de 100 katılıyorum söylediklerine ama tarikatlar ve tarikatçılık konusunda zaten bildiğim şeyleri yazmışsın.Ben vicdan olayını bilemem kişi ile kişliği arasında olan bir durum.ama böyle şeyler ne yazıkki dinimizde mevcut.

Bu arada özgür abi senin imam hatip çıkışlı olmanı şu yazdıklarından sonra aklım fikrim almıyor.Yani bu derece inancını yitirmiş olmana neyse umarım sohbet odasında denk getirirsem anlatırsın.Ama seni terleticem haberin ola...:) şimdiden sabrın için teşekkürler

09-09-2007, 09:32
Sevgili beelzbb,

Yanlış anlıyorsun. Benim söylediğim şu: Eğer kişi dini, vicdan olarak görüyorsa, kimse birşey diyemez. Ama dini, siyaset ve maddi çıkar aracı olarak kullanıyorsa o yobazdır. Vicdan kişi ile kişiliği arasında olan bir durum değildir. Kişi zaten kişiliğidir. Vicdan sahibi kişi, dini araç olarak kullanmaz.

Tarikatlerde bildiğin şeyleri yazmışım. Yani tarikat başındakiler zengin oluyor, müridler fakir. Peki bu durum hacda böyle değil mi? Hac farz değil mi? Hacca kaç kere gidilir? 5 kere mi? Belki 10 kere? Peki 20 kere? Neden insanlar hacca çok gider? Ne anlamı olabilir? Bak, bir kaç dindar dışında bunlar arada işledikleri günahları affettireceklerini sanıyorlar. Halbuki hacca 1 kere gitmenin yeteceğini dini kullanmayanlar hep anlatır. Ama 5 kez, 10 kez hacca giderler, saygınlık kazandıklarını, günahlarının affedildiğini sanırlar. Bu iş nakliyeciler, aracılar tarafından körüklenmektedir. Arabistan'da bu iş - herkes biliyor ki - İslam öncesinden varmış. Kabedeki putlar ziyaret edilir ve panayır kurulurmuş. Şimdi haccın ticari olduğu belli değil mi? Bu zamanımızda da böyle çalışıyor: Zemzem vs getir sat. Yani bu iş yapılmıyor mu? Bal gibi hacca çok gidenlerin büyük kısmı bu işi yapıyor.

Daha önce de söyledim. İslamiyet dünyadaki dinlerden birisi. Bütün dinler için geçerli olan İslamiyet'te de var. Ticaret, dinlerin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Çünkü aslında bütün dünyaya 2 şey hükmeder: Seks ve para. Seks ve para herşeyde vardır. Dinlerde de vardır. Muskalar nasıl yazılıyor? "İlmi kuvvetli hoca" lafı ne anlama geliyor? Muskaların niyetine göre bedelleri yok mu?

sargon
09-09-2007, 11:38
Bir de "gunah cikarma" var. Bunun tarihi konusunda bilgisi olan var mi? Yani gunah cikarma ile gunah bagislama ayni anlama mi gelir?

09-09-2007, 12:07
bence evet, cikinca bagislanmis olur. Cikartmasi ayri para, bagislanmasi ayri para olmaz. Bende bugun herseye salca oluyorum dimi.

09-09-2007, 12:11
Sevgili habilis,

hani orduevinde hersey subaylara ucuz olur ya, bu rahiplerde sirkete dahil olduklari icin gunahlari ucuza isliyorlar. Bal tutan parmagini yalar hesabi.

thunderpoint
09-09-2007, 12:22
hani orduevinde hersey subaylara ucuz olur ya, bu rahiplerde sirkete dahil olduklari icin gunahlari ucuza isliyorlar. Bal tutan parmagini yalar hesabi.

Sevgili res,

Bütün kurumlar kendi üye ve çalışanlarına bu tür bir iskonto uygular...

Sevgiler...

habilis
09-09-2007, 15:37
aynen öyle ..

3.yol
09-09-2007, 19:36
Bir de "gunah cikarma" var. Bunun tarihi konusunda bilgisi olan var mi? Yani gunah cikarma ile gunah bagislama ayni anlama mi gelir?

Benim bildigim kadariyla Yahudilige dayaniyor. Daha oncesi de muhtemelen vardir. Ama ozellikle
Yahudilikte, eskiden gunah isleyince gunah keciye yuklenip ya ucurumdan assagi atilir ya da cole surulurmus. Gunah kecisi (Scapegoat) deyimi de bu toreden kaynaklaniyor. Yani gunahlarin affedilmesi icin malk mulkten vazgecilmesi, sonradan da Hiristiyanlikta kilisede para karsiligi gunah cikarmak sekline donusmus. *Herhalde baktilar kecilerin sayisi bayagi azaliyor *:D , keciyi aradan cikarip direk para verelim demislerdir.

Not: Bunlar benim yorumum uyarilir.

vartor
09-09-2007, 20:06
Daha onceleri, henuz para icad edilmeden, bedelin "takas"la odendigini biliyoruz.
* * * * * Yahudilikte, eskiden gunah isleyince gunah keciye yuklenip ya ucurumdan assagi atilir ya da cole surulurmus. Gunah kecisi (Scapegoat) deyimi de bu toreden kaynaklaniyor
* *Ilk kabile sihirbazlarina sunulan hediyeleri de hatirliyacak olursak, hizmetin herzaman karsiligini aldigini goruruz bu "ruhban takimi"nin. Gunah kecilerinin de heba edilmeyip, yine bu takimin midesine indigine ben eminim.

sargon
09-09-2007, 21:31
Aşağıya Markos, Matta ve Luka incillerindeki bir günah çıkarma olayını aldım. Burda garip olan şey konuşmalardaki bağlantı yada daha doğrusu bağlantısızlık. Anlatıma göre Yahudi din bilginleri *Tanrı'dan başka kimsenin günahları bağışlama yetkisi olmadığına inanıyor. Bu yüzden de İsa'nın Tanrı'ya küfrettiğini düşünüyor. Halbuki İsa'nın cevabı "Hangisi daha kolay? `Günahların bağışlandı` demek mi, yoksa `Kalk, yürü` demek mi?" şeklinde. Halbuki İsa bunların her ikisini de yapıyor, adamı hem yürütüyor, hem de günahlarını bağışlıyor. Sanki adam günah işlemiş olduğu için felçli olmuş şeklinde anlamak mümkün. Yada felçli olmanın nedeni günah işlemek olarak düşünülüyor olmalı. İyi de o zaman *"yürütmek" ile "günah bağışlamak" neden birbirlerine alternatif gibi konuluyor. Adamın günahlarını bağışladığın zaman otomatik olarak felç sorunu ortadan kalkacak nasıl olsa.

Olayın şöyle olma ihtimali üzerinden de düşünebiliriz. "Günah bağışlama" ile "mucize" ayrı şeylerdir. İsa mucize yapıyor, Yahudi din adamları da aslında büyü yapmasına tepki veriyorlar, İsa da onlara cevap olarak "siz günah bağışlıyorsunuz da benim şu basit mucizeme niye kızıyorsunuz. Hangisi daha kolay?" Tabii anlatımda böyle bir ifade yok, herşeyi yapan İsa imiş gibi aktarılıyor, biraz da bu yüzden hem İsa hem Yahudi din bilginleri karşılıklı olarak anlamsız sözler söylüyorlar gibi, kısaca çık işin içinden çıkabilirsen.

Bir Felçlinin İyileştirilmesi(Markos)
(Mat.9:1-8; Luk.5:17-26)

1 Birkaç gün sonra İsa tekrar Kefarnahum`a geldiğinde, evde olduğu duyuldu.
2 O kadar çok insan toplandı ki, artık kapının önünde bile duracak yer kalmamıştı. İsa onlara Tanrı sözünü anlatıyordu.
3 Bu arada O`na dört kişinin taşıdığı felçli bir adamı getirdiler.
4 Kalabalıktan O`na yaklaşamadıkları için, bulunduğu yerin üzerindeki damı delip açarak felçliyi üstünde yattığı şilteyle birlikte aşağı indirdiler.
5 İsa onların imanını görünce felçliye, “Oğlum, günahların bağışlandı” dedi.
6-7 Orada oturan bazı din bilginleri ise içlerinden şöyle düşündüler: “Bu adam neden böyle konuşuyor? Tanrı`ya küfrediyor! Tanrı`dan başka kim günahları bağışlayabilir?”
8 Akıllarından geçeni hemen ruhunda sezen İsa onlara, “Aklınızdan neden böyle şeyler geçiriyorsunuz?” dedi.
9 Hangisi daha kolay, felçliye, `Günahların bağışlandı` demek mi, yoksa, `Kalk, şilteni topla, yürü` demek mi?
10-11 Ne var ki, İnsanoğlu`nun* yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahip olduğunu bilesiniz diye...” Sonra felçliye, “Sana söylüyorum, kalk, şilteni topla, evine git!” dedi. Mar.2: 12 Adam kalktı, hemen şiltesini topladı, hepsinin gözü önünde çıkıp gitti. Herkes şaşakalmıştı. Tanrı`yı övüyorlar, “Böylesini hiç görmemiştik” diyorlardı.


Bir Felçlinin İyileştirilmesi (Matta)

(Mar.2:1-12; Luk.5:17-26)

1 İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.
2 Kendisine, yatak üzerinde felçli bir adam getirdiler. İsa onların imanını görünce felçliye, “Cesur ol, oğlum, günahların bağışlandı” dedi.
3 Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, “Bu adam Tanrı`ya küfrediyor!” dediler.
4 Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, “Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?
5 Hangisi daha kolay? `Günahların bağışlandı` demek mi, yoksa `Kalk, yürü` demek mi?
6 Ne var ki, İnsanoğlu`nun* yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahipolduğunu bilesiniz diye...” Sonra felçliye, “Kalk, yatağını topla, evine git!” dedi.
7 Adam da kalkıp evine gitti.
8 Halk bunu görünce korkuya kapıldı. İnsana böyle bir yetki veren Tanrı`yı yücelttiler.

Bir Felçlinin İyileştirilmesi (Luka)

17 Bir gün İsa öğretiyordu. Celile`nin ve Yahudiye`nin bütün köylerinden ve Yeruşalim`den gelen Ferisiler`le* Kutsal Yasa öğretmenleri O`nun çevresinde oturuyorlardı. İsa, Rab`bin gücü sayesinde hastaları iyileştiriyordu.
18 O sırada birkaç kişi, yatak üzerinde taşıdıkları felçli bir adamı evden içeri sokup İsa`nın önüne koymaya çalışıyordu.
19 Kalabalıktan ötürü onu içeri sokacak yol bulamayınca dama çıktılar, kiremitleri kaldırıp adamı yatakla birlikte orta yere, İsa`nın önüne indirdiler.
20 İsa onların imanını görünce, “Dostum, günahların bağışlandı” dedi.
21 Din bilginleriyle* Ferisiler, “Tanrı`ya küfreden bu adam kim? Tanrı`dan başka kim günahları bağışlayabilir?” diye düşünmeye başladılar.
22 Akıllarından geçenleri bilen İsa onlara şöyle seslendi: “Aklınızdan neden böyle şeyler geçiriyorsunuz?
23 Hangisi daha kolay, `Günahların bağışlandı` demek mi, yoksa `Kalk, yürü` demek mi?
24 Ne var ki, İnsanoğlu`nun* yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahip olduğunu bilesiniz diye...” Sonra felçli adama, “Sana söylüyorum, kalk, yatağını toplayıp evine git!” dedi.
25 Adam onların gözü önünde hemen ayağa kalktı, üzerinde yattığı yatağı topladı ve Tanrı`yı yücelterek evine gitti.
26 Herkesi bir şaşkınlık almıştı. Tanrı`yı yüceltiyor, büyük korku içinde, “Bugün şaşılacak işler gördük!” diyorlardı.

3.yol
10-09-2007, 01:32
Benim de anlayamadigim nasil bir mantiktirki bebek dogdu zaman gunahlidir, o yuzden vaftiz olup gunahlarindan arinmalidir. Zaten Isa da butun insanligin gunahlarinin affedilmesi icin carmiha gerilmistir. Tanrinin kendisini butun insanligin gunahlarinin affi icin kurban etmesidir bu carmih olayi. Tamamen bir kavram kargasasi. Sanki Tanri'dan daha yuce bir varlik var da, hiristiyanligin tanrisi Isa kiliginda yeryuzune iniyor ve insanlarin gunahinin affedilmesi icin kendini kurban ediyor.

vartor
10-09-2007, 07:13
Benim de anlayamadigim nasil bir mantiktirki .... Ne mantigi ucuncuyol?

sargon
10-09-2007, 11:50
Aslinda bu vaftiz isi one alinmis. Erginlenme ayinlarinda genc yetiskin hale gelince yada gizli dini orgute girince bu ayinden geciyor. Bu arinma aslinda gunahlarin affedilmesinden baska birsey, gercekte suya batirilmak olmek ve cikarilmak tekrar dirilmektir. Yani insanlar olup tekrar diriliyorlar. Bu bir arinma oluyor. Eski aliskanliklarindan arinip yepyeni bir insan olarak cikiyor.

Erginlenme ayinlerini boyle bir gunahlardan arindirma isine ceviren de muhtemelen Pavlus olsa gerek. Cunku erginlenmeyi ilk olarak o Isa'nin yeniden dirilisi oykusu ile baglantilandiriyor. Boylece binyillar surecek bir anlam kaymasi ortaya cikiyor.

okinono
10-09-2007, 12:46
Son mesaj da Pavlos adı geçtiği için burada sormak istiyorum.

Muhammed'in küçükken Buharalı rahip ile olan olayını herkes biliyor zaten.
Sormak istediğim bu Rahibin bulunduğu kilisenin Pavlos yolunun gizli olarak yaşatıldığı bir kilise olduğu konusuında Hz.Hatice adlı kitapda ve Muhammed Ebu Zehra nın adını şu an hatırlayamadığım bir kitabında okumuştum.
O zamanlar bana sanki söylence kayması ile karışma gibi gelmişti. *Hatta köle meymune nin de Muhammed'in Resüllük iddiasından sonra o kiliseye çölü aşarak gittiği ve döndüğü anlatılmaktadır.

Bu bilgiler doğrumudur?

Bu kilise şu an ne durumdadır?

Pavlos ile Muhammed şeriatında ne tür ortak hükümler vardır?

Dinler arası Diyalog söylemlerinin temelinde ne olduğunu anlamak için bu bir ipucu olabilir mi?



Paylaşımlarınız, bir kütüğü daha Nuhun Filikasına atmamıza yarayacaktır. :)


Teşekkürler

Selamlar

sargon
10-09-2007, 13:08
Okinono, DreimalAli ile Ucuncuyol'un ilerlettigi bir tartisma vardi. "Muhammed gercekten yasadi mi" konusu tartisiliyordu ama bir baska konu daha vardi, o da Islamiyet'in "sapkin" bir hristiyan mezhep olarak baslamis olabilecegi. Bana bu gorus cok akla yatkin gelmeye basladi.

Bahsettigin detaylari bilmiyorum, belki bu konuda aciklama yapan arkadaslar olur.

ozgur_beyin
10-09-2007, 15:21
Bu arada özgür abi senin imam hatip çıkışlı olmanı şu yazdıklarından sonra aklım fikrim almıyor.Yani bu derece inancını yitirmiş olmana neyse umarım sohbet odasında denk getirirsem anlatırsın.Ama seni terleticem haberin ola... *BEELZB

Sevgili beel ,yazdıklarımdan hangisi yalan.?
Iskat ve Devir, tam bir günah çıkarmadır!
Yani inkar edipte, insanları (din adına)soyanlara arkamı çıkayım?

habilis
10-09-2007, 18:44
"Sanki adam günah işlemiş olduğu için felçli olmuş şeklinde anlamak mümkün. Yada felçli olmanın nedeni günah işlemek olarak düşünülüyor olmalı." *-sargon

değerli sargon , bu cümleni okuduğumda bir ayet geldi aklıma hemen yazayım ..

birinci korintliler
11: 29 Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.
11: 30 İşte bu yüzden birçoğunuz zayıf ve hastadır, bazılarınız da ölmüştür.


29.ayette rabbin sofrasına ilişkin öğüt verilirken 30. ayette uygundavranılmadığında hastalıkla karşılaşacağımız belirtiliyor. *yani şöyle de denebilirki " günah işlediğimiz için hastalanıyoruz .." bu söü ben hristiyanlardan çok duydum.. :)

Titan
11-03-2008, 12:01
Papa hazretleri günahlarda güncelleme yapmış. Gerçi ceza olarak ne yapılması gerektiği yazılmamış olsa da, *zaten günümüz ahlaki anlayışının ürünü olan argümanları kullanmış. *



Vatikan, devrim niteliğinde bir karara imza atarak 7 ölümcül günah listesini yeniledi...

Vatikan'ın en üst düzey din adamlarının katılımıyla gerçekleşen 1 haftalık seminerin sonunda "Laikliğin egemen hale geldiği modern hayatta insanları cehenneme gönderecek 7 büyük günah" daha belirlendi.
1500 yıllık ölümcül günahlar listesine ek olarak verilen bu yeni günah listesi Vatikan'ın resmi yayın organı L'osservatore Romano gazetesinde yayınlandı.

7 ölümcül günah ve cezaları

-Kıskançlık
-Cezası: Donmuş suya konmak
- Kibir
-Cezası: Tekerlek üzerine yerleştirilip kemiklerin kırılması
-Öç
-Cezası: Diri diri parçalara ayrılmak
- Oburluk
-Cezası: Yılan ve fare yedirilmesi
- Aç gözlülük
-Cezası: Üzerine kaynar yağ dökülmesi
- Şehvet
-Cezası: Ateşe atılmak
- Tembellik
-Cezası: Yılanlara atılmak


Vatikan'ın yeni ölümcül günahları

- Sosyal adaletsizliğe yol açmak
- Çevreye ve dünyaya zarar verecek faaliyetlerde bulunmak
- İnsanların fakirleşmesine neden olacak kadar zenginleşmek
- Uyuşturucu ticareti yapmak ya da kullanmak
- Ahlaki açıdan uygun olmayan bilimsel deneyler yapmak
- Pedofili
- Kürtaj

Alıntı: mynet.com