PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kuzey Irak'a Operasyon Şart Oldu


pante
21-10-2007, 18:52
Son gelişmelerden sonra Kuzey Irak'a operasyonun hiç vakit yitirmeden sıcağı sıcağına yapılması gerektiğine inanıyorum. Şu anda ordu sınır ötesi operasyonu yapıyor zaten. Ama bu tezkereye dayalı değil, uluslararası anlaşmalara dayanan sıcak takip hakkına dayanarak yapılıyor.

Terörün zayıf karnı Kuzey Irak'tır ve son yıllarda Kuzey Irak Yönetimi tarafından PKK desteklenmektedir. Silah desteği, istihbarat desteği, propaganda desteği.
Bu nedenle Kuzey Irak'a vurulmalıdır.
Ama bence kara harekatı ile değil havadan vurulmalıdır. Habur sınır kapısı denetlenmeli ve lojistik geçişe kapanmalı, verilen enerjiler kesilmeli, ilişkilere geçici de olsa ara verilmelidir.

Bu harekatın terörü bitirmeyeceği açıktır. Ama hergün saldıran, hergün acılara neden olan terör karşısında susulmamalı, gereken yanıt verilmelidir. Buna en başta kan ağlayan halkın moral açısından ihtiyacı vardır.

21-10-2007, 19:33
Yeterince savas tellalligi yapilmadi mi zaten. Biz mi yapicaz sinir otesini hareketini, hayir. Yapacak olan da yapsin, yapacak olanin silahida var parasida var adi "Ordu". Ustelik oyle "yapim miiii" diye referandum yapmiyor, birsey yapacagi zaman yapiyor. Bu mesajin zaruriyetini anlayamadim sahsen.

vartor
21-10-2007, 19:34
Bu adamlar beyinsiz mi? Devleti sanki operasyona zorluyorlar, havadan nereyi vurmalidir TSK ?
Acaba bu operasyonla kazanilacak ve kaybedilecek seylerin bilancosu yapidi mi? Ofkeyle kalkan zararla oturur, bence iyice dusunulmeli bir harekata baslanmadan once...

21-10-2007, 20:08
Zaten başından beri ordumuzu Kuzey Irak a çekmeye çalışıyorlar.
Yarın ABD Kuzey Irak a petrol için girdiğimizi bahane ederek bizede saldırabilir.Belkide bir sonraki planları budur kim bilir?

Ben bu PKK saldırılarının büyük bir planın parçası olarak görüyorum.Medyada yoğun öldürme haberleri ve ajitasyonlarda bu işin içinde.Belli ki ordumuz Kuzey Irak a çekilmeye çalışılıyor.

95 öncesi PKK saldırıları medyada bu kadar gündem oluşturmuyordu.Halkı galeyana getirmemek ve ırkçı akımları azdırmamak için ölüm haberleri pek verilmiyordu.Ama bugün tam tersi yapılıyor.Kanallarda milliyetçi duyguları kabartacak programlar hazırlanıp kamu oyunun Türkiye nin Kuzey Irak çıkartmasına destek vermesi bekleniyor.

Bence çok dikkatli düşünmeden hareket etmemek lazım.Öncelikle PKK denen terör örgütünü destekleyen asıl kaynakların tespit edilmesi gerekir.Gündemde bu konuyla ilgili en küçük araştırma haberi yok.
Kimler ne için PKK yı üzerimize gönderiyor?Amaçları nedir?Ne yapmalıyız??

pante
21-10-2007, 20:40
Yeterince savas tellalligi yapilmadi mi zaten. Biz mi yapicaz sinir otesini hareketini, hayir. Yapacak olan da yapsin, yapacak olanin silahida var parasida var adi "Ordu". Ustelik oyle "yapim miiii" diye referandum yapmiyor, birsey yapacagi zaman yapiyor. Bu mesajin zaruriyetini anlayamadim sahsen.


Forumdaki mesajlar zaruriyetten mi veriliyor Respendial?
Ben de senin bu tavrını anlayamıyorum.

Bizim yaptığımız sadece yorum yapmak.
"Tezkereye karşı çıkalım" başlığına ses çıkartmazken " Operasyon yapalım" başlığı seni neden rahatsız etti?

pante
21-10-2007, 20:54
Bu adamlar beyinsiz mi? Devleti sanki operasyona zorluyorlar, havadan nereyi vurmalidir TSK ?
Acaba bu operasyonla kazanilacak ve kaybedilecek seylerin bilancosu yapidi mi? Ofkeyle kalkan zararla oturur, bence iyice dusunulmeli bir harekata baslanmadan once...



Beyinsiz olanlar, teröristlerin topraklarında barınmasına izin veren, onlara destek verenlerdir Vartor.
Terör kampları Kuzey Irak'tadır. Türkiye, Saddam döneminde benzer operasyonları yapıyordu da, şimdi Barzani yönetiminde mi yapamayacak?
Havadan vurulacak yerler Kandil dağı eteklerindeki kamplar başta olmak üzere, hemen hemen tümünün yerlerinin bilgisi Silahlı Kuvvetlerin elinde mevcut olan terör yuvalarıdır.

Eli kolu bağlı beklemenin ve bir acı dinmeden diğerini yaşamanın anlamı yoktur. ABD bile işgal ettiği Irak'ta son 6 ayda bizim kadar kayıp vermemiştir.

dilaver
21-10-2007, 20:58
Türkiyede hükümetin bu saatten sonra operasyon harici bir yolu kalmamıştır. Hükümet ayakta durmak istiyorsa buna mecburdur. Ama nereye kadar gidilir bu ayrı bir konudur.

* * *Pkk kaynakları Türkiyenin Güney Kürdistana girerken durduruldugunu yazıyor. Esir olan askerler de ayrı bir konu. Türkiye oraya girince Abd ne diyecek ve ne yapacak. Ama şu an için Türkiyenin bunları düşünecek de bir zamanı kalmamıştır, umarım şimdiye kadar bu hesaplar iyi yapılmıştır.

* * * Gene anlaşıldıgı kadarıyla sınır ötesi zaten dövülüyor şu an için. Sıfır noktasındaki kör atışlar herhalde güneye dogru yapılıyor. Yani fiilen bir operasyon var zaten. Maalesef şayet bilinçli bir senaryo degilse Türkiyenin harekattan başka bir seçenegi yok, üstelik de bunun gayesi iç kamuoyu için olacak. Acı olan da bu. Savaşı savaşla, savaştan tatmin edilecek güdü ile sürdürmek.

* * * Başımıza çorap örüldügünden korkuyorum ve açıkçası son derece tedirgin oluyorum. Çıkmaz bir bataklıga girmek üzereyiz gibime geliyor. Abd ile hesaplaşmaya hazır mıyız, sorun burada dügümleniyor.


* * * * saygılarımla

21-10-2007, 21:05
Ordumuz sınırötesine ha geçti geçecek derken tam tersine geçiş PKK tarafından oldu. K. Irak'daki PKK birlikleri sınırötesi harekat yaparak bir bölüğümüze baskın yapıyorlar. Şaka gibi sanki. Adeta dalga geçiyorlar, "sınır böyle geçilir" veya "sınırötesi harekatınızdan korkmuyoruz" demek istiyorlar sanki. Adeta kışkırtıyorlar. Gerçekten cüretkar bir saldırı çünkü bölgede ordumuzun onbinlerce belki de yüzbinin üstünde askeri var. Sadece sayı olarak değil gece görüş cihazları, tanklar, ağır havanlardan tutun da dağ toplarına ve apachelere karşı bir karşı saldırı. Adeta bir kontratak.

Bunca yıl içinde gerek kendi askerliğim döneminde bizim birliğin yaşadıkları gerekse çeşitli kişilerden duyduğum askerlik anıları PKK'nın (aslında daha doğrusu onun askeri kanadı HPG) cüretkar saldırılar yaptığı yönünde. Bu saldırı da öyle.

Bugün bizim medyayı inceledikten sonra PKKnın internetteki sitelerini de inceledim. Oralarda da forumları var. Telekom ban koyduğu için ancak proxy üzerinden girilebiliyor. İntikam çığlıkları atıyorlar, saldırıdan çok memnunlar özellikle esir alınan askerlerimizden dolayı (doğruysa) baya gurulanmışlar. Dağlarda işimiz biterse şehirlere ineriz diyorlar. Gerçekten de en kötüsü bu olur. İntihar saldırılarına hazır olduğunu yazanlar bile var. İşte o zaman Irak'da her gün patlayan bombalar gibi Türkiyenin sivil yerleşim yerlerinde de bombalar patlar mı?

Kesin olan şeylerden biri varsa o da artık Filistin ve Irak'dan sonra dünyanın en karışık, en kanlı 3. ülkesi durumuna dönmüş olmamızda. ABD ordusunun Vietnam'da ve Irak'da yapamadığını, en güçlü döneminde SSCB nin Afganistan'da yapamadığını Türkiye ordusu K. Irak'da yapabilir mi?

pante
21-10-2007, 21:19
Zaten başından beri ordumuzu Kuzey Irak a çekmeye çalışıyorlar.
Yarın ABD Kuzey Irak a petrol için girdiğimizi bahane ederek bizede saldırabilir.Belkide bir sonraki planları budur kim bilir?

Ben bu PKK saldırılarının büyük bir planın parçası olarak görüyorum.Medyada yoğun öldürme haberleri ve ajitasyonlarda bu işin içinde.Belli ki ordumuz Kuzey Irak a çekilmeye çalışılıyor.

95 öncesi PKK saldırıları medyada bu kadar gündem oluşturmuyordu.Halkı galeyana getirmemek ve ırkçı akımları azdırmamak için ölüm haberleri pek verilmiyordu.Ama bugün tam tersi yapılıyor.Kanallarda milliyetçi duyguları kabartacak programlar hazırlanıp kamu oyunun Türkiye nin Kuzey Irak çıkartmasına destek vermesi bekleniyor.

Bence çok dikkatli düşünmeden hareket etmemek lazım.Öncelikle PKK denen terör örgütünü destekleyen asıl kaynakların tespit edilmesi gerekir.Gündemde bu konuyla ilgili en küçük araştırma haberi yok.
Kimler ne için PKK yı üzerimize gönderiyor?Amaçları nedir?Ne yapmalıyız??


ChildInTime1;
ABD, Türkiye'ye bu sebeplerle saldıramaz. ABD'nin hala eli Türkiye'ye mahkum.
Ne zaman ki Türkiye'ye karşı açıkça tavır alır, o zaman Türkiye'ye ihtiyacı kalmadı demektir.
ABD'nin operasyon karşısında sessiz kalmaktan başka yapacağı birşey yok.

Tabi ki maceracı davranılıp peşmergelerle çatışmaya girilirse, ABD'nin çıkarına dokunacak bir harekete kalkışılırsa ipler kopabilir ama ordu, bu tür maceralara girmez.

Terörü destekleyen kaynak Kuzey Irak'tır. Bunlar biliniyor. Gündemde olmaması bilinmediğini göstermez.
PKK 25 yıldır terör yapıyor. Terörist örgütün amacı bellidir. Yıldırmak, bunaltmak, "illallah" dedirtmek. Terör örgütü ancak kan dökerek ayakta durur, kanla beslenir. Terör yapmayacaksa dağda bunları neden beslesinler ki? Az para mı harcanıyor bu teröristlere. 5000 kişinin yemeği, masrafı, silahı, sigarası, ilacı vs.az para mıdır?
Eylem yapmadığı takdirde örgüt güçsüz kalır, korku veremez, söz geçiremez.
Uzun vadede amacı ise Türkiye'yi bölmektir. Kürt ve Türk halklarını birbirine kırdırmaktır. Çetelerden düzenli ordu oluşturmak ve iç savaşı başlatmaktır. Yılanın başı bu haldeyken ezilmezse gelecekteki durum çok daha korkunç olur.

deggial
21-10-2007, 21:31
Saldırı elbetteki mesaj vermek için. teröristlerin amacı da bu zaten. sansasyon... mesaj, tezkereyi hemen kullancağız diye bir kaide yok diyen siyasal iktidardan tutun da bizim " tek taraflı "barışçı" korosuna kadar herkese.

Ordu k.ıraka'ı almaya gitmeyecek. kampları vuracak Pante'nin dediği gibi. barzani de kendinden çok amerikaya güveniyor kuru sıkı sallarken. barzani blöf yapıyor. farzedelim yapmıyor, elinde ordunun topyekün harekatına karşı koyacak kuvvet yok.

ayrıca operasyonun tartacak ölçecek bir şeyi yok! sen 23 yıldır bu terör ile yaşıyorsan herşeyi çoktan ölçüp biçmiş olman lazım!

sınırıdan kuş uçsa uydu görüntüleriyle haberi olan bir "müttefik"; * aynı müttefikten *icazet almak isteyen siyasi iktidar, bu hain saldırıdan sonra köşeye sıkıştı. artık aylardır yaptığı gibi kaçak güreşme şansı da yok. yani "Kuzey Irak'a Operasyon Şart Oldu"!!!

aldostu
21-10-2007, 21:38
Türkiye üzüntülü günler yaşıyor;
herşeyden önce şehit yavrularımızın ailelerine ve
bu olaydan üzüntü duyan insanımıza sabır ve başsağlığı diliyorum.

Bence askerimiz süratle ve her şekliyle bu olaya misillemede bulunmalıdır.
Güçlü devletler,
kararlılklarını icraatleri itibarı ile de göstermelidir.
Sınır ötesi harekat, anlaşıldığı kadarı ile *
ilk 50 km ler içerisinde olursa, uluslararası tepkiler,
klasik kınamaların ötesine geçemeyecektir.

Bu bant içerisinde yapılacak bir operasyona da
ABD nin müdahale edecek cesareti ve diplomatik aptallığı olacağını sanmıyorum.

ABD 1 Mayıs tezkeresinin kırgınlığını uzun süreli bir huysuzluk olarak sürdüremez.
Sürdürürse kendi zararına olacağını muhakkak hesaplıyordur.

Kürtler Irak işgalinde ABD ye çok yardımcı oldu,
bu onlar açısından muhakkak takdire şayandır.
Zaten Talabani'yi Cumhurbaşkanı seçerek ve
Barzaninin fedarasyon taleplerini
açık açık reddetmeyerek diyetini ödemiştir.

Fazlası müsamaha hem bölge konjektürü açısından,
hem de ABD nin ileri dönem menfaatleri açısından faydalı değildir.

Bin yıllık bir Türk varlığı ve otoritesi ile,
daha rüştünü isbat edememiş bir Kürt varlığının tercihinde
ABD yanlış yapma lüksü yoktur, zaten yapmaz da.
Yapacağı , kaymak yeme gayreti ile,
sadece blöf olur.

Stratejiler dar dönem menfaatlerinden etkilense de,
ana rotaları değişmez.
ABD pire için yorgan yakmaz.
Türkiye, iç ve dış düşmanlarının bütün küçük görme gayretlerine rağmen,
bölgenin her bakımdan en büyük
ve olaylarda mutlaka az veya çok insiyatifi olması gereken ülkesidir.

Büyük ülkeler, hangi kayanın sert olduğunu bilmek zorundadır ve bilirler.

Hükümet ve ordu ,
bu saldırılara misli ile cevap vermeli,
batı dünyasının tek yanlı yaygarasına pabuç bırakmamalıdır.
Bu hem saygınlığımız hemde ülkemizin dirlik ve düzeni için şarttır.

Bu askeri cevabın verilmemesi, yurttaşlar arasında,
gereksiz gerginliklere sebep olabilir.
Yürüyüş ve toplantılarda vatandaşımız,
terörist Kürtlerden intikam alındığını görürse,
duygusal gerginlik ve tehlike biter;
Kürt kardeşlerimizle olan hukuku tehlikesizce devam eder.

Bu önemli yönü itibarı ile de bu harekat süratle yapılmalıdır.

aydoe
21-10-2007, 21:41
korkunun ecele faydası olmaz önemli olan kararlılık
onların bir kararı var kürdistanı kurmak ve bunun için yıllardır çalışıyor ve savaşıyorlar
biz yıllarca talabaniyi barzaniyi besledik saddamla birlikte onları yok edebilirdik
suriye apoyu besledi ırak pkkyı kolladı şimdi pejakla uğraşıyor
kürdistan ın iran ve suriyedende toprak talebi var bizden de topraklarımızın1/3 ünü istiyorlar

1.çözüm ne isterseniz verelim gelin oturup anlaşalım
2.çözüm topyekün imha ölene kadar savaş
3.çözüm bu kürtlerin içinde aklı başında insanlar varsa onlara yurtsever bir cephe kurdurup ayrılıkçı kürtlerle savaştırmak
4.çözüm çerkez ethem beyi çağırmak

türkiyenin her yerinde kürtler var akp de kaçtane kürt milletvekili var abdülkadir aksu kaç yıl içişleri bakanlığı yaptı millieğitim bakanı hüseyin çelik daha bir çokları niye dünyaya haykırmıyorlar bizde kürtüz bakan başbakan bile olabiliyor kürtler nerde halkların kardeşliği neden bu ayrımcılık demiyorlar

kuzey ırakta kürdistanı kurduran amerikadır ırakın başınada kürt talabaniyi getirmiş dostumuzdur böyle dost olunca düşmana ne gerek

VATAN MİSAKİ MİLLİ SINIRLARI İÇİNDE BİR BÜTÜNDÜR SEVRE HAYIR
YA BAĞIMSIZLIK YA ÖLÜM KAHROLSUN FAŞİST OLİGARŞİ

okinono
21-10-2007, 21:46
Savunamadığın toprak sürüp işlenmeye
Sürüp işlemediğin toprak savunmaya değmez.

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *Dede Korkut.

aldostu
21-10-2007, 21:50
Şu anda ilginç bir gözlemimi yazıyorum:
Çevremizdeki apartmalarda vatandaş ışıklarını açıp kapatıyor,
balkona bayraklar asıyor,
"Şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganları atıyor.
Yollarda araba kornaları ile tempo tutuluyor.

Bu tansiyon düşürülmelidir.

dilaver
21-10-2007, 21:53
türkiyenin her yerinde kürtler var akp de kaçtane kürt milletvekili var abdülkadir aksu kaç yıl içişleri bakanlığı yaptı millieğitim bakanı hüseyin çelik daha bir çokları niye dünyaya haykırmıyorlar


* * *meselenin can damarı da bu okinono. Diyebildikleri gün çok mesafe alınmış demektir, ama diyemiyorlar, diyemezler.


* * * saygılarımla

biyococuk
21-10-2007, 21:54
arkadaşlar farkındaysanız bu aralar önceden planlanmış işler tıkır tıkır işliyor.şuan birileri bizi kuzey ırağa sokmak için resmen büyük bir uğraş veriyor. sürekli Türk ordusunun kzey ırağa girmesi için çok güçlü nedenler oluşturuluyor.
ve bizim oraya girmemiz farz olduğunda gireceğiz ve birilerinin de ekmeğine yağ süreceğiz.

bunun sonunda olacak olanlar şunlar; aynen ermeni yasa tasarısı gibi bütün dünya türkiyeyi kürt soykırımı ile suçlayıp birer birer kabul edecekler.bunun peşinden de tazminat talebi ve toprak talebi gelecek. tam anlamıyla Türkiyenin başı belaya girecek

21-10-2007, 22:07
Ordumuz sürekli kışkırtılıyor.O kadar askerimiz sınırdayken,PKK sınırı aşıp eylem yapıp kaçıyor.Talabani götünde don bile yokken kafa tutuyor,PKK liderlerini vermeyi reddediyor ve Irak taki kürtleri kışkırtıyor.
Medyada son bir ayda halkın milliyetçi duygularına hitap eden programlar yayınlanıyor.Milliyetçilik duygularını aşırı kabarttığı için yayından kaldırılan Kurtalar Vadisi tekrar yayına alınıyor.

Bilinçli bir şekilde bir yerlere sürüklendiğimiz hissine kapılıyorum.

Belki şu an ön görülen en uygun çözüm sınırötesi harekat.Ancak sonrasında olacaklar umarım başımızı ağrıtmaz.

biyococuk
21-10-2007, 22:11
Ordumuz sürekli kışkırtılıyor.O kadar askerimiz sınırdayken,PKK sınırı aşıp eylem yapıp kaçıyor.Talabani götünde don bile yokken kafa tutuyor,PKK liderlerini vermeyi reddediyor ve Irak taki kürtleri kışkırtıyor.
Medyada son bir ayda halkın milliyetçi duygularına hitap eden programlar yayınlanıyor.Milliyetçilik duygularını aşırı kabarttığı için yayından kaldırılan Kurtalar Vadisi tekrar yayına alınıyor.

Bilinçli bir şekilde bir yerlere sürüklendiğimiz hissine kapılıyorum.

Belki şu an ön görülen en uygun çözüm sınırötesi harekat.Ancak sonrasında olacaklar umarım başımızı ağrıtmaz.

evet durumu çok iyi özetlemişsin resmen Türk ordusunu kuzey ırağa sokmak için her türlü nedenler teker teker oluşturuluyor ve ortam hazırlanıyor.

bundan birileri kesinlikle büyük yarar sağlayacak görürsünüz.

gercekisim
21-10-2007, 22:44
Yeterince savas tellalligi yapilmadi mi zaten. Biz mi yapicaz sinir otesini hareketini, hayir. Yapacak olan da yapsin, yapacak olanin silahida var parasida var adi "Ordu". Ustelik oyle "yapim miiii" diye referandum yapmiyor, birsey yapacagi zaman yapiyor. Bu mesajin zaruriyetini anlayamadim sahsen.

Ne gibi bir zaruriyetten bahsediliyor? mesaj yazmak için,görüş belirtmek için zaruriyet mi hissetmemiz gerekiyor? (elbette ki gerekmiyor) saçma sapan mantıksız görüşlerin amacı nedir ?

Elbette Türkiye büyük bir devlettir ve bunun gereğini yapacak kurumları da hem de en alasından vardır ama bu mesajları teröristler lehine mesaj yazanlara sor ! onlar yazdıkları zaman sor da hakkında bazı konularda şüphe etmeyelim ne dersin? Yok eğer onlardan yana değilsen onu söyle onu bilelim o zaman. Ama üstü örtülü konuşmaktan vazgeçin ! Hangi taraftasınız açık belirtin !

21-10-2007, 23:08
Goruslerin iki noktada birlestii kanaatindeyim.
1) Sinirotesi harekat cozum
2) Bu bir oyun

Oncelikle verilen sehitler sinirotesi harekata bir sebep teskil edemez. TSK bir intikam orgutu yada kontrgerilla degildir. Eger sinirotesi harekat askeri acidan gerekliyse yapilir. PKK'nin sitesinde daha farkli anlatiliyor, medyada aciklanan daha farkli. PKK kanallarinin tabanin moralini yukseltmek gibi bir amaci olabilir tabi. Ya da tam tersi.

Turkiye'yi ne Iran ile ne Irak ile kiyaslayamazsiniz. Turkiye kurtlerini ve haklarini da. Hem Iran hem Irak bu sahipsiz halka kimyasal silahlara varana kadar elinden geleni yapmistir. Turkiye gibi guvenli bir ulke de yoktur bu cografyada. Ne kafkaslar ne balkanlar ne ortadogu Turkiye'nin sahip oldugu demokrasiye sahip degildir. Turk demokrasisi kotunun iyisidir ve bu cografyada yine Turkiye kadar bagimli bir ulke yoktur (Israil'i saymazsak). Turkiyenin varacagi noktadan endiseliyim. TSK'nin PKK ya karsi yapacagi operasyonlar o kadar onemli degil, TSK bir ordudur, teror orgutu degildir. Istedigi operasyonu gerceklestirecek, hem ulusal hem uluslararasi gucu ve yetkisi vardir.

Beni endiselendiren, icice yasayan insanlarin arasindaki tansiyondur. Metropoller buyuk bir tehdit altindadir.

Bu isin zaruriyeti surdan gelmekte. Medya, bu tip durumlarda gazete satislarinin ve ratinglerin artacagini biliyor. Bu maddi menfaat onlara yeter bile. Osman Pamukoglu oturmus bir kanalda, Erman Toroglu gibi macin yorumunu yapiyor. Bir taraftan ABD'den intikamimizi alan Polat Alemdar simdi PKK'nin pesinde, intikam alacak. Yahu insanligimiz nereye gidiyor. Karnavala cevirmisler ortaligi. Ben mi giricem K. Irak'a, bana ne getirebilir boyle bir davet. Ben savas karsiti bir insanim ve benim ideolojimi guncel olaylar belirlemez. Savasa sonuna kadar hayir!

Aquarious
21-10-2007, 23:40
Oncelikle su Habur kapasinin kapatilmasi ve elektrik salterinin indirilmesi, gida yardiminin kesilmesi, capulcu liderlerinin Mersin deki sirketlerinin kapatilmasi *gerekiyor. Bu adamlara once ciddi bir ambargo uygulanmali, daha sonra mutlaka Irak a girilmesi gerekiyor ama oyle kisa vadeli degil, kalici olarak. Irak ta sadece PKK degil, gerektiginde Pesmerge, Barzani hatta ABD ile yuzyuze gelecegi de varsayilmali, ama bu da bizi engellemeli. Turkiye Kuzey Irak batagina cekiliyor derken, aslinda bu kafada devam edildigi surece, batakliga cekilecek bir Turkiye de kalmayacak aksi halde bu gidisle. Kimse ABD nin muttefik oldugu safligina dusmesin. Amerika nin hedefledigi ulke Turkiye dir. *Tampon bolge kurulmadan ve askerin orada kalmasi saglanmadan, yapilacak harekat geri donmekle sonuclanacak, sadece kayip olarak kalacak ustelik ikinci bir harekat daha yapilmasina dis dunyadan kesinlikle izin verilmeyecektir. *Asker olan yakinlarim, yapilacak harekatin bu bolgede en az 20 sene ayaga kalkmalarini engellemek uzere yapilmasi gerektigini, daha azinin mumkun olmadigini soyluyorlar. Ama nerde o hukumet?

gercekisim
21-10-2007, 23:47
Goruslerin iki noktada birlestii kanaatindeyim.
1) Sinirotesi harekat cozum
2) Bu bir oyun

Oncelikle verilen sehitler sinirotesi harekata bir sebep teskil edemez. TSK bir intikam orgutu yada kontrgerilla degildir. Eger sinirotesi harekat askeri acidan gerekliyse yapilir. PKK'nin sitesinde daha farkli anlatiliyor, medyada aciklanan daha farkli. PKK kanallarinin tabanin moralini yukseltmek gibi bir amaci olabilir tabi. Ya da tam tersi.

Turkiye'yi ne Iran ile ne Irak ile kiyaslayamazsiniz. Turkiye kurtlerini ve haklarini da. Hem Iran hem Irak bu sahipsiz halka kimyasal silahlara varana kadar elinden geleni yapmistir. Turkiye gibi guvenli bir ulke de yoktur bu cografyada. Ne kafkaslar ne balkanlar ne ortadogu Turkiye'nin sahip oldugu demokrasiye sahip degildir. Turk demokrasisi kotunun iyisidir ve bu cografyada yine Turkiye kadar bagimli bir ulke yoktur (Israil'i saymazsak). Turkiyenin varacagi noktadan endiseliyim. TSK'nin PKK ya karsi yapacagi operasyonlar o kadar onemli degil, TSK bir ordudur, teror orgutu degildir. Istedigi operasyonu gerceklestirecek, hem ulusal hem uluslararasi gucu ve yetkisi vardir.

Beni endiselendiren, icice yasayan insanlarin arasindaki tansiyondur. Metropoller buyuk bir tehdit altindadir.

Bu isin zaruriyeti surdan gelmekte. Medya, bu tip durumlarda gazete satislarinin ve ratinglerin artacagini biliyor. Bu maddi menfaat onlara yeter bile. Osman Pamukoglu oturmus bir kanalda, Erman Toroglu gibi macin yorumunu yapiyor. Bir taraftan ABD'den intikamimizi alan Polat Alemdar simdi PKK'nin pesinde, intikam alacak. Yahu insanligimiz nereye gidiyor. Karnavala cevirmisler ortaligi. Ben mi giricem K. Irak'a, bana ne getirebilir boyle bir davet. Ben savas karsiti bir insanim ve benim ideolojimi guncel olaylar belirlemez. Savasa sonuna kadar hayir!

Heralde pkknın sitesinde yazılanlara itibar ettiğini söylemiyorsun değil mi respendial?

Hem iran hem ırak oradaki halka neden öyle şeyler yapmış? hiç düşündün mü ? yediği kabın içine edenlere yapılacak olanın belki biraz fazlasını yapmışlar.Bir devlet isyan çıkarsa isyanı bastırır ve onlar da bunu yapmışlardır.İnsanlık sınırlarının dışına çıktıkları yerler olabilir ama bu yine de haklı müdahale olduğu gerçeğini değiştirmez.Metrepollerde kaşıntısı olmayana emin ol kimse bişey yapmaz ama çıkıpta teröristleri savunan olursa tepki görmesi hatta linçe uğraması kaçınılmazdır o zaman uçmayı bilmeyen ib...lik yapmayacak ! adam gibi durana,hainlik etmeyene kimse bişey demez sen merak etme.Ayrıca TSK'nın büyük bir ordu olduğunu bilmeyen yoktur ama hatırlatman ve hatırlaman yine de güzel tabi.

Şimdi medya para kazanacak diye haber yayınlamasın mı? bunu mu diyorsun? buna Öküz altında buzağı aramak denir ! *medyanın para kazanmasıyla bu terör olayları nedeniyle verilen şehitlerin haberini yapması arasında nasıl bir bağlantı kuruyorsun? Niyetin nedir? açık söyle.
Psman Pamukoğlu da ben de başkaları da bu konuyu konuşabilir düşünce açıklayabilriz,düşünce özgürlüğü budur,düşünce özgürlüğü teröristi savunmak değildir ! anlaması gerekenler anlasın !

gerilla
21-10-2007, 23:48
kendisine bağlı bir iç ülkede güvenliğini sağlayamayan devlet, güney k.'da güvenliğini nasıl sağlayacak merak etmemek mümkün değil.

çözüm barışta, savaş çığırtkanlığından vazgeçin artık?

pante
21-10-2007, 23:53
Önce, terör örgütüne esir verilmeyeceğini belirtmek isterim.
Esir, savaşan devletler arasında olur.
Savaşan devletlerin ise uluslararası savaş kanunlarına, kurallarına uyması gerekir.
Terör örgütü kanun, kural tanımaz. İnsan hakkı tanımaz. Uluslararası kuruluşlara karşı sorumlu olmaz, hesap vermez.
O nedenle de esir sözü yanlıştır. Terör örgüğtünün eline geçen askerden söz edebiliriz, esirden değil.

"Türk ordusu Kuzey Irak'a çekilmek isteniyor" bir liboş propagandasıdır ve *terör örgütünü koruma amacında olanların söylemidir. Yani " Bırakın vursunlar, bırakın öldürsünler" anlamı taşır. Bir de Barzani'si de bizde ki liboşlar da aynı teraneyi tekrarlarlar. "İçerdeki teröristleri hallettiler de dışarısı mı kaldı?" diye.
Bunlar tümüyle psikolojik propagandadır, kamuoyunu yanıltma ve yönlendirme amaçlıdır.
Terörün kaynağı, yuvalandığı, beslendiği yer Kuzey Irak'tır.
İsrail nasıl ayakta duruyor sanıyorsunuz?
Türkiye üzerinden dahi gelip Suriye'yi vurabiliyor.
Teröre vurmayan, dış operasyona girişmeyen İsrail böyle güçlü kalabilir miydi?

Sınır ötesi harekat bir çözüm değildir. Terör kesinlikle bitmeyecektir. Minimuma indirilebilir, ama artık gelinen durum tamamen bitirilebileceği olasılığını yoketmiştir. İçerde bitirseniz bu defa Asala gibi dışarda teröre devam ederler.
Ama sınır ötesi harekat teröre darbe vurur, onun palazlanmasını engeller. Terör desteğini azaltır. Gücünüzü ve kararlılığınızı ortaya koyar. Kamuoyunu yatıştırır. Faşist, şovenist saldırıları engelleyerek Türk ve Kürt halkının birbirine düşürülmesinin önüne geçer.

21-10-2007, 23:57
Soru " Niyetin nedir? açık söyle."

Cevap "Ben savas karsiti bir insanim ve benim ideolojimi guncel olaylar belirlemez. Savasa sonuna kadar hayir!"

"Heralde pkknın sitesinde yazılanlara itibar ettiğini söylemiyorsun değil mi respendial?"

O sitelerin ne kadar yalan soyleme imkani varsa, turk medyasinin da o kadardir. Arti bizim Aydin Dogan medyasina itibarim da sifirin altindadir. Durum nedir ne olsu bunu kimse bilemez. Ben istedigimi soylemek istiyorumdur ve soyledigim birseyi eger bir tarafinda hissetmissen onu *soylemisimdir.

Aquarious
22-10-2007, 00:05
ABD bambaska bir kitadan gelerek, teroru engelleme bahanesiyle bir ulkeyi isgal etti, dunya uc bes gosteri disinda sesini cikaramadi. Israil 2 askeri kacirildi diye bir hafta Lubnan i dumduz etti, 4000 kisinin olumune neden oldu, kalkip bazi ulkeler kendini savunuyor dediler.

Soz konusu ulke bizim ulkemiz, soz konusu asker bizim askerimiz olunca neden bu duyarlilik? Batililarin iki yuzlu politikalarini biliyoruz zaten, ama bu savunma bizim BM lere gore yasal hakkimiz zaten. Eeee? Napicagiz o zaman? Bekleyelim, her gun gelip 3-5 askeri havaya ucursunlar, sehirleri bombalasinlar, sivilleri tarasinlar ve biz aman tuzaga cekilmek isteniyoruz diye kafamizi kuma gomup oturalim, bir Israil kadar edemeyelim oylemi? Tarihte 16 devlet kurmus olan bir Turkler boyle davranmaya devam edersek, son kurdugumuz devletin un ufak oldugunu bu jenerasyon uyeleri olarak gorecegiz, kuskunuz olmasin..

22-10-2007, 00:16
Önce, terör örgütüne esir verilmeyeceğini belirtmek isterim.
Esir, savaşan devletler arasında olur.
Savaşan devletlerin ise uluslararası savaş kanunlarına, kurallarına uyması gerekir.
Terör örgütü kanun, kural tanımaz. İnsan hakkı tanımaz. Uluslararası kuruluşlara karşı sorumlu olmaz, hesap vermez.
O nedenle de esir sözü yanlıştır. Terör örgüğtünün eline geçen askerden söz edebiliriz, esirden değil.

"Türk ordusu Kuzey Irak'a çekilmek isteniyor" bir liboş propagandasıdır ve *terör örgütünü koruma amacında olanların söylemidir. Yani " Bırakın vursunlar, bırakın öldürsünler" anlamı taşır. Bir de Barzani'si de bizde ki liboşlar da aynı teraneyi tekrarlarlar. "İçerdeki teröristleri hallettiler de dışarısı mı kaldı?" diye.
Bunlar tümüyle psikolojik propagandadır, kamuoyunu yanıltma ve yönlendirme amaçlıdır.
Terörün kaynağı, yuvalandığı, beslendiği yer Kuzey Irak'tır.
İsrail nasıl ayakta duruyor sanıyorsunuz?
Türkiye üzerinden dahi gelip Suriye'yi vurabiliyor.
Teröre vurmayan, dış operasyona girişmeyen İsrail böyle güçlü kalabilir miydi?

Sınır ötesi harekat bir çözüm değildir. Terör kesinlikle bitmeyecektir. Minimuma indirilebilir, ama artık gelinen durum tamamen bitirilebileceği olasılığını yoketmiştir. İçerde bitirseniz bu defa Asala gibi dışarda teröre devam ederler.
Ama sınır ötesi harekat teröre darbe vurur, onun palazlanmasını engeller. Terör desteğini azaltır. Gücünüzü ve kararlılığınızı ortaya koyar. Kamuoyunu yatıştırır. Faşist, şovenist saldırıları engelleyerek Türk ve Kürt halkının birbirine düşürülmesinin önüne geçer.

"Türk ordusu Kuzey Irak'a çekilmek isteniyor" bir liboş propagandasıdır ve *terör örgütünü koruma amacında olanların söylemidir. Yani " Bırakın vursunlar, bırakın öldürsünler" anlamı taşır. Bir de Barzani'si de bizde ki liboşlar da aynı teraneyi tekrarlarlar. "İçerdeki teröristleri hallettiler de dışarısı mı kaldı?" diye.

Sayın pante

"Türk ordusu Kuzey Irak a çekilmek isteniyor" cümlesini ben kurdum ve liboş değilim.(Liboş neyse artık)
Hatta terör örgütünü korumak gibi bir amacım asla söz konusu olamaz.Ben bu vatan için gerekirse canımı feda etmeye hazırım.
Bana yukarıdaki suçlamalarla itham ettiniz.Biliyorsunuz ki IP adresleri rahatlıkla bulunabiliyor ve nerede olduğumuz kolaylıkla belirlenebiliyor.
Bende basit bir PC kullanıcısı olarak rahatlıkla bulunabilirim.
Bu site binlerce kişinin girdiği ve herkeze açık bir site.
Yukarıdaki cümlelerinizle beni bir takım fanatiklere hedef gösteriyorsunuz.
Başıma gelebilecek herhangibir durumdan şu an itibariyle sizi sorumlu tutuyorum.

Ordumuzun Kuzey Irak a girmesini siz çözüm olarak görebilirsiniz.Belkide şu an bize başka yapacak birşey bırakmadılar.Ama bu operasyondan sonra siyasi saldırılarıda iyice hesaplayarak tedbir almalıyız.
Muhtemelen ülkemiz üzerinde bir takım dümenler dönüyor.
Benim korkumda bu sadece.

gercekisim
22-10-2007, 00:16
Soru " Niyetin nedir? açık söyle."

Cevap "Ben savas karsiti bir insanim ve benim ideolojimi guncel olaylar belirlemez. Savasa sonuna kadar hayir!"

"Heralde pkknın sitesinde yazılanlara itibar ettiğini söylemiyorsun değil mi respendial?"

O sitelerin ne kadar yalan soyleme imkani varsa, turk medyasinin da o kadardir. Arti bizim Aydin Dogan medyasina itibarim da sifirin altindadir. Durum nedir ne olsu bunu kimse bilemez. Ben istedigimi soylemek istiyorumdur ve soyledigim birseyi eger bir tarafinda hissetmissen onu *soylemisimdir.

1-Yani sen,bir yanağına tokat atana diğer yanağını dönmekten yana mısın?savaş karşıtlığından anladığın bu mudur? Türkiye Kuzey ırak'a girmeyip olanlarıo sineye mi çekmelidir sana göre?

2-Bu yazdıklarına göre senin hangi taraftan olduğunu düşünürsek o tarafta mısın? yazdıklarından bu anlaşılıyor,yanlış anlatmadınğına emin misin?

pante
22-10-2007, 00:44
Sayın pante

"Türk ordusu Kuzey Irak a çekilmek isteniyor" cümlesini ben kurdum ve liboş değilim.(Liboş neyse artık)
Hatta terör örgütünü korumak gibi bir amacım asla söz konusu olamaz.Ben bu vatan için gerekirse canımı feda etmeye hazırım.
Bana yukarıdaki suçlamalarla itham ettiniz.Biliyorsunuz ki IP adresleri rahatlıkla bulunabiliyor ve nerede olduğumuz kolaylıkla belirlenebiliyor.
Bende basit bir PC kullanıcısı olarak rahatlıkla bulunabilirim.
Bu site binlerce kişinin girdiği ve herkeze açık bir site.
Yukarıdaki cümlelerinizle beni bir takım fanatiklere hedef gösteriyorsunuz.
Başıma gelebilecek herhangibir durumdan şu an itibariyle sizi sorumlu tutuyorum.

Ordumuzun Kuzey Irak a girmesini siz çözüm olarak görebilirsiniz.Belkide şu an bize başka yapacak birşey bırakmadılar.Ama bu operasyondan sonra siyasi saldırılarıda iyice hesaplayarak tedbir almalıyız.
Muhtemelen ülkemiz üzerinde bir takım dümenler dönüyor.
Benim korkumda bu sadece.

:)

Sevgili ChildInTime1;

O paragraftaki açıklamam senin ve biyoçocuk'un yazdıkları içindi. Ama liboş sözü ile kastettiklerim sizler değilsiniz. Siz gayet masumane ve iyi niyetli görüşler sergilemişsiniz. Ama sergilediğiniz düşünce medyadan ve bu liboş takımından öyle pompalanıyor ki insanların bunun etkisinde kalmamaları mümkün değil.
Ayrıca liboşların düşüncesini eleştiriyorum, onları hainlikle falan itham etmiyorum. Düşüncelerini yanlış buluyorum. Dönekliklerini yazmış olmam itham olarak görülebilir. Çünkü bir dönemin en hızlı devrimcileri, komünistleriydi kendileri. Az genç kaybetmedi bu ülke onların fikirlerine kapılıp *
eylemere katılan. Para sahibi olunca liboşlaştılar. Liboştan kastım sözde liberal. "Bırakın ne olursa olsun"cular yani.

"Türk ordusu Kuzey Irak'a çekilmek isteniyor" bir liboş propagandasıdır ve *terör örgütünü koruma amacında olanların söylemidir.
Sözümde, yanlış anlaşılmasın 2 kesim var. 1- Liboşlar, 2- Terör örgütünü koruma amacında olanlar. Yani liboşları da terör örgütüne destekle suçlamış değilim. Ama aynı söylemi paylaşmış oluyorlar.

pante
22-10-2007, 00:52
Ayrıca dikkat ederseniz ben de Kuzey Irak'taki tehlikeyi görerek kara harekatını kesinlikle savunmuyorum. Sağlam istihbaratlara dayalı, planlı bir hava harekatından yanayım.
Güneydoğu'daki 100.000'i aşkın ordunun oraya yığılmasına da karşıyım. Bölgeyi koruyabilecek sayıda güvenliğin haricinde ordunun orda olmasını hata olarak görüyorum. Sanki karşısında düzenli bir ordu varmış gibi yığılınması açık hedeftir. Kayıpları arttırır. Askerin güvenliğini azaltır.

Hava harekatı + Kuzey Irak üzerinde ambargo en doğru operasyondur.

22-10-2007, 00:53
Walla bilmem pante
Şimdiden tehdit telefonları gelmeye başladı bana :D

Şaka bir yana gerçekten yazılara dikkat etmek lazım.Belki beni paranoyak zannetmiş olabilirsin ama yaşanmamış bir olay değil bu.Bir sürü forum sitesinde yazı yazdığım için başıma gelmesede gelenlerinkini biliyorum.Ülkemizde manyak dolu.

pante
22-10-2007, 00:59
Walla bilmem pante
Şimdiden tehdit telefonları gelmeye başladı bana Very Happy

Şaka bir yana gerçekten yazılara dikkat etmek lazım.Belki beni paranoyak zannetmiş olabilirsin ama yaşanmamış bir olay değil bu.Bir sürü forum sitesinde yazı yazdığım için başıma gelmesede gelenlerinkini biliyorum.Ülkemizde manyak dolu.

Doğrudur, inanıyorum. :)
Ama merak etme, bizim sitede IP adresini görebilecek olanların hepsinin seninle benzer düşünce içinde olduğunu zannediyorum. *:cry:
Benden de çekinme. Ben göremiyorum çünkü. :)

22-10-2007, 01:30
"ABD bambaska bir kitadan gelerek, teroru engelleme bahanesiyle bir ulkeyi isgal etti, dunya uc bes gosteri disinda sesini cikaramadi."

ABD gibi isgalci, emperyalist, zorba bir devleti ornek almak isteyen alsin, serefsizce yasasin. Benim bununla bir sorunum yok. Ikincisi, bu hassas donemlerde insanlar yeni bir silahi tekrar tekrar kesfeder, desifrecilik ve itirafcilik. Iste bu gercekisim'in bogurup durdugu budur, bu tip donemlerde halk propagandalara hazir oldugu icin bazi tatlisu kurnazlari insani taraf yada bertaraf olmaya zorlar. 80 doneminde cikartmak istedigi kiracisini anarsist diye ihbar edenler bu tip insanlardi. Bu ademde aklinca beni hedef gosterecek.

<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 01:37
Bu iş AKP ile yürümeyecek belli oluyor.
Mesele pkk meselesi değildir sadece.
Aslolan Irak'ta bir kürt devletinin önüne geçmektir.
Aksi taktirde buradaki kürtleri tutamayız. Çok kısa süre içinde kürt milliyetçiliği tahmin etmediğimiz ölçüde büyümeye başlar.
Daha şimdiden Barzani'nin etkisini g.doğuda görmek mümkün.

Beyler şapkaları önümüze koyup daha ciddi düşünmeliyiz.
Musul/Kerkük/Telafer/Süleymaniye/Erbil gibi yerleri Kıbrıs misali topraklarımıza katamazsak yani orada bir Türkmen devleti kurup kürtleri de onların çatısı altına alamazsak süreç bizim aleyhimize işleyecektir ve bu işleyiş Türkiye'de bir iç savaşa kadar gidecek etkiler olacaktır.
Yani Kerkük'ü almazsak Diyarbakır'da hak iddia ederler.
Yani büyümezsek küçülebiliriz.
Bu tehlike her daim zihnimizde bulunmalı ve gereken önlemleri şimdiden almalıyız.
Ama bu iş AKP ile yürümez. Bu bizim en temel problemimiz.

dilaver
22-10-2007, 01:45
Aslolan Irak'ta bir kürt devletinin önüne geçmektir.

* * Yani Kerkük'ü almazsak Diyarbakır'da hak iddia ederler.


* * * * * *nihayet gerçeklerden bahseden biri daha geldi. Sargondan özür dileyecekler kim olacak bakalım. *:lol:

* * * Beyler şapkaları önümüze koyup daha ciddi düşünmeliyiz. *

* * * * * * *işte tüm mesele bu zaten. Bugün 12, 28- 41 gence aglıyoruz, daha kaç gence aglamamız lazım. Ufak Abd olamayız bunu aklınızdan çıkarın.

* * * * * * *saygılarımla

<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 01:57
işte tüm mesele bu zaten. Bugün 12, 28- 41 gence aglıyoruz, daha kaç gence aglamamız lazım.

Ben söyleyeyim: 70 milyon.

Evet, tek bir ferdi kalana kadar bu ülkenin bu bayrak yurdun dört bir yanında dalgalanacaktır.

Uğrunda şehit olan var ise o *toprak vatandır.

pante
22-10-2007, 01:59
nihayet gerçeklerden bahseden biri daha geldi. Sargondan özür dileyecekler kim olacak bakalım.

Sargon'un yazdığı gibi düşünenler vardır elbette.
Ona bakarsan "Turan" hayalinde olanlar da var.

Benim Sargon'a itirazım ise Türkiye'nin yani devletin ve *ordunun böyle düşünmediği üzerinedir.
Pelikan böyle düşünüyor diye niye özür dileyeyim.

Zaten şüpheleniyorum bu ikisinden.
Birbirlerini tamamlarcasına yazıyorlar.
Danışıklı bir durum var galiba. *:roll:

Bu tür düşünen bir Özal vardı o da destek bulamadı.
Artık MHP'liler dahi düşünmüyor böyle.
Ya da açığa vurmuyorlar düşüncelerini.
Tehlikeli düşünceler bunlar.
Sanki Musul'u, Kerkük'ü alınca terör bitecek.
Tersine Türkiye'yi bitirirler böyle bir girişimde.
Aklımızı başımıza alalım.

<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 02:05
Pante sen de yakında benim gibi düşüneceksin, dert etme.
Aklın yolu birdir.
Bu Turancılıktır şudur budur zerre kadar umrumda değil.
Ben k.ırak'ta kurulacak bir kürt devletinin tehlikesini görüyorum.
Sen göremiyorsun ve rahatsın.
Bulutlara bakarak fırtınanın geleceğini anlayan birisi de rahatsız olur.
Bilgi korkuyu tetikler, korku da bilinci.
Devletler emperyalizm ile mücadele ederek kurulur.
Yoksa emperyalizmin kucağında devlet kurma hayali hem Ermenilerde hem Kürtler de tarih boyu olmuştur.Ama cevabı da biz anti-emperyalist Türkler'den almışlardır.
Durum şimdi de aynıdır.
Amerika'nın kucağında devlet kurma hayali içinde olanlara okkalı bir ders vereceğiz.
III.Dünya savaşını bile tetikleyebiliriz. Hiç belli olmaz.

<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 02:11
Bu tür düşünen bir Özal vardı o da destek bulamadı.
Artık MHP'liler dahi düşünmüyor böyle.
Ya da açığa vurmuyorlar düşüncelerini.
Tehlikeli düşünceler bunlar.
Sanki Musul'u, Kerkük'ü alınca terör bitecek.
Tersine Türkiye'yi bitirirler böyle bir girişimde.
Aklımızı başımıza alalım

Pante olguları birbirinden ayıramayıp hepsini çorba yapıyorsun.
Özal Amerika'nın güdümünde Irak'a girmek istiyordu ve amacı da 1 koyup 3 almak idi.
Yani petrol hayali içindeydi garibim.

Biz Amerika ile değil Amerika'ya rağmen gireceğiz.
Ve petrol için değil Türkmen kardeşlerimizin uğradığı zulme son vermek ve de pkk'yı silip süpürmek için gireceğiz eğer girersek
İşte bu milli mücadeledir.
Bu onurlu bir mücadeledir.
Bu anti-emperyalist bir mücadeldir.

Özal'ınki onursuzluk idi
Bu ise tam tersine zulme ve emperyalizme bir meydan okumadır.

Ayrıca Musul ve Kerkük'e girelim pkk terörü biter. Tarihe gömülür.
İyi düşün.

deggial
22-10-2007, 02:15
kendisine *bağlı *bir *iç *ülkede *güvenliğini *sağlayamayan *devlet, *güney *k.'da *güvenliğini *nasıl *sağlayacak *merak *etmemek *mümkün *değil.

çözüm *barışta, *savaş *çığırtkanlığından *vazgeçin *artık? * gerilla

aç tavuk kendini buğday ambarında görürmüş. iç ülke ha? senin bi tarafların açıkta kalmış, uyurken :wink:

senin gibi akbaba kılıklı, faşist örgüt sempaztizanları "barış çığırtkanlığı" yapmayı bıraktığı zaman barış gelir :wink: gölge etmeyin yeter.

ordu kuzey ırak'a girince *endişeleneceğin tek şey senin şerefsiz sürüsünün ne halt yiyeceği olsun :wink:

pante
22-10-2007, 02:15
III.Dünya savaşını bile tetikleyebiliriz. Hiç belli olmaz.

İşte Türkiye'yi bitirecek olan da bu.
3. Dünya savaşı olmasa da BOP'un farklı bir versiyonu, bölge savaşları.

"Gök çökmedikçe, yer delinmedikçe Türk yurdu bozulmaz" zihniyetiyle
ülkenin geleceği ile kumar oynanmaz.

Kuzey Irak'ta bir Kürt Devleti kurulacağını ben de görebiliyorum.
Ama bunu önlemenin yolu işgalden değil, Irak'ın bütünlüğünü savunmaktan geçiyor.

<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 02:25
Düşük ihtimalli bir duruma yüksek olasılıklı gerçek feda edilemez.

III.Dünya savaşı düşük ihtimaldir.
Kürt devletinin ise kurulacak olması yüksek ihtimal.

Irak ile sınırlarımızı 1926 Ankara anlaşmasına göre belirledik.
İngiltere, Irak ve biz.
Eğer Irak parçalanırsa bu anlaşma geçersiz kalır.
O zaman sınırlarımızı yeniden belirleme hakkımız doğar.
Eğer Irak güneye kayar da yukarısı kürdistan olursa o zaman benim sınırım da otomatikmen güneye kayar ve Irak ile yine komşu olurum.
O yüzden Irak'ı bölerlerse topyekün Irak'ı dağıtmaları ve ismini bile ortadan kaldırmaları lazım.
O zaman da Kuzeyde kurulacak devlet her ne halt ise benimle sınır anlaşması yapmak zorunda hukuken.
Eee, o zaman da *kimse Irak sınırımın aynısını önüme koyamaz.
Sınırlar karşılıklı belirlenir.
O halde ben sınırımı güneye kaydırırım. Artık hangi vilayetleri alırım içime bilemem.
Ama şunu herkes bilsin ki Kıbrıs'ta yaptığımızın bir benzerini yaparız.
O güce sahibiz de RTE ile yürümüyor bu işler, mesele burada.

3.yol
22-10-2007, 03:27
Zirrrrrrrrr
Zirrrrrrrrr
Pus: Hallo !
Tayyo: Abim ben Tayyo !
Pus: Ne olaki *Tayyo, neden sabahin bu saatinde ariyorsun ?
Tayyo: Abim, sizinkiler yine siniri gecti , icraat te bulundular.
Pus: Biliyom biliyom, tatik icabi
Tayyo: Ama abi olmuyo simdik zor zaptediyom askeri.
Pus: Zaptet olum zaptet , sen isini bilirsin, kullan kasimpasa zekani
Tayyo: Kullandim bitti be abi, tutamiyom artikin
Pus: Tamam o zaman bombalat bir iki kampi, bosaltilmis olanlarin kordinatlarini bizimkiler size iletir.
Tayyo: Tamam abi, zamani gelmisti.
Pus: Cok iceri girmesinler haa. Barzo ve takimi killaniyo.
Tayyo: Tamam abi. Basustune. Yengeye de selamlar.
Pus: Bu arada *su elektirigi biraz daha ucuzlatsak.
Tayyo: Abi, biraz zor olacak. Medyada killananlar cikti. Yoksa bedava bile yollarik.
Pus: Ok *O zaman, sonraya birakiriz. Meclis ve kamuoyu tansiyonlarini ilet bana. Endise etme bir iki sortiden sonra hafifler. Gul'e selamlarimi ilet.
Tayyo: Tamam abi, emrin olur.

KATOT
22-10-2007, 03:46
Dağları çok iyi biliyorlar çünkü o dağlarda doğup büyüdüler.Sınırdaki kaçakçılık herkesin gözü önünde yapılıyor ve bunun PKK'ye faydasını göz ardı etmemiz imkansız.Askerden kaçan terörist gidip bir eve kolaylıkla saklanabiliyor çünkü orda duran bazı(genellemek istemesem de büyük bir oran) insanlar da kürdistan düşüncesinde.Çok tehlikeli bir coğrafyaya mantıklı girmeliyiz.Oy kaybını düşünerek yapılmamalıdır operasyon.Kürdistan sitelerinde bayram havası esiyor.(Bu sitedeki bazı kişilerde üstü örtülü PKK sempatizanlığı yapıyor.)

İnsan doğası gereği savaş karşıtı olamaz.Savaş karşıtı olunmaz sadece evrimsel zayıf halka olunur.

gercekisim
22-10-2007, 09:31
"ABD bambaska bir kitadan gelerek, teroru engelleme bahanesiyle bir ulkeyi isgal etti, dunya uc bes gosteri disinda sesini cikaramadi."

ABD gibi isgalci, emperyalist, zorba bir devleti ornek almak isteyen alsin, serefsizce yasasin. Benim bununla bir sorunum yok. Ikincisi, bu hassas donemlerde insanlar yeni bir silahi tekrar tekrar kesfeder, desifrecilik ve itirafcilik. Iste bu gercekisim'in bogurup durdugu budur, bu tip donemlerde halk propagandalara hazir oldugu icin bazi tatlisu kurnazlari insani taraf yada bertaraf olmaya zorlar. 80 doneminde cikartmak istedigi kiracisini anarsist diye ihbar edenler bu tip insanlardi. Bu ademde aklinca beni hedef gosterecek.

Respendial sen nasıl Amerika'nın yaptığını onaylamıyorsan,karşı çıkıyorsan emin ol ben de en az senin kadar ABD'nin işgaline karşıyım. Ancak Türkiye'nin yapmayı planladığı operasyon ile ABD'nin yaptığı arasında ne benzerliği var ki sen bu ikisini aynı görüyorsun ve öyle göstermeye çabalıyorsun? Ayrıca sana iki soru sordum ama sen onlara yanıt vermek yerine konuyu saptırıp beni suçlamaya çalışıyorsun. Böyle dönemlerde her ülkenin insanları provakosyana açık olur ve bu elbette doğru olmaz,soğukkanlı düşünmek gerekir ancak bunu yapmak ta en başta siyasilerin vazifesidir..benim değil! Ben kendime hakim olurum ama kendine hakim olamayan birileri çıkarsa bu kişiler bir organizasyon yönlendirmesi olmaksızın biraraya kolay kolay gelmezler,bireysel öfkelerini ne kadar yansıtsalar da ,bir organizasyon,yönlendirici olmazsa olay falan çıkmaz. Sen taraf değilsin madem o zaman bu konuya hiç bulaşmasan daha doğru olmaz mıydı? mesaj yazmayı çok istiyorsan "tarafsızım" *yazarsın ve konu senin için kapanır..ama Türkiye'nin yapma ihtimali olan operasyona karşı çıkan fikir belirtiyorsan ya da terör örgütü nün sitelerinde yazılanların da doğru olabileceğini söylüyorsan o zaman kendini bir taraf olarak göstermiş oluyorsun bence..Türkiye birşey yapacaksa bunu Abd nin yaptığı gibi durduk yere ya da bir ekonomik çıkar maksadıyla yapmayacak,kendisine saldıranlara karşılık olarak yapacak ve bunu Abd nin yaptığı ile karıştırma,karşılaştırma.

Aliminyum
22-10-2007, 10:01
Ulus devleti savunuyorsanız Kürt ulusuna da devlet kurma hakkını tanımalısınız,
Yok emperyal gayeleriniz var ise, Türk milletinin yüzlerce, binlerce yıldır yüklendiği tarihi misyonuna inanıyorsanız o zaman ulus devlet gibi güdük bir kavramdan vazgeçeceksiniz.
Türkiye-Irak sınırı hiçbir zaman tam olarak kontrol altına alınamaz, 1926'da çizilen sınıra bir bakın, sınırın başladığı yerde 15-20 km. devam eden alabildiğine yüksek dağlar-tepeler-yüksek platolar vadiler vs.. hemen sora bıçakla kesilmiş gibi düz araziler. böyle bir sınır hiçbir zaman tam olarak kontrol edilemez, sınırı en az 25 km. genişletmek şarttır, Türkiye girecek ya 25 km.lik bir tampon bölge oluşturacak ya da 25 km.yi vatan toprağına katacak, ya değilse bu tür saldırılar bitmez,
Türkiye'nin resmi ideolojisini yeniden gözden geçirip Tarihi misyonuna uygun bir hale getirmesi lazım, bu dediklerimiz ancak bu şekilde gerçekleşebilir. ulus devlet saçmalığından kurtulmalı.

22-10-2007, 10:03
ABD ile baglanti kuran ben degilim, yukarida yazan baska bir yazidan alintidir. Sana son bir kere tane tane anlatayim. Ben kendime gore bir taraftayim ve o taraf bariscil humanist taraf, ama su donem bircok kisi olayi, ordu ve PKK arasinda bir mac gibi goruyor (Osman Pamukoglu - Erman Toroglu benzetmesini bu sebeple yaptim, dun SKYturk'u izleyenler ne dedigimi anlarlar) ve bu durumda insanlarin sadece bu iki taraftan birini tutabilecegini dusunuyor. Baris ve demokratik cozum yanliligi da bir taraftir.

1. Olay bu hale getirilmemeli ve halki kiskirtacak hareketlerden kacinilmali, medyadaki bu karnaval havasi bitmeli
2. Eger ordu ve basin "uc bes capulcu" gordugu teroristlere uc bes capulcu gibi davranmalidir
3. Ordu yaptigi hicbir harekette halkin onayini almamistir, simdi de buna gerek yoktur

Cunku;
Turkiye'de ic ice yasayan kurt ve turk halklarin arasinda cikacak bir antipati, bu ulkeyi icinden cikilamayacak bir hale getirebilir. Eger konunun oznesi PKK degil, kurtler haline gelirse (ki getirilmektedir) cikacak karisikligi onlemeye ne TSK ne Emniyet yetmez. Cunku cikacak en kucuk kivilcimi degerlendirmek icin cok firsat kollayan var. Turk halkinin cok duyarli olmasi gerekir.

Turkiye'ye anti-emperyalist deyip durmayalim, Turkiye bu cografyada Israilden sonra emperyalist ulkelere en bagimli ulkedir. Bu sebeple gercekci yorumlar yapalim, kahraman turk milleti dedigimiz ve guvendigimiz tabanin yarisinin AKP'ye oy verdigini unutmayalim. Yani gercekci dusunmek gerekir, bir toplumun ahlakini irki degil cevredeki sosyal yapi belirler. Boyle medyaci, televoleci, kitap okumayan vasifsiz halkin, Kurtulus Savasi'ni veren kahraman halkla arasinda daglar kadar fark vardir. Ben turk halkinin dusunsel kalitesinin sistematik olarak dusuruldugunu goruyorum.

Son olarak taraf konusuna gelince, tabiki de Turkiye Cumhuriyeti'nin bagimsizligi ve ic guvenligini istiyorum. Ama yontem bu olmamali, en azindan operasyonlar gizli tutulmalidir. Linc zihniyeti diriltilmemelidir cunku bu ulke lincci zihniyetler yuzunden, galeyana gelip cok hatalar yapti ve bugun bile bunlarin sikintisi surmektedir.

gercekisim
22-10-2007, 10:30
ABD ile baglanti kuran ben degilim, yukarida yazan baska bir yazidan alintidir. Sana son bir kere tane tane anlatayim. Ben kendime gore bir taraftayim ve o taraf bariscil humanist taraf, ama su donem bircok kisi olayi, ordu ve PKK arasinda bir mac gibi goruyor (Osman Pamukoglu - Erman Toroglu benzetmesini bu sebeple yaptim, dun SKYturk'u izleyenler ne dedigimi anlarlar) ve bu durumda insanlarin sadece bu iki taraftan birini tutabilecegini dusunuyor. Baris ve demokratik cozum yanliligi da bir taraftir.

1. Olay bu hale getirilmemeli ve halki kiskirtacak hareketlerden kacinilmali, medyadaki bu karnaval havasi bitmeli
2. Eger ordu ve basin "uc bes capulcu" gordugu teroristlere uc bes capulcu gibi davranmalidir
3. Ordu yaptigi hicbir harekette halkin onayini almamistir, simdi de buna gerek yoktur

Cunku;
Turkiye'de ic ice yasayan kurt ve turk halklarin arasinda cikacak bir antipati, bu ulkeyi icinden cikilamayacak bir hale getirebilir. Eger konunun oznesi PKK degil, kurtler haline gelirse (ki getirilmektedir) cikacak karisikligi onlemeye ne TSK ne Emniyet yetmez. Cunku cikacak en kucuk kivilcimi degerlendirmek icin cok firsat kollayan var. Turk halkinin cok duyarli olmasi gerekir.

Turkiye'ye anti-emperyalist deyip durmayalim, Turkiye bu cografyada Israilden sonra emperyalist ulkelere en bagimli ulkedir. Bu sebeple gercekci yorumlar yapalim, kahraman turk milleti dedigimiz ve guvendigimiz tabanin yarisinin AKP'ye oy verdigini unutmayalim. Yani gercekci dusunmek gerekir, bir toplumun ahlakini irki degil cevredeki sosyal yapi belirler. Boyle medyaci, televoleci, kitap okumayan vasifsiz halkin, Kurtulus Savasi'ni veren kahraman halkla arasinda daglar kadar fark vardir. Ben turk halkinin dusunsel kalitesinin sistematik olarak dusuruldugunu goruyorum.

Son olarak taraf konusuna gelince, tabiki de Turkiye Cumhuriyeti'nin bagimsizligi ve ic guvenligini istiyorum. Ama yontem bu olmamali, en azindan operasyonlar gizli tutulmalidir. Linc zihniyeti diriltilmemelidir cunku bu ulke lincci zihniyetler yuzunden, galeyana gelip cok hatalar yapti ve bugun bile bunlarin sikintisi surmektedir.

Halkın kışkırtılmaması konusunda hemfikiriz bunu rahatlıkla söyleyebiliriz ancak bu konuda insanların görüş belirtmesi kışkırtma manasına gelmez..Eğer bir siyasi oluşum,sivil toplum örgütü bunu yaparsa o zaman sorun olduğunu söyleyebiliriz.Bu tür olayların çıkması bir organizasyonun parmağı olmaksızın olmaz.
Savaşı sevecek normal bir insan olduğunu sanmıyorum ve ben de normal bir insan olarak savaşın güzel olduğunu düşünmüyorum elbette.Savaş,savaşan tüm taraflar için en başta büyük sıkıntı demektir,diken üstünde olmak demektir.Ama sana karşı bir saldırı varsa bu saldırı karşısında heralde tepkisiz kalamazsın ve bizim de konuştuğumuz budur. Sana önceki mesajımda sorduğum da buydu ama yanıtlamıyorsun..sana birisi tokat atsa sen öteki yanağını dönmeyi mi tercih edersin yoksa karşılık mı verirsin? ya da en azından kendini savunur musun,savunmaz mısın?

Ordu elbette halkın onayını sormayacaktır ama halkın desteğini arkasında görmek isteyecektir,nitekim bunu ifade etmiştir(bizzat Büyükanıt tarafından bu belirtildi)

Kimse Türkiye'ye emperyalist deme hakkına sahip değildir..çünkü bunun gerçekçi bir gerekçesi dahi yok ! Halkın yarısı emperyalistlere hizmet eden bir partiye oy verdi diye halkın emperyalist zihniyette olduğu anlamına gelmez..Halkın neden o partiye oy verdiğini sen de biliyorsun sebep (zaten söylemişin de) cahilliktir,bilinçsizliktir,kandırılmadır.Bilinçli şekilde bunlara destek verselerdi o zaman sana hak verirdim. Milletimiz kandırılıyor,çünkü kandırılmaya müsait,eğitim eksikliği ve dolayısıyla bilinç eksikliği var.İnsanlarımız verdikleri oyla nereye hizmet ettiğini bilmiyor ve bilselerdi zaten oy vermezlerdi.O zaman onlar yani Türkiye Cumhuriyeti emperyalist değildir ! Olmaz da.

Sen madem ki kendini hümanist bir insan olarak görüyorsun o zaman burada yapman gereken Türkiye'nin yapma ihtimali olan operasyonu eleştirmek yerine teröristlerin katlettiği insanlarımız için üzüldüğünü ve ne yapılabileceğini belirtmektir,kendisine saldırana yanıt veren Devletimizi eleştirmek değil.
Ben de isterim ki dünya toz pembe olsun,kimse kimseyi öldürmesin,öldürmek biryana üzmesin bile ama gerçekteki durum öyle değil.Hümanist olmak demek saldıranlara karşılık vermemek analamına gelmez değil mi?

22-10-2007, 10:54
Yahu ben sana laf yetistirmek zorunda degilim, ayni seyleri sayiklayip duruyorsun. Cevap vermiyorum, tokat atana ne yapacagim sir olarak kalacak.

gercekisim
22-10-2007, 11:00
Yahu ben sana laf yetistirmek zorunda degilim, ayni seyleri sayiklayip duruyorsun. Cevap vermiyorum, tokat atana ne yapacagim sir olarak kalacak.

Elbette ki cevap yetiştirmek zorunda değilsin,ama böylece cevap vermiş te oldun. Tamam ne yapacağın sır olarak kalsın o zaman.Daha önce söyleseydin ben de tekrar tekrar sormazdım zaten.Neyse ben de sana *soru sormak zorunda değilim zaten :) ve sormuyorum da :)

rebera_roni
22-10-2007, 12:52
sevgili pante
''Bu harekatın terörü bitirmeyeceği açıktır. Ama hergün saldıran, hergün acılara neden olan terör karşısında susulmamalı, gereken yanıt verilmelidir. Buna en başta kan ağlayan halkın moral açısından ihtiyacı vardır.'' bitmeyeceğini biliyosun ama sadece moral lsun diye operasyon yapılsın diyorsun.ne diyeceğimi bilemiyorum gerçekten.



sevgili cem
''Dağlarda işimiz biterse şehirlere ineriz diyorlar. Gerçekten de en kötüsü bu olur. İntihar saldırılarına hazır olduğunu yazanlar bile var. İşte o zaman Irak'da her gün patlayan bombalar gibi Türkiyenin sivil yerleşim yerlerinde de bombalar patlar mı? '' işte bende bundan korkuyorum.eğer gercekten böyle bir durum yaşanırsa dağlarla kalmaz şehirlere kadar ineceğini düşünüyorum.

oksiyur
22-10-2007, 14:41
ABD ile baglanti kuran ben degilim, yukarida yazan baska bir yazidan alintidir. Sana son bir kere tane tane anlatayim. Ben kendime gore bir taraftayim ve o taraf bariscil humanist taraf, ama su donem bircok kisi olayi, ordu ve PKK arasinda bir mac gibi goruyor (Osman Pamukoglu - Erman Toroglu benzetmesini bu sebeple yaptim, dun SKYturk'u izleyenler ne dedigimi anlarlar) ve bu durumda insanlarin sadece bu iki taraftan birini tutabilecegini dusunuyor. Baris ve demokratik cozum yanliligi da bir taraftir.

1. Olay bu hale getirilmemeli ve halki kiskirtacak hareketlerden kacinilmali, medyadaki bu karnaval havasi bitmeli
2. Eger ordu ve basin "uc bes capulcu" gordugu teroristlere uc bes capulcu gibi davranmalidir
3. Ordu yaptigi hicbir harekette halkin onayini almamistir, simdi de buna gerek yoktur

Cunku;
Turkiye'de ic ice yasayan kurt ve turk halklarin arasinda cikacak bir antipati, bu ulkeyi icinden cikilamayacak bir hale getirebilir. Eger konunun oznesi PKK degil, kurtler haline gelirse (ki getirilmektedir) cikacak karisikligi onlemeye ne TSK ne Emniyet yetmez. Cunku cikacak en kucuk kivilcimi degerlendirmek icin cok firsat kollayan var. Turk halkinin cok duyarli olmasi gerekir.

Turkiye'ye anti-emperyalist deyip durmayalim, Turkiye bu cografyada Israilden sonra emperyalist ulkelere en bagimli ulkedir. Bu sebeple gercekci yorumlar yapalim, kahraman turk milleti dedigimiz ve guvendigimiz tabanin yarisinin AKP'ye oy verdigini unutmayalim. Yani gercekci dusunmek gerekir, bir toplumun ahlakini irki degil cevredeki sosyal yapi belirler. Boyle medyaci, televoleci, kitap okumayan vasifsiz halkin, Kurtulus Savasi'ni veren kahraman halkla arasinda daglar kadar fark vardir. Ben turk halkinin dusunsel kalitesinin sistematik olarak dusuruldugunu goruyorum.

Son olarak taraf konusuna gelince, tabiki de Turkiye Cumhuriyeti'nin bagimsizligi ve ic guvenligini istiyorum. Ama yontem bu olmamali, en azindan operasyonlar gizli tutulmalidir. Linc zihniyeti diriltilmemelidir cunku bu ulke lincci zihniyetler yuzunden, galeyana gelip cok hatalar yapti ve bugun bile bunlarin sikintisi surmektedir.
Sevgili respendial;
1995 yılında annem beni üniversiteye gönderirken; "Aman oğlum sağa sola karışma derslerine çalış" demişti. Ben de annemin nasihatına uyarak (doğrusu biraz da ürkekliğimden) öyle yaptım. Sağa sola karışmadım. Böyle yaparak huzurlu bir hayat *planlarken sağcının da solcunun da karşımda olduğunu gördüm. Velhasıl;
"Sana tokat atarsalar ne yaparsın?" sorusuna cevabın;
"Bir yumrukla karşılık veririm" ve sonrasında "neden tokat attın" diye sorardım olmalı.
Ancak o zaman o sıraladığın maddeler anlamlı olurdu. (3. madde hariç)
Operasyon meselesine gelince.
Evet operasyonun pkk yı bitirmeyeceği aşikardır.
Ama operasyon yapılmalı mıdır derseniz.
Evet yapılmalıdır.
Bu şartlarda gelecekteki çözüm için atılabilecek en etkin ve tek adım budur.
Önce operasyonu yapalım sonra neden terör yaptıklarını sorarız...

WhenAblindCries
22-10-2007, 14:48
ABD ile baglanti kuran ben degilim, yukarida yazan baska bir yazidan alintidir. Sana son bir kere tane tane anlatayim. Ben kendime gore bir taraftayim ve o taraf bariscil humanist taraf, ama su donem bircok kisi olayi, ordu ve PKK arasinda bir mac gibi goruyor (Osman Pamukoglu - Erman Toroglu benzetmesini bu sebeple yaptim, dun SKYturk'u izleyenler ne dedigimi anlarlar) ve bu durumda insanlarin sadece bu iki taraftan birini tutabilecegini dusunuyor. Baris ve demokratik cozum yanliligi da bir taraftir.

1. Olay bu hale getirilmemeli ve halki kiskirtacak hareketlerden kacinilmali, medyadaki bu karnaval havasi bitmeli
2. Eger ordu ve basin "uc bes capulcu" gordugu teroristlere uc bes capulcu gibi davranmalidir
3. Ordu yaptigi hicbir harekette halkin onayini almamistir, simdi de buna gerek yoktur

Cunku;
Turkiye'de ic ice yasayan kurt ve turk halklarin arasinda cikacak bir antipati, bu ulkeyi icinden cikilamayacak bir hale getirebilir. Eger konunun oznesi PKK degil, kurtler haline gelirse (ki getirilmektedir) cikacak karisikligi onlemeye ne TSK ne Emniyet yetmez. Cunku cikacak en kucuk kivilcimi degerlendirmek icin cok firsat kollayan var. Turk halkinin cok duyarli olmasi gerekir.

Turkiye'ye anti-emperyalist deyip durmayalim, Turkiye bu cografyada Israilden sonra emperyalist ulkelere en bagimli ulkedir. Bu sebeple gercekci yorumlar yapalim, kahraman turk milleti dedigimiz ve guvendigimiz tabanin yarisinin AKP'ye oy verdigini unutmayalim. Yani gercekci dusunmek gerekir, bir toplumun ahlakini irki degil cevredeki sosyal yapi belirler. Boyle medyaci, televoleci, kitap okumayan vasifsiz halkin, Kurtulus Savasi'ni veren kahraman halkla arasinda daglar kadar fark vardir. Ben turk halkinin dusunsel kalitesinin sistematik olarak dusuruldugunu goruyorum.

Son olarak taraf konusuna gelince, tabiki de Turkiye Cumhuriyeti'nin bagimsizligi ve ic guvenligini istiyorum. Ama yontem bu olmamali, en azindan operasyonlar gizli tutulmalidir. Linc zihniyeti diriltilmemelidir cunku bu ulke lincci zihniyetler yuzunden, galeyana gelip cok hatalar yapti ve bugun bile bunlarin sikintisi surmektedir.
Sevgili respendial;
1995 yılında annem beni üniversiteye gönderirken; "Aman oğlum sağa sola karışma derslerine çalış" demişti. Ben de annemin nasihatına uyarak (doğrusu biraz da ürkekliğimden) öyle yaptım. Sağa sola karışmadım. Böyle yaparak huzurlu bir hayat *planlarken sağcının da solcunun da karşımda olduğunu gördüm. Velhasıl;
"Sana tokat atarsalar ne yaparsın?" sorusuna cevabın;
"Bir yumrukla karşılık veririm" ve sonrasında "neden tokat attın" diye sorardım olmalı.
Ancak o zaman o sıraladığın maddeler anlamlı olurdu. (3. madde hariç)
Operasyon meselesine gelince.
Evet operasyonun pkk yı bitirmeyeceği aşikardır.
Ama operasyon yapılmalı mıdır derseniz.
Evet yapılmalıdır.
Bu şartlarda gelecekteki çözüm için atılabilecek en etkin ve tek adım budur.
Önce operasyonu yapalım sonra neden terör yaptıklarını sorarız...

Sevgili oksyur

Bu şekilde Aristo mantığıyla askeri harekat yapılmaz.
"Bana tokat atana bende yumrukla karşılık vereyim"
Belki birilerinin senin yumruk atmanda menfaati var ve o yüzden sana tokat atılıyor nerden bileceksin.

gercekisim
22-10-2007, 15:19
ABD ile baglanti kuran ben degilim, yukarida yazan baska bir yazidan alintidir. Sana son bir kere tane tane anlatayim. Ben kendime gore bir taraftayim ve o taraf bariscil humanist taraf, ama su donem bircok kisi olayi, ordu ve PKK arasinda bir mac gibi goruyor (Osman Pamukoglu - Erman Toroglu benzetmesini bu sebeple yaptim, dun SKYturk'u izleyenler ne dedigimi anlarlar) ve bu durumda insanlarin sadece bu iki taraftan birini tutabilecegini dusunuyor. Baris ve demokratik cozum yanliligi da bir taraftir.

1. Olay bu hale getirilmemeli ve halki kiskirtacak hareketlerden kacinilmali, medyadaki bu karnaval havasi bitmeli
2. Eger ordu ve basin "uc bes capulcu" gordugu teroristlere uc bes capulcu gibi davranmalidir
3. Ordu yaptigi hicbir harekette halkin onayini almamistir, simdi de buna gerek yoktur

Cunku;
Turkiye'de ic ice yasayan kurt ve turk halklarin arasinda cikacak bir antipati, bu ulkeyi icinden cikilamayacak bir hale getirebilir. Eger konunun oznesi PKK degil, kurtler haline gelirse (ki getirilmektedir) cikacak karisikligi onlemeye ne TSK ne Emniyet yetmez. Cunku cikacak en kucuk kivilcimi degerlendirmek icin cok firsat kollayan var. Turk halkinin cok duyarli olmasi gerekir.

Turkiye'ye anti-emperyalist deyip durmayalim, Turkiye bu cografyada Israilden sonra emperyalist ulkelere en bagimli ulkedir. Bu sebeple gercekci yorumlar yapalim, kahraman turk milleti dedigimiz ve guvendigimiz tabanin yarisinin AKP'ye oy verdigini unutmayalim. Yani gercekci dusunmek gerekir, bir toplumun ahlakini irki degil cevredeki sosyal yapi belirler. Boyle medyaci, televoleci, kitap okumayan vasifsiz halkin, Kurtulus Savasi'ni veren kahraman halkla arasinda daglar kadar fark vardir. Ben turk halkinin dusunsel kalitesinin sistematik olarak dusuruldugunu goruyorum.

Son olarak taraf konusuna gelince, tabiki de Turkiye Cumhuriyeti'nin bagimsizligi ve ic guvenligini istiyorum. Ama yontem bu olmamali, en azindan operasyonlar gizli tutulmalidir. Linc zihniyeti diriltilmemelidir cunku bu ulke lincci zihniyetler yuzunden, galeyana gelip cok hatalar yapti ve bugun bile bunlarin sikintisi surmektedir.
Sevgili respendial;
1995 yılında annem beni üniversiteye gönderirken; "Aman oğlum sağa sola karışma derslerine çalış" demişti. Ben de annemin nasihatına uyarak (doğrusu biraz da ürkekliğimden) öyle yaptım. Sağa sola karışmadım. Böyle yaparak huzurlu bir hayat *planlarken sağcının da solcunun da karşımda olduğunu gördüm. Velhasıl;
"Sana tokat atarsalar ne yaparsın?" sorusuna cevabın;
"Bir yumrukla karşılık veririm" ve sonrasında "neden tokat attın" diye sorardım olmalı.
Ancak o zaman o sıraladığın maddeler anlamlı olurdu. (3. madde hariç)
Operasyon meselesine gelince.
Evet operasyonun pkk yı bitirmeyeceği aşikardır.
Ama operasyon yapılmalı mıdır derseniz.
Evet yapılmalıdır.
Bu şartlarda gelecekteki çözüm için atılabilecek en etkin ve tek adım budur.
Önce operasyonu yapalım sonra neden terör yaptıklarını sorarız...

Sevgili oksyur

Bu şekilde Aristo mantığıyla askeri harekat yapılmaz.
"Bana tokat atana bende yumrukla karşılık vereyim"
Belki birilerinin senin yumruk atmanda menfaati var ve o yüzden sana tokat atılıyor nerden bileceksin.

Bize neden tokat atıldığını biliyoruz o halde nedenini daha fazla araştırmaya gerek var mı?

22-10-2007, 17:14
Arkadaslar,

TSK, TV ve basin yoluyla 32 teroristi imha ettigini ve duyumlara gore 16, resmi aciklamaya gore 12 askerin sehit oldugunu aciklamisti.

PKK'nin ana karargahindan websiteleri vasitasiyla yapilan aciklamaya gore, 40 turk askeri sehit olmus ve 8 asker esir alinmis. Bu arada 3 terorist hafif yaralanmis ve hic can kaybi olmamis. Esir alinan askerlerin kunyeleri sitelerinde mevcut.

Daha sonra cesitli dis kaynakli basinda TSK, PKK'nin elinde turk askerleri oldugunu yalanlamisti.

Simdi okudugum haberlerde, Erdogan'in "insallah 8 askerimizi bulacagiz" seklindeki ifadesi, PKK'nin verdigi rakam ile ortusuyor.

Su an operayonlarin gidisati ile ilgili bilgilerin guvenilir oldugunu dusunmuyorum.

InVitatio
22-10-2007, 18:31
Eger cidden varsa onlarin elinde 8 bu vatan evladi, degil Kandil Dagi
Tüm Irak onlarin baslarina yikilmali !

pante
22-10-2007, 18:34
10'a yakın askerin kayıp olduğu daha ilk haberlerde verilmişti.
Bu konuda bir gizlilik yok.
Genelkurmayın açıklamasında yazmaması gayet doğaldır.

Terör örgütü her yaptığı alçaklığı aynen yazıyor, doğru bilgiler sunuyor zannetmeyelim.
17 kişilik düğün konvoyunu da askerin bombaladığını söyleyerek iftira ediyor.

Amaç ordu'yu gözden düşürmek, yıpratmak, psikolojik propaganda.
Siz de terör örgütünün sitesine genelkurmaydan daha çok güvenerek örgütün bu propagandasına alet oluyorsunuz.

Bu forum terör örgütünün sitesinden haber sunma yeri değil. Dikkatinizi çekerim.

WhenAblindCries
22-10-2007, 18:39
pante,respendialin topraklarına çıkartma yapıyor. :D

Birazdan kavga çıkacak sanırım..Kimse şehit düşmese bari :D

AYAZKIZI
22-10-2007, 18:44
bugün şehitlerimizin anısına tüm türkiyede eylem vardır saat 21 30 da ışıklar söndürülüp yakılacaktır..terörü, ve terörü destekleyenleri, ve buna izin verenleri, ve engel olamayanları kınıyoruz

<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 18:45
Ulus devleti savunuyorsanız Kürt ulusuna da devlet kurma hakkını tanımalısınız,
Yok emperyal gayeleriniz var ise, Türk milletinin yüzlerce, binlerce yıldır yüklendiği tarihi misyonuna inanıyorsanız o zaman ulus devlet gibi güdük bir kavramdan vazgeçeceksiniz.
Türkiye-Irak sınırı hiçbir zaman tam olarak kontrol altına alınamaz, 1926'da çizilen sınıra bir bakın, sınırın başladığı yerde 15-20 km. devam eden alabildiğine yüksek dağlar-tepeler-yüksek platolar vadiler vs.. hemen sora bıçakla kesilmiş gibi düz araziler. böyle bir sınır hiçbir zaman tam olarak kontrol edilemez, sınırı en az 25 km. genişletmek şarttır, Türkiye girecek ya 25 km.lik bir tampon bölge oluşturacak ya da 25 km.yi vatan toprağına katacak, ya değilse bu tür saldırılar bitmez,
Türkiye'nin resmi ideolojisini yeniden gözden geçirip Tarihi misyonuna uygun bir hale getirmesi lazım, bu dediklerimiz ancak bu şekilde gerçekleşebilir. ulus devlet saçmalığından kurtulmalı.

İşte ben ne diyorum: Fettullah'ın ve diğer tarikatlerin tekkelerinde bu bilinçte insanlar yetiştirildi.
Ne vatan bilirler ne Türklük ne bağımsızlık.
Şimdi bakın da görün o tarikatlerin aslında birer emperyalist proje olduğunu anlayın.
Çok önceden yaptılar çalışmalarını.
Amaç Türklük bilincini törpülemekti, vatan sevgisine darbe vurmaktı.
80 öncesi enetrnasyonalizm ile Türklük bilincini törpülüyorlardı şimdi ise ümmetçilik ile.
İşte mahsülatı topluyorlar şimdi.
Türkiye'de ki bütün islami tarikatler yahudilerin kontrolündedir arkadaşlar.
Ben demiyorum Yalçın Küçük söylüyor. Judaize olmuştur hepsi.
O yüzden gençlere numunelik bir yazıdır bu yazı.

Ey Türk gençliği !
Birinci vazifen Türk istiklal ve Cumhuiyetini ilelebet korumaktır !

-Maximus-
22-10-2007, 18:59
o küçük dünyanızda öylesine küçük şeylerle uğraşıyorsunuzki asla gerçeği göremiyorsunuz.
birileri vatan millet sakarya edebiyatıyla öylesine beyinlerinizi yıkamışki sizi kuyunun dibine
atan kişilerin sizi pohpohlaylanlar olduğunu göremiyorsunuz.

anlamıyormusunuz türkiye kasten ortadoğuya çekiliyor, neden iyi gitmeyen amerikan
ekonomisi düzelsin diye. nasıl olacak ? ,, türkiye iraka girecek petrol fiyatları artacak
petrol fiyatlarında 2 sentlik bir artış bile amerikan ekonomisninin düzelmesi için yeterli.
bu büyük oyunun küçük oyuncularısınız ama haberiniz yok.

3.yol
22-10-2007, 19:03
Arkadaslar,
Bu olaylarin altinda gizli hesaplar var. PKK neyi amacliyor ? Neden boyle bir eylemde bulundular sizce ? Bu eylemlerinin amaci Turkiye'yi Irak batagina cekmek degilmi ? ABD PKK'yi destekliyor olsa boyle bir eyleme izin verirmi ? Hele hele Irak'in guvenligini saglamada buyuk zorluklar cekerken, ABD PKK'nin bu hareketini destekler mi ? PKK'nin arkasinda baska gucler var bence.
Perde arkasinda oynanan oyunlari santraca benzetirsem, eger PKK bir piyondur. Sana saldiran piyonu alacagim derken eldeki vezirden olmayasin sakin. Iyi dusunmek lazim, iyi hesap yapilmasi lazim. Bir pire icin yorgan yakilmaz demis atalarimiz.

pante
22-10-2007, 19:18
sevgili pante
''Bu harekatın terörü bitirmeyeceği açıktır. Ama hergün saldıran, hergün acılara neden olan terör karşısında susulmamalı, gereken yanıt verilmelidir. Buna en başta kan ağlayan halkın moral açısından ihtiyacı vardır.'' bitmeyeceğini biliyosun ama sadece moral lsun diye operasyon yapılsın diyorsun.ne diyeceğimi bilemiyorum gerçekten.


Eğer terörün belini kıracak, sürekli asker şehitleri yaşanmasının önüne geçecek ve hiç olmazsa azaltacak şekilde bir operasyon yapılmazsa, bu öfke, bu acı, bu duygu kabarması dindirilmezse asıl tehlike o zaman başlar ki terör örgütünün istediği de budur. Halkı halka kırdırmak.
Bunun işaretlerini de 2 gündür sokaklarda görmekteyiz.

InVitatio
22-10-2007, 19:21
Pelikan
zavalilasiyorsun...hemde cok feci .....bu vatan icin gözünü kirpmadan can verecek olanlar ise cogun ortak degeri "Iman"dir. sizin gibi suni , ici bos *bir türklük anlayasina sahip olan insanlarin laf salatasi ile degil , kendi kisiligini namlunun ucuna koyanlar bu topraklari savuncaktir...

sizin anti emperialist söyleminiz ise basli basina bir komedi'dir, kendi topraklarindaki insanlari "sizlesmedikce" misafir sayan zihniyetin emperializimden farki yoktur....

almanydaki türkler ile ülkemizdeki kürdlerin toplumsal konumlarini bir biri ile kiyazlama cehaletinde bulunmusunuz, almanydaki türkler kendi kimliklerini inkar etmeksizin, bu ülke parlamentosunda temsil edilebilyorlar, almanyadaki türkler bu ülkenin sosyal devletinden tam anlami ile faydalanabiliyorlar , almanydaki türklere ne kendi dilinde tv yasagi var nede kendi dillerinde kültürel alanda bir fasizan engelleme.
evet bu alman devleti anayasal düzende almanlarin devleti olabilir, ve bu anayasa insanlarin yaptigi bir calismadir, zamanla degisir., degismeyen tek sey varsa oda insanlarin tümünün tüm demokratik haklardan faydalanabilmesidir !
bakin almanyada devletin "dili" almancadir ! ama bugün devletin hizmetinden faydalanabilmek icin, doldurulmasi gereken evraklar ise türkce olarak da insanlara sunulabilmektedir !

Almanyda da sizin gibi burjuvalümpenligi yapanlar yok degil , fasizan NPD partisi bunlarindan birisi ve eskiden Muhafazkar Partiden ( CDU ) , parti genel sekreteri olan F.Merz vardi , kendisi almanlarin ve ülkeyi yönetin , yön verenlerin "alman öncü kültürü" ile yapilmasini sesli halde düsünmeye calisti, buna karsi verilen tepkiyi , alman olmayanlar degil , aydin almanlar kesin bir dilde vermistir, toplumsal baski artmistir ve Merz görevinden istafa etmek zorunda kalmistir....


Eger bugün birileri cikip 2.Cumhuriyetcilik yapiyorsa, onun nedenlerini sorgulmak yerine,vaaay hersey eskisi gibi kalmali , ve statüko gecen yüzyil gibi aynen devam etmeli diyenler ile olmayin.
eger bugün bir 2.cumhuriyete ihtiyac varsa, bu 1cumhuriyetin hatalari neydi ki böyle yeni bir talep dogmustur diye düsünmeniz gerekir....2.Cumhuriyetcilik fikrinin varligini kabul etmek demek , 1.Cumhuriyetin iflasi demektir ki , neden iflas etmistir bu cumhuriyet diye düsünemeniz ve ders cikarmaniz gerekir.
yoksa bunda mi statükocu zihniyetinz engel ?
Benim bildigim kadari ile cumhuriyet kuruldugu kurulali tek degismeyen , statik kalan, meclis lokantasindaki fiyatlar....anlasilan siz bu durmu ayni eskisi gibi kalmali mantigi ile toplumun tüm alanina yaymak istiyorsunuz....


Lütfen gecen yüzyilda kalmis kendi dar siyasi düsüncelerinizi
ve ici bos yersiz tepkilerinizi biraz kafa yorarak yazarsaniz , bende de böyle azar yemis gibi bir ileti okumazsiniz. niyetim sizi azarlamak degil , sizi azarlayarak adam etmek degil , niyetim sizi kendi dar görüsünüzden kurtulmaniza yardimci olabilimek.....

Sizin ile ayni parallelikte düsünen bir irkci "türk düsünür" vardi...alti yasindaki ogluna yazdigi vasiyetin bir kopyasini galiba size de yollamis.....

sizin gibi tipler bu halkin bireysel tercihi olan dini olgularina kin kusarken, o halkin cocuklarini sizin ideallerinz ugrunda can verdikten sonra , SEHID ilan ederek , takkiyeciligin daniskanisini yapmaktasinz ama kendi ön yarginiz bunu görmeye engel.....

gercekisim
22-10-2007, 20:04
respendial o çocuklarının sitesinden haber vererek ne yapmaya çalışıyorsun senin bunu yazdığın satte 8 askerimizin kayıp olduğu Genelkurmay sitesinde de vardı neden oradan alıp haber vermiyorsun da terörist sitesinden veriyorsun haberi?
Bu haberleri okuyunca çok mu sevindin?! hoşuna mı gidiyor? Propaganda yapmayı bırak ! adam gibi gerçek niyetini belli et mert ol biraz ! sabahtan buyana soru soruyoruz yanıt veremiyorsun.
Senin gerçek talebin nedir? ne olursa rahatlayacaksın? toprak mı istiyorsun? ne istiyorsun?!

pante
22-10-2007, 20:25
Bu ülkenin adı Türkiye Cumhuriyetidir.
Bu ülkenin vatandaşlarına da Türk vatandaşı denir.
Bunu dileyen reddedebilir.

Türk vatandaşlığını kabul etmemenin yolu vatandaşlıktan ayrılmaktır.
Bunun yerine eline silah alıp caniliğe soyunanlarla diyalog olmaz.
Silaha sarılan kanunlara göre suçludur ve cezasını çekmelidir.

Bunun detayları, ayrıntıları olmaz.
2000-3000 yıl öncesinin hesaplarıyla bölücülüğe hiçbir devlet izin vermez.

Yaşanan terör ortamında ya teröre karşı olunur ya da terörden yana.
"Ben teröre karşıyım ama savaşa da karşıyım" diyerek,
"Ben teröre karşıyım ama sınır ötesi operasyona da karşıyım" diyerek,
"Ben teröre karşıyım ama diyalogdan yanayım" diyerek,
teröre karşı olunmaz.

Bu görüşler içinde sadece " Sınır ötesi operasyona bir tuzak olabileceği kaygısıyla karşıyım" diyen görüş samimi bulunabilir.
Bu şüphede olmanın haklı yanları çoktur.
O nedenle de başlığın ilk yazısında sınır ötesi operasyonun kesinlikle kara harekatı olmaması gerektiğini vurguladım. Terör kamplarına hava harekatı ile bu operasyon gerçekleştirilmeli ve bu terör yuvaları susturulmalıdır.

Hava harekatına da karşı çıkmanın, buna da birtakım sebepler yaratmaya çabalamanın mantığı yoktur. Buna çabalayanlar "Savaşa karşıyım, diyalogdan yanayım" diyenlerle farklı düşüncede değildir.

Terör örgütlerinin sempatizan sivillere verdiği talimatlardan bazıları;
1- Asla örgütü eleştirme, terör suçlamasına katılma.
2- Devleti asla destekleme, operasyonlara karşı çık.
3- Her fırsatta (T.C'yi) devleti, hükümeti, orduyu eleştir.
4- Daima Kürt halkının haklarından, işkencelerden, Kürt kimliğinden söz et.

Bu maddelere yakın hareket edenler, eğer "Ben düşüncelerime göre hareket ediyorum, örgütün talimatlarıyla işim olmaz" diyorlarsa kimi zaman da ifadeleri arasında yurtseverliklerini, ayrılığa-bölünmeye karşı duruşlarını da göstermelidirler ki oyle sanılmaktan şikayetçi olmasınlar.

mhmd
22-10-2007, 20:40
Enteresan bir durum.

1. " 21 Ekim 2007 günü saat 00.20 sıralarında, Irak'ın kuzeyinden topraklarımıza sızan PKK terör örgütü mensupları tarafından, Hakkari/Dağlıca'da konuşlu Piyade Taburunun emniyet unsuru olan bir bölüğümüze kalabalık bir grupla üç ayrı bölgeden silahlı saldırıda bulunulmuştur.
* *Çıkan çatışmada 12 şehit, 16 yaralı verilmiştir.
* *Saldırıya anında misliyle karşılık verilmiş; teröristler, silahlı helikopterler tarafından görerek, mevcut ateş destek vasıtaları ile görmeyerek ateş altına alınmıştır. Şu ana kadar 23 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Ayrıca, olay bölgesinin güneyinde teröristlerle yeniden temas sağlanmış olup, çatışmalar devam etmektedir.
* * Teröristlerin kaçış istikametleri manevra birlikleriyle takip edilmektedir. Birliklerin harekatı ile koordineli olarak, 63 adet muhtemel hedef ağır silahlarla ateş altına alınmıştır.
* * Kamuoyu gelişmelerden ayrıca bilgilendirilecektir. Saygı ile duyurulur."

2. " PKK terör örgütü mensuplarınca 21 Ekim 2007 günü Hakkari/Dağlıca'da gerçekleştirilen silahlı saldırı olayı, 23 No.lu Basın Açıklaması ile saat 14.05'den itibaren kamuoyuna duyurulmuş ve bölgede çatışmaların devam ettiği bildirilmiştir.
* *Çatışmalar sonucunda, saat 16.30 itibariyle etkisiz hale getirilen terorist sayısı 32'ye ulaşmıştır.
* *Vuku bulduğunda veya değişiklik olduğunda, gelişmeler kamuoyuna duyurulmaya devam edecektir.
* *Saygı ile duyurulur.

3. " PKK terör örgütü mensuplarınca 21 Ekim 2007 günü Hakkari/Dağlıca'daki bir birliğimize karşı girişilen silahlı saldırıyla başlayan çatışmalar, geçen süre boyunca aralıklarla devam etmektedir.
* *Çatışmalarda saat 13.00 itibariyle etkisiz hale getirilen terörist sayısı 34'e ulaşmıştır.
* *Birliğe silahlı saldırının başlamasından bir süre sonra kendileriyle irtibat kesilen 8 personelimizle, yapılan tüm aramalara rağmen halen irtibat kurulamamıştır.
* *Gelişmeler hakkında kamuoyuna bilgi verilmeye devam edilecektir.
* *Saygı ile duyurulur."
Kaynak, http://www.tsk.mil.tr/3_BASIN_YAYIN_FAALIYETLERI/3_1_Basin_Aciklamalari/Basin_Aciklamalari.htm

Yukarıda TSK nin, yayınlamış olduğu son üç bildirinin tam metinleri vardır.
İlk iki metinde adı bile geçmeyen 8 kayıp askerimizin açıklaması, PKK nın açıklamasından hemen sonra yayınlamıştır.
Niçin?

Eğriye eğri, doğruya doğru diyebilmeliyiz.
Eksiğimiz hatamız nerededir? Kimler tarafından hatalar yapılmıştır? Bulmalıyız.
Bölük komutanından, Cumhurbaşkanına kadar herkes bu hesaptan geçirilmelidir.
Halk bu hesabı sormalıdır.

Canımız gibi baktığımız ordumuz, bu duruma nasıl düşmüştür araştırılmalıdır.
Yoksa, üstünü kapatın, yarayı deşmeyin mantığı ile dün Süleymaniye'de bu gün Dağlıca'da, yarın kim bilir nerede, nasıl bir olayla karşılaşırız bilinmez.

Sadece Sn. respendial değil ben de PKK nın sitesine girmeye çalışıyorum.(Henüz başarılı olamadım)

Olayı resmedebilmek için iki gözle bakılmalıdır.
İki gözle bakmanın gerçek faydası üç boyutlu görülebilmesidir, uzaklık tahmini yapılabilmesidir.
Sekiz esir askerimizin varlığını karşı gözle anlayabildik.
Yalan mı?

Biz ne kadar milliyetçilik yapıyorsak Sn. respendial de o kadar milliyetçilik yapma hakkına sahiptir. Ve şimdiye kadarki yazılarında mertlik dışı herhangi bir olayına rastlamadığım bir yazara haksızlık yapılmamalıdır. Yapılıyorsa da PKK nın amacına hizmet edildiği bilinmelidir.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

pante
22-10-2007, 20:56
Mhmmd;
Sence saldırının ilk haberlerinde 10 askerin kayıp olduğu, muhtemelen bombalanan köprüden çaya düşerek sürüklenmiş olabilecekleri haberi kimden gelmiştir?

TSK'dan mı? Örgütten mi?

Kayıp askerler gün boyunca aranmış ama bulunamamıştır.
Neticede TSK açıklamasını yapmıştır.

Ordu hiçbir duruma düşmemiştir, sizi okuyanlar boşuna sevinmesin.

Savaşta da, terörle mücadelede de propaganda gereği, moral-motivasyon gereği bilgiler saklanabilir, geç açıklanabilir hatta farklı bilgi de verilebilir.

Bunu her devlet yapar. Hükümetler de.

Mesele terör örgütünün sitesinden haber almak değildir. Ben olayı ilk duyduğumda baktım o sitelere. Bakılabilir tabi.

Ama o sitenin haberini doğru, genelkurmayı yalan ve güvenilmez olarak sunmaya kalktığınızda terörist propagandaya dahil olmuş olursunuz.

dilaver
22-10-2007, 21:32
anlamakta zorlanıyorum, bu yüzden de tartışmalara girmek istemiyorum.

* * Burada fikir tartışması ve düşünce alışverişi mi yapılıyor, yoksa savaş mı ilan edilmiş de haberimiz yok. Pante en çok sana hayret ediyorum. Şablonlar çıkarıyorsun ve bu şablonlara uymayanları itham ediyorsun, vatan hainligiile suçluyorsun, pkk taraftarı olarak addediyorsun. Açıkçası sana hiç yakıştıramıyorum.

* * Şayet karşıt düşünce istemiyorsanız bir şerh düşün ve bizim gibi düşünmeyen yazmasın deyin olsun bitsin. En azından bu anlamsız suçlama oyunundan vazgeçmiş oluruz. Benim gibi düşünenleri iki kutba ayırmışsın, ya liboştur demişin ya da pkk işbirlikçisi, vatan haini.

* * *Bunu Pelikan dedigi zaman ciddiye almak bile gerekmez. Pelikandır ne dese yeridir dersin geçer gidersin. Zaten onun bir iki yazısını okuyan, daha bir daha ciddiye almaz ve thunder in deyimiyle hayırlı hidayetler der. Eskiden Kültigin vardı, Oguzhan vardı şimdi de Pelikan olsun göze batmaz deriz olur biter. Yalan yere germeye gerek yok denir. *:lol:

* * *Ama senin bu tür biz ve öteki ayrımı yapman gerçekten ilginç oluyor. Aslında tartışmaya başta katılmak istiyordum ama şimdi gereksiz buluyorum. Çünkü bir kaç kişi devamlı karşısındakini hain olarak suçluyor. Düşünce belirtmek yerine agressiv söylemler kullanmayı ifade zannediyorlar. Arada bu ortama heveslenen bir iki kişi de küfür ve tahrike meyilleniyor. O zaman da düşünceyi belirtmenin bir anlamı kalmıyor.

* * * Burada sizlerin yaptıgı dikte etmek oluyor gibi geliyor bana. Gerçi sen bu konuda daha ılımlısın ama öyle bir hava seziyorum. Benim gibi düşünmeyen vatan hainidir in başka bir açılımını göremiyorum. Buna karşılık bizim de tek söyleyecegim söz " Allah razı olsun " olmalı herhalde. *:lol:

* * * *gercekisim ya bu başlıkta ya da buna benzer bir diger başlıkta benim çözüm önerim olması gerekiyor. Pantenin de buna karşın dilaverin önerisi pelikandan daha makul diye bir tepkisi bulunuyor. Okuma zahmetine katlanırsan ona ulaşabilirsin ve suçlamalarına bir son verirsin. Ama tartışmayı derinleştirmek istersen de bu uslubun ve ikilem dayatmaların ve ithamlarınla benim bunun içinde yer alamayacagımı bilmeni isterim. Bu tarz söylemlerin ne taraflara ne de izleyen ve okuyanlara en ufak bir katkısı olacagını düşünmüyorum çünkü.

* * * * *Slogan atarak kendimi tatmin edebilme yaşını ise çoktan aşmış bulunmaktayım. Beni sorarsan 78 li yıllardan 81 li yıllara kadar pkk ya sosyal faşist tanımlaması yaparak siyasi/ askeri mücadele veren bir kuşaktan geliyorum.


* * * * * saygılarımla

22-10-2007, 21:46
Bu saatten sonra Türkiye'nin önünde iki seçenek var:

1- Paşa paşa oturduğu yerde oturup içeride ne kadar mücadele verebiliyorsa vermek.

2- Babalar gibi girip Musul-Kerkük'ü Türkiye topraklarına katmak, sonra da olacakları beklemek.

Eğer yıllardır milletin cebinden alınıp savunmaya aktarılan kaynaklar havaya gitmediyse Türk ordusunun ikinci seçeneği gerçekleştirecek gücü olması gerekir, zira Yalçın Küçük hocanın da dediği gibi, Musul alınmazsa Diyarbakır verilir. Bu yapılırsa millet de yılardır katlandığı fedakarlıkları helal eder, ordusunun ardından gider. Eğer bu güç ya da kararlılık-cesaret yoksa havadan yapılacak sınırlı bir harekatın yakılan benzin ve harcanan malzeme kadar bile değeri olmaz, gaz almaya bile yaramaz.

Benim şahsi kanım, öyle olmasına inanmak istememekle birlikte birinci seçeneğin, ya da üfürükten bir havadan bombalamanın yapılacağı yönündedir, maçası sıkacak ne bir siyasetçi, ne de asker ortada görünmüyor. Bu da Türkiye Cumhuriyeti'nin önümüzdeki 5 yılda birkaç parçaya bölüneceği anlamı taşır ki acıdır, ama gerçektir.

mhmd
22-10-2007, 21:47
Sn. pante,

Hasasiyetiniz ve duruşunuz takdire şayan.

Benim derdim; işini, görevini hakkıyla yerine getiremeyenler ile alakalı.
Ki; bunlar kim olursa olsun ortaya çıkarılmalı ve durum düzeltilmelidir.
Propagandanın da manipülasyonun da ne olduğunu az çok bilirim.
Haberin bir ucu düşmanda iken yapılan manipülasyonlarda, bumerang tehlikesi daima vardır ve yüksektir.
Bunu, benim gibi bir cahil düşünebilir iken koca koca makamların düşünememesi sizce nasıl değerlendirilir?

Şu an 100.000 neferi ile sınırda, en son donanım ile tam tekmil bulunan ordumuzun içine kadar girilebiliniyor!
12 Şehit, 16 yaralı yapılabiliniyor!
Tüm bunların yanında 8 askerimizi de canlı olarak esir alınabiliniyor!
Ve büyük çoğunlukla tekrar geri dönülebiliniyor!

Biz de tüm bunları görmemezlikten gelebileceğiz.
Sizin de belirttiğiniz gibi yapılan propaganda ve manipülasyon vari haberlere inanacağız.
Bunu söyleyen kim?
Sn. Pante!
Sn. Pante kim?
Tarafsızlığı ile, realizmi ile, doğruluğu ve derinliği ile, bilgisi ve kültürü ile bildiğimiz Sn. pante.
Tüm bunları, bizim bildiğimiz Sn. pante'nin yazdığına inanmak oldukça güç.

Hele hele, dünyada yapılan askeri harcamalarda 14. sıradaki bir ülkenin vatandaşı olarak tüm bunlara inanmak hayli zor.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

dilaver
22-10-2007, 21:56
Babalar gibi girip Musul-Kerkük'ü Türkiye topraklarına katmak, sonra da olacakları beklemek. * youef


* * *yahu ben de nerede bu adam diye hayflanıyordum. Sen olmazsan youef bu teorilerin tadı olmaz. *:lol:
Kamber de geldi, ekip tamamlandı. *:cry:

* * * saygılarımla

pante
22-10-2007, 22:04
Burada fikir tartışması ve düşünce alışverişi mi yapılıyor, yoksa savaş mı ilan edilmiş de haberimiz yok. Pante en çok sana hayret ediyorum. Şablonlar çıkarıyorsun ve bu şablonlara uymayanları itham ediyorsun, vatan hainligiile suçluyorsun, pkk taraftarı olarak addediyorsun. Açıkçası sana hiç yakıştıramıyorum.

Yanılıyorsun Dilaver.
Ben şablon çıkarıp kategorize etmedim insanları.
Yazımı bir daha okumalısın.
" Bizi Kuzey Irak'a çekmek istiyorlar" düşüncesinde olanlar için söyledim o sözü.

Ama görüyorum ki liboş takımı ve terör örgütüyle benzer dili konuşanların ( sol örgütler) dışında Maximus gibi "petrol fiyatlarının yükseltilmesi amacıyla" diyenler de var istisna olarak.
Bense genelleme yaptım.

Ona bakarsan kara harekatına ve Kuzey Irak'ta kalıcı olmamya karşı olduğum için ben de bir anlamda " Kuzey ırak'a bizi çekmek istiyorlar" grubu içinde yer alıyorum. Ama benim kaygım ABD'nin BOP taktiği olması şüphesiyledir.

Hainlik konusu apayrı bir konu.
Kimseye kolay kolay hain denemez, kimse de görüşlerini açıklamaktan çekinmesin "Bana hain derler" diye.
Ama açıkça terör örgütüne desteğe de sessiz kalamayız.

Son yazdığımda da bir kategorize etme yoktur. Teröre karşıysa bir insan bunu doğru ifade edebilmeli, yanlış anlaşılmamalıdır.
Her söylemi devlete, orduya karşı, her söylemi *terör örgütünün istediği biçimde, her yazısında Türkiye'yi suçlayıcı olanlar ise tepkileri de kabullenmelidir. Çünkü yaşadığımız şu günlerde herkes burnundan soluyor.

Biz ve öteki ayrımım yok. İnsanlar için yok. Tersine bu ayrıma düşülmemesini istiyorum.
Biz ve öteki dersem eğer;
"Toplum ve terör" olarak derim.

pante
22-10-2007, 22:18
Mhmmd;
Senin yaşın genç.
Kıbrıs Barış harekatını bilmezsin.
Kocatepe gemimizi kendi uçaklarımız vurmuştu.
Aylar sonra öğrendik gerçeği.
Ama bu büyük kayıp sonucu etkilemedi.
Sadece basit bir örnek canımız ordumuzdan. :)

12-20-30 şehit ne ki?
Üstelik de ilk gün kayıp olduğunu hepimiz biliyoruz.
Ertesi günse resmen açıklanıyor.

Şimdi Kocatepe gemisinin batırılışını Rumlar kendi taraflarından haber alıp, biz aylarca bundan bihaber olunca ordumuzu "tukaka" mı yapalım?

Ben de eleştiriyorum askerlerin yeterince tedbirsiz olmasını ve kayıp vermesini.
Ama gerçekleri ne derece biliyoruz.
Daha önce de yazdım. Köprüye doğru hareketlenmiş birliğe karşı, kamptan yola çıkan ve o mevkiye ulaşıp saldırıyı yapan teröristler, bu gece istihbaratını kendi güçleriyle sağlamış olabilirler mi?
Bir ihbar mı var?
Yoksa yüksek teknolojiye sahip bir istihbarat mı?
Bunlara tam emin olamadan " Ordumuz ne hale gelmiş" diyemeyiz.
Bu birilerinin tam da istediği durumdur. Bunu dedirtmek istiyorlar.
İnsanlar orduya karşı çıkmaya başlasın, oğullarını askere göndermemeye başlasın, isyan etsinler niyeti var.
Gün, türbanı, askerden ihraç edilenleri, asker-hükümet çekişmesini düşüneceğimiz gün değildir.
Kıbrıs için nasıl bu ulus tek vücut olmuşsa terör için de olmalıdır.

22-10-2007, 22:22
Sevgili dilaver,

Daha önce düşüncelerine yakın olduğunu belirttiğin Yalçın Küçük hoca da benzer şeyleri savunuyor ama şimdi o da komplocu oldu değil mi? Kafayı judaize olmuş tarikatlara, eften püften şeylere taktı, yaşlandı, devrimci ruhunu kaybetti, dönekliğin ve liberal ekonomi'nin nimetlerini kaçırdı, AB ve ABD'nin değerini anlayamadı *:wink:

Bu ülkenin bölünmesini engellemenin tek yolu Musul-Kerkük'ü almaktır ve bunun önünde durabilecek hiçbir güç yoktur, buna ABD ve Klingonlar da dahil, yeter ki biz ne istediğimizi bilelim.

Ben de bu düğünün Kamberi olmuşum, ne güzel.

22-10-2007, 22:54
PKK, Kürt sorunu olduğu için vardır. Kürt sorunu çözülmeden PKK yı yok etmek oldukça güçtür. İmkansız değildir ancak muhtemelen tabandan beslenecek, yeni katılımlara kavuşacaktır.

PKK bir gerilla örgütüdür. Gerilla savaşı vermektedir. Askeri bilimler açısından bu böyledir. PKK yı sevelim veya nefret edelim yaptığı mücadele askeri olarak gerilla savaşı tanımlamasına girer. Che Gueverayı sevin veya nefret edin o bir gerilladır. Ben marxist değilim. Che'nin verdiği mücadeleyi de desteklemem ama bu onun gerilla olmadığı "terörist" olduğu anlamına gelmez.

"Terörist" sıfatı ise askeri bilimsel bir tanımlama değil siyasi-ideolojik bir tanımlamadır. Gerilla örgütünün verdiği mücadelenin haksız olduğunu ifade etmek üzere özellikle Türkiyede kullanılmaktadır.

Ben PKK yı terörist olarak tanımlamam. Bunun yerine "Kürt ayrılıkçıları" veya "Kürt gerillaları" terimlerini tercih ederim. PKK nın oluşumunda Türkiyenin de ciddi hataları olduğunu düşündüğüm için terörist terimini uygun görmüyorum.

Sınırötesi harekatına karşıyım. bundan evvel verilen savaşın durdurulması ve barışın sağlanması görüşündeyim. Savaş çığırtkanlığıyla bu sorun çözülemez.

K.Irak daki PKK kamplarına hava saldırısı sonuç alınamayacak bir düşüncedir. Zaten TV kanallarına çıkan hiçbir emekli generalimiz salt hava saldırısını savunmamaktadır. PKK nın elinde alçak irtifa hava savunma silahları var. BU nedenle 1000-1500 m. nin altından hava bombardımanı çok risklidir. Daha yüksek irtifadan bombardımanda ise isabet oranı düşüktür. Bir miktar askeri teknik bilgisi olan birisi olarak bunu iddia edebilirim.

sargon
22-10-2007, 22:57
Bu ülkenin bölünmesini engellemenin tek yolu Musul ve Kerkük'ü almaktır görüşü taraftar buluyor galiba artık. Helal olsun Yalçın Hoca'ya. Yapacağını yapıyor.

Şimdi şöyle düşünelim. Türkiye'nin kendi topraklarında olan ve yıllardır bir türlü çözümleyemedeği etnik bir sorun var. Artık 10 milyon mudur 20 milyon mudur, bir Kürt topluluğu var. Bu sorunu çözebilmenin yolu olarak bu sayıyı ikiyle çarpmak ve daha büyük bir Kürt topluluğunu ve Kürt bölgesini ülke toprakları içine sokmak öneriliyor.

Bu şuna benziyor. ABD Irak'ı işgal etti ve krize girdi. Sorunu çözemiyor. Çözüm yolu olarak ise İran'ı da işgal etmeyi önermek gibi birşey bu. Hoş ABD'de de böyle şeyleri isteyenler yok değil.

Aklı selim, nerdesin?

<strong>SİLİNEN</strong>
22-10-2007, 22:58
Yukarıda TSK nin, yayınlamış olduğu son üç bildirinin tam metinleri vardır.
İlk iki metinde adı bile geçmeyen 8 kayıp askerimizin açıklaması, PKK nın açıklamasından hemen sonra yayınlamıştır.
Niçin? mmhmd

Niçin olacak adam esir almış yanında götürüyor askerleri ve kimlik bilgilerini merkeze geçiyor telsizle ama TSK kendi askerini arıyor irtibat kurmak için 1 gün boyunca ve kuramayınca "kayıp" diyor.
Ne gibi bir gariplik var bunda anlamadım.
1 günlük gecikme mi garip?

Arkadaşlar orada çatışma var, ucsuz bucaksız dağların arasındasın, buradaki gibi elini attığın anda adamlarını bulamazsın bir çatışma sonrası ve bu teröristler 150-200 kişi ile gece saldırmışlar, yani pusuya düşürmüşler haince ve askerilerimiz büyük direniş göstermişler ve 34 pkk'lı etksiz hale getirilmiş.

Neden sürekli bir "zaaf" varmış gibi bilip bilmeden TSK aleyhine bazı söylemler içine giriliyor?

Yani TSK doğru bilgi vermiyor mu demek istiyorsunuz?
12 şehit, 16 yaralı demiş ertesi günde 8 kayıbın haberini vermiş.

Amaç ne burada?
Pkk'yı daha doğru bir kaynak mı sanıyorsunuz.
Yahu 90-95'li yıllarda her allahın günü 50-100 pkk'lı ölü ele geçirilirken adamlar sürekli bunu yalanlıyor ve 3-4 ölü verdiklerini ama 100-150 asker vurduklarını söylerlerdi.
Sonra da askeri yenilgiyi kabul etmek zorunda kaldılar.
7.300 pkk'lının ölü ve yaralı ele geçirildiği buna karşılık 500 civarında *şehidimiz olduğu net bir şekilde ortaya çıktı.
Apo bile TSK'nın başarısını taktir etmek zorunda kaldı ve sonrada paket servis yapılarak Türkiye'ye getirildi. (Not: Amerika getirmedi biz aldık. Bu propagandaya kanmayın. Amerika sadece Kenya ayağında vardı)

Şimdi pkk kaynakları neden 34 ölü haberini vermiyor acaba?
3-4 yaralımız var diyorlar.
Dikkat edin TSK bütün bilgileri vermiş kendisi ile ilgili ama pkk gizleme yapıyor.

Yani arkadaşlar pkk'nın yalan haberlerine itimat etmeyin. Bunlar psikolojik harptir.
Adamlar daima yalan söylerler. Arada bir doğruyu söylerler.
O yüzden TSK'yı yıpratacak söylemlerden kaçınalım.
TSK'ya güveni sarsmayalım.
Aski taktirde pkk'nın oyununa düşmüş oluruz.

pante
22-10-2007, 23:13
PKK bir gerilla örgütüdür. Gerilla savaşı vermektedir. Askeri bilimler açısından bu böyledir. PKK yı sevelim veya nefret edelim yaptığı mücadele askeri olarak gerilla savaşı tanımlamasına girer. Che Gueverayı sevin veya nefret edin o bir gerilladır. Ben marxist değilim. Che'nin verdiği mücadeleyi de desteklemem ama bu onun gerilla olmadığı "terörist" olduğu anlamına gelmez.

Sol düşünmeyen bir insanın Che Guavera gibi gerillalarla PKK teröristleri arasındaki farkı anlayamaması doğaldır.
Her eline silahı alıp dağa çıkanı Che'ye benzetmek kemiklerini sızlatır gerçek gerillaların.

Pkk teröristlerine terörist dememeyi BBC gini yayınlar da yapıyor.
Kürt silahlı güçleri falan diyorlar.
Bunun sebebini de taraf olmamak gibi bir saçmalıkla izah etmeye kalkışıyorlar.
Halbuki İsrail'e yapılan bir eylemi haber verirken teröristler diye veriyorlar.
Yani onlara göre Hamas terörist ama PKK özgürlük savaşçısı.

Terörün her ülke, her insan için tanımı aynıdır.
Gerilla'nın namusu vardır, etiği vardır, karakteri, erdemi, devrimci ruhu vardır.
Terörist ise kadın, çocuk, yaşlı ayırmaz. Acımasız olarak kitle katliamı yapar.
Başka fikre, başka örgüte yaşam hakkı tanımaz. Eleştiriyi kanla, ölüm cezası ile susturur.
Örneğin hayatı boyunca Kürt halkı için mücadele vermiş bir insan için ölüm fermanı çıkarabilir.
Bunu yapan örgüte "terörist değildir gerilladır" denebilir mi?

Pkk, Kürt halkının desteğini almış da değildir. 20 milyon civarındaki Kürtlerin bugüne kadar yapılan seçimlerde verdiği oylara bir bakın, anlarsınız.
Verilen oyların büyük kısmı ise korkudan verilmiştir.

Hava saldırısına gelince, karşı tarafın elinde uçaksavar var diye hava harekatı yapılmamasını anlamsız buluyorum. Tabi ki riske girilecektir. İstihbarat güçlü olursa başarı da sağlanabilir.
Destek olarak sınırdan 20-30 km. içlere kara timleri de girebilir. Biz de az çok anlarız askerlikten. :)

pante
22-10-2007, 23:18
Bu ülkenin bölünmesini engellemenin tek yolu Musul ve Kerkük'ü almaktır görüşü taraftar buluyor galiba artık. Helal olsun Yalçın Hoca'ya. Yapacağını yapıyor.

Şimdi şöyle düşünelim. Türkiye'nin kendi topraklarında olan ve yıllardır bir türlü çözümleyemedeği etnik bir sorun var. Artık 10 milyon mudur 20 milyon mudur, bir Kürt topluluğu var. Bu sorunu çözebilmenin yolu olarak bu sayıyı ikiyle çarpmak ve daha büyük bir Kürt topluluğunu ve Kürt bölgesini ülke toprakları içine sokmak öneriliyor.

Bu şuna benziyor. ABD Irak'ı işgal etti ve krize girdi. Sorunu çözemiyor. Çözüm yolu olarak ise İran'ı da işgal etmeyi önermek gibi birşey bu. Hoş ABD'de de böyle şeyleri isteyenler yok değil.

Aklı selim, nerdesin?

Sargon'a katılıyorum.
Türkiye'nin Irak'ın toprak bütünlüğünü savunmaktan başka yolu yoktur.
Musul-Kerkük meselesinde haksız duruma düştüğümüz yetmiyormuş gibi, PKK'dan çok daha büyük bir bela olan peşmergeyi karşımıza alırız. Hatta Arapları bile.

gercekisim
22-10-2007, 23:27
Bakıyorum da kimileri çıkıp benim mert olmamakla itham ettiğim kişiyi savunuyor kimisi çözüm önerisi yazdığını söylüyor ben bu konuyu baştan sona takip ettim ve NET şekilde tıpkı kara veya hava harekatı gibi NET şekilde belirtilmiş bir başka öneri görmedim ve madem böyle bir öneri var o zaman linki de bir zahmet verin de zaten kağnı hızıyla açılan sayfaları incelerken iyice sinir küpüne dönmeyelim..

Mertlik konusuna gelince mert olmayan insanın özü başka sözü başka olur ve burada da o tipte birilerinin olduğu kesin çünkü sorularıma gerçek düşünceleriyle yanıt vermiyorlar açık şekilde ne düşündüklerini belirtmiyorlar,maskeyle dolaşıyorlar,biryandan sanki memleketi savunur gibi görünmeye çalışıp diğer taraftan akıllarısıra yerden yere vurmaya,kötülemeye gayret ediyorlar,ben de doğal olarak soruyorum "siz nesiniz?" diye ama yanıt yok,o halde bu kişiler namert.

Mert davrandı diyebileceğim biri varsa o da cem isimli kişidir ve o da teröristlere terörist dememek gibi bir düşüncede ve bu tamamen militanca bir görüştür..ama mertçe söylediği için de kutlarım..ancak bu düşüncede birisiyle de kesinlikle memleket menfaati konusunda diyalog MÜMKÜN değildir,çünkü terör yanlısı olduğunu ifade etmiştir.

Eğer o mertlik dışı,laf geveleyerek konuşanlar da böyle açık seçik taraflarını belli ederlerse o zaman onlarla da konuşacak birşey olmaz ve bu diyalog kısmı da sona erer. ama cem deki mertliğin zerresi bile o kişilerde YOK ! olacağını da sanmam.

dilaver
22-10-2007, 23:34
sevgili youef

* * Yalçın Küçük 'ün bir sözünü alıp da gerisini alırsanız olmaz. Hoca bunları söylerken temel aldıgı mesele bir emekçi federasyonudur. Kürt, Türk, Arap, Acam emekçi cumhuriyeti. Bunu da belirtirseniz mesele tamam olur.

* * *Yalçın Küçük'ün Apo ile söyleşi yaptıgını , Apo dan kardeşim Apo diye bahsettigini de eklerseniz tablo tamam olabilir. Ayrıca Hoca'nın barışçı çözümden yana oldugunu Kürt ulusunu tanıdıgını bu yüzden Kürt ve Kürdistan dedigi için 5 er sene ceza aldıgını daha sonra Kürdistan yerine K. kullandıgı için ve bu kelimeyi sansürledigi için cezalarının 10 ar sene olaral istendigini de belirtmelisiniz.

* * * Gene Hoca 'dan bahsederken Kürtler üzerine Tezler diye geniş bir kitap yazdıgını ve bu yüzden defalarca DGM de yargılandıgını da belirtmek zorundasınız. Elbette plan Irak Kürdistanı yasal hale tamamen geldiginde Türkiye Kürtler için iki seçenek kalacaktır. Ya Irak Kürdistanı ile birleşmek ya da Türkiye ile birleşmek. Bunu görmek için Yalçın Küçük olmak şart degil. Türkiye ise bu sürecin karşısına tek bir şekilde geçebilir o da kendi Kürtleri ile barışık demokratik bir ülke haline gelerek. Meselenin özü budur.

* * * Benim de iddia ettigim farklı bir şey degildir. Degişik vesilelerle özellikle seçimler başlıgında bu görüşü işledigimi hatırlıyorum. Kerkük ve Musulu ise belkiileride demokratik bir tarzda içinize almanız mümkün olabilir. Ama savaş çıglıkları bunu engelliyor ve buna da kimse izin vermez.

* * * *Bu görünendir ama benim bakış açımdan çözüm sınıfsal olacaktır. Nihai çözüm.


* * * * saygılarımla

pante
22-10-2007, 23:45
Bu görünendir ama benim bakış açımdan çözüm sınıfsal olacaktır. Nihai çözüm.

Birgün gelecek yeryüzünde Türk-Kürt-İngiliz-Çin vs. de kalmayacaktır.
İnsan kalacaktır sadece belki bir de bölge ismi.
Çağımız belki de sosyal anlamda ilkel çağlara dahil edilecektir.
Ama belki 5.000 yıl sonra, belki 50.000 yıl sonra.
Bu acılar beyhude yaşanmış olacak.

Dünyaya ve insanlara uzaydan bakabilsek daha objektif olabileceğiz, şovenlikten kurtulabileceğiz ama bunu yapamıyoruz.

22-10-2007, 23:47
Türkiye'nin Irak'ın toprak bütünlüğünü savunmaktan başka yolu yoktur.

Irak'ın toprak bütünlüğü kendilerinin karar vereceği bir konu olmalıdır. İsterlerse üniter devlet olarak devam ederler, isterlerse federasyon sistemi kurarlar, isterlerse kuzeyde bağımsız bir Kürt devleti kurulmasına karar verirler. Kendi geleceklerini kendileri belirlemeliler.

Terörist ise kadın, çocuk, yaşlı ayırmaz. Acımasız olarak kitle katliamı yapar.

Sanırım özellikle geçmişte PKK nın yaptığı sivil katliamları kasdediyorsun. Evet bunlar terör eylemidir bence de. Ancak PKK salt bir terör örgütü seviyesinde tanımlanamaz. Karşı çıktığım nokta budur. PKK nın siyasi bir yönü vardır. Kürt sorunu üzerinde gelişmiştir. Siyasi yönü tartışılmaksızın salt terör eylemlerine bakılarak terörist örgüt demek ne derece doğrudur? 1915 yılında Sivil *Ermeni halkı da pek çok yerde Türkler tarafından katliama uğradı. O halde Türkler teröristtir demen gerekiyor senin mantığınla. Ama demiyorsun neden? Çünkü 1915deki Ermeni sivillerinin katliamlarına bir gerekçe gösteriyorsun: Onlar da şunları şunları yapmışlardı diyorsun. Ancak benzeri örgüyü PKK konusunda göstermiyorsun.

PKK nın demokratik ve insna haklarına saygılı bir örgüt olduğunu düşünmüyorum. Ancak salt bir terör örgütü seviyesinde tanımlanmasına da karşıyım. PKK yı salt terörist sıfatı ile tanımlayanların genellikle Kürt sorununu da tanımadıklarını görüyorum.

22-10-2007, 23:59
Sevgili dilaver,

Bunlara herhalde hoca'nın kürtleri artık kaybedilmiş olarak gördüğünü de eklemek lazım. En geri, en bağnaz, en yobaz ve en judaize kesim. Bu konuda çok haklı olduğunu "kendi karınca kararınca kanımca, komplocu zannımca" belirtmek isterim, kürtler artık kaybedilmiştir ve bunun sınıf mücadelesi ile alakası kalmamıştır ne yazık ki. Tekrar geri kazanılmaları ise tarihte defalarca olduğu gibi, tepelerine binilerek olacaktır ve olacaktır.

okinono
23-10-2007, 00:09
İyi de Pelikan,

Yıpratmamak için ne öneriyorsun?

Sineye çekmek mi?

34 ölü nerde? 34ünü kıstırdıysan diğerlerini kendi toprağında kovalayamıyormusun, o zaman bu kadar kobrayı bizi soksunlar diyemi aldık.

Tamam güzel yıpratmayalım daaaa,

Ordu demokrasiyi koruduğu kadar, toprağını korusun demek neden yıpratmak oluyor.

Türkiye büyük ülke, evet doğru anladık. Ama bu ülke kendi içinde savaşıyor. Düşman kim sanıyorsunuz sahi siz?
Ordu Irağa girecek. Güzel girdi. birgüzel de yerleşti. tamam kabul ettik.

Sonra!!!!

Sonra ne olacak. asıl mesele bu. Tamam bir tane kürt kalmadı hepsini kırdık geçirdik. Hepsi bizim oldu.
Suriye ırak sınırı fiili olarak değişecekmi sizce? Ne olacak.

Misakı milli sınırlarımdı bu zaten mi denilecek; Milli parkmı ilan edilecek?

Ne olacak sonunda?
...
Amaçsız bir girişmdir bu. Hem siyasi hem de poltik olarak boş bir söylemdir.

Bu vahşi saldırıyı şöyle okumalıyız.;

Tezkere bu milletin elinde patlamıştır. Bu işin okuması budur. Başka bir şey aramayın.

Bu bir Püritenist *öçalma operasyonudur.

Tezkerenin öcünü tezkere ile aldılar. Hoop sen camızsın dediler o kadar.

Bunu herkes de bal gibi biliyor. Yalandan eşşek oluyorlar o kadar.

Mandayı sağ sağ, sonra camız olarak mandaya kafa tut. Bunu hiç bir manda kabul etmez.

Bir püritenin ne kadar kinci olduğunu anlamak istiyorsanız, devenize sorun. Onlar 100 yıldır bunu daha iyi bilir.

Bir atımlık barut vardı. Onu da attırdılar.

Şimdi çark etmek için kıvırıyoruz ama nasıl...


İşte ispatı...

Erdoğan İngiltere'de
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, özel uçak ''ANA'' ile TSİ 20.55'de İngiltere'ye geldi.

22.10.2007 21:39
Erdoğan'ı, Brizenorton Askeri Havaalanı'nda, Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Yiğit Alpogan ve diğer yetkililer karşıladı.

Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış da Londra'ya geldi.

A.A.

....
Buhaberde www.google.com a yazacağınız isimler erdoğan emine değil, Mehmet aydın ve egemen bağış olmalıdır.

Bu önceden planlı bir geziydi açıklamasını kim yaparsa da asıl hain odur. Takip edin.
...

Leyleğin ömrü laklakla geçermiş. Bizimkisi burada o hesap... Bu sitedeki büyük bir çoğunluğun söylemleri aynı ve herkes eşit olarak seviyor vatanını. Zaten ne geldiyse başımıza ben senden daha çok seviyorumdan gelmedi mi sizcede?

Dinlisin ayrıl dinsizsin ayrıl laiksin ayrıl isalmcısın ayrıl komünistsin ayrıl Türkçüsün ayrıl kürtçüsün ayrıl, Sahi biz kimiz yaaa, bu kadar ayrılmış bir nesneyi hangi Üst kimlik yeniden yapıştırabilir sizce?

Vatanı sevmek demek, eşit iş eşit emek eşit adalet eşit haklar demektir.

Milli gelirin %90 nını % 22 nin yediği bir ükede demokrasi olsa ne yazar olmasa ne yazar.
Bunudamı eleştirmeyelim.

Niye sahi niye,

Bana faydası olmayan kilisenin papazını ne yapayım ben arkadaş!

Benim kanım aktıktan sonra %22 ye , nerem benim vatandaş sorarım size....

Herşey eşit olmalıdır. her vatandaş eşit.

Bu eşitliğin adı ne olmalı *sizce?

Osmanlı 600 yıl (bu rakamda yanlışya neyse şimdi dağıtmayalım) yönetti diyorsunuz. Hititler 4000 sene yönetti bu toprakları. Sizce hangi model uygun düşer bu halk için, osmanlımı, hitit mi?


Son olarak;

Kuzey ırağa girip terörist avlamak doğruysa, hazır elindekini beslemek ne oluyor sahi?

Efendim duyamadım... Ne ne.. Diplomasimi..!!!

Kargamelin babası geldi aklıma şimdi,

"Hadi canım sende"
...
Selamlar.

pante
23-10-2007, 00:13
Irak'ın toprak bütünlüğü kendilerinin karar vereceği bir konu olmalıdır. İsterlerse üniter devlet olarak devam ederler, isterlerse federasyon sistemi kurarlar, isterlerse kuzeyde bağımsız bir Kürt devleti kurulmasına karar verirler. Kendi geleceklerini kendileri belirlemeliler.


Herhangi bir ülkenin toprak bütünlüğü Türkiye'yi ilgilendirmez.
Ama Irak ilgilendirir.
Çünkü 1926 Ankara anlaşmasında Türkiye'nin muhatabı Irak hükümetidir.
Türkiye elindeki toprakların bir kısmını Irak'a bırakmıştır, Kuzey Irak'a değil.
O nedenle Irak konusuna müdahil olma hakkı vardır.

"Türkiye'ye Bir kedi bile teslim etmem" diyen Talabani, bu anlaşma şarlarını iyi okumalıdır.

Madde 9: Silahlı bir veya birkaç kişi sınır mıntıkasında bir cinayet veya cürüm işledikten sonra diğer sınır mıntıkasına ilticâ ederse oranın, bu kişileri silahları ve yağma ettikleri eşya ile birlikte, uyruğu bulunduğu tarafa teslim etmesi mecburîdir.

Sanırım özellikle geçmişte PKK nın yaptığı sivil katliamları kasdediyorsun. Evet bunlar terör eylemidir bence de. Ancak PKK salt bir terör örgütü seviyesinde tanımlanamaz. Karşı çıktığım nokta budur. PKK nın siyasi bir yönü vardır. Kürt sorunu üzerinde gelişmiştir. Siyasi yönü tartışılmaksızın salt terör eylemlerine bakılarak terörist örgüt demek ne derece doğrudur? 1915 yılında Sivil *Ermeni halkı da pek çok yerde Türkler tarafından katliama uğradı. O halde Türkler teröristtir demen gerekiyor senin mantığınla. Ama demiyorsun neden? Çünkü 1915deki Ermeni sivillerinin katliamlarına bir gerekçe gösteriyorsun: Onlar da şunları şunları yapmışlardı diyorsun. Ancak benzeri örgüyü PKK konusunda göstermiyorsun.

PKK nın demokratik ve insna haklarına saygılı bir örgüt olduğunu düşünmüyorum. Ancak salt bir terör örgütü seviyesinde tanımlanmasına da karşıyım. PKK yı salt terörist sıfatı ile tanımlayanların genellikle Kürt sorununu da tanımadıklarını görüyorum.



Geçmişteki Pkk ile ile bugünkü arasında değişen bir fark yoktur.
"Davadan döneni vurun" faşist anlayışıyla hareket eden bir örgüt teröristtir.
Geçen hafta ölen yazar Mehmet Uzun bile Pkk'nın ölüm listesinde yer almıştır.
Bu yıl başka Kürt örgütlerinden katlettiği var mı bilemem ama geçen yıl dahil Pkk'nın geçmişi *bu tür cinayetlerle doludur. Kendinden olmayanı yokeden bir yapılanma ne marksistlikle, ne gerillalıkla tanımlanabilir.

23-10-2007, 00:17
Sevgili *Cem,

Senin mesajlara bayılıyorum. Tam bir "lay lay lom" havası olan, çok hümanist mesajlar gönderiyorsun ki hepimizin içi mutlulukla doluyor. Evet diyoruz, işte budur ama bu mesajı bize Mars'tan bir arkadaş mı gönderiyor yoksa bu dünyanın gerçeklerinden bu kadar bihaber bir dünyalı'mı?

Bence sen her mesajın sonuna "haydi eller havaya" ya da "haydi kızlar okula" gibi bir slogan ekle, inan ki mesajlarının etkisi çok daha güçlü olur.

pante
23-10-2007, 00:36
Halkın tek isteği vardır. Barış içinde yaşamak.

Terör örgütüne, dağdaki teröriste de sorsanız o da barışı savunacaktır. Ama " T.C barışa yanaşmıyor. Kürt halkını tanımıyor. Tanıyana kadar savaşacağız, barış namlunun ucundadır." diyecektir.

Genelkurmaya sorsanız o da aynı konuşacaktır. "Terörü terketsinler, biz de savaşmak istemiyoruz." diyeceklerdir.

Hükümet de öyle.

Şahinler her iki kesimde de vardır. Terörist safta da devlet safında da.
Bir tarafta "Bağımsız Kürdistan'ı elde edene kadar savaş" diyenler, diğer tarafta " Tek bir terörist bırakmayıp tüm Türkiye'yi Türkleştirene kadar savaş" diyenler.

Al birini vur ötekine.
Ne çekiyorsak bu iki savaşçı zihniyet yüzünden çekiyoruz.
Halbuki halk barışa açıktır. 25 yıllık kışkırtmaya rağmen hala Türk-Kürt beraberdir, birbirine kin ve nefret duymaz. Özellikle büyük şehirlerde böyledir.

25 yıl boyunca her iki tarafın harcadığı para ile yatırım yapılmış olsa Güneydoğu'da işsiz kalmazdı. Terör de olmazdı.

Halka büyük görev düşüyor.
Şahinlere boyun eğmemek, itibar etmemek, onları seçmemek, desteklememek.
Başka türlü çözülmez.

pante
23-10-2007, 00:52
Bu ülkede yaşamak zor.
Hele bu ülkede Kürt kökenli olmak daha da zor.
Alevi olmak, ateist olmak da.
Kadın olmak da zor.
Dindar bir ailenin kızı olup okumanın türbana bağlı olması da zor.
Solcu olmak, sosyalist olmak da.

Yavaş yavaş Türk olmak, laik olmak da zorlaşıyor.
Açık giyinmek de belki zor olacak. Kırsal kesimde zaten zor.
Ya da mutaasıp bir aileye sahip olanlar için hala zor.

Dağlarda olmak da zordur, askerde olmak da.
Analar yol gözler, haber bekler.

Vurmakla, asmakla, zorla düzelmez sorunlar.
Çok çalışmak ve çalıştırmak lazım. İş olanağı sağlamak lazım.
Ülkenin kaynaklarını, nimetlerini hakça paylaşmak lazım.
Başı dik olabilmek, özgür yaşayabilmek ve geleceğe güvenle bakabilmek lazım.

Devrim lazım devrim.

<strong>SİLİNEN</strong>
23-10-2007, 01:13
Okinono kardeşim RTE ile bu işler yürümez zaten. Adam sınırın ötesine bir adım bile girmeye korkuyor ve gidip gidip Bush ile İngiltere ile çözüm arıyor.

Daha da beteri gizliden gizliye Talabani üzerinden pkk lider kadrosu ile de görüşüp ateşkes teklifleri sunuyor. (Benim Talabani açıklamalarından anladığım budur. Zamanında Özal da Apo'ya kravat göndermişti)

Yani RTE ve AKP ile bizi içeriden kuştamışlar zaten, mesele bu.
Son 5 yılda neler yapmadı neler.
Dubai anlaşması ile sınır ötesi operasyonu para karşılığı satan adam bunlar.
İdam cezalarını terör ve savaş suçları için kaldıran yani Apo'nun idamını engelleyen de AKP hükümeti oldu.
(Önceki hükümet kendi arasında protokol yapmış ve pkk eylem yaptığı taktirde Apo'nun idam edileceğini duyurarak örgütü pasifize etmişti. O belgeyi bile okumadan millete "Apo'nun idamını kaldıran belge" diye sundurlar yalan söyleyerek. Halbuki o belge Apo'nun idam cezasının ertelenmesini ve bunun da pkk eylemlerinin durması şartına bağlıyordu)
Doğuya her ziyaretinde Türk-Kürt-Laz-Çerkez hepimiz kardeşiz edebiyatı yaptı.
Böylelikle milli kimliğimizi bu bölgede bulanıklaştırdı.

"Kürt sorunu" diye bir sorun icad etti en yetkili ağızdan *ve bu şekilde kürtçülük siyasetine destek vererek kimlik bölünmesini tahrik etti

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=161151

Barzani ile K.Irak'ta her türlü ticari ve siyasi ilişkiye girerek ve adeta Türk mütahitlerinin eliyle K.Irak'ı yeniden inşaa ederek oradaki kürt varlığının güçlenmesine yardım ettiği gibi Türkmenlere yönelik asimilasyon ve sürgün politikalarına hep sessiz kaldı.
Yarı fiyatına elektirik verdi,Habur sınır kapısını açık tutmaya devam etti vb...

En son olarak da Pkk'yı meclise çağırdı.

Ve Amerika ile girdiği bütün ilişkilerde bir sömürge ülkesi başkanı edasıyla hertürlü tavizi verdi ve karşılığında da sıcak para almak için "at pazarlığı" yaptı.

Ve tabii ki, millete de bol bol din pazarlayarak onların milli bilincinin törpülenmesi için var gücüyle çalıştı.
Şimdi ortalık "ümmetçi" kaynıyor ve hepsi de pkk'nın tezlerini destekler nitelikte yorumlar yapıyor.
Osmanlıcılar ya, çok uluslu bir ülke yaratmakta beis görmüyorlar.
Yani bu adamlar içeriden Amerika, Pkk, Barzani dışarıdan çalışıyorlar.
Geldiğimiz durum vahim ama ümitsiz değildir.
Biz çok daha zor dönemlerden geçtik.
Damat Ferit hükümetini de gördük Sevr'i de gördük İngiliz işbirlikçisi hain padişahlar da gördük
Ermeni çetelerini de gördük Yunan birlikeri ile aynı anda harekete geçen Koçgiri kürt isyanlarını da gördük, Şeyh Said'in ihanetini de gördük gördükte gördük.
Üstelik bu memleket 1. dünya savaşından çıkmış ve nüfusunun büyük çoğunluğu hasta ve sakat,
halkın da fakirlikten kırıldığı bir ülkeydi burası.

Bir de şimdiye bakın.
70 milyon nüfus ve neredeye herkesin bir arabası var, evi var, arazisi var,
güçlü bir ordu ve her yerde fabrikalar, barajlar vb...

Ben aşacağımızı düşünüyorum.
Pkk hikayedir bizim için.
Aslolan pkk'nın bu ülkenin önüne ittiği "kürtçülük" propagandasına alet olmamaktır.
Yoksa iç savaşa gideriz ve burası Yugoslavya'ya döner.

3.yol
23-10-2007, 03:30
Evet, Turkiye PKK gibi gerilla orgutleriyle bas edecek ve en nihayet yenecek guctedir. Onemli olan bunu en az zararla gerceklestirmektir.
PKK'nin finansmanlarini tesbit edip bunlarin engellenmesi birincil kosuldur.
Ikincisi, PKK'nin destek tabaninin yok edilmesidir. Bu askeri degil politik bir girisim ile olur. Devletin elini Guneydogu'ya uzatmasi ile olur.Devletin Guneydogu'da yapici propagandalar ile Kurt etnisiteyi PKK'dan koparmak icin etkin bir plan kurmasi gereklidir. Bu plan sozde degil ozde olmalidir. Guneydogu'da yasayan halkin kazanilmasi sarttir.
Ucuncusu, Turkiye'nin PKK militanlari ile basacikacak profesyonel bir birime ihtiyaci acilen vardir. Bu gelecekte olabilecek terorist avi icin en etkili yoldur.
Dorduncusu, PKK'nin imhasi birkac yilda gerceklesmeyecegi icin, Turkiye devletinin uzmanlari ile olusturacagi ozel bir istihbarat kurulusuna ihtiyaci vardir. Bu kurulusun uyeleri sadece devletten degil ordudan da destekli olusturulmalidir.
Besincisi ve en onemlisi butun dunyayi karsimiza almamaktir. Bu belki de PKK'nin en buyuk amacinin bertaraf edilmesi olacaktir. O yuzden uluslararasi kanunlara gore ne yapabilecegimize ne yapamayacagimza dikkat etmemiz sarttir. PKK terorunu bahane edip K.Irak kurtlerine savas acarsak dunyayi'da karsimiza aliriz ki bu bence PKK'nin ekmegine yag surmek olur.

hysteria
23-10-2007, 05:19
pkk nin bitmesi icin en basta bu yazilari okuyan kurt kokenli arkadaslarin bile, cikip 'biz kurduz, ve illede turkiye ile birlikteyiz tek vucuduz' demeleri gerekmektedir. halk olarak bunun denmesi ve bunun propagandasinin yapilmasi gerekmektedir. pkk nin bitmesi askeri acidan bir dert degildir. ama sadece hava yolu ile olmaz, bugun bir adam tv de soyluyordu(eski MIT mustesari) "adamlar magaralarda saz calip turku soyluyordu biz yukardan bomba yagdirirken" diye, hem kara hem hava, ama isabetli stratejiler ile. bugun amerika dunya karsisinda pkk(her ne kadar bazi kanallarda ,ozgurlukcu gerilla bidbidi, gibi sifatlarla anilsa da) her ulke terrorist bir orgut oldugunu tanir, ve teroru bitirmek icin 10bin km oteye asker gonderen bir ulkenin teroru desteklemesi, hele hele turkiyeyi karsisina almasi, ABD hukumetinin devrilmesi demektir, ve amerika bizim hareketimizi(blof yada degil) yemek durumunda, ve gorunurde dahi olsa bizim yanimizda pkk karsisinda yer almalidir. bu durumda turkiye eger askeri ve siyasi anlamda kararli olursa(ki bunun tersi bu noktadan sonra turkiyede mumkun degildir).turkiyede artik basbakanin "bu teror artik bitecek" demesi gerekmektedir bunu soylemedigi her gun onun aleyhine isler, pkk sorunu onumuzdeki 4 yil icinde bitmezse RTE de gider. pkk nin bitmesi demek, turkiyede yenen tatli paralarin, kacakciligin bitmesi, en azindan baltalanmasi demektir. dolayli yoldan pkk sayesinde beslenen bir cok zengin vardir, bunlarin sahip olduklari tanidiklari vardir bunlarin hepsinin birer faktor oldugu unutulmamalidir. osman pamukoglu bile , ki o adam bitirdigi butun okullari birinci olarak bitirmis, verilen butun gorevleri 5 yildiz ile yerine getirmis, sicili mukemmel, cumhuriyet tarihinin en buyuk generallerinden biridir, erken emekli edilmistir, bunlarin arkasinda elbet bir takim cikar odaklari vardir, yada en azindan olabilir. ve bunlarin tesbiti cok dikkatli olarak yapilmalidir. ve pkknin bittigi noktada bu faktorlerinde bitecegi, ve dolayisi ile pkkdan cok icerdeki bu odaklarin bizim karsimizda oldugu bilinmelidir.

simdi, ben "bu ulkede kurt, turk ayrimciligi vardir, turkiye kurtlere 2.sinif insan muamelesi yapiyor" diyebilen bir kesim varmidir merak ediyorum. ve eger oyle insanlar var ise bilmek isterim, siz hic bir sinemadan, bir kafe den, yada herhangi bir yerden sadece kurt oldugunuz icin atildiniz mi? yada "defol ulan burdan pis kurt" diye bir laf duydunuz mu hic? ben bir cok kentte bulundum cok gezdim, bircok insan tanidim fakat henuz boyel bir olaya sahit olamadim. eger sadece kurt oldugunuz icin bir negatif olaya rastlamadi iseniz, bu ulkede irka dayali bir sorun olmadigini zaten goreceksiniz. bunu gordugunuz zaman da, pkk nin daha ilk kuruldugu donemlerde ilk once kurt ileri gelenlerini oldurdugunu, kendi silahli davasi disinda daha ilimli olan kesimi yok ettigini, ogrenmeniz umuyorumki pkk ile kurt sorunu denen seyin ayri seyler oldugunu bilmenizi saglar..

fasism, kominizm fundamentalizm, bunlarin hepsine disardan tarafsiz olarak baktiginizda ne kadar guzel seyler diyebilirsiniz. mesela kominizm, herkes esit ne kadar guzel degilmi?, ama icerisine girdiginizde isin oyle olmadigini, davaya en cok inananlarin bu ugurda olmeye en yakin olanlar oldugunu anlarsiniz, savasa en onde surulenler bunlardir. humeyni, ne kadar dindar adam degilmi? dini icin koskoca sah'i devirdi.. peh peh din adina mi yapti bunu? yoksa GUC,IKTIDAR adina mi?,irandaki petrolun %50sini Ingiliz ve ABDlilere vermesine ne demeli? *halklarin kardesligi yada ozgurluk, kendine ait devlet vs, bu kadar saf olunmamasi gerekir bu devirde... hadi boyle bir devlet kuruldu ne olacak, daha mutlu mu olacaklar, bu devleti amerikaya butun dogal kaynaklarini satmadan kurma ihtimalleri var midir? adini koyacaklar, devleti kuracaklar, kaymagini ABD yiyecek, olan turkiyeye ve kurdistan denilen yerde yasayan halklara olacak. burdada ATATURK'un kurtler ile ilgili sozleri 90 yil sonra bile gecerliligini korumaktadir.
"Bugünkü *Türk *milleti *siyasi *ve *sosyal *topluluğu *içinde *kendilerine *Kürtlük *fikri, *Çerkezlik *fikri *ve *hatta *Lazlık *fikri *veya *Boşnaklık *fikri *propaganda *edilmek *istenmiş *vatandaş *ve *milletdaşlarımız *vardır. *----Fakat *geçmişin *bu *keyfi *idare *devirlerinin *sonucu *olan *bu *yanlış *adlandırmalar, *düşmana *alet *olmuş *birkaç *gerici, *beyinsizden *başka, *hiçbir *millet *ferdi, *üzerinde *kederlenmekten *başka *bir *etki *meydana *getirmemiştir.------ *Çünkü *bu *milletin *fertleri *de, *genel *Türk *toplumu *gibi *aynı *ortak *geçmişe, *tarihe, *ahlaka, *hukuka *sahip *bulunuyorlar..."

23-10-2007, 12:32
" Mesele *terör *örgütünün *sitesinden *haber *almak *değildir. *Ben *olayı *ilk *duyduğumda *baktım *o *sitelere. *Bakılabilir *tabi. "

Sevgili pante,

nasil bir adalet duygusuna sahipsin ve nasil bu sitede DK baskani olmussun anlamak mumkun degil. Konuyu actigindan beri agzindan kan damliyor, taninmaz hale gelmissin. Kusura bakma ama sen bosuna bunca zaman tasavvufa merak salmissin. Beni hedef gostermen gercekten yakismadi (bu bir degil iki degil), ustelik beni hedef gosterirken ayni siteleri takip ettigini belli etmissin. Ben o dugun alayinin PKK tarafindan taranmasi ve ordunun uzerine atilmasi ile ilgili birsey soylemedim, benim bu konunun asli olmadigina dair bir suphem yoktu. Neyin pesinde oldugunu anlamiyorum, kafa da yormuyorum, gaza mubarek olsun.

Benim yaptigimda (senin gibi) onlarin sitesinden de olayi takip etmekti. Bunu yapan tek sen ve ben degiliz, alexa'nin sitesinden kontrol edilebilecegi uzere PKK'nin turkce olan sayfalarini ziyaret eden ziyaretcilerde bariz bir artis var. Bu ziyaretciler benim gibi kurtce bilmeyen ve muhtemelen kurt olmayan, sadece olaylar icin endise duyan turklerdir.

Gerilla savasi bambaska birseydir, 3 aylik egitim almis askerin orada cok zorlanacagini ben bastan biliyordum. Orada yapilacak operasyonda kontr-gerilla'ya ihtiyac oldugunu bastan soyledim. Neyse beni endiselendiren ikinci konu ise, PKK'nin sehirlerde bombali eylemlere girismesi. Herkes gibi sehirlerde yasayan sevdiklerimin zarar gormesinden endiseleniyorum. Bu teroristlerin sivil halka yonelik intihar eylemi dahil bircok bombali saldiri yaptigini biliyoruz. Boyle bir eylemin olmamasi icin gercekten cok cok yuksek guvenlik onlemleri alinmaliydi sehirlerde. Ben buna dair birsey okumadim, sehirlerimizin ne derece guvenliginin saglandigi mechul bir konu.

Simdi uc endise sozkonusu bende (bunu bizim savas tellallarimiz ne kadar dusunduler bilmiyorum);

1 Askerin gerilla savasinda basarisiz olmasi ve agir kayiplar vermesi.
2 Sehirlerde terorist bomba eylemleri yapilmasi.
3 Halkin galeyana gelip linc psikolojisi ile hareket etmeleri

gercekisim,

bana yumrug ataning ben taa hamuaorrummm. Beng olacam abi orda, vereceng butun guneydoguyu atese colugu cocugu enigi cucugu demeyecen. Horsmucocuuapoyuda dilingden asacang abi ancah boyle dilden anglar bu sirefsiz it encihleri. Abe ucbes dene ganibozuh bicemi pabuc birakacaz.

Al sana istedigin gibi bir cevap, yuregin sogusun. Ama aklinca beni hedef gosterme planlari yapma, benim kurt ve PKK yanlisi olmadigimi burada herkes biliyor. Sen bilmiyorsan yazdigim yazilari arat takip et ogren ogret. Sevgili pante'ye de birkez daha beni boyle suclamalara muhattap ettigi icin tesekkur ediyorum.

rebera_roni
23-10-2007, 12:40
''bana yumrug ataning ben taa hamuaorrummm. Beng olacam abi orda, vereceng butun guneydoguyu atese colugu cocugu enigi cucugu demeyecen. Horsmucocuuapoyuda dilingden asacang abi ancah boyle dilden anglar bu sirefsiz it encihleri. Abe ucbes dene ganibozuh bicemi pabuc birakacaz.'' bunu yazan kendisine ben insanım demesin sakın buna herkes güler.bu arada çok güzel yazmış o bunları yapınca karşı taraf elmamı toplar hiç sanmıyorum.

gercekisim
23-10-2007, 12:46
Respendial ben kimseyi hedef göstermem herkes kendi yazdıklarına baksın benim kiminle ilgili ne düşündüğüm beni ilgilendirir başka kimseyi değil ! senin samimi olduğunu düşünmüyorum ve kaldı ki ben senin o yazdığın saçmasapan katliam yapma ile ilgili sözlerine asla ve asla katılmam ama senin o sözleri ne niyetle söylediğini de bilirim sen hiç tasalanma,tıpkı maximus gibi sen ve diğerleri de bu konularda muhatabım olamazsınız artık..sorduğum sorulara bile samimi cevap veremeyenlerle diyalog yapacak değilim bu da sana son cevabım olsun! sen bildiğin gibi devam et sana *ya da diğerlerine cevap yetişitirmeyecek kadar meşgulüm zaten..hadi *işinize bakın ! ben de kendi işime bakarım !

degisim
23-10-2007, 13:08
Bu ülkede yaşamak zor.
Hele bu ülkede Kürt kökenli olmak daha da zor.
Alevi olmak, ateist olmak da.
Kadın olmak da zor.
Dindar bir ailenin kızı olup okumanın türbana bağlı olması da zor.
Solcu olmak, sosyalist olmak da.

Yavaş yavaş Türk olmak, laik olmak da zorlaşıyor.
Açık giyinmek de belki zor olacak. Kırsal kesimde zaten zor.
Ya da mutaasıp bir aileye sahip olanlar için hala zor.

Dağlarda olmak da zordur, askerde olmak da.
Analar yol gözler, haber bekler.

Vurmakla, asmakla, zorla düzelmez sorunlar.
Çok çalışmak ve çalıştırmak lazım. İş olanağı sağlamak lazım.
Ülkenin kaynaklarını, nimetlerini hakça paylaşmak lazım.
Başı dik olabilmek, özgür yaşayabilmek ve geleceğe güvenle bakabilmek lazım.

Devrim lazım devrim. pante


Şimdiye kadar bu konuyla ilgili okuduğum en aklı selim yazıdır bu.Bu yazı için teşekkür ediyorum.


Saygılar.

bayraktaro1
23-10-2007, 13:13
Sevgili Arkadaşlar;

Öncelikle başlıkları doğru koyup, ona göre hareket gerekir. Anayasamızın değişmez maddelerin başında ne vardır?

"Türkiye üniter bir devlettir. Misak-ı Milli sınırları içerisinde bir bütündür."

*Bu maddeyi değiştirebilmek için, anayasamızı toptan yok etmek gerekir. PKK'nın amacı ne Kürdistan devletini kurmak ve Türkiye'den toprak talep etmektir. Bunun için de bunu sadece illegal yolla sağlayabilir. Bunu yapmaktadır. Bu yüzden TERÖR ÖRGÜTÜDÜR.

Savaşa en karşı çıkan insanlardan biriyimdir. Savaş sadece beni tehdit etmeye başladığında yapılmalıdır. Bu yüzden, ben de tehtid altında olduğumdan, PKK sonuna kadar yok edilmelidir. Her türlü kaynağı ile beraber.

Bu o kadar kolay mı? Acaba, Kuzey IRAK'la bitecek mi? Ben zannetmiyorum. Çünkü, Sadece Kuzey Irak değil, Suriye, İran, Yunanistan, Almanya, hatta ABD bile bu işin içindedir.

Neden böyle yapmaktadırlar? Çünkü çıkarları vardır. Silah sanayilerinden, üçüncü dünya ülkesi yapıpda sömürmelerine kadar çıkarları vardır. Eğer, Türkiye'de de kaos yaratırlarsa emellerine ulaşmış olacaklardır.

Bu saatten sonra da başka yapılacak çare kaldı mı? Bence yok. Artık savaş başladı bence ve savaşı başlatanlar da bizler değiliz. Sonunun ne olacağını ben de bilmiyorum. Ama, Türkiye acilen Kuzey Irak'a girecek. Öncelikle PKK ile mücadele edecek. Daha sonra, onun yandaşlarını (Terör örgütüne yardım ve yataklık yapanlar da suçludur), gerkirse Türkiye Cumhuriyeti haritadan silinse bile, kanının son damlasına kadar bu ülkeyi savunacaktır. Karşımıza kim çıkarsa artık durmak yok. Barzani, Talabani ve Gerekirse ABD.

YA TAM BAĞIMSIZ BİR TÜRKİYE, YA ÖLÜM

pante
23-10-2007, 13:21
Respendial,
Aşağıdaki yazı sana ait:

Arkadaslar,

TSK, TV ve basin yoluyla 32 teroristi imha ettigini ve duyumlara gore 16, resmi aciklamaya gore 12 askerin sehit oldugunu aciklamisti.

PKK'nin ana karargahindan websiteleri vasitasiyla yapilan aciklamaya gore, 40 turk askeri sehit olmus ve 8 asker esir alinmis. Bu arada 3 terorist hafif yaralanmis ve hic can kaybi olmamis. Esir alinan askerlerin kunyeleri sitelerinde mevcut.

Daha sonra cesitli dis kaynakli basinda TSK, PKK'nin elinde turk askerleri oldugunu yalanlamisti.

Simdi okudugum haberlerde, Erdogan'in "insallah 8 askerimizi bulacagiz" seklindeki ifadesi, PKK'nin verdigi rakam ile ortusuyor.

Su an operayonlarin gidisati ile ilgili bilgilerin guvenilir oldugunu dusunmuyorum.


Buna karşı benim yanıtım da şöyle:

10'a yakın askerin kayıp olduğu daha ilk haberlerde verilmişti.
Bu konuda bir gizlilik yok.
Genelkurmayın açıklamasında yazmaması gayet doğaldır.

Terör örgütü her yaptığı alçaklığı aynen yazıyor, doğru bilgiler sunuyor zannetmeyelim.
17 kişilik düğün konvoyunu da askerin bombaladığını söyleyerek iftira ediyor.

Amaç ordu'yu gözden düşürmek, yıpratmak, psikolojik propaganda.
Siz de terör örgütünün sitesine genelkurmaydan daha çok güvenerek örgütün bu propagandasına alet oluyorsunuz.

Bu forum terör örgütünün sitesinden haber sunma yeri değil. Dikkatinizi çekerim.


Ne ağzımdan kan damlıyor, ne de kimseyi hedef gösteriyorum.
Yazdıkların ortada. Terör örgütünü doğrular nitelikte yorum yapıyor ve Örgüt karşıtı haberleri güvenilir bulmuyorsun.
Sen BBC'den, CNN'den bir haberin yorumunu yapmıyorsun, dikkat et. Bu çok önemli.
Bunu eleştirenleri de "ağzından kan damlıyor" diye suçlamak da terör örgütü propagandasına alet olanlara yakışır.
Ağzımdan kan damlayan bir ifadeyi örnek olarak sunup kanıtlamalısın.
Bunu kanıtlayamıyorsan eğer, benzer ifadeleri bir daha kullanma.
Sürekli çarpık, tutarsız, zırva ifadelerinle uğraşamayız.
Yazdığını, bir sefer daha oku, öyle gönder.
Ondan sonra kıvırma. Dik dur. Ya yazdıklarına sahip çık. Ya da baştan doğru yaz.

Gerek bundan önce, gerekse şimdi neden yazdıklarına karşı böyle bir tutum içine girdiğimin değerlendirmesini de objektif yapmaya çalış, empati yap. Bak *bakalım, bu benim adalet *duygumla mı yoksa senin yazdıklarındaki ifade çarpıklığıyla mı ilgili?

hiramusta
23-10-2007, 13:46
Bence Kuzey Iraktaki Kürt yönetimine, özerk olarak Türkiye Cumhuriyetine iltihak etmeleri teklif edilmelidir.Biz ,Misak-i Milli sınırları içinde kalan o bölgedeki insanlarla yüzyıllardır aynı yönetim içinde kardeşçe yaşıyorduk.Bunu gene yapabiliriz,yeterki sorunun çözümsüzlük değil,çözmek tarafında olalım.

pante
23-10-2007, 13:51
Bence Kuzey Iraktaki Kürt yönetimine, özerk olarak Türkiye Cumhuriyetine iltihak etmeleri teklif edilmelidir.Biz ,Misak-i Milli sınırları içinde kalan o bölgedeki insanlarla yüzyıllardır aynı yönetim içinde kardeşçe yaşıyorduk.Bunu gene yapabiliriz,yeterki sorunun çözümsüzlük değil,çözmek tarafında olalım.

Sevgili Hiramusta;
Aslolan budur aslında.
Cumhuriyetin ilk yıllarındaki amaç ve mücadele de budur.
Atatürk'ün tüm uğraşısı da bunun içindi ve eminim burnumuzun dibindeki adalardan çok buna üzülmüştür.
Üstelik de gerektiğinde özerk yönetimi, muhtariyetleri dile getiren Atatürk'tür.

Ama emperyalistlerin buna imkan bırakacağını sanmıyorum.

hiramusta
23-10-2007, 14:00
[quote]
Ama emperyalistlerin buna imkan bırakacağını sanmıyorum.

Biliyor musun?...Yanılmanı hiç bu kadar istememiştim.

pante
23-10-2007, 14:21
Biliyor musun?...Yanılmanı hiç bu kadar istememiştim.

Yanılmayı ben de çok isterdim. *:)

Ama iki toplum bunu samimi olarak istese, bunun önünde emperyalizm de duramaz.
Toplumların kaynaşacağına bunu isteyeceğine de eminim.
Olay yöneticilerimizde. Geçmişteki uygulamalar güven vermiyor.

Talabani "Neden bir kediyi dahi emanet edemem, vermem" diyor.
Bu sözü bir küstahlık olarak nitelendirebiliriz.
Ama kendimizi onların yerine koyalım ve düşünelim.
Devlet, toplumuna sahip çıkabilmiş mi?
Yoksa toplum hep baskı altında mı yönetilmiş.
Özgürlük diyenin, bağımsızlık diyenin kafasını mı ezmişler yoksa?
Bu toplum 80 öncesini yaşadı, 80'li yılları da.
Hep devletini, ordusunu, polisini kucaklamak istedi ama itelendi, kakalandı.

Halbuki bu kadar birbirine kaynaşmış, aynı dini, aynı kültürü paylaşan, savaşlarda omuz omuza vatanı savunan, birlikte bayram eden, birlikte ağlayan böylesine toplumların dünyada benzerini bulmak mümkün değil.

Hala da bu fırsat var. Bunun için önümüzdeki 5-10 yıl çok önemli.
İktidara bu konuda büyük görev düşüyor.
Tutarlı, istikrarlı bir dış politika, samimi olarak "Yurtta barış dünyada barış" anlayışı ve toplumu kucaklayan, güven veren bir icraat. Halkı sürekli hoşgörüye, aklıselime davet.

Halkın da ırkçılara, derin devletçilere, mafyaya, şahin politikalara itibar etmemesi.

Bunlar olanaksız değil.
Barzani, Talabani çıkarcı olabilir. ABD'nin emrinde olabilir. Onlar gelip geçici.
Kalıcı olan dostluktur, sağlıklı ilişkilerdir, güvendir.

23-10-2007, 16:18
Hadi ordan, haberi oldugu gibi farkli kaynaklardan alip karsilastirmanin propagandasi mi olur. Donup dolasip ayni yere gelme, sana ilk mesajimda dedigim gibi, savas tellalligi yapiyorsun. Sonra da devrim diye siirler duzuyorsun. Ben soyledigimin arkasindayim, yeterki sen carpitma.

"Sürekli çarpık, tutarsız, zırva ifadelerinle uğraşamayız."

Arti "biz" oznesini kullanmana gerek yok, "ben" yeterlidir. Bu iddiada tekil oldugunu dusunuyorum. Agzindan kan damlamasi bir ifadene bagli degil, genel tutumuna bagli. Herkes senin gibi dusunmek zorunda degil, lakin dusunmuyor da.

pante
23-10-2007, 17:43
Hadi ordan, haberi oldugu gibi farkli kaynaklardan alip karsilastirmanin propagandasi mi olur. Donup dolasip ayni yere gelme, sana ilk mesajimda dedigim gibi, savas tellalligi yapiyorsun. Sonra da devrim diye siirler duzuyorsun. Ben soyledigimin arkasindayim, yeterki sen carpitma.

"Sürekli çarpık, tutarsız, zırva ifadelerinle uğraşamayız."

Arti "biz" oznesini kullanmana gerek yok, "ben" yeterlidir. Bu iddiada tekil oldugunu dusunuyorum. Agzindan kan damlamasi bir ifadene bagli degil, genel tutumuna bagli. Herkes senin gibi dusunmek zorunda degil, lakin dusunmuyor da.


Sen çok diline doladın bu ağzından kan damlama lafını.
Kedi kanı ayinlerinden alışkanlık yaptı herhalde.
:lol: *:lol:

Subat
23-10-2007, 17:48
Ancak 4 sayfa okuyabildim. Bu savaş çığırtkanlıklarını yapanlara ekstra bir saygı gösteriyorum inanın..
Kavramların hiç birisini yerli yerinde kullanmayan üstüne üstün savaş çığırtkanlığı yapan, evinde rahat rahat oturan ( askerliğini yaptı ise daha bir rahat oturan ) kişilere bayılıyorum. Saygı da gösteriyorum..

Faşizm burjuvazinin eski yöntem ve metodlarla halkı yönetemediği zaman çıkardığı yönetim şeklidir. Burjuva partiler dahil bütün kurumlar kapatılır. PKKnin faşistlikle ne alakası var? Pkk hangi kurumu kapatmışta faşist olmuş?
Emperyalizm'in temel karakteri banka sermayesi ile sanayi sermayesinin birleşmesi ile mali sermayenin oluşmasıdır ( koç yapıkredi bank koç holding- toprak holding toprak bank - sabancı holdink akbank- ve diğerleri)
Sanayi taşımacılığının yanında sermaye taşımacılığı ( sanayi taşımacılığını herkes bilir sanırım. Birde borsanın % 70 'inin yabancıların elinde olduğu olgusu ) Olgular bunlarla sınırlı değil ama hangi olguyu alırsanız alın, türkiyenin emperyalist bir ülke olduğunu göreceksiniz.

birde pante abimden bir ricam var. ya milliyetçiliğinden vaz geçsin ya da engels'ten. Ayıp oluyor çünkü..


Yarı emperyalist ya da alt emperyalist diye nitelendirilen türkiye burjuvazisi, ortadoğuda, halkın izin vermediği sermaye artışına (1 mart tezkeresi), askeri müdahale ile kılıf aramaktadır. Bölge içerisinde etkin olmak, ihracat rakamlarını artmasına, artan ihracatla birlikte kobilerin yok olmasına ve sermayenin tek elde merkezileşmesine neden olacaktır. Sancılı bir kapitalizm dönemi geçiren türkiyenin tüm tarihinde savaş nidaları olduğunu hepimiz biliriz. ( çoğunuz benden daha iyi bilirsiniz ) Bugün sergilenen savaş çığırtkanlığının tek nedeni emperyalistleşen ülkenin dengelerinin yeniden çizilmesi ile alakalıdır.

Bir tarafta zorunlu askerlik diğer tarafta gönüllü militanlık ( isteyen terörist der ama terörist diyenlerden ricam; bu kavramı açıklayınız ve ilk olarak terör hamlelerini kimlerin yaptığını bizlere sununuz.) Hiç bir bakımdan eşit nitelikte bir savaş olamaz bu. Ancak eşit bir nitelik taşımasını isteyenler, yani savaş çığırtkanlığına devam edenler, gönüllü militanlık ya da askerlik yapmak için orduya an itibari ile kayıt olabilirler! Kayıt olmayanlar da susabilirler.
70 milyon kişi karşı duracak diyen kişi çok nihal adsız nasihatı dinlemiş sanırım. Ya da fazlasıyla ömer seyfettin hikayesi okumuş.

Mahalle baskısını dinci örgütlerden beklerken, milliyetçi gruplardan gelmeye başladı. 8 12 yaş arası ilk okul çocuklarına sokaklarda küfürlü sloganlar attıran öğretmenler, stadyum eğlencesi havasında şehide sahip çık nidaları atan milliyetçi gruplar! İşte mahalle baskısı bu olsa gerek..

Evet. Hadi erkekler savaşa. Hatta sadece erkekler mi ? Hayır 70 milyon savaşa. Peki kiminle savaşmaya ? Yine bu 70 milyonun içerisinden çıkan insanlarla savaşmaya. Sanki matematikte bir yanlış var. Değil mi?

Bir başka ulusu ezen ulus, özgür olamaz. Bağımsız hiç olamaz..

Saygılarımla

pante
23-10-2007, 18:33
Namık;
PKK'nın faşist ve terörist olmadığını savunacak, terörle mücadeleye savaş diyecek, terörist yuvalarına hava harekatı isteğini savaş çığırtkanlığı olarak niteleyecek, terörist PKK'ya karşı çıkmayı milliyetçilikle suçlayacak bir ideolojiye sahip olduğun belli oluyor.

Bu ideolojiye sahip olan PKK dışında sol geçinen örgütler de var.
Seni PKK'lı olarak suçladığım şeklinde yanlış anlama. PKK ile eylem birliği yapmış, onun kuyruğunda ya da Kürt sorunundan başka bir konu konuşmayıp sosyalist geçinen bir yığın sol örgüt var.

Benim için hiçbiri farketmiyor. Halkların birliğini savunmayan ve terörü lanetlemeyenleri ben lanetliyor ve sol olarak asla kabul etmiyorum.
Che'yi, Marks'ı, Engels'i asıl ağızlarına almamaları gerekenler de bunlardır.

Yurtsever olmayan, halkların birliğini, kardeşliğini savunmayan, teröristleri lanetlemeyip, derhal silahlarını bırakıp tesşim olmalarını istemeyenler bana solculuktan bahsetmesinler.

pante
23-10-2007, 18:34
Terör ve Şiddete Son! Silahlar Sussun! PKK Koşulsuz Silah Bırakmalıdır!
Teröre Karşı Demokrasi/Demokratikleşme ve Kardeşlik Egemen Kılınmalı,
Emperyalist Güçlerin Türkiye'yi Bataklığa Çekme Çabalarına Dur
Denilmelidir.


TMMOB Makina Mühendisleri Odası, Güneydoğu sınırımızda son günlerde
yaşanan saldırı ve sıcak çatışmalardan hareketle başını ABD'nin çektiği
emperyalist güçlerin orta ve uzun vadeli paylaşım politikalarında
stratejik alanlara yayılmak, dünya enerji, petrol ve su kaynakları
rezervlerini kontrol altında tutmak için savaş ve işgal politikalarına
başvurduğunu ve ulus devletleri ekonomik alandan siyasal alana kadar
yeniden yapılandırma politikalarıyla küreselleşme milliyetçiliği ve mikro
milliyetçilik alanını beslediğine kamuoyunun dikkatini çekmektedir.
Türkiye emperyalizmin bu çok yönlü oyunlarının etki alanı altındadır.
Bunun sorumlusu, bağımsız ve kişilikli dış politika geliştirmeyen bütün
siyasal iktidarlara aittir.
Öte yandan Kürt sorununa yalnızca şiddete dayalı ara çözümler düşünülmesi
PKK ve iktidarın paylaştığı ortak bir yanılgıyı oluşturmaktadır. Bu
yanılgı ve mevcut çatışma ortamı, emperyalist güçlerin amaçlarına hizmet
etmektedir.
Son dönemlerde ülkemizde şiddet ve linç kültürünün egemen olduğu bir
toplumsal psikoloji geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu ortamın emperyalist
çevrelerin çıkarları doğrultusunda kışkırtılması da söz konusudur. Toplumu
şoven yaklaşımlarla etnik kökenleri üzerinden birbirine düşman etmeye ve
şiddet uygulamalarını meşrulaştırmaya yönelik gelişmeler karşısında,
barışı, demokrasiyi ve halkların kardeşliğini her zamankinden daha fazla
sahiplenmek durumundayız.
Bugün Kürt sorununun çözümüne yönelik yalnızca iki yol bulunmaktadır.
Birincisi PKK'nın terör eylemlerine derhal son vermesi ve koşulsuz silah
bırakarak demokratik süreçlere olanak tanıması; ikincisi de Türkiye
siyasal yaşamının demokratikleşme yönünde ivedi adımlar atmasıdır.
TMMOB Makina Mühendisleri Odası, bir kez daha demokrasi, eşitlik ve
kardeşliğe vurgu yapma gereğini duyuyor, ülkemizi bir iç savaş ortamına
sürükleme ve emperyalist senaryoların oyuncağı yapma girişimlerine karşı
sorunun çözümünün demokratikleşmeden geçtiğini bir kez daha ifade etmeyi
bir görev bilmektedir.

TMMOB
MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI

frodo
23-10-2007, 18:40
Melih Pekdemir-Birgün

Çözüm sınırın berisinde; çünkü kökü kömeci bizde... *22/10/07

Çok zor bir yazıya başladım. Önce Başbakan'ın "PKK silah bıraksın Meclise gelsin" sözü üzerinde duracaktım ki... İşte en az 12 Mehmet daha oluverdi... Canımızdan en az 12 can daha koptu... "Türkiye şehitlerine ağlarken" artık bizim barış isteyen sesimiz duyulmayacak, söylediğimiz her söze bir kulp takılacak, biliyorum. Tezkere de Meclis'ten geçti. Ve korkarım bugün yarın tam bir savaş çıkacak... Peki ama, Başbakan tam da PKK'ye "silahı bırak Meclise gel" demişken ona kim alelacele böyle cevap yetiştirdi? Kim!

Bu memlekette ne zaman köklü bir sorunla karşılaşılsa teşhis baştan bellidir: Kökü dışarıda! Adeta kabahati üzerimizden atıyoruz. Bugün özellikle Kürt sorununa kökü dışarıda diye kestirmeden teşhis koymak revaçta. Üstelik bu sayede çözüm için sınır ötesi bir harekât, yani artık düşük yoğunluklu filan değil, kelimenin gerçek anlamıyla bir savaş dahi gündemde. Oysa bugünlerde tam da Birand'ın şu tespitini tartışmak gerekiyordu: "PKK'nin kökü dışta değil, içerde... PKK 'dış yapım' değildir. PKK bizim topraklarımızdan kaynaklanmakta ve ülkemizden beslenmektedir. PKK olayının bu noktaya gelmesinde bizim çok eskilere dayanan hatalarımız gözden kaçırılamaz."

PKK'yi bir an için boş verelim. Şu denklemi öne çıkaralım: Kürtler Mehmet'e Mehmmed der; ve yıllardır işte Mehmet ile Mehmmed karşı karşıya... Mehmet de bizim Mehmmed de... Kürt meselesini çözmek isteyenler de istemeyenler de içeride; ama hiçbir şekilde çözmek istemeyenler mutlaka dışarıda... Mehmet'i temsil eden, asker eden devlet politikaları tam bir çözümsüzlük. İçeride el atmadığı çözümü dışarıda arıyor. Bulamayacağını bile bile... Bugüne dek yapılan sınır ötesi harekâtlar ve sonuçları çözümsüzlüğün kanıtı: Yıl 1992, PKK'nin kaybı 1551 ölü, TSK'nın kaybı 28 ölü; yıl 1994, PKK'nin kaybı 555 ölü, TSK'nın kaybı 64 ölü; yıl 1997 (Çekiç Harekatı), PKK'nin kaybı 2730 ölü, TSK'nın kaybı 114 ölü; yıl yine 1997 (Şafak Harekatı), PKK'nin kaybı 865 ölü, TSK'nın kaybı 31 ölü... Ve gelinen nokta belli. Elbette Mehm-med'i temsil etmek adına silaha sarılmış olan PKK de şimdi Kürtler için tam bir çözümsüzlük. Çözümsüzlük bu açıdan da dışarıda yatıyor; yani Kandil dağında. Ve burası fiilen Kürt toprağı filan da değil; cümle alem biliyor ki burası bir Amerikan toprağı, artık bir Amerikan üssü!

Amerika'nın sınır ötesi harekâta karşı olduğuna hiç inanmıyorum! Ortadoğu batağına bir türlü tam olarak çekemediği Türkiye'yi kendine özgü yöntemlerle ikna etmeye çalışıyor sadece. "Sınır ötesi harekât yapma!" derken bile, "haydi gel haydi gel" politikası izliyor ayan beyan. PKK'ye kızıp Amerika'nın istediğini yapmak, pireye kızıp ülke yıkmak değil midir? Bugüne dek, "Kürt sorunu, aynı zamanda Türk sorunudur" derdik; Kürtlerin ve Türklerin birlikte çözebilme imkanlarına vurgu yapmak üzere. Günbegün açığa çıkıyor ki Kürtlerin ve Türklerin asıl Amerika ile bir sorunu vardır. Çünkü AKP kendisini herkesten ve her şeyden önce ABD'nin isteklerini yerine getirmek için kurgulamıştır. Çünkü PKK de artık bir Amerikan unsurudur ya da sorun artık PKK filan değil Amerika'dır. Yani kökeni, kökleri itibarıyla hiç de 'dış yapım' olmayan PKK kendini dış kullanıma açarak intihar yolunu seçmiştir. Şimdi... NATO üyesi TSK ile Amerikan lojistik desteğini alan PKK ve PJAK çatışınca, ne olacak? Sadece Mehmet ile Mehmmed vuruşmuş olmayacak mı?

Haftalardır tezkere ile yattık, tezkere ile kalktık. Bir de bu kelimenin yanlış söylenen hali, "teskere" diye yazılan hali var: "Teskere", sedye demektir kardeşler, sedye! Tezkerenin ardından, dağlardan teskereyle inecek bedenler, Mehmetlerve Mehmmedlerdir. Sorunun kökü değil, sorunun çözümsüzlüğü sınır ötesindedir ve mutlaka bir ucu Washing-ton'dadır. Ama çözüm, asıl çözüm, sınırın be-risindedir. Şiddetin kökünü kazımak, evet, ancak Kürtlerin bu coğrafyada demokrasi sayesinde daha fazla kök salmasıyla, bu ülkeye özgürce ve sımsıkı bağlanmasıyla mümkündür. Bunun yolu da bellidir: İşte bu kökü kurutmayacaksın, besleyeceksin... Halklar sarmaşığını sulayacaksın... Mehmetlerin ve Mehmmedlerin kanıyla değil Fırat ile Dicle'nin ve Kızılırmak ile Meric'in ortak suyuyla... Çünkü Kürtlerin ve Türklerin kökü de birdir kömeci de... Ve bilirsiniz, "kömeç", sapın yassılaşmış ve genişlemiş ucu üzerinde çiçeklerin yan yana toplanmasıdır. Kömeç: Bir arada yaşamaktır ve yaşatmaktır...

23-10-2007, 19:39
Bolgedeki operasyonla ilgili endiselerimiz surerken, boyali basin sagolsun bircok ipe sapa gelmez, yok bilmemkim: "gereken yapilmali" yok "endonezya baskani kinadi" gibi haberle gunceli dolduruyor ve cephedekiler ile ilgili rasyonel bir haber alamiyoruz. Operasyon basladigindan beri neredeyse 24 saat, hem turk hem dunya hemde PKK'nin basin kanallarini takip ediyorum. Bu arada boyle bir habere rastladim, yahu ne oldu AB'ye birden Ahmet Turk'e boyle bir baski yaptilar. Hic aklim almadi.

"DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Avrupa Birliği (AB) üyesi 25 ülkenin Ankara büyükelçilerinin daveti üzerine AB Dönem Başkanı Portekiz'in Ankara Büyükelçiliği Rezidansı'nda yemeğe katıldı.

Türk, TBMM'den yemeğe gelirken, AB üyesi 25 ülkenin büyükelçileri ise AB Komisyonu temsilciliğinde yaklaşık 1.5 saat süren bir toplantının ardından Portekiz Rezidansı'na geldiler. Kaynaklar, toplantıda AB büyükelçilerinin, DTP'den PKK'nın terör örgütü olduğunu ifade etmesini istediğini belirtiyor.

Ahmet Türk'e, DTP Dış İlişkilerden Sorumlu Parti Meclisi Üyesi Nazmi Gür ve DTP Van Millletvekili Fatma Kurtulan da eşlik etti. Toplantının 1.5 saat sürmesi bekleniyor."

ilginize sunulur.

sargon
23-10-2007, 23:42
Bugün NTV'de operasyon konusu vardı. Ardından da Ali Babacan'ın basın açıklaması. İzlediklerimden benim çıkardığım sonuç Türkiye'nin Kuzey Irak'a girse de girmese de bu sürecin sonunda bağımsız bir Kürdistan devletinin kurulacağı oldu. Bu yeni devletin içinde PKK'nın bir yeri olacak mı olmayacak mı, bu süreçte olaya kimler dahil olacak belli değil.

Sorun aslında bağımsız bir Kürdistan değil. Bu sürecin sonunda PKK etkisizleşmiş bile olsa Türkiye'nin bir müttefiki olarak Kürdistan değil, düşmanı olarak bir Kürdistan ortaya çıkacak. Ermenistan gibi düşman bir Kürdistan tablosu ile karşılaşacağız. Türkiye'nin Kürt sorunu da katmerlenerek büyüyecektir. Kısaca yüzyıllık inkar politikasının geldiği iflas noktasıdır bu. Türkiye teröre yenik düşmemiştir, Türkiye Kürt sorununu inkar etmesine yenik düşmüştür. Her gün her saat bize Kürt ulusu diye bir ulus yoktur, halkla ulus ayrı şeydir, Türkiye'deki herkes Türk'tür, Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı da neymiş diyenlerin artık Halkların Birliği'nden (kardeşliği değil) söz etmeleri komiktir. Bu muhafazakarlıkla elimizde hiç bir politika kalmadığı için yapılacak tek şey savaştır. Savaştan da çıkacak sonuç Yugoslavya'da olandır.

HarunKAHYA
24-10-2007, 00:12
sn. sargon - yazılarınızdaki düzgün mantıkdan ve belli olan geniş kültürden dolayı, fırsat buldukça okuduğum yazarlar içerisindesiniz.
Okumakla berber her yargınıza iştirak etmedim, her yargınızı reddetmedim.
Yukarıdaki yazınızda da bana göre doğru ve yanlışlar var.
Ama aşağıdaki cümleniz kusura bakmazsanız, çok manasız olmuş.

"Savaştan da çıkacak sonuç Yugoslavya'da olandır."

nerede yaşıyorsunuz,nerelisiniz bilmiyorum.devletle başınızı derde sokacak bir olay yaşayıp yaşamadığınızı da bilmiyorum.İnançsız oluşunuz da önemli değil.Ama bu son yargınız çok yanlış.
Televiyonlara bakmıyormusunuz..50 yaşındaki adama mikrofon uzatılıyor :Şimdi alsalar askere-daha doğrusu cepheye-giderim diyor.. 60 yaşındaki adam aynı şeyi söylüyor..Bugün 85 yaşında bir dedeye uzattıklarında, aynı heyecanla, aynı duyguyla aynı cevabı verdi...
Bunlar televizyon safsatası değil.Bu memleketteki vatan aşkı..
Bu memleketi en zayıf olduğu osmanlının son günlerinde 1.Dünya harbi sonunda parçalayamadılar..
Kimse kusura bakmasın... Bir tane değil 100 tane Kürt devleti kurulur, parçalanır da TÜRKİYE parçalanamaz..Bunu bu millet çok ısbat etti..Burası ne Yugoslavya -ne Arap ülkesi ne Belçika..
Hani o gülerek duyduğunuz bir laf varya..

Şehitler ölmez - Vatan bölünmez * diye..

Haklısın cümlenin 1. yargısı doğrudur veya değildir... Ama ikincisi.. inanki kanının renginin kırmızı olduğu ne kadar doğru ise, bu VATANIN BÖLÜNEMİYECEĞİ de o KADAR DOĞRU ve KESİNDİR..
Ta ki bu memlekette bir tek Türk kalmasın.. ama genç ama yaşlı.. ama erkek ama kadın..ama laz ama çerkes.. ama boşnak ama türkmen..
BU yurdun insanın milliyetçilik duygusunun çok ama çok kuvvetli olduğuna sizde inanın sn. sargon..
İçiniz müsterih olsun..

pante
24-10-2007, 00:17
İzlenimlerini neredeyse sonuca ve tarihe dönüştürmüşsün Sargon.

Çapulculardan devlet olmaz. Onlar şu anda ABD'nin kanatları altında tadını çıkarsınlar derebeyliklerinin.
Birincisi Irak'ta savaş bitmedi. ABD kazanmış değil.
Bunu en başta kendileri kabulleniyorlar.
Çekildikleri anda o çapulcular kaçacak delik arayacaktır.

İkincisi Türkiye'nin yenilmiş olduğunu düşünmek büyük bir yanılgıdır ve asıl komik olan budur.
Uygulanan politikaların iflas etmiş olabileceği söylenebilir belki ama yenilgiden kastın Kuzey Irak ise o Türkiye'nin değil, zamanında Türkiye'yi arkadan vurup ta İngilizlerle işbirliği yapanların yenilgisidir. Bu da Türkiye'nin haklılığını gösterir. Toprakları Irak'a bırakılmamış olsaydı eğer bugün Irak'ta bir sorun da yaşanmayacaktı.
Türkiye ise Musul ve Kerkük petrolleriyle ekonomik olarak gelişmiş olacak, terörün asıl nedeni olan geri kalmışlık, feodalite ve işsizlik çözülmüş olacaktı.

Ülkenin bütünlüğünü, halkların birliğini savunmanın muhafazakarlıkla ilgisi yoktur.
Her ülke, her devlet, her toplum bunu savunur.
Amerika, İngiltere, Rusya bunun en açık örnekleridir.
Demokrasiyi savunmak yerine, farklı etniklerin bölünmesini, ayrı devlet kurmasını savunmak şovenizmdir, ırkçılıktır.
Türkiye ise Yugoslavya değildir.

gercekisim
24-10-2007, 00:27
Tarih tekerrürden ibarettir !



Cenazelerini kaldıracak adam bile bulamadılar
Barzani’ye babasının sonunu hatırlatalım

Öncelikle biz ve onlar diye ayıralım ve hemen belirtelim; bu ayrımı biz değil, onlar yapıyorlar. Yıllardır bizler birleştirmeye çalışsak da, onlar hiçbir zaman böyle bir birlikteliği kabul etmediler ve kendilerini farklı tanımladılar. Kimler mi? Biliyorsunuz.

Türkiye’deki Kürt meselesini PKK ile sınırlandırma, Irak ve İran’daki Kürt meselesini Barzani ve Talabani ile sınırlandırma yanlışlığı sadece Türkiye’nin değil, saydığımız diğer devletlerin meseleyi çözmesinden öte mevzi kaybetmesine, güç kaybetmesine neden olmuştur. Kürt meselesi sadece bu ülkelerin iç meselesi veya Kürtlerin özgürlük mücadelesi değildir. Kürt meselesi emperyalizmin meselesidir. İstisnasız, Kürt hareketleri diye ortaya çıkan tüm hareketlerin arkasında büyük bir emperyalist güç vardır. Kürt tarihi denilen şey de işbirlikçilik tarihidir. Emperyalistler her dönem, bölgemizdeki ülkelerin direncini kırmak için Kürtleri kullanmıştır ve kullanmaktadır.

Geçtiğimiz günlerde Mesut Barzani’nin “Türkiye’de 30 milyon Kürt var. Ankara Kerkük’e karışırsa biz de Diyarbakır’a karışırız.” açıklaması büyük “tepki” topladı. Hükümetin şahinleri ardı ardına açıklamalarda bulundu, “Yeter ama, haddini aştın!” diye. Ve Barzani’ye karşı tehditler savruldu!

Barzani’in açıklamalarının bizim için iki anlamı vardı. Birincisi TÜRKSOLU’nun ısrarla her fırsatta vurguladığı, bölge Kürtlerinin Büyük Kürdistan için birleştikleri tespitini doğrularken; ikincisi, bölge Kürtlerinin özellikle Barzani aşiretinin her dönem emperyalizmin hizmetinde olduğu gerçeğini bir kez daha kanıtladı. *

Mustafa Barzani (solda) ABD’de öldüğünde yanında kimsesi yoktu. Cenazesini kaldıran bile olmadı. Kendisine bir tek Amerikancı İran Şahı destek oldu. Cenaze töreni de İran’da gerçekleşti. Bakalım Mesud Barzani’nin cenazesini kim kaldıracak?



Irak’ta Kerkük, Türkiye’de Diyarbakır

Şimdi önünüze bir Ortadoğu haritası alın ve köşeleri Türkiye, İran, Irak topraklarını içine alan ve Kürtlerin yoğun yaşadığı bölge diye iddia edilen bir üçgen çizin. İşte bu bölge büyük Kürdistan’ın merkezini oluşturmaktadır. Türkiye’nin güneydoğusu, Irak’ın kuzeyi ve İran’ın batısını içine alan bu merkez, hem bölgenin geneline hâkim bir alanken hem de yeraltı zenginliklerini içinde barındırır. Emperyalistler, tüm bölgeye hâkim olmak, aynı zamanda enerji kaynaklarını denetlemek için bu alanda hakimiyet kurmaya çalışmaktadırlar. Şu tesadüfe bakın ki, Kürtler de bu alanda toplanmıştır! Bu alanda bağımsız bir devlet kurmak istemektedirler. İşte burada iki şehir karşımıza çıkar: Diyarbakır ve Kerkük. Kerkük, büyük petrol yataklarına sahip olması açısından önemlidir. Bölgenin ekonomik anlamda motoru olacaktır. Diyarbakır, Türkiye’deki Kürtlerin toplanma ve yönetim merkezidir.

Barzani’nin açıklamalarını bu açıdan değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Kerkük çıkışlarına karşı, Barzani’nin Diyarbakır ile cevap vermesi anlamlıdır. Anlamlı olmasının yanında, Türkiye’nin Kürt meselesinin çözümüne nereden başlaması gerektiğini de göstermektedir. Yıllardır sanki birbirinden bağımsız, hatta karşıt meselelermiş gibi ele alınan Türkiye, İran ve Irak’taki Kürt meselesinin aslında bir bütünün parçaları olduğu tartışma götürmez şekilde ortaya çıkarken Kürtlerin izleyeceği yol haritası da ortaya çıkmıştır. Türkiye’de Diyarbakır, Irak’ta Kerkük merkez seçilecek ve bu şehirler arasında kalan bölgede Büyük Kürdistan için ayaklanılacaktır.

Bu, meselenin bir yönüdür. Bir de meselenin başka bir yönü vardır ki; Türkiye’nin ve diğer bölge ülkelerinin, hâlâ Kürt meselesiyle uğraşmasının arkasında o temel yatmaktadır: Barzani meselesi.

Barzani, Kürt meselesinde önemli bir yer işgal eder. Kürt aşiretlerinin genel karakteristiğini ortaya koyar ve aynı zamanda da beceriksizliğini... Barzani’nin özel olarak ele alınması gerekir; çünkü Barzani dededen ve babadan emperyalizmle Kürtlerin işbirliğinin pratiğini ortaya koyar. Kürtlerin diyoruz; baba Barzani ya da oğul Barzani’nin işbirlikçiliği karşısında, hiçbir Kürt grup çıkıp emperyalizme karşı tavır almamıştır, tersine Barzani işbirlikçiliğinin hep arkasında olmuştur.

Emperyalistler arası çatışma ve Barzani aşireti

Barzani aşireti, 1930’lu yıllardan günümüze, emperyalistlerin bölgedeki ulus devletlere saldırılarının yanı sıra kendi aralarındaki çatışmanın da önemli faktörü olmuştur.

Mesut Barzani’nin babası Mustafa Barzani ilk desteği Sovyetler Birliği’nden aldı. Baba Barzani, bir dönem Sovyetler Birliği’nde kalmış, burada hem askeri hem de siyasi eğitim alarak İran’a gönderilmiştir; çünkü ABD İran şahı ile işbirliği içerisindedir ve bölgede Sovyet Rusya’nın bir adım önündedir. Sovyet Rusya ABD’nin bölgedeki etkinliğini kırmak için İran’ı zayıflatma politikası izlemektedir. Bu politikasını gerçekleştirmek için baba Barzani’den yararlanacaktır.

İran’ın Mahabad kentinde Kürt ayaklanması çıkartılacak ve Mustafa Barzani Sovyet Ordularının desteğiyle ayaklanmaya katılacaktır. Ayaklanma sonunda Mahabad Kürt Cumhuriyeti ilan edilir ve Barzani Sovyet Rusya’dan aldığı tümgeneral rütbesiyle bu sözde cumhuriyet ordusunun başına geçer; ancak cumhuriyetin ömrü uzun sürmez. Sovyet Rusya askerî desteğini çeker. İran ayaklanmayı bastırır, ayaklanmanın başını çekenler idam edilir. Baba Barzani ise tekrardan Sovyetler’e kaçmak zorunda kalacaktır.

Ancak İran ayaklanmasına katılmadan önceki faaliyetleri de, İran’a geliş serüveni de ilginçtir. İran’a gelmeden önce 1943 yılında Bağdat yönetimine karşı ayaklanmış, bu ayaklanmanın bastırılması nedeniyle İran’a kaçmıştır.

İran, Bağdat yönetiminden kaçan Barzani’ye sahip çıkarken, Barzani’nin bir gün kendisine karşı ayaklanacağını düşünmemektedir; ama koruduğu Barzani yukarıda söylediğimiz gibi arkasına Sovyet Rusya’nın desteğini alarak bu sefer İran’a karşı ayaklanacaktır.

1958 yılına kadar Rusya’da kalan Barzani, Irak’ta krallığın devrilip yerine halkçı bir rejim kurulmasıyla Irak’a dönecektir.

Sovyetler’in kucağından ABD’nin kucağına

Irak’ta halkçı bir rejim kurulacaktır; ancak büyük bir yanlış da yapılacaktır. Kürtlere özerklik verilecek, kültürel haklar tanınacaktır. 1958 yılında Irak’a gelen Barzani, Irak’ta yasal olarak çalışmaya başlayacaktır.

Irak’ta kurulan halkçı rejim sadece Kürtlere özgürlük getirmez. Irak’ta kurulan halkçı rejimden ABD rahatsız olacaktır. ABD bu rejime karşı mücadelede gecikmeyecek, sadık müttefiki İran şahı ile birlikte Barzani’yi de yanına alacaktır. İşler şimdi tersine dönmektedir. Sovyetler’in desteğiyle İran’a karşı ayaklanan Barzani liderliğindeki Kürtlerin yeni hedefi şimdi Irak rejimi olacaktır. Irak rejimine karşı Kürt ayaklanmasını örgütleyen bu sefer ABD olacaktır.

Kendilerine verilen özerkliğin yetersiz olduğunu ileri sürerek, Barzani bu sefer Irak’a karşı mücadeleye girişecektir. Bu amaçla peşmerge güçleri kurulur. Elbette bu güçleri eğiten, destekleyen ABD’dir. ABD’nin bir şansı da, İsrail’in o dönem kurulmuş olmasıdır. Bir yandan İsrail’i, bir yandan İran’ı kullanan ABD, içerden de Barzani’yi kullanarak Irak’ın gelişip güçlenmesinin önüne geçmeye çalışacaktır.

Devrimci Irak yönetimine karşı mücadeleye girişen Barzani’nin en büyük dostu, ABD ve 1940’lı yıllarda ayaklanıp savaştığı İran Şahı olacaktır.

Barzani Irak yönetimine ilk olarak 1961 yılında ayaklanacaktır. 1970 yılında Irak yönetiminin Kürtlere daha fazla taviz vermesinden sonra bir süre çatışma dursa da kısa bir süre sonra tekrar Irak yönetimine karşı ayaklanacaktır.

1967 Arap İsrail Savaşı’ndan sonra İsrail istihbarat servisi MOSSAD, Barzani aşireti ile doğrudan ilişki kurmuş, Irak yönetimine karşı Barzani, İsrail’in de desteğini almıştır.

Barzani Irak’a karşı ayaklanırken, bu ayaklanmayı destekleyen ABD-İsrail-İran üçlüsü olacaktır.

1975 yılında İran’la Irak arasında imzalanan anlaşma nedeniyle Barzani, İran’a geçmek zorunda kalacaktır. İran’da kısa bir süre kalan Barzani, oradan ABD’ye kaçacak ve 1976 yılında ABD’de ölecektir.

Ortadoğu’nun bağrına saplanan hançer: Kürtler

Barzani aşiretinin dışında, bölgede başka Kürt aşiretleri faaliyet gösterse de, bu aşiretler dönem dönem kendi aralarında çatışsa da, hiçbir zaman emperyalizme cephe almamışlardır ve her zaman ulus devlete karşı ayaklanan Kürt aşiretler birbirini desteklemiştir. Bu Irak’ta da, İran’da da, Türkiye’de de aynıdır.

Irak rejimine karşı ayaklanan Barzani liderliğindeki Kürtler, diğer Kürt grupların her zaman desteğini almıştır ve bu Kürt aşiretlerinin arkasında istinasız emperyalist bir gücün desteği vardır hep.

Şimdi oğul Barzani’nin açıklamalarını değerlendirirken yeniden düşünmek gerekir.

Barzani bugün, ABD’nin desteğiyle Kürt özerk bölgesinin başkanı olmuştur. Parçalanan bu sefer İran olmasa bile, yine babası gibi İran’a karşı desteklenmektedir. Destekleyen bu kez Sovyetler değil, ABD’dir.

Esasında tarihi olarak değişen hiçbir şey yoktur. Sadece zaman ve olayların gerçekleşme biçimi değişmiştir. Yine hedefte parçalanmaya çalışılan ulus devletler ve bu devletleri parçalamak için içerden desteklenen Kürt aşiretleri vardır.

Şöyle Ortadoğu’nun yüzyıllık tarihine baktığımızla şu manzarayla karşılaşırız: Emperyalizme karşı direnen ulus devletler ve emperyalizmle işbirliği yapan Kürt aşiretleri...

Osmanlı’dan günümüze kadar emperyalizmin bölgedeki en sadık müttefiki Kürtler olmuştur; ama emperyalistler dahi Kürtlere devlet kurdurtmayı başaramamıştır.

ABD’ye şikâyet değil, müdahale edin

Barzani’nin Türkiye’yi tehdit etmesi elbette yeni değil. “Barzani haddini aştı” manşetlerinin kaç defa atıldığını, hükümet yetkililerinin, “Barzani’yi sert şekilde uyarması”nın kaç kez gerçekleştiğinin istatistiğini günlük basında kimi köşe yazarları çıkardı. Bu şekilde yapılan yüzlerce haber ve değerlendirme var.

Ama ilginç olan, bu sözlerden sonra yetkililerin hemen telefona sarılıp ABD’yi araması ve şikâyette bulunması. Bu açıklamanın hemen arkasından da aynı şeyler oldu. Dışişleri Bakanı Gül, Rice’ı arayarak Barzani’nin uyarılmasını istedi. Dışişleri’nden yetkililer, Barzani’yi şikâyet etmek için ABD’ye uçtular vs.

Ancak Kürt tarihini incelediğimizde yukarıda çizmeye çalıştığımız şu tablo ortaya çıkar: Bölgede Kürtler büyük bir emperyalist gücün desteğini almaya çalışırlar. Bu aşiretleri herkes bir süre yönlendirebilir; ama büyük emperyalist güç onların esas yönlendiricisidir. Esas kullanan, büyük emperyalist güçtür. Emperyalist güçler Kürt aşiretlerini, kendi aralarındaki çatışmalarda kullandıkları gibi, bölgedeki ulus devletlere saldırırken de kullanırlar. Bunun bir kuralı yoktur; ama hedefte, emperyalizme karşı direnen, direnme potansiyeli olan ulus devletler vardır. Irak onun için işgal edilmiş, onun için bugün başına bir Kürt geçirilmiştir.

ABD’nin, İran’a müdahale öncesinde Kürt bölücülüğünü kışkırtması boşuna değildir. Türkiye’de bölücülüğün yükselmesi ABD’nin Ortadoğu politikaları ile doğrudan ilgilidir. Şimdi Kürt bölücülüğünün arkasında ABD’nin desteğini görmezden gelip, soruna ABD’den çözüm bulmasını istemek anlamsızdır, acizliğin göstergesidir; çünkü sorunun kaynağı, sorunu yaratan ABD’dir. Tek çözüm aşiret reislerine müdahale etmektir. Yoksa onları ABD’ye şikâyet ederek sorun çözülmez.

Barzani’ye babasının sonunu hatırlatmak gerekir.

Baba Barzani’nin ilişkilerini oğlu sürdürüyor

1960’larda baba Barzani’yi destekleyen güçlerle, bugün oğul Barzani’yi destekleyen güçler aynı. ABD ve İsrail, Barzani’nin arkasında.

Mesut Barzani’nin ordusunu İsrail kuruyor, İsrail’li komutanlar eğitim veriyor. Elbette İsrail’in Barzani’ye bu desteği vermesinde müttefik kazanmanın yanı sıra, Barzani aşiretinin Yahudi olmasının da etkisi var. MOSSAD ve CIA’nın baba Barzani ile kurduğu ilişkiyi şimdi oğul Barzani devralmış durumda. Hem maddi anlamda destek alırken hem de siyasi anlamda bölgede önü açılıyor. Elbette burada Barzani’yi tek başına bir tehdit olarak ele almamalı. Barzani ya da diğer Kürt gruplar için de aynı şey söz konusu.

Mesut Barzani babası için yazdığı kitabın bir yerinde şöyle diyor:“Ortadoğu’nun güven ve istikrarı Kürt meselesiyle yakından ilgilidir. Biz Kürtlere düşen, düşmanımızı ve dostumuzu ayırt etmektir.”

Bu sözlerde ifade edilen “dost” ve “düşman” kavramları önemlidir. Kürtler dost olarak her zaman emperyalist güçleri görmüşler; onun yanı sıra, İran, Irak, Türkiye gibi yoğun yaşadıkları ülkeler onlar için hep düşman olmuştur. Tarihin hiçbir döneminde bunun tersiyle karşılaşamazsınız; anti-emperyalist bir Kürt hareketi yoktur.

Onlar dostlarını ve düşmanlarını çoktan ayırt etmişlerdir. Türkiye ve Türkler onların düşman kampındadır. Hiçbir şekilde Türkiye ile Kürt grupların ortak çıkarı söz konusu değildir ve tarihte de olmamıştır.

kaynak :http://www.turksolu.org/135/kfirat135.htm

AYATA
24-10-2007, 01:27
Rüzgar eken fırtına biçer.....


KÜRTLERE "HODRİ MEYDAN"

Türkiye dostu görünen (aslında bunların dost görünme gibi bir dertleri yok, tam tersine her fırsatta kinlerini, nefretlerini haykırmaktan geri kalmıyorlar. Bizdeki vatan hainleri dostluk yalanını Avrupalı patronlarının yüzlerini maskelemek için kullanıyorlar) Avrupa ülkelerinde cirit atan PKK kürtleri adam olmuşlar da, "KADEK Başkanlık Konseyi" adıyla Türkiye'ye bir yol haritası sunma cesaretini gösterebiliyorlar. Nasıl cüret edebiliyorlar, kim oluyorlar ki yüce Türk ırkına yol haritası sunabiliyorlar? Bir de tehdit ediyorlar: "Türkiye yol haritasını kabul edip uygulamazsa iç savaş çıkar ve dış güçler yani ABD ve Avrupa ülkeleri Türkiye'ye Irak'ta olduğu gibi müdahale eder, vs..."

Paçalarını çekemeyen bu kürtler saçmalıktan ibaret olan bu kâğıt parçasını aynı zamanda sevgili patronlarına da verdiklerini söylüyorlar. Sanırım bunu da bizim gözümüzü korkutmak için yapıyorlar; bizim kimseden korkmadığımızı unutarak...

Dostumuz, stratejik ortağımız (!) Amerika ve Avrupa ülkeleri bu terörist kürtleri muhatap alarak, bunları hayali kürdistan'ın temsilcisi kabul ederek kimin dostu kimin düşmanı olduklarını açıkça gösteriyorlar. Ne yazık ki aydın geçinen, akıllı olduklarını sanan bazı insanlar nasıl bir zekâya sahiplerse, hala ilkokul çocuğunun, dağdaki çobanın (gelişmelerden haberi olamayacağı düşüncesiyle bu örneği veriyorum, zekâ olarak söylemiyorum) bile görebildiği bu gerçekleri göremiyorlar. Artık bu aydınların, -TÜSİAD yetkilileri ve medya dâhil bu gruba- ne kadar zeki oldukları yorumunu yapmak istemiyorum.

Senaryoları da ilginç: Kürtlerin haklarının verilmesi, demokrasi, insan hakları, vs... den bahsediliyor. Hangi insan hakları? Nasıl eziliyor, sömürülüyorsa bu kürtler? Meclisin yarısından fazlası kürt ve kürtler başbakan, cumhurbaşkanı, işadamı olabiliyorlar. Tam tersine kürtler Türkiye'nin her yerini ele geçirmişler, bizi sömürüyorlar.

Eğer istekleri yerine getirilmezse Türkiye'yi kan gölüne çevirirlermiş. Türkiye'de iç savaş yaşanırmış. ABD, Avrupa ülkeleri Irak'ta olduğu gibi Türkiye'yi işgal ederlermiş... BUYRUN, HODRİ MEYDAN!

Kurtuluş savaşındaki başarı nedeniyle amacına ulaşamayan bu ülkeler heyecanla bu günü bekliyorlar. Türkiye'yi Türklerin elinden aldıkları gün bayramları olacak. Ama sonuçta anlayacaklar, böyle bir günün asla gelmeyeceğini... Anlayacaklar TÜRKLERİN ASLA TESLİM OLMAYACAĞINI, HER TÜRLÜ ZAAFLIĞA RAĞMEN.

Ne istiyorsanız yapın! İç savaş mı çıkaracaksınız, çıkartın; yapabileceklerinizi ardınıza koymayın. Gün hesaplaşma günü olsun. En azından kürtlere acıma ile gelişen hayranlık nedeniyle Türklüğünü unutmuş Türkler silkelenerek kendine gelirler. Ümmetçiler arap milliyetçiliğinin peşinden koşarlarken vatanlarının nasıl parçalandığını anlarlar ve kendilerine gelirler. Dost kim, düşman kim anlarlar. Ve bütün dünya bizim gücümüzü anlar. Çünkü bizim gücümüz gerçekten zor günlerde ortaya çıkar. Bütün efsaneler bu zor günlerde yazılmış, tarihe geçmiştir.

Kürtler dağlarda korkudan titreyerek saklanırken, Türk'ün askerleri Çanakkale'de, Sakarya'da, Afyon'da, Samsun'da daha nice şehirlerde ölümün üzerine korkusuzca koşarak mucizeler, efsaneler yaratmışlardır.

Hodri Meydan, iç savaş mı diyorsunuz, maskeler düşsün, gerçek yüzler ortaya çıksın. Bizim kimseden korkumuz yok. Ne Amerika'dan, ne Avrupa ülkelerinden, ne de paçasını çekemeyen terörist kürtlerden... Biz aşağılık yaratıklar gibi başkalarının arkasına saklanmayız. Göğüs göğse çarpışarak; gerekirse gazi, gerekirse şehit oluruz; alnımız ak, başımız dik, gerçek Türk'e yakışır bir gururla. Çünkü biz onurlu bir milletiz. Biz geçmişiyle gurur duyan, gerekirse geleceğini küllerin arasından çıkan küçücük bir kıvılcımla büyük ateşler yakarak kuran bir milletiz.

ÇÜNKÜ BİZ YÜCE TÜRK'ÜZ!


Küntike

www.turkcu.net

sargon
24-10-2007, 02:05
Sevgili HarunKahya,

Bu ülkede çok yüksek bir milliyetçilik duygusu vardır. Sokağı da biliyorum, atılan savaş naralarını da. Sitedeki herkes birlikte olsaydı, burdaki bazıları üstümüze saldırıp bizi parçalamaya bile çalışabilirdi.

Kısacası yazdıkların doğru. Ama benim yazdıklarımı geçersiz kılmıyor. Sadece bu süreçte çok kan akacağını gösteriyor. Birinci Dünya savaşı bile Türkiye'yi bölemedi demişsin ya. Bu doğru değil. Çünkü Türkiye Birinci Dünya Savaşı'nda elimizde kalandır. Mehmet Ağar bir defasında "buraya kadar çekildik, bundan sonra çekilmeyiz artık, buna yemin ettik" diyerek bunu anlatmaya çalışmıştı sanırım.

Milliyetçilik ortada bir parçalanmışlık varsa, o ulusu birleştirmek için işlev görebilir. Bugün bu Kürtler için geçerlidir. Türkler için ise böyle bir durum sözkonusu değil. Sadece nefreti artırıyor, *bunun örnekleri tarihte çok görüldü. Muhtemelen bu nefretle savaşacak insanlar kısa zamanda büyük insanlık dramlarına yol açacaklardır. Hatta muhtemelen değil, bu kesin birşey. Nefretin ve gücün bir araya geldiğinde neler olduğunu çok iyi biliyorum çünkü. Tabii umudum bunların sadece bireysel olarak kalması ve ordunun tepesindekilere sirayet etmemesi. Yoksa çok dehşetli felaketler yaşanır.

Birinci Dünya Savaşı'na dönersek milliyetçilik Osmanlı'yı kurtaracak ilaç olarak görüldü, ama tersine batırdı. Elimizde kalanı anca kurtarabildik. Biraz da henüz milli varlığın oluşmaya başladığı dönem olduğu için toparlayıcı bir özelliği vardı. *İkinci Dünya Savaşı'nda Almanya'da milliyetçilik zirve yapmıştı. Sonuçta ülke ikiye bölündü. Yugoslavya'da da Sırp milliyetçiliği azdı ve ülke paramparça oldu. Yani ulusal varlığını kurma sürecinde anlamlı bir şey olan milliyetçilik daha sonra sadece parçalanmaya götürüyor. Örneklerle sabit. Türkiye'deki milliyetçiliğin diğer ülkelerdekinden apayrı bir özelliği olduğunu mu düşünüyorsun?

<strong>SİLİNEN</strong>
24-10-2007, 02:21
Hayat düz bakanlar hemen kendilerini belli ediyorlar.
Sargon'un tezine göre Amerika'nnın da parçalanması lazım. Ne de olsa zirve yapmış bir milliyetçilikleri var.

Ama Sargon her alanda olduğu gibi bu alanda da yanılıyor.
Yanılmasının sebebi Türkiye'yi yani kendi yaşadığı ülkeyi ve insanını tanıymaması.
Onun milliyetçilik dediğine ben "vatan savunması" derim.
Türk bir karış toprağını kimseye vermez.
Türk bayrağı Hakkari de, Dağlıca'da, Çukurca'da Şırnak'ta ebediyete kadar dalgalanmaya devam edecektir.

Şu anda herkeste aynı ruh var. Kadınlar bile pkk ile çatışmak için askere gitmek istiyor.
Kıbrıs harekatında da böyle bir ruh vardı.
Herkes askerlik şubelerine başvurmuştu yurdun dört bir yanında.
Gönüllü kamikaze pilotları da hazırdı 6. Filo'ya karşı.

Sizler herşeyi teoriler etrafında görmeye alışkınsınız. Ruhu kaçırıyorsunuz.

Türk, vatan için ölmesini çok sever.
Vatanın bir karış toprağı bir tek Türk kalana kadar savunulacaktır.
İsterlerse bütün dünyayı toplasınlar da gelsinler.
Sadece Amerika yetmez buna.

3.yol
24-10-2007, 03:55
Hurriyet'teki Ertugrul Ozkok'un yazini okuyunca Sargon'a hak verdim. Gercekten hedef PKK degil , hedef Barzani yani K.Irak Kurt hukumeti.
Anlasilir gibi degil, ABD K.Irak'ta en azindan federe yapida bir Kurt devleti kurulmasini kaniksadi. Hatta bu yaz senatosundaki oylama sonucu gosterdi ki bunu hem demokratlar hem de cumhuriyetciler destekliyor. Sadece Bush hukumeti karsi cikiyor. Onlar hala Irak'i bir butun olarak tutmaya calisiyor. Turkiye'de cikiyor K. Irak'a saldirip Bush hukumetinin son cabalarini da bosa cikaracak. Belki de federasyon bile degil basbayagi kendi ordusu kendi imkanlariyla bir Kurt devleti kurulacak.
O zaman Barzani'yi hedef gosterip Irak'a girmek bizim cikarlarimiza ters degil mi ?
Yoksa Hurriyet'te yazilanlar Barzani'nin gozunu korkutmak icin mi ?
Hedef nedir ? PKK mi ? yoksa Musul Kerkuk mu ?
Yaa sabir.

InVitatio
24-10-2007, 04:01
Ozan Arif "Körmüsün"
http://www.youtube.com/watch?v=nrxYR8OAw0w

Ozan Arif " Ya bu kani durdurun ya millet durduracak"
http://www.youtube.com/watch?v=zTtcMThX294

Ozan Arif "Kimlik" türkiy'de tek kimlik türklüktür efendiler
http://www.youtube.com/watch?v=gZnfcNPZx7s

Irkdasim Pelikan
bugüne kadar ne zaman Ozan Arif ismi duysam , calismalarini dinlesem aklima TÜRK DÜNYASIN*IN EBEDI BASBUG TÜRKES gelirdi,
simdi kendisi rahmetli oldu , bundan sonra sen geliyorsun ;-)

<strong>SİLİNEN</strong>
24-10-2007, 07:45
Bütün bölücülere bu Ozan Arif klibini hediye ediyorum:

--Apo denen köpek--

http://www.youtube.com/watch?v=UIZkUAelTiY

Subat
24-10-2007, 08:44
Namık;
PKK'nın faşist ve terörist olmadığını savunacak, terörle mücadeleye savaş diyecek, terörist yuvalarına hava harekatı isteğini savaş çığırtkanlığı olarak niteleyecek, terörist PKK'ya karşı çıkmayı milliyetçilikle suçlayacak bir ideolojiye sahip olduğun belli oluyor.

Bu ideolojiye sahip olan PKK dışında sol geçinen örgütler de var.
Seni PKK'lı olarak suçladığım şeklinde yanlış anlama. PKK ile eylem birliği yapmış, onun kuyruğunda ya da Kürt sorunundan başka bir konu konuşmayıp sosyalist geçinen bir yığın sol örgüt var.

Benim için hiçbiri farketmiyor. Halkların birliğini savunmayan ve terörü lanetlemeyenleri ben lanetliyor ve sol olarak asla kabul etmiyorum.
Che'yi, Marks'ı, Engels'i asıl ağızlarına almamaları gerekenler de bunlardır.

Yurtsever olmayan, halkların birliğini, kardeşliğini savunmayan, teröristleri lanetlemeyip, derhal silahlarını bırakıp tesşim olmalarını istemeyenler bana solculuktan bahsetmesinler.

Ben size kavramların açıklamasını da verdim. Verdim ki aynı yanlış ve sekter kullanılmış kavramlarla bana cevap vermeyesiniz diye. PKK için hangi ölçütü baz alarak faşist diyebiliyorsunuz? Bunun maddi alt yapısını açıklarmısınız? Açıklayın bende sizinle birlikte faşist diyeyim. Bir dönemler moda olmuştu. Faşist bakkal faşist kırtasiyeci faşist te faşist.. Hadi buyrun sizi faşizmin açıklamasına ve de PKK ile bağlantısını kurmaya davet ediyorum.

Fiziğin ilk kuralı: Hiç birşey yoktan varedilemez.
Leninizm'in olmazsa olmazı: Ulusların kendi kaderini tayin hakkı.

Her olgunun maddi alt yapısı olduğuna göre, kürt sorununun da bir maddi alt yapısı olmuş olmasın? PKK, kürt halkı tarafından leyla zanaların meclisten atılması sonrası sahiplenildi ve en kitlesel olduğu dönem o dönemdir. Acaba pante abim bu olay için ne demektedir? Silahı olmayan kişileri meclise davet edeceksiniz, geldiklerinde yaka paça yakalayacaksınız, sonra da pardon! diyerek serbest bırakmak zorunda kalacaksınız. Sonra da eşitlik özgürlük nidaları.. Milliyetçilik duyguları sizi teslim almış olmasaydı inanın biraz sol duyu ile olaylara yaklaşır ve söylediklerinizden utanırdınız. Kara harekatını savunmamanızın nedeni nedir acaba ? Daha az kişi öleceğinden mi? Yoksa daha çok kişinin ölmesinin önünü almak için mi? *Ya da savaş kurallarında yeni bir madde mi var? "Kara harekatı savaş ilanıdır ancak hava harekatı telafi edilebilinir" diye..

PKK savunucusu değilim. Yanlış kavramlarla milliyetçi duyguları birleştirip, üstüne de solculuk sosu ekleyenlere karşıyım. Halkların birliğine bırakın halklar karar versin. Eğer halkların birliğini bir hak olarak görüyorsanız, halkların ayrılığını da aynı şekilde bir hak olarak görmek zorundasınız. Yoksa sol literatürden araklanan bir kaç cümle ile sol olunmaz!

Che bizzat savaşırken öldürüldü. Marks, başka bir ulusu ezen ulus, özgür olamaz dedi. İdeolojisi uğruna çocuğu açlıktan öldü kendi hastalıktan. Engels elinde silahlarla paris komününde çarpıştı. Şimdi kimler bu ustaların isimlerini ağzına almamalıdır bir daha düşünmek gerekiyor.

Kürtlere kürtçe konuşmanın yasak olduğu dönemlerde sesini çıkarmayanlar, kürtlerin üzerine bombalar düştüğünde sesini çıkarmayanlar, bugün sesini çıkarma cesaretini ve erdemini kendilerinde bulmamalıdırlar. Daha yaşım küçük ancak güneydoğu'da yaşananların milyonlarca tanığı gibi bende bir tanığıyım. Tabık olduğum olaylara karşı durduğum vakitte aynı şeyler söylenmişti şimdi de aynı şeyler söylenecektir. Ne de olsa ABALI'yız!. *
Bir açıklama da yapmak istiyorum. Ben marksist leninist olma iddiası taşıyorum. Ve Marksizm ve Leninizm içerisinde yurtseverliği barındırmaz. ( marks, işçilerin vatanı yoktur )

Forumda en çok sizin yazdıklarınızı takip etme fırsatı bulmuştum. Bundan sonra da sizin yazdıklarınızı takip edeceğimi bildiriyorum. Bu sizi takip ettiğim gibi anlaşılmasın :) Saygımdan dolayıdır.

gercekisim
24-10-2007, 09:25
Rüzgar eken fırtına biçer.....


KÜRTLERE "HODRİ MEYDAN"

Türkiye dostu görünen (aslında bunların dost görünme gibi bir dertleri yok, tam tersine her fırsatta kinlerini, nefretlerini haykırmaktan geri kalmıyorlar. Bizdeki vatan hainleri dostluk yalanını Avrupalı patronlarının yüzlerini maskelemek için kullanıyorlar) Avrupa ülkelerinde cirit atan PKK kürtleri adam olmuşlar da, "KADEK Başkanlık Konseyi" adıyla Türkiye'ye bir yol haritası sunma cesaretini gösterebiliyorlar. Nasıl cüret edebiliyorlar, kim oluyorlar ki yüce Türk ırkına yol haritası sunabiliyorlar? Bir de tehdit ediyorlar: "Türkiye yol haritasını kabul edip uygulamazsa iç savaş çıkar ve dış güçler yani ABD ve Avrupa ülkeleri Türkiye'ye Irak'ta olduğu gibi müdahale eder, vs..."

Paçalarını çekemeyen bu kürtler saçmalıktan ibaret olan bu kâğıt parçasını aynı zamanda sevgili patronlarına da verdiklerini söylüyorlar. Sanırım bunu da bizim gözümüzü korkutmak için yapıyorlar; bizim kimseden korkmadığımızı unutarak...

Dostumuz, stratejik ortağımız (!) Amerika ve Avrupa ülkeleri bu terörist kürtleri muhatap alarak, bunları hayali kürdistan'ın temsilcisi kabul ederek kimin dostu kimin düşmanı olduklarını açıkça gösteriyorlar. Ne yazık ki aydın geçinen, akıllı olduklarını sanan bazı insanlar nasıl bir zekâya sahiplerse, hala ilkokul çocuğunun, dağdaki çobanın (gelişmelerden haberi olamayacağı düşüncesiyle bu örneği veriyorum, zekâ olarak söylemiyorum) bile görebildiği bu gerçekleri göremiyorlar. Artık bu aydınların, -TÜSİAD yetkilileri ve medya dâhil bu gruba- ne kadar zeki oldukları yorumunu yapmak istemiyorum.

Senaryoları da ilginç: Kürtlerin haklarının verilmesi, demokrasi, insan hakları, vs... den bahsediliyor. Hangi insan hakları? Nasıl eziliyor, sömürülüyorsa bu kürtler? Meclisin yarısından fazlası kürt ve kürtler başbakan, cumhurbaşkanı, işadamı olabiliyorlar. Tam tersine kürtler Türkiye'nin her yerini ele geçirmişler, bizi sömürüyorlar.

Eğer istekleri yerine getirilmezse Türkiye'yi kan gölüne çevirirlermiş. Türkiye'de iç savaş yaşanırmış. ABD, Avrupa ülkeleri Irak'ta olduğu gibi Türkiye'yi işgal ederlermiş... BUYRUN, HODRİ MEYDAN!

Kurtuluş savaşındaki başarı nedeniyle amacına ulaşamayan bu ülkeler heyecanla bu günü bekliyorlar. Türkiye'yi Türklerin elinden aldıkları gün bayramları olacak. Ama sonuçta anlayacaklar, böyle bir günün asla gelmeyeceğini... Anlayacaklar TÜRKLERİN ASLA TESLİM OLMAYACAĞINI, HER TÜRLÜ ZAAFLIĞA RAĞMEN.

Ne istiyorsanız yapın! İç savaş mı çıkaracaksınız, çıkartın; yapabileceklerinizi ardınıza koymayın. Gün hesaplaşma günü olsun. En azından kürtlere acıma ile gelişen hayranlık nedeniyle Türklüğünü unutmuş Türkler silkelenerek kendine gelirler. Ümmetçiler arap milliyetçiliğinin peşinden koşarlarken vatanlarının nasıl parçalandığını anlarlar ve kendilerine gelirler. Dost kim, düşman kim anlarlar. Ve bütün dünya bizim gücümüzü anlar. Çünkü bizim gücümüz gerçekten zor günlerde ortaya çıkar. Bütün efsaneler bu zor günlerde yazılmış, tarihe geçmiştir.

Kürtler dağlarda korkudan titreyerek saklanırken, Türk'ün askerleri Çanakkale'de, Sakarya'da, Afyon'da, Samsun'da daha nice şehirlerde ölümün üzerine korkusuzca koşarak mucizeler, efsaneler yaratmışlardır.

Hodri Meydan, iç savaş mı diyorsunuz, maskeler düşsün, gerçek yüzler ortaya çıksın. Bizim kimseden korkumuz yok. Ne Amerika'dan, ne Avrupa ülkelerinden, ne de paçasını çekemeyen terörist kürtlerden... Biz aşağılık yaratıklar gibi başkalarının arkasına saklanmayız. Göğüs göğse çarpışarak; gerekirse gazi, gerekirse şehit oluruz; alnımız ak, başımız dik, gerçek Türk'e yakışır bir gururla. Çünkü biz onurlu bir milletiz. Biz geçmişiyle gurur duyan, gerekirse geleceğini küllerin arasından çıkan küçücük bir kıvılcımla büyük ateşler yakarak kuran bir milletiz.

ÇÜNKÜ BİZ YÜCE TÜRK'ÜZ!


Küntike

www.turkcu.net

Bunun Altına İmzamı Atıyorum !

pante
24-10-2007, 11:13
Pkk'nın terörist bir örgüt olduğunun açıklamasını " Gerçekler ve adım adım aydınlanma" başlığımda yaptım. Faşizan özellikler taşıdığının açıklamasını da yapabilirim.
Ama bunlar bana dünyanın düz olmadığını açıklamak kadar gereksiz ve anlamsız geliyor.

Faşizan özellikler taşımak için devlet olmak gerekmiyor.
Hitler egemen olmadan önce de faşist idi. Sosyalistlere saldırır, şiddetle bastırmaya çalışırlardı.
80 öncesi dönemdeki faşist saldırılar da buna örnektir.
Pkk içinde de demokratik bir hiyerarşiden ve uygulamadan söz etmek mümkün değildir.
Kaldı ki örgütü sadece yazılarıyla, görüşleriyle eleştirenlere karşı dahi ölüm kararı almış ve *Pkk'yı desteklemeyen farklı görüşteki birçok insanı katletmişlerdir.
Hala Pkk'nın idam listesinde olan Kürt kökenli, solcu insan vardır.
Bunları bilmeyebilirsiniz. Ama araştırdığınızda rahatlıkla bulabilirsiniz.

Bu yapıda gelişen bir örgütün iktidar olmasında da uygulayacağı yönetim sermayenin en gerici, en şoven, en baskıcı diktatörlüğü olacaktır.

Pkk çapulcusuyla Che'yi kıyaslamaya kalkmak kadar saçma bir düşünce olamaz.
Che enternasyonalist devrimciydi. Irkçılıkla, şovenlikle hiçbir ilgisi yoktu.
Bugün ondan duyamazsınız ama, mücadele arkadaşı, can dostu Fidel'den Pkk'nın ABD'nin maşası olduğunu duyabilirsiniz.
Che'nin farklı görüşteki devrimcileri şiddetle susturduğu, onlar hakkında ölüm emri çıkarttığı görülmüş müdür?
Che'nin bireysel terör eylemlerini desteklediği görülmüş müdür?
Che'nin sivilleri imha saldırısı yaptığı, öğretmenleri, işçileri öldürdüğü görülmüş müdür?
Che'nin silahlı propagandası ile Pkk'nın acımasız, hain katliamları nasıl benzeştirilebilir?

UKKTH, olmazsa olmaz bir kanun değildir. Olması gerekli ve uygun özelliklerdeki yerler için öngörülebilir ki sonucunun da olumlu mu olumsuz mu olacağına kimse karar veremez. Devrim için, sosyalizm için ise olmazsa olmaz bir kural asla değildir. Bunun en basit örneği Lenin'in onay verdiği İsveç-Norveç ayrışmasıdır. Devrime yararlı olacağı düşünen bu gereksiz ayrışmanın ne devrime ne de bu halklara hiçbir fayda sağlamadığı açıktır. Fark olarak tuvalet kağıtlarını askıya asarken bir tarafın önden, diğer tarafın arkadan astığını görebilirsiniz. :)
Bu örnek Lenin'in her söylediğinin doğru olamayacağının da bariz örneğidir.
Sizin UKKTH ile ilgili varsa bildiğiniz iyi bir örnek verebilirsiniz.

Sosyalist olabilmek için de Marks'ın, Lenin'in her söylediğine aynen uymak gibi bir putperest yapıda olanlar da bana göre gericidir. Ha 1400 sene öncesini savunmak, ha 100 sene öncesini farketmiyor. Devrim sürekli gelişmeyi, yenileşmeyi gerektirir. Bilimsel ve teknolojik gelişmelere en çabuk adapte olması ve uygulaması gereken devrimcilerdir. Devrimci, saplantı içinde olamaz, taklitçilik yapamaz, sürekli üretkendir. Paris Komünü de bir deneyimdir, Sovyetler Birliği, Çin ve Küba'da. İki kitap, 3-5 dergi okumakla devrimci olunmaz.

Yurtseverlik de enternasyonallik de sosyalizm düşüncesinde vardır. Yurtseverliği yok gösterenler de ayrılıkçı-bölücü propagandanın bir parçası olmaktadırlar.
Hem ulusal kurtuluş mücadelelerini savunmak, hem de yurtsever olmamak abesle iştigaldir.
Lenin, Stalin, Fidel Castro yurtsever değiller miydi? *
UKTTH uzun bir konu. Gerekirse tek başlık altında tartışmaya her zaman hazırım.

gercekisim
24-10-2007, 11:34
Pante yine taşı gediğine koymuşun,helal olsun sana.. :) bu açıklamadan anlamayan zaten iyi niyetli olamaz !

Subat
24-10-2007, 11:50
Faşizm'i kişisel kimliklere sığdırmak istemenizden, niye farklı tartıştığımız anlaşılıyor zaten. Faşizmi seçen hitler değil, Alman burjuvazisi ve alman burjuvazisinin destekleyicileridir. Faşizm kişiliklerin yönetim biçimi değildir. Bir sınıfın yönetim biçimidir. Burjuva sınıfının.

İçerisinden geldiğim geleneğin 6 örgütlü üyesi PKK tarafından 93'te vurulmuştur. 98'de ise bir başkasının ölümüne zora dayalı sebebiyet vermiştir. Yukarıdaki ilk iki yazımı da ezber bozmak ve maddi koşulları tartışmak için verdim. Hiç bir yazımda PKK taraftarlığı yaptığım görülemez!

"80 öncesi dönemdeki faşist saldırılar da buna örnektir. " pante
Bu saldırılardan hangilerini kast ettiğinizi bilmiyorum ancak 80 darbesinin ordu tarafından yapıldığı var sayıldığında ve kontrgerillanın bizzat ordu örgütlenmesi olduğu açığa çıktığına göre Türkiye Ordusu için de faşisttir diyebiliyormusunuz? Yoksa birine verdiğiniz mavi boncuğu bir başkasına vermekten çekiniyormusunuz? Üstelik nitelik olarak aynı omlasına rağmen..

"Pkk içinde de demokratik bir hiyerarşiden ve uygulamadan söz etmek mümkün değildir. " pante
Eğer biraz incelemiş olsaydınız, hiyarerşinin nasıl işlediğini çok iyi görmüş olurdunuz. Parça bütün ilişkisini dışta tutarak, mevcut partileşme stratejisine birebir uymaktadır pkk. Kaldı ki partileşme stratejisi ayrı birşey, ideoloji ve amaç ayrı birşeydir. İdeoloji eleştirilebilinir ki yaptığımız da budur. Eylemlerde eleştirilebilir ki yaptığımız budur..

"Bu yapıda gelişen bir örgütün iktidar olmasında da uygulayacağı yönetim sermayenin en gerici, en şoven, en baskıcı diktatörlüğü olacaktır. " pante

Hrant Dink'in katledilmesinde ne görüyorsunuz?

İnancınız gözünüzü köreltmiş. İki yıl önce PKK içerisinde fransız bir gerilla öldürüldü. Duymadınız mı? Kurucu listesine bakmadınız mı? ELeştirilerinizi doğru bir zeminde yapmadığınız sürece bir adım ileri atılamayacağız.

PKK 84'de kuruldu. O tarihe kadar kürtler refah ve bolluk içerisinde yaşıyordu diyebiliyormusunuz? Kürl halkı üzerindeki imha ve inkar politikasının olmadığını söyleyebiliyormusunuz? PKK bir neden değil, sonuçtur. Bugün sonucu tümden yok etmenin aynı nedeni bitireceğini düşünüyormusunuz? Halkların birliğinden ne anlıyorsunuz? İki halk ama tek dil, tek renk tek yaşam biçimi mi ?

Ayrıca belirteyim. Bakü ceyhan boru hattının korumasını bugün PKK yapmaktadır. Hatırlarmısınız bilmem, bir yıl önce medya'ya bir haber düştü ve ertesi gün kaldırıldı. Bakü ceyhan boru hattına yüklü bir bombalı saldırı yapıldı. Ertesinde çift taraflı operasyonlar geçici bir süreliğine durduruldu... Niye acaba? Karşılıklı bir anlaşma sonucu olmasın?

"Devrim için, sosyalizm için ise olmazsa olmaz bir kural asla değildir." pante.
UKKTH yı istediğiniz zaman *tartışabiliriz. Ancak hamasi nutukların yerine sizden kanıt istiyorum. Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz.
Marksizm leninizm'in bilim olduğunu kabul etmiş olsaydınız, UKKTH'nın Lenin tarafından değil, 3. Enternasyonal önderlerinden ROY tarafından teorize edildiğini bilmiş olurdunuz.. Marks ve lenin'in her lafının doğru olmadığı da böylece zaten ortaya çıkmış olurdu :) birilerini cahillikle itham ederken, önce kendi bilgilerinizin doğruluğundan emin olmak zorundasınız. Değilseniz tartışmaya gerek duymuyorum.

Ekim devrimi öncesi Polonya'nın ayrılma talebini lenin, devrime engel olmasını göz önüne alarak onaylamış, onaylamayanları reformistlik ve gericilikle şuçlamıştır (roza lüksemburg'u eleştirmiştir). Kaldı ki sonucunun iyi olup olmadığına bakılmaz, ulusların taleplerine bakılır. Hİç kimse kahin değildir değil mi sevgili pante? Kahinlikle sosyalizm aynı yerde durmuyor çünkü..
Yazımlarınızda ciddi bir tahribat yapıyorsunuz. Devrimin çıkarı için halkların sefalete sürüklendiğini iddia etmiş oluyorsunuz isveş norveç (eksik ve saçma) örneği ile.

yurtseverlik konusunda şunları diyorum. Eğer siz bir türk ve türk yurtseveri iseniz, anayurdunuz ortaasyadır. Yanlışsa düzeltirsiniz, ancak doğruluğu su götürmezdir. Yurtseverlik, gerici bir kavramdır. İsrail yurtseverlik maskesi altında kurulmuştur, ancak asrail oğullarının vad edilen topraklar dediği topraklarad bugün filistinliler sıkıştırılmıştır..
Umarım anlatmak istediğimi anlarsınız.

Marks ve lenin tapıcılığını kimin yaptığı imzamızda görülüyor :)

Subat
24-10-2007, 12:00
Ek olarak belirteyim: Lenin'in yurtseverliklei lgili görüşlerini bizimle paylaşabilirmisiniz daha doğrusu eleştirileri demek gerekiyor..

pante
24-10-2007, 12:41
Faşizm'i kişisel kimliklere sığdırmak istemenizden, niye farklı tartıştığımız anlaşılıyor zaten. Faşizmi seçen hitler değil, Alman burjuvazisi ve alman burjuvazisinin destekleyicileridir. Faşizm kişiliklerin yönetim biçimi değildir. Bir sınıfın yönetim biçimidir. Burjuva sınıfının.

Faşizmin tanımını mesajımın satır aralarında görebilirsin. Görmek istersen tabi.
Faşistler olmasa faşizm de olmaz. Tabi ki kişiselliği de var faşizmin.
Alman Burjuvazisi Hitlerden önce de vardı. Böyle kalıpsal söylemlere kapılmayın. Bugün de Avrupa'da burjuvazi hakim. Var mı Hitler gibisi?

İçerisinden geldiğim geleneğin 6 örgütlü üyesi PKK tarafından 93'te vurulmuştur. 98'de ise bir başkasının ölümüne zora dayalı sebebiyet vermiştir. Yukarıdaki ilk iki yazımı da ezber bozmak ve maddi koşulları tartışmak için verdim. Hiç bir yazımda PKK taraftarlığı yaptığım görülemez!


Çok yakından şahit olmana rağmen bunun sebeplerine inemiyorsunuz. Tesadüflere bağlıyorsunuz herhalde. Verdiğiniz örnek gibi yüzlercesi var. Dava arkadaşlarını dahi, hayatını devrime adamış, yaşama zaman ayırmayıp 24 saatini devrim yolunda mücadeleye vermiş insanları, tek suçları farklı düşünmek ve farklı örgütlenmek olduğu için katleden bir örgüt başka nasıl sıfatlandırılabilir?
Bunu THKO yaptı mı? Bunu THKP-C yaptı mı? Bunu TKP yaptı mı?

"80 öncesi dönemdeki faşist saldırılar da buna örnektir. " pante
Bu saldırılardan hangilerini kast ettiğinizi bilmiyorum ancak 80 darbesinin ordu tarafından yapıldığı var sayıldığında ve kontrgerillanın bizzat ordu örgütlenmesi olduğu açığa çıktığına göre Türkiye Ordusu için de faşisttir diyebiliyormusunuz? Yoksa birine verdiğiniz mavi boncuğu bir başkasına vermekten çekiniyormusunuz? Üstelik nitelik olarak aynı omlasına rağmen..


80 öncesini dahi burada anlatmaya, kimin faşist olduğunu, faşist saldırılarda, katliamlarda bulunduğunu burada izah etmeye kalkarsam işimiz var demektir. Yaşınız genç olabilir, o günleri yaşamamış olabilirsiniz. Açıp okuyun biraz neler yaşandığını. Konunun dışına çıkıp başka kimler faşist tartışması bu başlığın kapsamında değil. Beni okuyan, tanıyan daha önceki yazılarımdan bunları bilir.

"Pkk içinde de demokratik bir hiyerarşiden ve uygulamadan söz etmek mümkün değildir. " pante
Eğer biraz incelemiş olsaydınız, hiyarerşinin nasıl işlediğini çok iyi görmüş olurdunuz. Parça bütün ilişkisini dışta tutarak, mevcut partileşme stratejisine birebir uymaktadır pkk. Kaldı ki partileşme stratejisi ayrı birşey, ideoloji ve amaç ayrı birşeydir. İdeoloji eleştirilebilinir ki yaptığımız da budur. Eylemlerde eleştirilebilir ki yaptığımız budur..

Gayet iyi biliyorum nasıl oluştuğunu ve işlediğini. Bu yapılanmayı demokratik olarak niteleyenlere ise şaşıyorum. Tam bir faşist yönetim anlayışına sahip örgütlenme biçimi. Bunun neresini Marksist-Leninist parti anlayışıyla bağdaştırabiliyorsunuz? Güldürmeyin insanı. Objektif olmaya çalışın. Taraflılık gerçekleri görmenizi engelliyor.

Hrant Dink'in katledilmesinde ne görüyorsunuz?

İnancınız gözünüzü köreltmiş. İki yıl önce PKK içerisinde fransız bir gerilla öldürüldü. Duymadınız mı? Kurucu listesine bakmadınız mı? ELeştirilerinizi doğru bir zeminde yapmadığınız sürece bir adım ileri atılamayacağız.

Bu tür konudan konuya sıçrayarak sırf cevap vermiş olma maksadıyla yazdığınız yazılara cevap vermeyeceğim. Başlığı kirletiyor. Konu sapıyor. bunların tümü daha önce açıklanmıştır.

PKK 84'de kuruldu. O tarihe kadar kürtler refah ve bolluk içerisinde yaşıyordu diyebiliyormusunuz? Kürl halkı üzerindeki imha ve inkar politikasının olmadığını söyleyebiliyormusunuz? PKK bir neden değil, sonuçtur. Bugün sonucu tümden yok etmenin aynı nedeni bitireceğini düşünüyormusunuz? Halkların birliğinden ne anlıyorsunuz? İki halk ama tek dil, tek renk tek yaşam biçimi mi ?

Ayrıca belirteyim. Bakü ceyhan boru hattının korumasını bugün PKK yapmaktadır. Hatırlarmısınız bilmem, bir yıl önce medya'ya bir haber düştü ve ertesi gün kaldırıldı. Bakü ceyhan boru hattına yüklü bir bombalı saldırı yapıldı. Ertesinde çift taraflı operasyonlar geçici bir süreliğine durduruldu... Niye acaba? Karşılıklı bir anlaşma sonucu olmasın?


Hangi yanlışınızı düzelteyim, bilmiyorum. Pkk 84'de değil, 78'de kuruldu. Ardından gelen cümlelerinizi ve sorularınızı ise gereksiz laf kalabalığı olarak görüyorum. Aklınıza geleni yazmak yerine benim söylediklerimi yazın. Karşınızda ne düzenin bir savunucusu, ne bir devlet adamı, ne de her karşı olduğunuz görüşlere, mücadele verdiğiniz tavırlara sahip biri var.
Ceyhan Boru hattı ile ilgili yazdığınızdan sonra ise cevap verilemeyecek kadar saçmasapan yalan-yanlış bilgilerle donanmış olduğunuz anlaşılıyor. Önce bunlardan kurtulun.

"Devrim için, sosyalizm için ise olmazsa olmaz bir kural asla değildir." pante.
UKKTH yı istediğiniz zaman *tartışabiliriz. Ancak hamasi nutukların yerine sizden kanıt istiyorum. Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz.
Marksizm leninizm'in bilim olduğunu kabul etmiş olsaydınız, UKKTH'nın Lenin tarafından değil, 3. Enternasyonal önderlerinden ROY tarafından teorize edildiğini bilmiş olurdunuz.. Marks ve lenin'in her lafının doğru olmadığı da böylece zaten ortaya çıkmış olurdu Smile birilerini cahillikle itham ederken, önce kendi bilgilerinizin doğruluğundan emin olmak zorundasınız. Değilseniz tartışmaya gerek duymuyorum.

Ekim devrimi öncesi Polonya'nın ayrılma talebini lenin, devrime engel olmasını göz önüne alarak onaylamış, onaylamayanları reformistlik ve gericilikle şuçlamıştır (roza lüksemburg'u eleştirmiştir). Kaldı ki sonucunun iyi olup olmadığına bakılmaz, ulusların taleplerine bakılır. Hİç kimse kahin değildir değil mi sevgili pante? Kahinlikle sosyalizm aynı yerde durmuyor çünkü..
Yazımlarınızda ciddi bir tahribat yapıyorsunuz. Devrimin çıkarı için halkların sefalete sürüklendiğini iddia etmiş oluyorsunuz isveş norveç (eksik ve saçma) örneği ile.

yurtseverlik konusunda şunları diyorum. Eğer siz bir türk ve türk yurtseveri iseniz, anayurdunuz ortaasyadır. Yanlışsa düzeltirsiniz, ancak doğruluğu su götürmezdir. Yurtseverlik, gerici bir kavramdır. İsrail yurtseverlik maskesi altında kurulmuştur, ancak asrail oğullarının vad edilen topraklar dediği topraklarad bugün filistinliler sıkıştırılmıştır..
Umarım anlatmak istediğimi anlarsınız.

Marks ve lenin tapıcılığını kimin yaptığı imzamızda görülüyor Smile


UKKTH'yi de yurtseverliği de yanlış biliyor ve yanlış anlıyorsunuz.
Yurt konusunda da saçmalamışsınız.
Siz en iyisi yazmaya değil okumaya devam edin. *:)
Hiçbir ulusun nerden geldiği değil, yaşadığı yerdir önemli olan.
1071 saçmalığına ise sakın girmeyin.
Eğer ulusları 1000 yıl önceki yurtlarına göndermekle yurtseverliği bağdaştırmaya kalktığınızda dünyanın ne hale geleceğini varın siz düşünün.
Yurtseverlik ırkçılık değildir.

pante
24-10-2007, 12:55
Arkadaşlar;
Bu başlıkta konu yeterince görüşülmüştür.
Zaten hava harekatı da 4 gündür sürmektedir.
PKK'nın terörist ya da faşist olup olmadığı, UKKTH, Hrant Dink vs. konular bu başlıkla ilgisizdir.
İsteyen istediği konuda ayrı başlık açar. Orada tartışılır.
Bu başlık altında konu harici yazılara yanıt vermeyeceğim.

Subat
24-10-2007, 13:39
Bende size pek bir cevap vermeyi düşünmüyorum artık :)

Yaşımın küçük olması, sizden daha az bilgi sahibi olacağım anlamına geliyorsa sizi ortaçağ'a davet ediyorum. Ben böyle iyiyim.

Faşizmin tanımını mesajımın satır aralarında görebilirsin. Görmek istersen tabi.
Faşistler olmasa faşizm de olmaz. Tabi ki kişiselliği de var faşizmin.
Alman Burjuvazisi Hitlerden önce de vardı. Böyle kalıpsal söylemlere kapılmayın. Bugün de Avrupa'da burjuvazi hakim. Var mı Hitler gibisi?

Burjuvazi halkı eski yöntem ve metodlarla yönetemediği zaman faşizme baş vurur. Yani bir ihtiyacın ürünüdür. Tıpkı 80'de ki gibi. Almanya'da hitlerden daha faşist kişiler bulmanız çok olası bir durum. Ancak ihtiyaç değilse faşizme baş vurulmaz. Hitler olmasaydı onun yerine bir başkası o görevi üstlenmiş olacaktı. Sakın hitler deliydi deliliğinden yaptı bunları demeyesiniz..

Çok yakından şahit olmana rağmen bunun sebeplerine inemiyorsunuz. Tesadüflere bağlıyorsunuz herhalde. Verdiğiniz örnek gibi yüzlercesi var. Dava arkadaşlarını dahi, hayatını devrime adamış, yaşama zaman ayırmayıp 24 saatini devrim yolunda mücadeleye vermiş insanları, tek suçları farklı düşünmek ve farklı örgütlenmek olduğu için katleden bir örgüt başka nasıl sıfatlandırılabilir?
Bunu THKO yaptı mı? Bunu THKP-C yaptı mı? Bunu TKP yaptı mı?

Verdiğim örnek sebeplerine inemediğimden dolayı değildi. O dönem 4 ayrı açıklama ardı ardına geldi ve hiç birisi birbirini tutmadı. 5. açıklamada artık kabullenmek zorunda kaldılar. Milliyetçi bir harekete bürünmenin ilk sinyallerini vermişlerdi o zaman. 77 tasfiye hareketi ve bu hareketin devrimciler arası çatışmayı başlatması ile bu tür olaylar çok sık yaşanmıştır. THKO THKP-C ve TKP/ML TİKKO tam bir siper yoldaşlığı bağı ile mücadele etmiştir. Ancak devrimciler arasındaki şiddet ( pkk devrimci değildir sakın çarpıtılmasın tekrar) 77'den sonra artmıştır. İşkence ile katledilen onlarca devrimci vardır hemde diğer devrimciler tarafından... Demek ki sadece pkk yapmamış aynısını. Bugün bile sürmektedir devrimciler arasındaki şiddet.

80 öncesini dahi burada anlatmaya, kimin faşist olduğunu, faşist saldırılarda, katliamlarda bulunduğunu burada izah etmeye kalkarsam işimiz var demektir. Yaşınız genç olabilir, o günleri yaşamamış olabilirsiniz. Açıp okuyun biraz neler yaşandığını. Konunun dışına çıkıp başka kimler faşist tartışması bu başlığın kapsamında değil. Beni okuyan, tanıyan daha önceki yazılarımdan bunları bilir.

Aslında çok kısa bir soru sormuştum. Size 80'i bütünlüklü anlatın demedim. Faşizmi örnekleyin dedim. Geçmişinizi araştırmayı tavsiye edeceğinize, hitler örneğini verdiğiniz gibi başka örneklerde verebilirdiniz. Ama sanırım nedenini anlıyorum...

Gayet iyi biliyorum nasıl oluştuğunu ve işlediğini. Bu yapılanmayı demokratik olarak niteleyenlere ise şaşıyorum. Tam bir faşist yönetim anlayışına sahip örgütlenme biçimi. Bunun neresini Marksist-Leninist parti anlayışıyla bağdaştırabiliyorsunuz? Güldürmeyin insanı. Objektif olmaya çalışın. Taraflılık gerçekleri görmenizi engelliyor.

Nerede ve ne zaman pkk marksist leninisttir dedim :) Söylemlerimi çarpıtıyorsunuz. Tıpkı marksizm'i çarpıttığınız gibi.. Başkanlık konseyi ve başkanlık meclisi diye iki farklı meclisi vardır PKK'da. yani herşey gayet demokratiktir. Alınan kararların neler olduğu değil beni ilgilendiren, nasıl alındığıdır. Bakın Öcalan tam bir teslimiyetçi tavır sergiliyor. Yakalandığı zaman annem türktür herşeye hazırım demiştir. Ancak PKK buna kulak asmamıştır. Siz taraf değilmisiniz? Tarafsınız. Bende tarafım.

Bu tür konudan konuya sıçrayarak sırf cevap vermiş olma maksadıyla yazdığınız yazılara cevap vermeyeceğim. Başlığı kirletiyor. Konu sapıyor. bunların tümü daha önce açıklanmıştır.

Evet piskolojide çok iyi bir yöntemdir bu. Geçmişte açıklandı.. Lİnk verirmisiniz? ya da kaynak belirtirmisiniz. Bizlerde geçmişte neler açıklandığını bilelim. Ya da vermeyin. Nasıl olsa gerek yok. Piskolojik yanıltma ile konuları geçiştirme. Enternasyonalizme örnek verdiniz ve örnek istediniz bende size örnek verdim. Konunun neresi değişti?

Kaldı ki bir örgütün parti öncesi hazırlık çalışmaları, onun parti olduğunu göstermez. PKK 84'te kurulmuştur. Ondan önceki parti öncesi hazırlık sürecidir. 84'te ilk eylemini yapmış ve deklerasyon yayımlanıştır. Önder kadronun 78de bir araya gelip görüşmelere başlaması, partinin kuruluş tarihinin o olduğunu göstermez. Önder kadrolardan bir ikisi 84'te ter almamıştır. Bilgi kırıntılarınızı pekiştirmek için beni seçmeyin :)

Hiçbir ulusun nerden geldiği değil, yaşadığı yerdir önemli olan.
Kürt ulusu tam olarak Irak İran Suriye ve Türkiyeyi içine alan bir kara parçasında yaşıyor. Bu ulus kendi ülkesini kurmak istiyor. Size göre nerede yaşamak istediği ise önemli olan, itiraf etmiş oldunuz bunu. Bu ulus bir arada yaşamayı istemiyorsa ne yapmak gerekiyor? Hava harekatı mı?
Ayrıca sorunun kaynağını geçiştirmek için çabalarınızı hoş görü ile karşılıyorum...

UKKTH adına bir forum açıyorum birazdan. Eğer yanlış bilen bensem, bilgilerinizden faydalanacağım. Ancak siz iseniz, sizde bilgilerimden faydalanma yolunu seçiniz lütfen. Ayrıca sitenin müdavimlerinizden olmanız nedeni ile, daha önce böyle bir başlık açılmış ve sizde biliyorsanız, linkini göndermenizi rica edeceğim. Aynı konuyu tekrar açmamak adına...

Subat
24-10-2007, 13:46
Küçük bir ek yapayım.
Bilmiyorsunuz dediğiniz UKKTH ile ilgili bir yazımın olduğunu göremedim. Acaba hiç yazmadığım bir konuda bilgimin olup olmadığını nereden çıkardınız? Komünistler ulusların kaderlerini tayin hakkı hakkında şöyle demelidir diye bir ithamım ya da tabirim hiç olmadı şimdiye kadar. Piskoloji ile yanılsama yaratmaya çalışıyorsunuz ve bunu en son bekleyeceğim kişi siz olurdunuz!

hiramusta
26-10-2007, 11:05
Başka ülkenin topraklarına girebilmek için güçlü olmak gerekir,o güç ise henüz bizde yok.

http://www.haber10.com/haber/97637/

26-10-2007, 12:22
"Bu *başlıkta *konu *yeterince *görüşülmüştür.
Zaten *hava *harekatı *da *4 *gündür *sürmektedir."

Allah razi olsun pante, sayende. Bu baslik acildigindan beri hava harekati deyip duruyorsun, birseyi kirk kere soylersen olur mus :) Daha neler gorucez yahu.

pante
26-10-2007, 12:43
Aklın yolu birdir. *:)
Ordu'nun ya da hükümetin kafası çalışmıyor mu ki aptal gibi çekilmek istenen batağa kara harekatı yapsın?
Hem de haklıyken haksız duruma düşsün, dünyanın tepkisini alsın..

Bu konu miadını doldurmuştur. Tansiyon düşmüştür.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım!..

vys
26-10-2007, 13:18
zor günler içindeyiz, *doğrusu kabüllenmek zor geliyor. *Yıllar sonra *üzerimize genç güzel kuma gelmesinin zorluğudur bu günler..

pante
26-10-2007, 14:16
zor günler içindeyiz, *doğrusu kabüllenmek zor geliyor. *Yıllar sonra *üzerimize genç güzel kuma gelmesinin zorluğudur bu günler..


Bu örnek kadınlar açısından hoş olmadı ama mazur görürlerse eğer;
Önemli olan üste kuma getirme girişimini engellemek değil, bağımsız-özgür olmaya çalışmak.
Bunun yolu da etkin ve duyarlı vatandaş olmaktan, sorgulamaktan, denetlemekten, örgütlenmekten, *mücadele vermekten geçiyor.

Başka ülkenin topraklarına girebilmek için güçlü olmak gerekir,o güç ise henüz bizde yok.


Türkiye bu anlamda güçlü ülkedir Hiramusta. O topraklara da daha önce 25 kez girilmiştir.
Mesele, güçlü olup başkalarının toprağına girmek değildir.
Gerçek güçlülük, bağımsız ve özgür olmak, onurlu ve saygın bir ülke olmak, dilenci değil davet edilen olmaktır. Asıl bu konuda güçsüzüz.

AYATA
26-10-2007, 15:35
Mehmet Y. yılmazın yazısından...


Türkiye, nasıl ’büyük devlet’ olur?

SON yılların ilgi çeken filozoflarından Slavoj Zizek’in, İngiliz The Guardian Gazetesi’nde yayımlanan bir makalesi, Türkiye’nin sınır ötesi operasyon konusunda Batılı müttefiklerinden neden yeteri kadar destek görmediğini tahlil ediyor.

Sınır ötesinden kaynaklanan teröre karşı Afganistan ve Irak’ta savaşa girmekte tereddüt etmeyen Batılı devletlerin, sıra Türkiye’nin kendi terör sorunuyla mücadele etmek için Kuzey Irak’a müdahale etmesine gelince yaptıkları itirazlar Zizek’e göre, "Türkiye’nin öteki olarak algılanmasından" kaynaklanıyor.

Zizek’e göre Batı’yı rahatsız eden şey Türkiye’nin müdahale hakkı istemesi değil.

Türkiye’nin bu taleple "Batı’ya benzerliğe, Batı ile eşit olmaya talip olması".

Batı’nın tahammül edemediği şey bu!

Bu haftaki Tempo Dergisi, başyazısında Zizek’in makalesinden hareketle Türkiye’nin büyük devlet olma fırsatını bu yolla bulabileceği yorumunu yapıyor.

Bu bakış gerçekten de haklı olabilir.

Türkiye’nin AB üyelik sürecine yönelik itirazların gerisinde de Batı’nın Türkiye’yi "öteki" gibi algılıyor olmasının rolü var elbette.

Ve bu Tempo’nun da belirttiği gibi Türkiye için bir fırsat.

Türkiye, içinde bulunduğumuz süreci iyi değerlendirebilirse hem sorununun çözümünü sağlayabilir, hem de "gelişmiş Batı medeniyetinin bir parçası olduğunun" altını çizebilir.

Bunu sağlamak için tek sorun, Türkiye’nin sorunlarını bilen, onu çözmeye kararlı ve ehliyet sahibi bir iktidarın olmaması.

Rüzgárın önünde savrulan, kararsız, adımlarını tereddütle atan bir iktidarın varlığında Türkiye’nin büyük devlet olabilmesine olanak var mı?

26-10-2007, 15:56
"Zizek’e göre Batı’yı rahatsız eden şey Türkiye’nin müdahale hakkı istemesi değil.

Türkiye’nin bu taleple "Batı’ya benzerliğe, Batı ile eşit olmaya talip olması".

Batı’nın tahammül edemediği şey bu!"

Cok guzel bir tespit olmus. Makalenin orjinalini bulmak mumkun mu, bir de hepsi bu mu, yoksa sitedeki hali daha mi uzun?

sargon
26-10-2007, 17:09
Bu konu miadını doldurmuştur. Tansiyon düşmüştür.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım!..

Burada ne demek istedigini acabilir misin Pante? Yani tansiyona gore yazilarimizin degismesi mi lazim. Bu tansiyon nasil birsey?

ABD'nin bir parlamenterinin sozunu hatirlatirim sana. Turkler bir iki gun hoplar ziplarlar sonra unuturlar demisti. Boyle her gun yeni bir nabiz serbeti hazirlamanin adi politika midir?

aydoe
26-10-2007, 19:18
Çözümsüz problem yoktur sen çözemezsen gelir birileri çözer

pante
26-10-2007, 20:08
Burada ne demek istedigini acabilir misin Pante? Yani tansiyona gore yazilarimizin degismesi mi lazim. Bu tansiyon nasil birsey?

ABD'nin bir parlamenterinin sozunu hatirlatirim sana. Turkler bir iki gun hoplar ziplarlar sonra unuturlar demisti. Boyle her gun yeni bir nabiz serbeti hazirlamanin adi politika midir?

Senin de komplo üretmeye becerin yok Sargon.
Bırak o işi yapanlar yapıyor zaten.

Dikkat edersen alıntı yaptığından önceki mesajımda konunun yeterince görüşüldüğünü yazmıştım.
Nitekim Namık arkadaşımız bunu anladı ve bu başlıkta tartışmayı bıraktı.
Ben bir başlıkta bir konu yeterince görüşüldü mü o başlıktan sıkılıyorum artık.
Farklı konulara geçiliyor ve o farklı konular ilgisiz başlık altında hapsoluyor.
Bak, ukkkth başlığına sahip bir konumuz oldu, birisinin ihtiyacı olsa link olarak verebilirsin.
"Tansiyon düştü, şimdi yeni şeyler söylemek lazım" derken bu başlığı kastediyorum.
Yoksa Türkiye'deki tansiyon zirvededir. Örneğin bayrak satışları yeni bir rekora koşuyor.
29 Ekim'de Türkiye'de her yer kırmızı-beyaz.


İleri Askerler
Mehmetçik ileri
Şanlı bayrağımız
Sınırlar aşıyor

Bayrağımız önde yürüyoruz
Hedef Kuzey Irak ve Misak-ı Milli.


:lol: *:lol:

dilaver
26-10-2007, 21:36
evet, tansiyon düştü ve her şeyi pkk ile Kuzey Irak'a endeksledik. Peki bu arada emperyalizm ne oldu, Abd ne oldu. *:cry:

* * Bunların hepsi aldatmacadır, devleti hükümeti bırakın, ama en azından şurada aklı başında yazan her üyenin öncelikle Abd ye tavır almasını ve Abd karşıtlıgını her mesajında tekrarlamasını beklerdim. Sokaklarda gösteri yapanların, slogan atanların Abd elçiliklerinin önünde gösteri yapmalarını beklerdim. Yanke go home demelerini beklerdim. Özellikle İslami kesimin Abd elçilikleri önünde tekbir getirmesini beklerdim. Ama heyhatt. Amerikalıları evlerinden dışarı çıkamaz hale getirmelerini beklerdim.

* * Kandırmaca ve tekrardan kandırmaca. Abd bizi nasıl yönlendiriyor görüyormusunuz. Emperyalimden bahsediyorsunuz hepiniz, nerede bulacaksınız onu Kandil de mi. Gözlerinizi açın biraz ve insanlara dogru mesaj verelim. Kahrolsun Abd diyelim. Abd yi bu ülkeden yok etmeye çalışalım. Bu milliyetçi tepkileri yutsever tepkiler haline getirelim. Sokaktaki her eylemimiz Abd ye tepkiyi de içersin.

* * * *saygılarımla

26-10-2007, 22:29
Sevgili dilaver,

Sürekli radikal okursan ABD'ye tepki göremezsin. Biraz da Yeniçağ oku, tepkinin daniskasını görürsün. ABD'ye ve ABD emperyalizmine, ayrıca da postmodern AB emperyalizmine günümüzde karşı çıkan kesimler milliyetçi-ulusalcı kesimlerdir, sen hangi gezegende yaşıyorsun da bunları görmüyorsun, bilemiyorum.

Gerçekten senin gibi aklı başında bir insanın bu kadar gerçeklerden kopuk olmasını anlamakta zorlanıyorum, hadi Cem söylese neyse de seni anlamak oldukça güç.

dilaver
26-10-2007, 22:38
ben palavradan tepkiden bahsetmiyorum youef. Meydanlardaki, sokaklardaki tepkiden bahsediyorum. Benim için önemli olan pratiktir. Sokakta bir şey görmeden ciddiye almam söylenenleri. Malum devrim sokaklarda yapılıyor. *:lol:


* * * *saygılarımla

no_panik
26-10-2007, 22:40
Abd ye tavır almasını ve Abd karşıtlıgını her mesajında tekrarlamasını beklerdim. Sokaklarda gösteri yapanların, slogan atanların Abd elçiliklerinin önünde gösteri yapmalarını beklerdim * Dilaver

Sevgili Dilaver...
Emin olun sokakları dolduran binlerce kalabalık Abd elçiliklerinin önünde de gereken gösterileri yapıyor. Sadece medya bunu pek sık gündeme getirmiyor...
Şu son günlerdeki halkımızın gösterdiği duyarlılık hakikaten çok takdire değer... Evlerde, arabalarda, hemen hemen her yerde türk bayrakları ortamın tek hakimi. Gereken demokratik tepki en layıkıyla yerine getirilmekle beraber işin en güzel yanıda bu tür tepki eylemlerinde taşkınlığa, saldırganlığa prim tanınmamamış olmasıdır.... halkımızın bu güzel birlikteliği aslında çoğu millette eksik olan milli birlik ve beraberlik duygusunun bizim için ne kadar önemli olduğununda bir kanıtı olsa gerek. Bu duygu ve düşünceler eşliğinde umarım milletçe bu tür sıkıntıları atlatır daha nice güzel günlerin bizleri bekliyor olmasını ümit ederim.

26-10-2007, 22:41
Merak etme, az kaldı.

Belki yarın, belki yarından da yakın *:wink:

3.yol
26-10-2007, 23:22
Dilaver,
Aklima bir fikir geldi . :idea:
ABD'yi birakip Rusya ile iliskileri arttiralim. Ulke de okullarda emperyalizm propagandasi yerine insanin tam ozgurlugunu ogretelim. Hem demokrasi sorunu hem Irtica sorunu ortadan kalkar.
Bir tasla iki kus yani. *:D

dilaver
26-10-2007, 23:26
rusya ile abd arasındaki farkı bana izah ettigin gün, ve de ispat ettigin, ikna ettigin gün bu önerini ciddiye alabilirim, ama şimdiki önerin biraz ayakları havada kaldı gibi görünüyor.


* *saygılarımla

3.yol
26-10-2007, 23:44
Sevgili Dilaver,
ABD'yi bu ulkeden atinca bunun sonuclari ne olacak ?
Turkiye tek basina ne yapabilir ? Bu gidisle de AB'de bizi almayacak.
Ben azindan bu soruna bir secenek sundum.
Tabii bunun bir sorun olmayacagini dusunuyorsan ve bunu detaylarini aciklarsan senin onerinin ayaklari yere basiyor mu anlariz.

26-10-2007, 23:49
ben *palavradan *tepkiden *bahsetmiyorum *youef. *Meydanlardaki, *sokaklardaki *tepkiden *bahsediyorum. -dilaver

Sevgili dilaver,

Tandoğan'daki, Çağlayan'daki, Gündoğdu'daki milyonları sen tüm devrimcilik hayatında meydanlarda hiç gördün mü?

Ben sana söyleyeyim, görmedin. Nereden biliyorsun dersen, ben de oradaydım da oradan biliyorum. Hem 80 öncesi meydanlardaydım, hem de Çağlayan'daydım.

Meydan palavrasını bırak. İnsanlar meydanlara toplandıklarında siz karşı cephede, bunun ne kadar anti-demokratik bir hareket olduğunu savunuyordunuz ama ben Çağlayanda, neyin ne olduğunu gördüm.

Palavradan tepki senin şu anda gösterdiğin tepkidir. Bir yandan meydanların gücüne inanmak, bir yandan da o meydanların verdiği mesajdan korkmaktır sizin yaptığınız ama az kaldı, yakında o meydanlarda öyle bir olay gerçekleşecek ki hepiniz apışıp kalacaksınız. Hem senin gibi eski sözde devrimci, ilk tutuklanmada tırsık bir durum arzedip sisteme uyumlu hale gelenler, hem de sistemin kölesi olan efendileriniz. Adamlar hem sistemin kölesi, hem de sizin efendileriniz. Artık kendi durumunuzu siz değerlendirin *:lol:

dilaver
27-10-2007, 00:08
Hem senin gibi eski sözde devrimci, ilk tutuklanmada tırsık bir durum arzedip sisteme uyumlu hale gelenler, hem de sistemin kölesi olan efendileriniz. Adamlar hem sistemin kölesi, em de sizin efendileriniz. Artık kendi durumunuzu siz değerlendirin *

* * * *
* * * * youef işte milliyetçi bakış açısı böyle bir şey, bu da kutsallardan kaynaklanıyor. İslamiyetin günah kavramının yerini vatan haini kavramı alıyor. Halbuki ben senin en gerici iletilerinde bile seni tanımadıgım için kişiliginle ilgili bir ithamda bulunmamıştım. Ama sen, derhal hiç gerekmedigi herhallde derhal yaşamında hiç tanımadıgın bir insana karşı ithamlarda bulunmaya başladın. Bunu da düşünce adına yapıyorsun. Ve de aşşagılamaya çalışıyorsun,hem de en adi yöntemlerle.

* * * * *Merak etme ben her zaman kendi durumumu degerlendirmişimdir ve bu yüzden de hiç kimseye şimdiye kadar senin ifadelerinle saldırgan olmadım. Bu site üyesi oldugum andan itibaren de duruşum asla degişmemiştir ve egilip bükülmemiştir. Fazla söze de gerek yok. Ancak buraya kadar dayanabildin herhalde. Ayrıca benim hakkımda degerlendirme yapacaksan da öncelikle benim Tandogan, sonra da Çaglayan mitingleriyle ilgili degerlendirmemi iyice oku. İlginç olan şu ki olması gereken oldu. Sodomo ile sen aynı saftasınız. *:lol:

* * * * *Mülkiyet ilişkileri tayin edicidir, dinler degil. İşin garibi de mhmmd,ben,invi belki de hiram aynı saflardayız. İlginç. *:lol:


* * * * *saygılarımla

27-10-2007, 00:22
Sevgili dilaver,

Yazdıklarımın milliyetçi bakış açısı ile ne alakası olduğunu anlayamadım, kusura bakma. Milliyetçilik-Ulusalcılık benim açımdan sadece yurtseverlik anlamı taşır, buna ne gibi bir anlam yüklemeye çalıştığını bilemiyorum. Amacım seni itham etmek de değildi, sadece son mesajlarından algıladıklarıma cevap verdim. Hangi safta olduğuna sen karar verirsin, benim hangi safta olduğum ise bu siteye üye olduğum ilk günden beri belli. Yazdıklarımın mülkiyet ilişkileri ile ne gibi bir bağlantısı olduğunu herhalde daha sonra anlatıp beni aydınlatırsın.

Benden de her zamanki gibi, saygılarımla.....

okinono
27-10-2007, 00:37
Karanlığı kızıla boyamakla, karanlık arasındaki tek fark.
Kızıl rengi veren, o masum kanlardır.

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * (1993)-Mekan


Yıl 2007... Değişen tek şey, son satırdaki masum kanların kimlikleri.

Gerçekten inansaydık ölü olmalıydık şimdi.
Bizler birer korkağız;
Sadece konuşan...

Mezar hırsızlarından yok farkımız.
Onların çaldığı kefen,
Bizim çalgılarımızda kan...

* * * * * * * * * * * * * * * * * 2007-Mekan

27-10-2007, 00:53
Burada ne teoriler üretiliyor, neler konuşuluyor, pek güzel. Herkes kendi şartlanmasına göre bir şeyler aktarıyor. Ben de paylaşmak isterim. Benim paylaşacağım şey bir arkadaşımın attığı bir eposta. Belki başka arkadaşlara da gelmiştir. Ama bu bir doktorun ağzından gerçek. Yok ulusçuymuş, veya komünistmiş, debvrimciymiş vs. Bir sürü sakat kalmış rehabilite insanlarımızı düşünün, işte bunlara katılacak ve ölümden dönmüş ama sonra ne oolacağı belirsiz yeni biri:

26 Ekim 2007: "Şu anda Hakkari Dağ Komando Tugayı 30 Yataklı Seyyar Cerrahi Hastanesinde askerliğini yapan bir meslektaşınız olarak bugün yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim! Hepinizin malumu olan o hâin saldırı sonucu yaralanlananlar hastanemize geldi ve ilk müdahalelerini yaparak durumu kritik olanları GATA ya sevk ettik. Yaralıların içlerinde bir tanesi vardı ki, şâhit olan diğer yaralı askerlerin anlattığını sizlere iletmek istedim!

İlk roketatar saldırısında ayağından yaralı (maalesef ampute etmek zorunda kaldık) bir şekilde yatan bu mehmetçiğe yaklaşan PKK'lı terörist teslim ol diyor! Bunun üzerine mehmetciğimiz; mağrur bir şekilde,

-" Sen Türk askerinin ne zaman teslim olduğunu gördün şerefsiz" diyor.

Maalesef hain terörist yerde yatan askerimizin kafasına tek kurşun sıkıp, başka mevzilere doğru yöneliyor. Olayın üzerinden yaklaşık 36 saat sonra hâlâ aktif çatışma alanında olan bu askerimiz çok büyük zorluklarla çatışma alanından alınarak hastanemize getirildi. Az önce ameliyatından çıktığımız *bu askerimizi ameliyat edip hayatını kurtaran cerrahi ekipte olmanın *kıvancını duyuyorum, vatan sevgisinden daha bir yüce sevginin olmadığına bir kez daha tanık oldum."
Saygılar

Dr. Nejat TARAKÇI'dan gelen bu mesajı paylaşmak istedim. Sanırım sizler de dostlarınızla paylaşmak istersiniz. Selam, saygı ve sevgilerimle.
Dr.Hasan Kuş
Atatürk Eğitim ve Arastırma Hastanesi / BİLKENT



.

dilaver
27-10-2007, 01:04
sevgili Burlap

* * ben de bir mesaj degil de bir olgu , bir gerçeklik , bir vakıa paylaşmak istiyorum. Kişi gerçek bir kişi. İsmi İbrahim Kaypakkaya. Hatırladıgım kadarıyla aktarayım. Olay Türk Ordusunun bir karargahında geçer ve Kaypakkaya buradan canlıçıkmaz. İfadesi şöyledir:

* * *"Esasen biz komünistler düşüncelerimizi asla saklamayız,ama örgütsel ilişkilermizle ilgili hiç bir bilgiyi vermeyi reddederiz.Ve Kaypakkaya işkence ile öldürülür. Bu gerçektir, tarihtir,mesaj falan degildir."
* * * *
* * * Hpg nin sitesine girersen şayet orada da senin verdigin türden onlarca mesaj görürsün.Ama bu sitede bizim amacımız ajitasyon degil bilgi ve düşünce paylaşmak olmalı, en uç noktalarda olsa bile.


* * * saygılarımla

hberent
27-10-2007, 01:29
Arkadaslar meseleye bir de dogu ve Güneydogu daki Kürt halkı acısından bakalım.Kuzey Iraktaki Kürtlerle Türkiyedeki Kürtler yakın akraba.Yıllar oncesınde sınırlar cekıldıgınde tıpkı propaganda filmindeki gibi trajikomik olaylar olmadı degil..ee ne olacak kimi arkadas gidelim Kuzey Iraka girelim.hatta bazıları havadan bombalayalım..
yapmayın kendınızı o insanların yerine *koyun bakalım..bakın Dersim halen 70 yıldan beri sıcaklıgını bugun gibi koruyor.
24 kez Kuzey Iraka operasyon yapıldı..ne oldu..söylermisiniz.ne oldu.koca bir hic.yok a.kadir aksu yok bılmem huseyın celık Kürtmüş.
yapmayın..daha düne kadar Ahmet kaya Kürtce kaset yapacam dedıgınde topyekün linc edilecekti.bu sartlarda ben KÜrdüm deme cesaretini gösterebilirmi.
bakın aslında Türk halkı Kürt halkını cok ama cok sevmeli hatta saygı duymalı..neden ..
evet neden..70 yıldır bu ülkenin insanları asimile edilme *dilini kültürünü yasatmama eylemleri ile baskı altında tutulmasına ragmen dersimde koçgiride *egemen gücler tarafından katledılmesıne ragmen..hatta ve hatta bilirsiniz belkı bılmeyenınız vardır..karakeçi aşireti öztürklerdendir..ama oradaki Kürt halkını asimile amaclı yerlestirilmiştir ancak kendisi Kürtleşmiş ve dünya capındaki Kürt ozanı Şiwan perwer i yaratmıstır.
evet özeti olarak..bunca baskı bunca zulme ragmen bu ülkede yasayan insanlar asla ama asla kimliginden taviz vermemiştir..yıllarca içiçe yasamıs oldugunuz bu halk boylesıne kımlıgıne sadık kalabılıyorsa .sıkıya gelince kimligini inkar edecek kadar bayagılanmıyor ve kendini aşşagılamıyorsa bence kardesim dediginiz bu halkı sevmenız gerek hani derler ya Ser verdi Sır vermedi..
aslında Kürt halkı bunları hak eden bir toplum degildir..
kalleş degildir.alcak degıldir..hele hele vatanını asla satacak degıldır.
ancak kabül görmelidir ki bir Kürt halkı vardır.kendi icinde yönetilmesine izin mi verirsin.yada kuzey ırakta kurulacak bir Kürt devletini en basta tanıyan ülke olarak sen gelirsin..ve kuzey ıraktaki Kürt devleti ile siyasi politik ilişkilerini geliştirir ve ayrılıkçı pkk kadrolarını pasifize edersin..ben Türkiyede yasayan bir Kürt olarak boyle düsünüyorum ve asla Türk halkına gecmısten dolayı düşmanlık beslemıyorum.
belki bazı düşüncelerim aykırı gelebılır..ama herkesi aynı seyleri düşünmeye zorlamak sizce ne kadar ınsanidir.
öncelikle Kürt halkını tanımalı.onun kimligini kabüllenmeli.cumhuriyet döneminde bile o bölgenin adı Kürdistandı..sonra o kelımeyı bugun bile telafuz etme zindanlara atılma terörist yaftasını yeme ve yargısız infaz edilme sebebi olmustur..
peki sebeb..peki neden..
mesele toprak meselesi degil.
asıl mesele ordakı ınsanın demokratık bir ınsan hakkı olan kımlıgının tanınması meselesıdır..
saygılar..

frodo
27-10-2007, 01:40
Her toplumda etnosantrizm şu ve ya bu biçimde vardır. Her toplum ırkların en safına, en
kahramanına tarihlerin en şereflisine dinlerin en iyisine sahiptir. Aksi düşünülemez. Bir çinlinin
gözünde tüm batılılar birbirine benzer. Bundan yaklaşık 2000 yıl önce bir çinli tarihçi kuzeyli
barbarları şöyle anlatır :"Barbarlar sarı saçlı, yeşil gözlü ve koca burunlu çirkin bir ırktır; ataları
olan maymunlara benzerler." Oysa ben çinlileri birbirinden ayır etmekte zorlanırım ; hepsi birbirlerine benzerler !!! :D

Yani öyle bir dünyada yaşıyoruz ki bizim dışımızda herkes çirkin, kötü, korkak ve kalleştir.

Oysa yok aslında birbirimizden farkımız. Bu akıl tutulmasından kurtulmadıkça da 'fena halde'
benzemeye devam edeceğiz.

vartor
27-10-2007, 02:16
Oysa yok aslında birbirimizden farkımız. Bu akıl tutulmasından kurtulmadıkça da 'fena halde'
benzemeye devam edeceğiz.
* Sevgili frodo, ne kadar dogru yukaridaki sozun; fakat umit var zannediyorum, hizli ulasim, televizyon sayesinde insanlar, daha degisik, kendilerinden farkli gordukleriyle baglanti kurabiliyor artik. ve goruyorlar ki, cinlisi de, hintlisi de, almani, fransizi turku, kurtu sonucta ayni duygulara sahip insanlar. istedikleri de, hissetikleri de, aci ve neseleri hep ayni. tek farkliliklari degisik aliskanliklara torelere sahip olmalari, bunlar da ayni potada birlesince zamanla kayboluyor, yeni nesil daha da yakinlasiyor birbirine.

InVitatio
27-10-2007, 03:52
Degerli Forumdaslar,

evet bahsi gecen basliga bir söyle bakiyorumda cidden cok iyi düsünülmüs farkli fikirler var, eminim bizim burada yaptigimizi bu tezkerenin siyasi sorumlulugunu tasiyanlarda yapiyorlardir kapali kapilar ardinda.
benim tavrim bu konuda kesin, PKK nin göz yasina bakilmaycak , tabiri caiz se PKK ve PKK ile kim dayanisma ve bir gönül bagi ile bagli ise, pkk ya yapilan yaptirimlarin aynisi uygulanmali, hem iceride hemde ülke sinirlari disinda.
Ne yazik ki bu teskere cikali epey olmasina ragmen, görünürde bir askeri kipirdama'dan baska birsey yok , sanki zaman bu savasin magdurlarina degil , isyani ayakta tutmak isteyenlere isliyor, birilerin gelmesi bekleniyor, birileri ok denilmesi bekleniyor, ülke ülke geziliyor.
eger biz bu konuda cidden hakli isek , eger biz hep söylendigi gibi dünyanin en güclü ordularindan birine sahipsek, eger bu halk bu savasin sorumlulugunu tasimaya razi ise ( ki buna razi oldugu hergün sokaklara dökülmesinden artik herkezce kabbul edebilir ) neden hala bir yogun, güclü bir askeri yaptirim olmamistir ?
Neden öldürlen PKKli lesler haber amacli tvlerde gösterilmiyor ?
Neden bombalanmis kamplarin görüntüleri halen yok ?

evet eger hakli ve güclü isek , teskere cikti , var git kökünü kaz gel....güclü devlet budur , gün laf ebeligi günü degildir hele hele basbakanlik konutan insanlara "vaaz" vermek günü hic degildir , Barzani küstah tavrini sineye ceken bir siyasi otorite tarafindan yönetiliyoruz bu basli basina bir ayri konudur.
Peki bundan sonra savassak ne olur ? pkk iki hafta icnide kamplari bosaltmaycak kadar aptalmidir ? kamplardaki diger yardimci olan Ülkelerin izlerini simdiye kadar "yok etmemismidir" ? neye bekliyoruz ? PKK kendince savas kes ilan etmis , kendince baris istiyormus, kim bu adamlara diyecek ki , onlarin savas kes ilan etmek gibi bir tutumlarinin bu ülkeyi hic ilgilendirmedigni ?

Yapilmasi gerekenler bellidir, Barzani küstahin kendince hüküm ettigi bölge ile tüm siyasi ve ticari iliskiler hemen kesilmeli , eger bizden oraya elektrik ve su gidiyorsa derhal kesilmeli, barzani topraklarina olan sinir kapilari derhal kapanmali , dis ülkelerdeki pkk destekcisi olusumlara derhal o ülklerin yardimi alarak baski yapilmali, eger pkk yi destekleyen kisilerin bankalarindaki paraya devlet derhal el koymali, terröist tv olan roj tv yaptigi danimarka ile tüm iliskiler askiya alinmali, güclü devlet budur , istanbul nufusu kadar olan ermeniler bizleri dünya'da kapi kapi yargilatirken, bizlerin bu son derece aciz durmu ne ile aciklanabilinir ?


Peki ülkemizdeki TÜM *vatandaslarin demokratik haklari ?
derhal kayitsiz sartsiz verilmeli , sadece kürdlerin degil , türkiydeki tüm insanlarin tüm demokratik haklarina sahip olabilmesi icin halk tarafindan desteklenen bir siyasi *hamle yapilmali, hem icte hem dis'da bu "temizligi" yaparak bu zor günleri , daha huzurlu yeni günler icin bir ara dönem kabul edilmeli.
Ben türkiydeki tüm insanlarin ve tüm azinliklarin , ayaklari bu topraklara bastikca, tüm sorunlarini gene bu beraber yasadiklari insanlara tarafindan garanti altina alincagini düsünüyorum.
Kürdlerin de Ermenilerinde bu ülkede , dis mihraklara gerek duymaksizin bir Türkiye Cumhuriyeti vatandasi olarak bizler ile karsi karsiya degil yan yana olacaklarini düsünüyorum.
Hep söyledim tekrar söylemekte fayda var......
Eger bir ülkede güvenilir bir adalet sistemi olursa, sosyal devletin daha icerikli ve tüm vatandaslara acik bir yapidia olursa, hepimiz "ayniyiz"liktan ziyada firsat esitligi olursa, genel egitim seviyesi yükselirse, ikitsadi kalkinmadan herkez hak ettigi payi alirsa iste o zaman bu ülkede "irka" dayali siyasi kültür sadece azinlik'da olan insanlar tarafindan güdülcek, ve din'in toplumdaki yeri , sadece insanlarin bireysel tercihi olarak insanlarin vicdaninda olacak.

Eger bu saydiklarim yoksa zaten, "irki" ve "dini" konumlari hep sömürülmeye acik, ki öyle oluyor....insanlar tarikatlara "din"lerini ögrenmek icin degil , tarikatlarin ve cemaatlerin insanlara "din yorumu pompalamnin" yaninda o insanlarin saglik ve egitim sorunlari ile bire bir ilgilendiklerinden dir ! bugün "hepimiz ermeniyiz" diyen aydin toplum , gercekten ermenilerin neyini savunmakta, onlarin "milli" kimliklerini mi yoksa "dini" konumlarini mi ? veya benim gibi ikisinde mi ? gönül isterdi ki , ermeni cemaati de ( hem dini cemaat hem ermeni toplumu ) , türkiyedeki musevi cemaati'de "hepimiz mehmetcigiz" diye empatilerini topluma gönüllü olarak gösterebilsinler... ( bekli yapmislardir benim haberim yoktur ! bilemiyorum )

Evet artik birseylerin yapmanin zamani

27-10-2007, 10:46
Arkadaslar basin bizi kandiriyor. Turk ordusu malesef Kuzey Irak'a giremeden puskurtuldu ve gercektende 40 kadar askerini kaybetti. Bazi bos koyleri F16 larla bombalayip sinirin sifir noktasindan rastgele top atisi yapilarak bir taaruz ne kadar netice verirse o kadar netice verdi bu hareket. 12 askerimizin sehit oldugunu malzeme ederek sinir otesi harekata giden ordumuz, 40 kadar askerin ilk gunde sehit oldugunu ne hakla gizler bizden bilmiyorum. Uc bes capulcu deyip durdular, simdi hicbir netice olmadigi gibi, 8 askerimizde ellerinde. Bu rezil bir durum, uc bes capulcu nasil 8 askeri esir alir, hem de catisma aninda "teslim ol" cagrisi yaparak. Sizin aranizdan simdi birsuru hayalci cikacak, TSK soyle guclu, biz soyle yapariz diyecek. Desin ortada bir gercek var, o da TSK'nin cok kayip verdigi ve basarili olamadigi. Ne 30 terorist olduruldu, ne PKK'nin muhimmati bombalandi ne de kamplar bombalandi. Size HPG'nin haber kaynaklarindan haberleri ulastirdim, PKK'li dediniz. Ordumuzun son ferdi daglarda telef olana kadar susmak mi PKK'li olmamak. Yoksa yalan yanlis haberlerle kendini avutmak mi. Alin size operasyon, bir de bana bi karis dil, yok tarafin ne yok derdin ne. Derdim bu iste, Turkiye'nin yine onun bunun gaziyla bi islere girip, eline yuzune bulastirmasi.

aydoe
27-10-2007, 20:08
sayın hberent kürd olmanız önemli değil insan olmak önemlidir kimse aslını inkar etmesin
barzani daha önce peşmergelerle pkk ya karşı ortak operasyon yaptımı yoksa bizimkilerle kafamı buldu?Kırmızı T.C pasaporttuyla gezerken Özal uçak tahsis ederken iyiydi saddamdan kaçtılar biz sınırlarımızı açtık *akrabalarına daha ne yapalım ABD *Saddamı yeyince delikanlı oldu.türk düşmanı oldu Ahmet Kaya yı fanatik mhpliler bile dinliyor kürtlüğünü savunmuştur.
Şiwan karakeçili ise aşı ilemi kürt oldu aşı ABD den ithalmi yoksa bizzat Amerikalılarmı yapıyor
Yani sonradan kürt nasıl olunur ya kürttür ya değildir
Pkk savaşı kazanmıştır dediğiniz gibi artık kürt vardır 80 öncesi yoktu varız diyorlardı kimse inanmıyordu şimdi mecliste grupları var artık silahı bırakıp demokratik mücadele verebilirler
Türkler ayrılıkçı değil zaten türkiyede türk yok 20 milyonkürt *50 milyon osmanlı *5 milyon kadar türk vardır türkler azınlıktır
Kürt halkı kahraman bir millet ama başındakiler beşpara etmez serok apo önderlik zaaf içinde tasfiyesi gerekir
Benim çok sevdiğim kürt arkadaşlarım var onları kendimden ayrı görmem
toprak meselesi değil diyorsun ABD nin BOP ve petrol meselesi olmasın ne işi var ırakta
1969 amerikan donanması protesto ediyoruz kahrolsun Abd bağımsız Türkiye diyoruz Abd uyanıyor ne diyor gençler ha görürsünüz siz diyor !971 muhtırası geliyor , *!974 kıbrıs barış harekatı arkasından 75-80 yılları binlerce gencimiz öldü * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
sol sağ diye gençlere birbirlerini öldürtüyorlar(yurtseverdiler inanıyorlardı)1980 ihtilali
Bitti derken Pkk 25 yıldır süren şiddet binlerce kayıp
senaryo holywoodda yazılmış kanlı sahneler ortadoğuda çekiliyor
bizleride figüran olarak kullanıyorlar
İNSANLAR KARDEŞTİR YAŞASIN HALKLARIN BİRLİĞİ
EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR

FECHAN
28-10-2007, 01:22
AKP iktidarı altında Irak karışması yanlış olur.
AKP iktidarınn ordusu Amerikan ordusudur.
AKP liderliği Barzanilerle içli dışlıdır.
Ulusal-halkcı bir iktidar,Kuzey Irak'a girmeli ve Barzani'nin kukla devletciğini dağıtmalıdır.
Barzani 2.İsrail olmak istiyor.
Türkiye buna göz yumamaz.

dilaver
28-10-2007, 17:05
"Terorist"!

Guncel politik yazi yazmayi sevmem. Bu yuzden de, ozellikle sicak politik gelismeler ortaminda anakronik bir konuma dustugum olur sik sik. Yine de soyleyecegim bir sey yoksa, sirf guncel yazi yazmak icin yazmam. Daha once de defalarca belirtigim gibi, kose yazari ya da
gazeteci degilim. Dogam, bu mesleklerle pek uyusmaz. Ama insan bazen yazmak zorunda kaliyor.

Son zamanlarda en cok kullanilan sozcuklerden biri "terorist". TDK'nin 1998 baskisinda "terorist" sozlugu soyle tanimlaniyor: "Bir siyasi davayi kabul ettirmek icin karsi tarafa korku salacak, cana ve mala kiyacak davranislarda bulunan kimse, yildirmaci, tedhisci."

Bu tanima, El Kaide kadar ABD ve Ingiliz ordusu (ve tum ordular tabii); PKK kadar Turk ordusu da uyuyor. Cunku ABD ve Turk ordusu da, ayni rakipleri gibi, "bir siyasi davayi kabul ettirmek icin karsi tarafa korku salacak, cana ve mala kiyacak davranislarda bulun"maktadirlar.

Ustelik, Turk ordusu, ABD ordusundan da farkli olarak (ABD'de zorunlu askerlik yoktur, askerler maas icin asker yazilmaktadirlar), PKK tarafindan oldurulen askerlerin olumunden PKK kadar sorumludur. Cunku bu cocuklar askere, isteklerinin hilafina, zorunlu (yani zor yoluyla)
olarak gitmislerdir. O genc yasta, Hakkari'nin bir yerinde, hic tanimadiklari, davalarinin ne oldugunu dogru durust bilmedikleri "teroristleri" oldurmek icin zorunlu olarak gorevlendirilmisken olmeyi hic dusunmemislerdi elbette. Kim dusunur ki! Kamuoyunun onunde sahte gozyaslari dokup, cenaze namazlarinda pek huzunlenmis pozlari takindiktan sonra, arkami doner donmez unutmak icin degil, ama olen bu cocuklara ("mehmetcik edebiyatini hic sevmem) gercekten icim yaniyor. Ayni, oldurulen Kurt cocuklara icim yandigi gibi. Aslinda aralarinda hicbir gercek catisma, sinif ayrimi olmayan bu cocuklar birbirlerini oldurmek zorunda kaldilar. Gercek
teroristlerin emirleriyle!

Ustelik ortada bir de buyuk haksizlik var. Siz bu catismalarda hicbir zenginin ya da yuksek rutbeli subayin cocugunun oldugunu duydunuz mu? Duyamazsiniz. Agabeyimin askerliginden iyi bilirim, onlarin hepsi orduevlerinde torpilli askerlik yapiyor. Stalin'i hic sevmedigimi herkes bilir. Ama o hic degilse ogluna torpil gecmeme faziletini gosterebildi. Kizil Ordu'da pilot olan oglu II. Dunya Savasi sirasinda savasirken oldu. Ya "bizim"kiler? Ben "sehit" ailelerinin yerinde olsam tepedekilerden once bunun hesabini sorardim. Hatirladigim kadariyla bir asker babasi bunu sesli olarak da dile getirmisti.

Kisisel olarak, bu savasta tarafsizligimi ilân ediyorum. Daha dogrusu gercekte hangi tarafta oldugumu ilân ediyorum. Ne Turkiye ordusunun tarafindayim, ne PKK'nin. Her ikisinin de "terorist" (egemenlerin kullandigi bir deyim oldugu icin tirnak icinde yazmayi tercih
ediyorum) oldugunu, bu cografyada yasayan fakir fikara cocuklarini oldurduklerini, zulum yaptiklarini dusunuyorum. Benim tarafim, her iki tarafin tepedekilerine karsi, oldurulen Turk ordusu askerleri ve PKK gerillalaridir. Benim tarafim, egemenler tarafindan politik hesaplari icin birbirine dusurulmeye calisilan Turk ve Kurt halklaridir. Ben, Ahmet Kaya'nin Kurtce sarkisini dinledi diye Beyoglu sokaklarinda kovalanan gencin tarafindayim. Cocuklarinin ardindan gozyasi doken yoksul ana babalarin tarafindayim.

Birinci Dunya Savasindan kalma unlu bir slogan vardir. Guncel sicak gelismelerin orta yerinde, pratik careler onerenlerin, Turkiye'nin sinirotesi harekâti icin akil verenlerin inadina, hic de guncel degilmis gibi gorunen bu sinifsal slogani hatirlatmak bana tek gercekci bir davranis gibi gorunuyor: "Kulubelere baris, saraylara savas." Bunu, hangi milliyetten olursa olsun tum yoksullara, ezilenlere baris, tum somuruculere savas diye de okuyabiliriz. Birbirine silah sikmak zorunda kalan yirmi yasindaki gencler el sikisip tepelerindeki efendilere, yoneticilerine karsi ciktiklari an, iste o an gercek barisin yolu acilmis olacaktir ve inanin o an, tepedekilerin, yerlesik cikarlarini korumak icin can havliyle birbirlerine sarildiklarini gorecegiz.

Gun Zileli

25 Ekim 2007

3.yol
28-10-2007, 21:24
PKK'ya uluslararası destek

Dün, PKK'nın, geleceğini gittikçe daha fazla 'savaş'a, 'çatışma'ya bağlayan bir örgüt olma yoluna girdiğini yazıyordum. En azından, örgüte yön verme konumunda olanların arasındaki 'şahinler' ağır basıyor olmalı ki, seyretmekte olduğumuz şu tablo ortaya çıkıyor.
Ancak, hiçbir silahlı mücadele örgütü, 'uluslararası diplomasi' boyutunu büsbütün gözden çıkaramaz. PKK'nın da bu gibi etkenleri becerebildiği kadar kollamaya çalıştığını görüyoruz. Çalışacaktır, çünkü silahlı mücadeleler de, bir gün gelir, bir 'müzakere masası'na yatırılır. PKK, bu 'masa'nın Türkiye içinde değil, dışında olmasından yana. Onun için de, uluslararası destek kazanmak, önemli bir iş.
Bu çerçevede, Türkiye'nin önce Amerika Birleşik Devletleri, sonra da Avrupa Birliği ile arasının açılması PKK için çok önemli bir kazanımdır. Şu günün ortamında, PKK'nın işine fazlasıyla gelecek bu hedefe, hep birlikte, adım adım yaklaşıyoruz.
Biraz konjonktür gereği böyle: Amerika'nın Irak'ta bugün kısıldığı durum olsun, Ortadoğu'nun biçimlenmesine uzun-vadeli (Bush'tan falan bağımsız ve şüphesiz 'çok-seçenekli') bakışı olsun, ABD'nin Kuzey Irak'ta istikrar kazanma eğilimi gösteren Kürt özerkliğine arka çıkmasını gerektiriyor. Türkiye ise, resmi bildirimlerinde olsun, ama özellikle de medyasını kaplayan gayriresmi 'kanaat beyanları'nda olsun, bu eğilime düşman olduğunu ve düşman kalmaya kararlı olduğunu gizlemedi -gizlemeye çalıştığı bile söylenemez. Şimdi, şu son kanlı olaylardan sonra gündemi kaplayan 'sınır ötesi operasyon'un amacının ne olduğu da, bu nedenle, çok belli değil -dünya kamuoyunun gözünde. Sanırım bu nedenle hükümet de şu günlerde diplomatik kanallardan, Türkiye'nin bu 'operasyon'u bir 'işgal'e dönüştürmek gibi niyetleri olmadığını anlatmaya çalışıyor. Ama gene o 'dünya kamuoyu'nun gözünde, Türkiye'nin olmuşlara ve olacaklara dair hangi söylediği tartışılmaz bir inandırıcılık, güvendiricilik taşır? Üstelik, iç politikanın bu derece güvenilmez, gergin, provokasyonlarla dolu olduğu bir zamanda?
Bu koşullar, bu konjonktür, PKK'nın isteklerine çok uygun. Müdahale, kuvvetli bir gerçekleşme potansiyeline kavuşmuş bir Kürt devleti ile Kuzey komşusunun bundan böyle dostane ilişkiler içinde yaşayamayacağının garantisi gibi bir şey. Bu, PKK'nın kendi gelecek hesapları çerçevesinde, isteyebileceği en iyi 'ilişki' biçimi. Çünkü o düzeyde ilişkinin böyle kurulması, bunun Türkiye'nin genel gidişine yansıyacak sonuçları, PKK'nın bir 'savaş örgütü' olarak varlık tarzına en iyi uyacak ve onu en iyi besleyecek türden sonuçlardır. Bugün bir gazetede fotoğrafta elinde 'Kürt Türk bırane' (kardeştir) dövizi tutan bir Kürt görüyoruz. O Kürt, 'PKK'nın yüz karası'dır. Olaylar dediğim şekilde gelişecek olursa, o Kürt'ün de, elindeki dövizin de, anlamı veya varoluş koşulu kalmayacaktır.
Tabii 'konjonktür'den öte, bir de 'yapısal' olana bakmak gerek. Bu da, yaşadığımız bölgenin tamamına özgü bir 'yapısallık': "Balkanlar'ın ve Ortadoğu'nun en..." diye başlayan cümleleri biliriz. Bu bölgenin ürettiği ve yeniden-ürettiği 'milliyetçilik' biçimleri, olabilecek herhangi bir sorunun, görüşme ve uzlaşmayla değil, ancak kan ve ateşle bir sonuca ulaşabilmesinin (dolayısıyla sonuca ulaşmamasının) en büyük, en kalıcı garantisi.

Murat Belge
27/10/2007

AYATA
29-10-2007, 11:00
respendial bu tür düşünce seni mutlumu ediyor...pkk nın türk ordusunu geri püskürttüğü düşüncesi....inanılmazsın elinde tüfekten başka bir şey olmayan birkaç bin kişinin tankları topları savaş helikopterlei savaş uçakları olan ve nato'nun en kuvvetli ikinci ordusunu geri püskürttüğü iddiası, ancak gırgıl yerine yazılabilecek bir şey gibi geliyor bana... :D

* Kara kuvvetleri komutanı açıklama yaptı ya, iyice güçsüz düşen terör örgütü timlerini üç beş kişi olarak planladığı için bizde timleri 25 kişilik yaptık...ve birden birilerinin desteğini alan terör örgütü 100 kişilik grupla ortaya çıktı diye...

ozgurche21
30-12-2007, 17:45
ya arkadaslar oncelıkle burası turan dursununmu sıtesı yoksa mıllıyetcılerın mekanımı
ne farz oldu kan akıtmak neyı farz 26 cı gırısınız ve her seferın de olan er kardeslerıme oluyor


ne asker anaları aglasın nede gerılla anaları eger bır sey adına kan akıtacaksan bu kutsal olan barıs ıcın akıtılmalı

lenin_ifp
30-12-2007, 18:17
son zamanlarda gelişen terör olayları ve bir yıl içerisinde ölen 96 asker medyanında katkısıyla halkta büyük öfkelere sebep verdi ama bunun sonucunda kuzey ıraka yapılan ve yapaılacak operasyonların kesin bi sonuç verecek kanaatinde değilim bu tamamiyle sermayeci hükümet ile abd'nin ortak kararı olduğuna inanıyorum amaç terör değil kuzey ıraka girip türkiye sınırlarını genişleterek abd ile değişik ortaklıklara girişme çabasıdır *terör operasyonlarla bitmez emperyalizmle bağlantıyı kopararak biter