Orijinalini görmek için tıklayınız : Erdogan Aydın Cumhuriyet'ten atıldı.
http://www.sesonline.net/php/genel_sayfa.php?KartNo=50018
*Cumhuriyet gazetesini kınıyorum.
*saygılarımla
Fikir ozgurlugu, zincirlerimizi kirma cabalarimizin sesi olarak bildigim bir gazetenin, bir yazarari susturma cabalari beni cok uzucu. Artik kurbagalar isinmadan da ote, haslanmaya mi basladi acaba?
Cumhuriyetimize sahip çıkalım reklamları yaparak özgürlüğümüze sahip çıkalım diyen bir gazete, nasıl bundan sonra özgürlüklerden bahsedecek ?
Son yıllarda aldığı yeşil sermaye reklamları yüzünden zaten bendeki izlenimi kötüydü,birde üstüne Erdoğan Aydın'ın susturulması !!
Cumhuriyet Gazetesini kınıyorum !!!
ozgur_beyin
06-11-2007, 17:48
sevgili arkadaşlar CUMHURİYET GAZETESİ adı solcu kendi faşist bir gazetedir.
Cumhuriyet ikinci dünya savaşında hitleri dasteklemiş ve hitler çığırtkanlığı yapmıştır.
''eski tüfeklerin'' ve kendini solcu sanan ''kasabalı '' devlet memurlarının *gazetesidir.
Ben Erdoğan Aydın'ın kovulamsına hiç şaşırmadım.
Kaybeden Erdoğan değil ,Cumhuriye olmuştur. Burda ağlaşacağımıza *Cumhuriyet'e proteste eden mesajlar çekelim.
Tirajı 60000 i geçmemiştir. (Hasan Cemal, devri hariç)
Sorulması gereken soru şudur :
Amerikan Emperyalizmine karşı tavır alamayan kişi ya da kurumlar sol mudur ?
Amerikalılar tarafından eğitilen *PKK, Amerika'yı "Ortadoğu'ya demokrasi getiren bir güç gören DTP"
sol mudur ?
Erdoğan Aydın nerde duruyor ?
sevgili arkadaşlar CUMHURİYET GAZETESİ adı solcu kendi faşist bir gazetedir.
Cumhuriyet ikinci dünya savaşında hitleri dasteklemiş ve hitler çığırtkanlığı yapmıştır.
''eski tüfeklerin'' ve kendini solcu sanan ''kasabalı '' devlet memurlarının *gazetesidir.
Ben Erdoğan Aydın'ın kovulamsına hiç şaşırmadım.
Kaybeden Erdoğan değil ,Cumhuriye olmuştur. Burda ağlaşacağımıza *Cumhuriyet'e proteste eden mesajlar çekelim.
Tirajı 60000 i geçmemiştir. (Hasan Cemal, devri hariç)
Sevgili özgür; burada ağlaşma yok, sadece düşüncelerimizi dile getiriyoruz.Zaten gerekli protestoyu hem burada özgürlükler için yapıyorum hemde mail olarak kınama mesajımı Cumhuriyet Gaztesi'ne *atıyorum.
ozgur_beyin
06-11-2007, 18:15
sevgili değişim , ''ben genele matuf'' bir şey söyledim. bu sözün muhatabının içnide bende varım.
Neden alındığını, gerçekten anlamadım?
Asla alınma yok :) *Bende kişisel *olarak zaten algılamadım. :wink:
thunderpoint
06-11-2007, 18:34
Kanlı toplumsal çatışmaları önleme mücadelesi veren herkesi gönülden destekliyorum. Cehaletin *kıymet takdir edemeyeceği düşüncesindeyim...
InVitatio
06-11-2007, 19:03
Bugün PKK in propganda merkezi olan ROJ-Tv de bu topluma küfür etmeye gidenlerin , bu girisime girmeden önce bir düsünmeli diye düsünyorum, kaldiki cumhuriyet gazetesi bir özel isletme degilmi ? özel isletmenin ilkeleri yok mu ? bu ilkeler ile calismayani bu kurum neden maas listesine alsin ki ?
bence vatana millete hayirli ugurlu olsun, ROJ Tv ve diger PKK yanlisi *bir sürü yayin organlari var, onlar bu gibi toplumun tüm kutsalliklarina sövenlere seve seve kucak acarlar....
Sadece Erdogan Aydin degil , Erdogan Aydin gibi, PKK gibi insanlik düsmani kurumlar ile gönül baglarini koparamayi basaramayanlarin bu toplumun hic bir yerinde hic bir hakki olmamali.....
teotihuacan
06-11-2007, 19:25
Off, gene konu siyasete kayacak...
Erdoğan Aydının işten çıkartılmasını kınıyorum ama Erdoğan Aydın, özellikle de böyle hassas bir dönemden geçerken operasyon vs. konularla ilgili görüş belirtmek için neden Roj Tv'de programa katılmıştır? Bunun da sorgulanması gerekir. Her iki hareket de yanlıştır.
Erdoğan Aydın buraya gelsin, yerine burdan Invi'yi verelim. *:D Biz seni burda barındırıyoruz ya İnvi. Senin de bu toplumun hiçbir yerinde hakkın olmamalı, çünkü sen provokasyon yapıyorsun yada insanların barış içinde, kardeşçe yaşamasının önünde engelsin desem ne dersin? MHP'nin sloganıydı değil mi "ya sev ya terket".
Erdoğan Aydın orda fazla bile dayandı. Sanırım Cumhuriyet'teki gerici yapıdan dolayı belli konulara değinmemeye çalışıyordu. Ordan ayrılması Türkiye için hayırlı olacaktır. Daha rahat bir çalışma ortamı bulabileceği bir yer bulur, yada kendini tamamen kitap yazmaya verirse daha iyi olur bence. Cumhuriyet Gazetesini kınamaya da gerek duymuyorum. Neyini kınayacam ki, adamlar zaten 1940'ların Cumhuriyetine geri döndüler. Aslına rücu ettiler de diyebiliriz.
Aydınlarımız ve sol cumhuriyetci olmak zorunda.
Sol,cumhuriyetci değilse,Amerika'ya karşı değilse ,ilerici ve solcu olmuyor.
Aydın da olunmuyor.
Burada bir karar verilmeli.
Yol ayrımındayız.
Herhalde Cumhuriyet Gazatesi kovmasa Erdogan Aydin kendisi istifa ederdi bu gidisle. Hrant Dink'in oldurulmesi sonrasi C.G. yazarlarinin kinama yazisina da sansur uygulamislardi yanlis hatirlamiyorsam.
Turan Dursun Hocamız da,bağımsızlıktan ve cumhuriyetten yanaydı.
Bu konuda liberal eğilimlere katılmıyordu.
InVitatio
06-11-2007, 20:41
Biz *seni *burda *barındırıyoruz *ya *İnvi. *Senin *de *bu *toplumun *hiçbir *yerinde *hakkın *olmamalı, *çünkü *sen *provokasyon *yapıyorsun *yada *insanların *barış *içinde, *kardeşçe *yaşamasının *önünde *engelsin *desem *ne *dersin? *
zirvaliyorsun derim,
insanlarin baris ve kardesce yasayabilmesi icin ,ne kandil dagindaki dag ayilarina nede irmalidaki tipe gerek var, bunlar bu toplumun yapsina terrörü sokmaktan baska hic birsey yapmamislardir, eger erdogan aydinda bunlari görmemezlikten gelip , el pence divane adamlara prim veriyorsa toplumum tüm katmanlarindan gelen tepkileri de karsilayabilecek olgunlukta olmalidir....
erdogan aydin kapagi tabiki buraya atabilir, roj tv, jianbord ve pkk/hpg nin propaganda *degirmenlerine su tasiyacaklara bu forumun ihtiyaci varsa burada bugüne kadar olmadigi sizler icin kayip bile olabilir....
sargon , bana pkklilar'in provokatör demesi , benim icin onur olur, demek ne kadar hakliyim ki sadece adamlar degil sende rahatsiz olmusun...
pkk'liliar ile ayni deger yargilarini paylastigini bilmiyordum sargon , fark edememisim.....
Sevgili invi, iletiyi bir daha oku, sana provokator diyen olmamis, yanlis algiliyorsun bana kalirsa.
Cumhuriyet gazetesinin eleştirilerden çekinerek başvurduğu bu tavır yanlıştır.
Doğru bulmuyorum. Eleştirilere göğüs gerebilmeliler. Onlar bir icra görevine aday değiller ki tüm yazarları aynı çizgide olsun. İçinde solcusu, laik'i, dinsizi, ateisti olduğu gibi, sağcısı, liberali, dindarı *da olabilir. Ortadoğu gazetesinde yazmış olanı da, Özgür Gündem de yazmış olanı da.
El Kaide'ye, Hizbullah'a ropörtaj vermiş olanı da Pkk'ya, Roj tv'ye vermiş olanı da.
Erdoğan Aydın'a gelince;
Onun Roj tv'ye çıkmasına kişisel olarak ihtiyacı yoktu.
Yanlış yapmıştır.
Türkiye karşıtı bir çizgi izleyen ve Pkk sözcülüğü yapan bir tv'de ropörtaj yapacak olan bir yazar, asıl çalıştığı gazeteyi bu konuda bilgilendirmesi gerekirdi.
Ki bu gazete senin bir dönem Pkk'nın yayın organı Özgür Gündem'de çalışmış olmanı sineye çekebilmişti. Ama izinsiz bu ropörtajının sonucuna da katlanmalısın.
Çünkü o gazete senin işyerindir. Oradan ücret alıyorsun.
Böylesine hassas bir dönemde, böyle uç bir çizgideki tv'ye çıkmak için bilgilendirmenin gerekli olduğunu kabullenmeliydin. Yaptığının özgürlükle ilgisi yoktur. Bu özgürlük değil, sınır tanımamadır.
Bir gazetenin niteliği ise ne Emin Çölaşan ne de Erdoğan Aydın atılınca ortaya çıkar. Cumhuriyet 1940'lı çizgiye dönmüş değildir. Cumhuriyet Ulusal Demokratik sol çizgiye yaklaşmaktadır bence. Bu çizgi de 68'lerin çizgisidir.
Erdoğan Aydın Cumhuriyetin yapısını işe başlarken biliyordu, atıldığında öğrenmedi.
Cumhuriyet 1940 çizgisinde ise ne işi vardı o gazetede?
Türkiye'de sol yeniden doğum sancıları yaşamaktadır ve ayrışma içindedir.
Ve devir: " Vatan mevzubahis ise gerisi teferruattır" dönemidir.
Vatan sevgisini ve yurtseverliği dışlayanların ise inançları, fikirleri önemli değildir böyle dönemlerde. Vatan savunması eleştirilemez, milliyetçilikle suçlanamaz.
Invi, bırak bu numaraları artık. *Yine milletin üstüne ip atmaya başladın Bahçeli gibi. Ekibe Fechan'ı da aldın galiba. İslamcılar solculara solculuk öğretecekler. Sanırım sitede alabildiğince cumhuriyetçi-demokrat ayrımı yaratmaya çalışıyorsunuz. Eğer amacın tartışmak değil, hamaset yaparak ortalığı karıştırmaksa biz de bilelim ona göre davranalım. Önüne gelene PKK'lı demeyi sürdürüp insanları bu şekilde yargılamayı sürdürürsen senin için iyi olmayacak derim. Çok provokasyon yaşadığımız için yeterince tecrübe kazandık. Biz tartışmasını bilir, yeri geldiğinde her konuyu tartışırız. Her yere atlayıp puslu havalar yaratmayı bırak artık. Her ne kadar sert yazdıysam da bunu dostça bir uyarı olarak kabul etmeni isterim.
InVitatio
06-11-2007, 21:16
Sargon,
dostca uyarilarini koltuk altina sokup, sözün hangi pkkliya geciyorsa onlara gitmeni önerim, bana burada siyaset dersi verecegin yerine , git onlara insanlik dersi ver !
hayir sargon
erdogan aydin yanlis yapmistir ve cezasini cekmeli, kim ki bu pkk ve benzeri olusumlar ile gönül baglarini beyan ediyor, kimki bu topluma isyan bayragni acmak ile kalmamis bu toplumun cocuklarini terrörü reva görüyor onlarin kökü kazilmalidir, dünyanin hic bir yerinde kendi varligini tehdid eden bireysel "fiiliyatlara" nede toplumsal olusumlara izin verilir.
Islamcilardan ne dersi alirsin ne dersi almazsin bunu bilmem ama sen eger insanlik dersini PKK'dan aliyorsan , imranlidaki tip'den hic bir farkliligin olmadigini birileri sana söylemeli.....
Puslu havalari 30 yildir yaratanlar ve ona entel dantel destek olanlar degilde, ben oldum ise, demek bu toplumun gelecegine farkli pencerelerden bakiyoruz.
evet erdogan aydin ve onun gibi pkk ve diger tüm fasist kürd ulusalcilik hareketinin degirmen suyuna su tasayanlarin bu toplum icinde hic bir gelecegi ve *yeri olmamali.....
no_panik
06-11-2007, 21:42
Arkadaşların bahsettiği özgürlük roj tv gibi bölücülerin yayınını yapan kanala röportaj vermekse evet arkadaşlar haklı cumhuriyetin yaptığı yanlış bir tutum!!! Akıl var mantık var hiç terör örgütünün yayınını yapan bir kanala röportaj veren kişinin işine son verilir mi!!! Dünyanın neresinde görülmüş böyle bir uygulama!!! Şahsen bende kınıyorum Cumhuriyeti!!! *çok ayıp çok *:lol:
no-panik,
Anlaşılan, mesajları sıra ile takip edip işine gelene sırıtkan cevaplar veriyorsun. Aşağılarda biryerlerde hiramusta'nın toparlayamadığı bir mesajın var, bulup cevaplarsan sevinirim.
spartacus
06-11-2007, 22:26
Ki bu gazete senin bir dönem Pkk'nın yayın organı Özgür Gündem'de çalışmış olmanı sineye çekebilmişti. Pante
Bana göre ise ortaçağ anlayışı aşılamıyor. Özgür Gündem Gazetesini sineye çekemeyecek ise o halde bu gazete T.Cumhuriyeti dahilinde yasal bir gazete değilde, yoksa Ugandadan yayın yapan bir gazetemiydi? Burada konuya ve yazara bu bakışla yaklaşılamaz bu tespit Cumhuriyet gazetesinin ilkeleri ile çelişki oluşturur. Sineye çekmek dendiği anda demek ki Cumhuriyet gazetesi çağımız basın, düşünce ve ifade özgürlüğüne saygılı değildir demektir. Katılmıyorum.
Ha Roj.TV konusu ise başka bir şeydir, bu tartışılabilir, sineye çekilir yada çekilmez buda konu edilebilir. Olgulara kendi iç dinamik ve tutarlılıkları ile yaklaşmak gerekir.
..........
İnvi bırak bize Arapın dinini anlatma, bak Türkiye Cumhuriyeti'ne her taraf Arap kültürü ve mimarisi üstüne üstlük inanç sistemi ile örümcek ağı gibi örülmüş. Senin mantığınla yola çıkarsak Erdoğan Aydın, sizlerin yanında bin kez zem zem suyuna girip çıkmıştır. Konuyla ilgili bu bakış açısı dışında elbette düşüncelerin olabilir, ama kabul görülmeyecek olan çeşitli hassas ve doğal olarak kitle etkisi yaratacak propagandif böylelikle provakatif YÖNTEMLERLE "DİKTE" yollu yaklaşımlardır, burada herkes faşizan kültüre sahip olacak diye bir mantık yok. Bu tür yaklaşımlar ciddiye de alınmamalı muhatapda alınmamalı derim. Provakatif yaklaşımlar perşembe ile çarşambanın gidişi-gelişi gibi kolay anlaşılabilir şeylerdir...
Eğer önümüzdeki her olguya böyle SİYAH VE BEYAZ olarak yaklaşacaksak bu konunun anlamsız bir şekilde sürdürülmesini mantıklı bulmuyorum. Ne desteğimi nede protesto ettiğimi düşüncelerimin yada düşüncelerinizin önüne set örsün amacıyla söylemiyorum...
Ben şahsen bu ortaçağdan kalma kafir edebiyatını, bu çağımız hastalığı haline gelen ırkçı, milliyetçi yada ötekileştirme üzerine kurulu analizlere dayalı propagandif ve provakatif bakış açılarını ciddiye almıyorum-zorundamıyım!!-, çünkü tarafsız yaklaşıma sahip değiller olamazlar, empati bile yapamazlar.. Kaldı ki Hrant Dink cinayetindede yine aynı sorunlar yaşanmış, bu gazete daha kendi çalışanlarına dahi, evet kendi çalışanlarının ilanlarına dahi sansür uygulayabilmişti. Aklıma Osmanlı'nın 18-19 yüzyıllarda Mekteb-i Harbiyede astırdığı genç Türk subaylar geliyor, neden mi, çünkü o subaylar Türklük akımları yaymak ile suç işlemiş oluyorlardı. Hey gidinin dünyası şimdi ise tam tersi, bir zamanların egemen sistemi ümmet, kılıcı din, yasası din idi, bezirgan saltanatları bu argümanlara öyle bir yaslanmıştı ki, bezirganların saltanatlarını yıkma potansiyeline sahip her türlü bağlılık, düşünce, aidiyet vs anında suç ilan edilir ve gereği yapılırdı(örnek millet ve milliyetçilik akımları). İnsan düşünsecine kelepçe vurulmasının altında yatan gerçek ise, sadece ama sadece bezirgan saltanatlarının sürmesi ve günümüz cennet ahalisinin(egemenler) veya biz insanların kişisel menfaatleri gereğidir, toplumların yada insanlığın değil aksine temelden insanlığın zararınadır. Tek şey var(din,aidiyet vs), oda İNSAN. Gerisi yeşillik.
Şahsen ABD konusunda işlerine geldiğinde mangalda kül bırakmayanlar acaba yıllardır daha orta göbeğinde duran üsler için gık demezlerken, neyin çanak yalayıcılığını yapmaktadırlar hiç düşündürler mi?
Cumhuriyet sol bir gazete değildir, bu tamamen bizim bilinçsizliğimizin ürünü olan bir tanımlamadır. Aksine muhafazakar-sağ bir gazetedir. O böyle olduğu yada olmak istediği için değil, karıştırılmasın düşünsel açıdan yaklaşıyorum, niyet olarak değil, bu tanımlamların(sağ-sol) özü gereği ve gazetenin statüsü gereği bu böyledir. Laf ayrı gerçek ayrı.
Cumhuriyet Gazetesi, Satatükocu ve muhafazakar olmak zorundadır-öyledir ve dolayısıyla sol değil sağdır, değişimden yana değil, statükocudur(zamanla gericileşir). Bu nedenle ben Cumhuriyet gazetesini Protesto etmiyorum, aksine Erdoğan Aydın'ı, düşüncelerini ve fikirlerini paylaşma, bu noktada hiç bir baskı ve etki altında kalmadan, söz-düşünce-ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı bir etki altında yazmak durumuylada olsa, haliyle Cumhuriyet Gazetesinde olduğu için eleştiriyorum. Yinede şu kadarını söylemeliyim, bu bakışım Erdoğan Aydın'ın gazete aracılığı ile yada gazetenin insanlara verdikleri noktasında düşünürsek belkide kökten yanlıştır. Demek ki sığ ve ön yargısal açılımlarıma bakarak doğru açıdan değer üretemiyorum, kimseyle kavga etmeye gerek yok heleki hiç bir şeyi sırf baskın gelmek adına alet etmeyede gerek yok. Şu toz duman bir dağılsın umuyorum ki muhasebesini yapma şansımız olacaktır. Her şeyden evvel tahammül dediğimiz olgu insan açısından erdemdir, bu insanın olduğu ve oluşturduğu her araç-iletişim vs alanında böyle olmak zorundadır. Cumhuriyet gazetesini, bir basın kuruluşu olduğunu iddia ettiği halde, hem düşünce ve fikirlere tahammül gösteremediği ama hemde politik yaklaşımla aldığı kişisel tavrı kınıyorum-basın-yayın ilkeleri açısından doğru bir tutum değil. Başkasının yanlışı yada size göre yanlışı sizin doğrunuz değildir, bu unutulmamalı.
Bir gazetenin niteliği ise ne Emin Çölaşan ne de Erdoğan Aydın atılınca ortaya çıkar. Cumhuriyet 1940'lı çizgiye dönmüş değildir. Cumhuriyet Ulusal Demokratik sol çizgiye yaklaşmaktadır bence. Bu çizgi de 68'lerin çizgisidir.
Erdoğan Aydın Cumhuriyetin yapısını işe başlarken biliyordu, atıldığında öğrenmedi.
Cumhuriyet 1940 çizgisinde ise ne işi vardı o gazetede?
kesinlikle haklısın...üstelik cumhuriyetin 1940 lardaki yayın politikalarıyla bugunu bırbırıne karıştıranları ise hiç ama hiç anlamıyorum.cumhuriyetin şu anki en eski yazarı ilhan selçuktur ve oda 40 senedir yazmaktadır.gazetelerin yayın politikaları genelde başyazarlara(imtiyaz sahiplerine)bağlıdır.o nedenle bir gazetenın ideolojısını değerlendirirken sadece o gazetenin bir dönemine bakılmaz.eğer bir dönemine bakarsanız cumhuriyeti nasıl tanımlıcaksınız?hitlerci,ismet paşacı,devrimci,ulusal solcu,sosyalist,kemalist...evet cumhuriyetin erdoğan aydın ı kovması yanlıştır ama cumhuriyete yapılan faşist nitelemesi daha yanlıştır.üstelik şu anda iktidara karşı en esaslı muhalefeti yapan gazete olduğunu da unutmayalım.
Bana göre ise ortaçağ anlayışı aşılamıyor. Özgür Gündem Gazetesini sineye çekemeyecek ise o halde bu gazete T.Cumhuriyeti dahilinde yasal bir gazete değilde, yoksa Ugandadan yayın yapan bir gazetemiydi?
Bana göre de Orta çağ anlayışı Ortadoğu, Referans gibi gazeteler de Uganda'da değil Türkiye'de yayın yaptığı halde onlarda yazmayı anormal görüp, Özgür Gündem gibi bölücübaşının sözcülüğünü yapmaktan zaman zaman kapatılmış bir gazetede yazmayı normal görmektir.
Kaldı ki ben yazımın başında bundan dolayı Cumhuriyeti eleştirmiş ve "Ortadoğu'da da yazmış olabilir, Özgür Gündem'de de." demiştim.
Erdoğan Aydın'ın Cumhuriyet'te çalışmasına aynı zamanda Cumhuriyet'in Erdoğan Aydın ile çalışmasına hep şaşmışımdır. Erdoğan Aydın'ın laiklik anlayışı Cumhuriyetinkinden farklıdır. Cumhuriyet türban meselesine takmış durumda. CHP çizgisinde ve benim totaliter laiklik dediğim çizgide yer alıyor. E.A ise türban konusunda daha liberal çizgide yer alıyor.
Daha önemlisi Cumhuriyet gazetesi Ulusalcı çizgide, Erdoğan Aydın ise Ulusalcılığa net şekilde karşı duruştadır.
Böyle önemli konulardaki ayrılığa rağmen Osmanlının eleştirisi paydası üzerinden Cumhuriyet Gazetesi ve Erdoğan Aydın birlikteliği devam edebildi. Tabiki tarihin ele alınmasındaki kırmızı çizgi 1. Dünya Savaşının bitişidir. Bu sınırdan sonraki dönemin eleştirisi ulusalcılar için kutsal alan giriş demektir. Bu nedenle E.A. Cumhuriyet dönemi ile ilgili hiç bir eleştiri yazamamıştır bu gazetede.
E.A. Cumhuriyet'e yakışmıyordu. Ayrılığa şaşırmadım. Birgün gibi bir gazeteye daha yakışır.
Roj TV legal bir TV kanalıdır. Danimarka nasıl ki tüm ortadoğunun ayağa kalkmasına rağmen Muhammed karikatürlerinin yayınına yasak koymamışsa Türkiye hükümetinin baskılarına rağmen de Roj TV yi de kapatmayarak düşünce özgürlüğü konusunda sağlam bir duruş sergilemiştir. BU konuda örnek bir ülke olmuştur. Danimarkanın benzeri yasakları İsa konusunda da koymadığını hatırlamakta fayda var.
TD sitesinin reklamlarını Cumhuriyet'e vermezsin artık Cem. *:)
Birgün gazetesi varken..
Bu gibi kararlara yaklaşık 1,5 yıldan beri kurul olarak karar veriyoruz pante. Biliyorsun.
Geçen yıl Cumhuriyet'e verdiğimiz ilan beklediğim kadar ilgi uyandırmadı. Günlük 4-7 arasında olan üyelik sayısı o gün 24 civarına yükseldi sadece. Sanırım 300 YTL civarında para vermiştik ve fazladan 16-17 üye kazandırdı bize. Şubat 2006 da Bilim ve Gelecek'e verdiğimiz ilandan sonra haftalar boyu anlık ziyaretçi sayısı 70-80 lerde idi. Bunları ciddi olarak tahlil etmeli aslında.
Bize göre dine karşı mücadele esas olduğuna göre gelecekte Cumhuriyette ilan vermenin de Birgün'de vermenin de bir sakıncası yok. Aslında parasal olanağımız olsa da Hürriyet, Milliyet, Sabah gibi gazetelerde de ilan verebilmeyi isterdim.
Cumhuriyet Gazetesine
Yunus Nadi Armağanı
Cağaloğlu-İstanbul
Gazetenizde açılan 1980-1981 Yunus Nadi Armağanı yarışmasına 2 yazıyla katılıyorum.
1- "Ne ölçüde yazabilirim" ve
2- *"Düzenleyici"
başlıklı yazılarımla birlikte "yaşam öyküm" ve fotoğrafım ilişiktedir.
Yarışmaya konulması için gerekenin yapılmasını saygılarımla dilerim. 29.12.1980
* * * * * * * * * * * * * * *
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * Turan Dursun
Not: "Turan Dünyalıgil" takma adını kullandım.
Her bir yazı,üçer nüsha olarak sunulmuştur.
Abit Dursun'un "Babam Turan Dursun" adlı kitabından.
gercekisim
07-11-2007, 01:08
CUMHURİYET Gazetesi yönetimini KUTLUYORUM. Derdini anlatacak başka yer bulamamış gibi terörist yayın organında dert anlatan,onlara minnet eden birisi için gerekeni yapmışlar.Tebrik ediyorum.
spartacus
07-11-2007, 01:14
Pante
İşte aynen öyle, Özgür Gündem gazetesi legal bir gazete idi... O halde diyebiliyormusun Türkiye Cumhuriyeti Bölücübaşının ülkesidir? İşte böyle garip bir mantalite var bu ortaçağı aşmamakta :)
Bir gazetenin zaman zaman kapatılması ayrı bir şey, o gazetede yazı yazmak ayrı. Gazeteden bahsediyoruz siyasi bir partiden, politik bir örgütlenmeden değil. İşte bu sebebleki, sizin tek taraflı ve basit değerlendirmeleriniz yukarıdaki paragrafta söylediğim gibi tamamen soyut ve omurgasız(istediğin taraftan, istediğin tarafa çek) şeyler. Kendiniz bile aynı duruma bir cımbız oynatması ile rahatlıkla düşebilirsiniz(yukarıdaki paragrafta yine örneği mevcut). Yada legal bir gazeteden bahsederken durup düşünmek gerekir, yazarın yada aydının yazdıkları, ürettikleri olarak mı ele alacağız, yazdığı yeri basın-yayın alanında olarak mı göreceğiz yoksa illada A gazetesi, B gazetesi diye bir ayrım mı koyacağız. Doğrusu şu konu başlığında böyle bir ayrımdan yola çıkmak meselenin özünü anlamamak demektir. (Nazım Hikmet için, Cumhuriyet gazetesinin bu mantalite ile, faşist kötüleme kampanyalarından bahsetmiyorum bile) Düşüncenizle aynı fikre sahip olsa idim, %90 bilmem nesi Müslüman olan bir ülkede bu sitede yazıyor olamazdım. Neyseki sebebi ne olursa olsun gerçekler ve özgürlüklerimize ve özgürce düşüncelerimzi ifade etme hakkımıza ayrımsız sahip çıkmanın ve bunlarıda yine burada ifade edebilmenin ne olduğunun farkındayız.
Roj TV konusuda yine bu çerçevede ele alınabilir.
Kaldı ki ben E.A'nın statükocu-sağ Cumhuriyet gazetesinde yazmış olmasını garip bulmuştum. Bu gariplik E.A dan değil, Cumhuriyet gazetesinin kendisinden kaynaklıdır. Kısaca sol sanılan sağ bir gazete. Tam bir paradoks.
Cem'e katılıyorum, E.A Birgün gibi bir gazetede baskı altında kalmadan daha ufkun ve açı ile yazabilir. Üstelikde çok mu önemli ama, "sol" diyebileceğimiz bir gazetede :)
Gercekten merak ettim E.A. Roj TV'de cikip ne demis de bu konu bu kadar onemseniyor ?
Kendisi bir gazeteci degil mi ? Demokrat bir gazetecinin gorevi degil midir herkesle konusabilmesi.
Erdal Inonu baslikli foruma kopyaladigim , Hasan Cemal'in Erdal Inonu hakkinda yazdiklarini bir okumanizi tavsiye ederim. Ondan sonra lutfen tekrar bir dusunun.
E.A. nin Roj TV de bir yerlerde sozleri yayinlanmissa, fikirleri uzerinden tartisilsin lutfen. Baska turlusu kisileri karalamaktan oteye gitmiyor cunku.
Tesekkurler,
Spartacus;
Özgür Gündem gazetesinde yazmayı savunuyorsun ama Cumhuriyet'te yazmayı doğru bulmayarak ya da garip bularak yazdıklarınla çelişiyorsun.
Ben bu ülkenin legal yayın organı diye Özgür Gündem'de yazmayı savunup, Ortadoğu da yazmayı eleştirenleri asıl ortaçağ düşüncesinde gördüğümü yazmıştım ama görüyorum ki bırakın Ortadoğu, Yeniçağ gibi gazeteleri Cumhuriyet dahi garip karşılanıyor tarafınızdan.
Neden?
Çünkü gerçek sol değil..
Gerçek sol olsaydı yurtsever olmazdı, ulusalcı olmazdı. Kürt sorununu savunur, Pkk'nın sözcüsü Roj tv'ye çıkan yazarını atmazdı.
Bu da sizin basit ve taraflı değerlendirmeniz.
Asıl soyut ve omurgasız olan da bu bakış açısı ve değerlendirme şeklidir.
Cumhuriyet gazetesi komünist bir gazete olmayabilir.
1977'lerdeki bir boykottan bu yana Cumhuriyet gazetesini de okumam.
Ama objektif olmaya çalışırım ve haksız, yanlı, yıkıcı anlayışları da doğru bulmam.
Gerçek bir sol gazete olmasa da öyle tanınan, öyle hareket eden, sol yazarların ağırlıkta olduğu, sol görüşlerin dile getirildiği bir gazetedir.
Erdoğan Aydın'ın atılmasıyla Cumhuriyet çizgisini kaybetmez.
Cumhuriyet gazetesinin solculuğunun yanında Erdoğan Aydın'ın solculuğunun lafı dahi olmaz.
Bir statükoculuk lafı almış gidiyor. Kim Kürtçülüğe karşı çıkıyorsa, kim Kürt sorunu değil de Güneydoğu sorunu diyorsa, kim bölücü teröre ve ayrılıkçı yayın organlarına karşı çıkıyorsa, kim şeriate karşı mücadele içindeyse statükocu adı takılıyor. Halbuki bu statükocu denilenler onyıllardır bozuk düzen aleyhinde yazıyorlar. Bu nedenle yıllarca hapis yatanları, çeşitli cezalar alanları var. Ama vatanın bölünmez bütünlüğünü savundukları için, ulusalcı oldukları için bunların değeri olmuyor. Değerli olmaları için orduya tavır almaları, Pkk'ya terörist dememeleri, Kürdistan'ı tanımaları, Barzani'ye-Talabani'ye hak vermeleri, Apo'nun salınmasını istemeleri gerekiyor. Geçiniz.
Kafam karışıyor, anlamakta zorluk çekiyorum. Kimin neyi nasıl savunduğunu ve ne zamana
kadar savunacağını kestiremez oldum.
Sol ne yapmalıya E.Aydın'ın verdiği cevaba bakalım:
"PKK'nin yeniden baslattigi savas ise bu milliyetçi kiskirtma için tamamlayici zemin yaratmistir.
Sol Ne Yapmali?
Halkin egemenlere karsi yumusak karni olan milliyetçiligin geriletilmesi mevcut kosullarda solun temel gündemidir. Milliyetçiligin salt sinif dayanismasina ve gerçek kurtulus sosyalizme vurgu yaparak asilamayacagi açik. Bu kapsamda halkin içine düsürüldügü milliyetçi kapandan kurtarilmasi için toplumun güncel taleplerini kucaklamak, burjuva demokratik tüm haklari içeren, kültürel ve inançsal her türden hak ihlallerini kapsayici bir yaklasim zorunlu. Milliyetçi istismara karsi yurtseverligin de daha etkili bir sekilde sahiplenilmesi sart. Vatandasin hak bilincini bulaniklastiran, vatan kavramini üstünde yasayan halkin haklarindan kopararak istismar eden, içerideki farkliliklara ve komsu halklara düsmanlik güden milliyetçilige karsi vatanin, üstünde yasayan halkin haklari temelinde, emperyalizmle mevcut kurumsal isbirligine, özellestirmelere karsi savunulmasi bugün herzamankinden önemli. Yine laiklik eksenli saflasmada da farkliligimizi netlestirmek, dinci hegemonyaya karsi oldugu kadar laikligi devletin toplumsal hegemonyasi için istismar edenlere karsi özgürlükçü bir laiklik etkin bir sekilde savunmak toplumsal güç biriktirmek için zorunlu. "
Bu satırlara imzamı düşünmeden atarım. Ama aklıma takılan bir şey var. Bu satırları kaleme alan
E.Aydın şu anda ülkeyi kardeş kavgasına sürüklemeye çalışan milliyetçi kürt bir hareketin sözcüsü
durumundaki bir TV kanalına "sol kimliği" nasıl ile katılır ?
Solun tam da bu noktada kendini açıkça "diğerlerinden" ayırması zorunluluğunu farkedemiyor muyuz ? *
Ne var bunda ROJ tv Danimarka'da yasal bir kanal, düşünce özgürlüğü filan diyecek dostlarım kusura bakmasınlar. Sol kendi örgütsüzlüğünü ve bundan kaynaklanan güçsüzlüğünü aş(a)madıkça
demokrasi, barış, kardeşlik söylemleri havada kalır. Bu güçsüzlük nedeniyle de birilerine koltuk
değneği olma görüntüsünden kendini kurtaramaz. Bu görüntünün solu götüreceği tek yer kucaklaması gereken kitlelerden biraz daha uzak "coğrafyalardır."
Erdoğan Aydın neden Roj Tv'ye çıktı sorusunun cevabı neden Cumhuriyet'te yazdığı sorusuna verilecek cevapla aynıdır. Bu solun siyasi bir hareketi ve ağırlığı olmadığı için yaşadığı "ilkesizlikten"
başka bir şey değildir.
Şu iklimde Türk ve Kürt sorununun demokrasi içerisinde çözülmesinin önünde engel olan her
yapılanma, şiddetle karşı çıkılması gereken gericiliği temsil ve hizmet eder.
bayraktaro1
07-11-2007, 10:35
İçinizden Roj - TV kanalını seyreden var mı? O soysuz kanalı ben 1998'de uydu aracılığı ile seyrettim. O soysuz kanal, Terör Örgütü Apdullah ÖCALAN'la yapılan röportajları yayınlayan, İstanbul'da PKK lehine yapılan eylemlerde, polisimiz hakkında; "Çocukları ve kadınları dövüyor, hiç acımıyor diye" propoganda yapan iğrenç bir kanaldır.
Aynı haberi bir başka kanalda seyrettiğimde hepimizin bildiği gibi, eylemlerde çocuk ve kadınları ön safhalarda kullanan PKK soysuzuydu.
O kadar şehit verdiğimiz bir ortamda, Erdoğan AYDIN'ın kalkıp ROJ - TV'de röportaj yapmasına kimse yorum yapmıyor. Bu nasıl cesaret, bu mu özgürlük. Erdoğan AYDIN ne zannediyor kendini. Aynı yüzsüzlüğü, zamanında Doğu PERİNÇEK beyfendi de yaptı. Apdullah ÖCALAN'ın kamplarına gidip, ondan gül almak ve fotoğraf çektirmek ne cürettir öyle.
Ben Erdoğan AYDIN'ı KINIYORUM. Bundan sonra da hiçbir kitabını okumam, okunmaması için de propaganda yapacağım.
Aynen, iki yüzlü olan Doğu PERİNÇEK gibi.
Evet, Kaynak yayınlarının kitaplarını alıp okuyorum. Sadece, Turan DURSUN ve İlhan ARSEL'in hatrına, gerçeklerin peşinde koşan her yazarın sonuna kadar arkasındayım. Ama, kaynak yayınları sahibi Doğu Bey'e de paralarımın gitmesini kınıyorum. O, kesinlikle bu aydınlarımızı kullandığını düşünüyorum.
Cumhuriyet'te yazan yazarlar kereste değildir ki herbiri aynı boy olsun. Değişik görüşlerden pekçok yazarı vardır ve böyle bir kurumu faşislikle itham abesle iştigaldir.
Erdoğan Aydın da görüşleri yüzünden değil, görüşlerini dile getirdiği plaformdan dolayı bu durumdadır. O yüzden olayı düşünce özgülüğüne saldırı varmış gibi göstermeye çalışmanın da bir anlamı yoktur.
Son olarak da Erdoğan Aydın görüşlerini daha geniş kesimlere ulaşabilen yayın kuruluşlarını dile getirmiş olsaydı daha iyi olurdu.
Bu kanal igrenc bir kanaldir diye birsey yok. ROJ TV kurt halkinin kanalidir ve yaptigi yayinlarda RTUK'e uymak gibi bir sorunu yoktur. Turkiye'de igrenc kanal bol, dinci gerici kanallar, menfaatci ikiyuzlu Ikitelli medyasi, vs. Eger igrenc bir kanala cikmis diye dusuursek, bu kanallara cikmak ROJ TV'ye cikmaktan daha beterdir. Sirf rating ve tiraj ugruna cikan her savasa ve karisikliga canak tutan TV'ler olen genclerimizi dusunmediler, bunlar cok mu serefli kanallardi?
Peki yabanci basina ne diyecegiz? Turkiye'nin erore karsi verdigi mucadeleyi, kurt isyancilarla baskin sinif turkler arasindaki gerginlik diye tanimlayan dis basina cikmak iyi midir peki? Ermeni tasarisini bahane eden, sirf silah ve petrol pazarlari yaratmak icin ucte birini ordumuzun olusturdugu NATO'yu istedigi gibi kullanan yonlendiren ve genclerimizi oldurenlerin saksakcisi basina cikmak daha mi serefli bir durum. PKK'ya acik acik silah yardimi yapan ABD'nin baskaninin ayagina gitmek daha mi onurlu bir eylem? Kaldi ki TV'nin hicbir onemi yok, bir yazar sadece o TV'de soyledigi sozlerle yargilanabilir. Turkiye'de "yok sayin dedi" "yok kopek encikleri demedi" gibi tartismalari gordukce, ulkemin insanlari ne zaman olaylara profesyonel bakmayi ogrenecek diye hayiflaniyorum.
Cumhuriyet gazetesini, yaptigi basitlikten dolayi kiniyorum.
spartacus
07-11-2007, 12:34
Sevgili Pante, tespitlerinde yanılıyorsun. Açılarımız tamamen farklı...
" Spartacus;
Özgür Gündem gazetesinde yazmayı savunuyorsun ama Cumhuriyet'te yazmayı doğru bulmayarak ya da garip bularak yazdıklarınla çelişiyorsun. "
Özgür Gündem gazetesini savunmuyorum hatta farkında isen hiç bir şeyi savunmak adına bir şeyler yazmadım, böyle bir algıyada sahip değilim. Sorun değerlendirmelerinizde yafta usulü yaklaşımlarınızla ilgili olarak ortaya çıkıyor, buda somut değil soyut bir şeydir. Özgür Gündem gazetesinde yazmış olabilir bizde TD sitesinde yazıyoruz, çoğunluğun onay vermeyişi yada öznel yaklaşımları bizi bağlamıyor, bağlayamaz hatta başkalarının ne düşündüğü bizlerin nasıl düşündüğümüzü ne belirleme nede ifade etme şansımızı belirleyemez. Bu konuyada böyle yaklaşılması gerekir, Özgür Gündem gazetesinin, Cumhuriyet Gazetesi şahsında, konu E.A olduğunda hiç bir bağlayıcılığı yok. Diğer taraftan ise biz gazeteden bahsediyoruz, siyasi bir parti yada politik bir örgütlenmeden değil. Yani Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala, hemde Cumhuriyet Gazetesininde öncülüğünde, mantalite değişmemiş...
Gelelim garip bulmama, Cumhuriyet gazetesinde E.A nın yazmasını ortaya bir ahlil koyarak yaptım. Ne E.A yı nede Cumhuriyet gazetesini yadırgamadım. Yadırgayamamda, çünkü Cumhuriyet gazetesinden gelişime açık ve çağa uygun bir açılım beklentisine sahip değilim(öyle olsa sol olarak tanımlardım), yapısı gereği statükocudur(muhafazakar-sağcı), olmak ! zorundadır dedim. Burada garibime giden E.A nın neden orada yazdığı idi ve bu kişisel görüşüm ve ardıncada kesinlikle yanlış olabilir bu dediklerime takılıp kalınamaz dedim. Bu Özgür Gündem gazetesini savunmak değil aksine bu görüşümde Ö.G gazetesinin zerre kadar bir bağlayıcılığı yok, umrumda bile olamaz. E.A nın bakış açısı ve düşünce yapısı ile Cumhuriyet gazetesinde yazmış olması bana tezat gibi geliyor(E.A açısından baktım), atılmış olabilir, bu dünyanın sonu değil. Aksi herhangi bir aydın herhangi bir basın kuruluşunda sorulara cevap vermiş olabilir bana göre buda dünyanın sonu değil. Aydın sorumluluğu açısından, şiddete ve savaşa ve dini vs bir takım baskılara karşı sorumluluk hissetmiş ve basın kuruluşlarının hitap ettiği kitlelere aklı selim olunması konusunda mesaj vermek istemiş olabilir. Daha bir sürü açısal bakış getirilebilir, Cem'in Danimarka örneği bence farklı düşüncelere tahammül gösterilmesinin gereklerini de ortaya seriyor. Bir kaşık suda fırtınalar kopartmanın ve bir kaşık suda milyonlarca insanı birbirne boğazlatmanın peşinde olmanın tercih edilecek bir tarafı olduğunu düşünmüyorum. Meseleler temellerinden hareketle çözülebilirler, sonuçlarına bakılarak değil. Hoş sonuca herkes bakar, asar, keser önemli olan temele inebilmektir ve E.A'nın sonuçlarda değil meselelere temeller üzerinden yaklaştığına ise bazı yazılarıyla tanık olmaktayım-bu yeterli-.
bayraktaro1
07-11-2007, 13:55
Sayın Respendial;
Terör örgütüne yardım ve yataklık yapan her kuruluş, devlet karşısında suç işlemiştir. Roj -TV'de PKK ve APO'yu savunan söylemler içermektedir. Soruyorum sana, Roj - TV'nin kürt kanalı olduğunu söylüyorsun, peki terör örgütü ile ilgili olumlu yayınlar nasıl yapar?
Ben, Roj - TV'yi PKK yanlısı görüyorum ve bir terör kanalı sayıyorum.
Sana Kürt sorunundan bahseden yok. İşin iç yüzünü görüşelim.
Sen de Roj - TV'nin Apo ve PKK hakkında söylemlerini biliyormusun ? Biliyorsan, destekliyor musun ? Neden desteklediğini yazar mısın? Bana dürüst yanıtlar ver.
teotihuacan
07-11-2007, 14:00
Bu kanal igrenc bir kanaldir diye birsey yok. ROJ TV kurt halkinin kanalidir ve yaptigi yayinlarda RTUK'e uymak gibi bir sorunu yoktur. Turkiye'de igrenc kanal bol, dinci gerici kanallar, menfaatci ikiyuzlu Ikitelli medyasi, vs. Eger igrenc bir kanala cikmis diye dusuursek, bu kanallara cikmak ROJ TV'ye cikmaktan daha beterdir. Sirf rating ve tiraj ugruna cikan her savasa ve karisikliga canak tutan TV'ler olen genclerimizi dusunmediler, bunlar cok mu serefli kanallardi?
Peki yabanci basina ne diyecegiz? Turkiye'nin erore karsi verdigi mucadeleyi, kurt isyancilarla baskin sinif turkler arasindaki gerginlik diye tanimlayan dis basina cikmak iyi midir peki? Ermeni tasarisini bahane eden, sirf silah ve petrol pazarlari yaratmak icin ucte birini ordumuzun olusturdugu NATO'yu istedigi gibi kullanan yonlendiren ve genclerimizi oldurenlerin saksakcisi basina cikmak daha mi serefli bir durum. PKK'ya acik acik silah yardimi yapan ABD'nin baskaninin ayagina gitmek daha mi onurlu bir eylem? Kaldi ki TV'nin hicbir onemi yok, bir yazar sadece o TV'de soyledigi sozlerle yargilanabilir. Turkiye'de "yok sayin dedi" "yok kopek encikleri demedi" gibi tartismalari gordukce, ulkemin insanlari ne zaman olaylara profesyonel bakmayi ogrenecek diye hayiflaniyorum.
Cumhuriyet gazetesini, yaptigi basitlikten dolayi kiniyorum.
Sevgili respendial,
Alakasız yerlere dalmışsın, üstelik kendi fikrinle de çelişmişsin. Bir tek "iyiki Roj TV'ye çıktı" dememişsin.
Hangi birisine cevap verelim. Roj Tv'yi *Kürt halkının kanalı yaptın. RTÜK ile alaka ne? Diğer kanalların şerefsizliğinin konu ile ne alakası var? Roj Tv'de programa çıkmak onursuzluk değil ama PKK'ya silah satan ABD'nin ayağına gitmek onursuzluk. Madem ABD'nin PKK'ya silah yardımı yaptığını kabul ediyorsun o zaman bölücülüğü ve terörü de kabul ediyorsun herhalde...
Offf gene daldık ki nasıl çıkacağız???.....
"Madem ABD'nin PKK'ya silah yardımı yaptığını kabul ediyorsun o zaman bölücülüğü ve terörü de kabul ediyorsun herhalde.."
Konu benim neyi kabul edip neyi kabul etmedigim degil, bunun bir onemi de yok. RTUK'ten kastim, Turkiye'nin disindaki kanallar uzerinde, devletin bir yaptirim gucu yoktur. ROJ TV istedigi dusunceye hizmet edebilir, yasal bir TV'dir, gereken yasal yukumlulukleri yerine getirdigi surece Danimarka da birsey diyemez.
Anlamadiginiz ya da kabullenemediginiz sey nedir? PKK'ya sempati duyan kurtlerin oldugu mu? Kurtlerin PKK'ya kufretmesini beklemiyorsunuz heralde. Kendini T.C. den ayri tutan kurtler de vardir, ayrilmak isteyen de. Bu hatayi hep yapiyoruz, insanlar hakkimizda destanlar yazsin, bizi takdir etsin, bayragimizi sevsin. Sonra turizm bakanimiz cikar, almanlara dinini bilmemne ettigim der. Turk halki hicbir olaya kaliteli bir tepki veremedi, hep uc bes haber spikerinin dumen suyunda yuvarlak laflarla gunlerini gecirdiler. Ayni tarz devam ediyor, tingir mingir.
ABD'ye hizmet eden medya patronlari, benim gozumde ROJ TV kadar Turkiye aleyhine calisiyor. Recep Tayyip Erdogan basli basina bir ROJ TV'dir. ROJ dolu memleket, kendi halindeki bir kanaldan cok daha tehlikeli ROJ'lar. Herseyi aldilar, iste simdi Cumhuriyet gazetesinin geldigi nokta. Bu gazete yuzunden dayak yiyen ogrencilere yazik olmus, ulkuculerin celenk vermesi lazim bu gazeteyi tasiyanlara.
Herkes yazari, ROJ TV'ye ciktigi icin sucluyor. Bence bir yazar'i soyledikleri icin yargilamalisin. Ama nerede o kalite. Bu arada son alinan haberlere gore, APO en sonunda "kimse ona sayin Ocalan demiyor" diye kahrindan olmus.
bayraktaro1
08-11-2007, 13:42
Sevgili Respedial;
Türkiye Cumhuriyeti, üniter bir devlettir. Misakı - Milli sınırları içinde bir bütündür. Resmi dili Türkçe'dir.
Bunlar var olan anayasanın değişmez kanunlarıdır. PKK - ülkeyi bölmek isteyen ve Kürdistan devleti kurmaya niyetli bir terör örgütüdür. Sen, eğer kürtler için, hiç biri PKK'ya küfretmez diyorsan. Çok ama çok tehlikeli bir laf etmişsin demektir. O zaman, bütün Kürtler PKK'yı destekliyor konumuna gelirki, bu bir iç savaştır.
T.C. - bir bütünlük arzeder. İçinde çoğunluğu Türk vatandaşlarının oluşturduğu ve bir çok azınlıkların barındığı bir ülkedir. T.C.'yi aynı bir ABD'li gibi düşüneceksin. T.C. sınırları içinde yaşamak istemeyen Kürt kardeşler olabilir. Ama, ülkeyi bölemez. Bölerse hapsi boylar. T.C.'den istifa etsin, neden etmiyor. Gitsin IRAK VATANDAŞI olsun. Buna kimse birşey demez.
AMA; PKK'yı savunan ve ona küfretmeyen yada terör örgütü olduğunu kabul etmeyen, bu ülke içinde bir devlet daha olmasını isteyen VATAN HAİNİDİR..... Vatan Hainlerine de o kadar şehitlerimizin hesabı sorulur. Bunun en büyük düşmanı da Abdullah ÖCALAN'dır.
Ah, Deniz GEZMİŞ ve arkadaşlarını asacaklarına, Abdullah ÖCALAN'I ....sından ben elimle asardım.
Bu bize gore boyle. Hicbir vatandas buna karsi cikmaz diye bir gercek yok. Ne olmali, nasil olmali degil, ne oluyor bundan bahsetmek gerekli. Hirsizlik yasak diye hirsizlik yapilmiyor diyebilir miyiz? Dedigin buna benziyor. Vatan mehmetcik edebiyati da yapmak istemiyorum. Butun kurtler PKK'yi desteklemese bile, destekleyen kurtler vardir. Bu bir gercek. Boyle insanlar varoldukca, bu insanlari temsil eden yada savunan yayin organlarinin olmasi da dogal. Bahsedilen yazarin bu sebeple isten atilmasi, cok amator bir politika olmus.
T.C. ABD ve muttefikleri tarafindan isgal edilse, bu bahsettigin ilkelerin isgalci ulkeler icin bir onemi kalir mi? Irak'a bakalim, onlarinda muhakkak Irak bolunmez, sehitler olmez gibi kanunlari ve ilkeleri vardir. Su an bu yasalarin kimse icin bir onemi yok. Demek ki bir ulke, bu ilkeleri kendi gecerli halde tutmakla yukumludur. Dogal olarak kendini bu ilkeleri yasatmaktan ve gecerli kilmaktan sorumlu gormeyen ve olmayanlardan, zahmetsiz bir sekilde ayni sagduyuyu bekleyemeyiz. Bu ilkelerin guvencesi uluslararasi sayginlik ve itibardir ve bu da yine bizim sorumlulugumuzdaki bir degerdir. Boyle amator politikalarla, yarisi AKP'ye oy veren halkla ancak bu kadar oluyor vesselam. Sinira gelip oyle kasapin onunde ciger bekleyen kediler gibi bekliyoruz. Ustelik bahsedilen sinir, isgal altinda, hicbirsey yapacak gucu kalmamis bir ulke siniri.
Kavugu dizlerimizin ustune koyalim ve bir dusunelim bence.
devlet bahçeli'ye ve solcu katili mhp'ye övgüler dizen ilhan selçuk'un baş yazarlığını yaptığı gazeteden ne beklersin?
Ahde vefa beklerim Cumhuriyeti Atatürk kurdurmuş,ne yapsın onlarda Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyete sahip çıkmaya çalışıyor,