PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Turan Dursunun Çarpık Eserlerine Yanıtlar


Ammar
21-06-2005, 03:15
her ne kadar Analamak istemeselerde yada Anlama Kapasiteleri Yetmesede Turan Dursunun Ne Denli Kelime Oyuncusu Herkes Tarafından Bilinmektedir

Buyrun Turan Dursun Yayınlarına hayran Kalanlar, turan Dursunun Sizlere aktarmış Olduğu Eserlerin Yanıtları :

TURAN DURSUN'UN SAÇMA İFTİRALARI
Materyalistlerin belirgin özelliklerinden biri, savundukları görüşlerin son derece sığ ve basit olması ve bunları savunurken çeşitli göz boyama ve sahtekarlıklara kolayca başvurabilmeleridir. Özellikle din aleyhinde yürütmeye çalıştıkları propaganda, tarih boyunca yalanlar ve çarpıtmalarla dolu olmuştur.

Türkiye'de bu rolü üstlenenlerin başında ise Turan Dursun gelmektedir. Yazdığı İslam ve Kuran aleyhindeki kitaplarla, bu kitaplardaki basit çarpıtmalarla, ciddiyetsiz iddialarla, bozuk mantıklarla, bir kısım cahil veya din aleyhinde önyargılı kimseleri etkilemiştir. Çoğu kez cevap bile vermeyi gerektirmeyecek kadar saçma ve tutarsız iddialar öne süren Turan Dursun, aslında öne sürdüğü iddialar açısından değil de, sahip olduğu bozuk mantık örgüsü nedeniyle ele alınması ve incelenmesi gereken bir isimdir. Yazdıkları, Allah'ın Kuran'da inkarcılar için verdiği "akletmeyen bir kavim" (Haşr Suresi, 14) hükmünün birer teyidi durumundadır.

Turan Dursun'un çeşitli iddiaları arasında dikkat çekici olanlardan biri, Kuran'ı ve dolayısıyla İslam'ı ırkçılıkla itham etmesidir. İslam'ın sadece Araplara vahyedilmiş bir din olduğunu, peygamberimiz Hz. Muhammed'in de Türklere karşı olumsuz hisler beslediğini ileri sürmüştür. Ancak bu iddiasını ne gibi mantıklara ve delillere dayandırdığı incelendiğinde, son derece basit çarpıtmalar, cehalet ve yalanlar ortaya çıkmaktadır.

Bu makalede, Turan Dursun tarafından yazılıp 1990 yılında 2000'e Doğru dergisinde yayınlanan, ve takipçileri tarafından hala internette yayınlanmaya devam eden bir yazıyı ve bu yazıdaki çarpık iddiaları ele alacağız.

1) Kuran’da Irkçılığın Olduğu Ve Yahudilerin Üstün Irk Olarak Belirtildiği İftirası

Turan Dursun, sözkonusu yazısında Kuran'da ırkçı bir yaklaşım olduğunu iddia etmiştir. Hem de bu ırkçılığın "Yahudi ırkçılığı" olduğunu ileri sürmüştür. Kuran'da "En üstün toplum, İsrail toplumu" dendiğini iddia etmiş ve ardından kendince bir "çelişki" vehmetmiştir:

"Bir yanda İslam dünyasındaki "yahudi düşmanlığı", öbür yanda da, Kur'an'daki "Tanrı"nın "İsrailoğulları"na böyle seslenişi... Bir çelişkidir bu." (2000'e Doğru 28 Ocak 1990, Yıl 4, Sayı 5)

Oysaki gerçekler incelendiğinde Turan Dursun'un bu iddiasının son derece saçma bir itiraz olduğu açıkça görülmektedir. Turan Dursun'un iddiasına dayanak gibi göstermeye uğraştığı Kuran ayeti şu şekildedir:

Ey İsrailoğulları, size bağışladığım nimetimi ve sizi alemlere üstün kıldığımı hatırlayın. (Bakara Suresi, 47)

Normal bir akla sahip olan herkes anlar ki, bu ayette geçmiş zamandaki bir "üstünlükten" söz edilmektedir. Allah, İsrailoğullarına, onları bir zamanlar nimetlendirdiğini ve üstün kıldığını hatırlatmaktadır. İsrailoğulları'yla ilgili diğer Kuran ayetlerine ve kıssalarına baktığımızda, bu nimetin ve üstünlüğün nasıl olduğunu da açıklıkla görebiliriz. Allah, İsrailoğulları'nın atası olan Hz. İbrahim'den başlayarak, onlara peygamberler göndermiş ve aralarında yaşadıkları putperest kavimlere karşı onları manen üstün kılmıştır. Firavun döneminde Mısır'da baskı ve zulüm görürlerken, onları Hz. Musa vesilesiyle kurtarmış, ardından Hz. Musa'ya Tevrat'ı indirmiş ve İsrailoğulları'nı bu kutsal kitapla doğru yola yöneltip şereflendirmiştir. Hz. Musa'dan sonra da İsrailoğulları'na pek çok peygamber gönderilmiştir. Bunlar, Allah'ın bu kavme olan lütuf ve nimetleridir.

Ancak İsrailoğulları'nın önemli bir bölümü bu nimete layık olamamış, kendilerine gönderilen peygamberlere itaatsizlik etmiş, Allah'ın vahyi olan Tevrat'a başkaldırmış, hatta Tevrat'ı kendi menfaatlerine uygun olarak değiştirip tahrif etmiştir. Böylece Allah'a vermiş oldukları sadakat ahdini bozmuşlardır. Bir ayette İsrailoğulları'nın bu durumu şöyle anlatılır:

Andolsun, Allah İsrailoğullarından kesin söz (misak) almıştı. Onlardan oniki güvenilir- gözetleyici göndermiştik. Ve Allah onlara: "Gerçekten ben sizinle birlikteyim. Eğer namazı kılar, zekatı verir, elçilerime inanır, onları savunup-desteklerseniz ve Allah'a güzel bir borç verirseniz, şüphesiz sizin kötülüklerinizi örter ve sizi gerçekten, altından ırmaklar akan cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim inkar ederse, cidden dümdüz bir yoldan sapmıştır."Sözleşmelerini bozmaları nedeniyle, onları lanetledik ve kalplerini kaskatı kıldık. Onlar, kelimeleri konuldukları yerlerden saptırırlar. Kendilerine hatırlatılan şeyden pay almayı unuttular. İçlerinden birazı dışında, onlardan sürekli ihanet görür durursun. Yine de onları affet, aldırış etme. Şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever. (Maide Suresi, 12-13)

Görüldüğü gibi, İsrailoğulları'nın Turan Dursun'un iddia ettiği manada, yani tüm bir ırk olarak üstün kılınmaları sözkonusu değildir. Allah, İsrailoğulları'nı bir ırk olarak, yani ahlak ve tavırlarından bağımsız olarak, kalıcı bir şekilde "üstün kılmış" değildir. Allah'ın Hz. İbrahim'e olan vahyini bildiren bir ayet, bu gerçeği vurgulamaktadır:

Hani Rabbi, İbrahim'i birtakım kelimelerle denemişti. O da tam olarak yerine getirmişti. (O zaman Allah İbrahim'e): "Seni şüphesiz insanlara imam kılacağım" dedi. (İbrahim) "Ya soyumdan olanlar?" deyince (Allah:) "Zalimler benim ahdime erişemez" dedi. (Bakara Suresi, 124)

Görüldüğü gibi Allah Hz. İbrahim'in soyundan olanları bir ırk olarak üstün kılmamış, aksine bu ırktan olup da zalim olanların Allah'ın ahdine, yani İsrailoğulları'na verdiği üstünlük ahdine dahil olmayacağını haber vermiştir. Allah'ın Hz. İbrahim'e ve soyuna verdiği üstünlük, ırk manasında bir üstünlük değil, her kim Hz. İbrahim'in yolunu izler, onun ahlak ve inancını takip ederse, onun tarafından devralınacak manevi bir üstünlüktür. Nitekim Allah "doğrusu, insanların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar ve bu peygamber ile iman edenlerdir. Allah, mü'minlerin velisidir" buyurarak (Al-i İmran Suresi, 68 ), çağımızda Hz. İbrahim milletinin Müslümanlar olduğunu bildirmiştir.

Allah, insanlar arasındaki ırk, soy, kabile bağlarının bir üstünlük konusu olmadığını da aşağıdaki ayetiyle açıkça bildirmiştir:

Ey insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz, Allah katında sizin en üstün olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır.” (Hucurat Suresi, 13)

Dolayısıyla Kuran'da ırkçılık olduğunu iddia etmek, ancak bu konuda hiç bir şey bilmeyen ve muhakemesi de zayıf olan insanları kandırabilecek bir iftiradır.

Turan Dursun ve diğer materyalistler, eğer ırkçılığın kaynağının ne olduğunu gerçekten öğrenmek istiyorlarsa, kendi dünya görüşlerinin temelini oluşturan evrim teorisini incelemelidirler. Çünkü, yeryüzündeki ırklar arasında kalıtsal "üstünlükler" bulunduğu, bazılarının "ileri" bazılarının ise "geri" olduğu iddiasının kaynağı, Darwin'in evrim teorisinden başka bir şey değildir.

2) Kuran’ın Sadece Araplar Ve Mekke Çevresindekiler İçin Gönderildiği İftirası

Turan Dursun'un bir diğer iddiası, Kuran-ı Kerim'in sadece Araplara yönelik bir kitap olarak vahyedildiği, diğer milletlerin Kuran'dan sorumlu olmadığı şeklindedir. Bunu, şu sözleriyle ileri sürmektedir:

“Kur'an'ın bütünü içinde, Muhammed'in "kavm"ından, yani "toplum"undan "Tanrı vahiyleri"ni, bu "toplum"a iletmek zorunda olduğundan, bunu yaptığından söz edilir. Muhammed'in "toplum"u, "Arap toplumu"dur. Öyleyse "muhattap" da bu toplumdur. Kur'an, kendi deyimiyle "Arapça", seslendiği kesim de, "Araplar". Ama "Araplar"ın da tümü değil; yalnızca "bir kesimi". Korkutma yalnız "Mekke ve çevresi"ne. Ayetler çok açık. "Kur'an"la yapılan "uyarı"ların, "korkutma"ların, "Mekke" (Ümmü'l-Kura) ve "çevresi"ne yönelik olduğu, En'am suresinin 92., Şura suresinin 7. ayetinde, kuşkuya yer bırakmayacak bir açıklıkla anlatıyor." (Turan Dursun, 2000'e Doğru, 28 Ocak 1990, Yıl 4, Sayı 5)

Turan Dursun’un bu iddiasına delil olarak kullanmaya çalıştığı ve bu amaçla çarpıtarak yorumlamaya kalktığı ayetin meali şu şekildedir:

İşte bu (Kur'an), önündekileri doğrulayıcı ve şehirler anası ile çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz kutlu Kitaptır. Ahirete iman edenler buna inanırlar. (Enam Suresi, 92)

Turan Dursun'un "Mekke" anlamında yorumladığı kelimenin ayetteki asıl ifadesi "ümmü’l kura"dır. Bu kelimenin sözlük karşılığı ise "köylerin, kasabaların, kentlerin anası" demektir. Yani bu kelimeyle sadece Mekke değil, bütün ana şehirler, kasaba ve köyler ifade edilmiş olur. Mekke de bir şehir merkezidir, fakat "ümmü’l Kura" Mekke ile sınırlı olmayıp, tüm zamanların tüm merkezi şehirlerini kapsamaktadır. Dolayısıyla, "Kuran sadece Mekke çevresindekilere yöneliktir" diye bir iddiada bulunmak, sadece bu iddia sahibinin cehalet veya samimiyetsizliğini gösterir.

Gerçekte üstteki ayette Turan Dursun seviyesindeki kişilerin hiç kavrayamayacakları bir hikmet açıklanmakta, İslam'ın bir tebliğ yöntemi olarak önce merkezi şehirlere, ardından bunların çevresine yayılmasına işaret edilmektedir.

Dikkat edilirse Turan Dursun, bir önceki başlık altında (ırkçılık iddiasında) karşılaştığımız çarpıtma yöntemini burada bir kez daha kullanmaktadır. Bir ayeti ele almış, içinde geçen bir kavramı kasten yanlış yorumlamış, dahası bu konuyu açıklayan, tefsir eden diğer Kuran ayetlerini kasten görmezlikten gelerek basit bir çarpıtma yapmıştır.

Nitekim bu konuyla ilgili diğer ayetlere baktığımızda, Turan Dursun'un ne kadar büyük bir çarpıtma yaptığı tüm açıklığıyla ortaya çıkar. Hz. Muhammed'in tüm insanlığa gönderilmiş bir peygamber olduğu ve Kuran hükümlerinden kıyamete kadar tüm insanların sorumlu tutulduğu pek çok ayette vurgulanmıştır. Aşağıdaki iki ayet, konuyu açıklığa kavuşturmaktadır:

Biz seni ancak bütün insanlığa bir müjde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar. (Sebe Suresi, 28)

De ki: Ey insanlar, ben Allah'ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisi (peygamberi)yim. Ki göklerin ve yerin mülkü yalnızca O'nundur. (A'raf Suresi, 158)

Görüldüğü gibi İslam peygamberi Hz. Muhammed, tüm insanlar için bir uyarıp korkutucudur. Tüm insanlar da Kuran'a uymakla sorumludur.

Turan Dursun'un iddiasının ikinci kısmı ise, Kuran'ın sadece Arapça bilenlere gönderildiği şeklindedir. Oysa Kuran’ın Arapça olması, bu kitaptan sorumlu olanların sadece Araplar olduğu anlamına gelmez. Yeryüzünde pek çok farklı dil konuşulmaktadır ve insanlara vahyedilecek bir kitabın doğal olarak bu dillerin birisinde olması gerekmektedir. İslam peygamberi Hz. Muhammed Arap olduğu ve etrafındaki insanlar da Arapça konuştuğu için, Kuran da Arapça olarak vahyedilmiştir. Ancak Kuran'ın anlamı her milletin kendi dilinde rahatlıkla tefsir edilebilir, açıklanabilir ve hükümleri anlaşılabilir. Nitekim öyle de olmuştur. Kuran'ın Arapça olması, diğer milletlerin İslam dinini öğrenmelerini ve uygulamalarını hiç bir şekilde engellememiştir.

3) Peygamberimizin Türkler Hakkında İthamlarda Bulunduğu İftirası

Turan Dursun'un milliyet konusundaki üçüncü asılsız iddiası, peygamberimiz Hz. Muhammed'in Türklere düşman olduğu yönündedir. Bu iddiasına delil olarak bazı sahih (doğru) olmayan, "mevzu" (yani peygambere atfedilerek sonradan uydurulan) hadisleri göstermeye çalışmıştır. Turan Dursun'un aktardığı hadisler şu şekildedir:

- Müslümanlar, Türklerle öldürüşmedikçe, kıyamet kopmayacaktır. Yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş(kalın) derili olan bu toplumlar.... kıl giyerler."

-"Siz (müslümanlar), küçük gözlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan toplumla öldürüşmedikçe kıyamet kopmayacaktır."

Turan Dursun'un aktardığı bu hadislerin, peygamberimiz tarafından söylenmemiş, vefatından çok sonra bir takım art niyetli kimseler tarafından uydurulup ona atfedilmiş sözler olduğu bilinen bir gerçektir. "Mevzu hadisler" olarak bilinen bu gibi hadisler, başlı başına bir inceleme alanıdır. Bu konuda pek çok İslam alimi eserler yazmış, mevzu hadislerin genel özelliklerini tespit etmişlerdir. Bu konuda kabul edilen bir prensibe göre, bir milleti sırf milli kimliğinden dolayı yeren veya öven hadislerin hepsi uydurmadır. Bu şekilde pek çok uydurma hadis vardır. Turan Dursun'un aktardığı gibi Türkleri yeren ve kötüleyenler olduğu gibi, Türkleri dünyanın en üstün milleti gibi tanıtan uydurma hadisler de bulunmaktadır. Aynı şekilde Arapları da abartılı derecede öven veya yeren uydurma hadisler olduğu malumdur. Tüm bunlar, milli bir taassup içindeki kimseler tarafından uydurulmuş ve peygamberimize atfedilmiş uydurma sözlerdir.

Bu sözlerin uydurma olduğunun en büyük ispatı ise, Kuran'a aykırı olmalarıdır. Allah, başta da belirttiğimiz gibi, milletler, kavimler veya kabileler arasındaki farkların önemli olmadığını, önemli olanın takva (Allah korkusu ve bundan kaynaklanan ahlak) olduğunu Kuran'da açıklamıştır. Allah'ın hükmü bu iken elbette peygamberimizin farklı bir düşünce içinde olması düşünülemez. Aksine peygamberimiz, Kuran'ı en iyi şekilde anlayan, uygulayan, hayata geçiren ve Kuran'ın hiç bir hüküm ve ilkesinden taviz vermemiş kutlu bir insandır.

Sonuç

Turan Dursun'un burada ele aldığımız ve cevaplandırdığımız iddiaları, bu kişinin Kuran ve İslam aleyhindeki iftiralarının ne kadar cahil, akılsız ve samimiyetsiz bir yaklaşımın ürünü olduğunu da göstermektedir. Basit kelime oyunlarıyla, bir ayetin anlamını Kuran'ın genelinden koparıp çarpıtarak ileri sürdüğü iddialara, küçük kurnazlıklar ve göz boyamalar hakimdir. Kullandığı üslup, adeta "çocuk kandırma yöntemi" gibidir.

Turan Dursun'un İslam ve Türk milleti hakkındaki iddiaları, bu "çocuk kandırma yöntemi"nin bir örneğidir. Kuran'ı ve peygamberimizi sadece Araplara hitap eden ve Türkleri kötüleyen kaynaklar gibi göstererek, kendince Türk milletini İslam'dan soğutacağını zannetmiştir. Oysa Kuran'ı bilen ve muhakemesi düzgün işleyen bir insanın bu gülünç kışkırtmalara asla itibar etmeyeceği, aksine bunları öne süren kişilerin zeka ve kültür düzeyini gülünç bulacağı aşikardır.

Gerçekte sadece Turan Dursun'un değil, onunla aynı çizgideki Kuran ve İslam düşmanı ateistlerin tüm iddiaları; Kuran'ın Allah'ın Hak Kitabı olduğunu, içinde hiç bir çelişki ve uyumsuzluk bulunmadığını, Kuran'a karşı çıkanların ise sadece iftiralar ve yalanlar öne sürebildiklerini gösteren önemli bir "iman hakikati"dir. Allah inkarcıların içine düştükleri bu acze, Kuran'da şöyle dikkat çeker:

Sana nasıl örnekler vererek saptıklarına bir bak, artık onların bir yola güçleri yetmemektedir. (İsra Suresi, 48)

kayser
23-06-2005, 12:52
Ammar
tamam israilliler için olan ayetler ırkçı değil diyelim.peki kuran olmayan
ayetlerle ırkçılık yapmıyor mu.muhammedin ıvırına zıvırına bir sürü ayetle
dolu olan onun kaç karı alacağını hangisini ne zaman becereceğini anlatan
o zamanın araplarıyla ilgili daha birçok gereksiz bilgiyle dolu olan kuran
neden kızılderililer hakkında hiçbirşey söylemez.Putatpan mekkelilerin
inançlarını eleştirirken ayrıntılara girer de japonların inançlarına niye birşey demez
.Hayvanlar ve bitkiler arasında bile ırkçılık yaparak defalarca deveden ve hurmadan bahseder de niye kangurudan asya kaplanından
kaoladan foklardan asırlık sekoya ağaçlarından bahsetmez.Bunun sebebi
muhammedin ve yardımcılarının bunlardan habersiz olmalarımıdır

melih
23-06-2005, 13:12
neden beni kureyza katliamını yaptılar neden gece baskınları yaptılar neden semerkant,baykent,talkan katliamlarını yaptılar.o dediğin ayetleri yahudileri sırf yanına çekmek için yazılmış ayetlerdir.baktılar yanlarına alamadılar hemen bir ayet yazdılar Yahudilerden ve hıristiyanlardan dost edinmeyini onlar bir birinin dostudur demek ne zamandan beri evrensel bir cümle oluyor.işlam öncesinde mekkelilerle yahudiler ve hıristiyanlar arasında bir sorun yokken neden islam sonrasında oldu.Türklerle öldürüşün ayeti neden diyanet kıtaplığında varbye bye

Onur_T
23-06-2005, 21:40
adami önce öldürdüler şimdide kagitr kalem alip eleştiriyorlar bu kıt beyinliler.
:lol: :lol: :lol: :lol: :lol:

Cihadery
28-06-2005, 12:26
Sizler nasıl islam ışığını söndürmeye çalışıyorsunuz [ ki bu imkansız..o ateş sizi de alıp götürür ] biz de dinimize düşmanlık edeni öldürürüz..Ben kendi şahsıma konuşuyorum.. Allah a peygambere küfüfr edenin katli helaldir..Ama bizler yine de önce dini tebliğ yaparız daha sonra gereken yapılır..Ama dinime düşmanlık edeni acımadan öldrürüm..

melih
28-06-2005, 13:02
sayın cihadery öldürüm kelimesini söylemen beni hiç şaşırtmadı sitede ki adın zaten kişiliğini yansıtıyor.ben hurafe dolu bilimle taban tabana zıt dininize saldırmaya devam edeceğim son camii'nin son tuğlası son imamın başına düşünceye kadar da mücadelemden vaz geçmeyeceğim.ama bu mücadelemi sizin gibi asarak keserek yapmayacağım bilimin ışığında yapacağım.Unutma Turan Dursun'un kalemine kalemle cevap vermediniz(veremediniz)silahla cevap verdiniz bu da sizin korkak olduğunuzun apaçık göstergesidir.

Cihadery
28-06-2005, 14:09
Melih dinsizi..

Cihad ne demektir bilirmisin?

Cihadın bir çok yolu vardır..

" cihadın en büyüğü nefisle yapılan cihaddır"

" malınızla canınızla Allah için cihad edin"

" işte onlar kurtuluşa erenlerdir"


Sen istesende canınla kanınla savaşamazsın..Çünkü ne uğruna savaşacağın belli değil..Ben dinim Allah'ım ve tüm insanlığın yaratıcısı adına onun düşmanlarıyla dolayısıyla benim de düşmanlarımla savaşırım...turan dursun hakkında burda birşey yazmayacağım

" ölüler arkasından konuşmayınız" ..Ben de ölü arkasından konuşmayı kendime uygun bulmuyorum..Şüphesiz Turan Dursunun öldürülmesinde de gereken nedenler rol oynamıştır...Hiçkimse boş yere öldürlmez..

Neden ıraktaki - çeçenistandaki- afganistandaki katliamları hiç söylemiyorsunuz..Bu insanlar sadece müslüman oldukları için işkencelere maruz kalıyorlar ve bacılarımız namuslarından oluyorlar..bu vahşet değilmi? bunları yapan medeniyet canavarları değilmi? medeniyet adı altında insanları sömüren kişiler değilmi? Türkiyede de bunun birçok ispatı var..Müslüman oldukları için işkencelere maruz kalan ve işkencelerde Şehadete kavuşan müslüman kardeşlerimiz [ allah şehadetlerini kabul etsin] in ne suçu vardı? İslamı yaşamak ve yaşatmaktı..neden buna izin verilmedi..Türkiye laik bir ülke değilmi? neden bunlar yapıldı...neden medeni canavarlar işkencede kardeşlerimi şehit etti? hergün kardeşlerimi medeni canavarlar işkencelerde şehit ederlerken nasıl burda allah düşmanlarına kardeş durmamı bekleyebilirsin? kanımın son damlasına kadar sizin gibilerle savaşacağım...


"Unutma Turan Dursun'un kalemine kalemle cevap vermediniz(veremediniz)silahla cevap verdiniz bu da sizin korkak olduğunuzun apaçık göstergesidir"

Beni gldürme ... Üstad Bediuzzamn [ said.nursi ] kalemiyle cihad etti..Birçok alimimiz kalemiyle cihad etti..ama sonunda şehit edildi..ya da zindanlarda çürüdür.. Flistinde çocuk yaşta olan müslüman gençlerimiz [ Rabbim onların yardımcısı olsun ] TANKA KARŞI TAŞLA SAVAŞIRKEN SİZLER BURADA NASIL BUNLARI SÖYLEYEBİLRSİNİZ...Korkaklık hangisi sence? işkencede cılız bedenlere uygulnan vahşi işkenceler mi? Tanka karşı taş mı? sapanmı? yoksa bi dinsizin bu topraklardan kaldırılması mı?

melih
28-06-2005, 15:53
CİHADERY MÜSLOSU FİLİSTİNDE YAŞANAN OLAYLARA BEN SİZDEN DAHA ÇOK ÜZÜLÜYORUM ORADA Kİ 600 MİLYON AMERİKAN UŞAĞI ARAPLAR 7 MİLYON YAHUDİ TOPLUMUYLA BAŞ EDEMİYORSA BEN NE YAPAYIM.BANA NİYE KIZIYORSUN BİZ DİNSİZLER Mİ FİLİSTİNLİLERİ KATLEDİYORUZ.YİNE SEMAVİ DİNLERDEN DİN UĞRUNA YAHUDİLER BU KATLİAMI YAPIYOR GÜNDE 5 VAKİT NAMAZ KALAN HER YIL HACCA GİDEN UMRE YAPAN AMERİKAN KÖPEKLERİ ARAPLARLA UĞRAŞ ATEİST İNSAN KISACIK ÖMRÜNDE MUTLU OLMAK İSTER BENİM MUTLU OLMAM DÜNYADA Kİ BÜTÜN İNSANLARIN MUTLU OLMASI DEMEKTİR.ŞU LANET OLASI DİNLER YÜZÜNDEN MUTLU OLAMIYORUM.SEN DİYORSUN Kİ TANRININ BİR CEHENNEMİ VAR BEN DE DİYORUM Kİ TANRININ İKİ CEHENNEMİ VAR ÇÜNKÜ GAZETELERİ OKUDUĞUM ZAMAN TELEVİZYONLARI İZLEDİĞİM ZAMAN RADYOLARI DİNLEDİĞİM ZAMAN BU DÜNYANIN'DA CEHENNEM OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM
TANRININ BİLE CEHENNEMİ VAR BU TANRININ İNSANA OLAN SEVGİSİDİR.MAALESEF BANA CEHENNEMİ YAŞATIYORSUNUZ.

undergrant
31-07-2005, 23:21
ALLLAHIN VARLIĞINA İNANMAYANLAR.........


BİR AYRAN ALIN ELİNİZE VE BİRDE TUZ SONRA TUZU ALIN VE AYRANIN İÇİNE ATIN VE KARIŞTIRIN NE OLACAK TUZ KAYBOLACAK SİZE SORUYORUM TUZ NERDE TABİKİ HERYERDE İŞTE ALLAHTA HERYERDEDİR

Jingo
19-11-2012, 18:23
ALLLAHIN VARLIĞINA İNANMAYANLAR.........


BİR AYRAN ALIN ELİNİZE VE BİRDE TUZ SONRA TUZU ALIN VE AYRANIN İÇİNE ATIN VE KARIŞTIRIN NE OLACAK TUZ KAYBOLACAK SİZE SORUYORUM TUZ NERDE TABİKİ HERYERDE İŞTE ALLAHTA HERYERDEDİR

Sen böyle mantık kur.

Ondan sonra "Müslüman ülkeler niye bilimde ilerlemiyor?" de.

Güler misin ağlar mısın

Natan
19-11-2012, 19:21
ALLLAHIN VARLIÐINA ÝNANMAYANLAR.........


BÝR AYRAN ALIN ELÝNÝZE VE BÝRDE TUZ SONRA TUZU ALIN VE AYRANIN ÝÇÝNE ATIN VE KARIÞTIRIN NE OLACAK TUZ KAYBOLACAK SÝZE SORUYORUM TUZ NERDE TABÝKÝ HERYERDE ÝÞTE ALLAHTA HERYERDEDÝR

helal olsun vallahi! Bir adet ayran ve azicik tuz aliyorsunuz. Tuzu ayrana boca edip Yuce Allahu Tealanin varligini ispatliyorsunuz.:)

Bu forum karpuzla tanrinin varligini ispatlayani da gormustu:D
Karpuz var= tanri var diyodu..sonra kendi varligi son buldu forumda.:D

Firestorm
19-11-2012, 19:25
helal olsun vallahi! Bir adet ayran ve azicik tuz aliyorsunuz. Tuzu ayrana boca edip Yuce Allahu Tealanin varligini ispatliyorsunuz.:)

Bu forum karpuzla tanrinin varligini ispatlayani da gormustu:D
Karpuz var= tanri var diyodu..sonra kendi varligi son buldu forumda.:D

Mesela senin varlığın mesihin varlığını işaret ediyor. Sen yeni mesihsin "New Jesus" :heh:

kurtulusislamda
26-11-2012, 12:05
helal olsun vallahi! Bir adet ayran ve azicik tuz aliyorsunuz. Tuzu ayrana boca edip Yuce Allahu Tealanin varligini ispatliyorsunuz.:)

Bu forum karpuzla tanrinin varligini ispatlayani da gormustu:D
Karpuz var= tanri var diyodu..sonra kendi varligi son buldu forumda.:D
bir fırca 1 kova su ile ALLAHU TEALANIn yokluğuna,ve bu uazzam dongunun rastgele olduğunu inanalara ne demeli,sizdeki mantık nasılda örtüşüyor şu yazdıklarınla?
bu forum aynı zamanda fırca ve 1 kova su ile ALLAHIN yokluğunuda inanalarla dolu :peace:

Jingo
01-12-2012, 06:44
bir fırca 1 kova su ile ALLAHU TEALANIn yokluğuna,ve bu uazzam dongunun rastgele olduğunu inanalara ne demeli,sizdeki mantık nasılda örtüşüyor şu yazdıklarınla?
bu forum aynı zamanda fırca ve 1 kova su ile ALLAHIN yokluğunuda inanalarla dolu :peace:

"Çamurdan dirilen adam masalı"na inanmaktan iyidir, ve bilimseldir ayrıca.

Öbürünün bilimsel bir özelliği yok.

Aradaki farkı anlamanız için 20 sene kitap okumanız lazım :thumb:

En güzeli, liseye tekrar kayıt yaptırıp oradan başlayın. Fizik okuyun biraz, biyoloji falan okuyun.

Karbon neymiş, eğik atış neymiş, sürtünme kuvveti neymiş... bunları sindirin biraz.

Ondan sonra bu konularda yorum yaparsınız :)

Sizdeki MANTIK(!) şu çünkü;

Çayda şeker kayboluyor = Allah var.

Ben artık "İslam ülkeleri bilimde niye ilerlemiyor?" diye sormaktan vazgeçtim.

Gereksiz bir soru çünkü, cevap ortada.

Birileri ay'a çıkıyorken, öbürlerinin "Oruçluyken diş fırçalamak orucu bozar mı?" ya da "Sakal sünnet midir?" gibi konuları tartışıyor olmasından belli her şey.

Süpürge-su'ya gülenler, çamurdan dirilen adam masalı'nın komikliğini nedense hiç göremez.

Sayenizde, İslam ülkeleri tarih sahnesinden SERT şekilde elenecektir.

Siz ise bu halinizle bunun mimarısınız. Eserinizle övünebilirsiniz. :thumb:

Ha yok, ben yanlış düşünüyorsam, o zaman bu İslam ülkelerinin hali ne diye sorarlar adama.

Nerede verecek cevap? Fos.

Daha öbür konulara girmeye lüzum yok.

Olimpiyat
01-12-2012, 12:34
Kurtuluşislamda ilginç bir üye idi.Onun gibi birçok müslüman uğradı foruma, uğramaya da devam ediyor.

Ama çok acı halleri. Açıkçsı insanlık adına üzülüyorum.
Deve sidiği içmek sünnettir diye bir hadis bulsalar Arabistan a gidip deve sidiği içecekler.

Din denen şey, akıl ve mantığı bloke ediyor. Çok yazık...

Sesli
01-12-2012, 17:52
İman denilenin akıl hapisanesi olduğu çok açık ve kesindir. Hapisaneden kurtuldunuz mu, gerçekle karşılaşırsınız. Hapisanede ise daima oranın hükümlerine uyacaksınız.

İlahi dinler insan zihnini hapis etmekle görevlidir. Bu nedenle kişilere yardım etmek istiyorsak, onlara hapisaneden çıkışın yollarını göstermemiz gerekir.

Aksi halde, kişisel sataşmalar onları hapisanede daha güvenli oldukları kanısına itecektir.

FARKINDALIK / FARKINDALIK / FARKINDALIK

yasamask
02-12-2012, 01:40
Sizler nasıl islam ışığını söndürmeye çalışıyorsunuz [ ki bu imkansız..o ateş sizi de alıp götürür ] biz de dinimize düşmanlık edeni öldürürüz..Ben kendi şahsıma konuşuyorum.. Allah a peygambere küfüfr edenin katli helaldir..Ama bizler yine de önce dini tebliğ yaparız daha sonra gereken yapılır..Ama dinime düşmanlık edeni acımadan öldrürüm..

islamın ışığı :)

türklerin en büyük hatası o caanım budizm inancından vazgeçip
düşlerin kirletildiği mantığın yerle bir edildiği islama geçip cennet vaazlarına kanıp cehennemlerini yaratmaları idi...

boşuna dememişler insan kendi cehennemini kendisi yaratır diye..

şimdi seni ve sözlerini görüyorum sn. Cihadery. sen düşünen insanoğlu için bir cehennemsin!..

Jingo
02-12-2012, 01:50
İslam'ın ışığı(!)

Ne kadar komik bir kelime öyle değil mi?

Hayallerde yaşayan insanların kuru avuntuları...

Dünyayı kendi köyünden ibaret sanan insanlardan farkınız yok ne yazık ki.

O İslam'ın ışığı ki, kadına etmediğini bırakmamış, bilim'in önüne her zaman set koymuş, büyü, cin gibi safsatalarla insanların yüzyıllarını çar çur etmiş, cariye gibi bir kavramla insanlığın yüz karası olmuş, kan görmeden gözüne uyku girmeyen canavarlar yaratmış...

Ama tarif çok şık: "İslam'ın ışığı".

Şu halinizi tarif edecek bir kelime bulunamadı henüz.

kurtulusislamda
03-12-2012, 11:01
Kurtuluşislamda ilginç bir üye idi.Onun gibi birçok müslüman uğradı foruma, uğramaya da devam ediyor.

Ama çok acı halleri. Açıkçsı insanlık adına üzülüyorum.
Deve sidiği içmek sünnettir diye bir hadis bulsalar Arabistan a gidip deve sidiği içecekler.

Din denen şey, akıl ve mantığı bloke ediyor. Çok yazık...
valla ne diyeyim aynı temennilerin için bende sana üzülüyorum,ne gariptir dimi,
ALLAHU TEALANIN varlığına inanmak,inançlı olmak zaten bilimle alakası yooki,yani demem şu ki inanmak için illaki mutlak gecerli olan bilim dinle gecerlideildir.
KALBEN inanmak esastır zira,:bounce:
kalben varlığını hissedebiliyorsan inanır olursun,
bir arkadaşınızda turandursunun deneyinin herhangi bir bilimsel fonksiyonu yok demiş evet katılıyorum,aynı şekilde cay-şeker mevzusu içinde gecerli ama her 2 olasılıkla kişiler bir şeye karar veriyor.biri inanırlığına diğeri yokluğuna,o halde hissiyatlar önemli
...benim akıl kafesim dinle hapiste ise sizlerinde aynı şekilde oldu bitti ile kapalı,her halukarda 2 tarafında kendilerine göre savundukları gecerli esaslar mevcut.
benim için gecerli olan bu dünyanın düzenin rast gele olamıyacağı fikri,ve tasarlayan fikri bende mevcut ise
sizdede rastgele oluşum fikri gecerli o halde niye 2de bir iman kafesine sıkışmışterimlerini kullanıp duruyorsunuz?

rojawelad
13-12-2012, 20:23
Artık Turan Dursun'a müslümanlar cevap yazmasın.

O yaşarken hocalarımız neredeydi

Hele Diyanet'in görevlileri Turan DURSUN'un karşısına dikilebildi mi...

balyapan
13-12-2012, 23:31
Artık Turan Dursun'a müslümanlar cevap yazmasın.

O yaşarken hocalarımız neredeydi

Hele Diyanet'in görevlileri Turan DURSUN'un karşısına dikilebildi mi...
ünlü kova deneyini mi anlatacaktı.:D

Jingo
13-12-2012, 23:34
ünlü kova deneyini mi anlatacaktı.:D

Siz bırakın "kova deneyi"ni de, Din Bu serisine kaç cevap kitabı yazılmış onu söyleyin hele?

Süleyman Ateş'in boş kıvırmaları dışında?

"Kova deneyi" diye alay ettikleri için mi öldürülmüş?

Yoksa MÜSLÜMAN ALİM(!)LER cevap veremediği için mi öldürülmüş?

Niye cevap verememişler? İlimleri mi yetmemiş?

Hala daha "kova deneyi"...

Tamam "Kova deneyi çok komik ehehe", yarın cumaya gidiyorum. Abdest tazeleyeyim hemen.

cehset
11-01-2013, 01:15
Sen böyle mantık kur.

Ondan sonra "Müslüman ülkeler niye bilimde ilerlemiyor?" de.

Güler misin ağlar mısın

arkadaşın t.d. dan daha iyi mantık kurduğu kesin. helal :ranger:

geldikmi
15-07-2013, 22:31
Yüzyıl Dergisi, sayı 6'da kendi ağzından şöyle anlatır: "Allah'a inanıyordum. Ancak deneyimler yaptım kendi kendime. Su dolu kovanın içine süpürgeyi batırıp duvara sürdüm. Şekiller bir rastlantı.. Dünya'nın oluşumu da öyle olmasın.. Bu arada o da tümden silindi." galaksimiz eşsiz bir düzen üzerine kurulmuştur . koskoca kainati süpergeyle anladığını söyleyen adam akıllımıdır ?

Deist1907
15-07-2013, 23:24
1. Turan dursun bir insandi bilgisi tabiki sinirliydi ve dine bir bakis acisi sundu begenirsiniz begenmezsiniz o kisiye kalmistir

2. dinsiz olmak icin turan dursunada einstein a da gerek yoktur kurani okuyun incili tevrati sumer tarihini misir tarihini yeterlidir hatta kuran bile yeterlidir.. eger pozitivist ve rasyonel bir bakis aciniz var ise

3. Rasyonel olarak dinlerin mümkün olmadigi ve yalan oldugunu düsünebilirsiniz lakin dinlerde anlatilan cogu özellikle incil ve tevrat daki sey suan gerceklesmemektedir mesela misirli büyücülerin odunu yilana cevirmesi vsvs

4. bilimsel olarak tanrinin ne varligi ne yoklugu kanitlanabilir cünkü bilim gözlem - deney - sonuc üzerinden gider tanrinin varligi ise bilim ötesi daha cok felsefenin metafizik alanina girer o yüzden tanriyi ve metafizigi kabul etmeyen ateistin tanri yok demesi mantiksizdir

5. bir müslüman gaza gelmis keseriz yikariz vs siz gidin önce icinizdeki sorunlari cözün evrim hizini kaybetmeden devam etmektedir hernekadar 1000 yil geriden gelsenizde islamda yavas yavas evrimlesmektedir ilimlasma politikasi hristiyanlikta da vardi ve sonu geliyor hristiyanligin ikincisi maddi gücün hüküm sürdügü dünyada islam dünyasinin kuran a göre yasama rüyasi ikinci bir sacmalik türkiyede borsayi yabanci sermayesini araplardan petrol almayi kessinler 3. gün halk isyan eder laiklik diye angirir. bu önüne geleni tehdit eden basit insanlari umursamayin ne bilimden anlarlar ne üretirler bunlara batitilar ancak isleri düsünce ellerine silah verir masa olarak kullanirlar ki suriye arabistan yemen pakistan irak heryerde batinin kölesi durumundalar bati derken bugun islam düsmani cogunlugu parayi din iman olarak kabul edenlerden bahsediyorum. örnegin katar ve arabistan da abd üsleri var düsünün sizin en büyük düsmaniniz ve peygamberinize sahtekar gözü ile bakanlarin topraklarinizda askeri üstleri var ve gelip buraya ahkam kesiyorsunuz

KLAVYE CIHADCILARI SIZI :)

geldikmi
17-07-2013, 13:17
Turan DURSUN Diyorki :
Bakara Suresi’ndeki "derece"yle anlatılmak istenenin ne olduğunu, Kur'an yorumcuları ve İslam hukukçuları açıklarlarken şu görüşleri savunmuşlardır:

Erkek kadından birçok yönden üstündür:

1- Erkeğin akılca üstünlüğü vardır.

2- Diyette (kurtulmalıkta) üstünlüğü vardır.

3- Miras konularında üstünlüğü vardır.

4- Erkek, "kadı (yargıç)", hükümdar olur, kadın olamaz. Erkek tanıklığa da daha elverişlidir.

5- Erkek, kadının üstüne evlenebilir. Dilerse kansının, karılarının üstüne cariye de alabilir. Kadın için kocasının üstüne evlenmek gibi bir hakkı yoktur.

6- Mirasta erkeğin payı daha çoktur.

7- Erkek kadını boşayabilir; kadın erkeği boşayamaz. Erkek karısını boşadıktan sonra da süresi içinde dönüş yapabilir, kadının bu yönde bir hakkı yoktur.

8- Erkeğin ganimetten payı, kadınınkinden çoktur..." İslam dünyasının ünlü ve en yetkili Kur'an yorumcularından Fahruddin Râzî böyle sayar. (Bkz. F. Râzî, e't-Tefsiru'l-Kebîr, 6/95) Öteki yorumcular da benzer “sıralamalar” yaparlar ve Bakara Suresinin, "erkeğin, kadından derece yönünden üstün olduğunu" anlatan 228. ayetini böyle yorumlarlar. (Bkz. Taberi, Camiu'l-Beyân, 2/275-276; Tefsiru İbn Kesîr, 1/271; Dr. Kâmil Musa, Derece, Beyrut, 1987, s. 15-26.)

Kur'an'ın "Tanrı'sı, "erkeği kadına üstün yaptığını" duyurmakla kalmıyor; erkeklerin karılarına nasıl davranmaları gerektiğini de bildiriyor:

Turan DURSUN'un bu yazısında bir suçlama görüyoruz. İslamı ve Allah'ı kadınların haklarını gözetmemekle, kadınlara haksızlık etmekle, suçluyor.Peki Haklımı ?
Sözünü Ettiği Ayet :BAKARA 228. Boşanmış kadınlar, kendi başlarına (evlenmeden) üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer onlar Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanmışlarsa, rahimlerinde Allah’ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helâl olmaz. Eğer kocalar barışmak isterlerse, bu durumda boşadıkları kadınları geri almaya daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde belli hakları vardır. Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler. Allah azîzdir, hakîmdir. Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler: Evlenme amacında erkekler kadınlara ortak olmakla birlikte üzerlerinde bulunurlar, onları ve ellerindekini gözetir, muhafaza ederler, onları yönetir ve harcamada bulunurlar. Ailenin yükünü erkekler çekerler. Erkeklerin bu gibi yönlerden yerine getirecekleri fazla yükümlülüğe karşılık üstünlük ve dereceleri de fazladır ; fakat bunu kötüye kullanmamalıdırlar. Boşanmış olan bir kadını başka bir erkek almak isterse (boşanma süresinden sonra üç ay geçmemişse), kadının boşanmış olan kocası da karısını geri almak isterse, bu taktirde boşanan kişinin hakkı, başka erkeklerden önde gelir. Onlar daha çok hak sahibidirler. Kuran’ın tavsiye ettiği hayat anlayışında asıl muhatap insanın bizzat kendisidir. Bu bakımdan dinimizde kadın olsun, erkek olsun her iki cinsin çeşitli hak ve sorumluluklarından, sosyal hayattaki ilke ve kurallardan söz edilir.
Kısacası Hiç Kimse Kimseden Üstün değildir. erkeklerden üstün pek çok kadın vardır. İnancımıza göre Allah Kudret Sahibidir. Hiçbirşey Onun Rızası Dışında Olamaz İstemeseydi Kadınlara O Üstünlüğü Vermiş Olurmuydu.
"Erkek ve kadından kimi inanmış olarak bir iyilik yaparsa onu hoş bir hayatla yaşatırız Ahirette ise onların ücretini yaptıklarının en güzeliyle veririz" (Nahl Suresi /97)



"Rableri onlara karşılık verdi : Ben sizden erkek kadın, hiçbir çalışanın işini zayi etmiyeceğim Hep birbirinizdensiniz" (Al-i İmran Suresi/195)

“Müminlerin imanca en mükemmel olanı, ahlakı en iyi olanlarıdır. En hayırlı olanlarınızda kadınlara karşı hayırlı olanınızdır.”

(Riyazü’s-Salihin,76)



Erkek veya kadın, mümin olarak iyi işler yapan, cennete girer. Nisa 124

(KADINLARA ANCAK ASALET VE ŞEREF SAHİBİ KİMSE DEĞER VERİR, ONLARI ANCAK KÖTÜ VE AŞAĞILIK KİMSELER HOR GÖRÜR.) [İ.Asakir]

Baskoylu
17-07-2013, 13:34
Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler. Allah azîzdir, hakîmdir.

Insan Beyni %10 ile %9 calisir.
%10 u Kadina ayittir.
%9 ise Erkeklere ayittir
Burada ustun olan yani beyin hucrelerini calistirip insanliga hizmet eden kadinmi ustundur yoksa Erkekmi?

Muhammed homesexuel olmus olsaydi, Erkeklerin ustun oldugunu degilde, Homosexuellerin ustun oldugunu, yazdirdigi Kuran`a aktarmis olurdu...

Ayrica olmiyan Allah ne Aziz olabilirm ne Veli, ne deli nede hakim olabilir, Olsa olsa Cennette iskenceci ve melek tuccarligini yapan bir gorevli durumunda olurdu......

"Erkek ve kadından kimi inanmış olarak bir iyilik yaparsa onu hoş bir hayatla yaşatırız Ahirette ise onların ücretini yaptıklarının en güzeliyle veririz" (Nahl Suresi /97)


Orada guzeliyle verilen ucret ne olabilirki? sakin bu 9 yasindaki Ayse olmasin, veya bebek yasta cocuklar olmasin!!!! olurmu olur, Cinsi Sapik bir yapilanmaya sahip olan Islam dinine boylesi bir vaat verilmesi, onlari daha bagli kilar.... Cunku akillari peygamberleri gibi uckurlarina calisir......

Sahi ya, Kadinlara nasil bir hos hayatla yasatacak!!!! 4 Nuri yerine 94 Nuri vaat ederse!! fena olmaz... Nede olsa SAPIK bir dindir...

Saygi ve Insani Sevgilerimle.

uyar
17-07-2013, 13:46
Insan Beyni %10 ile %9 calisir.
Saygi ve Insani Sevgilerimle.

sevgili dostum biliyorum konuyla ilgisi yok ama beynin %10'unu kullaniyoruz efsanesi ve soylentisi dogru degil

https://en.wikipedia.org/wiki/Ten_percent_of_brain_myth

Büyük
17-07-2013, 19:53
Ben islamda kadının yerini ,yurdunu ,Afganistana ,Arabistana bakınca çok iyi anlıyorum.Mubarekler , ayetler kadar açık ve seçik.Nifusun yarısını yok sayan , gelişmelere ,çalışmalara kapalı, tutan milletlerden insanlığa ne hayır gelir.Kadını sadece şehvet duygularını giderici varlık görmelerinden başka düşünceleri yok.

Corpse Bride
17-07-2013, 20:41
Turan DURSUN Diyorki :
Bakara Suresi’ndeki "derece"yle anlatılmak istenenin ne olduğunu, Kur'an yorumcuları ve İslam hukukçuları açıklarlarken şu görüşleri savunmuşlardır:

Erkek kadından birçok yönden üstündür:

1- Erkeğin akılca üstünlüğü vardır.

2- Diyette (kurtulmalıkta) üstünlüğü vardır.

3- Miras konularında üstünlüğü vardır.

4- Erkek, "kadı (yargıç)", hükümdar olur, kadın olamaz. Erkek tanıklığa da daha elverişlidir.

5- Erkek, kadının üstüne evlenebilir. Dilerse kansının, karılarının üstüne cariye de alabilir. Kadın için kocasının üstüne evlenmek gibi bir hakkı yoktur.

6- Mirasta erkeğin payı daha çoktur.

7- Erkek kadını boşayabilir; kadın erkeği boşayamaz. Erkek karısını boşadıktan sonra da süresi içinde dönüş yapabilir, kadının bu yönde bir hakkı yoktur.

8- Erkeğin ganimetten payı, kadınınkinden çoktur..." İslam dünyasının ünlü ve en yetkili Kur'an yorumcularından Fahruddin Râzî böyle sayar. (Bkz. F. Râzî, e't-Tefsiru'l-Kebîr, 6/95) Öteki yorumcular da benzer “sıralamalar” yaparlar ve Bakara Suresinin, "erkeğin, kadından derece yönünden üstün olduğunu" anlatan 228. ayetini böyle yorumlarlar. (Bkz. Taberi, Camiu'l-Beyân, 2/275-276; Tefsiru İbn Kesîr, 1/271; Dr. Kâmil Musa, Derece, Beyrut, 1987, s. 15-26.)

Kur'an'ın "Tanrı'sı, "erkeği kadına üstün yaptığını" duyurmakla kalmıyor; erkeklerin karılarına nasıl davranmaları gerektiğini de bildiriyor:

Turan DURSUN'un bu yazısında bir suçlama görüyoruz. İslamı ve Allah'ı kadınların haklarını gözetmemekle, kadınlara haksızlık etmekle, suçluyor.Peki Haklımı ?
Sözünü Ettiği Ayet :BAKARA 228. Boşanmış kadınlar, kendi başlarına (evlenmeden) üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer onlar Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanmışlarsa, rahimlerinde Allah’ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helâl olmaz. Eğer kocalar barışmak isterlerse, bu durumda boşadıkları kadınları geri almaya daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde belli hakları vardır. Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler. Allah azîzdir, hakîmdir. Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler: Evlenme amacında erkekler kadınlara ortak olmakla birlikte üzerlerinde bulunurlar, onları ve ellerindekini gözetir, muhafaza ederler, onları yönetir ve harcamada bulunurlar. Ailenin yükünü erkekler çekerler. Erkeklerin bu gibi yönlerden yerine getirecekleri fazla yükümlülüğe karşılık üstünlük ve dereceleri de fazladır ; fakat bunu kötüye kullanmamalıdırlar. Boşanmış olan bir kadını başka bir erkek almak isterse (boşanma süresinden sonra üç ay geçmemişse), kadının boşanmış olan kocası da karısını geri almak isterse, bu taktirde boşanan kişinin hakkı, başka erkeklerden önde gelir. Onlar daha çok hak sahibidirler. Kuran’ın tavsiye ettiği hayat anlayışında asıl muhatap insanın bizzat kendisidir. Bu bakımdan dinimizde kadın olsun, erkek olsun her iki cinsin çeşitli hak ve sorumluluklarından, sosyal hayattaki ilke ve kurallardan söz edilir.
Kısacası Hiç Kimse Kimseden Üstün değildir. erkeklerden üstün pek çok kadın vardır. İnancımıza göre Allah Kudret Sahibidir. Hiçbirşey Onun Rızası Dışında Olamaz İstemeseydi Kadınlara O Üstünlüğü Vermiş Olurmuydu.
"Erkek ve kadından kimi inanmış olarak bir iyilik yaparsa onu hoş bir hayatla yaşatırız Ahirette ise onların ücretini yaptıklarının en güzeliyle veririz" (Nahl Suresi /97)



"Rableri onlara karşılık verdi : Ben sizden erkek kadın, hiçbir çalışanın işini zayi etmiyeceğim Hep birbirinizdensiniz" (Al-i İmran Suresi/195)

“Müminlerin imanca en mükemmel olanı, ahlakı en iyi olanlarıdır. En hayırlı olanlarınızda kadınlara karşı hayırlı olanınızdır.”

(Riyazü’s-Salihin,76)



Erkek veya kadın, mümin olarak iyi işler yapan, cennete girer. Nisa 124

(KADINLARA ANCAK ASALET VE ŞEREF SAHİBİ KİMSE DEĞER VERİR, ONLARI ANCAK KÖTÜ VE AŞAĞILIK KİMSELER HOR GÖRÜR.) [İ.Asakir]

evet evet islamda kadın çok üstün o yüzden selefiler bu üstün kadınlarıyla öldüklerinde 6 saat daha tecavuz etmek pardon yanyana olmak için fetva yayınladılar.

murted
17-07-2013, 21:16
Bayılıyorum ya...

Dininize girmeyi ya da cizye vermeyi reddeden kocalarını öldürüp tek suçları kocalarının size karşı savaşmış olması olan kadınları esir edip, cariye yapıp rızasını sormadan, nikah kıymaya bile tenezzül etmeden kocasının katili olarak onlara tecavüz etmeyi helal sayıyorsunuz.
Sonra da İslam'da kadının yeri çok acayip, öyle böyle değil diye bik bik ediyorsunuz. Benim merak ettiğim yüzünüzün kızarmasını nasıl engellediğiniz.

Konuya uzak arkadaşlar şaşırmasınlar. Bu bahsettiğim konularda cumhur ittifak halindedir, bunu tartışmaya açan falan da olmamıştır. Zira rivayetlerde peygamberinde de, ashabının da aynı haltı defalarca yedikleri anlatılır. Hatta efendisinden çocuk sahibi olan cariye otamatikmen hür olacağından malını zayi etmek istemeyen sahabe affınıza sığınarak söyleyeyim boşalacağımız zaman dışarı attırabilir miyiz diye peygambere sorarlar ve evet cevabını alırlar.

speech
17-07-2013, 21:28
Ben islamda kadının yerini ,yurdunu ,Afganistana ,Arabistana bakınca çok iyi anlıyorum.Mubarekler , ayetler kadar açık ve seçik.Nifusun yarısını yok sayan , gelişmelere ,çalışmalara kapalı, tutan milletlerden insanlığa ne hayır gelir.Kadını sadece şehvet duygularını giderici varlık görmelerinden başka düşünceleri yok.

Allahsızlar kadını şehvet giderici varlık görmedikleri için mi genelev işletiyorlar?

murted
17-07-2013, 21:31
Allahsızlar kadını şehvet giderici varlık görmedikleri için mi genelev işletiyorlar?

Teker teker sordun herhalde tüm Allahsızlara fikirlerini. Onu geç genelev işletenlerin hepsinin Allahsız olduğuna emin misin?
Bir Allahsız olarak geneleve gitmişliğim ya da para karşılığı biriyle birlikte olmuşluğum yoktur. Ama Müslümanların ezici çoğunluğunun en az bir kere geneleve gittiklerinden eminim.

uyar
17-07-2013, 21:49
Allahsızlar kadını şehvet giderici varlık görmedikleri için mi genelev işletiyorlar?

demek sadece allahsizlar genelev isletenler..... :doh:

speech
17-07-2013, 22:05
Teker teker sordun herhalde tüm Allahsızlara fikirlerini. Onu geç genelev işletenlerin hepsinin Allahsız olduğuna emin misin?
Bir Allahsız olarak geneleve gitmişliğim ya da para karşılığı biriyle birlikte olmuşluğum yoktur. Ama Müslümanların ezici çoğunluğunun en az bir kere geneleve gittiklerinden eminim.

Teker teker sordun herhalde tüm Müslümanlara.

demek sadece allahsizlar genelev isletenler..... :doh:

Sadece Allahsızlar değil Allah'a inanıp elçilerine inanmayanlar ve Allah'a da elçisine de inandığını iddia edip onların emir ve yasaklarına uymayanlar da genelev işletirler. EDIT.

HzFederal779
18-07-2013, 00:15
Sakkallı pezzevenkleri biz çok gördük..Kendi karısnı kıznı satanları dahi..Alnı secdeden kalkmaz karısını en yakın arkadaşına peşkeş çeker..

Büyük
18-07-2013, 00:56
Muhammedin , benim ashabım gökteki yıldızlar gibidir dediği , yere göğe sığdıramadığı ashabı savaştan kazandığı ganimet fazlası cariyeleri Mekkenin arka sokaklarında genel eve satmaları sonucu ,bundan utanan muhammet,nur suresi 33.ayetini yazdırmıştır.

Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

Bak yukarıda zorlayana ceza bile vermemiş.Sadece zorlamayın diyor.Zorlanan kadına merhamet ediliyor.Kadın kendi isteğiyle devam ederse ticarete devam yani.

Kerhaneyi çalıştıranlara sor bakalım Allhın varmı yokmu , hangi dindensin diye ,sana ne cevap verecekler.

Neva
18-07-2013, 21:31
Kadini kurtarmak, buraya bir kisim mesaj asan, zihniyeti iki bacak arasindan, genelev, kerhane vs.'den cikamamis insanlara mi kaldi yahu?

Baslik temizlenmek uzere kitlenmistir daha sonra tekrar acilacaktir.

Baslik tekrar acilmistir.

Neva
18-07-2013, 21:58
Turan DURSUN Diyorki :

Bakara Suresi’ndeki "derece"yle anlatılmak istenenin ne olduğunu, Kur'an yorumcuları ve İslam hukukçuları açıklarlarken şu görüşleri savunmuşlardır:

Erkek kadından birçok yönden üstündür:

1- Erkeğin akılca üstünlüğü vardır.

2- Diyette (kurtulmalıkta) üstünlüğü vardır.

3- Miras konularında üstünlüğü vardır.

4- Erkek, "kadı (yargıç)", hükümdar olur, kadın olamaz. Erkek tanıklığa da daha elverişlidir.

5- Erkek, kadının üstüne evlenebilir. Dilerse kansının, karılarının üstüne cariye de alabilir. Kadın için kocasının üstüne evlenmek gibi bir hakkı yoktur.

6- Mirasta erkeğin payı daha çoktur.

7- Erkek kadını boşayabilir; kadın erkeği boşayamaz. Erkek karısını boşadıktan sonra da süresi içinde dönüş yapabilir, kadının bu yönde bir hakkı yoktur.

8- Erkeğin ganimetten payı, kadınınkinden çoktur..." İslam dünyasının ünlü ve en yetkili Kur'an yorumcularından Fahruddin Râzî böyle sayar. (Bkz. F. Râzî, e't-Tefsiru'l-Kebîr, 6/95) Öteki yorumcular da benzer “sıralamalar” yaparlar ve Bakara Suresinin, "erkeğin, kadından derece yönünden üstün olduğunu" anlatan 228. ayetini böyle yorumlarlar. (Bkz. Taberi, Camiu'l-Beyân, 2/275-276; Tefsiru İbn Kesîr, 1/271; Dr. Kâmil Musa, Derece, Beyrut, 1987, s. 15-26.)

Kur'an'ın "Tanrı'sı, "erkeği kadına üstün yaptığını" duyurmakla kalmıyor; erkeklerin karılarına nasıl davranmaları gerektiğini de bildiriyor:

Turan DURSUN'un bu yazısında bir suçlama görüyoruz. İslamı ve Allah'ı kadınların haklarını gözetmemekle, kadınlara haksızlık etmekle, suçluyor.Peki Haklımı ?
Sözünü Ettiği Ayet :BAKARA 228. Boşanmış kadınlar, kendi başlarına (evlenmeden) üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer onlar Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanmışlarsa, rahimlerinde Allah’ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helâl olmaz. Eğer kocalar barışmak isterlerse, bu durumda boşadıkları kadınları geri almaya daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde belli hakları vardır. Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler. Allah azîzdir, hakîmdir. Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler: Evlenme amacında erkekler kadınlara ortak olmakla birlikte üzerlerinde bulunurlar, onları ve ellerindekini gözetir, muhafaza ederler, onları yönetir ve harcamada bulunurlar. Ailenin yükünü erkekler çekerler. Erkeklerin bu gibi yönlerden yerine getirecekleri fazla yükümlülüğe karşılık üstünlük ve dereceleri de fazladır ; fakat bunu kötüye kullanmamalıdırlar. Boşanmış olan bir kadını başka bir erkek almak isterse (boşanma süresinden sonra üç ay geçmemişse), kadının boşanmış olan kocası da karısını geri almak isterse, bu taktirde boşanan kişinin hakkı, başka erkeklerden önde gelir. Onlar daha çok hak sahibidirler. Kuran’ın tavsiye ettiği hayat anlayışında asıl muhatap insanın bizzat kendisidir. Bu bakımdan dinimizde kadın olsun, erkek olsun her iki cinsin çeşitli hak ve sorumluluklarından, sosyal hayattaki ilke ve kurallardan söz edilir.
Kısacası Hiç Kimse Kimseden Üstün değildir. erkeklerden üstün pek çok kadın vardır. İnancımıza göre Allah Kudret Sahibidir. Hiçbirşey Onun Rızası Dışında Olamaz İstemeseydi Kadınlara O Üstünlüğü Vermiş Olurmuydu.
"Erkek ve kadından kimi inanmış olarak bir iyilik yaparsa onu hoş bir hayatla yaşatırız Ahirette ise onların ücretini yaptıklarının en güzeliyle veririz" (Nahl Suresi /97)



"Rableri onlara karşılık verdi : Ben sizden erkek kadın, hiçbir çalışanın işini zayi etmiyeceğim Hep birbirinizdensiniz" (Al-i İmran Suresi/195)

“Müminlerin imanca en mükemmel olanı, ahlakı en iyi olanlarıdır. En hayırlı olanlarınızda kadınlara karşı hayırlı olanınızdır.”

(Riyazü’s-Salihin,76)



Erkek veya kadın, mümin olarak iyi işler yapan, cennete girer. Nisa 124

(KADINLARA ANCAK ASALET VE ŞEREF SAHİBİ KİMSE DEĞER VERİR, ONLARI ANCAK KÖTÜ VE AŞAĞILIK KİMSELER HOR GÖRÜR.) [İ.Asakir]

Turan Dursun burada yalan yanlis veya suclayici bir elestiri getirmemis ki??

Yanlis olan kisim nedir ki siz dogrulamaya calisiyorsunuz? Degil Turan Dursun, Ahmet, Mehmet, Sureyya'da bu yorumu getirebilir cok rahat. Nasil mi?

Sunlara cevap verin, biz de ogrenelim kadina verilen degeri;

-Cocuk kimin doseginde dogarsa onun mudur? Veya baska bir aciklamasi var midir kitapta? Yoksa kadin ve cocugu neye gore statu alir?

-Kadinin ila yapma hakki var midir?


-Bosanmis (talak durumu) bir kadin, nicin iddet sureci sayesinde cocugundan ayrilmaktadir? Nicin erkek barismak isterse daha fazla hak sahibidir geri almaya?

istatistik
19-07-2013, 00:25
Temelde insana değer vermeyen bir dinin özelde kadına değer verdiğini düşünmek hayal aleminde yaşamaktır.

Müslüman olmayan insanlara insan yerine koymayan bir dinden bahsediyoruz. Kaldı ki, müslüman olsa bile kadınların mal gibi alınıp satılabileceğinin icazetini veren pek çok ayet de mevcuttur. Bu bakımdan, hadisler aracılığı ile kılıf uydurup şirin gözükme çabalarını bir kenara bırakmak gerekir.

Bunun yanında, kadınların da cennete gidebileceği gibi bir ayet ile fikir desteklenmeye çalışılmış ki İslam'ın temel propagandası müslümanın cennete gideceği yönündedir. Bu bakımdan ayet herhangi bir şeye kanıt değildir.

Kuel Tigin
18-08-2014, 02:27
Konuyu açan arkadaş "Kur'an'da Irkçılığın Olması"nı iftira olarak nitelemiş.
Ama bal gibi de vardır."Ey Arap! Kendinden olanla ve kendi denginle evlen; ve yapacağın çocukların (gelecek kuşakların) safiyeti bakımından dikkatli ol ve asla zenci ile evlenme; çünkü zenciler bozuk, çarpık yaratık olduklarından onlarla evlenenlerin çocukları da sakat ve çarpık olur." (17)

(17) Bu konudaki hadisler için bkz. al-Muttaki'l Hindi, Kanz al-Ummal fi sunan al-Akval (Haydarabad 1312), c. VIII, s.24-28. Ayrıca bkz. İ. Arsel, Arap Milliyetçiliği ve Türkler, Kaynak Yayınları, 1999, s.93 vd.

__________
Kaynak: İlhan ARSEL, Şeriat ve Eşitsizlik, Kaynak Yay.: 436, 2. Basım, Aralık 2009, s. 42Müslümanlar belki diyebilir ki, "Biz Kur'an'da ırkçılık yoktur dedik, hadiste değil"...
Ama bizlere göre Kur'an, Muhammed'in dilinden çıkma bir kitap olduğu için, böyle bir safsatayı kabul etmeyiz - en azından ben etmem...

Zaten Kur'an'da geçen "insanlığa felaket getirici Yecüc-Mecüc kavmi" ile anlatılan biz Türkler'dir, ilgili ayetler (örn.: Enbiya:96) hadislerle (*) birlikte incelendiğinde bu sonuç çıkar.

Netice itibarıyle Kur'an'da da "ırkçılık yoktur" denemez.

(*) Örneğin,
"...Siz (Müslümanlar), küçük gözlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan Türklerle öldürüşmedikçe kıyamet kopmaz".
_______________
Kaynak: İlhan ARSEL, Muhammed'e Göre "Muhammed", Kaynak Yay.: 316, 1. Basım, Kasım 2000, s.25

Nova
18-08-2014, 02:38
Bu başlık, internette bulunan islami propaganda sitelerinden alınan uzun metinlerin kopyala yapıştır yöntemi ile açıldığından (TD Sitesi Tüzük/Forum kuralları: 1- Uzun Metinleri Kopyala-Yapıştır Yöntemiyle Forumlarımıza Taşımayınız Kendi yorumlarınızı da katmadığınız sürece başka sitelerdeki yazıları kopyala-yapıştır (copy-paste) yöntemi ile forumlarımıza taşımayınız. Uzun kopyala-yapıştır mesajları genellikle sıkıcı olduğu ve okunmadığı gibi veri tabanımızın gereksiz büyümesine neden olmaktadır. Kopyala-yapıştır yöntemi kullanmak yerine ilgili web sayfasının linkini yazmayı tercih ediniz. Bilhassa uzun kopyala-yapıştır metinleri içeren mesajlar yöneticiler tarafından yazarı uyarılmaksızın silinecektir. Tekrarı durumunda kendisine disiplin cezası verilecektir.) ve sataşmaktan başka amaç güdülmeden açıldığından kilitlenmiştir.

Yeniden yoruma açılıp açılmayacağı konusu yönetim kararına bağlı olarak belirlenecektir.