dilaver
21-01-2008, 04:39
PERTEV NAİLİ BORATAV'ın "100 SORUDA TÜRK FOLKLORU" isimli kitabından seçmeler
* Antalya yörüklerinin inanışına göre, gök gürlemesi, meleklerle zebanilerin dövüşleri sırasında değneklerinin çıkardığı sestir.
* Ebemkuşağı (eleğimsağma) bazı yerlerde Fatma Ananın Kuşağı diye anılır. Onun altından geçenin kızsa oğlan, oğlansa kız olacağına inanılır.
* Bingöl dağlarının adı, eskiden Ab-ı Hayat kaynağının orada bulunmuş ve günün birinde parçalanıp bin tane göl meydana getirmiş olması ile açıklanır.
* Küçük Ağrı ile Büyük Ağrı iki kız kardeşmişler, kavga edip birbirlerine ilenmişler de, Tanrı onları dağa dönüştürmüş.
* Nemrut, Tanrı ile yarışma sevdasına kapılmış da develere taş taşıtarak bu dağı kurmaya kalkışmış. Tanrı deve katarlarını taşa çevirmiş.
* Katır niçin kısırdır? İbrahim Peygamberi yakmak istedikleri zaman odun taşımayı kabul eden tek hayvan olduğu için nesli kurumuş.
* Çeşme başında sevgilisiyle gevezeliğe dalan genç kız, çok gür akan çeşmenin musluğunu tıkamayı unutmuş. Sular birikerek Çıldır Gölü'nü oluşturmuş.
* Bir Ankara inanışına göre, tütün, Şeytanın toprak üstüne bıraktığı pisliğinden türemiştir.
* Muratlarına eremeden ölen Tahir ile Zühre'nin mezarlarında bir kavakla bir gül fidanı bitmiş, Tahir'in rakibi Kara Gavur'un üstünde de bir kara çalı. Bu çalı, kavakla gül fidanının birleşip kucaklaşmalarına engel olurmuş. Tahir'in kavağında bir erkek ishakkuşu, Zühre'nin fidanında bir dişi ishakkuşu, Kara Gavur'un çalısında da bir çaylak peyda olmuş. İshakkuşları bütün yıl içinde birbirlerini bir defacık görürlermiş; ağızlarında getirdikleri yemi birbirine verirken, buluşmalarının sevinciyle düşürüp yitirirler ve gene ayrılırlar, bir yıl yem aramak için dolaşırlarmış. Dişi ishakkuşunun acı feryadı buradan kalmış.
* "Tekin değil" = başka insanlarda bulunmayan esrarlı halleri, tabiatüstü bir gücü var demektir.
* Eski Türklerde oğlan çocuğa ya uzun zaman hiç ad verilmezdi yahut da ilk verilen ad ömrünün sonuna kadar kalmazdı, geçici bir ad idi. Önemli bir iş başardığı zaman, yani delikanlılık çağına geldiğinde ya yaptığı önemli işi hatırlatan ya da ilerisi için bir dilek anlamını taşıyan bir ad verilirdi ki buna "er at" (erkek adı) derlerdi.
* Sobayı çabucak yakmayı becerenin nişanlısı güzel olur.
* Hızır, Müslüman inanışında bir peygamberdir. Hızır, zaman zaman dünyada dolaşır, gezdiği yerlerde otları yeşertir, dokunduğu kimsenin elinde yeşil bir iz bırakır. Bereket ve uğur getirdiği, darda kalanlara yardım ettiğine inanılır.
* Bir inanışa göre Hızır ve İlyas iki kardeş imiş. Başka bir inanışa göre ise Hıdır erkek, Ellez de kız, iki sevgili imişler. Birbirlerine uzun süre hasret kalmışlar; hıdrellez gecesi buluşmuşlar ve bu kavuşmanın sevinci içinde can vermişler.
* Eskiden Çankırı'da, evlenme çağları geçmeye başlayan genç kızlar, dam üstüne çıkıp miyavlarmış. Bir rivayete göre, kızın biri bunu bir türlü nefsine yedirememiş. Ama sonunda çaresiz kalınca, damın üstüne çıkmış ve "Töreniz batsın, miyav!" diye bağırmış.
* Bursa'nın Misi köyünde bir töre: Bayram yerinde kızlar kümesi, aralarında oynarken, çağırdıkları türkünün bir yerinde, birbirine uygun gördükleri kız ile delikanlının adlarını söylerler. O zaman, genç erkek, adı geçen kızı beğenmişse, bunu 3 el tabanca ile haber verir. Bu töre, "nişan" değerindedir.
* Çin sınırlarında Karadağ'da bir mağara varmış. Bu mağarayı bir defasında yağmur suları basmış ve insan biçiminde olan bir çukuru doldurmuş. Güneş ısısının etkisi ile, bu kalıbın içindeki çamur, dokuz ay sonunda canlanmış. İşte ilk insan böyle meydana gelmiş olan Ay Atam'dır. 40 yıl boyunca tek başına yaşamış. Bir gün yeni bir su baskını ile o çukur yine dolmuş ve ikinci bir yaratık canlanmış kalıbın içinde. Ama bu kez ısı yeterince olmadığı, çamur tam pişmediği için "yaratık" eksik kalmış: bu ilk kadındır.
saygılarımla
* Antalya yörüklerinin inanışına göre, gök gürlemesi, meleklerle zebanilerin dövüşleri sırasında değneklerinin çıkardığı sestir.
* Ebemkuşağı (eleğimsağma) bazı yerlerde Fatma Ananın Kuşağı diye anılır. Onun altından geçenin kızsa oğlan, oğlansa kız olacağına inanılır.
* Bingöl dağlarının adı, eskiden Ab-ı Hayat kaynağının orada bulunmuş ve günün birinde parçalanıp bin tane göl meydana getirmiş olması ile açıklanır.
* Küçük Ağrı ile Büyük Ağrı iki kız kardeşmişler, kavga edip birbirlerine ilenmişler de, Tanrı onları dağa dönüştürmüş.
* Nemrut, Tanrı ile yarışma sevdasına kapılmış da develere taş taşıtarak bu dağı kurmaya kalkışmış. Tanrı deve katarlarını taşa çevirmiş.
* Katır niçin kısırdır? İbrahim Peygamberi yakmak istedikleri zaman odun taşımayı kabul eden tek hayvan olduğu için nesli kurumuş.
* Çeşme başında sevgilisiyle gevezeliğe dalan genç kız, çok gür akan çeşmenin musluğunu tıkamayı unutmuş. Sular birikerek Çıldır Gölü'nü oluşturmuş.
* Bir Ankara inanışına göre, tütün, Şeytanın toprak üstüne bıraktığı pisliğinden türemiştir.
* Muratlarına eremeden ölen Tahir ile Zühre'nin mezarlarında bir kavakla bir gül fidanı bitmiş, Tahir'in rakibi Kara Gavur'un üstünde de bir kara çalı. Bu çalı, kavakla gül fidanının birleşip kucaklaşmalarına engel olurmuş. Tahir'in kavağında bir erkek ishakkuşu, Zühre'nin fidanında bir dişi ishakkuşu, Kara Gavur'un çalısında da bir çaylak peyda olmuş. İshakkuşları bütün yıl içinde birbirlerini bir defacık görürlermiş; ağızlarında getirdikleri yemi birbirine verirken, buluşmalarının sevinciyle düşürüp yitirirler ve gene ayrılırlar, bir yıl yem aramak için dolaşırlarmış. Dişi ishakkuşunun acı feryadı buradan kalmış.
* "Tekin değil" = başka insanlarda bulunmayan esrarlı halleri, tabiatüstü bir gücü var demektir.
* Eski Türklerde oğlan çocuğa ya uzun zaman hiç ad verilmezdi yahut da ilk verilen ad ömrünün sonuna kadar kalmazdı, geçici bir ad idi. Önemli bir iş başardığı zaman, yani delikanlılık çağına geldiğinde ya yaptığı önemli işi hatırlatan ya da ilerisi için bir dilek anlamını taşıyan bir ad verilirdi ki buna "er at" (erkek adı) derlerdi.
* Sobayı çabucak yakmayı becerenin nişanlısı güzel olur.
* Hızır, Müslüman inanışında bir peygamberdir. Hızır, zaman zaman dünyada dolaşır, gezdiği yerlerde otları yeşertir, dokunduğu kimsenin elinde yeşil bir iz bırakır. Bereket ve uğur getirdiği, darda kalanlara yardım ettiğine inanılır.
* Bir inanışa göre Hızır ve İlyas iki kardeş imiş. Başka bir inanışa göre ise Hıdır erkek, Ellez de kız, iki sevgili imişler. Birbirlerine uzun süre hasret kalmışlar; hıdrellez gecesi buluşmuşlar ve bu kavuşmanın sevinci içinde can vermişler.
* Eskiden Çankırı'da, evlenme çağları geçmeye başlayan genç kızlar, dam üstüne çıkıp miyavlarmış. Bir rivayete göre, kızın biri bunu bir türlü nefsine yedirememiş. Ama sonunda çaresiz kalınca, damın üstüne çıkmış ve "Töreniz batsın, miyav!" diye bağırmış.
* Bursa'nın Misi köyünde bir töre: Bayram yerinde kızlar kümesi, aralarında oynarken, çağırdıkları türkünün bir yerinde, birbirine uygun gördükleri kız ile delikanlının adlarını söylerler. O zaman, genç erkek, adı geçen kızı beğenmişse, bunu 3 el tabanca ile haber verir. Bu töre, "nişan" değerindedir.
* Çin sınırlarında Karadağ'da bir mağara varmış. Bu mağarayı bir defasında yağmur suları basmış ve insan biçiminde olan bir çukuru doldurmuş. Güneş ısısının etkisi ile, bu kalıbın içindeki çamur, dokuz ay sonunda canlanmış. İşte ilk insan böyle meydana gelmiş olan Ay Atam'dır. 40 yıl boyunca tek başına yaşamış. Bir gün yeni bir su baskını ile o çukur yine dolmuş ve ikinci bir yaratık canlanmış kalıbın içinde. Ama bu kez ısı yeterince olmadığı, çamur tam pişmediği için "yaratık" eksik kalmış: bu ilk kadındır.
saygılarımla