PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bu haritada "hata" nerde ?


frodo
21-01-2008, 12:20
http://img90.imageshack.us/img90/3300/dnhartcv7pg5.th.jpg (http://img90.imageshack.us/my.php?image=dnhartcv7pg5.jpg)

gematria
21-01-2008, 13:38
tam anlayamadım ama hata yok bence sadece alışılmışın tersi şeklinde okadar buda hata sayılmaz sanırım...

zelzeleci
21-01-2008, 14:26
Doğu batı olmuş. Batı doğu olmuş. Müslümanlar batıya Hıristiyanlar doğuya... Doğu dinleri olmuş batı dinleri... Biri amuda kalkarak aynadan bakıyor olabilir. :D

hysteria
21-01-2008, 14:29
sanirim yazilarda assagiya bakiyor, buyuk ihtimalle guney yarim kurede kalan bir ulkedeki dunya atlaslarindan birisi.

mhmd
21-01-2008, 14:37
Sn. frodo,

1. Dünya coğrafyası sabit değildir. Kutuplar, Grönland, Alaska gibi yerlerin hareketli buzulları devamlı değişim içindedir. Şayet bu haritada bir tarih yoksa harita hatalıdır.

2. Haritalarda üç çeşit kuzey vardır. Gerçek kuzey(sabittir, kuzey kupup noktasını baz alır), manyetik kuzey(değişkendir zamana göre sapan ve bir sapma açısı olan pusula kuzeyi), Grid kuzey (sabittir, haritaların meridyenlerine göre olan kuzeydir) Görünen bu haritanın kuzeyleri hatalıdır. (Sebebi 3. şıktadadır.) *

3. Bu haritanın aslında hata yoktur, hata; tutulan aynanın yansımasındaki tersliktedir.

Hatalarım, cehaletimdendir

gematria
21-01-2008, 15:22
ben şunu okumuştum hysterianın dediği gibi güney yarım küredeki atlaslar böyledir sonuçta dünyanın tepesi tavanı olmadığına göre değişkendir standartı yoktur...

frodo
21-01-2008, 15:47
http://www.asgteach.com/blog/gail/photos/nasa_earth_from_space.jpg

Çocukluğumda *güney yarım kürede yaşayanları "hep aşağıda" yaşayanlar olarak algıladım. Hala öyle olmadığını kavramakta zorlanırım. Aşağı-yukarı kavramlarının bir anlam ifade etmediğini öğrendiğimde de bu algılamam değişmedi.

Sorun ilk harita ile yüzyüze geldiğimde, "kuzey" yarımküre şovenizmi ile tanışmış olmamda. Bana dünya yuvarlaktır dendi, ama kuzey yarımkürenin üstte olduğu küresel haritada.

Dünya boşlukta nasıl duruyor düşmesi gerekmez mi diye sordum çocukluktan çıkarken. Düşsel deneylerimde bile "düşen" dünya aşağı doğru düştü.

Nasa dünya fotoğraflarını yayınladı. Yine kuzey üstte idi. Muhtemelen her deklanşöre bastıklarında özen gösterdiler kuzeyin üstte olmasına. Değilse bile basarken, yayınlarken düzeltiverdiler.

Peki başka neler aşıladılar küçücük çocukken beyinlerimize ?

mhmd
21-01-2008, 17:41
Sn. frodo,

Duygularınız ve düşüncelerinizi paylaşıyorum.

Ama yineliyorum.
Verdiğiniz resim hatalıdır. :twisted:
Bu resim dünya değil dünyanın, aynada yansıyan akisidir. Dolayısı ile harita hatalıdır.
İnanmıyorsanız ekranınıza bir ayna dayayın ve öylece bakın. 8O

Şartlanmışlıklara ve beynimizdeki kazıntılara dönersek, bakmamız gereken bir iki şey var zannımca.
Çocuklara Nickelodeon, büyüklere National Geographic. Her iki kanalı da seyreden biri olarak özellikle incelenmesi taraftarıyım.

Bu kazınmışlıklara, beyazın siyah karşısındaki üstünlüğünü, batının doğu karşısındaki muhteşemliğini, *Osmanlının her konudaki başarısızlığını, İslamiyetin kan, savaş ve geri kalmışlığın *sebebi olduğunu da ekleyebilirsiniz. Çok ivedi olarak yazdıklarımdır. Düşünülür ise çok daha muhteşemleri :!: *bulunabilinir.

Hatalarım, cehaletimdenir.

ozgur_beyin
21-01-2008, 18:45
frodo ben bilgisayarın üstüne çıkıp baktım.''hatayı ''düzelttim :lol:

aşağı gene aşağıda kaldı ,yukarısıda yukarda

frodo
21-01-2008, 18:47
frodo ben bilgisayarın üstüne çıkıp baktım.''hatayı ''düzelttim :lol:

aşağı gene aşağıda kaldı ,yukarısıda yukarda

Umarım o halini gören olmamıştır, açıklaması bayağı zor olurdu *:lol: *:lol:

ozgur_beyin
21-01-2008, 18:53
frodo , küstüm. yarın misketlerimi getir :lol:

frodo
23-01-2008, 14:05
Sn. frodo,

Duygularınız ve düşüncelerinizi paylaşıyorum.

Ama yineliyorum.
Verdiğiniz resim hatalıdır. :twisted:
Bu resim dünya değil dünyanın, aynada yansıyan akisidir. Dolayısı ile harita hatalıdır.
İnanmıyorsanız ekranınıza bir ayna dayayın ve öylece bakın. 8O

Şartlanmışlıklara ve beynimizdeki kazıntılara dönersek, bakmamız gereken bir iki şey var zannımca.
Çocuklara Nickelodeon, büyüklere National Geographic. Her iki kanalı da seyreden biri olarak özellikle incelenmesi taraftarıyım.

Bu kazınmışlıklara, beyazın siyah karşısındaki üstünlüğünü, batının doğu karşısındaki muhteşemliğini, *Osmanlının her konudaki başarısızlığını, İslamiyetin kan, savaş ve geri kalmışlığın *sebebi olduğunu da ekleyebilirsiniz. Çok ivedi olarak yazdıklarımdır. Düşünülür ise çok daha muhteşemleri :!: *bulunabilinir.

Hatalarım, cehaletimdenir.

Evet sevgili mhmmd, bahsettiğin ve örnek olabilecek şartlanmışlığın temeli ne ? Yani bu kanallar
bunu bilinçli ve artniyetli oldukları için mi yapıyor yoksa böyle şartlandırıldıkları için mi ?

O zaman bu şartlanmanın kökeni ne ?

23-01-2008, 14:34
sevgili frodo kardes bence bu haritaya bide guney yarimkurede bak birazcik seyahat edeceksin ama belki deger :)

metalheart
23-01-2008, 14:45
din elden gidince dünya tersine döner ...
aman dikkat ....

mhmd
23-01-2008, 22:00
Sn. frodo,

Şartlanmışlıklarımızın temelinde kolaycılığımız yatar.
Bu bence temel etmendir ve de biyolojik bir de açıklaması vardır.
Bu biyolojik temel, beynimizden başkası değildir.
Beyinlerimizde, bilginin saklanması, yeni deneyimlerin eskilerle karşılaştırılması ve çeşitli duyu merkezlerinden gelen bilginin ve hafızanın (hatıraların, daha önceden yaşanmış olayların) neden arama, hayal gücü, konuşma ve diğerlerinin birleştirilmesi işlemleri fark etmeden inanamayacağımız hızlarda gerçekleşir.
İşte bu işlevleri artırma uğraşısı ile, sınıflandırma, bölgelendirme, benzetme, çıkarımlar gibi bir dizi eylemler ile kolaylıklar gerçekleştirir.
Bu eylemler bize, öğrenmenin kapılarını açarken arka planda şartlanmışlıkları da beynimize yerleştirir.
Bildiğiniz, bir sürü hikaye ve deney de vardır. Fanustaki pireler, elektrik verilen maymunlar, zil sesi ile beslenen köpekler bunlardan birkaçıdır.
İşte, diğer beyinlerde deneylerin karşılıkları insanlarda da, yukarıdaki şartlanmışlıklarımızdır diyebiliriz.
Bence işin aslı budur ve de esasen bizlerin suçu da değildir bu kolaycılığımız.

Hatalarım, cehaletimdendir.

aspendos
23-01-2008, 22:19
Sn. frodo,

Şartlanmışlıklarımızın temelinde kolaycılığımız yatar.
Bu bence temel etmendir ve de biyolojik bir de açıklaması vardır.
Bu biyolojik temel, beynimizden başkası değildir.
Beyinlerimizde, bilginin saklanması, yeni deneyimlerin eskilerle karşılaştırılması ve çeşitli duyu merkezlerinden gelen bilginin ve hafızanın (hatıraların, daha önceden yaşanmış olayların) neden arama, hayal gücü, konuşma ve diğerlerinin birleştirilmesi işlemleri fark etmeden inanamayacağımız hızlarda gerçekleşir.
İşte bu işlevleri artırma uğraşısı ile, sınıflandırma, bölgelendirme, benzetme, çıkarımlar gibi bir dizi eylemler ile kolaylıklar gerçekleştirir.
Bu eylemler bize, öğrenmenin kapılarını açarken arka planda şartlanmışlıkları da beynimize yerleştirir.
Bildiğiniz, bir sürü hikaye ve deney de vardır. Fanustaki pireler, elektrik verilen maymunlar, zil sesi ile beslenen köpekler bunlardan birkaçıdır.
İşte, diğer beyinlerde deneylerin karşılıkları insanlarda da, yukarıdaki şartlanmışlıklarımızdır diyebiliriz.
Bence işin aslı budur ve de esasen bizlerin suçu da değildir bu kolaycılığımız.

Hatalarım, cehaletimdendir.

ufakken sağdan soldan duyardık dünya öküzün boyunları üzerindedir diye işte eski insanlar *:D

oysa kuranı kerimde görmüyormusunuz biz yeryüzünü direksiz ve desteksiz yarattık .

ah eski kafalar işte napıcaksın öyle aşılıyorlardı insanlara allahdan kuranı kerim varda gerçekleri görüyoruz ..

ve hatta eskiden derlerdiki allah yok kendiliğinden oluştu herşey ah ah allahdan kuranı kerim varda bize doğru yolu gösteriyor ..

ah ah

mhmd
23-01-2008, 22:25
Sn. aspendos,

Parmaktan bahsediyorsunuz, gösterdiği yerden değil.
Okumakla başlayan yolculuk; düşünmek, akletmek ile devam ettirilir.
Kaldı ki, bunlar dahi henüz araçlardır.

Hatalarım cehaletimdir.

sargon
23-01-2008, 23:51
Aşağıdaki sitedeki haritalardan biri bir Avustralya haritası imiş. Avustralya, Çin ve Endonezya dünyanın merkezine alınmış. Nasrettin Hoca'nın dediği gibi. Benim ayağımın bastığı yer dünyanın merkezidir. Benim en çok beğendiğim şu oldu.

http://flourish.org/upsidedownmap/diversophy-large.jpg

http://flourish.org/upsidedownmap/

frodo
24-01-2008, 01:49
[
ufakken sağdan soldan duyardık dünya öküzün boyunları üzerindedir diye işte eski insanlar *:D

oysa kuranı kerimde görmüyormusunuz biz yeryüzünü direksiz ve desteksiz yarattık .

ah eski kafalar işte napıcaksın öyle aşılıyorlardı insanlara allahdan kuranı kerim varda gerçekleri görüyoruz ..

ve hatta eskiden derlerdiki allah yok kendiliğinden oluştu herşey ah ah allahdan kuranı kerim varda bize doğru yolu gösteriyor ..

ah ah

Aspendos arkadaşımız tam anlatmaya çalıştığım şeye örnek olacak bir ileti asmış. *:lol: Şimdi ben desem ki kuranda direksiz desteksiz olan yeryüzü değil göklerdir, asla inanmayacağına kalıbım basarım. Neyse espriyi bırakalım.

Sevgili mhmmd ters (!) dünya haritasından meramımı anladın. Biz ister kuzey yukarda ister aşağıda resmedelim, o mavi kürenin umurunda değil. O kendi özellikleri ile bizden bağımsız hatta bize rağmen dönmeye devam ediyor.

Biraz uzaktan baktığında ülkeleri, sınırları, ırkları, dinleri kısaca ayrılık noktaları yok . Belki de evrenin tek bilinçli yaratıklarıyız. En azından şimdilik bu doğru. Ama bu minnacık dünyanın minnacık yaşayanları olarak kendi aramızda aşılmaz engeller üretmişiz. Dinlerimiz, ideolojilerimiz, kültürlerimiz sürekli bizler ve onlar ayırımını var ediyor destekliyor. Ve bu yanlışlığı ne kadar eğitimli, ne kadar akıllı olsakta aşamıyoruz,.

Bu durumun temelini nerde aramalıyız ? Biyolojik evrimimizde olabilir mi bu cevap ?

mhmd
24-01-2008, 02:51
Sn. frodo,

İki önceki yazımda vermiş olduğum şartlanmalarımızın adresi beynimiz gerçekliğine bir adım daha attınız.
Beynimizin biyolojik gelişimi, muhtemeldir ki mükemmele ulaşma amacıyla evrilmekte.
Sizin sorunuza verdiğim cevap bana bir soruyu da hatırlattı.
Şartlanmalarımızdaki biyolojik beyinsel gelişim pozitif yönlü mü? Negatif yönlü mü?
Hemen, -Pek tabiiki negatif yönlüdür, deyip kesmemek lazım.

Biraz açıp bırakayım.
Hayvan davranışlarındada çokça rastladığımız şartlanmalar ile bizim şartlanmalarımız arasındaki oran nedir?
Onbinlerce yıl önceki beyinlerimizdeki (insanlık tarihindeki kronolojik gelişimleri ve sosyolojik değişimleri inceleyerek) şartlanmalar ile şimdiki şartlanmalarım ne düzeyde?
Soru soruyu açtı.

Hatalarım cehaletimdir..

dilaver
24-01-2008, 03:28
Beynimizin biyolojik gelişimi, muhtemeldir ki mükemmele ulaşma amacıyla evrilmekte


* * *acaba gerçekten böyle bir amaç var mıdır, olabilir mi. Mükemmellikten kasıt nedir.
Herhalde bunun isminin tanrı olması gerekir ya da öyle oldugunu varsayabilmek mümkündür.
Bir soru daha çıkar o zaman. Tanrı mükemmel bir beynin son ürünü müdür.
Son ürünü ise burada öncelik beyinde yani maddededir.
Peki şu sonucu çıkarabilmek mümkün müdür.
Gerçek anlamda bir beyinsel evrim olmadan tanrı mümkün degildir.
Şöyle de formüle etmek mümkündür, beyin olmadan düşünce ya da akıl olabilir mi.

saygılarımla

mhmd
24-01-2008, 09:31
Sn. dilaver,

Yazımız, kastımızı aşmış.
Yaratıcı, konusunda tartışmalara olabildiğince okur seviyesinde kalırım.
Yoğunlaşılan yerin yanlışlığı, gerçeği bizden saklar. Dürbün ile baktığımız uzaklıklar ise konumuz, dürbünün merceğine odaklanmamız hata olur. En azından bu başlıktaki yazılarım bu yönde değildir.
Konumuzun bu olmamasına rağmen, sitesel nedenlerle, bu yöne çevrilmesine ne şaşıyor ne de kızıyorum.

Kastımıza gelirsek.
Evrim içinde devamlı olmasa da bir sonraki adımın bir önceki adımdan daha ergonomik, rantabl, olumlu, uyumlu, iyi, pozitif, gelişmiş olduğunu biliyorum. Bu gerçekleşirken organizmanın farkındalığı yoktur. Çevresel faktörlerin tesiri ile gerçekleşir.
Organizmada farkındalık olmayınca amaçsallıktan öte zorunluluklar vardır. Doğrudur.
Buna rağmen, her halükarda beynimizin evrilmesi mükemmele doğru olmalıdır. Diye düşünmüştük.

Hatalarım, cehaletimdir...

frodo
24-01-2008, 18:22
Biyolojik evrimimiz bu sorunun cevabını verir mi ? İnsan evriminde belirleyici çizgi beynin gelişmesinde yatıyor, bu doğru.
Ancak dilaverin itiraz şerhinde olduğu gibi bu çizgi ereksel bir yönelimde değil. Eğer öyle olduğunu düşünürsek, biyolojik
hiç bir fark olmamasına rağmen yalıtılmış coğrafyalardaki insan topluluklarının görece "geriliğini" açıklayamayız. Öyle ya
biyolojik gelişimini bizimle hiç fark olmadan tamamlamış bu toplumlar neden tarımsal, endüstriyel v.b aşamalara ulaşamamış
sorusunun cevabını veremeyiz.

Fazla ilgi uyandırmayan bir başlık açmıştım. Yabanıl Yaşamda büyüyen çocuklarla ilgili. Bu durumdaki çocuklar ağırlıkla
kurt, maymun, ayı gibi memeliler tarafından kaçırılan ve onlar tarafından büyütülen ve bir biçimde o yaşamdan "kurtarılıp"
insanlar arasına döndürülen yitik çocuklar. Ortak özellikleri insanlara uyum sağlayamamaları. Bazı vakalarda "dik" durma
özelliğini bile kaybetmiş oldukları gözlenmiş. Hızlı hareket etme ihtiyacı duyduklarında kendilerini büyüten memelinin
davranış biçimlerini taklit ettkleri (dört ayak koşma v.b) rapor edilmiş. En zorlandıkları insani davranışların başında gülme
olayı geliyormuş v.s..

Her ne kadar toplam insan nüfusuna oranla çok küçük bir sayıya denk geldiği için sağlam bir kanıt oluşturmasa da, bu ve
benzeri durumlar, şartlanmışlığımızın biyolojik evrimle yanıtlanabilecek bir kavram olmadığını gösterir gibi...

mhmd
26-01-2008, 15:52
Sn. frodo,

Biyolojik neden; bu işin, birincili, olmazsa olmazıdır, lakin; -Hepsi midir? Sorumuza da doyurucu bir cevap vermeyecektir.
O halde ikincil neden nedir?
Değerli ağabeyim Sn. psikokemoterapi'nin bu konuda bir hayli teferruatlı bir çalışmasına biraz yoğunlaşmamız lazım gelir.

http://www.turandursun.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=4023

Bu çalışmanın her bir mesajı, insanoğlunun bilinmezlikler içindeki varlığına, çevresel faktörlerin etkisini en iyi şekliyle yansıtmakta.

Şartlanmış insanımızı obje şartlayan çevremizi subje olarak değerlendirirsek.
Her zaman için subje, obje için şartlayandır diyebiliriz.
Sosyal yaratıklar olarak, bizler için bu sonuç hem kaçınılmaz ve hem de gereklidir.
Bir aile olarak yeni dünyaya gelen fertlerimize, bilgi birikimini aktarmak zorundayız.
Bu aktarım onun yaşamını kolaylaştırma ve dünyayı daha rahat kavrayabilmesi içindir. İşin gerekliliği bundandır.
Devamlı iletişim içinde oluşumuzdan dolayı da kaçınılmazlığı oluşur.
Biyolojik olarak atamızdan aldığımız genleri, soylarımıza verdiğimiz kadar doğal bir sonuçtur bu gereklilik ve kaçınılmazlık.

Sizin sorunuzun çıkarımı ve olmasının problem yarattığı durum ise;
Obenin toplum, subjenin ise belirli bir odak ya da kişi olmasından kaynaklanır.
İşte bu durumda şartlanmışlıklar, doğal neden ve sonuçlardan çıkar ve zorlamalar ile gerçeküstülükler işin içine girer.
Artık karşımızda doğal yoldan oluşan ve hayatımızı kolaylaştıran bir şartlanma yoktur.
Bilinçli, odaklı, amaçlı ve tüm bunların da belirli bir zümre tarafından düzenlendiği subjektif eylemler vardır.
İşte bu eylemler ile ilgili de;

http://www.turandursun.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=6176
linkteki konumuzu tavsiye edebiliriz.

Konu ile ilgili yazarken bir şey aklımıza geldi.
Dinlenme zamanlarımı dolduran en gözde kitabım dünya atlası idi bir zamanlar. Şimdi ise onun yerini google earth aldı.
Gerçi google earth hayallerime biraz gem vurmuş olsa da, daha kullanışlı olması nedeni ile tüm bilgisayarlarımda Windows, Office ikilisinden hemen sonra gelen üçüncü ve vazgeçemediğim program olmuştur.
Dünya haritasına açısal olarak değiştirerek bakarım. Kimi zaman 20 kimi zaman 90 derecelik açılar verir ve yer yüzüne bir de öylece bakarım.
Sizin 180 derecelik ters bakışınıza bir bakış daha ekleyelim. Google earth programında dünyayı önce bildik şekliyle, dönüş istikametinde devamlı bir şeklide döndürün (uzayda dünyanın doğal dönüşü) sonra açınızı 90 derece çevirin. Ve yuvarlanan dünyanın ne tarafa yuvarlandığının hayalini kurun. :) *
Hayretim ve düşünsel farklılaşımlarım bir tarafa müthiş dinlendirici bir haz duyarım.
Belki de şartlanmışlıklardan kurtulmanın rahatlığıdır :)
Kim bilir?

Hatalarım cehaletimdendir...

kofik
31-01-2008, 11:33
mrb
ben site ye yeni üye oldum
ama dünya tersine döse neolur dönmese neolur onu anlayamadım
hertürlü sömürü dewam deiyor edecektirde önemli olan bunu düzeltmek

ozgur_beyin
31-01-2008, 22:01
http://antwrp.gsfc.nasa.gov/apod/image/0801/tu24_greenbank.jpg


şark kurnazı frodo :lol: *hep zor soruları bize soruyorsun.
sen bil bakalım bu nedir?

ipin ucu :lol: *dünyanın gündeminde bir olayın iki gün önce yanımızdan *defolup gitmiş belasının resmi

Azazel
10-03-2008, 02:03
Ben bi hata göremedim yahu ?

evrensel-insan
14-03-2008, 00:15
Saygideger arkadaslar;

Buhata harita da degil,haritaya bakis acisinda.Tek bir hata var,o da alisilagelmis bakis acisi.

Eger bu bakis acisiyla bakmayip,bunun disina cikarsaniz,o zaman bu dunya haritasinin bas asagi cizilmis oldugunu gorursunuz.Harita ayni harita yalniz alisilagelmis bir bakis acisiyla cizilmemis.

Saygilarimla;
evrensel-insan

takip38
14-03-2008, 02:38
bütün haritalar da hata vardır isterseniz bakın HAriTA :lol: bu kötü espiriden sonra hatayı söylim;o haritaya uzayın neresinden bakarsan bak istersen de bilgisayarda dünya haritası çıkar özgür abim gibi amutta dur bi de kendi etrafında dön yine o şekilde göremezsin çünkü öle bi dünya yok çünkü normal bi haritanın en alt kısmından geçen ekvatora paralel bi doğruya göre simetriğidir o harita..yani kısacası patates baskısı gibi düşünün,bi patatese o haritayı çizin kağıda basın ve ters çevirin..

ersay
15-05-2008, 01:16
trakya bölgesi indiregandi olmuş