PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kamer Genc linc edilmeyi haketti!


sargon
18-04-2008, 12:04
Bilindigi gibi icimizde cok sayida din ve vatan haini, linc edilmeyi coktan haketmis insan vardir. Saygideger basbakanimiza ders vermek Kamer Genc'e mi dustu? AKP'nin *ulke menfaatlerini korumayi gorev edinmis, canlarini dislerine takarak calisan, ulkemize AB yolundaki buyuk yolculukta onderlik eden 50 saygideger milletvekili Kamer Genc'in ustune saldirmislar. Pek hakli, pek saygin, pek gerekli bir is yapmislardir. Bunu linc girisimi olarak tanimlamak buyuk bir haksizliktir. CHP ve MHP'li milletvekillerinin araya girerek Kamer Genc'i kurtarmalarini ise esefle kiniyorum. Degerli milletvekillerimizin girismi linc diye degerlendirilemez, son derece saygin, ustun ahlakli bir tepkidir. Gercekte ise Kamer Genc linc edilip, cesedi de meclisin onunde ibret olsun diye sallandirilmalidir.

Diyeceksiniz ki, AKP'liler abartmis, gereksiz saldirgan gostermislerdir. Olur mu efendim oyle sey. Bakin Kamer Genc ne demis: "Nerede bu Bakanlar Kurulu üyeleri? Tayyip gelsin karşımda konuşsun, Ben ona gerekli dersi veririm." Hic olacak sey mi? Ulkesini seven hangi insan boyle bir soz edebilir. Gozumuzun nuru, canimiz, kanimiz, herseyimiz, basbakanimiz ulkemize hizmet ugruna Katar'a gidiyor, bu arada Katar ile bir askeri isbirligi anlasmasi meclise getiriliyor. Iste bu saygisiz, ulkemize, partimize, basbakanimiza dusman oldugunu surekli gosteren bu hain, tam bu sirada ortaya cikip ortaligi karistirmaya calisiyor. Bence derhal derdest edilmeliydi. AKP'yi bu kadar pasif davrandigi icin kiniyorum. Allah bilir, bir de bu yuz aki linc girisimine giren saygin milletvekillerine odul verilmesi gerekirken ceza falan verilir. Bu ulke boyle iste. Gercek vatanseverler her zaman kotulenirler. Buyukfedakarliklarla Kamer Genc adli ne oldugu saibeli bu adamin uzerine yuruyen, kahraman ve aslan yurekli Bayram Ozcelik ve Zeyit Aslan'i ilk gazalari dolayisi ile cani gonulden kutlarim. Daha once de boyle gaza ve seriyyeleri var ise, onlar icin de kutlarim.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=253365
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8730430.asp?gid=229&sz=5756

ozgur_beyin
18-04-2008, 12:30
sevgili sargon, padişahın biri vezirlerini toplayıp ,hazinedeki açığı nasıl kapatırız *diye divan açmış.
vezirlerin çoğu ''padişahım ahalide mecal kalmadı bıçak kemiğe dayandı '' der.
yalnız vezirlerden biri ''şevketlu haşmetmeap. izniniz olursa benim bir fikrim var'' deyince.
padişah ''de hele'' deyince . vezir'' efendim baca vergisi çıkaralım bacasından duman çıkan vergisini versin''
diye saçmalayınca.
padişah aklına ve ahlakına güvendiği başak bir vezire *'' siz ne dirsiz'' diye sorunca
vezir'' efendim sizce fiili livata mı eşnadır (kötüdür) yoksa fili zinamı?
padişah ,tabiki fiilli livata eşnadır. deyince
vezir hayır hünkarım fiili kivatadan *böyle cibilliyetsizler doğmaz ama fiili zinadandoğar.

artık bu ''meselin'' anlaşılması ferasetinize kalmış :lol:

aydoe
18-04-2008, 12:56
Kamer Genç'i sonuna kadar destekliyorum.
Gerçek milletvekili odur,her zaman doğruları söyler.
Bağımsızdır,seçmenini mecliste layıkıyla temsil etmeye çalışır.
Keşke mecliste 40-50 tane Kamer Genç olsa.
Biraz patavatsız ve deli doluda olsa görevini yerine getirmeye çalışmaktadır.
Kraldan çok *kralcı Akp milletvekilleri muhalefete tahammülleri olmadığından ve çatlak ses duymak istemediklerinden,tek parti oligarşisi istediklerinden,fazlaca konuştuğunu düşündükleri Kamer Genç'i susturmak istemişlerdir.
İşleri çok zor ,benim tanıdığım Kamer Genç susmaz,susturulamaz.

rebera_roni
18-04-2008, 15:00
örnek bir meclisimiz var (!)

Lestat
18-04-2008, 16:21
gerçekten tam bir düşünceye saygı ve hoşgörü örneği.böyle yöneticilere sahip olduğumuz için nekadar da şanslıyız!!!oy veren herkeze teşşekürü bir borç bilirim!!!!

aydoe
18-04-2008, 18:07
Erdoğan'dan Kamer Genç'e cevap 18 Nisan 2008 *A.A

Kamer Genç AKP'li vekillerin kendisini linç etme emrini Erdoğan'dan aldığını iddia etti. Erdoğan ise "Asıl o zatın tüm hareketleri şiddettir" diye yanıt verdi.

Başbakan Tayyip Erdoğan, AKP'lilere Kamer Genç'i öldürme emri verdiği iddialarına Mudurnu'dan sert cevap verdi. Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin, “TBMM Genel Kurulu'nda dün bağımsız Tunceli Milletvekili Kamer Genç ile partiniz milletvekilleri arasında bazı olaylar yaşandı. Partiniz milletvekillerinin Genç'e şiddet uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusu üzerine, “Benim partimin milletvekilleri hiçbir zaman şiddet uygulamaz. Şiddet uygulayan bizzat o zatın kendisidir. Çünkü her hareketi şiddettir” karşılığını verdi.

Kamer Genç dün gece yaşanan olayın emrini Başbakan Erdoğan'ın verdiğini iddia etmişti:
"Eğer Tayyip Erdoğan, bu hareketi kınamazsa, bu hareketin baş sorumlusu kendisi olduğu konusunda kesin bir kararım olacaktır. AKP’li milletvekilleri Tayyip Erdoğan’ın talimatı dışında kılını kıpırdatmazlar. Bu olayı kınarsa anlarım ki, bunun iradesi dışında gelişmiş bir olaydır. Kınamazsa bu olayın oluşumunda katkısı vardır.

Kulislerde etrafımda dolaşan çok sayıda milletvekili,‘seni öldüreceğiz’ gibi hakarete varan, çok galiz küfürler ettiler. Ben Tunceli’den gelmiş bir Anadolu insanıyım. Ben öyle kolay kolay çekinecek biri değilim. Ölüme de gideriz. Onlar gibi beyaz gömlek de giymeyiz. Anlımız açık her yerde gezeriz.”

Kamer Genç, tartışmaların ardından müteakip kanunda söz hakkı bulunmasına karşın cesaret edip konuşamadığını belirtirken, “Bile bile kendimi ateşe atamazdım” dedi.

SİLAHLA GİRERİM
Kamer Genç, yaşananlarla ilgili olarak, Meclis Başkanlığına şikayette bulunacağını belirtirken, “Meclis Başkanlığına şikayette bulunacağım. Genel Kurul Salonu’nda milletvekilinin güvenliğini sağlayacaksın. Ya sağlayacaksın, ya da silahla gireceğim Genel Kurul Salonu’na. İçtüzük gereği silahla gelmek mümkün değil ama bile bile de AKP’lilere kendimi yem etmem. Onlar beni temizlemeye kalkarlarsa, bedelsiz gitmek istemiyorum öteki dünyaya. Can güvenliğimizi Meclis Başkanının sağlaması lazım” diye konuştu.

ozgur_beyin
18-04-2008, 19:02
arkadaşlar esas sorunları ,kamer genç değil. kamer gençin söylediği. başbakan çalık grubuna atv'yialması için
para bulmak peşinde. 350 milyon doları katardan buldular. sırf bu para için yedi bakan ve başbakan gitti.
hala 700 milyon dolar eksikleri var. bunada iki devlet bankasına verdirmenin peşindeler.
devir değiştiği (kanun) için banka yöneticileri bu usulsüz krediyi veremiyorlar. eğer verirlerse hem kendilerini hemde birinci tarikten yakın akrabalarınıda riske atıyorlar.
işte kamer genç bu 350 milyon doların kaynağını sorunca fincancı katırları ürküp kamer genç'in başına üşüşüyorlar.
gaye kasımpaşalı başbakanlarının karizmasını çizdirmemek. ne kadr başarılı olurlar bilemiyorum.
ama bu dönemdeki kamer gençi beğeniyorum. baykaldan daha etkili muhalefet yapıp baykalı gölgede bırakıyor

gerilla
18-04-2008, 20:31
abdullah öcalan'a sayın dersin linç edilirsin, tayyip'e adını söylersin gene linç edilirsin...

gozeneli
23-04-2008, 11:15
Tayyip'e Tayip demek saygısızlık olmaz ki.Asıl saygısızlıgı Tayyip'in babası yapmış Tayyip diye ad oglunua koymakla.

aydoe
23-04-2008, 15:04
Başbakan Erdoğan, MÜSİAD’daki konuşmasında "Katar’da ne işleri var" diye soran ve AKP’lilerin saldırısına uğrayan Kamer Genç’e cevap verdi.
http://www.haberler.com/katar-isi-vatan-sevgisi-haberi/

''arkadaşlar esas sorunları ,kamer genç değil. kamer gençin söylediği. başbakan çalık grubuna atv'yialması için para bulmak peşinde. 350 milyon doları katardan buldular. sırf bu para için yedi bakan ve başbakan gitti.'' Özgür_beyin Cum Nis 18, 2008 6:58 pm *

5–7 Şubat tarihleri arasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Katar Emiri Şeyh Hamad Bin halife Al Tani’nin daveti üzerine Katar’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Gül’e Katar ziyaretinde Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Nafiz Özak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, iş adamları ve gazetecilerin yer aldığı bir heyet eşlik etti.

http://www.usakgundem.com/haber.php?id=17454

Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, 13-15 Nisan 2008 tarihlerinde Katar'a bir ziyaret gerçekleştirecektir.
http://www.bbm.gov.tr/modules.php?name=News&file=article&sid=329

Başbakan Erdoğan’ın 2 günlük resmi ziyareti gözlerin Katar’a çevrilmesine yol açtı. Son 5 ayda Başbakan’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve 8 bakan Katar’a ziyarette bulundu.
http://www.nethaber.com/Haber/61109/Son-5-ayda-Bir-kez

Beklenen gelişme gerçekleşti ATV-Sabah satıldı! Çalık Grubu Sabah ve ATV'nin parasını zamanından önce ödeyerek işlemi tamamladı.İhale sonrası finansman arayışlarına giren Çalık grubu eğer kaynak bulamasaydı 110 milyon dolarlık teminatı yanacaktı. Ahmet Çalık ödemeyi TMSF'nin verdiği 2 aylık sürenin bitimine 3 gün kala yaptı.

Bu konuda yaşadığı güçlükler sonrası kamu bankalarının devreye girdiği ve iki kamu bankasından (Vakıfbank ve Halk Bankası) 750 milyon dolar civarında finansman sağladığı belirtilmişti. Son aylarda Katar'a yönelik yoğun ziyaretlerin de Çalık'a kaynak bulma amacıyla yapıldığı iddia edilmişti.

http://www.haberciler.com/news_detail.php?id=1024336

Başbakan Erdoğan'ın damadı Berat Albayrak, Çalık Grubu'nda Genel Müdür pozisyonunda, ağabeyi Serhat Albayrak ise Sabah ve ATV'yi alan grup şirketi Turkuvaz'ın koordinatörü

Çalık parayı nerden buldu?
23 Nisan 2008 Çarşamba 10:18
Sabah ve ATV'nin parası ödendi. Merak konusu paranın kaynağıydı.

http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=137946

Çalık Grubu şirketlerinden Turkuvaz Radyo Televizyon Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş, Katar menşeli medya kuruluşu Al Wasaeel International Media Co. ile sürdürülen görüşmelerin mutabakatla sonuçlandığını ve Al Wasaeel International Media'nın, mevzuata ve ihale şartnamesine uygun olarak şirkete yüzde 25 oranında ortak olduğunu bildirdi.

Atı alan üsküdarı geçiyor,benim insanım atlının arkasından bakıyor
At kadar olamadık
http://www.komikler.com/komiktv/turk_filmleri/15:1192/Erdogan_Attan_dustu

Olan Kamer Genç'e oldu ,doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar
Zenginin parası züğürdün çenesini yorar
Bu kadar da olmaz tam bir kepazelik

sargon
23-04-2008, 15:34
Bu sosyal demokratlar neden elestiri yapmayi bilmiyorlar acaba. Su getirilen elestiri, elestiri midir? Calik grubu parayi Katar'dan bulmus! Bulur.. Size ne? Katar'dan degil Fransa'dan bulsaydi birsey degisecek miydi? Yoksa ille de elinde nakit 1.1 milyarinin mi olmasi gerekiyordu? Katar'dan bir sirketle anlasmis, ona yuzde 25 vererek ortak olmus, Vakifbank ve Halkbank'tan kredi almis. Yahu adam 1.1 milyar dolar odeyecek, bu parayi da elbette bir yerlerden, bir takim anlasmalar yaparak bulacak. Yasak mi var? Katar'dan para bulunamaz mi?

Eger bir yolsuzluk varsa onu yazin. Usulsuz sekilde kredi alinmissa, bunu elestirmek anlamlidir. Usulsuz sekilde bir yerlerden para aktarilmisa, kara para kullaniliyorsa falan yazin. Ben burda yanlis olan seyi anlayamadim. Yoksa kapitalizmin kurallari mi degisti. Katar ile ticari iliskiler kurulmamasi mi lazim. Para alinmamasi mi lazim. Daha once Calik grubunun baskani Ahmet Calik, Turkmenistan'da tekstil fabrikalari kurmustu. Sonra da oranin diktatoru Turkmenbasi, bu adami ulkesine sanayi bakan yardimcisi yapmisti. Bence skandal budur. Tabii Tukrmenistan icin. Ama bizimkilerin gururdan gogsunu kabartiyordu. Kimse demiyordu ki, yahu ayiptir, sen nasil yabanci bir tekstil tuccarini, ulke vatandasi bile olmayan birini, hopp diye kaldirip bakan yardimcisi yapiyorsun.

Calik grubunu elestirin, Ahmet Calik'i da elestirin, ama bir mantik olsun. Erdogan'in, Abdullah Gul'un orda Calik grubu icin ozel calisma yapmis olduklarini ispatlayacak seyler bulun. Derseniz ki, Katar'a giderken yaninda isadami olarak bunlari goturmustu ya (benim haberim yok, atiyorum), bu bir anlam tasimaz. Cunku bizde garip bir gelenek var. Butun basbakanlar, nedense dis gezilerine bir ucak dolusu isadami alip goturuyorlar. Her yere boyle cumbur cemaat isadamlariyla neden gidilir, ben anlamis degilim. Sanirsin, isadamlarimiz devlet erkaninin ayrilmaz bir parcasi. Katar'a da goturuyorlar, Tanzanya'ya da. Bu adamlar orda ne yapiyorlar. Bu gorusmeler devletler arasinda oluyorsa, is adamlari ne ariyor? Bedava ucak bileti bulduk diye basbakanlara eslik mi ediyorlar? Ucaklara alinan isadamlari ile alinmayanlar diye bir olay var midir? Her basbakan secilen kendi yandaslarini tasiyip devlet ihaleleri mi almaktadir? Anlamadim gitti ben bu isi. Bir aciklayan olursa da memnun olacam.

Bu isleri yapanlari anlamadigim gibi, elestiri adinda garip seyler yazanlari da anlamiyorum. Herhalde kabahat bende. Koca CHP Baskani da boyle seyler soyledigine gore bunun bir anlami var ama ben anlayamiyorum demek ki.

imhotep
23-04-2008, 16:00
Eleştirinin mantığı aydoe'nin son iletisinde yatıyor. AKP iktidarı bir medya kurumunu kendine yamamak için, özel bir şirkete kredi sağlamak için gecesini gündüzüne katıyor. Kredi alınacak ülke de şerait havuzunun fıskiyesinin köşesindeki Katar !

Akıl sahipleri için bundan çıkarılacak dersler vardır. (İmhotep Suresi 6-7 ayetler)

dilaver
23-04-2008, 16:17
Butun basbakanlar, nedense dis gezilerine bir ucak dolusu isadami alip goturuyorlar. Her yere boyle cumbur cemaat isadamlariyla neden gidilir, ben anlamis degilim. Sanirsin, isadamlarimiz devlet erkaninin ayrilmaz bir parcasi

* * *Sevgili Sargon bürokrasiyi kerameti kendinden menkul bir sınıf olarak nitelendirdigin müddetçe bunu anlaman da imkansız. Ama devletin bir sınıfın baskı ve tahakküm aygıtı oldugunu idrak ettigin anda neden devlet görevlilerinin yanında emekçilerin degil de iş adamlarının oldugu tablosu güneş gibi ayan ve beyan ortaya çıkar.


* * saygılarımla

qw19
23-04-2008, 16:48
Sevgili Sargon;

İşadamlarının dış gezilere başbakanla, cumhurbaşkanıyla katılmalarında Türkiye için çok büyük yararlar var.

Yalnız hep aynı işadamları yerine değişerek götürseler bir uçak yerine de 3 uçak götürseler ve devlet desteğinde iş, işgücü anlaşmaları yapılsa çok daha iyi olur.

Bir iş adamı o ülkeye kendi başına gitse çok anlamlı olmayabiliyor, fakat başbakan, cumhurbaşkanıyla gitmesi onun için otomatik referans oluyor ve orda da ciddi firmalarla görüşme olanağını yakalıyor.

Herhangi itilaf durumunda başbakan, cumhurbaşkanı devreye girerek sorun çözümleniyor ve işadamımız hakkını alabiliyor.

Sevgili dilaver o seyahatlerin emekçiler açısından turistik geziden öte bir manası yok. Üreten biziz yönetende biz olacağız olmamalıdır, artık yönetim herşeydir çünkü. İddialı bir söz olmaktan öte altı doldurulamayacak bir sözdür. Bir türk dünyaya bedeldir gibisine.

Selamlar.

sargon
23-04-2008, 17:27
bilgiler icin tesekkurler vgm. Hep kafamda olan bir sorundu bu. Peki, bu is sadece bizde mi boyle oluyor, yoksa diger ulkelerde de ayni sekilde isadamlari ile birlikte ziyaretler yapiliyor mu? Gorusmelerde nasil sorunlar yasaniyor? Bu sorunlari devlet baskanlari nasil cozumluyorlar? Biraz daha ayrintili aciklayabilir misin? Avrupa ulkelerinde bu tur toplu ziyaretler olmuyor gibi geliyor bana. Daha cok fuarlar vb. araciligi ile baglantilar kuruluyor saniyorum.

dilaver'in bahsettigi gerekcelerle degil, ama bana hala garip geliyor. Burokratik kurallar vb. engeller varsa bunlar bir cirpida nasil cozulecek. Bir suru kanun degisikligi vb. gerekir. Muhtemelen sorunlar daha farkli oluyor ki, bir mudahale ile cozulebiliyor.

qw19
23-04-2008, 17:46
Bir çok uluslararası ihalede devlet başkanları, başbakanlar devreye girer ve lobi yaparlar kendi ülkelerindeki firmaların ihaleyi kazanması için çünkü bunlar hem ülkelerine çok ciddi miktarlarda girdi sağlayacak hem de yeni istihdam ve yatırımın önünü açacak. Bunun için siyasi tavizler dahi verilmektedir örneğin helikopter alımı ihalesinde en yüksek fiyatı Amerikan firması vermiş olabilir ama size PKK konusunda destek olacağını söyler ve siz ihaleyi Amerikan firmasına verirsiniz.

*En canlı örneği Motorola-Uzan anlaşmazlığında Bush devreye girmiştir ve *Uzan'ların ipini çeken asıl *bu görüşmedir.

*Selamlar.

aydoe
24-04-2008, 12:47
http://www.internethaber.com/images/other/1.20080424113235.jpg

Çalık'ın Sabah ve ATV'ye ortak ettiği Katar Yatırım İdaresi
bir kamu kurumu olduğu için
kamuoyunda 'Terlikli Emir' olarak bilinen Katar emiri Şeyh Hamad Bin Khalifa Al Thani'ye bağlı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da 14 Nisan'da Katar ziyareti sırasında Emir tarafından kabul edilmişti.
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=138142

bayraktaro1
24-04-2008, 13:04
Kasımpaşalıyım ELİ maşalıyım
Çok Şugarım Ama Yamdan Paçalıyım
Kasımpaşalıyım ELİ maşalıyım
İçtim kafam kıyak, biraz cilalıyım

Sen bana göre değilsin güzelim
Ben SOSYETE ROMANIM HAVALIYIM
Davul bile dengi dengine
Sen kofti barosun Ben AYNALI
Yakında düğünüm ve (ATV ile) ah nişanlıyım.

Düşmanlarım çatlasın
HEDİYESİZ GELMEYİN YIRTARIM

sargon
24-04-2008, 14:21
Bu Katar Yatirim Idaresi dunyanin en buyuk 8. yatirim kurulusu imis ve Londra Borsasi'nin yuzde 24'unu elinde bulunduruyormus. Ilginc bilgiler.

Peki simdi biz ne istiyoruz. Vgm'nin acikladigi gibi eger sirketlerin uluslararasi anlasmalari konusunda devlet baskanlari, basbakanlari araci olmali iseler, Erdogan yanlis bir is yapmamistir. Henuz bu konuda bir bilgimiz yok, ama varsayalim ki Calik ile Katar arasindaki bir sorunu cozmus olsun. Burda elestirilmesi gereken sey, varsa bir yolsuzluk o olabilir. Yada su soylenebilir: Erdogan sadece Islamci sermaye sahiplerini destekliyor, laik sermayeye destek vermiyor.

Bu itisme, bana gecmisi hatirlatti. Bilindigi gibi Ittihat Terakki Rum ve Ermeni sermayesini zor yoluyla ve savasin yarattigi olanaklarla tecrit edip yerine musluman burjuvazisi yaratmaya calisti. Cumhuriyet doneminde de temel sorun bu oldu. Ittihat Terakki'nin dokunmadigi Yahudi sermayesi de Cumhuriyet doneminde onemli olcude tecrit edildi. Butun bu operasyonlari devlet burokrasisi yonlendiriyordu. Simdi yine bir burjuvazi sorunumuz olustu. Islamci sermaye mi laik sermaye mi olacak? Devlet-i Ali bu konuda geregini yapabilir mi, bilinmez?

Bu Katar sermayesi Londra Borsasi'ni nasil ele gecirmis acaba? Orda da Erdogan gibi adamlar islamci devlet baskanlari var midir? Yoksa para olunca bu isler oluyor ve kapitalizmin kurallari mi boyle? Simdi biz kapitalizmin kurallarinin degistirilmesini ve Islamci sermayeye ambargo konulmasini mi istiyoruz? Ornegin Katar gibi seriat fiskiyesinin yanindaki yerlerden para alinmasi bir kanunla yasaklanmali midir? Talep nedir? Yoksa kapitalizme son verilip, butun sirketler ve dis iliskiler kapatilip iceriye kapanmamiz mi isteniyor? Katar'la oldugu kadar Almanya ile de, Japonya ile de ortakliklar engellenmeli midir?

Ben butun bu propaganda tarzinda tipik bir burokratik gelenek oldugunu dusunuyorum. Butun kurallari o koyar, hersey onun izin verdigi sekilde olur vb. Yoksa yaniliyor muyum?

qw19
24-04-2008, 15:01
Sevgili Sargon;

Bütün sermaye yeşildir.:D

Önemli olan ne tür tavizler vereceğinizdir ve ne kadar. Yoksa kapalı ekonomi ile dünyada var olma şansınız yok.

Selamlar.

qw19
24-04-2008, 18:14
"Peki simdi biz ne istiyoruz. Vgm'nin acikladigi gibi eger sirketlerin uluslararasi anlasmalari konusunda devlet baskanlari, basbakanlari araci olmali iseler, Erdogan yanlis bir is yapmamistir. Henuz bu konuda bir bilgimiz yok, ama varsayalim ki Calik ile Katar arasindaki bir sorunu cozmus olsun. Burda elestirilmesi gereken sey, varsa bir yolsuzluk o olabilir. Yada su soylenebilir: Erdogan sadece Islamci sermaye sahiplerini destekliyor, laik sermayeye destek vermiyor. " sargon

Erdoğan'ın yaptığı kendisini destekleyecek olan bir medya kuruluşuna aracı olmaktadır, bu etik değildir. Yoksa Çalık grubu iş, ihale alsın diye Katar'la kulis yapsın, lobi yapsın buna itirazım olmadığı gibi doğruda bulurum. Tabi gene bunu siyasi *kaygılar gözetmeksizin tüm sanayici ve iş adamlarımız için yapsın. Katar'da çok büyük bir inşaat yatırımı devam etmektedir sadece Çalık için görüşmeyip oradaki işçilerimizin köle muamelesi görmesinide engelleyebilir onların alacakları içinde çaba sarfedebilirdi.

Örneğin Katar'da yabancı işçiler için şehir merkezinde dolaşmama gibi yasalar var. Yabancı ülkelerde iş yapan firmalar Türk işçilerini götürmekte ve türlü, türlü şekillerde onları mağdur etmekteler. Bunlarla ilgili çalışmalar ikili anlaşmalar yapılabilir. Ama ilk yapacakları iş bürokrasiyi artırmak ve harçlar koymak olur bunların. Bunu bütün iktidarlar için söylüyorum. Sadece AKP anlaşılmasın.

Suudi Arabistan kralını otel odalarında ziyaret ederken bizim vatandaşlarımızın kendi ülkemizde ve kendi yasalarımızla yargılanması için anlaşma sağlayabilirdi.

İşadamlarımızın alacakları için Suudlarla garantörlük anlaşmaları yapabilirdi.

Yabancıların üretime yönelik yatırımları bir takım muafiyetler ve kolaylıklarla desteklenmelidir ve nerden geldiğine bakılmamalıdır.

11 Eylül'den sonra *Amerika'dan kaçan Arap sermayesi(200milyar dolar) için Türkiye çok iyi bir konjoktüre sahipti ama değerlendirilemedi.

Emlak, otel, alışveriş merkezlerine yatırım yaptılar bunlar tüketime yöneliktir ve Türkiye ekonomisine yarardan çok zarar verir.

Sürekli belirttiğim gibi Türkiye'yi yönetenler Türkiye'nin çok gerisinde olmuşlardır ve fırsatlar kaçıp gitmiştir ve gitmeye de devam etmektedir.

Selamlar.

metalheart
24-04-2008, 18:29
sabah ve atv ' nin satışı ve bu süreçte yaşananlar etik siyasetçi yaklaşımları değildir..
vgm nin yazdıklarına katılmakla beraber , yaşanaların bunlarla alakası yoktur

bu şirketleri alan grubun yönetiminde başbakanın akrabasının olması mümkündür.
ama sonrasında ki gelişmeler spekülasyona açıktır.

ayrıca sabah gazetesini takip edenler bunun sebeplerini ayrıntılı göreceklerdir.

sargon
24-04-2008, 18:57
Guzel, vgm, sosyal demokratlarin soylemesi gereken seyleri soylemeye basladi. Ama bunlari biz hala ne CHP'den ne de diger sosyal demokratlardan duyamiyoruz. Neymis:

Örneğin Katar'da yabancı işçiler için şehir merkezinde dolaşmama gibi yasalar var. Yabancı ülkelerde iş yapan firmalar Türk işçilerini götürmekte ve türlü, türlü şekillerde onları mağdur etmekteler. Bunlarla ilgili çalışmalar ikili anlaşmalar yapılabilir. Ama ilk yapacakları iş bürokrasiyi artırmak ve harçlar koymak olur bunların. Bunu bütün iktidarlar için söylüyorum. Sadece AKP anlaşılmasın.

Suudi Arabistan kralını otel odalarında ziyaret ederken bizim vatandaşlarımızın kendi ülkemizde ve kendi yasalarımızla yargılanması için anlaşma sağlayabilirdi.

İşadamlarımızın alacakları için Suudlarla garantörlük anlaşmaları yapabilirdi.

Yabancıların üretime yönelik yatırımları bir takım muafiyetler ve kolaylıklarla desteklenmelidir ve nerden geldiğine bakılmamalıdır.

Ama iscilerin durumu bizim sosyal demokratlarin umurunda mi? Adamin kafasini kesecekler Suudi Arabistan'da, sosyal demokratlardan cit cikmiyor. Onlar hala kurultayda Baykal'in disinda aday cikmamasi icin muhalefete baska ne yasak getirebiliriz derdinde. Avrupa'da olsa boyle mi oluyor. Otel odasinda Ingiliz kizi taciz etti diye Alman genci icin ortaligi ayaga kaldirmislardi.

Erdogan'in kendisini destekleyecek medya icin faaliyet yapmasi etik degildir. Tamam. Ama bundan ote soylenecek bir soz yok ne yazik ki. Hepsi bu kadar. Katar olmus, Cin olmus ne farkeder ki. Ustelik butun bu hay huy icinde Kamer Genc gumburtuye gitti. Adam'i nerdeyse linc edeceklerdi, bu sadece etik degil, rezalet. Dert benim sermayecim, senin sermayecine donerse olacagi buydu.

Goruldugu gibi, ortadaki tek dise dokunur tek elestiri etik olmama elestirisi. Bu elestiri de ana muhalefet partisinden cok, AKP'nin ic muhalefetine daha uygun duserdi.

aydoe
24-04-2008, 19:20
11 Temmuz 2004 Pazar
Başbakan Erdoğan'ın kızı Esra Erdoğan ve Yenişafak Gazetesi yazarlarından Sadık Albayrak'ın oğlu Berat Albayrak'ın nikah töreni Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda yaklaşık 7 bin davetlinin katılımıyla yapıldı.
Sadık Albayrak kimdir;
http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=290

Çalık Holding'de genel müdürlük koltuğuna oturan Berat Albayrak, yaklaşık 2 milyar dolarlık bir büyüklüğü yönetecek. Başbakan'ın damadı olan Albayrak henüz 29 yaşında
http://www.milliyet.com.tr/2007/03/31/ekonomi/axeko03.html

Fethullah Gülen Cemaati'nin Asya ülkelerindeki eğitim faaliyetlerinin ve Türkiye'de düzenlenen uluslararası islami toplantıların sponsorlukları ile dikkat çeken bir başka AKP yandaşı Çalık Grubu; Malatya'lı Çalık Ailesi'ne ait. Öznur Çalık; AKP'nin MYKY Üyesi. Başbakan Erdoğan'ın damadı ile damadının abisi Çalık Grubu'nda çalışıyor.
http://www.sol.org.tr/index.php?yazino=8995

Başbakan Erdoğan'a yakınlığı ile bilinen ve son yıllarda aldığı ihalelerle hızla büyüyen Çalık Grubu'nun medya alanında yatırım yapmaya karar vermesi de Başbakan'ın 'özel ricası' olarak değerlendiriliyor. Daha önce Star gazetesinde yaşandığı gibi, Sabah-atv ihalesinde de yine AK Parti'ye ve Erdoğan'a yakınlığı ile bilinen Çalık Grubu'nun bu 'özel ricayı' geri çevirmeyeceği ve piyasa fiyatının çok üzerinde bir fiyat belirlenmesine rağmen Sabah-atv grubunu satın alması bekleniyor.
http://www.patronlardunyasi.com/news_detail.php?id=37686

Türkiye'de medya sektörünü yakından ilgilendiren bu satışın finansmanında, 750 milyon dolarlık meblağın, Vakıfbank ile Halkbank'tan alınan proje finansmanıyla karşılandı.

Anlıyana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az.

sargon
24-04-2008, 23:11
Anlıyana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az.

Sozleri atasozunde oldugundan biraz farkli bir bicimde yorumlayayim. Sadece anlayana davul zurna oluyor. Bana ise sivrisinek saz geliyor bu konu. Ben hayatimda 1.1 milyar dolari hic gormedim. Sanirim burdaki kimse de gormemistir. Erdogan, Calik grubunu medyaya girmesi icin ikna etmeye calismis da, onlar da oraya girmisler de. Devlet bankalarindan kredi almislar da. Alir kardesim. Usulsuzluk yapilmissa onu bulun diyorum size. Adamin mali mulku vardir, gosterir krediyi alir. Aslinda haketmedigi bir krediyi aldigini gostermen lazim ki, bir anlami olsun. Kapitalizmin kurali bu, kanunsuz birsey varsa onu soyleyeceksin.

Her hukumet, simdiye kadar kendi yakinlarini kitabina uydurup kayirmistir. Demirel doneminde Cavit Caglar olayi yasandi. SHP ise nerdeyse muteahhit partisine donusmustu zamaninda. ANAP'i hic saymiyorum. Sistemin isleyisi haline gelmis olan bir seyi degistirmek icin ne oneriyorsun? Hic.. Sadece onun sermayecisi olmasin.

Sistemin bu isleyisi bilinen birsey, dolayisiyla da elestiri aslinda sadece "etik degil" cercevesindedir. Bu da acikca sivrisinek saz babinda bir elestiri oluyor. Kimseyi sarsmiyor. Sadece olaya tamamen tesne olmuslar icin davul zurna yerine geciyor. ATV'yi Erdogan'in kendine yakin buldugu bir isim degil de Bahceli'nin kendine yakin buldugu bir isim alsa benim icin ne degisecek? Hicbirsey..

Bu yuzden bu elestirileri AKP'yi zayiflatan degil guclendiren seyler olarak goruyorum. Mekanizmaya donuk hicbir elestiri yok. CHP'nin yapamadigini liberaller yapiyorlar mesela. Bugun Mehmet Barlas, eger bu kredi ozel bankalardan alinmis olsaydi, kimse bir elestiri yapamazdi diyordu televizyonda. Eger bu iki banka ozellestirilmis olsaydi, kimsenin soyleyecek lafi olmazdi diyor. Adam hakli. Bak, sisteme donuk daha ciddi bir elestiri getiriliyor iste. Digerleri ne yapiyor. Mirin kirin, mirin kirin.. Sivrisinek saz ekibi caliyor, her gun gucunu parca parca MHP'ye devreden CHP'liler davul zurna caliyor saniyorlar. Halk da bunlarin mizildanmasina bakip guluyor.

qw19
24-04-2008, 23:18
Sevgili sargon;

Medya sahipliği yasalarının yeniden düzenlenmesi şart. Sanırım gelişmiş ülkelerde bununla ilgili çok ciddi kriterler var. Medya patronları medya dışında başka bir iş kolu ile uğraşamıyorlar. Hem gazete sahibi hem banka sahibi olunamıyor.

Selamlar.

sargon
24-04-2008, 23:38
vgm, sen su kurultayda CHP baskanligina adayligini koysana. *:D Baykal'dan daha iyi yaparsin bu isi.

aydoe
24-04-2008, 23:55
Sayın Sargon,
Demirel'in aile fotoğrafı ortada şimdi Çağların yerini Çalık almış *ne farkeder oh oh iyi yapıyorlar az bile bize diyipte alkışmı *tutalım?
Burada yanlış olan satışın başbakanın damadının genel müdür olduğu gruba yapılması ve başbakanın satış bedelinin ödenmesi için nüfusunun kullanılmasıdır.
Vgm arkadaşımızın değindiği gibi bizde anti-tröst yasaları yok,medya akp güdümüne alınmıştır.
Tayyip'in muhalefete çatlak sese tahammülü yoktur ,yargıyı ve orduyuda devre dışı bırakıp tek parti tek adam dinci oligarşiyi mutlak hakim kılmaya uğraşmaktadır.

Hiçbir avrupa ülkesinde liberal demokrasilerde başbakan ve bakanlar ve yakınları bu tür ticari faaliyetlerde bulunamazlar.
Bizde *ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın oğlu ile kızı şirket kuruyor ve *bir lira öz sermayesiz deniz nakliyatçılığına başlayor.
http://www.medya01.com/?mod=haber&id=472
http://www.denizticaretgazetesi.com/index.php?haber=5298

Cumhurbaşkanının lise öğrencisi oğlu internetten ticaret *yapıyor ,mısır satıyor.
Cumhurbaşkanı'na soruyorlar Ürdün Kralı size ve eşinize ne hediye verdi diye,söylemem diyor.
Tansu Çiller'de 500 milyar örtülü ödenek parasını ne yaptığını söylememişti.

Bu kapitalizm falan değil resmen yağma ve devlet olanaklarının statülerinin verdiği nüfuzu kullanarak cep doldurmadır.
Gelen çarpıyor ne biçim şey bu ,sizde artık kanıksamışsınız ki ne var bunda gayet doğal diyebiliyorsunuz.
Etiğe aykırıymış ne etiği resmen gasp var ortada,çalma çırpma ve menfaat var.
Soyguna göz yuman zavallı insanlarıma da sus payı yiyecek ve kömür dağıtıyorlar.
Faturayıda yine bize kesiyorlar.
Ne güzel memleket ,aklın almayacağı saçmalıklar yaşanabiliyor,muz da değil elma Cumhuriyeti.
Halk güler tabi tırlatmaya az kaldı da ondandır.
sevgiler

qw19
25-04-2008, 03:53
Bizim siyasetçilerimiz kapitalist ekonominin siyasetçileri falan değil. Burjuvazinin sanatsal, kültürel, entellektüel faaliyetleri olur , bunların ki çiğ köfte partisi ile şebi aruz törenlerinden öte değildir. Ankara şenliklerinin açılışında Cumhurbaşkanı konsere yalnız geldi, merkez bankası başkanı konsere ve kokteyle türbanlı eşi ile katıldı bence hoş oldu. Cumhurbaşkanınında aynı tavrı göstermesi gerekirdi. Ne yazıkki bu açılımı sağlayamıyorlar.

*Tabii olarak bu her alanda kendini gösteriyor özellikle ekonomide büyük kayıplara yol açan yatırımlarda. Ben Türkiye'nin en büyük sorununu yolsuzluktan öte iş bilmezlik olarak görmekteyim.

* İşin ehli insanlar işlerin başında değildir. Niteliksiz teknokratların yol açtıkları zararlar, yolsuzlukları ona belkide yirmiye katlar.

*Örneğin duble yollar, yollar altyapısı yetersiz ve eksik olduğundan dolayı bitmeden eskidi, tamiratlara ve yeniden yapılmaya başlandı. Biz aynı yolları 3-5 kez daha yapacak gibi duruyoruz.

*Her sene yenilenen kaldırımlar.

*Depremlerde yıkılan binlerce bina.

*Bir kere doğru-düzgün yapılmayan altyapı(kanalizasyon, su, elektrik, doğalgaz) nedeniyle sürekli kazılan yollar.

*Metro yapım tekniklerindeki hatalar nedeniyle 1 e malolacak olan 30 a mal olmuştur. Bu rakamlar abartılı değildir.

*Bu beceriksizliklere bir de yolsuzluklar eklenince kayıplarımız geometrik olarak artmaktadır.

*Hala nükleer santrallerin yapılmaya başlanmaması.

*vs. vs.

* *

Selamlar.

aydoe
25-04-2008, 14:24
Cumhuriyet 25.04.2008
DÜNYADA BUGÜN
ALİ SİRMEN

Tayyip Medyasını Halk Finanse Ediyor

AKP, 2002 seçimleri ertesi iktidar olur olmaz başlattığı ve 22 Temmuz 2007 seçimlerinden sonra yoğunlaştırarak sürdürdüğü, laik demokratik hukuk devletini, İslam cumhuriyetine dönüştürmeyi amaçlayan sivil darbesinin yolu üzerindeki kaleleri teker teker yıkarken, medyayı bir yana bırakması beklenemezdi.

Kendi diktasını kurup yerleştirmek isteyen iktidarlardan hiçbiri medyanın gücünü görmezden gelmemiştir.

AKP de bu gerçeğin baştan beri bilincinde olarak, işbaşına gelir gelmez, önce sözde özerk, özde iktidar denetimindeki TRT'nin tepesine adamlarını yerleştirerek işi başlattı.

Radyo ve TV istasyonlarının devletin tekelinde olduğu dönemlerde, görsel ve sesli medyayı ele geçirmek için bu yöntem yeterliydi.

Ama kanalların çoğaldığı dönemde bununla yetinilemezdi. Tüm medyayı denetim altına alabilmek için, iktidar gücünü elinde tutanlar, artık gazetecilerden çıkıp işadamlarının eline geçen medyayı istediği doğrultuda kullanabilmek için harekete geçti.

Türkiye'de, büyük ölçüde medyanın denetiminin, devlete iş yapan girişimcilerin elinde olması, onlara ihaleler yoluyla baskı uygulama olanağını veriyordu iktidarlara.

***

AKP bu olanağı sonuna dek kurnazca kullandı. İktidarın 22 Temmuz seçimlerinden önce de, mutlaka etkisizleştirmek istediği kimi basın çalışanlarını nasıl tasfiye ettiğini çok iyi biliyoruz.


Turgut Özal döneminde ( "basın" ın "medya" olması da o döneme rastlar) patronlarının da etkisiyle başlayan gazeteci ve iktidar iç içeliği hiçbir zaman

AKP dönemindeki kadar çarpıcı bir hale gelmemişti.

Bir yandan patronlara ekonomik alanda baskı uygularken, öte yandan medyada " bende" edilmiş" , "lümpen liberal" gazete yöneticisi ve köşe yazarı yaratan, AKP yolunda ilerlerken, kendileri için en güçlü ve alt edilmez rakibinin iktidar olduğunu bir türlü fark edemeyen medya baronları da kendi aralarında çekişmeyi ve birbirlerini çelmelemeyi, bu çatışmayı Tayyip Bey'in ne büyük bir keyifle izlediğini farkına bile varmadan sürdürüyorlardı.

Ama Tayyip Bey bununla yetinemezdi, günün birinde bir kısım sermaye ile çatışmasının kaçınılmaz olduğunu bilen Erdoğan, o zaman oralardan çatlak sesler çıkacağını bildiği için, kendisine sıkı sıkıya bağlı bir paralel medya da oluşturmak zorunluluğunu duyuyordu.

Sabah-atv grubunun Çalık tarafından, TMSF'den alınması olayını bu çerçeve içinde ele almak gerekir.

Hemen belirtelim, Çalık Holding'in 1.1 milyar dolara TMSF'den aldığı Sabah -atv grubunun bünyesinde ayrıca Takvim, Günaydın, Yeni Asır, Fotomaç gazeteleri, Yeni Aktüel, Para dahil 11 dergi ve Radyo-City bulunmakta.

***
Melih Aşık çarşamba günkü "Açık Pencere" sinde Muzaffer Ayhan Kara 'dan naklen, AKP'nin son grup dışındaki medya kalelerini de şöyle sıralıyordu:

1- * *TRT (TRT -1, TRT -2 ,TRT -3 ve TRT- İnt ve bu kurumun bütün radyoları)

2- * *Fethullah Gülen 'in sahibi olduğu ve şu anda aynı dalga uzunluğundan yayın yapan organlar: STV, Burç FM, Zaman, Bugün, Aksiyon vb.

3- * *Gülen Grubu dışında olup, Sabah * atv gibi şu ya da bu biçimde, AKP'nin denetimindeki medya organları: Haber 24, Kanal 7, Kanal A, Haber 7, Yeni Şafak, Vakit. Bunlara bir de Star gazetesi eklenebilir.

Bunlardan TRT zaten devletin yani halkın parası ile finanse ediliyor. Tayyip Bey'in damadı Berat Albayrak 'ın CEO'su olduğu Çalık, Sabah-atv'yi 1.1 milyara TMSF'den aldı. Bunun için Ahmet Çalık 'ın cebinden para çıkıp çıkmadığı kesin değil. TMSF yetkilileri "Para iki ayrı dekontla geldi ve hesaba geçirildi" diyorlar ve ekliyorlar: Bu 1.1 milyar doların 750 bin doları kamu bankalarından (Halkbank ve Vakıfbank), 350 milyon doları da Katar şirketi Al Wasaeel International Katar'dan alındığı söylenen para.

Görülüyor ki, Tayyip Bey kendi medyasını oluştururken büyük finansmanı ya TRT olayında olduğu gibi doğrudan devletten sağlıyor ya da son olayda olduğu gibi büyük ölçüde devlet bankalarının kredilerinden, yani her iki şıkta da halkın cebinden.

Sevgili okurlar bugüne değin, çoğu kişi "kartel - medyası" ndan şikâyetçiydi.

Oysa şimdi bir de halka finanse ettirilen Tayyip medyası çıktı ortaya. Görün bakın bu sonuncu, hepsini nasıl geride bırakacak ve bize kartel medyası günlerini bile nasıl aratacak.