PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Incilde saat kavrami


atheist87
28-04-2008, 20:52
http://www.zehirli.org/konu/incil-de-saat-kavrami.html
Bu site ateist değil islami tarikat sitesidir. okurken kopucaksınız dindar nasıl başka dini karalar diye? halbuki bilmezki aynısını hırıstiyan kuranı alarak yaptığını bilmezler

İncil'de saat kavramı
cngztrn tarafından Paz, 2008-03-02 22:17 tarihinde gönderildi. Genel Forum incil
İNCİL’DE SAAT KAVRAMI

İncil okuyanlar bilirler. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İsa ile ilgili bilgilerini esin yani vahiy yoluyla almışlar ve bunları da “müjde veren haber” diğer adıyla İncil olarak insanlara takdim etmişlerdir. Öyle ki sayfalar boyunca okumanıza rağmen ilahi bilgi sayılacak sözlere rastlamanız neredeyse imkânsızdır. Sürekli olarak İsa’dan 3. şahıs olarak zikredilmesi ve onu insanüstü yapabilme gayretleri ve “insanoğlu”nun ileriki anlatımlarda baba’nın oğlu olarak sunulması sinirlerinizi sürekli zorlamaktadır. Kur’an’ın yüceliğini hissetmiş insanların bu muharref kitaptaki ifadeleri anlamaya çalışma aşamasında sürekli sıkıntı çekmeleri kaçınılmaz olmaktadır. En safiyane duygularla bu karmaşık ve çelişki dolu ifadeleri anlamaya çalışmak için herhangi bir Hıristiyan topluluğuna bunları edep dairesinde sorsanız bile kısa bir zaman sonra sizden yüz çevirmektedirler.
İncilde hayret edilecek anlaşılamayacak pek çok noktalar var. Dilerseniz konuyu bir kavramdan başlatacağım. O dönemin insanlarının zaman kavramını daha açıkçası bir günün bölümlerini nasıl adlandıracağını kuşkusuz biz güneş ve ay’ın durumuyla ifade edeceklerdir diyeceğiz ancak İnciller sanki size günümüzün ifadelerini sunar. Yazının son bölümünden bunlardan bir kısmını okuyabilirsiniz. İncil’deki bu saat kavramı için Hıristiyanlar bakınız şu açıklamayı getiriyor:
“Saat :
Eski çağlarda genellikle günbatımı, yeni bir günün başlangıcı sayılırdı. Gece, on iki saate ya da `nöbet' denen üçer veya dörder saatlik zaman dilimlerine bölünmüştü. Gündüz ise gün doğuşundan başlayarak on iki saate bölünmüştü. Örneğin, bu düzenlemeye göre (gündüz) altıncı saat = öğle vakti; dokuzuncu saat = saat 15.00, vb. Müjde'de belirtilen saatler bu sisteme göre düzenlenmişti. Ne var ki, bazı bilginlere göre Yuhanna yazılarında bugünkü sisteme yakın bir sistem kullandı. Bu durumda onuncu saat sabah saat 10.00 olur. Bkz. Yu.1:39.”
Gerçi bilim camiası “999 yılında bir keşiş tarafından ilk mekanik saat icat edildi.” demesine rağmen İncildeki “Saat beşe doğru çıkınca, Saat üçe doğru İsa yüksek sesle, Dün öğleüstü saat birde ateşi düştü” ifadeler yukarıdaki açıklamayı bile zorlamaktadır.

İncil’de “saat” kavramı geçen bazı yerler:
Matta 20,3 ‹‹Saat dokuza doğru tekrar dışarı çıktı, çarşı meydanında boş duran başka adamlar gördü.
Matta 20,4-5 Onlara, ‹Siz de bağa gidip çalışın. Hakkınız neyse, veririm› dedi, onlar da bağa gittiler. ‹‹Öğleyin ve saat üçe doğru yine çıkıp aynı şeyi yaptı.
Matta 20,6 Saat beşe doğru çıkınca, orada duran başka işçiler gördü. Onlara, ‹Neden bütün gün burada boş duruyorsunuz?› diye sordu.
Matta 20,9 ‹‹Saat beşe doğru işe başlayanlar gelip kâhyadan birer dinar aldılar.
Matta 26,40 Öğrencilerin yanına döndüğünde onları uyumuş buldu. Petrus'a, ‹‹Demek ki benimle birlikte bir saat uyanık kalamadınız!›› dedi.
Matta 27,46 Saat üçe doğru İsa yüksek sesle, ‹‹Eli, Eli, lema şevaktani?›› yani, ‹‹Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?›› diye bağırdı.
Markos 14,37 Öğrencilerinin yanına döndüğünde onları uyumuş buldu. Petrus'a, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Uyuyor musun? Bir saat uyanık kalamadın mı?
Markos 15,25 İsa'yı çarmıha gerdiklerinde saat dokuzdu.
Markos 15,34 Saat üçte İsa yüksek sesle, ‹‹Elohi, Elohi, lema şevaktani›› yani, ‹‹Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?›› diye bağırdı.
Luka 22,59 Yaklaşık bir saat sonra yine bir başkası ısrarla, ‹‹Gerçekten bu da O'nunla birlikteydi›› dedi. ‹‹Çünkü Celileli'dir.››
Yuhanna 4,52 Adam onlara, oğlunun iyileşmeye başladığı saati sordu. ‹‹Dün öğle üstü saat birde ateşi düştü›› dediler.
Yuhanna 11,9 İsa şu karşılığı verdi: ‹‹Günün on iki saati yok mu? Gündüz yürüyen sendelemez. Çünkü bu dünyanın ışığını görür.
Yuhanna 19,14 Fısıh Bayramı'na Hazırlık Günü'ydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudiler'e, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.
Elçilerin İşleri 2,14-15 Bunun üzerine Onbirler'le birlikte öne çıkan Petrus yüksek sesle kalabalığa şöyle seslendi: ‹‹Ey Yahudiler ve Yeruşalim'de bulunan herkes, bu durumu size açıklayayım. Sözlerime kulak verin. Bu adamlar, sandığınız gibi sarhoş değiller. Saat daha sabahın dokuzu!
Elçilerin İşleri 3,1 Bir gün Petrus'la Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.
Elçilerin İşleri 5,7 Bundan yaklaşık üç saat sonra Hananya'nın karısı, olanlardan habersiz içeri girdi.
Elçilerin İşleri 10,3 Bir gün saat üç sularında, bir görümde Tanrı'nın bir meleğinin kendisine geldiğini açıkça gördü. Melek ona, ‹‹Kornelius›› diye seslendi.
Elçilerin İşleri 10,9 Ertesi gün onlar yol alıp kente yaklaşırlarken, saat on iki sularında Petrus dua etmek için dama çıktı.
Elçilerin İşleri 10,30 Kornelius, ‹‹Üç gün önce bu sıralarda, saat üçte evimde dua ediyordum›› dedi. ‹‹Birdenbire, parlak giysili bir adam önüme çıkıverdi.
Elçilerin İşleri 19,34 Ama halk kendisinin Yahudi olduğunu anlayınca hep bir ağızdan yaklaşık iki saat boyunca, ‹‹Efesliler'in Artemisi uludur!›› diye bağırıp durdu.

lionking
28-04-2008, 22:43
Yanlis hatirlamiyorsam ilk saat 1647 senesinde isvicrede yapildi,incil ise bu olaydan asirlar önce yazildi,takip87 *incilin yazildigi zaman *günler saatlere *ve dakikalara *bölünmüsmüydü?bölünmediyse güzel birsey yakaladin.selamlar

atheist87
28-04-2008, 22:50
Günümüzde saatler dijital (sayısal) veya analog göstergeli olarak bulunabilir.

İnsanlar Taş devrinde zamanı ölçecek bir aracı gerekirdi. Sabahleyin belirli bir anda kalkınması, hayvanların belirli anlarda beslenmesi, ürünlerin belirli anlarda pazarlara götürülmesi gerekliydi. İlk saatler, bir gölge düşüren ve gölgenin denilen uzunluğuna kısalığına göre zamanı göstermeye yarayam basit "Güneş Saatleri"dir. başlangıçta bunlar birer uzun sütundu.bu sütunların üzerine ya da çevresine işaretler konulmaya başlandı. Güneş saatleri, özellikle kış aylarında yararsız duruma geldiği için "su saati" icat edildi. Hatta, geceleri de zamanı gösterdğini belirtmek için bunlara "gece saati"adıda verildi. Çin'de, Mısır'da ve Mezopotamya'da 5000-4500 yıl önce bu saatler kullanılmaktaydı. Çinliler bir kaptan ötekine akan ve biri boşalınca bir ya da iki saatin geçtiğini gösteren su saatleri kullanılmıştı. Yunanlılar ve Romalılar bu saatlerin daha gelişmiş şekillerini yaptılar. Bu arada İskenderiye şehrinde Yunanlı bir saatçi alk defa bazı silindirler ve çarklar kullanarak kendi kendine işleyen ilk su saati bulundu. Bununla birlikte zamanı aralıklarla daha iyi öğrenmek gereksinimi"kum saati"denilen araçların icadına yol açtı. Kum saati birbirine benzeyen iki kısımdan meydana geliyordu. Bu kısımlar çok ince bir boğazla birbirine bağlandı. Üst kısma koyulan kumlar bu buğazdan geçerek yarım saat içinde aşağıda toplandı. Üstteki kumların hepsi aşağıya dökülünce tam yarım saatin geçtiği anlaşılıyordu. Zamanla camın üzerine çizgiler konularak dakikalar da gösterilmeye başlandı. Bunlar geçtiğimiz yüzyılın başlarına kadar gemilerde kullanılırdı.

Su ve kum saatleri işaretli mumlar da zamanı gösteren aygıtlardır. Nitekim uzun bir mum üzerinde saatleri gösteren işaretler bulunur, mum eridikçe saatlerin ilerledği anlaşılırdı. Kilise çanları orta çağlarda zamanı belirlemekte önemli rol oynardı. Haçlı seferlerinden sonra, Avrupa'da uyguladılar. Batıda rakkaslı saati 1.000 yılında Papa İkinci silvestr yaptı. İlk rakkaslı saatlerin çarkları ve kadranları büyüktür. Bunlar zamanla gelişti. Galilo, bir ipe bağlı ağırlıkların yani sarkaçların büyüklüğü ne olursa olsun, ip uzunluğu aynı ise aynı süre içinde sallantılarını tamamladıklarını icat etti

Kaynak;
http://tr.wikipedia.org/wiki/Saat_%28alet%29