Orijinalini görmek için tıklayınız : Müslümanların Geri Kalma Sebepleri
BenDeniz
24-05-2008, 01:17
Müslümanların Geri Kalma sebeblerinin Bazıları:
1-Müslümanların beslendiği kaynaklarda,''Tul-i emelin felaketi''diye geçen
kısımlarda,dünya hayatının değersiz,önemsiz,geçiçi dolayısıyla üzerinde düşünülüp çalışılmasına gerek olmadığı anlatılır.Müslümanlar ebedi huzur yurdu Cennete kendilerini adarlar ve adanırken geri kalırlar.
2-Müslümanlar emperyalist değillerdir.Oysa bugün ilerlemiş ve ekonomisi güçlü olan ülkeler,başka insanların hak ve zenginliklerini sömürerek bunlara kavuşabilmişlerdir.Müslümanlar sömüremeyeceği için mukayesesi bile abes olur.
3-Müslümanlar dağıtılmakta,birleşememekte,ezilmekte,bastırılmakt a,sürekli bir savaş ortamı içerisine sokulmaktadırlar.Dolayısıyla ''nereden başlayacağız,ne yapacağız,..?gibi soruları kendilerine sorup ilerlemek adına planlar yapabilecekleri bir huzur ortamları yoktur.Oysa atalarımız ''Bir elin nesi var,iki elin sesi var'' ''Birlikten kuvvet doğar'' gibi sözlerle pekçok dersler vermişlerdir.
4-Müslümanlar alçaklık ve eziklik hissine kapılmışlar,umutları kırılmış,acziyet duyguları içerisindedirler.Psikolojik bir savaşla ruh halleri talan edilmiştir.Oysa ilerlemek ve yükselmek adına atılacak adımlar için azim,huzur,başarı inancı,güven gerekmektedir.
Diğer sebebleri vakit yetersizliğinden yazamamaktayım.
2-Müslümanlar emperyalist değillerdir.Oysa bugün ilerlemiş ve ekonomisi güçlü olan ülkeler,başka insanların hak ve zenginliklerini sömürerek bunlara kavuşabilmişlerdir.Müslümanlar sömüremeyeceği için mukayesesi bile abes olur.
Bu ifadeye katılmıyorum.
Özellikle İslam'ın yayılış dönemine bakarsanız müslümanların da gayet sömürgeci olduğunu görebilirsiniz. Gerek Kuzey Afrika yayılmacılığı, gerekse Orta Asya'da yapılan zulümler belgeleri ile tarihe geçmiştir.
bir de petrollerine güvendikleri için hiç bir bilimsel ya da felsefi konuda üretim gösterme gereği duymamışlardır
"2-Müslümanlar emperyalist değillerdir.Oysa bugün ilerlemiş ve ekonomisi güçlü olan ülkeler,başka insanların hak ve zenginliklerini sömürerek bunlara kavuşabilmişlerdir.Müslümanlar sömüremeyeceği için mukayesesi bile abes olur." (bendeniz)
Ben bu görüşe katılmıyorum.Müslümanlığın ilk dönemlerinde yapılan yahudi kıyımları, osmanlının cihan hakimiyeti düşüncesi emperyal olgular değil midir? ne yani kendi atalarımız yaptı diye, onlar emperyalist değildir, hoşgörü politikasıyla yayılmışlardır mı diyeceğiz?
"1-Müslümanların beslendiği kaynaklarda,''Tul-i emelin felaketi''diye geçen
kısımlarda,dünya hayatının değersiz,önemsiz,geçiçi dolayısıyla üzerinde düşünülüp çalışılmasına gerek olmadığı anlatılır.Müslümanlar ebedi huzur yurdu Cennete kendilerini adarlar ve adanırken geri kalırlar." (bendeniz)
Bu konu ise kesinlikle doğru.Zira, dinlerin insanları dünyevi olgulardan uzaklaşmış, afyonlanmış kimseler gibi yaşatmasını başka nasıl açıklayabiliriz?Evliyaların öğretilerine bakın.hemen hemen hepsinde bedeni meşgalelerden vazgeçme, nefsi terbiye etme, dünyanın bir anlık bir eğlenceden ibaret olması öğretilerine rastlayacaksınız.Sonra da islam ülkelerinde bilim neden gelişmez diyoruz.Bilim, özgürlük ister de o yüzden.Bilimler, dünyayı anlama ve anlamlandırma çabasının ürünleridir.Dünyayı anlamak içinse ona değer vermek gerekir.Onu yalan olarak görmek değil.
sevgiyle kalın...
atheist87
24-05-2008, 05:50
BenDeniz
''Müslümanlar emperyalist değillerdir.''
ben islam dinininde diğer dinlerinde şu an dünyadaki hiç bir ekonomik sistemle birer bir uyumlu olamayacağını düşünmüyorum din kurallarına ters düşen görüşlerinin dışında liberalist görüş dini ekonomik görüşe yakın olduğunu söyleyebilirim.
müslümanların emparyalist olmadıkları doğru fakat bu müslümanların vicdani duygularından dolayı emparyalist olmamışlar gibi çok büyük bir yalan söyleniyor işin gerçeği şudur ki bilimin en ters düştüğü din islam dinidir diğer dinlerdeki şeffaflıklar sayesinde bilim islam dini dışında yol almıştır bilim gelişmiş bir toplumun temel direğidir
bu temel olmadan yükselmek ise hayalden başka bir şey değildir harun yahyacılar diyorki bu buluşlar kuranda yazıyor ayeti çevirip çevirip bilime bağlamaya çalışıyorlar fakat bu insanları dinde tutabilmek adına söyleniyor fakat bir çelişki çıkıyor bu durumda madem kuranda yazıyorduda bu müslümanların hiç birimi o ayetleri okuyup bir şey yapmadı??? bu kocaman bir yalan tam 14 YÜZYIL GEÇMİŞ HİÇ BİR MÜSLÜMAN O AYETİN GİZEMİNİ ÇÖZEMEMİŞ ÇÖZENDE MÜSLÜMAN DEĞİLMİŞ BÖYLE SAÇMA SAPAN ŞEY OLMAZ
''...Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı müslümanlara bir hidayet,
bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.
(Nahl Suresi, 89) ''
Bu ayeti bilen hiç bir müslüman zaten bilimide bilimsel buluşlarıda kabul etmez onlara göre hepsi yalandır bu görüş yüzündendir ki ve geri kalmaya mahkumlardır hiç bir şey üretemediği için geri kalmış topluluklarda isteselerde zaten emperyalist olamaz emparyalist olmak için gelişmiş olmak lazımdır. bilime önem vermeyen hiç bir topluluk bir adım ileri gidemez araştırma geliştirme bilimseldir. Kuran bilimsel değildir. bilimin baş düşmanıdır.
1-Müslümanların beslendiği kaynaklarda,''Tul-i emelin felaketi''diye geçen
kısımlarda,dünya hayatının değersiz,önemsiz,geçiçi dolayısıyla üzerinde düşünülüp çalışılmasına gerek olmadığı anlatılır.Müslümanlar ebedi huzur yurdu Cennete kendilerini adarlar ve adanırken geri kalırlar.
Sanki müslümanların tul-i emel'den uzak durdukları ve doğru yoldan ayrılmadıkları için geri kaldıkları şeklinde bir sebep ortaya konmuş ki gerçekle uzaktan yakından ilgisi yok. Gelişmiş ülkeler dünya hayatının zevk ü sefası içinde oldukları için mi kalkındılar?
1. maddenin doğrusu ilerici düşüncelere sahip olmadıkları, sünnet inancı nedeniyle modern, çağdaş yaşama yönelemedikleri, kaderci zihniyete sahip olmaları nedeniyle herşeyi Allah'tan bekledikleri ve sorunların çözümünde önceliği dualara, salavatlara verdikleri içindir.
2-Müslümanlar emperyalist değillerdir.Oysa bugün ilerlemiş ve ekonomisi güçlü olan ülkeler,başka insanların hak ve zenginliklerini sömürerek bunlara kavuşabilmişlerdir.Müslümanlar sömüremeyeceği için mukayesesi bile abes olur.
Gelişmiş ülkeler, emperyalist oldukları için gelişmediler. Geliştikleri için emperyalist oldular. İslam ülkeleri başından itibaren sömürücü, fetihçi, işgalci, yağmacı, ganimetçi idiler. Bu yolla başlangıçta büyüdüler, genişlediler. Ama işin içine reform ve rönesans girince, bilim ve teknoloji girince münferit bireysel başarıların ötesinde bir varlık gösteremediler. Endüstri devrimi karşısında yenik düştüler. Akılları başlarına geldiğinde ise atı alan Üsküdar'ı geçmişti.
3-Müslümanlar dağıtılmakta,birleşememekte,ezilmekte,bastırılmakt a,sürekli bir savaş ortamı içerisine sokulmaktadırlar.Dolayısıyla ''nereden başlayacağız,ne yapacağız,..?gibi soruları kendilerine sorup ilerlemek adına planlar yapabilecekleri bir huzur ortamları yoktur.Oysa atalarımız ''Bir elin nesi var,iki elin sesi var'' ''Birlikten kuvvet doğar'' gibi sözlerle pekçok dersler vermişlerdir.
Müslümanlarsa ve iman güçleri varsa, neden iman birliği içinde olamıyorlar? Birlik içinde olamamalarının nedenini başkalarında değil, müslümanların kendisinde, başlarındaki yöneticilerinde aramak gerekir. Hem Kur'an'ı rehber alacaklar, evrensel sayacaklar hem de Kur'an'daki ayetlere uymayıp gavur-kafir dedikleri tarafından oynatılacaklar. Geleceğe yönelik planlar-projeler yapabilmek için huzur ortamı değil, istek ve inanç gerekir.
Gerici ve tutucu zihniyetler bu tür projeler yapmaktan acizdirler. Çünkü mürşitleri bilim değil, şeyhler, dervişler, imamlardır.
4-Müslümanlar alçaklık ve eziklik hissine kapılmışlar,umutları kırılmış,acziyet duyguları içerisindedirler.Psikolojik bir savaşla ruh halleri talan edilmiştir.Oysa ilerlemek ve yükselmek adına atılacak adımlar için azim,huzur,başarı inancı,güven gerekmektedir.
Bu madde 3. madde ile aynı ya da devamı gibi olmuş. Müslümanlar alçaklık ve eziklik duyguları içinde değiller. Tersine yüksekten bakıyorlar ve ezme düşüncesi içindeler. Müslüman olmayanları hakir görüp aşağılıyor, Allah'ın kendilerinden yana olduğunu ileri sürüyor, İslam'ın nurunun yakında doğacağını ve dünyayı kaplayacağını ileri sürüyorlar. Kalkınmak, gelişmek, çağdaş uygarlık düzeyine erişmek gibi bir niyet ve istekleri yok. İslam'ın nurunun doğuşunda da umutları Allah'tan, Mehdi ya da Mesihten.
Bunlar yeterli ve geçerli sebepler değil.
Müslümanlar, yönetim biçimini İslam ve teokrasi olarak sürdürdüğü müddetçe, laik ve demokratik sistemi benimsemediği, çağdaş ve modern yönetim anlayışlarına, çağdaş hukuka kavuşmadıkça, bilim ve teknolojiyi dinden ayrı tutmadıkça, Kur'an'ı evrensel saymaya devam ettikçe, kaderci zihniyetten kurtulmadıkça, egemen olan gerici ve yobaz düşüncelerden sıyrılmadıkça gelişemez, kalkınamaz, bağımsızlaşamaz.
BenDeniz
24-05-2008, 15:30
En fazla ''Müslümanlar sömürücü değillerdir'' sözümün üzerinde durulmuş.Osmanlıdan misaller verilerek,yayılma politasına sahip olunduğu bunun ise,sömürücülük olduğu iddia edilmiş.
İslam Devletleri,hiçbir zaman sömürücü olmamışlardır.İnançlarını anlatmak,yaymak,ve huzuru olmayan toplumlara huzur temin etmek için seferler düzenlemişlerdir.
Dedelerimiz Osmanlılarda,bunu yapmışlar,kendi inançlarını anlatıp tanıtmış,Kendi halkına zulüm eden yöneticileri ikaz etmiş, olumlu adımlar atılmadığında zulüme son vermek için Yönetimi devaralmış,Fetihler düzenlemişlerdir.
Fetih başkadır,İşgal başkadır.Osmanlı'nın fethettiği hiçbir Ülke halkı ve toprakları sömürülmemişler aksine kalkındırılmışlardır.Bunları bağımsız ve tarafsız olan, tarihi kaynaklardan görebilmekteyiz.Bu sebebten ötürü olsa gerektirki; ''Biz zulme uğruyoruz,Osmanlı gel bizide kurtar!'' gibi davetlerin olduğu mektupları başka ülke halkları Saraya gönderebilmişlerdir.
Müslümanları, dinleri bilimden ilerlemekten ve yükselmekten geri tutmamıştır.Dinlerini yanlış yorumlamışlar ve Dinlerinin tam aksi olanlarına iman ve amel etmeleriyle bu hallere düşmüşlerdir.Museviliğin katı ve tavizsiz kurallarına uyan İsrail (İsrail Yahudi şeriatıyla yönetilmektedir) ve yahudiler,bugün ekonomiyi ellerinde tutabiliyorlar ve dünyaya garantörlerse,bu Dinlerle ilerleyip yükselmenin bir ilgisinin olmadığınıda göstermektedir.
Önemli ve yapılacak olan;Bütünleşerek,birleşerek,yıllardır üzerlerinde oynanılan çeşitli oyunlara son verecek atılımları yaparak,Akıla ve gerçeklere dayanarak İlerlemeye doğru adım atılmasıdır.
fetih: Bir şehir veya ülkeyi savaşarak alma.
işgal: Bir yeri ele geçirme.
fethetmek: Bir yeri veya ülkeyi savaşarak almak.
işgal etmek: bir yeri ele geçirmek. güncel türkçe sözlük TDK
Sevgili bendeniz,
yukarıdaki bilgiler ışığında, fetih ve işgalin pek de farklı şeyler olmadığını görüyorsunuz.nihayetinde osmanlının da halklarla savaşarak ülkeleri ele geçirdiğini kabul etmek gerekli bence.Zira, islam devletleri için "inançlarını anlatmak,yaymak,ve huzuru olmayan toplumlara huzur temin etmek için seferler düzenlemişlerdir" gibi aşırı iyimser bir bakış açısı tarih biliminin objektifliğine gölge düşürmektedir.Emperyalizmin temel düşüncesi, hakimiyet kurmaktır.Sömürü daha sonraki aşamalarda gerçekleşen bir olgudur.dolayısıyla osmanlı yı bu düşünceden soyutmuş gibi göstermeniz, bana "kim ayranım ekşi der ki?" sözünü hatırlattı.Oysa tarih, insanların kendilerini dahi yargılamalarına olanak veren bir bilim dalıdır.
""Dedelerimiz Osmanlılarda,bunu yapmışlar,kendi inançlarını anlatıp tanıtmış,Kendi halkına zulüm eden yöneticileri ikaz etmiş, olumlu adımlar atılmadığında zulüme son vermek için Yönetimi devaralmış,Fetihler düzenlemişlerdir."" (bendeniz)
işte tam da senin bu saydığın, halkına zulüm eden yönetici yi ikaz etme ve zulme son vermek için yönetimi devralma işini yapan bir emperyalisti ben tanıyorum.Amerika birleşik devletleri.Senin tam da bu dediğini yapmak, ırak halkını, sözümona saddam zulmünden kurtarmak için yönetimi devraldı(!).Sonuç ortada.Üstelik haklısın,amerika da kendi inançlarını anlatmak için, binlerce misyonerini ırak halkının üzerine salmakta.Tıpkı dedelerimizin yaptığı gibi.
""Müslümanları, dinleri bilimden ilerlemekten ve yükselmekten geri tutmamıştır.Dinlerini yanlış yorumlamışlar ve Dinlerinin tam aksi olanlarına iman ve amel etmeleriyle bu hallere düşmüşlerdir."" (bendeniz)
Sevgili bendeniz, bana tek bir bilim gösterir misin ki dinlerin önderliğinde ilerlemiş olsun.Kusura bakma ama, tarihsel veriler maalesef senin söylediklerinin tam tersini söylüyorlar.Yanılıyorsunuz.İsrail' in yönetim şekli parlementer demokrasidir.Ancak, ülkedeki hakim düşünce, musevi şeriatıdır derseniz buna katılabilirim.Ayrıca,israil in zengin olması ve yükselmesi ayrı şey, bilim ve teknolojide ilerlemeleri ayrı şeylerdir.Hele ki israil in abd destekli bir, kukla devlet olduğunu ve tüm sermayesinin yahudi kökenli abd sermayesinden sağlandığını unutmamak gerekir.
Senin bu söylediklerin, tamamen müslümanların kendi dinlerini canhıraş bir biçimde savunma telaşından başka birşey değildir.Şu meşhur: "hata müslümandadır, müslümanlık da hata olmaz." öğretisi.oysa, forumları, daha dikkatli bir biçimde incelersen, dinlerin, özünde de çeşitli noksanlıklar ve bariz yanlışlıklar olduğunu görürsün.Hem de bilimin gelişmesine karşı.
en son söylediğiniz temennilere katılıyorum fakat onların gerçekleşebileceğine ihtimal vermiyorum.Bunun ilk engelleyicisi de, yine islami ideolojiye mensup cemaatler içindeki şiddetli bölünmeler olacaktır.diledikleri kadar birleşmeye çalışsınlar, liderlik kavgası onları eritmeye yetecektir.
sevgiler...
BenDeniz
24-05-2008, 16:48
Sn.aparain;
Bir ülkeyi elegeçirmek; orayı sindirip bastırmaktır işgaldir.Bir Ülkeyi fethetmek ise,Karşılıklı savaşmak suretiyle ilerlemektedir heriki tarafta eşit imkanlara sahiptir,fark vardır.
Abd'nin, Saddam zulmünden Irak halkını kurtaracağı vaadiyle Irakı İşgal etmesi ile(fetih değil) Dedelerimiz Osmanlıların,icraatleri arasında büyük bir uzlaşmaz uçurum vardır.Evet...Osmanlılarda Saddam gibi Zalimleri devirmeyi vaad ederek Fetihlere koyulmuşlar ancak,Abd'den en büyük fark olarak vaadlerini yerine getirmişler Mevcut ülke halkına huzur tesis etmişlerdir.
Dinin bilime yol göstermesi zaten beklenilmemelidir.Müslümanların en büyük hatalarının biride budur.Din manevidir,iman,akaid,ibadet gibi konuları vardır.Oysa bilim,madde üzerinde hareket etmektedir.Dinin, bilime sevkedişe sadece bir katkısının olabilir oda; ''İlim,Çinde'de olsa alınız''disturundan başka bir şeyle zaten olamaz.Dolayısıyla dinlerden bilime yol göstermesini beklemek,dinleri idrak edememiş kimselerin beklentisidir.
İsrail, gizli olarak yahudi şeriatıyla yönetilmektedir.Siyonizm muharref tevratın öğretisidir çünkü.Halkıda Devletide(Vicdanlı yahudileri tenzih ederim)İmanlıdır imanıda Siyonizmdir.
Esen Kalın
Sn.aparain;
Bir ülkeyi elegeçirmek; orayı sindirip bastırmaktır işgaldir.Bir Ülkeyi fethetmek ise,Karşılıklı savaşmak suretiyle ilerlemektedir heriki tarafta eşit imkanlara sahiptir,fark vardır.
Abd'nin, Saddam zulmünden Irak halkını kurtaracağı vaadiyle Irakı İşgal etmesi ile(fetih değil) Dedelerimiz Osmanlıların,icraatleri arasında büyük bir uzlaşmaz uçurum vardır.Evet...Osmanlılarda Saddam gibi Zalimleri devirmeyi vaad ederek Fetihlere koyulmuşlar ancak,Abd'den en büyük fark olarak vaadlerini yerine getirmişler Mevcut ülke halkına huzur tesis etmişlerdir.
Dinin bilime yol göstermesi zaten beklenilmemelidir.Müslümanların en büyük hatalarının biride budur.Din manevidir,iman,akaid,ibadet gibi konuları vardır.Oysa bilim,madde üzerinde hareket etmektedir.Dinin, bilime sevkedişe sadece bir katkısının olabilir oda; ''İlim,Çinde'de olsa alınız''disturundan başka bir şeyle zaten olamaz.Dolayısıyla dinlerden bilime yol göstermesini beklemek,dinleri idrak edememiş kimselerin beklentisidir.
İsrail, gizli olarak yahudi şeriatıyla yönetilmektedir.Siyonizm muharref tevratın öğretisidir çünkü.Halkıda Devletide(Vicdanlı yahudileri tenzih ederim)İmanlıdır imanıda Siyonizmdir.
Esen Kalın
Pek de gizli değil, 2004 yılına kadar İsrail'de boşanma davalarına hahamlar bakardı. Teokratik bir devlet özelliği taşırdı. Türkiye'de olduğu gibi İsrail'de dinci partiler güçlü.
İslamiyet'in yayılmaya başladığı dönemlerde, Arap'ların Türk'lere düzenledikleri seferlere ne demeli. Din patlamaya hazır bir silahtır, ortada dolaşıp durdukça birileri bunu kullanacaktır ve diğerlerine zarar verecektir. Tarih vermiş olduğunu çok açık gösteriyor.
Osmanlının işgal ettiği ülkelere adalet getirdiği iddiası da gerçek dışıdır. Osmanlının tarihide katliamlarla, işkencelerle doludur.
Benim hayalini kurduğum dünyada milliyetçilik yok, ümmetçilik yok.
Selamlar.
gozeneli
27-05-2008, 22:37
Bendenize göre haçlı seferleri o.k.dir
gozeneli
27-05-2008, 23:33
Haçlılarda istalaya gelmemiş aynı güçte olan orduyla savaşmış ve herkesi aydınlatmaya çalışmıştır.
Buna kargalar bile güler
Müslümanların Geri Kalma sebeblerinin Bazıları:
1-Müslümanların beslendiği kaynaklarda,''Tul-i emelin felaketi''diye geçen
kısımlarda,dünya hayatının değersiz,önemsiz,geçiçi dolayısıyla üzerinde düşünülüp çalışılmasına gerek olmadığı anlatılır.Müslümanlar ebedi huzur yurdu Cennete kendilerini adarlar ve adanırken geri kalırlar.
2-Müslümanlar emperyalist değillerdir.Oysa bugün ilerlemiş ve ekonomisi güçlü olan ülkeler,başka insanların hak ve zenginliklerini sömürerek bunlara kavuşabilmişlerdir.Müslümanlar sömüremeyeceği için mukayesesi bile abes olur.
3-Müslümanlar dağıtılmakta,birleşememekte,ezilmekte,bastırılmakt a,sürekli bir savaş ortamı içerisine sokulmaktadırlar.Dolayısıyla ''nereden başlayacağız,ne yapacağız,..?gibi soruları kendilerine sorup ilerlemek adına planlar yapabilecekleri bir huzur ortamları yoktur.Oysa atalarımız ''Bir elin nesi var,iki elin sesi var'' ''Birlikten kuvvet doğar'' gibi sözlerle pekçok dersler vermişlerdir.
4-Müslümanlar alçaklık ve eziklik hissine kapılmışlar,umutları kırılmış,acziyet duyguları içerisindedirler.Psikolojik bir savaşla ruh halleri talan edilmiştir.Oysa ilerlemek ve yükselmek adına atılacak adımlar için azim,huzur,başarı inancı,güven gerekmektedir.
Diğer sebebleri vakit yetersizliğinden yazamamaktayım.
Bu yazının dayandığı mantık islam ülkelerinin geri kalma nedenidir.
aspendos
28-05-2008, 00:42
topiği açan arkadaşa soruyorum .
bana müslümandan zerre kadar üstünlüğünü göster allah katında ?
hangi canlıyı yarattın bugüne kadar ?
ateistlerin tek üstünlüğü kendilerini zeki ve diğer insanlardan kendilerini üstün görmedir ,
tek bir düşünce hakimdir allahın olmadığı ve yaratıcının olamıyacağı dır buda komplekslerin en büyüğüdür .
geri kalmışlık konusuna gelince her insanın kendi çevresinde kendiği meslek gurubunda diğer insana üstünlüğü vardır .
bir ateist müslümanlığı nasıl bilmiyorsa veya bildiğini sanıyorsa aynı şekilde bir imamda ateistliği bilmez .
ancak bazı durumlar var ki ateistler ben daha evvel müslüman idim de sonra ateist oldum müslümanlığı biliyorum .
butür çocuk masalları ile ancak kendini kandırmış olur . aklı başında müslüman ateist olmaz aklı başında olmayan müslüman ancak ateist olabilir ..
hani derler ya müslüman ateistliğin ne olduğunu bilemez ateistliğe geçmek öyle kolay değil gibilerinden bakıyorum da ateistlerin sayısı biraz eskiye nazaran biraz artmış ama buda demek oluyorki o aklı çalışmayan müslümanlar birden bire aklı çalışıp ateist oluyorlar ...
ah ah ..
bir ateist müslümanlığı nasıl bilmiyorsa veya bildiğini sanıyorsa aynı şekilde bir imamda ateistliği bilmez .
gene bol keseden atmasyonlar. Tarih unutmaz, aspendos unutsa bile. Bir örnek.
SSCB dagıldıktan sonra hızla tüm ülkelerde dini egitim agırlık kazandı. İnsanları tekrar kul bilinciyle yetiştirmek gerekiyordu ki, isyan etmemeyi ögrensinler ve sömürüyü kul bilinci ile tevekkül ile karşılasınlar.
Ancak Ukrayna da din egitimi verebilecek ögretmen bulamadılar. Eski ateizm hocaları da yeni sistemde işsiz kaldıkları için bir süre din egitimini ateist hocalar verdi.
Bilgi olarak bu başlıkta bulunsun.
saygılarımla
dr humanist
28-05-2008, 01:28
topiği açan arkadaşa soruyorum .
bana müslümandan zerre kadar üstünlüğünü göster allah katında ?
hangi canlıyı yarattın bugüne kadar ?
ateistlerin tek üstünlüğü kendilerini zeki ve diğer insanlardan kendilerini üstün görmedir ,
tek bir düşünce hakimdir allahın olmadığı ve yaratıcının olamıyacağı dır buda komplekslerin en büyüğüdür .
geri kalmışlık konusuna gelince her insanın kendi çevresinde kendiği meslek gurubunda diğer insana üstünlüğü vardır .
bir ateist müslümanlığı nasıl bilmiyorsa veya bildiğini sanıyorsa aynı şekilde bir imamda ateistliği bilmez .
ancak bazı durumlar var ki ateistler ben daha evvel müslüman idim de sonra ateist oldum müslümanlığı biliyorum .
butür çocuk masalları ile ancak kendini kandırmış olur . aklı başında müslüman ateist olmaz aklı başında olmayan müslüman ancak ateist olabilir ..
hani derler ya müslüman ateistliğin ne olduğunu bilemez ateistliğe geçmek öyle kolay değil gibilerinden bakıyorum da ateistlerin sayısı biraz eskiye nazaran biraz artmış ama buda demek oluyorki o aklı çalışmayan müslümanlar birden bire aklı çalışıp ateist oluyorlar ...
ah ah ..
İsviçre nin CERN laburatuvarında yoktan var etme olayı antimadde bulunarak gerçekleştirilmiştir.google da her türlü bilgi mevcuttur..
aklı başında müslüman ateist olmayacaksa eğer,aklı başında bir insanoğlu mantığına yatmayan kuran cümlelerini sorguladığında kurandaki saçmalığa inanmaz..
ateistlerin ateizmi yaymak gibi bir ideali yoktur.o ideal,müslümanlık saplantısı içinde olan,bu siteye gelip de müslümanlık savunması yapan sizlerin eseridir..bizler dogmatik bilgileri ve tabuları sorgularız sadece..
gozeneli
28-05-2008, 08:22
Kusura bakma ama Dilaver yanılıyorsun en azından benim hakkımda beni ateist yapan İslam hakkındaki bilgilerimdir ve şundan çok eminim ateistler dinlere inanlardan daha iyi biliyor.
Kusura bakma ama Dilaver yanılıyorsun en azından benim hakkımda beni ateist yapan İslam hakkındaki bilgilerimdir ve şundan çok eminim ateistler dinlere inanlardan daha iyi biliyor.
hangi konuda yanıldıgımı kavramış degilim.
saygılarımla
Müslümanlar niçin geri kaldılar ?
1- Düşünmediler , çünkü düşünmek suçtu .
Az da olsa düşünmeye çalışanın yaftası ya zındık ya da kafirdi .
Cezası ise idamdı .
Dünya çapında , İslam anlayışının tamamen dışında düşünebilen tek bir müslüman düşünür yoktur .
( Yunus Emre , Mevlana vs...
Geçiniz .
Halac-ı Mansur'u bile bir sözünden ötürü derisini yüzüp öldürenler mi bize Yunus'u anlatacak ?
622 yıllık koca Osmanlı tarihinde Mimar Sinan'dan başka bir örnek veremeyenlere ne anlatsan boş gerçi ama ... )
Oysa bilmezler ki , herşeyi üreten düşüncedir .
Fikri hür , vicdanı hür düşünce ...
Hala daha da bilmezler .
Bilmek de istemezler .
Bir eroin bağımlısından ne kadar üretmesini beklerseniz , bir din bağımlısından da bekleyeceğiniz düşünce ancak o kadar olur .
Hayali bir dünya ...
Melekler , cennetler , ırmaklar , uçsuz bucaksız gölgelikler , hurmalar , huriler , ...
Ye Mehmet ye !
2 - Düşün(e)medikleri için de üret(e)mediler .
O halde gelsin fetihler ...
Fetih nedir ?
Yağma ve çapul ...
Ye Hasan ye , ye Mehmet ye , ye Muhammet ye !
Peki ya , birgün gücünü yitirirsen ne olacak ?
Diyorum ya ; düşün(e)mediler .
3 - Tembeldiler .
Hala daha da öyledirler .
Tembel , fikir tembeli ...
Çünkü Allah onlara yetiyor !
Dünyanın en fakir ülkesi Afganistan ...
Televizyonda izliyorum ; bir Afganlı Taliban oturmuş , elinde de Kur'an , sayfalarını karıştırıp duruyor .
Belli ki , birşeyler arıyor Kur'an'da .
İçimden ''ara kaniçici yobaz ara ; daha çok bulursun , asırlarca aradın bulamadın da ...'' demek geliyor .
Not : Afganistan'da çorap giymek lüksten sayılıyor , o derece fakirler . Üstelik de İslam'ı en iyi şekilde yaşamaya çalıştıkları halde ...
4- Güçlü anlarında çok şımardılar , hem de o kadar şımardılar ki , güya Allah hep onlardan yana idi .
Yanıldılar ...
Yanıldıklarını anladılar ama , bu duruma isyan bile edemediler .
Zira sadece iliklerine değil , genetiklerine kadar işlemişti dincilik ve de ALLAHÇILIK .
5 - Yeniliğe açık değildiler , herşeyi Kur'an'da aradılar .
Ama boş öğütlerden başka birşey bulamadılar .
Öğüt de almadılar .
Herkese bol keseden öğüt verirken üstelik .
6 - Bu arada atı alan da Üsküdar'ı çoktan geçmişti .
7 - Geçmiş olsun !
- Ey müslümanlar ; bu mevtayı nasıl bilirdiniz ?
Hepsi bir ağızdan ve riya ile :
- İyi bilirdik .
- İyi mi bilirdiniz ; o halde gömün anasını satayım !
Unbeliever
29-05-2008, 22:42
Sevgili arkadaşlar,
(Bence) Müslümanların geri kalmalarının sebeplerini şöyle açıklayabiliriz;
1. Din bir sistemdir. Kuranı kerim sistem kitabıdır. Allah'ın kullarına sistemini anlattığı bir kitaptır. Yön kitabıdır. İnsanları yönledirme amaçlıdır. Bir bilim kitabı değildir.Öyle olsaydı Allah fizik kanunları gibi kanunları açık ve net olarak ve "Size bu kitabı fizik kanunlarını ve diğer kanunları bulasınız diye indirdim" derdi. insanlara akıl vermiş onları kullanmalarını emretmiş.Kullanan zaten ilim ve bilim yönünde ilerler.
2. Yukarıdaki maddeye dayanarak, ilerleyememelerini, dini yani sistemi yanlış bildiklerine veya yanlış yönlendirilmiş olmalarına bağlayabiliriz. Yıllarca hurafelerle, hadislerle, kuran dışı -sanki kuran eksikmişcesine tamamlayıcı olduklarını iddia eden- kitaplara kafalarını gömüp körü körüne bağlandıkları için, yıllarca Kuran insanları bilime yönelmeleri konusunda telkin ederken onlar, mezhepti, hadisti, şeyhti, şıhtı, kıldı, yündü, tüydü..vs saçmalıklarla uğraştıkları için gelişemediler. Modern yaşamın gereklerini alan Avrupalılar, din ile sosyal yaşamı birbirinden ayırabildikleri için geliştiler. Çünkü din kişinin yaşayış biçimini belirler. Yani yaşayış sistemini belirler. Müslüman toplumlar yıllardan beridir sistemlerini aramakla uğraştıkları için gelişemediler. Zaten Kuran da helal ile haramın ne olduğu açıkça belirtilmiştir. İçimizdeki İrlandalılar(!) sayesinde saçma sapan gerekçelerle müslüman toplumların gelişmesine engel olunmuştur. Ona haram buna helal diye diye insanları yoldan çıkarmışlar kafalarını hep meşgul etmişlerdir. Rahat bırakılsalardı belki de bu kadar geri kalmayacaklardı. Arkadaşlar herşeyin başı eğitim..eğitimsiz bir toplum yavaş yavaşta olsa kaybolur gider....
Fikirlerimi yanlış bulanlar tabiiki olacaktır....ama en başta dediğim gibi Bence.....
Saygılar...
gozeneli
29-05-2008, 22:52
Dilaver'den alıntı ''bir ateist müslümanlığı nasıl bilmiyorsa veya bildiğini sanıyorsa aynı şekilde bir imamda ateistliği bilmez .''
Bu konuda yanıldıgını söylemek istemiştim burda kesinlikle söyleyebilirim ki bir ateist olarak islamı bir müslümandan daha iyi biliyorum bu yüzdende müslüman degilim ama bu benim ahlak anlayışım yok demek degildir.
Dogru okumamışım kusura bakmayın Dilaver Sizden aldıgım kısım sizin Aspendos'tan alıntınızmış bende sizin yazdıgınızı zanetmiştim Alıntı olarak göstermedigiz için.
papillon
29-05-2008, 23:02
Akilla Din Kafada yanyana durmuyor birbirlerine cok zit,ya Dini secer geri kalirsin yada Akili secer ilerlersin.
Dini secen insanin corabini bile nasil giyeceyi birileri tarafindan belirlenmisdir,Dindar özgür iradeyi cok az yerde kullanir.
dindar insanların lerleyibilmesi pek mümkün görünmemektedir ancak dinde çağdaşlık diye bir zaafları var buda kendi vicdanlarını tatmin etmekten öteye gitmez.. parkta bir erkekle el ele dolaşan ıssız bir bankta öpüşen bir türbanlı bayan düşünün bu erkek ise ne kocası nede nişanlısı!! zina varsa türban niye??
son model arabalarda en lüks lokantalarda olan komşusuna birgün bile açmısın diye sormayan hatta öyle villalarda oturan komşusu bile olmayanlar tartışma konusu olunca mangalda kül bırakmazlar... denize girecem diye tuttururlar heryerleri kapalı bişeyle suya girerler bakınız kuran nerde bunu söyler yüzün denize girin der mi?? :)
yıllarca şeytan icadı dediler memlekete teknoloji namına hiçbirşeye izin vermediler...
öss sınavında öğrencilerin kalemine okudular üflediler hatta bi komşum var bayan okunmuş birşeyi ağzana vermişler sınav boyunca yutma demişler kız sınav boyunca onu yutmıyacam diye sorulara konsatre olamamış...
kızları 8 yaşına gelince aynı yaştaki erkek akrabasına göstermediler...
7 yaşında istanbul fatihde kara çarşaflı kızlar yetişti okutmadılar....
daha niceleri saymakla bitmez iranda, suudi arabistanda 3 resmi 3 gayri resmi kadın aldılar kadınlar gözü kayıp başkasına baksa taşlandılar yakıldılar....
nasıl ilerliyecek bu dünya?? bunlarla değil orası kesin......
saygılar...
Enteresan.
Batıda ekser çoğunluk üniversitenin kökeni kiliselerdir.
Bilimadamlarının çoğu da dindar hıristiyanlardır.
Dünyayı, çok az nüfuslarına rağmen oldukça etkin yerlerdeki dindar yahudilerin yönettiği söylenir.
Halen Ortadoğu batağında öten horoz ABD yönetiminin büyük kısmı koyu evangelist bir tarikata inanır.
.
Hakikatten din ile akıl aynı kafada duramıyorlar!!!
Unbeliever
30-05-2008, 01:38
Sevgili Kızılordu,
dindar insanların lerleyibilmesi pek mümkün görünmemektedir ancak dinde çağdaşlık diye bir zaafları var buda kendi vicdanlarını tatmin etmekten öteye gitmez.. parkta bir erkekle el ele dolaşan ıssız bir bankta öpüşen bir türbanlı bayan düşünün bu erkek ise ne kocası nede nişanlısı!! zina varsa türban niye??
-O öpüştüğünü gördüğünüz türbanlıya sormak lazım islamiyette şekilcilik varmıdır?Veya sizin taktıınız türban şekli Kuranda geçiyormudur diye....-
son model arabalarda en lüks lokantalarda olan komşusuna birgün bile açmısın diye sormayan hatta öyle villalarda oturan komşusu bile olmayanlar tartışma konusu olunca mangalda kül bırakmazlar...
-Gerçek islamiyeti yaşamadıkları için zevküsefa aleminde müslümancılık oynadıkları için onları müslüman saymak veya her müslüman öyledir demek bence yanlıştır.-
denize girecem diye tuttururlar heryerleri kapalı bişeyle suya girerler bakınız kuran nerde bunu söyler yüzün denize girin der mi??
-Denize girmenin haram kılındığı kuran da geçer mi?-
yıllarca şeytan icadı dediler memlekete teknoloji namına hiçbirşeye izin vermediler...
-işte mezheplerin ve hurafeci din anlayışının üzerine de biraz hadis ekle, al sana gerl kalmışlık-
öss sınavında öğrencilerin kalemine okudular üflediler hatta bi komşum var bayan okunmuş birşeyi ağzana vermişler sınav boyunca yutma demişler kız sınav boyunca onu yutmıyacam diye sorulara konsatre olamamış...
-Hurafelerden seçme ve saçmalar-
kızları 8 yaşına gelince aynı yaştaki erkek akrabasına göstermediler...
-kendi sapıklıklarını din ile kapatmaya, dine yamamaya çalışıyorlar-
7 yaşında istanbul fatihde kara çarşaflı kızlar yetişti okutmadılar....
daha niceleri saymakla bitmez iranda, suudi arabistanda 3 resmi 3 gayri resmi kadın aldılar kadınlar gözü kayıp başkasına baksa taşlandılar yakıldılar....
nasıl ilerliyecek bu dünya?? bunlarla değil orası kesin......
-o bölgelerde yaşanılan uydurma islamiyet anlayışı ile ve kadına verilen değerle tabiki ilerlemez bunların dünyası...-
Kendini, dinini, kuranın iyi bilen ve içinde korku yerine allah sevgisi besleyen müslümanları konu dışında tutmak lazım....
saygılarımla
saygılar...
''o bölgelerde yaşanılan uydurma islamiyet anlayışı ile ve kadına verilen değerle tabiki ilerlemez bunların dünyası...'' Believer
Sayın Believer; şu uydurma olmayan İslamiyeti anlatsanızda bizde doğrusunu sizden öğrensek ve hidayete ersek, umarım size zahmet olmaz,lütfen bildiklerinizi bizimle paylaşırmısınız.Şimdiden saygılar..
Unbeliever
30-05-2008, 04:02
Sayın Değişim,
Kuran = Gerçek İslamiyet......onu dışındaki bilgileri kabul etmiyorum.Hadis, hurafe, mezhep farklılıkları...vb.
Öncelikle şunu açık olarak ifade etmekte yarar var. Ben bu siteye "uydurma olmayan islamı" anlatmaya gelmedim. Kaldı ki inanmayan bir insana islamiyetin ne olduğunu anlatmak benim haddime değil, ben din adamı veya kuran yorumcusu değilim. Zaten ben bir başkasına Kuranı yorumlarsam -adı üstünde yorum- o benim yorumum olur ve o insanın benim bakış açımdan bakmasını sağlarım. Her insan yapısı, doğal ortamı ve yetiştirilişi itibariyle değişik karaktere ve düşünce tarzına sahiptir. Anlatsam bile benim düşüncem, subjektif olacağı ve karşımdakini tamamen etki altına almaya çalışmak olacağı için, inanmayan arkadaşında fikirlerinin objektif olmayacağını-inanmamaya inanmış olmakta bir subjektifliktir- bildiğimden dolayı hiç bu olaya girmem ve de girmek istemem. Bakınız, Kuran bir sistemi anlatır. Din bir sistemdir. Bu sisteme ayak uydurmak kişiye kalmıştır. Allah bize kuran vasıtasıyla sistemini iletmiştir. Bu açıktır. İnsanında da seçme şansı vardır. İster inanır, ister inanmaz. Kimse kimseyi zorla bir şeye inandıramaz veya inanmamasını sağlayamaz. Eğerki benim size Kuranı yani Gerçek islamiyeti bulabileceğiniz, allahın insanlara her şekilde yön gösterdiği kitabı anlattıktan sonra hidayete ereceğinize inanıyorsanız, o zaman bana gerek yok. Siz zaten hidayete ermek adına bir adım atmışsınız. O zaman naçizane tavsiyem, Kuran ı beyninizdeki tüm fikirlerden boşaltıp öyle okumanızdır. Tamamen objektif olarak.Yukarıda Kuran=Gerçek islamiyet yazmıştım.Hadislerin tamamen uydurma olduğuna inanıyorum. Tamam ayetlerle çelişmeyen hadislerde var. BUnları yazmak kolay. Bende ayetlerden alıntı yaparak hadis yazabilirim. Ancak Kuranda bize bilgilerin açıkça gösterildiği allah tarafından bildirilmişken, neden sanki kuranın tamamlayıcısı hadistir gibi bir yanlışa düşüp, kuranı bir kenara bırakıp hadislere sarılayım. Veya hurafeleri neden günlük hayatımızın içine sokup, hayatın ve bu dünyanın nimetlerinden kendimizi mahrum bırakalım.Veya neden mezhep ayrılıklarına gidip, birinin haram dediğine birinin helal dediği şeylerle kafamızı bulandırıp, acaba hangisi doğru, ne yaparsam günah işlemem, ne yaparsam sevap işlerim diye düşünüp kafayı yiyeyim?
Size uydurma olmayan islamı anlatacak en güzel kaynak Kuran dır. Benden sadece benim yorumlarımı öğrenebilirsiniz. Sistem hakkında bildiklerim banadır. Size bir faydası dokunmayabilir. Çünkü benim kafamdaki Kuran Yorumum ve sistemi algılayışım size uymayabilir....
saygılarımla
Kuran = Gerçek İslamiyet diyorsunuz
Evet haklısınız, Kur'an=gerçek İslamiyettir
Köle ve efendi ilişkisine dayalı,Tanrı'nın erkekler tarafından kadınların 3 er,5 er,10 ar ve daha fazla olarak alınabileceği ve tarla olarak sürülebileceği iznini verdiği ve mal olarak kabul ettiği, insanların Tanrı adına birbirlerini öldürebilmeleri için ''kendi adına'' yardım istediği eğer bu isteği yerine gelmezse cehennemde onları çok büyük bir azapla cezalandıracağı ve bunun için yeminler ettiği bir kitap.Sizin gerçek İslamiyetten kastınız zaten bunlardı.Bu noktayı atlamışım.Size hayırlı hidayetler diliyorum.
Saygılar..
Enteresan.
Batıda ekser çoğunluk üniversitenin kökeni kiliselerdir.
Bilimadamlarının çoğu da dindar hıristiyanlardır.
Dünyayı, çok az nüfuslarına rağmen oldukça etkin yerlerdeki dindar yahudilerin yönettiği söylenir.
Halen Ortadoğu batağında öten horoz ABD yönetiminin büyük kısmı koyu evangelist bir tarikata inanır.
.
Hakikatten din ile akıl aynı kafada duramıyorlar!!!
Bilimadamlarının çoğunun dindar Hristiyan olması cümlesine takıldım sevgili mhmmd. Benim bildiğim teist bilimadamı oranının %10'dan düşük olduğu şeklinde. Bilimadamlarının çoğu teist yönetimlere hizmet ediyor olabilir ama büyük oranda ya ateisttirler ya da agnostik.
Kaynak bulursam aktarırım.
Nature Dergisinin 1998'de bilimadamları arasında yaptığı ankette, teist oranı sadece %7.
Nature, 394(6691):313, 23 July 1998
"Leading Scientists Still Reject God"
A recent survey of members of the National Academy of Sciences showed that 72% are outright atheists, 21% are agnostic and only 7% admit to belief in a personal God.
Survey answers among "greater" scientists %
NAS
members 7%
21%
72%
belief in God agnostic atheists
Belief in personal God 1998
Personal belief 7.0 %
Personal disbelief 72.2
Doubt or agnosticism 20.8
Belief in human immortality 1998
Personal belief 7.9 %
Personal disbelief 76.7
Doubt or agnosticism 23.3
Kaynak:
http://kspark.kaist.ac.kr/Jesus/Intelligence%20&%20religion.htm
Önceki mesajımda teist dedim ama sanırım bu yanlış oldu. %7 oranı Tanrı'ya inananları kapsıyor. Bu orana deist, panteist gibi non-teistler de dahil.
Aşağıdaki linkte de ilginç araştırmalar ve anketler var. Göz atmaya değer.
http://ateizm.blogspot.com/search/label/telepati
papillon
30-05-2008, 08:00
saygideyer believer,birarkadasimda sizin gibi sadece kurana inaniyor,peki icindeki baski yapan ayetlere ne diyorsun?diyorum,iyiler iyi tarafini kötülerde kötü tarafini alir diyor onlarin zaten ici kötü ALLAH onlara hep iyi ayetde yollasa onlar zaten kötü ve cehenneme gidecekler diyor,,siz ne düsünüyorsunuz bu konuda?
selamlar
Unbeliever
30-05-2008, 08:27
Sevgili Papillon,
O arkadaşına tavsiyem Kuranı bir bütün olarak okuması olacaktır. Bana gelince, Kuranı şu an tekrar okuyorum. Ama dediğim gibi bütün hurafelerden ve saçma hadislerden arınmış olarak. Son günlerdeki yazılarımda hep belirttiğim gibi, din bir sistemdir.Kuran bu sistemin nasıl olduğunu anlatan bir yol göstericidir. Her sistemde bazı yaptırımlar olacaktır. Bu yaptırımlar, sistemin bozulmasını veya sistem dışına çıkabilecek insanların (ki insanlığa inen dinler ve kitaplar, insanoğlunun yapısı itibariyle bozulmaya ne kadar müsait olduğunu gösterir) geri gelmelerini sağlamak adınadır. Size şöyle örnek vereyim; bir firma düşünün, yaklaşık 50 çalışanı var, bu 50 çalışandan 5 i kasıtlı olarak hergün işe geç geliyor ve verdiğiniz görevleri yapmayarak kurmuş olduğunuz sistemi bozuyor. Bunlara önce ne yaparsınız?Önce sözlü olarak uyarırsınız.Yapmaya devam ettiklerinde ellerine yazılı olarak veya bilgisayarlarına mail yoluyla uyarı gönderirsiniz. Yapmaya devam ettikleri taktirde işten atılacaklarını veya daha alt seviyedeki bir göreve sürüleceklerini iletirsiniz. Burada amaç nedir?Çalışanımı cezalandırmaktır, yoksa sistemi mi korumaktır?Bu verdiğim sadece mecazi bir örnektir.Lütfen Kuran ile bağdaştırmayınız.Lütfen bu konu hakkında düşündüklerinizi bana iletiniz sevgili papillon.
saygılarımla
Sn. pante,
Teşekkürler. Verdiğiniz linkte yapılmış olan çalışmalar güzeldi.
O cümlemizi yazarken biz de bir düşünmüştük! Yargımızın herhangi bir kaynağı yoktu. Daha doğrusu gelen yargının mantıksızlığı kadar mantıksızca geriye göndermiştik.
İyi de etmedik.
Ancak verdiğiniz linkte bulunan bir bilgiyi aktarmak isterim.
"İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fak. (1. ve 4. sınıf)
- İ.Ü. İstanbul Tıp Fak . (1. ve 4. sınıf)
- İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fak. Tıbbi Biyoloji Bölümü. (1. ve 4. sınıf)
- İ.Ü. Fen Fak. Biyoloji Bölümü. (1. ve 4. sınıf)
- İ.Ü. Fen Fak. Astronomi Bölümü. (4. sınıf)
- İ.Ü. Fen Fak. Fizik Bölümü. (1. ve 4. sınıf)
- İ.Ü. Fen Fak. Matematik Bölümü. (1. ve 4. sınıf)
- İ.Ü. Mühendislik Fak. (1. sınıf)
- A.Ü. Biyoloji Bölümü. (1. ve 4. sınıf)
- A.Ü. Astronomi Bölümü. (4. sınıf)
- A.Ü. Kimya Bölümü. (1. ve 4. sınıf)
- A.Ü. İstatistik Bölümü. (1. ve 4. sınıf)
- A.Ü. Elektronik Müh. Bölümü. (1. sınıf)
- A.Ü. Jeoloji Müh. Bölümü. (1. sınıf)
- ODTÜ Biyoloji Bölümü. (1. ve 4. sınıf)
- ODTÜ Fizik Bölümü. (4. sınıf)
- ODTÜ Matematik Bölümü. (1. ve 4. sınıf)
- ODTÜ İstatistik Bölümü. (1. sınıf)
- Kocaeli Üniv. Tıp Fak. (1. ve 4. sınıf)"
Bu bilgiye göre sitenin sonunda yapılan istatistik verileri için yararlanılan gözlem gurubu oldukça özel.
Muhtemeldir ki; Bilim adamı yaklaşımımıza verdiğiniz kaynaklar da aynı yaklaşımı sergilemiş olabilirler.
AnaBritanica da, bilim adamı; “Nesnel dünyaya ve bu dünyada varolan olgulara ilişkin tarafsız gözlem ve sistematik deneye dayalı ve genel doğrulara, temel yasalara ulaşmayı hedefleyen zihinsel etkinliklerin ortak adı." Olarak geçmekte.
Bu tanıma göre Sosyal Bilimlerde çalışanlara bilimadamı diyebilir miyiz?
"Antropoloji
İletişim bilimleri
Ekonomi
Eğitim bilimleri
Coğrafya
Tarih
Uluslararası ilişkiler
Dil bilimi
Siyaset bilimi
Psikoloji
Toplum bilimi
Müzikoloji
Arkeoloji
Filoloji
Hukuk
İşletme
Suç bilimi"
Kaynak; http://tr.wikipedia.org/wiki/Sosyal_bilimler
Bu bilimlerde çalışan insanlara bilim adamı diyebiliyor isek, sizin vermiş olduğunuz kaynaklarda bunlara da yer verilmiş midir?
Yoksa vermiş olduğunuz linkteki sadece fen bilimleri ve o bilimlerin içinden çok küçük bir kesit mi alınmıştır?
aspendos
30-05-2008, 22:00
bir ateist müslümanlığı nasıl bilmiyorsa veya bildiğini sanıyorsa aynı şekilde bir imamda ateistliği bilmez .
gene bol keseden atmasyonlar. Tarih unutmaz, aspendos unutsa bile. Bir örnek.
SSCB dagıldıktan sonra hızla tüm ülkelerde dini egitim agırlık kazandı. İnsanları tekrar kul bilinciyle yetiştirmek gerekiyordu ki, isyan etmemeyi ögrensinler ve sömürüyü kul bilinci ile tevekkül ile karşılasınlar.
Ancak Ukrayna da din egitimi verebilecek ögretmen bulamadılar. Eski ateizm hocaları da yeni sistemde işsiz kaldıkları için bir süre din egitimini ateist hocalar verdi.
Bilgi olarak bu başlıkta bulunsun.
saygılarımla
Ateist hoca ...
bundan dolayı ukrayna daki din bugünki halini aldı bayağı başarılı ...
Bu bilimlerde çalışan insanlara bilim adamı diyebiliyor isek, sizin vermiş olduğunuz kaynaklarda bunlara da yer verilmiş midir?
Yoksa vermiş olduğunuz linkteki sadece fen bilimleri ve o bilimlerin içinden çok küçük bir kesit mi alınmıştır?
Bilimadamları arasında bir ayırım yapılmış olabileceğini sanmıyorum.
Hele Nature gibi ciddi bir derginin anketinde.
Bu türden sonucu etkileyecek numaraları bizimkiler düşünür, Türkiye'nin %99'u müslüman diyerek.
Belki anket planında bilim dallarındaki sayılar belirlenirken küçük hatalar yapılmış olabilir. Bu da sonucu 3-5 puan etkilese dahi sonuç yine %90 civarı non-teist çıkar.
Özellikle fen bilimlerinde bilimadamlarının ateist ya da teist olmasını yadırgıyorum.
Bilimadamı dediğin agnostik olmalı. :)
aspendos
31-05-2008, 07:35
allahı algılayamamış o ilmi ona vereni bulamamış kafatası içine yerleştirilen o muhteşem beyni çalıştırdığını sanıp bilim adamı olmuş allahı kavrıyamamış neye yarar senin bilim adamlığın ..
"1914 yılında bilim adamlarının %27.7'si inançlı, %52.7'si inançsız ve %20.9'u agnostik idi.
1933 yılında inançlı oranı %15, inançsız oranı %68 ve agnostik oranı %17 çıkmıştı.
1998 yılında tekrarlanan aynı anket ise inançlı oranını %7, inançsız oranını %72.2 ve agnostik oranını da %20.8 olarak gösteriyordu." Pante
Agnostikler istikrarlı pante.:)
Pante Tablo 1,2,3 yorumlayamadım. Sonuç nedir Türkiye'de yazarmısın?
Selamlar.
Sevgili vgm;
3. şıklar için kesinlik arzetmeyen, olması mümkün olarak gören,
yani "inanıyorum" demiyor, "inanmıyorum" da demiyor, ılımlı yaklaşıyor.
Doğrusu 3. şıkları işaretleyenlerin kararsız, çelişkili ya da agnostik olduklarıdır.
Buna göre değerlendirirsek;
%70 civarında inanan,
%15 civarında inanmayan,
%15 civarında ise kararsız
sonucu çıkıyor.
3. şıkları işaretleyen kesimin çoğunluğunu Alevilerin oluşturduğunu düşünüyorum.
Dikkat edilirse telepati, rüya, fal, medyum vb. konularda inanırlık oranı düşmekte. Bunun yanında dinde olmasına rağmen meleklere inanmakla, Nuh'un gemisine inanmak arasında %8 gibi büyük fark var.
Tabi ankete katılanların bilgi-bilinç düzeyini yüksek görmemek gerekir.
Ankette Allah-Tanrı sorusu olmadığından "inanmayan" ları ateist oran olarak görmek yanlış olur. Teist olmayan olarak düşünülmeli.