imhotep
08-06-2008, 03:25
Bilim ve Gelecek dergisinin büyük çabalarla oluşturmuş olduğu Bilim ve Gelecek Kitaplığı, aydınlatıcı kitaplarla halkımızı aydınlatmaya bir süre önce başlamıştı. Matematik Yaramazdır, Evrim Kuramı ve Bağnazlık, Bilimin Öncüleri kitapları ile yayın hayatına başlayan yeni yayınevi en son Postmodern Çağda İslam ve Bilim isimli kıtabı da yayına sokmuştur. İlerleyen günlerde yeni kitaplarını da halkımızın beğenisine sunacaktır.
Matematik Yaramazdır
"Matematik ne işe yarar?"
Bu kitabın yazarının en çok sinirlendiği soru bu. Ama matematik öğretmeni olarak en fazla karşılaştığı soru da, aynı zamanda. Peki kusur, yüzlerce formülle karşı karşıya kalıp bunalan öğrenci de mi? Matematik bilgisinin ve yönteminin kendisine açacağı ufukları kavrayamayan (ya da yaşayamayan) öğrencilerin, ister istemez bu formüller yığınının gelecekte ne işlerine yarayacağını sorgulaması doğal değil mi? O halde bütün "mesele", matematiğin nasıl öğretileceği, sevdirileceği ve nasıl korkulur olmaktan çıkarılacağında...
Ahmet Doğan, bu "meseleyi", 40 yıllık öğretmenlik yaşamı boyunca kendisine dert edenlerden. Bu kitabı üretmesinin nedeni de bu: Matematiği "öcü" olmaktan çıkarmak. Akıl yürütmenin güzelliği, estetiği, keyfi ile insanları tanıştırmak. Bu nedenle, matematik öğretimi alanındaki deneyimlerini örneklerle bezeyerek sayfalara aktardığı bu kitabının başlığında da, en sık maruz kaldıği-soruva yanıt veriyor. Her iki anlamıyla da:
Matematik 'yaramaz'dır!"
Bilimin Öncüleri
Onlar, insanlığın gerçeği arayışında, düşüncesinin önündeki engelleri yıkıp geçtiler. Onlar, insanlığın evreni ve doğayı algılayışını kökten değiştirdiler. Onlar evrenin sırlarına ermemizi sağladılar. Onlar bizi atomun sırlarıyla tanıştırdılar. Onlar bilimi yarattılar...
Uğraştığı geometri problemi canına mal olan Arşimet...
Dünyayı evrenin merkezi olmaktan çıkaran Kopernik...
Evreni ve doğayı matematikselleştiren Galilei...
Doğayı açıklayan yasalarıyla yepyeni bir fizik kuran Nevvton...
Simyayı kimyaya dönüştüren Lavoisier...
Evrim kuramının babası Darvvin...
Keşfettiği radyumun kurbanı olan Marie Curie...
Madde ile enerji arasındaki bağı çözen Einstein...
Atom modelinde devrim yaratan Heisenberg...
Ve bilimi yaratan daha nice öncü bilim insanı, yaşamöyküleri ve bilime kattıklarıyla birbirlerine eklenerek, özneleriyle anlatılan bu bilim tarihi kitabını oluşturdular...
Evrim Kuramı ve Bağnazlık
Hurafe erbabı, günümüzde evrim düşüncesini "bilimdışı bir saplantı" suçlamasıyla karalama çabasındadır. 16. yüzyıldan bu yana bilim karşısında sürekli gerileyen teolojinin şimdi evrim kuramını gözden düşürme, dahası evrim olgusunu yadsıma yolunda olduğunu görüyoruz. Bu çabada, oportünist iktidar tutkunlarıyla el ele veren bağnaz çevreler, halkın evrim konusundaki bilgi yetersizliğinden de yararlanmaktadır. Onlara bakılırsa, evrim kuramının Tanrıtanımazların' ortaya sürdüğü uydurma bir "hipotez" ya da düpedüz "havada kalan bir sav" olmaktan ileri bir anlamı yoktur. Gerçek, kutsal kitaplarda, hadis ve vahiylerde bildirilmiştir: Evrende her şey gibi canlılar da Tanrının eseridir.
Şimdi "yaratılışçılık"diye bilinen bu akım, son 30 yıl içinde küçümsenemeyecek bir güç kazanmıştır. Özellikle ABD'de yoğun etkinlik gösteren yaratılışçılığın ülkemize sıçramış olması bizi şaşırtmamalıdır. Türkiye'de son yıllarda kimi yabancı güçlerin parasal desteğinde militan canlılık gösteren dinsel bağnazlık bizim için yeni bir olay değildir. Üzücü olan, ilk aşamada laik eğitimi, daha sonra tümüyle çağdaşlaşma çabamızı çökertmeye yönelik bu hareketin, okul programlarını resmi kanaldan etkisi altına almış olmasıdır.
Elinizdeki kitap evrim düşüncesine, dolayısıyla bilime yöneltilen saldırının iç yüzünü ortaya çıkarmak, evrim kuramının bilimsel niteliğini belirtmek için yazılmıştır. Saldırının din görüntüsü altında totaliter ideolojik karakterini tanımak zorundayız. Hedef özgür düşünceyi yok etmek, teolojinin Ortaçağ egemenliğini kurmaktır.
Postmodern Çağda İslam ve Bilim
Postmodernizm, modernizmin ortaçağın din eksenli dünya görüşüyle mücadele ederek yarattığı tüm olumlu değerlerin inkârıdır. Aydınlanmayla doruk noktasına çıkan modernizmin getirdiği akılcılığa, bilgi ve değerlerin evrenselliğine, dinden bağımsızlaşmaya, nesnel gerçeklik imgesine, insan-odaklılığa karşıdır. Aynı zamanda, neoliberal küresel sisteme uygun, sanat, felsefe ve siyasal kuramlar geliştirmeye çalışır. Postmodernist düşünürler, tikel alanlarda anarşist, genel alanlarda kapitalist sistemin savunucularıdır. Evrensele ve genelleştirmelere karşı olduklarından, kuram ve bilim düşmanlığı yaparlar. Tüm bilgi biçimlerini eşitleme çabasında olduklarından, sihirsel, dinsel ve bilimsel bilgi arasındaki ayrımı ortadan kaldırırlar. Bu bakımdan bilime yönelttikleri eleştiriler, modern bilimi aşıcı değil, ortaçağa geri döndürücü niteliktedir.
Postmodern felsefenin göreceliliği ve öznelliği temel alan çarpık bilgi ve değer anlayışı, din alanında yankı bulmakta gecikmemiştir. En temel yankı ise, geri kalmış toplumlar olarak görülen İslam dünyasında olmuştur. Günümüzde postmodernizmden beslenen "post-İslamcılığın" yerli ve yabancı birçok temsilcisi bulunmaktadır. Post-İslamcıların bilginin, değerlerin ve eğitimin İslamileştirilmesi projesi, Nakib el-Attas, Farûkî, Seyyid Hüseyin Nasr, Kirmânî, Fazlur Rahman gibi Müslüman kökenli, fakat Batı'da çalışmış düşünürler tarafından geliştirilmiştir. Türkiye'de yaygın olarak okunan Yaşar Nuri Öztürk, Süleyman Ateş, Hüseyin Atay gibi düşünürler bilerek ya da bilmeyerek bu projeye destek çıkmaktadır. Bu düşünürlerin kimisi, bilimsel keşif ve buluşları Kuran ayetlerinde ararken, kimisi de toplum ve doğanın Kuran'ın verileri ışığında okunabileceğini savlamaktadır. Böylece insanlarımızı, insanı, toplumu ve evreni araştırma yerine, kutsal kitaplara yönlendirmektedirler.
İşte, Hasan Aydın Postmodern Çağda İslam ve Bilim adlı bu kitabında, postmodernizmin bilim felsefesindeki yansımalarını gözler önüne sererken, modern bilime yönelik eleştiriler bağlamında din-bilim ilişkisini irdeliyor ve İslam dünyasında, özellikle de Türkiye'de postmodernizmin İslam'ın algılanışı üzerindeki etkisini, post- İslamcıların görüşleri temelinde, analitik açıdan eleştiri süzgecinden geçiriyor... Bir diğer deyişle, neoliberal dünyanın biçimlendirdiği post-İslamcılığı gözler önüne seriyor.
Matematik Yaramazdır
"Matematik ne işe yarar?"
Bu kitabın yazarının en çok sinirlendiği soru bu. Ama matematik öğretmeni olarak en fazla karşılaştığı soru da, aynı zamanda. Peki kusur, yüzlerce formülle karşı karşıya kalıp bunalan öğrenci de mi? Matematik bilgisinin ve yönteminin kendisine açacağı ufukları kavrayamayan (ya da yaşayamayan) öğrencilerin, ister istemez bu formüller yığınının gelecekte ne işlerine yarayacağını sorgulaması doğal değil mi? O halde bütün "mesele", matematiğin nasıl öğretileceği, sevdirileceği ve nasıl korkulur olmaktan çıkarılacağında...
Ahmet Doğan, bu "meseleyi", 40 yıllık öğretmenlik yaşamı boyunca kendisine dert edenlerden. Bu kitabı üretmesinin nedeni de bu: Matematiği "öcü" olmaktan çıkarmak. Akıl yürütmenin güzelliği, estetiği, keyfi ile insanları tanıştırmak. Bu nedenle, matematik öğretimi alanındaki deneyimlerini örneklerle bezeyerek sayfalara aktardığı bu kitabının başlığında da, en sık maruz kaldıği-soruva yanıt veriyor. Her iki anlamıyla da:
Matematik 'yaramaz'dır!"
Bilimin Öncüleri
Onlar, insanlığın gerçeği arayışında, düşüncesinin önündeki engelleri yıkıp geçtiler. Onlar, insanlığın evreni ve doğayı algılayışını kökten değiştirdiler. Onlar evrenin sırlarına ermemizi sağladılar. Onlar bizi atomun sırlarıyla tanıştırdılar. Onlar bilimi yarattılar...
Uğraştığı geometri problemi canına mal olan Arşimet...
Dünyayı evrenin merkezi olmaktan çıkaran Kopernik...
Evreni ve doğayı matematikselleştiren Galilei...
Doğayı açıklayan yasalarıyla yepyeni bir fizik kuran Nevvton...
Simyayı kimyaya dönüştüren Lavoisier...
Evrim kuramının babası Darvvin...
Keşfettiği radyumun kurbanı olan Marie Curie...
Madde ile enerji arasındaki bağı çözen Einstein...
Atom modelinde devrim yaratan Heisenberg...
Ve bilimi yaratan daha nice öncü bilim insanı, yaşamöyküleri ve bilime kattıklarıyla birbirlerine eklenerek, özneleriyle anlatılan bu bilim tarihi kitabını oluşturdular...
Evrim Kuramı ve Bağnazlık
Hurafe erbabı, günümüzde evrim düşüncesini "bilimdışı bir saplantı" suçlamasıyla karalama çabasındadır. 16. yüzyıldan bu yana bilim karşısında sürekli gerileyen teolojinin şimdi evrim kuramını gözden düşürme, dahası evrim olgusunu yadsıma yolunda olduğunu görüyoruz. Bu çabada, oportünist iktidar tutkunlarıyla el ele veren bağnaz çevreler, halkın evrim konusundaki bilgi yetersizliğinden de yararlanmaktadır. Onlara bakılırsa, evrim kuramının Tanrıtanımazların' ortaya sürdüğü uydurma bir "hipotez" ya da düpedüz "havada kalan bir sav" olmaktan ileri bir anlamı yoktur. Gerçek, kutsal kitaplarda, hadis ve vahiylerde bildirilmiştir: Evrende her şey gibi canlılar da Tanrının eseridir.
Şimdi "yaratılışçılık"diye bilinen bu akım, son 30 yıl içinde küçümsenemeyecek bir güç kazanmıştır. Özellikle ABD'de yoğun etkinlik gösteren yaratılışçılığın ülkemize sıçramış olması bizi şaşırtmamalıdır. Türkiye'de son yıllarda kimi yabancı güçlerin parasal desteğinde militan canlılık gösteren dinsel bağnazlık bizim için yeni bir olay değildir. Üzücü olan, ilk aşamada laik eğitimi, daha sonra tümüyle çağdaşlaşma çabamızı çökertmeye yönelik bu hareketin, okul programlarını resmi kanaldan etkisi altına almış olmasıdır.
Elinizdeki kitap evrim düşüncesine, dolayısıyla bilime yöneltilen saldırının iç yüzünü ortaya çıkarmak, evrim kuramının bilimsel niteliğini belirtmek için yazılmıştır. Saldırının din görüntüsü altında totaliter ideolojik karakterini tanımak zorundayız. Hedef özgür düşünceyi yok etmek, teolojinin Ortaçağ egemenliğini kurmaktır.
Postmodern Çağda İslam ve Bilim
Postmodernizm, modernizmin ortaçağın din eksenli dünya görüşüyle mücadele ederek yarattığı tüm olumlu değerlerin inkârıdır. Aydınlanmayla doruk noktasına çıkan modernizmin getirdiği akılcılığa, bilgi ve değerlerin evrenselliğine, dinden bağımsızlaşmaya, nesnel gerçeklik imgesine, insan-odaklılığa karşıdır. Aynı zamanda, neoliberal küresel sisteme uygun, sanat, felsefe ve siyasal kuramlar geliştirmeye çalışır. Postmodernist düşünürler, tikel alanlarda anarşist, genel alanlarda kapitalist sistemin savunucularıdır. Evrensele ve genelleştirmelere karşı olduklarından, kuram ve bilim düşmanlığı yaparlar. Tüm bilgi biçimlerini eşitleme çabasında olduklarından, sihirsel, dinsel ve bilimsel bilgi arasındaki ayrımı ortadan kaldırırlar. Bu bakımdan bilime yönelttikleri eleştiriler, modern bilimi aşıcı değil, ortaçağa geri döndürücü niteliktedir.
Postmodern felsefenin göreceliliği ve öznelliği temel alan çarpık bilgi ve değer anlayışı, din alanında yankı bulmakta gecikmemiştir. En temel yankı ise, geri kalmış toplumlar olarak görülen İslam dünyasında olmuştur. Günümüzde postmodernizmden beslenen "post-İslamcılığın" yerli ve yabancı birçok temsilcisi bulunmaktadır. Post-İslamcıların bilginin, değerlerin ve eğitimin İslamileştirilmesi projesi, Nakib el-Attas, Farûkî, Seyyid Hüseyin Nasr, Kirmânî, Fazlur Rahman gibi Müslüman kökenli, fakat Batı'da çalışmış düşünürler tarafından geliştirilmiştir. Türkiye'de yaygın olarak okunan Yaşar Nuri Öztürk, Süleyman Ateş, Hüseyin Atay gibi düşünürler bilerek ya da bilmeyerek bu projeye destek çıkmaktadır. Bu düşünürlerin kimisi, bilimsel keşif ve buluşları Kuran ayetlerinde ararken, kimisi de toplum ve doğanın Kuran'ın verileri ışığında okunabileceğini savlamaktadır. Böylece insanlarımızı, insanı, toplumu ve evreni araştırma yerine, kutsal kitaplara yönlendirmektedirler.
İşte, Hasan Aydın Postmodern Çağda İslam ve Bilim adlı bu kitabında, postmodernizmin bilim felsefesindeki yansımalarını gözler önüne sererken, modern bilime yönelik eleştiriler bağlamında din-bilim ilişkisini irdeliyor ve İslam dünyasında, özellikle de Türkiye'de postmodernizmin İslam'ın algılanışı üzerindeki etkisini, post- İslamcıların görüşleri temelinde, analitik açıdan eleştiri süzgecinden geçiriyor... Bir diğer deyişle, neoliberal dünyanın biçimlendirdiği post-İslamcılığı gözler önüne seriyor.