PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Genç Siviller..


mhmd
21-06-2008, 08:07
Bu gün (21 Haziran 2008 CUMARTESİ), saat 17.00’de, İstanbul İstiklal Caddesi’nde Genç Siviller organizasyonu ile, Darbeler ve Cuntacılara karşı bir yürüyüş düzenlenecektir.
İlgililere duyurulur...

"Darbe yapan Cuntacılar, dış güçler adına ülkemizde av köpekliği yapan başbelalarıdır! Cumartesi tüm cuntacılara ''HOŞŞT'' diyoruz!

''Ben Darbeye Karşıyım'' demekle olmaz! Lafla peynir gemisi yürümez! Gaspedilen iradendir! İşte sana fırsat! bu cumartesi Taksim'e gel!

Türk siyasi tarihinde bir ilk gerçekleşiyor!!

Derin millet demokrasi için yollara düşüyor...

17 sivil toplum kuruluşu,"Darbeye karşı 70 milyon adım" sloganıyla yarın yürüyüş düzenliyor. Katılımcılar yılın en uzun gününde, beyaz kıyafetlerle darbeleri protesto edecek.

Genç Siviller, SDP, DSİP, DTP, EMEP, Mazlum-Der, KEG, İHD, Siyasal Ufuk Hareketi, Gönüllü Teşekkürler Vakfı, DurDe Girişimi, Henüz Özgür Olamadık İnisiyatifi, Lambdaistanbul, TGTV, Sosyalist Parti Girişimi, Barış Meclisi ve Gönüllü Teşekküller Vakfı’nın da aralarında bulunduğu 17 örgüt “Darbeye Karşı 70 Milyon Adım” kampanyası başlattı.

Kampanya kapsamında yılın en uzun günü olan 21 Haziran’da CUMARTESİ saat 17.00’de beyaz kıyafetler giyecek eylemciler İstanbul İstiklal Caddesi’nde yürüyecek. Ardından yıl boyunca tüm Türkiye’de eylemler yapılacak.

Eyleme en büyük katkıyı sağlayanlardan Genç Siviller üyesi Turgay Oğur, darbeye tepki göstermek için kaybedecek zaman olmadığını vurguladı.

"Milli maçların heyecanıyla meşgul olsak da, yazın gelmesiyle plajlara akın ediyor olsak da hukuk darbesi devam ediyor" diyen Oğur, yürüyüşün zamanına dikkat çekti.

HERKES BEYAZ GİYECEK

Oğur, "Yılın en uzun günü en aydınlık günü demek. Bu sıralar karanlık bir döneme giriyoruz. Böyle bir günde darbeye karşı çıkmak çok anlamlı" dedi. Yürüyüşe destek veren tüm grupların tek hedeflerinin olduğu aktaran Oğur, "Bizim bir rengimiz yok. Bu nedenle de kıyafetlerimizde de beyazı tercih ettik" diye konuştu. Yürüyüşe herkesin sıradan bir vatandaş kimliğiyle geleceğini belirten Oğur şunları söyledi: "Darbelerin hep sıradan insanların desteği alınarak yapıldığı iddia ediliyor. Millet adına yönetime el koyduk deniliyor. Millet adına kimsenin yönetime el koymaya hakkı olmadığını görmek gerekiyor."

SESSİZ KALMAYACAĞIZ

Darbelerin kimseye yararı olmadığını herkesin gördüğünü hatırlatan Oğur, "Darbe yapanlar da korkuyorlar ama biz daha çok korktuğumuz için darbeler başarılı oluyor" ifadelerini kullandı. Önemli olan darbelere karşı artık sessiz kalmamaktır” dedi.


21 Haziran 2008 Cumartesi günü, saat 17.00'de Tünel'den Taksim'e yürüyoruz. Demokrasiden, adaletten, özgürlükten yana ve darbeye karşı, bir ses çıkartmak için. GELİR MİSİN?

Darbeye Karşı Ses Çıkar

21 Haziran 2008 Cumartesi Günü, yılın en uzun, en aydınlık en beyaz günü.

İşte o gün 50 yıldır cesaret edemediğimiz, hep geç kaldığımız bir şeyi yapmak için toplanacağız.

Demokrasiden, adaletten, özgürlükten yana ve darbeye karşı bir ses çıkartmak için.

O sesi 27 Mayıs 1960’da çıkaramadık. Bir başbakan gözlerimizin önünde asıldı.

27 Mayıs’a sessiz kalışımızın bedelini 12 Mart 1971’de hayatlarının en güzel çağındaki gençler ödedi.

Yine sessizliğe gömüldük. Ve o sessizliğin de bir bedeli vardı. 12 Eylül 1980’de yüz binlerce genç o bedeli ödedi, biz yine sessizce izlerken.

Tarih tekerrür etti. 12 Eylül 1980’nin sessizliğine doğan kızlar 28 Şubat 1997’de üniversite kapılarından başörtüleri yüzünden geri çevrildi, kaçınılmaz bedeli bu kez onlar ödedi.

Sessizdik. Sessizliğimiz cesaret verdi. 27 Nisan gecesinin sessizliğini bir e-muhtıra bozdu. Karanlıklar içinde sessizce Susurluklar, Şemdinliler oldu, Ergenekonlar kuruldu, Savcılar linç edildi. Sessizliğimizden cesaret alanlar hukukun arkasına saklanıp siyaseti tehdit ettiler.

Şimdi yılın en uzun ve en güzel günü şehrin orta yerinde sessizlik yeminlerimizi demokrasiden, vicdandan, adaletten yana derinlerden gelen bir uğultu sesiyle bozuyoruz.

Kepenkleri indiriyoruz, televizyonu kapatıyoruz, yemeğin altını söndürüyoruz, işimizden izin alıyoruz birlikte İstiklal Caddesi boyunca bir akşamüstü yürüyüşüne çıkıyoruz.

Tek renk, tek slogan, tek pankartla. Beyazlar içinde. Bir daha karanlıklar üzerimize çökmesin diye,

Kırıp dökmeden, kimseyi üzmeden olan bitenden rahatsız olduğumuz bilinsin diye,

Yıllardır süren sessizliğimizin bedelini bir daha çocuklarımız ödemesin diye,

Biliyoruz çok geç kaldık ama daha da geç kalmayalım diye,

Bu kez iş işten geçmesin, ağır çekim darbe amacına ulaşmasın diye,

Demokrasiden, siyasetten, özgürlükten, yeni bir sivil anayasadan yana; yargı darbesine, darbe tehditlerine karşı vakur bir ses çıkarmak için, ilk sivil bir uyarıyı vermek için,

Yargı darbesiyle işlevsizleştirilen meclise dokunmayın demek için,

21 Haziran 2008 günü, yılın en uzun, an aydınlık, en güzel, en berrak günü bir akşamüstü şehrin orta yerinden, Tünel’den Taksim’e doğru sessizlikten bir ses olup yürüyoruz.

Gelir misin?

DARBEYE KARŞI 70 MİLYON ADIM"

Genç Siviller

mhmd
21-06-2008, 08:38
Genç Siviller kimdir?

Kısaca;
Kendi dilleri ile Genç Siviller;

Bu topraklar üzerinde 16-35 yıldır ikamet eden, bu ülkenin hastanelerinde doğmuş, okullarında okumuş olan, herkes gibi Cem Yılmaz esprilerine gülen, Babam ve Oğlum filminde ağlayan, kimsenin üniformasını giymeyen, şiddetle uzaktan yakından bir alakası olmayan, uzun ve sağlıklı bir ömür sürmek isteyen, ilerde çocuklarına iyi bir gelecek bırakma hayali kuran Türkiye Cumhuriyeti'nin sıradan vatandaşlarıyız.
(Bu arada; 2 yıl ile üyeliği kaçırmışız :( )

Biraz uzunca da;
http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=2

kandahar
25-06-2008, 08:21
Bu arkadaşlar sanki biraz üst ve orta-üst gelir grubu mu yoksa bana mı öyle geliyor? Bir de hep cunta, darbe vb. (sanki bunlar gündemdeymiş gibi) şeylere temas ediyorlar ama bir tane bile AKP karşıtı hareketlerini görmedik, ya da görmedim, doğru mu?

Vereceğiniz bilgiler için teşekkür ederim şimdiden.

mhmd
01-05-2009, 14:25
http://www.haber7.com/haber/20090501/Genc-Sivillerin-pankarti-kaca-mal-oldu.php

Akıl yaşta değil baştadır, derler de inanmazdık.

mhmd
27-05-2009, 21:27
Önce siteyi biraz aradık, konumuz hakkında bir başlık bulamadık.
(Şayet var ise bu yazımızı o başlığa taşınmalı)

Konumuz 27 Mayıs 1960 Askeri darbesi. (Esasen biz buna komedilerin şahından dramaların ahına da demekteyiz.)

" 27 Mayıs Darbesi[1], 27 Mayıs 1960'ta yapılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askerî darbe[2]. Ayrıca 27 Mayıs Askerî Müdahalesi[3], 27 Mayıs İhtilâli[4] ya da 27 Mayıs Devrimi olarak da anılır. 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti'nin ülkeyi gitgide bir baskı rejimine ve kardeş kavgasına götürdüğü gerekçelerini ileri sürerek Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde bir grup subay, 27 Mayıs 1960 sabahı ülke yönetimine bütünüyle el koydu.[5] 37 subaydan oluşan Milli Birlik Komitesi bu harekat ile anayasa ve TBMM'yi feshetti, siyasi faaliyetleri askıya aldı, Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Başbakan Adnan Menderes başta olmak üzere birçok Demokrat Partiliyi tutuklattı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rüştü Erdelhun ve Kore gazisi Tahsin Yazıcı da tutuklananlar arasındaydı.

Milli Birlik Komitesi ülke yönetimini üstlendi. 3. Ordu Komutanı Orgeneral Ragıp Gümüşpala'nın, eğer darbenin lideri kendisinden daha kıdemli değilse ordusuyla Ankara'ya yürüyüp isyancıları yakalayacağını söylemesi üzerine darbeden haberi olmayan Emekli Orgeneral Cemal Gürsel Milli Birlik Komitesi'nin başına getirildi.[6] Bu darbenin daha sonraki yıllarda meydana gelen askeri darbelerden farkı, Türk Silahlı Kuvvetleri emir komuta zinciri içinde yapılmamış olmasıdır;[7] nitekim dönemin Genelkurmay başkanı da yönetime el koyan askeri güçler tarafından tutuklanmıştır."

Kaynak http://tr.wikipedia.org/wiki/27_May%C4%B1s_1960_Darbesi

Kaynaktan alıntıyı çok daha kısa tutmak isterdik. Lakin o kadar çok :dizzy: dumurluk cümle vardı ki kesmeye gönlümüz razı olmadı.

Niçin bu başlık derseniz de;
http://www.haberler.com/genc-siviller-den-yassiada-ya-demokrasi-cikarmasi-haberi/

dilaver
27-05-2009, 21:43
bence bu başlıkta

genç sivillerin yassıada taleplerini dile getirmek daha dogru olurdu.

Genç siviller yassıada demokrasi adası olsun diyorlar ve oraya bir de çıkartma yaptılar.

saygılarımla

mhmd
02-07-2009, 14:20
"Genelkurmay Harekat Dairesi Başkanlığı'nda hazırlandığı iddia edilen "AK Parti ve Gülen'i Bitirme Planı"nın altında imzası bulunan Albay Dursun Çiçek'in bir gün içerisinde tahliye edilmesi Genç Siviller'in tepkisine neden oldu. Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne gelerek kararı protesto eden Genç Siviller, Çiçek'in tahliyesi için yapılan itirazın değerlendirilebilmesi amacıyla geçici olarak İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görevlendiren hakim Faik Saban'ı da eleştirdi. Genç Siviller, üzerinde 'Hakim Faik Saban, Guinness Rekorlar Kitabı'na girsin' yazılı çelenk eşliğinde basın açıklaması yaptı.

Grup adına konuşan Hayri İnce, hakim Saban'ın rekorlar kitabına girmesi gerektiğini savundu. İnce, "Akdeniz Olimpiyatları'nda güreş ve halter sporcularımızın aldıkları başarılar ile göğsümüz kabarmışken bir büyük başarı haberi de Beşiktaş Adliyesi'nden geldi. İstanbul Adalet Komisyonu tarafından 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, nam-ı diğer 'bizimkilerin mahkemesine' atanan hakim Faik Saban 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nı hazırlamakla suçlanan Albay Dursun Çiçek hakkında hazırlanmış yüzlerce sayfalık jandarma ve emniyet raporlarını, ifade tutanaklarını, bant kayıt dökümlerini, belgeleri, dökümanları iki saatte inceleyip Albay Çiçek'i tahliye etmesiyle dünya hızlı okuma şampiyonu olarak Guinness rekorlar kitabına girmeye hak kazandı." dedi.

Hakim Saban'ın en hızlı adalet tecellisi rekorunu da kırdığını belirten İnce, "Milli gururumuz hakim Faik Saban meslektaşlarının 18 günlük çalışma ve inceleme sonunda verdiği tutuklama kararını iki saat içinde tahliyeye çevirerek dünya en hızlı adalet tecellisi rekorunu da kırarak Guinness rekorlar kitabına iki kez girmeyi başardı." diye konuştu.

Hakim Saban'ın kalıcı olarak 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne atanmasını isteyen İnce, "Yüce Türk adaletinden talebimiz Faik Saban'ın 14. mahkemeye yani diğer adıyla bizim mahkemeye temelli atanmasıdır. Dama düşenin dostu, kader mahkumlarının yeni umudu Faik Saban'ı tebrik ediyoruz. Başarılarının devamını diliyoruz." şeklinde konuştu.

"İyi çocuklar seninle gurur duyuyor', 'kader mahkumlarının nöbetçi hakimi' ve 'dama düşenin dostu baba Faik' yazılı dövizler de taşıyan Genç Siviller açıklamanın ardından çelengi adliye önüne bırakarak buradan ayrıldı."

Kaynak, CİHAN

Genç olmak başka bir şey.

frodo
02-07-2009, 14:31
Peki mhmd genç siviller o adam "kağıt parçası" ile mahkum edilip tutuklanınca da gösteri yapmışlar mı ?

Ya da hakim Saban Tolon'un tahliye talebini red ettiğinde ve ya Sedat Peker'i mahkum
ettiğinde de Galatasaray'da toplanıp nümayiş filan yapmışlar mı ?

Yoksa Fettullah Hocaefendi bu konularda onlara talimat vermemiş mi ?

walla
02-07-2009, 14:49
Genç siviller Monarşi yanlısı anladığım kadarıyla. Padişahları kim?

mhmd
02-07-2009, 16:07
Her türlü oluşumlar, sosyal guruplar topraktan biter gibi bitmez.
Kaldı ki topraktan bitmesi için dahi, bir tohum o tohumun atılması, sulanması v.s eylemler gereklidir.

Hocasız tek bir sosyal gurup var mıdır?

Evet belki de sözünü ettiğiniz eylemlerde boy göstermemişlerdir.
Ancak 1 Mayıs'ın en sözü edilen gösterisi de bu guruptan gelmiştir.
http://www.gencsiviller.net/

Cumartesi annelerini şehitliklerde, Cuma annelerini Galatasarayda gezmiyorlar diye suçluyor musunuz?

Monarşiyi küçümseyenlerin Oligarşik demokrasilerden çare ummaları da enteresandır.

sargon
02-07-2009, 17:41
Ben bu grubu sevdim. Anladigim kadariyla liberal gencler. Kendilerine onun adamisiniz, bunun adamisiniz denmesine pek aldirmiyorlar. Ben de frodo gibi merak ettim, bunlar Fethullahci'miymis diye, pek birsey bulamadim. Amblem olarak spor ayakkabisini secmisler. Nedenini de cok güzel acikliyorlar:

Spor ayakkabı kimsenin üniformasını giymeyen, yani kabaca kimsenin adamı olmayan, güçlü bağlarla bir kimliğe ya da ideolojiye bağlı olmadan zihni, bedeni esnek ve özgür olabilen olarak tanımladığımız sivilliği temsil ediyor. Üniformasızlık bize vicdanımızın peşinden gitme özgürlüğü veriyor aslında. Herkesin sadece kendi sorunları hakkında duyarlı ve herkesin sadece kendine demokrat olduğu Türkiye’de ancak vicdanlarımızı özgürleştirebilirsek hakkaniyetli bir siyaset yapabiliriz diye pek çok farklı siyasi gelenek içinde edindiğimiz ortak bir duygumuz var.

Bu sözlerin altina ben de imza atarim. Karikatürleri de harika.

http://www.gencsiviller.net/artikel.php?artikel_id=238

Evet, Türkiye'nin temel sorunu demokrasidir. Bunun icin mücadele eden herkesime destek.

brakisefalp
06-07-2009, 21:19
Bu "genç siviller" siyasetin emolarıdır.

Farklılık peşindeki ergenlerin abileriyle birlikte kurup converse flamalarını dalgalandırdıkları bu örgütlenmenin tek bir hassasiyeti vardır: Ordu

Devletin askeri dışında her konuda yaratıcı espriler, tatlı yorumlar yapabilen bu sevgili kardeşlerimiz ne hikmetse konu ordu olunca en azılı kürtçülerin, en azılı islamcıların tezlerine yakın makaleler ile çıkıverirler adamın karşısına. Hele bir de süslü püslü şovlarla süslü yürüyüşleri yok mu, hastasıyız.

70'lerin onurlu, anti emperyalist, vatansever ve devrimci örgütlenmelerinden günümüzün modern(?), anti-militarist, evrensel ve hümanist sevgi pıtırcanlarına uzanan sivil toplum maceramızın en nadide öğelerinden biridir "genç siviller". Seviyoruz kendilerini.

İşte bizim tatlı çocukların yaramazlıkları
----
http://www.timeturk.com/images/news/17560.jpg

Genç Sivillerin, Mazlum Der'le yaptığı darbe karşıtı ortak yürüyüşten
http://graphics8.nytimes.com/images/2008/06/22/world/22urk.xlarge1.jpg

http://www.stargundem.com/thumbnail.php?file=GENC_236651573.jpg&size=article_medium

İngilizce afişleri de varmış, vaay
http://www.porttakal.com/haberimg/17/41527/f759abbfef_b.jpg


http://i.radikal.com.tr/644x385/2008/11/10/fft5_mf67138.Jpeg

Yürrü be
http://www.yuzlesmedernegi.org/dosyalar/112008/33ff1a4eadfe4a7a5d1f5302bbcd38dd1.jpg


falan filan...

mhmd
07-07-2009, 12:22
Gulu gulu dansı değil mi?

sargon
07-07-2009, 12:51
Brachyselphal'in yazdiklari ne kadar sevimli bir grup olduklarini gösteriyor. Keske 20-25 yas genc olsaydim, kesin bu grupta yer alirdim :)

Cem
07-07-2009, 13:12
70'lerin onurlu, anti emperyalist, vatansever ve devrimci örgütlenmelerinden

70 kuşağı toplumsal sorunlara duyarlılık, kendini bir davaya adamak gibi gibi günümüzde daha az gözlenen olumlu özellikler taşıyorduysa da olumsuz özellikleri de bünyesinde barındırıyordu. Militarizm sadece sağda değil solun da önemli bölümüne egemendi. Toplumsal mücadeleye önem verilirken bireysel tercihler ve yaşam tarzları küçümseniyordu. Maltepe yerine marlboro yakmak emperyalizme yakın olmakla özdeş ve sizi grubun dışına tabilecek bir davranıştı. Devrimci durum tahlilleri nedeniyle grup içinde flört edenlerin bile engellendiği sıkça duyulan bir olguydu. diğer yandan politik olarak demokrasiyi, insan haklarını, anti-militarizmi küçümsyerek bunları burjuva demokratiklik olarak sağ politkalar olarak yorumlamak, dışlamak belki de en büyük hataydı.

Genç siviller Türkiyedenin tüm sorunlarına köklü bir çözüm bulduklarını iddia etmiyorlar ama genel anlamda Türkiyede demokrasiden, barıştan yana duruşlarıyla siyasi yelpazenin pozitif tarafındalar düşüncesindeyim.

frodo
07-07-2009, 13:40
Sevgili sargon bir hareket eğer güdümlü ise asla ve asla demokrat olamaz. genç sivillerin çok 'şirin' görünmeleri ile Ahmet İnsel'in harika küçük bir değerlendirmesini alalım:

AKP destekçisi kalemler 1 Mayıs’ta Taksim ısrarını, darbeci ve komplocu güçlerin dümen suyuna giren bir “provokasyon” olma suçlamasıyla, daha açık biçimde dile getirdiler. Söz konusu olan AKP’yi savunmak olunca, gerisi teferruat addedilebilirdi. Emekçilerden, demokratlardan talep edilen, AKP’nin içinde bulunduğu istisnai ağır şartları dikkate alarak, ona anlayışla yaklaşmalarıydı. Hücrelerinde duyduğu sol alerjisini ironiyle örtmeye çalışan, genç ve modern muhafazakarlığın sivil kalemleri, bu munis ve anlayışlı davranışı sergilemeyenlerin Kemalist, darbeci, otoriter özlerini yüzlerine vurmak fırsatını kaçırmadılar. AKP’nin iğreti demokratlığını, hoyrat liberalizmini, sermayenin çıkarlarını her şeyden üstün tutma reflekslerini teşhir edip eleştirenler, 1 Mayıs’ta resmî kutlama değil sivil kutlama düzenlemek isteyenler ancak darbe yanlısı olabilirlerdi.

Bu yazı Ahmet hoca tarafında 1 Mayıs 2008 devlet terörü karşısında süt dökmüş kedi rolündeki genç şirinler için söylenmiş. Genç şirinler prd siviller ancak Fettullah Hocaefendi'nin icazeti ile ve onun AKP ile sürtüşmesi durumunda AKP savunmasından
geri kalırlar.

Türkan Saylan olayında her namuslu demokratın bile isyan ettiği haksızlıklar karşısında bu genç şirinlerin ortada görünmeyişinin nedenini bir kurcalamak lazım.

Sakın el altından T.Saylan'ın misyonerliği tezgahını sürdürenlerden icazet alamamış olmasınlar ?

brakisefalp
07-07-2009, 13:50
70 kuşağı toplumsal sorunlara duyarlılık, kendini bir davaya adamak gibi gibi günümüzde daha az gözlenen olumlu özellikler taşıyorduysa da olumsuz özellikleri de bünyesinde barındırıyordu. Militarizm sadece sağda değil solun da önemli bölümüne egemendi. Toplumsal mücadeleye önem verilirken bireysel tercihler ve yaşam tarzları küçümseniyordu. Maltepe yerine marlboro yakmak emperyalizme yakın olmakla özdeş ve sizi grubun dışına tabilecek bir davranıştı. Devrimci durum tahlilleri nedeniyle grup içinde flört edenlerin bile engellendiği sıkça duyulan bir olguydu. diğer yandan politik olarak demokrasiyi, insan haklarını, anti-militarizmi küçümsyerek bunları burjuva demokratiklik olarak sağ politkalar olarak yorumlamak, dışlamak belki de en büyük hataydı.

Genç siviller Türkiyedenin tüm sorunlarına köklü bir çözüm bulduklarını iddia etmiyorlar ama genel anlamda Türkiyede demokrasiden, barıştan yana duruşlarıyla siyasi yelpazenin pozitif tarafındalar düşüncesindeyim.

Turan Dursun'un ismi verilen bir sayfada, onur üyesi olarak yazan birinin Genç Siviller veya benzeri bir örgütlenmeyi savunacağını, üstüne üstlük 70lerin devrimci ruhunu "gençler flört edemiyorlardı, kötüydü lan" anlamına gelecek cümlelerle baltalamaya çalışacağını hiç ama hiç düşünmezdim.

O beğenmediğiniz, dahice cümlelerle bakış açınızı koyduğunuz anti-emperyalist, milliyetçi,devrimci 70li yılların örgütlenmeleri-bilinci olmasaydı bu gün Turan Dursun da olamayabilirdi. Yazacak hiç bir dergi, bulacak hiç bir dayanak bulamadığı için binlercesi gibi eriyip giderdi.

Yukarıda yazdıklarım biraz hafif gelmiş anlaşılan, açık açık yazmak gerekir ki Genç Siviller denen oluşum modern görünüşlü (converseler, esprili bildiriler, hoş kızlar, tatlı çocuklar vs) bir fetullah-soros projesinden başka bir şey değildir.

Uğur Mumcu'ların, Deniz Gezmiş'lerin Türkiye'sinden böyle oluşumların çıkmış olması beni şahsi olarak utandırıyor. Bu liboşlar elbette küçük bir güruh, ve öyle kalacak gibiler. Ancak sinek küçük olsa da mide bulandırmaya yetiyor.

kafasikarisik
07-07-2009, 14:03
Cem'in Onur Üyeliğinin, Cemaat Üyeliğine, Dinlerden özgürlük Grubu üyeliğinin ise Dinlere özgürlük Grubu üyeliğine terfi edilmesini öneriyorum.

mhmd
07-07-2009, 14:56
"Cem'in Onur Üyeliğinin, Cemaat Üyeliğine, Dinlerden özgürlük Grubu üyeliğinin ise Dinlere özgürlük Grubu üyeliğine terfi edilmesini öneriyorum. "
:laugh:

Bu ülkede taraflar, sınırlar, görüşler ve dahi görünüşler sabittir!
Kötünün! beyazı bile kara, iyinin! karası bile beyazdır.
Zaten siyah ve beyazdan başka renk de yoktur.

Sahi yaa..
Beşiktaş haricinde takım tutan var mı?

sargon
07-07-2009, 15:05
sevgili frodo,

bu gruba elestiri getirebilmek icin cok ugrasmissin gibi geldi bana. Hani ben fazla tanimiyorum, Ahmet Insel bu islerin icindeki adam, onun bir bildigi vardir diye gidip verdigin yazinin tamamini buldum. 2008 1 Mayis'i üzerine Birikim'de yayinlanmis bir yazi. Ama alintiladigin yerde "genc siviller"den bahsettigine dair birsey yok. Yazinin tümünde de bir grup adi verilmiyor yada ima edilmiyor. Bana, sen böyle bir yorum yapmissin gibi geldi.

http://www.seyyarsahne.com/gundemgoster.php?id=13

Ben de bu grup acaba 1 Mayis'a ve AKP'ye karsi nasil bir tutum aliyor, frodo hakli olabilir, belki de bunlar gercekte darbe özlemlerini gizleyen, Fethullah'in talimatiyla hareket eden bir gruptur dedim. 2008 1 Mayis'inda Taksim'deyiz demisler. Artik ne yaptiklarini bilmiyorum.

http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=20

2009 1 Mayis'inda ise sunu yapmislar:

http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=162

AKP'ye karsi yaptiklari bir eylem de surda:

http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=104

Bence bu gruba karsi fazla önyargilisin.

Bunlardan tamamen bagimsiz olarak bir baska degerlendirmene de deginmek istiyorum, diyorsun ki

Sevgili sargon bir hareket eğer güdümlü ise asla ve asla demokrat olamaz.

Bir zamanlar sürekli Cumhuriyet okurdum ve bu iddiayi Cumhuriyet gazetesinde sik sik okurdum. Halbuki bu iddia dogru bir iddia degil. "Bagimsiz olma" ve "demokrat olma" birbirinden farkli kategoriler, yani ikisi icin ayri kistaslar vardir. Birileri bagimsiz olup fasist olabilecegi gibi, demokrat olup bagimli da olabilirler. Ornegin su anda Radikal gazetesi bir holdinge baglidir, Cumhuriyet ise bagimsiz (gerci simdi o da bir holdinge bagli) ama Radikal, Cumhuriyetten daha demokrattir. (Saf demokrat zaten olmaz) Cumhuriyet gazetesi 1940'da da bagimsiz gazeteydi ama fasizmi savunuyordu. Siyasi hareketlerin etkilenmeleri, destek almalari gibi seyler isin icine girdikce durum daha da karmasik olur. O yüzden bagimlilik-bagimsizlik tartismasi bize tam bir aciklik vermez.

"Demokrat olma"nin belli ölcütleri vardir ve sanirim bu konularda benzer seyler düsünüyoruzdur. Bagimlilik-bagimsizlik kategorisini devreye sokarak baska bir yere dogru yelken acabiliriz, bu yüzden araya girme ihtiyaci duydum.

frodo
07-07-2009, 15:32
Turan Dursun'un ismi verilen bir sayfada, onur üyesi olarak yazan birinin Genç Siviller veya benzeri bir örgütlenmeyi savunacağını, üstüne üstlük 70lerin devrimci ruhunu "gençler flört edemiyorlardı, kötüydü lan" anlamına gelecek cümlelerle baltalamaya çalışacağını hiç ama hiç düşünmezdim.

Cem'in Onur Üyeliğinin, Cemaat Üyeliğine, Dinlerden özgürlük Grubu üyeliğinin ise Dinlere özgürlük Grubu üyeliğine terfi edilmesini öneriyorum.

Hala anlayamamış arkadaşlar için önemli not: Turan Dursun Sitesi herhangi bir ideolojinin,
siyasetin, felsefenin militanlarından oluşmaz. Burası özgür düşünenlerin ve düşündüklerini
serbestçe ifade edebilenlerin platformudur.

Sevgili sargon basit bir soru ; sence 2008 1 mayısında yaşanan terör genç şirinlerin protesto eylem günlüğünde neden yer almamıştır. AKP ve cemaat karşıtı her olayda en geç 35 dakika içerisinde havalı conversleri ile görmeye alıştığımız genç siviller neden T.Saylan hakkında iğrenç iftiralara karşı bir genç şirinler rahatsız eylemi yapmamışlardır. Ee demokratlık böyle günlerde belli olur. Benden yana olanlara ilişme karşıt olduklarımı yer ile yeksan eyle demokratlığı havalı ve şirin gözükebilir ama nasıl diyeyim biraz garip yav.

Tekrar edeyim genç siviller doğrudan cemaat tarafından güdümlenen ve eylemleri ile bunu
doğrulayan kendine demokrat bir ucube harekettir. Zaman zaman iktidar oyunlarında cemaatle AKP arasında çelişkiler çıktığında AKP'ye bile cılız eleştiriler getirmesi bu durumu
ortadan kaldırmaz.

-InVi-
07-07-2009, 15:47
sn frodo,
Turan Dursun sitesenin hic bir siyasi yapilanmaya yakin olmak gibi bir özelligi asla yok ama genc sivillerin mutlaka olmali ......
tebrik ederim, güzel bir mantik......sizi tanimasak , kendi ön yarginiz diyecegim....ama malum sizde asla kaliplasmis bir ön yargi yok.....

brakisefalp
07-07-2009, 16:04
sn frodo,
Turan Dursun sitesenin hic bir siyasi yapilanmaya yakin olmak gibi bir özelligi asla yok ama genc sivillerin mutlaka olmali ......
tebrik ederim, güzel bir mantik......sizi tanimasak , kendi ön yarginiz diyecegim....ama malum sizde asla kaliplasmis bir ön yargi yok.....


vadaa kardeş, bi' garip yazmışsın. anlayamadım hiçbirşey şahsen.

sargon
07-07-2009, 16:20
Oncelikle sunu söylemek gerekiyor. Henüz bu grubun birilerinin güdümünde oldugunu, Fethullahci olduklari ispatlayabilmis degilsin maalesef. Aslinda bunu gösteren birseyler koymus olsaydin, ben kabul ederdim. Hanüz ispatlayamadigin birsey icin sürekli olarak cemaat güdümlü diye bir söylem kullanmak bence sik durmuyor. Muhtemelen iclerinde Fethullahcilar da vardir, baskalari da. En azindan ben bilmiyorum. Kanitlar sunmadigina göre sanirim sen de bilmiyorsun, tahmin ediyorsun.

Sevgili sargon basit bir soru ; sence 2008 1 mayısında yaşanan terör genç şirinlerin protesto eylem günlüğünde neden yer almamıştır. AKP ve cemaat karşıtı her olayda en geç 35 dakika içerisinde havalı conversleri ile görmeye alıştığımız genç siviller neden T.Saylan hakkında iğrenç iftiralara karşı bir genç şirinler rahatsız eylemi yapmamışlardır. Ee demokratlık böyle günlerde belli olur. Benden yana olanlara ilişme karşıt olduklarımı yer ile yeksan eyle demokratlığı havalı ve şirin gözükebilir ama nasıl diyeyim biraz garip yav.

Burda da bir baska sorun var bence. Birilerinin demokrat olmadigini iddia edip, su konuda tavir almadilar, o yüzden demokrat degiller denilmesi bence yanlis. Bize de simdi sorsalar, siz nasil demokratsiniz, su siyasi konuda bir tavir almadiniz diye, nasil aciklayacagiz. Bunlar bir politik parti degil, kücük bir grup. Ve amaclari da ordunun siyaset üzerindeki gölgesine karsi sivil bir insiyatif olusturmak. Sen baska birsey sorguluyor ve ariyorsun.

Eger bir politik parti olsalardi söyle bakmak gerekirdi. Avrupa'da liberal demokratlar var, sosyal demokratlar var, hiristiyan demokratlar var. Hepsinin hassasiyetleri farkli yönlerdedir, ama genel olarak demokrattirlar. Bunlarin disinda fasistler, radikal dinciler, yabanci düsmanligi yapan partiler vb. var. Birinciler demokrattir. Ikinciler degildir.

Türkiye'de de ayni seyin olmasi normal. Diyelim ki sen T.Saylan konusunda cok hassas olursun, senin agirligin burda olur, digeri ise Ergenekon, darbe tehlikesi gibi konularda hassas olur. Sen Ergenekonculara karsi cikmiyorsun, darbelere karsi mücadele etmiyorsun diye demokratliktan azade edilemeyecegin gibi, digeri de T.Saylan konusunda birsey yapmadi diye azade edilemez.

Ama eger Ergenekon diye birsey yoktur, bu uydurmadir dersen, yada T.Saylan PKK'ye destek veriyordu, aslinda tutuklanmasi bile gerekiyordu dersen o zaman demokratligin tartismali hale gelir, aslinda sertlik istiyorsun demektir. Bence olay böyle degerlendirilmeli. Dolayisiyla bazi eksikleri olsa bile Türkiye'de demokrasi icin birseyler yapanlari desteklerim. Sertlik yanlisi olan bir toplumda yasadigimizi unutmamak lazim.

frodo
07-07-2009, 16:24
Ha gayret invi. Turan Dursun Sitesini anlamaya hiç bu kadar yaklaşmamıştın.

Bak bu başlıkta site yönetiminden sargon ve ben farklı düşünüyoruz. Cem farklı düşünüyor.
İşte bu nedenle TD Sitesi herhangi bir siyasi görüşe angaje olmuyor. Bu özelliğimiz site resmi
çizgimize yansıyor.

Bahse konu genç şirinler ise bana göre kendilerine dikte edilen demokratlığı terennüm ediyorlar. Çünkü demokrat tavır benden-senden ayırımı yapmaz. Haksızlık haksızlıktır.

kafasikarisik
07-07-2009, 16:49
Hala anlayamamış arkadaşlar için önemli not: Turan Dursun Sitesi herhangi bir ideolojinin,
siyasetin, felsefenin militanlarından oluşmaz. Burası özgür düşünenlerin ve düşündüklerini
serbestçe ifade edebilenlerin platformudur.

O halde niçin onur üyesi, disiplin kurulu üyesi vs gibi üyelikler sadece ateistlerce paylaşılıyor? Benim burada gördüğüm kadarı ile, eğer özgür düşünenlerin platformu ise burası, bazı ateistlerden daha demokrat ve özgür düşünceli-bağlantısız olan müslümanlar niçin bu payeleri alamaz? Fikirlerini özgürce ifade edebilmek başka, başkasının fikirlerini "özgürce" sansürleyebilme hakkı başka değil mi? Hala anlayamadığımda budur. Burada amacımın yöneticileri gazlamak olmadığını da belirtirim.

Ama eger Ergenekon diye birsey yoktur, bu uydurmadir dersen, yada T.Saylan PKK'ye destek veriyordu, aslinda tutuklanmasi bile gerekiyordu dersen o zaman demokratligin tartismali hale gelir
Neden gelsin? İnsanlar her ikisinide düşünebilir? Kim tartışacak böyle düşünenlerin demoktratlığını? Ya bu iddalardan biri doğru ise o zaman ne olacak? Birileri demokratlağımızı tartışmaya açar diye korkup kendimize mi saklayalım? Ya içeride birkaç tane daha Türkan Saylan varsa veya dışarıda elini kolunu sallayarak dolaşan fiili darbeciler varsa?

frodo
07-07-2009, 17:16
O halde niçin onur üyesi, disiplin kurulu üyesi vs gibi üyelikler sadece ateistlerce paylaşılıyor? Benim burada gördüğüm kadarı ile, eğer özgür düşünenlerin platformu ise burası, bazı ateistlerden daha demokrat ve özgür düşünceli-bağlantısız olan müslümanlar niçin bu payeleri alamaz?

Çünkü TD sitesinin varoluş gerekçesi ya da ortak paydası non-teizm'dir.

Burda da bir baska sorun var bence. Birilerinin demokrat olmadigini iddia edip, su konuda tavir almadilar, o yüzden demokrat degiller denilmesi bence yanlis. Bize de simdi sorsalar, siz nasil demokratsiniz, su siyasi konuda bir tavir almadiniz diye, nasil aciklayacagiz. Bunlar bir politik parti degil, kücük bir grup. Ve amaclari da ordunun siyaset üzerindeki gölgesine karsi sivil bir insiyatif olusturmak. Sen baska birsey sorguluyor ve ariyorsun.


Hayır sevgili sargon. kendilerini tanımlarken kullandıkları ifadelerin gereğinin yerine getirilmesini istiyor ve bu gerçekleşmeyip sürekli cemaatle aynı ve eşzamanlı davranmaları beni düşündürüyor. Can babanın deyişiyle var bu işte bir zakakça
diyorum. bakalım genç sirinler kendilerini nasıl tanımlamışlar :

Demokratız. Bu büyük bir iddia. Bunun hakkını vermekle meşgulüz. Demokratlığın ancak bana benzemeyen için de sesini çıkarman gerektiğinde çıkarabiliyorsan bunun namuslu bir demokratlık olabileceğini biliyoruz.


Sorular yukarıda sevgili sargon.

sargon
07-07-2009, 17:44
sevgili frodo, bu cocuklar Türkiye'de demokrasinin gelismesinin önünde engel olan en temel konuklara parmak basmislar. Kürt sorunu var, ordunun müdahaleleri, askeri darbeler, cezaevleri, iskence, alevilere yada Ermenilere dönük baskilar, yasaklar. Sen tutturdun, T.Saylan diye. Tamam, o da eksik olmus olsun. Dünyaya T.Saylan üzerinden mi bakacagiz yani.

Anladigim kadariyla bu grubun Fethullahci olduguna sen de emin degilsin aslinda, söylemi yumusatmaya baslattin gibi geldi bana.

frodo
07-07-2009, 18:21
Sevgili sargon T.Saylan olayı " namuslu bir demokratlık" için turnusoldur sadece. ! Mayıs tutumu da öyle.

Bu bana şu meşhur mahalle baskısı raporu ortaya çıkınca zuhur eden demokratlığı hatırlatıyor. Binnaz Toprak baştacı iken birden zehir zemberek eleştirilere boğulmuştu.

Genç sivillerin demokratlığının sadece ve sadece cemaatin refleksleri ile ilgili olduğunu görüyor ve aksine bir tutum göremiyorum.

Hatta seninle bir öngörümümü paylaşayım; genç sirinlerin önümüzdeki dönemde hükümetle ilgili eylemlerini daha sık göreceğimizi sanıyorum. Bunun nedeni de cemaatle AKP arasındaki çelişkilerin daha görünür olmasıyla doğrudan ilişkisi olacaktır.

kafasikarisik
07-07-2009, 18:38
Frodo'yu bilmem, ama benim içime sinmeyen ve burnuma kötü kokuların geldiği bir kaç nokta var.

Türkiye'de senelerdir alternatif kurum yaratma ve mevcut kurumları ele geçirme çabası kör göze parmak misali önümüzde.

Sendikalar
Medya
Sanayiciler
Tüccarlar
Bankalar
Sivil toplum kuruluşları
Eğitim kurumları
Siyasi partiler (sağ veya sol farketmez)

Bunların hepsinin şu gün itibari ile alternatifleri mevcut. Alternatiften kastım bir cemaatin görüşlerine koşulsuz şekilde bağlı olmalarıdır. Sanki birileri Türkiye ye falanca lazımsa onuda biz sağlarız düşüncesinde hareket ediyor. Alacağınız bisküviden, üye olacağınız sendikaya kadar karpuz gibi ortadan yarılmış durumdayız.
Burada durup cemaat yapılaşmasının neden "tehlikeli" veya daha hafif tabirle "demokrasi dışı" görüldüğünü açıklamak isterim. Dünyada demokrasinin olmazsa olmazlarından biri şeffaflık konusudur. Yukarıda saydığım kurum ve kuruluşlar üyelik, denetim, para akışı vs gibi konularda denetime tabidir. Mafya, terör örgütü vs gibi illegal yapılanmaların ortak özelliği üye ve para kaynaklarının bilinemez-denetlenemez oluşudur. Bir işin içine gizlilik girerse ordan demokrasi çıkmaz. Daha da vahimi kendi içinde demokrasi kuralları işlemeyen bir oluşumun demokrasiye katılımı o ülkedeki demokrasiyi daha ileri götürmek şöyle dursun tam tersine otokratik bir yöne savrulmasına yol açar. Siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının gelişmiş ülkelerde çok sıkı denetleniyor oluşu bu sebeptendir.
Şimdi devam edersek, yukarıda saydığım alternatif kurum ve kuruluşların hiç birinde adı ile anılan cemaat liderinin üyeliği veya yöneticiliği görünmez. Okullar dahil bu kuruluşlara ziyarete gittiğinizde çok çarpıcı şekilde "onursal üyelik" dahil herhangi bir yerde adı geçmez. Ama bu durumda nerden eminsin falanca cemaate ait olduğunu gibi soru sormak da kör göze parmak olur.
Gelelim genç siviller hareketine;
Olaylara karşı verdikleri tepkiler burada birçok ipucu veriyor. Siyasal islam ve özellikle cemaatin zamanında dışında kaldığı olaylara ani tepki verirlerken.(1 mayıs 1977 olayında olduğu gibi), Sivas katliamı, Netekim Paşa'nın Çankaya ağırlanması veya 1982 yılı Anayasa oylaması, deniz feneri vs. gibi cemaate ve hedeflerine zarar verebilecek konularda nedense kesif bir sessizlik hakim oluyor. Örnekler çok ama genel anlamda "tehlikeli sularda" dolanmıyorlar. Bir kere AKP eleştirisi yapması sizi yanıltmasın, hala daha AKP=Cemaat olmadığını, eleştirilen kişilerin cemaate çok da yakın olmadığını (Tayyip Erdoğan dahil) unutmayın.

Soda
07-07-2009, 19:10
Frodo'nun tespitleri doğrudur.

Bu "genç siviller" denilen topluluk 15-30 kişiyi geçmeyen bir sentetik sivil toplum kuruluşudur.

Tabii bütün AKP ve hocaefendi medyası her eylemlerini bangır bangır reklam yapa yapa verdiği için insanlar böyle bir "hareket" var sanmaktadır.

Yahu milyonların akın ettiği Cumhuiyet mitinglerini (hem de Ankara'nın İstanbul'un göbeğinde) göstermeyen, kaale bile almayan (ki BBC, CNN 1. haber olarak vermişti)
medya bu 20-30 kişilik grubun her eylemini olağanüstü bir şey gibi pazarlamaktadır.

Bari bunca pazarlama çabasının sonucunda bir kitleleri olsa. Şişirme-hormonlu bir Soros-Açık Toplum projesi olan Siyasal Ufuk hareketinden doğmuştur.

Cemaat ve AKP bağlantısı ise C.Başkanlığı seçimleri öncesi Abdullah Gül'e verdikleri açık destekle sabittir.

Ellerinde imkan olsa bir "kadife devrim" yapacaklar ama dediğim gibi 20-30 kişilik şişirilmiş bir balon olmanın ötesine geçemiyorlar :)

Cem
07-07-2009, 22:45
Turan Dursun'un ismi verilen bir sayfada, onur üyesi olarak yazan birinin Genç Siviller veya benzeri bir örgütlenmeyi savunacağını, üstüne üstlük 70lerin devrimci ruhunu "gençler flört edemiyorlardı, kötüydü lan" anlamına gelecek cümlelerle baltalamaya çalışacağını hiç ama hiç düşünmezdim.

Sitemizde Turan Dursun'u savunup Atatürkçü olan da var, Markist-Leninist olan da, benim gibi sol-liberal olan da var. Ateizm/non-teizm sadece belli bir ideolojinin savunabileceği bir felsefe değil. Bundan dolayı farklı ideolojik çizgide olup da Turan Dursn'u savunanlara daha çok rastlayabilirsiniz.

70 kuşağının sitemizdeki en büyük savunucusu ise sanırım dilaverdir. Ona da bu konudaki benzeri düşüncelerimi farklı başlıklarda söyledim. 70 kuşağını ne yüceltmek ne de yere batırmak gerekiyor. Zaten önceki mesajımda günümüzde az rastlanan olumlu yönleri belirtmiştim: toplumsal sorunlara duyarlık ve yaşamı bir ideale adamak. Bunlar malesef 80 lerden sonra azaldı.

Genç Siviller hareketi tam da bu bakımdan önemlidir ve bence alkışlanmaya değerdir. Sodanın da dediği gibi 20-30 bilemedin 200-300 olsun, az sayıdaki insanın bu eylemleri hem cesurcadır çünkü azınlıktaki bir siyasi hareketin temsilcileridir. Hem de toplumsal duyarlılıktır. Toplumumuzdaki 80 sonrası depolitizayonu kırma süreci içinde önemlidir.

Sol-liberal hareket Türkiye için bir gerekliliktir. Marksist sol sadece Türkiyede değil dünyada toparlanamıyor. Leninizm ve proletarya dikatörlüğü teorisini savunamayan bir marksist hareket kendisini tanımlayamıyor. Çoğulcu demokrasiyi savunan bir marksist hareket sosyal domakratlıkla arasında önemli farklılıklar gösteremiyor. Leninizm çizgisinde kalmakla ise otoriter politbüro hegemonyası peşinde koşmakta olduklarını görüyorlar. Bunlardan dolayı günümüzün marsist hareketi tüm dünyada uzun zamandan beri kriz içerisinde. kapitalizmin küresel krizleri bile marksist hareketin belini doğrultamıyor çünkü kapitalizmin alternatifi olabilecek düzeyde bir sistem gösteremiyorlar. Bunlardan dolayı sol-liberal hareket günümüz için kanımca sol için en uygun çizgiyi ifade ediyor.

Soda,
O 20-30 kişi söylemleri anti-propaganda söylemleri. Diyelim ki gerçekten de 20-30 kişiler bu neyi değiştirir? Söylediklerinin yanlış olduğunu mu? Turan Dursun'u savunanlar da bir zamanlar 20-30 kişi idi. Şimdi de bir gösteri yapmamız gerekse 20-30 kişiyi bile toplayamayız belki. Bu neyi değiştirir?

Bazı gazeteler cumhuriyet mitinglerine elbette fazla yer vermezler, bu doğaldır.Şimdi şeratçiler 1 milyon kişiyle miting yapsa sitemizde punto punto onların reklamını mı yaparız yoksa bir köşemizde sadece tahlilini mi yaparız?

Dinlere özgürlük Grubu üyeliğine terfi edilmesini öneriyorum

Dinlere özgürlük elbette bizlerin de söylemi olmalı. Dinleri totaliter bir baskı altında yok etmeyi düşünmüyorsunuz her halde? İnsanlar dinsel inanışları özgür iradeleri ile bırakmalılar. Bu nedenle dinsel inanışlar ve ibadetler laiklik sınırları içinde özgürce bırakılmalı. Bizlerin savunduğu bu olmalı. Ateist ateistliğini, Müslüman ise İslamı savunabilmeli. Böyle bir ortamda verdiğimiz mücadele anlamlıdır.

Deniz Gezmiş'lerin Türkiye'sinden böyle oluşumların çıkmış olması beni şahsi olarak utandırıyor.

Bence sen ülkemizde sadece bir elçi olarak görev yapan İsrail elçisini Elrom'u önce kaçırıp sonrada yakalanma korkusuyla beynini patlatan katillerden utan.

Ya da İngiliz radar memurlarını Sinop'dan silah zoruyla kaçıran sonra da ölmelerine neden olan zorbalarınızdan utanın.

Ya da Kamboçyada milyonlarca insanın katili olan devrimci Kızıl Kmerlerinizle
övünün. Devrimciler ya milyonlarca insanı katletmişler önemli mi? Önemli olan devrimcilik değil mi?

-InVi-
07-07-2009, 23:08
Anlasildi Sn Frodo,

demokratlik ve demokratik tavrin sadece ve sadece "basini acmazsan egitim yardimi alamazsin" diyen bir zihniyeti savununca oldugunu bilmiyordum, tesekürler aydinlattigniz icin....
bu gibi bir yapilanmanin tabiki böyle bir zihniyetin yaninda olmamasi gerekir....
cünkü demokrasi, insanlarin kilik kiyafetlerinden dolayi muhtac oldugu yardimi engelleyebilecek bir tavir sergilenmesini icinde barindirmaz...

velevki bu gencler fetullahci/soroscu ( ki bu sadece henüz sizin yersiz idaaniz ) ...bu bile ülkemizdeki gelisen müslüman gencligin bir elinde kuran bir elinde silah hilafet devletine dogru gittiklerine degil, tam tersine bugüne kadar siyasi-tabu sayilan , ülkemizin yakin tarihini cidden etkileyen tüm olumsuz konulara el atabilmelerini gösterir....ben kisisel olarak bunu bir zenginlik olarak kabul ediyorum.....


tabi bu tür "müslümanlik" sizin kisisel olarak isinize yaramayabilir.....
cünkü nihayetinde size cember sakalli , elbiseleri kara zihni kara insanlar kendi varlik nedeniniz....

dilaver
07-07-2009, 23:27
toplumsal sorunlara duyarlık ve yaşamı bir ideale adamak. Bunlar malesef 80 lerden sonra azaldı.

yetmez mi cem.

Geride ne kaldı, converseler mi. Sahi converse kimin ve kimlerin markası idi.

Denecek çok şey var ama şimdilik sukut durmayı tercih ediyorum. İsmim geçtigi için bir şerh koymayı uygun gördüm.

saygılarımla

Soda
08-07-2009, 00:58
20-30 kişi söylemleri anti-propaganda söylemleri. Diyelim ki gerçekten de 20-30 kişiler bu neyi değiştirir? Söylediklerinin yanlış olduğunu mu? Turan Dursun'u savunanlar da bir zamanlar 20-30 kişi idi. Şimdi de bir gösteri yapmamız gerekse 20-30 kişiyi bile toplayamayız belki. Bu neyi değiştirir?



Cem,

"Turan Dursun" bir siyasi hareket değildir. Turan Dursun ile Genç sivilleri karşılaştıramazsın. Turan Dursun'u sevenler vardır, sayanlar vardı, idol olarak görenler vardır, onun yolunda gidenler vardır ama bu bir siyasi hareket değildir.

Birileri "siviller" adına bir siyasi hareket başlattıysa ve bunca sene sonra (ki kendi ifadeleri ile de 20-30 kişidir yani bu yalnızca benim anti-propagandam değildir) bile ve bunca AKP ve Cemaat medyası (kısacası yandaş medya) desteğini almasına rağmen hâla 20-30 kişiyi geçemiyorsa ve buna rağmen bu bir "siyasi hareket" gibi pazarlanıyorsa ortada sentetik bir durum vardır.



Bazı gazeteler cumhuriyet mitinglerine elbette fazla yer vermezler, bu doğaldır.Şimdi şeratçiler 1 milyon kişiyle miting yapsa sitemizde punto punto onların reklamını mı yaparız yoksa bir köşemizde sadece tahlilini mi yaparız?


Yanılıyorsunuz. Hiçbir gazetenin veya medya kuruluşunun 500 bin kişilik 2 milyon kişilik bir kitlesel gösteriyi "es geçme" hakkı yoktur. Buna gazetecilik, tv'cilik denmez dense dense Pravda'cılık denir.

Öyle şey olur mu? Her televizyon kendi tarafının kitlesini versin ama diğer tarafta yer yerinden oynasa haber bile yapmasın. O kitle bir halk devrimi yapsaydı ne yapacaktı bu Tv'ler? Onu da mı vermeyeceklerdi? Bir yanda devrim oluyor ama Tv onu görmüyor :)

Ne kadar komik değil mi?

Cumhuriyet mitinglerini vermeyen medya (Aydın Doğan medyası dahil) Türk demokrasi tarihine Türk Pravda'ları olarak geçecektir.

Pravda nedir? Çernobil faciası olurken koca Sovyetler'deki milletleri bundan haberdar etmeyene Pravda denir.

Cem
08-07-2009, 15:05
Cumhuriyet mitinglerini vermeyen medya (Aydın Doğan medyası dahil) Türk demokrasi tarihine Türk Pravda'ları olarak geçecektir

Ben en çok radikal, milliyet, taraf okurum. Cumhuriyet mitinglerinde Milliyetin gayet yeterli yer verdiğini hatırlıyorum bu mitinglere. Radikal de yer vermişti ama bazı yazarları eleştirmişti diye hatırlıyorum. Özellikle Türkiye bayrağınının simge yapılmasını eleştiren yazarlar vardı. Siz istiyorsunuz ki muhalif gazeteler bile tüm ana sayfayı kaplayan fotoğraflarla, kocaman harflerle mitingi duyursunlar.

TD hareketinin siyasi olmayıp diğerinin siyasi olması hareketin gücünü sadece sayıya endekslemek açısından farklı değil bence.

Ayrıca böyle anti-militarist, demokratik hareketlerin az sayıda kişiyle yapılabilmesinde o kişilerden ziyade toplumun duyarsızlığı, apolitizasyonu gibi yönleri ele alınmalı. Bu nedenle o az sayıda kişi tenkit edilmek yerine medeni cesaretlerinden dolayı kutlanmalı diye düşünüyorum.

Zaten bu tür anti-militarist sivil hareketleri sahiplenen insan sayısı çok az olduğu için ülkemizde son kırkı yıldır otuzbin kürt öldürüldü, elin Kıbrısına girilip çıkmak bilinmedi, hapishanelerde yüzlerce komünist 80'lerde işkenceyle öldürüldü, Maraşta Çorumda Sivasta dinci militarizm Alevileri katletti. Dev-sol gibi sol militarizmi de unutmamalı.

Bunların kimisi ulusalcı militarizm, kimisi Türkçü-İslamcı militarizm, kimi şeriatçi militarizm, kimide ML militariz. Ama hepsi sonuçta militarizm. 20.yy başlarından beri vatanımızı kana bulayan bir ortak anlayış.

Genç Siviller'in geçmişinde sol militarizm damgası yok. Benzeri gösterileri marksist-leninstler yapsa toplumu ikna edici, inandırıcı olamazlardı. Genç sivillerin sicilleri iyi olduğu için toplumda onlara iyimser yaklaşan bir aydın-okumuş kesim var.

yetmez mi cem

Yetmez dilaver. Toplumsal sorunlara duyarlı olmak sadece bir başlangıç. O sorunlara karşı nasıl yaklaşımda bulunulduğu da çok önemli. Ülkene resmi görevle gelen bir elçinin beynini patlatanı alkışlıyorsan, bunu anti-emperyalizm maskesiyle saklamaya çalışıyorsan senin de iktiardaki sağcı-militaristlerden farkın kalmaz.

Devletin çalışmasına izin verdiği İngiliz memurları demokratik mekanizmalar yoluyla oradan uzaklaştrımak yerine demokrasiyi küçümsediğin için bunu yapmaktan sakınıp silah zoruyla kaçırıyor, kendine siper edip bu adamların ölümüne yol açıyorsan senin de en az militarist devlet anlayışı kadar yanlış safta bulunduğun anlaşılır. zaten halk biraz da bunu gördüğü için ML akımları iktdara oynayacak derecede desteklemedi hiç bir zaman.

kafasikarisik
08-07-2009, 17:34
Bence sen ülkemizde sadece bir elçi olarak görev yapan İsrail elçisini Elrom'u önce kaçırıp sonrada yakalanma korkusuyla beynini patlatan katillerden utan.

Ya da İngiliz radar memurlarını Sinop'dan silah zoruyla kaçıran sonra da ölmelerine neden olan zorbalarınızdan utanın.

Ya da Kamboçyada milyonlarca insanın katili olan devrimci Kızıl Kmerlerinizle
övünün.

....demokrasiyi küçümsediğin için bunu yapmaktan sakınıp silah zoruyla kaçırıyor, kendine siper edip bu adamların ölümüne yol açıyorsan senin de en az militarist devlet anlayışı kadar yanlış safta bulunduğun anlaşılır.

Hatta edinilen bilgiye göre Karayılan'ın talimatıyla 'vizyon planı' hazırlayan iki örgüt militanı 'infaz' edildi. Örgüt yönetimini ortaya çıkan tablo memnun etmemiş ki raportörler infaz edilirken rapor kırsal birimlere sunulmadı.
http://www.bugun.com.tr/haber-detay/73723-abdullah-ocalan-in-tarafi-haberi.aspx (http://www.bugun.com.tr/haber-detay/73723-abdullah-ocalan-in-tarafi-haberi.aspx)


PKK ile övünüyormusunuz? Yoksa onlar gerilla mı? yada çok güzel şeyler mi olacak? Tarihi fırsat mı yakaladık? Nedense sol-libareller PKK'nin cinayetleri konusuna gelince dut yemiş bülbül oluveriyorlar. Cem de Hint Okyanusu'nu aşmış Tamil Gerillaları'na kadar gitmiş ama burnunun dibindeki PKK ya gelince "cız tehlikeli sular"

Adamlar hem rapor hazırlatıyor, raporu beğenmeyince de raportörleri infaz ediyor. Demokrasi tavan yapmış haberimiz yok, biz pis faşistler bir yola gelsek memleketimin dağlarına bahar gelecek.

Faili meçhuller kelimsesini ağzından düşürmeyenler, PKK'nın kaç faili meçhulü olduğunu, bırakın halkı kendi militanlarından kaç kişiyi infaz ettikleri sizleri ilgilendirmiyor mu?

Derdimi anlatamıyorum sanırım, benim derdim çifte standart. Midemi bulundırıyor. Çağdaş bir insan bırakın yargısız infazları, siyasal cinayetleri, idam cezasına bile karşıdır. Kendi adıma bir kurbanlık koyunun bile canı alınırken ölümün mahremiyetine saygı duyulmamasından dolayı tiksiniyorum. Daha 1 hafta önce Sivas Katliamının yıldönümünde utanmadan "yangında ölenler anıldı" diye başlık atan ağabeylerine sivilcelerin tepkisi tıss şeklinde. Haa pardon onların olayları kendilerine göre önem sırasına koyma ve yorum getirme hakkı var ama başkasının yok. Başkası başka şeyleri farklı önem sırasında görürlerse darbeci oluyorlardı değil mi?

Dinlere özgürlük elbette bizlerin de söylemi olmalı. Dinleri totaliter bir baskı altında yok etmeyi düşünmüyorsunuz her halde?

Hayır dinsizlerin ve farklı dini inanca sahip olanların totaliter rejim altında yokedilmemesi için dinlerin sonsuz özgürlük adı altında topluma dayattıkları tek tip insan tipi ile demokratik yollardan mücadele edilmesini ve toplum huzuru için devlet yönetiminden dini referansların tamamen çıkarılmasını istiyorum. Dinlere verilen özgürlüğün sınırı yoktur. Dini totaliter rejimlerin hepsi özgürlük adı altında verilen masum tavizlerin sonucu ortaya çıkmıştır. Yaptığım ironiyi anlayacağınızı tahmin etmiştim, neyse.

demokratlik ve demokratik tavrin sadece ve sadece "basini acmazsan egitim yardimi alamazsin" diyen bir zihniyeti savununca olduğunu bilmiyordum

Bende namaz kılmazsan eğitim yardımı alamazsın diyen bir zihniyetin yanında durmanın demokratik olmadığını düşünüyorum. Başörtüsünün serbest olduğu tek eğitim kurumu İmam Hatiplerdir. Orda okuyanlara yardım zaten dereler gibi çağlıyor. Çifte standart da paçalardan akıyor.

Bazıları öldürüldük, yakıldık, hapislerde, sürgünlerde gençlik tükettik diyor, cevap hazır "ama bizi de başörtüsü ile okula almadılar asıl mağdur bizleriz". Amanında amanın türbanla okula girememenin yanında lafı mı olur. Özür dileriz bir daha ölürken ses çıkarmayız. Bir de başörtüsü ile okula gitseniz memleket İsveç olacak.

Bunların kimisi ulusalcı militarizm, kimisi Türkçü-İslamcı militarizm, kimi şeriatçi militarizm, kimide ML militariz. Ama hepsi sonuçta militarizm. 20.yy başlarından beri vatanımızı kana bulayan bir ortak anlayış.

Militarizm silahla değil üniforma ile başlar. Kim üniforma dayatıyor memelekette ona bak. Tüyleri diken diken eden askerin polisin değil sivillerin üniforma ile dolaşmasıdır. Kara gömleklilerinde, ML lerinde, ülkücülerinde şahın sarayı önünde gösteri yapan çarşaflı ve sarıklı mollalarında başlangıçta ellerinde silah yoktu. Ama parkadan bıyığa sarıktan çarşafa üniformaları vardı.

Cem
08-07-2009, 22:29
Bu Genç Siviller muhtemelen orta düzeyin üstünde gelir seviyesinde, avrupa görmüş veya oradaki düzeni iyi bilen, eğitimli bir kesim. Batı avrupadaki anti-militarist, liberal demokratik, çevreci, azınlık haklarına eşcinsel hakları dahil duyarlı kesimlerin Türkiyedeki bir benzeri ya da öyle olma çabasında. Oradaki düzenin Türkiyede de gerçekleşmesine çabalıyorlar. İyi niyetli ve medeni cesaretli küçük bir grup.

İdeolojik olarak benimsenmese de anti-militarist sağlam duruşları bence Türkiyede bir ilk ya da ilklerdendir.

O 20-30 kişilik genç aydınlar ve Taraf gazetesi koca TSK ya meydan okudu siyasi anlamda. Seversiniz veya sevmezsiniz, güdümlüdür şudur budur dersiniz ama Türkiye tarihinde ilk kez bir gazete ve ona yakın küçük bir sivil siyasi grup TSK nın siyasete müdahelesine karşı onlara adeta meydan okudu ve sus pus etti, köşeye sıkıştırdı.

TSK darbelerinden en fazla zarar görenler komünistler oldu şimdiye dek yüzlercesi öldürüldü onbinlercesi de yurtdışına kaçmak zorunda kaldı. Ama gelin görün ki şimdilerde TSK ya karşı en büyük mücadeleyi hem de başarılı şekilde sol-liberaller veriyor komünistler değil. Sosyalistlerin önemli bir kısmı da TSK nın vesayet rejimine karşı çıksa da etkin bir durş sergileyemediler. Olayı tepedekilerin kayıkçı kavgası olarak görerek gene Türkiye politik hayatında dışarıda kalan pasif çizgi izlediler.

brakisefalp
09-07-2009, 06:52
(...)
O 20-30 kişilik genç aydınlar ve Taraf gazetesi koca TSK ya meydan okudu siyasi anlamda. Seversiniz veya sevmezsiniz, güdümlüdür şudur budur dersiniz ama Türkiye tarihinde ilk kez bir gazete ve ona yakın küçük bir sivil siyasi grup TSK nın siyasete müdahelesine karşı onlara adeta meydan okudu ve sus pus etti, köşeye sıkıştırdı.

TSK darbelerinden en fazla zarar görenler komünistler oldu şimdiye dek yüzlercesi öldürüldü onbinlercesi de yurtdışına kaçmak zorunda kaldı. Ama gelin görün ki şimdilerde TSK ya karşı en büyük mücadeleyi hem de başarılı şekilde sol-liberaller veriyor komünistler değil. Sosyalistlerin önemli bir kısmı da TSK nın vesayet rejimine karşı çıksa da etkin bir durş sergileyemediler. Olayı tepedekilerin kayıkçı kavgası olarak görerek gene Türkiye politik hayatında dışarıda kalan pasif çizgi izlediler.

TSK'ya meydan okudu, o halde desteklenmeli mi ? Terör örgütü bunu onyıllardır yapıyor. O halde dağdaki teröriste de sempati ile mi bakmalıyız ? Ne de olsa komünistlerin intikamını alıyor bir anlamda değil mi ?

Şu kin siyasetini bırakalım. Kuyruk acıları ile siyaset yapılmaz. Ben en çok zararı sizin deyiminizle komünistler görmüştür demeyeceğim ama en büyük zararı sol görüşlüler görmüştü diyeceğim. Ancak solcular, Fetullahçılar gibi kin siyaseti yapmaz. Solcular bilir ki daha dün Deniz'lerini asan asker, her ne olursa olsun kendi askeridir. En son kin tutacağı, en son intikam almaya çalışacağı kurum TSK'dır. Onunla kavgalıyken bile tek derdi onu daha iyi yapmak, cumhuriyet çizgisinden uzaklaşmasını engellemekti. Bu gün de öyle değil mi ? Günün şartlarında meydan okunacak onca otorite-kurum varken gidip de TSK'ya "artistlik" yapmaz.

Hal böyleyken "10-20 kişilik grup TSK'ya meydan okuyor, hem de zengin-üst düzey çocuklar. Avrupa da görmüşler, off çok iyi ya" şeklinde ateşli bir savunuculuk sizin yazınızdan çıkan sonuçla "komünist belleğin intikamı" şeklinde tecelli edecek bir olgu değildir.

brakisefalp
09-07-2009, 07:09
Heey, yukarıdaki yazıları okumamıştım. Sayın onur üyemiz coşmuş, döktürmüş.

Ben de diyorum bu Taraf Gazetesi'ni kimler okuyor. Kabaca bir genelleme yapacak olursam nihayet tipik Taraf Gazetesi okuyucu kitlesini anlamış oluyorum. İnsanlık için küçük, benim için büyük bir adım.

Ancak bir de şu Genç Sivilcanların, Taraf Gazetesinin bu ordu düşmanlığının benim için mantıklı bir sebebini gerçekten anlayabilirsem çok sevineceğim.

Sayın Cem, çocukluğunuza inelim. Ailenizden asker kaçağı var mı ? Askerde nöbette uyuya mı kaldınız ? Ya da sadece asker üniforması tarzınız mı değil.

Anti-militarist olmak bu değil. Bu kadar basit olmamalı. TSK'yı eleştirirken yerine gelecek gücün İslami Silahlı Kuvvetler, ya da bir başka ülkenin Silahlı Kuvvetleri olduğunu bilelim. TSK da bu devlet de bizim. Bir sıkıntı varsa iyileştirmek için demokratik tepkileri ortaya koyalım ama sırf anti-militarizm rüzgarına kapıldık, sevgi pıtırcanı olduk, dünya insanı olduk diye ülkemizin en dinamik kurumu olan TSK'ya "meydan okumayalım". Ha okusak ne olur bir de o var. Dağlara küsmek insanı tavşan yapar mı bilmem ama TSK her zaman dağ gibi bu ülkenin temel taşı, koruyucusu ve kollayıcı olarak görevini devam ettirecektir. Bunda bir sıkıntınız olmasın.

brakisefalp
09-07-2009, 07:18
(...)


Bence sen ülkemizde sadece bir elçi olarak görev yapan İsrail elçisini Elrom'u önce kaçırıp sonrada yakalanma korkusuyla beynini patlatan katillerden utan.

Ya da İngiliz radar memurlarını Sinop'dan silah zoruyla kaçıran sonra da ölmelerine neden olan zorbalarınızdan utanın.

Ya da Kamboçyada milyonlarca insanın katili olan devrimci Kızıl Kmerlerinizle
övünün. Devrimciler ya milyonlarca insanı katletmişler önemli mi? Önemli olan devrimcilik değil mi?

Bir Taraf Gazetesi okuruyla Deniz Gezmiş'i tartışacak değilim. O yüzden rahat olun sayın onur üyem.

O değil de İngiliz radar memurlarına, İsrail elçisine, Kamboçyalılara olan bu hassasiyetinizden kendi milletinize de bir parça düşüremediniz mi ? Kendi kurumlarınızı totaliter, kendi insanlarınızı zorba yaparken bir başka kuruma -başka insanlara olan sevgi pıtırcanlığı anti militarist olmanın gereği,zarureti midir ?

brakisefalp
09-07-2009, 07:26
O değil de, genç sivilcanlar bir forumda kendilerinden bu denli bahsedildiğini görseler gözleri yaşarır, kendileri ile gurur duyarlardı herhalde. Duymalılar da, hakları var.

O iyi eğitim almış, yabancı ülke görmüş, yüksek gelir seviyesine sahip Genç Sivilcanlara burdan selam ediyorum, eğer olur da beni de aralarına almak isterlerse çok sevinirim. Hep bir converse'im olsun istemişimdir..

Bu konu benim için fazla sıkıcı oldu. Taraf Gazetesi okurları, liboşlar, vatan hainleri ve ordu düşmanlarıyla dolu Türk siyasetinin bu kadar renkli olması benim gibi orta düzeyde eğitim almış-almakta olan, henüz yabancı ülke görmemiş, yüksek gelir seviyesine sahip olmayan biri için fazla mide bulandırıcı.

Herneyse.

Titan
09-07-2009, 10:44
Bu oluşum, ABD'nin BOP projesi kapsamında Türkiye de düzenin Ilımlı İslam modeline geçmesi amacıyla seçilmesinden sonra ki aşamada ortaya çıkmıştır, çakmadır. Şu an ki iktidara destek amacıyla, muhtemelen düzen değişikliği isteyenler tarafından yüz bulmuşlardır, tabanı olacağını zannetmiyorum. Düzen değiştiğinde esamesi okunmayacaktır.

sargon
11-07-2009, 12:10
Brachysephal, elbette anti-militaristlerin, sivil ve silahsiz mücadele etme yanlisi olanlarin görüslerini belirtmeye haklari oldugu kadar militarizm yanlisi, sivil demokrasiye karsit olanlarin da görüslerini belirtmeye haklari var. Arka arkaya dört mesaj atmissin, belli ki icinde kalanlari yazip, kizginligini belli etmek istiyorsun.

Ancak hakkin olmayan alana girmemen lazim. Hakkin olmayan sey, karsit görüste olanlari asagilamaya calisan tarzin. Bu tarzi bu forumda kabul etmiyoruz. Tartistigin kisileri liboslar, vatan hainleri, ordu düsmanlari vb. seklinde tanimlaya, bir kisiyi sirf bir gazeteyi okudugu yada tercih ettigi icin asagilamaya kalktiginda, ayni seyi baskalari da senin icin yapar ve burasi tartisma alani olmaktan cikip, satasma-dalasma alani olur.

Bütün arkadaslardan tartismalarda bu konuya dikkat etmelerini talep ediyorum. Burda bir tartisma kültürü yaratmak zorundayiz ve yukardaki örnek istemedigimiz tartisma kültürünün bir örnegidir.

mhmd
18-03-2010, 17:28
http://www.haber7.com/video-galeri.php?cID=3777

2010 daki refleks bu ise 1914 deki refleksin bizlere yansımalarına nasıl güvenebiliriz.
Genç sivillerin tepkilerine tarafız.

naper
19-03-2010, 14:21
genç siviller:D

rahatsız.:hail:
maşalık bu kadar kolay mıdır?yani diyorum ki insanın gözünün içine baka,baka bu kadar rahat yalan söylenir mi?

hani camiler kışlanızdı,hani minareler süngünüz,kubbeler miğferdi...
ne çabuk sivil oldunuz len!
siz kimi kandırıyor sunuz?

mhmd
29-03-2010, 10:00
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=966828&title=genc-siviller-chpyi-boyle-protesto-etti-anayasa-mahkemesine-dosya-tasima-yarisi

Sabah sabah düşünürken bir o kadar da güldük.

Genç siviller kimi kandırıyor.

Başta biz kanıyoruz.
Zaten, bönlük derecesinde safız.
O yüzden de kanıyoruz.

-Gazete küpürleri ile parti kapatmaya çalışan Başsavcıların, hukuku temsil ettiklerini düşünerek inanırız.
-Eğetim öğretim ile alakalı, YÖK kararlarına itiraz eden Baroların, kendi işlerini yaptıklarını bilerek inanırız.
-Raporunun bir yerinde apolet ve spoletliler geçti diye HSYK tarafından kün feyekün edilen savcı hatıramızdan silinmeden halen tutuklu olan savcısına kol kanat gerenleri bildiğimizden inanırız.
-Toprağın altından çıkanlara boru diyerek hafife alan, dört ayrı doğrulamaya rağmen kağıt parçası yaftası yapıştıran GKB larının sadece işlerine odaklandığını zannederek inanırız.
-367 mimarlarıyla, darbe mütahitlerine, seçkinci demokrasi aşıkların yaptırmış olduğu bu barakada 8.5 depremini hasarsız bekleyen aklikörleri görerek inanırız.

Velhasıl kelam biz bönlük derecesinde safız vesselam...

naper
29-03-2010, 16:28
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=966828&title=genc-siviller-chpyi-boyle-protesto-etti-anayasa-mahkemesine-dosya-tasima-yarisi

Sabah sabah düşünürken bir o kadar da güldük.

Genç siviller kimi kandırıyor.

Başta biz kanıyoruz.
Zaten, bönlük derecesinde safız.
O yüzden de kanıyoruz.

-Gazete küpürleri ile parti kapatmaya çalışan Başsavcıların, hukuku temsil ettiklerini düşünerek inanırız.
-Eğetim öğretim ile alakalı, YÖK kararlarına itiraz eden Baroların, kendi işlerini yaptıklarını bilerek inanırız.
-Raporunun bir yerinde apolet ve spoletliler geçti diye HSYK tarafından kün feyekün edilen savcı hatıramızdan silinmeden halen tutuklu olan savcısına kol kanat gerenleri bildiğimizden inanırız.
-Toprağın altından çıkanlara boru diyerek hafife alan, dört ayrı doğrulamaya rağmen kağıt parçası yaftası yapıştıran GKB larının sadece işlerine odaklandığını zannederek inanırız.
-367 mimarlarıyla, darbe mütahitlerine, seçkinci demokrasi aşıkların yaptırmış olduğu bu barakada 8.5 depremini hasarsız bekleyen aklikörleri görerek inanırız.

Velhasıl kelam biz bönlük derecesinde safız vesselam...

cicim yemezler!
hala utanmadan AK Partisi propagandası yapıyorsunuz...
genç siviller rahatsız!:hail:
hadi len...

mhmd
29-03-2010, 16:46
O kadar da utanmaz değiliz pek tabii ki.

87 Yılda alınan mesafeyi görüp utanırız.
ABD şakşakçıları diyenlerin, batı kültürüne taptıklarına bakıp utanırız.
AB uşağı ile yafta yapıştıranların, o kültürün ürünü hukuk için attıkları taklalara utanırız.
Soyunu bilmeden soya, dinini bilmeden dine, dilini bilmeden diline küfredenleri görür utanırız.
enternasyonal sosyalistim diyenlerin nasyonel sosyalistlere dönüştüğünü görür utanırız.
Seçkinci demokratları, yalancı bürokratları, palavracı politikacıları, darbeci apoletleri, postal yalayıcı gazetecileri görür öylece utanırız.
Utanırız.
Ne yediğini dahi bilmeden sunulan nimete küfredenlerden utanırız.
Ne dediğini dahi bilmeden yazan ucubelerden utanırız.

naper
29-03-2010, 19:24
yok yok,utanma yok!
güdümlü yağcı organizasyonunu,şirin bir isimle süsleyip yuttururuz.ilk bakışta güzel düşünce...
kişi kendinden bilirmiş de; saf sanmayınız karşınızdakini..

bak abisi,genel anlamda bu foruma araştıran,zeki,meraklı,sorgulayan insanlar girip çıkıyor.senin masal burada çalışmaz.sen masalı samanyolu t.v. de bir programda ya da mahmut tuncer show da anlatsana:D
şansın daha fazla olur.valla...

Cem
29-03-2010, 23:22
Genç Siviller sempati duyduğum bir hareket. Her ne kadar emek-sermaye çatışması temelinde bir mücadeleleri yok ve ülkedeki işsizlik-yoksulluk gibi sorunları dert edinmemişlerse de onların bir siyasi parti değil sadece özgürlük/demokrasi/antimilitarizm hedefleri güden bir sivil toplum örgütü olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu eksiklik tolere edilebilir görüşündeyim.

Salt bu hedeflere yönelik mücadelelerini bile takdire değer buluyorum. Sayıca az olmalarına rağmen davalarına olan inançları, mücadeleci ruhları ve eğitim düzeyi ortalaması yüksek olması gibi avantajlar sayesinde etkin, ses getirici eylemler yaratabiliyorlar.

Eylemlilik açısında çok daha köklü ve çok daha fazla üye sayısına sahip sosyalistleri bile geride bıraktıkları konusunda sanırım pek çoğumuz hem fikiriz. Gerçekten de azımsanmayacak bir geçmişi ve kültürel birikimi olan, genç sivillerde kat kat fazla taraftarı olan sosyalistlerin nasıl oluyor da Kürt sorunu, sivilleşme, demokrasi ve özgürlükler konusunda bu kadar pasif, bu kadar ülke gündemine ve halka uzak kalmasına hem şaşırıyor hem de üzülüyorum.

Genç sivillerle ilgili belli başlı siteler:

http://www.gencsiviller.net/
http://tr.wikipedia.org/wiki/Gen%C3%A7_Siviller
http://www.facebook.com/pages/Genc-Siviller/146580834184?ref=ts&v=wall

evrensel-insan
29-03-2010, 23:30
Saygideger arkadaslar;

Cem arkadasin verdigi linklerden, birinde; su yaziyi okudum.

“öncü Genç Sivil” Niemöller’i buradan selamlıyor ve meselenin “siyasi duyarlılık” değil, ondan daha önce ve öte “insani duyarlılık” olduğuna inanıyoruz. İnsanlar bilmelidirler ki; bir gün sizin için gelirse, biz orada olacağız ve ağzımızı açacağız. Siz de başkaları için ağzını açar mısınız ki bir gün sizin için gelirlerse arkanıza baktığınızda bulacağınız birileri olsun ? O zaman siz de bizdensiniz demektir.

http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=210

Saygilarimla;
evrensel-insan

ulpian
29-03-2010, 23:33
Cem'in söylediği gibi, Genç Siviller'in siyasi bir parti değil, belli başlı amaçları olan bir sivil toplum örgütü olduğunu göz önünde bulundurmalı. Her sivil toplum örgütü'nün her alanda (ortak) bir söylem ve duruşu olmak zorunda değil.

Genç Siviller'in ise kendileri için belirlemiş oldukları hedefler belli: demokrasi, özgürlükler ve anti-militarizm.

Başlardan beri takip etmeye çalışıyorum. Doğrusu en çok sempati duyduğum sivil toplum örgütü.

''AKP yandaşçılığı'' ithamlarının haksız ve yersiz olduğunu düşünüyorum (zaten Türkiye'de özgürlükleri savunan herkes bu ithamla yaşıyor artık maalesef). İçerik ve mesaj olarak sonuna kadar katıldığım, şekil olarak da Türkiye'nin alışageldiğinden çok daha yaratıcı ve sıradışı eylemleriyle, en takdir edilesi sivil toplum örgütü.

saygılarımla

naper
30-03-2010, 10:13
siyasi parti değildir doğru.güdümlü kurulmuş bir sivil toplum örgütüdür.kendiliğinden bir oluşum değildir.

NED 2001 yıllık raporundan;

"Parayı veren: NED / Bağış alıcı: IRI Alt bağış alıcı: -- /309.934$ / ARI hareketi ve TESEV dahil, gençlik sivil örgütleri ile işbirliği yaparak,gençliğin kendi çevrelerinde sivil ve siyasal yaşama katılmalarını desteklemek......."

"NED-National Endowment For Democracy-Ulusal Demokrasi Fonu"

NED, dünya ölçeğinde NGO’ların babası durumunda. 1982 yılında Ronald Reagan’ın, Doğu Avrupa’yı çökertmek için gündeme getirdiği ”Democracy Project”i çerçevesinde kurulan NED, dünyanın her yanındaki “sivil toplum kuruluşlarına” maddi destekte bulunuyor.

NED, ABD’de Kongre denetiminde oluşturulmuş bir para fonudur, resmidir. Bütçesi ve çalışmaları ABD Dışişleri ve Başkanının onayından geçtikten sonra Kongre tarafından denetlenir.

Yani harcamalar resmidir; “govermental” yani “devlete bağlı”dır.

Devlet kurumlarının ve görevlilerinin giremedikleri yerlere girme olanağı sağlayan NED ve çevresinde oluşturulan örgütlerin çabalarıyla yabancı ülkelerde oluşturulacak demokrasi bağlantılarının ABD resmi yönetiminden bağımsız görünmesi temel ilkeydi.

Ocak 1983 tarihli NSC 77 kararıyla “demokrasi projesi” için uluslararası propoganda aygıtı kurulması kararlaştırılmıştı . İşte NED’in resmi görevi bu kararla şöyle tanımlanıyor:

ABD politikalarını desteklemek için, uluslararası politik etkinlikleri planlamak, koordine etmek ve yürütmek.

Kongre tarafından emrine verilen milyonlarca doları “sivil” kuruluşlara aktarıyor.


NED, sendikalara yönelik operasyonda da önemli bir yere sahip. NED, sözde hükümet dışı bir kuruluş, ama başındaki görevlilerin çoğu ABD Ulusal Güvenlik Konseyi, CIA ya da USIA’da üstün başarı göstermiş Özel Savaş uzmanları. NED’in beyni Walter Raymond CIA’nın psikolojik savaş operasyonları nın eski sorumlusu.

CIA eski başkanlarından Stanfield Turner’in “CIA, Gizlilik ve Demokrasi” adlı kitabında, örgütünün çeşitli kılıflar altında bu tür kuruluşlara nasıl para aktardığını anlatıyor:

“1967 yılında CIA’nın yutdışındaki yararlı ve dost unsurları desteklemek için harcadığı para yılda 10 milyon dolara yükselmişti. Bu paranın büyük bir bölümü bizim sendikalar, öğrenci dernekleri, özel kuruluşlar aracılığıyla yutdışındaki benzeri kuruluşlara aktarılıyordu.

Sendikalar, dernekler bir tür paravan kuruluş görevi yaparak para kaynağının CIA olduğu gerçeğinin öğrenilmesini önlüyordu. Böylece bizden para alan yabancı sendika ve derneklerin Amerikan kuklası diye anılmasını da önlüyorduk.”

Kaynak:

E. Özbey

ne garip değil mi?

http://img202.imageshack.us/img202/7792/gensiviller.png

http://img638.imageshack.us/img638/7659/gensiviller2.png

george soros sayfasına dikkat.kim olduğunu biliyorsunuzdur herhalde...

diyeceksiniz ki;AK Partisi ile ne ilgisi var?
yanıt; varlıklarını aynı odağa borçlular.bir birlerinin propagandasını yapacaklar.yapıyorlar.

genç siviller haberleri neden hep yeni şafak,zaman,taraf da çıkar?

bunları yazdığıma bile üzülüyorum.
mdmh;
tekrarlıyorum abisi,yemezler.kuklayı adam sanmazlar...

frodo
30-03-2010, 10:30
Naif liberal dostlarımın Türkiye'de yaşananlara bu denli uzak olması gerçekten düşündürücü.

Örneğin yasadışı pankart asmanın bedeli nedir sevgili cem ? Kimin yaptığına mı bağlı ? Sosyalistler yaparsa (sivas üniversitesinde olduğu gibi) yasadışı örgüt üyeliğinin maddi delillerinden birisi sayılıp 1 yıldır tutuklu olarak yargılanmayı bekleyebilirler. Ya da istanbul üniversitesi öğrenci kollektivizmi aktivistleri gibi 14 yıl üniversiteden uzaklaştırılma cezası alabilirler. Hani şu Kadir Topbaş'ı protesto etmek için çift yüzlü pankartı icad eden "fırlama" öğrenciler varya onlar.

Örneğin tekel işçilerini destekleme suçundan okuldan uzaklaştırılan 21 liseli gibi...

Örnekleri çoğaltmak mümkün. "Genç Sivillerin" onlara müsamahalı davranan bir emniyet teşkilatına, arkasında güçlü bir basın desteğine, ve en kötüsü gölge oyununun sadece perdesine dikkat kesilen naif liberallerin "helal olsun özgürlükçü çocuklar vesselam" alkışlarına çok şey borçlu olduğunu biliyoruz.

Daha önce de yazmıştım. Çocukluk yıllarımda binbir gece masallarının klışesi "kırk katır mı kırk satır mı" sorusunda kırk satırın cezalandırılma kırk katırın ise ödül olduğunu sanırdım. Kırk katırın aslında kırk katıra bağlanarak parçalanma olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım.

Genç Sivillerin sadece yok olduğu gelişmeleri yorumlayabilseniz aslında kırk satırın anlamını öğreneceksiniz.

mhmd
30-03-2010, 12:23
"Genç Sivillerin sadece yok olduğu gelişmeleri yorumlayabilseniz aslında kırk satırın anlamını öğreneceksiniz."

Tüm gelişmelerde var olabilen bir teşkilat var mı?
Ya da düşünce eksenimizin doğrultusunda yaptığımız doğrular yapmadığımız ya da yapamadığımız doğrularca silinir mi?

Silinmez.
Varsın AKP yandaşı, polis yoldaşı, ABD kuklası, AB uşağı, Clinton yosması, Köpeğin tasması desinler. Ne derlerse desinler.
Zamanında Rus bozması, KBB ajanı, Toplum düşmanı, Komünist bozması, Devlet düşmanı da demişlerdi.
6. Filoyu denize dökenleri sopalayanlar gün geldi o sopaları kafalarına vurdular.
Zamanında ülkeden sanatçı kovanlar gün geldi o sanatçıların şiirleri ile politika yaptılar.

Geçen Cumartesi gecesi Tarihin Arka Odası adlı programı seyrediyorduk.
Sn. Pelin BATU, Ermenistanda yapılan iki toplum arası sivillerin oluşturduğu ortak bir toplantıya katıldığını anlatıyordu.
Toplantının içeriğine dahi girmeden finansörlerden bahis açıldı.
Almanya!!!
Adı bile yetmişti, Sn. Murat BARDAKÇI ve Erhan AFYONCU yaftayı yapıştırdılar.
-Almanlar finanse ediyorsa o işten hayır çıkmaz.
İyi de be adamlar sizin hakkınızda da ifşaatlar var.
Masonlukla bağlar ileri sürerler. Ya da masondur derler.
Şimdi siz masonsunuz diye Cumartesi 11.00 den Pazar sabahı 04.30 a kadar her hafta uykusuz kalmalarımız anlamsız mı?

Geçtik.

Dün bir kitaba bakıyordum, hızlıca. Çocuk zeka ilerlemesine katkı ile alakalı.
İçini kurcalarken bir söz dikkatimizi çekti.
J. HARRİS'in sözü tam da buraya göre olacak.
"Kötümserler yalnız tüneli görür, iyimserler tünelin sonundaki ışığı görür, gerçekçiler ise tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür"

Biz en azından kötümser değiliz. İyimserlikten gerçekçiliğe geçmeye çalışırken, DOĞRU ŞEYTANDAN DA OLSA ALINIR düsturu ile hareket edeceğiz.

naper
30-03-2010, 13:02
Geçen Cumartesi gecesi Tarihin Arka Odası adlı programı seyrediyorduk.
Sn. Pelin BATU, Ermenistanda yapılan iki toplum arası sivillerin oluşturduğu ortak bir toplantıya katıldığını anlatıyordu.
Toplantının içeriğine dahi girmeden finansörlerden bahis açıldı.
Almanya!!!
Adı bile yetmişti, Sn. Murat BARDAKÇI ve Erhan AFYONCU yaftayı yapıştırdılar.
-Almanlar finanse ediyorsa o işten hayır çıkmaz.
İyi de be adamlar sizin hakkınızda da ifşaatlar var.


sizi ABD nin finanse ettiğini kabul ediyorsunuz ancak bunun yararımıza olabileceğini söylüyorsunuz.:love:
ben mi yanlış anlıyorum?
genç siviller rahatsız!:D ABD rahat...eeee para var huzur var.öyle değil mi?

frodo
30-03-2010, 14:05
"Sağcısından solcusuna, Alevisinden Sünnisine, herkesin kendi hakkı ihlal edildiğinde kaplan ve “yüce demokrat” kesilen ama iş başka kesimlerin mağduriyetlerine geldikleri zaman kayıtsız kalan ve hatta sadece kayıtsızlıklarıyla bile bu sürece ortak olan bir ortamda bizim tek referansımız vicdanımız ve her türlü haksızlıklara karşı isyanımızdır."


Genç sivillerin manifestosondan...

Sorma hakkım yok mu sevgili mhmd ?

Tekel İşçilerinin haklı direnişinde genç siviller ne yapıyordu ?

Eşcinselliğin hastalık ilan edilip en yetkili ağızlardan ötekileştirilmesine tepki vermiş miydi genç siviller ? Kavaf'a destek için yol arkadaşları dini referanslarla mektup gönderirken kayıtsızlıklarıyla sürece ortak olmamışlar mıydı ?

Daha önce de yazmıştım Türkan Saylan'a iğrenç saldırılar yapılırken genç sivillerin vicdanları ne ile meşguldü ?
.......

Hayır, Genç Sivillerin kendi amaçları doğrultusunda eylemler yapmalarını, propaganda faaliyetlerini, yol arkadaşlarını sorgulamaya çalışmıyorum. İtirazım bu eğreti yapılanmanın liberal arkadaşlarımızda yarattığı yanlış algılamayadır.

Onun için senin de altını çizdiğin cümlemi tekrar edeceğim:

"Genç Sivillerin sadece yok olduğu gelişmeleri yorumlayabilseniz aslında kırk satırın anlamını öğreneceksiniz."

ulpian
30-03-2010, 16:18
Bir sivil toplum örgütünü sadece yapmadıkları üzerinden yargılamak bana pek makul gelmiyor sevgili frodo. Her zaman ve her yerde sükut ikrardan değildir. Her sivil toplum örgütünün her alanda bir eylem ve söyleme sahip olması da beklenemez (eşcinselliğin resmi ağızla hastalık olarak lanse edilmesine tepki gösterdiler bu arada). Genç Siviller'in şu ana kadar yaptıkları, söyledikleri, onayladıkları veya eleştirdiklerinde ben katılmadığım bir nokta göremedim.

saygılarımla

frodo
30-03-2010, 19:22
Nasıl yani sevgili ulpian ? Örneğin haklı biçimde anti-militarist olmakla kutsadığımız ve kendini " kesilen ama iş başka kesimlerin mağduriyetlerine geldikleri zaman kayıtsız kalan ve hatta sadece kayıtsızlıklarıyla bile bu sürece ortak olan bir ortamda bizim tek referansımız vicdanımız ve her türlü haksızlıklara karşı isyanımızdır."
şeklinde iddialı ve dahi tumturaklı biçimde tanımlayanların neden sadece belli bir cemaat çizgisinde davrandıklarını sormamalı mıyız ?

Martin Niemöller'in kemikleri sızlayacak.

Demokrat olmak "benim işime yarayanları" seçmek değildir.

Sevgilerimle.

ulpian
30-03-2010, 19:32
... neden sadece belli bir cemaat çizgisinde davrandıklarını sormamalı mıyız ?



sevgili frodo,

belki takip edemedin, fakat yaygın ithamların aksine Genç Siviller'in AKP hükümetinin söylem ve icraatlarına karşı da takdire değer birçok karşı duruşu oldu.

sevgilerimle

naper
30-03-2010, 20:32
bildiğiniz gibi ABD nin en son demokrasi götürdüğü ülke IRAK tır.bu arkadaşlarda soros ve NED in dolaylı finansmanı ile ülkemizdeki cılız demokrasiye katkı sağlamaya çalışıyorlar.isterseniz soroz ve NED finansmanı ile demokratikleştirilen ülkelere şöyle bir bakalım;

-yugoslavya (oldukça demokratlar şimdilerde.ve binlerce bosnalı toplu mezarlarda yatmıyor)sırpların OTPOR örgütlenmesi genç sivillerin adeta muadilidir.
-gürcistan (2003 teki yumuşak darbe ile demokratlaştılar ve artık darbelere karşılar.)gürcistandaki KHAMAR örgütlenmesinin genç sivillerle finansman,söylem ve hitap ettiği kitle bakımından benzerlikleri dikkat çekicidir.
-ukrayna (2004 deki turuncu devrimle demokratlaştılar)ukrayna nın PORA örgütlenmesinin bizdeki genç sivillerle benzerlikleri araştırmaya değer ve çok önemli bir noktadır.
-ırak (2004 geçici koalisyon hükümetinin baş danışmanı larry diamond ayrıca NED in resmi yayın organı journal of democracy nin editörüdür.ırak şu an NED in desteği ile dünyanın en demokratik ülkelerinden biridir.)

çok daha fazlasına küçük bir net taraması ile ulaşabilirsiniz.

James Glossman ve Jared Cohen bizim genç sivillerimizi pek seviyorlar.ve takdirlerini esirgemiyorlar.

ulpian;
baroların usulsuz telefon dinlemesi olayına karşı çıkmasını da genç siviller eylemle ödüllendirdi.
usulsuz telefon dinlemesi suç mudur?

yani sadece eylemsizlikleri değil,problemli eylemleri de var.

tabii ki tayyara karşı arada bir çıkış yapacaklar ki akıl çelebilsinler.aksi halde safları da inandıramazlar.aynı şeyi ahmet tantan da yapmadı mı geçenlerde...yok "sen kimmişsin"
sahibin hocam senin,sahibin...

asıl ben şunları bekliyorum genç sivillerden
1-ABD nin incirliği boşaltması için eylem(nükleer silahlar da araya sıkıştırılabilir)
2-ABD nin ırak tan çekilmesi için eylem
3-Polise ağır silah alınması mevzuusunda ciddi bir eylem
4-kenan evrenin evinin önünde bir eylem
5-büyükanıtın evinin önünde de bir eylem
6-bosna da sırplar tarafından katledilenler,kuzey ırak ta malum topluluklar tarafından eziyet edilen türkmenler,ermenistan işgalinde ki dağlık karabağ için de eylem yapmaları lazım...
YER Mİ?
yemez hocam...

TSK karşıtlığı ile darbe karşıtlığı aynı şey midir?

halen 2010 itibarı ile askeri işgaller dünyanın dört bir yanında var ise bizim de TSK ya ihtiyacımız var demektir.(üstelik işgallerin sorumlusu demokrasi timsali amerika ise)
TSK nın görevi tabii ki bununla sınırlıdır.öte yandan memleket siyasetinde taraf olmalarına abuk subuk fiili ya da sözlü uyarı ve müdahelelerine son derece karşıydım,karşıyım,karşı olacağım...

hiç bir darbenin (pembe,mor,kanlı v.s.) haklı bir gerekçesi olmadığı gibi bana göre insanlık suçudur.

öte yandan menşei belli,daha evvel klonları başka gelişmekte olan ülkelerde(bunun doğrusu gelişmemiş tir.) benzer şekilde yapılanmış ve yumuşak darbeler yapmış bir örgütün ne sivilliğine ne demokratlığına inanmam.
buna inanmak benim için aptallıkla saflık arasında ki ince sınırda koşmaktır.

ayrıca mdmh den özür dilerim.burada mahmut tuncer show kadar iş yapabilirmiş.ön görüsü doğru...

Cem
30-03-2010, 20:59
Frodo,

Genç Siviller hemen her zaman legal veya legaliteyi sınırda ihlal eden ama etkili eylemler yapmaya çalışıyorlar. Onları hem sempatik hem popüler hem de etkin kılan anahtarlardan biri bu. Oysa marksist hareket geleneksel Leninist anlayışından kopamayarak legal sınırlar içinde kalan eylemleri küçümsüyor.

Bir örnek, daha geçenlerde ODTÜ'lü gençlerin otobüs fiyatları arttı diye servis otobüsünü işgal ettiklerini, kaportalarını boyadıklarını izledik. Bunlar çoğu kişiye göre antipatik eylemler. Halk sevmiyor bu tür eylemleri. Geçenlerde BDDK başkanını yumurta bombardımanına tutmaları da öyle. Bu protesto eylemleri başka türlü yapılamaz mıydı? Bence yapılabilirdi. Genç Sivillerin yaptığı da bunlar.

ML gelenekte legalite pek sevilmeyen, kullanılsa da içine fazla girilmesi ayıplanan bir şey. Sorunun özü bence bu.

Cem
30-03-2010, 21:09
Ayrıca, genç sivillerin AKP'nin yolunda, güdümünde olduğu iddiası gerçekçi değil. Geçen hafta başbakanın kaçak Ermenilerin göç ettirilmesi ile ilgili sözlerine en sert tepki verenlerden biri Taraf idi. Neredeyse her bir Taraf yazarı Erdoğan'ı eleştirdi. Hatta eleştirilerden sonraki gün Başbakan'ın yazarlara "Kim oluyorsunuz?" sözüne ertesi gün Ahmet Altan "Ya siz kim oluyorsunuz?" gibi misillemelere de başvurdu.

frodo
30-03-2010, 21:15
http://www.kolektifler.net/yazi/2831/kurtlar-kampusu-ece-temelkuran-(kose-yazisi)

Sevgili cem yaratıcılık konusunda haklı olabilirsin. Ama sonuç değişmiyor. Yani
yaratıcı da olsan arkanda güçlü bir medya grubu olmazsa aynı hüsrana uğruyorsun.

mhmd
31-03-2010, 10:26
İçeri alınan Belediye Başkanlarına; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=232
DTP'nin kapatılmasına; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=224
Güneydoğu sorununa; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=185
Sivas katliamı için; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=173
Turkcell hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=136
Cemil ÇİÇEK hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=149
Başbakan hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=143
Başbakan hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=96
ÇİÇEK ve AKSU hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=107
Savunma bakanı Vecdi GÖNÜL'e; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=103
Tuzla Tersaneleri hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=49
Nevroz hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=35
Zamanın bakanı M. Ali ŞAHİN hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=16

Yorulduk. En iyisi mi siz o sayfayı bir kurcalayın.

Bir oluşumun/olayın/kişinin ardından şeksiz şüphesiz gidilsin mi denmektedir?
Hayır.
Doğrusuna doğru, yanlışına yanlış diyoruz.

Yapmadıkları için yargılamayı siz yapın, biz yaptıklarıyla değerlendireceğiz.

naper
31-03-2010, 11:06
http://www.kolektifler.net/yazi/2831/kurtlar-kampusu-ece-temelkuran-(kose-yazisi (http://www.kolektifler.net/yazi/2831/kurtlar-kampusu-ece-temelkuran-%28kose-yazisi))

Sevgili cem yaratıcılık konusunda haklı olabilirsin. Ama sonuç değişmiyor. Yani
yaratıcı da olsan arkanda güçlü bir medya grubu olmazsa aynı hüsrana uğruyorsun.

genç sivillerin arkasında sadece güçlü medya desteği yok.çok daha fazlası var.verdiğiniz bağlantı "danışıklı dövüşü" ve "ikiyüzlü yaklaşımı" apaçık ortaya döküyor.

naper
31-03-2010, 11:23
Turkcell hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=136


tam da bunu diyoruz.yasa dışı telefon dinlemeleri,telekominikasyon iletişim üst kurulu yapısı ve yetkililerinin atanması konusu ne olacak?

barolar usulsuz telefon dinlemelerini protesto ettiği için genç sivillerin hedefi olmadı mı?
yani jandarma yasadışı istihbarat toplar ise suç,başbakan güdümlü zatlar toplarsa suç değil öyle mi?

bu ne pehriz,bu ne lahana turşusu....

mhmd
16-12-2010, 10:33
Yumurta atmanın moda olduğu günümüzde, akıllı ve aktif protestonun örneklerini sergilemeye devam eden genç sivilleri hatırlatmak istedik...

Wikileaks gibi ABD nin kirli çamaşırlarını yayına koyan birinin hapsedilmesine karşı en son eylem!!!

ABD tarafından AKP yanlısı olarak dizayn edilmekle suçlanan örgütten inciler;

http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=327

naper
16-12-2010, 11:29
Yumurta atmanın moda olduğu günümüzde, akıllı ve aktif protestonun örneklerini sergilemeye devam eden genç sivilleri hatırlatmak istedik...

Wikileaks gibi ABD nin kirli çamaşırlarını yayına koyan birinin hapsedilmesine karşı en son eylem!!!

ABD tarafından AKP yanlısı olarak dizayn edilmekle suçlanan örgütten inciler;

http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=327

Ülkemizde öğrenciler tutuklanıyor, dövülüyor, öldürülüyor; tık yok sivilceler neyin peşinde...

Ayrıca bir şahıs internet sitesinden, sıradan bir askerin ele geçirdiği söylenen onlarca belge yayınlıyor.Belgelerin hiç biri ABD yi zor durumda bırakmıyor.Hepsi aslında bilinen klişeler...Tersi olsa bile , hükümetler deviren, başbakan, cumhurbaşkanları, generallere süikast düzenleyen CİA kıytırık bir herifin hakkından gelemiyor...

Bak ahmet abi ne demiş;
http://www.internethaber.com/ahmedinejad-o-belgelere-ne-dedi-311816h.htm

Ayrıca yukarıdaki sorularım hala yanıtsız bekliyor...

mhmd
16-12-2010, 11:39
Sn. naper,

Müsaadenizle sizi kutlamak ve bir de iltifat etmek istiyorum.

Kutlamamız bu başlığa olan yakın alakanız ve refleksinize.
Son olarak 11 ay önce aynı duruşla yazdığınız başlığa 50 dakikalık bir ara ile cevabınız sizi
kutlamamızın nedenidir.

Genç sivillere karşı duruşunuz ile size regençsiviller iltifatımızı da bu konudaki "belki" olasılıklarını %100 le bertaraf ederek yaptığınız genellemeye veriyoruz.

Not: Yukarıdaki yazılar Sn. naper'in derin hoşgörüsüne binaen samimiyetle kaleme alınmıştır.

Saygı, herşeyden önce...

Bilge Engin
16-12-2010, 12:51
Sevgili Mhmd

Konuyu güncellediğiniz için ancak şimdi takip edebildim. İlk msg'dan bu yana neredeyse 2 yıl geçmiş.
07-07-2009 da Sevgili Frodonun bir yazısı var

Hatta seninle bir öngörümümü paylaşayım; genç sirinlerin önümüzdeki dönemde hükümetle ilgili eylemlerini daha sık göreceğimizi sanıyorum. Bunun nedeni de cemaatle AKP arasındaki çelişkilerin daha görünür olmasıyla doğrudan ilişkisi olacaktır.

bu yılın 3. ayında da sizin bir paylaşımınız var.

İçeri alınan Belediye Başkanlarına; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=232
DTP'nin kapatılmasına; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=224
Güneydoğu sorununa; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=185
Sivas katliamı için; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=173
Turkcell hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=136
Cemil ÇİÇEK hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=149
Başbakan hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=143
Başbakan hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=96
ÇİÇEK ve AKSU hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=107
Savunma bakanı Vecdi GÖNÜL'e; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=103
Tuzla Tersaneleri hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=49
Nevroz hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=35
Zamanın bakanı M. Ali ŞAHİN hakkında; http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=16


Yukarıdaki eylem konularını incelediğim zaman AKP - Fettullah suç örgütü arasındaki sııntılar ve Fettullah suç örgütünün fikirleri paraleindeki eylemler.

Açık söylemek gerekirse Frodo'ya sonuna kadar katıldığımı iletmek isterim.

axial
16-12-2010, 13:10
Çünkü TD sitesinin varoluş gerekçesi ya da ortak paydası non-teizm'dir.



.

Şimdi benimde nlayamadığım nokta şu. Sitenin varluş gerekçesi non teizmken, sitede müslümanlara en ufak bir yöneticilik bile verilmzken, Site yöneticilerinn bazılarının fetoş tarikatının uzantısı olan akpyi desteklemesi
garip geldi bana.

mhmd
16-12-2010, 13:16
Sn. Bilge Engin,

Çok dikkatlisiniz. Teşekkürler.
Ancak gözünüzden kaçmış bir kronoloji satırlara gömülü kalmış. Müsaadenizle açalım.

Aktardığınız yere kadar (yazım ve aktarım tarihleri) doğrudur. Lakin Sn. frodo'nun yazısından sonra aktardığımız linklerin tarihleri 07.07.2009 tarihinden öncesini de kapsar.

Verdiğimiz 13 eylemin 9 una ait kronoloji şöyledir;
15 Ağustos 2007
03 Eylül 2007
21 Mart 2008
17 Mayıs 2008
18 Ekim 2008
10 Kasım 2008
8 Mart 2009
01 Nisan 2009
23 Nisan 2009

Yani?

Yanisi şu ki Sn. frodonun yazdığı tarihteki tahmini!, çok daha önceden gerçekleşmişti!!!.

Sn. frodo istemeden de olsa müneccimlik değil mütercimlik yaptı.
Sn. frodoya da selamlarımızı iletmiş olalım. :)

Saygı, herşeyden önce...

mhmd
16-12-2010, 14:47
Site yöneticilerinn bazılarının fetoş tarikatının uzantısı olan akpyi desteklemesi
garip geldi bana.


Bana da.
Çıkartın kardeşim şu Fettoş yanlısı Tankçı generali.
Ya da en iyisi mi YAŞ kararlarıyla atın.
O da olmadı Silivriye sürün.
Devir bu devir.

Başımıza taş yağacak kardeşiiiim.

Saygı, herşeyden önce...

Bilge Engin
16-12-2010, 15:00
Sevgili mhmd

Gözden kaçan bu noktayı dile getirdiğiniz için teşekkür ederim.

Fakat bir soru daha iletmek isterim, mütercimlik olarak yaptığınız değerlendirmeden yola çıkarak, bu öngörü/izlenim'de ciddi bir gerçeklik payı olduğunu ortaya çıkarmıyor mu?

Bu yapılan eylemlerin ve taraf olan gazetelerdeki yazıların düzenli takibi yapıldığı zaman ciddi bir parelellik ortaya çıkıyor.

Açık söylemek gerekirse gülenin yönettiği hangi oluşum/eylem cemaat tarafından alenen sahipleniliyor ki bu grubun da sahiplenilsin.

Yapılan icraatler ile cemaatin fikirlerinin eşzamanlı olması bu grubun iyi bir hedef doğrultusunda ilerlediğini değil de belirli bir görüş tarafından kullanıldığını göstermiyor mu?

Gençlerin bilerek ya da bilmeyerek bir cemaatin güdümü ile hareket etmesi ne derece doğru olabilir? Eğer ki bu cemaat non-teistleri hedef olarak gören bir fikire sahipken, bu ideolojinin askerliğini yapan bir grubun sempatizanlığını yapmak ne derece doğru?

Okuduğum zaman aklıma gelen soruları buraya döküyorum, amacım sizi yargılamak değil.

naper
16-12-2010, 15:15
mhmd;
Hacı!
Deşifresiniz.Bu kadar net.

Kimin hesabına ne uğruna çalıştığınız gün gibi ortada, zira;
Sizin genç şirinler ilk değil.Daha önce çoook şirin darbe destekçileri çıktı ortaya.Ama sizin için üzülüyorum.Çünkü bu pembe, sarı, turuncu darbelerden hiç biri yemedi be hacı...
Turkuazın yiyeceğini mi zannediyorsun...

Şu viki balonu ile ilgili azıcık bir şüphem vardı, şirinler de o şüphemi yok etti sağolsunlar.O belgeleri sızdırmak direkt ABD projesi.Aynen 11 eylül tarzında zekice bir hareket.

Ayrıca konu başlığına yeni göz atan arkadaşların, önceki sayfaların hepsini okumasını rica ederim.Böylelikle yanıtlanamayan sorular ve ilginç bağlantılar görecekler.Suskun şirinleri tanıyacaklar...
Saygı benden, onurlu insanlara...

mhmd
16-12-2010, 15:18
Sn. Bilge Engin,

Küçük kafalar kişileri, orta kafalar olayları, büyük kafalar ise fikirleri tartışır, derler.

Tartıştığımız şey kişiler ya da kişisel bağlantılar ise;
Her kurum ya da kişi birilerinin güdümündedir diyebiliriz.
Çocuk ailenin, öğrenci öğretmenin, öğretmen Milli Eğitimin, Vali Devletin, oyuncu teknik direktörün. Devam da edebiliriz. X gazetesi XX kartelinin, Y partisi YY devletinin, Z derneği ZZ örgütünün vs.
Biraz güncellersek.
Halen parlementoda gurubu olan bir partiye, yasadışı bir örgütün uzantısı diyebiliriz.
Bu bizim kafamızın küçüklüğünü gösterir. (Kimseyi yargılamıyoruz)
Çünkü bunun amiyane tabiri DEDİKODU dur.

Tartıştığımız şey olaylar ise;
Ülkemizdeki siyaseti, ekonomiyi, sporu diğer ülke siyaset, ekonomi ya da sporu ile karşılaştırırız. Yapanlardan öte yapılanlara bakarız ki bu da orta kafalı olduğumuzu gösterebilir. Bunun günümüz tabiri ise (en azından bir kısmı) AKTÜALİTE dir.

Tartıştığımız şey fikirler ise;
Tarihsel süreç içinde ülkemiz siyaset, ekonomi ve sporunu olaylar bazında dahi görmeyiz. Sistematiğine bakar, değerlendiririz. Bu da büyük kafa göstergesi. BİLİM, FELSEFE burda doğar.

Topluyoruz.

Genç sivillerin kişisel ya da örgütsel yapısı bu sitenin ya da forumun konusu değildir. Bu hukukun, kriminolojinin konusudur. DTP nin PKK uzantısı olup olmamasının bizi ilgilendirmeyeceği gibi.
En hafifi ile bu örgütü biz eylemleriyle değerlendirmeliyiz diye düşünürüz.
Yoksa bu gün Fettoşçu yarın İşçi partili bağlantılar peşinde ülkede ne genç kalır ne sivil...

Saygı, herşeyden önce...

axial
16-12-2010, 15:32
Evet fetoşu destekleyelim fakat elimize ne geçecek. Bi deniz feneri kampanyası daha yapalım.

mhmd
16-12-2010, 15:39
Evet fetoşu destekleyelim fakat elimize ne geçecek. Bi deniz feneri kampanyası daha yapalım

Çıka çıka bu mu çıktı?

Saygı, herşeyden önce...

sargon
16-12-2010, 15:59
Şimdi benimde nlayamadığım nokta şu. Sitenin varluş gerekçesi non teizmken, sitede müslümanlara en ufak bir yöneticilik bile verilmzken, Site yöneticilerinn bazılarının fetoş tarikatının uzantısı olan akpyi desteklemesi
garip geldi bana.

Sayin axial, sizin anlayamadiginiz sey tam da burda iste. Sizin zihniyetiniz bu siteden ayrildi ve bir daha da bu zihniyete site yönetiminde yer vermek istemiyoruz. Politik bakis acisini dayatip, bunu sitenin cizgisi yapmaya tesebbüs edecek kimselere, digerlerini dislayacak kimselere site yönetiminde yer verilmiyor artik. Isterseniz bu anlayisla hareket eden siteler bulabilirsiniz. Bu sitelerde politik anlayisinizin karsisina cikanlar sadece site yönetimine gelemedigi gibi siteden de atilirlar. Biz ise sosyalist, komünist, liberal vb. diyerek insanlari siniflandirmiyoruz ve basta ateist, agnostik olmak üzere din karsiti anlayistaki insanlari birlestiriyoruz. Kabul etmedigimiz ve kabul edemeyecegimiz sey kendi disindaki ateistleri, agnostikleri politik anlayislari yüzünden dislayan ve uzaklastirmaya calisan zihniyettir.

Anlayisimizi aciklamaya calistim. Burasi sitenin tartisildigi bölüm degil ama eger siteyi tartismayi istiyorsaniz, bu konuda yapilacak herseyin yapildigini ve bahsettigim ayrimin artik kalin bir sekilde cizilmis oldugunu bilmenizi isterim. Istediginiz gibi yerler bulabilirsiniz. Yok burda kalacaksaniz, yazdiginiz sitenin anlayisinin bu oldugunu bilmenizi isterim.

Ayrica fetos tarikati degil fethullah gülen cemaati olmali. Fetos seksist bir ifade. AKP, Gülen Cemaati uzantisi degildir. Ondan daha da büyük bir güc ve partidir. Sitenin yöneticileri dinsiz kisiler olmasina ragmen AKP'nin bazi politikalarini destekleyebilir. Bunda garip olan birsey yok. Gülen cemaati de post-modernist yada reformist bir cemaat oldugu icin digerlerine oranla daha sempati ile bakanlar olabilir. Tersini iddia edenler de olabilir. Bunlar tartisilan konular zaten.

Kimse kendi anlayisinin mutlak dogru oldugundan yola cikarak diger insanlar ve site yönetimi hakkinda hüküm verme hakkina sahip olmamali. Anlayisimiz budur.

axial
16-12-2010, 16:01
Çıkan ve giren o kadar çok şey var ki ama kalpler mühürlü ne yaparsın.

Saygı ile

mhmd
16-12-2010, 16:31
kalpler mühürlü ne yaparsın

Bu başlığın konusu kalp değil beyindir.
Beyinler mühürlü olmasın Sn. axial bu bize yeter.

Hacı!

Sn. burlaptan izin alarak yazdığınızı umarız. Bu hitap ona aittir. Siz, bize başka bir lakap bulabilirsiniz.

Bilge Engin
16-12-2010, 16:51
Sayin axial, sizin anlayamadiginiz sey tam da burda iste. Sizin zihniyetiniz bu siteden ayrildi ve bir daha da bu zihniyete site yönetiminde yer vermek istemiyoruz. Politik bakis acisini dayatip, bunu sitenin cizgisi yapmaya tesebbüs edecek kimselere, digerlerini dislayacak kimselere site yönetiminde yer verilmiyor artik. Isterseniz bu anlayisla hareket eden siteler bulabilirsiniz. Bu sitelerde politik anlayisinizin karsisina cikanlar sadece site yönetimine gelemedigi gibi siteden de atilirlar. Biz ise sosyalist, komünist, liberal vb. diyerek insanlari siniflandirmiyoruz ve basta ateist, agnostik olmak üzere din karsiti anlayistaki insanlari birlestiriyoruz. Kabul etmedigimiz ve kabul edemeyecegimiz sey kendi disindaki ateistleri, agnostikleri politik anlayislari yüzünden dislayan ve uzaklastirmaya calisan zihniyettir.

Anlayisimizi aciklamaya calistim. Burasi sitenin tartisildigi bölüm degil ama eger siteyi tartismayi istiyorsaniz, bu konuda yapilacak herseyin yapildigini ve bahsettigim ayrimin artik kalin bir sekilde cizilmis oldugunu bilmenizi isterim. Istediginiz gibi yerler bulabilirsiniz. Yok burda kalacaksaniz, yazdiginiz sitenin anlayisinin bu oldugunu bilmenizi isterim.

Ayrica fetos tarikati degil fethullah gülen cemaati olmali. Fetos seksist bir ifade. AKP, Gülen Cemaati uzantisi degildir. Ondan daha da büyük bir güc ve partidir. Sitenin yöneticileri dinsiz kisiler olmasina ragmen AKP'nin bazi politikalarini destekleyebilir. Bunda garip olan birsey yok. Gülen cemaati de post-modernist yada reformist bir cemaat oldugu icin digerlerine oranla daha sempati ile bakanlar olabilir. Tersini iddia edenler de olabilir. Bunlar tartisilan konular zaten.

Kimse kendi anlayisinin mutlak dogru oldugundan yola cikarak diger insanlar ve site yönetimi hakkinda hüküm verme hakkina sahip olmamali. Anlayisimiz budur.

Sayın Sargon

Kusura bakmamanız ümidiyle yukarıdaki yazınızdan biraz rahatsız olduğumu bildirmek isterim.

Bu rahatsızlığımın altyapısında siyasi görüşüm değil siyesete bulaşmış dini bir cemaatin legal olduğunu ve saygın bir kuruluş olduğunu ima etmeniz.

Bir ateist olarak, islamist bir cemaatin ülkemin yönetim sistemine direkt ya da dolaylı olarak müdahele etmesi, yaşadığım toplumun teizme yatkınlığını ve teist hayat kurallarının dolaylı olarak dayatılmasını arttırır. Eğer ki Turan Dursun sitesinin non-teist düşünce sisteminin bir arada olması ve non-teist fikirlerin özgürlüğünü savunan bir site/yönetim/oluşum olduğunu savunuyorsak, dolaylı olarak bu oluşumu tehdit gören kişi/kuruluş/gruplara da tepki gösteren bir topluluk olması gerektiğini düşünmekteyiz.

Ayrıca dini açıdan tamamen ters fikirde olduğumuz bir grup/kitle/cemaatin TDF'nun yönetiminde olması, bizlerin ilerleyen dönemde deşifre edilmesi olasılığını da gündeme getirebilir.

Sonuç olarak dini siyasi yaşam içerisine sokan, devlet içerisinde kadrolaşan, illegal eylemler ile bağlantısı olduğu düşünülen bir cemaati ben şahsen tehdit olarak görmekte ve site yönetiminde sempatizanlarının olmaması gerektiğini düşünmekteyim. Tersi durum, ileride ülke içindeki kadrolaşmasını tamamladıklarında ben ve benim gibi ateistleri tehdit olarak görüp yok etmek istediklerinde bizleri deşifre edecek bilgilere ulaşmalarını kolaylaştıracaktır.

Siyasal olarak değil düşünsel olarak tehdit konumundaki bir oluşuma sempatiyle bakılmamasını umuyorum

Saygılar

sargon
16-12-2010, 18:00
Sanirim (umarim daha iyi) yanlis anladiniz. Ben site yönetiminde Fethullahcilar var demedim. Daha önce site yönetiminde bölücüler var diye feveran edenler simdi de site yönetiminde Fethullahcilar var diye feveran ediyorlar sadece. Bu anlayisi artik cok yakindan taniyoruz. Kendi düsüncesine biat etmeyen herkesi kolayca yaftalayan bir zihniyet. Bu zihniyetin bu site yönetiminde yeri yok diyorum.

Bunun disinda, son yillarda Fethullah Gülen cemaati en büyük düsman gibi lanse ediliyor. RP de, Ismailaga cemaati de, Fethullah Gülen cemaati de Nurcular da farkli islami ekoller. Hepsi ile ilgili ayri ayri degerlendirmeler yapanlar olur. Bir sosyalist ateiste göre Ismailaga cemaati alt siniflara daha yakin oldugu icin daha kapali olmasina karsin daha olumlu degerlendiriliyor olabilir, yada bir Kemalist ateist acisindan Erbakan grubu orduya daha yakin oldugu icin daha olumlu degerlendiriliyor olabilir. Yine ayni sekilde son yillarda liberalizme daha yakin durdugu icin Gülen hareketi bir liberal ateist tarafindan daha olumlu degerlendirilebilir. Bunlarin bu sitenin yönetiminde yer almak acisindan bir önemi yok.

Ornegin ben Gülen hareketini islamin kapitalizme en uyumlu ve reformist akimi olarak degerlendiriyorum. Avrupa'da bir zamanlar gelisen protestan akimina benzetiyorum. Hatta tarikatlar ile ilgili bir de yazi dizisi hazirliyorum. Bunu siz bir sempati diye yorumlayip, beni fetoscu da ilan edebilirsiniz. Acikcasi bu türden ilkel saldirilara artik iyice alistik. Umursamiyoruz.

Kirmizi cizgimizi yazmistim. Dislayicilik yapmaya calisan, kendi anlayisini dayatmaya calisan zihniyetlere yer yok. Sitenin cizgisi yeni programinda yazilmistir. Okumanizi öneriyorum.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=22068

Bilge Engin
16-12-2010, 18:17
Sayın Sargon

Bu sitenin oluşması, ayakta kalması, kapanmadan ulaşılabilinmesi konusunda yoğun çaba ve emek harcadığınızı biliyor ve bu açıdan değerinizin yatsınamaz olduğunu belirtmek istiyorum. Bunun bilicinde olarak bunları ilettiğimi bilmenizi isterim.

önceki bölümde de ilettiğim gibi yazının nasıl algılanabileceği ile ilgili rahatsızlığımı ilettim. Ayrıca site içerisinde ola ki böyle bir oluşumun nasıl bir rahatsızlık yaratabileceğini ilettim.

Umuyorum yanlış anlamıyorsunuzdur, sizi yaftalama gibi bir çabam yok. Buna karşın islami cemaatlere sıcak bakılması özellikle bizim forumumuz gibi bir oluşum içerisinde riskli ve sıkıntılı durumlar/fikirler oluşturabilir.

Özellikle tekrar belirtmem gerekir ki 1-2 cemaat harici tüm islamist cemaatler non-teistleri tehdit olarak algılar. FG cemaatinin de bu algıdan uzak olduğunu düşünmemekteyim.

Bu yüzden de FG cemaatine sitemiz yöneticilerinin sempati ile bakması rahatsız edici bir durum yaratmaktadır.

errata
16-12-2010, 18:19
F. Gülen ya da hareketinin neye göre ılımlı, reformist olduğunu anlamayadım?
Amerika ya da Avrupa ile iyi diyalog kurması, Amerikan emperyalizmini dinle, diyalog efsanesiyle sulandırıp daha güzel sunması onu ılımlı yapıyor yani öyle mi?

Yahu dinlerden özgürlük nedir?

sargon
16-12-2010, 18:45
sn. Bilge Engin

Acikladim ama anlasilmamis nedense. Eger Fethullahcilarin site yönetiminde oldugu seklinde bir inanciniz varsa söyleyecek birsey de kalmiyor bana. Aslinda benim "siyasal degil düsünsel tehdit" sözlerinizden anlamam gerekirdi.

Gülen cemaatinin temel varolus gerekcelerinden birisi zaten non-teizmdir. Bunda bir sorun yok. Diger 1-2 cemaati ise ben bilmiyorum, merak ettim. Yani ateistleri bir tehdit olarak görmeyen cemaatler mi var?

Herneyse, uzun uzun tartisamayacagim artik. Derdimi anlattim. Kimin ne düsündügü, kafasinda nasil tablolar cizdigi, nasil algiladigina göre tartisamayiz. Cünkü bu tablolarin ve algilarin bircogu carpik ve tek tarafli olusmustur. Dedigim gibi daha önce de ayni zihniyetler baska suclamalarla gelmisti. Tablo degismiyor.

Gülen hareketi ile ilgili bazi tartismalar sitede var. Daha detayli bilgi edinmek isteyenler ise tarikatlar yazisi o konuya gelince bilgilenirler. Su anda genel olarak Naksibendilik konusundayiz. Ben bu konularda esip üfüren, cok biliyormus gibi konusan bircok kisinin aslinda hemen hicbirsey bilmedigini gördüm. O yüzden önce bilgi sonra fikir sahibi olmayi öneriyorum herkese.

evrensel-insan
16-12-2010, 18:59
Saygideger sargon;

Gülen cemaatinin temel varolus gerekcelerinden birisi zaten non-teizmdir.-sargon-

Yukaridaki cumlenizi, daha detayli aciklar misiniz?

Buradaki non-teizm'den dile getirmek istediginiz nedir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
16-12-2010, 19:24
Saygideger sargon;

F.G. hareketi, islam agirlikli ve yenilikci evengalist bir hareket degil midir?

Evengalizmin "dinler arasi dialog" siarini, sen; non teizm olarak mi degerlendiriyorsun?

Allah'i one cikarmak ve herseyin temeli olarak ele almak, nasil non teizm oluyor?

Sen buradaki teizmi, sadece bir din olarak mi degerlendiriyorsun?

F.G. hareketinin getirdigi "yeniligi", dinlerden ozgurluk olarak mi degerlendiriyorsun?

Teist, dinlerden ozgur de olsa,bir yaraticinin varligina inanan demektir.

F.G. hareketinin, inandigi yaratici Allah degil midir?, o zaman nasil non-teist bir hareket olur?

Saygilarimla;
evrensel-insan

sargon
16-12-2010, 19:31
evrensel insan, Gülen hareketi non-teist'tir demiyorum, gerekcesi non-teizmdir diyorum. Yani non-teizmin varligidir. Temel varlik nedenleri olarak Allah inancinin zayiflamasini, ateizmin ve din disi anlayislarin yayginlasmasini gösterirler. Nurculuktan, hatta Naksilikten gelen temel bir anlayistir bu.

Anladiginin tam tersini söylüyorum yani.

evrensel-insan
16-12-2010, 19:40
Saygideger sargon;

ateizmin ve din disi anlayislarin yayginlasmasini gösterirler.-sargon-

Olabilir, sen anlatamamis olma da, ben anlayamamis olayim.

Nedir bu yayginlasmasini sagladiklari "din disi anlayislar" kisaca bahseder misin?

Peki, non-teist olabilmisler mi?, bunun ornekleri nedir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

sargon
16-12-2010, 19:54
Maalesef bahsedemeyecegim. Kendime acima hakkimi kullaniyorum. :)

evrensel-insan
16-12-2010, 20:26
Saygideger sargon;

Maalesef bahsedemeyecegim. Kendime acima hakkimi kullaniyorum.-sargon-

Rica ederim, bizde teklif var israr yok. Hersey gonullu, zoraki bir sey de yok.

Bu sorularin cevabini, siz; kendinize kendiniz ne zaman sorma ihtiyaci hissederseniz, o zaman sorarsiniz. Bu da sizin, oncelikle su anki bilginizden rahatsiz olmaniz ve dusuncenizde bildikleriniz ile ilgili bir "acaba" dogmasi demektir.

Bunu da ancak siz isterseniz, yaparsiniz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

errata
16-12-2010, 20:59
Ateist ve agnostik olmalarına rağmen bölücü, anarşist, devrimci, Maoist, liberal, Atatürk düşmanı, komünist ya da Atatürkçü, muhafazakar-sosyalist ve hatta statükocu insanların yönetim kadrosunda olamadığı bir sitede Fethullahçı harekete reformist ve ılımlı benzetmesiyle sempati duyabilen birilerinin bulunması ne demektir?

Biz bu siteyi, varoluş amacını yanlış mı algılıyoruz?
Dinlerden, kutsanmışlıklardan ve dogmalardan özgürlükten kasıt nedir?
Lütfen biri cevap versin.

Fettullah Gülen'in şahsı ya da cemaatinin asıl hedefi nedir? Bağımsız bilimsel teoriyi, analitik düşünceyi mi savunurlar?

evrensel-insan
16-12-2010, 21:05
Saygideger shibumi;

Maalesef bahsedemeyecegim. Kendime acima hakkimi kullaniyorum.-sargon-

Yukaridaki cevap "yeterli degil se", artik; sen kendi dusuncene gore sordugun sorularina bir cevap bulacaksin ve umarim, buldugun cevaplar seni tatmin eder.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Jolly Jocker
16-12-2010, 22:00
Genç 'Siviller' denen topluluğun demokrasiyle, sivillikle ya da özgürlükle zerre kadar ilişkisi yoktur. Zira bu değerlerin savunusu ideolojik bir alt yapı gerektirir ve Genç 'Siviller'in sağcı ideolojisi -özellikle de ülkemizde- her daim darbeci, tahammülsüz, tektipçi, dogmatik ve baskıcı olagelmiştir. Fethullah'ın da demokrasiyle ilgisi yoktur. Birazcık ilgisi olsaydı, ülkemiz dahil pek çok memlekette yaşanan darbelerin ve kontrgerilla örgütlerinin ardındaki esas güç olan Amerikan emperyalizminin kucağında oturmazdı. Zaten Fethullah'ın geçmişi de ortada. Emperyalizm ve sermaye sınıfının çıkarını korumak için kan dökmek üzere kurulmuş Komünizmle Mücadele Derneği'nden yetişmiş bir imam bozuntusundan bahsediyoruz. Kendine örnek aldığı Said-i Kürdi de kurtuluş savaşı yıllarında bağımsızlık için mücadele edenleri İngiliz ajanı olmakla suçlayıp büyük bir ülkenin mandası olunursa ''millet için daha hayırlı' olacağını savunan İslam Teali Cemiyetinin devşirmesidir.

naper
16-12-2010, 22:48
Genç 'Siviller' denen topluluğun demokrasiyle, sivillikle ya da özgürlükle zerre kadar ilişkisi yoktur. Zira bu değerlerin savunusu ideolojik bir alt yapı gerektirir ve Genç 'Siviller'in sağcı ideolojisi -özellikle de ülkemizde- her daim darbeci, tahammülsüz, tektipçi, dogmatik ve baskıcı olagelmiştir. Fethullah'ın da demokrasiyle ilgisi yoktur. Birazcık ilgisi olsaydı, ülkemiz dahil pek çok memlekette yaşanan darbelerin ve kontrgerilla örgütlerinin ardındaki esas güç olan Amerikan emperyalizminin kucağında oturmazdı. Zaten Fethullah'ın geçmişi de ortada. Emperyalizm ve sermaye sınıfının çıkarını korumak için kan dökmek üzere kurulmuş Komünizmle Mücadele Derneği'nden yetişmiş bir imam bozuntusundan bahsediyoruz. Kendine örnek aldığı Said-i Kürdi de kurtuluş savaşı yıllarında bağımsızlık için mücadele edenleri İngiliz ajanı olmakla suçlayıp büyük bir ülkenin mandası olunursa ''millet için daha hayırlı' olacağını savunan İslam Teali Cemiyetinin devşirmesidir.

Ne deyim, ağzına sağlık.Parmakların da dert görmesin sevgili dostum.

Feto konusunu ise ilgiyle takip ediyorum.Enteresan şeyler bunlar...
Hadi o zaman gönül insanı, ömrünü amme hizmetine adamış, muhammed fettullah gülen hoca efendi hazretlerine saygımızı sunmak, onun derin felsefesi ve post modern kapitoislam devrimini kutlamak adına açalım bu gece bir 35 lik, çekelim kafayı..
Fetonun yaşlı gözlerinin şerefine, nazdrave...
Sabah namazda görüşürüz...:D

naper
16-12-2010, 22:52
Sn. burlaptan izin alarak yazdığınızı umarız. Bu hitap ona aittir. Siz, bize başka bir lakap bulabilirsiniz.

Yapma hacı!!
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=348715#post348715

Şurayı bir oku...Ha hacı!:biggrin1:

Ayrıca burlap ve ben rahatlıkla sevgi dolu bu kelimeyi seslenme nidası olarak kullanabiliriz, öyle değil mi hacı?

mhmd
17-12-2010, 11:41
Linkin amacını anlamadık.
Açarmısınız?

Saygı, herşeyden önce...

axial
17-12-2010, 11:47
Sayın sargon, yanlış anladıysam düzeltin lütfen. Demek istediğiniz şu mu;

Bir kişi dinlerden özgür ama ulusalcılığı militarizmi kemalizmi destekliyorsa sitede yönetici falan olamaz. Ama dinci bağnaz cemaatçi emperyalist bir oluşumu destekliorsa sitede en üst makamlarda yer alabilir mi diyorsunuz. Bunu çok açık yürekllikle cevaplayabilirsiniz.

Bunun sebebi bu kişilerin sitenin finansal gücünü elinde tutan kişiler olması mı yoksa devlet erkinden korkunuz mudur?

axial
17-12-2010, 11:49
Linkin amacını anlamadık.
Açarmısınız?

Saygı, herşeyden önce...

Sayın mhmd üyeliğiniz tek kişiye ait mi yoksa bir topluluk adına mı üyesiniz. Bunu sormamın sebebi 1. tekil şahısı hiç kullanmıyor olmanız. Merakımı mazur görünüz. Bu Türkçeye saygısızlık olmyor mu?

naper
17-12-2010, 12:08
Linkin amacını anlamadık.
Açarmısınız?

Saygı, herşeyden önce...

"Hacı" Seslenme nidasının telif hakkı varmış gibi yazınıza yanıt olarak tarafımdan "hacı" seslenme nidasının bir kaç ay evvel forumda kullanıldığının, gurubunuz adına anlaşılması için bağlantı verilmiştir.
Şimdi anladın mı hacı?

Bilge Engin
17-12-2010, 12:30
Sayın sargon, yanlış anladıysam düzeltin lütfen. Demek istediğiniz şu mu;

Bir kişi dinlerden özgür ama ulusalcılığı militarizmi kemalizmi destekliyorsa sitede yönetici falan olamaz. Ama dinci bağnaz cemaatçi emperyalist bir oluşumu destekliorsa sitede en üst makamlarda yer alabilir mi diyorsunuz. Bunu çok açık yürekllikle cevaplayabilirsiniz.

Bunun sebebi bu kişilerin sitenin finansal gücünü elinde tutan kişiler olması mı yoksa devlet erkinden korkunuz mudur?

Sevgili Axial

Açık söylemek gerekirse, Sayın Sargon'un yazısı üzerine benim de içimde oluşan tedirginliği dile getirmişsiniz.

Sadece Sargon'un değil bu konuda site yöneticilerinin de SİTE ÜZERİNE DÜŞÜNCELER konu başlığı altında bu soru işaretlerinin cevaplarının neteşmesi için bir başlık açması gerektiğini düşünmekteyim.

NON-TEİST düşünce ve fikirlerin paylaşıldığı ve bizlerin biraraya geliği böyle bir sitenin yönetim kadrosunun cemaatci bir oluşum tarafından yönlendirilebileceği gibi bir soru işareti oluştu kafamda.

Bunu açık bir şekilde dile getirmem umuyorum bir sorun teşkil etmez.

Saygılar

mhmd
17-12-2010, 12:38
Enteresan, biz de bir bilginin gösterildiğini zannettik.
Her zamanki gibi hata ettik.
3. Sayfa ağzıyla yazanları köşe yazısı kaarisi ile karıştırdık.

Öylece devam edin, biz yine de böylece devam edeceğiz Sn. naper

Saygı, herşeyden önce...

naper
17-12-2010, 12:47
Enteresan, biz de bir bilginin gösterildiğini zannettik.
Her zamanki gibi hata ettik.
3. Sayfa ağzıyla yazanları köşe yazısı kaarisi ile karıştırdık.

Öylece devam edin, biz yine de böylece devam edeceğiz Sn. naper

Saygı, herşeyden önce...

Şu açtığın konu başlığında aslında senin de bildiğin Genç Şirinler hikayesini anlattım, sorular da sordum lakin yanıt alamadım maho hacı!
İstersen geriye dön, bir çıktı al, gurubunuzla bir çalışın bakalım, yanıt çıkacak mı?Ha hacı...

sargon
17-12-2010, 13:45
axial,

evet kendisini ulusalci, militarist olarak tanimlayan bir kisi site yönetim kadrosunda yer alamaz. Programimizda bunlar zaten yaziyor. Tabii ki sitede yazar olur, Dinlerden Ozgürlük grubuna girebilir, ancak TD kolektifinde yer alamaz. Kemalist oldugunu söylemek daha genel birsey. Burda farkli egilimler olabilir. Eger sizin gibi dislayici yaklasan birisi degilse, özgürlüklerden yana tutum aliyorsa, tartismalara linc etme yaklasimiyla yaklasmiyorsa olabilir tabii. Nitekim böyle kisiler var aramizda. Ulusalci, militarist kesimin yer alamayacak olmasinin nedeni de özgürlüklere düsman olmasi. Bu kadar acik.

Siz özgürlüklerden yana olan kisileri cemaatci, emperyalist, bagnaz vb. nitelendiriyor iseniz bu sizin sorununuzdur. Bu mesaj sanirim naper, Bilge Engin gibi arkadaslari da ilgilendiriyor. Eger su anki anlayisiniz ile bir sitenin yönetiminde olmak istiyorsaniz örnegin ateistplatform'u tercih edebilirsiniz. Buranin yapisi farkli.

Ornegin bizim programimizda su yaziyor:

11. TDK, "Dinlerden Özgürlük" sloganıyla ifade etmeye çalıştığı anlayışını insanın genel kapsamlı özgürlüğünden bağımsız ele almaz. "Dinlerden Özgürlük" ancak ve ancak insanın genel anlamda özgürlüğü savunulduğunda anlam kazanabilir, hak ettiği değeri bulabilir.

Bu çerçevede TDK sadece dinsel tabulara değil her türlü tabuya karşıdır. Din, ulus, sinif, devlet, devrim, parti gibi kavramlara atfedilen „kutsallik“ kavrayisina dayanarak insan temel hak ve özgürlüklerinin baski altina alinmaya calisilmasina ve sindirilmesine karsi cikar. Insan aklini önemsizlestiren ve üretilmis olan kutsal tabular ve yasaklarla özgür düsüncenin önüne engeller koyan yaklasimlari kabul etmez. Hiç bir "peygamber", lider, yönetici, ideolog vb. insan aklının eleştirel özgürlüğünün önünde olamaz.

12. TDK, dinsel birliktelikle tanımlanan ümmet toplumuna karşı çıkışını nasyonalizm penceresinden değil enternasyonalizm penceresinden yapar. Bu anlamda ulus devletin ümmet toplumuna karşı zaferini nihai bir son olarak değil enternasyonalizme giden yolda bir ara evrimsel basamak olarak yorumlar. Laik ulus devletini genel dünya tarihi içinde bir gelişme olarak görmekle beraber onu kutsamaz. İnsanlığın din temelinde bölünmesi yerine ulus temelinde bölünmesinin özde aynı olduğunu savunur.

Bu çerçevede İslam dinine ve bu dinin yaygın olduğu Ortadoğu ve Arap toplumlarına ateistlik adına Türkçülük açısından yapılan saldırılara karşıdır.

13. TDK, dinlere karşı entelektüel ve kültürel mücadeleyi ana etkinlik alanı olarak kabul etmekle beraber kişilerin ve toplumların din dışında çok sayıda güçlü sosyal ve ekonomik etken tarafından etkilendiğini de kabul ettiği için insanlara, toplumlara ve onları ilgilendiren genel politik konulara salt din açısından yaklaşmaz. TDK çeşitli konulardaki safını dinsel saflaşma esasına göre kurmaz.


Görüldügü gibi bir ulusalci yada militarist bizim programimiz ile temelden celismekte. TD sitesi düsünce özgürlügüne önem verdigi icin bugüne kadar sadece islamcilar tarafindan degil ayni zamanda ulusalci, militarist kesimler tarafindan da düsman olarak görüldü. Bundan sonra da öyle olacagini tahmin ediyorum. Maddenin dogasi geregi bu böyle.

Bilge Engin
17-12-2010, 14:46
Bu mesaj sanirim naper, Bilge Engin gibi arkadaslari da ilgilendiriyor. Eger su anki anlayisiniz ile bir sitenin yönetiminde olmak istiyorsaniz örnegin ateistplatform'u tercih edebilirsiniz. Buranin yapisi farkli.


Sayın Sargon

Benim ifadelerimden böyle birşeyi çıkardığınız için sizi tebrik ediyorum. Ben yaklaşık olarak 6-7 aylık bir üyeyim ve siteye sizin yaptığınız katkının belki yüzde biri kada katkı yapmamışımdır. Ben bunun bilincindeyim.

Herhangi bir şekilde sizi yaftalama çabası içerisinde olmadığımı da açık açık dile getirdim.

Yazılarımda artniyet olduğunu düşünüyorsanız emin olunuz tek bir kelime bile yazmam bir kenara çekilir sadece forumu takip ederim.

Ben bu sitenin bizler gibi insanların kendini özgürce ifade edebildiği bir yer olması yüzünden hiç bir zarar görmemesi için br kenara çekilebilirim.

Buna karşın bana, bir başka forumda yazı yazın, gibi bir imanın sizin tarafınızdan gelmesi gerçekten beni çok şaşırttı, üzdü.

Sizleri; Turan Dursun gibi çağdaş görüşte bir kişinin ve çağdışı inançlara karşı olan bir kişinin görüşleriden hareketle yola çıkmış bir grup olarak görüyorum.

Çıkış noktası sizin de ilettiğiniz gibi non-teismin artması amacıyla kurulmuş, temel ilkelerini dinden almış, siyasi ve ticari bir topluluk olan FG cemaatinin, non-teisme sempati ile bakmadığı aşikardır. Sempati ile baksa idi non-teizmin artış göstermesini çıkış sebebi olarak göstermezdi.

Böyle bir cemaatin güçlendiği vakit bizim fikrimizdeki insanları hayattan elemine etme gayreti içerisinde olacağı ise aşikardır.

Böyle bir durumda FG ve fikirleri bizim için saygı duyulacak değil, aksine tehdit olarak algılanarak güçlenmesini engelleyecek şekilde davranmamız gerektiğini düşünmekteyim.

İnsan gibi yaşama hakkımı gaspetmeye çalışan her türlü düşünce ve fikrin karşısındayım.

Saygılar

Bilge Engin
17-12-2010, 14:54
11. TDK, "Dinlerden Özgürlük" sloganıyla ifade etmeye çalıştığı anlayışını insanın genel kapsamlı özgürlüğünden bağımsız ele almaz. "Dinlerden Özgürlük" ancak ve ancak insanın genel anlamda özgürlüğü savunulduğunda anlam kazanabilir, hak ettiği değeri bulabilir.

Bu çerçevede TDK sadece dinsel tabulara değil her türlü tabuya karşıdır. Din, ulus, sinif, devlet, devrim, parti gibi kavramlara atfedilen „kutsallik“ kavrayisina dayanarak insan temel hak ve özgürlüklerinin baski altina alinmaya calisilmasina ve sindirilmesine karsi cikar. Insan aklini önemsizlestiren ve üretilmis olan kutsal tabular ve yasaklarla özgür düsüncenin önüne engeller koyan yaklasimlari kabul etmez. Hiç bir "peygamber", lider, yönetici, ideolog vb. insan aklının eleştirel özgürlüğünün önünde olamaz.
[I]


FG cemaati ve işleyiş tarzı 11. maddenin 2. paragrafını engelleme yönünde bir oluşmdur. O yüzden bu cemaate yöneticilerimizin sempati ile bakması bana yanlış geliyor.

Saygılar

sargon
17-12-2010, 15:26
sevgili Bilge Engin,

sürekli yanlis anliyorsunuz yada biz laf olsun diye tartisiyoruz. Bir ateistin su yada bu islami olusuma daha sicak bakiyor olmasi göreli bir ifadedir. Yani bir karsilastirma yapiyor ve su grup bu gruptan su anlamda daha ileridir, geridir, moderndir, radikaldir vb. bir degerlendirme yapiliyor.

Ama ben bunlari niye anlatmak zorunda kaliyorum ki. Asgari bir anlama düzeyi bunlari anlamak icin yeterli olmali zaten. Herkes bize bicim verme cabasini biraksin artin diyorum. Cizgimiz net, bunu anlamak istiyorsaniz programimiza bakin diyorum. Yilllardir yöneticiler söyle olmali, böyle olmali seklinde süren tartismalardan artik bana gina geldi.

naper
17-12-2010, 16:07
Bu konu başlığı çok acaip...İnanılır gibi değil.Dinlerden özgürüz ama fetodan değiliz...Ulusalcı istemezük de;
Ümmet kabulumüzdür...Şaka gibi.
Fettullah gülene sempati duyan ateist.
Ya da milliyetçi sol mu desem?
Yok yok, en güzeli;
Kaybolmayan sakız...

Bilge Engin
17-12-2010, 16:24
sevgili Bilge Engin,

sürekli yanlis anliyorsunuz yada biz laf olsun diye tartisiyoruz. Bir ateistin su yada bu islami olusuma daha sicak bakiyor olmasi göreli bir ifadedir. Yani bir karsilastirma yapiyor ve su grup bu gruptan su anlamda daha ileridir, geridir, moderndir, radikaldir vb. bir degerlendirme yapiliyor.

Ama ben bunlari niye anlatmak zorunda kaliyorum ki. Asgari bir anlama düzeyi bunlari anlamak icin yeterli olmali zaten. Herkes bize bicim verme cabasini biraksin artin diyorum. Cizgimiz net, bunu anlamak istiyorsaniz programimiza bakin diyorum. Yilllardir yöneticiler söyle olmali, böyle olmali seklinde süren tartismalardan artik bana gina geldi.

Peki Sayın Sargon

Ben yanlış anlamış olayım.

Umuyorum ben de sizin tarafınızdan yanlış anlaşılmıyorumdur.

Tam olarak ifade etmek istediğim; FG cemaati, fetoş cemaati olarak da anılabilir. Çünkü Fetoş cemaatinin ana hedeflerinden birisi non-teistlerdir. Legal yollarla bizlerin sayısını azaltmak hedeflerinden birisidir. güçleri artıkça illegal yöntemlerle de bizlerin sayısının azalmasını hedefleyeceklerdir. Dolayısıyla biz non-teistler için fetoşcular bir tehdittir ve tehdite sempati duyulmaz. Kendisi harici inanışları yoketmek isteyen bir örgüt ise saygın değildir. Saygın olmayan bir örgüte saygı gösterilmez.

Hani şöyle diyeyim; beni ısırmak için uzaklardan koşarak üstüme gelen kuduz bir fino köpeği cici değildir. Tehdittir, kendimi korumam gerekir, cici diyen de ya kendini korumanın yöntemini bulmuş ve bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyordur, yada tehlikenin farkında değildir.

Saygılar...

axial
17-12-2010, 16:52
Sayın sargon;

Sitede yöneticilik gibi bir hedefim olmadı ama siteye katkım olması bakımından elimden geleni de yapabileceğemi söylemiştim evvelce.

Fakat bir konuda bir türlü anlaşamıyorz. Zannedersem kavramlar karışıyor. Ben sitenin ulusal bir çizgisi olmalı atatürkü desteklemeli militarizmi desteklemeli demiyorum. Ama aynı zaman da dini bir cemaatide desteklemeli bunda hemfikiriz herhalde. Ben de diyorum ki akp ve gülen cemaati ile ilgili fikirlerini rahatça destekleyen kişiler yönetimde iken ulusalcılık milliyetçilik gibi konuları destekleyen kişiler yönetimde bulunamaz mı diyorsunuz.

Ve de bir şeyin altını çizmek lazım ki sitenin ismini alan kişi olan turan dursun u kimler öldürdü?

sargon
17-12-2010, 17:11
Evet anlasamiyoruz axial. AKP'yi destekleyenlerin olmasi normal demistim. Bunun nedeni ise AKP'nin islamci bir parti olmasi degil, AB reformlari, demokrasinin üzerindeki ordu tasallutunu kirmaya calismasi, demokrasi ve Kürt acilimi cabasi gibi baska konulardaki tutumlari. Yani özgürlükler konusunda ulusalci ve militarist akimlardan daha ileri olmasidir. Yoksa hicbir ateist islamci bir parti oldugu icin AKP'yi desteklemez. Gülen cemaati ile ilgili durum ise farkli. Gülen ve cemaatini islami reformist görmek, diger islami ekollerden daha modernist oldugunu söylemek onu desteklemek degildir. Bir durum tespitidir. Sonucta Gülen cemaati islami bir cemaattir ve non-teisme karsidir. Siz site yönetiminde Gülen cemaatini destekleyenler var derken hayal kuruyorsunuz. Sizin yapmaya calistiginizi daha önce site teröristlerin ve PKK'lilarin elinde diyerek baskalari da yaptilar. Amaciniz ortak. Söylenenleri anlamiyorsunuz, daha dogrusu anlamak istemiyorsunuz.

Turan Dursun'u öldüren kisiler yakalandi ancak bu cinayetlere azmettirenlerin ve arka planinin tamamen aciga cikmadigi acik. Bir dönem seri halde islenen aydin cinayetlerinin arkasinda devletin olduguna dair güclü emareler var. Olay öyle kolayca islamcilar deyip köseye cekilecek kadar basit degil. Umarim bu katliamlarda kimlerin ne kadar parmagi oldugu birgün tamamen ortaya cikacaktir.

Sangre
17-12-2010, 17:19
Konu her ne kadar 'Genç Siviller' ise de, Gülen Cemaatinden sıkça söz edilmiş.. Ben de onlar hakkında düşüncelerimi yazmak isterim;

Gülen Cemaati'nin asli hedefi 'Non-Teist'lerin sayısını azaltmak olabilir.. Bunu yaparken 'şiddet', 'baskı' gibi araçlar kullanmadığı sürece de, istediği gibi kendi düşüncelerini/inançlarını yayma hakkı vardır.

TD sitesinin asli amacı da, toplumun benimsediği tüm inançları sorgulayarak, sahip olduğu boşinançlarını terk etmesi, yani kısaca İslam, Hristiyanlık, Yahudilik vb. dinlerin toplumdaki etkisini zayıflatmaktır.. Yani Teistlerin sayısını azaltmak olarak ifade edilebilir.. Aynı şekilde TD sitesi de bu amacına ulaşmak için yaptığı faaliyetlerde 'Demokrasi teorisine' zarar vermediği sürece hak sahibidir.

Peki Gülen Cemaati başka ne yapıyor?

Ekonomik faaliyetlerde bulunarak, 'sermaye' biriktiriyor.. Zenginlik biriktirme durumu da, illegal olmadığı sürece bir haktır.. Tüm sivil toplumların 'serbest piyasa'nın nimetlerinden yararlanma özgürlüğü vardır.. Bu bağlamda Gülen Cemaatine mensup insanların şirketlerinin, okullarının olması, bu toplululuğun zengin ve güçlü olması onları suçlamak için bir sebep değildir.. Bu insanların yasaları yok sayarak bu zenginliği biriktirdiği kanıtlanmadıkça, söylemler boş bir lakırtıdan ibaret kalır.

İnançlarını ifade etme özgürlüğü de, liberal demokratik teorinin vazgeçilmez unsurudur.. 'Bireylerin inandıkları doğruları (ister dini doğrular/ister ideolojik doğrular olsun) hem özel alanda, hem de kamusal alanda ifade etme hakları vardır'.. Cemaatin bireyleri, istedikleri kitabı yazmakta, konferansı vermekte, istedikleri yerle toplanma özgürlüğüne sahiptir.. Bireylerin kendilerini bir şekilde ifade etmelerine karşın hukuki sınırlamalar koymak, otoriter devletlere özgü bir durumdur.

Bireylerin belli başlı toplumsal, siyasi hedefler, düşünceler çerçevesinde örgütlenmeleri ve bu örgüt adına çeşitli faaliyetlerde bulunma hakları vardır.. Fakat en önemlisi de, 'Demokrasi'ye zarar vermedikçe bu böyledir.. Irkçı ve milliyetçi söylemleri önplana çıkararak, farklı düşüncelere zarar vermemek kaydıyla; veya mülkiyet gibi 'doğal hak' sayılan hukuki hakları ortadan kaldırmaya yönelik 'sosyalist' şiddete başvurmadıkları sürece, örgütlenme hakkı meşrudur.

Bir örgütlenme, STK veya başka bir topluluk, yukarıda saydığım şekilde 'Demokrasi teorisi' içinde kendine yer buluyor ve ülkenin otoriter/kemalist yapısının çözülmesi, daha plüralist bir toplum modeli öngörüyorsa, bu cemaatin (sadece bu bağlamdaki) düşüncesine destek vermenin, bu düşünceyi desteklemenin her hangi bir yanlışlığı yoktur.

Ayrıca bu örgütlenme, diğer radikal islamcı ve şiddet yanlısı başka örgütlenmelerin olduğu bir toplumda, sivilleştirici bir etki yaratıyorsa, milli görüş ideolojisinin 'aşırı milliyetçi ve devletçi' akımından ayrılıyorsa, hem İslam dini ile Batı demokrasisi arasında, hem de Türkiye'nin en büyük sorunlarından biri olan 'Kürt Sorunuyla' ilgili müzakereci, diyalogçu bir çözüm öneriyorsa, bu oluşumun bir takım hedeflerini, düşüncelerini desteklemenin bir sorun olduğunu düşünmüyorum.

Ayrıca Roni Margulies'in 25 Ağustos'taki yazısını da okumanız için tavsiye ediyorum;

Dünyayı ve memleketi ele geçirmeye çalışanlar

Karl Marx, tarihin motorunun sınıf mücadelesi olduğunu yazar.

Yanılmış.

Biz Türkiye’de yaşayanlar artık biliyoruz ki, gizli, dar, karanlık ve komplocu gruplar arasındaki mücadelelerden ibarettir tarih.

Bu, Türk toplum bilimlerinin uluslararası literatüre önemli bir katkısı.

İnsanlık tarihinin sınıflarla, kitlelerle, insanlarla filan ilişkili olmadığı;

Sabetaycılar, Yahudiler, MOSSAD, CIA, masonlar, Bolşevikler ve Müslümanlar arasında bir itiş kakış sonucu ortaya çıktığı artık kanıtlanmış bulunuyor.

Bu grupların hepsi ayrı ayrı dünyayı ele geçirmeye çalışıyor olduğu için, zaman zaman aralarında geçici ittifaklar olabilmekle birlikte, kıran kırana bir itişme olması doğal. İnsanlığın geri kalanı tarihe dâhil değil, bu itişmelerin pasif seyircisi sadece. Üstelik doğru dürüst seyretmek de mümkün değil, çünkü itişmelerin çoğu gizli. Yetkin Türk yazarları olmasa belki de hiç bilemeyeceğiz olup bitenleri, farkında bile olamayacağız.

“Yahudiler” ile “Müslümanlar” arasında bir kategori farkı var tabii. Yahudilerin hepsi dünyayı kontrol etme çabasına dâhil. Müslümanlar ise, herhalde daha kalabalık oldukları için, bütünüyle böyle bir çaba içinde değiller. Aralarından sadece bazıları örgütlenip dünya hâkimiyeti kurmaya çalışıyor.
Bunların başında da Fethullah Gülen cemaati geliyor elbet.

Hep duyardık tabii. Ama Hanefi Avcı’nın yeni kitabı sayesinde bütün kuşkularımız kesinlik kazandı.

Dünyanın tümünü değil, hatta Türkiye’nin bile tümünü henüz ele geçirememişler, ama ramak kalmış. Fethullahçıların egemenliği yakın!

Tüm istihbaratçı ve emniyetçilerin kitapları gibi, Avcı’nın kitabını da okumaya niyetim yoktu. Dünyanın loş odalarda oturan karanlık kişiler tarafından yönlendirildiğini anlatan hiçbir kitabı okumaya niyetim olmadığı gibi.

Ama şimdiden biliyorum ki, Avcı’nın kitabı on binlerce, belki yüz binlerce kişi tarafından okunacak.

Oysa, örneğin Şamil Tayyar şöyle yazmış:

“597 sayfalık kitabın aslında ‘cemaat yapılanması’ üzerine yazılmadığı, son anda eklemelerle konseptinin değiştirildiği anlaşılıyor. İlk 397 sayfalık bölümü, anılardan ibaret, hayatını anlatıyor. ‘Cemaat’ başlıklı kalan 200 sayfa, aceleyle kaleme alınmış, tümüyle duyumlara ve özel sohbetlere dayalı.

Ergenekon’u, Balyoz’u, Danıştay’ı, faili meçhul cinayetleri, darbe günlüklerini, son yıllarda yapılan tüm çete operasyonlarını duyumlarına göre aklarken, yine duyumlarla hüküm kurarak düşman ilan ettiği cemaat torbasına ne bulduysa dolduruyor.”

Ali Bayramoğlu ise şöyle diyor:

“Bilinen durum ve dosyalardan yola çıkmış Avcı.
Gülen cemaatinin 2000 yılından itibaren Emniyet başta olmak üzere, devlet kadrolarında artan etkinliği de bunların arasında yer alıyor.
Ancak elindeki bilgiler ile vardığı sonuçlar arasındaki ilişkide ciddî sıkıntılar var.

Abarttığını, yanıldığını ve yanlış yaptığını düşünüyorum.
Bunu bana söyleten sadece kitabın genel havası, kanıtsız yorumları, kanaatler değil.

Aynı zamanda yakından izlediğim ve bildiğim bazı dosyalar hakkında Avcı’nın yazdıklarının keyfî, yanlı, gerçek dışı olması.”

Tayyar’la Bayramoğlu’nun sözlerine gerek bile yok. Kitabın zamanlaması ve pompalanması zaten bu sözlerin doğruluğunu gösteriyor.

Ama diyelim ki ikisi de yanılıyor. Veya diyelim ki ikisi de Fethullahçı. Ve hatta diyelim ki ben de Fethullahçıyım. Ve Hanefi Avcı haklı.

Hatta Hanefi Avcı tam da bilememiş diyelim; aslında Fethullahçılar onun sandığından da daha başarılı, daha da çok mevki kazanmışlar, Emniyet teşkilatını, daha bilmem hangi teşkilatları tümüyle ele geçirmişler.

Ee? Sorun nedir?

Adamın biri emniyet müdürü veya general veya okul müdürü. Gidip “Sen Fethullahçı mısın?” dedik. “Evet” dedi, “ben Fethullah Gülen’in tüm dediklerine inanırım, hocamdır” dedi.

Ee? Ne yapılması öneriliyor? İşten mi atmak gerek adamı? Hapse mi atmak gerek?

İnançları nedeniyle atılması gerek, öyle mi?
Başka kimleri atmak gerek peki? Beğenmediğimiz inançlara inanan herkesi atalım mı?

Hangi inançların beğenilip hangilerinin beğenilmediğine kim karar verecek?
Devlet verecek, değil mi?

Bugün Fethullahçı avına çıkan devleti destekleyen “solculara” sormak isterim: Dün yaptığı gibi yarın yine solcu avına çıktığı zaman da destekleyecek misiniz bu devleti?

TARAF

Bilge Engin
17-12-2010, 17:51
Sonucta Gülen cemaati islami bir cemaattir ve non-teisme karsidir. Siz site yönetiminde Gülen cemaatini destekleyenler var derken hayal kuruyorsunuz. Sizin yapmaya calistiginizi daha önce site teröristlerin ve PKK'lilarin elinde diyerek baskalari da yaptilar. Amaciniz ortak. Söylenenleri anlamiyorsunuz, daha dogrusu anlamak istemiyorsunuz.


Sayın Sargon

Bakınız ben konuya sadece non-teism kaynaklı bakıyorum. bir site yöneticisinin PKK sempatizanı ya da Dev - sol sempatizanı olup olmaması dinsel açıdan bir sorun teşkil etmiyor. ama bir cemaat sempatisi durumu değiştirir. Çünkü cemaatin kuruluş amaçlarının başında din gelir.

Non-teizmleri legal yollarla azaltma çabaları da tepki duymamızı gerektiren bir durum olmalıdır. Açık söylemek gerekirse ben sivil hayatta da ateist söylemler konusunda çok kendimi gizlemem. Bu yüzden kendimi deşifre etiğim olur. Bakınız DEŞİFRE diyorum.

Bundan önceki 2 işyerimden cemaat üyesi kişilerin yönlendirmeleri yüzünden ayrılmak zorunda kaldım. Yani cemaat ben ve benim gibi düşünen non-teistleri sindirme çabasında. bu yüzden de bana dokunmayan yılanın bin yaşaması gibi bir durum söz konusu olmamalı. Dinlerden özgürlük hedefi olan bir sitenin legal dahi olsa non-teismi hedef alan bir örgüte sempati ile ya da NÖTR bakması bence yalnıştır.

Konunun siyasal görüş ile uzaktan yakından alakası yoktur. Konu tamamen Teism - Nonteism kökenli bir konudur.

Saygılar

naper
17-12-2010, 18:01
Ben zaten bu siteye ilk üye oldum, şöyle bir bakındım, bi kıllandım!

Boyuna adnan oktara keydirmeler, cüppeliye dokundurmalar filan...
Sümüklü fetoya tek bir kelam yok!
İnanmam ama yalan yok;
"ALLAH ALLAH" dedim.
Ne iş hacı???

Üç beş ay sonra uyandık tabii...

Haliyle 20-25 senedir her türlü dini reddetmiş, Turan Dursun kitaplarıyla tezlerini pekiştirmiş biri, TD ismini internette görünce heyecanlanıyor.

Bunları geçelim de, Adnan Oktar'ın ne günahı var idi o zaman hacı?Nükleer silah mı var Harun Yahyada???
Ya da cüppelinin din uğruna katlettikleri yerde mi yatıyor?
Tamam belki bu adamlar fetoş kadar arı, karınca dostu değil, e hadi görüntüler de daha ofsayt lakin, bu adamların tehlikeli bir iş yapmışlığımı var?

Öte yandan Adnan Oktar'ın tek suçu evrim karşıtı saçma yazılar yazması ise, feto buna karşılık okullarında türlerin kökenini mi okutuyor?

Anlamakta zorlanıyorum...

Aynen taş atanlar çocuktu da, doğmadan öldürülenler neydi? Gibi...
Bu çifte standart, bu iki yüzlü demokrasi anlayışı için aklıma gelen en yumuşak tabir "iğrenç" dir...

axial
17-12-2010, 18:09
Üstadlar konu açık ve nettir. Fettullah gülen denilen kişi benim yaşamakta olduğum izmir bornova müftüsü iken şimdi onca serveti insanları müftülük maaşıyla yapmadı herhalde.

Fetoşun insanların dini duygularla aldatıp servet kazanmasını doğal karşılıyorsanız hiç boşuna ben dinlerden özgürüm amanda ne kadar özgürlükçüyüm, liberal yerine bize özgürlükçü demelisiniz diye yırtınmayın.

Sayın sargon konu anlaşılmıştır benim nazarımda sizin için non teizmden daha çok asker düşmanı vatansever olmayan, emperyalist akımların uşakları olan, para nerdeyse ordayız güç nerdeyse onun yanındayız diyenler daha öenmlidir bunu kabullenmişsiniz.

Bu arada diniin reformu cartı curtu olmaz. reformdan bahseden insanlar önce başörtüsü konusunu aşarlardı. Dine rönesans ta yapsanız din dindir. Hristyanlar dinlerind reform yaptı diye dinsiz mi oldular. bu site hristyanlık dinine de kökten karşı dğil mi? Gülen cemaatinin din adına yaptığı reformlar nelerdir bir sıralayın da bilelim.

sargon
17-12-2010, 19:20
Benim önerim su. naper ve axial gibi arkadaslarimiz eger bizleri degil de islamcilari yada onlarin iclerinde fethullahcilar en büyük tehlike olarak görüyorlar ise, iki sey yapabilirler.

Birinci yol, sitenin cizgisi, anlayisi, yöneticileri üzerine tartismalar acarak bizimle kapismak yerine, güncel, dini yada (daha cok sevdikleri üzere) politik konularda tartismalar yapabilirler. Forumlar herkese acik, iki de bir site yöneticileri üzerine polemik yaparak yipratma calismasi yapmazlar. Sitenin bir anlayisi, cizgisi oldugunu kabul ederler ve bunu bilerek kalmaya devam ederler.

Ikinci yol, cizgisini, anlayisini kabul ettikleri baska bir sitede yazabilirler. Böylece site yöneticileri, cizgis, programi vb. onlari rahatsiz etmemis olur.

naper
17-12-2010, 19:52
Benim önerim su. naper ve axial gibi arkadaslarimiz eger bizleri degil de islamcilari yada onlarin iclerinde fethullahcilar en büyük tehlike olarak görüyorlar ise, iki sey yapabilirler.

Birinci yol, sitenin cizgisi, anlayisi, yöneticileri üzerine tartismalar acarak bizimle kapismak yerine, güncel, dini yada (daha cok sevdikleri üzere) politik konularda tartismalar yapabilirler. Forumlar herkese acik, iki de bir site yöneticileri üzerine polemik yaparak yipratma calismasi yapmazlar. Sitenin bir anlayisi, cizgisi oldugunu kabul ederler ve bunu bilerek kalmaya devam ederler.

Ikinci yol, cizgisini, anlayisini kabul ettikleri baska bir sitede yazabilirler. Böylece site yöneticileri, cizgis, programi vb. onlari rahatsiz etmemis olur.

Yıprandığınızın farkına varmış olmanız sevindirici.Tutarsızlığınız sürdüğü sürece de yıpranacaksınız.
Bunu ben ya da axial ya da başkası, fark etmez; aklı başında olan herhangi bir insan mutlaka sorgulayacaktır.Bir ateistin fettullah gülene olan aşkı ne şekilde açıklanabilir?Bu soru ve ithamla hep karşılaşacaksınız.
Hoşunuza gitse de, gitmese de...

Bu aba altından sopa gösterişiniz ise yakışıksız kaçmış.Hani siteniz özgürdü, herkes özgürce yazabilirdi.Peki ala; nasırınıza basınca neden sıçrıyorsunuz...
Sevgiler mürid...

axial
17-12-2010, 20:12
Benim önerim su. naper ve axial gibi arkadaslarimiz eger bizleri degil de islamcilari yada onlarin iclerinde fethullahcilar en büyük tehlike olarak görüyorlar ise, iki sey yapabilirler.

Birinci yol, sitenin cizgisi, anlayisi, yöneticileri üzerine tartismalar acarak bizimle kapismak yerine, güncel, dini yada (daha cok sevdikleri üzere) politik konularda tartismalar yapabilirler. Forumlar herkese acik, iki de bir site yöneticileri üzerine polemik yaparak yipratma calismasi yapmazlar. Sitenin bir anlayisi, cizgisi oldugunu kabul ederler ve bunu bilerek kalmaya devam ederler.

Ikinci yol, cizgisini, anlayisini kabul ettikleri baska bir sitede yazabilirler. Böylece site yöneticileri, cizgis, programi vb. onlari rahatsiz etmemis olur.

Sayın sargon;

siteye üye olurken amacım din karşısındaki fikir savaşımı yapabilmekti. Şimdi yeni bir amacım daha oldu insanları dinlerle savaşıyoruz maskesi altında başka amaçlarını dayatmakta oLANLARLA savaşmak. Bahsettiğiniz diğer sitelerde ve daha pek çok sitedede bu fikirlerimi sunmaktayım zaten. Bu konudaki tavsiyelerinize uymama hakkımı kullanıyorum.

sargon
17-12-2010, 20:24
Fethullah Gülen konusunu militaristlerin bu kadar dillerine dolamasinin, en lanetli ve düsman olarak göstermeye calismasinin nedenleri asil olarak psikolojiktir. Bu akimlar düsmana ihtiyac duyarlar, linc hareketini yürütebilmek icin cesitli hainler ve düsmanlar secilir. Aslinda Gülen hareketi sadece islamci degil ayni zamanda milliyetci bir harekettir. Gülen 12 Eylül'ü sürekli övgü ile anmistir. Ana özelligi egitimli kesimler icinde örgütlenmesidir. Bu yüzden pasalarin devletinde yükselme sanslari var. Bundan kaynakli bir rahatsizlik unsurdurlar ama asil önemli olan yürütülmek istenen psikolojik savas icin iyi bir arac olmalaridir. Ayni zamanda militaristler en yakin iliskiyi simdiye kadar en yobaz olan islamci örgütlerle yapmistir. Bu kesimleri kolay kullanabilirler cünkü. Ornegin Hizbullah'i zamaninda bu amacla kullanmislardir. Yine ayni sekilde sürekli Ismailaga üzerine oyunlar cevirirler. Oldürülenden, linc edilenden gecilmez. Kisacasi en modernist olana asiri bir düsmanlik duyulur. Islamci dedigin yobaz olmali, modernist tipler en tehlikelileridir. Böyle bir carpik durum var.

naper, axial, benimle sargon olarak her konuyu tartisin. Ama benim site yöneticiligim gündeme getirdiginiz, site yöneticileri söyle olmali, böyle olmali dediginiz anda is degisir. Bunu bir kez daha hatirlatiyorum.

axial
17-12-2010, 20:52
naper, axial, benimle sargon olarak her konuyu tartisin. Ama benim site yöneticiligim gündeme getirdiginiz, site yöneticileri söyle olmali, böyle olmali dediginiz anda is degisir. Bunu bir kez daha hatirlatiyorum.

Sayın sargon;


Fikirlerinize karışmamakla birlikte site yöneticilerinin nasıl olması gerektiği konusunda değil sitenin genel amacı hakında fikir sahibi olmaya çalıştım oldum da.

naper
17-12-2010, 21:27
naper, axial, benimle sargon olarak her konuyu tartisin. Ama benim site yöneticiligim gündeme getirdiginiz, site yöneticileri söyle olmali, böyle olmali dediginiz anda is degisir. Bunu bir kez daha hatirlatiyorum.


Evet.Site yöneticiliğiniz gündeme gelecektir.Tutarsız davranışınız dile getirilecektir.Çorum hayvanseverler derneği açılışında kurban kesilmesi gibi traji-komik durumları yakalayınca da tabii ki sorular sorup, eleştireceğiz.
Verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü özür dilemeyiz!

Ayrıca yukarıdaki yazının alıntı yapmadığım kısmında çark etme emareleri de gördüğümü belirteyim.Yinede fettullahın paşalarla ahbap olduğunu da iddia edeceğine ihtimal vermiyorum.Gerçi belli de olmaz sonuçta karşımızdaki liberal ise dikkatli konuşmakta yarar var...

mhmd
18-12-2010, 10:51
Konumuza devam ediyoruz.

"Yeni silah yasasıyla birlikte çıkarılmasını istediğimiz yasa maddelerimiz;

1- TBMM'de oturumlar gong sesiyle değil pompalı tüfek atşıyla başlasın!

2- Yasa çıktıktan sonra topluma yönelik hayatta kalabilme yöntemleri üzerine seminerler verilsin!

3- Devletin verdiği ruhsatlı silahla yaralanan kişinin kendisine, ölürse yakınlarına tazminat ödensin!

4- Bu silahlarla ölenler şehit, yaralananlar gazi sayılsın!

5- Önleyici sağlık hizmetleri kapsamında SSK'lılar reçete ile çelik yelek ve kask alabilsin!

6-Okullara laboratuvar, spor salonu gibi atış poligonları da yapılsın. Keskin nişancılık temel eğitimin bir parçası olsun ki insanlar kim vurduya gitmesin!

7- Öğrenci, yaşlı ve bedensel engellilere silah alımlarında özel indirimler uygulansın!

8- Hedef tahtası desenli tişörtlerin üretimi yasaklansın kimse 12'den vuramasın!

9- Araba reklamlarında olduğu gibi silah reklamlarında da çocuklar oynatılıp sempatik bir hava yaratılsın!

10- Fahri trafik polisi gibi 5 silahı olan fahri polis olsun, olaylara anında müdahale etsin!
http://twitter.com/gencsiviller"

Genç siviller kimdir? Sorusuna TSK nın verdiği cevap!!!
http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=200

Sizin bu başlıkta aradığınız sorulara kendilerinden gelen cevaplar.
http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=188

Şimdi bir soru da bizden olsun sizlere.

Ulusalcı ya da solcu böyle bir gurup var mı?

Saygı, herşeyden önce...

burlap
18-12-2010, 14:38
Bu başlıktaki son yazışmalar bu iletiyi asmama neden oluyor. Başlığı açılışından itibaren şöyle bir taradım. İlginç tartışmalar gördüm. Sonuçta geriye giderek sitenin durumunu ve geldiği noktayı saptamaya çalıştım.

Önce kendimi aktarayım. 31.10.2007 tarihinde siteden ayrılmışım. Vartor’la epostalaşmalarıma göre sitede 11 ayım geçmişmiş. Şimdiki 50 iletime bakmayın, o sırada 500 dolayında iletim olmuştu. Bunların hemen hiçbiri bir iki satırlık ileti değildir. Çoğu da ciddi çalışma ürünüdür. Çünkü o sıralarda sitenin tek çevirmeniydim ve oldukça işim vardı. Örneğin – hala duruyor herhalde – site giriş sayfasındaki Hıristiyanlık eleştirisi çevirisini de ben yapmıştım. Geçmiş zaman ama Hıristiyanlıkla ilgili pek çok çevirim yanında ünlü Amerikan Maymun Davası ve Yaratılış safsatasına ait çevirileri de anımsıyorum. Bir de çeşitli yobazlık olaylarını aktardığım “Isınan kurbağanın Rehaveti” adlı köşe bile oluşturmuştum. Demem o ki, epey emeğim oldu.

Neyse bu arada DK üyeliğine de seçilmiştim. Daha sonra Cem’in DK’na bakmadan kendi yetkisi ile “pelikan”ı siteden çıkarması önceki birikimlerin üstüne bardağı taşıran damla oldu ve üyelikten ayrıldım. O sıralarda üyeler kendi kayıtlarını silebiliyorlardı, ben de sildim. Dolayısıyla yeniden giriş yapınca aynı “nick”i ve hatta avatarı da aldım. Siteye tekrar girmeme dostum Vartor neden oldu. Sitenin değiştiğini, artık politikanın çok azaldığını, yönetimin de değiştiğini anlatmıştı. Biraz bakınca ben de öyle sandım, dolayısıyla yeniden üye oldum. Ama ne yazık, fazla bir değişiklik olmamış.

Gelelim siteye: Sitenin bildiğim geçmişi, Cem tarafından bloğunda TD’na fazla yer vermesi ile doğal bir geçiş yapılarak oluştuğu yönünde. Bu sırada Cem’in elbette büyük katkısı var. Anlaşan arkadaşlar siteyi belli bir düzeye ve konuma getirmişler. Benim ilk üyeliğim sırasında sitede bir demokratikleşme oluşumu, düşüncesi vardı. Üyelik sonrası da siteye arada girip baktım. Bildiğim kadarı ile DÖ grubu meclis sitesi falan oluşturdu, yeni bir site yönetim tarzı gerçekten oluştu. Ancak şimdi durum öyle gözükmüyor. Sitede bazı yöneticiler değişmiş, bazıları gitmiş ama tarz “eski tas - eski hamam” biçiminde sürüyor. Sol – Liberal (?) yönetici grup Akepe karşıtlarını “militarist, darbeci, Enver Paşacı” nitelemeleriyle adlandırıp, suçluyor; hem de sitede kendilerini en üstün nitelik iyesi sayıp işine gelmeyen düşüncedekileri dışlayıp, karşı çıktıkları eylem biçimini kendileri yapıyorlar.

Sanırım daha önce sitede de yayınlanan ancak şu anda silinmiş olması da çok olağan sayılacak bir iletiyi asmam durumu daha açık gösterecek hem de beni daha uzun yazmak işinden kurtaracaktır.

.

burlap
18-12-2010, 14:39
Bu arada “hacı” adlandırmasında naperin doğru söylediğini belirtmeliyim. Ben, ondan görerek kullandım. Mhmd’i doğal olarak eskiden tanıyorum. Kendisi ile birkaç ufak tartışmışlığımız vardır. Genelde inceliklidir ve iğneleyici olma becerisindedir. Dolayısıyla onun için bana babacan ve sevecen gelen hacı deyişini kullanmak hoş olur diye düşünmüştüm.

.

burlap
18-12-2010, 14:49
Gelelim daha önce belirttiğim iletiye. Bu ileti, eski üyelerden “Pante” tarafından asılmıştır. Vartor’un özel – ama bu site için kullandığım - eposta adresimi ona vermesi ile bana neden siteden ve habersiz ayrıldığım sorusuna verdiğim yanıtı Pante siteye asmış. Dolayısıyla bunu tekrar asmakta bir sakınca görmüyorum. Bu arada çok birikimli gözüken bu üyenin zamanla çok ters iletiler ve Vartor’a büyük kabalık yaptıktan sonra siteden ayrıldığını üzülerek öğrendim. Ancak bu olumsuzluk, eskisi büyük olasılıkla silinmiş olan - iletiyi asmamı etkilemez düşüncesindeyim:

Pante,

Vartor yoluyla mesajını aldım. Benim sitede kalmamı istediğin, değer verdiğin için teşekkür ederim.
Ancak Vartor'un mesajımı doğru ilettiğini sanmıyorum. Ben Cem, Sargon, Dilaver üçlüsünün biraz da Spartacus ve daha az Frodo katkısıyla dayatma içinde olduklarını söylüyorum. Bunlar tüm Atatürkçü'leri darbeci, ırkçı olarak karşılarına alırken, bugün Türkiye'de yapılmakta olan sivil darbeyi destekler bir görüntü veriyorlar.

Söylenleri bölücü, hatta Kürtçüdür. Bunu en iyi Dilaverden sonra da Sargon'dan görüyorum. Bu durumdaki AB ve ABD söylenlerini desteklerler, sömürüye ve emperyalizme karşı çıkarken Komünistlik adı altında küreselciliği yeğleyerek sömürgenlerin yanında yer alırlar. (Sıkı çalışıp bir derleme yaparak "Postmodern Küreselcilk"i 4 iletide - 10, 15 gün ara ile - anlatmıştım. Hepsi güya "hacklenmede" silindi!) Cem'in nasıl ABD yandaşı iletiler astığını herhalde izlemişsindir.

İşin daha ilginç tarafı da bu iktidarı desteklemeleridir. Dikkat edersen doğrudan iktidarı hiç hedef almazlar. Karşı çıktıkları sadece bazı kurumlardır. Onlara göre Akepe liberaldir. Hele bu seçim sonuçlarından sonra artık "iyice merkeze oturmuşlardır, bir kaç sıradan yobaz hareket olabilir ama, o kadar işte". Halbuki bu iktidarı örtülü de olsa desteklemek dinciliği desteklemektir. Benzeri iletiyi Cem "Evrimteorisi" sitesinin hazırlık çalışmaları sitesinde bile yazmıştı. Ayrıca "Türkiye Malezya olur mu?" başlığını anımsarsan, nasıl RTE'nin söylediklerini tekrarlıyorlar! Bir süre sonra yine askerleri RTE gibi "tahrik memuru" olarak nitelerlerse hiç şaşmam. Sitenin amacı bu mudur?

Şimdi, siteye üye olduğumdan bu yana belli bir şekilde politik başlıkların kendi istedikleri yana yönlendirdiklerini gördüm. Kendi aralarında bunu tartıştıklarını dahi sanıyorum. Çünkü, kendilerine aykırı bir iletinin üstüne hep birden gidiyorlar, karşıtı susturuyorlar. Daha sonra Vacsmt için iletileri sana anımsatıyorum. Vacsmt'in iletisinde olmayan şeyleri nasıl da dilaver ona mal etmişti. Benim orada taktik bir yanlışım var (tabii bunu şimdi böyle söylüyorum). Sadece laikçi, kemalist darbeci nitelemelerini nereden anladığını sormalıydım. Ama meseleyi sitenin yönetimi açısından da irdelemem yanlış oldu. Esasında o tartışmalar sonrası bunların dayatmacı olduğuna ikna oldum. Bu olaydan da önce zaten Vartor'la (şahsen tanıdım) konuşup durumu (bu kadar net değil), rahatsızlığımı anlatmış ondan da "mücadele et" önerisini almıştım. Ancak bu dayatmacılıklarını yönetim olarak gösteriyorlar.

Vartor'un anladığı ve sana anlattığı tarz, yani Sodomo veya pelikan olayı beni zerrece ilgilendirmiyor. Önemli olan ona karşı olan tutum. Öncesini bilmem. Adam geldi onlara karşı suspus olmadı. Tartıştı. Her iletilerine karşılık verdi. Onun ceza almasını engelledik. Adamı tahrik ettiler. Çilden çıkınca sen de ben de uyardık, ama süreç sürdü. İletileri sargon'un DK'da şikayet etmesine ve ben dahi, daha önce "tekrarı halinde gereken yapılır" dememe rağmen Cem siteden çıkarmayı yaptı. Sargon'un 2. şikayeti boşlukta kalmıştı, Pelikan'ın da 250 iletiye ulaşmasına az kalmıştı. Bu şekilde dayatmayı sürdürmeleri kolaylaşmış oldu. Halbuki DK çıkarma yerine süreli uzaklaştırma vs ile durumu idare edebilirdi. Ama bence bu tartışılmış ve kararlaştırılmış bir olay. Dayatma sürüyor.

Ateist.org'da TD sitesindekii kayıp iletileri okuyunca inanmamıştım. Ama şimdi dikkate değer buluyorum. Cem'in bilhassa onların linkini siteden çıkarmış olmasına yanıt veremeyişi de dikkatimi çekti.

Neyse daha çok yazılacak şey, verilecek örnek var. Ama sana kısaca yazacakken, bak ne oldu. Bütün bu düşüncemden sonra, hele şu anda Türkiye parçalanırken değil onlarla beraber yöneticilik yapmam, site üyesi de olmam mümkün değil. Yalnız seni bu durumdan tenzih ederim. Senin benimle aynı şeyleri algılamaman, dolayısıyla aynı yorumu yapmaman çok normal. Herkesin şartlanması değişik.

Burlap


.

burlap
18-12-2010, 14:50
Şimdi, sitenin şimdiki durumuyla dinciler ve dindarlar dışında çok reklamı yapılan özgürleşme, demokratikleşme konusunda hiç yol almadığı gibi tam karşıt olarak bağnazlığa saptığını görüyorum. Ayrıca Akepenin yaptığı sivil darbeyi onaylamanın, aymazlığın da üstünde bir yönü olduğunu düşünmeye başladım. Birçok insancıl nitelemeyi bir araya getirerek o yolda ilkeleri olduğunu söyleyerek sitenin değerleri olarak savunduklarını belirtip bunun yanı sıra başka değerleri hiçe saymak nasıl uygun olabilir? Ulus devletinin demode olduğunu, kavramların değiştiğini söyleyenler bunun zengin ulusların ve sınıfların yapımı olduğunu da görmezden geliyorlar. Postmodern küreselciliğin yerel kalmış yoksul halkı küresel yapmak yerine daha da yerel kılacağını, geri ve yoz bıraktıracağını görmezden geliyorlar.




Siteye ikinci üye oluşumda düşündüğüm ve iletime de koyduğum sitenin bana “yararlı ve öğretici” olacağı düşüncesindeyken gördüklerim hayal kırıklığı yarattı. Zaten bu, ileti sayımdan da anlaşılıyor. Site yönetimi kendi düşünü dışında iletilere izin vermeyecektir. Bunu Sargon’un dayatmacı söyleminden herkes anlamıştır. Bir şekilde böyle iletilerin önünü alınacaktır. Site bu durumuyla çekiciliğini yitirmiş, zaman öldürme ortamı olmuş. Eskiden hiç olmazsa uslanmaz saldırgan dinci bağnazlar vardı. Şimdi eskiden yapılan o cins iletilerin onda birini bile görmüyorum; DK bu konuda çok etkin olmuş. Yani o eğlence de bitmiş, sonuçta yavan bir ortam kalmış. Önemlisi, darbe yapmış ve yapmakta olan Akepe ve ağlak Gülen dümeninde bir ortamın ne geçerliği kalıyor?



.

Sangre
18-12-2010, 14:55
Site yöneticisi olmadığım için bu konuda yazmak haddime değil, ama yine de konu hakkında düşüncemi söylemek istiyorum.

Öncelikle hangi forum yöneticisi 'liberal-sol' tavrıyla, AKP karşıtlarını 'darbeci, militarist, ulusalcı' vs. diye tanımlıyor, bunu merak ediyorum.

Bir veya birden fazla yönetici liberal olabilir, ulusalcı da olabilir.. Sırf yönetici kimliğine sahip diye, bu durum siyasi konularda yazmasını engel mi demek oluyor?

Bir yönetici için önemli olan, 'yönetici kimliği' ile, benimsediği siyasi düşünce arasına çizgi çekebilmektir.. Eğer yönetici kimliğini siyasi tartışmalara alet etmiyorsa, sorun da yok demektir.

Mesela Ateforum bu çizginin çekilmediği en güzel örneklerden biridir.. Site yöneticilerinin çoğu Kemalist çizgidedir.. Ve AKP'yi savunan biri tarafından açılan bir başlıkta, o kişiye istedikleri gibi sövebilir, o kişinin siyasi propaganda yaptığını söyleyip, siteden atmakla tehdit edebilmekteler.. Aynı ayrımcılık 'Müslümanlar'a da uygulanıyor.. Bir Müslüman'ın yazdığı yazı, çok uzun ve okunamaz olduğu söylenip, tavanarasına kaldırılıyor.. Zaten benim Ateforumdan ayrılmamın tek sebebi de, bu durumdur.

Bu sitede hangi yönetici, 'yönetici kimliği' ile 'siyasi düşüncesini' bir arada tutarak tartışmalara katılıyor.. Bunun yanıtını verebilir misiniz?

Sangre
18-12-2010, 14:57
Bir de eski tartışmaları buraya taşımanın anlamı nedir yani?.. Ne sorununuz varsa, bunu kısa ve net bir şekilde açıklayabilirsiniz.

frodo
18-12-2010, 17:37
Başlıktaki iletileri şaşkınlıkla izliyor ve bir türlü anlamlandıramıyorum.

Çok aptalca olmasına rağmen bir kaç açıklama yapma ihtiyacı duydum:

1- Non-teizmi ortak payda yapmış bir sitenin islami bir cemaate sıcak bakması eşyanın
tabiatına aykırıdır. Bizim açımızdan F.Gülen cemaati ile Adnan Hoca cemaati arasında niteliksel bir fark yoktur.(birisi Nuh peygamberin buharlı gemilere sahip olduğunu iddia ederken birisi de adem peygamberin 60 zira (45 mt) boyunda olduğunu söyler, saçmalama konusunda bir fark göremiyorum ya siz ?)

2- Ülkemizde yaşanan süreçte "reel-politik" iklimin kafaları karıştırdığı doğrudur. Liberal ve
sol-liberal bakışa sahip bir çok değerli insanın AKP çerçevesinde süreci açıklama "şaşkınlığına" düştüğü de doğrudur. Bu anlayışla mücadele edilmesi gerektiğini düşünen arkadaşların yaftalamadan, sataşmadan forum kuralları içerisinde dilediklerini yazmalarında bizim açımızdan hiç sakınca yoktur.(sargon bunu oldukça açık biçimde yazmış, "sargon'u eleştirin, tartışın ama sargon'da mahkum ettiğinizi düşündüğünüz şey site çizgisi değildir"). Site yönetimi (kolektifi) tek bir dünya görüşünde insanlardan oluşmuyor. (Örneğin sargon'la ben politik konularda asla anlaşamadık ama ona ve cem'e -hadi eski bir tabirle- bir yoldaşıma güvendiğim kadar güvenirim ve bu güven 4 yıldır beni hiç yanıltmadı.)

ferda
18-12-2010, 19:20
Şimdi, sitenin şimdiki durumuyla dinciler ve dindarlar dışında çok reklamı yapılan özgürleşme, demokratikleşme konusunda hiç yol almadığı gibi tam karşıt olarak bağnazlığa saptığını görüyorum. Ayrıca Akepenin yaptığı sivil darbeyi onaylamanın, aymazlığın da üstünde bir yönü olduğunu düşünmeye başladım. Birçok insancıl nitelemeyi bir araya getirerek o yolda ilkeleri olduğunu söyleyerek sitenin değerleri olarak savunduklarını belirtip bunun yanı sıra başka değerleri hiçe saymak nasıl uygun olabilir? Ulus devletinin demode olduğunu, kavramların değiştiğini söyleyenler bunun zengin ulusların ve sınıfların yapımı olduğunu da görmezden geliyorlar. Postmodern küreselciliğin yerel kalmış yoksul halkı küresel yapmak yerine daha da yerel kılacağını, geri ve yoz bıraktıracağını görmezden geliyorlar.




Siteye ikinci üye oluşumda düşündüğüm ve iletime de koyduğum sitenin bana “yararlı ve öğretici” olacağı düşüncesindeyken gördüklerim hayal kırıklığı yarattı. Zaten bu, ileti sayımdan da anlaşılıyor. Site yönetimi kendi düşünü dışında iletilere izin vermeyecektir. Bunu Sargon’un dayatmacı söyleminden herkes anlamıştır. Bir şekilde böyle iletilerin önünü alınacaktır. Site bu durumuyla çekiciliğini yitirmiş, zaman öldürme ortamı olmuş. Eskiden hiç olmazsa uslanmaz saldırgan dinci bağnazlar vardı. Şimdi eskiden yapılan o cins iletilerin onda birini bile görmüyorum; DK bu konuda çok etkin olmuş. Yani o eğlence de bitmiş, sonuçta yavan bir ortam kalmış. Önemlisi, darbe yapmış ve yapmakta olan Akepe ve ağlak Gülen dümeninde bir ortamın ne geçerliği kalıyor?



.
Geçmişte siteye yaptıgınız katkılar dogrusu takdire şayan.
Size bir hatırlamakta bulunmak isterim.Bir kaç ay önce Pante ve arkadaşları ile bir tatsızlık yaşandı ve site güç kaybetti.

Farklı düşüncelere sansür uygulanıyor,akp,fetullah karşıtı görüşler budanıyor iddiaları (beni maruz görün) bunlar açık hastalık belirtileridir.

Bu siteyi sahiplenme konusunda kıskançız.
Bu site eksiklerine ragmen herkesin sahiplenecegi kadar büyüktür.
Son günlerde bazı müslümanların siteye yönelik dijital saldırılarını hatırlatır.Bu saldırının ateist yanını oluşturmamanızı dilerim.

Frodo nun bu konudaki açıklamalarını dikkate almanızı öneririm.
Emperyalizm ve Amerikan karşıtlıgı konusunda
Sayın Sargonun anlamadıgı (anlamak istemedigi)gelenesel milliyetçilik ile ulusalcı yurtseverliktir.
Geleneksel milliyetçi çizgi ve fetullah hareketi ,bagımsızlık konusunda ulusalcıların gösterdigi hassasiyeti göstermezler.Onlar eskiden kominizme karşı yapılan her ittifakı mübah görürlerdi.Eski ortakları ile olan efendi kul ilişkisi malesef devam ediyor.

spartacus
18-12-2010, 19:24
Vartor yoluyla mesajını aldım. Benim sitede kalmamı istediğin, değer verdiğin için teşekkür ederim.
Ancak Vartor'un mesajımı doğru ilettiğini sanmıyorum. Ben Cem, Sargon, Dilaver üçlüsünün biraz da Spartacus ve daha az Frodo katkısıyla dayatma içinde olduklarını söylüyorum. Bunlar tüm Atatürkçü'leri darbeci, ırkçı olarak karşılarına alırken, bugün Türkiye'de yapılmakta olan sivil darbeyi destekler bir görüntü veriyorlar.

Söylenleri bölücü, hatta Kürtçüdür. Bunu en iyi Dilaverden sonra da Sargon'dan görüyorum. Bu durumdaki AB ve ABD söylenlerini desteklerler, sömürüye ve emperyalizme karşı çıkarken Komünistlik adı altında küreselciliği yeğleyerek sömürgenlerin yanında yer alırlar. (Sıkı çalışıp bir derleme yaparak "Postmodern Küreselcilk"i 4 iletide - 10, 15 gün ara ile - anlatmıştım. Hepsi güya "hacklenmede" silindi!) Cem'in nasıl ABD yandaşı iletiler astığını herhalde izlemişsindir.

.

Neredeyse içine azcık politika bulaşan her başlık bu tür noktalara taşınıyor. Örneğin kendi adıma söylediklerini tek ama tek bir tane başlıkda dahi gösterme ispatlama şansına sahip değilsin, ama ben aksini yüzlerce başlıkda gösterebilirim. İnsanların düşünce ve fikirlerine karşı bu düzeyde hazmedeyişin sebebi nedir gerçekten ben bunu merak ediyorum. AKP veya ne türden olursa olsun benim bu tür yapılara olan bakışım nettir kaldı ki neredeyse 14 yıl olmuşturki her türden tabucu, istismarcı, dinci siyaseti reddetmişimdir, bunda her türlü düşünce vardır, kemalizm, sosyalizm vs. Dinsel siyaset ile eğer sadece dini anlıyorsanız eksik olur, nüvesi tabu olan her türlü düşünce ve politika benim için tarih olmuştur(zaten sıkıntılarınızın kaynağı buradan doğuyor, dini ise alet ediyorsunuz). Haliyle ne düşüncelerimi dile getirirken bir tarafa dayarım nede herhangi birisinin kendi subjektif bakışı ile dayamalarını anlamlı bulurum. Sitede bunca zamandır yazdığım politik mesaj sayısı sizlerin yazdığı politik mesajların binde biri bile değildir, tüm ağırlığım dinsel ve bilimsel belki bir kaçda felsefi konulardadır. Çeşitli fırsatlarla başlıkalrı saboote eder düzeye dahi gelen sataşmaları önemsiyor olsa idim, kafaya takıyor olsa idim sanırım yazardım ama gereksiz görüyorum. Yinede bu kabullenişin kötü noktalara geldiğini bu gelişinde cevap verilmeyen başlıklarda yazan kişilerin art niyetlerinden kaynaklı olduğunu da görüyorum, bir yerde de yazmak da gerekirmiş diye düşünüyorum, çünkü sonu gelmiyor.

Bu konuyla ilgilide yazma fırsatım olmadı, bu gün özellikle ortaya çıkmış, adında SİVİL geçen oluşumlarda benim sıcak baktığım bir şey değildir. geçelim... sadece ve belkide tamda bu gün kırk katır mı kırk satırmı sorusunun düğümlendiği sihirli bir kelime olma özelliği var bunda, bu tarz sivil tabirli öne çıkış beni rahatsız ediyor.

Şimdi ben çıkıp desem ki, olmadığı bir anda kadınlara seçme hakkı olmalı, örneğin, böyle bir ortamda AKP veya adı ne olursa olsun herhangi bir partide olmalı dese benim için ne anlamı olabilir hiç? Benim için hiç bir anlamı olmayan kıstaslar sizler için neden bu kadar değerli hale geliyor? Çünkü kıstaslarınız bir, açınız bir, farklı düşünemiyorsunuz.

Yine anlamakda zorlanılan insanların fikirlerinin ipotek altında tutulamayacağı. Biz toplum olarak kaç yüz yıl boyunca böyle yetiştirildik, fikirleri ipotek altına alma yetmez! Amentü okutma! yetmez la ilahe illallah muhammeden resullullah yemini yaptırma? Düşünceleriniz de veya politik görüşlerinizde fark göremiyorum.

Sırf bu yüzden elden geldikçe forumda az buçuk üreten kim varsa tefe koymaya çalışıyorsunuz. Yeterki herhangi bir konuda iğne ucu kadar bir konuda fikir ayrılığı yaşayın.

Sitenin yönetim kısmı ile insanların fikirlerini paylaştığı forum alanını karıştırmıyoruz, hiç birimiz aynı görüşde değiliz, aynı olduklarımız elbetde dinlerden özgürlük temelinde ve baskındır ancak farklı ve zıt görüşlerde olduğumuz şeylerde vardır. Herhangi bir siyasi çizginin temsiline dayanmayan böylesi bir sitede, kim olursa kendi politik kimliğini site üzerinde kullanma gayretine girerse veya baskın olmaya çalışırsa o ancak bu siteye zarar verme sonucuna varacaktır, buna bunca zaman müsade etmedik, kim veya kimler veya hangi görüşler olduğunun önemi yok, bu müsade etmeyişimiz kişilerin politik görüşlerinden bağımsız olduğu halde tek bir politik görüş, tek bir kesim anlamak istemedi, anlamamak için ısrar etti etmeye de devam ediyor. Sorunda buradan doğuyor, politik kimlik yerine tamda siteye uygun bir yapılanma çabasına hayır ben varsam ben poltik olarak da siteye etki edecem, sizde buna kabul ve onay vereceksiniz diyen bir kesim oldu, olmaya da devam ediyor. Sorunun kaynağı sadece ama sadece burasıdır, bileşimin yapısını zedeleyecek olan, bana ayrıcalık tanıyacaksınız dayatmasıdır, kimeseye ayrıcalık yok, olmamalıda.

Politik ayrımları dünya meselesi edeceğimiz forum-site burası değil, yüzlerce politik forum var, politik konular dayatmacı olsun diye de değil, herkes fikrini söyler geçer, kimin ne düşündüğü fikri düzeyde insanları ilgilendirmeli, kişisel veya site düzeyinde değil, çünkü fikirlerin sarf edilidiği alan forumdur, forum başlıklarıdır herkes katılımda ve fikrini söylemekde eşittir. Ne kimseye amentü indirtebiliriz ama nede iradi olarak kişilerin düşünce ve fikirlerini biz belirleyebiliriz... hayır biz belirleriz ve belirleyeceğiz diyorsunuz tabiata aykırı, imkansız belki bir baskı bir dayatma ile sağlanaiblir ama buda düşünceyi ve fikri değil sadece dili kısıtlar, bu tarz despotik anlayışların egemen olmasını hiç bir alanda tasvip etmiyorum, bu konuda görüşümün ne olup olmadığı hiç bir önem arzetmiyor çünkü, bu bir kriterdir...

sargon
18-12-2010, 19:57
Emperyalizm ve Amerikan karşıtlıgı konusunda
Sayın Sargonun anlamadıgı (anlamak istemedigi)gelenesel milliyetçilik ile ulusalcı yurtseverliktir.
Geleneksel milliyetçi çizgi ve fetullah hareketi ,bagımsızlık konusunda ulusalcıların gösterdigi hassasiyeti göstermezler.Onlar eskiden kominizme karşı yapılan her ittifakı mübah görürlerdi.Eski ortakları ile olan efendi kul ilişkisi malesef devam ediyor.

sayin ferda,

Birkac aydan beri islami tarikatlar ve cemaatler ile ugrasiyorum. Epey bir kaynak topladim ve hala da devam ediyorum. Bu arada cemaatler ve tarikatlar hakkinda epey bilgi edinmis oldum. Ilk bölümü hazirladim (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=22182) ve Iskenderpasa bölümü de en azindan kafamda hazir.

Bu yazi disisinin ilerki bölümlerinde Gülen cemaatini de isleyecegim tabii. Gülen cemaatine yaklasiminiz tamamen politik bir cerceveden. Gülen cemaatinin milliyetci oldugunu biliyoruz. Ulusalcilar ile aralarindaki farka deginmeye calismissiniz. Ben ise bu cemaati tek basina degil Osmanli'dan gelip Cumhuriyet döneminde devam eden islami tasavvufi cemaatler icinde bir yere koyuyorum. Yasanan bir sürec var ve bu sürecin son halkasi Gülen cemaatidir. Bunlari anlatacagim.

Burda aciga cikarmaya calistigim sey ulusalci ve militarist mentalitenin carpik bakisi idi. Elinize bir tas veriyorlar ve bunun ne oldugunu söyle diyorlar. Siz evirip cevirip "bu bir tas" diyorsunuz. Hayir "bu bir cam" diyorlar ve eger siz ona cam demezseniz, sizi hain ilan ediyorlar, hatta sizin bunun "tas" oldugunu söyleyen "A" grubu ile iliskide oldugunuzu yaymaya basliyorlar. Daha önce örnegini gördügümüz "söylemleri bölücüdür" gibi simdi de "söylemleri Fethullahci" oluyor. Böyle saldirgan bir durum yani yasanilan. Dislayici ve baskici.

Gülen konusuna gelirsek, diyorsunuz ki, bu cemaat milliyetcidir ama bagimsizlikci degildir, biz ise ulusalciyiz ve bagimsizlikciyiz. Bence bu ayrim sorunludur. Türkiye'deki milliyetci hareketlerin bagimsizlik söylemini hep sorunlu buldugum icin. Ama bence Gülen cemaati konusunda bu ayrim pek bir önem tasimiyor. Bu cemaatin politik iliskilenmesinin temelinde yatan bu degildir. Sadece milliyetci kesimler burdan propaganda yapmayi tercih ederler. Cünkü her ikisi de milliyetci oldugundan bir ayrim cizmeleri gerekir. Digerini aslinda bagimsizlikci olmamakla, emperyalistlere usaklik etmekle vb. suclarlar. Bu sadece isin propaganda kismidir. Halbuki Gülen cemaati de en az diger milliyetci akimlar kadar milliyetci, yine onlar oraninda bagimsizlikcidir.

Benim icin önemli olan ulusalcilar ile Gülen cemaatinin nasil bir milliyetci oldugu arasindaki ayrim degildir. Gülen cemaatini ulusalcilar ile degil, icinden geldigi islami ekoller ile karsilastiriyorum. Bilimsel yaklasim bunu gerektirir. Kendisi ile digeri arasinda ayrim cizmeye calisan politik yaklasim ise digerini tercih eder. Gülen cemaati icinden ciktigi Nurculugun evrim gecirmis bir bicimidir. Bu hareketler geleneksel islam ve tarikat anlayisindan farkli bir tutum izlemeye calismislar ve modernizm, postmodernizm gibi terimlerle aciklanmasi gereken bir evrim yasamis durumdalar. Bunlari zamani geldikce detayli sekilde ispatlayabilecegimi düsünüyorum.

Su anda göstermeye calistigim önüne geleni Fethullahci diye yaftalama hastalikli ruh halinin arkasindaki milliyetci carpik kafa yapisi. Bu zihniyetle ne Gülen hareketini anlayabilirsiniz ne de dogru dürüst elestiri gelistirebilirsiniz. Sadece hakaret, saldiri ve yaftalama yapabilirsiniz. Zaten milliyetci/ulusalci cizginin yapmaya calistigi da bundan baska birsey olamiyor. Yukardaki örneklerde görüldügü gibi..

vartor
18-12-2010, 20:13
Valla hepimiz de kendi gorus acinizdan haklisiniz.
Veya haksizsiniz.
Amacimiz birbirimizden ogrenmek olduguna gore, bu isi layikiyle yapiyorsunuz.
Gercek olan ve herkesin bilmesi gereken sey, burada bir avuc meseleleri gurur seref meselesi haline getirmeden tartisabilecek insaniz, bizler aramizda gecinemezsek, baskalari ne yapsin? Gorus farkliliklarimiz bizleri zenginlestirir, buna uzulmek degil, tam aksine sevinmemiz gerekir. Hepimiz ayni olsaydik, birbirimize ne verebilirdik? Fikirlere saygi ve musamahayi bizler gosteremezsek, digerlerini de suclamaya hakkimiz kalmaz diye dusunuyorum.
Belki ben de hakliyum, veya haksiz....:)

evrensel-insan
18-12-2010, 21:43
Saygideger arkadaslar;

Insanoglu ve bu sitede uye olan ve katkisi olan hem yoneticiler hem de sade uyeler, kisaca herkes; kendi aklinin inandigi dogrusuyla bir toplumsal politika cizgisini takib edebilirler.

Birinci onemli olan, site yonetim plitika cizgisi, ister tek, ister farkli cizgilerden olussun; sitenin siari olan her turlu dusun cenin dile gelme hakki ve ozgurlugu siarinin bozulmamasidir.

Eger site yonetimi bu siari bozucu bir tutuma girerse, site adina ve uyeleri adina en buyuk tehlike budur.

Ikincisi de, tum bu farkli politik cizgilerin ..e goresidir. Eger bu ..egore, aklin inandigi dogru ile yonlenir ve dile gelirse, toplumun bolunmesi, kutuplasmasi ve biribiriyle dogrulari adina mucadele etmesi kacinilmazdir. Sonucta aklin inandigi her dogru, kendi dogrusunu savunacak ve onun mucadelesini verecektir.

Isin acisi da verilen bu dogru savasinda, asil toplum zarar gorecek ve hangi dogrunun arkasindan gitmek istedigi konusunda bir kaos yasayacaktir.

Bu arada bu dogru savaslari, kisilik, kimlik degerleri temelli kisisel savaslara yonelecek ve dusunce dile gelimi adina kisiler birbirini suclayacak ve biribiriyle kutuplasacaktir.

Butun bunlar, insanoglu tarihinin ortaya somut olarak koydugu bir gozlemdir.

Iste onemli olan bu gozlemin verdigi sorunlari; aklin inandigi dogrularin kendi ayrimci savaslari ile "cozume goturmek" degil; bu gozlemin ortaya koydugu sorunlari, tum toplum acisindan ele alip, toplumun her turlu her konudaki farkli halklarinin da gercekliginde, hic bir siyasi ayrimciliga sapmadan, hak ve ozgurlukler temelinde ele almaktir.

Bu da, aklin dogrusunun inandigi savunularin ayrimciligi ile degil; gozlemin ortaya koydugu sorunlarin cozumunun insanlik ve onun insanliginin her turlu hak ve ozgurluklerini hic bir ayrim farki gozetmeden dile getirmekle, KENDI AKLININ DOGRUSUNUN INANCI ILE DEGIL; TUM TOPLUMUN FARKLARININ HAK VE OZGURLUKLERININ YERINE GETIRILMESIYLE MUMKUNDUR.

Ayrica kimin, hangi hareketin ne oldugu da, aklin inandigi dogrularin dilile gelisi temelinde, farkli anlam ve iceriklerdedir.

Cunku, her aklin inandigi dogru, her harekete, herseye gozlemin gercegi ile degil; aklinin dogrusu ile bakar ve ona gore degerlendirir.

Bu tum etik metafizik, ontolojik, teolojik degerler icin de gecerlidir.

Dinin, milliyetin, milliyetciligin, AKP'nin, F.Gulen'in ve ulke toplumunu ilgilendiren her hareketin degerlendirmesi, her aklin inandigi dogrusu temelinde farkli anlam ve iceriklere burunmektedir.

Ama, onemli olan bu degildir. Onemli olan ulke toplumunun farkli halklarinin farkli hak ve ozgurluklerinin farklari goz onune alarak degerlendirme, yani aklin inandigi dogru degil; gozlemin disaridan bakan ve notr algilayan ve gozlemi bir resim olarak tum toplumun sorunlari ile birlikte dile getirmektir.

Iste ancak o zaman toplumun sorunlari bir bir ortaya konur ve cozum de sorunlara yonelik olur.

Buradan da anlasilacagi uzere, dile gelen bakis acisinin gozlemi sorunlari tum ayrintisina kadar ortaya koyan ve cozume yonelen tek yontem, bilimsel yontemdir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
18-12-2010, 23:05
Bu sitede hangi yönetici, 'yönetici kimliği' ile 'siyasi düşüncesini' bir arada tutarak tartışmalara katılıyor.. Bunun yanıtını verebilir misiniz?

Sangre güzel bir noktaya deginmiş. Burlap ise bol keseden atmış. Her şeyden önce onun örnek verdigi sodomo --- pelikan daha sonra soda nicki ile aramıza katılarak başta ben olmak üzere pek çok üyemizden özür dilemiştir. Bu hali hazırdaki forum sayfalarında mevcuttur. Ve soda son iletilerinde çizgisini degiştirdigini söyleyerek artık pek de siyasete bulaşmayacagını söylemiştir.

Cem için söylenenler ise iftiradır. Ne Cem ne de bir başkası şimdiye kadar kendisine karşıt diye hiç bir iletiyi silmemiştir ve silmez de.

Bizlerin her birimizin ayrı birer siyasi kimligi var. Bu çok mu ayıp. Ama ortak birleştigimiz nokta şu. Herkes her düşündügünü site tüzügüne uygun olmak kaydıyla söyleyebilmeli ve asla engellenmemeli. Ayrıca dört senedir site yönetimindeyim. Hatırladıgım kadarıyla site yönetimi içinde yaptıgımız tek siyasi tartışma burlap ile olandır. Başkasını ben hatırlamıyorum. Bu da site yönetiminin siyasi olgunlugunu gösterir.

Sargon istedigini düşünebilir, ya da ben de öyle. Fakat bunlar site çizgisine nasıl yansır. Bunları bize örnekleyin. Ya da site yönetiminin hangi kararı AKP cidir, bunu yanıtlayın. YA da TD sitesinin site olarak yanlışlarını sıralayın. O zaman konu dolar.

Yoksa herbirimizin hür oldugu siyasi konularda bizi bireysel olarak eleştirmeye kalkmayın. Yıllar evvel Kürt meselesi başlıgında sordugum sorularla tepki almıştım. Bugün ise Türkiye artık bu meseleleri serbestçe tartışabiliyor ve burlap harici kimse tepki göstermiyor. Hadi hayırlısı.

saygılarımla

dilaver
19-12-2010, 00:28
Sayin axial, sizin anlayamadiginiz sey tam da burda iste. Sizin zihniyetiniz bu siteden ayrildi ve bir daha da bu zihniyete site yönetiminde yer vermek istemiyoruz. Politik bakis acisini dayatip, bunu sitenin cizgisi yapmaya tesebbüs edecek kimselere, digerlerini dislayacak kimselere site yönetiminde yer verilmiyor artik. Isterseniz bu anlayisla hareket eden siteler bulabilirsiniz. Bu sitelerde politik anlayisinizin karsisina cikanlar sadece site yönetimine gelemedigi gibi siteden de atilirlar. Biz ise sosyalist, komünist, liberal vb. diyerek insanlari siniflandirmiyoruz ve basta ateist, agnostik olmak üzere din karsiti anlayistaki insanlari birlestiriyoruz. Kabul etmedigimiz ve kabul edemeyecegimiz sey kendi disindaki ateistleri, agnostikleri politik anlayislari yüzünden dislayan ve uzaklastirmaya calisan zihniyettir.


Ayrıca Sargon'u yalnız bırakmamak asına TD sitesinin dört seneye varan bir süredir ve halen yöneticisi olarak yukarıdaki satırların altına imzamı atarım. Eskiler beni iyi tanır, yenilere de zikredeyim. Ben bir bolşevigim.

saygılarımla

evrensel-insan
19-12-2010, 00:48
Saygideger arkadaslar;

Biz ise sosyalist, komünist, liberal vb. diyerek insanlari siniflandirmiyoruz ve basta ateist, agnostik olmak üzere din karsiti anlayistaki insanlari birlestiriyoruz.-alinti-

Ben buradaki "din karsitligi" ni, kendi algima gore "din disi" olarak degistirmek istiyorum.

Sonucta, sitemizin her turlu dusunce dile gelimine acik olmasi adina ve gozlem olarak sitede dini dusunce dile getirenler adina, din karsitliginin "iteleyici otekilestirici" bir anlam icerdigini algiliyorum.

Bu sitenin siari olmasi yerine, site uyelerinin kendi bakis acisi olabilir, sonucta antiteizm de teolojik bir bakis acisidir.

Amac ta, tum din felsefesinin her birinin ve butununun insan ve insanlik onunde insanlastirmayan ve evrensellestirmeyen, ustelik toplumu ayirici bir dusunce ve davranis tarzi oldugunun sorunun ortaya konmasidir.

Buna aklin inandigi dogrusuyla karsi cikmak, insanliga degil; ayrimciliga yarar.

Konunun kisisel bakis acisi olma acisindan da, din disiligi; kisinin yasam ve iliskilerinde dini, degerler, veriler, tabular ve her turlu uygulanisina yer vermemesidir. Yani, DIN ICERMEYEN BIR YASAMDIR.

Yalniz, hak ve ozgurlukler adina, kimsenin dini yasamina, degerlerine de "dil uzatmak" insanca bir dusunce ve davranis sekli degildir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

onurmusa
19-12-2010, 08:25
Bu site hep çok ilginç gelmiştir bana.

Sitede ne zaman pkk'ya terör örgütü desem yöneticilerden bazıları çıkar "efendim o terör örgütü değildir, onlar özgürlükler için savaşan insanlardır" der. Sonra tartışma kopunca bakarım ki yine pek çok yönetici gelir ve hepsi birbirine destek verir.

Ne zaman gülenle ilgili olumsuz bir yazı olsa yine yöneticilerden bazıları çıkar "efendim militarist ulusalcılar güleni sevmez çünkü..." diye anlatmaya başlar. Tek bir yöneticiyi de çıkıp itiraz ederken görmem.

Ya ne oluyor arkadaşlar? Bu sitede peygamber diye iman edilen insanlar, milyarlarca insan tarafından kutsal kabul edilen, uğruna ölünen insanlar, Muhammedler İsalar kıyasıya eleştiriliyor, icraatleri yerden yere vuruluyor.
Fethullah kim ya? Sevmek zorunda mıyım? Sevmeyince neden hemen yöneticilerden bazıları tarafından "darbeci, militarist" diye yaftalanıyorum? Sen sevebilirsin. Muhammed'i yerden yere vururken Fethullah'a övgüler düzebilirsin, o senin çelişkin. Ama kimse lütfen "ulusalcılar şöyle militarist, böyle kötü" diye genellemesin.

Bir de dikkat ettim, "ulusalcı" kelimesi site yöneticileri tarafından hakaret gibi kullanılıyor. Bunu pkk tartışmalarında bizzat defalarca yaşadım. Bu sayfada da gördüm.


evet kendisini ulusalci, militarist olarak tanimlayan bir kisi site yönetim kadrosunda yer alamaz.



Ulusalci, militarist kesimin yer alamayacak olmasinin nedeni de özgürlüklere düsman olmasi.



Görüldügü gibi bir ulusalci yada militarist bizim programimiz ile temelden celismekte.



TD sitesi düsünce özgürlügüne önem verdigi icin bugüne kadar sadece islamcilar tarafindan degil ayni zamanda ulusalci, militarist kesimler tarafindan da düsman olarak görüldü.


Bunların hepsi aynı yazıdan alıntı. Naıl bir öfkedir, nasıl bir kindir arkadaş?
Şu kinin binde birini akp'ye ya da gülen cemaatine karşı göremiyoruz nedense!

onurmusa
19-12-2010, 08:35
naper, axial, benimle sargon olarak her konuyu tartisin. Ama benim site yöneticiligim gündeme getirdiginiz, site yöneticileri söyle olmali, böyle olmali dediginiz anda is degisir. Bunu bir kez daha hatirlatiyorum.


Anasayfadan forumlara her köşesinde "özgürlük"ten bahsedilen bu sitede yönetimi eleştirme hakkımız yok! Her gün İslam peygamberini sayfalarca yazıyla eleştiriyorum ama neymiş efendim "site yöneticileri şöyle olmalı, böyle olmalı" dediğim anda iş değişirmiş! Ben bu sitenin Müslüman bir üyesi olsam şu üstte alıntıladığım yazıyı imzam yapardım. Site yöneticileri kendilerini dahi eleştirtmiyorlar, sen benim kutsal kitabımı, peygamberimi hiç eleştiremezsin derdim.

Eleştiririm arkadaşım. Yöneticileri de eleştiririm, sargon'un yöneticiliğini de eleştiririm, site yöneticileri şöyle olmalı da derim, bu benim en doğal hakkım. Sen de kalkar beni eleştirirsin, bu da senin en doğal hakkın. Sloganında "özgürlük" olan sitenin yöneticileri eleştiriye açık olmazsa kapatıp gitsinler bu siteyi.

Benim önerim su. naper ve axial gibi arkadaslarimiz eger bizleri degil de islamcilari yada onlarin iclerinde fethullahcilar en büyük tehlike olarak görüyorlar ise, iki sey yapabilirler.

Birinci yol, sitenin cizgisi, anlayisi, yöneticileri üzerine tartismalar acarak bizimle kapismak yerine, güncel, dini yada (daha cok sevdikleri üzere) politik konularda tartismalar yapabilirler. Forumlar herkese acik, iki de bir site yöneticileri üzerine polemik yaparak yipratma calismasi yapmazlar. Sitenin bir anlayisi, cizgisi oldugunu kabul ederler ve bunu bilerek kalmaya devam ederler.

Ikinci yol, cizgisini, anlayisini kabul ettikleri baska bir sitede yazabilirler. Böylece site yöneticileri, cizgis, programi vb. onlari rahatsiz etmemis olur.

E biz boşuna kızıyormuşuz sitedeki Müslümanlara! Tahammülsüzlük, "işine gelmezse başka yere" demek sadece onlara özgü değilmiş demek!

Bu sitede Atatürk eleştiriliyor yahu. Laikliği, din ve vicdan hürriyetini borçlu olduğumuz insan eleştiriliyor.
Tanrılarla alay ediliyor bu sitede, peygamberlere, kutsal kabul edilen kitaplara neler denmiyor.(ben de dahil, ben de çok eleştiriyorum dinleri)
Bunlar olmasın demiyorum, olmalı. Eleştirinin her türü olmalı.
Ama bunlar olurken site yöneticisinin "işine gelmezse başka siteye" demesi çok ayıp değil mi?

naper
19-12-2010, 14:32
Pante,

Ancak Vartor'un mesajımı doğru ilettiğini sanmıyorum. Ben Cem, Sargon, Dilaver üçlüsünün biraz da Spartacus ve daha az Frodo katkısıyla dayatma içinde olduklarını söylüyorum. Bunlar tüm Atatürkçü'leri darbeci, ırkçı olarak karşılarına alırken, bugün Türkiye'de yapılmakta olan sivil darbeyi destekler bir görüntü veriyorlar.

Söylenleri bölücü, hatta Kürtçüdür. Bunu en iyi Dilaverden sonra da Sargon'dan görüyorum. Bu durumdaki AB ve ABD söylenlerini desteklerler, sömürüye ve emperyalizme karşı çıkarken Komünistlik adı altında küreselciliği yeğleyerek sömürgenlerin yanında yer alırlar. (Sıkı çalışıp bir derleme yaparak "Postmodern Küreselcilk"i 4 iletide - 10, 15 gün ara ile - anlatmıştım. Hepsi güya "hacklenmede" silindi!) Cem'in nasıl ABD yandaşı iletiler astığını herhalde izlemişsindir.

İşin daha ilginç tarafı da bu iktidarı desteklemeleridir. Dikkat edersen doğrudan iktidarı hiç hedef almazlar. Karşı çıktıkları sadece bazı kurumlardır. Onlara göre Akepe liberaldir. Hele bu seçim sonuçlarından sonra artık "iyice merkeze oturmuşlardır, bir kaç sıradan yobaz hareket olabilir ama, o kadar işte". Halbuki bu iktidarı örtülü de olsa desteklemek dinciliği desteklemektir. Benzeri iletiyi Cem "Evrimteorisi" sitesinin hazırlık çalışmaları sitesinde bile yazmıştı. Ayrıca "Türkiye Malezya olur mu?" başlığını anımsarsan, nasıl RTE'nin söylediklerini tekrarlıyorlar! Bir süre sonra yine askerleri RTE gibi "tahrik memuru" olarak nitelerlerse hiç şaşmam. Sitenin amacı bu mudur?

Burlap
.

Süper tespitler.Aynen katılıyorum, kelimesi kelimesine...

unbe
19-12-2010, 16:26
sevgili onurmusa dostum

bu ulusalcı olayı çok eskilere dayanmaktadır.
yaklaşık 2 yıl kadar önce bu konuda çok uzun süreli tartışmalar yaşanmıştır ve senin dediğin gibi site yöneticilerinin bu konudaki tavırları dolayısıyla ben ve birçok arkadaşımız burdan ayrıldılar.
şimdi,o dönemde site yönetimde idim ben ve sargona sormak istiyorum
bizlere ulusalcı yakıştırmasını yapan sizlerken,yönetimde olup olamayacağımıza nasıl ve hangi sebeple karar verebiliyorsunuz?
bakıyorum bir yıl uzak kalmama rağmen hiçbirşey değişmemiş.
aynı tas aynı hamam.
politika forumunun kaldırılmasını istemiştik bu tarz tartışmalardan uzak kalmak ve gerçek amacımıza odaklanabilmek için.
nedir gerçek amacımız?
adını yaşatmaya çalıştığımız turan dursunun anısını yaşatmak ve insanların bilinçlenmesi için,inanç saçmalıklarından kurtulması için çalışmak....
ama sizler hala birlik beraberlik olması gereken bu dönemde dahi çok çirkin sözlerle yakıştırma yapmaktasınız.
ulusalcı,militarist diyerek.....
bunu dediğiniz anda sizlerede pkklı,militarist ve terörist derler unutmayın.....

onurmusa
19-12-2010, 17:25
sevgili onurmusa dostum

bu ulusalcı olayı çok eskilere dayanmaktadır.
yaklaşık 2 yıl kadar önce bu konuda çok uzun süreli tartışmalar yaşanmıştır ve senin dediğin gibi site yöneticilerinin bu konudaki tavırları dolayısıyla ben ve birçok arkadaşımız burdan ayrıldılar.
şimdi,o dönemde site yönetimde idim ben ve sargona sormak istiyorum
bizlere ulusalcı yakıştırmasını yapan sizlerken,yönetimde olup olamayacağımıza nasıl ve hangi sebeple karar verebiliyorsunuz?
bakıyorum bir yıl uzak kalmama rağmen hiçbirşey değişmemiş.
aynı tas aynı hamam.
politika forumunun kaldırılmasını istemiştik bu tarz tartışmalardan uzak kalmak ve gerçek amacımıza odaklanabilmek için.
nedir gerçek amacımız?
adını yaşatmaya çalıştığımız turan dursunun anısını yaşatmak ve insanların bilinçlenmesi için,inanç saçmalıklarından kurtulması için çalışmak....
ama sizler hala birlik beraberlik olması gereken bu dönemde dahi çok çirkin sözlerle yakıştırma yapmaktasınız.
ulusalcı,militarist diyerek.....
bunu dediğiniz anda sizlerede pkklı,militarist ve terörist derler unutmayın.....

Harfiyen katılıyorum. Ve ekliyorum: Bugün bize karşı desteklediğiniz AKP zihniyeti, Gülen cemaati yarın öbür gün ülkenin en kritik noktalarına geri dönülmez bir şekilde yerleşirse, bundan en büyük zararı bizle beraber siz görürsünüz. Sizin(ve bizim) dinleri reddetmiş insanlar olarak yaşam hakkımız, laikliğin yaşamasına bağlı. Oysa AKP iktidarında her geçen gün laikliğe ödün verdirildiğini görüyoruz. Bu gemi hep böyle sessiz ve derinden gitmez. Gün gelir hızlanır. Gün gelir bu şimdi destekledikleriniz gücü tamamen eline alırsa bırakın dinlerden arınmış bir dünya kurmayıı, birçoğunuz İran'daki ateistler gibi "ben de Müslümanım" yalanına başvurmak zorunda kalırsınız. Hayatta kalmak için. Ama yok siz böyle laiklere karşı, dinlerden arınmış insanlara karşı politika gereği İslami cemaatlere yakınlaşırsanız, iş işten geçer ve dinsizler olarak yaşam hakkımız bile elimizden gider.

spartacus
19-12-2010, 18:08
Forumda nasıl başlık Açılır;

İlgili kategoriye Gidilir->http://turandursun.com/forumlar/images/geruh/buttons/newthread.gif butonuna tıklanır -> Başlık Kutusuna Başlık yazılır -> Mesajınız Kutusuna masajınızı yazıp -> Konuyu Aç Butonuna tıklanır.

Açılmış Bir başlığa nasıl mesaj yazılır

ilgili başlığa Tıklanır ->http://turandursun.com/forumlar/images/geruh/buttons/reply.gif Butonuna Tıklanır-> Mesajınız Kısmına yazınızı yazıp -> Cevapla butonuna tıklanır.

vartor
19-12-2010, 18:58
Arkadaslar,
Ben neden sizin gorduklerinizi goremiyorum?
Akp,yi, teroru, antilaikligi, irkciligi, metheden iletiler benim gozumden mi kacmis?
Ulusalci-militarist libos, nonos gibi terimler kullanilyor diye, bu sitedeki uyeleri atan bir yonetim mi mevcut? Sikayet eden uyelerin bile, acikca fikirlerini, elestirilerini yazmasi ve sitede faal olmalari aksini soylemiyor mu sizlere?
Gercek su ki, fikir ve politik farkliliklarimiza ragmen, bir arada huzur icinde yasamamiz kacinilmaz ve oldukca mumkun. Bunu yurt disinda olan arkadaslarin, daha iyi anlayacagina eminim. Birlikte savasmamiz gereken, insana saygisizlik, soz ve fikir hurriyeti, ve herseyden once bir zumrenin digerinin ustunluk kurarak insan haklarini ihlali. Bazi ulkeler bunu basardi, Bizlerin bizi izleyenlere sunabilecegimiz en buyuk hizmet bu olmalidir.
Hepinizi seviyorum, sizin de sizleri sevdiginize eminim.:)

mhmd
19-12-2010, 19:15
Birlikte savasmamiz gereken, insana saygisizlik, soz ve fikir hurriyeti, ve herseyden once bir zumrenin digerinin ustunluk kurarak insan haklarini ihlali. Bazi ulkeler bunu basardi, Bizlerin bizi izleyenlere sunabilecegimiz en buyuk hizmet bu olmalidir

Değerli vartor konunun özetini vermiş.
Değerli spartacus da noktayı koymuş.

Başlığımıza dönüp son sorduğumuz soruyu yineliyoruz.

Dinci ve liberal olarak görülen genç siviller gibi tepkisel olabilen, ulusalcı bir yapılanma var mı?

Saygı, herşeyden önce...

naper
19-12-2010, 19:18
Arkadaslar,
Ben neden sizin gorduklerinizi goremiyorum?
Akp,yi, teroru, antilaikligi, irkciligi, metheden iletiler benim gozumden mi kacmis?
Ulusalci-militarist libos, nonos gibi terimler kullanilyor diye, bu sitedeki uyeleri atan bir yonetim mi mevcut? Sikayet eden uyelerin bile, acikca fikirlerini, elestirilerini yazmasi ve sitede faal olmalari aksini soylemiyor mu sizlere?
Gercek su ki, fikir ve politik farkliliklarimiza ragmen, bir arada huzur icinde yasamamiz kacinilmaz ve oldukca mumkun. Bunu yurt disinda olan arkadaslarin, daha iyi anlayacagina eminim. Birlikte savasmamiz gereken, insana saygisizlik, soz ve fikir hurriyeti, ve herseyden once bir zumrenin digerinin ustunluk kurarak insan haklarini ihlali. Bazi ulkeler bunu basardi, Bizlerin bizi izleyenlere sunabilecegimiz en buyuk hizmet bu olmalidir.
Hepinizi seviyorum, sizin de sizleri sevdiginize eminim.:)

Biz de sizleri seviyoruz sevgili vartor.Ancak konu bu değil.

Bir şahıs, başka sahıslara zarar vermediği sürece istediğini düşünmekte ve ifade etmekte elbette serbesttir.
Ancak;
Sözgelimi bir şahıs ben "eşcinsel muhafazakarım" diyerek kendini ifade ederse bu samimiyetsizliktir.Burada benim karşı olduğum eşcinsellik ya da muhafazakarlık değildir.Her ne kadar bu iki düşünceyi de kendi adıma benimsemesem de, diğer insanlara bu konuda fikir beyan etmekten öte gitmem, gidemem!

Ancak bu iki kelime yan yana gelip ifade ediş şekli olunca tabii ki de "hooop" derim.Her türlü ortalama zeka taban taban zıt bu iki ifade edişin paralel olamayacağını bilir.Ve yine bu işin altında kirli bir alış veriş ya da menfaat olduğunu bilir.

Aynı kurgu Fetoya sempati duyan ateist için de geçerlidir.Feto destekli ve sponsorluğundaki medya organlarını deli gibi savunan ateist için de geçerlidir!

Benim özgürlüğüm ve hayatımı tehdit etmeyen her görüş, saygı değerdir ve önemlidir.Ama buradaki tepki bir siyasal görüşe karşı değil, apaçık aptal yerine koymak çabasınadır.

Sangre
20-12-2010, 02:38
Sözgelimi bir şahıs ben "eşcinsel muhafazakarım" diyerek kendini ifade ederse bu samimiyetsizliktir.Burada benim karşı olduğum eşcinsellik ya da muhafazakarlık değildir.Her ne kadar bu iki düşünceyi de kendi adıma benimsemesem de, diğer insanlara bu konuda fikir beyan etmekten öte gitmem, gidemem!

Ancak bu iki kelime yan yana gelip ifade ediş şekli olunca tabii ki de "hooop" derim.Her türlü ortalama zeka taban taban zıt bu iki ifade edişin paralel olamayacağını bilir.Ve yine bu işin altında kirli bir alış veriş ya da menfaat olduğunu bilir.

Sen eşcinsellik ile muhafazakarlığı yan yana koyabilecek kapasiteden yoksunsun diye, herkesi öyle mi sanıyorsun.

Daha muhafazakar düşüncenin temel felsefesini dahi bilmezken, bu ayrımı nasıl yapabiliyorsun?

Burada durum, senin 'eşcinsellik ile muhafazakarlığı', 'Ateizm ile AKP'yi' veya diğer ikilikleri yan yana koyamaman, bu ikiliklerin birbiriyle olan bağlantılarını anlayamamandır.. Anlayamadığın bir şey üzerinden de insanları suçlamandır.

Tüm sorun da burada başlıyor.

onurmusa
20-12-2010, 02:56
Sen eşcinsellik ile muhafazakarlığı yan yana koyabilecek kapasiteden yoksunsun diye, herkesi öyle mi sanıyorsun.


İşte tam olarak da bu üsluptan bahsediyoruz. Anlattığımız şeyi çok güzel örneklemiş Sangre.

Site yöneticilerinin üslubu tam olarak böyle. İğneleyici, zaman zaman hakarete varan bir üslup.

Kimin hangi kapasiteden yoksun olduğunu herkes görüyor. Kimin Muhammed'i yerden yere vururken Fethullah'a toz kondurmadığını herkes görüyor. Ama yöneticilerin göremedikleri şu ki ideolojileri, tavırlarına ve üsluplarına fazlasıyla yansıyor.

Sangre
20-12-2010, 03:11
İşte tam olarak da bu üsluptan bahsediyoruz. Anlattığımız şeyi çok güzel örneklemiş Sangre.

Site yöneticilerinin üslubu tam olarak böyle. İğneleyici, zaman zaman hakarete varan bir üslup.

Kimin hangi kapasiteden yoksun olduğunu herkes görüyor. Kimin Muhammed'i yerden yere vururken Fethullah'a toz kondurmadığını herkes görüyor. Ama yöneticilerin göremedikleri şu ki ideolojileri, tavırlarına ve üsluplarına fazlasıyla yansıyor.

Yukarıdaki yazımda 'iğneleyici' dil kullandığım doğrudur.. Ama hakaret, sövme vs. yapmıyorum.. Bu durum da, yazıda her hangi bir hata, yanlışlık yapmadığımı, forum kurallarına uygun olarak yazdığımı gösteriyor.

Ayrıca ben bu forumun yöneticisi değilim.. Tabii yöneticiler üslup konusunda biraz daha dikkatli olmalıdırlar.. Bir konuya yazdıkları ilk iletide 'Senin kapasiten yetmiyor' diye bir ifade kullanmak, bana da doğru gelmez.. Ama uzun tartışmalar arasında, artık karşı tarafa aynı konuyu defalarca anlatmaktan gına gelince, böyle bir ifade kullanmalarını yanlış bulmam.

Zaten ben de Naper'la durmadan tartıştığım için bu şekilde 'iğneleyici' bir üslup kullandım.. İlk defa yanıt yazdığım birine de böyle bir ifade kullanmam.. Yanlış olduğunu düşünmem, ama yine de kullanmam.

Muhammed'i yerden yere de hiçbir zaman vurmadım.. Ben tarihsel olaylara bir 'tarihçi' gibi bakılmasından yanayım.. Tarihin eleştirilmesini değil, analiz edilmesini, değerlendirilmesini savunurum.. O yüzden Muhammed'e karşı, hiçbir zaman 'aşağılayıcı, küçük düşürücü' ifadeler kullanmamışımdır.. Bu konuda Safa Kaçmaz isminde bir tarihçi var.. Bu konuya çok hassasiyet gösteriyor.. Ben de onun gibi düşünüyorum.

Umarım kendimi ifade edebilmişimdir.

unbe
20-12-2010, 03:41
sn. sangre

onurmusanın kastettiğini tam anlamadığınızı düşünüyorum.
birkaç ileti önce benim de konu hakkında bi iletim var onu okumanızı rica ediyorum.
yıllardır süregelen bir anlayış var ve site bu yüzden çok kan kaybetti.
açıkçası politika forumunu burda gereksiz buluyorum çünkü salak saçma tartışmalara neden oluyor.
politikaya ve ideolojilere yoğunlaşacaklarına insanlar esas misyonumuz olan ateizm ve inanç üzerine yoğunlaşırlarsa herkesin tek amaç doğrultusunda hareket edebileceğini düşünüyorum.
ama ben pkkye sempati duymuyorum diye,Atatürkçüyüm diye sürekli hakaret tarzında sen ulusalcısın vb. tarzı eleştirileri artık duymak istemiyorum.
bu yüzden çok değerli arkadaşlarımız ayrıldı ve kimsenin anlamadığı bu tavrın devamı halinde yeni gelen yada gelmek isteyen üyelerde ayrılacaktır.
tamam giden gider kalan sağlar bizimdir anlayışının hakim olduğunu çok çok iyi biliyorum bu defalarca söylendi.
fakat bu site için çabalayan,çalışan insanları kaybetmek üzücü değil mi sizce de?
bakınız en basit bir örnek size.
geçen yıl bir radyomuz vardı burda.
çok ta iyi gitmekteydi.
ama şu an bakıyorum artık yok.
sebebi nedir sizce?
herkes eleştiri yapsın,yapmasın demiyorum ama eleştirirken önce aynaya bakmalıyız sanırım.....
umarım bende kendimi ifade edebilmişimdir.

onurmusa
20-12-2010, 03:56
Sangre;

Atatürkçülere, ulusalcılara bu sitede öyle büyük bir öfke var ki bunu onlarca örnekle gösterebilirim istersen, hiç zor değil. Seninki bu örneklerden sadece biriydi ki ben senin iğneleyici sözlerinin onlarca katını duydum burda. Daha bu başlık altında bile "militarist, özgürlük düşmanı" ilan edildik. Fethullah'ı neden sevmediğimizi açıklıyor bir site yöneticisi. Öyle bir açıklıyor ki sanarsın Fethullah Gülen bu ülkenin kurucusu. Onu sevmeyen ölsün. İslami sitelere taş çıkarır sitemiz bu konuda. Sana birileri sürekli hiç hak etmediğin halde ithamlarda bulunsa sen de rahatsız olursun emin ol.

Ben de sitedeki politika bölümünün kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. Zaten günlük yaşamda inançsızlığımızla yaşama hakkımız yok. Avustralya başbakanı çıkıp ateist olduğunu açıklayabilirken ülkemizde bırak başbakanı, bakkal bile dinsiz olduğunu açıklasa aç kalır aç. Kimse gidip ekmek almaz ondan. Zaten azız, azınlığız. Zaten gerçek hayatta örgütlenemiyoruz. Bari internet üzerinde fikirlerimizi paylaştığımız bu gibi platformlarda birbirimize düşmesek. Birbirimize "ulusalcılar militaristtir, darbecidir, özgürlük düşmanıdır, onlara site yönetiminde yer yok, beğenmezlerse de başka kapıya" şeklinde yaklaşmasak diyorum.

evrensel-insan
20-12-2010, 04:14
Saygideger UNBE76&onurmusa;

Bir kisi, dusuncelerini dile getirirken, mutlaka dile gelen dusuncelerin bunyesinde onun politik gorusu de yansiyacaktir.

Oyuzden politika bolumunun baslik olarak kalkmasi, politik goruslerin dile gelmeyecegi anlamina gelmez, cunku bu onlenemez.

Onemli olan sitenin bu konuda, her turlu goruse ozgurluk saglayacak ve YANLI, TARAFLI bir yonetici politikasina sahip olmamasidir.

Fakat her yonetici de, sonucta bir yazar olarak kendi kisisel politik gorusunu dile getirecektir.

Onemli olan bu politik cizginin, belirli bir icerige burunmemesi ve site yonetiminin uyeleri adina, ortak bir YANLI VE KARSITLI algiya donusmemesidir.

Iste o zxaman tehlike, politik gorusun, sadece bir yoneticinin kisisel gorusu degil; site politikasinin ortak cizgisi olma durumudur.

Boyle bir durum dogarsa, isteo zaman sadece dini degil; politik "distalama/otekilestirme" de baslar. Iste asil tehlike, site yonetiminin, politik yanli ve tarafli ortak cizgisi ve kisisel gorus yerine, bu politik cizginin, site yonetim gorusu haline gelmesidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Sangre
20-12-2010, 04:15
sn. sangre

onurmusanın kastettiğini tam anlamadığınızı düşünüyorum.
birkaç ileti önce benim de konu hakkında bi iletim var onu okumanızı rica ediyorum.
yıllardır süregelen bir anlayış var ve site bu yüzden çok kan kaybetti.
açıkçası politika forumunu burda gereksiz buluyorum çünkü salak saçma tartışmalara neden oluyor.
politikaya ve ideolojilere yoğunlaşacaklarına insanlar esas misyonumuz olan ateizm ve inanç üzerine yoğunlaşırlarsa herkesin tek amaç doğrultusunda hareket edebileceğini düşünüyorum.
ama ben pkkye sempati duymuyorum diye,Atatürkçüyüm diye sürekli hakaret tarzında sen ulusalcısın vb. tarzı eleştirileri artık duymak istemiyorum.
bu yüzden çok değerli arkadaşlarımız ayrıldı ve kimsenin anlamadığı bu tavrın devamı halinde yeni gelen yada gelmek isteyen üyelerde ayrılacaktır.
tamam giden gider kalan sağlar bizimdir anlayışının hakim olduğunu çok çok iyi biliyorum bu defalarca söylendi.
fakat bu site için çabalayan,çalışan insanları kaybetmek üzücü değil mi sizce de?
bakınız en basit bir örnek size.
geçen yıl bir radyomuz vardı burda.
çok ta iyi gitmekteydi.
ama şu an bakıyorum artık yok.
sebebi nedir sizce?
herkes eleştiri yapsın,yapmasın demiyorum ama eleştirirken önce aynaya bakmalıyız sanırım.....
umarım bende kendimi ifade edebilmişimdir.

Sevgili unbe,

Onurmusa'nın yazdıklarını anlıyorum.. Ama haksız olduğunu belirtiyorum.. Onun sorunu 'sadece ve sadece', 'yöneticiler' arasında ulusalcı kesimden hiç kimsenin olmadığını düşünmesi, şu anki yöneticilerin siyasi düşüncelerinin Turan Dursun'a, Ateizm'e zarar verdiğini sanması ve bu siyasi düşüncelerini açıklarken, onların aynı zamanda bunu 'yönetici kimliğiyle' yaptıklarını düşünmesidir.

1-) Oysa 'yöneticiler' arasında ulusalcı kesimden hiç kimsenin bulunmaması, sitenin bir politikası değildir.. Sadece geçmişte yaşanan bazı tatsız olaylardan sonra, o kesimin siteyi terk etmesinin sonucudur.. 2-) Liberal-sol olarak adlandırılan düşüncenin Turan Dursun'a, Ateizm'e zarar verdiği konusu da, sadece Onurmusa'nın kendi öznel yargısıdır.. Bu ifade edebilir, ama bunun böyle olduğunu hiç kimseye dayatma hakkı yoktur.. 3-) Aynı şekilde yöneticilerin, 'yönetici kimlikleriyle' siyasi tartışmalara katıldıkları görüşü de doğru değildir.. Bu da Onurmusa'nın öznel olarak kendi düşüncesidir.

Şimdi ulusalcı kelimesine takılabilirsin.. Ama bu gibi kelimeler, örneğin; ulusalcı, milliyetçi, militarist, korporatist, solidarist vs. bunların hepsi siyaset biliminde kullanılan kelimeler.. Hiçbiri de hakaret değil, sadece bir siyasi geleneği açıklıyorlar (Kemalist gelenek).. Bunun dışında ki; darbe yanlısı, Evren Paşacı, Ordu şakşakcısı gibi kelimeler ise siyaset biliminde yer almayan, ama kişilerin kendi yazılarında öznel yargı olarak istedikleri gibi kullanabilecekleri kelimeler.. Bu kelimeleri yöneticiler de kullanabilir (sonuçta onlar da siyasi tartışmalarda her hangi bir birey olarak yazıyorlar), normal üyeler de kullanabilir.. Karşı tarafta öyle olmadığını dile getirebilir.

Siyaset forumunun kalkmasından yana değilim, çünkü bir Ateist'in felsefe, tarih ve diğer sosyal bilimleri öğrenmesi kadar, siyaset bilimini öğrenmesi gerekiyor.. Örneğin siyasi bir gelenek olarak hoşgörü, çoğulculuk, diyalog gibi konuları benimsemeyen bir Ateist'in yanında yer alacağıma, bu konuları özümsemiş ve benimsemiş bir Müslüman'ın yanında yer almayı tercih ederim.. Bu yüzden bu tür konular kritik olarak önem taşıyor.

Tüm Ateistlerin sorunsuz bir şekilde, bir arada olması gerektiği konusunda sana katılıyorum.. Ama böyle bir ortamda tüm Ateistlere karşı sorumluluk düştüğünden dolayı ayrımcılık yapan, insanları ötekileştiren bireylere, oluşumlara karşı önlem alınmasını da doğru buluyorum.. Sanırım bundan önceki ayrılık bu konuyla ilgiliydi.. Ben o zamanlar yoktum ama eski yazıları okuduğum zaman, sorun bu şekilde dile getirilmişti.

Radyo'nun olmamasını ise, çalışma gruplarında faaliyet gösteren üyelerin az olmasından kaynaklanıyor diye biliyorum.. Bu tür konularda çok fazla bilgim yok maalesef.

unbe
20-12-2010, 04:23
sn. sangre

o ayrılan ulusalcı kesim arasında bende vardım.
unbe diye aratırsanız bi sürü yazımı ve çalışmalarımı göreceksiniz.
onurmusa arkadaşımız tam olarak bu konudaki tartışmaların içeriğini bilmiyor ama ben gayet yakinen biliyorum çünkü bizzat içindeydim.
savunduğumuz şey şu:politika kişiler arasında tatsız sürtüşmelere neden oluyor ve esas konuya odaklanmayı engelliyor.
bu sitenin amacına aykırı diye düşünüyorum özetle.

Sangre
20-12-2010, 04:29
Sangre;

Atatürkçülere, ulusalcılara bu sitede öyle büyük bir öfke var ki bunu onlarca örnekle gösterebilirim istersen, hiç zor değil. Seninki bu örneklerden sadece biriydi ki ben senin iğneleyici sözlerinin onlarca katını duydum burda. Daha bu başlık altında bile "militarist, özgürlük düşmanı" ilan edildik. Fethullah'ı neden sevmediğimizi açıklıyor bir site yöneticisi. Öyle bir açıklıyor ki sanarsın Fethullah Gülen bu ülkenin kurucusu. Onu sevmeyen ölsün. İslami sitelere taş çıkarır sitemiz bu konuda. Sana birileri sürekli hiç hak etmediğin halde ithamlarda bulunsa sen de rahatsız olursun emin ol.

Ben de sitedeki politika bölümünün kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. Zaten günlük yaşamda inançsızlığımızla yaşama hakkımız yok. Avustralya başbakanı çıkıp ateist olduğunu açıklayabilirken ülkemizde bırak başbakanı, bakkal bile dinsiz olduğunu açıklasa aç kalır aç. Kimse gidip ekmek almaz ondan. Zaten azız, azınlığız. Zaten gerçek hayatta örgütlenemiyoruz. Bari internet üzerinde fikirlerimizi paylaştığımız bu gibi platformlarda birbirimize düşmesek. Birbirimize "ulusalcılar militaristtir, darbecidir, özgürlük düşmanıdır, onlara site yönetiminde yer yok, beğenmezlerse de başka kapıya" şeklinde yaklaşmasak diyorum.

Sevgili Onurmusa,

Ben kendimi 'Liberal' olarak tanımlayan biriyim.. Konuları çok fazla taramana gerek yok, sence Liberal olan birisi ne tür ithamlarla karşılaşıyor olabilir?

Liboş, Fettoşçu, vatan haini, dönek, sorosçu, AKP yalakası, sivil darbe yanlısı vs vs. ve bunun dışındaki hakaretamiz ithamlar (ki onlar siliniyor ama ilk belirttiklerim silinmiyor)

Ben bu yukarıdaki ifadelerden rahatsız olsam dahi, sonuçta tartıştığım üyenin öznel yargısı bu şekilde.. Birine 'liboş' demek forum kurallarına aykırı mı?.. Hiç sanmıyorum.. Aykırı olmaması gerekir de zaten.. Çünkü bu itham siyasi hayatta dahi çokça kullanılan ama hiç bir yerde sansür uygulanmayan bir itham.. Ki doğru olan da sansür uygulamamaktır.

Bu ithamlar siyaset kültürünün bir parçasıdır.. Biz istesek de istemesek de bu böyledir.. Bu foruma üye olan biri benim vatanhaini olduğumu istediği gibi düşünebilmelidir.. Ve bunu istediği gibi ifade de edebilmelidir.

Ama 'yöneticilerin' böyle olduğunu düşündüğü zaman iş değişir diye düşünüyorum.. Tabii ki yazdığına sansür uygulanmaz, ama hem sitenin ortak politikasının böyle olmadığı anlatılır, hem de bu kişinin Kolektife vs. girmek istemesi durumunda, o kişi yöneticiler tarafından engellenebilir.. Yöneticilerin buna hakları vardır.

Bence siz birbirinden farklı iki konuyu bir araya getirerek yanlış yapıyorsunuz.. 'Site üyelerinin' kendi arasındaki tartışmalar ve birbirlerine olan ithamları bambaşka bir konudur (ki bu üyeler arasındaki tartışmalarda yöneticiler de, sadece üye kimlikleriyle bulunabilirler), ama bu üyelerin özel olarak, 'yöneticilerle' (bizzat yönetici kimliğine sahip insanlarla) olan ilişkisi, onlarla bir konuda tartışmaları çok başka bir konudur.. Bu ikisini birbirinden ayırmak gerekiyor.

evrensel-insan
20-12-2010, 04:35
Saygideger UNBE76;

Politik tartismalar da, ayni din tartismalari gibidir. Sen bunun birkisinin mesajini dile getirirken, nasil "onlenebilecegini" dusunuyorsun.

Mesela sen, bu sitede politika basligi olmasaydi, din tartismalari yaparken, konu geldiginde Ataturk yanlisi oldugunu, ya ulusalci oldugunu dile getirmeyi nasil onleyecektin?

Boyle bir sey mumkun mu?

Sonucta politik taraf ta, bir kisinin konu ne olursa olsun, mesajini dile getiriken, belki de farkinda olmadan dile getirecegi bir konudur.

Adamin biri "hersey politikadir" derken, dusunceleri olusturan her turlu verinin, temellerinden birinin de etik oldugunu ve bu temelinde dusunce dile geliminde dile gelecegini belirtmis, kisaca bir yazarin, konu ne olursa olsun, mesajini dile getirirken, bu esnada politik dusuncesini de dile getirmesi kacinilmazdir, bu onlenemez.

Saygilarimla;
evrensel-insan

unbe
20-12-2010, 04:45
hiçbir zaman ben ulusalcıyım şeklinde bi ifadem olmadı bu bana yakıştırıldı ve yakıştırılırken de bu bir hakaretmişcesine yakıştırıldı.
bundan rahatsızlık duymaktayım ve o kadar şiddetli tartışmalar yaşandı ki insanlar çekip gittiler.
şimdi diyebilirsiniz ki madem gittin sen neden geri döndün?
döndüm çünkü burda olmam gerektiğini düşünüyorum.
ve olucam da.kaçıp gitmek yok artık.

evrensel-insan
20-12-2010, 04:58
Saygideger UNBE76;

şimdi diyebilirsiniz ki madem gittin sen neden geri döndün?
döndüm çünkü burda olmam gerektiğini düşünüyorum.-UNBE76-

Ben sahsim adina hic yukaridaki soruyu sormadim, sormam da. Ustelik donmen beni cok mutlu etti. Umarim kalici olur, "pireye kizip, yorgan yakmazsin"

Etiketleme, toplumumuzun toplumsal kisilik hastaligidir. Dusuncelerine bir etiket verecekki, onyargiyla ve kendi algisindaki o verdigi etiket ne ise, onun sabitligiyle sana yanit verebilsin.

Birey bilincine erismis bir kisi, herseyin degisim oldugunun bilincinde olarak, ne boyle bir pesin hukumlu, ne de onyargili olup ta, etiket veya yafta takmaz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

naper
20-12-2010, 11:18
Sen eşcinsellik ile muhafazakarlığı yan yana koyabilecek kapasiteden yoksunsun diye, herkesi öyle mi sanıyorsun.

Daha muhafazakar düşüncenin temel felsefesini dahi bilmezken, bu ayrımı nasıl yapabiliyorsun?

Burada durum, senin 'eşcinsellik ile muhafazakarlığı', 'Ateizm ile AKP'yi' veya diğer ikilikleri yan yana koyamaman, bu ikiliklerin birbiriyle olan bağlantılarını anlayamamandır.. Anlayamadığın bir şey üzerinden de insanları suçlamandır.

Tüm sorun da burada başlıyor.

Evet ben söylediğiniz kapasiteden yoksunum.Çünkü bu kapasiteye sahip olmak için verilecek ödünlerden haberim var.Örneğin PTT ya da THY kıyafet ihalesini almak için bile eşcinsel; "muhafazakarım" açıklaması yapabiliyor.
İşte bende bu yok hacı.Senin değiminle bu kapasite yok!

Yani benden liberal solcu, feto sempatizanı ateist olmaz.Ne yapayım eksiğim işte...
A noktasında neysem B noktasında oyum.Çıkar, mevkii, para, statü için fikrimi, zikrimi satamam.Bu anlamda ki kapasite eksikliğimi de peşinen kabul ediyorum.

naper
28-12-2010, 15:07
Hazırlıklar tamam olduğuna göre, çomağı sokalım!
Bakalım kimler sıçrayacak?:ranger:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Gen%C3%A7_Siviller

Yukarıdaki bağlantıdan; nasıl ve ne zaman kuruldukları, bakış açıları ve eğlemlerine ulaşılabilir.

Çiçeği burnunda, demokrat sivil toplum örgütümüz; nytimes ta bir makalede kendine yer bulmuş ve bakın neler söylemişler!

http://www.nytimes.com/2007/07/19/world/europe/19cnd-turkey.html?_r=2&pagewanted=1&hp

Cumhurbaşkanlığı seçimi ve çıkmazı öncesi yayınladıkları basın açıklamasındaki şu cümle, şirin arkadaşlarımızın taraf olduğunun kanıtıdır!

“biz 7 yıl sezer’e katlandık, siz de 7 yıl abdullah gül’e katlanın.”

Siz?Biz?

Kaldı ki mail guruplarında da taraf'ları açıkça ortadadır.
Taraf ile ilişkileri burada bitmemekte, genç sivil tosun'a kadar da dayanmaktadır.

Tabii ki konvers ayakkabı simgeleri de tesadüf olmayıp, gayet bilinçli ve kasıtlıdır.

Gerek bu örgütün ortaya çıkış şekli, gerek söylemleri; ilk anda bir çok insanı heveslendirmiş ve umutlandırmıştır.

Kısa sürede; tutarsız davranışları, AKP ile millet vekili aday adaylığı şeklinde organikleşmiş bağı, görev süresi bitmiş bir cumhurbaşkanını dahi, temelsizce eleştirmeye çalışmaları ile toplum ve kamu oyu önünde olmaları gereken yeri almışlardır!

http://www.dunyabulteni.net/index.php?aType=haberArchive&ArticleID=14380

Hatta bu niyetlerini açıkça belli eden bazı makale ve yazıları sitelerinden kaldırmışlardır!

Bunun üzerine yazılmış bir kaç yazı ile ortamı renklendirelim.:pout:

http://www.odatv.com/n.php?n=genc-sivillerden-o-ulkelerde-de-var-2911091200
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/gamze-erbil/yaftaliyorum-genc-siviller-amerikan-orgutudur-1442
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/merdan-yanardag/genc-siviller-mi-sivil-fasistler-mi-20894

Zamanla daha daaçık etti bu arkadaşlar kendilerini, hem de yazıları ile;
http://www.gencsiviller.net/artikel.php?artikel_id=2

Tutarsızlıkları tuz biber oldu;
Bazı gazete ve internet sitelerinde isimlerini fazlaca duyduk.Bu organların fettullah hoca efendi hazretleriyle ilişkilerini bilmemiz, soru işaretlerini arttırdı...

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=541969&keyfield=67656EC3A720736976696C6C6572

Hillary nin ahbabı ve diğer sivil tosun arkadaşımız, başka bir ülkede küresel gençlik zirvesine katılmışlar;
http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=110

Arkadaşlar kendilerini savunurken diyorlar ki;
"Biz ABD nin Irak'ı işgaline başından beri karşıyız!"
Kuzum ABD ye karşısınız, lakin çağırınca gidiyorsunuz!

Eeee, darbeyede karşısınız.Bir ara genelkurmaya gidip, askeri personelle de küresel zirve yapsanıza...Hem daha ucuza gelmez mi?Amerikaya gitmekten???

Arkası yarın...

Astur
28-12-2010, 20:18
naper, AKP'ye açılan kapatma davasının iddianamesinden dahi daha zayıf olmuş bu çalışman. Neymiş? New York Times'da bir makalede onlardan olumlu biçimde bahsetmişler. Başka? ABD'de bir küresel gençlik zirvesine katılıp dünyanın diğer yerlerinden gençlerle buluşmuşlar.( bunun Irak işgalini onaylamakla ne alakası varsa artık, öyle bir yazmışsın ki gören Pentagon'a gidip generallerle el sıkıştılar sanacak) Biri Türkiye'ye seyahat ediyorsa bu ülkedeki her türlü insan hakkı ihlâlini onaylamış oluyor demek ki sizin mantıkla. Başka suçları da var bu gençlerin. Utanmadan 1 Mayıs'a katılmışlar mesela, adice kendi gibi düşünmeyen solcuların da özgürlüklerini savunmak istemişler, çok ayıp gerçekten. Haklarında bir de Zaman gazetesinde de yazı çıkmış, eyvah eyvah. Taksim'de sallandırmak lazım bunları.

naper
28-12-2010, 20:22
naper, AKP'ye açılan kapatma davasının iddianamesinden dahi daha zayıf olmuş bu çalışman. Neymiş? New York Times'da bir makalede onlardan olumlu biçimde bahsetmişler. Başka? ABD'de bir küresel gençlik zirvesine katılıp dünyanın diğer yerlerinden gençlerle buluşmuşlar.( bunun Irak işgalini onaylamakla ne alakası varsa artık, öyle bir yazmışsın ki gören Pentagon'a gidip generallerle el sıkıştılar sanacak) Biri Türkiye'ye seyahat ediyorsa bu ülkedeki her türlü insan hakkı ihlâlini onaylamış oluyor demek ki sizin mantıkla. Başka suçları da var bu gençlerin. Utanmadan 1 Mayıs'a katılmışlar mesela, adice kendi gibi düşünmeyen solcuların da özgürlüklerini savunmak istemişler, çok ayıp gerçekten. Haklarında bir de Zaman gazetesinde de yazı çıkmış, eyvah eyvah. Taksim'de sallandırmak lazım bunları.

Astur;
Panik yapma, önce dikkatlice, tane tane oku...Daha yeni başlıyoruz.Taksime de, bir mayısa da geleceğiz!

axial
28-12-2010, 20:36
Sevgili naper;

Niyetin bu genç sivillerin taraflı ve güdümlü olduklarını ispatlamaksa gerek yok derim. Çünkü mhmd buna itiraz etmedi zaten . (Yanlışsam sn. mhmd düzeltsin lütfen.)

Astur
28-12-2010, 23:23
Astur;
Panik yapma, önce dikkatlice, tane tane oku...Daha yeni başlıyoruz.Taksime de, bir mayısa da geleceğiz!

Gel gel, ama ben bu gençlerin idamlık olduklarına karar verdim bile. Cidden çok pis insanlarmış bunlar.

Şu linki de ben paylaşayım, TKP'nın Vakit Gazetesi gibi davrandığı görülsün:

http://www.yalangazetesi.com/2010/01/28/turkiye-komunist-partisi-hedef-gosterdi/

naper
29-12-2010, 10:11
Abdurrahman dilipak'ın "bizim, genç siviller" diye bahsettiği, salih memecan'ı pek bir seven genç siviller, mizahın ve karikatürün kalesinden derslerini aldılar geçenlerde;
http://www.resimupload.com/ds663547466_gst.html
http://www.resimupload.com/ds682511636_gst2.html
http://www.resimupload.com/ds824518000_gst3.htmlhttp://fasizmekarsibirlesikcephe.blogspot.com/2010/09/ahlakszlgn-da-yalanclgn-da-riyakarlgn.html
http://www.resimupload.com/ds618160355_gst4.html
http://www.resimupload.com/ds824518000_gst3.html
http://www.resimupload.com/ds618160355_gst4.html

naper
29-12-2010, 10:17
Axial;
Seni anlıyorum.
İnternet ortamını, kamu oyunu kısaca bir taramak bile genç şirinlere güven kalmadığını, güdümlülüklerinin deşifre olduğunu gösterecektir.
Sanki mhmd, astur bilmiyor mu?Misyonu...
Tabii ki biliyor.
Ama bana bir daha anlatmak düşer...

mhmd
29-12-2010, 12:26
168 nolu iletide verdiğiniz resimler görülmüyor.
Linkini verebilir misiniz?

Tüm aktarımlarınızı ilgi, alaka ve merakla bekliyoruz.
Yazımız ironi içermiyor.
Gerçekten neyin ne olduğunu, bilmediklerimizi bilmek için bekliyoruz.

Saygı, herşeyden önce...

Astur
29-12-2010, 14:12
Biz ulusalcıların, ve ulusalcı sayabileceğimiz TKP'nin güdümünü de biliyoruz sevgili naper. Genç Sivillerin misyonu onlarınkinden çok daha iyidir.

burlap
29-12-2010, 17:40
Efendim bakın malum bir yazar (kendisini çok iyi tanırsınız – Bedri Baykam) geçenlerde neler yazmış, olayları nasıl tahrif etmiş. Önce bu zat-ı pür melalin ne dediğini bir nakledeyim:


“Geçen cuma Türkiye yine bir AKP-YÖK atamasının doğal sonuçlarıyla çalkalandı… Manisa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli, Türk gençliğinin yüz akı TGB’lilerin üniversite önünde “Atatürk’ten aldıkları yetkiyle” yapmak istediği eylemi engellerken kabul edilemez bir üslupla öğrencileri okuldan atmakla tehdit etti. Aynı gece CNN’de bu konuyu tartıştık.


Bu gençlerden Emre Öztürk, Genç-Sen grubundandı ve hükümet baskılarına karşı doğal olarak son derece tepkiliydi. Bu arada kendisi siyaseti TGB’li gençler gibi yorumlamasa da, Manisa’daki öğrencilerin arkasındaydı. Ayrıca çok haklı olarak “Cumartesi Anneleri”nin dramını da hatırlatıyordu. Diğer genç ise “Genç Siviller”dendi ve tüm yayın boyunca ait olduğu grubun tüm kaçınılmaz “mahcubiyet” durumunu temsil ediyordu. Bir yandan polis ve rektörün haksızlığını kabul etmeye çalışıyor, bir yandan aylardır ortaya koydukları “Demokrat AKP” imajının yok oluşunu kabullenemiyordu! Bu “mahcup” hallerin bir faydası olmayacağını kendisine hatırlatıp 12 Eylül referandumunda “Evet”çi grup olarak Tünel-Taksim arası yeri göğü inleten yürüyüşlerini bu sefer polis şiddetine karşı uygulayıp uygulamayacaklarını sordum. Yine anlaşılmaz örnekler verip kaçamak şeyler söyledi.


AKP’yi en gülünç şekilde “demokrasi getiriyor” kavramı üzerinden savunmaya çalışan herkesin işi çoook zor! Hep bu abartılı çelişkilerle yüzleşmek durumundalar! Bu zor durumda debelenirken Genç Sivil Erkan Şen, konuştukça batağa saplandı. Silivri’yi hatırlattım, “onlar suçlarını bilir” deme küstahlığını gösterdi, kendini hukuk yerine koyarak! Biraz kendi zaaflarıyla yüzleşmeye cesareti varsa Prof. Haberal’ın “Suçum Ne?”, Balbay’ın “Zulümhane”, ve Özkan’ın tüm Silivri kitaplarını okumasını önerdim. Fikir mücadelesinde öne çıkamayınca, “Genç Sivilimiz” benim hakkımda bir dizi yalan ve iftiraya başvurdu. Sırayla her birini canlı yayında çürüterek bu acınası tavrı deşifre ettim. En sonunda bunun da mahcubiyeti duruma eklenince, program yöneticisini “Bedri Baykam’ı neden bu programa çıkardınız?” diye sorgulama cüretini gösterdi! Böylece tam temsil ettiği teomedyokratik kesimlerin tipik baskıcı yöntemlerinin sansürcü koltuk değneği rolüne soyunmuş oldu. Kendisi doğmadan gençlik hareketleri üzerine kitap yazmaya başladığımı ona bu vesileyle öğrettim! “Türban hoşgörücüsü” bazı gençlerin her şeyden önce tartışma ahlakını hazmetmeleri lazım!”



Şimdi bu muhterem (!) zat, mübarek konuşmacı “genç sivil”in belaltından darpa kalkıştığını ima ediyor. Güya bu kıymetli gencimiz edecek laf bulamadığından Bedri’nin karakterine tarizle mukabele etmiş. Böylelikle mevzu dışında kalmış, bir nevi “ad hominem” konuşmuş demeye getiriyor muhterem. Allahaşkına bir bakın mevzulara da siz karar verin! Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Bir de sonunda niçin bu adamı programa çıkardınız diye konuşmasını tenkit ediyor! Güya cevap veremeyince suçu programcıya ve tv kanalına atarmış gibi…

Aslında bu adamın yayına çıkarılması gerçekten büyük hatadır. Bu zatın saçtığı zehrin önünü almak için hiçbir şekilde herhangi neşriyatına müsaade edilmemelidir. Neo-liberal göz bebeklerimizin destekleyicilerine de lüzumlu, hak ettikleri itina gösterilmelidir. Bu zatın yaptığı işe bakın, türban takan temiz bacılarımızla çeteci, darbeci Kemalistleri bir arada teessüse teşebbüs ediyor.


.

Cogitos
08-01-2011, 23:38
Genç sivillerin misyonu söz konusu iktidarın faşizan yasaları olunca neden suskunluğa bırakıyor yerini... Ne misyonmuş be demokrasiyi iktidarın kucağında arayan gençler, ne ileri bir tutummuş... 3 perdelik müzikli varyete gel vatandaş ülke demokratikleşiyor arka bahçenin Gülleri bunlar TAyyip tayyip kokar goncalarıııı...

mhmd
18-01-2011, 11:49
KENAN EVREN'İ KORUYANLARI İZLEME KOMİTESİ (KEKİK)

12 Eylül 1980 sabahı saat 03:59'da Türk Silahlı Kuvvetleri bir darbeyle ülke yönetimine el koymuştu. Darbe zeminini hazırlamak için şartların olgunlaşmasını bekleyenler bu darbeyi sinsice planlamıştı. Kozmik odadaki belgenin adı Bayrak Hareket Planı'ydı.
1 Mayıs 1977'de Taksim'de, ardından Maraş ve Çorum'da yapılan katliamlar planın parçalarıydı. Türk-Kürt ayrımcılığı, alevi-sünni çatışması, şeriat-komünizm korkutmaları askeri darbeler tarihinin geleneksel taktik alanlarıydı. Bugün ergenekon davalarında yer alan sarıkız, ayışığı, yakamoz ve en son karşımıza çıkan balyoz gibi planların uygulanmış hali olan, milyonlarca insanın fişlendiği, öldürüldüğü, yaralandığı, işkence edildiği, eziyete maruz bırakıldığı, tutuklandığı, cinsel saldırıya uğradığı 12 Eylül darbesini yapanlar cezasız kalamaz.

Darbeden 30 yıl sonra yapılan referandumda "yetmez ama EVET" dememizin belki en büyük nedeni Kenan Evren ve arkadaşlarının yargılanabilmesini sağlamaktı. Referandumda HAYIR diyenler ve referandumu BOYKOT edenler bizim gibi bir hafta önceden suç duyurusu için imza toplamaya başlamıştı. 13 Eylül sabahı Türkiye'nin her yerinden darbeciler hakkında suç duyurusunda bulunulmuştu. Ama görüyoruz ki ne Kenan Evren savcılığa ifadeye çağırılıyor ne de diğer darbeciler hakkında bir işlem yapılıyor.

Biz henüz başaramadık ama dünyada darbecilerini yargılayan ülkeler var. Arjantin’de 1976 yılında askeri darbe olmuştu. Arjantinliler 30 yıl sonra darbeci askerleri koruyan maddeyi yürürlükten kaldırmıştı. Darbeci devlet başkanı 85 yaşındaki Videla ile dönemin kara kuvvetleri komutanı ve 15 üst düzey asker-polis ömür boyu hapse mahkum edilmişti. Kenan Evren’i koruyanlara Arjantin örneğini hatırlatmak isteriz.

Şimdi biz Kenan Evren'i Koruyanları İzleme Komitesi (KEKİK) olarak suç duyurumuz hakkında işlem yapmayan memurundan amirine, savcısından hakimine, müsteşarından bakanına, başbakanından cumhurbaşkanına kadar herkesi izleyeceğiz. Müracaatımız hakkında işlem yapmayanları adıyla ünvanıyla kamuoyuna duyurup teşhir edeceğiz.

Başvurumuzu kabul eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı’yı ve suç duyurumuz hakkında işlem yapmayan, Kenan Evren’i savcılığa ifadeye çağırmayan Cumhuriyet Savcısı Kadir Altınışık’ı göreve davet ediyoruz. Aksi taktirde Kenan Evren’i koruduklarına karar verip gerekli işlemlerin yapılması için Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e müracaat edeceğiz. Adalet Bakanı da Kenan Evren’i korursa Başbakan ve sonra Cumhurbaşkanı’na gideceğimizi bildiririz.

Takipteyiz Kenan Evren Yargılanacak!
Komite Üyeleri: Adalet Ağaoğlu, Ferda Keskin, Lale Mansur, Sacit Kayasu, Ali Bayramoğlu, Oral Çalışlar, Zeynep Tanbay, Kerem Kabadayı, Mithat Sancar, Leyla İpekçi, Hayko Bağdat, Ferhat Kentel, Doğan Tarkan, Hilal Kaplan, Bekir Berat Özipek, Yıldız Önen, Abdülhamit Kırmızı, Demiray Oral, Cemil Ertem, Roni Margulies, Hıdır Geviş, Cengiz Alğan, Neslihan Demir, Mehmet Altan, Mesut Yeğen, Sezai Temelli, Şenol Karakaş, Fehim Işık, Turgay Oğur, Arife Köse, Ümit Kıvanç, Fethiye Çetin, Mustafa Şentop, Mücteba Kılıç, Emre Aköz, Yıldıray Oğur, Yalçın Ergündoğan, Nagehan Alçı,Ayhan Aktar, Nazlı Ilıcak
http://kekikihbarhatti.blogspot.com/

Kaynak, http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=334

Saygı, her şeyden önce...

naper
18-01-2011, 13:16
Ama görüyoruz ki ne Kenan Evren savcılığa ifadeye çağırılıyor ne de diğer darbeciler hakkında bir işlem yapılıyor.


Beni, katiyen ifadeye çağrılması kesmez!
Polis aracına kafası bastırılarak bindirilecek.Elleri kelepçeli, adliyeye girdiğini göreceğim.Hakimin karşısında, o çaresiz, sefil halini göreceğim...
Sonra da bi kase damıtılmış şıra, bir de cigara ile kutlamalara geçeceğim...

Bunlar olmadan, ne AK partisine ne siviline ne şirinine zerre itimadım yok!

mhmd
18-01-2011, 13:45
Beni, katiyen ifadeye çağrılması kesmez! :der:

Olur.
Hatta çarmıha gerip şöyle Ankara'da birkaç tur da attırsınlar.
Oda yetmez ya neyse.

Şimdiye kadar bırakın omuz üstünü, omuz altındaki rütbelinin gölgesine basamayanları neler de kesmezmiş!!!

Saygı, her şeyden önce...

naper
18-01-2011, 15:16
:der:

Olur.
Hatta çarmıha gerip şöyle Ankara'da birkaç tur da attırsınlar.
Oda yetmez ya neyse.

Şimdiye kadar bırakın omuz üstünü, omuz altındaki rütbelinin gölgesine basamayanları neler de kesmezmiş!!!

Saygı, her şeyden önce...

Üzüldü, canım benim, kıyamaz paşasına...:nod:
Mahocuğum, benim seni tanıdığımın onda biri kadar beni tanımıyorsun.Rütbeli gölgesine basamayan ancak sen olursun zira ben omuz üstünde rütbesi olanlardandım askerde.:party:

Buna rağmen, askerlerime ilk kelamım, şudur;
"Bende sizin gibi görev hesabı buradayım, bayıldığımdan değil.Askerliği sevmem, kurallarını da sevmem.Zaten benden komutan filan da olmaz.Sadece beni zorda bırakmamanızı rica ediyorum."

Üstlerimle ilişkilerim çok daha sertti zira 15 gün fazla taktılar bana...
Yaaa mahoccuğum, böyle işte...
Kişi, kendinden bilirmiş, bilirmiş lakin ben senin bildiğin yalaka takımından değilim cicim....

mhmd
18-01-2011, 17:59
Sapperciğim,

Yine aşırı tepkilendin.
Nooldu?
O laf senin askerliğine değildi ki!
benim seni tanıdığımın onda biri kadar beni tanımıyorsun.
Doğrudur, herkesi kendimiz gibi zannederiz. Hayattaki en büyük hatamız da budur.

omuz üstünde rütbesi olanlardandım askerde.
Birhayli çaylak vardı aramızda da senin gibi pek yoktu. Merak ettik şimdi. Tuzlalımısın, Eğirdirden mi?

15 gün fazla taktılar bana
O zamandan çift dikişlisin yani... :)
Desene ne olduğunu onlar da anlamış.
Fazladan onbeş gün vermişler anlayasın diye, yine de yaramamış.
Sen de benim gibi herkesi kendin bellemişsin.
İkimiz de hata etmişiz sapperciğim.

Saygı, her şeyden önce... (Hak etmeyenlere bile...)

naper
18-01-2011, 19:06
Sapperciğim,

Yine aşırı tepkilendin.
Nooldu?
O laf senin askerliğine değildi ki!

Doğrudur, herkesi kendimiz gibi zannederiz. Hayattaki en büyük hatamız da budur.


Birhayli çaylak vardı aramızda da senin gibi pek yoktu. Merak ettik şimdi. Tuzlalımısın, Eğirdirden mi?


O zamandan çift dikişlisin yani... :)
Desene ne olduğunu onlar da anlamış.
Fazladan onbeş gün vermişler anlayasın diye, yine de yaramamış.
Sen de benim gibi herkesi kendin bellemişsin.
İkimiz de hata etmişiz sapperciğim.

Saygı, her şeyden önce... (Hak etmeyenlere bile...)

Evet çift dikiştim.Komutanlar benden pek hazzetmezdi...Disiplinsiz ve dikkafaymışım.Aynen burada olduğu gibi azıcık sivriydim, üzerine afiyet...
Yalakalıktan her daim iyidir, bu da başka konu...

asinar
18-01-2011, 21:24
"Başvurumuzu kabul eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı’yı ve suç duyurumuz hakkında işlem yapmayan, Kenan Evren’i savcılığa ifadeye çağırmayan Cumhuriyet Savcısı Kadir Altınışık’ı göreve davet ediyoruz. Aksi taktirde Kenan Evren’i koruduklarına karar verip gerekli işlemlerin yapılması için Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e müracaat edeceğiz. Adalet Bakanı da Kenan Evren’i korursa Başbakan ve sonra Cumhurbaşkanı’na gideceğimizi bildiririz."

Cancağızlarım,
Bu adamların (Yukarıdaki alıntıda koyu yazılı) "Netekim Paşa" sevgisini ve yalakalığını referandumdan önce size o kadar anlattık işe yaramadı. O derin uykunuzdan hala uyanamadınız. Hala aynı rüyayı görüyorsunuz.
Bunlar 12 Eylül ürünü olup 12 Eylülcülerden hesap mesap sormazlar, soramazlar.
!2 Eylülcüler bir yana, muhtıracı Büyükanıt'tan hesap sordular mı?
Tam tersine, altına milyonluk zırhlı araba verdiler.
Siz uyanmak için Demokratör'ün, "memleketi bir kadın memesine satarım" diyen abinize de memleketi dar etmesini mi bekliyorsunuz yoksa?

Başbakana ve Cumhurbaşkanına gideceklermiş...
Gidin, gidin.
Komedinin bitip dramın başladığını anca görürsünüz belki.

naper
18-01-2011, 21:44
Aşinar
Klavyene ve fikirlerine sağlık arkadaşım.Yazdıklarına harfiyen katılıyor ve ekliyorum;

http://3.bp.blogspot.com/_GOtFlMu1KCg/TIE7YnB5nlI/AAAAAAAAOSU/Jx0iOsg7XSs/s1600/http_icinden_ampul_gecen_yazilar_.bmp
http://www.gazetegercek.com/resim/09/05/bulent-arinc-kenan-evren-ve-hilmi-ozkok-birlikte-okul-acilisi-yapti-2.jpg
http://www.ayturk.de/news_images/arinc_24052009.220541.jpg

Bir de tiksinç, sağda solda atmaz mı "emrimde memurumsun dedim" filan diye...:pound:

Ama ne evren ne de tiksinç, asıl suçlu bunların kandırdığı (ya da kanmışı oynayan), yetmez ama evetçiler!
Alın bu da size gelsin;
http://img4.imageshack.us/img4/2639/1653761.jpg

mhmd
19-01-2011, 09:53
Dün darbe planları hazırlattırılan ALBAY'a dahi dokundurulamıyor iken, sen Orgenerali içeri al diyorsun öyle mi?

Sizin düşüncenizdeki yönetim ile bu çok basit olurdu.
İçeri alınacak...
AL...

Ancak şimdi işler öyle yürümüyor.
Şunu bir kavrasanız birhayli ilerleme de sağlayacaksınız esasen.

Aradaki fark nedir? Diye de sorarsanız.
Biri kıytırıktan bir ALBAY, diğeri ile arasında; Tuğgeneral, Tümgeneral, Korgeneral, Orgeneral de değil zamanın Genel Kurmay Başkanı var.
Yetmez, büyük bir darbenin planlayıcısı, uygulayıcısı ve takipçisi var.
Yetmez, T. C. Cumhurbaşkanlığı var.

Birinde; açık oylama gizli tasnif var, milli şeflik var, ordunun emrindeki hakimler, bürokratlar var, tüm yargı mensuplarına esas duruşta bir kısım rütbelilerce verilen brifingler var, balans ayarı tank yürüyüşleri var...
Diğerinde ise; kör topal da olsa sivil bir inisiyatif var.

Gerçi ordu deyince, suç işleyen ALBAYLAR deyince tüm koruma kalkanlarını kaldıranların da; Kenan EVREN'nin yargılanması konusundaki samimiyetleri ayrıcı değerlendirilmelidir. Esas dram bu.

Saygı, her şeyden önce...

naper
19-01-2011, 10:18
Mahocuğum, yine başarısız bir salto yaptın...
Hükümet albaya dokunamıyormuş, öylemi;

Bunlar ne;
Kurmay Albay İlyas Çınar
Orgeneral Kemal Yavuz
Orgeneral Tuncer Kılınç
Tuğgeneral Veli Küçük
Oramiral Özden Örnek
Orgeneral Çetin Doğan
Albay Cemal Temizöz
Orgeneral Şener Eruygur

Bunlara dokunuyor -Ki dokunsun zaten- Büyükanıt'a, Çevik Bir'e, Kenan Evren'e dokunamıyor.Bak sen şu işe...
Maho hacı, Evren paşanı savunmaya kalkmayacağını umuyorum.Tamam vefa borcun vardır yalnız sakın ola yukarıdaki gibi kelamlar etme!

Albaylara kalkan kaldıran filan yok ve asıl samimiyetsiz sensin.Zira "darbe teşebbüsü" suçlaması ile yargılananlara ağzından salyalar akıtarak saldırırken; darbe yapmışlara sıra gelince, saltoya, taklaya kalkışman tezimi doğruluyor!Öte yandan "Darbeci" suçlamalarının altında da bir bit yeniği aramaya başlıyorum!

Darbe teşebbüsçüleri yargılansın!
Bu arada;
Sedat Bucaklar, Çevik Birler, Kenan Evrenler, Yaşar Büyükanıtlar kaçırılmasın!
Söylediğimiz bu, sana bunun neresi batıyor?

mhmd
19-01-2011, 10:43
sapperciğim,

Bize batan birşey yok da size bir hayli olduğunu görmekteyiz.
Başlığımıza bir yazı astık.
Neydi o?
174 nolu yazıdaki KEKİK
KEKİK ne demek?
Kenan Evren'i Koruyanları İzleme Komitesi

Bu yazımız üzerine 5 yazı asmışsın.

Şimdi, kime ne battıyor onu çözelim.

Saygı, her şeyden önce... (Hak etmeyenlere bile...)

naper
19-01-2011, 11:31
sapperciğim,

Bize batan birşey yok da size bir hayli olduğunu görmekteyiz.
Başlığımıza bir yazı astık.
Neydi o?
174 nolu yazıdaki KEKİK
KEKİK ne demek?
Kenan Evren'i Koruyanları İzleme Komitesi

Bu yazımız üzerine 5 yazı asmışsın.

Şimdi, kime ne battıyor onu çözelim.

Saygı, her şeyden önce... (Hak etmeyenlere bile...)

Hacı bu işler kekikle, kimyonla, karabiberle, zencefille olmaz!
Ülkenin savcıları var, kanun açık...
Siz hala yok başbakana, yok cumhurbaşkanına gidecekmişsiniz.Ben de diyorum ki, sorun zaten onlar.Darbe yapmış bir zattı zaten koruyan onlar ve yeterince done yukarıda var!
Hatta ben diyorum ki;
Sizin şirinler asıl darbecidir.Bu başlıkta, daha evvel otpar ve diğer turuncu darbe yanlısı, sözde sivil toplum kuruluşları ile benzerliklerine de dikkat çektim!

Demem o ki;
Darbeci, başka bir darbeciyi yargılayamaz!

naper
19-01-2011, 11:40
http://www.milliocak.com/upload/resimler/85Z_kenan-evren-recep-tayyip-erdogan.jpg
http://www.yildiraycicek.com/makale-resimleri/66666666666666667777.jpg
http://img5.mynet.com/ha5/t/tayyip-evren.jpg

mhmd
19-01-2011, 11:41
Bu da altıncısı oldu!!!
Pardon yedinci...
İyi bir paparazzici olduğunuzun da ispatı oldu bu kapaklar. :)

Biz, doğruya atılan her girişimi destekliyoruz.
Sivil ya da askeri!
http://www.haberbiz.com/guncel/aktutunde-kayitsiz-cephane.htm
İnsanlara ya da kurumlara yafta yapıştırmadan, geçmişteki hatalarına bakmadan, şeytandan dahi gelse doğrunun yanındayız.

Önemsemediğiniz o baharatlardır yemeğe tat veren!!!
Biz de ana etmen dememiştik.

Var mı bu şekliyle bir sivil toplum kuruluşu diye hala sormaktayız.

Saygı, her şeyden önce... (Hak etmeyenlere bile...)

naper
19-01-2011, 15:31
Biz, doğruya atılan her girişimi destekliyoruz.
Sivil ya da askeri!
http://www.haberbiz.com/guncel/aktutunde-kayitsiz-cephane.htm


Ne demek istediğini gerçekten anlamadım maho hacı...

Biz, doğruya atılan her girişimi destekliyoruz????

Bi'şey anlamadım...

mhmd
05-03-2011, 17:06
"BASIN AÇIKLAMASINA DAVET
KEKİK - ADALET BAKANLIĞI

KENAN EVREN’İ KORUYANLARI İZLEME KOMİTESİ (KEKİK)
ADALET BAKANLIĞI’NDA

Tarih: 23 Şubat 2011, Çarşamba
Yer: Adalet Bakanlığı önü / Ankara
Saat: 09.45

Katılanlar: Lale Mansur, Baskın Oran, Mithat Sancar, Mücteba Kılıç, Arife Köse, Fatih Demirci

18 Ocak 2011’de, Kenan Evren'i Koruyanları İzleme Komitesi olarak Kenan Evren'i ifadeye çağrımadıkları için Cumhuriyet Savcısı Kadir Altınışık ve Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı’yı Kenan Evren'i koruyanlar olarak afişe ettik.

Adalet Bakanı'na gideceğiz, Kenan Evren'in ifadesini aldırmazsa onu da Kenan Evren'i koruyanlar listesine dahil edeceğiz demiştik. Ancak bugüne kadar Kenan Evren ifadeye çağırılmadığı gibi şikayet dosyamız Ankara'ya gönderilmek üzere postaya verilmiş.

KEKİK olarak, Kenan Evren ve darbecilerin yargılanması için 23 Şubat 2011 Çarşamba günü saat 09:45'te, Adalet Bakanlığı'nda bir araya geliyoruz. Adalet Bakanı'yla görüşecek, Kenan Evren'in ifadesini almazsa Kenan Evren'i koruduğuna hükmedip Adalet Bakanı'nı teşhir edeceğiz.

KEKİK:
Adalet Ağaoğlu, Ferda Keskin, Lale Mansur, Sacit Kayasu, Ali Bayramoğlu, Oral Çalışlar, Zeynep Tanbay, Kerem Kabadayı, Mithat Sancar, Leyla İpekçi, Hayko Bağdat, Ferhat Kentel, Doğan Tarkan, Hilal Kaplan, Bekir Berat Özipek, Yıldız Önen, Abdülhamit Kırmızı, Demiray Oral, Cemil Ertem, Roni Margulies, Hıdır Geviş, Cengiz Alğan, Neslihan Demir, Mehmet Altan, Mesut Yeğen, Sezai Temelli, Şenol Karakaş, Fehim Işık, Turgay Oğur, Arife Köse, Ümit Kıvanç, Fethiye Çetin, Mustafa Şentop, Mücteba Kılıç, Emre Aköz, Yıldıray Oğur, Yalçın Ergündoğan, Nagehan Alçı, Ayhan Aktar, Nazlı Ilıcak, Baskın Oran, Fatih Demirci.
http://www.kekikihbarhatti.blogspot.com/
İletişim: Av.Mücteba Kılıç - 0532 227 10 23"

Kaynak, http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=343

naper
05-03-2011, 17:58
Wake up maho...:fish2:

basitrasin
05-03-2011, 22:47
Herkese Selam.
Ben her şeyin zamana, zemine, koşullara göre değerlendirilmesinden yanayım. Benimki ortalama bir yaşam biçimi. Yani koşullar gereği, hiç haz etmediğim düşünce ve davranış içinde olan kişilerle bir arada bulunabilir ve sesimi çıkartmadan mevcut düzene ayak uydurabilirim. Ancak önüme gelen ve yanlış olduğuna inandığım gidişatı değiştirme fırsatı bulursam bunu da değerlendiririm. Zamanla çok keskin, korkusuzca çıkışlar yapan birçok kişiyle karşılaştım. Daha sonraları bu kişilerden bazılarının aslında ajan provakatör olduklarını ve korkusuzluklarının sebebinin bu olduğunu düşünmeye başladım.
Uzun lafın kısası bir kişiyi yada sivil toplum kuruluşunu değerlendirirken Geçmişte koşullar gereği yaptıklarından çok, şimdi, bu gün ne yaptıklarına bakıyorum.
Benim için hayat ya hep ya hiç değil. Bu gün elde edebileceklerim ve yarın için umabileceklerim var.
Türkiyeye bu pencereden baktığımda : Genç sivilleri, Taraf gazetesini, Silivride devam eden yargılamaları olumlu buluyorum. Bundan 10 yıl, 30 yıl ya da daha eskiye dönmeyi hiç istemiyorum.
Saygılarımla.

errata
06-03-2011, 00:11
basitrasin, yaptıkların yalnızca seni bağlar. Evrensel insani sınırları ve kişilerin hak ve özgürlüklerini çiğnemediğin müddetçe nasıl yaşamak istiyorsan o şekilde yaşamakta özgürsün.

Genç Siviller'i, Taraf Gazetesi'ni, AKP'yi, MHP'yi, CHP'yi, Aydınlık Dergisi'ni, Barrack Obama'yı ya da eşcinselliği olumlu bulman, kimsenin senin temel özgürlüklerini görmezden gelen yaptırımlar uygulanmasına neden teşkil edemez. Düşünme, fikir geliştirme ve bunları yayma özgürlüğün var.

Site içerisinde sürekli ideolojik çekişme ortamı yaratan ve sonuç olarak insanları bu çekişme ekseninde zorunlu bir tarafa iten, beceremediğinde ise bir şekilde kendine göre bir olumsuz kavram ile yaftalayan zihniyeti kınıyorum.

evrensel-insan
06-03-2011, 00:31
Saygideger basitrasin;

Bundan 10 yıl, 30 yıl ya da daha eskiye dönmeyi hiç istemiyorum.-basitrasin-

Gerci boyle seyler, pek istem ile olmuyor ama; Turkiye, toplumu ve farkli haklari bu gidisle, degil 10 yil, 30 yil; ortacagin karanlik devrine donmeye aday.

Sonunda monarsi ve onun oligarsik duzen ve sistemi; gunumuz dunyasinda, ancak ortacaga uygun bir sistemdir.

Krallik, padisahlik, tek adamlik devri ve bunlara boyun egimi, bugun artik islam ulkelerinde bile bir cesit algilanma duzeyine erismistir.

Su anda ulkede yapilmaya calisilan, "evrensel cihad" anlayisinin, Turkiye ayagina uygulanmasidir.

Dolayisiyle, bu olanlara eger bir icerik verilecekse, bu anlam ve icerik hak, hukuk, ozgurluk, demokrasi, adalet, esitlik v.s. temelli ortacagda yer almayan kelimelerden muaf bir icerik ve anlamdir.

Turkiyede olanlarin tek bir anlam ve icerigi vardir, o da monarsidir. Monarsi, kendisini caga gore uyarlar. Ama, maalesef artik icinde bulundugumuz 21. yuzyilda, bu monarsinin ici ne kadar insanlik, demokrasi, ozgurluk, hak, hukuk, adalet v.s. ile suslenmeye calisilirsa calissin; bu sus monarsinin ustunde igreti duracaktir.

Cunku monarsi de, bu kavramlar ne anlam, ne de icerik olarak yer almaz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

mhmd
23-03-2011, 10:18
Bir adamın çok sevdiği bir papağanı varmış. Öyle ki her gün papağanı hava alsın diye kafesiyle beraber pencerede bırakırmış. Bir de Hasan varmış; saçlarını tarama özürlü. Her gün caddeden geçerken bizim papağan Hasan'a :

-Kel Hasan, Kel Hasan diye bağırır onu kızdırırmış.

Her gün Hasan bu durumla karşılaşırmış! Daha fazla dayanamayan Hasan papağanı mahkemeye vermiş:

-Hakim bey her gün bu papağan bana Kel Hasan diye bağırıyor, lütfen bir şey yapın demiş.

Hakim de Hasan'a hak vermiş ve bundan sonra bir daha Kel Hasan derse papağanın bütün tüyünü yolacağını söylemiş.

Ertesi sabah yine bizim papağan pencerede ve hiç sesi çıkmıyor. Ne de olsa tüylerinin yolunma tehlikesi var. Neyse bizim Hasan mahkemenin verdiği kararın etkisiyle yoldan heybetli, yüzünde gülücükler açan, gururla ..vb.. geçiyormuş ağır ağır. Belki 30 saniyelik yolu tam 30 dk süreyle geçer olmuş. Tam yolun köşesinden sapacakken arkadan "Şşştt!" diye bir ses. Direk gözü papağana dönmüş:

Papağan kafasını hafifçe eğerek demiş ki:

-Şştt! Anlarsın ya!.....

http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=346

aydoe
23-03-2011, 11:26
Her isteyen istediği yere istediği pankartı asabiliyormu ?
Bu ülkede pankart asmaktan yıllarca cezaevinde kalan yüzlerce insan var .
Pankart asmak için valilkten izinmi almışlar ?
Polis izinsiz pankart asmaktan haklarında işlem yapmışmı ?

Pankart baro üyelerince değil TGB li gençlerce indirilmiştir .
Amerikancı gençlere yurtsever gençler müdahele etmiş o kadar.
Bir eylem yapıyorsan karşılığı da olabilir değil mi?

''AKP'nin paralı elemanları Genç Siviller, önceki Baro eyleminde oldu gibi İstiklal Caddesi'ndeki bir otelden "Anlarsın Ya Baro" yazılı bir pankart sarkıtmaya çalıştılar. Önceki eylemde oldu gibi TGB'liler yine soğukkanlı ve atak davrandı.''

http://www.tgb.gen.tr/haberler/3146-tgbliler-hot-dedi-genc-siviller-karakola-kostu

Memlekette pankart asmak serbest mi? Polis neden görevini yapmıyor ?

mhmd
23-03-2011, 12:06
Her isteyen istediği yere istediği pankartı asabiliyormu ?
-Hayır.

Pankart asmak için valilkten izinmi almışlar ?
-Zannetmiyoruz.

Polis izinsiz pankart asmaktan haklarında işlem yapmışmı ?
-Zannetmiyoruz.

Bir eylem yapıyorsan karşılığı da olabilir değil mi?
-Evet.

TGB'liler yine soğukkanlı ve atak davrandı
-Gerçekten de öyle.
http://www.internethaber.com/baroda-genc-sivillerden-iki-kiza-dayak-336116h.htm

Bizim Gençler... — Mikail IŞIK 22-03-2011 22:23
Umut bizim yiğitlerden
Yiğitler korkmaz itlerden
Kan dökülse hudutlardan
Bizim gençler Yilmaz, Yilmaz

Yilmaz Yilmaz
Dogu Yilmaz, Bati Yilmaz, Kuzey Yilmaz
Yilmaz, Yilmaz Güney Yilmaz
Bizim gencler korkmaz korkmaz

Besli Martin belindedir
Demokrasi yolundadir
Pasli Zincir kolundadir
Bizim gencler Yilmaz, Yilmaz

Yilmaz Yilmaz
Dogu Yilmaz, Bati Yilmaz, Kuzey Yilmaz
Yilmaz, Yilmaz Güney Yilmaz
Bizim gencler korkmaz korkmaz

Zamani der yurt sevdasi
Bitmez yobazla kavgasi
Kurulsa idam sehpasi
Bizim gencler Yilmaz, Yilmaz

Yilmaz Yilmaz
Dogu Yilmaz, Bati Yilmaz, Kuzey Yilmaz
Yilmaz, Yilmaz Güney Yilmaz
Bizim gencler korkmaz korkmaz
Kaynak, http://www.tgb.gen.tr/haberler/3146-tgbliler-hot-dedi-genc-siviller-karakola-kostu#comments

Bir pankart, iki kadından korkmayan tüm BARO ve TGB üyelerini kutluyoruz.

ahmetsln
23-03-2011, 16:10
Biz 2 broşür dağıtıyoruz diye kıyamet kopuyor, geçen yıl temmuz ayında "kendi partimizin binasına pankart astık diye polisten nasıl dayak yedik anlatamam. Napalım demokrasi kurbanıyız biz.

Pankart asılır, asanlar kaçar, gelirler indirirler, bazıları faşist olur üstüne asanları döver, bazıları höt der sadece pankartı indirir.

Neyse ki kavga dövüş yok, zaten TGB'den de böyle bir şey beklenemez.

sevgiler

naper
23-03-2011, 16:21
Benden de yurtsever TGB üyelerine alkış...
Kapak olmuş, çok iyi olmuş, tam isabetli olmuş.

mhmd
18-06-2011, 07:03
Kenan EVREN'nin sorgusu;

Soru: 12 Eylül 1980 tarihinde, yürürlükte olan 1961 Anayasası ve kanunlara göre herhangi bir yetkiniz olmamasına rağmen, daha önce yapmış olduğunuz gizli plan çerçevesinde, TSK’nın komuta kademesinde yer alan diğer kuvvet komutanları ve diğer askeri erkânla birlikte, anayasa ve kanunlara aykırı olarak, yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 146 ve 147. maddelerini ihlal ederek, Türkiye Cumhuriyeti halkının vergileriyle alınan ve ülke savunması için emanetinize tevdi olunan silahları kullanarak meşru bir yetkiye dayanmadan fiilen oluşturulan Milli Güvenlik Konseyi Başkanı olarak askeri darbe yapıp ülke yönetimine el koyduğunuz, yayınlamış olduğunuz 1 Numaralı Bildiri ve takip eden süreçte almış olduğunuz kararlarla Anayasa’ya göre oluşmuş TBMM’yi ve hükümeti feshederek ortadan kaldırdığınız anlaşılmıştır. Bakanlar Kurulu’nu ortadan kaldırmak ve vazifesini yapmasına güç kullanarak engel olmak eylemleri suç olarak düzenlenmiştir. Bu hususlarda ne diyorsunuz?

12 Eylül 1980 tarihi öncesi Türkiye’nin ne halde olduğunu detaylı olarak anlatmaya gerek yoktur. Ülkenin o zamanki durumu herkes tarafından bilinmektedir. Özellikle sağ-sol kavgaları yoğunlaşmış, banka soygunları artmış, polis ikiye bölünmüş, görev yapamaz hale gelmiştir. Kahramanmaraş olaylarında 102, Çorum olaylarında 80’e yakın vatandaşımız terör olayları nedeniyle can vermiştir. Türkiye sathında her gün 10-15 vatandaşımız terör olaylarında hayatını kaybeder hale gelmiştir. İç Hizmet Kanunu’nun 35’inci maddesi TSK’ya cumhuriyeti koruma ve kollama görevi vermektedir. 12 Eylül öncesi bu terör olayları nedeniyle Kuvvet komutanları olarak bir araya geldik.
Ülkenin kötü gidişatının engellenmesi amacıyla 27 Aralık 1979 tarihinde Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk aracılığıyla siyasi parti başkanlarına uyarı mektubu verdik. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün görev süresi dolmuş olmasına rağmen ağustos ayına kadar cumhurbaşkanı seçilemedi. Meclis çalışamaz hale gelmişti. Komutanlar olarak bir kısım kanunların çıkarılmasını, örneğin polise silah kullanma yetkisinin verilmesini istedik ancak bunlar yapılmadı.
Ülke yönetimine el koymadan önce TSK’nın yönetime el koyabileceğini Başbakan Süleyman Demirel ve anamuhalefet partisi liderlerinin hissedip hissetmediklerini bilmiyorum. Açıkça kanunlar çıkarılmadığı taktirde TSK’nın yönetime el koyacağı konusunda gizli ya da açık bir şey söylenmemiştir. Bazı yapılan konuşmalarda ve gelişmelerden siyasilerin TSK’nın ülke yönetimine el koyabileceğini tahmin etmeleri gerekirdi. Hatta bazı senatörler ve milletvekilleri bana gelerek bu Meclis’in artık çalışmadığı, ülke yönetimine el koymaktan başka çıkar yol olmadığını söylemişlerdi.

Soru: TBMM’ye, Cumhuriyet Senatosu’na ve Cumhurbaşkanlığı’na ait yetkilere cebren el koyduğunuz anlaşılmıştır. Bu konuda ne diyorsunuz?

Ülke yönetimine el koyduktan sonra TBMM ve hükümet feshedilmişti. Kesinti olmaması için bu yetkileri kullanacak kurumlara ihtiyaç vardı. Bu nedenle TBMM, Senato, Cumhurbaşkanı, Millet Meclisi’ne ait yetkileri oluşturulmuş olan Milli Güvenlik Konseyi’ne geçici olarak verdik. Ardından oluşturduğumuz Danışma Meclisi’ne görevleri devrettik. Parlamenter sistemi esas aldık. Ülke felç olmuş durumdaydı. Kısa süre sonra da yetkiyi Danışma Meclisi’ne devrettik.

Soru: 12 Eylül 1980 öncesi anarşi ve terör eylemleri nedeniyle toplam 19 ilde sıkıyönetim ilan edilmiş ve devam ediyor olmasına rağmen neden suçluları yakalayıp yargı önüne çıkarmadınız da darbe yapmaya gerek gördünüz?

Anarşiyi önlemek polise aitti. TSK ancak İçişleri Bakanlığı yardım istediği takdirde onlara yardımcı oluyordu. Sıkıyönetim komutanlıklarının bulunduğu yerlerde suçlular yakalanıyordu ancak hapishanelerden toplu olarak kaçışlar söz konusuydu. Sıkıyönetim komutanlıklarının silah kullanma yetkisi yoktu. 19 ilde sıkıyönetim vardı ama olaylar diğer illerde de meydana geliyordu. Hapishanede yönetim boşluğu vardır. Yönetim mahkûmların elindeydi.


Soru: 11 Eylül 1980’de devam eden terör ve anarşi eylemleri birçok ilde sıkıyönetim olmasına rağmen 12 Eylül 1980’de nasıl birden önlenmiş ve suçlular yakalanmıştır? Suçluların yeri ve kimlikleri biliniyorsa neden askeri darbe yapılmadan yakalanamamışlardır?
Bu iddia Süleyman Demirel tarafından ileri sürülmüştür. Doğru değildir. 12 Eylül günü sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, devam etmiş, herkes şaşkınlık yaşamış, bir hafta boyunca herhangi bir olay olmamış, ancak ardından olaylar tekrar başlamış ve olaylar ancak 6 ay içerisinde kontrol altına alınabilmiştir. Yönetime el koyduktan sonra terör örgütü mensuplarının tümünün adres ve kimlikleri bilinmiyordu.

Soru: 12 Eylül 1980 öncesi sıkıyönetim süresince anarşi ve teröre engel olmak için kasten tedbir alınmadığı artan terör eylemleriyle askeri müdahaleye zemin hazırlandığı iddia edilmiştir. Demirel ve Ecevit’in, döneme ilişkin askeri suçlayan açıklamalarına dönemin Genelkurmay Başkanı olarak ne diyorsunuz?

TSK’ya siyasiler tarafından atılmış bir iftiradır. Siyasilerin tabii ki kabahati üzerine almaları söz konusu olmaz. TSK insanların ölümünü bekleyip, sonuçta bunu fırsat olarak değerlendirip, yönetime el koyması düşünülemez. Bunu vicdanımız kabul etmez. Bunu kesinlikle kabul etmiyorum. Ben halen eski Cumhurbaşkanı Demirel ile görüşürüm. Bu şekilde bana herhangi bir şey söylememektedir. Ayrıca Ecevit başbakan iken kendisini ziyaret gittiğimde beni aşağıda kapıda karşılamıştır. Bu yönde bana herhangi bir şey söylememiştir ve görüşmelerimiz devam etmiştir.

Soru: TSK komuta kademesi olarak sizlerin siyasi istikrarsızlığı darbe yapmak için bir fırsat olarak gördüğünüz asıl amacın her halükârda darbe yapmak olduğu iddia edilmektedir. Bu konuda ne diyorsunuz?

Adı geçen Cumhurbaşkanı adayı Muhsin Batur benim akademiden sınıf arkadaşımdır. Onun seçilmesinden bizim rahatsız olmamız mümkün değildir. Bir söz vardır; “Suç samur kürk olsa kimse giymez”. Bu şekilde bir olay olmamıştır.

Soru: 12 Eylül darbesinin yapıldığı gece ABD Dışişleri Bakanı Muskie’nin, Başkan Carter’a “Mr. President, Türk Ordusu’nun komuta heyeti Ankara’da yönetime el koydu, herhangi bir kaygıya gerek yok. Kimlerin müdahale etmesi gerekiyorsa onlara müdahale etti” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. 11 Eylül günü de Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya’nın ABD’den döndüğü gözönünde bulundurulduğunda 12 Eylül darbesi ABD’nin bilgi ve desteği ile mi yapılmıştır?

Şahinkaya, NATO Komutanı tarafından Amerika gezisi bulunduğunu, bunun daha önceden planlandığını söyleyerek ‘İsterseniz ben gitmeyeyim’ dedi. Ben de kendisine “Bu geziyi iptal edersek ne cevap vereceğiz. Sen git ancak 11 Eylül günü geri dön” dedim. Yönetime 12 Eylül 1980 günü el koyma konusunda yaklaşık bir hafta kadar önce komuta heyeti olarak karar vermiştik. Dönme konusunda da bir bahane bulursun diye söyledim. Bizim müdahale kararımızdan ABD’nin bilgisi ve desteği yoktur. Ancak 12 Eylül günü ben Genelkurmay’dayken tahminime göre 02.00 sıralarında Amerikan yardım kuruluşu JUSMAT’ın bulunduğu yere tanklar gitmiş. Emir subayım bana söz konusu yere tankların gitmesinden dolayı Amerikalıların sorduklarını söyleyip “Ne diyelim” dedi. Ben de “Zaten müdahaleye 2 saat kaldığı için söyleyin yönetime el koyuyoruz” dedim. Durum bundan ibarettir.

Soru: Türkiye yıllarca Yunanistan’la Ege’de sorun yaşamıştır. Darbe sonrası ABD ve bölgede etkin bulunan İngiltere gibi devletler 12 Eylül askeri darbesini olumlu karşılamıştır. Buna göre darbe öncesi Yunanistan’ın NATO’ya dönüşü konusunda söz mü verilmiştir?

Bana sürekli sorulmuştur. 12 Eylül öncesi NATO Başkomutanı Rogers olmak üzere Türkiye’ye Yunanistan’ın NATO’ya dönüşü konusunda yoğun şekilde baskı vardı. Hükümette zaman zaman bu konuları görüşmek üzere NATO’ya heyet gönderiyordu. Bu heyet içerisinde o zamanki Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Haydar Saltık da bulunuyordu. Hükümet Yunanistan’ın dönüşü konusunda NATO’ya birtakım şartlar ileri sürüyordu ancak NATO da bunu kabul etmiyordu. Yönetime el koyduktan sonra bu husustaki baskılar devam etti. Rogers, “Siz Yunanistan’ın NATO’ya dönüşüne izin verin. Ben Yunanistan’a sizin şartlarınızı kabul ettireceğim. Onlardan söz aldık” dedi. Ben de kendisine güvenerek Yunanistan’ın NATO’ya dönüşüne onay verdim. Ancak biz onay verdikten sonra Yunanistan’da hükümet değişikliği oldu, Papandreu geldi bizim şartlarımız kabul etmedi. Bizim yazılı olarak Rogers’a vermiş olduğumuz şartları Yunanistan’ın imzalayacağı konusunda güvence verilmişti. Yazılı bir güvence almadan Yunanistan’ın NATO dönüşüne izin vermemiz bir hatadır.

Soru: Darbe yapmaya önceden karar verdiğiniz, yapılacak darbenin halkın gözünde meşru görülebilmesi için anarşinin üzerine bilerek gitmediğiniz fırsat kolladığınız iddia edilmektedir. Bedrettin Demirel de benzer şekilde açıklamada bulunmuştur.

Böyle bir söz söylediğimi hatırlamıyorum. Harp Akademileri Komutanı Bedrettin Demirel’in de belirtilen şekilde bir söz söylediğini hatırlamıyorum. Uyarı mektubundan önce 1’inci Ordu’da Bedrettin Demirel bana yönetime el koymaktan başka çare kalmadığını söyledi. Ben kabul etmedim. Hatta daha sonra Genelkurmay’a yanıma gelerek ülke yönetimine el koymaktan başka çare kalmadığını, birçok öğretim üyesinin de bu şekilde söylediğini bana aktardı. Bense bunun çocuk oyuncağı olmadığını söyleyerek düşüncesine katılmadığımı söyledim. İddia edildiği gibi yönetime el koymak için fırsat kollamış değiliz.

Eklemek istediği hususların sorulması üzerine Evren şu açıklamayı yapıyor:

“12 Eylül’den sonra Danışma Meclisi tarafından hazırlanan 82 Anayasası’nın taslağında cumhurbaşkanın 2 kez seçilebileceği konusunda hüküm vardı. Ben “Cumhurbaşkanı 2’nci kez seçilecek olursa tekrar seçilebilmek için iktidardaki partiye destek vermeye başlar” dedim ve bunun yanlış olacağını söyleyerek cumhurbaşkanının 2’nci kez seçilemeyeceği yönündeki hükmü anayasaya koydurttum. Yine cumhurbaşkanlığı görev süremin dolmasına yakın rahmetli Özal bana gelerek anayasa değişikliği yapılarak cumhurbaşkanının 2 kez seçilebilmesi yönünde hüküm koymak istediklerini belirtti. Ancak ben kendisine ‘Daha önce anayasa taslağında böyle bir hüküm vardı ama o dönem kabul etmedim, şimdi de doğru olmaz’ diyerek bu teklifi reddettim.

ahura mazda
18-06-2011, 11:02
Genç Siviller Sözcüsü Turgay Oğur;

“Evet, şu an arkadaşlar suç duyurusunda bulunuyor. Baro üyeleri dördüncü kata çıkıp iki kız arkadaşı darp etmişler. Yumurta atınca ifade özgürlüğü ve demokratik hak ama hiç kimseye fiziksel bir zararı olmayan, küfür içermeyen bir pankart asmanın karşılığı dayak atmak”

Ben akp'nin yalakasıyım sözünün değişim geçirmiş hali.Şimdi TGB'yi desteklediğim pek söylenemez,darp etmeleri de saçma olmuş ancak sözcünün söylediği şu söz bambaşka yok biz demokrasiden yanayız,özgürlüklerin savunucusuyuz diyerek yalan söylemeye gerek yok.

Genç Sivillerden önce pankart astıkları için dayak yiyenler yok mu ? Gözaltına alınanlar,yerlerde sürüklenenler,Hamile kızı tekmeleyen polisler.Bunları niye protesto etmiyorsunuz,hani özgürlüğün yılmaz savunucuları.Hayır yani olay Akp'yi desteklemeniz değil olay söylemlerinizde ki iki yüzlülük Ben buna Şerefsizlik diyorum.
Birde yumurta atanları hemen eleştirmek adi bir şerefsizlik örneğidir.Dünyanın her yerinde yumurta atmak bir protesto şekli,Irak'ta gazeteci Bush'a ayakkabı fırlattığında desteklemediniz mi mesela ? Şahane bir protesto değil miydi ? Nedir bu iki yüzlülüğünüzün sebebi ?

naper
01-06-2013, 11:59
Ne oldu ki bu sivillere, yaşlandılar mı acaba?Yoksa "gezi parkı" eylemlerine ipleri kısa mı geldi?

naper
27-12-2013, 16:47
Sivilcelerden haber yok.Mişın ınpesıbıl oldu da bizim mi haberimiz yok??

Bilge Engin
24-11-2020, 22:11
Bir dönem siteyi bırakma sebebim ve bir çok değerli yazarın bırakma sebebi. 10 yıl önce Sangre, Sargon gibi fetö sempatizanı ‘ateist' olduğunu söyleyen cemaatçiler burada yöneticiydi. Umuyorum değişiklik olmuştur.

Şüpheci Dinsiz
25-11-2020, 10:57
Bu sitenin tarihinde FETÖ sempatizanı yönetici olduğuna ihtimal vermiyorum. İfade özgürlüğü kapsamında bazı sempatizan üyelere izin verilmiş olabilir.

Bilge Engin
25-11-2020, 14:27
Sevgili Şüpheci Dinsiz

Malesef o zamanlar siyasi ideoloji ile ateizm çeliştiğinde siyasi ideolojiyi seçen yöneticiler vardı. Sangre, Sargon, Dilaver açık açık feto sempetizanlığı yapardı. Çünkü feto o dönem Kürt siyasetini destekliyor ve üstü kapalı ‘özerklik' desteği veriyordu. Bu yüzden de ateist olduğunu söyleyen ama fetö desteğini gizlemeyen yöneticiler olmuştu. Bu konuda eleştiri yapan Axial gibi yazarları cezalandırmışlardı ve çok kan kaybı olmuştu. Eski günler. Virüs günlerinde biraz daha geniş zamanım olacak biraz buralarda olacağım. Bu konuyu da o dönemin yönetimini anlamanız adına incelemenizi öneririm.

Saygılar.

Khaos
25-11-2020, 17:57
Covid; akciğer yerine beyne yerleşince böyle oluyo demek ki.
Aktrol olmak için çok geç kalan kişi saçmalaması.
Dilaver'den fetö destekçisi çıkarmaya çalışan birine ne desem bilemedim ben şimdi.

Bilge Engin
25-11-2020, 22:13
Sayın Khaos

Genç siviller hareketini ve başlık altında destekleyenleri inceleyin. Ben o zaman da aynı yerde duruyordum, şimdi de aynı yerde duruyorum. Ayrıca sanıyorum ki hakareti genel üslubunuza yerleştirmişsiniz; buradaki trollerden de galiba düşünce sistemini almışsınız; konuyu incelemeden saldırıya geçiyorsunuz. Başlık burda, kimin ne yazdığı ortada. İnceleyin sonra trollük ya da beyin ile ilgili yorum yaparsınız. Kalitenin bu kadar düşmüş olacağını tahmin etmiyordum ama.

Saygılar.

ilahimasal
25-11-2020, 22:35
İşten atıldın ve kurtarıcı olmaya geldin demek.
Hadi bakalım.
İlk işin ölene yürümek vavvv.

Khaos
25-11-2020, 22:44
Bırakınız şu üslup gevezeliğini
Başlıktaki yazıları da okumayı düşünmüyorum

Dilaver "açıkça" fetö sempatizanlığı yapardı diye bi cümle kurdunuz.
Trollere yakışan bu cümlenin sahibi sizsiniz ben değilim

Benim düşünce sistemim bellidir.
Trollerden alınma değildir

Bilge Engin
25-11-2020, 22:59
Madem yeni söylem şekli bu o şekilde devam edeyim. İlahimasal; merak etmeyin gayet iyi işim, firmam aktif hareket yerine evinizde işlerinizi idare edin risk almayın dedi. Yabancı firmalarda insana verilen değer malesef bizim yerli dirmalardan fazla. Malesef deme sebebim bizim yerli firmalarınızın durumu

Khaos okumadan hareket etmek trol yöntemidir ve trol olmakla suçlarken trollük yapan siz oluyorsunuz. Konuyu okumadan hakaret etmek de yine aktrollük işi, yine burada siz duruyorsunuz. Sanıyorum bu kadar troller ile zaman geçirince onlar gibi düşünmeye başlamışsınız.

Sangre, Sargon ve Dilaver o zaman nerede durup neye destek verdiklerini hatırlasınlar diye bu konuyu yukarı taşıdım. Konu islam başlığı altında değil politika altında. Politik görüşleri cemaatlere olan yaklaşımlarını perdeliyordu. Hatırlansın, zamanında yapılan yanlışlar görülsun.

Khaos
25-11-2020, 23:23
Ben o zamanlar burdaydım
O isimleri de tartışmaları da biliyorum

Bu arada dilaveri kaybettik

Sen şimdi evinde çalışırken sıkılıp gelip burda adama fetöcü yaftası yapıştır
Sonra da benden üslup bekle
Sevsinler senin küçük burjuva zerafetini

Şüpheci Dinsiz
26-11-2020, 01:06
Dilaver'i şahsen tanıyordum. FETÖ'cü veya sempatizanı olma ihtimali yok, kesin bilgi.

Komünistler ayrıcalıksız bir toplum özlemi içindedirler, çabaları böyle bir toplumu oluşturma yönündedir.
Ayrıcalıksızlığın ne olduğunu anlayamamış insanlar bu düşünce sistemini genellikle yanlış yorumlarlar. Ayrıcalıksızlığı savunlan insanları o'cu bu'cu olarak etiketlerler, bunun sebebi genellikle kendi ayrıcalıklarını koruma, arttırma refleksidir. Bu refleksi dincilerde-ırkçılarda-milliyetçilerde açıkça gözlemleriz. Sizin tepkinizin kökeni de bunlardan biri-birkaçı sanırım.

Dilaver teorik-pratik düzlemde tutarlı bir insandı, donanımlı bir komünistti. Bu vesileyle saygıyla anmış olalım.

Bilge Engin
26-11-2020, 02:50
Bir taraftan kusura bakmayın cevap yazamayacak birisini anmışım, diğer taraftan verdiğiniz tepkiye de şaşkınlıkla bakıyorum. Eski günlerdeki gibi fazla trol gelmiyor herhalde o yüzden gelene saldırayım refleksi oluşmuş.

Eski yazışmaları okumadığınız gibi yeni yazılanları da okumama gibi bir refleks de edinilmiş.Fetöcü ve sempatizanlığı farklı şeyler. Sempatizan dediğim de ortada geçmişte yazılanlar da ortada, kimin hangi fikri zamanında savunduğu, kimlerin neye destek olduğu da ortada.

Ayrıca Şüpheci Dinsiz gözleminizin başarısız olduğunu bildirmek isterim. Ben ırk, milliyet ve ya din ile ilgili kendimi hiç bir zaman bir sınıfa dahil etmedim. Eşitlikçiliği savunduğum için de sosyal tartışmalarda Komünist yaftası çok aldım. Khaos gibi konulara bodoslaşama dalmayı tercih eden kişiler ‘komonost, ataik' diye tanımlardı. Şu an da ikinizin yazışmalarından biriniz aktrol, küçük burjuva gibi etiket, diğeriniz dinci ırkçı gibi etiket takma peşindesiniz. Sizden ricam en azından kendi yazdıklarınız okuyup bununla çelişmemeniz.

Yine de konuyu üstte tuttuğunuz için teşekkür ederim. Daha objektif bakmaya çalışan ya da ‘yaftalamadan' bakabilen kişiler yazılanları inceleme ve değerlendirme fırsatı bulacaklar bu sayede.

Ciddi manada konuları tartışma üslubu bozulmuş. Khaos 10 yıllık aktif üyelik sizi bozmuş; düşünüp yazdıklarınızı gözden geçirerek paylaşmanızı öneririm.

Khaos
26-11-2020, 07:39
Arkadaş
Bak mesajlar hemen üste
Yaftalama üzerine söylev çekmen gerçeği değiştirmiyor
Bodoslamadan fetöcüler diye dalmışsın
Yavuz hırsız gibisin
Pasif üye

kartopu
26-11-2020, 08:56
Bir dönem siteyi bırakma sebebim ve bir çok değerli yazarın bırakma sebebi. 10 yıl önce Sangre, Sargon gibi fetö sempatizanı ‘ateist' olduğunu söyleyen cemaatçiler burada yöneticiydi. Umuyorum değişiklik olmuştur.
Bir zamanlara Takılma geleceğe bak Sn Bilgi Engin.

Bir zamanlar babam yaşıyordu şimdi toprak oldu doğaya karıştı. Ne söyleyecek sözü var ne eleştiri yapacak gücü. Çözüm süreci taraftarları Yetmez ama Evet çi ler bile döndü o köprülerin altından çok sular geçti.

Bak bir vüris çıktı ekonomileri darmadağın yaptı Tarih iyisi veya kötüsü tarihte kaldı zaman çok kötü büyük kriz hatta burhan kapıda . Bir çok şirket batacak bir çok insan yaşam kalitesini kaybedecek Açlıktan söz ediliyor. Çözüm süreci kötü bir şey değil di ama taraftarları samimi değildi. Keşke samimi olsalardı.

Feto cu arıyorsan bürokrasiye bakacaksın bu devlet 1950 den sonra Feto yu nasıl sahiplenmiş, nasıl göklere çıkarmış, nasıl devleti teslim etmiş. Artık bilgiler saklanamıyor bunun için de kocaman kocaman kütüphanelere gerek te yok.

Bilge Engin
26-11-2020, 10:14
Sevgili Kartopu

Dediğinizde haklısınız. Zaman ilerliyor ve geleceğe adapte olmak gerekiyor. Zaten bu başlık 10 yıl öncenin başlığı ve aradan çok sular geçti.

O zamanın Khaos gibi gençleri büyüdü ve tahammülünü yitirerek trol gibi davranmaya başladı. Bir 10 sene önce kendisine söyleseydik inanmazdı büyük ihtimal böyle olacağına.

Politika başlığı olduğu için oradan ileteyim; 80lerde ANAP a oy verenler verdikleri oyu unuttu 90larda DYP ye oy verdi. 90 ları unuttu 2000 lerde AKP ye oy verdi. Geçmişe öyle sünger çektiker ki eskiden ülkeyi muhalif partiler yönetiyor sanılıyor hala.

Geçmişte yapılmış hatalar görülmeden geleceğe ışık tutmak malesef zor. Açılım süreci yapılırken samimiyetsiz bir süreç peşine düşmeyin dedik inandıramadık. Bakın bu cemaatler iyilik havarisi değil sempati beslenmez dedik inandıramadık. Bakın mevzu başörtüsü değil eğitim sistemini bitirmeye çalışıyorlar dedik inandıramadık. Mevzu darbelerle hesaplaşmak değil adaleti bitirecekler dedik inandıramadık.

Geçmişle hesaplaşma bizi doğru bir yere götürmeyebilir ama geçmişten ders çıkarma faydalı olur.

Bu başlık da hesaplaşma olmasın ders olsun yeni kuşaklara.

Khaos sanıyormusun ki senin gibi konuşamıyorum, kısa cümleler ile hakaret yağdıramıyorum? Yapabilirim ama o zaman senden farkım kalmaz. Tahammülsüz ve hakaret ile fikirlerini ifade etmeye çalışan birisi olmayı tercih etmem. Umarım kendini düzeltme imkanın olur. Evde geçirdiğiniz zaman size fazla yaramamış.

ilahimasal
26-11-2020, 13:30
Bilge bey
Geçmişte yazdıklarınıza bir baktımda , ne akp ye , nede cemaate karşı bir yazınız yok.
Anlaşılan o yıllarda korkudan yememiş.

Ama bu gün diyorsunuzki
Biz uyarmıştık falan filan

Korkudan tittredigin günler çok geride kalınca bu formun en yetkin kişilerine iftira ederek ne anlatmaya çalışıyorsun.

Bilge Engin
26-11-2020, 16:01
Peki Sayın Sargon

Ben yanlış anlamış olayım.

Umuyorum ben de sizin tarafınızdan yanlış anlaşılmıyorumdur.

Tam olarak ifade etmek istediğim; FG cemaati, fetoş cemaati olarak da anılabilir. Çünkü Fetoş cemaatinin ana hedeflerinden birisi non-teistlerdir. Legal yollarla bizlerin sayısını azaltmak hedeflerinden birisidir. güçleri artıkça illegal yöntemlerle de bizlerin sayısının azalmasını hedefleyeceklerdir. Dolayısıyla biz non-teistler için fetoşcular bir tehdittir ve tehdite sempati duyulmaz. Kendisi harici inanışları yoketmek isteyen bir örgüt ise saygın değildir. Saygın olmayan bir örgüte saygı gösterilmez.

Hani şöyle diyeyim; beni ısırmak için uzaklardan koşarak üstüme gelen kuduz bir fino köpeği cici değildir. Tehdittir, kendimi korumam gerekir, cici diyen de ya kendini korumanın yöntemini bulmuş ve bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyordur, yada tehlikenin farkında değildir.

Saygılar...

Sanıyorum okumayı sevmiyorsunuz. Hoca efendi dedikleri zaman da fetöş diyorduk.

Bilge Engin
26-11-2020, 16:12
Sayin axial,


................
Ayrica fetos tarikati degil fethullah gülen cemaati olmali. Fetos seksist bir ifade. AKP, Gülen Cemaati uzantisi degildir. Ondan daha da büyük bir güc ve partidir. Sitenin yöneticileri dinsiz kisiler olmasina ragmen AKP'nin bazi politikalarini destekleyebilir. Bunda garip olan birsey yok. Gülen cemaati de post-modernist yada reformist bir cemaat oldugu icin digerlerine oranla daha sempati ile bakanlar olabilir. Tersini iddia edenler de olabilir. Bunlar tartisilan konular zaten.

Kimse kendi anlayisinin mutlak dogru oldugundan yola cikarak diger insanlar ve site yönetimi hakkinda hüküm verme hakkina sahip olmamali. Anlayisimiz budur.

Bu da sargondan alıntı

Bilge Engin
26-11-2020, 16:15
Sene 2010 o zamanlar fetö(fettullahçı terör örgütü) tanımı yoktu. Bu az muhteremi bizler fetö, fetöş diye tanımlardık. Buna bile tepki gösterilirdi.

Bilge Engin
26-11-2020, 16:21
Şimdi siteye vpn kullanmadan girebilen var mı? O zaman kullandığımız kuranmeali.org a girebilen var mı? Okullarda felsefe eğitimden çıkarıldı, biyolojiden evrim çıkarıldı, lise üniversite sınavlatına din müfredatı eklendi. 10 yıl önceden daha geriye gittik. Arkadaş herkes bu başlıktan ders çıkarmalı. Açılım yapacaklar diye kimse fikirlerini satmamalı.

Khaos
26-11-2020, 16:45
Arkadaş
Sen ne anlatıyosun
Siz bonapartistler ile liboşların muhalefetin insiyatifini ele geçirmek için ürettiği zırva söylemleri yeterince dinledik zaten
O zamanda yönetimdeydiniz ve derdiniz buydu

Burjuva devrimcilerinin kendi ürettiği yalanlar üzerinden retorik kasmasına alışığız
Din denen ideolojinin ne oldğunu dilaver gibi birikimli bir komüniste öğretmek bonapartistlerin işi değil
Yaftalayan ve hala daha yaftaları üzerinden söylem geliştirip insiyatif kovalayan tarzınız hiç değişmemiş.
Boş yapma

Bilge Engin
26-11-2020, 17:06
Khaos şaka gibisin. Yaftalama yaptığımı söyleyip burjuva devrimcisinden, bonapartistliğe geçiş yapmışsın. Daha önce pasif üye, trol küçük burjuva gibi yaftalarla da ilerledin. Ben ise alıntılarla cevap veriyorum. Geçmişte de aynısı yapılıyordu. Sanıyorum sizin durumunuzda bir rahatsızlık var. Herkesi bir sınıfa ekleyip o sınıf üzerinden aşağalamaya çalışma eğilimi. Bilmiyorum psikolojik açıdan değerlendirilmen gerekir.

Ciddiye almamayı tercih ediyorum.

Khaos
26-11-2020, 18:26
Yafta değil itham
Herbiri geçmişteki tavrınız duruşunuz motivyasyonlarınızla ilgili bazı tartışmalara atıflara dayanıyor

Duruşun elbetde değişmedi
Foruma bıraktığın yerden direk giriş yaptın
Yönetim üzerine yaftalarla
Hiç değişmemiş
Hala ideolojik kisveli insiyatif mücadelesi

antkanser
26-11-2020, 19:55
bende hep taytoşcular ile fetöşcüler neden kavga eder anlayamadım. heralde paylaşım kavgası, temel müştereklerde al birini vur ötekine.
hatta bunların üstüne bir de yetmez ama evetçileri de..

çok iğrençler.

Bilge Engin
26-11-2020, 21:47
Ne çok cı-ci ile farklı fikirleri tanımlayanlar evrilmiş ve türemiş burada. İlginç gerçekten. Gerçi ilk mutasyonunu bu şekilde geçirip o zamandan beri değişmeyen de var. Ama olsun sayı az olınca durum bu oluyor demekki.

Sayın khaos sizin cı-cili yaklaşımınızla sizin gibi soyalist, devrimci, komünist bir birey nasıl bir kitlesel değişim sağladı bunca yıl sonunda merak ettim.

ilahimasal
27-11-2020, 08:48
Alttaki listede korkudan titreyenin ismini gören var mı?
Birde akıl ve yön veriyor.

https://turandursun.com/forumlar/misc.php?do=whoposted&t=5817

kartopu
27-11-2020, 12:56
Dün böyle idi Bu gün böyle dedi kodu dedi kodu. Bu gün için kim ne söylüyorsa söylesin Geçmiş geçmişte kaldı. Fetoş muş tetoş muş

F.Gülen bu devletin ve CIA nın bu ülke için projesidir. Tıpkı Humeyninin İran için proje olduğu gibi. 1952 lerde bu yana komünizm e karşı örgütlemeler içinde yer almış anti komünist projedir. Kim ki bunu görmemişse ya cehaletinden ya taraflı oluşundandır. İsteyen arşivleri karıştırsın.

Şüpheci Dinsiz
27-11-2020, 13:07
Bilge Engin,

Başlığı baştan sona okudum. İddia ettiğiniz gibi TD yöneticilerinin herhangi bir FETÖ sempatizanlığına rastlamadım. Zaten buna emindim.

Başlıktan anladığım şu;
Geçmişte ulusalcı/Kemalist üyeler ve yöneticiler ile ulusalcı/Kemalist olmayan üyeler ve yöneticiler arasında tartışmalar çıkmış, ulusalcı/Kemalist üyelerden ve yöneticilerden ayrılanlar olmuş. Kalan ulusalcı/Kemalist üyeler eski olayları hazmedememişler, (şimdi sizin yaptığınız gibi) TD yöneticilerini her fırsatta üfürükten gerekçelerle FETÖ'cü olmakla suçlamışlar.

Bir dönem siteyi bırakma sebebim ve bir çok değerli yazarın bırakma sebebi. 10 yıl önce Sangre, Sargon gibi fetö sempatizanı ‘ateist' olduğunu söyleyen cemaatçiler burada yöneticiydi. Umuyorum değişiklik olmuştur.

Malesef o zamanlar siyasi ideoloji ile ateizm çeliştiğinde siyasi ideolojiyi seçen yöneticiler vardı. Sangre, Sargon, Dilaver açık açık feto sempetizanlığı yapardı. Çünkü feto o dönem Kürt siyasetini destekliyor ve üstü kapalı ‘özerklik' desteği veriyordu. Bu yüzden de ateist olduğunu söyleyen ama fetö desteğini gizlemeyen yöneticiler olmuştu. Bu konuda eleştiri yapan Axial gibi yazarları cezalandırmışlardı ve çok kan kaybı olmuştu. Eski günler. Virüs günlerinde biraz daha geniş zamanım olacak biraz buralarda olacağım. Bu konuyu da o dönemin yönetimini anlamanız adına incelemenizi öneririm.

12 yıl aradan sonra siteye geri dönüp yazdığınız ilk üç mesajın ikisi bu. Ben 'olamaz' deyince 'bu başlığı oku' dediniz, 'TD yönetimine yapılan ithamlar dinci-ırkçı-milliyetçi refleksi, sizin tepkileriniz de öyle' dedim, site çok bozulmuş dediniz, başlığın tamamını okudum, tespitimde haklı olduğumu gördüm.

Başlıkta Sangre, Sargon, Dilaver'in mesajlarının sizin ithamınızla uzak-yakın hiç bir ilgisi yok.

Benim için konu sonuca bağlanmıştır. Başka sözüm yok.