Aydınus
06-07-2008, 21:08
Bir Mayıs Kimlerin Bayramıdır ?
Bu memleketin çocuklarına 1 Mayıs'ı yıllar yılı yanlış öğrettiler .
Bunu yapanların bir çoğu kuşku yok ki , aslında bunu pekala da bilinçli yapıyordu .
Çünkü biliyorlardı ki , dünyanın bu en haklı davasını birilerine yanlış öğretmeleri her zaman çıkarlarına idi .
Kasıtlı ve yanlış bilgilendirme ile ( dezenformasyon ) yanıltılmış insanlara bazen dert anlatmak deveyi hendekten atlatmaktan daha güçtü .
'' Bir Mayıs nedir ? '' diye sorulduğunda kendilerine , cevapları hazırdı :
- 1 Mayıs gomünist bayramıdır , bölücü bayramıdır , hatta ve hatta anarşist bayramıdır ...
Buyur , buradan yak !
Öyle ki 1 Mayıs'ı , 1917'de gerçekleşen komünist Rus Devrimi'nin olduğu gün zannedenler bile vardı aralarında .
Bu önyargı , bu yanlış bilgi kafalarına maalesef böyle kazınmış , böyle biliyorlardı , haliyle de böyle anlatıyorlardı .
Acaba gerçekler öyle mi ?
***
Yıl 1886 ...
Günlerden 1 Mayıs ...
Yer Chicago , Amerika .
Konuşmacı avazı çıktığı kadar bağırıyor :
- Ne zamana kadar bir sığır parçası gibi yaşayacaksınız , ne zamana kadar ?
Amerika'da sanayi devrimiyle birlikte topraktan yaşayan insanlar doğdukları yerde doyamıyorlardı .
Zamanın teknolojik gelişimi ile paralel bir şekilde , zaten toprakları ellerinden alınmış insanlar akın akın şehirlere göç ediyorlar ; kafasını sokabileceği derme çatma evlerde , en iğrenç , en haksız hukuksuz çalışma şartlarında hayata tutunmaya çalışıyorlardı .
Ünlü yazar Steinbeck'in romanlarında bir zamanların Amerika'sında geçen bu konular oldukça akıcı ve sade bir üslupla dile getirilir , özellikle ''Gazap Üzümleri''nde , ''Fareler ve İnsanlar''ında .
Günde en az 12 - 15 saat arası çalışma , hafta sonu tatili diye bir şey yok , çalışma şartları oldukça ağır ve her türlü iş güvencesinden yoksun , insanlar neredeyse karın tokluğuna , bir çorba parasına çalışıyorlar . Hayvana bile reva görülmeyecek haksızlıklar , hukuksuzluklar gırla gidiyor . İnsanlar çaresiz , insanlar şaşkın , insanlar derbeder ...
Ama bir ses , bir ses daha derken , artık sesler yavaş yavaş yükseliyor :
- Ne zamana kadar bir sığır parçası gibi yaşayacaksınız , ne zamana kadar ?
Kaybedecek hiç bir şeyi olmayan , sadece gelecekleri değil , umutları , hayalleri bile çalınmış insanlar 1886'da , 1 Mayıs günü Hay Meydanı'nda toplandılar . Başka çareleri yoktur , greve gideceklerdir ; seslerini , kendilerine yapılan haksızlıkları avazları çıktıkları kadar bağıracaklardır .
İstedikleri çok şey değildir aslında onların .
Yaptıkları servet düşmanlığı da değildir : Her türlü kötü iş şartlarının düzeltilmesi , insan gibi ve insana yaraşır tarzda yaşayıp geçinebilecekleri bir maaş ve o insanlık düşmanı ''kara listelerin'' ortadan kaldırılması ...
Kara liste nedir bilir misiniz ?
Bir işyerinden çıkarıldığınızda diğer işyerlerinde de iş bulmanız artık imkansızdır . Zira isminiz , sizi işten çıkarmış işveren tarafından çevredeki tüm işyerlerine çoktan jurnallenmiş olup uyumsuz bir çalışan olduğunuz iddiasıyla dışlamaya tabi tutulursunuz .
İşte o gün , 1 Mayıs 1886'da , Chicago'da , Hay Meydanı'nda toplananların günüdür 1 Mayıs .
Üretenlerin, çalışanların , ama hakkını bir şekilde alamayanların ilk defa bilinçlendiği , ilk defa kendilerine Amerikan kapitalistleri tarafından reva görülen hayvan muamelesine gerçek manada direniş gösterdikleri gündür .
Kim demiş 1 Mayıs komünist bayramı , o halde nerde kaldı anarşist bayramı ?...
İster memur , ister işçi , ister sekreter , isterse çöpçü olun ; neticede çalışan , üreten , emek harcayan , ama aç gözlü kapitalist tarafından sömürülen , hakkı hukuku üstelik de göz göre çiğnenen insanların bayramıdır 1 Mayıs .
Bir hak aramadır ; Allah sermayedara daha çok versin , servet düşmanlığı değil bu .
Bir bilinçlenmedir ; size yapılan haksız , hatta insanlık dışı muameleye artık dişlerin gösterildiği .
Bir resttir açgözlü kapitaliste , ''Ben emeğimi sana kiraya verdim diye beni açıktan açığa sömüremezsin , bana hayvan muamelesi çekemezsin '' diye .
Bunlar mı anarşistlik , bunlar mı komünistlik ?
Bugün yılda beş hafta izin hakkı elde ediyorsanız , bunu kimlere borçlusunuz sanıyorsunuz ?
Düşündünüz mü hiç , kanunlarda yazılı bir şekilde bugün sekiz saat çalışıyor ve sekiz saat üstü çalıştığınızda da fazla mesai ücreti alıyorsanız , ananızın ak sütü gibi bu haklar kendiliğinden gökten mi iniyor ?
Cumartesi veya pazarınız dinlenme günü ise bugün eğer , bunu size kimler sağladı zannediyorsunuz ?
Zannediyor musunuz ki bir patron , bir işveren yıllardır ağır şartlarda çalıştırdığı size , hastalandınız diye kapının önüne koymaya kalkıştığında çıkış tazminatı veriyorsa , bunu çok merhametli olduğundan mı yapıyor, yoksa sizleri çok sevdiğinden mi ?
Evinizde çocuğunuz veya eşiniz hastalandığında size bir kaç günlüğüne de olsa izin veriliyorsa , kanunda öyle öngörüldüğü için değil de kendiliğinden mi gerçekleşiyor bütün bunlar ?
Maaşlarınıza her yıl düzenli zam yapılıyorsa , işyerindeki patronunuzun yüce gönüllülüğü sayesinde mi gerçekleşiyor bu , yoksa birilerinin zorlamasıyla mı ?
Biliyorum ; belki de bazıları şöyle diyecek :
- Peh , bu dediklerinin kaçı Türkiye'de geçerli , kaç insanın doğru dürüst sigortalı işi var , kaç insana adam gibi ücretten geldik geçtik , doğru dürüst asgari ücret ödeniyor ?...
Doğru ; bu ülkede Türk kapitalistinin TÜSİAD'ı ( Türkiye Sanayici İş Adamları Derneği ) var , o da az gelmiş olsa gerek yanında beşi biryerdeli MÜSİAD'ı ( Müslüman Sanayici İş Adamları Derneği ) var . Kendi çıkarlarını iyi koruyan , yerine göre hükümetlerle enseye tokat geçinen , işine gelmedi mi hükümet deviren , hükümet kuran ...
Senin ise Allah'ın yılda bir günü 1 Mayıs'ın var , ama sen ona bile sahip çıkmıyorsun ki !
Bazıları da şöyle diyecektir kimbilir , belli mi olur :
- İyi ama kardeşim ; ne zaman 1 Mayıs olsa nerede bölücü PKKlı var , orada . Nerede eline hayatında bir kazma kürek dahi alıp da çalışmamış zıpır varsa , meydanlarda . İşyerlerinin camını çerçevesini indirenini mi ararsın , 1 Mayıs'ı bahane ederek bölücülük yapanlarını mı , komünistini mi , anarşistini mi ...
E kardeşim , o da senin yüzünden .
Sen 1 Mayıs'a ne zaman sahip çıktın ki ?
Aydınus
Bu memleketin çocuklarına 1 Mayıs'ı yıllar yılı yanlış öğrettiler .
Bunu yapanların bir çoğu kuşku yok ki , aslında bunu pekala da bilinçli yapıyordu .
Çünkü biliyorlardı ki , dünyanın bu en haklı davasını birilerine yanlış öğretmeleri her zaman çıkarlarına idi .
Kasıtlı ve yanlış bilgilendirme ile ( dezenformasyon ) yanıltılmış insanlara bazen dert anlatmak deveyi hendekten atlatmaktan daha güçtü .
'' Bir Mayıs nedir ? '' diye sorulduğunda kendilerine , cevapları hazırdı :
- 1 Mayıs gomünist bayramıdır , bölücü bayramıdır , hatta ve hatta anarşist bayramıdır ...
Buyur , buradan yak !
Öyle ki 1 Mayıs'ı , 1917'de gerçekleşen komünist Rus Devrimi'nin olduğu gün zannedenler bile vardı aralarında .
Bu önyargı , bu yanlış bilgi kafalarına maalesef böyle kazınmış , böyle biliyorlardı , haliyle de böyle anlatıyorlardı .
Acaba gerçekler öyle mi ?
***
Yıl 1886 ...
Günlerden 1 Mayıs ...
Yer Chicago , Amerika .
Konuşmacı avazı çıktığı kadar bağırıyor :
- Ne zamana kadar bir sığır parçası gibi yaşayacaksınız , ne zamana kadar ?
Amerika'da sanayi devrimiyle birlikte topraktan yaşayan insanlar doğdukları yerde doyamıyorlardı .
Zamanın teknolojik gelişimi ile paralel bir şekilde , zaten toprakları ellerinden alınmış insanlar akın akın şehirlere göç ediyorlar ; kafasını sokabileceği derme çatma evlerde , en iğrenç , en haksız hukuksuz çalışma şartlarında hayata tutunmaya çalışıyorlardı .
Ünlü yazar Steinbeck'in romanlarında bir zamanların Amerika'sında geçen bu konular oldukça akıcı ve sade bir üslupla dile getirilir , özellikle ''Gazap Üzümleri''nde , ''Fareler ve İnsanlar''ında .
Günde en az 12 - 15 saat arası çalışma , hafta sonu tatili diye bir şey yok , çalışma şartları oldukça ağır ve her türlü iş güvencesinden yoksun , insanlar neredeyse karın tokluğuna , bir çorba parasına çalışıyorlar . Hayvana bile reva görülmeyecek haksızlıklar , hukuksuzluklar gırla gidiyor . İnsanlar çaresiz , insanlar şaşkın , insanlar derbeder ...
Ama bir ses , bir ses daha derken , artık sesler yavaş yavaş yükseliyor :
- Ne zamana kadar bir sığır parçası gibi yaşayacaksınız , ne zamana kadar ?
Kaybedecek hiç bir şeyi olmayan , sadece gelecekleri değil , umutları , hayalleri bile çalınmış insanlar 1886'da , 1 Mayıs günü Hay Meydanı'nda toplandılar . Başka çareleri yoktur , greve gideceklerdir ; seslerini , kendilerine yapılan haksızlıkları avazları çıktıkları kadar bağıracaklardır .
İstedikleri çok şey değildir aslında onların .
Yaptıkları servet düşmanlığı da değildir : Her türlü kötü iş şartlarının düzeltilmesi , insan gibi ve insana yaraşır tarzda yaşayıp geçinebilecekleri bir maaş ve o insanlık düşmanı ''kara listelerin'' ortadan kaldırılması ...
Kara liste nedir bilir misiniz ?
Bir işyerinden çıkarıldığınızda diğer işyerlerinde de iş bulmanız artık imkansızdır . Zira isminiz , sizi işten çıkarmış işveren tarafından çevredeki tüm işyerlerine çoktan jurnallenmiş olup uyumsuz bir çalışan olduğunuz iddiasıyla dışlamaya tabi tutulursunuz .
İşte o gün , 1 Mayıs 1886'da , Chicago'da , Hay Meydanı'nda toplananların günüdür 1 Mayıs .
Üretenlerin, çalışanların , ama hakkını bir şekilde alamayanların ilk defa bilinçlendiği , ilk defa kendilerine Amerikan kapitalistleri tarafından reva görülen hayvan muamelesine gerçek manada direniş gösterdikleri gündür .
Kim demiş 1 Mayıs komünist bayramı , o halde nerde kaldı anarşist bayramı ?...
İster memur , ister işçi , ister sekreter , isterse çöpçü olun ; neticede çalışan , üreten , emek harcayan , ama aç gözlü kapitalist tarafından sömürülen , hakkı hukuku üstelik de göz göre çiğnenen insanların bayramıdır 1 Mayıs .
Bir hak aramadır ; Allah sermayedara daha çok versin , servet düşmanlığı değil bu .
Bir bilinçlenmedir ; size yapılan haksız , hatta insanlık dışı muameleye artık dişlerin gösterildiği .
Bir resttir açgözlü kapitaliste , ''Ben emeğimi sana kiraya verdim diye beni açıktan açığa sömüremezsin , bana hayvan muamelesi çekemezsin '' diye .
Bunlar mı anarşistlik , bunlar mı komünistlik ?
Bugün yılda beş hafta izin hakkı elde ediyorsanız , bunu kimlere borçlusunuz sanıyorsunuz ?
Düşündünüz mü hiç , kanunlarda yazılı bir şekilde bugün sekiz saat çalışıyor ve sekiz saat üstü çalıştığınızda da fazla mesai ücreti alıyorsanız , ananızın ak sütü gibi bu haklar kendiliğinden gökten mi iniyor ?
Cumartesi veya pazarınız dinlenme günü ise bugün eğer , bunu size kimler sağladı zannediyorsunuz ?
Zannediyor musunuz ki bir patron , bir işveren yıllardır ağır şartlarda çalıştırdığı size , hastalandınız diye kapının önüne koymaya kalkıştığında çıkış tazminatı veriyorsa , bunu çok merhametli olduğundan mı yapıyor, yoksa sizleri çok sevdiğinden mi ?
Evinizde çocuğunuz veya eşiniz hastalandığında size bir kaç günlüğüne de olsa izin veriliyorsa , kanunda öyle öngörüldüğü için değil de kendiliğinden mi gerçekleşiyor bütün bunlar ?
Maaşlarınıza her yıl düzenli zam yapılıyorsa , işyerindeki patronunuzun yüce gönüllülüğü sayesinde mi gerçekleşiyor bu , yoksa birilerinin zorlamasıyla mı ?
Biliyorum ; belki de bazıları şöyle diyecek :
- Peh , bu dediklerinin kaçı Türkiye'de geçerli , kaç insanın doğru dürüst sigortalı işi var , kaç insana adam gibi ücretten geldik geçtik , doğru dürüst asgari ücret ödeniyor ?...
Doğru ; bu ülkede Türk kapitalistinin TÜSİAD'ı ( Türkiye Sanayici İş Adamları Derneği ) var , o da az gelmiş olsa gerek yanında beşi biryerdeli MÜSİAD'ı ( Müslüman Sanayici İş Adamları Derneği ) var . Kendi çıkarlarını iyi koruyan , yerine göre hükümetlerle enseye tokat geçinen , işine gelmedi mi hükümet deviren , hükümet kuran ...
Senin ise Allah'ın yılda bir günü 1 Mayıs'ın var , ama sen ona bile sahip çıkmıyorsun ki !
Bazıları da şöyle diyecektir kimbilir , belli mi olur :
- İyi ama kardeşim ; ne zaman 1 Mayıs olsa nerede bölücü PKKlı var , orada . Nerede eline hayatında bir kazma kürek dahi alıp da çalışmamış zıpır varsa , meydanlarda . İşyerlerinin camını çerçevesini indirenini mi ararsın , 1 Mayıs'ı bahane ederek bölücülük yapanlarını mı , komünistini mi , anarşistini mi ...
E kardeşim , o da senin yüzünden .
Sen 1 Mayıs'a ne zaman sahip çıktın ki ?
Aydınus