Orijinalini görmek için tıklayınız : humeyninin cesedi düştümü?
galapagos
24-07-2008, 00:00
ben bunu çok sevdiğim bir arkadaşımdan duydum ancak bana resim haber yada başka birşeyle kanıtlayamıyor tv de izlediğinden bahsediyor cenazesi kaldırırlırken kargaşada cesedi tabuttan düştüğü doğrumu bilgisi olan varmı?
Cenazeye katılan İranlılar, bir araç üzerinde taşınan tahta tabutu parçalayıp Humeyni'yi çıkarmışlar. Bu sırada cesedi kargaşada az daha araçtan düşüyormuş ama düşmemiş. O gün cenaze iptal edilmiş ve ikinci bir cenaze töreni yapmışlar. İkinci cenaze töreninde tabutu çelikten yapmışlar. :)
Kaynak: wikipedia
Corpse Bride
01-08-2008, 14:54
evet bende izledim insanlar vahşi hayvan gibiydi, dokunmak için birbirini eziyordu, aynı deniz fenerindeki kumanya dağıtımı sahnesini düşünün. düştü adamceğiz. tv gösterdi
galapagos
02-08-2008, 13:27
rakıbalık bana bunla ilgili herhangi bir site verebilirmisin acaba EDIT kanıt bulamadığım için hiçbir yerde sohbet konusu açamamıştım
Cesetler hakkında fantazi kurmanın köşesi burası değildir.
Yanlış adreste "EDIT" terimleri kullanmaktasınız.
Bu terimler için yeterince site mevcuttur.
Sizin zamanınıza da bize de yazık etmeyin derim.
galapagos
02-08-2008, 17:21
fantazi değil bu olan bir olay sadece ve sadece gerçeği arıyorum bu kimi neden rahatsız etsin?
zamanımı nasıl harcayacağım kendi takdirimdir
son olarakta forum neden var neden buradayız?
birşeyler paylaşmak bildiklerimizi söylemek bilmediklerimizide öğrenmek değilmi ben bunu yapıyorum işte bence sen bunu bırakıp bina çöktükten sonra ölen 18 masum kız çocuğunun arkasından hiçbir şikayetin olmaması ve bunların nedenlerini düşün
ozgur_beyin
02-08-2008, 21:13
sevgili galapagos humeyni konusunda iki enteresan şey biliyorum onu söyleyeyim
1. oölümünden yanılmıyorsamüç yıl sonra mozolesinden müthi bir bok kokusu yayılmaya başlar kokuyu bir türlü bulamazlar sonra anlaşılırki mezarına atılan güllerin içinda insan boku vardır ve kokunun kaynağı budur. bundan ders alan yöneticiler mezara herhangi birşy
attırmazlar ve sorun çözülür
2.humeyni eğer kadının rızası varsa anal seksin mübah olduğunu söylemiştir
halbuki bu anal seks sünni islamda büyük günahlardan sayılır
galapagos
02-08-2008, 21:58
Çok teşekkürler özgür beyin sitede en azından birkaç akil insana derdimi anlatabildiysem ne mutlu bana tekrar teşekkürler
Gecen irandan kacmis avrupaya siginip avrupa pasaportu almis modern medeni bi iran asilli bayan müsterim oldu,,,neden sahi devirip humeyniyi getirdinizde ülkenizi bu kadar batagin icine sokdunuz? dedim.
humeyni bizi kandirdi dedi ,hersey bedava olucak dedi ama gelince hersey 5 kat pahallilasdi,simdi halkin cok az kismi humeyniyi sever dedi,büyük cogunlugu nefret ediyor dedi,,fazlada sohbet edemedik cabuk gitdi.
Okul arkadasim iranli ile iran üzerine konusurken mollanin birinin deveyi nasil s.keriz diye kitap/klavuz yazdigini anlatmisti, saka yaptigini sanip gülüp gecmistik. Yillar sonra yine bir iranliyla sohbet ederken sormustum cevap:
"Hemde Humeyni yazdi."
galapagos
05-08-2008, 10:32
İran konusunda gidip gören tecrübe eden varmı?
sadece vakit gazetesi gidip güllük gülistanlık haberler getiriyorda ordan ben farklı yerlerden kötü şeyler duyuyorum bu humeyni rejimi çirkefliğini ortaya çıkarmak gerekiyor oradaki türkmen ve azerilerin asimile edildiğini duyuyorum ben
banu avarın bu konuda bir belgeseli vardı yanılmıyorsam.
ama iran da ekonomik kriz olduğunu ve iceride acıklık isteyen insanların ayaklanmaya basladığını biliyorum
Okul arkadasim iranli ile iran üzerine konusurken mollanin birinin deveyi nasil s.keriz diye kitap/klavuz yazdigini anlatmisti, saka yaptigini sanip gülüp gecmistik. Yillar sonra yine bir iranliyla sohbet ederken sormustum cevap:
"Hemde Humeyni yazdi."
.............
Böyle bir bilginin doğruluğu hele bugünlerde dünya siyasi hayatını kökten değiştirebilir. Bu iddia o kadar etki yaparki Nuhun gemisi bulunsa yanında solda sıfır kalır.
Farklı zamanlarda farklı iran vatandaşlarından aynı kitap hakkında bilgi
tasdik alınarak teyit ettirildiğine göre, burada görev ateist arkadaşlara düşüyor.
Bulun bu kitabı ve yayınlayın. Sizi temin ederim bir tane Şii Müslüman bulamazssınız ondan sonra. Hatta bırakın Humeyni'yi, ayetullahlardan birisinin yazdığı olsun.
Hiç gerek yok başka bir şeye, bir sürüde kaçan var İran'dan Humeyni'den, Rejimden. Mutlaka birisi gelirken yanınmda getirmiştir. Özellikle İstanbulda saaflarda araştırın.
Böyle bir rezilliği dine mal etmek mümkün değildir. Baştaq ben bu kitabın ilk sayfasına elimi dokunduğumda Tanrıyı ret edeceğim.
Ve kimseyede bulamazsanız Tanrıyı kabul edin falan demiyorum.
Haydi. İddia eden ispatlar.
Selamlar
İran'a henüz gitmedik. Ancak yakında muhtemelen gideceğiz.
İran Irak savaşına katılmış ve üstteğmenlik rütbesi ile gazi olmuş bir dostumuz var.
Şu an ülkemizde yaşıyor, ikametgahı Türkiye... Bir Türk kızı ile evlendi, hatta bir de dünyalar güzeli yeğenimiz var.
Sık sık, ailece görüşürüz.
Savaşın izleri sadece ruhunu etkilememiş, fiziksel olarak da pek çok kötü hatıra bırakmış.
Onun savaştığı yıllarda bu tarafta bizler Humeyni'nin devrimciliği ve önderliğini yere göğe sığdıramazdık.
Hata mı ettik?
Muhtemeldir ki ettik...
Bu başlığın soruları sorulur iken aklımıza geldi. Mutlaka ona teyyid ettireceğiz diye düşünmüştük. Bu gün uğradı. Zamanımızın genişliğini fırsat bilip açtık sayfayı. Tek tek sordum sorduklarınızı ve hatta cevapladıklarınızı.
Esasen bu kadarını biz de beklemiyorduk.
Savunur diye düşündük.
İkinci hatamızı yaptık.
Humeyni'nin yalanlarından, vahşi yöntemlerinden ve rakiplerini teker teker ortadan kaldırmasından bahsederek başladı.
Şu an için büyük bir baskının olduğu, bu baskı ile üst kademedekilerin maddi pek çok çıkarları uğruna rejime destek verdiğini, halkta ise kesinlikle bu desteğin olmadığını söylüyor.
Israrla soruyorum.
-Maddi çıkar gözetmeksizin İmam Humeyni'yi sevenler yok mu?
-Çok az da olsa var, diyor.
-APTALLAR.
Konuştukça gençlik duygularımızın heba oluşunu biraz daha görüyoruz.
Arkadaşım bir kaçak değil. Şu an Devrim Muhafızları ile de çok yakın diyalogları var. İşi icabı her ay üç beş gün İran'a gidiyor. Dolayısı ile acaba yasaklananların psikolojisi ile kötülüyor mu? Diye düşüncelerim olamıyor. Yaklaşık on yıldır ailece tanışıklığımın getirisi, dürüst bir insan oluşunu da biliyoruz. Bu yüzden bizim için cevapları önemsenecek biri.
Sn. ozgur_beyin ağabeyin birinci maddesini onaylıyor, ikinci maddesinden haberi yok. Ancak, olabilirliği muhtemeldir diyor.
Sn. kabasakalın, yalancılığı konusunu kesin onaylıyor. Evet herkese ihanet etti. Yalan söyledi diyor.
Sn. okinononun isyanına sebep olan şeyin ise kesinlikle olamayacağını ve bunun abartı olduğunu dile getiriyor.
İran'dan bahsederken gözleri parlamıyor, puslu bir havaya girip hüzünleniyor. Eşi ve çocuğu haricindeki tüm ailesi ve hayatı İran. Ülkesini çok seviyor. Övünüyor, hatta şöven milliyetçilik düzeyine kadar övünüyor. Ancak eklemeden de yapamıyor.
-Şu anda hemen hemen tüm İran halkı Türkiye ve yaşayanlara gıpta ile bakmakta. Baskı ve molla diktasının gölgesi tüm ülkeyi bitirmiş.
Şu an İran'daki rejimin İslam ile hiçbir alakasının olmadığını söylüyor.
Ve ekliyor.
Eğer İslam oysa, ben Müslüman değilim.
Bu sözleri unutmadan siteye aktarmak istiyorum. İzin istiyor.
Sahipsiz ve umutsuz bakışlarla vedalaşıyoruz.
Sayın Hocam,
Görevi ateistlere verdik ama ses bizden geldi. Bu gerçekten çok iyi oldu.
Humeyni rejimi konusunda ilk şüphelerim; Fransadan paketlenerek geldiğindeki İran'ın hazır olması ve devrimden sonra Resim Heykel Müzesinin daha aktif olarak faaliyet göstermesi ve ilk büyükelçiliklerini Vatikan'da açmaları olarak sıralayabilirim.
Ayrıca Humeynin Tabutunun taşınırken ki resimlerden cesetin hali ve insanların gözlerindeki tanımlayamadığım şey PC'imde kayıtlı.
Bu sitede belki daha kaynak olarak vermişimdir. Tekrar olursa kusura bakmayın.
Şii Ulemanın Otoritesinin Temelleri- Doç.Dr.Mazlum Uyar.
Bu kitabı okumadan bana göre isterse İran'lı olsun İran'da Devrimin asıl amacı konusunda öngörüler yakın zaman olayları ile kısıtlı kalır.
Belki daha başka kitaplarda vardır bilmiyorum. Bildiğim bu kitap.
Kısaca "Zorbaya karşı bir hakikatı esas tutarak Zorbanın iktidarını kendi zorbalığı için yıkmaya çalışmak" olarak tanımlayabileceğim bir akımın özellikle Avrupa Birliğinde Doğunun kalesi olma sözünü vermesi de manidardır.
Ancak,
Arkadaşınızın belkide olayların içerisinde olmaktan etrafını tamamlayamadığı şey, ne olursa olsun halkın desteği olmadan 1979 daki devrimin gerçekleşmesi olanaksız olduğudur kanaatindeyim.
Bu da yine batılılaşma adı altında, Türkiye, Azerbaycan ve İran'da uygulanan bu yüzyılın başındaki politikaların başarısızlığının kanıtıdır.
Şah ailesinin ayyuka çıkan pervasızca rezilliklerinin verdiği öfke ve binlerce yıllık kültür ve tarihi bağların modernleşme adı altında kökten hızlıca kesilmek istenmesi ve şah ailesinin yine bu devrimi hazırlayan ulema sınıfının halk etkisinde kalması, Şii inancıdan önemli yer tutan müçtehit imamların fıkıh yönünden aynı döenmde farklı farklı yöntemler izlemesi ve bunun caiz olması, 1700 lü yıllardan başlayarak ulema otoritesine karşı olduklarını düşündükleri şeyhiyye koluna akıl almaz ve tarihte emsali görülmeyen işkencelerin yapılması ile İran zaten kendi başına bir yumak olmuştur.
Aynı durum İran ile birlikte Azerbaycan da farklı değildir. İstisna olarak Türkiye batıya daha yakın olmak ve tarihsel İran hasımlığından dolayı batıya daha cazip gelmiş ve batılılaşma kısmande devlet zoruyla da olsa başarılmıştır.
Ben çoğu zaman,AKP nin bugünkü iktidarı ile 1979 devrimini karşılaştırırım. Vardığım sonuç hep, 100 yıl önceki kurgulanan modelin ne kadar yumuşatıldığının göstergesi olduğudur.
Bu aşamada size ikinci bir kitap önereceğim;
Son Devrimci: Ayetullah Humeyni (http://www.kitapyurdu.com/kitap/87880/sondevrimciayetullahhumeyni.htm?sa=39559218) ELİPS KİTAP (http://www.kitapyurdu.com/yayinevi/default.asp?id=2577) Baqer Moin (http://www.kitapyurdu.com/yazar/33509/baqermoin.htm)
Bu kitap o kadar ilginç ki, bence illk başta Humeyni okumalıydı bu kitabı.
Elhasıl gelelim sadede;
Mekke feth edildiğinde İslam ordusunu seven yoktu Mekke'de. Zaten Peygamberin vefatından sonrada yönetim Mekkelilerin eline geçti hemen dersek yanılmış olmayız.
Bu nedenle halkın kabul etmemesi devrimin amacına ve devrimi savunanlara bir sorun teşkil etmez. Gerekçe de olamaz.
Ancak,
Devrimin amacında eğer bir sakatlık tespit edersek o zaman iş değişir.
Bu nedenle; İran devrimi 1979 yılında Avrupanın Amerika'ya karşı tutunduğu bir kale olmuştur. Şah yanlış ata oynayarak bugünün emperyalistlerine İran'ı peşkeş çekecekken özelikle Fransa ve Almanya karşı atakla Humeyni'yi ve ulemayı destekleyerek İslam adı altında devrimi gerçekleştirmişlerdir.
Vugün İranlı dostunuza şunu sorunuz. Humeyni Fransa'dan uçağa bindiğinde İhtilal için mi geliyordu, yoksa tıpkı Lenin gibi asılacağını düşünerek korku içinde mi yol alıyordu.
Uçaktan indiği anda ne oldu?
Ben ne iran'ı savunan ne de şii mezhebinden olan birisiyim bunu biliyorsunuz.
Bu bilgi ve akabinde oluşan fikirlerim Hakikati ararken karşıma çıkan şeyler.
İran devriminde arkadaşınızın söz ettiği bizi kandırılar sözü bence çok ağır. Zira Zarara kendi rızası ile girene acınmaz. Kaldıki devrim olmasaydı acaba İran bugün var olabilirmiydi bunu da siyaseten sorgulamak lazım.
Şuna katılırım, Dünya da yakın tarihte adı İslam olan tek devlet İran, AB korumasında ABD Emperyalizmine karşı net bir duruş ortaya koyarken, amacı Dini ikame etmek midir , yoksa AB ve Rusya amaçları için yeni bir blokta binlerce yıldır ayakta kalan bir tarih birikimi olarak doğru ata mı oynamaktadır.
Dünyanın hızlıca İki kutuba ayrılacağını artık herkes biliyor. Acaba İran bu kutuplaşmada karşı safta yer aldığı içinmi bu cepheden öcü olarak algılatılmaya çalışılıyor.
Artık herkesin kabuıl etmesi gerekir ki, petrol geçerli ve etken bir savaş sebebi olarak bu asırda önemini yitirmiştir. Bildiğimiz hava ile çalışan arabalar 90km süratle 110 km gider haldedir.
ABD dünyaya yeni bir dünya düzeni için şekil vermeye çalışırken, geride kalanların ellerinin armut toplamayacağı da aşikardır.
Asıl olan ve peşinde olduğum ise, iki kutubun çarpışmasından bambaşka bir Dünya düzenin, yıkılmış ve ve bitap düşmüş olarak çıkıp, ortak bir halk düzeni içerisinde Allah'ın yeni emirleri doğrultusunda ayakta kalıp kalamayacağıdır.
İşte o zaman tıpkı yakıt deposunu boşalınca atarak yeni yörüngelere yönelen uzay araçları gibi insanlığın yeni ufuklarda ve yeni hedeflere yönelmesinden söz edebiliriz kanaatindeyim.
Kim ne derse desin Yaşamın amacı,
İster yokluğunu ispat olsun isterse varlığını müşahade, insanoğlunun
özüne nakşedilmiştir. Zaten irade dediğinizde nedir ki, bu iki amaçtan birini seçerek aynı gemiye binmekten başka.
Konu hakkında arkadaşınızdan aldığınız bilgileri bizler ile paylaşma nezaketinizden dolayı müteşekkirim. Burada dile getirmek istemediğim çok daha önemli bilgilerin ip uçları olarak kayıt ettim. Sizin bizzat göreceğiniz izlenimleriniz ile birlikte inşallah daha sonra değerlendiririz.
Selamlar Saygılar.
Sn. okinono,
Değerli hocam, bir ara verdiğiniz kaynakları kaybettiğimi üzülerek hatırladım.
Verdiğiniz iki kitabın siparişi verildi. Sabırsızlıkla bekliyoruz.
Bu arada orta okul yıllarımızda elimizden geçen, ve bizleri çok etkileyen birkaç kitabı da tekrar etmemiz gerekecek.
Yine aynı yıllarda İran devrimi ile çok alakalı rahmetli bir ağabeyimizin süreli yayınlarını bulabilirsem onları da tekrar edeceğiz.
Ki; bu süreli yayınlardan dolayı zamanında başına gelmedik kalmamıştı.
Önümüzdeki yıl için planladığımız İran gezisi için de ayrıca bir araştırmamız olacak.
Bu seyahatin bize ne göstereceğini bilemem.
Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi? Konulu bir grup çalışmamızı hatırlıyorum, henüz ilk okul yıllarımızla alakalı.
Bizim grup çok gezen bilir, tezini destekliyordu.
İyi de hazırlanmış ve savunmuştuk!!!
Çalışmanın sonunda diğer grubun savunmasının kazandığını hatırlıyorum.
Ve yazmış olduğunuz gibi tüm bunların sonunda inşallah birlikte, daha iyi bir değerlendirme yapabiliriz.
Kaynaklarınıza, bilgilerinize ve yönlendirmelerinize içten teşekkürler.
galapagos
22-08-2008, 23:06
sevgili mhmmd bu sitede yazılarını ve duruşunu kavrayamadığım bir kişisiniz tam olarak neyi savunduğunuzu anlayamıyorum herhalde benim kusurumdur türkçeniz gayet güzel ama anlatım tarzı kafa karışıklığına sebep olabiliyor bu anlattığınız olayı bizler biz şeklinde değilde kendi ağızınızdan tekil olarak anlatırsanız ve yuvarlak değil daha kesin konuşursanız sevinirim buarada şu ceset fantazisi lafınıda yakıştıramadım gördükçe şaşırma ve gülümseme arasında gidip geliyorum
Sn. galapagos,
Kullandığımız kelime esasen bizim de kullanmayı istediğimiz kelime değildi.
Bu nedenle, öncelik ve ivedilik ile sizden özür dileriz.
Nedeni için, yazılara geri dönünce EDİT lenen yerlerin varlığını gördük.
Şu an bu kelimeyi hatırlamıyoruz. Ve meselenin kişiden öte olayın vehametine odaklı olduğunu hatırladık.
İnanınız ki; Konuya muhattap kişi İmam Humeyni değil de Charles DARWİN dahi olsaydı tepkimiz aynı olurdu.
Muhtemeldir ki; sizin garipsediğiniz cevabımızın, hazırlayıcısı şiddetinde bir kelime idi.
Her ne ise, biz özürümüzü diler yolumuza devam ederiz. Bu bizi yormaz.
Olabildiğince savunma yapmamaya gayret etmekteyiz.
Tüm sabitler, taraflar, gruplar (Aşk olsun hariç :) ), ekoller ile aynı tarafı paylaşamıyoruz.
Biz, değişimin, tarafsızlığın, genelliğin, her taraftan tüm bilgilerin ve aklın tarafında olmaya gayret etmekteyiz.
Kesin konuşup yazamıyoruz.
Nedeni de; kesin düşünüp sabit kararlarımızın olmamasıdır.
Bu özelliğimizi, sizler; kişiliksizlik ya da bilgisizlik olarak alabilirsiniz.
Biz almıyoruz.
Tekilliğin bencilliğinden ancak çoğulluğun saygısı ile kurtulabildiğimizdendir ki, ben değil de biz yazarız ya da yazmaya çabalarız.
Hepsi bu...
galapagos
04-09-2008, 20:11
gayet nazik ve kibar cevap için teşekkürler ama serzenişte bulunduğum tüm konular ayni ile devam etmiş yine biz yine dairesel konuşmalar
ben asla fikirlerinizle ilgili birşey demedim sadece yazım ve anlatım diliniz çok karışık çok ağır
Humeyni'nin deve kullanim klavuzunun kanitini isteyen beyler buyrun, amazon dan satin alin:
http://www.amazon.com/Sayings-Ayatollah-Khomeini-Political-Philosophical/dp/0553140329/ref=sr_11_1?ie=UTF8&qid=1220911180&sr=11-1
Buradada biri icindekileri eklemis:
http://www.youtube.com/watch?v=6_vAs1WOSAE
Humeyninin kitabindan ilginc alintilar 2.:
--
A man can have sex with animals such as sheep, cows, camels and so on.
However he should kill the animal after he has his orgasm. He should not
sell the meat to the people in his own village, however selling the meat to
the next door village should be fine.
From Khomeini's book, "Tahrirolvasyleh", fourth volume, Darol Elm, Gom,
Iran, 1990
"If one commits the act of sodomy with a cow, a ewe, or a camel, their urine and their excrement become impure, and even their milk may no longer be consumed. The animal must then be killed and as quickly as possible and burned."
The little green book, Sayings of Ayatollah Khomeini, Political, Phylosophica, Social and Religious with a special introduction by Clive Irving, ISBN number 0-553-14032-9, page 47
Kaynak:
http://www.geocities.com/islampencereleri3/sayings_of_ayatollah_khomeini.htm
----
Vay be önce hayvanla ask yasa, sonra öldür etinide sakin kendi köyünde satma, ama komsu köyde sat. Bu zihniyete seven insanlari kucaklarim ben. Kaynak gösterilen Humeynin kitabini alip okuyan varmi forumda?
okinono delil istiyordu delili görünce yorumsuz kacmis :).
''Çünkü çığrından çıkmış bir güruh, hiçbir dinde ve inanışta olamayacak biçimde ölüye gösterilmesi gereken saygı ve huşuyu bir kenara tümüyle bırakmış vaziyette; evvelâ tabutu, taşıma itiş kakışı ve kargaşası esnasında yere düşürdüler!.. Ceset dışarı çıkıncada kefenden parça koparma yarışı başladı!.. Bunun üzerine askerler olaya müdahale etti. Sonuçta binbir güçlükle defnedilen nâşı, sevgi adına gecede gelip tacizde bulunmasınlar!.. diye kabrin etrafını tanklarla çevirip askeri çembere aldılar''
Yazar: Siyma Aksekili 'den alıntı.