PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Tanrı mı insanı, insan mı tanrıyı yarattı?


ank0606
30-08-2005, 01:11
Değerli üye arkadaşlar (Tabi bu sözüm daha çok inançlı olan arkadaşlara) Hiç teleşlanmadan, ön yargılı olmadan, dürüstçe, mantıklıca ve sakince şöyle bir düşünüpte, düşünceleriniz konusunda eğer bana cevap yazarsanız çok mutlu olurum. İnanın bu konuda neyi nasıl düşündüğünüzü çok merak ediyorum ve öğrenmek istiyorum. Acaba insan olmasaydı Tanrı olur muydu? Yoksa onu kafamızda var eden biz miyiz?
İlginiz ve bütün görüşleriniz için şimdiden teşekkür ediyorum

beyni
30-08-2005, 10:45
ank0606

Tanrı kavramı her insan için değişik olabilir. Her insanda kendine göre bir tanrı yaratabilir.

Ama şundan emin olabiliriz muammedin tanrı olarak yarattığı allah onun düşüncelerinin ürünüdür.

ank0606
31-08-2005, 03:34
İlk önce, bana cevap yazmaya zaman ayırdığın için içten ve samimice, ayrıca bolca teşekkürler. Siteye gireli pek fazla olmadı ama senin çoğu yazılarını okudum. Aslında elimden geldiği kadar herkesin yazısını okumaya çalıştım. Yazılarını beğeniyorum ama bazen sinirleniyorsun. Bilmiyorum bu ne kadar gerekli ve doğru. Yazdıklarına zaten katılıyorum. Allah kavramının Muhammed'in beyninin ürünü olduğu kesin. Diğer tanrılarda diğer beynin ürünleri. Sonuçta hepsi ürün. Acaba İnanç sahibi arkadaşlar bu konuya nasıl cevap verecekler diye bekliyorum. Bakalım!!
Cevap veren olursa okuyacağım.
Teşekkürler.

Yıldıztozu
26-06-2018, 16:16
Geçen gün şiddetli gök gürültüleri duydum. Gökyüzüne baktığımda sanki gizemli görünmez bir güç sinirlenmişe benziyordu.
Sonra fark ettim ki insanın biyolojik-zihinsel yapısı bu tarz tehlike sinyallerine karşı evrimsel olarak bir irade yükleme eğilimindeydi. Çünkü bu eğilim onun hayatta kalmasına yardımcı oluyordu.

Bilinçaltında şu var ''hayatta kalabilmem için gökyüzündeki bu gürültüde tehlikeli bir irade olduğunu varsaymam gerekir.''

Tanrı kavramını sadece insanın değil, diğer canlıların da farklı biçimlerde üretmiş olabileceğini düşünüyorum. Örneğin ormanda yaşayan bir hayvan, ormandaki bazı doğal koşullara irade-amaç-otorite yükleyebilir. Bu onun hayatta kalmasına katkı sağlar.

Think Atheist
26-06-2018, 19:24
Tabi ki tanrı algısı bir insan ürünü bu enerji insanların sandığı gibi bir şey değildir. "Tanrı herkesi sever", "tanrı belanı verir", "tanrı yardım etsin" gibi günümüzde kullanılan ve düşünen cahil insanlar tarafından kullanılır. Çaresizlikten korkudan veya başka nedenler dolayı. Tanı diye bir şey yok, yanı bizleri gözetleyen, bizleri düşünen, bizleri cezalandıran. Ama şu kesin, bir enerjidir herşey ama bu enerjide bilinç yok bizler gibi, her şey kendi halinde bırakılı ve gelişiyor. Evrenimiz kaos içinde büyük patlamanın sonucu "her şey mükemmel allah mükemmeldir" gibi cahilce düşünceler tabi ki insanların algısı ve cehaleti yüzünden.

pianola
26-06-2018, 23:01
Başlangıçta dünyadaki bütün insanlar aynı dili konuşur, aynı sözleri kullanırlardı. Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova buldular ve oraya yerleştiler. Birbirlerine, "Gelin tuğla yapıp iyice pişirelim" dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar. Sonra, "Kendimize bir kent kuralım" dediler, "Göklere erişecek bir kule dikip ün salalım. Böylece yeryüzüne dağılmayız. RAB insanların yaptığı kenti ve kuleyi görmek için aşağıya indi ve şöyle dedi: "Tek bir halk olup aynı dili konuşarak bunu yapmaya başladıklarına göre düşündüklerini gerçekleştirecek, hiçbir engel tanımayacaklar. Gelin, aşağı inip dillerini karıştıralım ki birbirlerini anlamasınlar." Böylece RAB onları yeryüzüne dağıtarak kentin yapımını durdurdu. Bu nedenle kente Babil adı verildi. Çünkü RAB bütün insanların dilini orada karıştırdı ve onları yeryüzünün dört bucağına dağıttı.
*****

upuaut
27-06-2018, 09:52
YAHOO'daki bugünkü "Scientists say humans are alone in the universe (https://www.yahoo.com/news/m/4952ecf5-6e76-3ceb-971b-aae080b23f05/ss_scientists-say-humans-are.html)" haberine göre eğer biz Evren'de yalnız isek, o zaman Allah vardır kardeşim! Ama önce bunun kanıtlanması gerekir.

hur-kus
22-09-2018, 10:50
Tanrı yı Kim Yarattı?

Bu soruya bir makaleden alıntı ile Kutsal Kitap açısınadan cevap vermek istiyorum;

Yedi yaşındaki oğluyla konuşan bir baba oğluna şöyle diyor: Çok uzun zaman önce Tanrı dünyayı yarattı. Ayrıca güneşi, ayı ve yıldızları da yarattı.Çocuk biraz düşündükten sonra soruyor: Peki baba Tanrı yı kim yarattı?

Baba şöyle cevap veriyor: Tanrıyı kimse yaratmadı. O her zaman vardı.Bu basit cevap çocuğa bir süreliğine yeterli gelebilir. Ancak büyüdükçe bu soru zihnini daha çok kurcalar. Bir varlığın başlangıcının olmamasını bir türlü kavrayamaz. Sonuçta evrenin bile bir başlangıcı vardır. O zaman Tanrı nasıl var oldu? diye düşünür.

Kutsal Kitabın bu soruya verdiği cevap örnekteki babanınkine benzer. Musa şöyle yazmıştı: Ey Yehova . . . . Sen dünyayı, yeryüzünü, büyük emeklerle var etmeden, dağlar doğmadan çok önce Tanrıydın, ve ezelden ebede kadar da Tanrısın (Mezmur 90:1, 2). İşaya peygamber de şöyle demişti: Bilmiyor musun, duymadın mı? Yehova yeryüzünün uçlarını yaratandır, sonsuza dek Tanrı dır (İşaya 40:28). Aynı şekilde Yahuda da mektubunda Tanrı nın ezeli olduğunu söyler (Yahuda 25).

Bu ayetler elçi Pavlusun da belirttiği gibi Tanrı nın çağların Kralı olduğunu gösterir (1. Timoteos 1:17). Bu, ne kadar geriye gidersek gidelim Tanrı nın her zaman var olduğu ve gelecekte de her zaman var olacağı anlamına gelir (Vahiy 1:8). Dolayısıyla ebedi ve ezeli olması Mutlak Güce Sahip Tanrı nın temel özelliklerinden biridir.

Bu düşünceyi kavramak bize neden zor geliyor? Kısıtlı ömrümüz nedeniyle zamanı Yehova dan tamamen farklı şekilde algılıyoruz. Tanrı sonsuz olduğu için bin yıl Ona bir gün gibi gelir (2. Petrus 3:8). Bunu şöyle örnekleyebiliriz: Yaklaşık 50 günlük ömrü olan erişkin bir çekirge 70-80 yıllık insan yaşamını kavrayabilir mi? Tabi ki hayır. Ancak Kutsal Kitap Yüce Yaratıcımızın yanında bizim de çekirgeler gibi olduğumuzu söyler. Düşünme yetimiz bile Onunkinin yanında çok kısıtlı kalır (İşaya 40:22; 55:8, 9). Bu yüzden Yehova nın bazı özelliklerini insanların tam olarak anlayamaması gayet doğaldır.

Tanrı nın ezeli ve ebedi olduğunu kavramak zor gelse de aslında bunun mantıklı olduğunu görüyoruz. Eğer Tanrıyı yaratan başka biri olsaydı Yaratıcı o olurdu. Ancak Kutsal Kitabın da dediği gibi her şeyi yaratan Yehovadır (Vahiy 4:11).

bakkalmahmud
22-09-2018, 23:44
Tanrı yı Kim Yarattı?

Bu soruya bir makaleden alıntı ile Kutsal Kitap açısınadan cevap vermek istiyorum;

Yedi yaşındaki oğluyla konuşan bir baba oğluna şöyle diyor: Çok uzun zaman önce Tanrı dünyayı yarattı. Ayrıca güneşi, ayı ve yıldızları da yarattı.Çocuk biraz düşündükten sonra soruyor: Peki baba Tanrı yı kim yarattı?

Baba şöyle cevap veriyor: Tanrıyı kimse yaratmadı. O her zaman vardı.Bu basit cevap çocuğa bir süreliğine yeterli gelebilir. Ancak büyüdükçe bu soru zihnini daha çok kurcalar. Bir varlığın başlangıcının olmamasını bir türlü kavrayamaz. Sonuçta evrenin bile bir başlangıcı vardır. O zaman Tanrı nasıl var oldu? diye düşünür.

Kutsal Kitabın bu soruya verdiği cevap örnekteki babanınkine benzer. Musa şöyle yazmıştı: Ey Yehova . . . . Sen dünyayı, yeryüzünü, büyük emeklerle var etmeden, dağlar doğmadan çok önce Tanrıydın, ve ezelden ebede kadar da Tanrısın (Mezmur 90:1, 2). İşaya peygamber de şöyle demişti: Bilmiyor musun, duymadın mı? Yehova yeryüzünün uçlarını yaratandır, sonsuza dek Tanrı dır (İşaya 40:28). Aynı şekilde Yahuda da mektubunda Tanrı nın ezeli olduğunu söyler (Yahuda 25).

Bu ayetler elçi Pavlusun da belirttiği gibi Tanrı nın çağların Kralı olduğunu gösterir (1. Timoteos 1:17). Bu, ne kadar geriye gidersek gidelim Tanrı nın her zaman var olduğu ve gelecekte de her zaman var olacağı anlamına gelir (Vahiy 1:8). Dolayısıyla ebedi ve ezeli olması Mutlak Güce Sahip Tanrı nın temel özelliklerinden biridir.

Bu düşünceyi kavramak bize neden zor geliyor? Kısıtlı ömrümüz nedeniyle zamanı Yehova dan tamamen farklı şekilde algılıyoruz. Tanrı sonsuz olduğu için bin yıl Ona bir gün gibi gelir (2. Petrus 3:8). Bunu şöyle örnekleyebiliriz: Yaklaşık 50 günlük ömrü olan erişkin bir çekirge 70-80 yıllık insan yaşamını kavrayabilir mi? Tabi ki hayır. Ancak Kutsal Kitap Yüce Yaratıcımızın yanında bizim de çekirgeler gibi olduğumuzu söyler. Düşünme yetimiz bile Onunkinin yanında çok kısıtlı kalır (İşaya 40:22; 55:8, 9). Bu yüzden Yehova nın bazı özelliklerini insanların tam olarak anlayamaması gayet doğaldır.

Tanrı nın ezeli ve ebedi olduğunu kavramak zor gelse de aslında bunun mantıklı olduğunu görüyoruz. Eğer Tanrıyı yaratan başka biri olsaydı Yaratıcı o olurdu. Ancak Kutsal Kitabın da dediği gibi her şeyi yaratan Yehovadır (Vahiy 4:11).
Hür kus madem senin yehova (yukarda müslümanlar gibi birden tanri yapiyorsun) ezeli (müslümanda allah ezeli diyor.)(Benim zavalli ateistim hangi biriyle ugrassin,fukara bilginin pesinemi kossun bunlarlami ugrassin) o zaman kötülüyünde ondan zuhur etmesi gerekir,buna ne diyorsun? (bana göre hersey ziddiyla vardir,iyinin karsiligi kötü,isigin karsiligi karanlikdir,bir irmakdan ya tatli ya aci su akar,iyi yada kötü ayni merkezden zuhur etmez) senin yehova islamin tanrisi gibi yaratilmis bir tanri.

bakkalmahmud
23-09-2018, 02:30
Değerli üye arkadaşlar (Tabi bu sözüm daha çok inançlı olan arkadaşlara) Hiç teleşlanmadan, ön yargılı olmadan, dürüstçe, mantıklıca ve sakince şöyle bir düşünüpte, düşünceleriniz konusunda eğer bana cevap yazarsanız çok mutlu olurum. İnanın bu konuda neyi nasıl düşündüğünüzü çok merak ediyorum ve öğrenmek istiyorum. Acaba insan olmasaydı Tanrı olur muydu? Yoksa onu kafamızda var eden biz miyiz?
İlginiz ve bütün görüşleriniz için şimdiden teşekkür ediyorum
Bence yaratan deyil,yaratanlar var,cünkü birseyin baska birsey olmasi icin baska birgüce ihtiyaci var,o öbür güc demekdir, burdada bir yaratan masali son buluyor cünkü ikinci güc yoksa hayatda yok (-:

bakkalmahmud
23-09-2018, 02:51
İlk önce, bana cevap yazmaya zaman ayırdığın için içten ve samimice, ayrıca bolca teşekkürler. Siteye gireli pek fazla olmadı ama senin çoğu yazılarını okudum. Aslında elimden geldiği kadar herkesin yazısını okumaya çalıştım. Yazılarını beğeniyorum ama bazen sinirleniyorsun. Bilmiyorum bu ne kadar gerekli ve doğru. Yazdıklarına zaten katılıyorum. Allah kavramının Muhammed'in beyninin ürünü olduğu kesin. Diğer tanrılarda diğer beynin ürünleri. Sonuçta hepsi ürün. Acaba İnanç sahibi arkadaşlar bu konuya nasıl cevap verecekler diye bekliyorum. Bakalım!!
Cevap veren olursa okuyacağım.
Teşekkürler.
Allah muhammedin yaratdigi bir tanri deyil allah zaten orda varolan bir tanriydi,Ankebut 61--Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı hizmetinize kim verdi?" diye soracak olsan mutlaka, "Allah" diyeceklerdir. O halde nasıl(haktan) döndürülüyorlar,bu ayetde görüldüyü gibi allah zaten orda varmis

hur-kus
23-09-2018, 16:43
Tabi ki tanrı algısı bir insan ürünü bu enerji insanların sandığı gibi bir şey değildir. "Tanrı herkesi sever", "tanrı belanı verir", "tanrı yardım etsin" gibi günümüzde kullanılan ve düşünen cahil insanlar tarafından kullanılır. Çaresizlikten korkudan veya başka nedenler dolayı. Tanı diye bir şey yok, yanı bizleri gözetleyen, bizleri düşünen, bizleri cezalandıran. Ama şu kesin, bir enerjidir herşey ama bu enerjide bilinç yok bizler gibi, her şey kendi halinde bırakılı ve gelişiyor. Evrenimiz kaos içinde büyük patlamanın sonucu "her şey mükemmel allah mükemmeldir" gibi cahilce düşünceler tabi ki insanların algısı ve cehaleti yüzünden.

Sayın Think Atheist, bilinçsiz bir enrjinin bilinçli varlıklar oluşturduğunu anlatmaya çalıştınız,,,,
Size sizin gibi düşünen bir robot tasarımcısının nasıl fikrini değiştirdiğini gösteren ve bir söyleşi içeren aşağıdaki makaleyi okumanızı önermek istiyorum, sonra fikirlerinizi yazarsanız sevinirim,
Saygılar

Bir Robot Tasarımcısı Yaratıcıya Nasıl İnandığını Anlatıyor
Profesör Massimo Tistarelli, İtalya'daki Sassari Üniversitesinde bilim adamı olarak çalışıyor. Massimo, aynı zamanda uluslararası çapta yayımlanan üç bilim dergisinin yardımcı editörlüğünü yapıyor ve bugüne kadar yüzden fazla bilimsel makalenin hazırlanmasına katkıda bulundu. Araştırdığı konular arasında, insanların başkalarının yüzlerini nasıl tanıdıkları ve bir topu yakalamak gibi basit görünen hareketleri nasıl yaptıkları var. Bu araştırmalara dayanarak, insanlardaki görme sistemlerini taklit eden robotlar tasarlıyor. Uyanış! dergisi Massimo'ya inancı ve bir bilim adamı olarak yaptığı çalışmalarla ilgili bazı sorular sordu.

Daha önce hangi dine mensuptunuz?


Annem ve babam Katolikti fakat kiliseye pek gitmezlerdi. Bense gençken ateizme olumlu bakıyordum. Bana yaşamın evrimle var olduğu öğretilmişti ve bunu kabul etmiştim. Bir Yaratıcının varlığına inanmasam da, biz insanlardan üstün bir gücün olması gerektiğini düşünüyordum. Bu gücü bulmak için Taoculuk, Hinduizm ve Budizmi araştırdım, ancak bu dinlerin öğretileri beni tatmin etmedi.

Bilime nasıl ilgi duymaya başladınız?

Çocukluğumdan beri makinelere karşı büyük bir ilgim vardı, hatta elektrikli oyuncaklarımı söküp tekrar monte ederdim. Telekomünikasyon mühendisi olan babamı soru yağmuruna tutarak, radyo ve telefonların nasıl çalıştığını öğrenmek isterdim.

Bir bilim adamı olarak nasıl bir eğitim aldınız?

Cenova Üniversitesinde elektrik mühendisliği okudum ve sonra robot tasarımı üzerine doktora araştırması yaptım. Uzmanlık alanım insandaki görme sistemi ve robot tasarımlarında bu sistemin taklit edilmesiydi.

Görme sistemimiz neden bu kadar ilginizi çekti?

Olağanüstü karmaşık bir yapıya sahip görme sistemimiz gözlerimizden çok daha fazlasını kapsar, yani görüntüleri yorumlamamızı da içerir. Örneğin bir topu yakalarken neler olduğunu düşünelim. Topu yakalamak için koştuğumuz sırada gözün merceği, topun görüntüsünü retinaya odaklıyor. Böylece görüntü hem topun hem de gözümüzün hareketine bağlı olarak retinanın üzerinden hareket ediyor. Elbette normalde gözümüzü toptan ayırmayız. Bu durumda ise topun arka planındaki görüntü "hareket ederken" topun görüntüsü retinada sabit kalıyor.

Görme sistemimiz aynı anda, topun hızını ve izlediği yolu da hesaplar. Gözümüz topun hareketini arka planla bağlantılı olarak tahmin etmeye çalışırken ve görüntü henüz retinadayken bu hesaplamaların başlaması çok ilginçtir. Sonra, optik sinirler retinada oluşan sinyalleri beyne iletir, beyin de bu bilgiyi analiz edip topu yakalamak üzere bizi yönlendirir. Tüm bu süreç olağanüstü derecede karmaşıktır.

Peki bir Yaratıcının varlığına sizi ikna eden ne oldu?

1990 yılında Trinity Üniversitesinde araştırmalar yapmak için Dublin'de (İrlanda) birkaç ay kaldım. Eşim Barbara'yla eve dönüş yolculuğu sırasında çocuklarımızın geleceği hakkında konuştuk. Ayrıca Yehova'nın Şahidi olan ablamı da ziyaret etmeye karar verdik. Ablam bana, Şahitlerin yayımladığı Yaşam Nasıl Oluştu? Evrimle mi, Yaratılışla mı? başlıklı kitabı verdi. Bu yayının titizlikle yapılan araştırmalar sonucu hazırlandığını görünce çok etkilendim. O anda evrim kuramını aslında hiç sorgulamadan kabul ettiğimi fark ettim. Örneğin, o güne kadar fosil kayıtlarının evrimi desteklediğini zannediyordum. Fakat öyle değilmiş.
Gerçekten de, evrimi inceledikçe bu kuramın gerçeklere dayanmadığını daha da çok fark etmeye başladım.

Robotlarla ilgili çalışmalarımda kimin tasarımlarını örnek alıyordum?

Sonra robotlarla ilgili çalışmalarımı düşündüm. Kendi kendime, ‘Kimin tasarımlarını örnek alıyorum?' diye sordum. Bir topu bizim gibi yakalayabilen bir robotu asla tasarlayamazdım. Robotlar bir topu yakalamak üzere programlanabilir, fakat sadece tam kontrollü koşullar altında bunu yapabilirler. Programlanmamış koşullarda bunu yapamazlar. Bizim öğrenme yeteneğimiz bu makinelerden kat kat üstün ve bu basit makineleri bile yapan birileri var. Bu gerçek, bizi tasarlayan bir Yaratıcının varlığına ikna olmamı sağlayan onlarca nedenden sadece biri.

Neden Yehova'nın Şahidi oldunuz?

Barbara ve ben, Şahitlerin kapsamlı inceleme yöntemlerinden çok hoşlandık. Beni özellikle yayınlar için yapılan araştırmalar etkiledi. Böyle sağlam araştırmalar, benim gibi ayrıntılara önem veren insanlara her zaman çok çekici gelir. Örneğin, Kutsal Kitabın geleceğe dair söyledikleri çok ilgimi çekiyordu. Bunları inceleyince Kutsal Kitabın kaynağının gerçekten Tanrı olduğuna ikna oldum. 1992 yılında Barbara ve ben vaftiz edilerek Yehova'nın Şahidi olduk.

Bilimsel çalışmalarınızın inancınız üzerinde olumsuz bir etkisi oldu mu?

Hayır, tam tersine inancımı güçlendirdi. Örneğin insanların yüzlerini nasıl tanıdığımızı bir düşünün. Bir bebek doğduktan sonra birkaç saat içinde bunu yapabiliyor. Biz de kalabalık bir insan grubunun içinde bile tanıdığımız birini anında fark edebiliriz. Hatta onun neler hissettiğini de anlayabiliriz. Ancak yaptığımız bu şeyin, inanılmaz bir hızda gerçekleşen ve muazzam miktarda bilgi akışından oluşan bir süreç olduğunu hiç fark etmiyoruz.

Evet, görme sistemimizin Yehova Tanrımızdan değerli bir hediye olduğuna kesinlikle ikna oldum. Kutsal Kitap da dahil Yaratıcımızın bize verdiği hediyeleri düşündükçe O'na şükrediyorum ve başkalarıyla O'nun hakkında konuşuyorum. Adalet duygum bana, yarattığı şeylerden dolayı onuru Yehova'ya vermek gerektiğini söylüyor.

"ictenlik"
24-09-2018, 00:51
Sayın Think Atheist, bilinçsiz bir enrjinin bilinçli varlıklar oluşturduğunu anlatmaya çalıştınız,,,,
Size sizin gibi düşünen bir robot tasarımcısının nasıl fikrini değiştirdiğini gösteren ve bir söyleşi içeren aşağıdaki makaleyi okumanızı önermek istiyorum, sonra fikirlerinizi yazarsanız sevinirim,
Saygılar[/B]



Bunun karşılığında para alıyor musunuz? ya da bu bilgi çabanıza nasıl etki ediyor?
Emin olun açık ve dürüst olabilirim. Ilımlı bir Hristiyan portresiyle tepkicil bir müslüman gibi tepki çekmezsin ve dini bilgin naifçe sorgulanacaktır ve zararlı olarak etiketlenmeyeceksin. Ancak yararlı olarakta. Muhtemelen dost olarak görüleceksin ve hoşgelmiş bir yeni insan, yeni arkadaş.. Ve muhtemelen zararsız inanç-çık kategorisinden hoşça geçiştirileceksin..
Bence yanlış yerdesiniz ancak okuyacağınızı umarak ya da genel olarak ben bir yorumlama sunacağım..
Gerçi jw ya da başka yerlerin buna/bunlara yanıt sağlaması gerekirdi ancak yanıtımı vermeden ve sunmadan önce..
Ben dürüst biriyim . Burası Turan Dursun adında bir adamın adının başta anıldığı bir yer ve site (o adamın gazete kağıtlarına sarılı ölüsü gözümün önünde ve bence bu birinci problemimiz ve istersen yaz aktar) ve buraya gelen bir misyoner her kim olursa tüm iyiniyetine rağmen kendi dini bilgisini ve tanrı algısını sorgulamaya açmalı ve buna davet edilmeli önce ve dini bilgisini sorgulamak davetine çekilmeli ve peyderpey yanıtlarla geri bilgi tutuşturulmak yerine önce alternatif kaynakları ve zaten tüm zamanlar boyu bunlara verilmiş cevapları okumaya yönlendirilmeli. Mesela felsefeyle tanıştırılmalı ve kazın ayağının din, bilim- evrim gibi bir çelişkiden/ çatışkıdan ibaret olmadığı yönünde bilgilenmeli/bilgilendirilmeli.
Ve bana göre misyonculukta ileri giderse kendi tanrısal ve dinsel içeriğinden kaybedebileceğini de göze almalı. Yani Dimyat'a pirince giderken bulgurdan olabileceğinin hesabını yapmalı. Biz ve arkadaşlarımız yıllardır internette bu tip yazılım ve tartışmalara giriyoruz ve yukarıdakine karşı argüman olarak yazılmış eminim onlarca sayfa da içeriğimiz olmalı...

Burda Turan Dursun bizim İsamız olmalıydı...
antika bir cevap bunu alınız.
İsa yı -yine de- seviyoruz o ayrı..
Turan Dursun adına kurulmuş bir site ve içerik dolu burası hem de çoğu ve bir çoğu felsefi içerik baskılı

Örneğin Nietzsche "Tanrı öldü" lafını evrim teorisi ile mi icad etti ve ilan etti ya da Marks "Din afyondur" derken evrim teorisinden mi gücünü alıyordu siyasal düşünsel gerçeklikten mi?. Marcus Aurelius Tanrılara tapınılmamalı derken evrim teorisi mi biliyordu? Parmenides varlık-varoluş yaradılamaz ve yokedilemez derken dini bilgiden mi geçmişti ve karşıt mı üretiyordu?

Burada Hristiyanlık ya da karşılaştırılmış dinler tarihi araştırmacıları var ve yazıyorlar diyelim örneğin ya da bağımsız düşünceler ve araştırmalar da yazılıyor. Birini lütfedip okudunuz mu? ya da jw alt kadrosu ilgili ilgisiz biri bunu yapıyor mu? Bizim istediğimiz tarihsel cevaplar var. Bazı sorularımız var..
Ve burada Hristiyanlık ve İsa üzerine de çok tartışma yapılmıştır. Bir barış peygamberini herkes ister kim istemez ama Hypatia'nın laneti var.. Ortaçağ engizisyonu ve karanlığı var. Kırpılıp gelen bu şey ve barıştırılan bu şey, barışlaştırılan bu şey ve din, bir sevgi ve pasifizm dini olan yeni Hristiyanlıkta burada Turan Dursun yolcularının/yoldaşlarının topunun ucundadır ya da ucunda olmalıdır..
İsa diye betimlenen bir adama sevgi besleyebiliriz. Tıpkı Yunus gibi bir insan sevgi peygamberi betimleniyor. Nerde yardıma koşabilir mi? o zaman koşsun. Çağrılıyor şimdi yine burda. Benim gençliğim bunlarla geçti. İçsel İsa aryışları çağrışları. İçsel sevgi ve sevgi arayışı buluşu senfonileri.. Şimdi koşsun burdayız ve onu yardıma çağrıyoruz.

Din ve dini metinler ya da monoteizm Hristiyanlıktan da geriye götürülerek hatta Yahudilikten de geriye götürülerek Sümer Mısır uygarlıklarına ve içeriklerine kadar dayandırılıyor sanırım ve başka olgulara da dayandırılıyor. Anunnakilerden antik astronata kadar bir sürü yeni ve farklı söylem de var. Hiç bir jw ya da benzeri alan bu benzer şeylerle, iç bilgi karmaşasıyla tarihsel karışıklıkla dürüst ilgileniyor mu?
acaba?

Kusura bakmayın ama Massimo bizi okusun...Okumadığı bir şeyleri okusun birileri. Mesela mektup yazsam Massimo ya erişir mi? . Biz Yehova'nın şahidi değiliz. Turan Dursunun ölümünün tanıklarıyız/şahitleriyiz...ve başka şeylerin, başka yaşam sarsıntılarının. Massimo'nun şehadeti bence burda etkin yetkin değil... İsa'nın ya da Yehova'nın birincil elden şehadeti olsa? ne güzel olurdu! Ama sanırım tarihin tanıkları bizleriz.. ve turandursun forumun şehadetini tam bilemem ama benim şehadetim ya da şahitliğim din yaymanın özellike de pasifizm yaymanın ve bulaştırmanın/aşılamanın ya da bunu kendi de barındırmanın ve uzun süre solumanın özellikle uzun vadede iyi bir şey olmayacağı yönünde.. Massimo ya da tavsiye ederim. Hristiyanlık bir uyuşukluk/atalet ve pasifizm dini olarak karakterize edilmektedir ve pazarlanmaktadır vb. İşte Massimo'ya mesajımız. Daha çok oku ve koş. İçimiz de boşluklar varsa insanlarla doldurmalıyız, sosyal kaynaşmayla doldurmalıyız, sosyal etkileşimle doldurmalıyız. Daha çok oku ve koş... Özgürce tarihe tanıklarız...

hur-kus
24-09-2018, 10:22
Bunun karşılığında para alıyor musunuz? ya da bu bilgi çabanıza nasıl etki ediyor?
Emin olun açık ve dürüst olabilirim. Ilımlı bir Hristiyan portresiyle tepkicil bir müslüman gibi tepki çekmezsin ve dini bilgin naifçe sorgulanacaktır ve zararlı olarak etiketlenmeyeceksin. Ancak yararlı olarakta. Muhtemelen dost olarak görüleceksin ve hoşgelmiş bir yeni insan, yeni arkadaş.. Ve muhtemelen zararsız inanç-çık kategorisinden hoşça geçiştirileceksin..
Bence yanlış yerdesiniz ancak okuyacağınızı umarak ya da genel olarak ben bir yorumlama sunacağım..
Gerçi jw ya da başka yerlerin buna/bunlara yanıt sağlaması gerekirdi ancak yanıtımı vermeden ve sunmadan önce..
Ben dürüst biriyim . Burası Turan Dursun adında bir adamın adının başta anıldığı bir yer ve site (o adamın gazete kağıtlarına sarılı ölüsü gözümün önünde ve bence bu birinci problemimiz ve istersen yaz aktar) ve buraya gelen bir misyoner her kim olursa tüm iyiniyetine rağmen kendi dini bilgisini ve tanrı algısını sorgulamaya açmalı ve buna davet edilmeli önce ve dini bilgisini sorgulamak davetine çekilmeli ve peyderpey yanıtlarla geri bilgi tutuşturulmak yerine önce alternatif kaynakları ve zaten tüm zamanlar boyu bunlara verilmiş cevapları okumaya yönlendirilmeli. Mesela felsefeyle tanıştırılmalı ve kazın ayağının din, bilim- evrim gibi bir çelişkiden/ çatışkıdan ibaret olmadığı yönünde bilgilenmeli/bilgilendirilmeli.
Ve bana göre misyonculukta ileri giderse kendi tanrısal ve dinsel içeriğinden kaybedebileceğini de göze almalı. Yani Dimyat'a pirince giderken bulgurdan olabileceğinin hesabını yapmalı. Biz ve arkadaşlarımız yıllardır internette bu tip yazılım ve tartışmalara giriyoruz ve yukarıdakine karşı argüman olarak yazılmış eminim onlarca sayfa da içeriğimiz olmalı...

Burda Turan Dursun bizim İsamız olmalıydı...
antika bir cevap bunu alınız.
İsa yı -yine de- seviyoruz o ayrı..
Turan Dursun adına kurulmuş bir site ve içerik dolu burası hem de çoğu ve bir çoğu felsefi içerik baskılı

Örneğin Nietzsche "Tanrı öldü" lafını evrim teorisi ile mi icad etti ve ilan etti ya da Marks "Din afyondur" derken evrim teorisinden mi gücünü alıyordu siyasal düşünsel gerçeklikten mi?. Marcus Aurelius Tanrılara tapınılmamalı derken evrim teorisi mi biliyordu? Parmenides varlık-varoluş yaradılamaz ve yokedilemez derken dini bilgiden mi geçmişti ve karşıt mı üretiyordu?

Burada Hristiyanlık ya da karşılaştırılmış dinler tarihi araştırmacıları var ve yazıyorlar diyelim örneğin ya da bağımsız düşünceler ve araştırmalar da yazılıyor. Birini lütfedip okudunuz mu? ya da jw alt kadrosu ilgili ilgisiz biri bunu yapıyor mu? Bizim istediğimiz tarihsel cevaplar var. Bazı sorularımız var..
Ve burada Hristiyanlık ve İsa üzerine de çok tartışma yapılmıştır. Bir barış peygamberini herkes ister kim istemez ama Hypatia'nın laneti var.. Ortaçağ engizisyonu ve karanlığı var. Kırpılıp gelen bu şey ve barıştırılan bu şey, barışlaştırılan bu şey ve din, bir sevgi ve pasifizm dini olan yeni Hristiyanlıkta burada Turan Dursun yolcularının/yoldaşlarının topunun ucundadır ya da ucunda olmalıdır..
İsa diye betimlenen bir adama sevgi besleyebiliriz. Tıpkı Yunus gibi bir insan sevgi peygamberi betimleniyor. Nerde yardıma koşabilir mi? o zaman koşsun. Çağrılıyor şimdi yine burda. Benim gençliğim bunlarla geçti. İçsel İsa aryışları çağrışları. İçsel sevgi ve sevgi arayışı buluşu senfonileri.. Şimdi koşsun burdayız ve onu yardıma çağrıyoruz.

Din ve dini metinler ya da monoteizm Hristiyanlıktan da geriye götürülerek hatta Yahudilikten de geriye götürülerek Sümer Mısır uygarlıklarına ve içeriklerine kadar dayandırılıyor sanırım ve başka olgulara da dayandırılıyor. Anunnakilerden antik astronata kadar bir sürü yeni ve farklı söylem de var. Hiç bir jw ya da benzeri alan bu benzer şeylerle, iç bilgi karmaşasıyla tarihsel karışıklıkla dürüst ilgileniyor mu?
acaba?

Kusura bakmayın ama Massimo bizi okusun...Okumadığı bir şeyleri okusun birileri. Mesela mektup yazsam Massimo ya erişir mi? . Biz Yehova'nın şahidi değiliz. Turan Dursunun ölümünün tanıklarıyız/şahitleriyiz...ve başka şeylerin, başka yaşam sarsıntılarının. Massimo'nun şehadeti bence burda etkin yetkin değil... İsa'nın ya da Yehova'nın birincil elden şehadeti olsa? ne güzel olurdu! Ama sanırım tarihin tanıkları bizleriz.. ve turandursun forumun şehadetini tam bilemem ama benim şehadetim ya da şahitliğim din yaymanın özellike de pasifizm yaymanın ve bulaştırmanın/aşılamanın ya da bunu kendi de barındırmanın ve uzun süre solumanın özellikle uzun vadede iyi bir şey olmayacağı yönünde.. Massimo ya da tavsiye ederim. Hristiyanlık bir uyuşukluk/atalet ve pasifizm dini olarak karakterize edilmektedir ve pazarlanmaktadır vb. İşte Massimo'ya mesajımız. Daha çok oku ve koş. İçimiz de boşluklar varsa insanlarla doldurmalıyız, sosyal kaynaşmayla doldurmalıyız, sosyal etkileşimle doldurmalıyız. Daha çok oku ve koş... Özgürce tarihe tanıklarız...

Sayın Uydurtu, yazılarınızı dikkatle okuyorum emin olunuz. Detaylı cevaplarınız için de ayrıca teşekkür ederim.

Ben bu forumda 2009 yılından beri varım. Dediğiniz gibi burası Turan Dursun forumu ve öncelikle ateizmin savunulduğu bir platform. bunun farkındayım.
Ancak bu forumda dinler için de ayrılan bölümler olduğuna göre ve Turan Dursun un, özgür düşünen beyin ve özgür düşünceye önem veren biri olduğunu hatırlarsak bu forumda her tür düşünce saygı çerçevesinde aktarılmalı ve tartışılmalı. öyle de yapılıyor zaten.
Bu forumda kaldığım sürece inançlarımı sorgulayacağımdan bahsettiniz, bu sizin için de geçerli sanırım.
Hala İsa Mesih'e sepmati duyuyor olmanız beni sevindiriyor. En azından sizinle ortak bir noktamız var. :)
Geçmişte veya şimdi yaşadığınız bazı zorluklar veya uğradığınız haksızlıklar sebebiyle Tanrı ile aranız bozulmuş olabilir,,,
Ama emin olun O her türlü acı ve haksızlığı telafi edecek ve bunu yapmaya gücü var emin olunuz..
Ölsek bile bizi diriltebilir.
Hayata sadece materyalist bir gözle bakmayı (Ben sadece gördüğüme inanırım gibi) saygım var ancak çok demode bir düşünce gibi algılıyorum.

Bir çocuğun kızdığı babasını red etmesi ve "Benim böyle bir babam yok" demesi de babayı yok kılmaz.
Ya gerçekten sevgi dolu bir Babamız bir Tanrı varsa?
Ve yakın bir gelecekte dünyadaki haksızlıkları, adaletsizlikleri ve kötülüğü bitirmek üzere harekete geçecekse?
Evrendeki muazzam düzeni, hayatın ortaya çıkmasını kör tesadüflere bağlamak için ne kadar zorlandığınızın farkında mısınız?
Bazıları için bir Tanrı'ya inanmak ne kadar zorsa, bir çok kişi için de yokluktan (Hiçlikten) muazzam sistemlerin kendiliğinden oluşması zor hatta imkansızdır.

Bu arada, İnsanlığın kendi kendini ve doğayı yok etmek için elinden geleni yaptığını, bencil istekleri yüzünden yeri harap ettiklerini görmüyor musunuz?
Geleceğimizi emanet ettiğimiz bilim adamlarının çaba ve gayretlerini insanı yaşatmaktan ziyade yok etmeye (Askeri alan) yönelik olduğunu, insani samimi çabaların çok sembolik kaldığını görmüyor musunuz?
Kutsal Kitapta Tanrı: "Yeri harap edenlerin yok olma vakti" geldiğinden bahseder, sizce bu iyi bir haber değil midir?

Hayata ve ve dünyaya biraz da bu gözle bakmayı deneseniz,,

Dinlerin şimdi ve geçmişte (Ortaçağ gibi) kötü örnekler sergilediğini ve Tanrı'yı temsil etmediklerini kabul ediyorum.
Ama emin olun bu Onun suçu değil,,
Bilim de günlerimizde kötü amaçlar ve niyetlerle kullanılıyor öyle değil mi? Suçlu olan Bilim mi? Bazı bilim adamları mı?
Saygılar

"ictenlik"
24-09-2018, 13:39
Sayın Uydurtu, yazılarınızı dikkatle okuyorum emin olunuz. Detaylı cevaplarınız için de ayrıca teşekkür ederim.

Ben bu forumda 2009 yılından beri varım. Dediğiniz gibi burası Turan Dursun forumu ve öncelikle ateizmin savunulduğu bir platform. bunun farkındayım.
Ancak bu forumda dinler için de ayrılan bölümler olduğuna göre ve Turan Dursun un, özgür düşünen beyin ve özgür düşünceye önem veren biri olduğunu hatırlarsak bu forumda her tür düşünce saygı çerçevesinde aktarılmalı ve tartışılmalı. öyle de yapılıyor zaten.
Bu forumda kaldığım sürece inançlarımı sorgulayacağımdan bahsettiniz, bu sizin için de geçerli sanırım.
Hala İsa Mesih'e sepmati duyuyor olmanız beni sevindiriyor. En azından sizinle ortak bir noktamız var. :)
Geçmişte veya şimdi yaşadığınız bazı zorluklar veya uğradığınız haksızlıklar sebebiyle Tanrı ile aranız bozulmuş olabilir,,,
Ama emin olun O her türlü acı ve haksızlığı telafi edecek ve bunu yapmaya gücü var emin olunuz..
Ölsek bile bizi diriltebilir.
Hayata sadece materyalist bir gözle bakmayı (Ben sadece gördüğüme inanırım gibi) saygım var ancak çok demode bir düşünce gibi algılıyorum.

Bir çocuğun kızdığı babasını red etmesi ve "Benim böyle bir babam yok" demesi de babayı yok kılmaz.
Ya gerçekten sevgi dolu bir Babamız bir Tanrı varsa?
Ve yakın bir gelecekte dünyadaki haksızlıkları, adaletsizlikleri ve kötülüğü bitirmek üzere harekete geçecekse?
Evrendeki muazzam düzeni, hayatın ortaya çıkmasını kör tesadüflere bağlamak için ne kadar zorlandığınızın farkında mısınız?
Bazıları için bir Tanrı'ya inanmak ne kadar zorsa, bir çok kişi için de yokluktan (Hiçlikten) muazzam sistemlerin kendiliğinden oluşması zor hatta imkansızdır.

Bu arada, İnsanlığın kendi kendini ve doğayı yok etmek için elinden geleni yaptığını, bencil istekleri yüzünden yeri harap ettiklerini görmüyor musunuz?
Geleceğimizi emanet ettiğimiz bilim adamlarının çaba ve gayretlerini insanı yaşatmaktan ziyade yok etmeye (Askeri alan) yönelik olduğunu, insani samimi çabaların çok sembolik kaldığını görmüyor musunuz?
Kutsal Kitapta Tanrı: "Yeri harap edenlerin yok olma vakti" geldiğinden bahseder, sizce bu iyi bir haber değil midir?

Hayata ve ve dünyaya biraz da bu gözle bakmayı deneseniz,,

Dinlerin şimdi ve geçmişte (Ortaçağ gibi) kötü örnekler sergilediğini ve Tanrı'yı temsil etmediklerini kabul ediyorum.
Ama emin olun bu Onun suçu değil,,
Bilim de günlerimizde kötü amaçlar ve niyetlerle kullanılıyor öyle değil mi? Suçlu olan Bilim mi? Bazı bilim adamları mı?
Saygılar

Sizi bu hale getirene kadar neler yapıyorlar?
Ne gibi bir süzgeçten geçiyorsunuz?

Bir de bunun çamaşır suyu pazarlamaktan ya da bitkisel ilaç pazarlamaktan ne farkı var. Tanıdığım bütün pazarlamacılar ürünleri hakkında böyle konuşur

Sizdeki kabuk üzerine düşünüyorum ben
Size söylenen her şey onun üzerinden kayıp gidiyor ve akıyor gibi.
Hani bir şeye parafen felan sürersinde sonra su tutarsın işlemez ve suyu emmez-ıslanamaz. Size çok fazla hristiyanlık sürülmüş/bulaşmış...
Ticari bir kaygı olarak anlarım bunun dışında ise kendinize gelmelisiniz

copernicus
04-06-2021, 15:15
İnsan uydurur. Görünmez "adam", "tanrı" var demekle var olmaz.