Orijinalini görmek için tıklayınız : Ateizmin Telkin ve Hipnotik Trans Aşamaları
ozedonus
22-08-2008, 09:03
Hayatımızın her alanında bir trans halini yaşarız; örneğin sinemada bir korku filmi izlerken… Filmde aslında sizi korkutan, ürküten şey gördüğünüz görüntünün korkunçluğu değil., duyduğunuz müziğin yarattığı strestir hissetiğiniz aslında. Burda müzik bir psikolojik telkin aracı olarak kullanılmıştır. İşini de başarıyla yapar.
En basitinden bu ve buna benzer telkin edilmeleri, bir nevi beyni yıkanmışlığı gün içinde defalarca yaşarız. Tabi telkin edilme yalnızca sinema salounlarında gerçekleşmiyor. Bu etkili silahı dediğiniz gibi siyasiler, politikacılar, çeşitli örgütler kullanmaktadır.Ama bunların yanısıra bu telkini aynı zaman ateizm de çok etkili bir şeklide kullanmaktadır.
1.AŞAMA: Kutsallığı gözden düşürmek..Normalde tarihte ya da şu anda yaşamış ve ne olursa olsun hiç kimse söylenmeyecek sözlerin insanların kutsal saydıkları şeylere çok ağır bir argo ve küfürlerle yazılması..
İşte bu durum aslında Turan Dusun,İlhan Arsel gibi şahıslarla başlayan ateizmin ilk telkin ve hipnotik trans uygulamasıdır. Mantığı şudur :Senin duyduğunda salat-u selam ettiğin Zat’ın adını en laubali ve en argo biçimde kullanacak ki insanların gözünden kutsallığını düşürebilesin. İnsanların gözünden kutsallığı düşürebilmek çok önemlidir. Çünkü kutsal insanların bazı hareketleri,tavırları ve hallerini normal bir insanı yargılar gibi yargılayamayız.
İşte biraz sonra yazacağımız şeyleri gerçekleştirebilmek için ateist kesim bu ilk aşamayı okuyucunun gözünde yapmalıdır. Tabi bu durumu yemezseniz ateistlerin bir çok iddiasını zaten okurken güleceksinizdir.İşte bunun için ilk aşamada size en başta Allah, peygamber ve İslam hakkında herhangi bir insana yada aklınıza ne geliyorsa şeye karşı söylenmiyecek sözleri, ithamları yazarlar. Çeşit çeşit sıfatlar, lakaplar takarlar.
Ateizmin hipnotik transının ön temizlik aşaması…
İkinci aşama: Ön temizlği aşıp artık tam anlamıyla yıkanacak bir beyne sahip olduğunuza göre artık asıl noktaya ulaşabiliriz. Ne dedik? Kutsallığı gözden düşür, böylece kutsal olanı kendi hissettiklerinle yargılayabilecek duruma gel. İşte bu noktada sıklıkla Hz.Muhammedin evliliklerini duyarsınız. İşte bu noktada bi şekilde Hz.Muhammedin kutsallığını insanların gözünden düşürebilir ve onu sıradan bir insanı yargılar gibi yargılayabilecek konuma getirebilirsen yapılan evlilikleri de kendi hissettiğin gibi düşündürtebilirsin. Yani nefsani olarak.Son derece argo tabirlerle kullanılan bir kişinin artık evliliğinin nefsani olduğu yönünde bir engel kalmamıştır.
Üçüncü aşama: Sıra geldi bu süreçte yaşanan haberi eksik verme olayına. Haberi eksik vermek yada sadece bir görüntüden ibaret vermek sizin yanlışı doğru, doğruyu yanlış olarak nitelendirmeni sağlayabilir .Zaten bu konu kuranda fasıkın haber getirmesi ayetleri ile beyan edilmiştir. Ateizmde bu durum genelde ayetleri mealden okuyup parça parça kesip çıkararak ve burası çok önemli: ne için geldiğini söylemeyerek demagojik ve spekulatif yorumlar yapma üzerine kuruludur. Oysa kurandaki her ayet neden geldğine dair vuku bulan olayla bir bütündür. Olayın ne olduğunu bilmeden ayetlerin çoğunu anlamak imkansızdır. Savaş sırasında gelen ayetler vardır, dolayısyla o durumda tutunulması gereken sert tavırları aktarır ve barış sırasında gelen ayetler vardır. Yalnızca peygambere hitaben onun özel hayatına onun özel hallerine hitaben gelen ayetler vardır ..dolaylı olarak kimi zaman müslümanları kimi zaman da tüm insanları muhattap alan ayetler vardır."Dolaylı olarak" dedim.. çünkü Kuran’ın tek muhattabı peygamberdir bunu bilmek önemlidir. Bizler kuranın dolaylı muhattaplarıyız.
Şimdi ateizmin hipnotik trans ve telkin ile beyin yıkama sürecin en son ve en ilginç aşamasına geldik:
DÖRDÜNCÜ AŞAMA: SONUÇLARI NEDEN GİBİ GÖSTERME. Aslında bu cümle herşeyi açıklıyor olsa da sonuçları neden gibi göstermenin üzerinde biraz durmanın faydası var. Sonuçları neden gibi gösterme tarihsel materyelizmin bir cinliğidir. Tarihsel materyalizme göre: bütün tarihsel ve toplumsal olayların belirleyici nedeni ve temeli ekonomik olaylardır.Aslında problemin özü de budur. Evet ekonomik gerekçelerden ötürü belli başlı tarihe not düşülmüş olaylar gerçekleşmiştir ama islamiyet açısında ekonomi bir neden değil bir sonuctur. İşte bu noktada nedenleri sonuç olarak gösterilmeye çalışlması beyin yıkmanın son aşamasını teşkil etmektedir.
Peygamber yada sahabeler İslam devriminden sonra belli bir ekonomik ve sosyal güce ulaşmışlardır mutlaka, ama bunlar asla neden değildir; olamaz. İslamiyetin tüm diğer toplumsal hareketlerden temel farklarından biri de budur. İslamiyette amaç kendini feda etmektir, haksızlığa , zulme, ahlaksızlığa karsı.
Peki sonucunda ekonomik ve sosyal bir güç kazanırsan ne olur. O zaman 3-5 tane sonuçları neden yapmaya meraklı kendisine tarihçi(?)ve sosyolog(!) diyen bir zat çıkar, bu mücadelenin dünyevi hırslar için yapıldığını soyler.
İşte ateizmin bu ve benzeri forumlarda yaptığı telkinle ateistleştirme metodundan bir demet..
çakırcalı
22-08-2008, 13:02
Hayatımızın her alanında bir trans halini yaşarız; örneğin sinemada bir korku filmi izlerken… Filmde aslında sizi korkutan, ürküten şey gördüğünüz görüntünün korkunçluğu değil., duyduğunuz müziğin yarattığı strestir hissetiğiniz aslında. Burda müzik bir psikolojik telkin aracı olarak kullanılmıştır. İşini de başarıyla yapar.
En basitinden bu ve buna benzer telkin edilmeleri, bir nevi beyni yıkanmışlığı gün içinde defalarca yaşarız. Tabi telkin edilme yalnızca sinema salounlarında gerçekleşmiyor. Bu etkili silahı dediğiniz gibi siyasiler, politikacılar, çeşitli örgütler kullanmaktadır.Ama bunların yanısıra bu telkini aynı zaman ateizm de çok etkili bir şeklide kullanmaktadır.
1.AŞAMA: Kutsallığı gözden düşürmek..Normalde tarihte ya da şu anda yaşamış ve ne olursa olsun hiç kimse söylenmeyecek sözlerin insanların kutsal saydıkları şeylere çok ağır bir argo ve küfürlerle yazılması..
İşte bu durum aslında Turan Dusun,İlhan Arsel gibi şahıslarla başlayan ateizmin ilk telkin ve hipnotik trans uygulamasıdır. Mantığı şudur :Senin duyduğunda salat-u selam ettiğin Zat’ın adını en laubali ve en argo biçimde kullanacak ki insanların gözünden kutsallığını düşürebilesin. İnsanların gözünden kutsallığı düşürebilmek çok önemlidir. Çünkü kutsal insanların bazı hareketleri,tavırları ve hallerini normal bir insanı yargılar gibi yargılayamayız.
İşte biraz sonra yazacağımız şeyleri gerçekleştirebilmek için ateist kesim bu ilk aşamayı okuyucunun gözünde yapmalıdır. Tabi bu durumu yemezseniz ateistlerin bir çok iddiasını zaten okurken güleceksinizdir.İşte bunun için ilk aşamada size en başta Allah, peygamber ve İslam hakkında herhangi bir insana yada aklınıza ne geliyorsa şeye karşı söylenmiyecek sözleri, ithamları yazarlar. Çeşit çeşit sıfatlar, lakaplar takarlar.
Ateizmin hipnotik transının ön temizlik aşaması…
İkinci aşama: Ön temizlği aşıp artık tam anlamıyla yıkanacak bir beyne sahip olduğunuza göre artık asıl noktaya ulaşabiliriz. Ne dedik? Kutsallığı gözden düşür, böylece kutsal olanı kendi hissettiklerinle yargılayabilecek duruma gel. İşte bu noktada sıklıkla Hz.Muhammedin evliliklerini duyarsınız. İşte bu noktada bi şekilde Hz.Muhammedin kutsallığını insanların gözünden düşürebilir ve onu sıradan bir insanı yargılar gibi yargılayabilecek konuma getirebilirsen yapılan evlilikleri de kendi hissettiğin gibi düşündürtebilirsin. Yani nefsani olarak.Son derece argo tabirlerle kullanılan bir kişinin artık evliliğinin nefsani olduğu yönünde bir engel kalmamıştır.
Üçüncü aşama: Sıra geldi bu süreçte yaşanan haberi eksik verme olayına. Haberi eksik vermek yada sadece bir görüntüden ibaret vermek sizin yanlışı doğru, doğruyu yanlış olarak nitelendirmeni sağlayabilir .Zaten bu konu kuranda fasıkın haber getirmesi ayetleri ile beyan edilmiştir. Ateizmde bu durum genelde ayetleri mealden okuyup parça parça kesip çıkararak ve burası çok önemli: ne için geldiğini söylemeyerek demagojik ve spekulatif yorumlar yapma üzerine kuruludur. Oysa kurandaki her ayet neden geldğine dair vuku bulan olayla bir bütündür. Olayın ne olduğunu bilmeden ayetlerin çoğunu anlamak imkansızdır. Savaş sırasında gelen ayetler vardır, dolayısyla o durumda tutunulması gereken sert tavırları aktarır ve barış sırasında gelen ayetler vardır. Yalnızca peygambere hitaben onun özel hayatına onun özel hallerine hitaben gelen ayetler vardır ..dolaylı olarak kimi zaman müslümanları kimi zaman da tüm insanları muhattap alan ayetler vardır."Dolaylı olarak" dedim.. çünkü Kuran’ın tek muhattabı peygamberdir bunu bilmek önemlidir. Bizler kuranın dolaylı muhattaplarıyız.
Şimdi ateizmin hipnotik trans ve telkin ile beyin yıkama sürecin en son ve en ilginç aşamasına geldik:
DÖRDÜNCÜ AŞAMA: SONUÇLARI NEDEN GİBİ GÖSTERME. Aslında bu cümle herşeyi açıklıyor olsa da sonuçları neden gibi göstermenin üzerinde biraz durmanın faydası var. Sonuçları neden gibi gösterme tarihsel materyelizmin bir cinliğidir. Tarihsel materyalizme göre: bütün tarihsel ve toplumsal olayların belirleyici nedeni ve temeli ekonomik olaylardır.Aslında problemin özü de budur. Evet ekonomik gerekçelerden ötürü belli başlı tarihe not düşülmüş olaylar gerçekleşmiştir ama islamiyet açısında ekonomi bir neden değil bir sonuctur. İşte bu noktada nedenleri sonuç olarak gösterilmeye çalışlması beyin yıkmanın son aşamasını teşkil etmektedir.
Peygamber yada sahabeler İslam devriminden sonra belli bir ekonomik ve sosyal güce ulaşmışlardır mutlaka, ama bunlar asla neden değildir; olamaz. İslamiyetin tüm diğer toplumsal hareketlerden temel farklarından biri de budur. İslamiyette amaç kendini feda etmektir, haksızlığa , zulme, ahlaksızlığa karsı.
Peki sonucunda ekonomik ve sosyal bir güç kazanırsan ne olur. O zaman 3-5 tane sonuçları neden yapmaya meraklı kendisine tarihçi(?)ve sosyolog(!) diyen bir zat çıkar, bu mücadelenin dünyevi hırslar için yapıldığını soyler.
İşte ateizmin bu ve benzeri forumlarda yaptığı telkinle ateistleştirme metodundan bir demet..
1- Evet, kendinizi çok iyi tarif etmişsiniz. Çünkü aynen bu ateistlere yüklemeye çalıştığını özelliği kendiniz taşıyorsunuz ve yıllardır da bunu özenle uyguluyorsunuz. Varlığınızı borçlu olduğunuz Mustafa Kemal Atatürk'e "Beton Kemal" diyerek bu büyük insanı halkın gözünde basitleştirmeye çalışmanız gibi. Oysa bir ateist olarak beni, Muhammet'in uçkuru hiç ilgilendirmiyor. Onun uçkuru, karısına veya 6 yaşındaki kızına göz koyduğu ve bunları normal gören kişileri ilgilendirir. Beni ilgilendiren, Muhammet'in bunları yapabilmek için ayet uydurma ve uydurduğu ayetlerin akıl ve ahlak dışılığıdır.
Bu arada ateizm, Turan dursun veya İlhan Arsel'le başlamış bir kavram değildir. Başını Kur'an'dan kaldırıp birazcık olsun felsefe tarihi okursan, ateizmin tarihiyle ilgili de biraz bilgin olabilir.
2- Burada da 2. şıktakine bağlı olarak aynı şeyler geçerli. Mustafa Kemal Atatürk'e "Beton Kemal" türünden lakaplar takarak onun manevi değerini yıktıktan ve annesi, babası, etnik kimliği hakkında çeşitli uydurmalar yaparak onun halk gözündeki tüm saygınlığını ortadan kaldırdıktan sonra, getirdiği devrimlere karşı gerici devrim için zemin hazırlamış olmanın rahatlığıyla sistemi ahtapot gibi kuşatmaya giriştiniz.
3- Aynı uygulamaların devamı olarak Mustafa Kemal Atatürk hakkında bir takım tarihi gerçekleri çarpıtarak, eksik bilgiler ve hurafelerle dolu yeni bir tarih yazma çabası içine girdiniz.
Yalnız burada Kur'an'ın tüm çağlara hitab etmesiyle ilgili asıl şık konusuna geçeyim hemen.Kur'an'daki her ayetin o tarihte meydana gelen bir olay üzerine geldiğini söylüyor, sonra da Kur'an'ın her çağa hitap ettiği tezini savunuyorsunuz. Bu tarihte peygamber var mı ki, peygamber ve karılarıyla ilgili ayetler geçerliliğini korusun? Bu tarihte cihat var mı ki cihat ve ganimetle ilgili ayetler geçerliliğini korusun? Ebu Leheb hala yaşıyor mu ki, onunla ilgili inen ayetler geçerliliğini korusun? Bu tarihte Zeyd var mı ki o ve karısıyla ilgili inen ayetler geçerliliğini korusun? Bu örnekler Kur'an sayfaları kadar çoğaltılabilir, çünkü tamamen o tarihe ait olaylara ve Muhammet ve çevresinin uçkurları başta olmak üzere özel yaşamlarına ait ayetlerden ibarettir Kur'an.
4- Felsefeyle, materyalizmle, determinizmle, nedensellikle ilgili bir parça bilgi sahibi olsaydın, her nedenin aynı zamanda bir sonuç, her sonucun da aynı zamanda bir neden olduğunu bilir, dolayısıyla (bilerek veya bilmeyerek) böyle saçma bir polemiğe hiç girmezdin. Ve tabi "Evet ekonomik gerekçelerden ötürü belli başlı tarihe not düşülmüş olaylar gerçekleşmiştir ama islamiyet açısında ekonomi bir neden değil bir sonuctur." türünden abuk subuk bir ifade de kullanmamış olurdun.
Sonuç olarak: Ateistler, Muhammet'in uçkurunu düşünerek ateist olmamışlardır. Tanrı kavramını sorgulayarak ve tanrının olmasını mümkün görmeyerek veya ona gerek görmeyerek ateist olmuşlardır. Muhammet'in uçkuru, ateistlerin değil, müslümanların sorunudur.
ozedonus
22-08-2008, 15:01
1- Evet, kendinizi çok iyi tarif etmişsiniz. Çünkü aynen bu ateistlere yüklemeye çalıştığını özelliği kendiniz taşıyorsunuz ve yıllardır da bunu özenle uyguluyorsunuz. Varlığınızı borçlu olduğunuz Mustafa Kemal Atatürk'e "Beton Kemal" diyerek bu büyük insanı halkın gözünde basitleştirmeye çalışmanız gibi. Oysa bir ateist olarak beni, Muhammet'in uçkuru hiç ilgilendirmiyor. Onun uçkuru, karısına veya 6 yaşındaki kızına göz koyduğu ve bunları normal gören kişileri ilgilendirir. Beni ilgilendiren, Muhammet'in bunları yapabilmek için ayet uydurma ve uydurduğu ayetlerin akıl ve ahlak dışılığıdır.
Bu arada ateizm, Turan dursun veya İlhan Arsel'le başlamış bir kavram değildir. Başını Kur'an'dan kaldırıp birazcık olsun felsefe tarihi okursan, ateizmin tarihiyle ilgili de biraz bilgin olabilir.
2- Burada da 2. şıktakine bağlı olarak aynı şeyler geçerli. Mustafa Kemal Atatürk'e "Beton Kemal" türünden lakaplar takarak onun manevi değerini yıktıktan ve annesi, babası, etnik kimliği hakkında çeşitli uydurmalar yaparak onun halk gözündeki tüm saygınlığını ortadan kaldırdıktan sonra, getirdiği devrimlere karşı gerici devrim için zemin hazırlamış olmanın rahatlığıyla sistemi ahtapot gibi kuşatmaya giriştiniz.
3- Aynı uygulamaların devamı olarak Mustafa Kemal Atatürk hakkında bir takım tarihi gerçekleri çarpıtarak, eksik bilgiler ve hurafelerle dolu yeni bir tarih yazma çabası içine girdiniz.
Yalnız burada Kur'an'ın tüm çağlara hitab etmesiyle ilgili asıl şık konusuna geçeyim hemen.Kur'an'daki her ayetin o tarihte meydana gelen bir olay üzerine geldiğini söylüyor, sonra da Kur'an'ın her çağa hitap ettiği tezini savunuyorsunuz. Bu tarihte peygamber var mı ki, peygamber ve karılarıyla ilgili ayetler geçerliliğini korusun? Bu tarihte cihat var mı ki cihat ve ganimetle ilgili ayetler geçerliliğini korusun? Ebu Leheb hala yaşıyor mu ki, onunla ilgili inen ayetler geçerliliğini korusun? Bu tarihte Zeyd var mı ki o ve karısıyla ilgili inen ayetler geçerliliğini korusun? Bu örnekler Kur'an sayfaları kadar çoğaltılabilir, çünkü tamamen o tarihe ait olaylara ve Muhammet ve çevresinin uçkurları başta olmak üzere özel yaşamlarına ait ayetlerden ibarettir Kur'an.
4- Felsefeyle, materyalizmle, determinizmle, nedensellikle ilgili bir parça bilgi sahibi olsaydın, her nedenin aynı zamanda bir sonuç, her sonucun da aynı zamanda bir neden olduğunu bilir, dolayısıyla (bilerek veya bilmeyerek) böyle saçma bir polemiğe hiç girmezdin. Ve tabi "Evet ekonomik gerekçelerden ötürü belli başlı tarihe not düşülmüş olaylar gerçekleşmiştir ama islamiyet açısında ekonomi bir neden değil bir sonuctur." türünden abuk subuk bir ifade de kullanmamış olurdun.
Sonuç olarak: Ateistler, Muhammet'in uçkurunu düşünerek ateist olmamışlardır. Tanrı kavramını sorgulayarak ve tanrının olmasını mümkün görmeyerek veya ona gerek görmeyerek ateist olmuşlardır. Muhammet'in uçkuru, ateistlerin değil, müslümanların sorunudur.
Mustafa Kemali bir empati örneği olarak araya sıkıştırmanız hiç şık olmamış.Onun için o tarafa girmeyeceğim.Ancak şunu söylemek isterim ki varlığımı ona borçlu değilim.İnklap tarihinin Atatürkü erişilmez bir deha olarak gösterdiğini düşünüyorum.Kurtuluş savaşı o olmasaydı da olacaktı.Çünkü o savaşlar iman sayesinde kazanıldı,laisizm,nasyonaliz ve sekülerizm uğruna değil.
Muhammedin sosyal hayatı sizi ilgilendirmiyorsa artık onun hayatını anlatmamanız gerekir.O konuları aşmanız gerek.Onu büyük görenler varsa varsaın görsünler.Size düşen onları bilge gibi aydınlamtmak olmalı iken neden rencide edici ve konuları çarpıtıcı bir şekilde onların inançlarına kin kusuyorsunuz?
Ben bu tepkideki ve insanların değerler dünyası ile savaş halindeki insanların ateizminin bu iki zat ile başladığını söyledim.Cümlenin ilk paragrafını okumanı istiyorum.
Tarihsel materyalizmin hangi açıdan eleştirildiğini de anlamamışsınız.Ekonomik gerekçeleri her türlü olayın sebebi olduklarına inann bir kısmın bunu genelleştirerek islama da uyarlamak istediği ancak bunun doğru olmadığı söylenmiştir.
çakırcalı
22-08-2008, 15:27
Çoğunluğunu müslümanların oluşturduğu bir toplumda yaşayan bir ateistseniz ve tanrı kavramını bu kişilerle tartışma konumundaysanız eğer, bu kişilerle İncil, Tevrat veya Buda, Konfiçyus ve bunların tanrı kavramına bakışı üzerine tartışacak değilsiniz tabii ki. Bir müslümanla tanrı kavramı üzerine tartışıyorsanız, Kur'an ve onun yazarı Muhammet'ten bahsetmemek de mümkün değildir. Ama işin en kötü yanı da budur zaten. Kur'an'ı açıp okuduğunuz da, tanrının varlığına dair en küçük bir bilimsel kanıt ileri sürülmediği gibi, birbirinin tekrarı ve birbirini yalanlayan bir takım Arapça şiirler demetinden, konu ağırlığı olarak da, bu şiirleri yazan şahıs ve onun etrafındakilerin uçkur ve ganimet sorunları ve bu sorunlara sözde ilahi çözümlerden, cennet ve cehennem kavramları üzerinden insanlar üzerinde telkin ve tedhiş yaratma çabalarından başka bir şey bulmak mümkün değil. Onun için tekrarlıyorum ki, ne Muhammet'in uçkur ve ganimet sevdası, ne de bu sevdaya erişme ereği ile ileri sürdüğü cennet vaadi ve cehennem tehdidi beni zerrece ilgilendirmiyor. Kur'an'da bu konuları ihtiva etmeyen, salt tanrının varlığı-yokluğu üzerine ayetler varsa bunları ileri sürersiniz, bunlar üzerine tartışma yapılır. Ama bu zemini sağlayacak tek bir ayet dahi bulamayacağınızı biliyorum. Çünkü en alakasız gibi görünen ayet dahi, Muhammet ve çevresinin uçkur ve ganimet davalarına bir gönderme içermektedir. Bunu siz görmüyor-görmek istemiyorsunuz, o ayrı.
Mustafa Kemal Atatürk konusuna gelince de, bir nebze haklısınız. Mustafa Kemal Atatürk gibi gelmiş geçmiş en büyük askeri dehalardan, en büyük devlet adamlarından, ahlak abidesi bir muhterem zatı Muhammet'le karşılaştırmış gibi görünüyorsam da asla öyle bir densizliğim sözkonusu olamaz. Ben sadece, ateistlere yönelik yapılan eleştirilerden hareketle sergilenen zihniyeti ortaya koyması bakımından en güzel örneği oluşturacağı düşüncesiyle Atatürk'ün adını verdim, örnek gösterdim. Yoksa sizin sandığını gibi aynı kefeye koymak veya araya sıkıştırmak gibi bir kaygı gütmüş değilim.
ozedonus
22-08-2008, 15:39
Öncellikle nutuku okuduğum zaman nasıl önyargınız yoksa Kuranı okuduğunuz zaman da bu önyargınız olmammalı..Toplumun çoğunun sizinle ters düşüncede olması sizin gerçekleri görme yolunda tepkisel bir yola başvurmanızı gerekli kılmaz.
Bir defa dini metinler birer bilgi ve felsefe kitapları değildir.Daha çok sorumluluk bilincini aşılamak için peygamberlerin zihinlerine okunmuştur.Sözlü olduğu içinde her konuda peygamber bir "örneğin,mesela" olmuştur.Size düşen vahya muhatap olan kişinin birkaç durumunu ele alıyor olması değil,bir bütün olarak kitabın ne istediğini anlamanızdır.Öyle bakmadığınız zaman aydın değilsiniz.Basit fikirlisiniz demektir.Hem de bir kısım müslümanın Atatürke bakış açıları kadar dar bir görüş bu..Ateistin farklı olması gerekiyor.Toplumun inancıyla kavga ederek,değerlerini aşağılayarak,sorgulamalarınızı yaparken onların hassasiyetlerini gözardı ederek bir yere varamazsınız.
Atatürk hakkında kullandığınız ifadelere baktığımda yeni bir mitle karşı karşıya olduğumu görüyorum.Bir mit yaratcaksınız, bu mitte bir de baş kahraman olacak. Atatürk. Yemez, içmez, çok uzun boyludur, yakışıklıdır, karizmadır vel hasıl ne kadar iyi sıfat varsa yapıştıracaksınız. Az gelişmiş ülke halkları destansız, kahramanlık türküsüz, masalsız, bir de vatan kurtaran şabansız yaşayamaz. Çünkü bu ülke halkları objektivizmden uzaktır, çocuk zekalıdır, güdük ve hödük kalmıştır.
İlla ki sihirli sopaları olan birileri gelecek, yurdu olağan üstü çabalarla kurtaracaktır. Yoksa bütünüyle halk devrimi denilen devrimleri gerçekleştirecek gücü ve kudreti yoktur.Korkaktır, siniktir. İşte bu olumsuz özelliklerini gizlemek için, tarihte kendisine uydurmasyon kahramanlar yaratır.
80 senelik tarihinin tüm belgeleri arşivlerdedir ve inatla araştırmacılara açmayan tek ülke Türkiyedir. Eğer bu uydurma tarih doğruysa, gocunacak, korkacak bir yan yoksa, göğsünü gere gere açması beklenir. Belgeleri açmıyorsa ki açmıyor o zaman korkacak ,gizleyecek çok şeyi var demektir.
1.AŞAMA: Kutsallığı gözden düşürmek..Normalde tarihte ya da şu anda yaşamış ve ne olursa olsun hiç kimse söylenmeyecek sözlerin insanların kutsal saydıkları şeylere çok ağır bir argo ve küfürlerle yazılması..
İşte bu durum aslında Turan Dusun,İlhan Arsel gibi şahıslarla başlayan ateizmin ilk telkin ve hipnotik trans uygulamasıdır. Mantığı şudur :Senin duyduğunda salat-u selam ettiğin Zat’ın adını en laubali ve en argo biçimde kullanacak ki insanların gözünden kutsallığını düşürebilesin. İnsanların gözünden kutsallığı düşürebilmek çok önemlidir. Çünkü kutsal insanların bazı hareketleri,tavırları ve hallerini normal bir insanı yargılar gibi yargılayamayız.
İşte biraz sonra yazacağımız şeyleri gerçekleştirebilmek için ateist kesim bu ilk aşamayı okuyucunun gözünde yapmalıdır. Tabi bu durumu yemezseniz ateistlerin bir çok iddiasını zaten okurken güleceksinizdir.İşte bunun için ilk aşamada size en başta Allah, peygamber ve İslam hakkında herhangi bir insana yada aklınıza ne geliyorsa şeye karşı söylenmiyecek sözleri, ithamları yazarlar. Çeşit çeşit sıfatlar, lakaplar takarlar.
Ateizmin hipnotik transının ön temizlik aşaması…
Kutsallık nedir ? Öncelikle bu konunun evrensel bir karşılığı, en azından kutsal şeyler konusunda değişmez, göreli olmayan bir karşılığı olmadığını hatırlamakta fayda var. Bir ineği kutsal sayan bir anlayışın da var olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Sırf birileri onu kutsal kabul ediyor diye bu inancı akıl süzgecinden geçirmeyecek miyiz ? Bir iseviye göre haç kutsal bir nesne iken bir müslüman için "putvari" bir şey değil midir ? Eğer birilerinin inançla kutsal ilan ettiği şeyler
dokunulmaz ise neden isevilerin teslis inancını komik buluyoruz ?
İkinci aşama: Ön temizlği aşıp artık tam anlamıyla yıkanacak bir beyne sahip olduğunuza göre artık asıl noktaya ulaşabiliriz. Ne dedik? Kutsallığı gözden düşür, böylece kutsal olanı kendi hissettiklerinle yargılayabilecek duruma gel. İşte bu noktada sıklıkla Hz.Muhammedin evliliklerini duyarsınız. İşte bu noktada bi şekilde Hz.Muhammedin kutsallığını insanların gözünden düşürebilir ve onu sıradan bir insanı yargılar gibi yargılayabilecek konuma getirebilirsen yapılan evlilikleri de kendi hissettiğin gibi düşündürtebilirsin. Yani nefsani olarak.Son derece argo tabirlerle kullanılan bir kişinin artık evliliğinin nefsani olduğu yönünde bir engel kalmamıştır.
Peki kutsallığını gözden düşürmeden Muhammed Mustafa'nın evliliklerinin, eşleriyle kavgalarının, evrensel vahyi emirlerde olmasının ruhani yönü ne olabilir ? Yani "hem değişmeyen (mutlak), hem de değişen (göreli)... Hem zamanın içinde, hem dışında, hem sonlu, hem de sonsuz... Aynı zamanda hem tikel hem tümel, hem neden hem sonuç..." olan yüce yaratıcı neden ona halasının, amcasının,dayısının hatta evlatlığının karısını helal kılmıştır ? Bu sorulmamalı mıdır ?
Üçüncü aşama: Sıra geldi bu süreçte yaşanan haberi eksik verme olayına. Haberi eksik vermek yada sadece bir görüntüden ibaret vermek sizin yanlışı doğru, doğruyu yanlış olarak nitelendirmeni sağlayabilir .Zaten bu konu kuranda fasıkın haber getirmesi ayetleri ile beyan edilmiştir. Ateizmde bu durum genelde ayetleri mealden okuyup parça parça kesip çıkararak ve burası çok önemli: ne için geldiğini söylemeyerek demagojik ve spekulatif yorumlar yapma üzerine kuruludur. Oysa kurandaki her ayet neden geldğine dair vuku bulan olayla bir bütündür. Olayın ne olduğunu bilmeden ayetlerin çoğunu anlamak imkansızdır. Savaş sırasında gelen ayetler vardır, dolayısyla o durumda tutunulması gereken sert tavırları aktarır ve barış sırasında gelen ayetler vardır. Yalnızca peygambere hitaben onun özel hayatına onun özel hallerine hitaben gelen ayetler vardır ..dolaylı olarak kimi zaman müslümanları kimi zaman da tüm insanları muhattap alan ayetler vardır."Dolaylı olarak" dedim.. çünkü Kuran’ın tek muhattabı peygamberdir bunu bilmek önemlidir. Bizler kuranın dolaylı muhattaplarıyız.
Ayetleri nerden okumamız gerekiyor sayın özedönüş ? Elimizde 1400 yıl önce
vahyedildiği iddia edilen bir kitap var ve arapça. Anlamadan iman mı etmeliyiz ?
Yoksa birilerini vekil tutup onların söylediklerine tefsirlerine, anladıklarına güvenip imanımızı ferah mı tutmalıyız ? Kuran apaçık değil miydi ?
Şimdi ateizmin hipnotik trans ve telkin ile beyin yıkama sürecin en son ve en ilginç aşamasına geldik:
DÖRDÜNCÜ AŞAMA: SONUÇLARI NEDEN GİBİ GÖSTERME. Aslında bu cümle herşeyi açıklıyor olsa da sonuçları neden gibi göstermenin üzerinde biraz durmanın faydası var. Sonuçları neden gibi gösterme tarihsel materyelizmin bir cinliğidir. Tarihsel materyalizme göre: bütün tarihsel ve toplumsal olayların belirleyici nedeni ve temeli ekonomik olaylardır.Aslında problemin özü de budur. Evet ekonomik gerekçelerden ötürü belli başlı tarihe not düşülmüş olaylar gerçekleşmiştir ama islamiyet açısında ekonomi bir neden değil bir sonuctur. İşte bu noktada nedenleri sonuç olarak gösterilmeye çalışlması beyin yıkmanın son aşamasını teşkil etmektedir.
Peygamber yada sahabeler İslam devriminden sonra belli bir ekonomik ve sosyal güce ulaşmışlardır mutlaka, ama bunlar asla neden değildir; olamaz. İslamiyetin tüm diğer toplumsal hareketlerden temel farklarından biri de budur. İslamiyette amaç kendini feda etmektir, haksızlığa , zulme, ahlaksızlığa karsı.
Peki sonucunda ekonomik ve sosyal bir güç kazanırsan ne olur. O zaman 3-5 tane sonuçları neden yapmaya meraklı kendisine tarihçi(?)ve sosyolog(!) diyen bir zat çıkar, bu mücadelenin dünyevi hırslar için yapıldığını soyler.
Yazınızdan sahabelerin iman yolunda girdikleri mücadeleden nasıl zenginleştiklerini bildiğiniz sonucunu çıkarıyorum. Ve dahi islam yayılmasının ganimet ekonomisi temelinde büyüdüğünün de bilincinde olmalısınız. Ama zayıf
biçimde "hayır olamaz benim inandığım bu insanlar aslında ulvi amaçlarla yola çıkmışlardır ama bu yolun sonunda işgal ettikleri ülkelerin malvarlıklarıyla zenginleşmişlerse ne çıkar bundan" serzenişini dillendirmektesiniz.
Ateist platformları incelemeden önce, bilimsel bilgiyi baz alarak düşünce geliştiren ve de ölçü olarak sadece somut kavramları irdeleyerek fikir üreten profiller çizmiştim kafamda.
Genelleme yapmak çok doğru mudur bilemem ama, üye sayısının (müslüman üyeleri çıkarsak bile) azımsanamayacak rakamlarda olduğu T.D. sitesinin savlarının, islam başlıklı konulardan besleniyor olması, en önemlisi de Özedönüş'ün kademelendirmedeki sıralamasının şu ana kadar gözlemlediğim kadarıyla şaşmadan sürdürüle gelmesi stratejiden başka birşey değildir.
spartacus
25-08-2008, 12:59
Ozedonus;
Tespitlerin spekülatif. Yani kurgusal. kendini baz alıp tahlil, tespit yapmışsın.
Sırf insanları inandırmak gayreti hakkındaki aşamalarını aynen belirlediğin ve aslında dinlerin yani kendi politik yaklaşımını esas alıyorsun. O tarz yöntem ve tutumlar fazlasıyla size ait değil mi?
Önce kutsalı yokedecektir diyorsun. Çok yanlış bir tespit. İnsanların neye inanıp inanmyacağını, nasıl düşünüp düşünmeyeceğini sizmi belirliyorsunuz ki, kişi kendi inançları üzerinde özgür iradesini kullandığında amacı kutsalı yıkmak için yıkmak olsun.
Sen akşamları tırnak kesiyormusun ? Mezarlara çaput bağlıuormusun? Önce bu soruları bir yanıtla bakalım.
emperrordiablo
26-08-2008, 03:14
0.aşama %99u müslüman olann bir ülkede islam adına örgütlenme neyi kime örgütlüyorsan artık...
1.aşama açları doyurma
2.aşama beyin yıkama
3.aşama takkiye
4.aşama yasamayı ele geçirme
5.aşama yürütmeyi ele geçirme
6.aşama yargı(şu an yani)
7.aşama zıt düşüncelerden kurtulma(cihad)
8.aşama yönetim şeklini değiştirme
9.aşama kadınları köleleştirme
10.aşama 600 sene evveline geri dönüş
11.aşama artık hepsi tamam ve tüm bunlar din adına allah yolunamış gibi gösterilirse tepki de almayacağından balından yenmez islam cumhuriyeti tamam ateistlere gelince sanırım onların ateist bir devlet modeli gibi ütopyaları yok kısadan hisse ozedonus ...
schonozatzsche
26-08-2008, 17:14
Engels 'Nedenle sonucun' daima yer değiştirdiğini tanıtlamıştı.
Yapmiş olduğunuz açiklamalar inandirici olmadiği gibi islam inancina çok ters
İlahi dinleri sorgulayamayanlar onların TANRI maskesi takanlarca çıkarıldıklarını da algılayamayanlardır.
İnsan bir defa düşünür, sonsuz güç shibi olan Allah, yarattığı insanlarla doğrudan iletişim kuramayınca, aşık olduğu kişileri ya habibim diyerek elçi olarak seçiyor. Ve o elçilere melekleriyle birlikte selam da durdurdak sonra yani, SALAVAT getirdikten sonra, insanlara onları yolluyor ve insanlar da bu kendinden elçilere yani tanrı maskesi takanlara inanıyorlar ve inanmazlarsa değişik korkular salınıyor. Ve bunları düşünemeyen kişiler de, ateist olanları HİPNOTİK TRANS ile suçlamaya yelteniyor.
Sayın Özedönüş bir türlü korkusundan gerçeğe varamayınca, varanları HİPNOTİK TRANS'da sanacak kadar kendi durumundan habersiz. Yani aslında HİPNOTİK TRANSDAKİ kişinin bilincine el konmuştur ve o kişi kendi bilincini kullanamamaktadır. YOKSA HİPNOTİK TRANS demekle bir gerçeği belirtemezsiniz.
Sayın Özedönüş ilahi dinlere inananların HİPNOTİK TRANSDA olduklarından dahi habersiz. Bilincin çalışmadığı yerdir o trans hali...
Esenlik dileklerimle,