PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yörüngeler ve Dönen Evren


DreiMalAli
04-10-2008, 09:51
Her Harun Yahya yazısında en az 1 tane YYY-Bilgi vardır (YYY = Yarım-Yanlış-Yalan).
Bu bir atasözü değil, bir DreiMalAli sözüdür.
:D

Aşağıdaki alıntının linki: http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/3742

Sevgiler
================================================== ======

Evrendeki büyük dengenin en önemli nedenlerinden biri, kuşkusuz gök cisimlerinin belirli yörüngeler izliyor olmasıdır. Yıldızlar, gezegenler ve uydular hem kendi etraflarında, hem de bağlı bulundukları sistemle birlikte dönmekte, evren tıpkı bir fabrikanın dişlileri gibi ince bir düzen içinde çalışmaktadır.

Evrenin görebildiğimiz kısmında 100 milyardan fazla galaksi mevcuttur ve küçük galaksilerde yaklaşık bir milyar, büyük galaksilerde ise bir trilyondan fazla yıldız bulunur. Bu yıldızların pek çoğunun gezegenleri, bu gezegenlerin de uyduları vardır. Tüm bu gök cisimleri çok detaylarla hesaplarla saptanmış yörüngelere sahiptir. Ve milyonlarca yıldır her biri kendi yörüngesinde diğerleriyle kusursuz bir uyum ve düzen içinde akıp gitmektedir. Bunların dışında pek çok kuyruklu yıldız da kendisi için tespit edilmiş olan yörüngede yüzüp gider.

Evrendeki yörüngeler sadece bazı gök cisimlerine ait değildir. Güneş Sistemimiz hatta diğer galaksiler, başka merkezler etrafında büyük bir hareketlilik gösterirler. Dünya ve onunla birlikte Güneş Sistemi her yıl, bir önceki yerinden 500 milyon kilometre uzakta bulunur. Gök cisimlerinin yörüngelerinden en ufak bir sapmanın bile sistemi altüst edecek kadar önemli sonuçlar doğurabileceği hesaplanmıştır. Örneğin Dünya yörüngesinde, normalden fazla veya eksik 3 milimetrelik bir sapmanın yol açabilecekleri, Bilim ve Teknik'in Temmuz 1983 sayısında şöyle tarif edilmektedir:

Dünya, Güneş çevresinde dönerken öyle bir yörünge çizer ki, her 18 milde doğru bir çizgiden ancak 2,8 milimetre ayrılır. Dünya'nın çizdiği bu yörünge kıl payı şaşmaz; çünkü yörüngeden 3 milimetrelik bir sapma bile büyük felaketler doğururdu: Sapma 2,8 yerine 2,5 milimetre olsaydı, yörünge çok geniş olurdu ve hepimiz donardık; sapma 3,1 milimetre olsaydı, hepimiz kavrularak ölürdük.

Gök cisimlerinin bir başka özelliği de, yörüngelerinin dışında bir de kendi etraflarında dönmeleridir. Kuran'daki "Dönüşlü olan göğe andolsun." (Tarık Suresi, 11) ayeti ise tam da bu gerçeğe işaret eder. Elbette, Kuran'ın indirildiği dönemde insanlık, günümüzdeki gibi uzayı milyonlarca kilometre uzaklara dek gözlemleyecek teleskoplara, gelişmiş gözlem teknolojilerine, modern fizik ve astronomi bilgilerine sahip değildi. Dolayısıyla uzayın, ayette bildirildiği gibi, "özen içinde yollar ve yörüngelerle donatılmış" (Zariyat Suresi, 7) olduğunu, o dönemde bilimsel olarak tespit edebilmek imkansızdı. Ancak o çağda indirilmiş olan Kuran-ı Kerim'de bu gerçek bizlere açıkça haber verilmiştir ve bu, Kuran'ın Allah sözü olduğunun delillerinden yalnızca bir tanesidir.

Bu makale, Vakit (http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/OnPressList/Number/5) gazetesinde 01 Mayıs 2005 tarihinde yayınlanmıştır.

DreiMalAli
04-10-2008, 14:49
Harun Yahyanın yukardaki yazısının tek dişe değer tarafı, Bilim ve Teknik dergisinin Temmuz 1983 sayısına atfedilen yazı. Diğerleri ise biraz genel bilgi (Gezegenlerin, uyduların dönme hareketleri gibi), ve akla zarar bir sürü zırva.
Mesela hemen ilk başdaki
Evrendeki büyük dengenin en önemli nedenlerinden biri, kuşkusuz gök cisimlerinin belirli yörüngeler izliyor olmasıdır.
cümlesi gibi.
Evrende bir dengeden bahsetmek mümkün değil. Evrende o kadar dengesizlik ve düzensizlik de varki, 10-15 dakikalık bir internet araştıması ile, herkes, pek çok yıldız çarpışması, galaksi çarpışması, karadeliklerin çevresindeki cisimleri yutması, yıldız patlamarı vs. bilgilerini ve resimlerini buraya toplayabilir.
Cümlenin mantıksız tarafı ise, neden-sonuç ilişkisini bilerek çarpıtması.. Eğer Evrende gerçekten bir denge olsaydı, bu dengenin nedeninin yörüngeler olacağı mantık hatasını yapması.. Tabi bu bilinçli olarak yapılan bir çarpıtma. Çünkü cümlenin sahibi yazının devamında yörüngelerden bahsetmeyi, yörüngelerden kendisine ve inancına nevale çıkarmayı kafasına koymuş bir kere.

Bilim ve Teknik dergisindeki yazıya gelince:
Bilim Damlaları başlığı altında ve Dr. Selçuk Alsan imzası ile gerçekten yayınlanmış. Ve hatta yazıyı kelimesi kelimesine almış bu sefer. Ben Harun Yahyanın alıntıları işine geldiği gibi değiştirmesne, cımbızlamasına alışığım. Bu sefer hayal kırıklığına uğradım. Şu zamanede Harun Yahyaya dahi güvenmemek gerekiyormuş meğer.
Yazı şu:


http://img84.imageshack.us/img84/6615/dybvtt1983um2.th.jpg (http://img84.imageshack.us/my.php?image=dybvtt1983um2.jpg)

Yazar hiç bir açıklama yapmadan peşpeşe sayıları sıralamış.
Hem işin içinde Harun Yahya olduğu için hem de merak bu ya, kaba bir olabilirlik hesabı yapalım.
Ayrıca, Dünyanın yörüngesinin dört dörtlük bir daire olmadığını, daireye yakın bir elips olduğunu bildiğimizden, hemen yazıda geçen kıl payı şaşmaz deyimini okuyunca dik dik bakmak hakkımız.

Dünyanın yörüngesinin şeklinin bir daireye yakın olduğunu biliyoruz. Bunun için ne astronom olmaya gerek var ne de deriiiin mi derin astronomi bilgilerine. Kaba hesap için şu şekli kullanabiliriz.

http://img98.imageshack.us/img98/4210/kavisgr0.th.jpg (http://img98.imageshack.us/my.php?image=kavisgr0.jpg)

Şekilde ADC kavisini gören açı a, Dünyanın Güneş etrafında dönerken çizdiği dairesel yörüngenin yarı çapı ise R.

Yazar ne demiş: Dünya … öyle bir yörünge çizerki her 18 milde…
Bu 18 millik yörünge yolu ADC kavisi olsun. Buna ku diyelim (kavis uzunluğu) İnternetten:
1 mil = 1,609344 km buluyoruz. 18 millik kavis ise ku = 28,968192 km eder.

Yazarın cümlesi devam ediyor: …doğru bir çizgiden…
ADC kavisine ait olan doğru çizgi, olsa olsa ABC çizgisidir. Bu çizginin uzunluğuna çu (çizgi uzunluğu) diyelim.

Yazarın cümlesi devam ediyor: …ancak 2,8 milimetre ayrılır. Dünya'nın çizdiği bu yörünge kıl payı şaşmaz
Buradaki doğru çizgiden ayrılan o 2,8 mm-lik uzunluğun ne olduğu belli olmadığından, ancak tahminlerde bulunabiliriz.

Durum 1: Ya ADC kavisi ile ABC çizgisi arasındaki uzunluk farkı kasdediliyor. Eğer kastedilen buysa bu farka f1 diyelim: f1 = ku – çu

Durum 2: Ya da ADC kavisinin ABC çizgisinden en çok uzaklıştığı uzaklık olan BD uzunluğu. Eğer kastedilen bu ise, bu farka f2 diyelim. f2 = R - BO

a açısı için dairenin yay uzunluğundan a = ku/R buluruz.
Yine a açısı için AOB üçgeninden sin(a/2) = çu/(2R) buluruz.
Her ikisini birleştirirsek çu = 2*R*sin[ku/(2*R)] olur.
Yine AOB dik üçgeninden BO için: BO = R*cos(a/2) buluruz.

Bunların yardıyla Durum 1 için
f1 = ku - 2*R*sin[ku/(2*R)]
ve Durum 2 için
f2 = R - R*cos(a/2)
buluruz.

Şimdiye kadarki işlemlerde bilmediğimiz tek değer yörüngenin yarıçapı olan R.

Dünya yörüngesinin değerleri için NASA’nın şu sitesinden buluyoruz: http://nssdc.gsfc.nasa.gov/planetary/factsheet/earthfact.html
Dünya yörüngesini bir çembermiş gibi kullanmak istersek, bu çemberin yarıçapı
R = 149,6 milyon km imiş.
Dünya yörüngesini bir elips gibi kullanmak istersek,
bu elipsin uzun ekseni
Rmax = 152,1 milyon km
Ve bu elipsin kısa ekseni
Rmin = 147,09 milyon km imiş.
NASA bu değerleri 10 000 km-lik hassaslıkla vermiş. İnternette daha dakik değerler var. Ama bizim konumuz için bunun hiç bir önemi yok.

Değerleri yerine koyduğumuzda…
Durum 1 için her 18 milde doğru bir çizgiden ancak 2,8 milimetredeğil ama, f1 = 4,26326E-08 mm = 0,000000043 mm kadar ayrıldığını görürüz.

Durum 2 için ise her 18 milde doğru bir çizgiden ancak 2,8 milimetredeğil ama, f2 = 0,697575331 mm kadar ayrıldığını görürüz.

Buraya kadarki basit işlemleri yapabilmesini lise bitirmiş her talebeden beklerim.

Şu kaba hesabın gösterdiği ilk şey:

Yazar o yazıyı yazarken o işlemleri kendi yapmış olamaz. Muhtemelen hiç işlem yapmamıştır. Ya kaynak vermeden birilerinden çalmıştır. Ya da işkembe-i kübradan sallamıştır bol bol. Ne yazdığını kendisi dahi anlamdan. Yok 2,8 mm imiş, yok 2,5 mm imiş falanmış filanmış…

Devamı aşağıda.

Sevgiler

DreiMalAli
04-10-2008, 14:54
Bir de olaya tersinden bakalım. Yani; eğer yörünge her 18 milde doğru bir çizgiden ancak 2,8 milimetre sapmış olsaydı ve Dünya'nın çizdiği bu yörünge kıl payı şaşmasaydı… Dünyanın yörüngesinin yarıçapı ne olurdu? gibisinden.
Bu kısmını bir lise talebesinden beklemem. Burada da uzun uzun işlem ve sayı listeleri verme zahmetine katlamıyacağım. İsteyen verdiğim sonuçlarıyukardaki formüllerde yerine koyarak sapma payının 2,8 mm çıkacağının sağlamasını yapabilir.

Durum 1 için: Eğer Dünyanın yörüngesi her 18 milde doğru bir çizgiden ancak 2,8 milimetre sapsaydı yörüngenin yarıçapı sadece ve sadece 19 020 km (+/- 10 km) olması gerekirdi. NASAya göre ama yörüngenin yarıçapı
149 600 000 km.
19 020 km değil.

Eğer yörüngenin yarıçapı 19020 km olsaydı Dünya, Güneşin, hemen hemen merkezinde olması ve cayır cayır yanıp şu an kor halinde olması gerekirdi. Çünkü NASAya göre Güneşin yarıçapı 696 000 km imiş: http://nssdc.gsfc.nasa.gov/planetary/factsheet/sunfact.html

Durum 2 için: Eğer Dünyanın yörüngesi her 18 milde doğru bir çizgiden ancak 2,8 milimetre sapsaydı yörüngenin yarıçapı sadece ve sadece 37 482 200 km (+/- 100 km) olması gerekirdi. NASAya göre ama yörüngenin yarıçapı
149 600 000 km.
37 482 200 km değil.

Eğer yörüngenin yarıçapı 37 482 200 km olsaydı Dünya, Güneşe Merkür gezegeninden çok daha yakın olması gerkirdi. NASAya göre Merkür gezegeninin Güneşe ortalama uzaklığı 57 910 000 km. http://nssdc.gsfc.nasa.gov/planetary/factsheet/mercuryfact.html
Ve Dünya cayıııır cayır yanıyor olurdu şimdi. Çünkü Merkürün Güneşe bakan tarafı +420 derece sıcak iken, diğer tarafı -170 derece kadar soğuk. Ortalama sıcaklığı ise +165 derece.
Eh Dünyanın halini varın artık siz düşünün.


Devamı geliyor.


Sevgiler

DreiMalAli
04-10-2008, 15:08
Uzatmıyayım.

Benzer işlemleri, yörüngeyi elips olarak alıp yaptığımızda (ki lisa talebeleri bundan muaf tutulsun)
Durum 1 için: Dünyanın yörüngesinin her 18 milde doğru bir çizgiden sapması f1 = 0,000000049 mm ile f1 = 0,000000042 mm arsında 2 sefer gider gelir.
Bu sapma kıl payı şaşmaz değildir.
Her dönmede yüzde +/- 7,5 oranında 2 sefer değişir.

Durum 2 için: Dünyanın yörüngesinin her 18 milde doğru bir çizgiden sapması f2 = 0,74 mm ile f2 = 0,66 mm arsında 2 sefer gider gelir.
Bu sapma kıl payı şaşmaz değildir.
Her dönmede yüzde +/- 5,5 oranında 2 sefer değişir.

Peki Dünyanın yörüngesini etkileyecek başka faktörler yok mu? Elbette var. Her gezegen, Ay, her kuyruklu yıldız vs. vs. On binlerce. Fakat bunların etkisi, konumuz açısından, devede kulak kadar değil, herhalde devede bir kıl kadar ancak vardır.

İnancını yalan-dolanlarla, çalıp-çırpmalarla, savunmaya kalkanlara duyurulur:
Klavuzu karga olanın ....


Sevgiler

pante
04-10-2008, 15:36
Şimdi bu hesabı Bilim ve Teknik'teki makalenin yazarı Selçuk Alsan'a göndermek gerekirdi ama maalesef rahmetli olmuş.
HY taifesi zaten düzenbazlığı destur edindiğinden onlara göndermeye hiç değmez.

Bu arada Bilim ve Teknik Dergisi ile Tübitak güven kaybediyor.
Bu tür kurumlara siyasiler el atıp kadrolaştıkça rota bilimsellikten şaşıyor.
Makalelerdeki bilimdışılıklar gözardı ediliyor, nasıl olsa makale diye.
Ama insanlar öyle anlamıyor ve her yazılanı bilimsel gerçek olarak görüyor.
Beni de kamçılı bakteriler yazısı etkilemişti bir zamanlar. :)
Evrim karşıtı olmasa da soru işareti yaratan bir yazıydı.
Bugün kamçının sırrı çözüldü ve yaratılışçılar büyük bir darbe aldı ama bundan habersiz binlerce insan o makalenin etkisi altındadır hala.

DreiMalAli
05-10-2008, 23:39
Muhtemelen HY taifesi de okuyordur sevgili pante.
Şimdi konusunu hatırlamıyorum ama, Yine HY ile dalga geçip, alay ettiğim (şahsi zevklerimden birisidir. Affola.) bir yazımı yıllar sonra alıntılamak istemiştim. Yazımda verdiğim linki kontrol ettiğimde ise, HY sitesindeki yazının değiştirilmiş olduğunun farkına varmıştım.

Sevgiler

sowsow
06-10-2008, 00:06
Bir gün gazetecinin biri H.Y. ile röpotaj yapmak için evine gider,gider,gider,,,
amannnnnn birde ne görsün ev değil burası malikane inanamıyor röportajı yapan...

eeee h.y madem önemli olan diğer dünya burası değil neden böyle bi evde oturuyorsun neden ev değil orasıda malikane(allah varsada senin belanı vermesin H.Y.))))
İnsanlar açlıktan ölürken sen malikanede oturuyorsun yuhhh sana H.Y.
Hani allah hani muhammed hani islam sayınnnnn H.Y.
Neyse sen cennete biz cehenneme...Alllaha selam söle...

Natürelist
09-10-2013, 21:10
Harun'cugum burayi iyi oku!

4. Dünya ve Ay Sistemi (http://www.mucizeyalanlari.com/kuran-astronomisinin-toplu-elestirisi/#) Dünya-Ay sistemi ile açısal momentumu onların sahip olduğu bileşenlere göre oluşur. 1.2 puanlık faktör artışı ile toplam açısal momentum % 99 civarında artarak Dünya’nın içsel açısal momentumun en kapsamlı devri yoluyla, Ay’ın mevcut yörüngesi yani Ay’ın Dünya’ya olan uzaklığı gelecekte 560.000 km’ye çıkacak ve ortalama olarak yaklaşık 48 günlük daha uzun bir yörünge süresine yükselecektir. Bu son aşama, yaklaşık 5 milyar yıl gibi bir süreç içinde gelişecek ve bu süreç içinde güneş kendi enerjisini tüketip kırmızı bir deve, ardından beyaz bir cüceye ve daha sonra da Astrofizikçiler arasındaki hakim bir görüşe göre, “kara cüce’ye” dönüşecektir. Beyaz bir cücenin sahip olduğu son açama ne sıcak, ne de görünür ışık yaymaması, ayrıca enerjisini tüketerek yüzey sıcaklığının düşmesidir. Kara cüceler, kara delikler ya da nötron yıldızları ile karıştırılmamalıdır.

Ay, sadece dünyanın tek çekim gücüne bağlı değildir. Aynı zamanda Güneş ve diğer gezegenlerin kütleçekim gücüne de maruz kaldığından, yörüngesi saf Kepler elips yörüngesinden biraz farklıdır. Ancak Ay’ın yörüngesi yaklaşık bir “kepler elips” yörüngesi olarak kabul edilebilir.
Bu yörüngenin tam olarak hesaplanması karmaşık bir iştir. Bir çözüm yolu olan feza mekaniği Ay ile ilgili teorinin konusu içinde yer alır ve birçok önemli fiziksel ve matematiksel gelişmelere ivme kazandırmıştır.
Özellikle güneşin uyguladığı kütle çekim nedeniyle “Ay’ın elips yörüngesi” “karmaşık bir şekile sahip olup uzaydaki konumu da değişikliğe uğrar”.
Ortalama olarak, Ay’ın elips yörüngesi 383.398 km’lik bir yarı–ana eksene ve yaklaşık 0.0555 bir eksantrikliğe sahiptir.
Bu da 362.102 km bir “yerberi”ye ve Dünya’dan 404.694 km’lik “Apoje” mesafeye tekabül eder.

“Yerberi” (perije) Ay’ın yörüngesinde Dünya’ya yakınlaştığı bölgeyi tanımlanır.
“Apoje” ise Ay’ın Dünya’ya uzak kaldığı mesafeleri içeren bölgeyi tanımlar, diğer bir anlamda Ay ve Dünya arasında yaklaşık 42. 592 km’lik bir mesafeyle yakınlaşma ve uzaklaşma meydana geldiği görülür.
Yukarıdaki aksaklıkların sebebi sahip olduğu yarı-ana eksen ve eksantriklik düzensizliklerin nedeniyle her ikisinin de değişim göstermesi ve bu nedenle uzak yakın ekstrem aşırı mesafelere imkan vermesidir.
Yeryüzünde sıradan bir gözlemci Ay’ın yörüngesindeki bu hareketi doğu’dan batı’ya doğru olarak gözlemler, bunun nedeni ise Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki günlük rotasyondan kaynaklanmaktadır. Aslında bu böyle değildir, aksine batı’dan doğu’ya doğru hareket eder. Ortalama yörünge hızı saniye de 1.023 km’dir, Kepler’in ikinci kanunu gereği eliptik yörünge hızı saniyede 0.964 ve 1.076 km değişir.
Bunun yanında Ay kendi yörüngesi üzerinde Dünya’nın tam merkezi (ekvator) etrafında hareket etmez, Dünya-Ay sistemi ortak ağırlık merkezi etrafında hareket eder.
Bu merkez noktası Kepler’in birinci yasası gereği iki cismin, ortak bir merkez etrafında dönmesidir.
Ay’ın kütlesi Dünya’nın yaklaşık 1 / 81.3 kütlesi kadar olduğundan, Dünya ayda bir defa odak noktası çevresinde ortalama 4.670 km mesafede hareket eder.

Yerberi ve apoje mesafeleri düzensiz bir ölçüye maruz kalır. Ay’ın yörüngesi düzenli bir ölçüde elips olsaydı, böylece Ay’ın yerberi ve apoje mesafeleri her zaman aynı kalacaktı. Yörüngenin eksantrikliği periyodik değişikliklere maruz kaldığından dolayı ortaya farklı aşırı mesafe sonuçları çıkar ve bu duruma göre değişir. Bu mesafaler Ay’ın apsis de tam olarak nasıl geçtiğine ve özellikle büyük ya da küçük bir Eksantriklik örtüşmesine bağlıdır. Ay yörüngesinin yarı-büyük ekseni güneşe doğru işaret eder.
Eksantriklik her 206 günde bir maksimum değere ulaşır ve yerberi (perije) mesafesi özellikle düşük, apoje mesafesi ise büyük olur. Büyük yarı ekseni Güneş yönünde dik açılı olursa, eksantriklikte ve apsis mesafelerinde bir düşüş olur. Bunun ötesinde değişiklikler her zaman aynı olmadığı gibi aynı zamanda uzun vadeli sürüklenmeye tabii tutulur. Bu nedenle perije ve apoje- mesafelerinde karışık bir dağılım vardır, net bir şekilde büyük veya en küçük “değeri” olmadan belirtilemez. Ekstrem bir mesafe için, ortaya daha ender değerler çıkar, daha aşırı bir “değer” bulmak her zaman mümkün olmasa da ancak yeterli bir arama ile bulunabilir.

Mesafelerin dağılımı;
Yerberi (Perije) mesafe | Apoje mesafe
Küçük: 356.400 km | Küçük: 404.000 km
Ortalama: 363.296 km | Ortalama: 405.504 km
Büyük: 370.300 km | Büyük 406.700 km
Küçük Perije Mesafesi 13 Kasım 1054 yılında 356.352,93 km idi. Apoje büyük mesafe ise 7 Ocak 2266 yılında 406.719,97 km olacaktır.
Tabii ki Kuran bu önemli hususta Dünya’nın kendi ekseni etrafında ve Dünya-Ay sisteminin ise ortak bir ağırlık merkezi (odak noktası) çevresinde döndüğünden hiç bahsetmez! Dolayısıyla Ay’ın ölçülerini belirleyen ana unsurlardan biri Dünya’mızdır. Burada Kuran’ın yalnızca Ay ve güneşi birer “ölçü” olarak alması, Kuran’da Dünyanın sabit ve düz bir yer olarak düşünülmüş olduğunu açıkça gösteriyor, haliyle 7. yüzyılın eksik astronomi anlayışı Kuran’a bu şekilde yansımış olması normaldir! Eğer İslam peygamberi 571 yılında değil de günümüzde Dünya’ya gelmiş olsaydı haliyle de günümüz astronomi bilgileri Kuran’a yansıyacaktı. Maalesef iddia edildiği gibi, Kuran’nın çağlar üstü zamana hitap etmediği aksine gelen olarak 7. yy zamanına hitap etiğini sık sık görüyoruz. Bu ayet yüzlerce benzer ayetten sadece birisidir. Ay’ın birer ölçü olarak alınması gayet normal ve doğaldır, çünkü bu dönemde Ay takvim olarak kullanılıyordu.

Sonuçta görüldüğü gibi Ay sabit ve düzenli bir “ölçü”de hareket etmediği gibi aksine Dünya-Ay sisteminde “karmaşık bir şekilde ve uzaydaki konumu değişikliğe uğrayarak hareket eder”. Bunun nedeni, iki cismin (Dünya-Ay) kütle merkezi (odak noktası) etrafında dolanmasıdır.

5. Erken Dönemlerdeki Dünya Günü (http://www.mucizeyalanlari.com/kuran-astronomisinin-toplu-elestirisi/#)
4.5 milyar yıl önce Dünya’nın henüz yeni oluştuğu dönemde, özellikle Ay’ın gelgit etkisi ile gezegenimizin kendi ekseni etrafında dönüşü zaman içinde yavaşlamıştır. Ay bu dönemde Dünya’ya yalnızca 40.000 km gibi kısa bir mesafede olup bir gün ise yaklaşık 6 saatlik bir süreye sahipti.
600 milyon yıl önceyse, dünya kendi ekseni etrafındaki dönüşünü 22 saatlik bir sürede tamamlıyordu. Aynı dönemde Dünyanın Güneş etrafındaki dolaşımı bugün de olduğu gibi aynı sürece sahip olup o dönemin günü ile hesaplandığında bu süre 400 gündü.

6. Güneş Sisteminin Galaksi Merkezin Çevresindeki Yörüngesi (http://www.mucizeyalanlari.com/kuran-astronomisinin-toplu-elestirisi/#)
Güneş samanyolunun merkezi etrafında dairesel bir yörünge üzerinde döner. Ancak kimyasal bileşimi, on bin ışık yılı uzaklıkta içsel merkezli bir kökeni gösterir.
Fransa’daki araştırmacılar bu çelişkili öneriye, bir açıklama sunuyor: Sarmal kolların hareketleri ve merkez kiriş arasındaki yıldızlar, “rezonanslar” ile birçok yıldızı orijinal yörüngelerinden çıkararak birbirleriyle karıştırılmasına yol açıyor.
Samanyolu galaksisi çubuklu sarmal bir yapıya sahip olup bu tür yıldız sistemleri ortasında güçlü bir bant göstererek sarmal kollarıyla dışarıya doğru uzanırlar.
Şimdiye kadar gök bilimcilerin yıldızların karıştırılmasının, sarmal kolların etkisi ile oluştuğunu kabul ediliyordu. Şimdi ise Famaey ve Minchev’in çalışması çubuklu yapısının “rezonans etkisi ve sarmal kolları ile birlikte” bu süreçte önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Yıldızların karıştırılması, yıldızların kimyasal bileşimi arasında neden büyük farklılıklar bulunduğuna da açıklık getirmektedir. Bu ise yıldızların samanyolu’nun farklı bölgelerinden gelmesinden kaynaklanmaktadır. Diğer sarmal galaksiler hakkında gözlemsel veriler bu açıklamayı da onaylıyor. Belirgin çubuklu sarmal galaksilerin iç yapısındaki homojen kimyasal bileşim ile çubuksuz sarmal galaksiler arasında farklılıklar bulunduğu tespit edilmiştir. İki astrofizikçi, bunun çubuklu sarmaldaki yıldızların karıştırılmasına dair çok açık bir işaret gösterdiğini ve kökdeki kimyasal farklılıkların silinerek, gökada sisteminde içeriden dışarıya doğru yöneldiğini belirtiyorlar.
Güneş sisteminin galaksinin merkezi etrafındaki yörüngesi, düzenli bir yörüngeye sahip değildir. Disk merkezinden yoğun kütle etkisiyle, güneşin yörüngesinde önemli ölçüde aksaklıklar meydana gelir. Böylece güneş yörüngesinde, ek olarak kendi merkezi çevresinde de disk üzerinde aşağı-yukarı sallanarak bir turunu 30-45 milyon yılda tamamlar. Yaklaşık 1.5 milyon önce kuzey yönünden geçerek şu anda 65 ışık yılı uzaklıkta daha yukarıda bir konumundadır. En büyük mesafe ise 250 ışık yılı olup bu hareketini daha sonra tersine yapar. Yörüngesindeki galaktik bir yılını ise yaklaşık 225-250 milyon yılda tamamlar.

http://www.mucizeyalanlari.com/kuran-astronomisinin-toplu-elestirisi/

Sonuc: Evrende sabit ölcü var? denge var? diyenler kendilerine güveniyorlarsa buyursun gelsinler, HY da gelebilir o da tabiiki kendine güveniyorsa?...

upuaut
09-10-2013, 21:32
5. Erken Dönemlerdeki Dünya Günü (http://www.mucizeyalanlari.com/kuran-astronomisinin-toplu-elestirisi/#)

4.5 milyar yıl önce Dünya’nın henüz yeni oluştuğu dönemde, özellikle Ay’ın gelgit etkisi ile gezegenimizin kendi ekseni etrafında dönüşü zaman içinde yavaşlamıştır. Ay bu dönemde Dünya’ya yalnızca 40.000 km gibi kısa bir mesafede olup bir gün ise yaklaşık 6 saatlik bir süreye sahipti.
600 milyon yıl önceyse, dünya kendi ekseni etrafındaki dönüşünü 22 saatlik bir sürede tamamlıyordu. Aynı dönemde Dünyanın Güneş etrafındaki dolaşımı bugün de olduğu gibi aynı sürece sahip olup o dönemin günü ile hesaplandığında bu süre 400 gündü.

Bu bölümdeki açıklamalarınızla #23 (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=492840&postcount=23) no'lu mesajıyla AerA'yı doğrulamış olmuyor musunuz?

O, bu konuda şu bilgiyi vermişti:

Saygıdeğer upuaut ;

Süper bir çalışma olmuş.

Bilindiği üzere Dünya her sene güneşten biraz uzaklaşıyor. Aynı durum Mars içinde geçerli.
Yani bir zamanlar Mars, Dünya'nın şu anki yerinde idi. Mars yüzeyinde eskiden bir hayatın olması beni hiç şaşırtmaz.

Saygılar.

Natürelist
09-10-2013, 22:50
Bu bölümdeki açıklamalarınızla #23 (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=492840&postcount=23) no'lu mesajıyla AerA'yı doğrulamış olmuyor musunuz?

O, bu konuda şu bilgiyi vermişti:

Sayin upuaut,

Bu dogrudur.

Sadece ay dünyamizi etkilemiyor. Günesin de dünyamiza bir etkisi söz konusudur ayni zamanda dünya ve günes gelgit güclerine maruz kalmaktadir ancak bu ay'in yaptigi etkisi kadar degildir.

Dünya ve Günes arasindaki mesafe her yilda bir santimetre artmaktadir cok düsük olmasina ragmen elbette yörünge acisi da büyümektedir ancak bu kozmik boyutta pek dünyayi etkilemez..

Ancak ben burada dikkat ederseniz sirf Dünya-Ay Sisteminden bahestmisim günes ile ilgili degil bu bölüm. Yani dünyamizin günes etrafinda dönüs hareketindeki bir hiz da degisiklik pek olmamistir, degisiklik kendi ekseni etrafinda dönmesindeki bir hiz da degisiklik olmustur, "yörünge acisi degismemistir" söyledigimi siz söylüyorsunuz ve bu dogru degil... elbetteki bu yörünge acisi da degismektedir, yanlis olan ne?

Tekrarlayayim; dünya erken döneminde, dünyanin günesin etrafinda bir yillik hareket sürecinde dünyamiz 365 gün degil 400 güne sahip idi, olay bu sayin upuaut...

upuaut
09-10-2013, 23:12
Sayin upuaut,

Bu dogrudur.

Sadece ay dünyamizi etkilemiyor. Günesin de dünyamiza bir etkisi söz konusudur ayni zamanda dünya ve günes gelgit güclerine maruz kalmaktadir ancak bu ay'in yaptigi etkisi kadar degildir.

Dünya ve Günes arasindaki mesafe her yilda bir santimetre artmaktadir cok düsük olmasina ragmen elbette yörünge acisi da büyümektedir ancak bu kozmik boyutta pek dünyayi etkilemez..

Ancak ben burada dikkat ederseniz sirf Dünya-Ay Sisteminden bahestmisim günes ile ilgili degil bu bölüm. Yani dünyamizin günes etrafinda dönüs hareketindeki bir hiz da degisiklik pek olmamistir, degisiklik kendi ekseni etrafinda dönmesindeki bir hiz da degisiklik olmustur, "yörünge acisi degismemistir" söyledigimi siz söylüyorsunuz ve bu dogru degil... elbetteki bu yörünge acisi da degismektedir, yanlis olan ne?

Tekrarlayayim; dünya erken döneminde, dünyanin günesin etrafinda bir yillik hareket sürecinde dünyamiz 365 gün degil 400 güne sahip idi, olay bu sayin upuaut...

Sayın Natürelist, Dünyamızın 1 tam periyodunu 400 günde tamamladığını ve kendi ekseninde de 22 saat gibi bir sürede döndüğünü bir belgeselde görmüştüm. Ama bu açıklamalar bana o zaman da pek mantıklı gelmemişti. Çünkü Dünya Güneş'ten koptuğunda, Güneş'e yakın bir konumda idi ve şimdikinden çok daha yüksek, delice bir hızla dönüyordu.

Bu durumda Dünya 1 gününü 22 saat gibi şimdkinden 2 saat daha az bir sürede tamamlarken (ki delice bir hızla dönüyordu), Güneş'e yakın bir konumda olması ve aralarındaki çekim gücü şimdikinden çok daha yüksek olması nedeniyle de Güneş etrafındaki dönüşü de bırakın 400 günde dönmesini, 365 günden daha az olması gerekmiyor muydu?

Sorum bu. Ama bilim adamları simülasyondan başka, 400 günü neye dayanarak açıkladılar, bu bilinmiyor!

not
10-10-2013, 09:10
Evrende bir dengeden bahsetmek mümkün değil. Evrende o kadar dengesizlik ve düzensizlik de varki, 10-15 dakikalık bir internet araştıması ile, herkes, pek çok yıldız çarpışması, galaksi çarpışması, karadeliklerin çevresindeki cisimleri yutması, yıldız patlamarı vs. bilgilerini ve resimlerini buraya toplayabilir.

Demek bu bahsettiğin olaylar sana dengesiz geliyor öyle mi! bu bahsettiğin olaylar evrenin dengesinin sağlanabilmesi için gerçekleşiyor olmasın!? denge ne demektir biliyormusun arkadaşım, eğer evren hala ayaktaysa, güneş hala doğuyorsa, ay hala dünyanın etrafında gönüyorsa galaksimiz veya diğer galaksiler hala ayaktaysa, hala tüm evreni saran bir kaos yoksa denge işte budur! az buçuk matematiğin varsa ayın dünya yörüngesinde kalabilmesi için gerekli formülasyonda eşittirin sağında ve solunda tirilyonda bir bir sapma olduğunda ayın dünya yörüngesinden ayrılacağını anlayabilmen gerekirdi...

De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zumer Suresi 9)

Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O’ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır. (Fatır Suresi 41)

mrdragon
10-10-2013, 23:07
De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zumer Suresi 9)

Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O’ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır. (Fatır Suresi 41)

Ortada tanrı olmayınca hali ile tanrı yerine parantez açıp dilediklerini yazarlar.

Deniyoruz: Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri yol olup gitmesinler diye tutuyor. (ellerini gökler yere düşmesin diye kaldırmış direk vazifesi görüyor.) Andolsun, eğer onlar (gök ve süs eşyası yıldızları üzerinde taşıyan tavan kubbemiz) yok olup giderse, Ondan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz o halimdir. (Dünyada sahabeler yakalarsa much much yakalamazsa cezayı ahirette keser. Şeytana sözü vardır bir yemin ettim ki dönemem der.) çok bağışlayandır. (ebedi cehennemlikler denklemine rağmen şayet tevbe edip Beşeri Muhammed'in izinden giderek müslümanlık adına kan dökerseniz hele özel ödül bile verebilir. Ölmeden tevbe edin hele birde savaşan şahinler açığa çıksın.)


Nasıl oldu ama; itiraz gelecekse mümkünse açın ellerinizi dua edin de tanrıdan gelsin. Hatta şunu deneyin, gidin bakalım kabeye tüm imanlı arkadaşlarınız ile birlikte, bildiğiniz tüm duaları okuyun. Belki önce Allah kabeyi temizler, sonra bir iki sözünü düzenlemeyi dener. (gerçi hoş inandığınız kitaba göre müteşabih görülen kısımlara dokunma onu bir ben bilirim dese de, sizler yörünge evren galaksi moduna sıçrarken utanmazsınız. Tanrı dilsiz olunca dileyen ayeti dilediği yere çekiyor sanırım.)

Evren kaos ortamıdır. Yıkılan dağılan nice galaksiler yıldızlar vardır. Evrenin büyüklüğü yerine ilkel dinlerin yer ve onun üzerinde duran gözün görüş alanında korunaklı tavanından başkası yoktur. İşte tanrı dünya odaklı düşünecek durumda olduğundan yer ile Dünya üzerini, gök ile ay ve güneş + Arapların yıldızlarını düşünmekten öteye geçememiştir. O geçemeyince elbetteki yorumcular bu parantez de benden olsun modunda tanrının açıklarını kapama sevdası ile diledikleri gibi hareket edebiliyorlar. Ne de olsa hayat kimi keklerim de müridim olur modunda ilerliyor.

Natürelist
11-10-2013, 00:08
Sayın Natürelist, Dünyamızın 1 tam periyodunu 400 günde tamamladığını ve kendi ekseninde de 22 saat gibi bir sürede döndüğünü bir belgeselde görmüştüm. Ama bu açıklamalar bana o zaman da pek mantıklı gelmemişti. Çünkü Dünya Güneş'ten koptuğunda, Güneş'e yakın bir konumda idi ve şimdikinden çok daha yüksek, delice bir hızla dönüyordu.

Bu durumda Dünya 1 gününü 22 saat gibi şimdkinden 2 saat daha az bir sürede tamamlarken (ki delice bir hızla dönüyordu), Güneş'e yakın bir konumda olması ve aralarındaki çekim gücü şimdikinden çok daha yüksek olması nedeniyle de Güneş etrafındaki dönüşü de bırakın 400 günde dönmesini, 365 günden daha az olması gerekmiyor muydu?

Sorum bu. Ama bilim adamları simülasyondan başka, 400 günü neye dayanarak açıkladılar, bu bilinmiyor!

Sayin upuaut, bakiniz hala yanlis anliyorsunuz, düzelteyim: birincisi dünya öyle dediginiz gibi öyle cok büyük kozmik boyutta günese yakin degildi, ve günes merkezi etrafinda hareket yani dönüs hizinda pek kayda deger bir degisiklik olmamistir ve burayi iyi anlamalisiniz yoksa yanlis sonuclara variyorsun...

Ikincisi: düsünün bir, gezenegimizde bir gün olusmasi icin, dünya kendi ekseni etrafinda bir turunu kac saatte tamamlamasi lazim? bunun da yaklasik "24 saatte bir turunu tamamlayarak" "bir günü'nü olusturuyor"

Ancak sayin upuaut, bu belirtigim süre 600 milyon yil önce ki bir süredir, o dönemde dünya, kendi ekseni yani günesin etrafi falan degil bir turunu tamamlamasi icin, yaklasik 22 saatlik bir zaman gerekiyordu. Bununla birlikte dünya günes etrafinda bir turunu tamamladiginda ayni zamanda da dünyamiz 22 saatlik kisa bir zaman ile günlerin sayisi da 400 gün idi. Ve bunu söylede düsünebiliriz; daha da en erken dönemlere gittigimizde, dünya kendi ekseni etrafinda bir turunu tamamlamasi icin 10 saatin altindaki rakamlara da düsebiliyor, ve yine burada unutmayalimki dünya ayni anda günesin merkezi etrafinda da dönmektedir ve bir süre sonra oldugu gibi burada da herhangi bir dönüs hizinda degisiklik söz konusu degildir, degisiklik yalnizca kendi ekseni etrafinda dönmesi ile ilgilidir...

Dolayisiyla 2 saatte kendi ekseni etrafinda bir turunu tamamladigini diyelim, ama burada da dünyamiz kendi yolunda dümdüz günes merkezi etrafinda ilerleyerek ve yine burada da bir turunu tamamliyor (bu süre degismemistir), bu arada da 2 saatlik kisa bir zaman ile de cok yüksek günlere de sahip oluyorsunuz. Yoksa dünya kendi ekseni etrafinda dönüyor da, günesin etrafinda bir yerlerde oldugu gibi durakliyor mu saniyorsunuz?

Iste günümüzde bilim insanlari dünya eksen dönüsünündeki degismelerdeki degerler ile bir hesap yapip bu sonuca variyorlar, ancak bu hesap isleri uzmanlik alanlar'dir neye göre nasil yapiyorlar onu bende bilemeyecegim...umarim yardimci olabilmisimdir...

Natürelist
11-10-2013, 00:27
Demek bu bahsettiğin olaylar sana dengesiz geliyor öyle mi! bu bahsettiğin olaylar evrenin dengesinin sağlanabilmesi için gerçekleşiyor olmasın!? denge ne demektir biliyormusun arkadaşım, eğer evren hala ayaktaysa, güneş hala doğuyorsa, ay hala dünyanın etrafında gönüyorsa galaksimiz veya diğer galaksiler hala ayaktaysa, hala tüm evreni saran bir kaos yoksa denge işte budur! az buçuk matematiğin varsa ayın dünya yörüngesinde kalabilmesi için gerekli formülasyonda eşittirin sağında ve solunda tirilyonda bir bir sapma olduğunda ayın dünya yörüngesinden ayrılacağını anlayabilmen gerekirdi...

De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zumer Suresi 9)

Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O’ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır. (Fatır Suresi 41)

Galalaksimiz ve diger galaksiler, ayakta kalacak diye bir garanti denge yoktur maalesef, neye göre atiyorsunuz bunu? bir kere komsu galaksi olan Andromeda ve icinde 400-600 milyar küsür yildiz barindiran bu devin bir gün galaksimizi yutacagi kesin, bak bakalim o zaman dengeler nasil bozulacak?

Haa.. evren mi diyorsunuz? kim önceden eski halini görmüs de? siz böyle bir kesin yargiya variyorsunuz?

Unutmayalim günes de enerjisini tüketiyor ve bir gün bunun sonu da gelecegi belli, ayni zamanda dünya ve ay'in akibeti de...

Ayrica surasini biraz daha anlasilir sekilde anlatabilirmisiniz ...."az buçuk matematiğin varsa ayın dünya yörüngesinde kalabilmesi için gerekli formülasyonda eşittirin sağında ve solunda tirilyonda bir bir sapma olduğunda ayın dünya yörüngesinden ayrılacağını anlayabilmen gerekirdi"...

Yani ay dünya'ya her zaman ayni mesafededir ve bir mikrogram bile degismemistir mi demek istiyorsunuz??

AuRush
14-10-2013, 11:28
Matematik şaşmıyor.