PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sonsuzluk isteği


Güçistenci
31-10-2008, 14:16
insan ömrü 60-70. bilemedin 100 sene kadar. sonra ölüm var. ölümden sonrası var mı? orasını bilemiyorum. ama eğer varsa dinlerin söylediği cinsten olmadıkları kesin.

bu kısacık hayatta yapabileceklerimizi hesaplayalım. mesela bir dava adamı oldunuz. büyük siyasi bir dava... başardınız. 100 milyonlarca kişi yüz yıl kadar sizin kurduğunuz düzenle yaşadılar. sonra düzeniniz yok oldu ve yerine yeni bir düzen aldı. her düzen zaten böyle değil midir?

ya da geleceğe bir şey bırakmak istemeyen sadece yaşayan bir karakter ele alalım. aile kuracak. çocukların olacak. onlarla mutlu zamanlar geçireceksin. sonra hastalık başına gelecek. sonra yine ölüm.

ya da sadece bir şeyler üretmek için çalışan birisi... bir fabrikatör ya da bir gazeteci ya da bir mühendis olarak yeni şeyler üretebilirsiniz. ama yine de yaptıklarınız yok olacaktır...

sonsuzluk isteğine bi tanım bulalım. belki psikolojide bunu tanımlayan bi şey vardır. ama bilmiyorum... hiç yok olmayan bir şeyler üretme isteği, ya da yok olmayı istememe... hayvanlarda bunun olacağını sanmıyorum. çünkü onların bir "benlik" leri yok.

o zaman sonsuzluk isteği olan kişiler, ki herkeste bu isteğin olduğundan eminim, yaptıkları işlerde tatmin olamazlar. işlerinin hepsinin yok olacağını bilmek insanı "hiççiliğe" sürükler. bu açıdan yaşamak için bir anlam göremiyorum. yaşamanın amacı sadece ölmektir bence...

sen ölünce bedenin doğaya karışacak. yeni üreyecek canlılar senden faydalanacak. sonra onlar da ölecek. sonra yenileri çıkacak. ve sonunda hiç bir şey yeniden üretilmeyecek. evren yok olacak.

ama dinler insanların bu isteklerini saçma da olsa ahiretin icadıyla tatmin ediyorlar. ahiretin amacı öldükten sonra yeni ve sonsuz bir yaşamın olduğu inancı. bu dünyadaki yaşamın değerini sıfıra indiriyor. ve insanları sadece öteki dünyaları yaşamak için çağırıyor.

dinlerin insanları toplamak için en güzel metodu ahirettir. dünyadaki yaşamı hiçe sayarsan her şeyi yapabilirsin. ahiret siyasi bi icattır bence...

ölümden sonrasına inanmak insanda çok fazla sinir krizlerine neden olsa da insanın bu isteğinin tatmini açısından yararlı görüyorum. insanı sonsuz bi yaşamının olduğunu hatırlatarak dünyadaki kötülüklerin çözümü olacağı, iyiliklerin karşılığı olacağını hatırlatıyor. ya da eline gelene şükret, gelmeyene sabret. insanı tatmin edebilir. ama insanın "daha fazla kazanmasını" sağlayacak düşünce bu değildir. bunun tam zıttıdır.
ya da sonsuz bir hayat vaad etmesi bile seni tatmin edebilir. içinde de hayal edemediğin kadar güzellikler...

ahiret inancı olmayanlar için sozsuzluk isteğinin tatmin etmenin bi yolu var mıdır acaba??? ben göremiyorum...

belki sadece anı yaşamak olabilir... hayat sadece şimdiden oluşur. şimdi elinden kaçtığı zaman bedenini öldürürsün. ama bu düşünce yaşama bir anlam vermez ama yaşarsın yine de.

ya da acı çekmeyi, mutlu olmak kadar değerli sayabilirsen sonuna kadar bir davanın destekçisi olabilirsin. başaramayınca çalışmak senin zaferin olur. başarınca da başarın senin zaferin olur. ama huzur bulamazsın. tabi bunun için huzursuzluğu da huzur kadar değerli saymak gerekir. bu da aslında hayat için bir anlam ifade etmez. çünkü yapacağın şeyler yok olacaktır...

özellikle ahiret inancı olan kimseler ahiret masallarını anlatmazlarsa sevinirim. ahiret inancı olmadan sonsuzluk isteğini nasıl tatmin edebiliriz???

evrensel-insan
31-10-2008, 14:35
Saygideger Gucistenci;

ahiret inancı olmayanlar için sozsuzluk isteğinin tatmin etmenin bi yolu var mıdır acaba??? ben göremiyorum...-Gucistenci

Bunun tek bir yolu vardir, o da insanoglu olarak boyle bir istege ihtiyac duymamak; beseri ve yasamsal oldugunun bilincine varmak ve yasam suresini-istenirse- sonsuzluk olarak algilamak. Cunku, olumu kisi yasayamayacagina gore, kisinin kendisi icin olum yoktur. O halde, yasami onun icin sonsuzdur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

mhmd
31-10-2008, 15:04
'özellikle ahiret inancı olan kimseler ahiret masallarını anlatmazlarsa sevinirim'

Baştan elendik.
Oysa ki; çok güzel hikayelerimiz de mevcuttu...

placebo
31-10-2008, 15:57
"Ben varsam ölüm yok, ölüm varsa ben zaten yokum, o halde üzülecek ne var" kendimizi Epikure ün bu cümleleriyle tatmin edebiliriz örneğin..

katre_07
31-10-2008, 16:20
tanrı ınancı olmayan ınasanlar anlayamaz ote alemı sonuszluğu..ılk once tanrıya ınan ondan sonra dusun..sonsuz yaşam olup olmadığını..

bır tanrı ınancı olan ınsanlar bılırkı ınsan tanrının teveccuhu ıle yaratılımış yanı tanrı ınsana alakadardır..

ve doğada karsımıza cıkan butun ınsana ozel hedıyeler..tanrı tarafından bızlere verılmıştır..ve inananlar bu anlamda tanrının kendısıne alaka gosterdığını muhabbet besledığının gorur..

sonra dusunur bu evrende olup bıtenler 70 yıllık bır omre fazla değil mi?

tanrı bır sıneğin kanadını bıle ıhmal etmıcek bır şekılde sıneğin ımdadına yetişsin de sonra da bu kadar alaka gosterdığı hedıyeler guzellıkler verdıgı ınsanı 70 yıl sonra bır daha dırıltmemek uzere yok etsın..

o zaman neden butun bu hediyeler zaten olecek ve yok olacak bır ınsana neden bu muhabbet..

işte bu vb.sebebler dolayısıyla tanrıya ınanan ınsan anlar ote alemı..

inanmayan zaten gormez onune açılan paket paket hedıyelerı..

placebo
31-10-2008, 17:33
ve doğada karsımıza cıkan butun ınsana ozel hedıyeler..tanrı tarafından bızlere verılmıştır..ve inananlar bu anlamda tanrının kendısıne alaka gosterdığını muhabbet besledığının gorur..


inanmayan zaten gormez onune açılan paket paket hedıyelerı..


tanrı bır sıneğin kanadını bıle ıhmal etmıcek bır şekılde sıneğin ımdadına yetişsin de sonra da bu kadar alaka gosterdığı hedıyeler guzellıkler verdıgı ınsanı 70 yıl sonra bır daha dırıltmemek uzere yok etsın..


Doğada var olan tüm güzellikleri Allahın insanlar eğlensin ,coşsun, sevinsin, şükürler etsin diyerekten yarattığı gibi mistik paranoyak bir mantık yürüterek bilimin dinde boğulması suretiyle bir cevap elde edilmeye kalkışılırsa ,işte bu verdiği hediyeler karşılığında, neden insanlığa ortalama 70 yıl gibi kısacık bir hayat süresi bağışladığının düşünülmesi olağandır.

evrensel-insan
31-10-2008, 17:42
Saygideger mhhmd;

Sen, yine anlat; nasil olsa masal olarak, dinleyenler bulunur. Ben, ilgiyle okurum; mesela.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
31-10-2008, 17:59
Saygideger preach;

"Ben varsam ölüm yok, ölüm varsa ben zaten yokum, o halde üzülecek ne var"-preach

Konu, daha cok aydinliga kavussun diye, ben bir aciklama yapmak istiyorum. Burada, kendi ile baskasi farkini algilamak cok onemli.

Bir kisi, kendi olumunu yasayamaz, ama yasaminda, baska kisilerin olumlerine tanik olabilir.O yuzden, "ben varsam; baskasinin olumu var ama benim olumum yok. Benim olumum varsa, ben yokum; ama baskasinin olumunu yasadiysam, ben hala varim."

Bu bakis acisi, dogum icinde gecerli."Ben, benim dogumumu yasamis olsam bile, bunu algilayacak bilincim henuz olusmamis. Ama, ben yasamimda; baskasinin dogumuna sahit olabilirim."

Iste, bu yuzden, kisinin kendi icin; ne dogumu-dogum, kendisine veriliyor-, ne de olumu-yasam kendisinden aliniyor- var. Sadece, yoneltip yonetecegi bir tek yasami ve iliskileri var. var. Ama, nedense, kimse bunu algilamiyor.Varsa, yoksa yasam oncesi ve sonrasi.

Saygilarimla;
evrensel-insan

mhmd
31-10-2008, 18:08
Teşekkürler Sn. evrensel-insan,
Bildiklerimizle başlayalım.

Kardeşimizin tezi enteresan.
"İnananlar için (ahiret inancı) sonsuzluk isteğinin tatmini vardır ve bu tatmin de bizatihi dinin içindeki UYDURULMUŞ bir kandırmacadır.
Oysa ki; inanmayanlar için böyle bir sonsuzluk isteğinin tatmini yoktur.
Bunun yerine ne yapmalıyız?"

El cevap;
Üç kulhuvallah bir elham bu sorunu çözer. :)
Şaka...

İnsan vücudunun özelliklerini işleyen bir belgesel seyretmiştik zamanında.
"The human body"
Bu belgeselin bir bölümünün konusu "ölüm" idi.
Son devreye gelmiş kanserli bir deneğin tüm gününü ve vücudundaki olayları gün gün, saat saat konu alıyor. Ölümünü ve ölümünün hemen sonrasındaki vücudunda bulunan değişiklikler anlatılıyordu.
Deneğin herhangi bir tanrı ve din inancı yoktu. Materyalist olarak kendini sunmuştu.
Ve ölümünün konu edilmesini oldukça anlamlı karşılıyordu.
Neden basitti.
-Evrende hiçbir şey yok olmaz. Bir şekliyle değişime uğrayarak sonsuza kadar devinim sürer diyordu. Bu devinimde benim atomlarım da değişime uğrayacak bu, o an için beni ilgilendirmese bile çocuğumun torunumun bilgisini ve hayallerini canlandıracaktı.

Siz, ey görünen madde kurallarını bilenler.
Evrende maddenin ve döngünün sonsuz olduğunu vaaz etmiyor muydunuz?
Kesilen, biten, son bulan hiçbir şeyin olmadığını siz, söylemiyor muydunuz?
Esas SONSUZLUK İSTEMİ için kaynak kendi bilgilerinizde.

Şimdi bu bilgileri size hatırlatmak bizim gibi yobazlara mı kaldı?

Vah ki, ne vah...

evrensel-insan
31-10-2008, 18:17
Saygideger mhmmd;

Senden, rica etsem; benim olum uzerine yazdigim yaziya da, bir gorus belirtebilirmisin.

Ben, kisaca sunu diyorum. Olum, yasayanlarin sorunu; olunun kendisinin degil; Kisi, kendi olumunu, kendisi yasayamaz. Kisinin, bir tek yasami ve iliskileri vardir. Eger, istersen; daha detayli da konuyu acabiliriz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

mhmd
31-10-2008, 18:28
Sn. evrensel-insan,

Esasen yazımızı hazırlarken sizin yazınızı okumuş olsa idik, çok güzel bir örnek olarak gösterecektik. Olmadı.

Ölüm ve doğum üzerine yapmış olduğunuz değerlendirmeye biz de katılıyoruz.
Her iki yüklem de öznesinin çok ötesinde.

Dışardan bakan bizler, bildiğimiz kadarı ile yorumlarız.
Gördüğümüz ölüm (Daha dün karşılaştığım için biraz daha rahat yazabiliyorum), gördüğümüzün ölümüdür. Ve gördüğümüze; bize ifade ettiği şekilde ifade etmeyebilir.
Sn. preach'ın verdiği yargı da aynını gösterir.

Son paragrafınıza da bir ilave yapmak isteriz;
Dün geçmişte kaldı geriye getiremeyiz,
Yarın gelecektedir tahmin edemeyiz,
Elimizdeki tek şey bugün ve şuandır...
(Ya da buna benzer çok güzel bir laf da olabilir :) )

evrensel-insan
31-10-2008, 18:35
Saygideger mhhmd;

Yapmis oldugun yorumlarin icin, tesekkurler. Yasam, simdiki zamandir. Ne gecmis, ne de gelecek zaman.

Ama, maalesef; hep ya gecmis, ya da gelecek uzerine yasaniyor. Kimsenin, pek simdiki zamani yasadigi yok.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
31-10-2008, 18:35
Evrende maddenin ve döngünün sonsuz olduğunu vaaz etmiyor muydunuz?

Sayın mhmmd

Bir salatalıgı yerken aslında bu salatalıkla midenize inen ve daha sonra tüm dolaşım sisteminize intikal eden carbon atomunun en son Baltacı Mehmet Paşa'nın dışkısıyla dışarı çıktıgını, ve süreç içerisinde de sizin bunu afiyetle yediginizi idrak edebilirseniz, olayda hayret edebilecek hiç bir şey kalmaz.

saygılarımla

Güçistenci
31-10-2008, 18:46
...

sonra dusunur bu evrende olup bıtenler 70 yıllık bır omre fazla değil mi?
...

sn katre sadece fikir yürütme olmuş. bu mantıkla reenkarnasyona da inanılabilir...

evrensel-insan
31-10-2008, 18:55
Saygideger dilaver;

Bahsettigin olayin, teorisini, bu kadar acik ve net ortaya koyabildigine gore; bu olayin, deney ve gozlemini de sahsen yapmis olmalisin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Güçistenci
31-10-2008, 19:00
saygıdeğer evrensel-insan;

dediklerini anlamaya çalışıyorum ama pek anlayabildiğimi söyleyemem.

yani demek istiyorsun ki; yaşam bizim değil, ölüm de bize ait olamaz.
ölümlü öldükten sonra ölemez. çünkü öldükten sonra hayat yoktur.

yani yaşam bize ait değilse yaşamamız bir şeyin yararına olmuş oluyor. "kendi" mizi yok sayıyoruz burda. hayat bize ait değilse yaşamak niye o zaman??? :confused: senin dediğin de benim dediğimi doğruluyor. umarım doğru anlamışımdır...

dilaver
31-10-2008, 19:06
Paşaların ismini ve elementin ismini degiştirebilirsiniz, sorun degil. Bu gerçegi degiştirmiyor ancak görünebilir evrende 10^80 proton var oldugu hesaplanıyor. Proton haricinde de madde yok. ( elektron falan da bunun içinde tabi, atom altı parçacıklara da girmiyorum. ) Evrendeki proton miktarı artmıyor, şimdiye kadar geçen zaman ise protonun yarı bozunma ömrü için yeterli degil. Demek ki malzeme aynı malzeme.

Ancak öz o proton bir yere kaybolmuyor ve bir türlü biz o veya başka bir protonu midemize indiriyoruz. Bunun için deney yapmak gerekmiyor, birazcık kimya yeterli oluyor. Ama deney yapmak isterseniz bir dışkıyı ( ki zaten gübre olarak dışkı kullanılıyor ) bir salatalık tarlasına dökmeniz sonra da oradan çıkan salatalıgı yemeniz yeterli olabilir.

saygılarımla

evrensel-insan
31-10-2008, 19:09
Saygideger Gucistenci;

Sadece, yoneltip yonetecegi bir tek yasami ve iliskileri var-e.i

Tam aksine, sadece yasam kisinin kendisine ait ve kendi oz dusunce ve davranisiyla yonlendirebilecegi, tek sahip oldugu olgu.Tabi, bu arada; yasamiyla birlikte, diger canli ve cansiz varliklarla ve kendi ile kurdugu, bir iliskisi var. Dogum, kisinin oz iradesine ait degil; olum, ise kisinin kendi olumu adina yasayamadigi bir olgu.Umarim, anlasilmistir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Güçistenci
31-10-2008, 19:29
dediğim şu:

eğer insanın hayatı sadece evrendeki protonların yerlerinde bir kaç değişiklik yapmaksa; sevinçler, üzüntüler, renkler, zevkler. hepsi yok olacaksa ya da yaptığımız icatların hepsi yok olacaksa, değiştirdiğimiz protonların hepsi yeniden başkarı tarafından da değiştirilecekse yapılan tüm işler "boş iş" olmaz mı?

insanın kendini bu düşünceden kurtarmak için ne yapabileceğini soruyorum. bu soruya sadece 2 tane cevap geldi. birisi sn. evrensel-insan'dan. içindeki bu isteği yok sayacaksın ya da hayatını sonsuzmuş gibi yaşayacaksın. 2.si sn. preach'dan. preach'ın cevabı pek tatmin edici gelmedi ama... daha başka cevaplar arıyorum. konuyu bu yönde tartışalım.

katre_07
31-10-2008, 20:04
Doğada var olan tüm güzellikleri Allahın insanlar eğlensin ,coşsun, sevinsin, şükürler etsin diyerekten yarattığı gibi mistik paranoyak bir mantık yürüterek bilimin dinde boğulması suretiyle bir cevap elde edilmeye kalkışılırsa ,işte bu verdiği hediyeler karşılığında, neden insanlığa ortalama 70 yıl gibi kısacık bir hayat süresi bağışladığının düşünülmesi olağandır.


dostum ben butun yaratılmışları kendıme kul kole yapmak nıyetınde değilim..

benım dedığım neden nefes aldığımız.. bu duzen.. sadece ınsan ıcın dusunme... kaınatı butun olarak dusun..

bu kadar lutufta bulunan bır yaratıcı (butun canlılara)neden ınsanları bır daha bunları yaşatmayacak unutturacak ebedi bir olum ıle sonuçlandırsın..

o zaman ne onemı var butun bu garıp ışlerın....bu hedıyelerın..


başka konularda tartışıldı..yenı doğuran bır annenın memesı HANGI AMAÇ ile (bakın nasıl oluyor demıyorum)sutle dolduğunu ıtıraf edın..nedenını soyleyın..sonsuz hayata ınanın..

ya da AMAÇ NE sorusunu sılın lugatınızdan(zaten yok dıye tahmın etmekteyım) yok edın! ebedı bır omru ebedı bır olume feda edın..!

dilaver
31-10-2008, 21:28
eğer insanın hayatı sadece evrendeki protonların yerlerinde bir kaç değişiklik yapmaksa; sevinçler, üzüntüler, renkler, zevkler. hepsi yok olacaksa ya da yaptığımız icatların hepsi yok olacaksa, değiştirdiğimiz protonların hepsi yeniden başkarı tarafından da değiştirilecekse yapılan tüm işler "boş iş" olmaz mı?

Şimdi aslında protonu kavradıktan sonra sorunun daha hafiflemesi gerekiyor. Çünkü tek gerçek aslında proton ve protonların yarı ömrü 10^36 yıl. Bu rakamdan yola çıkarsak neredeyse bir sonsuzlugun oldugu ortaya çıkar. Ama hata kendimize ya da akıllı yaşam formu olan insana olaganüstü bir deger biçmemizden kaynaklanıyor.

Şimdi ilk atalarımız ölümden bu şekilde korkmuyorlar. Onlar ölüm yaşam ikilemini sonsuz bir döngü olarak ele alıyorlar. Aynen tohumları toprakta olan otlar gibi. Doguluyor, ölünüyor ve tekrar doguluyor. Ancak bu doguş dedenin torunda yeniden yaşama gelmesi gibidir. Onun için de hayvanlarla özdeşleştirmişlerdir kendilerini ve totemleri vardır. Aslında doganın dışında ayrı bir varlık, ayrı bir düşünce yoktur. Doga ne ise insan da bir parçası olarak ona aittir. Bu yüzden de bazı avcı kabileleri ölüyü gömdükten ya da yaktıktan bir süre sonra şölen düzenlerler. Akhalar, Patoklos'un ölüsünü yaktıktan sonra dokuzuncu gün büyük bir şölen düzenlemişlerdir.

Ne zaman ki toplumsal işbölümü ve kafa ile kol emegi ayrılır ve sınıflar ortaya çıkar o zaman soyut düşünce de var olur. Şimdi üretimden kopmuş ve düşünmeye zaman ayırabilen yeni bir sınıf mevcuttur. Üretimden kopuş aslında gerçegin ters yüz edilmesidir. Ters yüz edilen gerçek ise bazı soyut kavramlarla topluma kabul ettirilmelidir. Bu soyutluk en başta sonsuzluk kavramı ve insanın çok önemli oldugu kavramı ile ortaya çıkar. İnsan doga için çok önemlidir, efendi de köle için çok önemlidir. Bu anlayış daha sonra insanın tanrının sureti oldugu anlayışına götürür. Çünkü bu suret aynı zamanda kral olarak da toplumda tezahür etmiştir.

İşte 6 bin senedir bu soyutlamadır ki kendimizi evrenin merkezine koymaya sevk eder bizi. Düşünsek de bu soyutlamadan kurtaramayız kendimizi. Öyle ya o kadar önemli olan insanoglu nasıl olur da yok olur. Bu binlerce yıldır dinlerle ve ahret anlayışı ile de körüklenmiştir.

İşte bu yüzden carbon örnegini verdim. Ne kadar basit olabildigimiz anlayalım diye.

İnsan beyni devamlı evrilmekte, gelişmekte. İleriki yüzyııllarda mutlaka tıp ve teknoloji insan yaşamını daha da uzatabilecek imkanları ortaya çıkaracaktır. Günün birinde artık yaşamaktan yorulan bir insan ırkı da ortaya çıkabilecektir. Ama şimdilik proton gerçegini kavrayabilirsek maddenin neredeyse ezeli oldugunu görebiliriz.

saygılarımla

placebo
31-10-2008, 23:52
yenı doğuran bır annenın memesı HANGI AMAÇ ile (bakın nasıl oluyor demıyorum)sutle dolduğunu ıtıraf edın..nedenını soyleyın..sonsuz hayata ınanın..

Akllara zarar sorunuza cevap veriyor ve itiraf ediyorum::Bebeğini beslemek amaçlı sütle doluyor..Bunda şaşılacak birşey yok ki.Herşey olması gerektiği gibi olmakta..Burada iman ve din faktörü size " Allah bütün bunları bize lütuf olsun diye yaratmış" olarak düşündürüyorken,ben spinozanın tanrısına inanıyorum..

katre_07
01-11-2008, 00:30
Akllara zarar sorunuza cevap veriyor ve itiraf ediyorum::Bebeğini beslemek amaçlı sütle doluyor..Bunda şaşılacak birşey yok ki.Herşey olması gerektiği gibi olmakta..Burada iman ve din faktörü size " Allah bütün bunları bize lütuf olsun diye yaratmış" olarak düşündürüyorken,ben spinozanın tanrısına inanıyorum..


keşke tanrıtanımaz arkadaşlarda cvp verebılse..!

sayın preach o zaman o meme şuurludur..kendı ıradesıyle dusunerek yapıyodur..bole bır dusunce akıllara zarar old ıcın tek bır suurlu tanrı tarafından oluyor demek daha akla yatkın değil midir.?

Güçistenci
01-11-2008, 01:20
...
bu kadar lutufta bulunan bır yaratıcı (butun canlılara)neden ınsanları bır daha bunları yaşatmayacak unutturacak ebedi bir olum ıle sonuçlandırsın..

o zaman ne onemı var butun bu garıp ışlerın....bu hedıyelerın..
...


katre dediğin sadece fikir yürütme. mantıklı bi tarafı yok. ayrıca bu dediğin mantıkla 1000 çeşit öldükten sonra yaşam şekli hayal edebilirsin. nirvanaya ulaşmak, ibrahimi dinlerdeki ahiret, ya da reenkarnasyon, ya da başka şeyler. ya da bi tane de ben uydurayım. öldükten sonra 10.000 sene yaşam var. bu da istenciist inancı olsun :D

bana kanıt lazım. eğer varsa öldükten sonrayı "bilmek" için kanıta ihtiyacım var.

Güçistenci
01-11-2008, 01:43
sn. dilaver protonun yarılanma süresi 10 üstü 36 yıl olabilir. ama insan protonların değişik şekilde dizilmesinden oluşan bir canlı. ve bunun ömrü 50-120 yıl kadar. aynı şekilde bir uranyumun yarılanma süresi 250.000 yılla 4.5 milyar arasında değişiyormuş. ya da başka varlıkların yaşam süreleri kendilerine göre değişiyor.

insanda hayvani istekler de var. hayvanlarda olmayan sadece insana ait istekler de var. mesela ölümsüzlük isteği. insanlar bunları tatmin etmek için dinleri çıkarmışlar. şimdi de dinlerin yalan olduğu ortaya çıkınca insan hayata değer vermemeye başlıyor.

aydoe
01-11-2008, 01:46
Ölüm, bir canlı varlığın (insan, hayvan ve bitkinin) hayati faaliyetlerinin kesin olarak sona ermesidir. Canlı varlıkların herhangi bir dokusunun canlılığını kaybetmesine de ölüm denir. Canlının ölümünden bahsedebilmek için, hayati faaliyetlerin bir daha geri gelmemek üzere sona ermesi şarttır.
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96l%C3%BCm

Ölümden öte köy yoktur.

K.C.
01-11-2008, 02:20
...şimdi de dinlerin yalan olduğu ortaya çıkınca insan hayata değer vermemeye başlıyor.
Doğru bir tespit değil bence,

Aksine, dinler, dolayısıyla ölümden sonra dirilişe inanmamak elimizde mevcut yegane hayatı daha kıymetli kılıyor. Daha dolu, daha kaliteli, daha mutlu, daha sağlıklı v.s. yaşayabilmek için insanın kendisine ve hayata bakış açısı da değişiyor.

Asıl, bir başka hayatın inancıyla yaşayanlar için bu dünyanın hiçbir önemi / değeri yok. Çünkü onların çabaları dünyayı yaşanılabilir kılmak yahut tüm insanların mutluluğunu refahını sağlamak değil. Bir Yahudi sözünün (Tevrattan olması muhtemel) dediği gibi her koyun kendi bacağından asılır inancıyla herkes kendini, kendi ahiretini kurtarma telaşında olduğundan bu dünya boş bir oyalanma yeri onlar için. (bu son söylediğim de Kur'an'dan)

K.C.
01-11-2008, 02:26
keşke tanrıtanımaz arkadaşlarda cvp verebılse..!

sayın preach o zaman o meme şuurludur..kendı ıradesıyle dusunerek yapıyodur..bole bır dusunce akıllara zarar old ıcın tek bır suurlu tanrı tarafından oluyor demek daha akla yatkın değil midir.?

Evrim süreci içinde o meme oluştuğu için bebek beslenme ve hayatta kalma amacıyla onu kullanıyor. Meme değil de bebeği besleyip hayatta tutacak başka birşey de evrilebilirdi. Ya da evrilmez ve nesil tükenirdi.
Meme yerine memenin muadili evrilmiş olsaydı şimdi meme'nin şuurundan değil, muadilinin şuurundan bahsediyor olacaktınız. Hatta belki muadiline bile meme deneceğinden yine aynı şeyi söylüyor olacaktınız.

Güçistenci
01-11-2008, 02:36
Doğru bir tespit değil bence,

Aksine, dinler, dolayısıyla ölümden sonra dirilişe inanmamak elimizde mevcut yegane hayatı daha kıymetli kılıyor. Daha dolu, daha kaliteli, daha mutlu, daha sağlıklı v.s. yaşayabilmek için insanın kendisine ve hayata bakış açısı da değişiyor.

Asıl, bir başka hayatın inancıyla yaşayanlar için bu dünyanın hiçbir önemi / değeri yok. Çünkü onların çabaları dünyayı yaşanılabilir kılmak yahut tüm insanların mutluluğunu refahını sağlamak değil. Bir Yahudi sözünün (Tevrattan olması muhtemel) dediği gibi her koyun kendi bacağından asılır inancıyla herkes kendini, kendi ahiretini kurtarma telaşında olduğundan bu dünya boş bir oyalanma yeri onlar için. (bu son söylediğim de Kur'an'dan)


değerden kastım "yapılan her işin sonsuzluğu kazanmada bi fayda sağlaması." yaptığın iyilik senin için değerlidir. çünkü karşılığı sonsuzluktur. aynı şekilde kötülük de tehlikelidir. çünkü sonsuz bir cehenneme gitme var. yani sonuçta yaşamın her karesinde, yapılan her işte bir değer var. anlamsız bir hayat değil... altına değerden kastettiğimi yazacaktım, ama sonradan vazgeçtim.

tensiz.denek
01-11-2008, 07:07
"Yeni mesajlar"da başlığı ilk okuyunca içimden "tam evrensel-insan'a göre bir başlık" dedim ve bir baktım ilk cevabı da o yazmış. sanırım foruma alışıyorum :P

Güzel bir başlık ve önemli olduğunu düşündüğüm bir konu.

Önnot: de brogli ' nin bilinmezlik ilkesini göz önünde bulunduracağım ve kuramların doğru olması için zamandan bağımsız olduğumuzu düşüneceğiz. yani bu yazıda yazdığım herhangi bir cümle zamanın her anında doğru olmalı. detaya fazla bulandırmamak için girmiyorum

İlginçtir, sonsuzluk bizim için sadece bir kavram olabiliyor. Bir sahildeki kumları saymak istediğimizde, bir iki üç. .. oo sonsuz tane kum var diyoruz. yıldızları saydığımızda aynı, evrendeki atomları saydığımızda aynı, evrende sonsuz tane atom var evren sonsuza kadar varolacak diyebiliyoruz. bizim ömrümüz evrenin ömrüyle karşılaştırıldığında "önemsenemeyecek kadar kısa". Sonsuzluğa erişemeyeceklerimizin ve yapamayacağımızın adını veriyoruz. Sonsuzluğu düşünmeye çalıştığımızda aklımız almıyor. "Zihnimize sığamayacak kadar bilgi" olarak düşünüyoruz ve böyle tanımlayıp kütüphanemizdeki diğer kavramların arasındaki rafa koyuyoruz.

Fakat daha önce dilaverin de bahsettiği gibi, sonsuzluk sadece insana ait bir his. Evrende sonsuzluk yok. Evrenin en temel parçacıkları, protonların bile ömürleri var. Fakat bu ömür bizim kavramımızın ötesinde. Yani bizim için sonsuz.

Aynı zamanda konunun diğer bir yüzüne da bakmak gerekiyor, sonsuzluğa zıt olarak algıladığımız "yokluk" u da incelek gerekir. "sonsuzluk" gibi "yokluk" da bizim için bir kavram olabilir sadece. "Uzay boştur" demek doğru olmaz, "atomların orbitallerinin arası boştur" demek doğru olmaz. zamanın herhangibir anında dolu olma ihtimalleri herzaman 0 dan büyüktür. Yokluğu ancak "varolmayan bilgi" diye tanımlıyoruz ve diğer kavramların arasındaki rafa koyuyoruz.

Mantığın dilinde, matematikte sonsuzluk ile yokluk simetriktir

Kısacası gerçekte "sonsuzluk" her ne kadar gerçek olamazsa, yoklukta o derecede gerçek olamaz. sonsuzluk ve yokluk mantıksal bir kavram olabilir, ve evrende sadece düşünsel boyutta var olabilirler, fizikselde değil.

Sonsuzluk düşüncesi tanrıyla bağdaştırılabilir, tanrı vardır, herzaman, heryerdedir, tanrı sonsuz bilgidir.
Yokluk düşüncesi de tanrısızlıkla bağdaştırılabilir, tanrı yoktur, herzaman, hiçbiryerdedir, tanrı bilginin yokluğudur.

Bence güdemden düşmeyen muhabbet konusu, tanrı vardır - tanrı yoktur tartışmalarının sonu hiçbir zaman olmayacak çünkü her ikiside doğrudur. Fizikte buna benzeyen bir duruma fotonlarda rastlanır, fotonlar hem parçacık, hem dalga fonksiyonlarına uyan davranışlarda bulunurlar ve bu duruma "duality" denir (türkçesini hatırlamıyorum üzgünüm). Foton ne bir dalgadır ne bir parçacıktır.Ama o bir dalga-parçacıktır. Benzetme yaparsak tanrı vardır veya yoktur diyemeyiz. O herzaman hem "vardır" hem "yoktur" olabilir ancak. (Veya simetrik olarak hiçbir zaman hem yoktur hem vardır olabilir matematiksel olarak ama buna girmeye gerek yok sanırım)

Yani tanrının bir dualitesinden bahsedebiliriz. Tanrı hem vardır ve sonsuzdur, hem yoktur ve yokluktur.

Sonsuzluktan bahsedince benim mantığımın dili böyle söylüyor, bakalım diğerlerininki ne söylüyor ;)

katre_07
01-11-2008, 19:41
Evrim süreci içinde o meme oluştuğu için bebek beslenme ve hayatta kalma amacıyla onu kullanıyor. Meme değil de bebeği besleyip hayatta tutacak başka birşey de evrilebilirdi. Ya da evrilmez ve nesil tükenirdi.
Meme yerine memenin muadili evrilmiş olsaydı şimdi meme'nin şuurundan değil, muadilinin şuurundan bahsediyor olacaktınız. Hatta belki muadiline bile meme deneceğinden yine aynı şeyi söylüyor olacaktınız.


sayın kc..isterse orada bebeği besleyen mıdasın kulakları olsun ..ama olmuş mu olmamış.. olsa da yıne aynı şuurdan bahsetmek çok doğal...ve amaç yıne aynı..

ne var onun yerınde ?çeşme yerıne bebegın dışsizliğini de dusunecek ve emişini kolaylıkla sağlayacak yanı bebeği herşeyıyle dusunecek tam ayarında

bir meme...

bır zorunluluk ..

bır evrım..

ya da her şeyı hesaba katan şuurlu bır tanrının ıradesı!

bu evrım denen zat gerçekten cok bilgiliymış..şuursuzluğuna rağmen bu kadar zekı, bılgılı ,ınsanları canlıları dusunen bır zattan etkılenmemek ımkansız...

zorunlulukla yaptığı şeyler de tam ısabet hanı! hiç şaşmıyo helal olsun..

dilaver
01-11-2008, 19:50
bu evrım denen zat gerçekten cok bilgiliymış..şuursuzluğuna rağmen bu kadar zekı, bılgılı ,ınsanları canlıları dusunen bır zattan etkılenmemek ımkansız...

Sayın katre

10^80 den bahsettim, ne demek bu :

10000000000000000000000000000000000000000000000000 0000000000000000000
000000000000
adet proton demek.

Şimdi bu sizin Allah dediginiz zat bu kadar adet protonu idare edip yönlendirecek, onunla da kalmayacak bu protonların kurdugu özel molekül dizgelerini yönlendirecek, onunla da kalmayıp insanları yönlendirecek ve onlara peygamberler gönderecek, onunla da kalmayıp onların dualarını kabul edecek. Öyle mi.

Evrimsel gerçeklik karşısında böyle bir varlıgın olma olasılıgı ne kadardır acaba. Evrim dediginiz zat ile Allah dediginiz zatı bir teraziye vurun bakalım, hangisi akla ve mantıga daha yakın geliyor. Elbette önce evrimin ne oldugunu bilerek.

saygılarımla

katre_07
01-11-2008, 20:09
bu evrım denen zat gerçekten cok bilgiliymış..şuursuzluğuna rağmen bu kadar zekı, bılgılı ,ınsanları canlıları dusunen bır zattan etkılenmemek ımkansız...

Sayın katre

10^80 den bahsettim, ne demek bu :

10000000000000000000000000000000000000000000000000 0000000000000000000
000000000000
adet proton demek.

Şimdi bu sizin Allah dediginiz zat bu kadar adet protonu idare edip yönlendirecek, onunla da kalmayacak bu protonların kurdugu özel molekül dizgelerini yönlendirecek, onunla da kalmayıp insanları yönlendirecek ve onlara peygamberler gönderecek, onunla da kalmayıp onların dualarını kabul edecek. Öyle mi.

Evrimsel gerçeklik karşısında böyle bir varlıgın olma olasılıgı ne kadardır acaba. Evrim dediginiz zat ile Allah dediginiz zatı bir teraziye vurun bakalım, hangisi akla ve mantıga daha yakın geliyor. Elbette önce evrimin ne oldugunu bilerek.

saygılarımla


sayın dılaver

sızı yanıltan ne kanatımce..kendı dusuncenızı kendı yapamadıklarınızı tanrının da yapamayacağını sanmak..

onları yaptığı ıcın tanrı dıyoruz zaten..

onları yapamayan bır zat tanrı olabılırmı..

o yuzden tanrının ıradesı her şeyı kuşatmıştır..sonsuz hıkmet sahıbır bu evrenın mudebbrıdır yonetıcısıdır...

ama bu karmaşıklığı bir şekılde açıkla dıyorsanız..dusun bır komutanın emrınde kaçtane asker var..ama bır emrıyle bı borazan otturmeyle ya da hucum marşı çalmasıyla her asker aldığı emrı nasıl yerıne getırmeye koşuyor..

aynı şekılde bır yasa koyucu dusun..yasalarla yonetılıyoruz..yasa olmasa dusun Turkıyenın halını...

aynı şekılde onlarda tanrının ılahı kanununudr ve ona hıç bır şey zor gelmez ..çunku o bu yuzden tanrıdır..

hepsının bır merkezden bır yasadan bır komutadan yonetıldığı belli olmuyor mu oradan..

saygılar!

katre_07
01-11-2008, 20:14
ayrıca sayın kc.yıne şekıllere nedenlere bağlamaya çalışıyorsunuz olayı..ınsanın elı 3 tane olsaydı da evt yıne denırdı vay be dıye..neden?çunku ''amaç ne'' sorusu bızlerı zorunlu kılıyor bır tanrıya ınanmaya..

siz yıne ıste su nedenle su şekılde oluyor dedınız ..ama neden ''amaç ne''nın altını deşmıyorsunuz ve gerçeği bulmanın asıl sorusunu onemsemıyorsunuz..!?

emrekalkavan
08-12-2008, 03:31
insan ömrü 60-70. Bilemedin 100 sene kadar. Sonra ölüm var. ölümden sonrası var mı? Orasını bilemiyorum. Ama eğer varsa dinlerin söylediği cinsten olmadıkları kesin.

Bu kısacık hayatta yapabileceklerimizi hesaplayalım. Mesela bir dava adamı oldunuz. Büyük siyasi bir dava... Başardınız. 100 milyonlarca kişi yüz yıl kadar sizin kurduğunuz düzenle yaşadılar. Sonra düzeniniz yok oldu ve yerine yeni bir düzen aldı. Her düzen zaten böyle değil midir?

Ya da geleceğe bir şey bırakmak istemeyen sadece yaşayan bir karakter ele alalım. Aile kuracak. çocukların olacak. Onlarla mutlu zamanlar geçireceksin. Sonra hastalık başına gelecek. Sonra yine ölüm.

Ya da sadece bir şeyler üretmek için çalışan birisi... Bir fabrikatör ya da bir gazeteci ya da bir mühendis olarak yeni şeyler üretebilirsiniz. Ama yine de yaptıklarınız yok olacaktır...

Sonsuzluk isteğine bi tanım bulalım. Belki psikolojide bunu tanımlayan bi şey vardır. Ama bilmiyorum... Hiç yok olmayan bir şeyler üretme isteği, ya da yok olmayı istememe... Hayvanlarda bunun olacağını sanmıyorum. çünkü onların bir "benlik" leri yok.

O zaman sonsuzluk isteği olan kişiler, ki herkeste bu isteğin olduğundan eminim, yaptıkları işlerde tatmin olamazlar. Işlerinin hepsinin yok olacağını bilmek insanı "hiççiliğe" sürükler. Bu açıdan yaşamak için bir anlam göremiyorum. Yaşamanın amacı sadece ölmektir bence...

Sen ölünce bedenin doğaya karışacak. Yeni üreyecek canlılar senden faydalanacak. Sonra onlar da ölecek. Sonra yenileri çıkacak. Ve sonunda hiç bir şey yeniden üretilmeyecek. Evren yok olacak.

Ama dinler insanların bu isteklerini saçma da olsa ahiretin icadıyla tatmin ediyorlar. Ahiretin amacı öldükten sonra yeni ve sonsuz bir yaşamın olduğu inancı. Bu dünyadaki yaşamın değerini sıfıra indiriyor. Ve insanları sadece öteki dünyaları yaşamak için çağırıyor.

Dinlerin insanları toplamak için en güzel metodu ahirettir. Dünyadaki yaşamı hiçe sayarsan her şeyi yapabilirsin. Ahiret siyasi bi icattır bence...

ölümden sonrasına inanmak insanda çok fazla sinir krizlerine neden olsa da insanın bu isteğinin tatmini açısından yararlı görüyorum. Insanı sonsuz bi yaşamının olduğunu hatırlatarak dünyadaki kötülüklerin çözümü olacağı, iyiliklerin karşılığı olacağını hatırlatıyor. Ya da eline gelene şükret, gelmeyene sabret. Insanı tatmin edebilir. Ama insanın "daha fazla kazanmasını" sağlayacak düşünce bu değildir. Bunun tam zıttıdır.
Ya da sonsuz bir hayat vaad etmesi bile seni tatmin edebilir. Içinde de hayal edemediğin kadar güzellikler...

Ahiret inancı olmayanlar için sozsuzluk isteğinin tatmin etmenin bi yolu var mıdır acaba??? Ben göremiyorum...

Belki sadece anı yaşamak olabilir... Hayat sadece şimdiden oluşur. şimdi elinden kaçtığı zaman bedenini öldürürsün. Ama bu düşünce yaşama bir anlam vermez ama yaşarsın yine de.

Ya da acı çekmeyi, mutlu olmak kadar değerli sayabilirsen sonuna kadar bir davanın destekçisi olabilirsin. Başaramayınca çalışmak senin zaferin olur. Başarınca da başarın senin zaferin olur. Ama huzur bulamazsın. Tabi bunun için huzursuzluğu da huzur kadar değerli saymak gerekir. Bu da aslında hayat için bir anlam ifade etmez. çünkü yapacağın şeyler yok olacaktır...

özellikle ahiret inancı olan kimseler ahiret masallarını anlatmazlarsa sevinirim. Ahiret inancı olmadan sonsuzluk isteğini nasıl tatmin edebiliriz???

tek yol islam !!! Allahu ekber !!

emrekalkavan
08-12-2008, 03:55
mesajımı daha bi light islama uyarlıyorum :D :) arkadaşım sonsuzluk isteğini tatmin etmenin tek yolu inanıp iyi işler yapmaya çalışmandır...

aydoe
08-12-2008, 04:07
Sevgili emrekalkavan,
Forumda ki amacımız bilgi paylaşımı ,sizin bildiklerinizden çok daha fazla bilgi var forumda ,biraz okuyup sorgulasanız.
Amacınız tebliğ ise yanlış yerdesiniz.
İnançlı imanlı olabilirsiniz ama okumaya öğrenmeye ve saygılı seviyeli iletişime açık olursanız sorun yok.
Sizi kimse zorla ateist yapamaz sizde kimseyi zorla müslüman yapamazsınız.
Almayacaksanız vermeyinde ,çünkü almadan vermek Allaha mahsusmuş.:)

emrekalkavan
08-12-2008, 04:15
Özür dilerim sayın aydoe ama şundan eminim ki bu forumda yazılan ,tartışılan şeylerin yüzde 90 95 ini ben zaten gerçek hayatımda yaşamışımdır , tartışmışımdır, çocukluğumdan beri. onun için var olan hazır açılmış topicler üzerinden kendi düşüncelerimi gerçekçi ve tutarlı bi şekilde paylaşmak istediğimden burdayım.. bunu yaparken kesinlikle düşüncelerimi diğerlerine ihraç etme gibi bi düşüncem olmadı,olmaz da.. herkesin düşüncelerini merakla okuyorum zaten.