PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : rengi neden sana benzemezki şimdi güllerin


yusuf yılmaz
26-12-2008, 12:29
U

yanmak nedametinden nefsin… Çıkarmak tene değen lekeyi… İki damla gözyaşı senin için akıtılmışsa neleri temizlemez ki? Muzır hesaplaşmaların bayağı sulara gömülmesi ve halisane bir tövbenin değmesi lisanımıza… Ve kurtulmak avunmalardan, avutmalardan çoğu zaman. Yenildiğimizi sandığımız zamanlarda aşklardan, senin yanına yürümek cesurca. Ruhumuzda yaylım ateşi, kilit vurulmuş yüzler etrafımızda. Sesinin geldiği yöne doğru koşmak yeniden…
Hatırlamak seni incitenleri. Ve onları hâlâ sevmediğimizi… Topraksız kalışını gülistanımızın… Bülbüllerin gamını… Bu topraklarda gül yetiştirmenin artık zor olduğunu… Rengi neden sana benzemez ki şimdi güllerin? Neden Yusuf gülümsemez ki, Züleyha’ya? Ahengini kim bozar bu eşref saatinin?
Çözmek zamanın esrarını… Sabretmek Eyyub gibi… Neden paylaşılmaz ki sabrın lokması şimdilerde? Beklemeye üşenen sabahlarımız var bizim. Gecelerimizi hastalık hastası eden yalnızlığımız var. Kim dağıtır bu sabırsız uykuyu senden başka? Esrarını Hud Suresi’nin kim anlatır bize? Seni neden kocattığını? “Ey arz yut suyunu ve ey sema açıl.” Şimdi tufan sonrası… Tufan yeri bu yürek… Nuh peygamberin duası bu yüreğe derman. “Bilmediğimi istemekten sana sığınırım. Sen bana mağfiretini reva görmez, rahmetini vermezsen ben hüsrana düşenlerden olurum.”
Uzanmak fezasına tesellilerin… Nurunu dağıtmak süveydalara… Seninle olmak Dar’ül İman’da. Kubbe-i İslam’da… Meclisinde azade olmak tamahkâr günahlardan. Ve halisane bir tövbeyi değdirmek lisanımıza. Şeytani heveslerin ateşini söndürmek, senin için akıtılmış iki damla gözyaşında. Seni incitenleri neden sevmediğimizi anlatmak yeniden çocuklara. Aşkına tutulmak senin… Ve felaha ermek eşi ve benzeri olmayan kelamla. Geceye ve kuşluk vaktine and içmek yeniden seninle. Ve kalemin en güzel yazdığına inanmak içten içe yeniden
Huzura ermek edeple… Kıble-i İslam’da buluşmak seni özleyenlerle. Hasretinden uyanmak gece yarısı… Ve yönelmek gece yarısı Kâbe’ye… Bu fani ne söyletsin kaleme senden başka? Yarım yamalak kelimeler ne anlatsın sayfalara senden başka? Senden başka nerede bulsun ahengini ruh? Nasıl ayakta dursun bu biçare senin yokluğunda
Uyanmak nedametinden nefsin… Çıkarmak tene değen lekeyi. Ve gül yetiştirmek bu topraklarda senin için yeniden. Nurunu dağıtmak süveydalara. Seninle olmak yeniden Dar’­ül-Ebrar’da…


63 yıla adanmış 63 mektub'tan alınmıştır..

karadenizli
26-12-2008, 14:23
Çok güzel bir yazı olmuş yusuf yılmaz eline sağlık

aydoe
26-12-2008, 21:41
63 yıla adanmış 63 mektup

http://www.moralhaber.net/39106_63-yila-adanmis-63-mektup.htm

http://www.muhammedmustafa.net/tr/altsayfakitaplar.php?sayfa=kitaplar/nesil/rengi


Allah razı olsun kardeşim
selam ve dua ile

placebo
27-12-2008, 04:08
Nedamet getirdim kardeşim..Allah senden razı olsun..

Üstüne üç kulhüvallah bir Elham okuyup gönderdim..Ellerin dert görmesin inşaallah..Sadakallahül azim..

prozac
27-12-2008, 12:50
Paylaşım için teşekkürler içim huşu ile doldu..Allah (C.C) sizden razı olsun..

yusuf yılmaz
27-12-2008, 16:34
Allah hepimizden razı olsun arkadaşlar.

mep
27-12-2008, 16:52
:) :) :)

maaşallah siteyi islami sitelere çevirmişiniz..

Allahın selam ve rahmeti üzerinize olsun..

Güçistenci
28-12-2008, 00:16
:) :) :)
bi Allah razı olsun da benden olsun artık