PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kitap Tavsiyesi


Sayfa : 1 [2]

Felâsife
15-12-2016, 11:19
Seks Tanrıları
http://www.idefix.com/Kitap/Seks-Tanrilari/Elvin-Azar/Din-Mitoloji/Mitoloji-Efsane/urunno=0000000237729
Olağanüstü bir kitap..Açıkcası böyle bir kitabı,bir Türk'ün,hele böyle güzel bir bayanın(kitabın arka kapağında resmi var) yazmasını beklemezdim..Çok mu abartı oldu?Olsun,abartacağım..
Alın bu kitabı..Okuyacak bir kitap arayanlara tavsiye ediyorum..

Yazarın ana tanrıça şeytan kitabı da çok iyidir..Netten pdf olarak bulabilirsiniz..

Sevgili Ahlaksız,
Ana tanrıça Şeytan pdf ini okudum, gerçekten yazarın akıcılığı müthişmiş, böylesi zorlu mitler, dinler, tanrılar derken bunları bir birleriyle uyumu ve akışında bir kopukluk hissettirmiyor.
Ama tabi antik çağların bu kadar cinsellikle örülü olması, pagan/putperst dünyada olan bir şey anlaşılan, örn. Şamanik dünyada cinsellik bu kadar hayatın kendisi değil.

Neyse merakta ediyordum iyi oldu, teşekkür ederim haber verdiğin için, kitapta ki ilginç yerlerden birisi bu olsa gerek.


https://lh3.googleusercontent.com/FDFQx7rSyoCRUkMeUE0R43AFRWAY8omcBFMCDOtRVB05g7efA2 r2OeCtCT8qQicfD8TYvfZcaoIWuXitgNxi16IfsNq03m-2KJl4BJyGCml3-mdoGtpUCH39xm2TDee0lVCjKvU7EEnBbTPr4A-uoAry42c9NVRrukxK9wq9QkR35GvEtv__7n9bMHozeEbBbcS1c Mhw_41Z9FYADRh_AwfuM6l6hR6JWgKlZBEYpDEot85ep5Zy3tG 85tx_904OgVMEcdnAOgtOLEBqcNl4tKQNEhDlvmqXWcAgjypQM lgUJMT1xAktXi0PlUKsp1P0vDtTfV7M22ivL2P2KztClaYffID uk6NiKRvIWvjAAGYXw5DnqvtwjSdQmWUo_JlUSYbCSRgB4TQhp dKn1of3FMIvbrJq7Zhd0a2Zhdk1yJaAw8e4ProF535KVdcqxT2 Ww2iUzNNZVSSCBJThIRlowNOqqnUnvPsmmBer1Q-TM1H24vnjYvMonuFVYTWsbTNpTRGcKN76LtDj8n44o6dQBha-ps-lHwGXq5tmm6mjzEDaKQ_WZJC64swX4MlfR3q6Ke-QSa95ktLoSoasxcHzhokYl77geKf2yGVQ2unFyPFNO0KBohWb= w658-h346-no

Natan
16-12-2016, 15:01
Ben en son Sinan Canan'in "kimsenin bilemeyecegi seyler" kitabini okudum. Insan beynini, dusunce kaliplarini, dunyaya bakis acilarini farkli ve guzel bir uslupla degerlendirmis, okuru sikmayan bir tarzda anlatmis.

Ben bir gunde okuyup bitirdim. Buyuk de zevk aldim.

Konuyla ilgilenenlere tavsiye edilir.

Yalniz unutmadan soyleyeyim. Bu kitapta hem zihin/beyin islenirken hem de aşk, bilim inanc iliskisi, hormonlar, yabanci dil ogrenim ve kullanimi, zihin kontrolu, degisim-donusum-sabit fikirler, fraktal mevzular da konu edilip, tartisilmistir.

Akilli, mutevazi, kibar ve bariscil bir arkadas olmasi da kitabini almamda bir etken oldu.

Duyrulur

NickMickyok
16-12-2016, 17:13
Ben en son Sinan Canan'in "kimsenin bilemeyecegi seyler" kitabini okudum. Insan beynini, dusunce kaliplarini, dunyaya bakis acilarini farkli ve guzel bir uslupla degerlendirmis, okuru sikmayan bir tarzda anlatmis.

Ben bir gunde okuyup bitirdim. Buyuk de zevk aldim.

Konuyla ilgilenenlere tavsiye edilir.

Yalniz unutmadan soyleyeyim. Bu kitapta hem zihin/beyin islenirken hem de aşk, bilim inanc iliskisi, hormonlar, yabanci dil ogrenim ve kullanimi, zihin kontrolu, degisim-donusum-sabit fikirler, fraktal mevzular da konu edilip, tartisilmistir.

Akilli, mutevazi, kibar ve bariscil bir arkadas olmasi da kitabini almamda bir etken oldu.

Duyrulur
Bu adam Caner Taslaman tayfasından bir adam değil mi?

Natan
16-12-2016, 18:47
Bu adam Caner Taslaman tayfasından bir adam değil mi?

Sinan Canan sinirbilimcidir. Felsefeye nadiren girmektedir. Bilim etkinligi ile ugrasan, bilimi de insanlarin cok rahatca anlayacagi bir dille aktaran mutevazi ve birikimli bir bilim insandir. Belirli bir "tayfadan" degildir. Inanclidir fakat inanclarini pazarlama yoneliminde degildir.

Adini genelde bilimsel calismalarla duyurmus, heavy metalcidir.

Bir de su guzel isle ugrasmaktadir ;

https://eksisozluk.com/n-beyin--3695655?nr=true&rf=nbeyin

Filozof
18-12-2016, 00:51
Din insanların anladıkları şey değildir. Din Hıristiyanlık değildir. Hinduizm değildir. Müslümanlık değildir.*

Dünyada varolan tüm dinler -ki sayıları hiç az değildir, dünyada üçyüz din vardır- ölü kayalardır. Onlar akmazlar, onlar değişmezler, çağla birlikte hareket etmezler.*

Tüm sözde dinler yaşantınızı, sevginizi, sevincinizi yıkarak ve kafalarınızı Tanrı hakkında, cennet ve cehennem, reenkarnasyon (genedoğum) ve çeşitli saçmalıklar hakkında fantazilerle, kuruntularla ve halüsinasyonlarla doldurarak size mezar kazıyorlar.*

Hakki dindarlığın peygamberlere, kurtarıcılara, kutsal kitaplara, kiliselere, papalara, rahiplere ihtiyacı yoktur çünkü dindarlık yüreğinizin çiçek açmasıdır. O varlığınızın en merkezine ulaşmaktır. Ve varlığınızın en ortasına ulaştığınız an bir güzellik, saadet, sessizlik, ışık patlaması olur. Tümüyle farklı bir kişi olmaya başlarsınız. Yaşamınızda karanlık olan herşey ve yaşamınızda yanlış olan herşey kaybolur.

http://www.idefix.com/Kitap/Osho-Ben-Dini-Degil-Dindarligi-Ogretiyorum/Osho/Egitim-Basvuru/Kisisel-Gelisim/urunno=0000000143656

Filozof
18-12-2016, 00:51
"Aşk yegâne dindir, yegâne Tanrı'dır. Yaşanması, anlaşılması gereken yegâne gizemdir."

"O sana gelir, o sana toplum tarafından verilmez. Ve vurgulamak istediğim nokta budur: Aşk doğuştan gelir."

"Aşkın kaynağı hali hazırda mevcuttur. O senin varlığının ta kendisidir."

Aşk anlaşıldığında sen tüm ermişleri ve dünyanın tüm mistiklerini anlamış olacaksın.

http://www.idefix.com/Kitap/Asik-Olmak/Osho/Egitim-Basvuru/Kisisel-Gelisim/urunno=0000000277080

Filozof
18-12-2016, 18:37
Sen Öz'sün çok etkili bir ikinci dikendir. Amacı; keyif ve neşe dolu bir dans olabilecek her ne varsa onu engellemek veya acı vermek için toplanmış şartlanma ve alışkanlıkların dikenlerini çıkarmaktır. Bu kitaptaki karşılıklı konuşmaların bir araya toplanmasındaki amaç; kim ve ne olduğumuza dair değişmeyen saf farkındalık olduğumuz gerçeğine ve onun içinde kendini ortaya koyan dünya oyununa işaret etmektir.

"İnsanları doğrudan bir şekilde Hakikat'e yöneltebilecekken onlara bir sürü uygulama vermenin ne manası var?"
- Mooji-

Mooji yaşayan bir efsanedir. Onun huzurunda kendini araştırmak bulunmaz bir nimettir. Bu yüzden kendini anlamak isteyen, hakikati bulmaya niyetlenen pek çok insan Mooji ile satsang-gönül sohbetleri yapmak için onu dünyanın pek çok yerinde takip ediyor.

Bu kitapta Mooji'nin huzuruna çıkıp -başkaları aracılığıyla da olsa- kendinizi sorgulamaya başlıyorsunuz. Samimi diliyle ve içten diyaloglarıyla kitabın içerisinde kendi Varlığınızın Öz'üne doğru derinlemesine bir yolculuğa hazır olun. Bir kez değil defalarca başvuracağınız, başucunuzdan ayırmayacağınız, Öz'ünüzü size hep hatırlatacak bir dost olacak bu kitap.

http://www.dr.com.tr/Kitap/Sen-Ozsun/Mooji/Egitim-Basvuru/Kisisel-Gelisim/urunno=0000000641773

Filozof
18-12-2016, 18:39
Yeryüzündeki sahte dinlerin panzehiri olan Mistik ve Gerçek Bilgelik üzerine bir kitap.

Çağımızın, belki de insanlık tarihinin en büyük bilgelerinden biri olan Sri Nisargadatta Maharaj'ın olağanüstü öğretisini içeren bu büyük eseri sizlere sunmaktan onur duyuyoruz. İnsanlık bugün, her zaman olduğundan daha fazla aydınlanmaya, kendini, aslında ne olduğunu bilmeye, özünü idrak etmeye ve iç huzuruna kavuşmaya şiddetle ihtiyaç duymaktadır. Sri Nisargadatta, bir güzellik, sevgi ve sadelik örneği olan öğretisiyle okuru gerçekdışı rüyasından, içinde bulunduğu zavallı, korku ve ıstırap dolu hayal dünyasından uyanmaya, gerçek, sınırsız ve edebi varlığını, özünü idrak etmeye çağırıyor. BEN O'YUM, varoluşun gerçeğiyle ilgili tüm düşünce ve inançlarımızı derinden sarsarak, bizi bütünlük, birlik ve mükemmellik içeren sınırsız bir anlayışla karşı karşıya getiriyor. Sri Nisargadatta Maharaj, bağımlı olduğumuz, tutunduğumuz, kendi kendimizi aldattığımız her şeyi elimizden alıp, karşılığında ilahî gerçeği, insanın, hayatın, varoluşun sırrını veriyor ve asıl özgürlüğe, zamandan, uzaydan ve her türlü tariften öte olan o En Yüce Hal'e giden en kısa yolu gösteriyor.

http://www.idefix.com/Kitap/Ben-Oyum/Sri-Nisargadatta-Maharaj/Hobi/Parapsikoloji/urunno=0000000020504

Natan
18-12-2016, 21:52
Aranizda "Ben bir garip donguyum" adli kitabi okuyan var mi?
Bir iki yerde bahsini duydumsa da alip okuma firsatim olmadi.

Okuyan varsa biraz bahsedebilir mi?
Tavsiye eder misiniz?

'Oltadaki balik turkiye' adli kitabi daa cok tavsiye ediyorlar.
Fakat onu da okumadim.

Ahlaksız
29-12-2016, 23:16
http://www.idefix.com/Kitap/Karsilastirmali-Mitoloji-Isiginda-Israil-Dini/Jules-Soury/Din-Mitoloji/Musevilik/urunno=0000000258957
Beynim yandı,buhar çıkıyor kafamdan:)
96 sayfa ama mahvoldum..
Yahudilerin tanrısından bahseden bir makale aslında..1870'de böyle bir analiz süper ama yazar net bir şey de demiyor..Bu yüzden yaktım işte..!

Teoloji okurları,araştırmacılar kaçırmasın bu kitabı..Yehova'nın kimliğini ifşa etmek için çok önemli ipuçları veriyor..

world
29-12-2016, 23:56
http://www.idefix.com/Kitap/Karsilastirmali-Mitoloji-Isiginda-Israil-Dini/Jules-Soury/Din-Mitoloji/Musevilik/urunno=0000000258957
Beynim yandı,buhar çıkıyor kafamdan:)
96 sayfa ama mahvoldum..
Yahudilerin tanrısından bahseden bir makale aslında..1870'de böyle bir analiz süper ama yazar net bir şey de demiyor..Bu yüzden yaktım işte..!

Teoloji okurları,araştırmacılar kaçırmasın bu kitabı..Yehova'nın kimliğini ifşa etmek için çok önemli ipuçları veriyor..

İngilizcen varsa Haham Geiger'in Judaism and islam makalesini öneririm internette mevcut.

Ahlaksız
29-12-2016, 23:58
İngilizcen varsa Haham Geiger'in Judaism and islam makalesini öneririm internette mevcut.
İngilizcem yok..
Haham'ın bu konuda objektif olması mümkün değil..
Yehova için haham ne diyor?

world
30-12-2016, 00:06
İngilizcem yok..
Haham'ın bu konuda objektif olması mümkün değil..
Yehova için haham ne diyor?

Objektif çünkü haham bu makalesinde Yahudilik'in kökenini araştırmıyor.Kuran'a ve İslam'a nufüz eden hikaye ,yasa(şeriat) ve kurgusal mitolojik öğelerin Yahudi kaynaklarını ortaya çıkarıp İslam'ın kitabının kötü bir Talmud(tevrat veya Tanah değil) veya Targum belki de Midraş kopyası olduğunu kanıtlıyor

.Kuran'ın Orijinal Kaynakları adlı bir eser daha var Hristiyan bir araştırmacı yapmış ama içinde çok değerli bilgiler var ve Türkçe buyur linki: http://www.study-islam.org/turkce/turkish-book/kuranin-orijinal-kaynaklari

Haham'ın makalesinin linkini de vereyim translateden parça parça çevirerirsin işine yarayan yerler varsa 1833'te yayınlanmış bu Alman Yahudi hahamının makalesi,1896'da ingilizce'ye çevrilmiş:

http://www.answering-islam.org/Books/Geiger/Judaism/index.htm

Natan
30-12-2016, 00:40
Ben bir donem teoloji okudum. O yillarda inanan biri oldugum icin zihnimi yormadim. Ne zaman ki sorgulamaya basladim o vakit kavramsal olgu ve metinleri elestirel suzgecten nacizane olcude gecirir oldum. Iste bu da zihnimi tatmin eder oldu. Ama gel gor ki akilli uslu oturur muyum.

Zihnim yine beni rahatsiz eder oldu; on kabulerimi yiktim. Elestirdim. Sonra tekrar anlamaya calistim, baktim bakindim, basim döndu, sacim beyazladi genc yasimda.

Kari kiza yonelemedim, beynim farkli seylerle mesguldu; hakikati aradim durdum.


Elim titredi, ayagim takildi her yeni ogrendigim sey karsisinda.

Ahmakligim, ogrendiklerimle paralel duzeyde artmaya devam etti.
Baktim bir b.k bilmiyormusum.
Ogretilen sloganlara zihinsel temelde alkis tutar olmusum.

Simdi bakiyorum bu onerine,
Zihnimi yakar mi bu kabileci tanrinin kisiligi.
Yaksa en azindan zihinsel etkinlik der gecerim ama merak ettim.

Okuyunca bir iki kelam ederim sevgili world.
Bu beyin onu anlama kapasitesine sahipse tabi.

Bu kadar salak olmasaydim, kendime eziyet etmezdim bu kadar.
Galiba ya salakligi kabullenmisim ya okuma / ogrenme sevgimi.

world
30-12-2016, 00:50
Ben bir donem teoloji okudum. O yillarda inanan biri oldugum icin zihnimi yormadim. Ne zaman ki sorgulamaya basladim o vakit kavramsal olgu ve metinleri elestirel suzgecten nacizane olcude gecirir oldum. Iste bu da zihnimi tatmin eder oldu. Ama gel gor ki akilli uslu oturur muyum.

Zihnim yine beni rahatsiz eder oldu; on kabulerimi yiktim. Elestirdim. Sonra tekrar anlamaya calistim, baktim bakindim, basim döndu, sacim beyazladi genc yasimda.

Kari kiza yonelemedim, beynim farkli seylerle mesguldu; hakikati aradim durdum.


Elim titredi, ayagim takildi her yeni ogrendigim sey karsisinda.

Ahmakligim, ogrendiklerimle paralel duzeyde artmaya devam etti.
Baktim bir b.k bilmiyormusum.
Ogretilen sloganlara zihinsel temelde alkis tutar olmusum.

Simdi bakiyorum bu onerine,
Zihnimi yakar mi bu kabileci tanrinin kisiligi.
Yaksa en azindan zihinsel etkinlik der gecerim ama merak ettim.

Okuyunca bir iki kelam ederim sevgili world.
Bu beyin onu anlama kapasitesine sahipse tabi.

Bu kadar salak olmasaydim, kendime eziyet etmezdim bu kadar.
Galiba ya salakligi kabullenmisim ya okuma / ogrenme sevgimi.


Ben de sizin gibiyim bu gidişle asosyal ve yalnız olarak ölürüm karı kız bende de yok kaba tabirle. İşim gücüm bu 3 dinin sakladıkları gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışmakla geçiyor.

Ahlaksız
30-12-2016, 17:38
Objektif çünkü haham bu makalesinde Yahudilik'in kökenini araştırmıyor.Kuran'a ve İslam'a nufüz eden hikaye ,yasa(şeriat) ve kurgusal mitolojik öğelerin Yahudi kaynaklarını ortaya çıkarıp İslam'ın kitabının kötü bir Talmud(tevrat veya Tanah değil) veya Targum belki de Midraş kopyası olduğunu kanıtlıyor

.Kuran'ın Orijinal Kaynakları adlı bir eser daha var Hristiyan bir araştırmacı yapmış ama içinde çok değerli bilgiler var ve Türkçe buyur linki: http://www.study-islam.org/turkce/turkish-book/kuranin-orijinal-kaynaklari

Haham'ın makalesinin linkini de vereyim translateden parça parça çevirerirsin işine yarayan yerler varsa 1833'te yayınlanmış bu Alman Yahudi hahamının makalesi,1896'da ingilizce'ye çevrilmiş:

http://www.answering-islam.org/Books/Geiger/Judaism/index.htm
İslam'ı salt Yahudilikle özdeşleştirmek doğru değil ama mevzu İbrahim'e dayandığı için ağırlığın Yahudilik olması gayet doğal..

İslam esasında bir sapkın(?) Hristiyan mezhebinden başka bir şey değildir..Salt metinleri tetkik edip islamı Yahudiliğe yamamak rasyonel değil..

Bu konuda okumadım ama bildiğim bir kitap var;
http://www.idefix.com/Kitap/Talmud-ve-Hadis-Karsilastirmali-Bir-Arastirma/Mehmet-Sait-Toprak/Din-Mitoloji/Din/urunno=0000000409432

Kuran'ın Orijinal Kaynakları kitabını okudum,sağol..

Çevirmeyle uğraşamam..Zaten düzgün çeviri yapan bir site de yok..

Ahlaksız
13-01-2017, 22:58
Ateist Manifesto

Yazar biraz fazla entelektüel..Çevirmen de biraz daha düzgün çevirebilirdi..Bu bakımdan biraz okuması zor bir kitap..Özellikle semavi dinlerden bahsediliyor..Musa'nın veya İsa'nın yaşamamış olduğu belirtiliyor..Bu konulara aşina değilseniz,okumanızı tavsiye ederim..Benim gibi bu konulara aşina bir ateistseniz,yeni bir şey yok kitapta..

pianola
14-01-2017, 00:01
Yazar biraz fazla entelektüel..

bu vesileyle ben de şunu önereyim,

http://i.idefix.com/cache/600x600-0/originals/0000000600002-1.jpg

http://www.actuabd.com/IMG/jpg/Nietche-page.jpg

Felâsife
21-01-2017, 22:43
SİMÜLAKRLAR VE SİMÜLASYON - Jean Baudrillard
http://www.dogubati.com/image/cache/book5-500x500.jpg

Bu kitabı bana DoğuBatı yayınların sahibi Taşkın bey önermişti, senede 1-2 kez bir araya geliriz, bazen sohbette ederiz, böyle bir sohbet esnasında bu kitabı da hediye etmişti. Sen seversin tam da senin sevdiğin şeylerin modernleşmiş halinden bahsediyor demişti.

Tabi ben kitap okuyamadığım içinde kalmıştı biraz bakabilmiştim anca ama abimiz iletişim denen olayı nasıl simule edildiğini, ustalıkla bahsediyor.

"İletişim araçları, iletişimsizliğin mükemmel bir örneğini sergilerler." :thumb:

Baudrillard, radikal ve ayrıksı düşünceleriyle Batı toplumundan yayılan krizi haber verir. Baudrillard'a göre bugünkü sistemi kavramak için dolaşıma sürülen tezler "hiçlik" duvarında birer birer erimeye mahkûmdurlar. İşlenen bu kusursuz cinayeti araştırmaya başladığımızda iletişim, sinema, reklam veya mimarlık alanlarında "gerçek" ve "hakikat" düzeneklerinin birbirleriyle nasıl yer değiştirdiğine göz atmamız yeterlidir.
...
Artık her türden sanatsal kaygı, hakikat arayışı ve iletişim tarzı tüketilmek için vardır, iletişim araçları iletişimsizliğin mükemmel bir örneğini sergilerler. Söz gelimi, belgeseller anımsamaktan çok unutturmak için vardır, "için için kaynayan" her bir anlam parçacığı içeriğinden boşaltılıp medya adlı devasa boşlukta simüle edilir. Tüm olup bitenlerin yansıdığı ekranlarda herşey gizlenir, üzeri kapatılır. Ve kitleler, iletişim araçlarına sarılarak modern bir kurban töreninin ritüellerini söz birliği etmişçesine mükemmelen yerine getirirler.
...
- Ne pahasına olursa olsun Batı'nın moralini bozmayı sürdürecek misiniz?

Baudrillard:
"Batı tarihinin temel yapı taşı moral bozukluğudur." Bunu ben uydurmadım. "Yeni duygusal düzen" yani kurbanlardan oluşan duyarsızlık, pişmanlık üzerine oturmuş olan toplum, sanayi devrimi ve kolonizasyon gibi sonuçlara yol açmış XIX. yüzyıla ait anlam bunalımının bir uzantısıdır ve bizim uzun XIX. yüzyılımız boyunca da sürüp gitmiştir.

Natan
22-01-2017, 22:22
Son 10 gun icinde 3 kitap okuyabildim.

Once Kurk Mantolu Madonna / sona dogru bogazim dugumlendi :)
Icimizdeki seytan (Bu da cok etkileyiciydi. Fakat ilk yari pek sarmadi. Macide evden kacana dek)
Sonra, Nejat Isler'in "Gercek hesap bu" isimli kitabi. Malum dil biraz kufurlu ve samimiydi. Gerci baska turlu olsaydi sıkardı.

Bol bol da isci sinifi ve sinif bilincine yonelik makalelere bakma imkanim oldu. Firsat buldukca da Aydemir Guler yazilarina takildim..

Aydemir Gulerin yazilarini sevdim. Uslubu, anlatim sekilleri, orneklemeleri de cok hostu.

Artik duzenli olarak takip edecegim.

Natan
27-01-2017, 14:34
Sinan Canan'in Unutulacak Seyler adli kitabini okudum. Genel olarak sevdim fakat kisisel gelisim kitaplarinda kullanilan ortak dile yakinlasmis. Bilimden cok kisisel gelisim uzerinde yogunlasmis yazar.

Yine de tavsiye ederim.
Genel olarak iyiydi.

bilgivehis
27-01-2017, 14:41
Unutamadaığım kitaplardan biri " Sosyal Demokrasi'nin Arka Bahçesi " Rifat Öztürk...

Natan
05-02-2017, 16:40
http://savasopoz.com/wp-content/uploads/2016/09/kimsenin_bilemeyecegi_seyler.jpg

Sinan Canan'ın "Kimsenin Bilemeyeceği şeyler" adlı kitabı okunmaya değer bir kitap. En azından benim ıçın öyle. Bilirsiniz Caner Taslaman bilgisini vitrine koyar, hemen her konunun uzmanı olarak özellikle inanç savunması yapan kesim üzerinde olumlu etki bırakır, gönüllerde taht kurar. Sinan Canan da inançlı bir bilim insanıdır. Sakin konuşur, alçak gönüllü bir tutum ve anlayış içindedir. Önce konuşmaktan ziyade, susmanın bir erdemliliğine işaret ettiğini, sunulan her fırsatta konuşmaya kalkmanın ise bu devrin müzmin hastalıklarından biri olduğunu anlatıyor.

Müslüman olmasına rağmen şu şekilde düşünmesi sevindirici olup, umut vaat ediyor. Sayfa 148'den bir alıntı yapmak istiyorum.

"Ampulü, bilgisayarı, kozmolojik bilgileri, kuantum fiziğini ve diğer pek çok bilgiyi ekseri "ateist" bilim adamları yahut mucitler icat etmiş olmasına rağmen bunları itirazsız kullanıyorsunuz. İş evrime gelince nedense Darwin ve diğer evrim biyologlarının materyalistliği aklımıza geliveriyor. Onlar maddeye bu kadar ehemmiyet verip araştırmasalardı, haliniz nice olurdu farkında mısınız?

Size 8000 çekirge türünün ayrı ayrı yaratıldığını düşündüren kanıt nedir?Bana ve evrime kanıt sormadan önce kendinize soruyor musunuz? "Kanıtım ne?" diye.


Kur'an demeyin, zira orada öyle bir şey yok".


Okunmalı.. Ayrıca sabit fikirlilik üzerinde de duruyor. Değişen bir dünyada sürekli değişim, dönüşüm içinde olan insana dair de öğrenme imkanı buluyoruz.

Engse Hohol
06-02-2017, 20:10
✔ (http://odatv.com/erdogan-homo-deusta-nasil-bahsediliyor-0602171200.html) Yuval Noah Harari, yeni kitabı Homo Deus'ta Recep Tayyip Erdoğan'a ve AKP'ye de yer vermiş.

"Mucize Pasta" başlığı altında üretim ve tüketim ilişkisine değinen Harari, modernitenin getirisi olan ekonomik büyüme konusuna değiniyor. Genel anlamda ciddi oranda ateizm propagandası içeren eserinde Harari, üretilen değerlerin eşit oranda paylaştırılmaması ile oluşan adaletsiz gelir dağılımına dini değerlerin "göklerdeki pasta" adı altında hayali bir paylaşım ölçüsü eklediğinden söz ediyor. Bir toplumun bireyleri, üretilen değerden sağlanan kazancın az sayıdaki insan arasında bölüştürülmesi durumunda neden isyan ederek haklarını aramazlar? Çünkü, toplumu oluşturan bireylerin önemli bir kesimi göksel bir cennete inanırlar ve yeryüzünde alamadıkları haklarının kendilerine cennette verileceği yanılgısına gönülden bağlılardır. Büyümeye duyulan bu takıntı, modern dünyada yaşadığımız için bize oldukça sıradan ve anlaşılır geliyor. Halbuki geçmişte böyle değildi; Hint mihraceler, Osmanlı sultanları, Kamakura şogunları ve Han imparatorları ekonomik büyümeyi sağlamak uğruna nadiren siyasi risk alırdı. Modi, Erdoğan, Abe ve Çin devlet başkanı Xi Jin-ping'in kariyerlerini ekonomik büyüme uğruna ortaya koymaları, büyümenin tüm dünyada neredeyse ilahi sayılabilecek bir mertebeye ulaştığının kanıtıdır.''

Harari durumu kavramış görünüyor. Bir Üçüncü Dünya ülkesinin otoriter rejiminin başındaki kişi olarak gördüğü Erdoğan'ın demokrasi ve adalet gibi kalıcı ve evrensel değerler üzerinden değil de, ekonomi gibi büyümenin sınırsız olmadığı bir değer üzerinden iktidarını koruyabilen Erdoğan için büyümenin durduğu ve gerilemeye başladığı noktada tehlike çanlarının çalmaya başlaması son derece doğaldır. O halde Erdoğan'ın daha fazla ve sınırsız yetkilerle donatılmak istemesi, ekonomik büyümeye bağlı olan siyasi kariyerinin, sürekli büyümenin mümkün olmadığı bir dengeye nihayet yenik düşeceğini ve koltuğunu kaybedeceğini bilmesiyle ilintilidir.

Engse Hohol
06-02-2017, 20:20
✔ (http://www.idefix.com/Kitap/Homo-Deus-Yarinin-Kisa-Bir-Tarihi/Yuval-Noah-Harari/Arastirma-Tarih/Tarih/Dunya-Tarihi/urunno=0000000726638?gclid=CjwKEAiA4dPCBRCM4dqhlv2 R1R8SJABom9pHduiWXXKC61qQJ0W4E9ir9SxtIN_6CZzX-6wXXEDf4hoCcdnw_wcB) İsrailli ateist yazar Yuval Noah Harari, "Hayvanlardan Tanrılara Sapiens" adlı betiğinin devam niteliğinde bir betik daha yazdı; Homo Deus adlı betik Ocak ayında çıktı. Hayvanlardan Tanrılara Sapiens, okuduğum en iyi 10 betik arasındadır, olasılıkla Homo Deus da öyle olacaktır. işlerimin yoğunluğu dolayısıyla halen okuyamadım bu betiği.
-

✔ (http://odatv.com/ataturkun-kotu-bir-sey-yaptigina-inanmiyorum-0502171200.html) Ferdi Tayfur ile "Paraşütteki çocuk" adlı yeni çıkardığı romanı yörebinde röportaj.

Ahlaksız
11-02-2017, 19:39
Bu ara çok satan HOMO SAPİENS'i okudum..

Ateistseniz, hele benim gibi mankurt bir ateistseniz, hayata bakış açınızın ne kadar doğru olduğunu anlayacağınız bir kitap.. Ateist değilseniz de beyninizde sarsıntı yaratacak bir kitap.. Yazarın genç yaşına rağmen bilgisi, ortaya koyduğu zekası ve bilgisini zekası ile kurgulayarak harmanlaması çok iyi..Bu övgüden sonra, biraz da yerelim kitabı..
-Kitabın ilk bölümü daha geniş ele alınabilirdi.. Büyük patlamadan itibaren bile başlanabilir, dinozorlar veya ana tanrıça tapımı veya Çatalhöyük gibi konulara girilebilirdi..
-Kitapta evrimin ileride yanlışlanabilirliği tarzında bir şeyler okudum..''Belki yanlış anladım'' dedim ama sonrasında yazarın Ermeni soykırımını Yahudi soykırımı ile bir görmesi, yazarın bilimsel bakış açısının sorunlu olduğunu anlamama yardım etti..
-Bir de peygamberlerin yaşadığını belirtmiş.. Bu da çok sıkıntılı bir durum..
-Ruhtan filan bahsetmesi de garipti.. Ayrıca ''Nobel Barış Ödülü atom bombasını yapan adama verilsin'' demesi de..!

Natan
11-02-2017, 19:53
Bu ara çok satan HOMO SAPİENS'i okudum..

Ateistseniz, hele benim gibi mankurt bir ateistseniz, hayata bakış açınızın ne kadar doğru olduğunu anlayacağınız bir kitap.. Ateist değilseniz de beyninizde sarsıntı yaratacak bir kitap.. Yazarın genç yaşına rağmen bilgisi, ortaya koyduğu zekası ve bilgisini zekası ile kurgulayarak harmanlaması çok iyi..Bu övgüden sonra, biraz da yerelim kitabı..
-Kitabın ilk bölümü daha geniş ele alınabilirdi.. Büyük patlamadan itibaren bile başlanabilir, dinozorlar veya ana tanrıça tapımı veya Çatalhöyük gibi konulara girilebilirdi..
-Kitapta evrimin ileride yanlışlanabilirliği tarzında bir şeyler okudum..''Belki yanlış anladım'' dedim ama sonrasında yazarın Ermeni soykırımını Yahudi soykırımı ile bir görmesi, yazarın bilimsel bakış açısının sorunlu olduğunu anlamama yardım etti..
-Bir de peygamberlerin yaşadığını belirtmiş.. Bu da çok sıkıntılı bir durum..
-Ruhtan filan bahsetmesi de garipti.. Ayrıca ''Nobel Barış Ödülü atom bombasını yapan adama verilsin'' demesi de..!

Ben de okumayi dusundugum kitaplar listesine koymustum. Daha okumadim. Okuyan birinin fikrini gormek guzel. Bir de ikinci kitabi varmis galiba. Onu da okudun mu? Yada okuyan var mi?

Ahlaksız
11-02-2017, 23:15
Sn.natan;Homo deus kitabını okumadım..Okuyan kişiler,homo sapiens'in genişletilmiş hali olarak yorumlamışlar..Eğer iki kitabı da okumadıysan,önce homo sapiensi okumanı tavsiye ederim..Eğer beğenirsen,homo deusu da okuyabilirsin..
Dediğim gibi kitap iyi ama saçmasapan sözler de var..
Kitabın çok tutmasının nedeni,bence yazarın yalın bir dil kullanması..Tabi kapağı,tanıtım yazıları,yorumları da önemli..
İçerikte çok fena..Hayvanlara yaptıklarımız işleniyor..Savaşlardan bahsediliyor..İdeolojilerin veya ahlakın inanç oluşundan bahsediliyor..Tabi ki tanrı gibi şeylerden de..
Bu konulardan bihaber olanlar,gerçekten kitabı okurken sarsılacaktır..Bu yönüyle çok iyi bir kitap..

NickMickyok
12-02-2017, 02:32
Yuval Noah Harainin kitabının İngilizce basımını yurtdışına çıktığımda almıştım. Otelde boş anlarımda okurum diye. .20-30 sayfa gittim, çok heyecanlı idim, tatlı tatlı okurken başka işler araya girdi.
Aylardır tek bir sayfa bile okumadım.O arada 2.kitabı bile çıkmış.

Zamanı çar çur etmekte üstüme yok

pianola
17-02-2017, 22:13
http://i.idefix.com/cache/600x600-0/originals/0000000177956-1.jpg

Natan
03-03-2017, 00:16
Saygideger arkadaslar,

Su kitabi okuyaniniz var mi?
Okuyp da fikrini paylasmak isteyen?

Iki gundur aklimda.
Alip da okumak icin sabirsizlaniyorum.

Daniel Kahneman/ Hizli ve Yavas dusunme

Okuyan varsa fikriini paylasabilir mi?

http://i.dr.com.tr/cache/600x600-0/originals/0000000659796-1.jpg

Olmadi artik dayanamayip gidip yarin alacagim.
Uzun zamandir bu denli sabirsizlanmamistim.

Kitaba iliskin su linkte de bahsediliyor bi tutam.

40 yillik bir birikimin urunuymus.


http://www.acikbilim.com/2014/01/incelemeler/hizli-ve-yavas-dusunmek.html

Natan
17-03-2017, 17:25
Yukarida bahsettigim kitabi aldim. Daha yeni elime gecti. Biraz once. Merakla ve sabirsizlikla birazdan baslayacagim. Biraz karistirdim da, mukemmel bir kitaba benziyor. Umarim kisisel gelisim sacmaliklarindan biri degildir.

Bunun disinda son on gun icinde okudugum iki taze kitap var.

------Trendeki Kiz-------

Ithaki yayinlarindan cikmis. PAULA Hawkins tarafindan yazilan bu kitap psikolojik gerilim turunde birsey. Rachel isimli bir kadinin daha sonradan beklenmedik surprizlerle karsilasacak. Gayet ilgi cekici buldum. Kocasi Rachel'i aldatiyor ve Rachel de bu durumun altindan kalkamayip kendisini Alkole veriyor. Sonunda, girdigi depresyon, onu alkolizme surukluyor. Agir depresyon ve alkol! Hayatinda oyalanmasini saglayan tek sey, surekli /hergun/ ayni trenle yolculuk yapmak. Cevreyi tanimliyor, tasvirleri oldukca gercekci ve okudugunuzda kafanizda canlaniyor.

Neyse, bu yolculuklar esnasinda hep bir cifti goruyor disari bakinca. Cok mutlu birer cift! Tabii durum boyle olunca, kendisiyle kiyasliyor. Eger ayrilmasaydim, ben hangi durumda olurdum diye.

Sonra demiryolunun orada bir kadinin oldurulmesi haberini alir. Bu kadin, bosandigi esinin evinin cevresinde oldurulmustur. Cok zekici bir olay orgusu basliyor bundan sonra. Cikmak istese de bu olay orgusu tum hayatini degistirecek. Cikis yok ..


--------Iyi Psikolog-----

Noam Shpancer tarafindan yazilmis, Pegasus yayinlarinca yayimlanmis bir kitap. Bu kitap da iyiydi. Psikolojiye ilginiz varsa mutlaka bir bakin derim. Agir bir kitap degildi. Ben begendim. Kisaca aklimda yer edinen cerceve ile size aktarayim.

Adamimiz iyi bir psikologdur. Fakat entelektuel birikiminin derinligi kadar da kisisel karmasik duygusal sorunlari var. Universiteye gidiyor, orada dersler veriyor, tedavi icin gelen hastalarini tedavi ediyor. Daha cok anksiyete bozuluklugu olan ve saglikli olmaya muhtac hastalari. Gel zaman, git zaman, birgun bir hastayi tedavi icin kabul eder. Normalde tutum ve davranislari, bakis acisi, herseyi monotondur. Bir o kadar da dakiktir.

Bildigin robot gibi yani.
Fakat kafasi karisik bir robot diyelim.

Hastasini saat 4'te seans icin kabul ettiginde tum yasami degisecektir. Hastasi ise, cok guzel bir striptizcidir. (Yada ben kafamda oyle kurdum) Asiri korkulari olan bu kadinin seanslari surdukce bizim psikolog da kadinin sir dolu dunyasina cekiliverir. Onceden kestiremedigi bu olay, zaten kendisinin en bastan kafasinda yer edinmis sabit psikolojik sorunlarinini aciga cikarip, insan ruhunu ve onun postmodern dunyadaki problemlerini ortaya koyuyor.


Tek basina yasayan biriyseniz ve hava da kapali ise, alip bu romani okuyun. Zaten cok da uzun degil.


Sonradan ekleme: Ilk bahsettigim kitap bana biraz Orhan Pamuk'un "Yeni Hayat" isimli kitabini hatirlatti. Arada epeh benzerlikler var.

bilgivehis
17-03-2017, 18:07
Erol Toy'un kitaplarını okudunuz mu?
Kapitalizm bir başka kapitalisti nasıl yaratıyor ve ne için yaratıyorun cevabı Erol Toy'un belgesel türü kitaplarında bulabilirsiniz, tabi o kitapları bulabilirseniz, zira okunmasın diye kitapları ve bütün baskıları kapitalistler tarafından satın alınan tek yazar ünvanına sahiptir...

Engse Hohol
19-03-2017, 22:06
Evrim ağacı kendi kitabını çıkaralı neredeyse 1 yıl oldu, halen okumadım. Yakın zamanda okumayı arzuluyorum onu ve şunları;

✔ (http://www.evrimagaci.org/fotograf/48/5366) Evrim Ağacı - Evrim Kuramı ve Mekanizmaları.
1 (http://www.kitapyurdu.com/kitap/homo-deus-yarinin-kisa-bir-tarihi-/411039.html&manufacturer_id=178470)- Yuval Noah Harari : Homo Deus.
2 (http://www.idefix.com/Kitap/Bonobo-ve-Ateist/Frans-De-Waal/Bilim/Biyoloji/urunno=0000000457194)- Frans De Waal : Bonobo ve Ateist.
3 (http://haber.sol.org.tr/yazarlar/korkut-boratav/bosuna-mi-okuduk-43993)- Boşuna mı Okuduk? Türkiye'de Beyaz Yakalı İşsizliği.

Ahlaksız
12-04-2017, 22:01
İslam Arkeolojisi-Timothy İnsoll
İslam ve arkeoloji ile ilgileniyorsanız,kitaplığınızda bulunması gereken bir kitap..Bu konuda,böyle objektif bir kitap olduğunu sanmıyorum..Bu bakımdan önemli bir kitap..

Hz. Muhammed'in İzinde-Eric Schroeder
Yazar müthiş bir iş başarmış..İslam'ı sadece islami kaynaklardan anlatmış ve bunu yaparken kendisi bir tane cümle kurmamış..İslam şöyledir böyledir,şu kişi şöyledir böyledir dememiş..Yazılı metinleri elemiş ve kronolojik olarak sıralayıp,kurgu ile ortaya bir eser çıkarmış..Objektif bir bilim adamının,islamı nasıl ortaya koyduğunu görmek istiyorsanız,bu kitabı okumalısınız..

Mesih Nerede Mehdi Kim
Kitap Fethullah'ın makalesi ile başlıyor..Önemli bir kitap değil..

İslam öncesi arap mitolojisi-İbrahim usta
İbni kelbi'nin putlar kitabını saymazsak,bu konuda yazılmış tek kitap diyebilirim..Önemli bir kitap ama içeriği gerçekçi,bilimsel değil..Rivayetler üzerinden bilgi verilmeye çalışılmış..Yazar ilahiyat fakültesinde öğretim görevlisi olunca böyle oluyor işte..!
Bir de yazar Müslümanlığını kitaba ekleyince,tam olmuş..!

Bir Hıristiyan Masalı-Mine G. Kırıkkanat
İçeriği on numara..Yazarın üslubu çok iyi..Kadınlar böyle kitaplar yazmalı..Ben çok beğendim kitabı..

Ahlaksız
14-04-2017, 18:53
İsa ve Pavlus Aynı Fikirde miydi?-Peter Barnes
Küçük,dandik bir kitap..

prozac
20-04-2017, 15:57
'Andon dilsiz numarası yapma pahasına Kurtuluş Savaşı'na katılmış, mübadele sırasında bile gönülden bağlı olduğu bu topraklardan ayrılmayı reddetmişti. Hele oğlu Niko doğduktan sonra Yunanistan'a gitmeyi aklından bile geçirmemişti. Varlık vergisi zamanında ellerinde ne varsa kaybetmiş, Salih Yüzbaşı ile ortak kurdukları saatçi dükkanını bile satmak zorunda kalmışlardı. Andon Usta'yı Aşkale'ye gitmekten son anda kurtaran Salih Yüzbaşı olacak, Andon ve ailesine evini açacak, iki adam arasındaki dostluk ölene dek sürecekti. Ama bu derin dostluğa ve Andon ile Sofi'ye duyduğu sevgiye rağmen Salih Yüzbaşı asla kızının bir Rum genci ile evlenmesine izin veremezdi.

Çocukluklarını birlikte geçiren, günler ilerledikçe aralarındaki aşkı fark eden Niko ile Nihal için bu aşkı yaşamak imkânsızdan da öteydi.'

"Martılar Özgürdür" adıyla tanınan blog yazarı Feyzan Aksan yeni romanı Andon Usta'nın Saatleri ile Heybeliada'yı 1950 yılına götürüyor. Mübadele zamanında çekilen acıları, varlık vergisi, pogrom hatta Kore savaşı gibi olayları beraber büyüyen iki gencin - Müslüman Nihal ile Ortodoks Niko'nun - imkânsız aşklarının çerçevesinde anlatıyor. Babaları kardeş kadar yakın olan bu iki gencin sevdasının karşısına çıkan engeller onları bambaşka hayatlara sürüklerken, o dönem yaşananları tarafsız bir gözle okurların hakemliğine sunuyor.

Adanın yokuşlarında saklı yıllanmış dostluklar, din farklılığı yüzünden yaşanamayan aşklar… Hepsi yazarın kalemiyle tekrar hayat buluyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Keyifle , çabucak okunacak bir kitap...

Natan
24-04-2017, 15:08
'Andon dilsiz numarası yapma pahasına Kurtuluş Savaşı'na katılmış, mübadele sırasında bile gönülden bağlı olduğu bu topraklardan ayrılmayı reddetmişti. Hele oğlu Niko doğduktan sonra Yunanistan'a gitmeyi aklından bile geçirmemişti. Varlık vergisi zamanında ellerinde ne varsa kaybetmiş, Salih Yüzbaşı ile ortak kurdukları saatçi dükkanını bile satmak zorunda kalmışlardı. Andon Usta'yı Aşkale'ye gitmekten son anda kurtaran Salih Yüzbaşı olacak, Andon ve ailesine evini açacak, iki adam arasındaki dostluk ölene dek sürecekti. Ama bu derin dostluğa ve Andon ile Sofi'ye duyduğu sevgiye rağmen Salih Yüzbaşı asla kızının bir Rum genci ile evlenmesine izin veremezdi.

Çocukluklarını birlikte geçiren, günler ilerledikçe aralarındaki aşkı fark eden Niko ile Nihal için bu aşkı yaşamak imkânsızdan da öteydi.'

"Martılar Özgürdür" adıyla tanınan blog yazarı Feyzan Aksan yeni romanı Andon Usta'nın Saatleri ile Heybeliada'yı 1950 yılına götürüyor. Mübadele zamanında çekilen acıları, varlık vergisi, pogrom hatta Kore savaşı gibi olayları beraber büyüyen iki gencin - Müslüman Nihal ile Ortodoks Niko'nun - imkânsız aşklarının çerçevesinde anlatıyor. Babaları kardeş kadar yakın olan bu iki gencin sevdasının karşısına çıkan engeller onları bambaşka hayatlara sürüklerken, o dönem yaşananları tarafsız bir gözle okurların hakemliğine sunuyor.

Adanın yokuşlarında saklı yıllanmış dostluklar, din farklılığı yüzünden yaşanamayan aşklar… Hepsi yazarın kalemiyle tekrar hayat buluyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Keyifle , çabucak okunacak bir kitap...

Neredesin ya sen:)

Ozlettin be kardesim.

prozac
26-04-2017, 10:52
Senin nezdinde herkese merhaba natan .. Hayat karmaşası fazla vakit bırakmıyor ama gölge misali olsa da buralardayım ..

Sevgiler.

pianola
29-04-2017, 03:47
https://s18.postimg.org/3ouinkas9/s-l300.jpg

Krauss'un son kitabı: https://www.amazon.com/Greatest-Story-Ever-Told-Far/dp/1471158373

ilk baskısı geçen ay çıktığı için Türkçe'ye çevrilmesi sonbaharı bulur sanırım .

pianola
31-05-2017, 18:36
https://www.kitapsahaf.net/u/italiksahaf/img/c/s/n/snapshot-2015207-4-1423328772.jpg

Dostluk kavramı, çok heyecan verici olmakla suçlanamaz; çünkü bu kavrama göre hiçbir atın ya da eşegin değeri, bir dostunki kadar olamaz; ama bu birkaç at ya da eşegin bir dosttan daha değerli olamayacağı anlamına gelmez. Ve bu Sokrates, dostlarıyla ilgili içsel sonsuzluğuna ışık tutmak isteyen Platon'un, "Genç erkekleri, onların düşünmeyi sevdikleri kadar severdi" diyerek, fena halde duygusal içerikli bir düşünsellikle anlattıgı Sokrates'tir. Zaten Sokrates de Şölen'de geçen bir sözünde, hakkında bir şeyler bildigi tek şeyin "gönül meseleleri" olduğunu kabul eder. Ancak Ksenephon'un Sokrates'ini kaypak bir kadın olan Theodote ile konuşurken, genç erkekleri kendine çeken bir iksire sahip olmasıyla övünürken görünce; kendini hala çok çekici sanan bir kokona görmüşüz gibi midemiz bulanır. Hatta daha çok bulanır; çünkü Sokrates'in bunu yapabilme olasılığını dahi kabul etmek istemeyiz. Aynı aklıselim kalma halinin, hayatın pek çok zevki açısından tekrarlandığını göruyoruz; Platon, Sokrates'e Tanrısal bir sağlık bahşediyor ve onu aşırıya kaçma engelli kılıyor, onu keyif almaktan mahrum etmek yerine, en üst düzeyde keyif alabilir hale getiriyor.

Mitsel olan ilk defa diyalektigin içinde eritilmiştir; onunla çatışmaz ya da onu bitirmeye çalışmaz, bunun yerine diyalektikle dönüşümlü olarak ortaya çıkar ve böylece ikisini de daha yüksek bir düzeye taşımış olur. Mitsel olan, geleneksel unsurlar da içerebilir, çünkü geleneksel unsur, rüyanın bir anı olan ninni işlevi görür. Ama tam da ruhun kendisini kaptırdığı ve kimsenin nereden gelip nereye gittiğini bilemediği o anlar, mitsel olanın en özgün halinde olduğu anlardır.

İmgeden yola çıkılarak da mitsel olanla ilgili benzer bir yargıya varılabilir. Düşünce çağında bir insan, imgenin çok hafif ve dikkat çekmeyen bir şekilde düşünsel tasarımın içine kaydığını ve büyük tufan öncesinden kalan bir fosil gibi, kuşkuların alıp götürdüğü başka bir tür varlığın olduğunu iddia ettiğini gördüğünde, imgenin bu kadar önemli bir rol oynayabilmesi o kişiyi hayrete düşürebilir. Ama imge giderek daha da belirginleştiği ve kendi içinde güçlenmeye başladığı zaman, dinleyiciyi içinde huzur bulmaya davet eder, durmadan düşünmenin onu ancak çok dolambaçlı yollardan sonra ulaştırabilecegi bir zevk ortamına çağırır. Sonunda imge, varoluşun tamamını içinde barındıracak kadar genişlediğinde, bu hareketi, mitsel olana doğru giden bir gerilemeye dönüşür.

Natan
03-06-2017, 14:37
Kirmizi sacli kadin (Orhan Pamuk)

Bu kitabi okudum. Bir babanin oglunu oldurmesi yada oglun babayi oldurmesi fikri, oglun annesi ile yatma itkisi, oldurme ve ensest iliski cercevesinde yaratilan karakterler uzerinden konu ediliyor.

Babasinin sevgilisiyle yatma fikri, bir annenin cocuguyla ciplak banyo yapmasi, oglunun penisini lifle silmesi, cocugun bu durumda verdigi haz, analik duygulari, merhamet, ihanet, vicdan azabi, takintilar, emek, cocuk isciligi

Yani ne ararsan var. :)


Ensest ve oldurme itkisinin yaninda, kuyuculuk meslegi hakkinda da epey bir bilgi veriyor. Topragi inatla kazmanin,alin terinin ve vicdanin seslerini duyuyoruz.

Genel olarak guzeldi.

Ahlaksız
04-06-2017, 17:58
İslam Sufileri-Reynold A. Nicholson
Küçük ama iyi bir kitap..
Asur Tarihi-Erol Sever
Erol Sever'in hastasıyım..Bu kitabını da okumak nasip oldu..İlk bölümü çok iyi..Sonra biraz konuyu dağıtmış..Kitaba resim/harita gibi görseller konulsa iyi olurmuş..Genel olarak iyi bir kitap ama..
İbrahim'in Ailesi-Carol Bakhos
İbrahim konusu çok önemli..Yazar kaliteli..Kitap iyi çevrilmiş ve içeriği de çok iyi..10 numara kitap..Teoloji okurları kaçırmasın..
Antik Çağdan Günümüze Kadar Esseniler ve Sırları-Robert Chaney
Nette pdf olarak buldum ve okudum..Esseniler konusunda yazılmış yalın ama iyi bir kitap..
Kendini arayan tanrı-Sedat memili
Kitaptan şurada bahsettim;
https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=602739#post602739

pianola
06-06-2017, 22:53
https://www.nobelyayin.com/nblyyn/nobelyayin_com_14332.jpg

Uzun bir kitap değil ama içerik sağlam ..

tanıtım kısmından;


(...) Bir taraftan klasik Batı Felsefesi geleneğinde son derece soyut bir biçimde işlenmiş olan insan fikrine bir somutluk kazandırılmaya çalışılmakta, öznelliği ayrı bir töz halinde görmek yerine, dış dünyaya yönelişi içerisinde belirlemeye gayret sarf edilmekte; diğer taraftan ise, insana has olan bir oluş tarzı, kendi kendisine yabancılaştırılamayacak bir tarzda değerlendirilerek akılsallık yeni bir bilinç-beden ilişkisi içinde ele alınmaktadır.

(...)Algı faaliyeti, insanın dış dünyaya yönelişinin en belirgin zeminidir. O halde bu zemin, yukarıda ifade ettiğimiz ana problemlerin çözümünde bir anahtar vazifesi görecektir. Buna göre, klasik anlayışlara nazaran, bu algı nasıl ele alınmakta, dış nesnenin özne tarafından inşası nasıl gerçekleşmektedir? Öznelliğin temeli olan bilinç, bu yeni algı anlayışı açısından nasıl belirlenmektedir? İnsana has olan faaliyetlerin gözleme elverişli en önemli cephesi olan davranışlar, bu tip bir anlayışta nasıl değerlendirilecektir? Elinizdeki bu kitapta, bu ve benzeri sorular cevaplandırılmaktadır. Maurice Merleau-Ponty'i daha yakından tanımak isteyen okurlara yardımcı olacak şekilde terminolojisi, problematikleri ve felsefe tarihi içindeki yeri de irdelenmektedir.

pianola
14-06-2017, 18:13
http://i.idefix.com/cache/600x600-0/originals/0000000191065-1.jpg
http://www.idefix.com/Kitap/Hayalimdeki-Michel-Foucault-Maurice-Blanchot-Disarinin-Dusuncesi/Maurice-Blanchot/Felsefe/Felsefe-Bilimi/urunno=0000000191065


(...) En azından iki vesileyle Foucault, deliliğin bir derinliği olduğu, tarihin dışında bulunan ve şairlerin ve sanatçıların tanıkları, kurbanları veya kahramanları oldukları ve hâlâ olabilecekleri temel bir deneyim oluşturduğu fikrine kapıldığı için kendisini eleştirmiştir. Bu bir hataysa, onun aracılığıyla, ve Nietzsche aracılığıyla, derinlik mefhumundan çok hoşlanmadığı ve söylemlerde gizli anlamları, büyüleyici sırları, başka bir deyişle anlamın kendisini ve aynı zamanda sözcüklerde göstereni ve hatta gösterileni bile bir kenara bırakarak ancak baş edebileceğimiz anlamın iki üç katı derinliklerinin peşine düşeceği ölçüde onun için bu deneyim faydalı olmuştur.

(...) Her ne olursa olsun tek başına, içine kapalı, yürümekte olan bir insan ve bundan dolayı da harelenen, ancak serapsız, sanıldığı gibi hakikatin arayışına yabancı değil de (pek çoğundan sonra) bu arayışın tehlikelerinin ve aynı zamanda iktidarın çeşitli düzenekleriyle dispositif olan muğlak ilişkilerinin görülmesine izin vererek bir yüzey söyleminin nerede ve nasıl mümkün olduğunu araştırarak içselliğin saygınlığından sakınan, öznelliğin tuzaklarını reddeden bir insan.

(...) Ama belki de Tann'nın bu ölümü, ölümün (ebediyen debelenen pörsük ve vıcık vıcık bir şeyin iğrençliği) tersidir; ve onu öldürmek için gevşeten jest sonunda onun dilini özgürleştirir; bu dilin, dilsizliğinin dışarısında bu dilin yalnızca ilan edilmesiyle sonsuzca süren yasanın"Konuşuyorum, şimdi konuşuyorum" demekten başka söyleyecek bir şeyi yoktur.

(...) İçsellik kendisinin dışına çekildiği anda, bir dışarısı, içselliğin geri çekilmesini ve geri çekilmesinin olabilirliğini bulmaya alıştığı bir yeri kazar: özneyi basit özdeşliğinden yoksun bırakan, boşaltan ve ikiz, ama üstüste gelemeyecek iki figür şeklinde paylaştıran, dolaysız Ben deme hakkını elinden alan ve onun söylemine karşı ayrılmaz bir şekilde yankı ve yadsıma olan bir figür —bir biçimden çok biçimsiz ve inatçı bir tür anonimlik— ansızın ortaya çıkar.

(...) Foucault, şu veya bu cinsel tezahürü gözeten, hatta yasaklayan, Arzunun temel oluşturucusu olarak kendisini doğrulamaya devam eden Yasa'nın iddialarını çürütmek istemiştir. Bunun dışında onun anladığı şekliyle cinsellik ya da bugün (bugün ki çok eskilere dayanır) halâ ona verilen işgüzar önem, bir kan toplumundan ya da kan simgeselliğiyle belirginleşmiş bir toplumdan, bilgi, norm ve disiplin toplumuna geçişi belirtir.

Şüpheci Dinsiz
14-06-2017, 18:48
Alevilerin Atatürk algıları : Yanılsama ve yüzleşme

HAYRİ İNCE

İstanbul Bilgi Üniversitesi,
Open access (açık erişim) kütüphanesinden okunabilir ve indirilebilir.
http://openaccess.bilgi.edu.tr:8080/xmlui/handle/11411/570

--/--

Bu bir kitap değil, dikkatle hazırlanmış bir tez.
Resmi kaynaklarıyla, onlarca kitaptan alıntılarıyla birlikte çok değerli ve aydınlatıcı bir çalışma olmuş.
Tavsiye ederim.

Sevgiler

Ahlaksız
27-06-2017, 00:32
İlkçağ Gizem Tapıları-Walter Burkert
Akademik dille yazılmış,okuması zor bir kitap..Güzel bilgiler var ama beğenmedim kitabı..
İslam Bizans İlişkileri-Casim Avcı
Kitabın baş taraflarını okudum..Yazar Müslüman ve bu Müslüman kafası yine başrolde..İlerleyen sayfalarda rivayetlerden yola çıkarak tarih anlatmaya başlıyor..Yani kitap bilimsel/rasyonel değil..Bu bakımdan kitabın hepsini okumadım..Belli yerlere baktım sadece..Bu kitabı da beğenmedim yani..
Kutsal Evrim-Edouard Schure
İnsan ateist olunca,tinsel cümlelere tahammül edemiyor..Bu kişi de kafayı tinsel şeylerle bozmuş birisi..Hem de ne bozma..Bazı yerlerine göz attım..Saçmasapan bir kitap..

Engse Hohol
27-06-2017, 07:41
✔ (https://www.facebook.com/evrimagaci/photos/a.165359710188779.36111.163940083664075/1390472041010867/?type=3&theater) Evrim Ağacının 2nc kitabı mayıs 2017'de çıktı.
Evrenin Karanlığında Evrimin Işığı : Modern Bilimin Bütünleştirici Harcı Evrime Disiplinler Arası Bir Bakış.

✔ (http://www.evrimagaci.org/fotograf/48/5366) Evrim Ağacı'nın ilk kitabı: Evrim Kuramı ve Mekanizmaları.
✔ (http://www.pandora.com.tr/urun/evrim-dusu-magaradaki-isik/393160) Evrim düşü mağaradaki ışık. Notabene yayınları. Yazarı: Kerem Hüseyin Okur.
✔ (http://www.evrimagaci.org/fotograf/36) Evrim ağacından kitap tavsiyeleri.

Yıldıztozu
01-07-2017, 00:02
Üç yeni felsefi kitap aldım. Kalın olmayan kitaplardan. İçeriklerine göz gezdirdim beğendim.

B. Russell - Felsefe Sorunları
Nietzche - Ecce Homo
Yatak odasında felsefe. Bu da pornografik bir kitap. Ama felsefi yönü de var.
Bir de pyrhonun önerdiği Pratik Etik kitabını alacağım.

Natan
04-07-2017, 21:43
Bana Ayn Rand'in hayatin kaynagi adli kitabi kargo ile gonderecek bir arkadas var mi?

Kargo bana ait..

Engse Hohol
09-07-2017, 14:11
✔ (https://www.fizikist.com/kitap-onerisi-kozmos-kozmik-evrimin-14-milyar-yili/) Astrofizikçi Neil Degrasse Tyson'ın Türkçe'ye çevirilen ilk kitabı Kozmos, raflardaki yerini aldı.

✔ (http://www.pandora.com.tr/urun/kozmos-kozmik-evrimin-14-milyar-yili/543842) Kozmos - Kozmik Evrimin 14 Milyar Yılı.

Youtube'da sesli kitap : Eğer tanrı yoksa niçin iyiyiz - Richard Dawkins
https://www.youtube.com/watch?v=A4Tq_hDcwho

Ahlaksız
31-07-2017, 23:12
SURİYE VE FİLİSTİN-Prof.Dr.ŞEMSEDDİN GÜNALTAY
Yazarın okuduğum en iyi kitabı..Bir müslümandan beklenmeyecek kadar kaliteli/objektif bir kitap..İçeriği bilgi dolu..Bildiğin hazine..Bu adam bu ülkede başbakanlık yapmış birisi..Bugün Türkiye'nin başındakilere bakıyorum,bir de bu adamın yazdıklarına..Of ki of..Şimdi wikipedia'daki bilgilerine baktım da,bu adam aynı zamanda chpnin kurulmasında Atatürk tarafından görevlendirilmiş kişiymiş..
Yakındoğu tarihini,aramileri,fenikelileri veya İbranileri öğrenmek istiyorsanız;bu kitabı okumalısınız..Yayınevleri bu kitabı yeniden basmalı..Güncel Türkçe'ye çevrilmeli,haritalar filan renklendirilmeli..Reklamı yapılırsa,çok satar bence..
Müslüman Hazreti İsa-Tarif Khalidi
İslam'ı anlamanızı kolaylaştıracak,büyük bir boşluğu dolduran,eşsiz bir kitap..Biraz bu konulara aşinaysanız,İsa'nın nasıl Muhammed'e dönüştüğünü de bu kitap aracılığıyla öğrenebilirsiniz..Kitap içerisinde çok iyi bilgiler de var..
Bizans ve İlk İslam Fetihleri-Prof. Walter E. Kaegi
Bu konularda yazılmış nadir Türkçe eserlerden biri..Bir kere Bizans söylemi hatalı ama yazar ısrarla Bizans söylemini kullanmış..Arada parantez içerisinde Roma diye de belirtmiş..Yazar hangi söylemin doğru olduğunu bile bilmiyor..Bizans söylemi gibi Müslüman söylemi de hatalı..Kitabın başından sonuna tıpkı Bizans söylemini kullandığı gibi Müslüman söylemini kullanmış ama arada saracen söylemini de parantez içinde kullanmış..Yazar bu söyleminden de emin değil..Doğrusu Roma ve arap söylemleri olmalıydı..Ayrıca Heraklius şu tarihte hacı olduğuna göre,demek ki bir arap veya Müslüman saldırısı yok demekte ama diğer taraftan bu saldırıları her yönüyle kitabında anlatmakta..Yazar Dünya çapında bir uzman..Kitabındaki kaynakların çokluğu bunu gösteriyor zaten..Yalnız kafa farklı işte..Diyor ki ben ne kaynakları komple doğru sayarım,ne de komple yanlış..İslam kaynaklarını,Roma kaynakları ile harmanlayıp bir tarih kitabı yazmak istemiş ama olmamış işte..Kitap hem yalın değil,hem de yazarın yöntemi doğru değil..Son olarak şu cümlesi ile yazdıklarımı doğrulamak isterim;
''El Taberi tarafından kullanılmış olan kaynakların,doğru bilgi verdikleri takdirde doğru olarak kabul edilebilir..''

Ahlaksız
16-08-2017, 22:35
Tasavvuf Nedir?-Martin Lings
Tasavvuf genel hatları ile açıklanmış..Okunabilir..
Dinlerin Tarihi ve Gizemcilik-Timothy Freke , Peter Gandy
İki yazarın hastasıyım..Çok şey öğrendim kendilerinden..Bu kitapta dinlerin tarihinden bahsedilmemiş aslında..Sadece gizem konusundan bahsedilmiş..Kitabın adını yanlış koymuşlar:)
Güzel bir kitap..Gizem,batınilik,mistisizm,gnostisizm konularına meraklı olanlar okumalı..Bu kitap, bir konu hakkında esnememi sağladı..Hint mitolojisinin yakın doğuya etkisini kabul etmiyordum ama biraz bu konuda esneğim artık..
Bu arada yazarlar inançlı insanlar..Panenteistler..Artık ikiside mi bilmiyorum..

al maarri
16-08-2017, 23:09
Bedri Ruhselman İlahi Nizam ve Kainat.Blavatsky Peçesiz İsis. Her iki kitapta spiritüalism ve ezoterizm açısından enteresan kitaplar okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.

Abdullah Rzayev
17-08-2017, 08:21
Çelişkiler - Tabletlerle Yüzleşme- yazar.Ali Narçın

Şüpheci Dinsiz
18-08-2017, 15:55
Sol Yayınları (www.solyayinlari.com)

K.Marx

KAPİTAL 1
KAPİTAL 2
KAPİTAL 3
ARTI-DEĞER TEORİLERİ 1
ARTI-DEĞER TEORİLERİ 2
ARTI-DEĞER TEORİLERİ 3 (Henüz basılmamış)
GRUNDRISSE 1
GRUNDRISSE 2
EKONOMİ POLİTİĞİN ELEŞTİRİSİNE KATKI
ÜCRETLİ EMEK VE SERMAYE - ÜCRET FİYAT VE KAR
FORMEN
FRANSA'DA SINIF SAVAŞIMLARI
FRANSA'DA İÇ SAVAŞ
HEGEL'İN HUKUK FELSEFESİNİN ELEŞTİRİSİ
FELSEFENİN SEFALETİ
YABANCILAŞMA
DEMOKRİTOS İLE EPİKUROS'UN DOĞA FELSEFELERİ
YAHUDİ SORUNU


F.Engels

DOĞANIN DİYALEKTİĞİ
AİLENİN, ÖZEL MÜLKİYETİN VE DEVLETİN KÖKENİ
ANTİ-DÜHRİNG
ÜTOPİK SOSYALİZM VE BİLİMSEL SOSYALİZM
TARİHTE ZORUN ROLÜ
KÖYLÜLER SAVAŞI
ALMANYA'DA DEVRİM VE KARŞI-DEVRİM
İNGİLTERE'DE EMEKÇİ SINIFIN DURUMU
KONUT SORUNU
BÜRO İLE BARİKAT ARASINDA
KOMÜNİZMİN İLKELERİ
HAKİKİ SOSYALİSTLER

Marx - Engels

KUTSAL AİLE
ALMAN İDEOLOJİSİ [FEUERBACH]
KAPİTALİZM ÖNCESİ EKONOMİ BİÇİMLERİ
FELSEFE METİNLERİ
KOMÜNİST MANİFESTO VE KOMÜNİZMİN İLKELERİ
GOTHA VE ERFURT PROGRAMLARININ ELEŞTİRİSİ
SÖMÜRGECİLİK ÜZERİNE
ANARŞİZM ÜZERİNE
DİN ÜZERİNE
NÜFUS ÜZERİNE
DOĞU SORUNU [TÜRKİYE]
YAZIN VE SANAT ÜZERİNE
KOMÜNİST PARTİ MANİFESTOSU
SÜRGÜNDEKİ BÜYÜK ADAMLAR
KADIN VE AİLE
İŞÇİ SINIFI PARTİSİ ÜZERİNE


V.I.Lenin

"HALKIN DOSTLARI" KİMLERDİR?
RUSYA'DA KAPİTALİZMİN GELİŞMESİ
NE YAPMALI?
BİR ADIM İLERİ İKİ ADIM GERİ
İKİ TAKTİK
MATERYALİZM VE AMPİRYOKRİTİSİZM
EMPERYALİZM
EKİM DEVRİMİ DOSYASI
NİSAN TEZLERİ VE EKİM DEVRİMİ
"SOL" KOMÜNİZM
SOSYALİZM VE SAVAŞ
TARIMDA KAPİTALİZM
ULUSLARIN KADERLERİNİ TAYİN HAKKI
ULUSAL SORUN VE ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞLARI
EMPERYALİST EKONOMİZM
İŞÇİ SINIFI VE KÖYLÜLÜK
MARX ENGELS MARKSİZM
KOMÜN DERSLERİ
GENÇLİK ÜZERİNE
TASFİYECİLİK ÜZERİNE
BURJUVA DEMOKRASİSİ VE PROLETARYA DİKTATÖRLÜĞÜ


Onur Yayınları

Darwin, Türlerin Kökeni
Darwin, İnsanın Türeyişi
Darwin, Seksüel Seçme
Hegel, Seçme Parçalar
İbni Haldun, Mukaddime 1
İbni Haldun, Mukaddime 2
İbni Haldun, Mukaddime 3
Vasilyev, Madde ve İnsan
Brizon, Emeğin ve Emekçilerin Tarihi
Szaniavski, Okulun Toplumsal İşlevi
Gordlevski, Anadolu Selçuklu Devleti
Noviçev, Osmanlı İmparatorluğunun Yarı-Sömürgeleşmesi
Glasneck, Türkiye'de Faşist Alman Propagandası
Glasneck, Kemal Atatürk ve Çağdaş Türkiye
Osada, Atom Bombası Çocukları
Vahap Erdoğdu, Sermayenin Küresel Egemenliği ve İslam

Bazılarını 3, bazılarını 5. alışım. Alan geri getirmiyor.

Nero
18-08-2017, 19:14
Sol Yayınları (www.solyayinlari.com)

K.Marx

F.Engels

Marx - Engels

V.I.Lenin

Onur Yayınları

Bazılarını 3, bazılarını 5. alışım. Alan geri getirmiyor.

Bunların tümü internette var. Parasız... :)

Nero
18-08-2017, 19:16
Hakan Günday'ın romanlarını tavsiye ederim. Genç bir yazar ama kendi okuyucu kitesini oluşturabilmiş.

Malafa, Ziyan, Zargana okuduklarım.

Felâsife
27-08-2017, 21:56
İlk kez Şarkiyatçılardan bu kadar "objektif" bir yazar okuyorum. Öncelikle neyi anlamışsa, görmüşse onu vermeye çalışıyor. Taraf olmaktan kaçmış, demek ki böyleside varmış, okuyan bunu yazan müslüman mı acaba diye bile düşünebilir.

İslamın mistik boyutları
Annemaria Schimmel

Yazarın bir kadın olması da hoş tabi :) Gerçi artık hayatta değilmiş ama bu kadar teknik bilgi, Hindistandan Pakistana, İrandan Türkiye, orada Avrupaya bir çok teknik detay da verebiliyor. Tasavvufun dışarıdan bir gözle izlenimi, yazarı klasik bir Şarkiyatçıdan ziyade, Doğu ve Batı arasında bir köprü, bir tercüman konumuna almış.
Belkide tek eleştirebileceğim Tasavvufu İslam direk özdeşleştirmesi diyebilirim ama onada yapılacak çok şey yok, bu genelin yaptığı bir şey.

Felâsife
03-10-2017, 12:50
http://sv102.piclect.com/df4803968/o/15/05/27/merlin-stone-tanrilar-kadinken.png

Başlangıçta İsis vardı: Bilgelerin en Bilgesi; bütün varlıkları doğuran Tanrıça, O. Yüce Kadın, iki Mısır Toprağının, korunakların, göklerin, Yaşam Evinin, Tanrı sözünün Ulu Kadını O. Tek ve Eşsiz.
Yaptığı büyük ve olağanüstü işlerde, öbür Tanrılardan daha üstün ve daha bilge bir büyücüydü o.
Thebes, Mısır, İ. Ö. on dördüncü yüzyıl

Büyük Güneş Tanrıçası Arinna, Sen saygın bir tanrısın. Adın öbür adlardan üstün tutulur; Senin tanrısallığın öbür tanrılarınkinden üstün tutulur; yalnız bu mu Ey Güneş Tanrıçası, öbür tanrılar arasında da en saygıdeğer yalnız Sensin; Ey Güneş Tanrıçası en büyük yalnız sensin; yok hayır, hiçbir tanrı seninle kıyaslanacak kadar saygın ya da büyük olamaz ...
Boğazköy, Türkiye, İ. Ö. on beşinci yüzyıl

Kararları veren, her şeyin Tanrıçasına, Yakanları kabul eden Gökyüzü ve Yeryüzünün Ulu Kadınına; Karışıklıkları yatıştıran Ece İsthar. Göklerin Ecesi 'ne, Evren'in Tanrıçası'na, korkunç Kargaşa'da yürüyüp Sevi Yasası'yla yaşam getiren Kişi'ye; Kargaşa'dan Uyum getirdi bize; elimizden tutup sen çıkarttın bizi Kargaşa' dan.
Babil, İ.Ö. on sekizinci-yedinci yüzyıl

İşitin ey ülkeler, Ece Nana'ya düzülen övgüleri; Göklere çıkartın övgülerinizle Yaratıcı-Ana'yı; yüceltin saygınlığını; yükseltin Onun şanını, yakın durun bu güçlü Kadın'a.
Sümer, İ. Ö. on dokuzuncu yüzyıl

Ben Doğa'yım, Evrensel Ana, tüm öğelerin hanımı, zamanın başlangıcındaki çocuk, tinsel her şeyin tek egemeni, hem ölülerin hem de ölümsüzlerin ecesi, bütün tanrılarla tanrıçaların tek belirimiyim. Bir baş eğişimle, Göklerin parlak yüksekliklerini, sağlık saçan deniz esintilerini, altımızdaki dünyanın yas dolu sessizliklerini yönetirim.
Gerçi insanlar farklı görüntülerime tapınır, sayısız adla tanınırım ve övüldüğüm kuttörenler birbirinden farklıdır, ama tüm dünyada ululanan hep ben olurum.

İlk Frigyalılar bana Pessinuntica, Tanrıların Anası derdi; kendi topraklarından fışkıran Atinalılar bana Kekropeia Artemis'i adını vermişti; Kıbrıslılara göre Paphoslu Aphrodite, Giritli okçulara göre Diktynnayım; üç-dilli Sicilyalılara göre Styks lrmağı'nın Proserpina'sıyım; Eleusisliler için eski zamanların Tahıl Anasıyım. Kimi beni Juno diye bilir, kimi Savaşçı Bellona diye tanır; bazıları Hekate, bazıları Rhamnubia olarak tanır, ama topraklarında sabah güneşinin her yerden önce parladığı hem Aithiopia soyu (yüzü yanıklar) hemde eski bilgiler konusunda herkesten üstün olan ve tanrılığıma yakışan törenlerle bana tapınan Mısırlılar bana asıl adımla Ece İsis diye seslenir.
Robert Graves'in İ.S. ikinci yüzyılda Romalı yazar Apuleius tarafından yazılan The Golden Ass (Altın Eşek) adlı yapıtının çevirisinden

Ahlaksız
19-10-2017, 19:49
Siyasal ve Kültürel İslam Tarihi-Prof.Dr.Philip K.Hitti
4 ciltlik bu eserin 2 cildini okudum..İslam dini ile ilgili Türkçe yazılmış en iyi eserlerden biri..Birkaç ismin(Caetani mesela) daha eserleri var ama bu kitaplar kadar kaliteli olacaklarını sanmam..Ne kadar övsem az yani..
Dionysos-Carl Kerenyi
Okuması zor ama detaylıca yazılmış,kaynak bir kitap..Dionysos konusu çok çok önemli..En önemli Yunan Tanrısı diyebiliriz..İsa'nın da arketipidir..Bu bağlamda semavi dinlere meraklı olanların es geçemeyeceği bir konu..

kartopu
20-10-2017, 12:13
Sol Yayınları (www.solyayinlari.com (http://www.solyayinlari.com))
K.Marx


Bu Artı Değer Teorilerinin 3.cildi niçin basılamıyor 2004 ten bu yana reklamı yapılıyor ama Kitap ortada yok.

Engse Hohol
22-10-2017, 18:02
✔ (http://pulbiberdergi.com/2017/06/23/ali-demirsoydan-evrim-4-baskisiyla-raflarda/) Ali Demirsoy'un yazdığı "Evrim" adlı kitap 4. Baskısıyla Raflarda yerini aldı haziran 2017 itibariyle.

✔ (http://www.evrimselantropoloji.org/evrime-giris-kitap-onerileri-1/) Evrime giriş Kitap önerileri, evrimsel antropoloji den 8 kitap.

Natan
05-11-2017, 11:51
Kapitalizm esittir emperyalizim deriz. Kapitalist perspektiften hic baktiniz mi?

Milton Friedman'in Ozgurluk ve Kapitalizm kitabini simdi bitirdim.

Kesinlikle -en azindan genis bir bakis acisi kazanmak adina- bu kitap okunmalidir.

Kapitalist olunmali gibi bir onerim yok. Fakat farkli kitaplar da okunmalidir. Kapitalizm yada sosyalizm bir dogma olarak gorulmemelidir diye dusunuyorum.

Kitaptan bir alinti:

Kapitalist bir toplumdaki siyasi özgürlüğün bir belirtisi de, kişilerin açıkça sosyalizmi savunabilmeleri ve bu uğurda çalışabilmeleridir. Aynı şekilde sosyalist bir toplumda da siyasi özgürlüğün bireylerin kapitalizmi tanıtması ve savunmasına imkân verecek düzeyde olması gerekirdi. Sosyalist bir toplumda kapitalizmi savunma özgürlüğü nasıl korunur ve sürdürebilir?

İnsanların bunun zorluğu, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Birleşik Devletler'de federal devlet memurları arasındaki "güvenlik" sorunu deneyimiyle vurgulanmıştır. Diyelim ki, böyle bir taviz gerçekleşti.

Kapitalizmi savunmanın bir anlam taşıması için yandaşlarının bu davalarını finanse edebilmeleri, yani halka açık toplantılar düzenlemeleri, broşürler bastırmaları, radyo reklâmı vermeleri, gazete ve dergiler çıkarmaları vb. gerekir. Bu parasal kaynağı nereden bulabilirler ki?

Sosyalist top-lumlarda büyük geliri olan, hattâ devlet tahvili şeklinde büyük sermayesi bulunan kişiler olabilir fakat muhtemelen bunlar üst düzey kamu görevlileri olacaktır. Kapitalizmi açıkça savunduğu halde işinde kalabilen küçük bir sosyalist memur düşünmek mümkündür. Fakat sosyalist kodamanların böylesine "yıkıcı" eylemleri finanse ettiklerini düşünmek safdillik olur



.Ayrica bir de video yukluyorum.

https://m.youtube.com/watch?v=-0EuFRFeqf0

Natan
22-11-2017, 17:03
Sevgili Pyrron,

Daha once onerdigin Pratik Etik isimli kitap biraz once geldi. Okumaya basladim bile.

Tesekkurler,
Saygilar

Khaos
22-11-2017, 18:21
Kapitalizm esittir emperyalizim deriz. Kapitalist perspektiften hic baktiniz mi?

Milton Friedman'in Ozgurluk ve Kapitalizm kitabini simdi bitirdim.

Kesinlikle -en azindan genis bir bakis acisi kazanmak adina- bu kitap okunmalidir.

Kapitalist olunmali gibi bir onerim yok. Fakat farkli kitaplar da okunmalidir. Kapitalizm yada sosyalizm bir dogma olarak gorulmemelidir diye dusunuyorum.

Kitaptan bir alinti:





.Ayrica bir de video yukluyorum.

https://m.youtube.com/watch?v=-0EuFRFeqf0

video'yu seyretmedim.

yalan 1: ''Kapitalist bir toplumdaki siyasi özgürlüğün bir belirtisi de, kişilerin açıkça sosyalizmi savunabilmeleri ve bu uğurda çalışabilmeleridir. ''

bu yalan üzerine yazayım mı.
o kadar aşikar ki ayıp olur.
kapitalist toplumda sosyalist olmak yok edilmek için yeterlidir.
koşullara göredir kapitalizmin sözde siyasi özgürlüğü.

yalan 2: Aynı şekilde sosyalist bir toplumda da siyasi özgürlüğün bireylerin kapitalizmi tanıtması ve savunmasına imkân verecek düzeyde olması gerekirdi.

burda sosyalizm komünizm kavramları üzerinde tartışmaya gerek yok. konu mecrasından çıkmasın.
kapitalizm hırsızlıktır, sömürüdür, iktidar ilişkileridir.
bunlar zaten sosyalizmde de komünizmde de yaşanacak ama bireysel suçlar olarak. bu suçlara mı siyasi özgürlük talep etmiş friedman.

Natan ne anlatıyosun sen bro.
hadi yürü ya.

hala mı bu zırvaları buralara taşıyosunuz.

dine mine ne virüsü mü bulaştı size.

Natan
22-11-2017, 20:42
video'yu seyretmedim.

yalan 1: ''Kapitalist bir toplumdaki siyasi özgürlüğün bir belirtisi de, kişilerin açıkça sosyalizmi savunabilmeleri ve bu uğurda çalışabilmeleridir. ''

bu yalan üzerine yazayım mı.
o kadar aşikar ki ayıp olur.
kapitalist toplumda sosyalist olmak yok edilmek için yeterlidir.
koşullara göredir kapitalizmin sözde siyasi özgürlüğü.

yalan 2: Aynı şekilde sosyalist bir toplumda da siyasi özgürlüğün bireylerin kapitalizmi tanıtması ve savunmasına imkân verecek düzeyde olması gerekirdi.

burda sosyalizm komünizm kavramları üzerinde tartışmaya gerek yok. konu mecrasından çıkmasın.
kapitalizm hırsızlıktır, sömürüdür, iktidar ilişkileridir.
bunlar zaten sosyalizmde de komünizmde de yaşanacak ama bireysel suçlar olarak. bu suçlara mı siyasi özgürlük talep etmiş friedman.

Natan ne anlatıyosun sen bro.
hadi yürü ya.

hala mı bu zırvaları buralara taşıyosunuz.

dine mine ne virüsü mü bulaştı size.

Farkli bir fikir neden dile getirilmesin. Sadece senin fikrini mi paylasalim mesela?

Khaos
23-11-2017, 16:03
Farkli bir fikir neden dile getirilmesin. Sadece senin fikrini mi paylasalim mesela?

fikir mi!

bro sen kapitalizmi fikir mi zannettin.

kapitalizm;köleciliğin son versiyonudur ve adına üretilen sözde fikirler çalınan minareye kılıf bulmaktan ibarettir.

öle karşıma çıkıpta farklı fikirlere kapalı olmakla beni suçlamaya falan kalkmayın.
daha önce de forumda birisi ısrarla semboller falan filan derken bana dokundurduğunu zannediyodu.

maliye politikacılığı/keynescilik friedman monetarizm zart zurt
neredeyse 84'den bu yana 35 sene oldu.

iktisat fakültesi 2. sınıfta makro diye bi ders var.
iki hoca geliyo; akın ilkin aynı zamanda dekan, erdoğan alkin o da kürsü başkanı.
kitapta marksgil analiz diye bi bölüm var.
biliyomusun ne oldu.
o zaman müslümandım. hoca o bçlümün sınava dahil olmadığını söyledi.
o kadar devrimci de bön bön baktı.

bi kişi çıktı ve ne o hoca bişeyleri mi örtbas etmek niyetiniz var dedi.
o bi kişi benim.

kapitalist fikir yoktur.
yalan vardır.
farklı fikirlere tahammül matrasını bana koşturmayın.

friedmandan alıntıladığın o basit zırvayı ben 35 sene önce duydum.

birinin peyniri vardı ya hani küflenip duruyodu.
yani çoktan küflenmiş yalanlara fikir sıfatını kusura bakmazsan ben yakıştıramam bro.

Felâsife
27-11-2017, 14:28
Taşkın beyle (Doğu-Batı yayınevinin sahibi) geçen hafta görüştüm, ara ara görüşürüz, görüşme sonunda bu kitabı tutuşturdu elime, seveceksin dedi.
1600 lerde yaşamış, adeta Fransa'nın kaynak kişisidir, bir çok filozofu düşünürü etkilemiştir önemli bir isimdir dedi.

Özdeyişler 120 s. küçük bir kitap, daha okumadım ama okuyacağım.

Kitap hakkında:
Doğa kendisini gizlemeyi sever… Erdem ve ahlâk maskeleri tek tek çıkarıldığında insan ilişkilerindeki büyük korkuların ve derin zaafiyetlerin nasıl saklı tutulduğu görülecektir. En masum görünen hallerden habis ruhların doğduğuna pek şaşmamalı, her çağda toplumların tehlikeli olarak görüp dışladığı kimseler hakkında da hemen hükme varılmamalı. Çünkü zaman, insanlara dair sözünü şimdi söylemekten çok yarınlara ertelemiştir.

Mevcut değerler dünyasında çift yönlü doğa durumunu keskin bir bilinçle ve bilgece yollardan tasvir eden düşünürlerin başında gelir La Rochefoucauld. Öncelikle o, karakterlere sirayet eden hastalıkların çözümleyicisidir. Ama ahlâkçılığa düşmeden gerçek bir ahlâk psikoloğu gibi eylemlerin yönelimini tespit ederek... Bir ironi ustasıdır... Ona göre, yüceymiş gibi görünen vasıflar çoğunlukla büyük kusurlarla örülmüştür: "Irmakların denizde kaybolmaları gibi, erdemler de bencillik içinde kaybolup giderler."

Özdeyişler, yalnızca bir "güzel sözler" derlemesi değildir; dikkat edilmesi gereken şey yüzeydeki aldatıcı görünümlere karşın en dipteki dalgalardır. Yaşadığı yüzyılda insanlar arası ilişkiler içinde gözlem gücünü yitirmeyen La Rochefoucauld, bir münzevi düşünür olarak davranışların arka planındaki niyetleri sezinlemiştir.

Özdeyişler zanaatkâr ustalığıyla işlenen bir eserdir. Thomas Hardy, Nietzsche, Lichtenberg, Sthendal ve André Gide gibi birçok düşünür ve sanatçı değerler dünyasındaki karşıtlıkları, insandaki çatışmayı gösterirken en başta La Rochefoucauld'ya çok şey borçludurlar.

https://www.dogubati.com/image/cache/data/R162-500x500.jpg

Yazar hakkında:
François de La Rochefoucauld (1613-1680)
La Rochefoucauld dükü François VI; Marcillac Prensi olarak da bilinir. Tanınmış Fransız fikir ve edebiyat adamıdır. Paris'te doğdu. Ünlü kimseler yetiştirmiş asilzade bir ailenin oğludur. 1628'de Andrée de Vivonne ile evlendi. Çocuk yaştaki kralın başbakanı Kardinal Mazarin tarafından 1646'da valiliğe getirildi. La Rochefoucauld'nun hayatının büyük bir kısmı "La Fronde" denen iç savaşlarda mücadele ederek geçti, birçok kez krallığa karşı ayaklanmaların içinde yer aldı.

La Rochefoucauld daha çok kibar çevrelerde, saray hayatında tanındı, dönemin ünlü kadınlarıyla yakın dostluklar kurdu. Madame de Longoueville, Madame de Sable Sevigné gibi isimler en önemlileridir. Pierre Corneille'in klasik trajedileriyle Nicolas Boileau'nun L'art poétique (Şiir Sanatı) adlı didaktik yapıtının okunduğu toplantılara katıldı. Bu toplantılarda oynanan gözde oyunlardan biri de, insanların tutum ve davranışlarıyla ilgili olabildiğince özlü ve vurucu bir üslupla yazılmış epigramlar üzerine tartışmaktı. La Rochefoucauld'nun sağlığında en önemli çalışması Maximes'in (Özdeyişler) her biri gözden geçirilmiş ve genişletilmiş beş basımı yayımlandı. Kitap, Fronde iç savaşlarına ve siyasi olaylara birçok göndermeyle doludur. Büyük klasik yazarlar arasında sayılan La Rochefoucauld dönemi için bir sinik olarak kabul görmüştür. Üslubu, derinliği ve keskin ironisiyle Nietzsche'den Cioran'a varıncaya dek birçok modern düşünürü en çok etkileyen isimlerin başında gelir.

pianola
29-11-2017, 15:25
http://i.idefix.com/cache/600x600-0/originals/0000000365782-1.jpg

http://www.idefix.com/Kitap/Sanat-Ontolojisi/Ismail-Tunali/Sanat-Tasarim/Sanat-Tarihi-ve-Kurami/urunno=0000000365782

Ahlaksız
30-11-2017, 18:17
Ninova'nın yakarışı-Surma Hanım
Küçük ama ilginç bir kitap..Kilise ile ilgili bilgiler var kitapta..Son bölümde ermeni konusu filan anlatılmış..Kitapta İngilizlere dua ile bitiyor..Yazarı da rahibe..
Antik İsrail'in İnancı ve Tarihi-George E. Mendenhall
Çok kaliteli bir kitap..Ebatları büyük,iç dizaynı çok iyi..Yazar bir uzman ve uzmanlığını konuşturmuş..Nefis bilgiler,sade anlatım..Teoloji ilgi alanınızda ise,bu kitabı tükenmeden alın,okuyun..Okumasanız da kitaplığınızda dursun..

Yıldıztozu
27-12-2017, 22:19
Yazarı kadın olan ve düşünsel açıdan etkileyici bulduğunuz kitaplar var mıdır?

Özellikle kadın yazar okumak istiyorum. Önceliğim felsefi-psikolojik türler. Bir kadının düşünsel analizlerinden etkilenebilecek miyim merak ediyorum.

pianola
27-12-2017, 22:30
Yazarı kadın olan ve düşünsel açıdan etkileyici bulduğunuz kitaplar var mıdır?

Özellikle kadın yazar okumak istiyorum. Önceliğim felsefi-psikolojik türler. Bir kadının düşünsel analizlerinden etkilenebilecek miyim merak ediyorum.

Foucault'nun beyinsiz olduğu konusunda son derece ısrarcı olan şu kapitalist hanım ablayı okuyabilirsin:)

http://www.nndb.com/people/787/000024715/paglia1.jpg (https://en.wikipedia.org/wiki/Camille_Paglia)
resme tıkla

Yıldıztozu
27-12-2017, 22:50
Wikipedia yasaklı olduğu için siteye giremedi, ama adını görebildim. Camille Paglia.

Hatta şu kitabını buldum türkçede. Teşekkürler. Okumayı düşünüyorum.

http://imageserver.kitapyurdu.com/select.php?imageid=270392&width=180&isWatermarked=true&pagecount=731

bsywithfth
15-02-2018, 00:42
kendi iyiliğiniz için;

Ali Şeriati-İnsanın Dört Zindanı

Ahlaksız
10-04-2018, 18:29
İslamda Fıkıh ve Akaid-Ignaz Goldziher
Önemli bir oryantalistin elinden çıkmış bu kitabı,islamı merak edenlerin okumasını tavsiye ederim..

Mileena
10-04-2018, 20:28
İhtilalin pençesinde demokrasi 12 Mart- Can Dündar, Mehmet Ali Birand ve Bülent Çaplı muhteşem üçlüsü.
Demir-el isimli beşinci bölüme geldim.
İlk dört bölümde iki başarısız darbe girişimine imza atmış Talat Aydemir'e yer veriliyor. Yer yer "Oraya gitmesene öldürecekler seni!!1!" diyorsunuz okurken. :)

Ahlaksız
26-04-2018, 21:28
Arapların Gözüyle Bizans-Nadia Maria El Cheikh
Bu konuda yazılmış,sanırım tek Türkçe kitap..Bu bakımdan önemli bir kitap..

Ahlaksız
05-05-2018, 22:29
Mitolojiler ve Semboller-Mehmet Ateş
Yazar,Fransa'da eğitim görmüş bir sosyolog..Döktürmüş resmen..Kitabın konusu(ana tanrıça,doğum,yeniden doğum..vb) çok önemli..Kitabın çizimlerle,arkeolojik verilerle desteklenmesi çok iyi olmuş..Meraklısına süper bir kitap..

Alone Star
08-05-2018, 20:35
Sabahattin Ali - İçimizdeki Şeytan

Ahlaksız
03-06-2018, 21:50
Arabistan'dan Öteye-Warwick Ball
Fenikeliler ve arap krallıkları ile ilgili tarihi ve kültürel eşsiz bilgiler..Roma'nın/Avrupa'nın araplarla olan bağının ortaya konması..Emevilerden,islamdan,hristiyanlıktan,haçl ı seferlerinden bahsedilmesi..vb

Kitap çok iyi..Yakındoğu veya Levant diye isimlendirilen bölge hakkında yazılmış en iyi kitap olabilir..Kitabı bence önemli kılan şey,yazarın tamamen objektif olması..Tam bir bilim insanı..
Kitaptaki resimler birinci hamur kağıda basılmış ve çok kaliteli resimler..Haritalar da mevcut..Meraklısına bir hazine..
Özellikle araplar bu kitaba bayılırlar..Yazar,kitabın son sayfasında Avrupa insanına doksandan gol atıyor..Çok fena..
Araplara bakış açınızı değiştirecek bir kitap..

Ahlaksız
11-06-2018, 00:10
ORTAÇAĞ İSLAM DÜNYASINDA SİYASİ DÜŞÜNCE-Patricia Crone
Yazar,revizyonist diye lanse edilen oryantalistlerden..Bu bakımdan önemli birisi..
İslam tarihine,Muhammed'in tarihi bir şahsiyet olmasına şüpheyle bakanlardan..Bu kitabında bu konulara hiç değinmemiş ama..
Kitap genel olarak Müslümanlar arasındaki fikir ayrılıkları üzerine inşa edilmiş..Bence İslam dini ile ilgili en kaliteli kitaplardan birisi..
İslam hakkında cehaletinizi yüzünüze vuracak bir kitap..Yalnız belli bir altyapınız yoksa,kitabı zor okursunuz..Bu bakımdan herkese tavsiye etmem..

Ahlaksız
14-06-2018, 21:38
Postmodern Çağda Ortodoks Hristiyanlar ve İslamiyet-Andrew M. Sharp
İki din hakkında karşılaştırmalı birşeyler yok..Birşeyler olmalıydı..
Kitapta daha çok,dinler arası diyalog konusu işlenmiş..Beğenmedim kitabı..100 sayfa zorladım kendimi ama çok sıktı,bıraktım kitabı..Tavsiye etmem..Birkaç metropolitin filan görüşleri üzerinden birşeyler yazılmış..

"ictenlik"
22-06-2018, 15:48
ARkadaşlar böyle bir şey buldum bugün

Herkese merhaba,
yurt dışına yerleşeceğim için kendi kişisel kütüphanemde bulunan kitaplarımı satıyorum. Kitapların hepsi internet satış fiyatlarının çok altında. Bana buradan yazarak ya da özel mesaj atarak ulaşabilirsiniz. İsteyene kitap listesini word dosyası olarak da yollayabilirim. Bunun dışında 30 civarı İngilizce kitap da var. İsterseniz onları da yollayabilirim.
Herkese iyi akşamlar

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=2064019297174050&set=pcb.2132047200340955&type=3


https://scontent-amt2-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/35401125_2064019733840673_6045592035954524160_n.jp g?_nc_cat=0&oh=b3f5a84d179406415ff7555ba258f6be&oe=5B9DE4F5
https://scontent-amt2-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/35720489_2064020117173968_6475001582013382656_n.jp g?_nc_cat=0&oh=2d595158d74a3c4eb30bdad64afd09ac&oe=5BADD23E
https://scontent-amt2-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/35544815_2064020493840597_290120638503321600_n.jpg ?_nc_cat=0&oh=1b2a086e2ca0638ac6c91449c6fe8795&oe=5BA241C4
https://scontent-amt2-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/35665664_2064020893840557_5930111025473912832_n.jp g?_nc_cat=0&oh=62836df9fd8a66f2f6add84ab1d8ee34&oe=5BBE4B22
https://scontent-amt2-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/35628939_2064021137173866_7495533279521538048_n.jp g?_nc_cat=0&oh=8db17c6992d4735d0a69201e56de448d&oe=5BEC51DE
https://scontent-amt2-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/35515056_2064021157173864_3285395942714376192_n.jp g?_nc_cat=0&oh=08d0376b340ea50b33ba3ded0c24369a&oe=5BB537A9
https://scontent-amt2-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/35424681_2064021233840523_8677653247411879936_n.jp g?_nc_cat=0&oh=9cf7515c7480876ed30e13e346b688e4&oe=5BAD58CB
https://scontent-amt2-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/35628875_2064021690507144_5212890034373394432_n.jp g?_nc_cat=0&oh=d7255152b242e5e70403f3d89902ee11&oe=5BAD9A44
https://scontent-amt2-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/35628947_2064019040507409_6893366946088091648_n.jp g?_nc_cat=0&oh=a061be87deba28ec726d30b312bc29d5&oe=5BBC9E84
https://scontent-amt2-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/35628975_2064019030507410_7963280382269325312_n.jp g?_nc_cat=0&oh=091ca2b5d38fb19868ce4e21c9060a36&oe=5BAA87AC
https://scontent-amt2-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/35496449_2064019047174075_7319852843484053504_n.jp g?_nc_cat=0&oh=5d074e2cadfcb07e79d9699ce18524de&oe=5BAA15C6
https://scontent-amt2-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/35629232_2064019173840729_6904043491756605440_n.jp g?_nc_cat=0&oh=a3d251fecc7e3eee25a2e0f2df64b97a&oe=5B9ED778
https://scontent-amt2-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/35629204_2064019310507382_8263717386188750848_n.jp g?_nc_cat=0&oh=f2abcb41c3401578869d496594121442&oe=5BA13B7A
https://scontent-amt2-1.xx.fbcdn.net/v/t1.0-9/35540757_2064019507174029_8596731596789252096_n.jp g?_nc_cat=0&oh=36595bde0a4625361898c2f4500415e8&oe=5BB74948

Yıldıztozu
29-06-2018, 16:00
Son sayfalardaki konu dışı iletilerin silinmesi veya forum kirine taşınması gerektiğini düşünüyorum.

Uzun zamandır kitap okumadığımı fark ettim ve yeni birkaç kitap aldım.

Kitap isimleri şunlar:

Psikanaliz üzerine
Kendi kendine psikanaliz
Bilinçaltı
Pratik Etik
Deleuze:Bir birey nasıl yaşayabilir
Özgür olmak:Antisemitin portresi
Özgürlükten kaçış
Budizm ve Felsefe

Ahlaksız
27-07-2018, 22:12
Hristiyan düalist heretikler-Yazarlar: Yuri Stoyanov, Janet Hamilton, Bernard Hamilton
Kaynak bir kitap ama sıkıcı..Yarısında bıraktım..

Natan
27-07-2018, 22:15
Hristiyan düalist heretikler-Yazarlar: Yuri Stoyanov, Janet Hamilton, Bernard Hamilton
Kaynak bir kitap ama sıkıcı..Yarısında bıraktım..

Bu kitabin pdf'i var mi? Yada ne anlatiyor? Ne soyluyor?

Ahlaksız
27-07-2018, 22:28
Bu kitabin pdf'i var mi? Yada ne anlatiyor? Ne soyluyor?
Şimdi baktım nete,galiba pdfsi yok..
Kitapta tarihi veriler(mektuplar,yazılar),parça parça ortaya konmuş..Heretik diye damgalanan insanların ne olduklarından bahsediliyor..Şu tarihte şurada paulikienler var,şöyle şöyle şeylere inanıyorlar gibi..

Yıldıztozu
03-08-2018, 19:58
Kitap okumanın bana artık eskisi kadar katkı sağlamadığını fark ettim.
Kitap yerine doğayı okumayı daha etkili buluyorum.
Bilgi edinebilmek için diğer insanları araç olarak kullanmak güvenilir bir yöntem de değil. Doğayı doğrudan okuyabilmek daha güvenilir, daha hızlı, daha çok bilgi sunuyor.
Bilgi, kendine kendine öğrenildiğinde daha etkili. Ama bunu yapabilmek için doğanın nasıl okunabileceğini bilme önkoşulu var. Doğayı nasıl doğru görebiliriz, nasıl doğru duyabiliriz, algılayabiliriz, yorumlayabiliriz.. Bunları bilmek doğayı okuyabilmenin önkoşulları.

Kitap okumak hiç katkı sağlamıyor değil, sağlıyor ama doğayı doğrudan okumak kadar değil.

Ahlaksız
04-08-2018, 14:15
Kilise tarihi-Eusebios
Önemli bir kaynak kitap..Güzel bilgiler var ama genel anlamda sıkıcı bir kitap..
Suriye, Filistin ve Batı Arabistan Eski Eserleri-Kitabı hazırlayan Nevzat Artuç ama asıl yazarı ittihatçı Cemal paşadır..İttihatçılara düşman olanlar,bu kitabı bulup okusunlar ve utansınlar kendilerinden..Sanat tarihi ile veya bu bölge ile ilgilenen herkese tavsiye ederim..

Ahlaksız
12-08-2018, 11:30
Eski Çağda Yakın Doğu Toplumlarında Kültürel Yaşam-Nazmiye Mutluay
Sümer,Mısır ve bu bölgedeki diğer antik toplumların yaşantıları ile ilgili yazılmış önemli bir eser..

Velhelebe
12-08-2018, 21:55
Sevgili Ahlaksız

Bana İslam tarihini objektif olarak anlatan ve sıkıcı olmayan, güzel bir giriş kitabı önerir misin?

Ahlaksız
13-08-2018, 18:54
Velhelebe;islamla ilgili yazılanlar gerçek değil..Haliyle okuyacakların tarihi şeyler olmayacak..Bu konuda yazılmış bir tane kitap yok..Yalnız yazılanlar üzerinden,objektif bir bakış açısıyla yazılmış kitaplar var..Mesela Claude Cahen'in ''İslamiyet'' kitabı iyidir ama baskısı yok..Kitapçılara veya kütüphanelere bakman lazım..

Ahlaksız
04-09-2018, 22:23
Firavun Keops ve Büyücü-Karlheinz Schüssler
Antik Mısır'ı merak edenlere tavsiye ederim..

Ahlaksız
24-09-2018, 21:54
Altın Dal,Dinin Ve Folklorün Kökleri-James G.Frazer
Yazar,antropoloji denince,akla ilk gelen isimlerden birisidir..Yapı kredi yayınları,aslında iki cilt olan bu eseri,tek kitap halinde basmış..Mutlaka düzeltmeler,iyileştirmeler yapılmıştır..Kitabın dili anlaşılır ama o kadar çok kabile/yer ismi filan var ki,okumak zor olabilir..
Antropolojiye meraklıysanız,okumanız lazım..İnsan denilen canlının geçmişini,atalarınızı öğrenmek istiyorsanız,bugün insanların bazı konularda nasıl davrandığını öğrenmek istiyorsanız okumanız lazım..Çok önemli bir kitap..Çokta eski bir kitap..Zamanında(1890) böyle bir kitabın yazılmış olması bile inanılmaz bir şey..

Ahlaksız
04-10-2018, 17:56
Türk Tarih Tezi ve Mu Kıtası-Kemal Şenoğlu
Kitapta Atatürk'e sunulan raporlardan filan bahsediliyor..Atatürk'ün bu konularla ilgilenmesi,ne kadar devasa birisi olduğunu kanıtlar bence..Tabi ki Mu kıtası iddiası bir saçmalık..Kitapta bu konuda yeteri kadar şey var..İslam ve Kabe ile ilgili menfi ifadeler de var..Bu konularla haşir neşir olduğum için bu iddiaları banal bulsam da,yine de o zamanlara göre önemli şeyler bunlar..

Felâsife
20-11-2018, 02:21
Kitaplarla pek aram yok ama künyesi dikkatimi çekti bu kitabın.
Aslında kafa olarak banada uyarmış ama keşke kısmına pek katılmıyorum, olan olmuş artık, olmamaklığa değilde, olmaklığa çözüm aramak daha uygun olsa gerektir.
KEŞKE HİÇ OLMASAYDIK: VAR OLMANIN KÖTÜLÜĞÜ - David Benatar

Dünyaya gelme bahtsızlığı büyük bir kötülük ve telafisi mümkün olmayan bir zararı içinde taşır. Bunu felsefenin şimdiye kadar kulaklara hoş gelen, yürekleri teselli eden tatlı ve melankolik sesiyle değil, son derece katı ve mantıki bir dille savunur kitabın yazarı David Benatar. Ve iflah olmaz iyimserlere fena sürprizleri vardır. Çünkü bütün hayatlar göründüğünden çok daha fazla acı bir tecrübeye sahiptir. Sürekli yükseltilmeye çalışılan mutluluk, zevk ve keyif standartları gerçek rakamlara döküldüğünde derin bir içsel sefaleti ve mutsuzluğu gizler. Yeryüzüne adım atmış olmakla insan esasen çekmeyeceği ıstıraplara gebe kalmıştır. Bu yüzden gelecek adına ideal nüfus “sıfır†olmalıdır ve mesken tutulan bu dünya yaşamak, hayal kurmak ve temelinde çocuk yapmak için ideal bir yer değildir.

“Sonunda Eyüp ağzını açtı ve doğduğu güne lanet edip şöyle dedi: Doğduğum gün yok olsun, ‘Bir oğul doğdu’ denen gece yok olsun. Karanlığa bürünsün o gün… zifiri karanlık yutsun o geceyi… Çünkü… anamın rahminin kapılarını üstüme kapamadı. Neden doğarken ölmedim, rahimden çıkarken son soluğumu vermedim?â€

Turdur
20-11-2018, 23:43
Aforizmalar
Franz Kafka

Franz Kafka'nın en güzel Aforizmalarının toplandığı bir kitap. Aforizmalar sayfalara tek tek yazılmış bu yüzden kitap bir çırpıda bitecek gibi geliyor ancak bazı sözlerin üzerine düşünmek gerekiyor.

İnsan ancak olabildiğince az yalan söylediğinde olabildiğince az yalan söylemiş olur; yoksa olabildiğince az yalan söyleme fırsatını bulduğunda değil.
-
Bu yaşamın hazları, yaşamın kendi hazları değil, ama bizim daha yüce bir yaşama yükselme korkumuzun hazzıdır; bu yaşamın eziyetleri yaşamın kendi ıstırapları değil, ama bu korkudan dolayı kendimize yaptığımız eziyettir.


---


Denemeler
Montaigne

Montaigne bu kitapta kendisini yazıp çizmiz. Sürekli Yunan filozoflarından sözler, şiirler alıntılamış. Bu kitabı çok samimi buldum. Okuduğunuz her sayfada bir samimiyet buluyorsunuz. Hayatın her alanına ve her anına ilişkin fikirlerini bu kitapla paylaşmış.

Ölüme hazırlanmak, özgür olmaktır. Ölmekten korkmayan insan, asla birinin kölesi olmaz.

Ahlaksız
05-01-2019, 18:24
Tanrı'nın Tarihi -Karen Armstrong
Yazar çok bilgili..Kitapta şovunu yapmış..Platon'dan Sühreverdi'ye bir çok ismin tanrıya bakışından bahsetmiş..Semavi dinlerin tanrıya bakış açısını güzel özetlemiş ama ben pek beğenmedim kitabı..Konuya,yani semavi dinlerin ortak veya ayrı tanrılarına odaklanmak yerine,hemen her şeyden bahsederek,asıl meseleyi es geçmiş..Yahve'nin veya İsa'nın ne olduğunu net bir şekilde ortaya koyamamış..Çokta uzatmış,hatta son bölümünde bıraktım artık kitabı..Meraklıysanız okumanızı öneririm ama çokta abartılacak bir kitap değil..
Keşke Hiç Olmasaydık,Var Olmanın Kötülüğü-David Benatar
İnsanların üremesine,çocuk yapmasına karşıyım..Benim gibi bir Anadolu çocuğunun kafasından geçenleri,Abd'deki bir felsefe profesörünün yıllar önce yazıya dökmesi çok ilginç..Yazar vegan,aynı zamanda inançsız birisi..Sıradan bir insan olduğunuzu düşünüyorsanız,kitap alnınıza gelen bir yumruk etkisi yapabilir..Okuyun..!
15 Temmuz Sırları-Hakan Aygün
Yazar muhalif birisi..Muhalif olmayanların hoşuna gitmeyecek bir kitap..Yazarın konuya yaklaşımını beğendim..Mizah kullanarak anlatımı çok hoş..Güldüren,düşündüren,zaman zaman hüzünlendiren harika bir kitap..Daha bitirmedim,okuyorum..Herkese de okumasını tavsiye ederim..

Ahlaksız
07-05-2019, 21:12
Nazmiye Kutluay-Eski Yakındoğu toplumlarında çocuk
46
Umbertco Eco-Antik yakındoğu
47

Turdur
24-05-2019, 14:29
FELSEFE ve DÜŞÜNCE
Arthur Schopenhauer'in Say Yayınlarından çıkan serisi.
Felsefeye Giriş / Nigel Warburton*
Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni / Friedrich Engels
Toplum Sözleşmesi / Jean Jacques Rousseau

SİYASET
Das Kapital / Karl Marx (Özetlenmiş versiyonu)
Tiranlık Üzerine Yirminci Yüzyıldan Yirmi Ders / Timothy Snyder

SOSYOLOJİ PSİKOLOJİ DİNLER TARİHİ
Din ve Cinsellik / Turan Dursun

POPÜLER BİLİM
Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi / Yuval Noah Harari*

ROMAN
Da Vinci Şifresi / Dan Brown*
Fedailerin Kalesi Alamut / Vladimir Bartol*
Uçurtma Avcısı / Khaled Hosseini*
Candide / Voltaire
Hayvan Çiftliği / George Orwell


Kırmızı yıldızla işaretlediklerim hariç hepsi sigara fiyatından ucuz.

Ahlaksız
01-07-2019, 21:02
Şii İslam Tarihi
Bu konuda yazılmış detaylı/güzel/kaynak bir kitap..Meraklısına tavsiye ederim..
Süryani Vakanüvisler
Zor bir kitap ama kaynak kitap..Özel ilginiz varsa,kitaplığınızda bulunabilir..
Kildaniler ve Doğu Süryani Kilisesi
Bu da aynı şekilde zor bir kitap ama bu kitapta,konu içeriği bakımından kaynak bir kitap..
Doğu Hıristiyanlığı Tarihi
Daha derli toplu,okuması kolay,başka bir kaynak kitap daha..Yakubiler veya Nasturiler gibi insanları öğrenmek/anlamak adına,mutlaka okumanız gereken bir kitap..
Nasturiler ya da Kayıp Kabileler
Bu da dinler tarihi ile ilgili bir kitap..Bir misyonerin seyahatnamesi..Kitapta Türkler,Kürtler ve Müslümanlar hakkında çok fazla olumsuz şey var..Özellikle kürtler hakkında..Bu konularda hassasiyetleriniz varsa,uzak durun ama dinler tarihi ve sosyolojiye meraklıysanız,mutlaka alıp okuyun..Ben özellikle kitabın ilk bölümünü,yazarın seyahatlerini anlatmasını çok beğendim..Çok içten geldi bana..

Bir de site tavsiye edeyim..Kitapzen.com diye bir site var..Kapıda nakit ödeme seçeneği ile alışveriş yapabiliyorsunuz..Diğer sitelerde bulamadığınız kitapları da bulabilirsiniz..

cakiltasi
24-07-2019, 11:05
Spinoza'nın sevinci nereden geliyor? - Çetin Balanuye

marcos
26-07-2019, 00:14
Yerlilerin Gözyaşları

Bartolomeo De Las Casas isminde bir papaz tarafından 1500 li yıllarda yazılmış ilginç bir kitap.İspanyol sömürgeciliğini ve Hristiyanlık adına yapılan akla hayale sığmaz katliamları konu ediniyor.

Güney Amerika direnişinin baş yapıtlarından sayılır.

Ahlaksız
14-08-2019, 17:02
Dünya'nın Tüm Dertleri-Marcus Chown
Bu kitabı tavsiye etmemiştim galiba..Bu sene okumuştum,şahane bir kitaptır..Özellikle lise/üniversite öğrencilerine zorla okutmak lazım bu kitabı:)

"ictenlik"
17-09-2019, 20:01
Seks neden keyiflidir?
ya da Seks Neden Zevklidir?

Bu kitabı bir pdf paylaşım grubunda gördüm. Kitabı okumadım/incelemedim ama kapağı tanıtım dahil bir çok alıntı okudum.
Seks hakkında objektif bir inceleme olması hatta çocuklara gençlere tanıtımı dahil bu yolla yapılmasını düşünen ve önerenlerdenim. Yani bir takıntı olmaktan ulaşılmaz olmaktan da onu çıkarıp 68 kuşağı gibi özgürce deneyim sonucu indirgenmesi ve insan gerçeğinden biraz olsun çıkarılması gerektiğini düşünenlerdenim. Kitap sinirlerinizi bozabilir. Belki daha iyisi yazılabilir ve yazılmalı. İsmi bir felaket. Ama alıntılara bakarak diyebilirim ki bizim objektivite dediğimizin arayışı ve izleri var. Ama tabi ki bir çok bilgi kopuk halka metafizik alanlar sanınlanlara dair kayıp ve kopukluklar da mutlaka var. Ama insan türüne güzel bir gönderme..

Her neyse paylaşmak istedim.

https://static.nadirkitap.com/fotograf/251375/11/Kitap_20180627094604_251375_11.jpg

Khaos
16-11-2019, 01:03
daha önce de bir kitap önermiştim.

Aklın İsyanı

aslında iyi bi kitap olduğu söylenebilir.
ama siktiredin siz o kitabı
siz duygularınızı yitirmişsiniz
duygularını yitirene felsefenin ne faydası olacak

Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev

Etienne de La Boetie

bunu öneriyorum

Ahlaksız
19-04-2020, 22:00
Oryantalistlere Göre Kur’an’ın Kaynağı ve Metinleşmesi-Naif Yaşar
Güzel kitap..Oryantalistlerin özellikle ''Kuran'' hakkındaki görüşlerini öğrenmek adına okuyabilirsiniz..
(Müslümanların canını sıkacak çok cümle var..)

Ahlaksız
17-07-2020, 16:45
Hristiyanlık: Bir Antik Mısır Dini-Ahmed Osman
Yazarın bilgisine/objektifliğine hayran kaldım..Müthiş bir kitap..Semavi dinlere,dinler tarihine merakınız varsa muhakkak okumalısınız..

Ahmed Osman’ın dinler tarihi içindeki arkeolojik kazısı Hıristiyanlık: Bir Antik Mısır Dini adlı kitabıyla sürüyor. Musa ve Akhenaton adlı kitabında Yahudiliğin kurucusu Musa karakterinin ilk tek tanrılı dinin kurucusu Firavun’un Akhenaton’la birebir uyuştuğunu gösteren ve Akhenaton’un etrafındaki karakterlerle Musa’nın etrafındaki karakterlerin aynı kişiler olduğunu ortaya koyan Ahmed Osman bu kitabında Tutankamon’un nasıl İsa’ya dönüştürüldüğüne ışık tutuyor.
“Hem Eski hem Yeni Ahit için İncil hikayelerinin tarihi özü Mısır’dan geldi. İncil’deki tüm ana karakterler MÖ 15. ve 14. yüzyıllar arasında Mısır’a hükmeden Tutmosis hanedanı ile doğrudan ilişkilidir. Aynı eşi, Sara’yı paylaşan Kral Davud ve Patrik İbrahim çağdaşlardı ve Mısır kraliyet ailesi ile yakından ilişkili olan İsrail kavminin ataları oldular. Bizim felsefi ve dini anlayışımızdaki büyük devrim de bu dönemde gerçekleşti. Kral Akhenaton tüm farklı tanrıların arkasındaki tek gücün Aton veya Adonai olduğunu iddia etti ve halefi Tutankamon insanın ruhunu Tanrı’nın sonsuz ruhunun bir parçası olarak tanımladı.

Fakat dünya bu vizyonları görmeye daha hazır değildi. Amarna hükmünün düşüşü ile her iki büyük liderin hatırası Mısır’da resmi olarak bastırıldı ve İsrail’de tamamen unutuldu. Buna karşın, Mısırlılar Tutankamon’un hatırasını ‘İsa’ ismini vererek canlı tuttular. Çünkü İsa, MÖ üçüncü yüzyılın ortalarında üretilen İncil’de Musa’nın halefine verilen Yunanca isimdi.”
Bu kitapla birlikte dinler tarihi ayakları üzerinde doğrulup gerçek karakterleri ile yeniden buluşuyor.

OkurTurkan
31-08-2020, 15:47
Avrupa'da yaşayıp Türkçe kitap temininde sorun yaşayan varsa bizzat tecrübe edip başarılı bulduğum Köln Kütüphane https://www.kolnkutuphane.de/ yi tavsiye ederim arkadaşlar. Hem Türk kültürüyle ilgili hemde İslami ürünleri var vede hızlı kargoluyorlar. Hayırlı günler :)

OkurTurkan
31-08-2020, 15:53
Merhabalar,

Bu kitabı https://www.kolnkutuphane.de/hristiyanlik-bir-antik-misir-dini-288168 linki üzerinden temin ettim ve özellikle Avrupa da olup Türkçe kitap temininde sorun yaşayan arkadaşlara https://www.kolnkutuphane.de/ Köln Kütüphane yi tavsiye ederim hem hızlı hemde uygun fiyatlı.

Hayırlı Günler..

Şüpheci Dinsiz
21-09-2020, 23:36
Youtube'da sesli kitap kanalına denk geldim. Zengin içeriğe sahip.

Bizim Kütüphane (https://www.youtube.com/c/BizimK%C3%BCt%C3%BCphane/videos)

https://www.youtube.com/c/BizimK%C3%BCt%C3%BCphane/playlists

Saint-Just
17-01-2021, 08:54
https://i.imgyukle.com/2021/01/17/HEZeJ6.jpg

Kapitalizmin En Üst Aşaması
Emperyalizm
Vladimir İlyiç Lenin
Lenin'in, Emperyalizm isimli eserini yazmasının üzerinden 100 yıldan fazla zaman geçti. Kendisinin ifadesiyle, kitabın ana amacı, "burjuvazinin tartışılmaz istatistiklerinin verilerini ve tüm ülkelerin burjuva bilim insanlarının itiraflarını temel alarak, uluslararası ilişkileri bağlamında dünya kapitalist sisteminin yirminci yüzyılın başındaki ve ilk emperyalist dünya savaşının arifesindeki tablosunu ortaya koymaktı." Böylelikle kapitalizmin en üst aşaması olarak emperyalizmin kapsamlı bir tanımını yapmış oldu. Ortaya çıkan eser, hâlâ güncelliğini koruyor ve günümüzde de kapitalist sistemin işleyişini anlamada ışık tutmaya devam ediyor.

https://i.imgyukle.com/2021/01/17/HEZ3cp.jpg

Lenin'in Teorisini Yüz Yıl Sonra Güncellemek
21. Yüzyılda Emperyalizm
Ben Becker
Elbette Lenin eline kalemi alıp "Emperyalizm"i yazdığından beri geçen 100 yılda çözümlediği dünyadaki durum inanılmaz şekilde değişti, bugüne gelinceye kadar sayısız aşamalardan geçerek gelişti. Bu durumda bile "Emperyalizm"in ana tespitlerinin halen geçerli olduğunu ve doğrulandığını görmek dikkate değerdir. Broşürün bazı bölümleri ise izleyen siyasal ve ekonomik gelişmelerle değişikliğe uğramıştır, bu değişimlerin de ayırdına varılmalıdır.

ABD'deki Marksist-Leninist parti PSL (Party for Socialism and Liberation) tarafından hazırlanmış ve çok açıklayıcı bir kitap. Oldukça anlaşılır ve basit bir dille yazılmış. Özellikle son bölümde Rusya ve Çin hakkındaki tespitleri dikkate değer.

Özetle Rusya ve Çin için emperyalist değerlendirmesi yapılamayacağı. Rusya'nın büyük ölçüde kendi sınırlarını savunduğu ve ABD'nin saldırgan emperyalist politikalarına karşı zaman zamam frenleyici bir rol oynadığı, Çin için ise "bırakın emperyalist bir devlet olmayı sıradan bir kapitalist ülke olarak bile değerlendirilemez" tespiti yapılıyor. Bugün halen Emperyalizmin başat gücünün ABD ve NATO olduğu güncel verilerle açıklanıyor vs.

Saint-Just
20-01-2021, 22:13
Jean Jaures ne kadar reformist çizgide bir komünist olsada çok güzel bir eser ortaya çıkarmış. Özellikle Fransız Devrimi'nde işçi sınıfının oynadığı rolü de eklemeyi ihmal etmemiş. Devrimi hazırlayan şartlar, devrim süreci ve sonrasında yaşananlar sınıfsal ve diyalektik olarak çok iyi analiz edilmiş.

Robespierre, Marat, Saint Just ve diğer Jakoben liderlere özel olarak yer ayrılmış. Babeuf ve Sosyalizmin ve Komünizmin simgesi Kızıl Bayrağın nasıl ortaya çıktığı ile ilgili kısım ayrıca beni çok duygulandırdı.

https://i.imgyukle.com/2021/01/20/HuRBfe.jpg

Jaures'nin eseri, Büyük Fransız Devrim'i hakkında ilginç ve ayrıntılı bilgilere, birinci el kaynaklara ve eleştirel bir analize dayanılarak üretilmiş muhteşem bir yapıttır. Jaurès'nin zamanını aşan bu eseri; taban hareketleri, halk meclisleri ve özyönetim tartışmalarına da ışık tutarak toplumsal belleğin güncele bağlanmasında kendi payına düşen işlevi fazlasıyla yerine getiriyor.

"Bütün devrimci partiler, bütün ezilen halklar, bütün ezilen işçi sınıfı Jaures'nin anısına ve timsal kişiliğine kendi adlarına sahip çıkabilirler."
-Leon Trotskiy-

"Jaurès'nin Fransız Devrimi'nin Sosyalist Tarihi, Fransız Devrimi'ne ilişkin olarak kaleme alınan incelemelerin zeminini oluşturan bir tarihyazımı klasiğidir. Jaurès, Devrim'in zaferlerini ve yenilgilerini, katliamlarını ve umudunu canlı biçimde tasvir ederken, onun insani özgürleşmeye giden yolu nasıl açtığına dair bir gelecek tasarımını da ortaya koymaktadır."
-Ian Birchall-

Babeuf'ün Hayaleti kitabının yazarı "Bu çalışmada gördüğüm şey, diğer devrim tarihi çalışmalarında eşine rastlamadığım, büyük çapta özgün ve çığır açıcı bir incelemedir."
-Paul Lacombe-

Devrim Tarihçileri kitabının yazarı "Siyasi figürler, kendi dönemleri bağlamında anlaşılmalıdırlar. Mirabeau, Necker, Barnave, Danton, Robespierre... Jaures, Devrimi büyük ölçüde şekillendiren tüm bu adamların portresini çizerken sıklıkla onların psikolojik özlerine de nüfuz edebiliyordu. Monarşinin devrilmesi ya da Jirondenler ve Jakobenler arasındaki mücadele gibi önemli olaylar esnasında bireylerin yaptıkları eylemler olayların sonuçları açısından çok belirleyiciydi."
-Henry Heller

https://www.google.com/amp/s/www.gazeteduvar.com.tr/amp/jean-jauresden-burjuva-devriminin-marksist-analizi-fransiz-devriminin-sosyalist-tarihi-haber-112815

Saint-Just
20-01-2021, 22:32
Hemen ardından Marx'ın Fransız Üçlemesi okunabilir.

https://i.imgyukle.com/2021/01/20/HurKYQ.jpg

"Devrimci ilerleme, kendi yolunu, dolaysız trajikomik başarılarıyla değil, tam tersine birleşik, güçlü bir karşı-devrim yaratarak, bir düşman yaratarak açtı; yıkıcı parti, ancak bu düşmanla mücadele içinde olgunlaşarak gerçek bir devrimci partiye dönüşebildi."

Fransa'daki 1848 Şubat Devriminde, işçi sınıfı, siyaset sahnesine ilk kez ayrı bir sınıf olarak çıkmış, cumhuriyetin ilan edilmesini sağlamış ve bu cumhuriyetin "sosyal" bir cumhuriyet olması için mücadele etmişti. Egemen sınıfların karşılığı, işçi sınıfını erken bir ayaklanmaya zorlayarak, aynı yılın Haziran ayında bir katliam gerçekleştirmek oldu. "Burjuva cumhuriyeti"nin gerçekte "burjuva diktatörlüğü"nden başka bir şey olamayacağı görüldü. Karl Marx, Fransız Üçlemesi'ni oluşturan eserlerinden ilki olan Fransa'da Sınıf Mücadeleleri'nde, işçi sınıfının kapitalist düzen ve onun siyasal kurumları hakkındaki yanılsamalarını çözümlerken, yenilgilerden çıkarılması gereken dersleri tarif ediyor.

Engels'in 1895 tarihli kapsamlı Giriş yazısı ise, Almanya'daki sosyal demokrat parti yöneticilerinin o dönemdeki dayatmaları nedeniyle istemeden çıkardığı pasajları da içeren eksiksiz hâliyle kitapta yer alıyor.

https://i.imgyukle.com/2021/01/20/HuJ7xp.jpg

"On dokuzuncu yüzyılın toplumsal devrimi, şiirini geçmişten değil, yalnızca gelecekten çıkarabilir. Geçmiş hakkındaki tüm boş inançlardan sıyrılmadan, kendisini başlatamaz."

Fransa'daki 1848 Şubat Devriminin ardından işçi sınıfının mücadelesi sayesinde başlayan İkinci Cumhuriyet döneminde, önce işçi sınıfının, sonra da küçük burjuvazinin temsilcileri siyaset sahnesinin dışına atılmış ve burjuvazinin çıplak sınıf egemenliği kurulmuştu. 1848 yılının Aralık ayında halkın büyük çoğunluğunun oylarıyla cumhurbaşkanlığına seçilen Louis Bonaparte, Aralık 1851'de bir hükümet darbesi gerçekleştirerek İkinci Cumhuriyet dönemine son verdi.

Karl Marx, Fransız Üçlemesi'ni oluşturan eserlerinden ikincisi olan 18 Brumaire'de, sıradan ve gülünç bir maceracının kahraman rolünü oynamasını mümkün kılan koşulları çözümlerken, burjuva cumhuriyetçilerinin ve küçük burjuva cumhuriyetçilerinin politikalarının, Louis Bonaparte'ın Aralık 1852'de kendisini imparator ilan edebilmesine nasıl yol açtığını da ortaya koyuyor.

Kitap, 1871 Paris Komünü tarafından kesin olarak doğrulanacak olan bir öngörüyle son buluyor.

https://i.imgyukle.com/2021/01/20/HuQ3Nj.jpg

Komün'ün gerçek sırrı şuydu: O, özünde, bir işçi sınıfı hükümeti, üretenlerin mülk edinen sınıfa karşı mücadelesinin sonucu, emeğin iktisadi kurtuluşunun gerçekleşmesini sağlayabilecek olan en sonunda keşfedilmiş siyasal biçimdi."

Aralık 1852'de kendisini Fransa'nın imparatoru ilan eden Louis Bonaparte 1870 yılında Prusya'ya açtığı savaşta esir düşmüş, ülkede cumhuriyet ilan edilmiş, burjuva siyasetçileri tarafından bir "ulusal savunma" hükümeti kurulmuş ve Paris, Prusyalılar tarafından kuşatma altına alınmıştı. Hızla bir "ihanet" hükümetine dönüşen ve başkentin Prusya'ya teslim edilmesi için çaba harcayan iktidara direnen halk, 18 Mart 1871'de Paris'in yönetimini kendi eline aldı.

Karl Marx, Fransız Üçlemesi'ni oluşturan eserlerinden sonuncusu olan Fransa'da İç Savaş'ta, tarihteki ilk işçi sınıfı iktidarını, yani Paris Komünü'nü ortaya çıkaran koşulları, Komün'ün siyasal ve toplumsal önlemlerini ve yıkılmasının nedenlerini çözümlüyor.

Fransa'da İç Savaş'ın taslak metinlerinden seçme parçalar, Marx'ın nihai metinde özetleyerek aktardığı bazı sonuçlarla ilgili daha geniş kapsamlı değerlendirmelerini de içeriyor.

tek bir kitap halinde toplanmışı da var.

https://i.imgyukle.com/2021/01/20/HuQJKU.jpg

Saint-Just
25-01-2021, 13:33
https://i.imgyukle.com/2021/01/25/HinZ0Q.jpg

1902 tarihli bu kitabın ana temalarını Lenin, "politik ajitasyonumuzun niteliği ile genel içeriği, örgütlenmeye ilişkin görevlerimiz, aynı anda ve pek çok ayrı noktadan başlayarak, Rusya çapında bir savaşçı örgütün kurulması planı" şeklinde sıralıyor. Bu temalar sınıf mücadeleleri tarihinin her döneminin başat temalarıydı ve böyle olmaya devam ediyor. Bu kitaptan itibaren tüm devrimci adımların ilk sorusu olan "Ne yapmalı?" bir teorik çerçeveye sahip hale geldi ve bu başlangıç dünya tarihinin gördüğü en büyük sıçramanın ilk ateşi oldu. Günümüzde de soru ve yanıt hala güncel: "Ne Yapmalı?"

https://i.imgyukle.com/2021/01/25/HinMKs.jpg

Leninizm'in Marksizm'e katkıları içerisinde kimileri için en önemli değer "öncülük teorisi". Elinizdeki kitap, "işçi sınıfı partisi" üzerine Marksizm'in bugüne kadarki birikimini cesur ve özgün bir biçimde ele alıyor. On yıllardır Marksist kuramcılar arasındaki tartışmalarda kilit roller üstlenmiş olan iradecilik, determinizm, özne-nesne ilişkisi, devrimci durum, merkeziyetçilik gibi kavram ve sorunların özgün ama aynı zamanda ortodoks bir yaklaşımla incelendiği "Ne Yapmalı"cılar Kitabı'nda yeni kimi tartışma başlıkları da ortaya çıkıyor.

https://i.imgyukle.com/2021/01/25/HinFHb.jpg

Sovyetler Birliği kimilerinin iddia ettiği gibi dış düşmanlar tarafından çökertilmedi. Ama Sovyetler Birliği, birçok kişinin düşündüğü gibi, kendi kendine de yıkılmadı. Sovyetler Birliği, kapitalizmle giriştiği zorlu mücadelede yenildi. Bu mücadelenin tarafları vardı, bu mücadelenin kuralları vardı. Onlar yok sayılarak Sovyetler Birliği'nde sosyalizmin çözülüşü kavranamaz.

Bu yaklaşımı temel alan "Anti-Tezler"de, Sovyetler Birliği'nin yıkılmasına neden olan gelişmelere ilişkin şu ana kadar ileri sürülen birçok tez ele alınıp, sorgulanıyor.

https://i.imgyukle.com/2021/01/25/HintoS.jpg

Sovyetler Birliği'nin çöküşünün üzerinden neredeyse otuz yıllık bir süre geçti. Bu çöküş, yaşanmış olan en önemli sosyalizm deneyiminin sonunu ifade ediyordu; dolayısıyla tarihin enkritik uğrak noktalarından birini oluşturdu. Aradan geçen süre içerisinde, çöküşün arka planı ve dinamikleri üzerine çeşitli çalışmalar yapılmakla birlikte, bu uğrak noktasının enine boyuna değerlendirilmesi, sosyalizmin geleceği için ciddi bir ihtiyaç olmayı sürdürüyor. ABD'li yazarlar Roger Keeran ve Thomas Kenny'nin yapıtı hem bu açıdan hem de Sovyetler Birliği deneyiminin kimi yönlerini özgün bir biçimde ele alması nedeniyle son derece yararlı, geçmişe ve geleceğe ışık tutan bir çalışma.

Saint-Just
25-01-2021, 15:29
Benim en sevdiğim ve beni en çok etkileyen kitaplardan biri. Kapitalistlerin nasıl yüzsüz asalak ve iğrenç insanlar olduğunu, işçi sınıfının örgütlü mücadelesinin nasıl büyük bir güç olduğunu ve ne yazıkki plansız greve gitmenin acı sonuçlar doğurabileceğini de gösteriyor.

https://i.imgyukle.com/2021/01/25/HiYwr8.jpg

Germinal, işçi sınıfı mücadelesini destanlaştıran bir başyapıttır. Romanda, maden ocaklarındaki ağır ve tehlikeli çalışma koşulları, maden işçilerinin yoksulluğu, iç dünyaları, sevgileri ve mücadeleleri üstün bir anlatımla tasvir edilir. Zola'nın uzun süreli gözlemlere dayanarak ince ince ördüğü bu ölümsüz eser, tarih sahnesinde etkin bir özne olarak kendini duyuran proletaryayı, roman kahramanı olarak yeniden canlandırır.

Acımasız sömürüyü, adaletsizliği, işçilerin yarattıkları değerden neden hiç pay alamadıkları gerçeğini, okurun suratına bir tokat gibi çarpar. Yazıldığı günden bugüne dünya çapında yüzden fazla ülkede yayınlanan ve sinemaya da uyarlanan romanda anlatılan, 2014 Mayıs'ında Soma'da yaşanan büyük facianın da gösterdiği gibi, tarihin acı bir sayfası değildir sadece, işçi sınıfının güncel hikâyesidir.

1860'larda, Fransa'nın kuzeyinde, sıradan bir gecede, genç ve işsiz bir adam olan Étienne, Montsou'ya yürümektedir. Burası, sömürüye, yoksulluğa ve ölüme terk edilmiş bir madenci kasabasıdır. Étienne, kasabanın geçim kaynağı olan maden ocağına inecektir. Ancak sermaye sahiplerinin giderek ağırlaştırdığı çalışma şartları, tüm kasaba halkını özgürlük ve ekmek için karşı konulamaz bir mücadeleye sürükleyecektir. Eseri, Germinal'in Türkçedeki ilk ve yetkin çevirisiyle sunuyoruz.


Bir kadın için, birbirine tamamen zıt iki erkeğin mücadelesini konu alıyor. Hastalıklı bir aşk üçgenine dönüşüyor. Çok güzel bir İngiliz edebiyatı klasiği.

https://i.imgyukle.com/2021/01/25/HiY94n.jpg

"Uğultulu Tepeler tüm bir türü kökten etkiledi."
-Ursula K. Le Guın-

Tarihin en önemli kadın yazarlarından Emily Bronte'nin ardında bıraktığı -ne yazık ki- tek roman olan Uğultulu Tepeler, edebiyatın ve roman geleneğinin zirve noktalarından.

Kasvetli York kırlarındaki Thrushcross Grange'in yeni kiracısı Lockwood'un, bir gece ev sahibinin Uğultulu Tepeler'deki evine sığınmak zorunda kalmasıyla başlıyor hikâye. Gecenin sakinleşmesi beklenirken, geçmişin rüzgârları ve fırtınaları da köşkün içinden yükseliyor.

İngiliz edebiyatının en gerçekçi erkek karakterlerinden Heathcliff ve en sevilen kadın kahramanlarından Catherine Earnshaw arasındaki gerilimli tutku ve nihayetinde gerçekleşen ihanetin yıllar öncesinden gelen anıları kendilerini hatırlattıkça, Bronte'nin fısıltıları da kulağımızda uğulduyor.

Heathcliff'in aksiliği ve intikam tutkusu bir sonraki nesli etkilerken, masum varisler de geçmişin üzerlerinde gezinen hayaletinden kaçmaya çalışıyor.



Okurken bu kızı birazda kendime benzettiğimden dolayı çok sevmiştim. 😊

https://i.imgyukle.com/2021/01/25/HiY6Gh.jpg

Zweig hayatının son dönemlerinde başladığı, taslağı 1981'de gün ışığına çıkarılan ve yayıncısı tarafından tamamlanan Clarissa'da, 1902 yılından Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesine kadar geçen dönemde, dünyanın halini genç bir kadının gözünden anlatır. Avusturyalı bir subayın kızı olan Clarissa bir manastır okulunda büyümüş, eğitimini tamamladıktan sonra Viyanalı ünlü bir sinir hastalıkları uzmanının yanında çalışmaya başlamıştır. Lozan'daki bir kongrede barışsever Fransız öğretmen Léonard'la tanışır. Birbirlerine âşık olurlar. Savaş yüzünden ayrılmak zorunda kaldıklarında Clarissa hamiledir. Üstelik karnındaki bebeğin babası aynı zamanda düşmanıdır da. Milliyetçi bir histerinin kol gezdiği parçalanmış Avrupa'da bu bebeği doğurmak yalnızca kişisel bir karar değildir artık.

Saint-Just
31-01-2021, 15:17
Dizisini falan boşverin. Bu kitap muhteşem. Okuyunca Spartaküs'e daha da hayran kaldım. Neden Marx'ın kişisel kahramanı olduğunu da daha iyi anlıyorsunuz. Çok cesur, çok akıllı ve güçlü bir lider, ama biraz çoçuksu bir yan da verilmiş ve yazar bunu trakyalı olmasına bağlamış. :) Bir de eklemeden geçemiyicem, Köle ordusuna katılmaya hazırlanan diğer köleler aralarında konuşurlarken "Aptallar kendilerine bir trakyalı' dan başka lider bulamamışlar mı?" kısmını okuyunca çok gülmüştüm. İlk başta niyetleri sadece yurtlarına dönmek olsa da (Spartacus dahil), Spartacus'un aslında bunun kurtuluş olmadığını görmesi ve tüm köleleri gerçekten kurtarıp onlara bir yurt sağlamak istemesi ile zaman zaman ayrılığa düşeceği ama onlar üzerindeki otoritesini koruyacağı komutanları gannicus, crixus, castus vs ile zalim ve acımasız roma imparatorluğuna karşı amansız bir savaş başlatıyor. Spartaküs üzerine gönderilen her orduyu yenmesi ve hiç bir savaşını kaybetmemesiyle roma'nın üzerine korku salıyor.

https://i.imgyukle.com/2021/01/31/He41GS.jpg

İskoç edebiyatının en büyük yazarlarından Lewis Grassic Gibbon'un ünlü tarihî romanı. İ.Ö. 73'te Gladyatör Spartacus önderliğindeki köle ayaklanması, çağlar boyunca haksızlığa ve baskıya karşı başkaldıranlara esin verdi. Gibbon, bu tarihsel olayı zengin arkaplan bilgilerine dayanarak romanlaştırıyor. Sömürülen ve baskıya uğrayanların tarihi olarak okunacak bir eser.


https://i.imgyukle.com/2021/01/31/He4Kbb.jpg

Dünyayı Sarsan On Gün, 1917 Ekim Devrimi'ni olanca canlılığıyla yansıtan bir anlatıdır. Devrimi günbegün izleyen Amerikalı gazeteci John Reed bir tarihçi titizliğiyle, belgelere dayanarak kurar yapıtını. Bu kitabı eşsiz kılan, başkaldırının açığa çıkardığı yaratıcı enerjiyle kaleme alınmış olmasıdır. Öyle ki baş döndürücü bir ivmeyle gelişen onca olay; gazete haberleri, polemikler, telgraflar, çağrılar ve bildiriler bir solukta okunmaktadır.

Umutlu bir anlatıdır Dünyayı Sarsan On Gün. Delik ayakkabılar içinde üşüyen ayakların umudu, isten kararmış izbelerin kararlılığı, aç midelerin cesareti üzerinedir. İşçi sınıfı tarih sahnesine bir kez daha çıkar: Ancak bu kez muzaffer özne olarak... Tarih çizgisinin kırıldığı bu noktada, John Reed'in okurları da sarsıntıya tanık olmaktalar.


Bu kitaplarda akademik bir biyografiden çok Marx'ın kişisel özelliklerine, aile hayatına daha çok nüfuz ediyorsunuz. Biri dostu Wilhelm Liebknecht tarafından, diğeri torununun oğlu Robert-Jean Longuet tarafından kaleme alınmış. Özellikle Liebknecht'in kaleme aldığı ve onunla yaşadığı anılar kısmı, onu anlattığı kısımlar çok etkileyici, zaman zaman çok eğlenceli bazen de ne yazıkki yaşadığı zorluklar ve kayıplar nedeniyle hüzünlü bilgiler içeriyor.

https://i.imgyukle.com/2021/01/31/He4z5G.jpg

Bilim insanı Marx'la siyasetçi Marx'ı ele almamalı ya da bu konuda en çok geçerken birkaç söz etmeliyim. Bilim insanı veya siyasetçi Marx, herkesin gayet iyi bildiği bir resim; ben, tanıdığım Marx'ın insanlığını anlatmaya çalışmalıyım."

Wilhelm Liebknecht, yazdığı bu kısa biyografinin amacını böyle özetliyor. Alman sosyalist hareketinin önemli önderleri arasında olan Liebknecht, Marx'la çok yakın çalışmış ve onun yaşamını çok yakından gözlemlemişti. Bu kitapta bize, Marx'ın yaşamından ilginç bir kesit sunuyor

https://i.imgyukle.com/2021/01/31/He4m0f.jpg

Bilimsel sosyalizmin kurucusu Karl Marx'ın soyundan gelen, toplumsal, siyasi incelemeleri ve etkinlikleriyle aile geleneğine sadık kalan Robert-Jean Longuet, bu kitapta büyük dedesinin ve Marx ailesinin yaşamını tanıtıyor. Robert-Jean Longuet; Le Populaire adlı günlük gazetenin kurucusu ve sosyalist önder Jean Longuet'nin oğlu, Jenny Marx ile komünar Charles Longuet'nin torunu, Karl Marx'ın torununun oğludur.

Sade, kolay okunur bir biyografi özelliği taşıyan kitap, yoğun bir araştırmanın ürünüdür. Yazar, Marx'ın portresini çizmeden önce, büyük bir belge yığınını gözden geçirmiş, yazarın Toplu Yapıtlar'ı ile yazışmalarını ayrıntılı olarak incelemiştir. Kitap, aile bireylerinin, ayrıntıları canlandıran anılarına da başvurarak, hem Marx'ın araştırmalarına, bilimsel çalışmalarına ve olağanüstü siyasi etkinliğine hem de kişiliğine, özel düşüncelerine ve aile yaşamına dengeli bir şekilde yer veriyor. Marx'ın içinde büyüyüp geliştiği aile ortamı, kent hayatı ve siyasal iklim, lise ve üniversite öğrenimi anlatıldıktan sonra, bilimsel sosyalizmin keşfine varan sancılı arayışları ve toplumsal gözlemleri çarpıcı bir şekilde sunuluyor. Sürgünlüğün, yoksulluğun, evlat ölümlerinin damgasını taşıyan, bir yandan da büyük yaratma ve mücadelelere sahne olan yılların ana çizgileriyle canlandırıldığı kitap, Marx ailesinin bireylerine ilişkin anılarla tamamlanıyor.

marcos
31-01-2021, 18:57
Spartacus hakkında yazılan kitaplar çevrilen filmler hepsi kurgudur.Spartacus hakkında tek bilgi Romalı tarihçi yazar devlet adamı Tullius'un eserlerinde paragraf içinde bir kaç cümleden ibarettir. Orada amaç Spartakus' u anlatmak değil Marcus Crassus' un Roma devlet kademelerinde yükselmesini anlatmaktır.

marcos
31-01-2021, 19:07
Marcus Crassus değil Marcus Antanius doğrusu.

Saint-Just
31-01-2021, 19:40
Spartacus hakkında yazılan kitaplar çevrilen filmler hepsi kurgudur.Spartacus hakkında tek bilgi Romalı tarihçi yazar devlet adamı Tullius'un eserlerinde paragraf içinde bir kaç cümleden ibarettir. Orada amaç Spartakus' u anlatmak değil Marcus Crassus' un Roma devlet kademelerinde yükselmesini anlatmaktır.

Kitap tarihsel bilgilerin romanlaştırılmasına dayanıyor. Elbette kurgu içerecek.

Spartacus hakkında sadece tullius değil appian ve başka tarihçilerde yazmıştır. Köle ayaklanması ve spartacus-roma savaşı da bir kurgu değil tarihsel bir gerçektir.

marcos
31-01-2021, 20:13
Appianus köle ayaklanmalarını mı anlatıyor yoksa Spartacusu mu?

Capua' da gladyatör okulundan firar eden 60 kişi Roma tarafından biliniyor bilinmemesi imkansız zaten.Bunlar kimdir şekli şemali nedir biliniyor.Oysa Roma Spartacus nasıl biridir uzun boylumudur kısa boylumudur sarışın mı dır esmer mi dir bilmiyor.

Appia yolunda köleleri gladyatörleri çarmıha geren Crassus' un amacı Spartacusun kim olduğunu kölelere itiraf ettirmek oysa kimse Spartacusu ele vermemiş.6000 kişinin çarmıhta acı içinde ölme uğruna Spartacusu ele vermemeleri akla pek uygun değil.Büyük ihtimal Spartacusun kim olduğunu bilmiyorlardı.Roma' da şu kişi Spartacus olabilir dememiş çünkü ellerinde Spartacusa ait veri yok.

Benim düşüncem (sadece kişisel) Spartacusun Capua' dan kaçanlar tarafından köleleri galeyana getirmek ve Roma' ya korku salmak için tasarladıkları propaganda.

Saint-Just
31-01-2021, 20:48
Spartacus nasıl biridir nasıl bilinmiyor ya, adamın trakyalı olduğu ve batiatus isimli lannistanın okulunda gladyatör olduğu biliniyor. Gladyatör okulundan başlayarak ayaklanmaya liderlik ettiğinde biliniyor.

Köle ordusunun crixus, castus, gannicus gibi komutanları da olduğu biliniyor. Bunların Spartacus le ilişkileri veya ayrılıkları da biliniyor. Ordularını nasıl yönlendirdikleri de ve savaşların gelişimi de biliniyor. Appian da elbette spartacus ü yazıyor. Sadece appian değil pek çok tarihçi yazıyor. Bütün bu adamlar komplo ürünü hayaller mi?

Kişisel düşüncelerin komplocu zırvalar olması yanı sıra egemenlerin düşünce ve ideolojilerini yansıtır. Roma'ya korku salınmasının sebebi adamlar uydurmak değil (nasıl olacaksa o) üst üste kazanılan zaferlerdir.

Ayrıca Crassus un köleleri çarmıha germesini asıl nedeni kara muratı ortaya çıkarmak mı yoksa yol boyunca gelen kölelere göz dağı verip korkutmak ve isyancı "cezalandırmak" mı?

marcos
31-01-2021, 21:02
Spartacus hakkında gerçekten su götürmez bilgi/kanıt yoktur.Ben sizi anlıyorum.İnsanlar İsa hakkında da Muhammed hakkında da bilgi/kanıt var sanıyor.Bu durumu doğal karşılıyorum.

Bahsedilen eserler Spartacusu değil iç savaşı anlatır.Oysa incil İsa' yı anlatır. İsa buna rağmen mittir.Eserler de isim geçmesi varlığa delil olmaz.Hesiodos işler ve günler eserinde Tanrıları ayrıntılı anlatır.Fakat bu durum Tanrıları var etmez.

Acı yolunda idam edilen kölelerden Spartacusu ele vermeleri onun hakkında bilgi vermeleri istendiğini biz yine Roma eserlerinden anlıyoruz.Oysa köle ordusunun diğer komutanlarını biliyorlar ve onlar hakkında bilgi istemiyorlar.

Her şeyden önce Roma tarihini yazanlar Spartacus hareketinin düşmanları.Egemenlerin yazdığı tarihe şüpheyle yaklaşmak en doğrusu.

Saint-Just
31-01-2021, 21:13
Sadece spartacus değil bütün köle savaşı yada bunlara liderlik edenler hakkında su götürmez bilgi/kanıt var mı ki? Bu kıstasları kullanırsak bahsedilen köle savaşı da bir fantazi olarak yorumlanabilir.

Bu kişiler ve içerisinde oldukları olaylar hakkında kesin güvenilir bilgimiz yoktur zaten. Ama bu onların kurgu olduğunu göstermez. İsa yada Muhammed dinsel inanışların bir tarafı. Biz burda tarihte gerçekleştiği bilinen bir savaşı ve bu savaştaki tarafların komutanları hakkında bilgilere de sahibiz.

Saint-Just
05-02-2021, 18:37
Yordam yayınevinin sosyalist cep kitapları serisinin neredeyse hepsini okudum. Burda en sevdiklerimi paylaşıcam.

Bu iki kitap benim en sevdiğim giriş kitapları, birisi Emile Burns, birisi ülkede bu konudaki en donanımlı ve bilgili marksist olduğu için bir Rus ansiklopedisinin isteği üzerine marksizm'i tanıtmak ve anlaşılır bir şekilde özetlemek için Lenin tarafından yazılmış. Lenin ilk başta kabul ettiği bu yazıyı çok yoğun olduğu ve istenen tarihte yetiştiremeyeceği için kibarca başka bir marksiste yazdırmalarını rica etse de, yayınevinin onun yazması konusunda çok ısrar etmesi ve yazıyı teslim etmeyi ileri bir tarihe alabileceklerini söylemesi üzerine, Lenin son bir gayretle yazıyor ve bitiriyor.

İki kitabında ortak noktası marksizm'i, felsefi, ekonomik ve siyasi-toplumsal (sosyalizm) öğretisi olmak üzere üç ana başlıkta özetlemeye çalışması. Bu da Lenin'in yazısının başlarında belirttiği üzere "Marksizm'in 19. Yüzyılda insanlığın en ileri üç ülkesine ait üç ana düşünce akımının (klasik Alman felsefesi, klasik İngiliz ekonomi politiği ve genel olarak Fransız Devrim öğretileriyle bütünleşik olarak Fransız sosyalizmi) sürdürücüsü ve bunların dahiyane bir şekilde tamamlayıcısı olan bir öğreti olması sebebiyle tabiki.

Özellikle Emile Burns'ün kitabını çok sevdim. Lenin'den sonra yazıldığı için ondan etkilenerek yazıldığını düşünüyorum. Çoğu yerde zaten Lenin'i övüyor. Ekim Devrimi'nden sonra ve SSCB'de sosyalizmin olgunlaştığı dönemlerde yazıldığı içinde olabilir çok açıklayacı bir şekilde yazılmış. Neredeyse el kitabı gibi (zaten kitabın İngilizce baskısının ismi "handbook of marxism")
https://i.imgyukle.com/2021/02/05/HAw7gG.jpg

Tanınmış İngiliz Marksistlerinden Emile Burns'ün bu eseri ilk olarak 1939 yılında yayınlanmış, onlarca yıl boyunca yapılan yeni basımlarıyla dünyanın çeşitli ülkelerinde işçilerin ve öğrencilerin Marksist dünya görüşünü öğrenmelerinde başlıca kaynak olmuştur.

Toplumsal gelişmenin yasaları, kapitalist toplum, emperyalizm, sınıf mücadeleleri ve devlet, sosyalist toplum, tarihin Marksist yorumu gibi bölümlerden oluşan eser, Marksizmin yoğun, anlaşılır ama sığ olmayan bir özetidir.


https://i.imgyukle.com/2021/02/05/HAw0Qf.jpg

Lenin'in Marx'ı ve Marksizmi tanıtmak üzere 1914 yılında popüler bir ansiklopedi için kaleme aldığı bu metin, Karl Marx'ın kısa yaşamöyküsünü ve Marksizmin yoğun ve anlaşılır bir özetini sunuyor. Daha sonra, Lenin'in sağlığında, kitapçık olarak da yayınlanan bu parlak özet, Marksizm okuyucuları için yol gösterici nitelikteki ayrıntılı bir kaynakça da içeriyor.

Kitapçıktaki fikirleri bütünleyen "Marksizmin Üç Kaynağı ve Üç Bileşeni" başlıklı makale, Marksizmin beslendiği kaynaklara, bu kaynaklarla kurduğu eleştirel ve sahiplenici ilişkiye açıklık getiriyor. Marksizmin, mirasçısı olduğu ama kapsayarak aştığı Alman felsefesi, İngiliz ekonomi politiği ve Fransız sosyalizmi üzerinde duruyor.

Bu kılavuz kitap, Mazlum Beyhan'ın Rusça aslından yaptığı özenli çeviriyle sunuluyor.



Marx'ın Kapital'ini okumak ve anlamak çok zor olduğu için yöneldiğim giriş kitaplarından en sevdiğim budur. Bu kitap sayesinde marksist iktisadı ve kapitalizm'in işleyişini çok daha iyi biliyorum. Herkese tavsiye ederim.

https://i.imgyukle.com/2021/02/05/HAwb0H.jpg

Kapital'in yayınlanmasından bu yana kapitalizm, Marx'ın kapitalizm eleştirisinin yanlış ve yersiz olduğunu kanıtlamaya uğraşadursun Marx ve temel eseri Kapital, dünyayı anlamak isteyen her yeni kuşağa uygun aletler geliştirmeyi sürdürmüştür.

Çoğu insanın, dünyadaki her şeyin pek de düzgün yürümediği yönünde en azından bir sezgisi vardır. Pek çok kişi de insan soyunun karşısında bir yığın büyük problem olduğu konusunda sezginin de ötesine geçmiştir. İşte Marx'ın Kapital'i niye böyle olabileceğinin en sistemli açıklamasıdır.

Ne var ki, Kapital'i okumanın ve anlamanın pek çok güçlüğü vardır. Bu güçlüğü aşmak üzere çok sayıda giriş kitabı yazılmıştır. Mike Wayne'in elinizdeki çalışması da bu okuma güçlüğünü aşmak için okurlara yardımcı olmak üzere yazılmış bir giriş kitabıdır. Kapital okumaya hazırlık kitabı da denebilir. Marx'ın büyük eserinin özünü oluşturan görüşleri sergileyen ve güncel verilerin ışığında Kapital'in analizinin doğruluğunu ortaya koyan kitap, güzel ve çarpıcı resimlerle daha da çekici hale getirilmiştir.


Bu kitap kısa olsa da gerçekten çok yararlı, köktendinciliği çok geniş ve diyalektik açıdan inceliyor. Köktendinciliği iki farklı kültürün karşılaşması anında birinin diğerini şiddetle itmesi ve bunu yaparken mitolojik anlatılara yaslanması çoğu zaman ırkçılığı da beraberinde getirmesi vs. Şeklinde tanımlıyordu yanlış hatırlamıyorsam. Köktendinciliğin sadece İslami köktendincilik ile sınırlı olmadığını bunun Avrupa, Amerika ve asyada çindeki tarihsel gelişimini ve güncel örneklerini de açıklıyor. Gerçekten çok ilginç ve güzel bir kitap.

https://i.imgyukle.com/2021/02/05/HAwfbI.jpg

Uluslararası Marx-Hegel Diyalektik Düşünce Topluluğu'nun başkanı Prof. Domenico Losurdo, bu kitapta sadece İslami değil, aynı zamanda Yahudi ve Hristiyan köktendinciliğinin tarihsel, sosyolojik ve siyasal kaynaklarını tartışıyor. Böylece indirgemeci ve tek taraflı yorumları ters yüz ediyor: Bir yandan güncel siyasal tartışmalarda birbirinin karşı kutbunda yer aldığı varsayılan farklı köktendincilikleri eleştirel bir gözle ele alarak, sadece farklılıklarına değil, aynı zamanda ortak noktalarına da işaret ediyor. Köktendinciliği İslam ve Doğu toplumlarına zimmetleyen "aydınlanmış Batı uygarlığı" iddiasını tarihsel ve güncel örneklerle eleştiriyor.

Bunun yanı sıra, özellikle son on yıllarda köktendinci hareketlerin yükselişine özcü ve kendinden menkul açıklamalar getiren, adeta "kaçınılmazlık" atfeden iddialara karşı, bu olguyu tarihsel ve sosyolojik temelleri üzerine oturtuyor. Köktendinciliğin bir siyasal hareket olarak kapitalist modernleşme, bağımsızlık hareketleri ya da ayrılıkçılık gibi farklı toplumsal/siyasal olgularla ilişkisini tartışıyor.


Bu kitapta diyalektik materyalizm'i özetlemek için Marx ve Engels'in çok önemli görülen yazıları belli bir sıraya göre toparlanmış.

https://i.imgyukle.com/2021/02/05/HAw6xA.jpg

Bu kitap, tarihsel maddecilik görüşünü, özgün metinlere dayanarak görece küçük oylumlu bir kitap içinde, olabildiğince varsıl bir biçimde sunmayı amaçlıyor. Bundan yaklaşık yarım yüzyıl önce Fransız Marksist Emile Bottigelli tarafından gerçekleştirilen bu derleme, Karl Marx ile Friedrich Engels'in bu konuda kaleme aldıkları en ünlü metinlerinden yapılmış bir seçme niteliğinde. Metinlerin bir bölümü, zamanında kitap ya da makale olarak yayınlanmış, bir bölümü el yazması olarak kalmış, bir bölümü ise mektup parçaları.
Okurun burada yanıtını bulacağı önemli soruların birkaçı şöyle sıralanabilir: Marx ile Engels, Hegel'in diyalektiğini nasıl anlamışlar ve nasıl kullanmışlardır? Feuerbach düşüncesinde en çarpıcı örneğini bulan metafizik maddeciliğin, toplumsal bir varlık olarak insanı kavrayışındaki temel eksiklik nedir? Diyalektik maddeciliğin doğa bilimleri ile tarih bilimleri anlayışı nedir? Toplum bilimlerinde yöntem ne olmalıdır? Toplumsal ilişkilerde iktisadi etmenin son çözümlemede belirleyici olması ne demektir? Karşılıklı belirlemeler dizgesi içinde devletin, siyasetin, dinin, ideolojinin, felsefenin, bilimlerin etki biçimleri ve ağırlıkları nedir? Toplumsal belirlenme ile bireysel özgürlük nasıl bağdaşır?

Yıldıztozu
05-02-2021, 22:40
Robert Kiyosaki - Kapitalist Manifesto.

Yakında basılmaya başlayacak bu kitap muhtemelen dünya geneli çok satanlar arasına girecektir.

Saint-Just
06-02-2021, 21:12
İlk kitap çok güzel bir derleme. Özellikle Marx ve Engels'in özgürlük ve eşitlik gibi kavramları materyalist temelde çözümlediği bölümler çok faydalı oldu. İkinci kitap ta sovyet hukukçularının, sosyalist hukuk hakkındaki görüşleri de ayrıntılı bir şekilde karşılaştırılması da güzel olmuş.

https://i.imgyukle.com/2021/02/06/LkLEee.jpg

Şimdiye kadar pek az düşünür Marx kadar tartışılmıştır. Aradan yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen Marx'ın "dünyayı değiştirmeyi" hedef alan devrimci politik fikirleri hâlâ etkili ve canlı. Bu canlılığın herkesin hayatını etkileyen kapitalist dünya sistemiyle de doğrudan ilgisi var tabii: İnsanı özüne ve hemcinslerine yabancılaştıran, tüm insani değerleri "meta"ya indirgeyen, yoksulları daha yoksul kılan, gelir uçurumunu derinleştiren, ücretleri düşüren, iş güvenliğini hiçe sayan, ekonomik krizleri ve sosyal felaketleri yaratan, hukuk devletini otoriter polis devletine çeviren, dünyanın her köşesinde maddi çıkar uğruna savaşlar çıkaran ve insanları birbirine kırdıran "kapitalizm" sürdükçe, Marx'ın anti-kapitalist görüşleri varlığını sürdüreceğe benziyor. Marx kapitalizmin şifrelerini kendine özgü metoduyla teker teker çözerken, kapitalist üretim tarzının modern devlet yapılanmasıyla olan ilişkisini de derinlemesine eleştirmiş; buradan hareketle de, insanlığın özgürleşmesi için hem modern devletin hem de kapitalizm ortadan kalkması gerektiği sonucuna ulaşmıştır.

Bu kitapta bir araya getirilen parçalar Marx ve Engels'in özellikle devlet ve hukuk eleştirilerini içeriyor ve bu parçalar güncel kimi sorulara da cevaplar sunuyor: Devlet nedir? Modern hukuk sistemi temelinde neye dayanmaktadır? Hukuk ve devlet arasındaki ilişkilerin kapitalizmin işleyişiyle ne türden bağlantıları vardır?

https://i.imgyukle.com/2021/02/06/LkLocR.jpg

Marksist hukuk teorisi var mıdır ya da Marksizmin hukuka bakışı nasıldır? Onur Karahanoğulları, Marksizm ve Hukuk kitabında bu temel soruyu tartışıyor. Bir yandan, Marksizmin hukuka bakışını en genel ve temel önermeleriyle aktarıp bu alandaki farklı yaklaşım ve tezleri özetlerken; bir yandan da genç hukukçuları hukuk çalışmaya, hukuk teorileri geliştirmeye çağırıyor.

Marx, kendisi de hukukçu olmasına rağmen hukuku bir toplumsal ilişki biçimi olarak bütünsel bir çalışmanın konusu yapmamış, hukuku bir bilinç biçimi olarak, aşılması gereken bir yabancılaşma alanı olarak değerlendirmişti. Karahanoğulları, Marksizmin hukukla temel "derdi"nin hukuksal bakışın yanlışlığını göstermek, eleştirmek olduğunun altını çiziyor.

Öte yandan, hukuk kuralı, hukuksal biçim, hukuksal ilişki, hukuk öznesi, hak, hukuksal işlem vb. gibi hukukun temel kavramlarını Marksist yöntemle inceleyen Karahanoğulları, konuyla ilgili yeterli sayıda çalışma bulunmadığı saptamasından yola çıkarak, Marksist hukuk yaklaşımının oluşturulmasının günümüzde gerçek bir ihtiyaç hâline geldiğini belirtiyor.

Kitap, Marksizm ve hukuk konusuyla ilgili olarak bugüne dek yazılmış en önemli çalışmaları tanıtıp farklı görüşleri aktararak, aynı zamanda eleştiri ve öneriler de geliştirerek bu alandaki bir boşluğu dolduruyor.

Bu manga serilerini de çok tavsiye ederim. Manifestonun mangasında daha çok paris komünü temel alınmış. Kapital ve Türlerin Kökeni'nde basit bir şekilde öğrendiğiniz kadar eğleniyorsunuzda, okurken kaç kere kahkaha attığımı hatırlıyorum 😊
Aynı şekilde yengeç gemisinde işcilerin maruz bırakıldığı koşullar çok acı olsada bunun da üstesinden birlikte örgütlenerek gelmeye çalışıyorlar.

https://i.imgyukle.com/2021/02/06/LkLQwY.jpg

Karl Marx'ın temel yapıtı Kapital'in çizgi romanı Kapital Manga'yı 2009 yılında okurlarla buluşturan Yordam Kitap, şimdi de bilimsel sosyalizmin en yaygın belgesi Komünist Manifesto'nun çizgi romanı Komünist Manifesto Manga'yı yayınlıyor.

Karl Marx ile Friedrich Engels tarafından kaleme alınan Komünist Manifesto'nun ilk basımı 1848 Şubatında Londra'da yayınlandı. O tarihten bugüne belli başlı dünya dillerinde sayısız basımı yapıldı; bugün de yaygın bir ilginin konusu olmaya devam ediyor. Bu ünlü tarihsel belgenin özünü, çizgi roman formunda, bir öykü ile iç içe sunan Komünist Manifesto Manga, hem Manifesto'nun içeriğini merak eden okuyuculara hem de çizgi roman-manga tutkunlarına zevkli bir okuma vaat ediyor.

https://i.imgyukle.com/2021/02/06/LkLnHP.jpg

https://i.imgyukle.com/2021/02/06/LkLJ1q.jpg

Bu kitapta, bilimsel sosyalizmin kurucusu Karl Marx'ın başyapıtı Kapital, manga (Japonlara has çizgi roman) formunda öyküleştiriliyor. Kapital'in özü ve temel kavramları, bir peynir fabrikasındaki üretim süreçleri etrafında gelişen çarpıcı bir öyküyle iç içe anlatılıyor ve böylece genellikle göz korkutan bir eser olarak görülen Kapital çok geniş bir okur kitlesinin ilgi odağı haline geliyor.

Dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan bu çalışmanın özgün basımı Aralık 2008'de Japon yayınevi East Press tarafından gerçekleştirildi. İçeriği ve kurgusu kadar görselliğiyle de ilgi çeken eserin yayını dünya çapında büyük yankılar yarattı, satış rakamı kısa sürede 100 bini geçti. Japonca aslından özenli bir çeviriyle Türkçeye kazandırılan kitapla Kapital'in teorik özü ve kavramları rahat okunur bir tarzda okurların dikkatine sunuluyor.

Kapital Manga, zevkli bir okuma vaat ediyor: Hem Kapital'in pasajları içinde gezinirken aylarını tüketmiş olanlar için, hem Kapital'i okuma hayalini hayata geçirememiş okurlar için... Hem Kapital'in en temel kavramlarıyla tanışmak isteyen gençler için, hem de genç-yaşlı çizgi roman ve manga tutkunları için...


Kapital Manga'nın ikinci cildinde, Marx'ın ölümünden sonra Kapital'in ikinci ve üçüncü ciltlerini yayına hazırlamış olan Friedrich Engels, anlatıcı olarak çıkar okur karşısına. Engels, meta, para, kullanım ve değişim değeri, değişmeyen ve değişen sermaye, artık değer gibi kavramları tanımlayarak sömürünün nasıl gerçekleştiğini, kapitalist üretim sürecinin nasıl kaçınılmaz olarak bunalımlara yol açtığını, peynir fabrikası örneği üzerinden çarpıcı ve anlaşılır bir dille özetler.

Bu arada kahramanlarımız Robin ve Daniel, işlerini büyütmenin keyfini yaşamaktadırlar. Piyasaya sundukları yeni peynir çeşidi çok tutulur, satışlar artar. Patlayan talebi karşılamak için krediler alınır, fabrikanın kapasitesi artırılıp makineleri yenilenir... Her şeyin tıkırında gittiği sanılırken, genç fabrika sahipleri, kendilerini bunalımın ortasında bulurlar. Gerisi çok tanıdıktır: Kapanan fabrikalar, kapı dışarı edilen işçiler, batık bankalar... Günümüz dünyasının gerçekleri, bizim hikâyemiz!

https://i.imgyukle.com/2021/02/06/LkLVkN.jpg

20. yüzyılın ilk yarısında Japonya'nın kuzeyinde bir yengeç işleme gemisinde, işçilerin insanlık dışı koşullara karşı gerçekleştirdiği bir başkaldırının öyküsü… East Press'in Kapital Manga ile aynı dizi içinde yayınladığı Yengeç Gemisi, Japon edebiyatının 20. yüzyıl klasiklerinden birinden uyarlanmış. Yazarı Takici Kobayaşi, 1920'lerde yükselen Japon proleter edebiyatının öncülerinden. Gözaltında işkence edilerek öldürülen bir romancı. Yazarın bu ünlü romanı, 2008 yılında manga (çizgi roman) olarak yayınlanınca büyük ilgi görererek 1 milyona yakın bir satış rakamı elde etti.1920'li yılların sonları… Japonya'nın kuzeyinde, kutuplara yakın Hokkaido Limanı'ndan demir alan bir gemi soğuk denizlere açılıyor. Bu gemi, bir çeşit yüzer fabrika; Japon ordusunun ihtiyacını karşılamak üzere yengeç işliyor. Av takalarıyla çıkarılan yengeçler, gemide işlenerek konserve yapılıyor. Ama çalışma koşulları insanlık dışı.

Edit: Türlerin Kökenini eklemeyi unutmuşum 😊

https://i.imgyukle.com/2021/02/06/LkjxQQ.jpg

Yordam Kitap, Marx'ın temel eseri Kapital'in manga (çizgi roman) uyarlamasından sonra bir başka çığır açıcı klasik olan Türlerin Kökeni'nin mangasını yayınlıyor. Charles Darwin'in büyük eseri Türlerin Kökeni, bilimde devrim yaratmış, binlerce yıllık tabuları yıkarak evrim biliminin temelini atmıştır. Aradan geçen 150 yılda, Darwin'in ünlü teorisi, yeni bulgu ve kanıtlarla güçlendi. Ama yaratılışçılık da, bilimin gelişmeleri karşısında gerilemiş olsa da iktidarlardan beslenerek iddialarını sürdürmeye devam ediyor. Bu nedenle Darwin'in evrim teorisi ve temel eseri Türlerin Kökeni biyoloji biliminin alanından taşarak sosyal ve politik yaşamda yürüyen canlı bir tartışmanın ve saflaşmanın konusu olmaya devam ediyor.

Kapital Manga gibi yine Japon yayınevi East Press tarafından hazırlanan Türlerin Kökeni Manga, Darwin'in yaşam öyküsünü, Galapagos Adaları'na uzanan ünlü yolculuğunu biyoloji biliminde devrim yaratan Türlerin Kökeni ile iç içe anlatıp öyküleştiriyor.

Saint-Just
11-02-2021, 21:53
https://i.imgyukle.com/2021/02/11/LubHbP.jpg
Global haritanın sınıf dışı milliyetçi-dinci güçler tarafından belirlendiği ve sınıfın değişik siyasi, teknik gerekçelerle neredeyse tümüyle gözden düştüğü günümüz koşullarında, her şeye rağmen biz hâlâ sınıfın varlığından ve toplumsal ilişkileri belirlemedeki (en azından) potansiyel üstün konumundan söz ediyoruz.

Neden böyle? Son kriz koşullarında sınıfın yeniden, nasıl, karşı görüşlere sahip olanlar da dâhil, herkesin gündemine oturmaya başladığını gösteren veriler, sınıfı toplumsal bir gerçeklik olarak apaçık saptıyor. "İşte sınıf" diyor.

Ama zaten o hiçbir zaman yok olmamıştı ki...



https://i.imgyukle.com/2021/02/11/Lu4xl8.jpg
Marksizm açısından sınıf bilinci, sınıfın toplumsal mücadele içinde ortaya çıkan, gelişen ve en nihayetinde kendi siyasi hedefine, toplumsal kurtuluş yoluna bağlanan bilişsel ve pratik var oluş halidir. Proletarya için bütün bunlar sosyalizm doğrultusunda anlam kazanır. Dolayısıyla Marksizm'de sınıf bilinci konusu sınıfların, kapitalist üretim ilişkileri içinde birbirlerine karşı konumlanışlarında tezahür eden, birbirleriyle ilişkilenme biçimidir. Marksizm sınıf bilinci olgusunu başlı başına bir inceleme alanı olarak değil ama, işte bu mücadele sürecine içkinleşmiş bir olgu olarak tanımlar. Marksizm'de sınıf bilinci, sınıfların karşılıklı ilişki halinde söz konusu edildikleri her tasvirin içeriğine sinmiş en önemli gerçekliklerden birisidir. Sınıflar mücadele halinde gerçeklik kazanırlar ve bu mücadelede sınıflar o ya da bu derecede bir bilince sahiptirler. Toplumsal devrimler sınıf bilinciyle donanmış sınıflar arasındaki çatışmaların sonucunda ortaya çıkan ve mülkiyet ilişkilerindeki değişimle tanımlı köklü altüst oluşlardır. Bu haliyle sınıf bilinci, sınıfı toplumsal devrime bağlayan dinamik bir olgudur.



https://i.imgyukle.com/2021/02/11/LubI0R.jpg
Evrensel boyutlara ulaşmış ünüyle bugün dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri sayılan Goethe, henüz yirmi beş yaşındayken yazdığı Genç Werther'in Acıları'nda, kısa bir süre önce Charlotte adlı genç bir kadınla yaşadığı mutsuz ilişkiden yola çıkmıştı. Edebiyat dünyasına karşılıksız aşk acısıyla intihara sürüklenen "romantik kahraman"ı armağan eden bu büyüleyici mektup-roman, şiirselliği ve yaşama tutkulu bakışıyla okurları mıknatıs gibi kendine çekmişti. Almanya'da dönemin gençliğini etkisi altına alan romanın birçok kişinin intiharına neden olduğu, Werther'in giydiği mavi frak, sarı yelek ve çizmelerin o yıllarda moda haline geldiği, Napoléon'un bile kitabı sürekli yanında taşıdığı söylenir.

Son derece duyarlı ve tutkulu bir genç ressam olan Werther'in düşsel dostu Wilhelm'e yazdığı mektuplardan oluşan Genç Werther'in Acıları, edebiyatta akılcılığın yerini alan duygusallığın bir başyapıtıdır


https://i.imgyukle.com/2021/02/11/Lu6nnS.jpg
Önce halk efsanelerinde, adı meçhule karışmış ozanlar söylediler bu ateşin hikayeyi.
Sonra edebiyatçılar keşfettiler, eski kroniklerin içinde ilginç öyküler ararlarken.
Kimler kalemini sivriltmedi ki şeytanla insanın gizli mukavelesini ademoğluna fısıldamak için.
Ama içlerinde en ölümsüz olanı, müjdeyi ve lâneti tüm ruhları sarsarcasına haykıranı, Goethe'nin Faust'uydu.
Faust, modernitenin trajedisini haber veren ilk büyük yapıt oldu.

Kimin kazandığı ve kimin kimi kandırdığı belli olmayan bir irade savaşıydı anlatılan.
Hikâyenin özeti şuydu: Şeytan Tanrı'ya meydan okudu, savaşın sonunu bile bile. Çünkü yaratılış öyküsünü bilmeyen
melek olamazdı. Lâkin kendi öyküsünü unutan insan devreye girdiğinde bu meydan okuma, büyük bir soru işaretine dönüştü. Belki şeytan için değil, ama kesinlikle insan için...
Şeytan bir soru işareti, ruh bir soru işareti, insan: ardı sıra dizili soru işaretleri...

Ve insanın yeryüzündeki devr-i daimi başladığı anda, ruhun üzerine yapılan pazarlıklar ve olası mukavelelerin de dönemi açıldı.
Bu mukaveleden habersiz bir ademoğlu olmadı. O, her zaman, pazarlığın bir tarafıydı.
Belki de bu yüzden, kendini okumak isteyen herkes pür dikkat, kulak kesildi bu hikayeye: "Kimdir Faust? Şeytan'a mı verdi ruhunu? Nasıl bir sözleşmeydi bu?
Kendimizi başkalarından dinlemek, en sevdiğimiz mesleğimiz değil midir?

O halde herkesin vâkıf olduğu bir temayı, yaşamı efsaneleşmiş bir karakterin omuzlarına yükleyerek anlatan
Goethe'ye kulak verelim...
Tüm yaşamını adadığı ölümsüz eseri Faust'a...



https://i.imgyukle.com/2021/02/11/Lu4uin.jpg

https://i.imgyukle.com/2021/02/11/LubaDN.jpg

Rus edebiyatının Puşkinler, Tolstoylar, Turgenyevlerle "soylu edebiyatı" halini aldığı 19. yüzyıla, yoksulluğun, acziyetin, suçun, sokağın, "halkın" sesini yüklenerek damgasını vuran büyük yazar Dostoyevski'nin ölmeden önce yazdığı son romandır Karamazov Kardeşler. Tüm edebî veriminin doruk noktasıdır. Karamazov Kardeşler, yazarın inanç ve akıl çelişkisini işleyişi bakımından, roman türünün diğer örneklerinden çok İlahi Komedya, Faust gibi metinlerle karşılaştırılabilir. Romanın bir diğer önemi, Rus aile yapısındaki (Dostoyevski'nin daha önce Delikanlı romanında işaret ettiği) bozulmayı iyice gözler önüne sermesidir.

İçkici, şehvet düşkünü, ahlaksız bir babanın, oğullarından biri tarafından öldürülüşü, romanın hikâyesini oluşturur. Ancak bu cinayet bile, adalet kavramının tartışıldığı zeminlerden sadece biri olacaktır. "Tanrı varsa dünyada neden adalet yok?" sorusunun, aynı zamanda derin bir acının yansıması olduğunun ifadesi gibidir tüm roman. Dünyanın her yerinden, aralarında Freud, Einstein, Kafka, Camus, Sartre'ın da sayılabileceği geniş bir okur kitlesine, ilerleyen yıllarda da edebiyat ve felsefede yeni akımlara öncülük edecektir. Yordam Edebiyat bu büyük eseri, usta çevirmen Leyla Soykut'un Türkçesiyle sunuyor.

Saint-Just
15-02-2021, 21:16
Bu kitabı askerdeyken yokluktan okumuştum. Popüler kitap falan ama çok sürükleyici, gerçekten bir solukta okunuyor. Lisbeth karakterini çok sevmiştim. 😊
https://i.imgyukle.com/2021/02/15/LjL25U.jpg

41 ülkede rekor satış yapan kitaplarının başarısını göremeden 50 yaşında hayata veda eden İsveçli gazeteci Stieg Larsson'un zihne kazınacak sahneler, çarpıcı ve canlı karakterler, okurları adeta yerlerine çivileyecek sürükleyici bir kurgu ile her sayfasını ağır ağır ve dokuyarak yazdığı Millennium serisinin ilk kitabı Ejderha Dövmeli Kız'ı okuduktan sonra, Gefle Dagblad gibi 'bundan daha iyisi yapılamaz' diyebilirsiniz. Ama bu erken bir karar olabilir. Son sözü söylemeden ikincisini beklemenizi tavsiye ederiz.

"Olağanüstü… Okuyucular kitabı okurken yerlerinden bile kıpırdayamayacak."
-SUNDAY TIMES

"Bu kitabı okumaya başladığınızda, ilk adımı hiç atmamış olmayı dileyeceksiniz. Çevreniz kararacak ve kendinizi öykünün içinde bulacaksınız…"
-BILD AM SONNTAG

"Bu kitap kendisi için söylenen her bir övgü sözcüğünü hak ediyor… Üçlemenin geri kalan iki kitabı bunun yarısı kadar bile iyi olsa, Larsson bize müthiş bir miras bırakmış olacak."
-SHARON WHEELER

"Larsson'un bu kitabı saatli bir bomba gibi..."
-BOB CORNWELL

"Hipnotize edici."
-USA TODAY

"Tam bir dinamit."
-LIZ SMITH

"Çılgınca… Müthiş bir gerilim."
-THE WASHINGTON POST

"Büyük bir açlıkla okunacaktır…"
-OBSERVER

"Larsson'un kitapları hayatımız için bir tehlike oluşturuyor. Parklar okuyucularla tıka basa dolacak, çalışma dünyası altüst olacaktır. Bütün bunların nedeni hiç kimsenin kitabı elinden bırakamamasıdır."
-BAMS

Saint-Just
15-02-2021, 21:26
https://i.imgyukle.com/2021/02/15/Ljc7oI.jpg

Çoğunlukla kuru, yapay ve mesafeli bir üslupla yazılmış giriş kitapları karşısında önemli bir alternatif oluşturan Minerva'nın Baykuşu, siyaset kuramını Platon'un mağarasından çıkarıp ışığa kavuşturmada kendi payına düşeni fazlasıyla yerine getiren bir çalışma olarak sivriliyor. Yazar, Batı siyasi düşünce geleneğine damgasını vuran filozofları Platon'dan John Rawls'a uzanan o büyük kanon kapsamında incelerken, güncel ve çağdaş –kimi zaman eğlenceli– örneklerin de yardımıyla siyasetin aslında toplumsal evrimi tepeden tırnağa belirleyen, insan yaşamını her alanda kuşatan ve bizi zorlu tercihlerde bulunmaya zorlayan bir olgu olduğunu vurguluyor.

Yazar, söyleşi tadındaki yalın anlatımıyla, en zor düşünürlerin en çetrefilli düşüncelerini –içeriğinden eksiltmeden, anlam kaymasına meydan vermeden– öylesine berrak bir şekilde aktarıyor ki, söz konusu güçlükler geride kalıyor ve bu düşünürleri gerçekten anladığınıza kanaat getiriyorsunuz. Abramson, okuru, kendi siyasamıza ilişkin derinlikli bir kavrayış geliştirmeye davet etmekle kalmıyor, aynı zamanda radikal yönelim ve içgörüler üzerinde düşünmemizi de sağlıyor. Yazarın yirmi beş yılı aşkın bir süredir vermekte olduğu siyaset felsefesi derslerinden damıttığı, öğrencilerin ilgisinin bu konuya nasıl çekilebileceği ve onlar üzerinde siyasetin ne denli önemli olduğuna dair göz açıcı bir etki yaratılabileceği güdüsünden hareket ederek ve kendi somut deneyimlerine yaslanarak kaleme aldığı bu eser, siyaset kuramının ölümsüz klasiklerini öğrenciler ve genel okur açısından –başka hiçbir kitabın başaramadığı ölçüde– anlaşılabilir kılıyor.


https://i.imgyukle.com/2021/02/15/Ljc9QH.jpg
https://i.imgyukle.com/2021/02/15/LjcdKG.jpg

"Alman İdeolojisi", Marx ve Engels'in kendi görüş açılarıyla "Alman felsefesinin ideolojik bütün tarzları" arasındaki uzlaşmaz farklılığı göstermek üzere, birlikte giriştikleri zorlu bir çalışmanın sonucu olarak doğmuştur.

Marksizmin kuruluşunun ilk yapıtaşları bu çalışma sırasında temele konmuş; materyalist tarih teorisinin ilk ve en geniş açıklaması da burada gerçekleştirilmiştir. 1844 ve 1845 yıllarında Marx'ın ve Engels'in ayrı ayrı sürdürdükleri çalışmalar sırasında ve "Alman İdeolojisi"nden kısa bir süre önce yine bazı bölümlerini birlikte kaleme aldıkları "Kutsal Aile"de, tarihsel materya*lizme giden yolu önemli ölçüde açmışlardır. Lenin'in saptamasıyla, "Hegelci felsefeden gelerek sosyalizme ulaştıkları" aşama burada gerçekleşmiştir.

Alman İdeolojisi ise, artık "Komünist Parti Manifestosu"nu kaleme alacakları olgunluğa ulaştıkları düşünsel birikimi ve teorik bütünleşmeyi ifade etmektedir. Bu bakımdan eser, Marx ve Engels'in eski felsefi görüşleriyle hesaplaşmalarının son noktasıdır.

Ne var ki çalışmanın kaderi, tarihsel materyalizmin kurucusu iki ustanın diğer eserlerinden oldukça farklıdır: Eser, el yazmaları halinde 1932 yılına kadar gün ışığına çıkmayı beklemiştir. Bununla birlikte, Alman İdeolojisi'nin tam metni bugüne dek çok az dilde yayımlanmıştır. Eserin bu tam metni, Türkçeye kazandırılırken Marksizm-Leninizm Enstitüsü tarafından hazırlanan Almanca ve İngilizce basımlarından yararlanılmıştır.

Saint-Just
07-03-2021, 22:34
https://i.imgyukle.com/2021/03/07/Nx5kEU.jpg

Kadınların ezilmesinin maddeci bir tahlilini geliştirmek, maddeci bir feminizmin temellerini araştırmak. Bunun için de kadınları tâbi kılan somut pratiği, kadınlarla erkekler arasındaki nesnel, maddi çıkar çatışkısını ortaya koymak; kadınların harcadıkları emeği görünmez olmaktan kurtarıp adını koymak. İşte 1970'lerde Batılı feministlerin uğraştıkları en temel sorunlardan biri buydu.

Elinizdeki derleme, maddeci bir feminizm sorunsalı çerçevesindeki tartışmalardan bazı örnekler sunuyor. Bu makalelerde, erkek egemenliğinin tarihsel kökenleri, özgül bir üretim tarzı olarak patriyarka, ev emeği, patriyarka ve kapitalizm ilişkisi ele alınıyor, Marksist bir feminizmin olanakları ve koşullarını da araştırılıyor.

https://i.imgyukle.com/2021/03/07/Nxxdlo.jpg

Gay L. Gullickson, canlı bir dille yazılmış ve resimlerle zenginleştirilmiş bu kitapta, Paris Komünü olarak bilinen başkaldırının bir parçası olan kadınların nasıl temsil edildiğini inceliyor. Bu isyanla ve onun Fransız ordusunca kanlı biçimde bastırılması ile ilgili hararetli tartışmalar bugün de modern tarihçiler arasında devam ediyor. Özellikle kadınların Paris Komünü'nde oynadığı rol hakkında birbirinden çok farklı yaklaşımlar sergilenmektedir.

Paris'i sarsan çalkantının tam ortasında basın, kadınları acımasızlıkları ve öfkeleriyle öne çıkarmıştı. Örneğin Paris-Journal adlı gazete şöyle ateş püskürüyordu: "Âdeta çıldırmışlardı. İnsan onları dağınık saçlarıyla, askerlerin üzerine kaynar yağ, öteberi, kaldırım taşı atarken görebilir." Gullickson; gazetecilerin, anı yazarlarının ve siyasi yorumcuların yarattığı ve çağdaş tarihçiler ile siyasi düşünürlerin ayrıntılandırdığı imgelerin anlamını araştırıyor. Kadınların kenti barbarca yaktığı yönündeki iddialardan doğan kötü şöhretli Pétroleuse efsanesinin yanında; yazın dünyası, kadın Komünarları başka biçimlerde de betimlemiştir: Masum kurban, rezil hatip, amazon savaşçısı, koruyucu melek ve daha niceleri...

Gullickson'a göre, kadınların rolünü karikatürize eden bu anlayışlar, Komün karşıtlarının Komün'ün ahlaki yönünü tartışmalı hâle getirmeye çalışarak onu mahkûm etme çabalarına bir dayanak oluşturmuştur. Daha da önemlisi, kadınların böylesi yapay siyasi özneler olarak tanımlanması, sınırlanması ve anlam yüklenmesi, 19. yüzyılın geri kalanında olduğu kadar, 20. yüzyıldaki toplumsal cinsiyet kavramsallaştırmalarını da ortaya çıkarmaktadır.

https://i.imgyukle.com/2021/03/07/Nx5oNH.jpg

Bu kitap, henüz lisedeyken yazdığı bir şiirde "bütün dertleri tokların vicdanına yüklemek istiyorum" diyen bir devrimcinin, doktor unvanlı bir iktisatçının, bir botanik ve edebiyat düşkününün, bir yazar ve militanın yaşamöyküsüdür. Polonyalı bir Yahudi ailesinden gelen Rosa Luxemburg, Birinci Dünya Savaşı ertesi Almanya'yı sarsan devrimci ayaklanmanın önde gelen figürlerinden biri oldu. Polonya sosyal demokrasisindeki ulusalcı eğilimlere, Almanya sosyal demokrasisi içindeki sosyal reformizme karşı tavizsiz mücadelesiyle öne çıktı. Birinci Dünya Savaşı'ndaki II. Enternasyonal ihanetine ve "vatan savunması" yalanlarına karşı, işçi sınıfını emperyalist savaşa karşı örgütlemeye çalıştı. Bolşevik devrimini büyük bir coşkuyla karşıladı; parti-kitle ilişkisi, sosyalist demokrasi gibi konularda Bolşevikleri eleştirdi. Ardında yüzlerce makale, onlarca kitap ve broşür, iktisat teorisinden ulusların kendi kaderini tayin hakkı sorununa kadar pek çok önemli teorik/politik tartışma ve zaman zaman karşıtlarını çileden çıkartan sert polemikler bıraktı. Rosa Luxemburg'un toplu eserlerini ve mektuplarını yayına hazırlamasıyla tanınan, aynı zamanda Margarethe von Trotta'nın "Rosa Luxemburg" filmine de danışmanlık yapmış olan Prof. Annelies Laschitza'nın kaleme aldığı bu biyografi, yeni arşiv belgeleriyle zenginleşen en kapsamlı Rosa Luxemburg biyografisidir. Yazar kitabında, dünya ve devrim tarihinin bu gelgitli dönemine Rosa'nın penceresinden tanıklık ederken, okuyucuyu onun edebiyata, botaniğe, resme, müziğe derin ilgisi ve yeteneğiyle de tanıştırıyor. Kısacası, "hayat piyanosunda bütün parmaklarını kullanmak" isteyen bir devrimciyi anlatıyor.

https://i.imgyukle.com/2021/03/07/NxxAhj.jpg

150. yaşında Rosa Luxemburg'a Armağan!

"Berlin'de düzen hüküm sürüyor! Sizi budala zaptiyeler! Kum üzerine kurulu sizin "düzeniniz." Devrim daha yarın olmadan; "zincir şakırtıları içinde yine doğrulacaktır!" ve sizleri dehşet içinde bırakıp, trampet sesleri arasında şunu bildirecektir:

‘Vardım, Varım, Varolacağım!'"

Rosa Luxemburg'un 150. yaşına armağan olarak hazırladığımız bu genişletilmiş baskıda ana metne ek olarak;

– Mesut Odman tarafından kaleme alınan "Devrimci Rosa'dan Büyük Ekim Devrimi için notlar" bölümünü,

– Rosa'nın cesaret, inat ve azim dolu devrimci yaşamının dünyadaki ve Almanya'daki gelişmelerle karşılaştırmalı kronolojisini ve

– "Yarım kalan kopuşlar: Sosyalizmin kızıl Rosa'sı" bölümlerini bulacaksınız.

Rosa Luxemburg, Rus Bolşevikleriyle güçlü polemiklere girişen Marksistler arasında Sovyet iktidarına dost kalmayı becerebilmiş ender devrimcilerdendir. 1919'daki erken ve trajik ölümü nedeniyle son haline getiremediği bu önemli notlarda da görüldüğü gibi Rosa, Rus Devrimi'ni değişik yönlerden ele alıyor, Bolşevik deneyin evrensele nasıl taşınacağı sorusuna yanıt arıyor ve gelişmiş kapitalist ülkelerde devrimci mücadelenin Rusya'dakinden farklılaşacağı noktalar üzerinde duruyordu. Rusya ile Almanya arasındaki ayrımları abarttığı oranda Ekim Devrimi'ni anlamakta zorluk çeken ama bir dizi başlıkta da bu devrimi en iyi anlayanlardan biri olan bu büyük düşünür ve eylemcinin "devrim notları" mutlaka okunmalı…

https://i.imgyukle.com/2021/03/07/Nxxw4n.jpg

Marksizmin kurucularından Friedrich Engels hakkındaki bu kapsamlı yaşamöyküsünde, onun yalnızca siyasal mücadelesi ve düşünsel üretimi değil, Karl Marx'la ilişkileri, gazeteciliği, iş yaşamı, Burns kardeşlerle "özel ilişkiler"i, şairliği ve hatta şarap sevgisi de ele alınıyor.

Başlangıçta "somut siyasal stratejiler"e öncelik veren Engels, yaşamının son yıllarında felsefe ve yöntem tartışmalarına neden ağırlık verdi, bu alanlardaki incelemeleriyle Marksizme ne gibi bir katkıda bulunmaya çalıştı?

Engels, "General" lakabını nasıl aldı? Kapital'in yazıldığı yıllarda Marx'ın "zorlu" kuramsal dilini ve yaklaşımını "basitleştirmeye" mi çalıştı? Aile şirketi ve geçim derdi onu nasıl etkiledi? 1844'teki ikinci buluşmalarının ardından hep uyum içinde çalışan Engels ile Marx'ın ilişkisi, Mary Burns'ün ölümünün ardından neden bozuldu, sonra nasıl toparlandı?

Terrell Carver'ın geniş bir kaynak taramasına dayanarak ulaştığı yanıtlar Engels'i daha yakından tanımamıza yardımcı oluyor. Engels'in Marx'a 1845 tarihli bir mektubundan: "Yaşayan gerçek halkın doğrudan doğruya karşısına geçmek ve böylece, seni görüp duymalarını sağlamak, ‘aklın gözü'yle gördüğün soyut okurlara şeytanca kalem oynatmaktan çok farklıdır."

https://i.imgyukle.com/2021/03/07/NxxfGh.jpg

Karl ve Jenny Marx, kızları Jennychen, Laura ve Tussy, en yakın dostları ve dava arkadaşları "General" Friedrich Engels… "Marx Partisi"nin öteki üyeleri olan damatlar, renkli karakterler, devrimciler, sürgünler ve kimi zaman korkuyla kimi zaman umutla dolu canlı bir aile ortamı… Tarihe yeni bir gözle bakıp bambaşka bir gelecek gören Marx ve Engels'le birlikte dünyayı, kurulu düzeni değiştirmeye çalışan insanlar ve tarihin hızla aktığı 19. yüzyılda Avrupa…

Mary Gabriel, Marx'ın geniş ailesinin hikâyesini, dönemin önemli olayları ışığında ve Marx'ın önemli eserleriyle harmanlayarak anlatıyor. Gabriel, aile üyelerinin hayat hikâyelerini kaleme aldıkça, Marx'ın dünyayı değiştiren metinlerinde yazılanlar kadar bu metinlerin yazım süreçlerinin ve zamanındaki etkilerinin de önemli olduğunu keşfediyor. İşte Aşk ve Kapital'i benzer çalışmalardan ayıran da özellikle bu etkileşim üzerinde durması: Yazara göre, Jenny ve Karl arasındaki özveriye dayalı ilişkinin doğası anlaşılmadan, Kapital'in yazım sürecini hakkıyla değerlendirmek zor olacaktır. Veya bizzat Mary Gabriel'in sözleriyle, "Marx ailesindeki kadınlar olmasaydı Karl Marx var olmazdı ve Karl Marx olmasaydı, dünya bugün bildiğimiz dünya olmazdı."

Marx'ın ölümünden sonra geride bıraktığı yazı ve notlarını düzenleme görevini memnuniyetle üstlenen Engels, Laura'ya yazdığı bir mektupta şöyle diyor: "Aklım almıyor! Kafasında böylesine heybetli keşifler, bütünlüklü ve eksiksiz bir bilimsel devrim bulunan bir insan, bunları nasıl yirmi yıl orada tutabilmiş?"

Aşk ve Kapital, bir anlamda, Engels'in bu sorusunu değiştirerek "Neden?" diye soruyor. Kapital'in diğer ciltlerinin yazımı neden Marx'ın ölümünden sonraya kalıyor? Her okurun, bu büyük devrimcinin mücadelesi ile ailesi arasında kurmaya çalıştığı dengeyi, tereddüt, umut ve hayal kırıklıklarını okuyarak bu soruya kendince bir cevap bulacağına inanıyoruz.

Saint-Just
11-03-2021, 22:54
https://i.imgyukle.com/2021/03/11/NORvRj.jpg

Çalışmalarını Türk sağının ideolojik ve örgütsel kökenleri üzerine yoğunlaştıran Fatih Yaşlı, bu kitabında, Türkiye'nin tarihi pek bilinmeyen bir siyasi akımını ayrıntılı bir şekilde ele alıyor. Türkçü faşist ideolojinin yeterince irdelenmemiş metinleri arasında tarihi bir yolculuğa çıkan Yaşlı, bir yandan bu ideolojinin kökenlerini, ona özgüllük katan unsurlarını ve farklı veçhelerini ortaya koyarken, diğer yandan nasıl örgütlü bir siyasal harekete dönüştüğü ve MHP'ye neler devrettiği üzerinde duruyor. Yaşlı'nın Türkiye'de "faşizmin imkânları"nı sorguladığı son bölüm ise, Türkçü faşizmin geçmişte kalmış ölü bir ideoloji olmaktan ziyade, yaşayan ve kendisini her konjonktürde yenileyebilen bir niteliğe sahip olduğunun altını çiziyor.

Osmanlı'da Türk milliyetçiliğinin kökenlerinden Kemalizm-Türkçülük ilişkisine, biyo-siyasetin Türkçü faşizm içindeki yerinden anti-komünizmin bu ideolojideki kurucu konumuna kadar pek çok alana dair sözü olan bu çalışma, Türk sağının tarihini merak eden herkes için bir kaynak kitap olma niteliği taşıyor.

https://i.imgyukle.com/2021/03/11/NOR12U.jpg

AKP'nin "Yeni Türkiye"si içi boş bir propaganda teriminden mi ibaret, yoksa bir olguya, bir gerçekliğe mi işaret ediyor? Fatih Yaşlı, bu çalışmada yeni Türkiye'yi bir gerçeklik ve olgu olarak kabul ediyor ve Türkiye'de AKP eliyle yeni bir rejimin kurulmakta olduğu temel tezinden hareketle bu gerçeklik ve olguyu mercek altına alıyor. Yaşlı, "yeni" Türkiye'yi yeni kılan nedir? sorusu üzerinden yola çıktığı bu çalışmasında, bir yandan "eski" ve "yeni" Türkiye arasındaki farkları karşılaştırmalı bir şekilde ortaya koyarken, öte yandan yeni Türkiye'nin temellerinin AKP iktidarı öncesinde nasıl atıldığını, nasıl kök saldığını da sergiliyor. Çalışmada, yaşanan rejim değişikliği küresel egemenlik mücadelesiyle ilişkilendirilerek AKP'nin iktidar oluşu "Türkiye"nin renkli devrimi, olarak tarif ediliyor ve söz konusu "devrim" süreci teorik ve pratik düzlemde tartışılıyor. Yeni rejim inşası tezine eşlik eden bir diğer tez ise AKP eliyle yeni bir "ulus" inşasına girişildiği yönünde. Yaşlı, AKP'nin "millet" dediği bu "ümmet ile ulus arası" yeni kolektif kimliği "Sünni-Ulus" olarak adlandırıyor ve Sünni-Ulusun hem neyi işaret ettiğini hem de nasıl inşa edildiğini ayrıntılı bir şekilde gözler önüne seriyor. Çalışmada Haziran isyanı da ele alınıyor ve isyanın Sünni-Ulusun dışında bırakılanların/dâhil edilemeyenlerin yeni Türkiye'ye bir itirazı olduğu üzerinde duruluyor. Yaşlı, yeni Türkiye'nin iki güç odağı olan AKP ve Cemaat ilişkisinin dününe ve bugününe de bakıyor ve "yeni Türkiye'nin sahipliği" üzerine verildiğini söylediği bu kavganın kökenlerini, nedenlerini ve seyrini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. AKP, Cemaat, Sünni-Ulus, pratiği anlatırken teoriyi, günceli analiz ederken tarihselliği ihmal etmeyen özgün ve etkileyici bir çalışma, Yeni Türkiye'ye bir giriş, bir başlangıç kitabı

https://i.imgyukle.com/2021/03/11/NORGl8.jpg

15 Temmuz 2016 gecesi, kırk yılı aşkın süredir devletin içerisinde örgütlenen bir İslami yapılanma, geçmişte gayriresmî koalisyon ortaklığı yürüttüğü başka bir İslami yapılanmaya yönelik bir askerî darbe girişiminde bulundu. Bu darbe girişimi, Türkiye İslamcılığının iki farklı kolu arasındaki güç ve iktidar mücadelesinin silahlı çatışmaya ve potansiyel bir iç savaşa dönüşmesinden başka bir şey değildi.

Türkiye tarihini merkezle çevre, devletle toplum, Batılılaşma yanlısı elitlerle mütedeyyin halk kitleleri, vesayetçi rejimle demokrasi güçleri arasındaki mücadelenin tarihi olarak okuyan liberal paradigma, elbette ki bu darbe girişimini anlayamayacak ve açıklayamayacaktı. Oysa söz konusu tarihi, devletle Türk sağı arasındaki "antikomünist mutabakat" ve "dinselleşme" üzerinden okuyan bakış açısına göre her şey gayet netti: Emperyalizmin ve devletin, komünizmle mücadele adına ikbal kapılarını sonuna kadar açtığı siyasal İslamın iki farklı fraksiyonu, önce birlikte devleti ele geçirmiş ve yeni bir rejim inşasına soyunmuş, sonra da rejimin sahipliği üzerine bir güç mücadelesine girişmişlerdi.

İşte elinizdeki çalışmanın çıkış noktasını bu mutabakat oluşturuyor. Fatih Yaşlı, bu yeni kitabında, antikomünizmin ve dinselleşmenin Türkiye'deki düşünsel kökenlerini Nihal Atsız, Necip Fazıl, Nurettin Topçu ve Ahmet Arvasi üzerinden araştırıyor, metinler ve olaylar arasında bir yolculuğa çıkıyor, "arkeolojik bir kazı çalışması"na girişiyor. Türkçü Faşizmden "Türk-İslam Ülküsü"ne, günümüzü ve yaşadıklarımızı anlamak için mutlaka okunması gereken bir çalışma, Türk sağı incelemeleri külliyatına yapılmış önemli bir katkı.

https://i.imgyukle.com/2021/03/11/NORzOo.jpg

Türkiye siyasetinde antikomünizm nasıl bir yer kaplamaktadır? "Komünizm tehdidinin icat edilmesi"nde iç ve dış dinamikler nasıl bir rol oynamıştır? Tan Matbaası baskını, NATO üyeliği, Kore Savaşı, 1960 ve 70'lerin siyasi çatışmaları ve 12 Eylül darbesi "antikomünist" ve ülkücü hareketin gelişimi açısından nerede durmaktadır? 1990'larla birlikte "Kürt sorunu"nun ülkücü hareket üzerindeki etkisi ne olmuştur? Bütün bu tarih içerisinde Alparslan Türkeş figürü nasıl bir yer kaplamaktadır?

Türk sağı ve yakın siyasi tarihimize dair yaptığı çalışmalarla tanınan Fatih Yaşlı, araştırmalarının yeni evresinde işte bu soruların yanıtını arıyor, "antikomünizm"in bu topraklarda nasıl kök saldığını ayrıntılarıyla anlatıyor. Bunu yaparken ülkücü hareketin liderlerinden Alparslan Türkeş'in hayatına özel bir yer ayırmayı da ihmal etmiyor.

Yaşlı'nın kendi sözleriyle: "Türkeş'in hayatına yakından bakmak, onun politik yaşamını yazmak ülkücülüğün ve ülkücü hareketin tarihini yazmak anlamına gelecektir evet ama bunun aynı zamanda Türkiye'nin Soğuk Savaş tarihini, Soğuk Savaş boyunca Türkiye siyasetinin seyrini ve o seyrin ana belirleyeninin, yani komünizmle mücadelenin tarihini yazmak anlamına geleceği de açıktır." Fatih Yaşlı, Türkiye'nin yakın siyasi tarihine ve sağ akım içerisinde "antikomünizm"in filizlenip güçlenmesine tarihsel materyalist bir perspektifle ve sınıf mücadeleleri içerisinden bakıyor. Aynı bakış açısını, ülkenin dünya kapitalist sistemine eklemlenmesi bağlamında da yeniden üretiyor ve okurlara yeni bir kaynak kitap sunuyor.

https://i.imgyukle.com/2021/03/11/NOVdu1.jpg

İşçi sınıfının siyaset sahnesine çıktığı, öğrenci hareketinin yükseldiği, toplumun farklı kesimlerinin yüzünü sola döndüğü 1960'lar Türkiye'si, aynı zamanda CHP'nin kendisine bir yön aradığı yıllardı.

"Ortanın solu" bu arayışın bir sonucu olarak doğdu ve ilk kez İsmet İnönü tarafından dile getirildi. Bu kavrama teorik bir çerçeve çizen ve onu bütünlüklü bir doktrin haline getiren ise Bülent Ecevit oldu. Ecevit "teorisyen" rolünün de ötesine geçerek önce CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturacak, ardından da "Halkçı Ecevit" sloganıyla CHP'yi 1973 ve 1977 seçimlerinden birinci parti olarak çıkarmayı başaracaktı.

Peki, "ortanın solu" tam olarak neydi? Sol popülizmle sosyal demokrasinin Türkiye şartlarına uyarlanmış bir sentezi mi? Sağdaki muarızlarının iddia ettiği gibi sosyalizme geçiş için öngörülen bir aşama mı? Devletçi politikalarla hızlı bir kalkınma, "halkçı" politikalarla gelirin yeniden dağıtılması ve sosyal adalet sayesinde sınıflar arasında görece uyumun tesis edilmesi mi?

Fatih Yaşlı'nın yeni çalışması, bu sorulara yanıt ararken, "ortanın solu"nun esas ideolojik-politik kavgasını sosyalizmle ve Türkiye sosyalist hareketiyle verdiğine dikkat çekiyor. Ancak bu haliyle bile Türkiye yönetici sınıfı tarafından bir tehdit unsuru olarak görüldüğünü, sola yönelik siyasal şiddet stratejisinden payına düşeni aldığını,1960'dan 1980'e uzanan süreçte örnekleriyle anlatıyor.

Türk sağı üzerine yaptığı çalışmalarla tanıdığımız Yaşlı, bu sefer çalışmasının odağına "ortanın solu"nu, CHP'yi ve Ecevit'i yerleştirirken yirmi yıllık bir dönemin iktisadi, siyasal ve toplumsal gelişmelerini de ayrıntılarıyla sergiliyor. Yakın tarihle, CHP tarihiyle ve Ecevit'le ilgili mevcut literatüre yapılmış özgün ve kapsamlı bir katkı olan kitabın, benzer şekilde Türkiye'de sol siyasetin bugünü ve yarını üzerine yapılacak tartışmalara da anlamlı bir katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Ahlaksız
10-03-2022, 23:47
188
Sasanilerin siyasi tarihi
İran üniversitelerinde ders kitabı olarak okutuluyormuş. Güzel kitap.:gossip:

Ahlaksız
06-07-2022, 19:58
211
4 entelektüel ateistin inanç üzerine konuşmasını kitaplaştırmışlar. Youtube'da videosunu izlemiştim ama okumakta istedim. Ciltli, kapağı/sayfaları gayet güzel, şık bir kitap.

Ateist birine bir hediye vermek isterseniz, bu kitap doğru seçim olacaktır.:thumb:

Şüpheci Dinsiz
28-11-2022, 14:32
https://www.kitapyurdu.com/kitap/mavi-karga/621475.html&filter_name=mavi+karga

https://img.kitapyurdu.com/v1/getImage/fn:11583571/wh:true/wi:220
Mavi Karga - Türkan Elçi
7 yıl önce devlet tarafından öldürülen Tahir Elçi'nin eşi. Ülkenin içinde bulunduğu bataklığı Ezop diliyle anlatmış.

"Balinanın karnında sürüp giden günlerde kimisi pembeye, kimisi yeşile, kimisi sarıya, kimisi de mora, turuncuya dönüşmeye başlayan rengârenk bir kuş ordusuyduk artık. Rüzgârın ardından sökün eden yağmurun yıkadığı tüylerimizden akan renkli sular, göğün boşluğundan yerin yüzüne sağanak halinde iniyordu. Işık huzmeleri, göğü ve yeri birbirine bağlayan bir sütuna dönüşmüştü. Acı çığlıklarla sallanan gök bir daha yere düşmeyecekti. Ve dünya artık siyah beyaz değildi."

Prangalar içinde ölmeye yatırılmış bir kadına hikâyeler anlatıyor bir karga:
Ulu ceviz ağacının altında, Kargabaş'ın Kutsal Mezbele'sinde leşle beslenip yeryüzünü birörnek ötüşleriyle dolduran ve Dişikargabaş'ın tüylerinin yıldızlardan bile parlak olması için mutsuz gözyaşları döken kargalar; günün birinde sevmek, âşık olmak, hep bir ağızdan şarkı söylemek, baldan tatlı dutları yemek, kanatlarıyla gökyüzüne resimler çizmek istediklerinde Kargabaş'ın kara saltanatını yıkıyorlar. Gökyüzünü bir şenlik yerine dönüştürüyorlar.
Türkan Elçi'den yüreğinize seslenecek bir roman.

96. sayfada şu cümleler geçiyor:
"Daha önceden söyleyip söyleyip bitiremediği, bitirip de anlatamadığı sözcükler dudağında izler bırakarak kurumuş. Sözcükler anlaşılmayınca simada izler bırakırmış. Çizgilere doluşan yılların tortusuna keder dermiş insanlar ve bulduklarına, gördüklerine, yaptıklarına ya da yapamadıklarına hep bir isim bulurlarmış."

Ahlaksız
31-01-2024, 00:23
Heınz Halm, Araplar(Fena değil. Siyasi bir özet)
M.J.Kıster, İlk dönem İslam tarihi üzerine makaleler(Okuması zor)
Halil Temiztürk, Ölü deniz el yazmaları(Genel bilgi veriliyor, yazmaların kendisi değil.!)
Hans Kloft, Antik çağın gizem kültleri(Kısa bir özet, okunabilir.)

Andrew
30-09-2024, 06:36
Türkiye'de olsaydım Sinan Canan'ın bütün kitaplarını alır okurdum. Sinan, kabuğunu kirmak isteyen (bunu gerçekten isteyen) fakat henüz yapamamış ve yine de muhteşem bir insan. Hem kişi olarak, hem anlattıklarıyla, yazdıklarıyla. Güzel insansın Sinan.

Andrew
02-10-2024, 01:57
Anlamakta zorlandigim bir kac konuyu, belki pekistiririm, belki ogrenirim diye bugun Turkce arastirdim ve bir kac docentin ve profesorun calismasina ulastim. Bu sozde Docent arkadaslar, Amerika'da birak PhD, master seviyesini, bildigin duz lisans seviesinden yukari cikamaz.

Kendisine sozde docent, profesor diyen arkadaslar bildigin cahil, 3-5 ezberden ote birsey anlat(a)miyorlar. Bilgisi, bir Ingilizce textbook'un Turkce seviyesi. Ezber. Neyi neden dedigini o da bilmiyor--cunku kitapta oyle yazilmis--Bu.

Zir cahilsiniz.
Hayir, ben cok bildigimden degil ama siz zir cahilsiniz kardesim.

Boyle cehalet olamaz. Bir daha Turkce arastirma yapanin allah belasini versin. Vaktime, enerjime yazik oldu.

Turkiye'de egitimin agzina. s.tilar.

Universite ogrencilerini saymiyorum bile. Onlar bildigin ortaokul-lise seviyesi.

Andrew
29-11-2025, 07:58
Size bir kitap onermek istiyorum. Bu kitap, hayatimda okudugum ve beni en cok etkileyen kitaplardan biridir. Uzun yillar once --muhtemelen 17-20 yil once felan---- okumama ragmen hala needeyse her satiri aklimda. Tabii satir olarak degil, orada gecen hersey zihnimde. Gercek bir hikayedir; 1 ve 2. kitap var. Ben suan 1.sini onermek istiyorum. Inanilmaz begenmistim. Ben de inanilmaz fakir bir cocukluk gecirdim. Bildiginiz ugu ile ayakkabimi uguluyor, bantliyor oyle okula gidiyordum, tabii ugu tutmuyor her seferinde tekrar uguluyordum. Bir donem iple de bagladim. Bir ogretmenim bana ayakkabi almisti kis mevsimi. Cok utanmistim. ama cok sicakti. Hala hatirliyorum. Sonra bir ogrenci velisi bana mont almisti.....--ilk okul ve hatta donem donem liseye giderken. Bir dusunun o genclik zamaninda nasil utanir normalde o cagdakiler..--Yokluk iste.....Bu kitap biraz benim cocuklugumu animsatiyor. O babasizlik, o fakirlik...

Angela's Ashes: A Memoir (https://www.amazon.com/Angelas-Ashes-Memoir-Frank-McCourt/dp/068484267X), linkini de koydum buraya. Bir saniye, Eger Turkce'si varsa, ona da bakayim. Ben Turkce'sini okudum normalde. Bu Christmas zamaninda kesin olarak kendime bunu hediye olarak alacagim ve tekrar okuyacagim. Angela'nin Kulleri (https://ekitap.link/search?q=angelanin+kulleri). Bunun PDF' de burada, bedava okunabilir. Kapagi da su sekilde, assagiya ekliyorum.

https://pictures.abebooks.com/isbn/9789753311748-us.jpg

Gercek yasam oykusu. Cok ama cok fakir bir Irlanda'li aileden bahsediyor. Ozelde ise frank'ten... Hayatta kalma mucadelesi, hersey var.

*Bu arada eger mumkunse ve bu kitabi okuyan varsa, lutfen yorum biraksin buraya.

Andrew
31-01-2026, 07:12
Size bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Ismi Man's Search for Meaning. [https://www.amazon.com/Mans-Search-Meaning-Viktor-Frankl/dp/0807014273] Bu kitap, Nazi toplama kampindan sag cikmis bir adamin hem yasadiklarini hem de bunlardan cikardigi dusunceleri anlatiyor. Yazari Viktor E. Frankl, Avusturyali bir norolog ve psikiyatrist. Savas sirasinda diger milyonlarca insan gibi zorla toplama kampina goturuluyor. Kampta iskence, adam oldurme, aclik, soguk, hastalik, asagilanma ve surekli bir belirsizlik var. Insanin hem bedenen hem de ruhen cok cabuk cokebilecegi bir ortam. Frankl burada sadece hayatta kalmaya calismiyor, ayni zamanda MD doktor ve psikiyatrist olarak insanlari dikkatle gozlemliyor.

Gozlemledigi cok onemli bir sey var: Ayni kosullarda olan insanlar bile cok farkli sekillerde dayaniyor. Bazilari kisa surede umudunu kaybediyor, bazilari ise tum bu zorluklara ragmen ayakta kaliyor. Frankl bunu psikolojiyle dusundugunde sunu fark ediyor: Insani ayakta tutan sey zevk, rahatlik ya da sahip olunan seyler degil. Hayata bir anlamla bakabilmek belirleyici olan. Yani bir sebebe sahip olmak. Gercekten de psikolojiye bakarsaniz gorecegimiz sey su olur: Maddi seyler kalici mutluluk getirmez. Bugun bir iPhone 15 alirsiniz, ilk gun cok mutlu olabilirsiniz. Ama bir hafta sonra ya mutlusunuzdur ya sikilmissinizdir. Kisa bir sure sonra o telefon siradanlasir. Albenisi gider..Bu bende oldu mesela. Cunku mutluluk esyanin kendisinde degildir. Bir baska ifadeyle, nesnelere sahip olmak mutluluk degildir. Bunlar sanki yagmurdan sonra camda olusan buhur gibidir; gorunur ama kalici degildir. Kitaba donersek eger, Frankl kampta sunu goruyor: Hayata bir anlami olan insanlar, aci icinde bile daha uzun sure dayanabiliyor. Kimi sevdigi birine yeniden kavusmayi dusunuyor, kimi disarida tamamlamasi gereken bir sorumlulugu olduguna inaniyor, kimi de sadece insanligini kaybetmemek icin tutunuyor. Kampta her sey elinden alinabiliyor ama insanin icinde tasidigi anlam tamamen yok edilemiyor. Kitap bunu teorik bir dille degil, cok sakin ve insani bir anlatimla sunuyor. O yuzden okurken bir ders dinliyormus gibi degil, zor seyler yasamis birinin karsiniza oturup yasadiklarini anlatmasini dinliyormus gibi hissediyorsunuz. Hayat, aci ve anlam uzerine dusunmek isteyen herkese rahatlikla onerebilecegim bir kitap.

Nolan
20-02-2026, 21:06
Hayvan çiftliği ve 1984'ü okudum ve beğendim. Özellikle hayvan çiftliğini.
Komünizm ve totalitarizm eleştirisi yapılıyor ama esasında eleştirilen ya da yerin dibine sokulan şey insanın ta kendisi.

Sürekli duyduğum bir isim olduğu için George Orwell'in bu iki kitabını okudum. Hakikaten, övüldüğü kadar varmış. Kitaplarla ilgili söylenecek o kadar çok şey var ki. Youtube'da ayrıntılı olarak kitapları analiz eden bir sürü kişi var. Oradan bakabilirsiniz.

Tek bir cümlesini belirteyim sadece. Hayvan çiftliğinde şöyle bir cümle var ki, benim de benimsediğim bir görüş bu.
''En iyi insan, ölü insandır.''

Nolan
09-03-2026, 20:46
Alexander Moseley'in Siyaset Felsefesine Giriş kitabı fena değil. Yazar filozof olduğu için sorular sorarak ilerliyor. Siyasete merakı olanlara tavsiye ederim.
Anthony Burgess'in Otomatik Portakal kitabını okumamıştım. Kubrick'in kült olan filminden bir tık daha iyi geldi bana.

Andrew
22-03-2026, 10:08
Bir sorum var. Bilenler yardimci olursa sevinirim. The Early History of God: Yahweh and the Other Deities in Ancient Israel adli kitap Turkce'de var mi?

Yani Turkce olarak bulunuyor mu? Ben Ingilizcesini okurum (bu gece biraz bakacagim) fakat yabanci dil sorunu yasayan bir arkadasim icin soruyorum. Bazi sorularina yardimci olmak icin.

Suraya da bir link koyuyorum: https://books.google.com/books/about/The_Early_History_of_God.html?id=1yM3AuBh4AsC

* not: ayni yazarin bir baska kitabi daha varmis. The Origins of Biblical Monotheism

Bir de soyle bir tanitim buldum yazar hakkinda:

Mark S. Smith, in works like The Early History of God and The Origins of Biblical Monotheism, argues that Israelite monotheism emerged from a polytheistic Canaanite background rather than being present from the start. He proposes a gradual development from a "divine family" model to exclusive Yahweh worship, driven by social and historical changes

Eger bunlarin Turkcesi yoksa, benzer icerikte kitap onerebilir misniz?

Tesekkurler

spartacus
24-03-2026, 00:47
Ne kadar geçerli veya yeterli olur bilmiyorum...

TANRININ TARİHİ
KAREN ARMSTRONG
(A HISTORY OF GOD)

https://www.academia.edu/44494122/TANRININ_TAR%C4%B0H%C4%B0

Şüpheci Dinsiz
27-04-2026, 03:01
https://www.kitapyurdu.com/kitap/belgelerle-mhp-tarihi/725550.html

Belgelerle Mhp Tarihi

https://img.kitapyurdu.com/v1/getImage/fn:12089195/wi:220/wh:93223057d
Özay Göztepe
SOL KÜLTÜR

Devletin kutsal, insanın önemsiz sayıldığı toplumlarda günahları bayrakların arkasına gizlemek kolaydır. Birilerini hain ilan etmeniz, birlik ve beraberlikten söz eden yüksek sesli nutuklar atmanız yeterli. Üstelik o geniş meşruiyet alanınızda zaten insanlardan, "iyi oldu da geberdi" diye söz ediliyorsa… Küçük yalanlarla ölümler meşru sayılıyor, normalleştiriliyorsa. Kitaptaki başlıklar, haberler, yazılar, açıklamalar gösteriyor ki Ülkü Ocakları ve MHP, herkesin bildiği ancak sır saydığı hakikatlerin tam ortasındadır.Kontrgerilla vardır ve derin devlet denilen, görünen devletle etle tırnak gibi bütünleşmiş yapının gizlenemez aparatlarıdır. Bununla mücadele etmek, "temiz eller" sloganıyla açılan üç beş soruşturmayla bu yapıyı yenmek mümkün mü? Değil elbette. Ancak yine de mücadele şart. Zira mücadele etmediğinizde özgür ve eşit bir toplumdan söz etmeyi bırakın, böyle bir ülkeyi hayal etmek bile imkânsız…


Belgelerle MHP Tarihi: Kontrgerilla, Susurluk, derin devlet ve 70'ler | Özay Göztepe anlatıyor
e-n9KDp8Lzc

Nolan
07-05-2026, 21:48
.......Eger bunlarin Turkcesi yoksa, benzer icerikte kitap onerebilir misniz?

Tesekkurler
https://www.kitapyurdu.com/kitap/yahudilerin-tarihi-mo-1000-ms-1492-kelimeleri-bulmak/498133.html?filter_name=yahudilerin+tarihi&s_token=c5c1710ffd1c53cb0940e7aced0a2785c25d99122b 75f247f6bc5f7b662a9fbb&s_time=1778179569
https://www.kitapyurdu.com/kitap/antik-israilin-inanci-ve-tarihi-kitabi-mukaddes-baglaminda-bir-giris/386955.html?filter_name=antik+israilin+inanc%C4%B1 +ve+tarihi&s_token=a5a165789232d187a7b666b35a3b3fa125857e9f9f 1e2f9b1645c76940aff9ca&s_time=1778179613
İkisi de çok iyi kitap.

Nolan
07-05-2026, 21:53
322
Philip Pullman, İsa hakkında 2000 yıldır anlatılanları biraz değiştirerek bir roman yazmış. Bence yapmak istediği şey, neyin gerçek olup olmadığının sorgulanmasını sağlamak hem de dalga geçmek.
Kitabı bitirince beni bir gülme tuttu zaten. Çok iyi yazmış.

Nolan
07-05-2026, 22:00
323
Neil deGrasse Tyson'ı, Nat Geo'dan biliyorum. Senelerce kanalda programı yayınlandı. Türkçe'ye de kitapları çevrilmiş.
Bu kitabında fizik ve astronomiye dair en temel konuları açıklamaya çalışmış. Bunu da çok iyi yapmış, çok beğendim anlatımını. Kitabın içindeki çizimler, resimler filan çok iyi. Kitap boyunca da Neil deGrasse Tyson'ın attığı tweetler var, bunlar da çok iyi. Herkesin okuyup anlayabileceği bir bilim kitabı.

Nolan
23-06-2026, 00:44
333
https://www.amazon.com.tr/dp/6051982213?ref=ppx_yo2ov_dt_b_fed_asin_title#avera geCustomerReviewsAnchor
Küçük makalelerden oluşuyor. Son olarak Jim Al-Khalili'nin makalesi ile bitiyor kitap. Fena değil. Sosyoloji, teknoloji ya da fizik meraklıları tercih edebilir.

Nolan
28-08-2026, 21:09
349
Yazar inançlı birisi. Tanrı'ya dualar filan ediyor.
500 yıl önce yazılmış bir kitap.
Diktatörler ve ona kul/köle olan insanlardan bahsediyor. Kitapla ilgili bir şey diyemiyoruz.:tape:
Hakikaten tanıtımında yazdığı gibi güncel.!
Şöyle diyeyim bari;
Mizantropistlerin haklılığının, hümanistlerin yanılgısının altını çiziyor.!

Nolan
04-09-2026, 20:25
352
https://www.amazon.com.tr/Padi%C5%9Fah-Kad%C4%B1nlar%C4%B1-Hasan-Cem/dp/9757699772/ref=sr_1_2?__mk_tr_TR=%C3%85M%C3%85%C5%BD%C3%95%C3 %91&crid=GFKJ91M76T4D&dib=eyJ2IjoiMSJ9.FrN5GGuDTlAvimRnKPh0H48wsrsTleQ2E fzIHTRtN_ytMPZy5_jRPfvV3SPm1IljDtuQyicrcISEe-PnfoBi-Q.SzMCLKP_RuWCTY1XOgJEY9plmgbU_9hdYVbqB94qbJQ&dib_tag=se&keywords=PAD%C4%B0%C5%9EAHLARIN+KADINLAR%C4%B1&qid=1788542603&s=books&sprefix=padi%CC%87%C5%9Fahlarin+kadinlar%C4%B1%2Cs tripbooks%2C157&sr=1-2
Osmanlı hasreti ile yanıp tutuşanlara zorla okutmak lazım.

spartacus
04-09-2026, 22:16
Osmanlı hasreti ile yanıp tutuşanlara zorla okutmak lazım.
Hiç bir işe yaramaz, önce 21. yüzyıla uygun bir bilinçleri olmalı, sonra o resmi ideolojinin zaaflı tarafı diyebileceğimiz ırk veya milet veya etnik isme zeval gelmesin, yüceltimin kaynağı olsun diye ürettiği dünyadan, toplumdan(elbette milletten de), hayattan, gerçeklerden kopuk efsaneleştirme, sosyal ve tarih biliminden uzak biçimde saplantıya çevirdiği yüceltimleri, dinci damarın oluşturduğu diğer hakim ideoloji, istismar -ümmetçilik, mezhepçilik- etkisini kırmaları gerekir, çok zor...

3 Gram bilinci olan insan Osmanlıcı olmaz zaten, çünkü o bir monarşi, o feodal sisteme dayalı bir ülke, devlet, toplum düzeni, rejimine en önemlisi fetih(yağma) veya savaş ekonomisine sahipti(imparatorluğa -emperyal-izm-e- giden yolun birinci anahtarı)... Tarihte her ülke, kendi özgün ve özgül koşuluyla değerlendirilebilir ve değeri de, olumlusu, olumsuzu da her şeyiyle o döneme aittir, dönemiyle kalır...

Bu insanlar saraydakilerin entrika dolu hayatını sorgulamaz bile, onlar insan idiyse, toplum neydi(kul) diye de sorgulamaz...

Feodalizmde krallar, derebeyleri, ağalar, ruhban sınıfı, özel memurları bunlar zaten üstün hak ve ayrıcalıklara sahiptir(kapitalizmde ise bunu para, sermaye gücü (elbette bir de bürokrasi) sağlar, feodalizmde soya ve servete dayalı türlü ayrıcalıklı ve azınlık ideolojisi(ekonomi-politik menfaatleri) durumunu sağlama işi kapitalizmde para, sermayeye evrilmiş ancak her bireyin iradesi sağlanmış-teslim edilmiş ve ayrıcalığın kriteri özel ayrıcalıklı olmaktan çıkıp, ayrıcalık sağlayacak kadar paraya sahip olmaya dönüşmüştür).

Örneğin bazı feodal ülkelerde ağaların ilk gece hakkı vardır, 1 maraba evlense bile buna derebeyi, ağa, prens izin verebilir ve bunlar dilerse ilk gece hakkını(gerdeği) kendi adlarına kullanabilirlerdi(çünkü diğeri zaten kul, kölesi ve kölenin, efendi karşısında bir kişiliği, iradesi olmaz, irade beyanı olamaz)...

Kısaca Osmanlı ve sarayındakiler, asıl derebeyi, ağalar v.b. dönemine göre sıradan hatta toplum nezdinde Avrupa'dan daha insani davranmış oluyorlar. Asıl sorun; günümüzde böyle bir dünya arzusunda zerre bilgi aranamayacağı gibi akıl, mantık da bulunamaz...