PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ahlak İçin Din Şart mı?


imhotep
12-02-2009, 15:21
Ahlak için din şart mı?

Ahlaki değerler içgüdüsel midir, yoksa dini inançların yönlendirmesiyle mi oluşmuştur? Ahlaklı olmak için dine gerek var mıdır? Gerek yok ise, tüm kültürlerde niçin din var? Ve din ne işe yarıyor? New Scientist dergisi 1 Eylül sayısında ahlak ve din arasındaki ilişkiyi masaya yatırıyor.

Dawkins, dini, ahlaki değerlerin kaynağı olarak gören geleneksel görüşe karşı çıkan çok sayıdaki düşünürlerden yalnızca biri. Bu kişilere göre din, ahlaksız davranışları mazur göstermeye yarayan bir araç.

Dinin ahlakın veya ahlaksızlığın kaynağı olarak değerlendirilmesi yerine, bazı bilim adamları ahlakın ve dinin insan doğasının bir özelliği olduğuna inanmayı tercih ediyor.

Tüm dünyada din çok çelişkili bir konumda. Dini inanışlar her zamanki gibi güçlü ancak Aydınlanma hareketi ve bilimsel gelişmeler, din kavramına ile hiç olmadığı kadar şiddetle karşı çıkıyor. Richard Dawkins gibi dini sorgulayan bilim adamları, bizleri dinin bir hayal olduğuna ve aynı zamanda tehlikeli de olduğuna inandırmak istiyor. Dawkins, dini, ahlaki değerlerin kaynağı olarak gören geleneksel görüşe karşı çıkan çok sayıdaki düşünürlerden yalnızca biri. Bu kişilere göre din, ahlaksız davranışları mazur göstermeye yarayan bir araç.

Bu görüş, son günlerde giderek daha fazla destek buluyor, zira son bilimsel çalışmalar ahlakın beynimizin derinliklerine kazındığını, başka bir deyişle içgüdüsel kaynaklı olduğunu gösteriyor. Bu da, hepimizin doğru ve yanlışı ayırt etme yeteneği ile doğduğumuz ve dini öğretilerin bu çok temel ahlaki içgüdüleri değiştiremeyeceği anlamına geliyor.

Ne var ki bu radikal görüş pek çok biyoloğu ikna etmeye yetmiyor. Son yıllarda dinin insan davranışları üzerindeki etkileri konusunda çok sayıda araştırma yapılmış ve halen de yapılıyor. Bu, üzerinde bilimsel araştırmalar yapmak için çok kaypak bir konu. Bilim adamları bu konuyu şimdi dinin nasıl evrilmiş olabileceğine, hangi amaca hizmet ettiğine ve insanları daha ahlaklı -veya daha ahlaksız- yapıp yapmadığına bakarak irdeleme yolunu tercih ediyor.

Bu çalışmaların sonucunda, din ve ahlak arasındaki ilişki konusunda hâlihazırdaki basite indirgenmiş fikirlere meydan okuyan yeni bir görüş oluşmaya başladı. Dinin ahlakın veya ahlaksızlığın kaynağı olarak değerlendirilmesi yerine, bazı bilim adamları ahlakın ve dinin insan doğasının bir özelliği olduğuna inanmayı tercih ediyor. Bu bağlamda ahlaklı bir yaşam sürmek için aslında insanların dine ihtiyacı yoktur; ama din olmadan ahlakın evrimleşme şansı olamazdı. Böyle bir yaklaşım, dini inanışlar ve ahlaklı davranışlar arasındaki karmaşık ve çelişkili ilişkiyi açıklayabilir. Bu düşünce şekli ayrıca, dinin kalıcı gücünün altında yatan etmenleri ortaya çıkarttığı gibi, inanmışları akıl yolu ile inançlarından vazgeçirmeye çalışmalarının ne kadar faydasız olduğunu da gösteriyor.

DİN İYİLİĞE ÖZENDİRİYOR!

Dinin iyiliğe özendiren bir güç olduğunu gösteren çok sayıda kanıt var. 1970'li yılların sonlarında 1980'lerde Seattle'daki Washington Üniversitesi'nden sosyolog Rodney Stark ve William Sims Bainbridge, dini inançlar ile ahlaklı davranışlar arasında bir ilişki olduğu yolundaki görüşü tartışmaya açtılar. Bu ikilinin araştırmaları, ibadet etme alışkanlığının, ahlaki normların toplu olarak daha iyi anlaşılmasına ve insanların daha az suç işlemesine yol açtığını ortaya çıkarttı. Daha sonra yapılan çalışmalar ise aşırıya kaçmayan dindarların daha mutlu, daha şefkatli, daha adaletli ve daha eli açık olduklarını gösteriyor. Bir diğer çalışmaya göre ise sigara, uyuşturucu ve alkol gibi kötü alışkanlıklardan din yardımı ile daha kolay vazgeçiliyor. Din, bunların yanı sıra insanları cinsel yönden de daha ahlaklı olmaya özendiriyor. ABD'de RAND Health adında, kâr amacı gütmeyen araştırma grubunun yürüttüğü bir araştırmaya göre, dini inançlara sahip HIV'li hastalar, inançsız HIV'li hastalara göre daha az sayıda eş değiştirmiş (Journal of Sex Research, vol 44, p 49).

DİNİ İNANÇ YETERLİ DEĞİL

Ancak dini inanç tek başına doğruya ve iyiye yönlendirmekte yetersiz kalıyor. Bu inananlar için de geçerli. RAND çalışmasından elde edilen bir başka bulguya göre AIDS hastalığına yakalanmış Katolikler, kiliselerinin doğum kontrolünü yasaklamasına karşın, diğer gruplara göre daha fazla kondom kullanıyor. "Katolikler ahlakın kaynağının kendi vicdanları olduğuna inanma eğilimi içinde" diye konuşan RAND çalışanlarından David Kanouse , "Bu çalışma ahlaki değerlerin içgüdüsel olduğu görüşünü inkar etmiyor; yalnızca dinin doğru ve yanlış ile ilgili iç sesimizi yorumlamakta bize yol gösterdiğini ileri sürüyor" diyor.

Bu görüş, dinin kötü insanları ve kötü toplumları "hizaya sokmak" için varolduğu düşüncesi ile nasıl bağdaşıyor? Dawkins ve diğerleri, nefretin ve savaşların yol açtığı olumsuzluklara gerekçe oluşturmak için dinden yararlanıldığına ilişkin çok sayıda örneğin olduğunu söylüyorlar Bu kişiler ayrıca dini kitaplarda kınanması gereken davranışların nasıl değişikliğe uğratıldığına dikkat çekiyorlar. Bunlara örnek olarak zina yapanların, dinini reddedenlerin, eşcinsellerin taşlanması, söz dinlemeyen çocukların dövülmesi, köleliğin kabul görmesi, bir babanın kendi çocuklarını fuhşa zorlaması gösterilebilir. Dawkins, dinin yalnızca diğer bilişsel süreçlerin bir yan ürünü olduğunu, insanların doğuştan sahip olduğu ahlak anlayışı ile bir ilgisinin olmadığını savunuyor. Kaldı ki pek çok ateist, tanrı inancı olmadan da iyi bir insan olmayı beceriyor. Öte yandan inananların, kendi ahlaki kurallarını uyguladıkları zaman inanmayanlardan daha iyi bir insan haline geldikleri de görülmüş değil. Boston'daki Tufts Üniversitesi'nden filozof Dan Dennett, hapishanelerdeki mahkumların -en azından ABD'de- dindarlık açısından toplumun diğer kesimlerinden daha farklı bir yapıda olmadığına dikkat çekiyor. Ayrıca Hıristiyan nüfus içindeki boşanma oranının dindar olmayan Amerikalılardan farklı olmadığı belirtiliyor.

DİNİN OLUMSUZ ETKİLERİ

2005 yılında Maryland, Baltimore'dan bağımsız bir araştırmacı olan Greg Paul, dinin olumsuz etkilerine ilişkin bir rapor hazırladı (Journal of Religion and Society, vol 7 p1) Bu çalışmada Paul, 18 sanayileşmiş ülkede dindarlık düzeyi ile toplumsal bozukluk göstergelerini karşılaştırdı. Çalışmanın sonucunda, inanç düzeyinin yüksek, ibadetin yoğun olduğu ülkelerde cinayet, çocuklarda ve gençlerde görülen ölümler, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, ergenlerde hamilelik ve çocuk aldırmanın daha sık görüldüğü ortaya çıktı. Bugün ahlakın dinden değil, toplumda hissedilen güvensizlikten kaynakladığına inanan Paul, "Kitlesel olarak Tanrı inancını, korku ve yetersiz mali koşulların yarattığı endişenin oluşturur. Dolayısıyla Tanrı inancının altında derin bir biyolojik, genetik ve başka bir köken aramak gereksizdir" diyor.

Bu çalışmanın sert eleştirilere hedef olması kaçınılmazdı. Bazı araştırmacılar Paul'un ülke ve ahlaki gösterge seçiminde yanlı davrandığını ileri sürdüler. Daha kapsamlı bir test için Tennessee'deki Vanderbilt Üniversitesi'nden sosyolog Gary Jensen, Paul'un göstergelerinden biri olan cinayet verilerini alarak, farklı dini inançlar ile karşılaştırdı. Jensen'in çalışmasında da cinayet oranlarının inanç düzeyi ile ilişkili olduğu ortaya çıktı. Cinayetler, özellikle Tanrı ve Şeytan inancının geçerli olduğu dualist dinlerde daha fazlaydı. Cinayet oranı ABD'de -nüfusun %96'si Tanrı'ya, %76'sı Şeytan'a inandığını belirtiyor- Filipinler'de, Dominik Cumhuriyeti'nde ve Güney Afrika'da yüksek çıktı. Bu ilişki, yalnızca Tanrı inancının yaygın olduğu, ancak Şeytan inancının az olduğu İsveç gibi ülkelerde -nüfusun yalnızca %18'i bu ikisine inandığını belirtiyor- daha düşüktü. (Journal of Religion and Society, vol 8, p 1)

DİNDARLIĞIN KATEGORİLERİ

Dinin rolü, Tanrı'nın gücü olarak ele alındığında ortaya buna benzer, karmaşık bir tablo çıkıyor. Kansas Üniversitesi'nden sosyal psikolog Daniel Batson dinin rolünü iki kategoride ele alıyor. Biri, Tanrı'ya inanç ve ibadeti çıkar gözetmeden yapma güdüsünü içeren "İçselleşmiş Dindarlık" tır. İkincisi ibadetin bir sosyal etkinlik olarak yapıldığı ve kişisel çıkarların gözetildiği "Göstermelik Dindarlık" kategorisidir. Batson'a göre içselleşmiş dindarlık ile merhamet veya önyargıların azalması arasında yakın bir ilişki var. Oysa, bunun tam tersi, göstermelik dindarlıkta önyargılar derinleşmiş, merhamet hissi azalmış ve yardımlaşmada bile karşılık beklentisi öne çıkmıştır.

Batson üçüncü kategori olarak "Arayış Dindarlığı"nı öne sürüyor. Bu kategoriyi oluşturan insanlar dinselliği sorgulama alışkanlığına sahiptir. Bu grubu araştıran Batson, bunların diğer gruplara göre en hoşgörülü ve en yardımsever insanlardan oluştuğunu ileri sürüyor.

Bu çalışmalar dinin ahlaki davranışları etkilediği fikrini desteklemekle birlikte etkinin kapsamı konusunda yeterli bilgi vermiyor. Başka bir deyişle, bu etki inanan kişinin sosyal grubu ile sınırlı mı kalıyor, yoksa evrensel bir merhamet ve vericilik duygusuna mı yol açıyor? Davis'teki Kaliforniya Üniversitesi'nden kültürel evrim uzmanları Peter Richerson ve Brian Paciotti bu soruyu yanıtlamak için ekonomi oyunlarından yararlandılar. Bunlardan biri insanların vericilik ve adalet duygularını ölçen Diktatör Oyunu'ydu. Richerson ve Paciotti bu oyunu üniversite öğrencilerinden ve dindar kişilerden oluşan iki farklı gruba oynattılar. Richerson sonuçları şöyle değerlendiriyor: "Din ahlaklı bir insan olmak için gerekli olmadığı gibi her zaman olumsuz etki yaratmaz. Bu sonuçlar insanların doğuştan ahlaki değerlere sahip olduğu fikrini destekliyor. Bu arada din, ahlaki davranışların doğasını ve kapsama alanını belirliyor ve kimlerle işbirliği yapacağımız konusunda bize yol gösteriyor."

GÖZETLENME DUYGUSU

İngiltere, Belfast'taki Queen's Üniversity'deki Bilişim ve Kültür Enstitüsü'nden Jesse Bering , hem dinin hem de ahlakın evrimsel uyumun bir sonucu olduğunu şu sözleriyle açıklıyor: "Ahlak dinden kaynaklanmaz. Ancak sosyal ortamdaki benzer güçlere tepki olarak ortaya çıkmakla birlikte, din ve ahlak ayrı ayrı evrimleşmişlerdir. Atalarımız dil geliştirip, başkalarının ne düşündüğünü anlama yetisine sahip oldukları anda, bireysel haberler kendi gruplarının dışına taşmaya başladı. Topluluklarının onaylayacağı şekilde davranma eğiliminde olan insanlar bundan yarar sağladılar. Ahlaklı davranışlar bu aşamada başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğüne bağlı olarak şekillenmeye başladı. Böylece ahlak uyum sağlama özelliğine kavuştu."

Ahlakın evrilmesiyle aynı anda dini inanç kapasitesi doğdu. Başkalarının haklarında ne düşündüğü kaygısına kapılan atalarımız, gözetlendikleri ve yargılandıkları duygusuna kapılmış olabilirler. Bering, atalarımızın bu rahatsız edici duyguyu doğaüstü güçlere atfettiklerini ileri sürüyor, çünkü başkalarının düşüncelerini okuma becerisinin altında yatan bilişsel sistem her şeyde anlam ve niyet arama eğilimindedir. Böylece ahlakın evrimleşmesini sağlayan uyum yeteneği dinin de evrimleşmesini sağlamış olabilir.

GRUBA BAĞLILIK

State University of New York'tan evrim biyoloğu David Sloan Wilson, grup içi bağlılığı sağladığı için ibadetin önemine değiniyor ve ibadetin grup seçiminde önemli bir rol oynadığını söylüyor. İnsanlar son 100.000 yıl içinde giderek sosyalleştikçe ve son 10.000 yıl içinde tarımsal faaliyetler kapsamlı bir iş bölümüne yol açtıkça, din ve ahlak birlikte evrilerek sosyal birlik ve beraberliği pekiştirir bir nitelik kazandı.

Kültürel ve teknolojik gelişmelerin yaşam şeklimizi değiştirdiğine dikkat çeken Virginia Üniversitesi'nden psikolog Jonathan Haid t, buna bağlı olarak Batılı liberal toplumların ahlak ve din arasındaki ilişkiyi anlamamız için iyi bir model oluşturmadığını ve atalarımıza göre bizlerin daha bireysel olduğumuzu söylüyor. "Teknoloji yaşantımızı kökünden değiştirdi. Böylece din olmadan da ahlaklı olma şansımız doğdu, çünkü artık sosyal kontrol için başka araçlarımız var" diye konuşan Haidt, bunlara örnek olarak sivil yasaları, emniyet güçlerini ve kapalı devre televizyonları gösteriyor.

DİNİN BİREYSEL ETKİSİ

Dinin, tüm toplumlarda bireyleri harekete geçirici bir güce sahiptir. Pennsylvania Üniversitesi'nden Andrew Newberg'in gerçekleştirdiği görüntüleme deneylerin,de ibadet eden veya meditasyon yapan kişilerin beyin görüntülerinde beyin faaliyetlerinde geçici bir azalma olduğu tespit edildi. Bu bölgeler insanın kendi farkındalığı ile ilgilidir. İnsan faaliyetlerinin pek çoğunda -müzik festivallerinden askerlik hizmetlerine dek- gruba dahil olma arzularımız tatmin edilir. Heidt'e göre insanlarda, bireysel çıkarlarının üzerine çıkma arzusu çok yüksektir. İbadet sırasında birey, kendi fiziksel varlığının dışına çıkarak benliksiz bir düzleme geçer.

Heidt bu yükselme duygusunda oksitosin adı verilen hormonun çok önemli bir rol oynadığını belirtiyor. Oksitosin kendimizden hoşnut olma, barışık olma duygusunun kaynağıdır. Benliğin üzerine yükselme duygusu çeşitli şekillerde ortaya çıkar. Saygın bir amacın peşinde koşarken, birilerine iyilik ettiğimiz zaman, güzel bir şiir okuduğumuz zaman, yetenekli birinin performansını izlerken, kendini iyi hisseden biriyle empati kurduğumuz zaman bu yükselme duygusunu yaşarız. Yine de dindar insanların bütün bunlardan farklı, daha fazla bir yükselme, bireysellikten kopma duygusuna sahip oldukları ileri sürülüyor.

Pek çok insanın, sosyal ilişki sağlaması veya doğru yolu göstermesi açısından dine ihtiyacı yoktur. Bu kişiler için ateizm en akılcı yoldur. Ancak dinin evrim tarihimizde kilit bir rol oynadığını da unutmamak gerekiyor. Ahlaki değerleri güçlendirmek ve içsel ahlak duygumuzu şekillendirmekte de etkin bir rol oynayan din, bizim inançlarımızı kabullenmeyen kişilere yönelttiğimiz ahlaksız davranışları da mazur gösterir.


Reyhan Oksay

Cumhuriyet
Bilim Teknik
28.09.2007

e_lif
12-02-2009, 15:39
tamamen insan çıkışlı hamurabi kanunları olsun ilk yazıyı kullanan sümerler olsun mısır olsun hangi eski medeniyete giderseniz gidin ahlakın dinden bağımsız olduğunu görürsünüz hatta bazı dini ritüellerin ahlakla bağdaşmadığınıda mesela mısırda yarım kız kardeş evlilikleri yani essent evlilikler yaşanırdı ve bu tanrısal olmak için insanın kendini yüceltmesi için yapılırdı hatta ibrahimin tevratta karsını kardeşi olarak tanıtması ve gerçekten kardeşi olduğunu ifade edip kendisini o dönemin hanedanları gibi kutsallaştırma isteğindendir ya da ozamana kadar doğru olarak görülmeyen evlatlığınızın eşiyle evlilik kuranda yasallaşmıştır aklıma gelen iki örnek bunlar yani adam öldürmenin kötü olduğunu insanın bilmesi için dine hiçde gerek yoktur

evrensel-insan
12-02-2009, 18:25
Saygideger arkadaslar;

Ahlaki degerlerin kaynagi; dusunce ve davranista insan olma degerlerinin bilinc ve cabasina vakif olup olmamakla paraleldir. Bunun disindaki her ahlak kurali; insanoglunu ayirici, cikarci erksel, yasakli, kanunlastirilmis ve otoriterdir. Ustelik, ahlak kurallari ve ahlak kavramlari ve bu kurallara yanasim, kavramlarin ifadelendirilmesi; toplumlarin gelismislik duzeyine gore ve algiya gore; degisken ve gorecelidir.KALICI AHLAK KURALLARI YOKTUR. INSANA YAKISAN VE YAKISMAYAN AHLAK KURALLARI VARDIR. Bu kurallarda; tum insan cikariyla-ayrilmis, bolunmus degil- ve insan bilinci ile olculur.

Oyuzden, ben bireysel olarak; ahlak tan ziyade; etik kavramini kullanirim. Cunku, etik; felsefenin bir dalidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Ratiönalism
12-02-2009, 18:27
Eğer anti-ahlaklı olmak isteyen insanlar din seçebilir özellikle İslam'ı seçebilir

Eğer ahlaklı olmak isteyen insanlar din seçmesin:)

evrensel-insan
12-02-2009, 18:33
Saygideger arkadaslar;

Ahlak icin tek bir sart vardir. O da; dusunce ve davranistaki insan butunlugunun kapsamini veren ve insan kilan cikarlar.

Bu cikarlari verme acisindan; dini mentalitenin dusunce ve davranis temeline hem yer yoktur, hemde gerek yoktur.

Cunku, DINI MENTALITE VE ONUN HER TURLU YAPILANISI VE ISLERLIGI ; DUSUNCE VE DAVRANISTA INSAN OLMAK ISTEYENIN -BIREYSEL-INSANSAL-EVRENSEL AHLAKINI BOZAR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Onur Çağlar
12-02-2009, 22:00
Ahlaki değerler içgüdüsel midir, yoksa dini inançların yönlendirmesiyle mi oluşmuştur? Ahlaklı olmak için dine gerek var mıdır? Gerek yok ise, tüm kültürlerde niçin din var? Ve din ne işe yarıyor?

Yazının bütünlüğünde değişik insanların görüşlerine yer verilmesi olumludur ancak yazıyı yorumlarken o insanlara ait tek tek düşünceleri doğrulamak ya da yadsımak (benim açımdan şu an için) gereksizdir. Bunun yerine yukarıda alıntıladığım “bold” bölümdeki soruları cevaplamaya çalışacağım.



Ahlak, “iyi”(lik), “güzel”(lik), “mutlu”(luk), “bağlı”(lık), “kötü”(lük), “adalet”(lik) veya “adaletsiz”(lik) vb. vb. gibi etik niteliklerin toplumsal gerçeklik içinde yerleşik bir hal alarak kendini sosyal bilinç formu olarak göstermesidir. Bu sosyal bilinç formu, o topluma ait insanların birbirlerine ve topluma karşı görev ve sorumluluklarını belirleyerek bir arada kalmalarını sağlar. Genel bir benimseme olarak insana ve doğaya yararlı davranışlar “ahlak” olarak benimsenmiştir ama bu kavramı sadece “davranış” ile sınırlamak eksiktir, bunun bir de psikolojik yanı vardır.



Ahlak, “Manevi Kültür”ün alt disiplinlerinden biridir ve kaçınılmaz olarak bir sosyo-ekonomik formasyona denk düşer. Niteliğini ondan almakla birlikte aynı sosyo-ekonomik formasyona sahip bir başka toplum ile birçok ortak paydası olduğu gibi, ayrıştığı birçok nokta da olabilmektedir. Bu ayrışımlar, toplumu oluşturan farklı sınıf ve katmanların varlığı ile doğrudan ilişkilidir. Tam da bu nedenledir ki, “A Toplumu” için “iyi” veya “normal” olan bir davranış “B Toplumu” için karşıt olarak kabul görebilmektedir. Toplumsal bir niteliğe sahip olduğu için ahlaki değişimler, toplumun değişimleriyle bağıntılıdır.



Ahlaki değerler içgüdüsel midir, yoksa dini inançların yönlendirmesiyle mi oluşmuştur?


Ahlak toplumsal, yani bir sosyal-bilinç formu olduğu için “içgüdüsel” değildir ve dinlerin yönlendirmesiyle oluşmamıştır; ahlak, dinlerden önce de vardı ama dinlerin ahlak üzerindeki etkisi büyüktür.



Ahlaklı olmak için dine gerek var mıdır?

Hayır, ahlaklı olmak için dinlere gerek yoktur; hatta dinlere hiçbir zaman gerek yoktur, çünkü dinler birçok ahlaksızlığı içermekte, insani erdemleri engellemektedir.



Gerek yok ise, tüm kültürlerde niçin din var?

Tüm kültürlerde dinin yer almasının nedeni, egemen sömürücü sınıfların bunu bir araç olarak kullanmalarındandır. Bunun küçük bir örneğini aşağıdaki linkte olan “İslamiyet ve Sömürü” isimli yazımda bulabilirsiniz.



http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=8987



Ve din ne işe yarıyor?

İnsanı köleleştirmede, gelişimini engellemede ve ipe-sapa gelmez “buyruklarla” köreltilmesi gibi işlerden başka hiçbir işe yaramıyor.



Saygılar, selamlar.

pante
12-02-2009, 23:07
Dindarlar, ne Lut'un hikayesini bilirler ne de İbrahim'in.
Davud'un, Süleyman'ın haremlerini de duymamışlardır.
Tebenni Olayı'ı hakkında da bilgileri yoktur, Tahrim Olayı hakkında da.

Ama dinin ahlaklı olmayı emrettiğini bilirler.
Tüm yaptıklarının izlendiğine inanırlar.
Hesap gününde hayatlarındaki iyi-kötü tüm davranışların film gibi sergileneceğine ve yargılanacaklarına inanırlar.
Örneğin zinanın büyük günah olması nedeniyle bundan kaçınırlar.
Öyle ki eşinden başkasına şehvetle bakan gözün dahi sökülüp atılmasını yazar İncil "Bütün vücudunun yakılmasından iyidir" diyerek.
Bundan dolayı dindar toplumlarda aileden başlayarak, komşularına, çevresindekilere, okul ve iş hayatındaki arkadaşlarına, sokakta, toplu taşıtlarda, tatillerde rastlaştığı insanlara yaklaşımlarında bir kırmızı çizgileri vardır ve onu aşmamaya, aştırmak isteyen arzu veya nefislerine iradeleriyle engel olmaya çabalarlar. Bu da toplumda bir ahlaki düzen, disiplin sağlar.
İradeleri yetersiz kalanlar ya da bu dinsel yasağı önemsemeyenler kırmızı çizgiyi aşarlar. Toplum bunlara karşı kendine göre önlemler edinir. Tesettür gibi, eşini-kızını gece sokağa çıkartmamak gibi, tatillere, uzak-güvensiz yerlere yalnız gitmemesi gibi, eşini telefonla yoklamak, sorgulamak, iz aramak gibi.
Tüm bunlar aile ocağının devamını, huzurunu sağlamak içindir.

Peki ateizmin cinsellik konusundaki ahlak anlayışı nedir?
Aile ocağının devamlılığına önem dereceleri nedir?
Dinsel boşluğu bu konuda doldurmayı düşünürler mi?
Maneviyat konusundaki alternatif düşünceleri nelerdir?

Ki-Adi
12-02-2009, 23:16
Tdk sitesinde Ahlak kelimesinin anlamı;
ahlak Ar. a¬l¥® ç. is. (ahla:kı, l ince okunur) 1. Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre:ahlâk İng. morals Osm. ahlâk Alm. Moral Fr. morale 1- a. Belli bir dönemde belli insan topluluklarınca benimsenmiş olan, bireylerin birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen törel davranış kurallarının, yasalarının, ilkelerinin toplamı. b. Çeşitli toplumlarda ve çağlarda kapsamı ve içeriği değişen ahlaksal değerler alanı. 2- Bir kişi ya da bir insan öbeğince benimsenen eyleme kurallarının toplamı. 3- Ahlâksal olan şeylerle bağlantısı olan bir görüşler dizgesi (tek kişinin, bir ulusun, bir toplumun, bir çağın). 4- Felsefenin bir dalı olarak: a. Ahlâk üzerine kavramsal öğretiler. b. İnsanların kişisel ve toplumsal yaşamdaki ahlâksal eylemlerine ilişkin sorunları inceleyen felsefe öğretileri.


Kısaca özetlersek İnsanların toplum içerisinde birlikte yaşamak için zaman içinde oluşmuş davranış kurallarına Ahlak diyoruz. Din Ahlağı hem geliştirmiş hemde geriletmiştir. Eski toplumlarda Din şimdiki kanunların yaptığı görevi yapmış olup günümüzdeki gibi güclü bir evrensel ceza sistemi ozamanlar olmadığı için insanların suç işlememesi için herşeyi gören ve ölümden sonra her suçu cezalandıracak bir tanrı kavramı ile bir bakıma suça engel olmuştur.İnsanın kimsenin bilemeyeceği suçtan uzak tutabilmiştir.Bu bakımdan Ahlak yani toplu yaşam kurallarını geliştirmiştir diyebiliriz.Öte yandan din çıktığı dönemdeki ve toplumdaki kurallara göre oluştuğu için evrensel olmaktan uzak ve dogmatik olduğu için başka toplumlara uygulanmasında zorluklar oluşmuştur.Değişen zamana karşı din kuralları hiç değişmemiş ve insanlığın gelişime engel olmaya başlamıştır. Ortaçağ avrupasında klisenin tutumu buna örnektir.Din temelinde tanrı inancı olduğu için tanrı inancı olmayanları kendisi için tehdit görmüş bunlarla kanlı bir biçimde mücadele etmiştir.Toplu yaşama kuralları zamanla değişmesi gerektiği için din yüzünde değişememiştir.Bu yüzdende dini Ahlak için gerileyetici bir etken sayabiliriz. Ahlak için din şart değildir. Hammurabi kanunları gibi din temelli olmayan kanunlarda var olmuştur. İnanıyorum ki Dünya tarihinde çoğunluktaki Dinlerin egemenliğindeki devletler yerine Hammurabi kanunları gibi kanun temelli devletler olsaydı bugün insanlık çok daha iyi yerlerde olabilirdi.Tarihe baktığımızda zaten üzerindeki din etkisini azaltabilen toplumlar ilerlemenin öncüsü olmuşlardır.

placebo
13-02-2009, 00:05
Dinin topluma iyi şeyler kattığını düşünüyorsak eğer,bir kitaplı Tanrının da var olması gerektiğini önceden kabul etmemiz gerekecektir..Madem bu peygamber denen insanlar bu kadar iyi şeyler yapıp,toplumda bir ahlak sistemi geliştirdiler ve onlarsız da olmuyor,o zaman bu kişileri kutsal sayıp göğsümüze basmamız gerekmez mi??Bu bir çelişki değil midir??O zaman bu etik kuralların kitaplarını önkoşul olarak kabul etmeliyiz..Bu düşünceyi savunanlar bana burada ki mantığı açıklarlarsa sevinirim?..İnsanların varoluş sorunlarına derman bulmak amacıyla kendi elleriyle yarattıkları tanrıları ve dinleri kabullenelim olsun bitsin mi?..Bu kuralları insanlar yarattıysa ve bir tanrıya atfedipte benimsetmek gibi bir yöntemle insanları salak yerine koyan bir kandırmacanın neresi etiktir??..İnsanların hayatlarını mahvetmek değilde nedir??Madem öyle örneğin muhammed çıkıp ben kralım ve buraya düzen sağlamak yasalar getirmek istiyorum diyip,tarihte kralların yaptıkları Allahı öne sürmeden dürüstçe savaşıp ki,zaten savaştı.Hiç değilse mertçe ve Allah'ı kullanmadan bir düzen getirseydi..

Bir sanallık içerisinde insanları oradan oraya savurmanın ,başlarını örtüp yara bere içinde bırakmanın,sene de bir ay aç bırakmanın,hac farizası diyerek bunun üzerinden para kazanıp bir de insanları ezdirerek öldürmenin,erkeklere dört kadın aldırmanın neresi ahlaksaldır?.Tüm bunlar ve cihatlar,din savaşları eğer insanın zina etmesini önlemek ve aile bireylerini bir arada tutmak için yapılıyorsa varsın yapılmasın!!..


Zaten Başörtülü kızları da görmekteyiz erkeklerle sarmaşdolaş sokaklarda..Bu korkutmalar ne yazık ki o kişilerin doğal dürtülerine fazlaca engel olamıyor..Sadece ailelerin içlerini rahatlatıyor o kadar..Ahlaksızlık bir örtüye büründürülüp,ayıp denilerek kimseye göstermeden yapılınca,ahlak adını almaz ve almamalıdır...Ahlak içeriden gelir,dış baskılarla oluşturulamaz..Zorlanmaya kalkılırsa işte böyle annesinden babasından kaçan, sokaklarda gizlice flört eden türbanlı kızlarımıza sıkça rastlarız..Kaldı ki her anne baba doğadan gelen bir dürtüyle çocuğunu kollar, bakar,endişelenir..Bu hayvanlarda da böyledir insanlarda da..Yine bu da din sebebiyle değildir..İnsanların sevdiklerini korumak,kollamak gibi bir dürtüleri vardır..

Sevgiler

Ki-Adi
13-02-2009, 00:33
Dinin oluştuğu topluma oluştuğu zamanda suçun önlenmesi bakımından iyi şeyler katmış olabilir. Çünkü din o toplumun kurallarına göre oluşmuştur. Ama tekrar söylüyorum Oluşutuğu toplumda ve oluşuğuz zamanda Suçun önlenmesi bakımından birtakım yararları olmuştur. Bu sadece Tek tanrılı dinler için değil tüm dinler için geçerlidir. Yani dinin bazı konuda yararı olmuştur demek dinlerin söylediği tanrı/tanrıların gerçek olduğu anlamına gelmez.Peygamberim diyenlerin yaptıklarınıda mazur göstermez.

Dediğim gibi müslümanlıkta zamana ayak uyduramamış gelişeceği yerde dahada tutucu kapalı bir tutum sergilemiştir.Müslüman toplumunda ahlak kavramına yanlış anlam yüklenmiştir. Ahlaklılık Kuran'a göre islama göre yaşamak, davranışta bulunmak anlamında kullanılmaktadır.Hatta Ahlak kavramı direk cinsellikle ilişkilendirilmiştir. Erkeklerle kızların son derece doğal olan cinsel yada cinsel olmayan yaklaşımları ahlaksızlık olarak değerledirilmektedir.Bu sebebten evlilik öncesi cinsellik tamamen yasak, flört ise hoş görülmeyen bir olay olmuştur.Fakat bu yasakların sonuçlarını hepimiz biliyoruz.Halbuki Ahlak kavramı dinden bağımsızdır ve bağımsız kalmalıdır.

placebo
13-02-2009, 00:59
Sevgili Ki_adi hayvanlar dünyasında bile ahlaksal kurallar ve bir düzen vardır..Kaldı ki akıl verilen insanı bir düşünün..Tüm insanlar kollektif olarak bir arada yaşam sürebilmek adına zaten bir ahlak kuralları sinsilesine ihtiyaç olduğunu içgüdüsel olarak bilirler..Bu en ilkel insanlarda bile vardı..

Bir düşünün, örneğin biz TD olarak birarada yaşayan bir ilkel toplum olalım..Aramızda anlaşabilmek için bazı kurallar belirleyeceğiz mecburen..Her toplum bir lider çıkarır..Diyelim ki bu da dilavermiş..Güçlü karizmatik,kasları kuvvetli ve saygın olduğundan, aynı zamanda ondan çekindiğimizden,güvendiğimizden onu şef bellemiş ,gücüne yenilmiş ve tabii olmuşuz..Dilaver şimdi gelip bize "bakın kurallar var evet ama bunları bana geçen gün çadırımda oturup dururken Allah, cebrail vasıtasıyla indirdi dese ..Ne dersiniz??Olur mu??Bunlara yasalar denir..Aynı şeyler yasa diye de topluma kabul ettirebilinirdi demek istiyorum...Zaten toplumlar yasalarını kendi içerisinden çıkarırlar en uygun şekillerde yaşayabilmek için..Ama Muhammed öyle yapamış..Hiç bir gücü yokken gelmiş, hükümdarlığını ilan etmiş,bir de Allahla kandırarak toplumunu sindirmiş..Bu etik midir??Değildir..Sömürü var,insanların ölüm korkularını kullanmak var ,çıkar var,kadın kullanmak var..Say say bitmez zararları..Çok uzun zaman önce maymun akrabalarımızdan ayrıldığımız halde ,hala birilerinin maymunu olmanın alemi var mıdır??

Sevgiler

evrensel-insan
13-02-2009, 01:02
Saygidege arkadaslar;

Bence onemli olan; bu birarada sosyo-ekonomik yasama kurallarinin ne oldugu ve ya kimin ve de; hangi temele dayanarak kondugu degil; bu kurallarin insana yakisir olup, olmadigidir.

Cunku, sonucta; en buyuk tehlike; hangi temelden gelirse gelsin; bu temeli bosa dusurenlerin, yerini dolduramamasindan kaynaklanan kaos ve toplumun yasayacagi guvensizlik, duzensizlik v.s. dir.

O yuzden; "insan ahlaki, yani etigi, nasil olmalidir?" icerikli bir soruya verilecek evrensel tek cevap; "insanin yasam ve iliskilerine uyumlu ve yakisir olmasidir." olacaktir. Eger, bu soru sorulur ve bu cevap alinirsa; bir bireyin veya toplumun; ahlak temelinden dolayi dusecegi bosluk onlenmis olur.

Demekki, toplumu bosluga dusurmeden once; egitim-ogretimle bu boslugun yerinin insanlik, yasam ve iliskisi adina doldurulmasi gerekir. Yoksa; nihilizmin getirdigi gibi, bu bosluk; insan bilincine ermemis toplumlari; "Teksas'a" dondurebilir. Ya da; toplumun bilinc yapisi yukseltilmeden, yapilacak zorla ve baskiyla gelen degisim-SSCB'n de oldugu gibi-tarihin gelen donemlerinde hem geri teper, hem de toplum, biriktirerek, bir firsatini bulup "patlamaya" yonelir.

Daha once ben, bu bosluga dusmus bireylerin kendilerine "ateist" dediklerini belirtmistim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_beyin
13-02-2009, 01:10
Daha once ben, bu bosluga dusmus bireylerin kendilerine "ateist" dediklerini belirtmistim.
EVRENSEL
evrensel argo tabirle yine lügat parçalımışsın. kendince olmayan hükümleri olmayan ve
uyduruk felsefe algılamanla çözüm üretmişsin.
boşluğa düşmemişlere ne denir onuda lütfedermisin

evrensel-insan
13-02-2009, 01:17
Saygideger ozgur_beyin;

Birincisi bu benim degil; bunu soyleyenlerin deyimi. Ikincisi; bosluga dusup dusmemenin ateizmle veya teizmle bir bagi yok. Bu zaten; kendi iradesiyle bosluga dusus degil. Ya kandirma, ya da satin alma yoluyla. Cunku; bu bosluga dusenler, henuz tanri kavramini degerlendirecek yas ve bilincte degil. Ikincisi de; bu bosluga dusmeyenlerin ne oldugunu kendileri bilirler ve iletirler. Onlara sormak lazim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
13-02-2009, 01:23
Saygideger ozgur_beyin;

Okunani anlamak ile, okunani anlamayip; yanlis degerlendirmek; farkli iki tutumdur.

Daha once ben, bu bosluga dusmus bireylerin kendilerine "ateist" dediklerini belirtmistim.-e.i.

Yukaridaki cumleme dikkat ettiysen; "kendilerine" diye bir kelime var. Yani cumle "ben bunlara "ateist" diyorum" degil; onlar, kendilerini oyle tanimliyorlar.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
13-02-2009, 01:32
Peki ateizmin cinsellik konusundaki ahlak anlayışı nedir?
Aile ocağının devamlılığına önem dereceleri nedir?
Dinsel boşluğu bu konuda doldurmayı düşünürler mi? (Nasıl?)
Maneviyat konusundaki alternatif düşünceleri nelerdir?

Ateistlerin bu sorulara yanıtları olmalı.
Dinlerin olumlu-olumsuz taraflarından çok kez bahsedildi.
Ya ateizm ne diyor?
Var mı bu 4 soru hakkında (dinlere girmeden) yanıtı olan?

Ki-Adi
13-02-2009, 01:35
Sevgili Ki_adi hayvanlar dünyasında bile ahlaksal kurallar ve bir düzen vardır..Kaldı ki akıl verilen insanı bir düşünün..Tüm insanlar kollektif olarak bir arada yaşam sürebilmek adına zaten bir ahlak kuralları sinsilesine ihtiyaç olduğunu içgüdüsel olarak bilirler..Bu en ilkel insanlarda bile vardı..

Bir düşünün, örneğin biz TD olarak birarada yaşayan bir ilkel toplum olalım..Aramızda anlaşabilmek için bazı kurallar belirleyeceğiz mecburen..Her toplum bir lider çıkarır..Diyelim ki bu da dilavermiş..Güçlü karizmatik,kasları kuvvetli ve saygın olduğundan, aynı zamanda ondan çekindiğimizden,güvendiğimizden onu şef bellemiş ,gücüne yenilmiş ve tabii olmuşuz..Dilaver şimdi gelip bize "bakın kurallar var evet ama bunları bana geçen gün çadırımda oturup dururken Allah, cebrail vasıtasıyla indirdi dese ..Ne dersiniz??Olur mu??Bunlara yasalar denir..Aynı şeyler yasa diye de topluma kabul ettirebilinirdi demek istiyorum...Zaten toplumlar yasalarını kendi içerisinden çıkarırlar en uygun şekillerde yaşayabilmek için..Ama Muhammed öyle yapamış..Hiç bir gücü yokken gelmiş, hükümdarlığını ilan etmiş,bir de Allahla kandırarak toplumunu sindirmiş..Bu etik midir??Değildir..Sömürü var,insanların ölüm korkularını kullanmak var ,çıkar var,kadın kullanmak var..Say say bitmez zararları..Çok uzun zaman önce maymun akrabalarımızdan ayrıldığımız halde ,hala birilerinin maymunu olmanın alemi var mıdır??

Sevgiler

Sevgili placebo sanırsam ben anlatamadım tam olarak çünkü bi anlaşılmazlık var. Ben dinler Oluşutuğu toplumda ve oluşuğuz zamanda Suçun önlenmesi bakımından birtakım yararları olmuştur dedim dikkat edersen sadece müslümanlık demedir. Bunun içinde tüm tarih boyunca oluşmuş olan dinler vardır. Ama şöyle diyebiliriz bütün dinler aynı mesafede etkilimidir. Bazıları daha çok yararlı olmuştur(bana göre doğu asya dinleri)bazıları daha az yararlı olmuştur. Her dini bir tutamayız. Her dini müslümanlık gibi kabul edersek hiçbiryere varamayız.Dinlerin suç konusundaki bazı yararları onların doğru ve Tanrıdan geldiğini göstermez. Müslümanlık ve Muhammed hakkında dediklerine tamamen katılıyorum.

placebo
13-02-2009, 01:45
Daha once ben, bu bosluga dusmus bireylerin kendilerine "ateist" dediklerini belirtmistim.


Böyle bir istatistik var mıdır?..Her canlı hayatını sürdürebilmek için hem bedenen hem ruhen güdülenmiştir ve yaşam mücadelesi de bunun kanıtıdır..Belki çok şaşıracaksınız ama tersine ateistler ölüp toprak olacaklarını bildiklerinden hayatlarını daha dolu yaşamaya ve zevk almaya bakarlar..Çünkü onlar için öte dünya ve nimetleri yoktur.Her şey buradadır..

Siz de biliyorsunuzdur, çoğu ruh hastalığının kökeninde korku ve suçluluk duyguları vardır..Allahtan çok korkan ve iradesine sahip olmak için haddinden fazla baskılayan insanların ruh durumları da bir müddet sonra bozulur..Obsessif,obsessif -kompülsif,panik ataklar,Depresyonlar v.s...Bunlar bilinçaltı cezalandırma ve ölüm korkusu taşıyan insan hastalıklarıdır aslında...Bu hastalar kendilerini, kendilerince doğru kabul ettikleri,aslında çarpıtılmış,gerçekdışı düşüncelerle suçlayarak cezalandırmaktadırlar..Ama tabii bu bilinçaltında gerçekleşmektedir..Bu yüzden bu ruhsal bozukluklarda terleme ,titreme,kalp atışlarında,nabızda düzensizlikler,nefes alışverişlerinde düzensizlikler,başdönmeleri gibi belirtiler olur..Korku duygusunun farkında olmadan korku belirtileri yaşarlar ve bunun ne olduğunu bilmez kendilerini gerçekten hasta zannederler....Hastalara tavsiye edilen şeyse hiç bir şeyi kafaya takmamaları, sosyal gruplarla,insanlarla sıkça bir arada bulunmalarıdır..Kimse bunlara gidin dua edin ya da ,Allah duygunuzu daha da pekiştirin demez...Çoğu İntihar da bu kendi kendini cezalandırmanın sonucudur..Fazla kuralın ve zorlanmanın getirdiği yorgunluk,yıpranmışlık..Başka nedenleride vardır tabii ki ama onları burada anmaya gerek yok.. Allahsızlık fikri extradan bir boşluk duygusu getirmez..Ateistler ruhsal durumları bozuk ve boşluğa düşmüş kişiler de değillerdir..Onlarda hasta olabilirler tabii ama sayıları diğerlerinden fazla değildir..Siz Ateistleri satanistlerle karıştırmış olmayasınız:D

Sevgiler..

evrensel-insan
13-02-2009, 01:53
Saygideger placebo;

Ayni hatayi, lutfen sen de tekrarlama. Ben demiyorum. Onlar kendileri soyluyorlar. Aslinda, bu ayni zamanda bir propaganda temellidir. Yani; ateizmi bu temelde gostermek. Ayni; eskiden; solculari kotulemek icin; yapilanlarin onlarin ustune atilmasi gibi. Yani "Bak, ozendiginiz ateizm, sizi ne hallere sokuyor" temelli bir propaganda.

Saygilarimla;
evrensel-insan

placebo
13-02-2009, 02:10
Alıntı: pante
Peki ateizmin cinsellik konusundaki ahlak anlayışı nedir?
Aile ocağının devamlılığına önem dereceleri nedir?
Dinsel boşluğu bu konuda doldurmayı düşünürler mi? (Nasıl?)
Maneviyat konusundaki alternatif düşünceleri nelerdir?

Ateistlerin bu sorulara yanıtları olmalı.
Dinlerin olumlu-olumsuz taraflarından çok kez bahsedildi.
Ya ateizm ne diyor?
Var mı bu 4 soru hakkında (dinlere girmeden) yanıtı olan?

Sevgili pante,hayvanların çoğu türü bile eşlerini kıskanır ve paylaşmazlarken,aile kavramlarından içgüdüsel olarak haberdarken,zekası ve duyguları bunca gelişmiş insanın aile ocağını dinsiz sürdüremeyeceğini iddia etmek bence mantıklı değilidir..Ateistlerde cinsellik serbest,her yol mübah doğru bir düşünce midir??..Bunun ahlakla ve kendine saygıyla alakası vardır, dolayısıyla dinlerle alakası yoktur..Ateistler her önüne gelenle cinsellik yaşayan psikopatlar da değillerdir..Hümanisttirler..Cinsel tabulara fazlasıyla sahip olan üzmez gibi vatandaşların durumu ortadayken,ben daha Richard Dawkins kılıklı bireylerin böyle bir sapıklık haberlerini ne duymuş ne de işitmişimdir..Dinlerden örnek vermeyin demişsiniz ama örnekler bir nevi küçük istatistiklerdir..

Hümanist olmak yeterlidir ekstradan bir zorlamaya ve zorlanmaya gerek yoktur..Ek olarak ;ben bu ahlak konusunda daha önceden bir yazı yazmıştım ve ahlakla dinin alakalı olmadıklarını ,bazı deneyleri de örnek göstererek belirtmiştim..Hala da aynı fikirdeyim..

sevgiler..

evrensel-insan
13-02-2009, 02:13
Saygidger placebo;

Soyle dusunelim. Bir kisinin; tum ahlak kurallarina uyusunun temeli tanri korkusu ve ona verilen dini mentalite olsun. Bir gun, bu sahis; tanri ve din bosluguna dussun. Soyle dusunmezmi? "Madem tanri yok; dinin getirdigi kurallarda; dinin cikarina; o zaman; ben bu kurallara uymuyorum, serbestim ve istedigimi istedigim gibi dusunur davranirim. Beni kim engelleyecek? Hele, bir de bunu; duzenin kendisini cezalandiracaginin bilincinde ve bunuda goze alarak yaptigini dusun.

Simdi, sen; o kisinin bu duruma gelip; aktiflesip, insanliga zarar vermesini mi; yoksa eski haliyle kalip pasif temelde kendine zarar vermesini mi, yeglersin. Hangisi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
13-02-2009, 02:24
Sevgili pante,hayvanların çoğu türü bile eşlerini kıskanır ve paylaşmazlarken,aile kavramlarından içgüdüsel olarak haberdarken,zekası ve duyguları bunca gelişmiş insanın aile ocağını dinsiz sürdüremeyeceğini iddia etmek bence mantıklı değilidir..Ateistlerde cinsellik serbest,her yol mübah doğru bir düşünce midir??..Bunun ahlakla ve kendine saygıyla alakası vardır, dolayısıyla dinlerle alakası yoktur..Ateistler her önüne gelenle cinsellik yaşayan psikopatlar da değillerdir..Hümanisttirler..Cinsel tabulara fazlasıyla sahip olan üzmez gibi vatandaşların durumu ortadayken,ben daha Richard Dawkins kılıklı bireylerin böyle bir sapıklık haberlerini ne duymuş ne de işitmişimdir..Dinlerden örnek vermeyin demişsiniz ama örnekler bir nevi küçük istatistiklerdir..

Sevgili Placebo;
Ben bir yorum yapmıyorum, kıyas da yapmıyorum.
Sadece bir ateist bu sorulara ne yanıt getirebilir diye soruyorum.
Bu 4 sorunun her birini bir başlık yapıp altına bir kaç madde yazabilirler.
Yoruma gerek duymadan, savunmaya geçmeden, sadece ateist olarak düşündüklerini yazmak zor olmamalı.
Örneğin komünistlerin bu konularda düşünceleri vardır. Ama o siyasi alana giriyor. Ateist olanlar ne düşünüyor?
Bakalım kaç ateist tatminkar açıklama getirebilecek?
Çok uygun bulursak, alternatif bir tarz olarak görürsek bültende de konu yaparız. :)

placebo
13-02-2009, 02:30
Saygideger placebo;

Ayni hatayi, lutfen sen de tekrarlama. Ben demiyorum. Onlar kendileri soyluyorlar. Aslinda, bu ayni zamanda bir propaganda temellidir. Yani; ateizmi bu temelde gostermek. Ayni; eskiden; solculari kotulemek icin; yapilanlarin onlarin ustune atilmasi gibi. Yani "Bak, ozendiginiz ateizm, sizi ne hallere sokuyor" temelli bir propaganda.

Saygilarimla;
evrensel-insan

sevgili Evrensel insan,
Bir de ben solculukla ateizmin bağlantılanmasını hiç mantıklı bulmuyorum.Çok ta komik buluyorum...Ne alakası var değil mi aslında...Ateist insanlar komünist veya solcu mu olmalılar..Bu kıstaslar bir tek Türkiyede var ne yazıkki..Her bir özellik diğer özellikleri beyinde çağrıştırarak, zincirleme devindirip tek tip mantık çıkarma hatası biz türklere pek yabancı olmayan davranışlar.. Mesela ateist solcu,sonra komünist,bölücü falan sonunda bir bakarsınız stalinci ilan edilmiş..Bakın bir ateizmle çıkılan senaryonun dramına...:D.sonu nerelere gitti..Biri masumane vatanı mı,ülkemi seviyorumdan dedimiydi yine aynısı olur,bir çıkarlar yola bizimkiler,ne ulusalcılığı kalır ,ne ergenekonculuğu ardından bir bakarsınız hiç olmayacak adam ırkçı faşist olmuştur..Ama aslında olaylar böyle işlemiyor..Hepsi birbirinden farklı kavramlar benim açımdan..Mesela ben hümanistimdir..Eğer insani ve mutlu olacağımız şekilde yaşayabileceğimizi iddia eden bir yönetim şekli getirecek bir lider çıkarsa kabul ederim..

sevgiler

evrensel-insan
13-02-2009, 02:44
Saygideger placebo;

Bu benzetim, bilerek yapilmis bir benzetim degil. Sadece ornek verirken aklima o geldi. Yoksa; belirli bir dusunce uretmedim.

Istersen; silah propagandasi temelinde de dusunerek; sagcilari da, katabilirsin. Hatta, TV'ler de, konusturulan teroristleri de. Simdi sen, bu verdigim orneklerin "ardinda da bir buzagi ararsin" ;)

Saygilarimla;
evrensel-insan

placebo
13-02-2009, 03:49
Sevgili pante,insanlar bürokrasiye ve kendilerine devamlı dayatılan şeylere artık o derece alışmışlarki,kendileri doğru ve yanlışı hiç bir zaman bulabileceklerine ihtimal dahi veremez hale getirilmişler.Bilinç altları kendi kendilerine asla doğruyu bulamayacaklarını fısıldamakta insanlara..Tam sömürülük bir durum..Ne güzel değil mi??:D..Tabii ki ondan sonra musanın kuralları, isanınkiler ve Muhammedinkiler içerisinden ,olmadı diğerlerinden seçmece broşürlerine sarılıp içine gömülerek, her biri de doğrusunun o olduğuna inanarak(içlerinde ki vicdanlarının sesi farklı olsada)sanki kendi akılları yokmuşçasına direktif üzerine direktif alarak yaşamaktalar..Ateistlerinse akılları,vicdanları,doğuştan gelen sezgileri(genetik )vardır...Çalmamanın,hırsız olmamanın,aldatmamanın,adam öldürmemenin,dostça ve mutlu olarak yaşamanın bilinmesinin bunlara bağlı olduğunu zannederek, kalın kitaplar ardında sadece iki üç paragraf içinde belirtilen faziletleri ve gerisi sadece masal,küfür,narsizm dolu kitapları okumayı reddederler..Absürdlüklere inanmayı akıldışı bulurlar..Masal aleminde yaşamaktanda gerçeklerle yüzleşerek getiri-götürü usulüne bakarak,yaşadıkları toplumun yasaları ve ceza hukukunu baz alarak yaşamayı kabul ederler..Tabii ki şeriatı seçecek halleri de yoktur zaten.:D.

Sorduğunuz sorular içerisinde cinsellikten başlarsak eğer; cariyeler,4 veya 12 kadın olayına sıcak bakmazlar..Bu tip ilişkiler poligamiktir ,maddi olarak yük ve değişik ,hatta ölümcül hastalıklar demektir(Hepatit b aids ve diğerleri.).Zaten hiç bir kadında bunu kabul etmeye yanaşmayacaktır..Evliliklerini törelere göre değil,kendi aşk ve sevgilerini gözeterek yaparlar..Aşık oldukları ve sevdikleri kişiyle evlendiklerinden dolayı da eşlerine saygı ve sevgiyle bağlanırlar..Çocukları olup eşlerine aşkları bitse bile onlarla paylaştıkları hayatlarını,düzenlerini diğer herhangi sıradan birisi çin feda edemeyecek derecede akıllı ve zekidirler..Düzenlerini anlık zevkler için feda edemezler..Karılarını eşlerini ya da sevgililerini sevdiklerinden dolayı doğanın bize vermiş olduğu kıskançlık duygusuyla onları paylaşmaya yanaşmazlar..Anlık zevklerin geçici oldukları taraflarından net olarak bilimektedir..Bir gün anlaşamayıp ayrılmaya karar verirlerse eğer ki, bu doğaldır ve olabilir ,(katolik değilseler tabii)diğer dindarlar gibi toplumunun yasaları tarafından kabul edilmiş boşanma hukukuna göre boşanmayı gerçekleştirirler..Çocukları varsa eğer ve küçüklerse doğal olarak anne çocuğu deyip, anneye verirler.Babaya vermezler..Zira babanın memeleri ve anneye mahsus yetileri bulunmamaktadır..

Evlilik dışı ilşklerde yine aşk ve sevgiyi baz alırlar,(her iki taraftaki ;yani dindar ve ateist istisnalarını saymıyorum)Cahil olmadıklarından her önlerine gelen kişilerle beraber ne kadar arzu duysalarda beraber olmazlar..Hasalık çekinceleri vardır..Bir anlık zevkleri için bir daha gelemeyecek oldukları yaşamlarını feda etmeye yanaşmazlar.Çünkü hayatları değerlidir..Çoğunun tıp bilgisi de mevcuttur..Yaşabilecekleri tek hayatı asla tehlikeli ve değmeyecek maceralarla kısaltmaya yanaşmazlar..

Şimdilik bu kadar..Saatlerdir yazdığımdan biraz yoruldum..Yarın yine kaldığımız yerden devam ederiz..:)

Sevgiler

pante
13-02-2009, 12:57
Sorduğunuz sorular içerisinde cinsellikten başlarsak eğer; cariyeler,4 veya 12 kadın olayına sıcak bakmazlar..Bu tip ilişkiler poligamiktir ,maddi olarak yük ve değişik ,hatta ölümcül hastalıklar demektir(Hepatit b aids ve diğerleri.).Zaten hiç bir kadında bunu kabul etmeye yanaşmayacaktır..Evliliklerini törelere göre değil,kendi aşk ve sevgilerini gözeterek yaparlar..Aşık oldukları ve sevdikleri kişiyle evlendiklerinden dolayı da eşlerine saygı ve sevgiyle bağlanırlar..Çocukları olup eşlerine aşkları bitse bile onlarla paylaştıkları hayatlarını,düzenlerini diğer herhangi sıradan birisi çin feda edemeyecek derecede akıllı ve zekidirler..Düzenlerini anlık zevkler için feda edemezler..Karılarını eşlerini ya da sevgililerini sevdiklerinden dolayı doğanın bize vermiş olduğu kıskançlık duygusuyla onları paylaşmaya yanaşmazlar..Anlık zevklerin geçici oldukları taraflarından net olarak bilimektedir..Bir gün anlaşamayıp ayrılmaya karar verirlerse eğer ki, bu doğaldır ve olabilir ,(katolik değilseler tabii)diğer dindarlar gibi toplumunun yasaları tarafından kabul edilmiş boşanma hukukuna göre boşanmayı gerçekleştirirler..Çocukları varsa eğer ve küçüklerse doğal olarak anne çocuğu deyip, anneye verirler.Babaya vermezler..Zira babanın memeleri ve anneye mahsus yetileri bulunmamaktadır..

Evlilik dışı ilşklerde yine aşk ve sevgiyi baz alırlar,(her iki taraftaki ;yani dindar ve ateist istisnalarını saymıyorum)Cahil olmadıklarından her önlerine gelen kişilerle beraber ne kadar arzu duysalarda beraber olmazlar..Hasalık çekinceleri vardır..Bir anlık zevkleri için bir daha gelemeyecek oldukları yaşamlarını feda etmeye yanaşmazlar.Çünkü hayatları değerlidir..Çoğunun tıp bilgisi de mevcuttur..Yaşabilecekleri tek hayatı asla tehlikeli ve değmeyecek maceralarla kısaltmaya yanaşmazlar..


Bunların tümü dindarlar için de, deistler, panteistler, agnostikler için de geçerli genel ifadeler.
Sorduğum sorulardaki ateistlerin ahlak anlayışına, maneviyat konusundaki alternatif yaklaşımlarına yanıt değil.
Siz cariyelere, çok kadınla evliliğe vs. takmışsınız.
Konu İslam değil, din. Farzedin ki bir Protestan'a yanıt veriyorsunuz.
Onun çok kadınla evlilik, cariye vs. inancı yok zaten. Ama dinden gelen bir ahlak anlayışı ve maneviyatı var.
Buna ateizmin getirdiği alternatif nedir?
Diğer ateistlerin de görüşlerini alalım.

unbe
13-02-2009, 13:24
Peki ateizmin cinsellik konusundaki ahlak anlayışı nedir?
Aile ocağının devamlılığına önem dereceleri nedir?
Dinsel boşluğu bu konuda doldurmayı düşünürler mi? (Nasıl?)
Maneviyat konusundaki alternatif düşünceleri nelerdir?

1-cinsel ahlak konusunda her kişinin kendi fikri önemlidir.bu konuda genelleme yapılamaz.kimisi önüne gelenle yatar ama diğer yandan başkası tek eşli olarak hayatının sonuna kadar yaşar.
2-şahsi fikrim tabii ki aile önemlidir devamıda önemlidir ama çok çocuk yapma taraftarı değilim çünkü ülkenin durumu ortada.benim için ailenin devamı birinci planda değildir birinci planda olan oğlum ve onun geleceğidir.
3-açıkçası ateist olduğumdan beri dinsel bir boşluk hissetmiyorum zaten eskiden beridir yani müslümankende pek dinin gereklerini yerine getirmezdim o yüzden hiç manevi bi eksiklik hissetmiyorum.
4-maneviyat benim için ailemin yani eşimin ve oğlumun mutlu ve huzurlu olmasıdır.onların yanımda olup bana her konuda ve ne olursa olsun destek olduklarını bilmek benim için en önemli manevi değerdir.

pante
13-02-2009, 13:32
1-cinsel ahlak konusunda her kişinin kendi fikri önemlidir.bu konuda genelleme yapılamaz.kimisi önüne gelenle yatar ama diğer yandan başkası tek eşli olarak hayatının sonuna kadar yaşar.
2-şahsi fikrim tabii ki aile önemlidir devamıda önemlidir ama çok çocuk yapma taraftarı değilim çünkü ülkenin durumu ortada.benim için ailenin devamı birinci planda değildir birinci planda olan oğlum ve onun geleceğidir.
3-açıkçası ateist olduğumdan beri dinsel bir boşluk hissetmiyorum zaten eskiden beridir yani müslümankende pek dinin gereklerini yerine getirmezdim o yüzden hiç manevi bi eksiklik hissetmiyorum.
4-maneviyat benim için ailemin yani eşimin ve oğlumun mutlu ve huzurlu olmasıdır.onların yanımda olup bana her konuda ve ne olursa olsun destek olduklarını bilmek benim için en önemli manevi değerdir.

İşte bu tür yanıtlar bekliyorum.
Doğruluğunu, yanlışlığını sonra tartışırız.
Ama önce bir görüşler gelsin.
"çok çocuk yapma taraftarı değilim" gibi düşünceler de gereksiz kalabalık yapmasın. Dinlerin "Çok çocuk yapın" diye bir emri yok. Kişileri boşverin.

aydoe
13-02-2009, 13:36
Peki ateizmin cinsellik konusundaki ahlak anlayışı nedir?

Ateizmin cinsellik konusunda ortak bir anlayışı yoktur.
Amerika'daki bir ateistle ,Japonya'daki bir ateistin çok farklı ahlak anlayışı olabilir.
Ateist için içinde yaşadığı toplumsal ahlak kuralları geçerlidir.
Cinsel özgürlüğü çok eşliliğide savunabilir,tek eşliliği çekirdek aileyide savunabilir.
Bu bireysel bir tercihtir.
Ateist bunu yaparken tanrı ve cehennem korkusu ile yapmaz.
Ateistlerin siyasi ve ahlaki bir birlikteliği yoktur.

Aile ocağının devamlılığına önem dereceleri nedir?

Her insan için ne ise ateist içinde odur,dinlere inanmaması ,tanrıya inanmaması bir insanın eşini ve çocuklarını sevmesini değiştirmez.

Dinsel boşluğu bu konuda doldurmayı düşünürler mi?

Bilinçli bir ateist için boşluk yoktur,cahil adam zaten ateist olamaz.

Maneviyat konusundaki alternatif düşünceleri nelerdir?

Duygu durumumuzu bozmayalım ,moralimizi yüksek tutalım :)

Ayejj
13-02-2009, 13:37
Peki ateizmin cinsellik konusundaki ahlak anlayışı nedir?
Aile ocağının devamlılığına önem dereceleri nedir?
Dinsel boşluğu bu konuda doldurmayı düşünürler mi?
Maneviyat konusundaki alternatif düşünceleri nelerdir?
Sayın pante,

Örneğin bir şempanze topluluğunu ele alalım.Herhangi bir dinleri yoktur.Bir ahlak sistemleri yoktur. Buna rağmen topluluk olarak hayatta kalıp yeni nesiller üretebilmekteler. Bunlar şempanzeler yapabiliyorsa, daha üstün olan insan neden din ve ahlak sistemlerine ihtiyaç duysun.Ateizm insanı yaşadığı doğanın bir parçası olarak kabul eder.

pante
13-02-2009, 13:46
Sitenin ana sayfasına bir zamanlar bir yazı vermiştim, Cem'in isteğiyle.
"Panteist açıdan din, ahlak, yaşam ve ölüm" üzerine.
Sitede bulamadım o yazıyı.
Ama yürütenler sağolsun, bir başka sitede buldum.

http://www.hanemiz.com/panteist-acidan-din-ahlak-yasam-ve-olum-t180519.html

placebo
13-02-2009, 14:16
Sitenin ana sayfasına bir zamanlar bir yazı vermiştim, Cem'in isteğiyle.
"Panteist açıdan din, ahlak, yaşam ve ölüm" üzerine.
Sitede bulamadım o yazıyı.
Ama yürütenler sağolsun, bir başka sitede buldum.

http://www.hanemiz.com/panteist-acidan-din-ahlak-yasam-ve-olum-t180519.html

Sevgili pante,gerçekten güzel ve etkileyici bir yazıymış..E bizi neden uğraştırdınız hocam bu kadar açıklamalı bir yazı dururken:D..

Bende geçen gün siteyi böyle bir yazı bulabilmek için aradım,ama bulamamamıştım..Panteist,deist,ateist,agnostik olsun farketmez, dini herhangi bir kitaba sahip olmayan insanlar mütemadiyen dindarlar tarafından ahlaksızlıkla suçlanırlar.. Bu sebeple,bu yargıya bir karşı çıkış olarak gözlere sokulmak üzere böyle bir yazının sitemizde okunabilek bir yerde bulunmasını çok arzu ederim..

Sevgiler

pante
13-02-2009, 14:23
Sevgili pante,gerçekten güzel ve etkileyici bir yazıymış..E bizi neden uğraştırdınız hocam bu kadar açıklamalı bir yazı dururken..

Bende geçen gün siteyi böyle bir yazı bulabilmek için aradım,ama bulamamamıştım..Panteist,deist,ateist,agnostik olsun farketmez İnançsız insanlar mütemadiyen dindarlar tarafından ahlaksızlıkla suçlanırlar.. Bu sebeple,bu yargıya bir karşı çıkış olarak gözlere sokulmak üzere böyle bir yazının sitemizde okunabilek bir yerde bulunmasını çok arzu ederim..


Hayır, ben kabul etmiyorum. ;)
Ateistler kendi yazılarını hazırlasınlar. :p
Panteizmin ahlak, maneviyat anlayışına sığınmasınlar.
Yok öyle hazıra konmak. :D

evrensel-insan
13-02-2009, 16:24
Saygideger pante;

Ben evrendeki bu sonsuz madde ve enerjinin ezelden beri varolduğuna inanmadığım için , bu muazzam enerjinin bir başlangıcı olduğunu düşündüğümden , bir İLK’e , sürekli enerji üreten bir kaynağa inanıyorum.Bunu tanımlayamıyorum ama gelecekte bilimin buna ilişkin teoriler üretebileceğini düşünüyorum. İnandığım Tanrının ise bütün evreni dünyadaki insanlar için yaratmış olmasını mantıklı bulmuyorum. İnsanlar için sadece bir güneş sistemi yeterli iken her birinde milyarlarca yıldız sistemi olan milyarlarca galaksinin olduğu evrenin gayesi yalnızca dünyadaki insanlar olamaz.Hesaplanabilir evrenin büyük bir duvar haritası çizilebilir olsaydı , dünya o haritada yer alamazdı herhalde. Dolayısıyla evren insanoğlu için çok büyük bir sırdır. Kısıtlı imkanlarıyla güneş sistemine mahkum kalmış insanoğlunun kendi galaksisini dahi araştırması , keşfetmesi olanaksızken , milyarlarca galaksi ve bilinemeyen evrenin ötesi daima bir sır olarak kalacaktır. Tanrının var olup olmadığını ve varsa evrendeki gayesinin ne olduğunu tespit etmek de mümkün olacak mıdır bilinmez..

Evrenin ve varlıkların oluşumunda bu ilk kaynağın, ilk cevherin bilinçli olmaması mümkün değildir. Evrendeki maddenin kaynağı Tanrı olunca , evrenin Tanrıdan sudur ettiği ve evrendeki tüm maddelerin özünde Tanrının olduğunu söylemek yanlış olmaz.Çünkü yoktan bir şey çıkmaz.Varolanlar ancak başka bir varlıktan türeyebilirler.Bu görüş Panteizmin Tanrının evrenle bir olduğu , evrene eşdeğer olduğu görüşünden farklı olup Tanrının hem evrende hem de evrene aşkın , evrene hükmedebilen durumda olduğu için Panenteist bir görüştür.

Yani Tanrı evrende , evrende Tanrıdadır.Evrenin özüne işlemiş olduğu gibi evrene yetkin ve müdahale edebilir konumdadır.Evreni oluşturan elementlerin tümünün hidrojen elementinin türevleri olduğu dikkate alınırsa ve hidrojenin de kaynağının Tanrı olduğunu düşündüğümüzde bunun olanaksız olmadığını görebiliriz..Panteizm anlayışındaki gibi Tanrı kaynağının tümünü evren için kullanılmamıştır.Kabaca örneklemeyle tek hücrelilerin bölünmesi gibi , Kaynağın ikiye bölündüğünü ve 2. kaynağın evreni oluşturduğu söylenebilir.-alinti

http://www.hanemiz.com/panteist-acidan-din-ahlak-yasam-ve-olum-t180519.html?

Benim bu konuda diyecegim. Aslinda, yazar arkadasin, tanriya inanci; kendi yazinin basinda belirttigi nedenden kaynaklaniyor. Yani, bilinmeyeni illaki bir temele oturtmak. Bunun iki yonu var. Birincisi; ister istemez, kisiyi bilimsellikten ve bilimin temeli; epistemolojiden uzaktirabilir. Ikincisi; insanoglunun epistemolojisinin kaliciligi dusunulurse; bu kalicilik, bu temelde tanriyida kalici kilacak, dolayisiyle, insanoglu tanrisal-tanrili-tanrisiz- dusunme ve davranis yapisindan arinamayacaktir. Bu da, dini mentalitenin ekmegine yag surmektir.

Ucuncusu; neden, insanoglunun-ki kendisi bir parca- butunu aciklama gibi bir misyona soyundugu da ayri bir dusunme konusudur. Cunku, hic bir tarihte ve insanoglu yasaminin hic bir evresinde bunu basaramayacaktir. O yuzden, her zaman kendini spekulasyona ve inanca adamis olacaktir. Bu da insanoglunun, kendi yasam ve iliskisi yerine; onu hep. insanlik disiliga-hem tanri, madde; hemde insana yakismayan dusunce ve davranis-itecektir.

Yine bu temelde; kendisi aradabir yerde ortaya ciktigi halde; illa, bir ilk ve son pesinde olusunun inadi da ayri bir sorundur. Neden, herseyi bir surec temelinde ve suregelen bir olusumun degisim-donusum-baskalasim temelinde degerlendirmez. En azindan; bu yanasim, ne insanogluna bir tanri aratir, ne bir ilk ne de bir son. Diyelim ki, hayir. Peki; bulunanlardan ne ve hangisi veya neye dayanarak ilk kabul edilecektir. Bu ilk meraki, bitecekmi saniliyor? Ilkin veya sonun tatminini ne verecektir? Belkide bu tatminsizlik, yazar arkadasi bir tanriya inandirtir.

Butun sorun; dusunceyi tanrisalliga hapsetmekte, boyle olunca; tanridan yana olanlar, tanrilarini; olmayanlarda, tanri dislarini-madde- bulurlar. Peki, neden dusunce de, bir tanrisallik vardir? Ustelik bu dusunce, insanoglunun; o zaman, insanoglu, neden insanlik disi-tanri, madde-bir dusunceye kendini sabitler ve bu siniri asamaz?

Saygilarimla;
evrensel-insan

placebo
13-02-2009, 17:05
Hayır, ben kabul etmiyorum. ;)
Ateistler kendi yazılarını hazırlasınlar. :p
Panteizmin ahlak, maneviyat anlayışına sığınmasınlar.
Yok öyle hazıra konmak. :D

Demek istediğinizi anlıyorum sevgili pante..Açıklama yapmadığım için yanlış anlaşılmam doğaldır..Son bir kaç paragraftaki Tanrı kavramıyla ilgili bölümleri çıkarırsak bu yazının bir ateist görüş mü yoksa panteist görüşmü belirttiğinin farkına varamayız..Yazının üstten başlayarak,tanrı kavramıyla kesildiği bölüme kadar benim görüşlerimin çoğunu yansıtmaktadır..

sevgiler

pante
13-02-2009, 17:14
Neyse ben yazıma sahiplenerek korumaya aldım.
Küçük değişiklikler yapıp bir de sonuç bölümü ekledim.
Arayanlar ve üzerinde yorum yapacaklar aşağıdaki adreste bulabilir.

http://pante.blogcu.com/panteist-acidan-din-ahlak-yasam-ve-olum_35985261.html

sinner
14-02-2009, 17:55
Ateizmin insanlara dinler gibi bir yol-yordam göstermesine gerek yok.
Ateizmin amacı dinlere alternatif bir yaşam tarzı vaaz etmek de değil.
İnsanlığın beynini ve bedenini dinlerin esaretinden kurtarması, aklı ve bilimi insana tek rehber kılması yeterli değil mi ?
Kendim için neyin iyi, neyin kötü olduğuna karar vermek için Tanrının kutsal kitaplarıyla bana yol göstermesine ihtiyacım yok.
Yaşam sürprizler dolu, gizemli bir yolculuk. Onu kendi elimle, beynimle zekamla gerek okuyarak gerek tecrübe ederek keşfetmek isterim.
Cosmos:) bize bir yaşam şansı vermiş. Onun için karşımıza çıkan en ufak fırsatı değerlendirmemek insanın yaşam yolculuğunda kendi ayağına çölme takması gibidir.;)

Kozmik Perspektif
28-08-2013, 12:30
Dindar teistler arasında popüler bir iddia ateistlerin hiçbir ahlak temeline sahip olmadıklarıdır -ki din ve tanrılar ahlaki değerler için gereklidir. Genellikle kendi din ve tanrılarını kastederler, ama bazen herhangi bir din ve herhangi bir tanrıyı onaylamaya istekli görünürler. Gerçek şu ki ne dinler ne tanrılar moralite, etik ve diğer değerler için gereklidir. Apolojetiklerin "Ahlakı temellendirmek için tanrıya inanmak zorundayız" şeklindeki beylik laflarının elle tutulur hiçbir yanı yok. Hayvanların doğasında onlara rehberlik eden dini yönergeler olmaksızın bizim "moral" olarak sınıflandırabileceğimiz davranış sergileyen durumlar da görülebilir. Bunların arasında "sosyal böcekler arasında faaliyet gösteren altruismin ve kooperasyonun komplex sistemlerinin detaylı incelemeleri" ve "bazı kuş ve memeli türleri tarafından grubun geri kalanını gelecek tehlikelere karşı uyarmak için hayatını riske atan fedakâr nöbetçi postalanması." Özgecil ve kooperatif hareket tarzının ve empati, sevecenik gibi duyguların gerek homo sapiens ve primatlarda gerek diğer hayvan sosyalitesinde, biolojik evrimsel mekanizmalarla neden sonuç ilişkisi içinde evrimsel yolculuğundaki gelişimi modern bilimsel tezlerle genişçe aydınlatılabiliyor.

Empati ve diğer sosyal farkındalık formları ahlak duygusunun gelişiminde saygın bir konuma sahiptir. Çoğu insan fark eder ki ahlak söz konusu olduğunda empati önemli bir rol oynar. Diğerlerine asaletle davranırken herhangi bir tanrıdan emir gerektirmez, ama faaliyetlerimizin diğerlerini nasıl etkilediğini kavramsallaştırabilmeyi gerektirir. Bu da, sırayla, başkalarıyla empati kurma becerisi gerektirir -başkalarının duygularının farkındalığını haiz olma ve buna göre davranma becerisi.

Peki Stalin, Pol Pot, Mao... Ateizm Ahlaksızlığa Yol Açar Mı?

Öncelikle ateizmin kendisi insanların uğruna dövüştüğü, öldüğü ya da öldürüldüğü bir prensip, amaç, felsefe ya da inanç sistemi değildir. Ama dini retoriklerle gerekçelendirilmiş ve şiddetlenmiş pekçok haçlı seferi, engizisyon, cadı avcılığı ve köleleştirme vakası var. Bunu da kutsal kitaplarından aldıkları cesaret ve motivasyonla yapıyorlardı. Stalin, Pol Pot ve diğer psikotik komünist liderlerin cinayetlerini ateizmin hanesine yazmak adil olmaz. Zira bunlar tanrısızlığı dayatmak için işlenen suçlar değildir. Bir teist Stalin'in teistlerin X,Y ya da Z nedenle öldürülmeleri gerektiğine inandığını iddia edebilir, ama o zaman nasıl bir Tanrı'ya inanç eksikliğinin bu sonuca yol açabildiğini makul bir şekilde göstermesi lazım. Stalin bu cinayetleri din düşmanlığından çok politik kazançlar için gerçekleştirdiğini gösteren kanıtlar var. Stalin, pozisyonunu sağlamlaştırmak için milyonları katleden bir paronoid idi. Ateizm değil, totaliteryanizm itici güç ve nedensel bağlantıdır. Göz ardı edilen bu gerçek apolojetiklerin iddialarının sahte olduğunu göstermektedir.

Kozmik Perspektif
28-08-2013, 12:50
Apolojetikler ahlakın doğal hukuk aracılığıyla garantiye alındığını, ancak dinin daha sağlam bir temel sağladığını öne sürerler. Birleşik Devletler'de uzun yıllar boyunca ateistlerin mahkemede tanıklık etmelerine izin verilmedi, çünkü ateistlerin gerçeği söylemek için bir nedeni olmadığına inanılıyordu. Bu da dinsel önyargılar yüzünden ateistlere karşı yapılan ayrımcılıkların sayısız örneklerinden biri. (bknz. http://en.wikipedia.org/wiki/Discrimination_against_atheists)

Oysa ahlakın temellerini gökte değil yerde aramamız gerekir. İnsan moralitesi evrimsel, sosyobiolojik tarihin bir sonucudur. Richard Dawkins, Tanrı Yanılgısı kitabında ahlakımızın Darwinci bir açıklamaya sahip olduğu saptamasında bulunuyor: evrim sürecinde özgecil genler seçildi, insana doğal empati verdi. Toplumda ahlak sürekli olarak evrilir. Ahlak ilerledikçe, moral konsensus dini liderlerin kutsal yazıları yorumlama şeklini etkiler. Örneğin bugün laik toplumlardaki dindarların geneli -kutsal kitaplarında yer almasına rağmen- evlatlığının karısıyla evlenmeyi, ya da 9 yaşındaki kız çocuğuyla gerdeğe girmeyi, cariyeliği ve köleliği ahlaki bulmaz. Bu da bize ahlakın din orijinli olmadığını gösterir.

Kozmik Perspektif
29-08-2013, 14:29
Sosyal Darwinizm: Evrimsel Bilimin Yanlış Okunması

Sosyal Darwinizm genellikle varoluş mücadelesinin kavramlarını tanımlamak için kullanılır. Sosyal Darwinizm bugün şüpheli ahlaki değerler olarak sınıflandırdığımız maceraları gerekçelendirmek için kullanıldı. Örneğin sömürgecilik doğal ve kaçınılmaz olarak görüldü. Ancak bu konsept "Doğal olan ne ise ahlaken doğru olmasıyla eşdeğerdir" şeklinde hatalı bir varsayım yapar. Bir başka deyişle, bu argüman bir şey sırf doğada gerçekleşti diye insanların takip etmesi gereken ahlaki paradigma olması gerektiği inancının kurbanı olur.

Naturalistik safsata ya da diğer adıyla argumentum ad naturam sık sık düşülen resmi bir hatadır. Bu konsept İngiliz filozof George Edward Moore tarafından 1903 yayımlanan Principia Ethica kitabında tanımlandı ve isimlendirildi. Bu argüman vejanizm, homoseksüellik ve çevrecilik tartışmalarında da fütursuzca kullanılıyor. Doğalcı safsata terimi bazen "olan"-"olması gereken" problemini tanımlamak için kullanılır (bknz. the Is–ought problem).

Evrimsel teoriyi neyin iyi veya kötü olması gerektiğini tanımlayan bir ahlak kılavuzu olarak algılamak natüralistik bir safsatadır (Bunun tersi ise moralistik safsata; yani "iyi ya da doğru olan ne varsa bu nedenle doğaldır" diyen görüş). Doğa, nasıl davranması gerektiği hakkında ahlak türetilmeden tanımlanması gereken bir olgudur (Eğer kuşlar ve canavarlar eşini aldatmayla, bebek öldürmeyle ve yamyamlıkla meşgulse bu davranışlarda ahlaken sorun olmamalı demek gibi).

Skeptic's Dictionary'nin Natürel maddesi doğaya yönelim safsatasını çarpıcı bir biçimde ifşa ediyor:

“(Doğal demek) doğada olan ya da kendi kendine oluşan demektir. Örneğin deprem, tayfun veya zehirli mantarlar… Ölüm, doğaldır, diabet hastası birisinin insülin eksikliğinden ölmesi de doğaldır. Ama bu kişinin kendisine doğal ya da sentetik insülin enjekte etmesi doğal değildir. Çünkü enjekte etmek doğal değildir. Verandanızın üzerini kapattığınız tahtanın çürümesi, onu korumak için yapay olan hiçbir şey kullanmadığınız düşünülürse doğaldır. Çürüyen çöpün kokması da doğaldır. (…) Çıplaklık bütün hayvanlar için olduğu gibi insanlar için de doğaldır. Kıyafet giymek ise yapaydır. Tıpkı dişinize dolgu yaptırmak, makyaj yapmak, mücevher takmak, traş olmak gibi…” (http://www.skepdic.com/natural.html)

Bu da demek oluyor ki normal olan şey moral olmak zorunda değil.

Vefik Sami
29-08-2013, 14:48
Ahlâk'ın kökeni ve doğallığını neye göre tespit edecez ? Bunun için sâdece empati yeterli midir ? Misâl; Lenin, empati yapmayı bilmiyor muydu ? O'na göre toplumların şu an kabul edegeldikleri ahlâk 'burjuva ahlâkı'dır. Hiç bir önemi yoktur. Gerçek ahlak; sömürüye karşı olmaktır ve toplumu 'demir displin' içerinde proleterya diktatörlüğüne götürecek her araç meşrûdur. Bu amaca hizmet etmeyen ne varsa ahlâki değildir.

Evrim; belki de daha önce programlanmış ve belli bir istikâmette seyreden durumdur. Bu işleyiş içerisinde, ahlakın temelleri olan "iyi" ve kötü" yü neye göre belirleyeceksiniz ? Evrime göre "iyi" nedir, "kötü" nedir. Meselâ zayıfların yok olup gitmesi evrime göre doğal, ama; ahlâki açıdan yanlıştır. Çünki; zayıf insanların bu durumundan istifade edilerek sömürülmeleri ya da köleleştirilmeleri hem ahlâken hem de ideolojik olarak doğru değildir.

Siyasetten, dinden, yaşanagelmiş kültürlerden soyutlanmış bir "ahlâk" anlayışını ne ile temellendireceksiniz ?
Sâdece soruyorum.
Herhangi bir ahlâki yapının avukatlığını yapmıyorum.

Corpse Bride
29-08-2013, 20:26
Siyasetten, dinden, yaşanagelmiş kültürlerden soyutlanmış bir "ahlâk" anlayışını ne ile temellendireceksiniz ?

dinlerden kültürden ideolojilerden ekonomik ve siyasal yapılardan izole ahlak yada toplumsal yapı, böyle bişeyi hayal dahi edemiyorum.

Kozmik Perspektif
29-08-2013, 21:52
Evet, moral gelişimde empati önemli bir yere sahip. Eğer doğruyu yanlıştan belirleyemiyorsanız empati yoksunluğudur, din değil. Ahlak topluluk yaşamının bir sonucudur. Ahlak kendi kendini devam ettiren durumlar ve insan işbirliğine teşvik eden ideolojik odaklı davranışlardır. Biyologlar karıncalardan fillere tüm sosyal hayvanların doğrudan bencilliği kısıtlayarak evrimsel uygunluklarını geliştirmek için davranışlarını modifiye ettiğini ileri sürüyorlar. İnsan ahlakı, diğer hayvanlara görece sofistike ve karmaşık olmasına karşın, grup uyumunu baltalayan ve böylece bireyin uygunluğunu azaltan aşırı bireyciliği sınırlandıracak şekilde evrildi. (Yararlanılan kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Morality)

Vefik Sami
29-08-2013, 22:30
Richard DAWKİNS, ahlâkın kökeni probleminin çözümüne dâir şu argümanları sunar.

Şimdi bireylerin birbirine karşı özgecil, cömert yada 'dürüst' olmasınıı açıklayan dört sağlam Darwinci sebebimiz var.

1 - (Bencil genin programladığı) Özgün bir durum olan genetik akrabalık.
2 - Karşılıklı etki: Alınan iyiliklerin karşılanması ve geri döneceğini 'umarak' iyilikler sunma. (DAWKİNS bu durumu ben senin sırtını kaşıyayım, sen de benimkini ironisi ile betimler.)
3 - Şefkat ve cömertlikle ün kazanmanın Darwinci yararı.
4 - Dikkat çekici cömertliğin bir tür taklit edilemez güvenilir bir bildiriye dönüşmesi ve bunun özgün bir ek fayda sağlaması.

Tanrı yanılgısı: sahife; 202

Dikkat edilirse DAWKİNS'in "bencil gen" teorisine dayandırdığı ilk madde dışında diğerleri zamanla denenmiş/öğrenilmiş durumlardır. Ekseriyetle bu edimlerin temelinde "özgeci" gibi görünerek sağlanan faydanın geri dönüşünün ümid edilmesi yatmaktadır. Cömertliğin kişiye sağladığı 'ün'ün temelinde de bir çıkar/beklenti vardır.

Kanâatimce tüm bu argümanlar, bir annenin, çocuğunu kurtarma adına kendisini hızla giden otomobilin önüne atma duygusunu açıklayamadığı gibi; 'Blimsellik'le kılflanmış lafazanlıktan öte bir kıymet-i harbiyesi de yoktur.

evrensel-insan
29-08-2013, 22:43
Richard DAWKİNS bu probelmin çözümüne dair şu argümanları sunar.



Dikkat edilirse DAWKİNS'in "bencil gen" teorisine dayandırdığı ilk madde dışında diğerleri zamanla denenmiş/öğrenilmiş durumlardır. Ekseriyetle bu edimlerin temelinde "özgeci" gibi görünerek sağlanan faydanın geri dönüşünün ümid edilmesi yatmaktadır. Cömertliğin kişiye sağladığı 'ün'ün temelinde de bir çıkar/beklenti vardır.

Kanâatimce tüm bu argümanlar, bir annenin, çocuğunu kurtarma adına kendisini hızla giden otomobilin önüne atma duygusunu açıklayamadığı gibi; 'Blimsellik'le kılflanmış lafazanlıktan öte bir kıymet-i harbiyesi de yoktur.

Genin "bencilligi" geni egoya teslim etmektir ve Freud'un dogalcilik teslimiyeti ile esdegerdir.

Gen bir fenomendir, bencillik ise bir kavram olarak sifat temelinde yasamdan kazanilir.

Fenomenlerin hic bir niteligi dogumdan gelmez ve hic bir insanoglu kavramsal bilgi ile dogmaz.

Bu temelde basta annenin bebegini karninda tasimasi geni bencil yapmaz.

Bencillik bir bilinctir ve benin kendi cikari icin her turlu dusunce ve davranisi kendine mesru ve mubah saymasidir.

Ayrica en onemlisi insanoglu kendisini ben ve cesitleri ile ve bencillik ile NIHILIZM SONRASI TANISTIRMISTIR.

Nihilizm oncesi bencillik algisi yoktur.

O yuzden geni bencil yapmak demek, BENI EGOSAL TEMELDE HEM KENDI TURU HEM DE INSANOGLU DISINDA KALAN HER BIR FENOMEN ILE KARSI KARSIYA GETIRMEK DEMEKTIR.

Insanoglu bencilligi yasamdan ogrenir.

Ayrica geni bencil olarak addetmek, insanoglunun sosyalliligine toplumsalligina ve her turlu iliskisine terstir.

Dawkins bu temelde dogal teslimiyetcidir. Ustelik fenomene MUTLAK OZ VEREREK BILIMSELLIGE DE TERS DUSMEKTEDIR.

Vefik Sami
29-08-2013, 22:56
DAWKİNS, "Bencil gen'terisinin yanlış algılandığı ve yorumlandığını ileri sürer.

Bireysel organizmalarını genetik akrabalığı destekleyecek şekilde programlayana bir genin, kendi kopyalarına yararı dokunması istatistiksel olarak olasıdır.Böylece bir genin bir gen havuzundaki frekansının artabilmesi, akrabalık özgeciliğinin bir standart halini almasıyla mümkün olabilecektir. Kendi çocuklarına karşı merhametli olmak, bunun apaçık bir örneğidir. Ancak; tek örnek bu değildir.

Tanrı yanılgısı: sh;199

derken "bencil gen" tanımlamasındaki bencilliğin bir organizmaya ya da türe ait bencillik olmadığını önemle vurgular. Ben sizin anlatmaya çalıştığınız şekilde anlamadım zaten bunu.

evrensel-insan
29-08-2013, 23:01
DAWKİNS, "Bnecil gen'terisinin yanlış algılandığı ve yorumlandığını ileri sürer.



derken "bencil gen" tanımlamasındaki benciliğin bir organizmaya ya da türe ait bencillik olmadığını önemle vurgular. Ben sizin anlatmaya çalıştığınız şekilde anlamadım zaten bunu.

Nasil anladiniz?

Ingilizcesi "selfish" dir.

Yalnız kendini düşünen, kendi çıkarlarını herkesinkinden üstün tutan, hodbin, hodkâm, egoist

Iste tamda insanoglunun giydigi/giydirildigi kendiliginin ustunu orten ego elbisesi.

Vefik Sami
29-08-2013, 23:12
Nasil anladiniz?

Ingilizcesi "selfish" dir.

Yalnız kendini düşünen, kendi çıkarlarını herkesinkinden üstün tutan, hodbin, hodkâm, egoist

Iste tamda insanoglunun giydigi/giydirildigi kendiliginin ustunu orten ego elbisesi.

İnsandaki merhamet ve koruyuculuk gibi davranışların "Bencil genin kendi kopyalarına, koruma/korunma içgüdüsünü oluşturcak verileri de kopyaladığı" şekllinde anladım. Dawkins'in burada sözünü ettiği şey ego değil.

Yabancı dil bilmem.
Kendi ana dilimi doğru kullananabilme telâşıyla iştigâl etmekteyim..
Bir de "ebleh"liğimden olsa gerek, yabancı dil öğrenmeye karşı son derece isteksiz ve kâbiliyetsizim.

Bu nedenle bana kimi kelime ve kavramların "ingilizcesi de şudur" şeklinde beyhûde uyarılarda bulunma zahmetine girmeniz, beni ziyâdesiyle üzer.
Öğrenemem çünki.

evrensel-insan
29-08-2013, 23:37
İnsandaki merhamet ve koruyuculuk gibi davranışların "Bencil genin kendi kopyalarına, koruma/korunma içgüdüsünü oluşturcak verileri de kopyaladığı" şekllinde anladım. Dawkins'in burada sözünü ettiği şey ego değil.

Yabancı dil bilmem.
Kendi ana dilimi doğru kullananabilme telâşıyla iştigâl etmekteyim..
Bir de "ebleh"liğimden olsa gerek, yabancı dil öğrenmeye karşı son derece isteksiz ve kâbiliyetsizim.

Bu nedenle bana kimi kelime ve kavramların "ingilizcesi de şudur" şeklinde beyhûde uyarılarda bulunma zahmetine girmeniz, beni ziyâdesiyle üzer.
Öğrenemem çünki.

"Koruma/korunma" olarak bakalim.

Intihari, ya da bir ideoloji inanc ugruna oleni/oldureni nasil acikliyorsun?

Insanoglu numenal yetisi ile dusuncesinde dile getirdigi her turlu fenomenal dogalligini bilincli ya da bilincsiz degistirebilir.

Bu temeldse de bir fenomen olan gene MUTLAK BIR OZ VERMEK BILIMIN BILIMSELLIGINE TERSTIR.

Yabanci dilkonusuna gelince. Dilimiz maalesef kok temelli ve kisirdir. Ustelik 20. yuzyilin ikinci yarisindan baslayan analojik ve mana cikarma mantigi ile hic bir seyin ne oldugunun anlam ve icerigi evrensel onay almamakta; ustelik bir seyin ne oldugunun anlam ve icerigi beynin farkli algisi bilgisiu bilinci temelinde de degismektedir.

Bir yerde burasi kitle platformu oldugu icin de, yazilan her bir mesajin, herkes tarafindan okunurlugu goz onune alinirsa, yanitin sadece adi gecen lakaba yonelik olmadigi da anlasilir.

Ayrica yabanci temelli kisi ve konu kavramlarin ne oldugu kendi orijinalinden verilmesi, bir yerde yanlis algiyi da onler.

Yine de bunun bir "uyari" gibi algilanmasi seklinde bir izlenim verdiysem, ozur dilerim.

Vefik Sami
30-08-2013, 11:31
"Koruma/korunma" olarak bakalim.

Intihari, ya da bir ideoloji inanc ugruna oleni/oldureni nasil acikliyorsun?

Sanırım mesajlarımı sâdece "cevap yetiştirme" sâikiyle okumaktasın. Ben, Dawkins'in ahlâkın kökeni anlamında ortaya koyduğu argümanları zâten kabullenmiyorum. Hattâ bu argümanların, 'çocuğunu kurtarma adına kendisini fedâ eden anne' davranışını açıklayamayacağını yazmıştım.

Insanoglu numenal yetisi ile dusuncesinde dile getirdigi her turlu fenomenal dogalligini bilincli ya da bilincsiz degistirebilir.

Bu temeldse de bir fenomen olan gene MUTLAK BIR OZ VERMEK BILIMIN BILIMSELLIGINE TERSTIR.

Yine anlayabildiğim kadarıyla Dawkis iddialarını bir mutlaklık çerçevesine hapsetmiyor. Her defasında söylemediğim/yazmadığım şeylere cevap verme zorunda bırakmayın beni.
Lütfen!...

Yabanci dilkonusuna gelince. Dilimiz maalesef kok temelli ve kisirdir. Ustelik 20. yuzyilin ikinci yarisindan baslayan analojik ve mana cikarma mantigi ile hic bir seyin ne oldugunun anlam ve icerigi evrensel onay almamakta; ustelik bir seyin ne oldugunun anlam ve icerigi beynin farkli algisi bilgisiu bilinci temelinde de degismektedir.

Bu sizi bağlayan ve sizin açınızdan önem arz eden bir husus olabilir; beni ilgilendirmez. Ama ben konuştuğum Türkçenin, - akademik ortamlar hariç - insanların birbirlerini anlama ve hatta günümüz bilmini vasati düzeyde kavrama noktasında yeterli olduğu kanâatindeyim.. (R) harflerini yutarak konuşanları, " Aaaaaa, ingilizce de buna ne develevv ?" deyip, konuşulan kavramın ingilizcesini yumurtlayarak 'ne derece ingilizce bildiği'ni araya sokuşturanları sevmediğim gibi, bu tiplerle muhatap olmamaya da âzami itinâ gösteririm.

Bir yerde burasi kitle platformu oldugu icin de, yazilan her bir mesajin, herkes tarafindan okunurlugu goz onune alinirsa, yanitin sadece adi gecen lakaba yonelik olmadigi da anlasilir

Benim mesajımdan alıntı yaparak, şahsımaa hitâben yazdığınız şeyler beni ilgilendirir. Açmış olduğunuz başlıklarda kullandığınız dil ve üslûptan söz etmedim.

Afedersiniz.
Siz hep bir "lakap" ile mi tartışırsınız ?
Her ne kadar sanal âlemde yazıyor olsak da, ben muhatabımın sadece bir "lakap/müstear"dan ibâret olmadığını, bir insan olduğunu dikkate alarak yazarım.
Size de tavsiye ederim.

Ayrica yabanci temelli kisi ve konu kavramlarin ne oldugu kendi orijinalinden verilmesi, bir yerde yanlis algiyi da onler.


Ortaya konan dilin muhatap tarafından da biliniyor olması durumunda geçerlidir bu argümanınız. Diyorsunuz ki "burası kitle plâtformu" O zaman okuyan herkesin ingilizce bildiği kanâatine nereden varmaktasınız ?

Gittiğim her forumdan kısa sürede ayrılmak mecbûriyetinde kalmam ya bu tip polemilker yüzünden, ya da üslûp bozukluğu seviye sorunları yüzünden oldu. Eğer münakaşalarımız bu düzeyde devam edecekse kalsın, ben almayayım.

evrensel-insan
30-08-2013, 12:51
Sanırım mesajlarımı sâdece "cevap yetiştirme" sâikiyle okumaktasın. Ben, Dawkins'in ahlâkın kökeni anlamında ortaya koyduğu argümanları zâten kabullenmiyorum. Hattâ bu argümanların, 'çocuğunu kurtarma adına kendisini fedâ eden anne' davranışını açıklayamayacağını yazmıştım.



Yine anlayabildiğim kadarıyla Dawkis iddialarını bir mutlaklık çerçevesine hapsetmiyor. Her defasında söylemediğim/yazmadığım şeylere cevap verme zorunda bırakmayın beni.
Lütfen!...



Bu sizi bağlayan ve sizin açınızdan önem arz eden bir husus olabilir; beni ilgilendirmez. Ama ben konuştuğum Türkçenin, - akademik ortamlar hariç - insanların birbirlerini anlama ve hatta günümüz bilmini vasati düzeyde kavrama noktasında yeterli olduğu kanâatindeyim.. (R) harflerini yutarak konuşanları, " Aaaaaa, ingilizce de buna ne develevv ?" deyip, konuşulan kavramın ingilizcesini yumurtlayarak 'ne derece ingilizce bildiği'ni araya sokuşturanları sevmediğim gibi, bu tiplerle muhatap olmamaya da âzami itinâ gösteririm.



Benim mesajımdan alıntı yaparak, şahsımaa hitâben yazdığınız şeyler beni ilgilendirir. Açmış olduğunuz başlıklarda kullandığınız dil ve üslûptan söz etmedim.

Afedersiniz.
Siz hep bir "lakap" ile mi tartışırsınız ?
Her ne kadar sanal âlemde yazıyor olsak da, ben muhatabımın sadece bir "lakap/müstear"dan ibâret olmadığını, bir insan olduğunu dikkate alarak yazarım.
Size de tavsiye ederim.



Ortaya konan dilin muhatap tarafından da biliniyor olması durumunda geçerlidir bu argümanınız. Diyorsunuz ki "burası kitle plâtformu" O zaman okuyan herkesin ingilizce bildiği kanâatine nereden varmaktasınız ?

Gittiğim her forumdan kısa sürede ayrılmak mecbûriyetinde kalmam ya bu tip polemilker yüzünden, ya da üslûp bozukluğu seviye sorunları yüzünden oldu. Eğer münakaşalarımız bu düzeyde devam edecekse kalsın, ben almayayım.

Anlasildi, gordugum kadariyla bir suru yanlis algilama var ve benim bunlara yanitim sizin alginizda polemik olacak.

O yuzden hic bir yasnit verme geregini duymuyorum ve mesajlarim sizi bu sekilde duygusal olarak rahatsiz etti ise de ozur dilerim.

Bundan sonra lakabinizi kullanarak alinti yapmamaya eger hatirlayabilirsem dikkat edecegim.

Sadece surasini yazayim. Bir seyi nitelik olarak ortaya koymak, onun mutlaklasmasi anlamina gelir. Genin basindaki bencil sifati da bu mutlakliktir.

Ayrica bu sizin degil, Dawkins'in yaptigidir.

Neden onun yaptigi bir seyi sanki siz yapmis gibi algilayip, ustunuze aliniyorsunuz; bunu da algilamis degilim.

potik27
30-08-2013, 13:17
Allah yolundan saptırmaya çalışırlar
Allah'ın âyetlerini az bir çıkara değiştirdiler de Allah yolundan engellediler. Gerçekten de bunlar ne fena şeyler yapageldiler. (TEVBE/9)
Bayağı insanlardan kimi de vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve onu eğlence yerine tutmak için laf eğlencesi (veya boş söz) satın alırlar. İşte onlar için aşağılayıcı bir azab vardır. (LOKMAN/6)
Allah sizin tevbenizi kabul etmek istiyor. Halbuki şehvetlerine uyanlar ise, sizin doğru yoldan büyük bir meyl ile sapmanızı istiyorlar. (NİSA/27)
Onlar ki, Allah yolundan döndürmeye çalışırlar ve o yolu eğri büğrü yapmak isterler. Üstelik onlar, evet onlar ahirete de inanmazlar. (HUD/19)
Onlar, Allah'ın yolundan men ederler ve onu eğriltmek isterler, ahireti de inkâr ederlerdi". (A'RAF/45)
Bunu söylemelerinin sebebi şu: Kıyamet günü, kendi günahlarını tam olarak yüklendikten başka, bilgisizlikleri yüzünden saptırmakta oldukları kimselerin günahlarından bir kısmını da yükleneceklerdir. Dikkat edin, yüklendikleri günah ne kötüdür! (NAHL/25)
İnkâr eden ve (insanları) Allah yolundan çevirenler, diğer kimseleri de bozdukları için onlara azab üstüne azab artırdık. (NAHL/88)
Çalım atarak ve halka gösteriş yaparak yurtlarından çıkanlar ve Allah yoluna engel koyanlar gibi olmayın. Allah onların bütün yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır. (ENFAL/47)

HUZUR İSLAMDA <3

evrensel-insan
30-08-2013, 13:28
Allah yolundan saptırmaya çalışırlar
Allah'ın âyetlerini az bir çıkara değiştirdiler de Allah yolundan engellediler. Gerçekten de bunlar ne fena şeyler yapageldiler. (TEVBE/9)
Bayağı insanlardan kimi de vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve onu eğlence yerine tutmak için laf eğlencesi (veya boş söz) satın alırlar. İşte onlar için aşağılayıcı bir azab vardır. (LOKMAN/6)
Allah sizin tevbenizi kabul etmek istiyor. Halbuki şehvetlerine uyanlar ise, sizin doğru yoldan büyük bir meyl ile sapmanızı istiyorlar. (NİSA/27)
Onlar ki, Allah yolundan döndürmeye çalışırlar ve o yolu eğri büğrü yapmak isterler. Üstelik onlar, evet onlar ahirete de inanmazlar. (HUD/19)
Onlar, Allah'ın yolundan men ederler ve onu eğriltmek isterler, ahireti de inkâr ederlerdi". (A'RAF/45)
Bunu söylemelerinin sebebi şu: Kıyamet günü, kendi günahlarını tam olarak yüklendikten başka, bilgisizlikleri yüzünden saptırmakta oldukları kimselerin günahlarından bir kısmını da yükleneceklerdir. Dikkat edin, yüklendikleri günah ne kötüdür! (NAHL/25)
İnkâr eden ve (insanları) Allah yolundan çevirenler, diğer kimseleri de bozdukları için onlara azab üstüne azab artırdık. (NAHL/88)
Çalım atarak ve halka gösteriş yaparak yurtlarından çıkanlar ve Allah yoluna engel koyanlar gibi olmayın. Allah onların bütün yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır. (ENFAL/47)

HUZUR İSLAMDA <3

Peki sana onlari, her kimse! Allah ilahinin yoluna "dondurme/baglama" gorevini kim verdi?

Kozmik Perspektif
01-09-2013, 21:26
Euthyphro İkilemi'nin Falso İkilem Olduğu İddiası

Bazı teistler Euthyphro dilemma'nın iki boynuzundan kurtulmak için diyor ki: "Tanrı moral düzene ne uyar ne de onu icat eder. Aksine Onun gerçek doğası, değer standardıdır. Tanrı neyin iyi olduğunun standardı için kendi karakterinden başka hiçbir şeye yönelmez ve böylece bize neyin iyi olduğunu ifşa eder. Yani Tanrı doğası gereği iyidir ve o bize doğayı ortaya koymaktadır."

Bu da hem subjektif, hem objektif argümanın doğru olduğunu söylemek anlamına geliyor.

Formule edersek;

Eğer X Tanrı'nın doğasında bulunuyorsa, o zaman X iyidir.

Eğer X iyi ise, o zaman X Tanrı'nın doğasında bulunmalıdır.

Bu durumda Tanrı'nın moral doğasının tekdüze bir formatta olabileceği iddiasını haklı çıkarılması gerekiyor.

(1) Tanrı, moral mükemmeliyetin paradigmasıdır.
(2) Tanrı aşk dolu, nazik ve adildir.
(3) Aşk dolu, nazik ve adil olmak ahlaki paradigmalardır.

S: Neden Tanrı doğrudur?

C: Çünkü doğru olmak Tanrı'nın zorunlu bir özelliğidir.

S: Neden doğru olmak Tanrı'nın zorunlu bir özelliğidir?

C: Çünkü o Tanrı'dır.

"Tanrı ahlakı sağlar, ahlak Tanrı'dan gelir." Oysa bu döngüsel muhakeme hiçbir şeyi çözmez. Eğer "Tanrı türetir ahlakı + ahlak gelir Tanrı'dan" formülü doğruysa o zaman Tanrı'nın ahlakı nereden geliyor? Örneğin tecavüzün kötü bir şey olduğunu ve yardımlaşmanın iyi bir şey olduğunu nasıl keşfetti?

Kozmik Perspektif
03-09-2013, 23:39
Dindarlar bile Kuran'daki ve hadislerdeki Muhammed'in evlilikleri, kölelik ve cariyelik gibi konularda görüş ayrılıklarına düşüyorlar. Mesela Aişe hadislerini kabul eden dindarlar da var etmeyenler de var. Ya da sübyan evliliğini onaylayan dindarlar olmasına karşın bu tür evlilikleri iğrenç bulan dindarlar da var. Öyleyse ahlakın Tanrı dışında bir gerekçesi olması lazım. Ama hangi gerekçe olursa olsun bunlar insanmerkezcil ve subjektif değerler olarak kalacaktır. Çünkü ahlakın mutlak bir temeli yok. Ancak bu ahlaki normların gereksizliği ve orman kanunlarını uygulayabileceğimiz anlamına gelmiyor. Ahlak kaynağını toplumdan ve insan doğasından ve onun davranışlarından alır. Ateistler de sosyal şartlardan ve insani güdülerden izole edilmiş varlıklar olmadıkları için doğal olarak normatif ahlaki çatı oluşturacaklardır.

insannedir
24-02-2015, 20:42
Ahlak nedir?
Buradakilerin hepsi bu konuda da cahil olduğundan, bunu anlatalım, ki insanlar doğru bilgiyle, bilgilenip, Akıllansınlar ve ahlaklansınlar Amin :)

Ahlak kitapta okuduğun Etik filan değildir..
Ahlak: Yaratılışından gelen şeyler huylar demektir sözlükte..
kötü huy nedir iyi huy nedir ? işte bunları bizi Ahlak bildirir..

Dikkat Çok dikkat !
Ahlak: Beşerin tabın da gizlenmiş, Bir Emr-i Mechul gibidir..
Kendi Kendini oturur iken, Kişin Ahlakı belli olmaz..

Evet muhtelif fikirler, birbirinin zıddı maksatlar, bir araya gelip, Tabi çatışmalar, çarpışmalar başlayınca, Nefsi gücenmeler teesüfler havada uçuşur. Hiddet damarlarına neşter vurulur, sözler kızışır. O vakit Ahlak Mücadelesi başlar. İŞTE AHLAKIN İYİSİ KÖTÜSÜ BURADA BELLİ OLUR... :)

Hayvanda Ahlak yoktur.. İnsanı hayvandan ayıran şey Ahlaktır bilmem anlatabildim mi?...

Şimdi ne olur Ahlak nedir öğrenmiş olunda, bundan önceki bildiklerinizi çöpe atın.. teşekkür ederim
Benden anlatmak, öğretmeye çalışmak, sizden öğrenmek, öğrenmeye çalışmak :)
herkesi en doğru bilgilerle selamlıyorum iyi akşamlar :)

AerA
24-02-2015, 20:51
Ahlak kitapta okuduğun Etik filan değildir..
Ahlak: Yaratılışından gelen şeyler huylar demektir sözlükte..
kötü huy nedir iyi huy nedir ? işte bunları bizi Ahlak bildirir..

Haaaa.... O zaman ben ahlaksız isem bütün suç Tanrıda demektir. Yaratılışdan geliyormuş çünkü. Ben nasıl değiştireyim Tanrının yarattığını, yaratılışda bana verdiğini... Gücüm mü yeter?

Salak. :der:

insannedir
24-02-2015, 20:54
Haaaa.... O zaman ben ahlaksız isem bütün suç Tanrıda demektir. Yaratılışdan geliyormuş çünkü. Ben nasıl değiştireyim Tanrının yarattığını... Gücüm mü yeter?

Salak. :der:

yaratılışından kötülükte akıyor iylikte akıyor ve iylik hep daima kötülüğün üstündedir

mesela hırsızsa sen hırsızsın desen kızar. bu yaratılışındaki iyi olan kısmının hep en zirvede olduğunu gösterir. onun için iylik asıldır kötülüz arızdır, beraatı zimmet asıldır sözü buradan çıkmıştır... neyse çıkmam lazım :)

AerA
24-02-2015, 20:57
yaratılışından kötülükte akıyor iylikte akıyor ve iylik hep daima kötülüğün üstündedir

Gölgelerin gücü adına....

mesela hırsızsa sen hırsızsın desen kızar. bu yaratılışındaki iyi olan kısmının hep en zirvede olduğunu gösterir. onun için iylik asıldır kötülüz arızdır, beraatı zimmet asıldır sözü buradan çıkmıştır... neyse çıkmam lazım :)

Çünkü hırsızı hapse atıyorlar. Bu sebepten kızıyor. "Ben hırsız değilim" diyor...

Ahlak kitapta okuduğun Etik filan değildir..
Ahlak: Yaratılışından gelen şeyler huylar demektir sözlükte..
kötü huy nedir iyi huy nedir ? işte bunları bizi Ahlak bildirir..

Haaaa.... O zaman ben ahlaksız isem bütün suç Tanrıda demektir. Yaratılışdan geliyormuş çünkü. Ben nasıl değiştireyim Tanrının yarattığını, yaratılışda bana verdiğini... Gücüm mü yeter?

Salak. :der:

insannedir
24-02-2015, 21:37
Haaaa.... O zaman ben ahlaksız isem bütün suç Tanrıda demektir. Yaratılışdan geliyormuş çünkü. Ben nasıl değiştireyim Tanrının yarattığını, yaratılışda bana verdiğini... Gücüm mü yeter?

Bir şeyi her öğrenciyi 100 defa anlatmak zorunda mıyım :D

ikinci kez söylüyorum : Yaratışından kötü huylarda akıyor, iyi huylarda akıyor.. hepimiz de aynı :)
herkeste aynı anladın mı :)

şimdi İlk yazımı iyi oku Ahlak mücadelesi başlar dedim! yani huyların mücadelesi başlıyor diyorum, Gerek dış dünyada, Gerek İç dünya'nda! orayı, iyi oku :) not vericem :DD
insana Allah diyor ki: O kötü huylardan kurtul, kurtulamazsan şöyle azap ederim böyle azap ederim diyor

ve Azabımı tadın diyor.. demek ki azapta bir nimettir yediğin yemek olsun gittiğin eğlence yerleri olsun.. nefsi olarak tadarsın
ama biçare ki nefsini tatmin etmiyor.. insan yine mutsuz
neyse buralara şimdi girmiyim ilk okul talebesine yüksek bir matematik anlatmak gibi bir şey olur...
şurasında söylim, Ne diyor Evliyaullah: Zakkuma rağbet etmeyip. kimyaya girmiş çıkmışız...
yani hepimizin rağbet ettiği şeylere zakkum diyor...biz buna rağbet etmedik kimyaya girdik çıktık. zakkkumun kimyasını değiştirdik diyor... zakkum cehennemde biliyorsun

AerA
24-02-2015, 21:53
ikinci kez söylüyorum : Yaratışından kötü huylarda akıyor, iyi huylarda akıyor.. hepimiz de aynı :)
herkeste aynı anladın mı :)

Haaa... O zaman ben ahlaksızsam tek sebebi/sorumlusu Tanrı. Bendeki kötülüğü fazla akıtmış. Utanmadan beni bu yüzden yargılamaz herhalde?

Tanrılar Çıldırmış Olmalı... Akıtma kardeşim içime kötülüğü(nü). Di mi ama?

evrensel-insan
24-02-2015, 21:54
Haaa... O zaman ben ahlaksızsam tek sebebi/sorumlusu Tanrı. Bendeki kötülüğü fazla akıtmış. Utanmadan beni bu yüzden yargılamaz herhalde?

Tanrılar Çıldırmış Olmalı... Akıtma kardeşim içime kötülüğü(nü). Di mi ama?

Seni/beni kafir yapti ise, vardir bir bildigi!? :)

insannedir
24-02-2015, 22:00
Haaa... O zaman ben ahlaksızsam tek sebebi/sorumlusu Tanrı. Bendeki kötülüğü fazla akıtmış. Utanmadan beni bu yüzden yargılamaz herhalde?

Tanrılar Çıldırmış Olmalı... Akıtma kardeşim içime kötülüğü(nü). Di mi ama?

Şimdi Sen Allah ile azamet yarışına kalkıp, bendeki kötülüğü fazla akıtmış dersen
Allah der ki: Sen benim varlığıma karşı nasıl "Ben" dersin'! derse
sen ne cevap verebilirsin?
Öyle ya Senin hakkın haricinde Benim diycek bir varlığın yoktur ki herşey hakkındır...
kendini kendin mi yaptın? bak ihtiyarlıyorsun senin değil bu varlık
bunu bildiğin halde BEN dediğin müddetce inlersin diyor Allah
ne diycem? "O" diycen

etle kana büründüm yunus diye gözüktüm..

AerA
24-02-2015, 22:08
Şimdi Sen Allah ile azamet yarışına kalkıp, bendeki kötülüğü fazla akıtmış dersen
Allah der ki: Sen benim varlığıma karşı nasıl "Ben" dersin'! derse sen ne cevap verebilirsin?
Öyle ya Senin hakkın haricinde Benim diycek bir varlığın yoktur ki herşey hakkındır...
kendini kendin mi yaptın? bak ihtiyarlıyorsun senin değil bu varlık
bunu bildiğin halde BEN dediğin müddetce inlersin diyor Allah
ne diycem? "O" diycen

etle kana büründüm yunus diye gözüktüm..

Bende onu diyorum işte...

Haaaah. Ben beni yapmadım ki, ben yaptıklarımdan sorumlu olayım :)

Becerememiş, akıtamamış....

Kötülük mü? Ahlaksızlık mı? BEN yapmadım, O yaptı :)

insannedir
24-02-2015, 22:26
Bende onu diyorum işte...

Haaaah. Ben beni yapmadım ki, ben yaptıklarımdan sorumlu olayım :)

Becerememiş, akıtamamış....

Kötülük mü? Ahlaksızlık mı? BEN yapmadım, O yaptı :)

yine Ben dedin olmadı.. ben dersen inlersin. Çünkü senin istediğin gibi olmuyor ki, hiç bir şey, onun için inliyorsun anladın :)

insan neden mesut olamaz.. kendisi için çalıştığı için
Halbuki hayatı Ona kim verir Allah.. Allah için çalışsa mesut olucak

ben sana bir şey diyim Allah hiç bir şeyine vermez...

hatta bak ne diyor varisun diyor...mirascı benim ben yiycem diyor...
hiç bir şeyini vermez Allah, hiç bir şeyini,
ben deme
ben neden sorumlu oluyorum beni neden atıyorsun cehenneme yada benim neden dünyamı cennet yapıyorsun
hiç dinlemez! çünkü ben dediğin yoktur...

AerA
24-02-2015, 22:35
yine Ben dedin olmadı.. ben dersen inlersin. Çünkü senin istediğin gibi olmuyor ki, hiç bir şey, onun için inliyorsun anladın :)

insan neden mesut olamaz.. kendisi için çalıştığı için
Halbuki hayatı Ona kim verir Allah.. Allah için çalışsa mesut olucak

ben sana bir şey diyim Allah hiç bir şeyine vermez...

hatta bak ne diyor varisun diyor...mirascı benim ben yiycem diyor...
hiç bir şeyini vermez Allah, hiç bir şeyini,
ben deme
ben neden sorumlu oluyorum beni neden atıyorsun cehenneme yada benim neden dünyamı cennet yapıyorsun
hiç dinlemez! çünkü ben dediğin yoktur...

Bebeem sen her yazdığınla kendini yalanlıyorsun ya. Farkındamı değilsin, hoşunamı gidiyor salaa oynamak.

Ama problem sende değil. Onda.
Kalsiyumunu, Potasyumunu tam akıtamamış...

Şimdi aç kollarını göğe doğru ve şunu söyle "Alaaam, bana akıt"

Sizler varya bu kafa ile ancak onun bunun oyuncağı olursunuz. Özel yaşamınızda şeyhlerin, şıhların... Seçimlerde hükümetlerin... Eline silah verilince de ABD nin.

:flock: olma.

insannedir
24-02-2015, 22:39
Bebeem sen her yazdığınla kendini yalanlıyorsun ya. Farkındamı değilsin, hoşunamı gidiyor salaa oynamak.

Ama problem sende değil. Onda.
Kalsiyumunu, Potasyumunu tam akıtamamış...

Şimdi aç kollarını göğe doğru ve şunu söyle "Alaaam, bana akıt"

Sizler varya bu kafa ile ancak onun bunun oyuncağı olursunuz. Özel yaşamınızda şeyhlerin, şıhların... Seçimlerde hükümetlerin... Eline silah verilince de ABD nin.

:flock: olma.

yok sen anlayamazsın bunları, ben niye yazdım ki bunları sana
israf oldu :D ya neyse konu başlığına dönelim
diğer forum üyeleri Ahlak konusunu iyi okusunlar

AerA
24-02-2015, 22:43
yok sen anlayamazsın bunları, ben niye yazdım ki bunları sana
israf oldu :D ya neyse konu başlığına dönelim
diğer forum üyeleri Ahlak konusunu iyi okusunlar

Ben neyi anlamayacağım?

Hem diyorsun ki "iyiliği-Kötülüğü" akıtan o. Akabinde diyorsun ki "Sen" yok "O" var. Sonrasında ekliyorsun "Herşey O nun iznine tabii"...

Sonrada utanmadan ahlak diyorsun. Oğlum o zaman Ahlaksız "O", kötülük "O"... Çünkü "Sen" "Ben" yok..

Ne çeşit bir salaksın yahu :) Yazmadan önce kurgula kafanda. Matematik hatası olmasın. :crazy:
Bu kafa ile ancak onun bunun oyuncağı olursunz... İŞİD niye var. Senin gibiler yüzünden.

insannedir
24-02-2015, 23:23
Ahlak: Beşerin tabın da gizlenmiş, Bir Emr-i Mechul gibidir..
Kendi Kendini oturur iken, Kişinin Ahlakı belli olmaz..

Evet muhtelif fikirler, birbirinin zıddı maksatlar, bir araya gelip, Tabi çatışmalar, çarpışmalar başlayınca, Nefsi infialat gücenmeler teesüfler havada uçuşur. Hiddet damarlarına neşter vurulur, sözler kızışır. O vakit Ahlak Mücadelesi başlar. İŞTE AHLAKIN İYİSİ KÖTÜSÜ BURADA BELLİ OLUR...

Hayvanda Ahlak yoktur.. İnsanı hayvandan ayıran şey adına Ahlak derler..

gur91
25-02-2015, 00:12
Ahlak , toplumsal ilişkilerimizin düzgün olmasını sağlayan , duygular ve davranışlardır.Temeli empati kurmaktan gelir , değişkendir , doğuştan gelen bir şey değildir sonradan kazanılır.

insannedir
25-02-2015, 00:21
Yazdigin hic bir sey dogru bilgi degil. Elindeki abuk subuk risale kitaplarindan bulduklarini yine abuk subuk Turkcen ile foruma kopyalamaya calisiyorsun. Forumda 'cahil' yakistirmasi yaptigin herkes de insannedir'e kiyasla aydin insandir derim.



Ahlak hic bir sey bildirmez. Bilgi 'bildiren' bir unsur degil ahlak, egilimlerin kosullarca kanalize edilmesinden yansiyan tavirlar butunudur. Dolayisiyla ahlagin kaynagi, kosullardir.

Ahlak kaideleri ve erdem arasindaki farki dahi bilmiyorsun.



insannedir, sen hayvan misin yoksa hayvana mi sordun - "sende ahlak var mi, hayvan?"

Siradan bir insanin 3 kurusluk zekasi ile ne hayvanlari genellemeye, ne de herhangi bir hayvan adina konusmaya hakki yoktur kanimca.

Kaldi ki, hayati biraz gozlemlersen yer yer cogu hayvanin, cogu insandan cok daha erdemli ve ahlakli davrandigini gorebilirsin, bakarsan tabi.

Canlilari ayirt eden, sadece turleri degildir. Nitekim - insan dedigin, yeri geldiginde 'insannedir' gibi sacmalayabiliyor, yeri geldiginde 'Plato' gibi dusunebiliyor. Ayni sekilde, hayvan dedigin, yeri geldiginde vahsi bir 'sirtlan' gibi vahset sergileyebiliyor, yeri geldiginde 'Hachiko' gibi, beraber yasadigi insani, 10 yildan fazla tren istasyonunda bekliyor.

Hayati elindeki risale kitaplarindan, din kitaplarindan algilamaya devam ettigin muddetce karanlikta kalacaksin, malesef.

Hala anlamıyorsun hala eski kafadasın hala geri kafalısın hala cahilsin

çok güzel ifade ettiği için tekrar yazıyorum Oku

Ahlak: Beşerin tabına (ilk doğduğun da etrafı tarafından basılmış damganın içine) gizlenmiş, Bir Emr-i Mechul gibidir..
Kendi Kendini oturur iken, Kişinin Ahlakı belli olmaz..

Evet muhtelif fikirler, birbirinin zıddı maksatlar, bir araya gelip, Tabi çatışmalar, çarpışmalar başlayınca, Nefsi infialat uyanır... gücenmeler teesüfler havada uçuşur... Hiddet damarlarına neşter vurulur, sözler kızışır. O vakit Ahlak Mücadelesi başlar. İŞTE AHLAKIN İYİSİ KÖTÜSÜ BURADA BELLİ OLUR...

Hayvanda Ahlak yoktur.. İnsanı hayvandan ayıran şey adına Ahlak derler..

Ahlak , toplumsal ilişkilerimizin düzgün olmasını sağlayan , duygular ve davranışlardır.Temeli empati kurmaktan gelir , değişkendir , doğuştan gelen bir şey değildir sonradan kazanılır.

Ahlak: Beşerin tabına (doğduktan sonra etrafı tarafından, basılacak, damganın, içine) gizlenmiş, Bir Emr-i Mechul gibidir..
Kendi Kendini oturur iken, Kişinin Ahlakı belli olmaz..
sen onun putuna dokununca anlarsın, nasıl ahlaklı biri olduğu :D:D iyi ahlaklı mı? yoksa kötü ahlaklı mı? Anlarsın :D

pianola
25-02-2015, 00:29
Umarim aklini basina alabilirsin, insannedir.

insannedir
25-02-2015, 00:33
Umarim aklini basina alabilirsin, insannedir.

Evler de, neden sevgi yok! çünkü Ahlak yok.. umarım vermiş olduğun Ahlak tarifini iyi düşünür çalışırsın, evlere sevgiyi koymak için

benim yazılarım dedikodu değildir. Dikkatli dinlersin evlere sevgiyi koyacak nasihatler telkihler vardır
kalbe aittir: yani sevgi aletine.. kalbleri mühürlü olanlar anlayamazlar...

Evet muhtelif fikirler, birbirinin zıddı maksatlar, bir araya gelip, Tabi çatışmalar, çarpışmalar başlar normaldir..

yoksa aynı fikirde aynı kafada olursun orada Çıt çıkmaz oh ne ala
asıl iş: Zıtların olduğu yerde çıt çıkmaması. bu durum güzel ahlaklı birinin eseridir.

herkesin ona bakıp kendi aşalığını anlaması teslim etmesi gözlerinin nemlenmesi ile olmuştur... en öfkeli biri, öfkeyle, güzel ahlakının yanına girdiğinde, oradan ağlarayak çıkar....
Ah güzel ahlak sen nelere kadirsin :)

Sigur Ros
25-02-2015, 05:49
Sana göre çıplaklık ahlaksızlıktır, ama çıplaklar kampında yaşayan biri için bu normal birşey, çünkü sen çıplak birini görsen bu sen de tabu olduğu için bin bir düşünce aklına gelir. Oysa o hayata alışmış biri için bu durum bir anlam ifade etmez. Peki göreceli olan ve kişiden kişiye değişen birşey nasıl doğuştan ve mutlak sayılabilir.
Peki senin tanrın kendi tohumuna da bu ahlaktan koymuş mudur. Yoksa insanların sonsuza kadar işkencelerle yanacağı bir sistem oluşturma nedeni ahlaksızlığından mıdır?

insannedir
25-02-2015, 11:26
Selamun aleyküm sizi doğru bilgiyle tekrar selamlamak isterim, hayırlı sabahlar gündüzler öğlenler vesaire

Ahlak: Beşerin tabın da (doğduktan sonra etrafı tarafından, basılacak, damganın, için de) gizlenmiş, Bir Emr-i Mechul gibidir..
Kendi Kendini oturur iken, Kişin Ahlakı belli olmaz..

Evet muhtelif fikirler, birbirinin zıddı maksatlar, bir araya gelip, Tabi çatışmalar, çarpışmalar başlayınca, infialatı nefsaniye uyanır, gücenmeler teesüfler havada uçuşur. Hiddet damarlarına neşter vurulur, sözler kızışır. O vakit Ahlak Mücadelesi başlar. İŞTE AHLAKIN İYİSİ KÖTÜSÜ BURADA BELLİ OLUR...

Gördüğünüz gibi Ahlakın doğru tanımına göre: Çırılçıplak gezen biri ahlaksız değildir.
Sizi tekrar doğru bildigiyle selamlıyorum artık biraz hem akıllanın hemde ahlaklanın

ahura mazda
25-02-2015, 11:32
Bu insannedir'in cehaleti beni derin umutsuzluğa sürüklüyor. Hayır bir iki kitap okusa amenna adam ders kitabı harici kitap açmış mı çok merak ediyorum. Bu derece bir cehaletle nefes alması bile bence mucize o yüzden inanmasını normal karşılıyorum.

insannedir
25-02-2015, 11:47
Bu insannedir'in cehaleti beni derin umutsuzluğa sürüklüyor. Hayır bir iki kitap okusa amenna adam ders kitabı harici kitap açmış mı çok merak ediyorum. Bu derece bir cehaletle nefes alması bile bence mucize o yüzden inanmasını normal karşılıyorum.

vallahi billahi sen cahilsin ciddi söylüyorum şaka değil!
Ahlak nedir? öğrenmemişsin bu yaşına kadar!! çıplak gezeni ahlaksız mı sanıyorsun...
Allah indinde Belki O çıplak gezen, senden yüzlerce kat daha iyi insandır....

neden ? Ahlak der ki: Kimin zamirinde varsa şeraret küfrü boşuna figan eylemesin ateşte yansın...

yani kimin varsa içinde İyliği kabul etmeme küfrü yandı...

sen ahlakı uydurma eğilmeler bükülmeler tavırlar cicili bicili konuşmalar mı sanıyorsun
En ahlaklı insanın putuna dokun bakayım seni napıyım...
Ahlak : putuna dokunulduğunda nefsine dokunulduğunda iyliği ve fazileti şiiar edinen kimseya insansın der gerisine hayvan der...
bak sana ahlakın kaç tane yeni tarifini yapıyorum cehaletini kaldırabilmek için....


Adama bakınız ahlakı uydurma tavırlar eğilmeler bükülmeler cicili bicili konuşmalar sanıyor, ondan sonra kalkıp bana cahil diyor. haha diyorum
:D:D


Ahlak der ki: Yardım edersin, affedersin göz yumarsın! seni sorsalar nasıl adam diye?
Çook saf ya saftorink hahah :D
küfredersin ezersin vurursun inletirsin nasıl adam deseler? Ondan dehşetli akıllı bir adam mı var der?
.....
yahu Bu malzemeden ne olur :D Ahlaklı adam mı çıkar bu malzemeden
Ahlak der ki: Malzeme buysa! kimseye ahlakın ne olduğunu anlatamazsın :D

ahura mazda
25-02-2015, 11:53
Çıplak gezen ahlaksız mı dedim ? ahlakın uydurma tavırlar olduğunu mu söyledim ? Bunları nerede söyledim insannedir ? Ya çok bonzai içiyorsun yada kendi dünyana hapis olmuş durumdasın,bu konuda karar veremedim.

insannedir
25-02-2015, 11:57
Çıplak gezen ahlaksız mı dedim ? ahlakın uydurma tavırlar olduğunu mu söyledim ? Bunları nerede söyledim insannedir ? Ya çok bonzai içiyorsun yada kendi dünyana hapis olmuş durumdasın,bu konuda karar veremedim.

Verdiğim ahlak tanımını, tanımıyorsan, bu yaşına kadar kendine faydalı hiç bir şey öğrenememişsin demektir.

ahura mazda
25-02-2015, 12:01
Ne yazdığını hakikaten bilmiyorsun iptidai bir dinin yol açtığı beyin erozyonuna uğramışsın. Düzelme şansı yine senin elinde,düzelmek istiyorsan bilgi almak istiyorum diyorsan bunu düzgün bir lügat ile yaz. En önemlisi kitap oku.

insannedir
25-02-2015, 12:04
Bir de unutmadan söylim?

Atesite Göre Ahlak: Vikipedideki ahlaktır... yani Yaşadığı Toplumun kendisine verdiği bir kıymetten ibarettir..
Onun için atesit bir kimsenin namustan bahsetmesi biraz abes olur..
Çünkü dinsiz için Namus yaşadığı cevrenin kendisine verdiği bir kıymetten ibaretir.
yaşadığı toplum bugün buna Kıymet verirse yarın vermez. Onun için onun namusu her an değişebilir.

Dinsize Göre Ahlak: bir kıymet hükmüdür
buda ayrıyeten bulunsun lazım olur :D

ahura mazda
25-02-2015, 12:16
vikipedi ? Dediğin wikipedia olmasın ? Hayatında hiç bir şey okumadığın aşikar,makale nedir bilmiyorsun,tez nedir nasıl yazılır bilmiyorsun,dünya'da var olan bilgi akışından bihabersin. Wikipedia'da yer alan bir yazının doğruluğu verilen kaynakçanın aktarım biçimi ile alakalı yani wikipedia'dan bir bilgiyi doğrudan alıp kullanmıyoruz ebu cehil. Literatür taraması yapıyoruz,verilen makaleleri tartışıyoruz,sorguluyoruz,araştırıyoruz. Yani senin gibi kendine dahi hayrı olmayan islamiyeti savunduğunu sanıp islamiyetin bir çok hükmünü yerine getirmeyen dahası hadis ve Ku'ran bilgisi kısıtlı adeta kendini cehalete hapsedip birde buradan bize ders vermeye kalkıyorsun. Yahu senin ne bilgin var ? Soruyorum müslüman mısın ? İtikadın nedir ? İslamiyete bakış açın ne tarafta ? Hangi alimleri okudun ?
Ver bakalım sorularıma yanıtlar şu islami bilgini ölçelim.

mustafAttila
25-02-2015, 13:19
Sözlükte en basit kelimenin bile en az 5 tanımı yapılabiliyorken, insan beynini en kurcalayan olgulardan biri olan Ahlak konusunda aynı tanımı 6-7 kere alıntı yapıp durmuşsunuz?
Ahlak için başka tanımınız mı yok?
Yoksa başka kaynağınız mı yok?
Bizleri "cehaletimizden" kurtarınız, "doğru yola" sevk ediniz.

benim yazılarım dedikodu değildir. Dikkatli dinlersin evlere sevgiyi koyacak nasihatler telkihler vardır
kalbe aittir: yani sevgi aletine.. kalbleri mühürlü olanlar anlayamazlar...
Kalbe bu kadar yük yüklemeyiniz, bırakınız kan pompalamaya devam etsin. :roll:
selamlar

Vefik Sami
25-02-2015, 14:33
Ahlâk kavramının her insan tarafından kolay anlaşılıp itirazsız kabul edilecek klişe bir anlamı yok. Kişinin hayâtı algılama şekli ve hayattan beklentileri, ahlâk denen kavramın o kişi üzerinde az ya da çok etkin olmasını belirliyor. Çünki; hayâta dâir istek ve beklentilerimiz, her zaman sosyal davranış kurallarından çok daha fazla etkin olur üzerimizde. Adına "suç" denen şey de insanın hayattan beklentileri ile toplumsal yaşayışa âit kuralların çelişmesinden kaynaklanır. Bir yandan - sosyal davranış kurallarına aykırı olsa da - isteklerimizi elde etmeye çabalarken, diğer yandan bu amacımızla çelişen toplumsal normlara karşı riyâkâr bir tavır sergileriz.

İşte bu noktada ahlak kavramının hiç bir tanımı, riyâyı 'hayat felsefesi' edinmiş insan üzerinde etkin olmayacaktır.

Ahlâkı en veciz biçimde açıklasanız da, bu hiç bir şeyi çözemez. Belki o veciz tanım, okuyanların bir kısmında anlık etki bırakır o kadar. İki kişi bir elma ağacı yanından geçiyorken, ağaçtan meyve almak isteyen, o elmalardan tatmak isteyendir. Ağaç ve meyvesi ne denli göz alıcı durursa dursun, ilgilenmeyen kişiler üzerinde - meselâ elma sevmeyenler - hiç bir etkisi olmaz.

PC karşısına geçip klavyeye sarılan herhangi bir kimse; kendisinin herşeyi ne kadar iyi bildiğini, okuyanların ise genelde "kıt bilgili" olduğunu düşünerek yazıyor ise, ya o kişinin algısında/insanlığında sıkıntı vardır;

Ya da geyik muhabbeti yapıyordur.

Sigur Ros
25-02-2015, 15:51
Her insan herşeyin en iyisini bildiğine inanır. Çünkü düşüncesinin en iyi olduğuna inanmasa zaten o düşüncelere sahip olmazdı. Ancak bazıları karşıt görüşlere de saygı gösterir, anlamaya çalışır ve böylece en doğru görüşe ulaşma şansı artar. Kimileriyse yeni bir görüş edindi mi veya görüşünü yeni kanıtlarla tasdik etti mi birden kendini einstein görmeye başlar. Herkesi ve görüşlerini küçümser. Bu yüzden gittikçe diğerlerini anlamaktan uzaklaşır. O kadar körleşir ki görüşünü çürüten 20 kanıt ve tasdik eden 1 kanıt varsa o sadece onu olumluyan kanıtı görür. Bunu isteyerek bile yapmaz. Zihnini tek görüş etrafında çürütmüştür artık.
Malesef 2. kesimdesin insannedir, sadece din konusunda da değil girdiğin her tartışma da aynı tavır, aynı bakış açısı. Seni kişiliğin konusunda bir öz değerlendirme yapmaya davet ediyorum. İnanıyorum ki kişiliğini değiştirince düşüncelerini de zenginleştirip değiştirebilme fırsatı bulucaksın. O zamana kadar senle tartışmayı gereksiz buluyorum. Kal sağlıcakla. (bu arada sen zahmet etmeden söyleyim, ben cahilim, aptalım)

insannedir
25-02-2015, 20:18
mustafAttila!!!

Ahlak başlıca İki esasa Ayrılır ? Biri vazifenden doğan Ahlak! diğeri Aşktan doğan ahlaktır.. (tabi buradaki aşk romanda okunan aşk manasına değildir)
vazifenden doğan ahlakın annesi akıldır!
Aşktan doğan Ahlakın annesi ise Kalbtir... yaaaaa kuranda bahsedilen kalb bu işte

Ahlakın esas mevzuuu nedir? bilir misin? vazifedir!

vazife neye denir bilir misin?!?!? nerden biliceksin senin okuduğun Ahlak! ahlak değil ki! bir kıymet.. toplumun sana verdiği bir kıymetten ibaret görüyorsuın

sen nerden bilicen Ahlakı. neyse devam ederim Ahlakı nedir güzel ahlak nedir
en yüksek Ahlakçılar kimlerdir. anlatırız saatler sürer

gur91
25-02-2015, 20:19
Ahlak insanın firavnuluğu alan müessesenin adına denir Al sana ahlakın yeni bir tanımını yaptım.. zabdet bunu
ahlakı bana sorucaksın

Kimde varsa şu sıfatlar firavunluğu vardır...
Mafevkini karşı köpek!! maduruna karşı kurt olup dişlerini gösteriyorsan firavunluğun var..

yani kendinde bir nuamra yukarsına elpence divan durup
kendinden bir numara aşağısına sinirleniyorsun
firavunluğun vardır...
Ahlak İnsanın firavunluğunu alan müessesenin adına denir... anlatabildik mi?
yazdıklarını kendin anlıyor musun acaba onu merak ediyorum , anlatabildik mi diyor bide

AerA
25-02-2015, 21:37
Atesite Göre Ahlak: Vikipedideki ahlaktır... yani Yaşadığı Toplumun kendisine verdiği bir kıymetten ibarettir..
Onun için atesit bir kimsenin namustan bahsetmesi biraz abes olur..

Bizim oralarda kendi gelinine nikah kıyan pezevenge ahlaksız-namussuz derler. Hatırladın mı? Muhammed ve (gelini) Zeynep ikilisi :)

Hal böyle iken namusdan bahsetme. Komik oluyorsun :der:

insannedir
25-02-2015, 22:23
Bizim oralarda kendi gelinine nikah kıyan pezevenge ahlaksız-namussuz derler. Hatırladın mı? Muhammed ve (gelini) Zeynep ikilisi :)

Hal böyle iken namusdan bahsetme. Komik oluyorsun :der:
başka bir toplumda da kendi gelinine nikah kıyılıyor medeniyetini taklit ettiğin hayranı olduğun Amerikada oluyor bunlar ve bu medeniyete sen hayransın...
hatta belki de bunun aksine düşünene onlar pimp, procurer, pander, go-between, fancy man, bawd, ponce, souteneur bunlardan birini diyorlardır.


İslam dini kadar femisinist asla olamazsınız olamıycasınız da
İslam diyor ki Geline (kadına yani) alıştığı Aileden ayrılması pek ağar gelir çocukta varsa çocuklarda ananeler babaneler teyzelerle büyüdü başka annaneler babaneler teyzeler o çocukları O teyzeler babaneler gibi bakmaz... Allah diyor ki bir darlık bir sıkıntılık olursa. Babası gelini alsın diyor. yaaa

bu arada ağzından çıkardığın bütün çirkin sözleri tekrar ağzının içine almak zorundasın ilmen aklen tıbben
çünkü peygamber hiç kimsenin babası değil ki kendi gelinini alsın...
ağzından çıkan bütün çirkin sözleri ya yutmak yada yalamak durumdasın. tercih senin:D

vikipedi ? Dediğin wikipedia olmasın ? Hayatında hiç bir şey okumadığın aşikar,makale nedir bilmiyorsun,tez nedir nasıl yazılır bilmiyorsun,dünya'da var olan bilgi akışından bihabersin. Wikipedia'da yer alan bir yazının doğruluğu verilen kaynakçanın aktarım biçimi ile alakalı yani wikipedia'dan bir bilgiyi doğrudan alıp kullanmıyoruz ebu cehil. Literatür taraması yapıyoruz,verilen makaleleri tartışıyoruz,sorguluyoruz,araştırıyoruz. Yani senin gibi kendine dahi hayrı olmayan islamiyeti savunduğunu sanıp islamiyetin bir çok hükmünü yerine getirmeyen dahası hadis ve Ku'ran bilgisi kısıtlı adeta kendini cehalete hapsedip birde buradan bize ders vermeye kalkıyorsun. Yahu senin ne bilgin var ? Soruyorum müslüman mısın ? İtikadın nedir ? İslamiyete bakış açın ne tarafta ? Hangi alimleri okudun ?
Ver bakalım sorularıma yanıtlar şu islami bilgini ölçelim.

senin kişisel Ahlak tanımın ne olduğunu ben bilmem ki :D
vikipediki ahlak tanımı genel değil mi? herkes senin kafanda ki herkes böyle anlıyor bunu

daha önce ahlak nedir pek güzel yazdım oku iyi oku istifade et :D
neyse size göre ahlak nedir ? acaba mösyö merakla ve hararetle bekliyorum


İmamı gazaliyi hiç okumadın said nursiyi de hiç okumadım, ağlıcaklı adamı ise ne zaman görsem güler ve acırım hallerine...

benim Okuduğum eserler Ehli Beytin eserleridir.
Ask mezhebinin İmamının öğrencisiyim.. Aşkdan doğan Ahlakı Öğretenin Öğrencisyim
yani bunlar seni çok aşar :D kısmet meselesidir

nasıl ki zengin olmak istersin olamazsın.. kısmetinde varsa olursun.. buda aynen öyle

Alibey
26-02-2015, 01:46
En güzel ahlak 50 yaşınada gelsen 9 yaşında bir çocuğun ırzına geçmektir.
Yada bir gece yarısı bir köyü basıp kafın mal mülk ne varsa ganimet edip kadın ve kızları cariye yapıp gece gündüz demeden ırlamaktır . Erkekleri pazarda köle diye satmaktır. Altın inci ne varsa toplayıp servet yapmaktır.
Toplanan ganimetin beştebirini muhammede vermektir. Eger ganimetten aşırırsan vay haline. En büyük ahlaksızlık ganimetten yürütmektir. Ya elin ayağın çapraz kesilir yada gözlerin oyulup çöle sürülürsün.
Gelninine el koyup bunu bana Allah verdi deyip çocuklu kadına sokakta bir kadın gördünmü hemen gidip gelinde boşalmak en büyük ahlak timsalidir. Zaten buhu muhammedin dottisi Allahta hoş görür. Sevaptır sevap

ahura mazda
26-02-2015, 02:23
Ehli beytin eserleri neler ? İtikadın ne ? Yani cahilliğini bu kadar canhıraş savunanı ilk defa görüyorum.

mustafAttila
26-02-2015, 14:07
başka bir toplumda da kendi gelinine nikah kıyılıyor medeniyetini taklit ettiğin hayranı olduğun Amerikada oluyor bunlar ve bu medeniyete sen hayransın...
hatta belki de bunun aksine düşünene onlar pimp, procurer, pander, go-between, fancy man, bawd, ponce, souteneur bunlardan birini diyorlardır.


İslam dini kadar femisinist asla olamazsınız olamıycasınız da
İslam diyor ki Geline (kadına yani) alıştığı Aileden ayrılması pek ağar gelir çocukta varsa çocuklarda ananeler babaneler teyzelerle büyüdü başka annaneler babaneler teyzeler o çocukları O teyzeler babaneler gibi bakmaz... Allah diyor ki bir darlık bir sıkıntılık olursa. Babası gelini alsın diyor. yaaa

bu arada ağzından çıkardığın bütün çirkin sözleri tekrar ağzının içine almak zorundasın ilmen aklen tıbben
çünkü peygamber hiç kimsenin babası değil ki kendi gelinini alsın...
ağzından çıkan bütün çirkin sözleri ya yutmak yada yalamak durumdasın. tercih senin:D
Ayni namussuzlugu farkli toplumlarin yapmasi bizim ahlak anlayisimiza gore yanlis oldugunu degistirmez. Insan populasyonunun cogunlugunun dine inanmasinin tanrinin var olduguna kanit olamayacagi gibi.
Ayrica feminizm demissiniz feminizmin hangi alanda kim tarafindan ortaya atildigini ne anlama geldigini bilmeden konusuyorsunuz zira

Nisa 34 (http://www.kuranmeali.org/4/nisa_suresi/34.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx), Bakara 228 (http://www.kuranmeali.org/2/bakara_suresi/228.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx), Nisa 3 (http://www.kuranmeali.org/4/nisa_suresi/3.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx).
Inandiginiz Kur'an'i da mi okumadiniz ?
yaaaaaaa

insannedir
26-02-2015, 17:19
Ayni namussuzlugu farkli toplumlarin yapmasi bizim ahlak anlayisimiza gore yanlis oldugunu degistirmez. Insan populasyonunun cogunlugunun dine inanmasinin tanrinin var olduguna kanit olamayacagi gibi.
Ayrica feminizm demissiniz feminizmin hangi alanda kim tarafindan ortaya atildigini ne anlama geldigini bilmeden konusuyorsunuz zira


Inandiginiz Kur'an'i da mi okumadiniz ?
yaaaaaaa


Allah aşikardır.. İnsan acze düşünce üstün Kudret meydana çıkar...
çıkıyor di mi? insan düştü mü Allah diyor ?
Allah yoktur filan deme boşuna Allahın varlığına %1000 eminsin...
kimi kandırıyorsun sen ilk önce kendine kesinlikle Allahın var olmadığına ikna et ondan sonra konuş :D

Allah yoktur inanmıyorum düzinelerce allah var şu var bu var inanmıyorum Allah yok sözlerinin hepsi yalan

Sen ilk önce kendine Allahın var olmadığını inandır ikna et ondan sonra konuş...


insan hiç bir şey bilmezken bile yani kredi kartı borcunu, devlete vergi borcunu devlet köy yokken aile kavramı bile henüz zihinden fiiliyata geçmemişken
korkup bir şeye tapmıştır...

hiç bir şey bilmezken korkmadan önce düşündüğü şey neydi?

fıtrat ilk önce bize bunu vermiştir. hiç bir şey bilmezsen de herşeyide bilsende Bir yaratıcı tanıycaksın..

AerA
26-02-2015, 20:29
başka bir toplumda da kendi gelinine nikah kıyılıyor medeniyetini taklit ettiğin hayranı olduğun Amerikada oluyor bunlar ve bu medeniyete sen hayransın...

Allahın gerizekalısı... Ben Amerikan hayranı değilim. Ayrıca Amerika'da gelinine nikah kıçan hergele, "Ben Peygamberim" diye ortada gezmiyor...

Verdiğin örnekde akıl olsun biraz.

İslam dini kadar femisinist asla olamazsınız olamıycasınız da

Mirasdan yarım pay, mahkemede iki kadının şahitliği bir erkeğinkine eşit... Giydir çöp poşetini oturt evinde... Kadın herhangi bir kurumda (buna ailede dahil) yönetimde bulunamaz... Sonra İslam ne güzel, bak kadına nasıl değer veriyor edebiyatı yap... Senin balatalar yanmış.

bu arada ağzından çıkardığın bütün çirkin sözleri tekrar ağzının içine almak zorundasın ilmen aklen tıbben
çünkü peygamber hiç kimsenin babası değil ki kendi gelinini alsın...

Kuranda bununla ilgili ayet bile vardır, yalama. Kendi gelinine nikah kıyınca elin Arabı "Ne oluyor amk..." demiştir. Akabinde Muhammedin yediği pisliği temizlemek için Allah(!) hemencecik ayetini indirmiştir kitabına...

Haberin yoksa ben ne yapayım, "mal" :)

ağzından çıkan bütün çirkin sözleri ya yutmak yada yalamak durumdasın. tercih senin:D

Ah canım benim ya... Kıyamam ben sana. Ama iş yalamak ve yutmaya gelince, peygamberinede sanada yalatır yuttururum.

insannedir
26-02-2015, 21:22
Allahın gerizekalısı... Ben Amerikan hayranı değilim. Ayrıca Amerika'da gelinine nikah kıçan hergele, "Ben Peygamberim" diye ortada gezmiyor...

Verdiğin örnekde akıl olsun biraz.


gezse ne olur peygamberliğini kabul ettirebilir mi?
14 asır önce islam yoktu..

Mirasdan yarım pay, mahkemede iki kadının şahitliği bir erkeğinkine eşit... Giydir çöp poşetini oturt evinde... Kadın herhangi bir kurumda (buna ailede dahil) yönetimde bulunamaz... Sonra İslam ne güzel, bak kadına nasıl değer veriyor edebiyatı yap... Senin balatalar yanmış.


Kadın evde oturup erkek onun giyiminden, kuşamına, her türlü ihtiyaclarını, karşılamk zorunda bırakıldığından dolayı mirasta kadının aldığının 2 katını alıyor....

2 mahkemede bir erkek şahit yerine iki kadın diye bir şey islam dininde yok bunu yanlış anlamışsınız
Rical: kamil fert manasına gelen bir kelimedir
bu hem erkek hem kadın olabilir
iki rical şahit bulamazsanız. sakın dışardan ulu orta 2 erkek bulup şahit yapmayın
2 tane kadın şahit bulun yapın diyor erkeğin şahitliğine güvenilmiyorda kadının şahitliğine güveniliyor ve bu kadınlarda ulu orta nisalar kadınlar değil kadınların içinde imreeti olan kadınlar olsun diyor...Kuranda bununla ilgili ayet bile vardır, yalama. Kendi gelinine nikah kıyınca elin Arabı "Ne oluyor amk..." demiştir. Akabinde Muhammedin yediği pisliği temizlemek için Allah(!) hemencecik ayetini indirmiştir kitabına...
sen daha fransız tarihi ile meşgulken ben Büyük kitabı senden önce okudum sende önce herşeyi biliyorum

Dedikodu yapanlara Allah ne güzel tokat gibi bir cevap veriyor
Muhammed (aleyhissealtu vesselam) içinizden kimsenin babası değildir hadiii canım hadi.Haberin yoksa ben ne yapayım, "mal" :)


senin ben mal diyen sesini seveyim, ne tatlı mal diyorsun maşallah :D


Ah canım benim ya... Kıyamam ben sana. Ama iş yalamak ve yutmaya gelince, peygamberinede sanada yalatır yuttururum. evet bende sana kıymam bir tanem, canım benm, ben sana yalatıp yutturmam, eh napıyım ben yalıyım yutuyum peki :D:D kıh kıh kıh :D:D

ahura mazda
27-02-2015, 09:05
Arkadaşlar bu cahil ile niye böyle tartışıyorsunuz ben anlamadım hala daha kendi inancından bihaber adamla nesini tartışıyorsunuz. Hayatında neşriyat taramamış,literatür bilgisi kıt bir insan evladı ile ne tartışılır ? Bu tip adamlara git Ku'ran oku demeniz gerek. Ehli Beyt'in eserlerini okumuş neymiş o ehli beyt'in eserleri sordum cevap yok.

Niye ciddiye alıyorsunuz da tartışıyorsunuz ? Anlamsız bir çaba içerisindesiniz.

insannedir
27-02-2015, 12:57
Arkadaşlar bu cahil ile niye böyle tartışıyorsunuz ben anlamadım hala daha kendi inancından bihaber adamla nesini tartışıyorsunuz. Hayatında neşriyat taramamış,literatür bilgisi kıt bir insan evladı ile ne tartışılır ? Bu tip adamlara git Ku'ran oku demeniz gerek. Ehli Beyt'in eserlerini okumuş neymiş o ehli beyt'in eserleri sordum cevap yok.

Niye ciddiye alıyorsunuz da tartışıyorsunuz ? Anlamsız bir çaba içerisindesiniz.

Yazılarımı Tarattırır ayetlere verdiğim manalarını okursan
kuranı senden daha iyi okuyup anladığımı anlarsın

mesela Allah ne diyor! ben yaptıkları antlaşmaya sadık müşrikleri seviyorum diyor... ama sen müşrikleri sevdiğini kabul etmiyorsun cuhalasın.... örnekleri çoğlatabilirim
hulasa: sen kuranı okumuşun ama anlyamamışsın
anlayamazsın da çünkü Allahın oğlu olduğuna inan bir kimse anlamak istemez ki :D

pianola
27-02-2015, 13:50
http://www.godlikeproductions.com/sm/lala.gif

insannedir
27-02-2015, 15:39
http://www.godlikeproductions.com/sm/lala.gif

bir şey diycem, yaaa dinlesene beni :D
Allahım ya! : D kulaklarını kaparsan beni duyamazsın anlayamazsın ki, böylelikle devamlı cahil kalırsın, din konuların da :D:D:D Ayyyyyy kamon :D

ahura mazda
27-02-2015, 22:29
Tamam da ne bu ehli beytin eserleri insannedir hala cevap alamadım,gaipten bir şeyler okuyorsun galiba ? Bak şu kadar ateistin içinde yalancı durumuna düşmekte kötü hani biz yalancı idik. Ne oldu neymiş bu ehli beytin eserleri ? Google search'te de mi çıkmadı bu ehli beyt eserleri ?

Neyse bir cehaletin daha sonuna geldik. Bu cahil amatörü eğlendirir,tecrübelisi gerek bize.

insannedir
27-02-2015, 22:45
Ehli beytin eserli googlde yok ki bende

bak bu mesela Ehli beytin Kuran-ı kerim Tefsirinden okuyupta senin anlayacağın şekilde yazdığım bir meal:
al oku ama diğer tefsirlerle meallerle mukayeseli olarak okumanı rica ederim saygılar sevgilir kalbler gülücükler öpücükler
Allah onların, tüm İnsanları kül halin de sevecek, olan kalblerini ve (o gün Mal mülk kimindir? kimse cevap vermiyor! bari! ben cevap vereyim vahid ve kahhar olan Allahın benimdir benim 40/16) nidasını, her an işitecek kulaklarını da, mühürlemiştir. ve hakikati görebilecek, gözlerine de, kaldırılması mümkün olmayan, bir perde çekti, Huzurdan uzaklaştırılarak, türlü, türlü, mahrumiyetler içersin de, kıvranmak için, büyük bir azap halk etti. artık onlar hakikati görmezler anlamazlar... ( Bakara 7)

Aynen bunun gibi, insanların bazısı, varoluşunun başlangıçını düşünmez,
ruhlar alemin de verdiği sözü unutur ve sözleri, itikadlarına uymaksızın: "Bizde Allaha, Kitabına, Peygamberine ve Ahiret gününe, inandık derler" halbuki, hakikatte iman etmemişlerdir. onların bu şekilde mümin gözükmeleri, Ehl-i İman içersin de, kendilerine menfaatler, temin etmek içindir. (Ahirette Allah yüzümü güldürür belki diyedir) Onlar, öyle Eşkıyadırlar. İman davasında bulundukları halde, iman onlardan zorla alınmıştır. İmanın bulunduğu yer Kalbtir Kalbleri boştur, kimseyi sevmezler ( Bakara 8 )

ahura mazda
27-02-2015, 23:19
Ehli beytin eserleri mi bunlar ? Ehli beytin eserlerini okudum diyordun ? Ne oldu yahu ? Çark mı ediyorsun ?

Evet şirke koşan bir cehalet örneği daha Ku'ran ayetini ehli beytin eserleri olarak okuyor arkadaş.

insannedir
28-02-2015, 00:06
Evet şirke koşan bir cehalet örneği daha Ku'ran ayetini ehli beytin eserleri olarak okuyor arkadaş.

sayın anlamaz anlamsız yazan arkadas-kardeş ne diyorsun-ne anlıyorsun-ne yazıyorsun, alamıyorun Aaa Uu yaaa! :D cidden

Verdiğim Meal ehli beytiin eserindendi, diyorumdu, dedim. :D affedersin sen ne diyorsun ben anlamadım :D

ahura mazda
28-02-2015, 00:19
Bizden de bıçkın çıktı bu delikanlı Ku'ran ehli beytin eseri diyor.

insannedir
09-03-2015, 22:01
AHLAK NEDİR


1- HAKİKATİ SEVMEYİ ÖĞRETEN İLMİN ADINA AHLAK DERLER,

2- ALLAHSIZ BİR VARLIK OLMADIĞINI GÖSTEREN İLMİN ADINA AHLAK DERLER,

3- AHLAK SURETTEN GEÇİRİP, MANAYA GÖTÜREN İLME DENİR,

4- NEFSİN ÇIKIKLIKLARINI AYIKLAYAN İLMİN ADINA AHLAK DENİR,

5- AHLAK İNSANIN DALALET KABUĞUNU ÇIKARIR,

6- AHLAK İNSANIN FİRAVUNLUĞUNU KALDIRIR,

7- AHLAK HAK İLE BATILI AYIRD ETTİREN İLME DENİR,

8- İNSANA MUHABBET DENİLEN ZEVKİ VEREN MÜESSESENİN ADINA AHLAK DERLER,

9- KENDİSİNE MUHATAP TUTARAK ZATİ ESRARINA AĞAH KILARAK KENDİ SIFATLARINA LAYIK BULARAK YARATMIŞ OLDUĞU İNSANA GİYDİRMİŞ OLDUĞU MANEVİ ELBİSENİN ADINA AHLAK DENİR,

10- İNSANA MEV’İDİNİ , MUADINI, MEBDEİNİ , BİLDİREN BİR İLİMDİR ÖYLE BİR İLİMDİRKİ. HER ZERREDE BÜTÜN VARLIKTA HAKKIN TECELLİLERİNİ GÖSTEREN ALLAHSIZ HİÇBİR ZERRE OLMADIĞINI BİLDİREN İLMİN ADINA AHLAK DERLER.

11- BU VARLIK ONUNLA DAİM ONUNLA KAİM ONUN MUHABBETİ İLE DAİM OLDUĞUNU BİLDİREN İLMİN ADINA AHLAK DERLER,

12- NEREDEN GELDİĞİNİ NEREYE GÖTÜRÜLECEĞİNİ NE İŞLE MEŞGUL OLACAĞINI BU ALEMDE SAYILI NEFESİNİ NE ŞEKİLDE TÜKETECEĞİNİ VE NETİCEDE DÖTR SUALİN CEVABINI ALIN AKIYLA VEREBİLECEK TECELLİLER GÖSTEREN İLMİN ADINA AHLAK DERLER,

13- AHLAK İNANMA YOLUNU GÖSTEREN ŞEYİN ADINA DENİR,

14- AHLAK İNSANA KENDİ SECİYESİNİ KAPTIRMAYAN MUHAFAZA EDEN İLME DENİR,

15- AHLAK NASA (gaflette kalan İNSANLAR TOPLULUĞUNA) HADDİNİ BİLDİREN MÜESSESEDİR,

16- AHLAK İNSANA HAKİKİ TALİBİNE SEVK EDEN ŞEYDİR,

17- MANANIN ZARFI AHLAKTIR.

18 - AHLAK İnsaniyyete hakikat ve kendi nefsine galebe edene ahlak denir

19- ALLAHSIZ BİR VARLIK OLMADIĞINI GÖSTEREN İLME AHLAK DERLER

20 -AHLAK SURETTEN GEÇİRİP MANAYA GÖTÜREN İLME DENİR

21- HAK KENDİSİNDE GİZLENEN ADAMA İNSAN DERLER

HAZRET-İ MUHAMMED ŞEMS-ÜD-DİN YEŞİL

Dipnot: yazı alıntıdır büyük harflerle yazılmış napıyım :)

spartacus
09-03-2015, 23:55
AHLAK NEDİR
Dipnot: yazı alıntıdır büyük harflerle yazılmış napıyım :)
Hiç bir şey yapma.... Küçük olsa ne farkederki, o alıntıda, ahlakı, zerrre ifade etmediği gibi, dalkavukluğu, sünepe politik lafızlarını(!), ahlak saymak, başka türlü düşünmeyi ahlaksızlık saymak amacı ve kuru gürültüsü dışında, kayıda değer tek bir şey var. tüm harfleri silin, rakam ve noktalama işaretleri kalsın.... O kadar, büyük olsa ne küçük olsa ne, bir dalkavuğun, dalkavukluk edebiyatı, gerisinn büyük harf, küçük harf olma durumu kalmadı zaten....

Tabi, dalkavukluk-şaklabanlık, Zeus adına nameler dökmek, şerefsizlik(hiç bir temeli/bağı/düzlemi/bileşeni değilken, ideolojik, politik, sükse temelli çıkara alet etme!) çerçevesindeki ahlaksızlık-alçaklık ne zamandan beri ahlakın tanımı oldu bilmem(dalkavukluğun tarihi kadar eskidir belkide)...
Kısası, özeti, daha doğrusu ele almak için yeterli ve kapsayıcı çerçevesi, yeterli..
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ahlak

insannedir
10-03-2015, 00:51
Hiç bir şey yapma.... Küçük olsa ne farkederki, o alıntıda, ahlakı, zerrre ifade etmediği gibi, dalkavukluğu, sünepe politik lafızlarını(!), ahlak saymak, başka türlü düşünmeyi ahlaksızlık saymak amacı ve kuru gürültüsü dışında, kayıda değer tek bir şey var. tüm harfleri silin, rakam ve noktalama işaretleri kalsın.... O kadar, büyük olsa ne küçük olsa ne, bir dalkavuğun, dalkavukluk edebiyatı, gerisinn büyük harf, küçük harf olma durumu kalmadı zaten....

Tabi, dalkavukluk-şaklabanlık, Zeus adına nameler dökmek, şerefsizlik(hiç bir temeli/bağı/düzlemi/bileşeni değilken, ideolojik, politik, sükse temelli çıkara alet etme!) çerçevesindeki ahlaksızlık-alçaklık ne zamandan beri ahlakın tanımı oldu bilmem(dalkavukluğun tarihi kadar eskidir belkide)...
Kısası, özeti, daha doğrusu ele almak için yeterli ve kapsayıcı çerçevesi, yeterli..
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ahlak

yazdıklarıma dalkavukluk edebiyatı alçaklık şerifsizlik sümsük siyasi laflar demişsin ama ne güzel ne hoş
elbette arza hayat veren nisan yamurları yeryüzüne düştüğünde yılanın agzıne düşerze zehir oluyor sedefin ağzına düşerse inci oluyor
yazdıklarım nisan yağmurları gibidir sizede sümsük gelmiş napıyım :D
yağmurda şuç yok

Ahlak inanma yolunu gösteren şeyin adına denir.
elbette bu inkar eden ümtisizlik içinde olan size göre sümsük dimi

İNSANA MUHABBET DENİLEN ZEVKİ VEREN MÜESSESENİN ADINA AHLAK DERLER,
eh ne yapalım bu ahlak tanımı size göre çok fena bir şey sümsük

HAKİKATİ SEVMEYİ ÖĞRETEN İLMİN ADINA AHLAK DERLER,
Hakikat nedir (hayatta tabi olmaya mecbur olduğun bütün kuvvelere hakikat denir gerçekler denir )
Ahh ne yazık ki pek yazık ki hakikati sevmediğiniz den dolayı hayatta inim inim inlemektesiniz.
hakikatten nefret ettiğinizden dolayı mı ahlaksızlık oldu sümsük oldu bu tanımlar

bursali68
10-03-2015, 10:25
Merhaba,

Ahlak için din şart değildir...Din sadece yollardan biridir...Hiç bir dine inanmayan biri de gayet dindarlardan daha ahlaklı olabilir...Ahlak daha çok toplumsal, yazılı olmayan, doğru-yanlış ayrımını yapan kurallar bütünüdür ve toplumlara göre de bazı değişiklikler gösterebilir...Ahlak, etik demektir...Veya etik, ahlak demek...

Ne ahlak denen kurallar bütünü dinler ile başladı, ne de ahlak için ille de din şart değildir...

Sağlıcakla kalınız...

bursali68
10-03-2015, 11:19
Din Ahlakın öz annesidir.
istisnalar hariç hüküm ekseredir
Şimdi herhangi Bir kimse Ahlaklı olmayı nerden öğreniyor çevresinden öğreniyor
dünyaya köşe bucak dolaşın şehirsiz duvarsız meskensiz yerler görüceksiniz ama Mabedsiz yer göremiyceksiniz?! bunu düşündün mü?
demek ki İnsanlar ahlaklı olmayı nerden öğreniyorlar ve neden tercih ediyorlar cevap: "bir yaratıcı var fikrinden" dolayı teşekkür ederim saygılar..

bir yaratıcı yoksa yaptıklarının karşılığınıda görmiyceksen
Vicdanında bulduğun Ahlakın da pek hükmü kalmaz teşekkürler saygılar
Merhaba,

Senin düşüncen o yönde olabilir...Bana göre ahlak için din gerekmiyor...

Ahlaklı olabilmek için dini verileri kullanmıyor mu insanlar, tabii ki kullanıyor, zaten bu da bir yol dedim...Ancak tek yol değil...Yollardan biri sadece...

Ahlaki değerler ETİK değerlerdir...Bunun içerisinde, dindar toplumlarda dini veriler de var mıdır vardır...Dindar olmayan toplumlarda dini veri yoktur...

Örneğin adil olmak İNSANİ bir davranıştır...Dinler de bundan bahsedebilir...Örneğin yalan söylememek İNSANİ bir davranıştır, dinler de bundan bahsedebilir...Yani insanlar dini tebliğlerden önce ahlaksız mıydı...? Yani adil değil miydiler, adalet nedir bilmezler miydi, yalan söylemek doğal mıydı, gayri meşru ilişki serbest miydi...Bunu da nereden çıkartınız...Yok böyle bir şey...

Şimdi herhangi Bir kimse Ahlaklı olmayı nerden öğreniyor çevresinden öğreniyor
dünyaya köşe bucak dolaşın şehirsiz duvarsız meskensiz yerler görüceksiniz ama Mabedsiz yer göremiyceksiniz?! bunu düşündün mü?demek ki İnsanlar ahlaklı olmayı nerden öğreniyorlar ve neden tercih ediyorlar cevap: "bir yaratıcı var fikrinden" dolayı

Demogojiye gerek yok...Bak arıyı gördün mü nasıl da bal yapar...Bu hikayeleri, büyüklere masalları bir kenara bırakınız...Dünyada mabet olması ahlak için dinin şart olduğunun ispatı değildir...Bunu da nereden çıkarttınız...İki taştan duvar ile ahlakın ne alakası var...İnsanlar yaratıcıya inanmadan önce paganistti...! Paganizm, yaratıcı inancından veya daha doğrusu DİNLERDEN de eskidir...Ancak insanların paganist olması bile ahlaksız olduklarını göstermez...O bir inançtır sadece...

Ahlak dediğimiz kurallar silsilesi zaten TOPLUMLARIN ( inançlı veya inançsız ) kendilerine göre belirledikleri kurallardır...

bir yaratıcı yoksa yaptıklarının karşılığınıda görmiyceksen
Vicdanında bulduğun Ahlakın da pek hükmü kalmaz
Ne alakası var...Bu konularda genelleme yapamazsın...Kendin adına konuşursun...Bunu inançlı biri böyle düşünebilir...Örneğin sen " Allah rızası için " yardım edebilirsin, çünkü o senin inancındır ve gayet doğaldır, ancak inançlı olmayan biri de yardım eder...Ve bu yardımın karşılığında hiçbir BEKLENTİSİ YOKTUR...Sonuçta iki tarafta yardım etti...Biri inanıyor, diğeri inanmıyor...Ama yardım ikisi için de ortak...!

Bakınız eğer ki dinler ahlak için gerekli olsaydı BİNLERCE yıldır inançlı toplumlar var...Ve dünyanın çoğunluğunu oluşturuyor...Ancak dünyanın çoğu da AHLAKİ çöküntü içerisinde...Yani kısaca ahlak için din gerekmiyor, gerekseydi, şimdiye dünya güllük gülistanlık olurdu...

Sağlıcakla kalınız...

Yıldıztozu
10-03-2015, 12:38
Ahlak için din şart değil tanrı şart.
Hep karıştırılıyor.

Nana Buluku
10-03-2015, 13:59
Ahlak için din şart değil tanrı şart.
Hep karıştırılıyor.

İkisi de şart değil.

insannedir
10-03-2015, 15:22
Merhaba,

Senin düşüncen o yönde olabilir...Bana göre ahlak için din gerekmiyor...

Ahlaklı olabilmek için dini verileri kullanmıyor mu insanlar, tabii ki kullanıyor, zaten bu da bir yol dedim...Ancak tek yol değil...Yollardan biri sadece...

Ahlaki değerler ETİK değerlerdir...Bunun içerisinde, dindar toplumlarda dini veriler de var mıdır vardır...Dindar olmayan toplumlarda dini veri yoktur...

Örneğin adil olmak İNSANİ bir davranıştır...Dinler de bundan bahsedebilir...Örneğin yalan söylememek İNSANİ bir davranıştır, dinler de bundan bahsedebilir...Yani insanlar dini tebliğlerden önce ahlaksız mıydı...? Yani adil değil miydiler, adalet nedir bilmezler miydi, yalan söylemek doğal mıydı, gayri meşru ilişki serbest miydi...Bunu da nereden çıkartınız...Yok böyle bir şey...


Demogojiye gerek yok...Bak arıyı gördün mü nasıl da bal yapar...Bu hikayeleri, büyüklere masalları bir kenara bırakınız...Dünyada mabet olması ahlak için dinin şart olduğunun ispatı değildir...Bunu da nereden çıkarttınız...İki taştan duvar ile ahlakın ne alakası var...İnsanlar yaratıcıya inanmadan önce paganistti...! Paganizm, yaratıcı inancından veya daha doğrusu DİNLERDEN de eskidir...Ancak insanların paganist olması bile ahlaksız olduklarını göstermez...O bir inançtır sadece...

Ahlak dediğimiz kurallar silsilesi zaten TOPLUMLARIN ( inançlı veya inançsız ) kendilerine göre belirledikleri kurallardır...


Ne alakası var...Bu konularda genelleme yapamazsın...Kendin adına konuşursun...Bunu inançlı biri böyle düşünebilir...Örneğin sen " Allah rızası için " yardım edebilirsin, çünkü o senin inancındır ve gayet doğaldır, ancak inançlı olmayan biri de yardım eder...Ve bu yardımın karşılığında hiçbir BEKLENTİSİ YOKTUR...Sonuçta iki tarafta yardım etti...Biri inanıyor, diğeri inanmıyor...Ama yardım ikisi için de ortak...!

Bakınız eğer ki dinler ahlak için gerekli olsaydı BİNLERCE yıldır inançlı toplumlar var...Ve dünyanın çoğunluğunu oluşturuyor...Ancak dünyanın çoğu da AHLAKİ çöküntü içerisinde...Yani kısaca ahlak için din gerekmiyor, gerekseydi, şimdiye dünya güllük gülistanlık olurdu...

Sağlıcakla kalınız...
İkisi de şart değil.

Ahlak için dinin olması şarttır..
din denilince yeryüzünde ki paganist inançlarda dahil hepsi birer dindir. İnsanın gönlünü bağladığı ne varsa her inanç din tanıma girer. batıl dinler vardır hak dinler vardır. onlar ayrı
yani şu mutlak bir gerçektir ki Dinsiz Ahlak olması Mümkün değildir

Sokrates din ile ahlak ayrıdır demiş ama
onun zamanındaki din çok ilahlı at şekilde insanlar acaip şeylerle doluydu
Vicdanın bulduğuna din diyemezdi çünkü nübüvveti yoktu...
Ahlak din ayrıdır dedi.


Ahlak için din şart değil tanrı şart.
Hep karıştırılıyor.
evet aynen
ama tabi bir yaratıcıya, bir Ruha ormanın ruhuna vs. bile inanmakta bir din tanıma girer

vartor
10-03-2015, 15:50
insannedir, ahlak icin insan olabilmek sart. Onun da sende olmadigi, ahlaksizca yazdigin mesajlarindan belli. Once kendine bak baskalarini yargilamadan once; din ile, tanri ile ahlak sahibi olunmaz, olsaydi, dindarlarin ahlak sahibi olmalari gerekirdi ki, bunun boyle olmadigini sen bile bal gibi biliyorsun; "insan" olmayi, insana saygiyi gerektirir ahlak sahibi olmak, dinlere tanrilara saygi sadece "kul"a cevirir ozgur dusunemeyen insani. Insan nedir biraz ogren de gel.

Stepal Kepton
10-03-2015, 15:54
... şu mutlak bir gerçektir ki Dinsiz Ahlak olması Mümkün değildir


Şimdi biz (Deist, Agnostik, Ateist vb.) ahlaksız mıyız?

insannedir
10-03-2015, 16:25
insannedir, ahlak icin insan olabilmek sart. Onun da sende olmadigi, ahlaksizca yazdigin mesajlarindan belli. Once kendine bak baskalarini yargilamadan once; din ile, tanri ile ahlak sahibi olunmaz, olsaydi, dindarlarin ahlak sahibi olmalari gerekirdi ki, bunun boyle olmadigini sen bile bal gibi biliyorsun; "insan" olmayi, insana saygiyi gerektirir ahlak sahibi olmak, dinlere tanrilara saygi sadece "kul"a cevirir ozgur dusunemeyen insani. Insan nedir biraz ogren de gel.

ama bakın insanların hepimizin IŞID ve benzeri ve sofu sürekliklerden daha ahlaklı olmamız yine din fikrinin sayesindedir. biz din fikriyle onlardan daha iyi ahlaklı olmuşuz

bırakın ahlaklı olmayı eğer din olmasaydı insan, insan olduğunu bile bilebilir miydi :D heyhat

vartor
10-03-2015, 16:28
ama bakın insanların hepimizin IŞID ve benzeri ve sofu sürekliklerden daha ahlaklı olmamız yine din fikrinin sayesindedir. biz din fikriyle onlardan daha iyi ahlaklı olmuşuz

Isid hangi kaynaktan esinlenerek, faydalanarak, ordu toplamis kendine dersin?

insannedir
10-03-2015, 16:32
Isid hangi kaynaktan esinlenerek, faydalanarak, ordu toplamis kendine dersin?

Kainata hangi bir "hayır" vardır ki kötülüğe kullanıldığında Kötülüğe inkılap etmesin
böyle bir şey varsa söyle

bursali68
10-03-2015, 16:42
Ahlak için dinin olması şarttır..
din denilince yeryüzünde ki paganist inançlarda dahil hepsi birer dindir. İnsanın gönlünü bağladığı ne varsa her inanç din tanıma girer. batıl dinler vardır hak dinler vardır. onlar ayrı
yani şu mutlak bir gerçektir ki Dinsiz Ahlak olması Mümkün değildir

Sokrates din ile ahlak ayrıdır demiş ama
onun zamanındaki din çok ilahlı at şekilde insanlar acaip şeylerle doluydu
Vicdanın bulduğuna din diyemezdi çünkü nübüvveti yoktu...
Ahlak din ayrıdır dedi.
Merhaba,

Ahlak için DİN gerekli değildir...!

Dinlerin tümünde " hırsızlık, yalan, dolan, talan YASAK "...Ama bugünkü toplumsal AHLAK, yalan, dolan, talana bulaşana, zulüm yapana, adaleti kendi malı gibi kulanana TAPILMAYI gerekli hale getirmiş...Yani ahlak konusunda din " hiçbir yarar sağlamamış "...! Ya da diğer bir deyişle din, ahlak üzerinde etkili olamamış..

Bu örnek ahlak için İNSAN olmanın gerekli olduğunu ortaya koyar...İnsan tarih sahnesinde ortaya çıktığından bu yana " ahlak/etik " kurallar her zaman vardır...Bu ahlak/etik kurallarında bazen din etkili olmuş, bazen etkisiz olmuştur.

Dinlerdeki etik kurallar zaten insanda olması gerekeni söyler...Yani insan herhangibir inanca sahip olmasa da kendisinde olan bir ahlaki yapıya zaten sahiptir...

Sağlıcakla kalınız...

insannedir
10-03-2015, 16:50
Merhaba,

Ahlak için DİN gerekli değildir...!

Dinlerin tümünde " hırsızlık, yalan, dolan, talan YASAK "...Ama bugünkü toplumsal AHLAK, yalan, dolan, talana bulaşana, zulüm yapana, adaleti kendi malı gibi kulanana TAPILMAYI gerekli hale getirmiş...Yani ahlak konusunda din " hiçbir yarar sağlamamış "...! Ya da diğer bir deyişle din, ahlak üzerinde etkili olamamış..

Bu örnek ahlak için İNSAN olmanın gerekli olduğunu ortaya koyar...İnsan tarih sahnesinde ortaya çıktığından bu yana " ahlak/etik " kurallar her zaman vardır...Bu ahlak/etik kurallarında bazen din etkili olmuş, bazen etkisiz olmuştur.

Dinlerdeki etik kurallar zaten insanda olması gerekeni söyler...Yani insan herhangibir inanca sahip olmasa da kendisinde olan bir ahlaki yapıya zaten sahiptir...

Sağlıcakla kalınız...

Senin kabul etmeyip dolandığın şey şu:
Din fikri ortadan kalkarsa, senin bile ahlakın kalmaz,
Artık gerçekten ceza ve mükafat yoksa korkusuzsundur.
ne mahrumsuzluk var ne ceza var... İçindeki Ahlak abes olmuştur artık
çekinmeye gerek yok serbestsin Bağsızsın

bursali68
10-03-2015, 17:33
Senin kabul etmeyip dolandığın şey şu:
Din fikri ortadan kalkarsa, senin bile ahlakın kalmaz,
Artık gerçekten ceza ve mükafat yoksa korkusuzsundur.
ne mahrumsuzluk var ne ceza var... İçindeki Ahlak abes olmuştur artık
çekinmeye gerek yok serbestsin Bağsızsın
Merhaba,

İnsan davranışları olan bir varlıktır...Dolayısı ile bu gösterdiği davranışlar için ille de bir dine, bir inanca gereksinimi yoktur...Ahlak da bu kapsamın içerisindedir...

Günümüzde din, ahlaki kuralları şekillendirme gayretinde mi..? Maalesef öyle...Ama bu durumda örneğin dinin içerisinde kabul edilir-edilmez ayrı ancak OLAN lardan bir örnek verirsek " 6-7 yaşındaki kızlar ile nikah kıymak " dini bir veridir...

Oysa ki inancı olmayan bir insan bu olayı RED eder...!

Biri, inançlı olan birinin kabul ettiği AHLAKİ değer...: 6-7 yaşındaki kızlar ile nikah kıymaya EVET...!

Diğeri inançsız birinin kabul etmediği AHLAKİ değer...: 6-7 yaşındaki kızlar ile nikah kıymaya HAYIR...!

Şimdi bu AHLAK lı mıdır...? Son derece AHLAKSIZCA hatta kepazeliktir...!

Her iki duruma ait, yani hem inançlı, hem inançsız AHLAK da görünmektedir...6-7 yaşındaki kızlar ile nikahlanmanın yanlış olduğunu bilmek için İNANÇLI olmaya değil, İNSAN olmaya gerek vardır...

Bunlar gayet basit, inancına göre ahlakı savunan insanların davranış biçimlerine örneklerden sadece biri...Kur'an'da vardır, yokturu tartışmıyorum, Hz.Peygamberin hayatında vardır, yokturu da tartışmıyorum, ancak FETVA veren DENYOLARIN söylemleriyle işte dinin karıştığı AHLAK....!

Sağlıcakla kalınız...

spartacus
10-03-2015, 17:39
İçindeki Ahlak abes olmuştur artık
çekinmeye gerek yok serbestsin Bağsızsın
Sevgili Bursalı68, gayet yerli, yerinde özetlemiş. Benim ekleyeceğim;
Siz insan olamamışsınız, olmadınız diye herkes, her şeyi kendinize göre genellemeyin, yanlış olur. Önce insan olun(yani insansınız ama eksik, farkındalığınız eksik diyorum) öyle gelin ki, bir iler/tutar zeminimiz olsun sizinle.

insannedir
10-03-2015, 17:51
Merhaba,

İnsan davranışları olan bir varlıktır...Dolayısı ile bu gösterdiği davranışlar için ille de bir dine, bir inanca gereksinimi yoktur...Ahlak da bu kapsamın içerisindedir...

Günümüzde din, ahlaki kuralları şekillendirme gayretinde mi..? Maalesef öyle...Ama bu durumda örneğin dinin içerisinde kabul edilir-edilmez ayrı ancak OLAN lardan bir örnek verirsek " 6-7 yaşındaki kızlar ile nikah kıymak " dini bir veridir...

Oysa ki inancı olmayan bir insan bu olayı RED eder...!

Biri, inançlı olan birinin kabul ettiği AHLAKİ değer...: 6-7 yaşındaki kızlar ile nikah kıymaya EVET...!

Diğeri inançsız birinin kabul etmediği AHLAKİ değer...: 6-7 yaşındaki kızlar ile nikah kıymaya HAYIR...!

Şimdi bu AHLAK lı mıdır...? Son derece AHLAKSIZCA hatta kepazeliktir...!

Her iki duruma ait, yani hem inançlı, hem inançsız AHLAK da görünmektedir...6-7 yaşındaki kızlar ile nikahlanmanın yanlış olduğunu bilmek için İNANÇLI olmaya değil, İNSAN olmaya gerek vardır...

Bunlar gayet basit, inancına göre ahlakı savunan insanların davranış biçimlerine örneklerden sadece biri...Kur'an'da vardır, yokturu tartışmıyorum, Hz.Peygamberin hayatında vardır, yokturu da tartışmıyorum, ancak FETVA veren DENYOLARIN söylemleriyle işte dinin karıştığı AHLAK....!

Sağlıcakla kalınız...

Şehvetin konuşulduğu yerde Ahlak konuşulmaz abestir.
her insan, özellikle her erkek Şehvettine esirdir. bu kuvvet onu sürükler.
Hakikatli dinli imanlı istisna insanlar hariç
her erkek Dünyada ne için yaşar, itiraf edin: Şehvetini sakinleştirmek için yaşarsın :D

onun için bir kimse, hakikatli dinli İmanlı olmazsa, onu şehvet kuvvetinden kimse kurtaramaz, ne akıl kurtarır ne başka bir şey
Aklında suları akar çünkü :D

içindeki Şehvet kuvvetinin sesi yükseldi mi? Ahlakın hükme kalmaz. yaaa ne oldu Ahlak çöktü!

kim kurtarabilir o insanı! İman kurtarabilir, Şehveti ayyuka çıkmış bir insanı!!! şehvetin buhranlarından dolaşan insanı kim kurtarır İman İman!!!
insanlık imandan mahrumdur o yüzden inler.
......

ve dinde böyle bir şey yok! 14 yaşında nişanlanı evli oldular ama tam 17 yaşında evlendiler. zifaf yani
neden 3 sene erteleme vardır kaynaklarda: çünkü hazreti Aişenin yaşı küçük diye!!! tam 17 yaşında evlendiler
ve bir çok hikmetleri var
mesele hazreti Aişe Dört hak mezhebin imamlarının İmamdıır
o imamlar hazreti Aişe annemiz böyle içtihad ettiler mesele böyledir derler

bursali68
10-03-2015, 18:29
5575 - Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, ben altı yaşında iken benimle evlendi. Medine'ye geldik. Benî'l-Hâris İbnu'l-Hazrec kabilesine indik. Ben hummaya yakalandım. Saçlarım döküldü. (İyileşince) saçım yine uzadı. Annem Ümmü Rumân, ben arkadaşlarımla salıncakta oynarken, bana geldi, benden ne istediğini bilmeksizin yanına gittim. Elimden tuttu. Evin kapısında beni durdurdu. Evimizde, Ensârdan bir grup kadın vardı. "Hayırlı, bereketli olsun!", "Uğurlu mübarek olsun!" diye dualar, tebrikler ettiler. Annem beni onlara teslim etti. Onlar kılık-kıyafetime çeki düzen verdiler. Beni, (kuşluk vakti aniden) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm(ın gelişinden) başka bir şey şaşırtmadı. Annem beni O'na teslim etti. O gün ben dokuz yaşında idim."
Buhari, Nikâh 38, 39, 57, 59, 61;
Müslim, Nikah 69, (1422);
Ebu Dâvud, Nikâh 34, (2121); Edeb 63, (4933, 4934, 4935, 4936, 4937);
Nesai, Nikah 29, (6, 82).


Muhammed’in en küçük karısı Aişe’dir. Muhammed 52 yaşında iken, 9 yaşında olan Aişe ile gerdeğe girmiştir (Aişe, Muhammed ile evlendiğinde 6 yaşında idi (Bkz:Buhari, e’s Sahih, Kitabu Menakıbı’l-Ensar/44; Tecrid, Hadis no:1553; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’n-Nikah/69, Hadis no:1422) ,demek ki 3 yıl beklenilmiş).Bunun üzerine, islam hukuku bundan bir sonuç çıkarıyor ve "9 yaşındaki bir kız, "müştehat" (şehvete konu olabilecek çagda sayılır) deniyor. Ve de bu nedenle, bir erkeğin 9 yaşındaki bır kızla evlenebileceğini bildiriyor bır fıkıh hükmü olarak(Bkz:Muhammed Ali Tehanevi, Keşşafu ıstılaha-tı’l-Fünun,1/788).

M. Sofuoğlu (Cilt 4, Syf - 318,319)
Sahih-i Müslim ve Tercümesi


Merhaba,

ve dinde böyle bir şey yok!
Yukarıdakiler DİN de yok değil mi...?

Sağlıcakla kalınız...

insannedir
10-03-2015, 18:51
Merhaba,


Yukarıdakiler DİN de yok değil mi...?

Sağlıcakla kalınız...

bunlar hep muaviyenin kurduğu saltanatın ve sonraki hükümdarlar için uydurulmuş şeylerdir.

bir kere 3 sene neden erteleniyor... hazreti aişenin yaşı küçük diye
zira 14 yaşındalardı. :)

bursali68
10-03-2015, 22:38
bunlar hep muaviyenin kurduğu saltanatın ve sonraki hükümdarlar için uydurulmuş şeylerdir.

bir kere 3 sene neden erteleniyor... hazreti aişenin yaşı küçük diye
zira 14 yaşındalardı. :)
Merhaba,

Bunlar Muaviye'nin ve saltanatının uydurdukları diyorsun da 3 sene ertelenmesi nerede yazıyor, rivayetlerde değil mi...? Veya 14 yaşında olduğu nerede yazıyor Arabistan Evlendirme dairesi kayıtlarında mı...?

Sağlıcakla kalınız...

AerA
10-03-2015, 22:38
her insan, özellikle her erkek Şehvettine esirdir. bu kuvvet onu sürükler......
her erkek Dünyada ne için yaşar, itiraf edin: Şehvetini sakinleştirmek için yaşarsın :D

Bu düşünceye sahip bir değil binlerce @r@spu çocuğu sokaklarda gezerken kızlarımızın tecavüze uğraması kaçınılmaz son...

Önce insan ol amk mümini...

Neden şehvet için yaşayacakmışız, seksomanyak?

onun için bir kimse, hakikatli dinli İmanlı olmazsa, onu şehvet kuvvetinden kimse kurtaramaz, ne akıl kurtarır ne başka bir şey
Aklında suları akar çünkü :D

Sen mal olduktan sonra, seksomanyak arab müridi, zaten seni kimse kurtaramaz. Azgın teke...

Senin gibi insanlıktan yoksun, aklını şehvet ile bozmuş dallamalar yüzünden... Kızım sokakda gezemiyor. P!ç.

kim kurtarabilir o insanı! İman kurtarabilir, Şehveti ayyuka çıkmış bir insanı!!! şehvetin buhranlarından dolaşan insanı kim kurtarır İman İman!!!
insanlık imandan mahrumdur o yüzden inler.

Kurtarsa seni kurtarırdı. Erkek şehveti için yaşar diyebilecek kadar aşağılık, kokuşmuş, şeref yoksunu bir mahlukatsın.

Eşşeğinde "erkek" i var. Ama ikiniz arasında hiç bir fark yok. Çıktığın delikte şehvetini yatıştırsın tüm insanlık....

insannedir
11-03-2015, 00:41
Bu düşünceye sahip bir değil binlerce @r@spu çocuğu sokaklarda gezerken kızlarımızın tecavüze uğraması kaçınılmaz son...

Önce insan ol amk mümini...

Neden şehvet için yaşayacakmışız, seksomanyak?



Sen mal olduktan sonra, seksomanyak arab müridi, zaten seni kimse kurtaramaz. Azgın teke...

Senin gibi insanlıktan yoksun, aklını şehvet ile bozmuş dallamalar yüzünden... Kızım sokakda gezemiyor. P!ç.



Kurtarsa seni kurtarırdı. Erkek şehveti için yaşar diyebilecek kadar aşağılık, kokuşmuş, şeref yoksunu bir mahlukatsın.

Eşşeğinde "erkek" i var. Ama ikiniz arasında hiç bir fark yok. Çıktığın delikte şehvetini yatıştırsın tüm insanlık....

Dünyalar tatlısı arkadaşım sanırım siz bir kadınsız,
ne kadar feryatı figan etseniz de, vallahi billahi erkeğin doğasını değiştiremezsiniz,
Eğer Şehvet olmasaydı erkekler, hiç bir kadını asla ama asla sevmezlerdi (çok güzelsin çok tatlısın demezlerdi)
erkeğin yaratılışı böyle ama kadınlar daha duygusal ve çok konuşkan muhabbet seven şekilde yaratılmışlardır. Sohbetli sohbet sever şekilde yaratılmışlardır
erkekler ise böyle değildir

civarında ne kadar erkek varsa vallahide billahide Şehvetini teskin etmek için yaşıyordur başka bir amacı yoktur...
şehvetsiz bir erkeğin canı çok sıkkındır..
şehvetli bir erkek ise mutludur yani hoştur..

yani ne kadar feryat etsenizde, erkekler doğası yaratılışı gereği içten gelen Şehvet kuvvetinin sesinin esiridirler.
daha güzelini bulmadıkça da Şehveti terk edemezler (şehvetten daha güzel ecir ise imanda vardır nefsinin arzularını çatlasan Allahın hatırı için yapmıycam diyip sebat etmek ondan sonra hakkın senden faniyi alıp bakiyi vermesiyle insan çok tatlı olan şehveti terk edebilir)
Şehvet çok tatlı bir şeydir

Allah insana Şehveti Eçir olarak vermiştir
İnsan yetiştirmek vazifesini üzerine alan bir kimseye Allah şehveti ecir olarak vermiş yerli yerinde sarfet demiştir
İnanan bir insan için Şehvet gaye değil ücrettir
ama hakikatli dinli olmayan yani dinsiz Allahsız bir kimse içinse Şehvet gayedir.
bunlar hayatın gerçekleridir

ben bunu dile getirdim.. bana ne kadar küfretseniz aşağlasanızda
sonuçta beni değil tüm erkekleri aşağlıyorsunuz kadın oldunuzdan dolayı

insannedir
11-03-2015, 00:56
Merhaba,

Bunlar Muaviye'nin ve saltanatının uydurdukları diyorsun da 3 sene ertelenmesi nerede yazıyor, rivayetlerde değil mi...? Veya 14 yaşında olduğu nerede yazıyor Arabistan Evlendirme dairesi kayıtlarında mı...?

Sağlıcakla kalınız...
3 sene erteleme 9 yaşında evledi diye bicimli yalan uyduran islam düşmanı cin fikirli azılı müslüman gözüken. sırf hazreti Muhammedi gördü diye sahabe denilen kimselerin buharide yazan uydurduklarında da vardır

14 yaşında evlendiğine ait kaynaklarda da vardır. 3 sene ertelenme olayı

neden 3 ertelenmiştir zifaf E çünkü hazreti aişenin yaşı küçüktü
14 yaşındalardı.

ve 14 yaşında evlenmiş olduğuna dair google da bir araştırma yaparsan dolu bilgiler görürsün

bursali68
11-03-2015, 01:15
3 sene erteleme 9 yaşında evledi diye bicimli yalan uyduran islam düşmanı cin fikirli azılı müslüman gözüken. sırf hazreti Muhammed gördü diye sahabe denilen kimselerin buharide yazan uydurduklarında da vardır

14 yaşında evlendiğine ait kaynaklarda da vardır. 3 sene ertelenme olayı

Merhaba,

Diyorsun ki " benim RİVAYETİM, senin RİVAYETİNİ döver "...! İlginç...Oysa ki hepsi rivayet...

Ve bu rivayetlerden, 6-7 yaşındakini veya 9 yaşındakini alıp FETVA verilince EMEVİ, 14 yaşındakini alıp FETVA verilince doğru...!

Rivayetler mi...: AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE...!

Ancak duruma bakınca sonuç şu...: Ahlak için RİVAYETLER baştacı ediliyor demek ki...Oysa ki o rivayetler ELİN ARABININ örfünü, adetini pas eder...

Bana ne elin Arabından...!

Kur'an'da bile kendilerine " münafıklıkta en üstün millet " ayetini görünce atmışlar bir çentik, kelimeyi BEDEVİ ye çevirivermişler...Yani Kur'an'ı da KENDİLERİNE benzetmişler...İçine etmişler, çık işin içinden çıkabilirsen...

Haaa sadece Kur'an mı...? Olur mu öyle şey...İncil de aynı, Tevrat da aynı...

Din ile AHLAKLI olacağını zannedenler, sadece birbirlerini kandırır, rivayet sarmalına dolanıp kalırlar...

Ahlaklı olmak için İNSAN olmanın gerektirdiği değerlerde olmak yeterlidir...İşin içine din girdi mi, ahlak mahlak kalmıyor...Çünkü şu an dinlerin hepsi PAGANİZMİN, ŞİRKİN içerisinde boğuluyor...Bunlar içeriside boğulan dinler mi insanları ahlaklı yapacak...

Ahlak kurallarını dinlerden soyutlamak gerek, ayıklamak gerek...Çünkü ahlaklı olunacağına YOBAZLAŞILIYOR....

İnanç, din, sadece insanların kendi bireysel dünyalarında olmalı...Onun dışında girdiği heryerden ayıklanmalı...Bunun başka yolu yok...

Bu ülkede Müslümanı, hristiyanı, yahudisi, ateisti, deisti, agnostiği...v.s.....v.s... bir çok insan yaşıyor...Ve bu bir çok insanın vergileriyle yollar yapılıyor, okullar açılıyor, hastaneler yapılıyor, yatırımlar v.s. ler yapılıyor...Ancak bu arada DİN ULEMASININ, GÖREVLİLERİNİN de maaşları ödeniyor...Bu nasıl bir TERBİYESİZ AHLAKTIR Kİ " kestiği eti yemek haramdır, katli vaciptir " fetvaları verirsin ama bu insanların verdiklerinden paraları cukkalarsın...!Böyle ahlak mı olur...!

Dinin, inancın TİCARETE, RANTA döküldüğü bir dünyada, İKİ AYAKLI TANRILARA TAPILDIĞI bir dünyada DİN ancak AHLAKSIZLIKLARIN yolunu yapar...!

Sağlıcakla kalınız...

spartacus
11-03-2015, 02:56
Şehvetin konuşulduğu yerde Ahlak konuşulmaz abestir.
her insan, özellikle her erkek Şehvettine esirdir. bu kuvvet onu sürükler.
Bu söylediklerin AHLAKSIZLIĞA, NAMUSSUZLUĞA kılıftır, en ideal MEŞRUİYET de islamdadır. Meşrulaştırmak adına zırvalamayı kes.

Ahlaksız, kadınıda ŞEHVET KÖLESİ olarak mı yarattınız?
Tabi AHLAK'IN ne olduğu diye öyle SAÇMA SAPAN şeyler sıralar bu saçmalığa da inanırsanız, tabiki sizin ahlaklı olmanız mümkün olmaz, o sraladığın maddelerin tek bir tanesi bile ahlakla ilgili değil, kendinizi pazara sunmuşluğunuz!

Yani erkek şehvet için, kadında erkeğin şehvetini gidermek için yaratıldı öyle mi? Yahu insanlar din ile ahlaklı olmaz, dinsiz olunca da ahlaksız olmaz, AHLAK insani bir edinimdir, üstelik çağa göre de değişir, siz insan değil misiniz?!

Ama erkeğin amacının şehvet gidermek olduğunu söyleyip, kadını da şehvet giderici olarak görmek AHLAKSIZLIĞIN en alasıdır. İki bakımdan;
1.) Erkeği şehvet içinlikle MEŞRU ZEMİN yaratmak
2.) Bu amacını gidermek içinde kadını şehvet giderici olarak yarttığını iddia etmek.

İşte bu nedenledir ki ülkemizde sizin gibiler 3 yaşında bebeği çıplak görse aklına kötü şeyler gelmektedir, çünkü sizlerde AHLAK YOK! SİZLERDEKİ AHLAK DEĞİL, KORKU FASLI!!!!! Ki kendinden öttün zaten bunu, itiraf ettin, ben AHLAKSIZIM dedin, NAMUSSUZUM dedin ama korkuyorum ki Allah beni cezalandırır, bilsemki dedin cezalandırmayacak her türlü edepsizliği yaparım çünkü bende AHLAK yok dedin!. Sen buna ahlak dersin, ben ise düpedüz sapıklık, şerefsizlik, alçaklık.

Sen bunu erkeğin fıtratı diye meşrulaştırırsın, ben ise tüküreyim sizin bu inancınıza da(şehvet için!), fıtratınızada diyorum. Şimdi kim ahlaksız, sen mi ben mi?

Ben kötülüğü bir şeyden korktuğum için yapıp/yapmama pazarlığına girmem, kötülüğün hem vicdanen hem de sonuçalrıyla taşıdığı kabul etmezliğimi barındırdığı için ve neden karşı çıktığımı bildiğim için ret ederken sen, korktuğun için geri durduğunu iddia ediyorsun. İşte seninkine ahlaksızlık deniyor, yani sen korkmasan bebelere sarkacağını iddia ediyorsun!...

Sonrada başlanıyor din ahlaksızlığı nasıl meşru kılmış, nerede açık kapı bırakmış vs... İşiniz gücünüz de bu oluyor, cariye helal, harem kurmak(paran varsa) helal, 3-5 lafla imam nikahı kıyıp namussuzluk meşru...... Parası olana ahlaksızlık gırla, parası olmayana da saplantılı bir hayat verir, sizin bu korku/baskı düzleminiz. insanlara ahlak veremiyorsunuz, siz korku ile baskılayıp, balon gibi patlamasını bekliyorsunuz, o balonlarda günümüzde en çok İslam ülkelerinde patlıyor, neden? Çünkü günümüz islamı sağlıksız toplum yetiştiriyor, daha bebeleri bile KIZ-ERKEK DİYE AYIRIP, UZAK KUTUPLAR HALİNE SOKUYOR, ŞEREFSİZLER 8 YAŞINDA BEBELERDEN NE İSTİYORSUNUZ, AHLAKSIZ ALÇAKLAR 8-9 YAŞLARINDAKİ ÇOCUKLARI HANGİ YÜZLE CİNSEL OBJE GÖRÜYORSUNUZ, ÇOCUKLAR EL ELE TUTUŞSA SİZİN BİR YERİNİZE BİR ŞEYLER Mİ GİRİP ÇIKIYOR? BAK NASILDA AHLAKSIZSINIZ VE AHLAKSIZLIĞI BEBELERE DE HASTALIK GİBİ AŞILIYORSUNUZ?!.... Öyle sağlıksız bir toplum yetiştiriyorsunuz ki, örneğin bir hırzılığın kötü olduğunu bildiğiniz için değil, korktuğunuz için yapmadığınızı iddia ediyorsunuz(potansiyel hırsızsınız yani!), tecavüzü korktuğunuz için yapmadığınızı iddia ediyorsunuz, kötü olduğu için karşı çıkmıyorsunuz siz, korktuğunuz için yani yine siz potansiyel tecavüzcüsünüz, çünkü tecavüz kötü değil size göre, ceza alırsınız kısımları kötü, yani korku!

AerA
11-03-2015, 14:55
Dünyalar tatlısı arkadaşım sanırım siz bir kadınsız,
ne kadar feryatı figan etseniz de, vallahi billahi erkeğin doğasını değiştiremezsiniz,
Eğer Şehvet olmasaydı erkekler, hiç bir kadını asla ama asla sevmezlerdi (çok güzelsin çok tatlısın demezlerdi)
erkeğin yaratılışı böyle ama kadınlar daha duygusal ve çok konuşkan muhabbet seven şekilde yaratılmışlardır. Sohbetli sohbet sever şekilde yaratılmışlardır
erkekler ise böyle değildir

Ben erkeğim. Ama sen şeref yoksunu, s!k kafalı zerzevat.... Sen insan bile değilsin. Arab b@kunu kaşık kaşık yemeye hasret bir pisliksin... Midemi bulandıryorsunuz. İnancınız, ahlaksızlığın, şehvet düşkünlüğünüz... Herşeyiniz.

Ayrıca herkeside kendin gibi seksomanyak zannetme.

Senin gibi şerefsizler yüzünden kadınlar sokaklarda rahat yürüyemiyorlar.

insannedir
11-03-2015, 16:18
Bu söylediklerin AHLAKSIZLIĞA, NAMUSSUZLUĞA kılıftır, en ideal MEŞRUİYET de islamdadır. Meşrulaştırmak adına zırvalamayı kes.

Ahlaksız, kadınıda ŞEHVET KÖLESİ olarak mı yarattınız?
Tabi AHLAK'IN ne olduğu diye öyle SAÇMA SAPAN şeyler sıralar bu saçmalığa da inanırsanız, tabiki sizin ahlaklı olmanız mümkün olmaz, o sraladığın maddelerin tek bir tanesi bile ahlakla ilgili değil, kendinizi pazara sunmuşluğunuz!

Yani erkek şehvet için, kadında erkeğin şehvetini gidermek için yaratıldı öyle mi? Yahu insanlar din ile ahlaklı olmaz, dinsiz olunca da ahlaksız olmaz, AHLAK insani bir edinimdir, üstelik çağa göre de değişir, siz insan değil misiniz?!

Ama erkeğin amacının şehvet gidermek olduğunu söyleyip, kadını da şehvet giderici olarak görmek AHLAKSIZLIĞIN en alasıdır. İki bakımdan;
1.) Erkeği şehvet içinlikle MEŞRU ZEMİN yaratmak
2.) Bu amacını gidermek içinde kadını şehvet giderici olarak yarttığını iddia etmek.

İşte bu nedenledir ki ülkemizde sizin gibiler 3 yaşında bebeği çıplak görse aklına kötü şeyler gelmektedir, çünkü sizlerde AHLAK YOK! SİZLERDEKİ AHLAK DEĞİL, KORKU FASLI!!!!! Ki kendinden öttün zaten bunu, itiraf ettin, ben AHLAKSIZIM dedin, NAMUSSUZUM dedin ama korkuyorum ki Allah beni cezalandırır, bilsemki dedin cezalandırmayacak her türlü edepsizliği yaparım çünkü bende AHLAK yok dedin!. Sen buna ahlak dersin, ben ise düpedüz sapıklık, şerefsizlik, alçaklık.

Sen bunu erkeğin fıtratı diye meşrulaştırırsın, ben ise tüküreyim sizin bu inancınıza da(şehvet için!), fıtratınızada diyorum. Şimdi kim ahlaksız, sen mi ben mi?

Ben kötülüğü bir şeyden korktuğum için yapıp/yapmama pazarlığına girmem, kötülüğün hem vicdanen hem de sonuçalrıyla taşıdığı kabul etmezliğimi barındırdığı için ve neden karşı çıktığımı bildiğim için ret ederken sen, korktuğun için geri durduğunu iddia ediyorsun. İşte seninkine ahlaksızlık deniyor, yani sen korkmasan bebelere sarkacağını iddia ediyorsun!...

Sonrada başlanıyor din ahlaksızlığı nasıl meşru kılmış, nerede açık kapı bırakmış vs... İşiniz gücünüz de bu oluyor, cariye helal, harem kurmak(paran varsa) helal, 3-5 lafla imam nikahı kıyıp namussuzluk meşru...... Parası olana ahlaksızlık gırla, parası olmayana da saplantılı bir hayat verir, sizin bu korku/baskı düzleminiz. insanlara ahlak veremiyorsunuz, siz korku ile baskılayıp, balon gibi patlamasını bekliyorsunuz, o balonlarda günümüzde en çok İslam ülkelerinde patlıyor, neden? Çünkü günümüz islamı sağlıksız toplum yetiştiriyor, daha bebeleri bile KIZ-ERKEK DİYE AYIRIP, UZAK KUTUPLAR HALİNE SOKUYOR, ŞEREFSİZLER 8 YAŞINDA BEBELERDEN NE İSTİYORSUNUZ, AHLAKSIZ ALÇAKLAR 8-9 YAŞLARINDAKİ ÇOCUKLARI HANGİ YÜZLE CİNSEL OBJE GÖRÜYORSUNUZ, ÇOCUKLAR EL ELE TUTUŞSA SİZİN BİR YERİNİZE BİR ŞEYLER Mİ GİRİP ÇIKIYOR? BAK NASILDA AHLAKSIZSINIZ VE AHLAKSIZLIĞI BEBELERE DE HASTALIK GİBİ AŞILIYORSUNUZ?!.... Öyle sağlıksız bir toplum yetiştiriyorsunuz ki, örneğin bir hırzılığın kötü olduğunu bildiğiniz için değil, korktuğunuz için yapmadığınızı iddia ediyorsunuz(potansiyel hırsızsınız yani!), tecavüzü korktuğunuz için yapmadığınızı iddia ediyorsunuz, kötü olduğu için karşı çıkmıyorsunuz siz, korktuğunuz için yani yine siz potansiyel tecavüzcüsünüz, çünkü tecavüz kötü değil size göre, ceza alırsınız kısımları kötü, yani korku!


Ben dünya medeniyetinde Erkeğin amacının şehvet olduğunu şehvetini teskin etmek için yaşadığını söyledim
Din medeniyetinden ise şehvet gaye değil Üçrettir dedim

o söylediğin bütün laflar dünya medeniyetine tapan zatı alinize ait sıfatlardır..
Dünya medeniyetin de hayatı Heyecan diye tarif ediyorlar
onun heyecan diyerek kadına çaktırmadan telkin ettiği adiliği hainliği zatı aliniz çok daha iyi bilirler...


ben hiç bir yerde ve hiç bir zamanda kadının erkeğin şehvetini gidermek için yaratıldığını aklımın ucundan bile geçirmedim ben bunu ilk defa bu kadar açık net sizden duyuyorum
zatı aliniz dünya medeniyetine taptığından

kadının bu medeniyette durumun içler acısı olduğunu acıyarak elimizden bir şey gelmeyerek görüyoruz
çağımızın gençleri değil eşlerini annelerini bile evinde ki adi hizmetleri gören bir hizmetçi görmekteler..
karısına gün geçtikce neler neler çektirir...

her işi anneleri yapmaktadır
sonra annein elinden sinir atmış elinden ameliyat olur
elbette o kocaman tencereleri 20 sene her gün yıkarsa o çok nazik narin eller iflas eder tabi
Anne tencerenin dibindeki yemek artığıni bazen tırnaklarıyla kazır çabuk çabuk olsun diye
o tırnak aralarına giren bakteriler mikroplar sonra ağız yoluyla
anneye girer. ondan sonra annede iç hastalığı olur şu olur bu olur.
bunların hepsini Allah filmi çekiyor yarın Öyle bir tutacak ki erkekleri kahrın nerden geldiğini anlayamıycaklar...


AreA!
Erkeklerin amacı gayesi şehvettir. parayı buldu mu nereye giderler
karıya. parayı buldular mı nerye harcalar karıya kıza.
Çünkü erkekler Şehvetleri teskin etmek için yaşarlar..

Ama din medeniyetinde öyle değildir. Şehvet bir üçrettir

ben bu gerçeği söyledim! Sen bana, vay sen böylesin şöylesin diye bana iftira atmaya lekelemeye çalıştım ama affettim seni bir şey demedim.

şimdi bak arkadaşın ne diyor

İşte bu nedenledir ki ülkemizde sizin gibiler 3 yaşında bebeği çıplak görse aklına kötü şeyler gelmektedir,

3 yaşında bir bebeğe kim ilgi duyar... bunun bu aklına nerden gelmiş...
hadi bu arkadaşa da desene,
yoksa sen aile içinde 3 yaşındaki yeğinlerine kuzenlerine ilgi duyan biri misin ? diyerek bana ettiğin bütün küfürleri ona da etsene

neyse ben daha yazardım ama işim var bayyy

AerA
11-03-2015, 16:39
Erkeklerin amacı gayesi şehvettir. parayı buldu mu nereye giderler
karıya. parayı buldular mı nerye harcalar karıya kıza.
Çünkü erkekler Şehvetleri teskin etmek için yaşarlar..

Peygamberin olacak herifin evlendiği kadınlar için hep söyleniyordu ya "Yardıma muhtaç kadınlar ile evlendi" diye...
Yukarıdaki saydıklarını ancak sen ve senin peygamberin olacak insan müsvettesi yapar.

Yardıma muhtaç kadını koynumuza almadan da yardım etmeyi biliriz biz.

Azgın teke... Seksomanyak...

Senin gibiler yüzünden kadınlar sokaklarda yürüyemiyor. Her köşe başında bir taciz, bir tecavüz...
Kendi azgın, seksomanyak, sübyancı, Anadoluda eşşek s!kmeyi marifet bilen fikirlerini tüm erkekliğe yamama. Önce insan ol.

İşte bu nedenledir ki ülkemizde sizin gibiler 3 yaşında bebeği çıplak görse aklına kötü şeyler gelmektedir

Salak. 3 yaşındaki kız çocuğu da tahrik eder diyen İlahiyat Profesörüydü, unutma. 3 yaşında ki bebeğe ancak siz s!k kaldırırsınız. Beyniniz yok çünkü. Peygamberiniz olacak yezit gibi s!kinizle düşünüyorsunuz.

Aşşağılık müsvetteler. Allahınız da, dininiz de, peygamberiniz de "s!k" üzerine kurulu. S!k kafalılar.

insannedir
11-03-2015, 17:59
Peygamberin olacak herifin evlendiği kadınlar için hep söyleniyordu ya "Yardıma muhtaç kadınlar ile evlendi" diye...
Yukarıdaki saydıklarını ancak sen ve senin peygamberin olacak insan müsvettesi yapar.

Yardıma muhtaç kadını koynumuza almadan da yardım etmeyi biliriz biz.

Azgın teke... Seksomanyak...

Senin gibiler yüzünden kadınlar sokaklarda yürüyemiyor. Her köşe başında bir taciz, bir tecavüz...
Kendi azgın, seksomanyak, sübyancı, Anadoluda eşşek s!kmeyi marifet bilen fikirlerini tüm erkekliğe yamama. Önce insan ol.



Salak. 3 yaşındaki kız çocuğu da tahrik eder diyen İlahiyat Profesörüydü, unutma. 3 yaşında ki bebeğe ancak siz s!k kaldırırsınız. Beyniniz yok çünkü. Peygamberiniz olacak yezit gibi s!kinizle düşünüyorsunuz.

Aşşağılık müsvetteler. Allahınız da, dininiz de, peygamberiniz de "s!k" üzerine kurulu. S!k kafalılar.

sanırım siz sadece deşarj olmak için, içinizdeki aşağılık küfürleri boşatlma ihtiyacı içindesiniz ve benim dediklerimle, sizin asıl küfrünüze muhattap iranlı ıraklı IŞIDLI vs kimselerin Hazreti Hüseyni parçalayan muaviyenin kurduğu saltanatının, uydurduğu, islam dinin malı olmayan şeyler ile, hiç bir alakası yokken
bana küfretmeniz doğru değil.....
hem bu sizin kendinize bir kötülüktür...
insanlar size yaklaşmak istemezler dostluk kurmak istemezler.
bak sana şuna der nasıl küfür ediyor...


ve hem siz ("bana değil aslında"), o kafirden aşağı müslüman gözüken zümreye küfrediyorsunuz ama medeniyetini taklit ettiğiniz hayranı oldunuz sahada 14 yaşında bir kızın artık doğum kontrol hapı kullanmaya başlaması yerinde akıllıca bir şey olarak kabul ediliyor.
küfürlerinizi Avrupalı amerikalı insanlarıda katmalısınız

ortadoğuya gelince küfür avrupaya amerikaya gelince Töbe demeyin yani

peygamberimiz isteseydi bütün eşleri 13 -14 yaşlarında kızlardan yapamaz mıydı?
pek tabi yapardı hem istediği gibi yapardı...
eşlerinin yaşları ilk 60 la başlamış hazreti zeynep ile 35 yaşında evlenmiş yine sonlarda doğru yine 60 yaşında biri ile evlenmiş..

dünya medeniyetinde zenginlerin kaç karısı (metresi) vardır bir gecede kaç kızla eğlenirler. bir cevap verir misin? bunları hoşgör vay çakal de erkek adam de...

peygamber 60 yaşında biriyle evlendiğinde nazarı hakaretle bak,

hazreti zeynep peygamberimizin kolların da büyüdü, onu genç halinde ikende kollarını açık görüyordu, istese zeyde vermeden kendide alırdı... alamaz mıydı ? öyle bir alırdı ki! isteseydi.

özetle şunu diyorum ki: Siz kadınsanız eğer ettiğiniz her küfrü hoş karşılıyorum çünkü siz bir erkek değilsiz erkekleri erkekler kadar bilemezsiniz
yok eğer siz erkekseniz ,ettiğiniz küfürlerle kendinize kötülük etmiş oluyorsunuz... ve hemde buranın adminlerinden olduğunuz için
"erkekler şehvetini teskin etmek için yaşarlar" sözünü bahane edip
hemen rahatca küfür ediyorum hah-hah-ha diye bunun zevkini çıkarıyormuşsunuz gibi biz izlenimde veriyor...

her ikisinde de kendinize kötülük etmişsiniz, olmuştur, söylim teşekkür ederim saygılar sevgiler :)
öpebilir miyim sizi yanaklarınızdan :)

AerA
11-03-2015, 18:12
bana küfretmeniz doğru değil.....

Seksomanyak... Sana sadece küfür az kalır.
Erkek sadece şehveti için yaşar diyen bir p!çe ne desek az.
Özgecanlara tecavüz edip öldüren işte senin gibi aşağılık @r@spu çocuklarıdır.

hazreti zeynep peygamberimizin kolların da büyüdü, onu genç halinde ikende kollarını açık görüyordu, istese zeyde vermeden kendide alırdı... alamaz mıydı ? öyle bir alırdı ki! isteseydi.

Aklını s!k ile bozmuş herif, Peygamber dediğin azgın teke, seksomanyak lavuk.... Zeynebi zaten almadı mı? Açta oku lan. Gelip burada bana ahlak, şehvet tatavası yapacağına, açta oku.

Hepiniz iğrenç seksomanyak, insan müsvettesi, aşağılık pisliklersiniz.

Anan seni doğurmasaymış keşke... Gerçi oda belli değil :)

insannedir
11-03-2015, 18:31
Seksomanyak... Sana sadece küfür az kalır.
Erkek sadece şehveti için yaşar diyen bir p!çe ne desek az.
Özgecanlara tecavüz edip öldüren işte senin gibi aşağılık @r@spu çocuklarıdır.



Aklını s!k ile bozmuş herif, Peygamber dediğin azgın teke, seksomanyak lavuk.... Zeynebi zaten almadı mı? Açta oku lan. Gelip burada bana ahlak, şehvet tatavası yapacağına, açta oku.

Hepiniz iğrenç seksomanyak, insan müsvettesi, aşağılık pisliklersiniz.

Anan seni doğurmasaymış keşke... Gerçi oda belli değil :)

:D:D değerli arkadaşım Vallaha billa kendine kötülük ediyorsun böyle küfürler ettikce
Aa şuna bak ne dedi, nasıl küfür ediyor diyorlar.

hazreti Zeynebi gençkende istese alabilirken almayıp 35 yaşında almış :) kollarını açık gördü aldıysa, şehvet için olsa zeyde vermeden önce alırdı :)

AerA
11-03-2015, 19:51
:D:D değerli arkadaşım Vallaha billa kendine kötülük ediyorsun böyle küfürler ettikce
Aa şuna bak ne dedi, nasıl küfür ediyor diyorlar.

Yürü git ordan seksomanyak. Şehvet düşkünü. Sana edilen her lafın ardındayım ben.

hazreti Zeynebi gençkende istese alabilirken almayıp 35 yaşında almış :) kollarını açık gördü aldıysa, şehvet için olsa zeyde vermeden önce alırdı :)

Sadece beyni ile s!k! yer değiştirmiş bir öküz değil aynı zamanda cahil dümbeleği seksomanyak bir kişi olduğun belli. Allahın yallısı... Zeynebi zamanında istedi ama vermediler. Senin seksomanyak fikir babanı senden daha iyi tanıyorum.

Yallah, çıktığın deliğe.

insannedir
11-03-2015, 20:51
Yürü git ordan seksomanyak. Şehvet düşkünü. Sana edilen her lafın ardındayım ben.



Sadece beyni ile s!k! yer değiştirmiş bir öküz değil aynı zamanda cahil dümbeleği seksomanyak bir kişi olduğun belli. Allahın yallısı... Zeynebi zamanında istedi ama vermediler. Senin seksomanyak fikir babanı senden daha iyi tanıyorum.

Yallah, çıktığın deliğe.
Affederdiniz, ben çıktığım deliğe girmek zorunda myım?Hep söylüyorsunuz bunu bana.Sizin çıktığınız delik nerde yada başa bir delik var mı?

spartacus
12-03-2015, 00:04
Dediğim gibi ahlak, ayırt etmekle anlam kazanır, korku, çıkar-ödül, dalkavukluğun işe girdiği, esas/temel olduğu yerde ahlak olmaz, bastırılmış!!! böylelikle nüksedilebilir hale getirilmiş potansiyel istek-arzu yaratımıyla da sağlıksız sonuçlar doğuran bir çeşit ahlaksızlık durumudur. Bu tür ahlaksızlıklarda, süreğen bastırılmışlığın, sağlıksız psikolojinin ve böylelikle önce oluşturup/yaratılan potansiyelin de basıncıyla, sürekli olara MEŞRUİYET zemini aranır ve iyi irdeleyen bilir ki, islam ahlaksızlığın diğer yanıyla da meşruiyetiyle de ilgilenir, ve birde AHLAK'I ALET edip kullanmak(şöyle yapazsanız başınzıa bu gelir, kızını böyle hapsetmezsen bak şöyle olur böyle derler, şu olur, deprem olur!!!!!!! vs adilik). Çünkü ayırt etmek değil ölçüt korkutmak/sakındırmak olunca, bu halde potansiyelde kendisini dayatır, çözüm ararlar. Önce kendileri için ahlaksızlığı meşru zemine çekerler, erkeklerin fıtratıdır derler, kabul edilebilir düzey yaratıldı mı? Meşruiyet sorunu çözüldü mü? Çözüldü, sıra meşrulaştırdıkları şeyi eyleme geçirmeye gelir, buna da çözümü bulurlar, cariye, çok eşlilik, harem..... Bu halde yapılan ahlaksızlık değildir görünümü verirler, ama ahlaksızlık perdesi görüntüde, biçimdedir, ama öte yanda 2 REŞİT insanın her türlü ilişkisine de burunlarını sokarlar, bu da ahlaksızlıktır ki, bununda ahlaksızlık olduğunu, 3.şahısa bok yemek düştüğünü idrak edemezler. Sizene kardeşim, 2 reşit insan severde, sevişirde, bunda ahlaksız olan bir durum yok! Bu gayet medeni bir durum, doğal, ahlaksızlık insanalrın rızası dışında ya da çeşitli korku/ödül/çıkar ekseninde KULLANILMASIYLA meydana geliyor.

Ama o 2 reşitden erkek olan zengin/paralı ise, işte ona da laf yoktur zira islam bunu meşru zemine çekmiştir, ya ganimettir!, ya cariyedir, ya da parası/gücü yettiği için beslediği kadındır, bakın taamen AHLAKSIZ DEĞİL Mİ?! Ama bir tane imam tutulur, 5 dakikalık iştir, kıy ula derler kıyar, hatta sokaktan geçen birisi de olablir bu kadın! Yeterki önce imama git, kıy de, kıysın, sanki imam insanların cinsel organına meşrudur mührü vuruyor! Ve islam derki paran, gücün yettiği kadar yap bunu, ama ya paran yoksa, ya birilerinin çıakrına ters isen! Vay geldi haline. Adam kızını zengin şeyhe PAZARLAYACAKTIR SAPINA KADAR AHLAKLIDIR, ama o kızcağızın gönül birliği yaptığı birisi varsa bakın bu AHLAKSIZDIR!!! Para kimde bunların ahlakı ona çalışır ve bu ahlaksızlıklaerına ALET EDEMEDİKLERİNİDE RENCİDE ETMEYE KALKARLAR, ahlaksız oldukları için AHLAK bekçisi kesilirler, böylelikle her türlü ahlaksızlık, pislik bunların elinden çıkar.

İşte burada, çocuklar ortaokul çocuğu! Bu şerefsiz içindekini dışa vurmuş, yani bu adi, alçak, piskolojide de, bilimsel araştırmalarda da yeri olduğu açık olan bir psikolojik boşalma, deşarj yaşamış, nasıl mı?
Böyle, işte din ile yaratıldığı iddia edilen ahlak-sızlık-!!!!
http://www.diken.com.tr/din-ogretmeninden-basi-acik-ortaokul-ogrencilerine-size-tecavuz-mubah/

Zaten başınızı örtmüyorsunuz, size tecavüz de mubah kötülük de mubah

sertanyaril
12-03-2015, 15:59
Bu komik bir başlık olmuş.

Ahlak için din şart mı?

Öncelikle ahlak için bazı şartlar vardır.

Bunlardan ilki etiktir. Dinsel ahlak daha bu ilk şartta çuvallar zira dinler etik değildir. Dinler evrensel ahlak ilkelerini hiçe sayan yapılardır.

Kendilerinden olmayanları potansiyel birer suçlu, dolandırıcı, sapık görmeye meyilli olan hiçbir oluşum etik değildir. İnsanlarda ayrımcılığı pekiştiren, kendinden olmayanlara onların kabul etmediği isimler takmaya çalışan her oluşum etik değildir. İnsanları inançlarına, cinsiyetlerine göre değerlendiren, kölelik ve boyunduruk düzenini savunan hiçbir ideoloji etik değildir.

Etik olmayan oluşumlarda ahlaktan da söz edilemez. Dinsel bir toplum ve oluşum kendi içinde bir ahlak sistemi kursa bile bu kendi içinde kendi kendini kandırmaktan ibarettir. Böyle bir ahlak sistemi çürük olur ve kendi içinde çöküşe mahkumdur.

İslamla yönetilen ülkeleri bu duruma örnek gösterebiliriz sanırım.

Vefik Sami
17-03-2015, 21:04
Ahlâk için neyin gerekli olduğu sorusunun cevâbı öyle kolayca verilebilecek gibi görünmüyor. Belki "Uç örnek" denebilir ama; haberdâr olduğum iki farklı durumu arz edeceğim.

Dün show tv haberde yayınlanmış. Ben net'te okudum. Sözüm ona "Adam"(!)ın birisi iki kız çocuğunu da daha altı aylık iken duvara çarpa çarpa öldürmüş. Gerekçesi de erkek evlat istemesiymiş.

Bu iğrenç haberi okumadan iki gün önce de bir tv kanalında Down sendromlu yaklaşık iki yaşındaki bir erkek çocuğu ile bir köpeğin dostluğunu yansıttılar ekranlara. Köpek çocukla oynamaya çalışıyor, çocuğun korkmaması için de sanki son derece titiz bir gayret gösteriyordu.

Erkek doğmadılar diye kendi öz evlatlarını duvarlara vurarak öldüren "İnsan"(!)
Hasta küçük bir çocuğa "anne" şefkatiyle yaklaşan bir köpek.

Şimdi "Ahlâk için ne lâzım ?" sorusunu tekrar soralım.
Bakalım hangi "Babayiğit" çıkacak işin içinden ?

Yıldıztozu
18-03-2015, 22:23
Tanrısız mutlak ahlakın var olamayacağını şurada çok güzel anlatıyor.

https://www.youtube.com/watch?annotation_id=annotation_3614224279&feature=iv&src_vid=8em4rQytczo&v=g5ght-siz_s

spartacus
19-03-2015, 03:56
Boş bir video... Video bir yana da, mutlak ahlak ne oluyor? Tanrı referansmış vs, ahlak insanların sosyal coğrafyası/hayatları dahilinde, doğru/yanlış, iyi/kötü çerçevesinde, özünde pratik/nesnel/olay vb çözümlemelerle belirlediği bazı davranış, kurallar bütünü, hepsi bu.

Bu kadar alakasız akıl oyunları da nedense hep aynı temelden geliyor, tanrı inancı! Ya da masal tutuculuğu, tabu bağımlılığı, insanları kritersiz, açısız, neye göresi olmayan bir çerçeveye hapsediyor(kör ediyor). Ahlakın vs referansı belli, kimsenin ne tanrısı, ne inancı ne de herhangi birisi değil, doğru/yanlış, iyi/kötü düzlemine vurulan her ne ise(olay, davranış, gözlem, sorun, soru vs) referansta odur.

Düşünün ki ahlaka referans arıyor, onu da tanrı diye özetliyor, peki ahlak neydi?(ilk paragraf!). Pes yani... Siz iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı neye göre ayırıyorsunuz? Alakası ne, ne ile peki?

Akıl(ahmaklık) oyunlarını bırakın, şu güne kadar, bu tür kendini koşullandır/kandır temelli oyunlarda, bir ama bir tane bile, ele aldığı konuyu temelli, asıllı, tabanlı, çaplı ele alan bir tane akıl oyunu görmedim, hayır dürüst bir tutumda görmedim. Gördüğüm alavare, dalavere, kandırmaca, yanıltmaca(bilerek), ya da dediğim gibi ahmaklık. İnanç filan da değil, inanç diye pazarladıkları inanç değil, bir çeşit holigan düzeyine getirilmişlik, politik saplantı/bağımlılık/histerik-korku vs- çerçevede işlenmiş, kör eden garip bir bağımlılık, tabu körlüğü, haliyle akıl oyunlarıda böyle, baştan şartlı olana varma ama alavare yollu name dizme oluyor... Bu nedir ya, bir kezde ele aldığınız bir konuda dürüst olun. Bu akıl oyunlarında, şu mantık her daim geçerli. "her şey yaratılmak zorundadır"-koşul!, "o halde her şey yaratılmıştır"! -çıkarım, ya da her şeyin bir yaratıcısı var, o halde demek ki yaratan var! gibi, işte bunlara safsata deniyor, aslında sözde akıl(!) oyunuyla güya kafalayacak ya, bazı hallerde de şartlı olduğu şeyi sona koyup tersinden gidiyorlar. Trajik ve komedi.

2x2=4, doğru mu? Yanlış mı?
Tanrı nerede bu referansta? Yani soldaki, sağdaki rakamlar ve ortadaki işlem sembolü ve insan değilde, referansınız tanrı mı, Zeus mu, Allah mı, Taru mu, şapkadan çıkan tavşan mı? Kim? Kim diye sormak bile akıllıca mı, mantıklı mı, altı üstü bir çarpma işlemi referans belli, kim denebilir mi? :) Trajedi, resmen trajedi, gelecekte bir gün ise, 21.yüzyılda bile bu insanların şu halleri, komedi olacak diye düşünüyorum...

vartor
19-03-2015, 06:23
Ahlak icin din bir engeldir. Toplum, din olsa da, olmasa da, kendi kurallarini koyar, ve bu degerlerin hepsi de evrensel olmayabilir.

Felâsife
19-03-2015, 13:31
Boş bir video...
Bencede boş bir video.
Helede kendini zeki sananların sadece kendi çerçevesinden bakarak, herşeye don biçmesi çalışmalarıysa hiç olmamış.
Ahlak, suçun olmadığı yerlerde, insanları SUÇLU gibi karalamak için kullanılan bir yöntem olmuşken, burada bunu fark edememek zaten problemdir.
Bu onlara kendilerini iyi hissettirmelerini sağlasada, bir nevi iftiranında öteki türlüsüdür.

Mutlaklığının da ne kadar muğlak olduğu ise ayrıca su götürmez, bir şey mutlaklaştığında ondan eserde kalmaz.

spartacus
20-03-2015, 04:41
Video ile hayli muhatap olduk diye düşünüyorum. Obi-Wan affetsin. Amin.
Ama tanrının yaptığı her şey dolaylı yoldan iyi olabilir belki. Burası tartışmalı.
Ya da her yaptığı dolaylı yoldan kötü olabilir, objektif düşünmek iyidir, tartışma bitmiştir :)

Mutlak ahlakın ne olduğu zaten tartışmalı. Ama ''kesin kötü'' dediğimiz bazı ahlaki davranışlar var gibi görünüyor. Bunlara örnekler de vermiş.
Mutlak ahlak diye bir şey yok -ki tartışmalı olsun.

Ya da kedinin fareyi öldürmesi ahlaki açıdan yanlış sayılmazken insanın insanı öldürmesi yanlış sayılabiliyor. Bunun rasyonel nedeni nedir.
İnsanın tavuğu mu diyecektin? Dilin sürçtü sanırım, kedi/fare babında. kedi, kediyi öldürürse, bu anormal karşılanır, lakin oturup ahlak edebiyatı gerekmez, insan insanı öldürmeside aynıdır, ahlaktan önce bir çok bakımdan olumsuzdur. Dinlere gelirsek, misal örneğin kimse başını örtmekle ahlaklı olmaz, ama dine göre bakarsak, ahlak böylesi iyi/kötü, doğru/yanlış düzlemi içermeyen(haliyle ahlak olmayan!!!), insanlarıda ahmak yerine koyan, olmadı ahlaksızca kendi gibi ahlaksız olmayanları ahlaksız ilan edebilen! bir çapa sahiptir. Verdiğim bir link vardı, ahlak anlayışınızın çapı/çarpıklığına dair, başını örtmeyen küçük çocuklar ahlaksızlıkla ve onlara tecavüz/katletmek mübah olarak görülüyordu, bu aslında toplumun yarısının(sizinde içinde olduğunuz) sahip olduğu sözde ahlak anlayışı özde ise ahlaksızlık, adilik, cehalet. O nedenle ahlak konusuna dinlerin yarattığı deformasyonu dışta tutarak yaklaşmak gerekir. Ahlak ve tanrı edebiyatını geçin! Ahlak ve toplum/insan başka bileşenimiz yok bu konuda. Yoksa bazı çıkar/şer odaklarının elinde sözde konuşturulan hangi tanrınız sağı solu yağmalamak için savaş emretmemiş, öldürün, çalın, çırpın, ganimet edin, tecavüz edin(serbesttir), satın, ahlaksızlık meşrudur dememiş?(!). o nedenlerle de dünya coğrafyasına bakın, ahlaksızlığın hakim olduğu yerler İslam coğrafyalarıdır, yalan mı?... Daha ne gibi somut bir örnek istiyorsunuz? Bırakın, şu konuda tanrı edebiyatını...

Bu ahlaki kuralları biz belirlemediğimiz halde kim belirledi veya nasıl belirlendi. Bu değerler bizim içimizde var olan değerler.
Sosyal/toplumsal olarak, döneme/çağa/hayat biçimlerine, ortam/çevre faktörü dahilinde, toplum/insanlarca belirlendi. Burada biz/insan beliremediğine dair bir ifade var mı? Kriter ise basittir, doğru/yanlış, iyi/kötü ve işte yine dinlerin deformasyonuna geliyor konu.

Buyrun bu da, safsata, ama sizin sorgusuz onayladığınız! türden akıl oyunlarına bir örnek daha diyebileceğimiz videonuz, bakın birde bir yerin reklamını yapmış oluyor islamınız vs sayesinde, yani adam 2 kez istismarcı!. Şimdi siz yine bir çok belki diyeceksinizdir, dolaylı yollarla bu video iyidir, doğrudur, objektiftir diyerek muğlak bir savunma geliştirecek kendi akıl/mantık/idrakınızı zedelemeye devam edeceksiniz -ki muhtemeldir, habuki ahmak yerine konuyorsunuz videoda?. Acaba hala ateist olsam önüme gelenle düzüşürüm(belaltı vurmaların, yani ateistler namussuz/ahlaksızdır! demek için ürettiğin saplantı-çapsızlık, haysiyetsizlik), başını açana, soyunmuşsun demen/saplantı ve sapkınlığını(insaniyetten, akıl, kültür, mantıktan sapmışlık) sürdürüyor musunuz? Bir dirhem de olsa din dışında sizi insanlığa bir parmak ebadında bile olsa adım attırabildik mi? Gerçi kemiği bükmek zor, ne yazık ki tabular altında insanların ezilmişliği sonucu, akıl ve psikolojik sağlık sorunları da meydana geliyor -ki kemiğin bükülmeside yetmiyor, sonrasında birde kişinin kendini terapi dönemi var :( :)
https://www.youtube.com/watch?v=eF-vN5GM1RY

zavalli
28-03-2015, 04:25
Affederdiniz, ben çıktığım deliğe girmek zorunda myım?Hep söylüyorsunuz bunu bana.Sizin çıktığınız delik nerde yada başa bir delik var mı?

çıktığın deliğe girmek zorundasın...neslinin devamını istiosan ?

allah (sana göre) böle bi düzen kurmuş ?

spartacus
21-09-2015, 03:26
GbN7f2ICBZA

turin
21-09-2015, 03:56
Değil...