PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Dünyayı kimler mahvediyor?


pante
03-04-2009, 16:14
Dünyadaki sorunların sizce sebebi nedir?
Kimler bu sorunlara sebep oluyor?
Onlar olmasa sorunlar azalır mıydı?
Dünyanın geleceğindeki kötü senaryolar nasıl engellenebilir?
Ne yapmalı?

frodo
03-04-2009, 16:46
İnsanlar seçeneği koymamışsın sevgili başkan. Dünyayı mahveden başka canlı görmedim şu ana kadar .

evrensel-insan
03-04-2009, 16:47
Saygideger pante;

Dunyanin hic bir sorunu yoktur. Sorun insanoglundadir. Su andaki, insanoglunun yarattigi sorunlar; insanoglundan bagimsiz olarak var olan bir gercektir.Once bu gercegi; icinde taraf tutmadan ve yer almadan resim olarak ortaya koymak gerekir. Cunku bu sorun gercektir, fakat dogru degildir.

Dogruluguda insan bilincinin insanligina gore yanlislanarak; hatalarindan arindirilip duzeltilebilir. Cunku sorunlarin dogrulugu insanogluna gore dogrulanmistir. Bu dogrulama ise; insandisi ve insanlikdisidir. Oyuzden de; tum insandisi ve insanlikdisi dogrular; yanlislanabilir ve duzeltilebilir.

Senin bu sorun, tam da benim koseye yazdigim son yaziya denk geldi. Oyuzden orada detayli olarak uc bolumde anlattiklarimi buraya almak istemedim. Ama sorun da, cozumde o yazida.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_beyin
03-04-2009, 16:53
benim cevabım tüm homo sapiensler.

pante
03-04-2009, 16:59
İnsanlar seçeneği koymamışsın sevgili başkan. Dünyayı mahveden başka canlı görmedim şu ana kadar .

Doğru sevgili Frodo, dünyayı insanlar mahvediyor.
Ama hangi insanlar?
"Hepsi" seçeneği yerine çok seçmeli düzenleme yaptım ki birden fazla seçeneği düşünenler ona göre işaretleyebilsinler.
Farklı düşüncesi olanlar mesajlarıyla belirtebilirler.
Çözüm yollarını da tabi...

evrensel-insan
03-04-2009, 17:16
Saygideger pante;

Insanoglunu kendi icinde ayiramazsin. Sonucta; tum hatalar, insanoglunun dusunce ve davranisinin bir urunudur. Bunun kokenide, evrensel dogal dusuncenin; insandisiligi ve insanlikdisiliginda yatmaktadir. Tum sorunlar, bu dusuncenin kokenine gore ortaya atilmis ve gerceklestirilmistir. Bu kokende; insan ve insanlikdisi bir kokendir ve dogal dusuncenin kendisidir.

Cozum ise; bu kokenin dogrulugunu yanlislamakta ve insan ve onun insanliginin ozune uymadigini ortaya bilimsel olarak koymakta yatar. Iste bunu ortaya koymak; dogal dusuncenin harci degildir. Cunku bu sorunu zaten dogal dusunce yaratmistir. Bu ayni zamanda; insanoglunun harci olmadiginin da anlamina gelir.

Insanoglunu, insana donusturecek olan; dogal dusuncenin ipliginin pazara cikarilmasi olacaktir. Ustelik dogal dusunce zaten, en son bireyci akilcilikla kendi kendisini sabotaj etmistir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
03-04-2009, 17:45
Insanoglunu kendi icinde ayiramazsin. Sonucta; tum hatalar, insanoglunun dusunce ve davranisinin bir urunudur. Bunun kokenide, evrensel dogal dusuncenin; insandisiligi ve insanlikdisiliginda yatmaktadir. Tum sorunlar, bu dusuncenin kokenine gore ortaya atilmis ve gerceklestirilmistir. Bu kokende; insan ve insanlikdisi bir kokendir ve dogal dusuncenin kendisidir.

Saygıdeğer Evrensel-insan;

Sen bir sokak kedisi olsaydın, bu farkı anlayabilirdin. :D
Sokak kedileri, köpekleri farklı insanlar nedeniyle herhalde şaşkınlığa uğramaktadır.
Biri taşlayıp sopalarken, bir başka insan sevmekte, yemek vermektedir.
Hayvanların, ağaçların, derelerin, denizlerin dili olsa da konuşsa.
Fokları sopalayarak öldürenlerle, buna üzülenler bir olur mu?
Köle taciri ile köleyi, patronla işçiyi, zorba ile sufi'yi aynı kefeye koyabilir miyiz?

evrensel-insan
03-04-2009, 18:37
Saygideger pante;

Insanogluna yaptigi davranisi uygulatan dusuncesi degilmidir? Bu dusunce ona nereden gelmistir? Bu dusunce sorun ise; neden bu dusunceyi davranisa tasiyanin kendisi sorun olsun?

Sorun insanoglunda degil; dusuncesindedir. Bu dusuncenin olusturdugu dunya da gercektir. Iste onemli olan bu dogrulanmis dusuncenin; kaliciligini, alisilagelmisligini, degiskenliginin sabitligini, ve koken ve iceriginin uygulanisinin yanlisligini ortaya koymaktir.

TUM DOGRULANMIS OLAN DUSUNCELERIN YANLISLANMASI VE HATALARINDAN TEMIZLENMESI VE BU DUSUNCENIN DOGRULAMAYA MUKTEDIR OLMADIGININ BILINCINE VARILMASI GEREKIR.

Cunku, tum dogrulanmis dusunceler insan ve insanlik disidir. Yeni bir dusunce seklini insana ve insanligina gore; insanoglu, kalibindan cikarak ortaya atamazsa; bugun yasananlar, yarin yasanacak olanlardan bin kat iyi gelecektir. Cunku yarin yasanacak olanlar; bugunu bile aratacaktir.

SORUN SOMUTTA DEGIL; SOYUTTADIR. SOYUT GERCEKTIR, FAKAT DOGRULANISI YANLISTIR. CUNKU DOGRULANISI INSANA VE INSANLIGINA UYGUN DEGILDIR.INSANOGLUNA VE INSANDISILIGA VE DE INSANLIKDISILIGA UYGUNDUR.

Ya, bu uygunlugu; dogal, degismez, tabi ve kalici kilacagiz- ki emperyalist zihniyetin, tanrisalligin ve dini mentalitenin; hem bilimsel, hem felsefi olarak yapmaya calistigi budur-; ya da bunun insanin ve insanligin ozune uygun olmadigini bilimsel ve felsefi olarak ortaya koyup; bu illetten, tamamen ve kokten kurtulacagiz. Ta bi ki; yerine insan ve insanliga gore dogruyu yerlestirerek.

Saygilarimla;
evrensel-insan

frodo
03-04-2009, 19:24
Saygıdeğer pante,

Açtığın ankette bir problem var :D

pante
03-04-2009, 19:31
Açtığın ankette bir problem var

Farkındayım. :D
%100 kapitalistlerden kaynaklanıyor sonucu hoşuma gittiğinden ses çıkarmadım. :)

evrensel-insan
03-04-2009, 19:33
Saygideger frodo;

Sana katiliyorum. Soru "kimler" degil; "ne ve neler" olacakti. O zaman, dusunceler, davranislar ve dogrular temelli, yasam ve iliskinin duzenlenisinde kurumlasmis, kurumsallasmis, ideolojik, felsefi, bilimsel, inancsal v.s. gercekleri gormek ve o gerceklerin; insandisi-tanri ve madde- ve insanlikdisi-ayrimci, bencil, cikarci, erksel, otoriter, guc temelli v.s.- koken ve temeline gore dogrulandigini ve bu dogrulamanin insan ve insanlik adina yanlislanmasi gerektigini gormek daha kolay olurdu.

Aslinda butun bu "neler", bir "kim" in, yani insanoglunun bir urunudur. Sonucta; insanoglu olmaktan dusunce ve davranis olarak, bikmis usanmis olan; farkli bir "kim" insan tarafindan, nedenlenip-sorgulanacak ve kokten yenilenecektir. Neye gore? Evrensel-insansal yetilerin oz olarak devreye girmesine gore. Bu da oncelikle; insanin en kucuk bolunemez birimi olan, birey ve onun bireysel olarak dusunmesi ve bu dusuncesini davranisa sunmasi ve sunarkende; insanoglunun dogrularini, gerceklere saygili olarak; bilimsel ve felsefi yanlislamasiyla mumkun olacaktir.
Insanoglunun; insana gecis devrimi somut degil; soyuttur. Ama bu soyut yenilenme; fiziksel insanoglunu da; dusunsel ve davranissal insan olarak yenileyecektir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

frodo
03-04-2009, 20:09
Saygıdeğer evrensel-insan,

Anketteki yanlışlık -en azından benim gördüğüm- söylediklerin değildi.

Ankette ki yanlışlık yanlış anket türü seçildiğinden yüzde hesaplarının % 200 gibi bir sonuç vermesi ile ilgiliydi.:(

evrensel-insan
03-04-2009, 20:26
Saygideger frodo;

Pardon.:o Ben ankette uygun bir sik bulamadigim icin, isaretlemedim. Anket sonuclarina nereden ulasilabiliyor?

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
03-04-2009, 20:30
Pardon. Ben ankette uygun bir sik bulamadigim icin, isaretlemedim. Anket sonuclarina nereden ulasilabiliyor?

Seni "diğer" şıkkı paklar.
Benim de oyum var orda.
Anket sonuçlarına ise sağdaki "anket" sözcüğüne basarak ulaşabilirsin.

evrensel-insan
03-04-2009, 20:35
Saygideger pante;

Bende hatirin, buyuk. Oyuzden seni kiracagima ........ Bende oylayayim bari. Gerci benim icin; cevap apacik ve aleni ve de asikar olarak ortada ama, neyse!

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
03-04-2009, 20:38
Saygideger pante;

"Diger" sikki cok genis kapsamli. Ateistleri de, ve bilimum senin belirttiklerinin disinda kalan herseyi iceriyor.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
03-04-2009, 20:39
Bende hatirin, buyuk. Oyuzden seni kiracagima ........ Bende oylayayim bari. Gerci benim icin; cevap apacik ve aleni ve de asikar olarak ortada ama, neyse!

Böylece kapitalistleri işaretlemeyen tek üye oldun şu anda.
Seni kapitalizm yanlısı seni! :p

evrensel-insan
03-04-2009, 20:45
Saaygideger pante;

Dedim ya; beni somutlar degil; soyutlar ilgilendiriyor. Kapitalizm, tabiki dusunce olarak; insan ve insanlikdisidir. Ama, kapitalist toplumda yasayan; ya kapitalizmin dusunce ucundan, ya da kapitalizmin davranis ucundan mutlaka almistir. Milliyetcilik; kapitalizmin bir ideolojisidir, mesela. Sen ustelik sorunu; kisiler uzerine sormussun; ideolojiler uzerine degil. Mesela; komunizm yerine komunistler demissin. Ki burada da bir sorun var. Hangi komunistler; kendini lanse edenlermi, ki dilaver gibi, yoksa; komunistlikle suclananlarmi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

serüvenci
03-04-2009, 20:59
anket %100 üzerinden değerlendirme yapmıyor gibi. şu anda sonuçları yüzde olarak toplayınca %187,50 çıkıyor.

azınlık
03-04-2009, 21:41
"diğerleri"ni de yabana atmayalım lütfen ... :D

A.

azınlık
03-04-2009, 21:42
anket %100 üzerinden değerlendirme yapmıyor gibi. şu anda sonuçları yüzde olarak toplayınca %187,50 çıkıyor.

Çünkü birden fazla seçenek işaretlenebiliyor.

A.

serüvenci
03-04-2009, 21:50
Çünkü birden fazla seçenek işaretlenebiliyor.

A.

farkındayım, aydoe 3 şıkkı işaretlemiş. sağol.

unbe
04-04-2009, 00:16
Pante
bana kalırsa dünladaki sorunların kaynağı insanların kendileri
türkkiyede derseniz sorunun birinci kaynağı insan hayatına yeteri kadar değer verilmemesi
ama genelde fikrim nasıl ki ortaçağda din sorunsa
bugünde birçok yerde aynı sorunu yaşıyorus
ama din olmasaydıda yine kendimize sorun yaratırdık
hernedense insanoğlu sorunsuz yaşayamıyor illede sorun olsun istiyor olmasa bile yaratıyor.

azınlık
04-04-2009, 00:22
türkkiyede derseniz sorunun birinci kaynağı insan hayatına yeteri kadar değer verilmemesi

Birşey bir yerde ne kadar çoksa değeri o kadar azdır. Bu bağlamda size Norveç'i öneririm. :)

A.

unbe
04-04-2009, 10:06
Azınlık
ülkemi seviyorim ama bu gidişle oğlum için kaçıcam herhalde:)

SadeceAteist
04-04-2009, 16:14
Dünyadaki sorunların en büyük kaynağı elbette ki kapitalizm ve onun uzantısı emperyalizmdir. Oyumu, kapitalistlerden yana kullanıyorum.

K.C.
04-04-2009, 16:18
Ben birkaç şık birden işaretlenebileceğini bilmiyordum. :(( yeniden de oylama yapılmıyor. tüh :)

edit: görünen o ki, biz kafirler sütten çıkma akça pakça kaşığız. :D

pante
04-04-2009, 21:24
Evet, dünyayı mahveden insanlardır.
İnsanlardaki doyumsuzluk, ego, tutku ve komplekslerdir.
İnsanlardaki üstün olma tutkusu, aşağılık komplekslerinin uzantısıdır ve tarih, insanların bu aşağılık komplekslerini gidermek için yaptıkları ile doludur.
Doymak bilmeyen bir mülkiyet hırsı insanı, diğer insanlar üzerinde egemen olma ve onları sömürmeye sevkeder. Savaşların, dökülen kanların, vahşet ve zulümlerin nedeni insanların bu karakteristik yapısıdır.
En varlıklısından en yoksuluna kadar insanların çoğunda bu yapı hakimdir. O güçsüz, yoksul insan da eline imkan geçtiğinde, yolunu bulduğunda aldatacak, sömürecek, daha da büyümek, en büyük olmak için türlü yollara başvuracaktır.
Ormanlar onlar yüzünden yokolmaktadır, sular onlar yüzünden tükenmektedir, hava onlar yüzünden kirlenmektedir, doğa onlar yüzünden zarar görmektedir.

Bu insanları ya diğer insanlar durduracaktır ya da doğa.
Doğanın durdurması acımasız ve yokedici olabilir.
Doğrusu, doğayı harekete geçirmeden bu insanları diğer insanların durdurmasıdır.
Bu da sistemle olabilir.
Ama nasıl bir sistemle?

pante
04-04-2009, 23:39
Dünyanın düzeni bozuktur.
Dünyanın düzeni kötülerin ellerindedir.
İyiler ise kötülerin kurduğu dinler ve izmlerin içinde birbiriyle çekişmektedir.
Bu dinlerin ve izmlerin içinde nice iyi insanlar vardır ama kötülerle içiçedir.
Yani bölünmüş, parçalanmışlardır.
İdealleri olan her akım ise kendisinin bir gün egemen olacağı ve kurtuluşun kendisiyle mümkün olacağı iddiasındadır. Ama bu haliyle, dünyanın egemeni olan güçler buna olanak tanımayacaklardır.
Bu çok akımlılık, gerçekte iki kutuptur ama iyiler bunun bilincinde değildir.
Kapitalizm ve sosyalizm.
Kapitalistler, bilirler ki kendileri için tehlike arz eden tek alternatif sosyalistlerdir.
Ama 20. yüzyılda yaşanan kötü deneyimler sosyalistlerin umutlarını yıkmıştır.
Devrimler çağının kapandığı düşüncesiyle hayal kırıklığına sürüklenmişlerdir.
Ve bu yapılarıyla sosyalistlerin iyi insanları kendi saflarında toplayabilme olanağı kalmamış gibidir.
En azından önümüzdeki 15-20 yıl için böyle bir olanak mümkün görülmemektedir.
İnsanların büyük çoğunluğunun sosyalizme soğuk kalmasının nedeni diktatörlük, devlet kapitalizmi ve bürokrasi zulmüdür. Bunların da neden olacağını düşündükleri yokluk-yoksulluk ve özgürsüzlüktür.
Dimyata giderken evdeki bulgurdan olma korkusu ve güvensizliği hakimdir.
Öyleyse ne yapmalı?

serüvenci
04-04-2009, 23:40
Ama nasıl bir sistemle?

insanizm mi diyorlardı ? nah işte ondan. :D

serüvenci
04-04-2009, 23:51
Öyleyse ne yapmalı?

az kaldı. insanda olması gereken vasıfları ortaya koyarsan bir sonraki konuya atlayabilirsin. :p

dilaver
04-04-2009, 23:51
Ama 20. yüzyılda yaşanan kötü deneyimler sosyalistlerin umutlarını yıkmıştır.

sevgili pante

Böyle bir şey yok. Sosyalistlerin de umutla iş yok. Sosyalistler bunun böyle olacagını biliyor ve yaşları kaç olursa olsun bedel ödemeye hazırlar. Yeni toplum da bu bedeller üzerine kurulacak.

sevgili serüvenci

TD sitesi yönetimi demeye unutmuşsun. Dil sürçmesi mi acaba. :D

saygılarımla

serüvenci
05-04-2009, 00:00
bende dil sürçmesi olmaz.

hangi mesajıma dayalı olarak dil sürçmesinden söz ettiğini de anlamış değilim ?

yönetimle ilgili ibarelerimi yeri gelince kullanırım. :p

evrensel-insan
05-04-2009, 00:26
Saygideger pante;

Insanoglunun sorununu, insanoglu ne zaman; felsefesini, bilimini ve dusuncesini kendi ozune yoneltirse; ancak o zaman cozer.

Tabi; madde, tanri ve inancta hala kendine bir yarar bulamadiginin bilincine varmissa! Aksi; insanoglu kalmak isteyenlerin, insandisi ve insanlikdisi dunyasidir. Onlar insandisi ve insanlikdisina insanoglunu yonlendirir ve yonetirken; kendileri de; insan gibi yasadiklarini dusunmeye devam ederler.

Kendi dogrularini gerceklestirmek icinde; insandisi ve insanlikdisinin; cikarci, ve ayrimci temelinde; ustelik hukuklariyla, kendilerine dokundurtmadan dunyayi yonlendirirler.

Cunku; onlar; kendilerini bu duzene ve bu duzenin insanoglunun bir duzeni olduguna inandirmislardir. yonetilenler ve yonlendirenlerde; onlarin bu kendilerini inandirdiklari dogal dusunceye, inanmaya devam ettikce de yapacak bir sey yoktur.

Oyuzden, her fert; sapkasini onune koyup dusunmelidir. "Ben kendim icin, kendi turum icin mi yasam suruyorum?, yoksa beni birileri biryerde yasamimi ve iliskilerimi de elimden alarak; beni baska kanallara yonlendirerek kendi istediklerini yapiyor ve yaptiriyorlar mi? Ben, inanclarimla, maddeyle, tanriyla, baskalariyla ugrasirken; kendim icin, turum icin ne yapiyorum? Yoksa farkinda olmadan "bu dunya yalan" masalina alet mi oluyorum?"

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
05-04-2009, 00:37
evrensel

Dünyayı kimin mahvettigine dair netleştigimiz yok ama TD sitesinin her türlü başlıklarını kimin mahvettigine dair yakında bir konsensusumuz oluşacak giibi.

saygılarımla

evrensel-insan
05-04-2009, 00:48
Saygideger pante;

Nihilizmin; bireyci akilciligindan buyana; her dalda; tek bir dusunsel mucadele surmektedir. Insanoglunun dogal dusuncesinin insandisi ve insanlik disiliginin; kalicilastirilmasini isteyenler ile; insanoglunun dusunce ve davranista; insan olmasini ve insanlik sunmasini isteyenler.

Bu mucadeledeki; tek sorun; insanlik savasi verenlerin hala; insanoglunun dusunsel koken ve temelinden kurtulamamis olmalari ve yerine gore bosluga dusmeleridir. Ama kendilerini sorguladikca, bu dusus kisa omurlu olacaktir.

Oyuzden; insansal savas verenlerin, henuz ne bir orgutlenmesi, ne bir yonetim durumu, ne de kendilerini duyurumu yeteri kadar gelismemistir.

INSANOGLU OLARAK KALMAKMI?, INSAN OLMAK INSANLIK SUNMAK ICIN NEDENLEMEK SORGULAMAK MI? Bence, su andaki son iki zit kutup budur. Ne emek-sermaye, ne madde-dusunce, ne de birsey-hicbirsey. Once bunun bilincine varmak gerekir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
05-04-2009, 00:51
Saygideger dilaver;

Ne demek istedigini pek kavrayamadim. Biraz anlayisim kittir, kusura bakma. Oyuzden ne demek istedigini, daha anlasilir bir dille anlatirsan, o zaman belki anlayabilirim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
05-04-2009, 00:57
saygıdeger evrensel

kıtlıgınızın sadece ben degil tüm site farkında, onun için ben sizinle fazla muhatap olamayarak başlık sahinbine emanet ediyorum. Benimki sadece bir gözlem idi.

saygılarımla

evrensel-insan
05-04-2009, 01:05
Saygideger dilaver;

Kendi dusuncelerini lutfen sitenin adini kullanarak siteye mal etme, ve lutfen kimsenin de avukatligini yapma. Sitenin bilmem kac uyesi var, hepsinin de kendine gore dusuncesi var. Ama evrensel-insan, dilaverin disinda kimseden boyle bir yanasim gormuyor. Ya sen ruya goruyorsun ve gordugun ruyaya inanmak icin sitenin de katildigini hayal ediyorsun, ya da ben abartiyorum, hangisi dilaver? Soru sorsam, olmaz. Dusunce belirtsem olmaz. Fikrimi yazsam olmaz. Neden cunku ne yapsam; hicbiri dilaver arkadasin dusuncesine uymazda ondan. Nerede kaldi dusunce ozgurlugu? Bu yaziyi silebilirsin ama silersen bazi seylere artik karar vermis olacagim. Senin onem vermedigin, kosenin hic baktinmi okunum ve ziyaret sayisi kac?

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
05-04-2009, 01:09
Saygideger pante;

dilaverin dediklerini dogru kabul ederek ve senin adina konusmasini da kabul ederek, bundan sonra; senin actigin bir basliga yazi yazmayacagima soz veriyorum. Ama gonul isterdiki; bir sikayetin varsa; bunu sen iletesin, baskasi senin adina degil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
05-04-2009, 01:28
dilaverin dediklerini dogru kabul ederek ve senin adina konusmasini da kabul ederek, bundan sonra; senin actigin bir basliga yazi yazmayacagima soz veriyorum. Ama gonul isterdiki; bir sikayetin varsa; bunu sen iletesin, baskasi senin adina degil.

Farkin farkindayim.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkında.
Ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında.

Buradaki polis Dilaver oluyor. :)

evrensel-insan
05-04-2009, 01:33
Saygideger pante;

Farkinda oldugum tek sey, dilaver'in senin adina konusmasina izin vermen. Bu da benim, tamamen bireysel anlayisima ters bir tutum. Cunku, kimse benim adima hicbir konuda karar veremez ve ben boyle bir seye izin vermem.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
05-04-2009, 01:46
Farkinda oldugum tek sey, dilaver'in senin adina konusmasina izin vermen. Bu da benim, tamamen bireysel anlayisima ters bir tutum. Cunku, kimse benim adima hicbir konuda karar veremez ve ben boyle bir seye izin vermem.

Dilaver sitenin düzen ve asayişinden sorumlu.
Benim adıma konuşmuş değil, sorumluluğundan dolayı konuşmuş.
Ayrıca ben de başkaları adına konuşamam.
Bu başlık herkesin, üyeler-ziyaretçiler hepsi hak sahibi.
Ben sana dilediğin gibi yazabilirsin deme hakkına sahip değilim.
Yazma da diyemem.
Zaman zaman başlıklarımda sabote mesajlar olmuştur, uyarmışımdır.
Senin stiline mi alıştık nedir bilemiyorum, öyle bir intiba vermiyorsun.

evrensel-insan
05-04-2009, 01:48
Saygideger arkadaslar;

Su son bir kac mesajin, lutfen bu basliga ters dustugunu zannetmeyin. Cunku dunyayi mahvedenler arasinda; baskasinin dusuncesine, davranisina mudahele edenler; baskalarini kendi dusunce ve davranislarinin dogruluguna inandiripta; baskalarini da; kendi dusunce ve davranisina cekmek isteyenler, dusunce ozgurlugune yer vermeyenler; bireysel hak ve ozgurluklere mudahele etmeyi kendine gorev kabul edenler. Herkesi, sadece kendi dusundugu gibi; dusundurtmek icin, her yolu deneyenler geliyor.

Herhalde onlar ya dunyayi mahvettiginin farkinda degil; ya da kendilerini dunyanin merkezinde zannediyorlar. Iste, ABD; Irak olayiyla, hem dunyayi mahvetti; hem de insanligi hice saydi. Ne oldu? Hala kendini hakli gostermek icin cabaliyor.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
05-04-2009, 01:58
Saygideger pante;

O zaman bir sorun yok demektir. Lutfen, eger benim yazilarimin senin basligini"sabote" ettigimi dusundugun bir an olursa; bunu acikla, eger oyle bir durum sezersem veya sen de nedenini bildirirsen, o zaman ben zaten ozur dilerim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
05-04-2009, 02:09
Adalet
Özgürlük
Barış
Gerçek demokrasi
İnsan hakları
Doğayı koruma

--------------------

Yukarıdaki kavramlar çoğaltılabilir.
Bu kavramlara eşitliği ve sömürüsüz bir dünyayı eklemedim. Eğer ekleseydim bir ideoloji öne çıkmış olurdu.
Bunlar bir ideolojiye maledilebilir mi?
Ya da her ideolojinin sahiplenebileceği kavramlar mıdır?
Örneğin kapitalistler barışı, gerçek demokrasiyi, adaleti savunabilir ve uygulayabilirler mi?
Bunlar gerçekten olması gerekenler midir, insanlığın hakkı mıdır?
Hakkı ise bunları sağlamaktaki engeller nelerdir?

evrensel-insan
05-04-2009, 03:26
Saygideger pante;

Butun bu saydiklarin soyut kavramlar ve her anlamda algilanabilir, her cikara uyarlanabilir. AKP'de bile var :D

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
05-04-2009, 12:39
Butun bu saydiklarin soyut kavramlar ve her anlamda algilanabilir, her cikara uyarlanabilir. AKP'de bile var

Evet, zaten bütün mesele de bu.
Bu kavramlara liberaller de sahip çıkabiliyor. Birçoğunu birçok ideoloji savunabiliyor. Ama görüyoruz ki dünya bunlardan yoksun.
Dünyada gıda sorunu var. Bununla beraber ekilmeyen, işletilmeyen topraklar var.
Açlık çeken, yoksul ve aynı zamanda topraksız köylüler var.
Topraksız köylülere toprak dağıtımına da karşı çıkılmıyor. Bunun karşısında sadece feodal kalıntılar var.

Bu bizi hangi sonuca ulaştırır?
İdeoloji ayrımına gitmeden hep birlikte demokratik devrimlere..
Ama barışçıl yollarla ama ihtilallerle, tüm dünyada öncelikle feodal, yarı feodal ve eksik-çarpık tüm düzenler değişmeli. Demokrasiye, özgürlüğe, insan haklarına, adalete, toprağa kavuşulmalı.
Bunun için de tek yol var. Uzlaşma..
Evet, tüm bunların yolu özgürlükçülerin, demokratların, insan hakları savunucularının, barış yanlısı savaş karşıtlarının, doğaseverlerin-yeşilcilerin, hümanistlerin, liberallerin, sosyalistlerin tüm dünyada omuz omuza vermesiyle mümkündür.
Kimse amacından, idealinden vazgeçsin demiyoruz. Yine herkes mücadelesini versin.
Ama uzlaşılması gereken konularda biraraya gelinmeli.
Öncelikle bu kavramların mücadelesi verilmeli.
Örneğin Sosyalist bir parti, sosyalist ideolojisini geri planda tutmalı, öne demokratik devrimleri çıkarmalı, bunun için uzlaşmacı olmalı.

KızıL
06-04-2009, 00:31
%97 kapitalistlerden kapitalizmden...

parmis
16-04-2009, 20:24
Sevgili arkadaşlar,

İnanın bu dünyayı biz insanlar mahvediyoruz hırslarımızla.kavgalarımızla,sevgisizliğimizle,bec eriksizliğimizle , topumuzla,tüfeğimizle, bombalarımızla, nükleer santıralarımızla.. Bitmedi terörle, savaşla, ırkçılıkla, doğaya saygısızlıkla,atom bobalarınmızla,işgallerimizle içinde yaşadığımız dünyayı yaşanmaz hale getiren yine bizleriz...
saygılarla..

Parmis Güneşin_kızı

bakkalmahmud
28-04-2011, 23:06
Acgözlülüyü ne tetikliyorsa o mahvediyor,örnek vermek gerekirse,fakir ülkelerde insanlar ya acikinca yada bulunca yer ama zengin ülkelerde durum cok farkli,burda insanlara tüketicilik asilanmis bir saat birsey tüketmeden yasayamazlar,tüketmeden mutlu olamazlar yapyeni ise yarayan esyalari bile kullanmaya devam etmeyip cöpe atarlar yenisini almal icin zengin ülkelerde her insanin dolap dolusu cesit cesit giyeceyi herkesin en az on cift ayakkabisi vardir,otobanda en cok dünyanin heryerinden bunlara yiyecek giyecek tasiyan tirlar vardir,acda olsa tokda olsa kurulmus saat gibi sabah 9 kahvalti 12 öglen yemeyi 3 de kahve yanina pasta aksamda kahvalti türü ondan sonra birasi sarabi dünya umurlarinda deyildir düsünme yeteneyi fakir ülke insaniyla kiyaslandiginda kesinlikle asagilardadir.

VraeL
29-04-2011, 10:27
şıklar arasına "insan ırkı"nıda eklemek lazım.

TurkceRap
29-04-2011, 11:18
"%77 kapitalizm"...

acaba bu %77'in kaçta kaçı devlet dairesinde çalışıyor merak ettim.

Benim cevabım "insan" olacaktır, eğer şıklar arasında olsaydı, ama usulen, Irkçılar, dinler ve komünistler şıklarını işaretledim, Irkçılığın ve dinin gerçekten insanlığa zararı dokunduğunu düşündüğüm için, komünistler değilse de, ideolojhilerini en az bu ikisi kadar kapalı, uç ve zararlı gördüğüm için işaretledim, ama dünyayı 21 yıldır mahvedebilecek güçleri yok (şükür ki yok) tabi Kuzey Kore ve türevlerini dünya kavramına dahil etmezsek.

TurkceRap
29-04-2011, 11:31
Acgözlülüyü ne tetikliyorsa o mahvediyor,örnek vermek gerekirse,fakir ülkelerde insanlar ya acikinca yada bulunca yer ama zengin ülkelerde durum cok farkli,burda insanlara tüketicilik asilanmis bir saat birsey tüketmeden yasayamazlar,tüketmeden mutlu olamazlar yapyeni ise yarayan esyalari bile kullanmaya devam etmeyip cöpe atarlar yenisini almal icin zengin ülkelerde her insanin dolap dolusu cesit cesit giyeceyi herkesin en az on cift ayakkabisi vardir,otobanda en cok dünyanin heryerinden bunlara yiyecek giyecek tasiyan tirlar vardir,acda olsa tokda olsa kurulmus saat gibi sabah 9 kahvalti 12 öglen yemeyi 3 de kahve yanina pasta aksamda kahvalti türü ondan sonra birasi sarabi dünya umurlarinda deyildir düsünme yeteneyi fakir ülke insaniyla kiyaslandiginda kesinlikle asagilardadir.


insanı açgözlü yapan şey kendi doğasından başka birşey değildir, fakir ülkelerdeki insanların diğer homosafiyenslerden hiçbir farkı yoktur, sadece imkan meselesi.

bakkalmahmud
29-04-2011, 16:37
insanı açgözlü yapan şey kendi doğasından başka birşey değildir, fakir ülkelerdeki insanların diğer homosafiyenslerden hiçbir farkı yoktur, sadece imkan meselesi.

Dogru,onlardada imkan olsa onlarda ihtiyac fazlasi tüketecekler,ihtiyac fazlasi tüketimdir dünyayi kirleten,islamdaki israfin haramligi bu olmali.

TurkceRap
29-04-2011, 16:51
Dogru,onlardada imkan olsa onlarda ihtiyac fazlasi tüketecekler,ihtiyac fazlasi tüketimdir dünyayi kirleten,islamdaki israfin haramligi bu olmali.


Zenginlik iyidir, zenin insan hiç olmazsa milliyet, mezhep saçmalıklarıyla birbirini yemek yerine hayatın tadını çıkarmaya bakar.

vartor
29-04-2011, 17:06
Onun icin islami ulklerde doga kapi gibi. Orman, yesillik ve bitki ve hayvan turlerinin en bol oldugu yerler.
Bence dolayli olarak, insanin cahil kalmasina neden oldugu icin, din sucludur. Insan acgozlulugu, yalniz kapitalizmde degil, diger sistemlerde de degismez oldugu gorluyor. Bunu yenmek egitim ve dogruyla yanlisi ayirt edebilmekte yatiyor.
Danimarka, insanlarin en mutlu ve refah icinde yasadiklari ulke olarak ilan edilmis. Ayni zamanda da dogaya, cevreye olan saygilari, koruma adina yapilan projeleriyle meshur. Her ne yapyorlar ise, onlari ornek almak gerekir bana kalirsa.

AlbatrosS
29-04-2011, 21:01
insanı açgözlü yapan şey kendi doğasından başka birşey değildir, fakir ülkelerdeki insanların diğer homosafiyenslerden hiçbir farkı yoktur, sadece imkan meselesi.

bunu ''doğa'' adında kaynağı ve kesinliği epey şüphe götürür bir ontolojiye atfetmek epey sakat bir görüş... elbette her davranışın ve insani gelişimin ardında faydacı ve çıkara dayalı küçük de olsa bir pay vardır; ancak, ''çıkar'' payını ''doğru'' örgütleyebilmek ciddi meseledir.

şu an ki uygarlık kültürlenmesi, her halükarda ''kazan-kaybet'' oyunudur. aslolan bunu ''kazan-kazan''a çevirebilecek bir siyasi-etik vizyon sahibi olabilmektir. zira, bugün gayet net anlaşılmaktadır ki kuralı ''kazan-kazan''a çevirmeden ve sürekli ''mağdurlar'' yaratarak mevcut küresel sistemin sürdürülebilirliği mevcut değildir. üstelik insanlık ve siyasal etik bağlamında en doğru olan ilke de ''kazan-kazan'' ilkesidir.

yaşam hakkının ve hürriyetlerin dokunulmazlığı evrensel etik değeri üstünden her ne sebeple olsun insanların yaşaması için zaruri materyaller ve minerallerden mahrum bırakalımıyacağı sonucunu rahatlıkla çıkarabiliriz. zira, bu koşullardan mahrum bırakılan insanın yaşam hakkı da ''ihlal edilmiş'' olacaktır. bu durumda olan her birey, kendini bu duruma getiren siyasal-ekonomik şiddete karşın nefsi müdafa olarak karşı koyma ve onu yıkma hakkına sahiptir.

hal böyleyken, bu işin ''savaş ve şiddet'' yoluyla da çözülemiyeceği; herkes için daha fazla ''demokrasi'' ve karşıt kültürlenme kanalıyla çözümü şimdilik daha makul olandır.

insanların çalıştıklarının karşılığını alabileceği; buna karşın ''açlık sınırında kimsenin yaşamıyacağı'' bir ara förmül bulunmak ve uygulanmak zorunludur. ekonomik kriz dönemlerinde dünya ekonomisine yön veren finans patronlarının dahi fark ettiği gibi: mevcut kriz ve yoksulluk/mülksüzlük verileriyle sistem sürdürülebilir olmayıp her daim güncelleşen tehditler mevcuttur. ne demişler: bir yer ama biri BAKMAZ. Kıyamet de bundan kopar...

TurkceRap
03-05-2011, 13:18
bunu ''doğa'' adında kaynağı ve kesinliği epey şüphe götürür bir ontolojiye atfetmek epey sakat bir görüş... elbette her davranışın ve insani gelişimin ardında faydacı ve çıkara dayalı küçük de olsa bir pay vardır; ancak, ''çıkar'' payını ''doğru'' örgütleyebilmek ciddi meseledir.

şu an ki uygarlık kültürlenmesi, her halükarda ''kazan-kaybet'' oyunudur. aslolan bunu ''kazan-kazan''a çevirebilecek bir siyasi-etik vizyon sahibi olabilmektir. zira, bugün gayet net anlaşılmaktadır ki kuralı ''kazan-kazan''a çevirmeden ve sürekli ''mağdurlar'' yaratarak mevcut küresel sistemin sürdürülebilirliği mevcut değildir. üstelik insanlık ve siyasal etik bağlamında en doğru olan ilke de ''kazan-kazan'' ilkesidir.

yaşam hakkının ve hürriyetlerin dokunulmazlığı evrensel etik değeri üstünden her ne sebeple olsun insanların yaşaması için zaruri materyaller ve minerallerden mahrum bırakalımıyacağı sonucunu rahatlıkla çıkarabiliriz. zira, bu koşullardan mahrum bırakılan insanın yaşam hakkı da ''ihlal edilmiş'' olacaktır. bu durumda olan her birey, kendini bu duruma getiren siyasal-ekonomik şiddete karşın nefsi müdafa olarak karşı koyma ve onu yıkma hakkına sahiptir.

hal böyleyken, bu işin ''savaş ve şiddet'' yoluyla da çözülemiyeceği; herkes için daha fazla ''demokrasi'' ve karşıt kültürlenme kanalıyla çözümü şimdilik daha makul olandır.

insanların çalıştıklarının karşılığını alabileceği; buna karşın ''açlık sınırında kimsenin yaşamıyacağı'' bir ara förmül bulunmak ve uygulanmak zorunludur. ekonomik kriz dönemlerinde dünya ekonomisine yön veren finans patronlarının dahi fark ettiği gibi: mevcut kriz ve yoksulluk/mülksüzlük verileriyle sistem sürdürülebilir olmayıp her daim güncelleşen tehditler mevcuttur. ne demişler: bir yer ama biri BAKMAZ. Kıyamet de bundan kopar...



yanlış hatırlamıyorsam sosyalist görüşte bir arkadaşımızsınız, kişisel ideolojinizi göz önünde bulundurmadan cevap verecek olursam.

ara formül olarak bazen refah devleti, bazen sosyal devlet dediğimiz olguyu buldular, ama o da faydadan çok zarar getirdi, yeri geldi istismar edildi, şimdi ise refah devletinin geleceği tartışılıyor yani, sizin söylediğiniz gibi değil, bilakis biz Liberteryen görüştekilerin savlarına doğru (hem sosyal, hem de ekonomik alanda) gidiliyor, özelllikle Uzakdoğu ve güneydoğu Asyadaki diğer ülkelerdeki gelişmeler de bu savımızı doğruluyor.

bunu yapmak zorundalar, çünkü üretmeyeni beslemek uğruna üreten suçlu gibi ağır vergilerle cezalandırılıyor, bu yüzdendir ki, Avrupa gönüllü toplum esasına dayanan bir sieteme bir an önce geçmezse önümüzdeki 20-30 yıl içinde Avrupada ofisten başka bişey kalmiycak, yatırımcılar Asya ve latin Amerika ülkelerine kaçacak, bunda da haksız değiller.

onun için gelirin eşit dağılımı gibi zırvalardan kurtulup insanları üretmeye teşvik edecek çözümlere geçmek artık (mutlaka olması gereken) konumunda.

Ayrıca eklemek gerekirse, insanın açgözlülüğünün doğasına atfedilmesinin çürük değil, bilakis sağlam bir dayanak olduğunu gerek yakın, gerekse uzak dünya tarihini göz önünde bulundurarak söyleyebiliriz.

AlbatrosS
04-05-2011, 20:47
yanlış hatırlamıyorsam sosyalist görüşte bir arkadaşımızsınız, kişisel ideolojinizi göz önünde bulundurmadan cevap verecek olursam.

ara formül olarak bazen refah devleti, bazen sosyal devlet dediğimiz olguyu buldular, ama o da faydadan çok zarar getirdi, yeri geldi istismar edildi, şimdi ise refah devletinin geleceği tartışılıyor yani, sizin söylediğiniz gibi değil, bilakis biz Liberteryen görüştekilerin savlarına doğru (hem sosyal, hem de ekonomik alanda) gidiliyor, özelllikle Uzakdoğu ve güneydoğu Asyadaki diğer ülkelerdeki gelişmeler de bu savımızı doğruluyor.

bunu yapmak zorundalar, çünkü üretmeyeni beslemek uğruna üreten suçlu gibi ağır vergilerle cezalandırılıyor, bu yüzdendir ki, Avrupa gönüllü toplum esasına dayanan bir sieteme bir an önce geçmezse önümüzdeki 20-30 yıl içinde Avrupada ofisten başka bişey kalmiycak, yatırımcılar Asya ve latin Amerika ülkelerine kaçacak, bunda da haksız değiller.

onun için gelirin eşit dağılımı gibi zırvalardan kurtulup insanları üretmeye teşvik edecek çözümlere geçmek artık (mutlaka olması gereken) konumunda.

Ayrıca eklemek gerekirse, insanın açgözlülüğünün doğasına atfedilmesinin çürük değil, bilakis sağlam bir dayanak olduğunu gerek yakın, gerekse uzak dünya tarihini göz önünde bulundurarak söyleyebiliriz.

dünya ekonomi politikalarına yön veren isimlerin yeteri kadar ''liberterian'' olmadıklarını iddia etmek; asr-ı saadeti temele koyup taliban'ın müslüman olmadığını söylemek gibidir :)

sosyal devlet iflas falan etmemiş; bilakis ''terkedilmiş''tir... son krizden en çok etkilenen ülkeler arasında ''sosyal olmayan'' devletler ''abd ve japonya'' da vardır.

dünya ekonomik döngüsü 70'lerin aksine her zamankinden daha az devlet müdahaleli olmasına rağmen daha sık ve derin krizlerin içinde bulmaktadır kendini. abd eksenli krizin başlangıcında devlet müdahalesi olduğunu söylenebilirse de krize yön veren kredi dağıtımlarını devlet yapmamıştır. belki kontrolsüz teşvikler söz konusudur; ancak, bankalar devlet elinde değil.

kusura bakmayın ama ''sosyal devlet'' 2000'lerle birlikte nerdeyse sona erdi. devletin ekonomi alanından çekilmesinin büyüme ve refahı arttıracağı söylemleri 2000'lerden beri birçok krizle daha fazla sorgulanır durumda.

hadi bunları geçelim... yeryüzü kaynaklarının mülkiyetine ortak biçimde sahip insanları, üstelik vergi veren insanları, ''mülksüz'' bırakmanın hangi etikle bağdaşacağını izah edebilir misiniz?

temel/zaruri yaşam materyallerinden insanları her ne sebeple olursa olsun mahrum bırakmak dolaylı da olsa ölüme gönderme değil midir? örneğin yalnızca tc'de devletin ekonomik alandan geçmiş yıllara oranla daha fazla çekilmesi ve gayet ciddi özelleştirmelere gitmesine rağmen neden ve nasıl işsizliğin ve yoksulluk sınırında yaşayan insan sayısının daha da arttığını izah edebilir misiniz?

rekabetin her tür güvenceden yoksun biçimde sürdüğü bizim gibi ülkelerde bunun aynı zamanda ''demokrasi'' zaafiyeti olduğu ortada değil midir? ekonominin kayıt dışı payesi %40lara yaklaşan; sendikal hak ve örgütlenme oranının bu derece düşük olduğu bir ülke kadar kaotik ve vergisiz bir örgütlenme modeli nerede mevcuttur?

kusura bakmayın ama refah zırvalığına ve hakim ideolojik söyleme pek inandığım söylenemez. tartışmayı ''sosyalizm-kapitalizm'' bağlamında düşünmeyin zira, tek kıstasım ilkesel prensipler bazında ''demokrasi''dir. yeryüzü kaynaklarının tüm dünya halklarının demokratik teamülleri çerçevesinde kullanıldığı bir sistemde ne bu derece kaotik refah/zenginlikler; ne de sefaletler ortaya çıkabilir.

zaten daha önceki başlıklarda sorunları hep ''kültürlenme'' olarak tartışmıştım. dünya ekonomik sistemi hala belli başlı nüfuzlu ve güçlü hegemonik devletlerin MİLİTARİST SAVAŞLARI neticesinde belirlenirken ve zenginlik/servetin temel süspansiyonları aynı güçlerin doğal kaynaklar üstünde kurduğu denetimken bu hegemonya ve militarizmi sorgulamadan ''libertarian''lıktan dem vurmak manasızdır.

sorun her halükarda kültürel bir vizyon meselesidir. birçok alanda eleştirilerimiz ortaklaşsa dahi ''militarizm, hegemonya'' gibi olguları hesaba katmadan ''demokrasi'' tartışması pek bir kadük kalıyor. üstadın dediği gibi emperyalizmin düşmansız kapitalizmin savaşsız yapamadığı bir çağda önce bunu deşifre edip bunun arkasındaki felsefi/kültürel paradigmayı/dinamikleri anlamak gerekiyor.

septicschizo
05-05-2011, 15:51
eğik olarak yazılmış seçenek zaten diğer hepsinin varoluş sebebidir onu kaldırırsak insan öznesiyle kurulan tüm cümleler hem yapı hem anlam bakımından olumlu olacaktır.

bakkalmahmud
09-03-2013, 01:19
Dünyayi öncelikle akil mahvediyor,insanda akil bu kadar gelismeseydi,dünya kendi yaginda kavrulur giderdi,akildan sonra aptallik ve arzular geliyor.

angel333
10-03-2013, 20:50
Müslümanlar diye ayrı şık olmadığı için yanıt vermiyorum... :)

hector
16-03-2013, 00:36
Dünya kendi kendini mahvediyor . İnsanlar olmadan önce dünya kaç defa yok olma tehlikesi atlattı ? İnsanlar olmasa da dünya mahvolacaktı . İnsanlar sadece bu süreci biraz daha hızlandırıyorlar . Hepsi bu :D .

Mahvolmaktan kasıt , insan gibi yaşamamızı engelleyip , hayatı zindan eden bir kitleden bahsedilecekse , bu kitleyi , koministi , müslümanı , yahudisi diye ayırmak doğru olmaz . Her türden dünyanın mahvolmasına katkıda bulunabilir .

Ama yine de en çok katkıda bulunan kişiler , koyu bir şekilde dini inançları olan kesim . Yani cevap bence dinler olmalı .

edit : Birden çok oy kullanılabiliyormuş . O yüzden ırkçılar ve kapitalistleri de ekledim . :D