PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ateistlere "Ahlaksiz" Damgasi


evrensel-insan
15-04-2009, 04:23
Saygideger arkadaslar;

Ateistlerin, etiksel olarak; toplumun bilhassa pozitif inancli kesiminden adapte ettigi "Ahlaksiz" damgasinin tarihi ve ideolojik kokeni nedir? Ateizmin, bu damgayi yemesinde; Tarihsel olarak; Sosyal Darwinizmin, nihilizmin, marxizmin, leninizmin, pratikte olusmayan, sosyalizm ve kominizmin, diger tum gerilla, anarsist ve terorist hareketlerin, SSCB'nin v.s. rolu varmidir? Dunyada da, genelde bu damga ateizme verilmistir. Geneldeki kani; Ateizmin, toplumlari "yozlastiracagi, ahlaksizlastiracagi" v.s. bilhassa dini kesimin one surdugu iddialardir. Hem bu iddialara, tutarli bir cevap vermek acisindan, hemde bu konunun tarihi kokenine inme acisindan; yorum ve goruslerinizi, tarihi bilgi ve birikimlerinizi paylasmak istiyorum.

Saygilarimla;
evrensel-insan

placebo
15-04-2009, 04:28
Sevgili Eİ,

Ateistlerin veya dindarların ahlağıyla ilgili 3 -4 adet başlığa destan gibi yazılar astım.İçim çıktı,nevrim döndü.Yine aynı konu mu ?..Eskilerden c/p yaparım,ona göre:D..

sevgiler

evrensel-insan
15-04-2009, 04:34
Saygideger placebo;

Bu baslikta sadece ateizm var. Konu din ve dindarlar degil; bir cesit ateistlerin ozelestirisi ve verecegi aciklama. Bu damga neden yenmistir? Bu sorunun cevabi, tamamen ateism'e bagli olarak verilecek. Din ve dindarlik konunun bunyesinde degil. Yani, ateizmin bu damgayi yemesinin sebebi sudur..... veya ateizm bu damgayi yemistir, cunku.....

Saygilarila;
evrensel-insan

Ki-Adi
15-04-2009, 10:12
Bana kalırsa ateistlerin ahlaksız olarak damga yemesinin neden insanların ahlak kavramını doğrudan doğruya dinlerin sonucu olarak görmesidir. Ahlağın kaynağı nedir? Dindir tanrıdır. bu ikisi olmazsa nolur ahlakta olmaz gibi bir düşünce doğmuş olmalıdır.

dr humanist
15-04-2009, 13:06
sevgili evrensel-insan;
ki-adi ye katılıyorum.ahlak kavramını kendileri oluşturup sahiplendikleri için,kendi inancı dışındakiler ahlaksız oluyor.bir müslümana göre salt ateist değil,hristiyan da ahlaksızdır.bu da dinlerin faşistliğine örnek teşkil eder

saygılarımla

azınlık
15-04-2009, 13:46
Evrensel selam,

Güzel konu. Her zamanki gibi konuya değişik bir açıdan yaklaşacağım :D

Ahlak dediğimiz bir norm'dur. Her norm gibi insan tarafından oluşturulmuş ve çerçevesi belirlenmiştir ve her norm gibi zaman içinde değişir, gelişir.

Doğaldır ki normlar onu geliştiren toplumlara göre farklılıklar gösterir. İslamın normlarıyla Hristiyanlığın normları ayrı olacağı gibi Güney Amerikalı'ların normları ile Eskimo'ların normları da ayrıdır. Evrensel normlar ise çok sınırlı olmakla beraber vardır çünkü tüm insanlık bunlar üzerinde uzlaşmış görünmektedir.

Belli bir normun topluluklar arası farklılıklar göstermesinin doğal sonucu toplulukların birbilerini sağlıklı, sağlam, modern, medeni, vs. normlara sahip olmamakla suçlamasıdır. Bir mümine göre ateist ahlaksızdır, ateiste göre ise mümin ahlaksızdır. Bu son derece doğal bir durumdur.

Ancak bence daha önemli olan topluluklar arasındaki suçlamalardan ziyade kabul ettikleri normlara o topluluğa ait bireylerin ne ölçüye kadar uyduğu sorunsalıdır.

İslam, bazı kabulleri ile dayattığı birçok normun belirli kesimler tarafından esnetilmesine veya yok sayılmasına olanak vermektedir: örneğin Allah Kur'an'da açıkça "bazılarınızı diğerlerine üstün kıldık" demektedir. Bir hadiste Muhammed "savaş aldatmacadır" der. Bu tür temel kaynaklar mesela erkek-kadın arasında, mümin-münafık arasında bir islami normun esnetilmesi veya farklılaşmasına temel oluşturur. Mümin-münafık arasında farklılaşma dışarıdan bakıldığında doğal olmakla beraber evrensel hükümler getirdiği iddiasında olan bir kitap ve onun inanırları açısından sorun oluşturmaktadır.

Bu açıdan bakıldığında belirli bir norma uyup uymamak konusundaki suçlamaların gerçekten geçerli olan şekli o normu kabul etmiş olan topluluğun içinde olan kişilere yöneltilenlerdir. Yoksa ateistlerin müminlerin normlarına uymaması zaten doğal ve beklenen birşeydir. Ama ben şimdiye kadar birkaç müslüman dışında örneğin Deniz Feneri soygununa katılanları suçlayanı pek görmedim, suçlamak ne kelime bir de üstüne kolluyorlar ...

A.

ozgur_beyin
15-04-2009, 15:13
önce ahlakı tanımlamak lazım .bir kesime ahlaksız demek için

evrensel-insan
15-04-2009, 15:37
Saygideger ozgur_beyin;

Cok haklisiniz. Buyrun tanimlayin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

azınlık
15-04-2009, 15:53
önce ahlakı tanımlamak lazım .bir kesime ahlaksız demek için

Selam,

Ahlakın tanımı yetersiz kalır, "ahlaksız" denecek kesimin ahlak tanımı da gerekir. Yani iki tanım olmadan suçlama havada kalır.

A.

ozgur_beyin
15-04-2009, 20:26
ahlak bence fenomendir .bu işe meraklı olanlara bir tavsiyem var
CİNSİ ADETLER TARİHİ -Dr.RICHARD LEWINSOHN bu kitabı okumak

elcihanaferin
15-04-2009, 21:44
Saygıdeğer evrensel-insan,

Başlık açılışında ateistlerin pozitif inançlı kesiminden adapte ettiği "ahlaksızlık" damgasının tarihi ve ideolojik kökenin ne olduğu yolunda bir ifadeniz olmuş. Ben bunu anlamadım. Pozitif inançlı kesim nedir, hangisidir? Bunu bilirsek ona göre cevap veririz. Gerçi biliyorsunuz gerçek diye bir şey yoktur, çünkü her şey subjektiftir. Ama siz, bu her şeyin insana göre değişkenliği üzerine bayağı ihtisas sahibi olduğunuz için beni aydınlatırsınız diye düşünüyorum.

Acaba bir insan kendisini nasıl "pozitif" inanç sahibi olarak yorumlar? Veya siz başkalarını hangi mülahazalarla "pozitif inanç sahibi" olarak niteliyorsunuz? Tabii bu arada "ahlak" kavramını unutmamak lazım. Bütün kavramlar, gayet güzel takdir edeceğiniz gibi insana göre değişir. Hele ahlak kavramı "etik" ile ilgili, onun bağlamında olduğuna göre, burada ciddi bir tarif meselesi ile karşı karşıyayız. Sizin bunlardan bir insan olarak ne anladığınızı öğrenirsek, biz de kendi insani açımızdan sizin tarifinizle uyuşan ve uyuşmayan noktaların farkına varıp bu farkındalığımızı tarafınıza naklederek meselenin analizine geçebiliriz.

Tabii daha önce ateizm, sosyal darwinizm, nihilizm marxizm, leninizm, pratikte oluşmayan, sosyalizm ve komünizm, gerilla, anarşist ve terörist hareket, SSCB gibi kavramlar için de insanın ne düşündüğü ve onları nasıl tarif ettiği önemlidir. Buradan gelen sonuca göre her bir insan kendi açısından yorumunu yapacaktır. Siz bu kavramları nasıl açıklıyorsunuz öğrenirsek, kendi nitelememizi buna katıp veya bundan çıkarıp, aradaki insan yanılmalarını da göz önüne alarak bir değerlendirme ile sonuca ulaşabiliriz (zannederim). Tabi bütün bu kavramların tarih içinde değişmelerini de göz önünde bulundurmak çok önemli, hatta elzemdir. Çünkü;

Bu kadar degisime uğramış ...e görenin, evrensel ortak noktasını bulmak ve tek bir ...e göre saptamak ve bu saptanacak ...e görenin; evrensel geçerliliğini sağlamak mümkün müdür? İşte, tüm yaşam ve ilişkinin temel ve kökenini oluşturan bu sorunun cevabını verebilenler, hem sorunu tam resmi ile algılamaya, hem de çözüme gidebilecek, ...e göreyi saptamaya muktedir olacaktır.

Ama size önceden bir haber vermeyi de vazife addederim: Bu kadar …egöre sonucunda elde edilen şey, gene insanların kavramları kavrama kapasitelerine bağlı olarak, yani her insana göre değişeceğinden sonuçta bir evrensel değer yargısı, yani kavramların değişmez bir şekilde değiştiği ortaya çıkacaktır.


.

hayko
15-04-2009, 22:07
Şu an islami fahişeliğin sebebi de ateistler mi?
Şu herkesin birbirini sattığı hertürlü pisliğin döndüğü şu müslüman ülkede
hertürlü ahlaksızlığın sorumlusu ateistler mi?
....
Biz en başta muhammedi sonra onu takip eden hacıyatmazlara bakalım...
Hangimiz ahlaklı ortaya çıkar

evrensel-insan
16-04-2009, 00:12
Saygideger elcihanaferin;

Başlık açılışında ateistlerin pozitif inançlı kesiminden adapte ettiği "ahlaksızlık" damgasının tarihi ve ideolojik kökenin ne olduğu yolunda bir ifadeniz olmuş. Ben bunu anlamadım. Pozitif inançlı kesim nedir, hangisidir? Bunu bilirsek ona göre cevap veririz. Gerçi biliyorsunuz gerçek diye bir şey yoktur, çünkü her şey subjektiftir. Ama siz, bu her şeyin insana göre değişkenliği üzerine bayağı ihtisas sahibi olduğunuz için beni aydınlatırsınız diye düşünüyorum.-e.a.

Pozitif yani olumlu inanc, inanmak demektir. Inancin olumsuzuda inanmamaktir. Bu basit bir dil kuralidir. Dolayisiyle "Ahlaksizlik" lakabi, inancli kesimden ateizme bir yakistirmadir.Bu kisinin kendini yorumlamasindan degil; dilbilgisinin olumlu olumsuz ifade yapisindan kaynaklanir. Benim yazilarimda ifade sekli, pek var-yok diye gecmez. Gercekler, irade disinda vardir, gerceklerin dogrulanmasi ise goreceli ve degiskendir. Herseyde subjektif degil; Genelde bir uclemdir. Madde-dusunce-kavram. Bu konularda; benim ne dediklerimi algilamak isterseniz, yazilmis yazilarima bakabilirsiniz.

Acaba bir insan kendisini nasıl "pozitif" inanç sahibi olarak yorumlar? Veya siz başkalarını hangi mülahazalarla "pozitif inanç sahibi" olarak niteliyorsunuz? Tabii bu arada "ahlak" kavramını unutmamak lazım. Bütün kavramlar, gayet güzel takdir edeceğiniz gibi insana göre değişir. Hele ahlak kavramı "etik" ile ilgili, onun bağlamında olduğuna göre, burada ciddi bir tarif meselesi ile karşı karşıyayız. Sizin bunlardan bir insan olarak ne anladığınızı öğrenirsek, biz de kendi insani açımızdan sizin tarifinizle uyuşan ve uyuşmayan noktaların farkına varıp bu farkındalığımızı tarafınıza naklederek meselenin analizine geçebiliriz.e.a

Kim olursa olsun; kendine gore hep pozitiftir, yani olumludur. Kimse kendine ne olumsuz bir ideolojiyi, ne de inanci secer. Cunku ALGI POZITIFTIR. Ben Ahlagin, etiksel tarifini yazilarimda yapmistim. Bana gore ahlakin degerleri; saygi, vicdan; hak ve ozgurluklerdir. Ki bunlarin da ne anlama geldigi benim yazilarimda var.

Tabii daha önce ateizm, sosyal darwinizm, nihilizm marxizm, leninizm, pratikte oluşmayan, sosyalizm ve komünizm, gerilla, anarşist ve terörist hareket, SSCB gibi kavramlar için de insanın ne düşündüğü ve onları nasıl tarif ettiği önemlidir. Buradan gelen sonuca göre her bir insan kendi açısından yorumunu yapacaktır. Siz bu kavramları nasıl açıklıyorsunuz öğrenirsek, kendi nitelememizi buna katıp veya bundan çıkarıp, aradaki insan yanılmalarını da göz önüne alarak bir değerlendirme ile sonuca ulaşabiliriz (zannederim). Tabi bütün bu kavramların tarih içinde değişmelerini de göz önünde bulundurmak çok önemli, hatta elzemdir. Çünkü;-e.a.

Ben bu kavramlari gerektiginde ve yeri geldiginde yazilarimda acikladim. Bilhassa, nihilizm konusunda yazilmis oldukca yazim var.

Bu kadar degisime uğramış ...e görenin, evrensel ortak noktasını bulmak ve tek bir ...e göre saptamak ve bu saptanacak ...e görenin; evrensel geçerliliğini sağlamak mümkün müdür? İşte, tüm yaşam ve ilişkinin temel ve kökenini oluşturan bu sorunun cevabını verebilenler, hem sorunu tam resmi ile algılamaya, hem de çözüme gidebilecek, ...e göreyi saptamaya muktedir olacaktır.

Ama size önceden bir haber vermeyi de vazife addederim: Bu kadar …egöre sonucunda elde edilen şey, gene insanların kavramları kavrama kapasitelerine bağlı olarak, yani her insana göre değişeceğinden sonuçta bir evrensel değer yargısı, yani kavramların değişmez bir şekilde değiştiği ortaya çıkacaktır.e.a.

....e gore'lerin siniri belli; insandisi ve insanlikdisi olmamasi, bunuda ben cok yazimda acikladim.

Burada bence algilanmayan bir yon var oda; ben bu basligi, kendim icin degil; site icin actim. Tum veya bu konuya ilgi duyan uyeler bu konudaki fikir, yorum, ve goruslerini bildirsinler diye. Oyuzden, benim dusuncelerimden ziyade; ki ben zaten dusuncelerimi yeri geldikce ve her firsatta; hem ilgili basliklarda; hemde "evrensel'in kosesi" nde belirtiyorum. Kisaca; bu baslik; benim dusuncelerimden cok; uyelerin gorus, yorum ve fikirlerine yoneliktir. Neler dusunduklerini acikliyabilmeleri icin. Gayet notr ve disaridan bakis acisidir benim degerlendirmem. Yani "A sahsi boyle dusunuyor, bunu bunu kendine destek; bunu bunu ise karsit gormus" v.s. temelli. Yani benim icin; bu baslik bir dusunce tanima .

Ben zaten, gereken yerde; kendi dusuncelerimi ekliyorum. Ama bu baslik, benim icin, ki boyle cok basligim var. Ateist veya teist veya her ne kendini kabul ediyorsa; uyelerin dusuncelerini ogrenmek. Umarim, bu kadar aciklama yeterli olmustur. Ben kendimce, nedenleri siraladim, herkeste kendince nedenler siralar ve siralanan nedenlerden neyi algiliyorsa; ona ore cevaplar.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
16-04-2009, 00:22
Saygideger elcihanaferin;

Size ilk basta "Eupraxsophy" baslikli tercumemi, sonra "ctetology" baslikli yazimi, "serbest dusunurluk" baslikli yazimi, "kullanimbilimi" baslikli yazimi, kisaca "evrensel'in kosesi" ne yazilan yazilari okumami oneririm. Tabi benim ne dusundugumu detayli algilamak istersen. Bu basliklar "arama" dan bulunabilir. Benim yazilarima da; "profil" den ulasabilirsin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

K.C.
16-04-2009, 00:58
Ahlaksızlığın "dini kisveye" bürünmüş haline AHLAK denir.

bkz. Aişe'nin yaşı topiğine

placebo
16-04-2009, 01:25
Var mı böyle cinsel içerikli bir din kitabın ateistlerin?yok.. onların pedofilisi, poligamisi,kadına karşı şiddetleri,cihatları,el kesmeleri normal,hatta hatta kutsal..Allah demiş,Muhammed uygulamış..Bir de kendilerine bakmadan ateistlere dinsizlere iftira atarlar,ahlağın yeryüzünde din sayesinde var olduğu gibi garabet ve desteği olmayan tezleri vardır..Bizim neden dindarlara nazaran daha etik olduğumuz üzerinde hiç düşünmezler.Kutsal dedikleri kitapları ahlağa mugayyir bulduğumuzdan inanmadığımızı akılları bir türlü almaz..

Biz bu dinin içeriğini fazla dekolte bulduğumuzdan uzak durmuş ,dolayısıyla Kuran'ın ahlağıyla ahlaklanmamışsak,neye göre ahlaklandık o zaman??

Sonuç;Ateistler dindarlardan daha tutuculardır..


Beyinlerimiz örümcek bağlamış resmen..Dindarlar kadar modernize olamadık ya ona yanıyorum..

evrensel-insan
16-04-2009, 02:04
Saygideger placebo;

Konunun akisini degistirmek icin soyle sorayim. Tarihsel surec icinde ve bu surecte denenen ideoloji ve sistemlerde, ne gibi bir teorik-pratik hatalar yapildi da; sence, bu damga yendi? Yoksa, "hicbir hata yapilmadi, tamamen dincilerin ve inananlarin uydurmasi, carpitmasi" diyebilirmisin? Konuyu dinci ve inanclilar yonunden degil; ateizmi tarihte; cesitli girisimlerle uygulayan sistem ve ideolojilerin boyle bir izlenim veren, iceriklerine teorik-pratik bakmak lazim.

Bu suna benziyor. Diyelim, sen hep birseyden veya birinden sikayet ediyorsun?, bende diyorum ki" hep onu sikayet edecegine, durumun boyle olmasindaki kendi payin nedir?, varmidi?, onu ortaya koy. "A sahsi hep boyle yapiyor" taman guzel de, A sahsinin oyle yapmasindaki senin payin ne? Bilmem anlatabildim mi? Yani, cuvaldizi kendine; igneyi baskasina batir.:rolleyes:

Eeee, biraz da aciyacak ve acitacak tabi. Cunku, hatalar gorulmez ve farkedilmezse; telafisi mumkun olmaz. Ama hep karsi tarafi da suclayarak, kendimizi temize cikarma cabasi ise;hicbir zaman hatalarin ortaya cikmasini saglamaz. Bilmem anlatabildim mi? Ben bu basligi, ateistlerin; ayni I. Tatlises gibi "biz nerede hata yaptik? sorusunu nedenleyip-sorgulayip, ortaya koymak ve ayni hataya devam etmemek. Bu bence bir ozelestiri ve bilinclenme sinavidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

eylemsel
26-04-2009, 15:43
Ateist olarak kabul edilen ideolojilere baktıgımızda sosyalizm,kominizi ve anarşizm ilk aklıma gelenler. Ahlaksızlık olarak tanımlanma nedenleriyle ilgili olarakta daha çok gündelik yaşamdaki pratik deneyimlere bakıyoruz ve öyle algılıyoruz. mesala sosyalizm yıkıldıktan sonra türkiyeye gelen rus kadınlarına bakış açımız onların tamamıyla para karşılıgı fuhuş yapan insanlar oldukları ve pek çok ülkede bu şakilde hayatlarını devam ettirdikleri yönünde. sanki rus kadınları fuhuş sektörünün mihenk taşı olmuş. sonra şunu görüyoruz bu kadınların rusyada bir aileleri,yani eşleri ve çocukları var. kazandıkları bu paraları kendi ülkelerine gönderiyorlar,ailelerde ne iş yaptıklarını ve bu parayı nasıl kazandıklarını biliyorlar. bu durum onları rahatsız etmiyor . rusyada sosyalizm varken ibadet yerlerinin kapatılması,farklı bir egitim sisteminin uygulanması ve bireylerin dinden uzaklaşmasının,insanları bu tür şeylere yani ahlaksızlıga sürükledigi düşüncesini oluşturuyor.bunun içine alkolizm faktörünüde koyabiliriz. sanki bu ülkede din pompalansaydı bu tür durumlar olmayacakmış gibi algılanıyor. ama şunu rahatlıkla söyleyebilirm ki,insanlar ateizmi bilmedikleri için böylesine etiketleme içine giriyorlar. ahlak ve din dogru orantılı gibi algılanıyor. ama artık ders kitaplarında insanın ahlaklı olması için dindar yada herhangi bir dine inanması gerekmiyor şeklinde ifadeler kullanılmaya başlandı. yaşadıgımız toplumun kültürel deger yargıları, sorgulama ve hoş görü gibi ögeleri taşımadıgı için direk etiketliyoruz.

cyrano
26-04-2009, 18:41
inanç cehaletin öbür adıdır. Cehaletin olduğu yerde her türlü ahlaksızlık, hukuksuzluk ve vahşet olur. 8 yaşında evlendirilen kız çocukları, dinden çıktığı için kafası kesilerek idam edilenler, bilim düşmanlığı insan hakları ihlalleri vb. gibi.
H.üzmez vakasını hatırlayalım.. "Ben Allahtan korkan bir insan olmasam işini bitirmiştim" diye ateistleri dolaylı olarak ahlaksızlık yapma potansiyeliyle suçlayabiliyor. Oysa ateistlerin çocuk taciz ettiği bir vaka tarihte görülmüş şey değildir. Onlar eğitim ve zeka seviyesi yüksek, bilim ve sanatta ilerlemiş insanlık ve ülkesi için üreten, yaşayan her canlının yaşama özgürlüğünü "tek hayat" "tek dünya" felsefesi ile savunan insanlardır.
Don Juan öğretilerinde geçen bir konuşmayı anımsıyorum.. Kızılderili şifa niyetine bir bitkiyi kopartırken ona şunu söylüyordu: "Bir gün ben de toprak olacağım ve bedenim sana besin olacak, ama şu an sağlığım için senden birkaç yaprak almaya ihtiyacım var.."
Ne demişti? Ha evet "allahtan korkmuş" evet o korkanları görüyoruz. Arabistan'da 8 yaşında kızı evlendirmeye onay veren şeriat mahkemesi mi? yoksa sosyalizmin çöküşü ile işsiz ve aç kaldığı için bedenini satmak zorunda kalan üniversite mezunu yetişkin kadınlar mı? Hangisi daha feci?
Elbette ki çocuk istismarı büyük bir günahtır ve bunun dinen caiz kabul ediliyor olması da aslında allaha bir hakarettir.
Oysa onlar öyle namusludur ki saçlarının telini göstermezler "namahrem"dir. Uyanın ey millet!. İslam inancın temellerindeki örnekler ortadayken bugün siyasi sembol olan türban veya çarşaf temeldeki büyük ahlaksızlığı örtemez!. Ancak hep iftira atarak kendilerine temize çıkartırlar.
h.üzmez biz de onu üzmeyelim mi? Yoksa h.üzmez, h.düzer mi?..
Bu iftira gerici felsefenin ahlaksızlığının bir başka örneğidir. Cennet kurgusu ve orada vaadedilen limitsiz fuhuş ahlaksız tekliflerin en büyüğüdür. Bu teklife evet demeyi nasıl vicdanınıza ve onurunuza kabul ettirebiliyorsunuz?
Hayali bir cennet uğrunda ibadet eden, vaktini sahte bir ödül için ziyan eden insan elbette ki ahlaksız bir spekülatör olarak nitelendirilebilir.
Bu ahlaksızlık ve çocuk istismarları ile de kalmaz inanç. Kendi emelleri için her türlü hileyi meşru ve hak görür. Zira onlar allahın sevgili kullarıdır ve hem bu dünyada hem de ahirette en güzel rızık ve nimetler onlarındır. Evrensel hukuku hiçe sayan uygulamaları ve bilim düşmanlıklarını bugünkü icraatlarda kolayca görmekteyiz. Onlar servetlerine ölçüsüzce servet katmayı ve ezbere ibadeti icra ederken; diğer taraftan cevaplarını google'dan dahi bulabilecekleri sullaeri rab'lerine sorup, şifayı Cleveland'da modern tıbbın cihazlarının ve gayrimüslim doktorların kolarına bırakırlar..
Ey islamcılar! Durun daha bitmedi..
Şimdi size ahlaksızlığın kralını anlatacağım.
Düşünün, bir ateist doktoru.. tüm hayatı laboratuvarda geçecek. Mabede hiç uğramayacak. İnsanlara şifa olacak aşı ve ilaçları bulmak için tedaviler geliştirmek için çalışacak. Ama bilimin peşinden giderken allah'ı tanımayacak olsun. Ama bulduğu ilaçlar milyonların hayatını kurtaracak. Evlatlarının bebeklerinin ölmemesini sağlayan bu insana minnet duymayacak mısınız ateist olduğu için. Aranızda kelle koltukta mı gezecek?
H.üzmez günahını çektikten sonra cennete gidecek de bu adam sonsuza kadar cehennemde yanacak öyle mi?
Sen hayatın boyunca okumayacaksın, bebeğinin sağlığını riske atıp tedavisini doktorlara emanet edeceksin, eğitimini okula bırakacaksın. Ona hiçbir şey katmayacaksın. Hayatın namaz ve oruçla geçecek. Kuranı arapçasından bol okuyup, başındaki bezi iyice sıkacaksın da cennet seni bekliyor olacak öyle mi? İnsanlık için emek harcamayan, çaba sarfetmeyen, birşey üretmeyen bir insan, hayatı ibadetle geçip cennete gidecek de, ateist bilim adamı cehenneme gidecek öyle mi? İşte bu düpedüz ahlaksızlıktır.
Evet evet bütün islam aleminden bir değerli marka (örneğin Sony) çıkmaması, iyi bir bilim adamı çıkmaması, tüm 1,5 milyarlık islam alemindeki bilimsel üretimin %95'inin tek başına (sırf laik olduğu ve türbanı kampüse sokmadığı için) Türkiye'den çıkması size birşey ifade etmiyorsa işte bu düpedüz ahlaksızlığın kralıdır..
Din, en zararlı ve beyin öldürücü madde bağımlılığıdır.
Fakat hasta olduğunu kabul etmeyen, tedaviyi reddeden insan şifa bulamayacaktır.

elcihanaferin
26-04-2009, 22:08
Ateistlerin ahlaksız damgasını yemelerinin nedeni hususunda - Sn. Eİ'nin pek meraklı olduğu, her şeyin subjektif olduğu ve evrensel yasanın da bu, yani her şeyin subjektif olmasının değişmezliği, varsayımına değinmeden - düşüncemi açıklayayım.

Aslında soru çok mantıklı kurulmuştur. Bu damganın kökeni araştırılmak isteniyor. Sitede nispeten yeni olduğum için Sn. placebo'nun yazdıklarını okumamış durumdayım. Umarım söylediğim, tekrar olmaz. Bu konuyu münakaşa eden arkadaşlar gayet tabii olarak ahlak kavramının izafiliği üstünde durmuşlar. Çünkü birine göre ahlaklı görülen davranış, başkasına göre olmayabilir. Yani ahlak kavramı, hem içinde bulunan topluma göre, hem de ferde göre değişiyor. Bununla beraber, gene de ateistler, genelde ahlaksız damgası yiyor.

Yani ateistlerin ahlaksız olarak kabul edilmelerinde gerek toplum, gerekse fertler açısından bütüncül bir görüş var. Ben bunun kökeninin dinlerde veya daha doğrusu, din kavramının ilkel açıklamasında olduğunu düşünüyorum. Din, Tanrı/Tanrılar tarafını bırakırsanız, eskiden, doğru davranmayı, herkese iyilik yapmayı vb davranışların getirdiği "ahlaklı olmak" yönünde kuralların topluluğu olarak düşünülmüştür. Bu tarif, bugün de pek değişmiş değil, ama asırlarca yürürlükte kalmasının getirdiği bir kemikleşme var. Sadece Tanrıyı tanımamak değil , bu, sözde ahlak kurallarına uymamak da günah sayılmıştır.

Dolayısıyla genel kabul, ahlakın din sayesinde olduğu, oluştuğu yönünde. Çok basit olarak da, ateistler dinsiz olduğuna göre, ahlaksız olmaları hemen akla gelmez mi? Bu durum bütün dinlerin görüşleri açısından geçerli. Zannedersiniz ki Hıristiyanlıkta - büyük kısmı "Aydınlanma" geçirmiş ülkelerde olduğu, teknolojik gelişme ve burjuva devrimini geçirmiş olmalarının sonucu olarak - daha yumuşak, toleranslı bir ortam vardır. Ama öyle değil. Tolerans ve aksi görüş ancak gelişmiş ülkelerde var. Din farkı, farklı bir görüş sunmuyor. Ben, bizim sitede de "oh, Hıristiyanlık olmasın, herkes harp etsin,açlık, kıtlık ,seks, dünya zıvanadan çıksın" anlamında mesaj okudum.

Şimdi, ahlak denilince sadece bel altını anlayan düşünce tarzından başka bir anlayış bekleyemezsiniz. Eskiden kadın-erkeğin evlilik olmadan beraberliğini, gençlerin öpüşmesini şaşkınlıkla izleyen yaşlıların "bunlar yüzünden kıyamet kopacak, başımıza taş yağacak" cinsinden şikayetlerini düşünün. Bu şekilde şartlanmış toplumlarda ve fertlerde, ateistlik dinsizlik olduğuna göre, ahlaksızlık anlamına gelir ve damgalanır.

Bu duruma ateistlerin - insanlar bu şartlanmada oldukça - pek bir cevabı yoktur. Çünkü insanlar dinin getirdiği ahlaksızlıkları, ahlaksızlık olarak görmüyorlar. Hacca gitmekle ve ya üç defa "babamız" duasını okumakla günahlarından arınmaları mümkün. Ama ateistler hacca gider mi? Veya "our father"ı okur mu?

Cevap hayır mı??!!?? Vay ahlaksızlar!!!


.

parmis
27-04-2009, 00:13
ahlaksızlık kime yada topluma, hatta aileye göre değişiyor. Örneğin dindar bir ailede oruç tutmayan, namaz kılmayan çocuk ahlaksızdır hele hele inanmayan ateist olan bir gencin halini düşünemiyorum bile...Bazen cinsel tercihlerimizden dolayı bazen inançlarımızdan dolayı bazen cinsel eylemlerimizden dolayı ahlaksız ilan ediliriz..
toplumun değer yargılarından dışarıya çıkıldığı an ahlaksız damgası yeniyor.. Onlara göre doğru olan; biz göre yanlış; bize göre normal olan onlara göre yanlış sonucunu getiriyor....
Ön yargılı ve baskıcı davranışlar kimseye bir şey kazandırmaz kargaşadan başka ... İnsanlar hoşgörülü ve tek benci olmaktan vaz geçtikleri zaman; toplum da huzurlu olacaktur galiba...
saygılar..

parmis Güneşin_kızı.

evrensel-insan
27-04-2009, 00:14
Saygideger elcihanaferin;

Herhangi bir "sorunu" nedenlemek-sorgulamak; meraktan ziyade; arastirmaci ve ve neden-sebep bagini kurucu bir yanasimdan gelir. Konu sadece bu damganin yenilmesi de degil; bu damgayi, ki ahlak; ateizmin yeteri kadar kendi algisiyla aciklayamamis olmasida bir sorundur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
27-04-2009, 00:17
Saygideger arkadaslar;

AHLAK DINI DEGIL; ETIKSEL BIR KAVRAMDIR. Toplum icinde kisilerin biribirine nasil davranacagi, yasam ve iliskilerinde biribirlerine nasil yanasacagi konusu, etigin konusudur.

Turkiye ve musluman ulkeler temelinde olaya bakilirsa; ahlak dini bir icerik tasiyabilir. Ama, ahlakin dinin disinda, milli kokensel yapidan kaynaklanan; ananevi, geleneksel ve toresel icerigide vardir.

Ahlak konusu, kavramin toplumda yer edisi ve sistemlenisi ve duzen icinde yer alisi; onu sadece oznel degil; kurum ve kuruluslariyla, nesnel bir olgu da yapar. Etik temelinde bakarsak; ahlak evrensel bir kavram oldugu halde; ortak evrensel bir tanimi ve algisi yoktur.

Cunku, AHLAK SOYUT BIR KAVRAMDIR ve BULUNDUGU COGRAFYAYA VE UZERINDE YASAYAN TOPLULUGUN TARIHSEL SURECINE GORE SEKILLENIR.

Birincisi, ateizm; eger; teizmden bir vazgecim ise; o zaman, kendi teist ahlakini red edisini ve yerine de ateist ahlaki koyusunu ve ahlaktan ne algiladigini ve ahlakin nasil olmasi gerektigini v.s. kendisine ve ateizmin ideolojik temeline oturtabilmelidir.

Etiksel olarak, ahlak; toplumsal bir gercektir. Peki ahlak nedir?, gereklimidir?, neden gereklidir?, ahlak insana ve insanligina ne kazandirir?, insanoglu ahlak kavramsiz yasam surebilirmi?, bu yasam nasil bir yasam olur?

En onemlisi ahlakin ...egoresi nedir?, neye ve kime gore ahlak?, ahlak kurallari olmalimidir?, bu kurallar nasil ve neye gore saptanir?

BIR ATEISTIN AHLAK ANLAYISI NEDIR?, ATEIZMIN ORTAK BIR AHLAK ANLAYISI VARMIDIR? ATEIZMIN, AHLAK KONUSUNDAKI ....E GORESI NEDIR?, ATEIZMIN COCUK YETISTIRIM-EGITIM-OGRETIM UZERINDEKI AHLAK VERISI NASIL OLMALIDIR? BUNUN TEIZMDEN FARKI NEDIR? v.s. sorularini sorabiliriz. Ayrica bu sorulari; Turkiye ateist anlayisina da tasiyabiliriz.

Yarin turkiye toplumu, ateizm ile ilgili bir egitim-ogretime tabi tutulsa; bu yetistirimde; nasil bir ahlak anlayisi sunulur? Dinin ahlak anlayisindaki "sakincalari" ortaya koymak, yerine de herhangibir gorus koyamamak sorun olmazmi?, ya da dini ahlaka karsi; ateizmin sunacagi ahlak anlayisi nedir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

elcihanaferin
27-04-2009, 00:39
:confused: Ben önce "ahlak"ı kavram kargaşasından arındırmak gerektiğini düşünüyorum. Başka türlü işin içinden çıkılacağa benzemiyor...;)


.

evrensel-insan
27-04-2009, 01:29
Saygideger elcihanaferin;

Buyrun. Turkiye toplumuna "yakisacak" ve dini icerigi olmayan, bir ahlak tanimi ve aciklamasi yapin. Bakalim, ne kadar "dini ahlak" anlayisindan farkli olacak? ve "kabul gorme" yuzdesi, korku felsefesi ve suru psikolojisine dayanmiyacagi dusunulurse; ne kadar algilanacak? Buyrun.

TC vatandaslarinin, ahlak anlayisi nasil olmalidir?, bu "ahlak anlayisi" nin; su andaki "dini ahlak" anlayisindan farki nelerdir?, hangi "dini ahlak" anlayisi, topluma uymamaktadir ve neden?, bu "uymayanlarin" yerine onerileriniz nelerdir? ve tum bunlari ateizm ve ateistlikle nasil bagdastirirsiniz?

Saygilarimla;
evrensel-insan

gercekisim
27-04-2009, 01:44
Bence ahlak dinlerle gelen bir kavram değildir.Zaten varolan toplumsal kuralların dinlerle sentezlenmiş halidir,kimi zaman insanlara ahlaki gelen bir takım kurallar bazen dinler tarafından ortadan kaldırılarak ahlak dışı kabul edilen bir hale getirilip insanlara dayatılmıştır,tıpkı "muhammet'in evlatlığının boşandığı karısıyla evlenmesi" vakası gibi.Bu gün Türkiye'de insanlara sorsanız,çoğunluğu böyle bir şeyi kesinlikle ahlak dışı görecektir ama bunun Kuran'da yazdığı ve Allah emri olduğu söylendiğinde birden bire zoraki kabullenme moduna geçtiklerini görürsünüz,bu soruyu sorma işini bizzat denedim ve aynen böyle oldu.

placebo
27-04-2009, 02:08
Aslında ahlağın ne olduğu konusunda işin içinden çıkılamayacak bir şey yok..

Ahlak;insanın toplumun öteki bireylerine karşı ödevini içerir..Nedir bu ödevler;Başkalarının hakkına hukukuna tecavüz etmemek,hırsızlık yapmamak,adam öldürmemek,monogamik bir hayat sürerek partnerine duygusal zarar vermekten kaçınmak,kötücül yalanlar söylememek,ticarette dürüst olmak,müşkül durumda olanlara yardımcı olmak,yardımseverlik,büyüklere saygı,küçüklere sevgi,şiddetten kaçınmak,edepli ve terbiyeli olmak,v.s...dir.

Bu kuralları ise hayatımızın içine Tanrı gökten zembille indirip sokmamıştır..İnsanlar minimal seviyelerde beyinsel ,nöronsal evrimlerinde yeterliliğe ulaşmaya başladıklarında, insan toplulukları olarak bir arada yaşamın gerektiğini kavradılar.Aynı hayvanlarda olduğu gibi...Kendi akıllarıyla, yekdiğerinin hakkına hukukuna saygı olmadan zarar gördüklerini ve birtakım kurallara ihtiyaç duyduklarını anladılar ve günümüze değin beyin-zeka evrimine doğru orantılı olarak (tarihe bakarsak ta görebileceğimiz) yasaları yapa boza günümüze kadar geldiler..Artık Asur yasaları,roma yasaları,uygulanmıyor.Avrupadan alınmış Türk medeni kanunu işlemekte.Amerika ilk bağımsızlık bildirgesini yayınladığında yasalarını ve hukuğunu din kitaplarına bakarak yazmadı..

Akılla beraber gelişen etik sayesinde krallıklardan,sömürgecilikten,kölelik sistemlerinden kurtularak medeni ve günümüz açısından en iyi sistem kabul edilen cumhuriyete geçildi..Şimdi insanlık,daha iyi demokrasi nasıl olur? ,devletler insana daha saygılı ve faydalı sistemleri nasıl oluşturup uygulayabilir ?konuları üzerinde hala çalışıyor ve savaş veriyorlar..Bunu yapan ne Muhammetti, ne İsa, ne de Musa..Eğer din kitaplarına bakılarak tasarlanan ahlak kuralları baz alınsaydı,şimdi kölelik sistemi hala gündemimizde olurdu...4 karıyla evlenilir, ganimetler nasıl paylaşılır gibi savsak şeyler düşünülürdü..Demek ki dinin ahlakla uzaktan yakından alakası yok..

Medenileşerek, günden güne insanca bir arada yaşamanın daha iyi yolunu bulmaya çalışan insanın işi, ahlak kurallarını düzenlemek..

Ateistler hakkında ahlaksızdır diye düşünen dindarlarınki ise tamamen psikolojik ve bel altı bir düşüncedir..Bizleri onunla bununla düşen kalkan,namusla ilişkilendirdikleri ilkel fitne fücur,kokuşmuş ve çürümüş, ahlakla yakından uzaktan alakası olmayan dini hükümleriyle yargılamaya kalkarlar..Çoğunun da dini hükümlerinden haberi yok..Kutsal saydıkları sözde din'den peydahlanmış hükümleri ise;çocuk cinselliği,çok eşlilik,katolik papazlarında, evlenmeme ve sapıklaştırma,yine katoliklerde ayrılamama ve yine sapıklaşma üzerine kurulu..Dinime küfür eden müslüman olsa:D

Bir dindara sorsanız kaç tane ateist tanıyorsunuz diye çoğu hiç diyecektir..Çünkü çevresi ve paylaşımda bulunduğu toplum dindardır ve bir ateistle tanışma ve paylaşımda bulunma şansı sıfıra yakındır.Zaten bulsa ya kaçar ya öldürür:D ..Tanıyanlar ise kendi çevresinden olmayan sadece uzaktan ismini duyduğu anlatılagelen ateistlerdir..

Tanımadıkları,bilmedikleri hakkında atıp tutan insanlar, işte bu ;bilinçsiz ve rivayetler üzerine hayatını kurmuş dindar zihinlerin sahipleri insanlardır..Çünkü zaten din kendi başına bir rivayettir.Rivayet ve safsata düşüncelerle kurallar oluşturmaya ve buna taparak yaşamaya endeksli bir insan ne bilsin ateist ne..??Uydurur bir şey ve inanır..Bunu kaale almaya bile gerek yok aslında..

Kendi uydurduklarına bir müddet sonra kendileri inanır hale gelmeseler ,zaten önce kendi dinlerindeki falsoları görüp yargılayabilir ve sorgulayabilirlerdi..Her şeyi kalıpsal olarak işlemeye yatkın zihinlerin başka türlü çalışamaması bu noktada da su yüzüne çıkar..Şükür Bilgisayar çağı ve internet sistemi var da bizi biraz tanıma imkanı buluyorlar..


sevgiler..

evrensel-insan
27-04-2009, 04:22
Saygideger placebo;

Aciklayici ve icerikli bir yazi, eline ve dusuncene saglik.

Saygilarimla;
evrensel-insan

placebo
27-04-2009, 04:27
Saygideger placebo;

Aciklayici ve icerikli bir yazi, eline ve dusuncene saglik.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Sizin yazılarınız da öyle,bilmukabele..

sevgiler