PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hayattan Ne Öğrendiniz ?


Akhenaton
19-04-2009, 16:17
Yaşanılanların anlamını belirleyen çoğu zaman sonuçları olur.Mutlu sonlar yaşanılan sıkıntıları zorlukları bir anda unutturur.Hayatın her alanında bitiş insan için bir dönüm noktasıdır.Tüm yaşamımız periyodik bitişlerle geçer.Tüm bunlar hayatın içindeki anlam arayışlarımızda bize yardımcı olur.En duyarsız insan bile içine düştüğü nedenselliği sorgulayarak anlam aradığı zamanlar vardır.
Başını ve sonunu bilmediğimiz ve bilemeyeceğimiz bu hayatta bitişlerin bizleri mutlu etmesi kendi içinde bir ironi , her ölüm kaos içinde doğan insanın düzene ulaşma çabası olarak karşımıza çıkar.
İnsanlık tarihi boyunca sözcükler hep duyusal ve doğal sembollerle ilişkili olmuş, gelişim göstererek soyut anlamlar kazanmış, maddeden başlayarak düşünsele ve tinsele yönelen bir süreç izlemiştir.Bu gelişim bir çok farklı yapının çıkmasına sebep olsada sonuç hep aynıdır.

Peki hayat bize ne öğretmeli. ?

karadenizli
19-04-2009, 16:32
Peki hayat bize ne öğretmeli. ?

Hayatı yaratanın varlığını

evrensel-insan
19-04-2009, 17:10
Saygideger arkadaslar;

Hayat bana "oglum sen insansin" sozunun ne kadar ezber bir soz oldugunu, insan olarak dogulmadigini, insan olmanin bir ogreti-egitim-bilgilenme-azim-caba-kararlilik-ozveri-ozelestiri v.s. gerektirdigini, bu konuda yalniz ve tek basina kalindigini, insan olmanin ve insanlik sunmanin sadece ve sadece yasam ve iliski ile saglanabilecegini, bunun da emeklerin en tutarlisi, en uygunu ve en gereklisi oldugunu, sadece insan olabilmenin degil; eger verilen bir insanlik kirintisi bile varsa; onun bile korunmasinin gerektigini, beni benden baska benim kadar;kimsenin; koruyamayacagini, dusunemiyecegini, hak ve ozgurluklerimi, alamayacagini; yasam ve iliskilerde; tum kontrolun, yonetim ve yonlendirimin bende olmasi gerektigini,her zaman dogrularla degil; gerceklerle hareket etmem gerektigini,sadece insan sifatina sahip oldugumu ve bu sifati almak icin ise; yasam boyu mucadele verilmesi gerektigini, bana verilenlerin; ne benim icin ne de turum icin olmadigini, ogrenimin ise; verilenlerle degil; verilenlerin cikarilimiyla oldugunu ogretti ve bu ogrenim temelinde de olunceye kadar bu ogrenimin devam edecegini ogretti ve ogretmeye devam ediyor.

Saygilarimla;
evrensel-insan

mhmd
19-04-2009, 17:31
"Peki hayat bize ne öğretmeli. ?"

Yanlış bir soru gibi durmakta.
Bizce;

Peki biz hayattan ne öğrenmeliyiz?
Olmalıydı.

Niçin?

1. Sn. evrensel-insanın da özetlediği gibi, insan doğulmaz, hayatın içinde yoğrularak ve yorularak insan olunur. Bu yüzden hayatı ancak biz yorumlayabiliriz.
2. Yoğrulmak ve yorulmak kişiseldir, hayat ile hiçbir ilintisi yoktur. Bu yüzden hayat öğretmez biz öğreniriz.
3. Düşüncemiz; insanın hayat karşısında etken olduğudur, edilgen değil. Dalgaları saymaktansa kulaç atmayı düşünmek öğrenmektir. Bunu da dalga öğretmez boğulmayı istemeyen insan öğrenir.

Buraya kadar sadece sorunun yanlış temele dayandığını anlatmaya çalıştık.
Kabul ederseniz, bundan sonraki adım;

Peki biz hayattan ne öğrenmeliyiz?

Sorusunu cevaplayarak devam edebilir.

Ya da sadece başlığı cevaplamalıyız.

evrensel-insan
19-04-2009, 17:47
Saygideger mhmd;

Aslinda; hayat hem bizim kisisel yasamimiz; hemde bizim disimizda ve bizden bagimsiz olarak var olan gercekle iliskimiz. Bu temelde konuya bakarsak; hem iliski bagbinda; hayat bize ogrenim sunar; hem de yasam baglaminda, biz yasamimizla; hayata ogretriz.

Cunku hayat; hem yasamimizi ve iliskilerimizi, hem de bizden bagimsiz bir gercegi onumuze koyar. Hayati yasarken; hem ogrenir, hem de ogretiriz. Hem hayat bize; yasamayi; hemde biz hayata nasil yasanacagini ogretiriz.

Bu hayatin, yasam ve iliskiye ve yasam ve iliskinin de gercek hayata yaptigi katkidir. Bu bir iciceliktir ve dialektik bir bagdir.

HAYAT YASAMSIZ; YASAM DA HAYATSIZ DUSUNULEMEZ.

O yuzden; hayat ile yasam arasindaki iliski; hem dogru orantili, hemde ters orantilidir. Hem bir iliski, hemde bir celiskidir. Hem bir kaos, hemde bir kozmos tur.

Onemli olan ise hayat degil; hayati yasayan ve yasatanin yada yasayacak olanin; hem hayatin gerceklerinin farkina varmasi; hemde dogrulananlarin, yasam temelinde yanlislanmasidir.

Cunku maalesef; hayatin dogruladiklari yuzunden, insan olarak dogamayiz.

Ayrica hayatin dogrularini, yanlisliyarak; insan olma ve insanlik sunma mucadelesi verebiliriz, ancak. Tabi hayatin gerceklerinin farkinda ve bilincinde olarak.

Saygilarimla;
evrensel-insan

placebo
19-04-2009, 19:32
Engebeli bir yoldur hayat..Bu yolda öylesine çukurlara,kasislere,ayağımıza batan irili ufaklı taşlara rastlarız ki,yolun neresinde ve neden orada olduğumuza anlam veremeyiz.Zaman zaman düşer kalkarız..Uzak bir noktadan baktığımızda yol düz gibi görünsede gözümüze,yola çıktığımızda yokuşları çıkarken nefes nefese zorlanmaları,yokuş aşşağı inerkende kolaylıkları olduğunu farkederiz..Dümdüz yolda ilerlemenin olağan sıradanlığının ne olduğunu da biliriz..Hayat bize,hiç bir çaba harcamasakta ,hiç öğrenmek istemeyeceğimiz şeyleri bile öğretiverir..

Yaşadıklarımıza dikkatimizi yönelttiğimizde bir devrin kapanırken ,diğer bir devrin başladığına şahit oluruz..Ya biri diğerini doğal olarak bitirmiş silmiş atmıştır,ya da yeni başlayan devir bir öncekine zoraki elveda dememize sebep olmuştur..Eğer hayatı bir yap boz oyununa uyarlamaya kalkışırsak görürüz ki, bir devir kapanırken yerine yerleştirdiğimiz puzzle parçasının yerini değiştirme şansımız artık yoktur..Doğal yolla veya zoraki gelecek olan devre geçtiğimizde ise diğer bir parçayı doğru yere yerleştirmeyi hedefleriz.Doğru olmasına dikkat kesildiğimiz davranışlarımız, hata yapmamaya çalışmamız,bize hayatın kendisinin kolaylıkla bazı dersler verdiğini ortaya koyar..

Bizler sürekli bir şeyler öğrenmek,kazanmak,başarılı olmak,önemsenmek peşinde koşarken hayatın bir su gibi akıp gidecek olması bence üzerinde en çok durup düşünülmesi gereken konudur..Ben bunu yeni nesil eğitim sistemine baktığımda rahatça görebiliyorum..Hedefe odaklanmış ölümüne koşan,yarış atları geliyor gözümün önüne..Sınav kazanmak uğruna tüm zamanlarının heba edilerek,çocukluklarının,oyunlarının,arkadaşlıklar ının,insan ve hayvan sevgisinin unutturulduğu acılı,stres içerisinde süren bir at yarışı..

Peki insanlar böyle mi olmalı?Nereye kadar zorlamalı insan kendini?

Yapmak istediklerini yapmak,hayallerini gerçekleştirmek,kendine hedefler koyup ona varmak üzere aşırı çabalar tüketmek.Olmayacak işlere,aşklara umutlar bağlamak...İşler yolunda gitmediğinde duygusal hayatta verilen fireler, hayata küsmeler,bunalımlar,kompleksler,hayıflanmalar sonucunda derin bir memnuniyetsizlik..

Hayatın bize bu noktayı görebilenler açısından öğreteceği yegane şeylerden biri;Hayatta zevk alacak şeyler aramak yerine,zevk almayı öğrenmektir..Hayatta çoğu şey zevklidir zaten..

Bir diğer öğrenmemiz veya hayatın bizzat bize öğretmesi gereken şey ise; mutluluklarımızı bir şeylere ,bir takım kişilere endekslememek ayrıca ertelememektir..Neysek o olarak yaşamanın tadını çıkarmayı öğrenmeliyiz.Kendi kendinin kıymetini bilerek yaşamasını..A olamazsak B olarak yaşamasını ve mutlu olmasını bilmeliyiz..Varsın hayatımız da Ali olmasın,bizi küçümsesin,reddetsin..Bir veli mutlaka olacaktır..İnsan bir kapı kapandığında diğer bin kapının ardına kadar açık olduğunu bilmelidir..Yeni gelecek olanın,eskisinden daha iyi olma ihtimali hayli fazladır.Bu bir öncekinin yaşanmışlığından dolayı fazlalaşmış olan deneyimden kaynaklanır..

Başkalarından alkış almak üzerine kurulu hayatlar da vardır ..Yakın çevrenin yaşamanızı istediğiniz hayat..Saçı süpürge etme mantığına dayalı,diğerlerinin bir kişiyi sömürdüğü hayatlar genellikle ailevi hayatlardır..Diğeri ise tabularla geleneklerle kuşatılmış insanın kendisi olmasına geçit vermeme üzerine kurulu sosyal hayat..
Başkaları için yaşayanlara hayat henüz hiç bir şey öğretmemiş olmalı!!..

Kendimizden fazla ödün vermeden,yavaş yavaş ve emin adımlarla ilerlediğimiz hayat yolunda,gereksiz yaralar almadan yürümeyi öğrenmemiz gerekiyor..Cesaretle,özgüvenle ve mutlu bir şekilde..Şu kısacık yaşamda morallerin bozulması,üzüntüler,hayıflanmalar işleri çıkmaza sokacaktır ve sonunda da hiç bir şeye değmediği görülecektir..Keyfimizi kaçırmayalım:)

Sevgiler