PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Müslüman Sol


dilaver
02-05-2009, 19:47
Öncelikle, neden “Müslüman Sol” ?

Bu terimin her iki kesimden de alacağı tepkiyi tahmin ediyoruz…Bazı Müslümanlar sol hareketlerle birlikte anılmaktan rahatsızlıklarını dile getirirken, sağcılaşmanın yol açtığı kronik hastalıklara çareler arama ihtiyacı bile hissetmiyorlar. Vahşi kapitalist anlayışın kuşatması altındaki tüketim kültüründen iktidar hırsına kadar uzanan pratik toplumsal yaşantımızın nasıl bir tehditle karşı karşıya olduğunu görmezden gelerek yapılacak bir teorik tartışmanın anlamlı ve ahlaki olmadığını düşünüyoruz. Soğuk savaş döneminden kalma kamplaşmacı önkabullerle bugünümüze ve yarınlarımıza dönük bir açılım ortaya koymak mümkün gözükmüyor. İslam’ın sadece İslam olduğunu elbette biliyoruz. Tam da bu nedenle “sol İslam” ya da “sol Müslümanlık” değil de “Müslüman sol” terimini benimsemeyi daha uygun buluyoruz. Ancak içeriğinden boşaltılmış bir kavram ve “sağı-solu olmaz!” gibi ezberler üzerinden yapılacak bir tartışmanın, tarihi bir yüzleşmeden kaçışın ifadesi olduğunu da biliyoruz. Bugün, yaygın statükocu din algılamalarını masaya yatırmadan ne devlet, ne toplum, ne de bireyle ilgili sağlıklı bir bakış açısı ortaya koymanın mümkün olmadığını düşünüyoruz. Sermayeden değil emekçilerden ve ezilenlerden yana; otoriter militarist anlayışlara muhalif; özgürlükçü, sivil ve insan-merkezli bir dünya görüşünün yeniden inşası için, hepimizin tabularıyla hesaplaşmayı göze alması gerekiyor. Burada sola yönelik bir öykünme ve taklitten değil, aksine, solun da İslam konusunda kendisiyle yüzleşmesini ve köklü bir özeleştiri yapabilmesini kolaylaştıran bir tavır geliştirmekten bahsediyoruz. Bu tavrın, basit bir taktiksel işbirliği arayışının çok ötesine geçen, derin ve yakıcı bir zihinsel sorgulamayı gerektirdiğine inanıyoruz.

Başta Latin Amerika olmak üzere, Avrupa, Ortadoğu ve Güney Asya’da da önemli bir karşılığı olan bu arayışın, emek hareketinden barış hareketlerine uzanan geniş bir çalışma ve etki alanı bulunduğunun farkındayız. Askeri diktatörlük ve darbelere karşı direnen rahiplerden siyahlar için kilisenin öncülük ettiği sivil haklar hareketine, hatta kilise-merkezli mülteci ya da sendika çalışmalarına kadar geniş bir tarihsel birikime açılmayan bir perspektiften bakılması halinde, gerçeklerin bütün yönleriyle görülmesinin mümkün olmadığını düşünüyoruz.

Toplumsal hayatımızda adaletin ve bir arada yaşama pratiğinin mümkün ve egemen olabilmesi için, ulus-devleti aşan, enternasyonalist, alternatif küreselleşme olanakları üzerine düşünen Müslüman ve sol anlayışların ortaklaştırılması gerektiğine inanıyoruz. Bütün insanlık için umut olabilecek yeni bir anlayışın gerçek bir seçenek olarak dillendirilebilmesi için, öncelikle geçmişi tekrarlamaktan vazgeçen, ezber bozucu bir iradeyi ortaya koymamız gerektiğini düşünüyoruz. Bunun, şimdiki halimizle, ne kadar rahatsız edici ve kafa karıştırıcı bir anlam taşıdığının farkındayız. Ama yine biliyoruz ki, günümüz dünyasına egemen olan düşünsel konforumuzu ve kolaycılığımızı bozmadıkça; öz itibariyle insanlık kadar eski, ancak söz itibariyle yeni terimler bulmadıkça, yaşama dair kaygılarımızın olumlu bir sonuç doğurması mümkün olmayacaktır. Savaşların ve yoksulluğun pençesinde bir kurban gibi ölümünü bekleyen, mutlak yabancılaşma ve çürüme çizgisinin yalnızca bir adım gerisinde bulunan insanlığa yeni ve alternatif bir şeyler söyleyebilmek, her şeyden önce insanlık durumumuzun bize yüklediği, kaçınılmaz bir sorumluluktur.

İşte bu duygu, düşünce ve kaygılar ekseninde özgürce tartışmak, farklı düşünceleri masaya yatırmak, önemsediğimiz ve altının çizilmesini istediğimiz kimi gerçekleri sizlerle de paylaşmak istiyoruz. Bazen kendi özgün düşüncelerimizi, bazen de bir şekilde haberdar olduğumuz ve bu konu bağlamında tartışılması gerektiğine inandığımız diğer görüş, düşünce ve önerileri sizin değerlendirmelerinize açmak istiyoruz. Muslumansol.net’i, tam da bu nedenle, beklenti ve beğeninize sunuyoruz...

Muslumansol.net’in, eşitlikçi ve adil bir dünyanın her zaman mümkün ve istenir olduğuna inanan Müslümanların ve sol’un yanı sıra, kendini Müslümanlıkla ya da sol’la tanımlasın tanımlamasın, yukarıda ortaya koyduğumuz amaçlar doğrultusunda kafa yoran ve çalışan diğer insanlar için de ilgi çekebilecek bir platform oluşturmasını istiyoruz...

Bu bağlamda, Muslumansol.net’in, dile getirdiğimiz ilkeler çerçevesinde kalem oynatmak isteyen herkese açık olduğunu; dahası, bu tür bir ortaklaşalığın en azından üzerinde konuşulmaya değer bir mesele olabileceğini düşününenlerin de, dünya görüşleri ne olursa olsun, Muslumansol.net’e katkı yapabileceklerinin altını çizmek isteriz...

Yazı, yorum, kaynakça, tanıtım,...gibi pek çok farklı biçimde gerçekleştirebileceğiniz bu katkıların hepimiz için çok önemli olduğuna inanıyor; yeni bir bakış açısının geliştirilmesine, ya da en azından tartışılmasına, sunacağınız destek için şimdiden teşekkür ediyoruz...

www.muslumansol.net

Titan
03-05-2009, 00:01
Her ne kadar yukarıda verilen linke bir şeyler katmak gerektiği yazılmışsa da, birkaç cümle ile bir şeyler yazmak istedim, linki daha sonra ayrıntılı incelemek kaydıyla...

Ben hatırlamıyorum o yılları ama günümüzde solcuların bir kısmı (hatta benim arkadaşlarım ve babalarıda) artık muhafazakar olmuşlar, 70'li yıllarda siyasal islam'ın henüz tam olarak yeşermediğinden, o zamanlar müslümanların, dünyanın adil ve yaşanabilir olması bakımından sol'un düşünce biçimini benimsemesi sonucunda, dünyada sol'un parlak yıllarının rüzgarıyla böyle bir yükseliş olmuş olabilir.

Normalde, inançların fakir ve mazlum halkın yanında olmaları gerekirken, dünyayı adeta bir güve gibi kemiren kapitalist sistemden yana olmaları anlaşılır gibi değil, bunda; kapitalizmin sol düşüncede olan uygulamaları "dinsiz" gibi göstermesi de etkili olmuş ve bunlara karşı cemaat ve tarikatları desteklemişlerdir. Şuna inanıyorum, eğer tarikat ve cemaatler olmayıp, inançlar bireysel düzeyde devam etseydi Türkiye şu anda "sol" bir yönetim tarafından idare ediliyor olacaktı.

Tanıdığım birçok insan var ki, hem sağlam solcu, hem de dininin gereklerini yerine getirmeye çalışan insanlar. Her solcu inançsız olmadığı gibi, her sağcı da inançlı diye bir kural olamaz, sadece birbirine kıyasla oranlar farklı o kadar.

KızıL
03-05-2009, 01:15
müslümanlar solcu olmasın yaw güvenmem ben dindarlara...

semih.efendi
20-05-2009, 21:42
bunların ne olduğu belli değil siz hiç ülkücü kominist gördünüz mü ?

serüvenci
21-05-2009, 01:29
yöneticiler,

bu konu içerisindeki mesajım neden silindi ?

ayrıca hatırladığım kadarıyla alıntılama konusunda bir kaideniz vardı. bu konunun açıldığı mesaj alıntılama kurallarına uyuyor mu ?

serüvenci
21-05-2009, 01:35
hah kuralı buldum;

Forum Kuralları içerisinde :

43- Uzun Metinleri Kopyala-Yapıştır Yöntemiyle Forumlarımıza Taşımayınız Kendi yorumlarınızı da katmadığınız sürece başka sitelerdeki yazıları kopyala-yapıştır (copy-paste) yöntemi ile forumlarımıza taşımayınız. Uzun kopyala-yapıştır mesajları genellikle sıkıcı olduğu ve okunmadığı gibi veri tabanımızın gereksiz büyümesine neden olmaktadır. Kopyala-yapıştır yöntemi kullanmak yerine ilgili web sayfasının linkini yazmayı tercih ediniz. Bilhassa uzun kopyala-yapıştır metinleri içeren mesajlar yöneticiler tarafından yazarı uyarılmaksızın silinecektir. Tekrarı durumunda kendisine disiplin cezası verilecektir.

bu durumda ne yapılmalıydı ? şöyle olabilir miydi ?

Öncelikle, neden “Müslüman Sol” ?

Bu terimin her iki kesimden de alacağı tepkiyi tahmin ediyoruz…Bazı Müslümanlar sol hareketlerle birlikte anılmaktan rahatsızlıklarını dile getirirken, sağcılaşmanın yol açtığı kronik hastalıklara çareler arama ihtiyacı bile hissetmiyorlar. Vahşi kapitalist anlayışın kuşatması altındaki tüketim kültüründen iktidar hırsına kadar uzanan pratik toplumsal yaşantımızın nasıl bir tehditle karşı karşıya olduğunu görmezden gelerek yapılacak bir teorik tartışmanın anlamlı ve ahlaki olmadığını düşünüyoruz. Soğuk savaş döneminden kalma kamplaşmacı önkabullerle bugünümüze ve yarınlarımıza dönük bir açılım ortaya koymak mümkün gözükmüyor. İslam’ın sadece İslam olduğunu elbette biliyoruz. Tam da bu nedenle “sol İslam” ya da “sol Müslümanlık” değil de “Müslüman sol” terimini benimsemeyi daha uygun buluyoruz. Ancak içeriğinden boşaltılmış bir kavram ve “sağı-solu olmaz!” gibi ezberler üzerinden yapılacak bir tartışmanın, tarihi bir yüzleşmeden kaçışın ifadesi olduğunu da biliyoruz. Bugün, yaygın statükocu din algılamalarını masaya yatırmadan ne devlet, ne toplum, ne de bireyle ilgili sağlıklı bir bakış açısı ortaya koymanın mümkün olmadığını düşünüyoruz. Sermayeden değil emekçilerden ve ezilenlerden yana; otoriter militarist anlayışlara muhalif; özgürlükçü, sivil ve insan-merkezli bir dünya görüşünün yeniden inşası için, hepimizin tabularıyla hesaplaşmayı göze alması gerekiyor. Burada sola yönelik bir öykünme ve taklitten değil, aksine, solun da İslam konusunda kendisiyle yüzleşmesini ve köklü bir özeleştiri yapabilmesini kolaylaştıran bir tavır geliştirmekten bahsediyoruz. Bu tavrın, basit bir taktiksel işbirliği arayışının çok ötesine geçen, derin ve yakıcı bir zihinsel sorgulamayı gerektirdiğine inanıyoruz.

http://www.muslumansol.net/detay.asp?hid=42

unbe
21-05-2009, 09:18
kızılorduya aynen katılıyorum
müslümandan solcu molcu olmaz.
güven vermiyorlar.

one
21-05-2009, 10:38
ilkelerini biattan alan hiç bir düşünce ilahi direktifleri aşmaya kalkışamaz

masal anlatmasınlar , höşgörü numaralarını yutturup meryem suresi okudukları

kral necaşi yok artık karşılarında , artık üstelik garibanda değiller

ayrıca onlara meydanlarda insan hakları eşitlik adına destek veren solcuların

beyazıt meydanında bir sonraki gün çivili sopalarla saldırıya ugradıgı yönünde

yüzlerce örnek var

müslümansa müslümanlıgını kendine yaşasın , yaşam felsefesi niyetine yönetim

biçimleri organizasyon niyetine kurumsallaşmalar içeren içinde müslümanlık

içerdigini iddia ettikleri hiç bir durum müslümanlık filan değildir

müslümanlık kurani olmadıgı sürece fıkıh ve icmalle yumuşatılıp ortaya

hoşgörü modellemesi köprüleri bazında sunulsun veya sunulmasın

hiç bir hoşgörü masalına inanmayın ,

müslümanlık gerçek manada TALIBAN ın uyguladıgı hukumsel pratikleriden

başka bir şey değildir

iddia ederimki türkler asla müslümanlaştırılmadı hala şaman pağan ve zerdüşt

kökenler üzerine yaşıyan bir cografyadayız

müslümanlıgın ne oldugunu bilmeden 5 vakit namazla , bağışlaması bol rabbinden

sürekli af dileyen ve sınırsız affından yararlanıp yeni günahlara yelken açmayı

alışkanlık haline getiren samimiyetsizlerin içindeki

ilah kavramını araştırın bakalım ne göreceksiniz ????

MENFAAT DİNLERİN TEK TANRISIYMIŞ SÖYLEVİNİ !!!!

Müslüman sol muş pöh

iktidarın tepe tepe dagıttıgı ganimetlere kenarından kıyısından

ulaşamadıgı için kendisine farklı çıkışlar arayan masalcılar

sizi tevbe 5 ihlalcileri siziii

sizi gidi süleyman mabedi sövalyesi taklitçileri sizi

kim inanırki size torikler ve palamutlardan başka !!!

one
21-05-2009, 10:41
bunuda silerseniz sitenizi kınar

ibret olsun diye ayda bir 250 gram kına yollarım moderatör kadronuz için

mehmetsalih
23-05-2009, 18:35
Ben şahsi olarak Solcu değilim. Bir Müslümanım sadece. Solyalist, Marxist veya Komünist anlayışlar son yüzyılların tepkisel açılımlarıdır. Aynışekilde Adam Smith'in Kapitalist ruhunu diriltme çabasıda bir sömürü geleneğinin modaısır. İslam ise yıllar yıllı değil İnsan ile var olmuştur Muhammed ile yenilenmiştir. Muhteva bakımından Sosyalist anlayışlar İslamla aynı söylemlere sahip olabilirler veya kopyalamış olabilirler.

İslam ne soldur nede sağdır İslam Allahın ta kendisir. Mal biriktirme haramdır ama meşru yollardan helaldır. Faiz ve Kapitalistlerin yolunu kapatma İslam gerçeği ama Marx anlayışı gibi anlayışa muhtaç değiliz. Cübbeyi çal Müslümanlardan ünirsitede küfür et islama. Bilimi al Endülüsten de Mülüsmanlara gerici ohhhh. Nankörlük ve kine gerek yok.
Daha önce yazmış olduğum şu yazı İslamın amacını yansıtacaktır inşaallah

http://www.ilahimesaj.com/mehmetsalih/img/blog.png İslam'ın Mirası ''Adalet Devleti' (http://www.ilahimesaj.com/mehmetsalih/icerikgoster.asp?id=30)Yönetim denilince akla gelen ilk şey devlet yönetmek gelir. Devlet sadece yönetilen halk ve toprak olarak anlaşılması en uygun tanımdır. Özel anlamda Aile bir devlet olarak algılanırsa devletin özeti anlaşılabilr. Küçük, büyük, çalışan, çalışmayan, okuyan, kadın, erkek, baba, anne, ve diğer aile bireyleri aileyi oluşturan bireylerdir. Aile bütçesinden büyük-küçük fark etmeden İhtiyaç sahibi ve ihtiyacı az olan aynı ücrete / harçlığa tabi tutulursa ailede bir dengesizlik ortaya çıkar. Aile hantalaşır... İşte Komünizmin / Marksizmin devlet için öne sürdüğü bu öneridir az önce tanımladığımız Devlet biçimidir. Özel mülkiyeti bertaraf etmekte Marksizmin öncelikli kaidesidir. Kapitalizm ise meşru / gayri meşru toplumsal dayanışma olmadan özeleştirmenin çoğalmasıdır. Burada sınıflar arasında kalın hatlar çizilir. Sozyalizm ve Kapitalizm birbirlerine düşman iki uç devlet biçimleridir.
İslam Devlet yapısını oluştururken genel anlamda ne Kapitalizmi ne de sosyalizmi sapsar. Bu iki uç devlet şekilerinin yaşanmış mutlu örnekleri özel olarak günümüzde olduğu gibi yakıcı / vahşi örneklerinin de sıralanması mümkündür. Her iki şekilde de hak ve özgürlüklerin ihlali dahili imkandır. Din-i İslam'da Sosyalim olmadığı gibi kapitalizm ve diğer devlet şekilleride yoktur.
Devletin idare işlerinde ikinci bir nokta ise Devlet başkanının seçilmesidir. Bunların seçilmesi ve yönetim şekilerini üç Gruba ayırabiliriz.
1 = Kralık - Saltanat - İmamet (Haham, Rahip veya Papaz) yani tek soyların veya tek grubun tüm soyları yönetmesidir.
2 = Cumhuriyet - Demokrasi yani Bir Partinin (genel başkanının) dolaylı olarak seçilmesi ve birkaç yıl boyunca halkın iradesini dolaylı olarak temsil etmesidir.
3 = Hilafet bu da Şura biçimiyle doğrudan Halkın iradesinden istifade ederek yönetmesi, İlim Ehl-i, Halk veya bir kurul tarafından Halifenin seçilmesi.
Yönetim ve seçim şekilerini üç gruba ayırabildiğimiz ve devlet şekilerininde iki uç noktalarına değindiğimiz yaşanmış - yaşanan devlet idare ve şekileri her devlette oluşabilen en geleneksel yönetim ve devlet şekileridir. Devletlerde uygulanan hangi biçim ve şekil olursa olsun herbirinin zulüm -kul hakkı - hak ve özgürlükler ihlali ve benzeri İnsan haklarına aykırı durumlar sayılamayacak kadar çoktur. İslam dini hangi devlet ve yönetim şekileri olursa olsun öne sürdüğü önemli tavsiyeler -Müslümanlar için özelde ömenli emirler vardır. Hangi Devlet ve Başkan olursa olsun yapabileceği Büyük - Küçük zaafiyetleri olmuştur - Olabileceği her an mümkündür. Çünkü İnsanın olduğu herde hatta vardır. Eğer İnsan doğru olursa Kral, Halife, Vekil ve ne olursa olsun durumu herzaman Adil olacaktır. Eğer Zalim ve Zorba bir kişiliğe sahip ise bu ne olursa olsun kötü olcaktır. Birinin Adil veya Zalim olması İnancı, Irkı ve Düşüncesine başlı değil kişiliğine bağlıdır. Bu konuda Peygamber efendimiz Hristiyan Padişah Necaşi için şöyle demiştir: 'Habeş Kralı Adil Bir İnsandır' Hem Müslüman olmayıp Hemde Kral olan Necaşi için kulanılan Adalet sıfatı herkes için geçerli olabilir. Böylece İslam dini dogmatik emirlerle değil, ahlaksal kuralarla ve meşru biçimlerle insanları yönetmeyi ön görmüştür. Böylece Kur'an'ın önemli ana meddesi haline gelebilecek Adalet ve Şura ön plana çıkar.
Adalet

Adalet İnsanlar arasında fark gözetmeden karar vermektir. İnsanları kanun karşısında eşit saymaktır. Allah'u zülcelal şöyle buyurmaktadır: Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevketmesin. Adaletli olun, çünkü o, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. (Maide Suresi - 8)

Yukarıdali ayeten madde halinde altı anlam çıkarılabilir.1- Allah için Adalet2- Adaleti Sağlamak (şahit olmak)3- Bir gruba, kavme, ırka olan özel hesapla Adaleti birbirine karıştırmamak.4- Adalet takvalığın bir işaretidir.5- Kul Hakkı yemekten korkmak.6- Allah'ı görüyorcasına Adaletli olmak. Bir liderden veya yöneticiden beklenecek en önemli şey Hukukta Adaletli olmak. Kimseyi hain sayıp fişlememek ve Adaleti devamlı ayakta tutmaktır. Bu hangi yerde olursa olsun sağlanabilecek Özelde Müslümanın genelde tüm İnsanların en önemli İnsani ve İlahi görevidir.Şura

Şura meşverek demektir. Görüşlere danışmak ve dayanışma halinde olmak demektir. Kim olursa olsun, biraysel veya toplumsal faaliyetlerde Allah'u tealanın en önemli ve vazgeçilmez yasalarından biri de sürekli İnsanlarla görüş halinde olmaktır. Peygamber (sav) efendimiz bunu sahabeleriyle (arkadaşlarıyla) en güzel örneğini segilemiş bazen kendi görüşlerinden vazgeçerek arkadaşlarının görüşlerine katıldığı bize kadar ulaşan rivayetler arasında yer almaktadır. Allah'u teala Şura hakkında şöyle buyurmaktadır:
Onların işleri de kendi aralarında bir istişare iledir... (Şura Suresi: 38)

Allah'u teala o kadar İstişareye önem vermiştir ki Ku'an'ın 114 suresinden birinin ismi de Şura'dır.
Eğer bir ülkede Adalet ve Dayanışma var ise o ülkede Hangi Yönetim ve Devlet biçimleri olursa olsun huzur ve mutluluk olcaktır. Ama eğer Zülüm ve Zorbalık varsa bir ülkede her insanın başına bir Polis dikilse dahi yine huzursuzluk ve mutsuzluk hakim olur. Çünkü insanlar zülme uğradıkları an kendilerini güvende his etmezler. Adalet mirasının en belirgin örneği islam'da Hazreti Ömer döneminde sağlanmıştır. O bizlere ''Adalet devleti'' ilkesini Kur'an'dan miras bırakarak, tüm Anayasa mahkemelerinin duvarlarında yazılı olan şu sözü söylemiştir: ''Adalet mülkün temelidir'' Tüm liderlerin Adaletle ve Şura ile Ülkeleri yönetmeleri dileği ile...
Sevgi ile...

cyctec2
23-05-2009, 18:41
kızılorduya aynen katılıyorum
müslümandan solcu molcu olmaz.
güven vermiyorlar.


şimdi ben müslümanım. Ama müslüman kardeşlerimde beni solcuya benzetebiliyor, müslüman olmayan arkadaşlarımda beni dinciye benzetebiliyor. işte bunlar ideolojik saplanmaların eseridir.

mehmetsalih
23-05-2009, 18:47
Ali Şeriatı diyorki Arabistana gitiğimde bana Vahabi İrana gitiğimde bana Şii diyorlar. İşte böyle sadece siyasetle uğraşan kişilerden bunları bekleriz...

eylemsel
08-07-2009, 23:39
Kavramların içiçe geçtigi günümüzde,içerik karmaşasına örnek oluyor müslüman sol kavramı,bu kavramaları ayrıştırdıgımızda bu iki kavramın yanyana gelmesi durumunda içerik açısından tutarsızlık ortaya çıkar.

İslamiyet, sınıflı bir yapıyı kabul eder. İslamiyette yer alan zekat yada sadaka bunu destekler niteliktedir. Dinin genel karekteri dogmatik olmasıdır.Sol kavramı içinde bunlar yoktur.Bu tutarsızlıklar daha da çogaltılabilir.

Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkler seçimlerde sosyal demokrat yada yeşiller gibi sol partileri desteklerken,Türkiyede sag partileri desteklemeleride aslında bunun bir göstergesidir. Şöyle düşünebilirsiniz;bu partiler onların çıkarlarını korudugu için desteklemiş olduklarını kabul etsek bile yine de müslümansol kavramı açısından otaya çıkan durum, samimiyetsizlikten başka bişey degildir.

Pala
09-07-2009, 15:34
kızılorduya aynen katılıyorum
müslümandan solcu molcu olmaz.
güven vermiyorlar.

O zaman deniz baykal ile ecevitte solcu değil
biz onları müslüman biliyozda
deniz baykalın namaz kıldığını görmüştük bir yerde

mehmetsalih
11-07-2009, 16:47
Selam,

İslamiyette yer alan zekat yada sadaka bunu destekler niteliktedir.

Burada Zekat ve Sadadaka diye kavramlaşan kısımları es geçelim. Kaldı Yardımlaşma. Yardımlaşma nasıldır? onu konuşalım.

Sevgi...

eylemsel
15-07-2009, 21:17
Burada Zekat ve Sadadaka diye kavramlaşan kısımları es geçelim. Kaldı Yardımlaşma. Yardımlaşma nasıldır? onu konuşalım.

zekat yada sadakayı es geçmesek daha iyi olur. yardımlaşma demek bir kesimin verici olarak,dinsel ve psikolojik bir tatmin duygusu içinde olması öte yandan alıcı kesim için pasif,durumunu kabullenen,zavallı ve merhamet duysunu beslemek için kendini olabildigince degersizleştiren buna karşılık verici kesimi olabildigince yüceltmesinden başka bir amacı oldugunu düşünülemez.

insan gibi degerli varlık kendine nasıl oluyor da böyle bir yaşamı layık görebiliyor?

mehmetsalih
20-07-2009, 17:55
Savgideğer eylemsel;

Yardumlaşmak ve İnsanlara yardım etmenin neresi yanlış? Eğer bir İnsan açlıktan ölüyorsa sırf onun gururnu incitmemek için yardım yasak mı diyelim?

Zekat'a gelince; Zekat vergidir. Devletin eliyle toplanacak vergi yine Halkın malıdır. Herhalde siz fakire sadaka filmlerini ve geleneğinin etkisinde kalmışsınız.

Sevgi...

eylemsel
23-07-2009, 14:25
Saygıdeger mehmetsalih

İnsanlara yardım etmenin yanlış bir tarafı olamaz(afrikada açlıktan ölen insanlara yardım edelim)fakat burda asıl sorun bu durumun kurumsallaşmasıdir. Sadaka alan birilerinin olmasının gerekliligi düşüncesidir.Toplumsal sınıfların varlıgını sürdürmesinden başka bir işlevi oldugunu düşünmüyorum. Afrika örnegini verirkende şunu ifade etmek isterim;afrikada yaşananlar vahşi kapitalizmin bir sonucudur. Afrika için çeşitli yardım organizasyonları yapılmamaktadır ama bu durumun afrikada ki sorunu çözmedigi de aşikardır.

Zekat ve verginin aynı şey oldugunu ifade etmişsiniz. Bende bu noktada şunu sormak istiyorum.Haklısınız bizden vergiler alınmakta ama bir yandan da insanları çok fazla çocuk sahibi olmaya teşvik edildigini görüyoruz. Neden benim verdigim vergilerle birileri daha fazla çocuk sahibi olsun ve bu kesimin popülasyonu artsın.

saroz
23-07-2009, 17:09
Sol kavramı, aslında feodalizme karşı ,burjuva devrimleri çağında, soylulara karşı burjuva sınıfını ifade eder. fransız devrimi sonrası krallık yıkılıp burjuva parlamenter sistemi kurulduğunda meclisi oluşturanlardan burjuva temsilcileri sol tarafa krallık temsilcileri de sağ tarafa oturduklarından kralcılar(çağına göre gericiler) sağcı, burjuva temsilcileri (çağına göre ilerici) de meclisin sol tarafına oturduklarından solcu olarak adlandırılmışlar.

Yani günümüz de artık emperyalist aşamaya ulaşmış gerici bir konuma düşmüş burjuvayı ifade etmektedir.

Günümüzün ilerici kavramı sol değil sosyalizmdir.

Sırf bu ayrım yapılmadığından, Bülent Ecevit, Deniz Baykal gibiler ilerici sayılmaktadır. oysa bu solcular tamda burjuva temsilcileridirler.

saroz
23-07-2009, 17:21
Burdan devam edersek sosyalizm ile islam birarada olabilirmi sorusuna yanıt aramak gerekir.
İslami hareket ideolojik olarak burjuva sınıfına hizmet eder. bu nedenle de yüksek finansman ile desteklenir.
Bakınız, diyanet işleri bütçesi. ve camilerin Isınma masrafları, elektrik ve suyu ücretsiz iken tüm okullarda aynı hizmetler ücretlidir. son yıllarda faturası da velilere ödetilmektedir. kendimden biliyorum:)

Sosyalizm de özel mülkiyet sınırlıdır. ileri aşaması komünizm de hiç yoktur.

kadın her bakımdan özgürdür. aşağılanmaz.

sağlık, barınma, eğitim, ulaşım, iş, vb temel haklar ücretsizddir.

herkeze yeteneğine göre emeği kadar üretimden pay alma hakkı sağlanır.

İslamda iktisadi düzen bunlara izin vermez. özel mülkiyet vardır, ticaret kutsaldır.


Ancak, sosyalist sistemde kişisel inançlara karışılmaz. dini inançlarına göre insanlar aralarında para toplayıp ibadethane açabilirler.
sadece propagandasını yapamazlar.

Siyasal islamla sosyalizm uyuşamaz. ancak inançlı dürüst insanlar sosyalizm içinde yaşayabilirler.