PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Orgon Akümülatörleri ile Yaptığım Çimlendirme Deneylerinin Sonuçları: Şaşırtıcı Sonuç


Serdar
07-05-2009, 20:17
Sanıyorum, 2 hafta önce iki tane çaydanlıktan bir tanesini orgon akümülatörü yapmıştım. Bir tanesini ise karşılaştırmalı olarak olduğu gibi kullandım.

Çaydanlıkların dibine ıslak pamuk döşedim. Üzerlerine de 5'er tane fasülye tohumu bıraktım.


Tam bir hafta boyunca hergün gözledim. Fasülye tohumlarını 3-4 cm sürgün verinceye kadar gözetledim. Fakat aralarında hiçbir fark görememiştim. Hatta normal çaydanlıktaki sürgünler yarım cm fazla bile olmuştu. Kontrol etmeyi bırakmıştım. Fakat deney düzeneğini bozmadan olduğu gibi unutmuştum. Derken aradan 8-10 gün geçti. Derken aklıma geldiler. Koktular mı, çürüdüler mi diye, doğru düzgün ışık görmeyen, kapısı, penceresi kapalı bir odadaki çaydanlıklara bakmaya gittim. Bir de ne göreyim:

Akümülatörün içindeki sürgünler 30 cm dolaylarında, yemyeşil, dimdik, çaydanlığın hiçbir kenarına tutunmadan, fışkırmıştı.

Normal çaydanlığın içindekiler ise 18 cm dolaylarındaydılar. Renkleri sapsarı, çürümek üzereydiler. Çaydanlığın kenarlarına zar zor tutunuyorlardı.

Akümülatörün ve çaydanlığın içinde nemli pamuk ve tohumlardan başka hiçbirşey yoktu.

Şimdi fotoğrafı yollayacağım.

Serdar
07-05-2009, 20:38
http://img216.imageshack.us/img216/526/75804621.jpg (http://img216.imageshack.us/my.php?image=75804621.jpg)

Ki-Adi
07-05-2009, 23:49
Sevgili Serdar yaptığın deneyi görünce ilkokuldayken yapaya çalıştığım fasülye deneyi geldi aklıma. Bütün sınıfınki filizlenmişti bir tek benim ki öyle olduğu gibi kalmıştı. O günden beri hep imrenirim bu işi yapabilenlere :) Valla tebrik ederim

vartor
08-05-2009, 06:37
orgon akumulatoru de neymis? google'da fazla birsey ogrenemedim, denemeyi bir de ben deneyeyim su akumulatornasil birseyse,,

one
08-05-2009, 13:29
orgon akumulatoru de neymis? google'da fazla birsey ogrenemedim, denemeyi bir de ben deneyeyim su akumulatornasil birseyse,,

“orgon” “yaşam gücü” enerjisi reich adında freudun ögrencisi

biri tarafından ortaya atılmış

biraz karışık bir mevzu derinlemesine incelersek adımız terbiyesize çıkar

çıkmasada çıktı derler. derler abi derler :)

vartor
08-05-2009, 16:58
Sevgili The one, simdi pek aydinlandim bilesin:)
Okudum de kisaca deniz kumunda filan olan bir enerjiden , UFO'dan falan sacma sapan seyler gibi geldi bana.
Ozelden yaz biliyorsan, ben terbiyesiz demem, en fazla ahlaksiz derim:)

Ayejj
08-05-2009, 17:18
Sn Serdar,

Bu işlere emek harcadığınız ve bizimle paylaştığınız için size teşekkür ediyorum.

Serdar
08-05-2009, 19:12
Reich ve ufolarla ilgili okuduğunuz yazılara inanmayın. Tamamen Reich'i karalamak adına yazılmış yazılardır onlar. Reich hakkında yanlış bilgi verebilecek internette birçok bilinçli ve bilinçsiz yazı mevcut. Merak ediyorsanız kitaplarını okuyun.

Serdar
08-05-2009, 19:43
Reich'in "Uzayla Temas" adında bir kitabı vardır. Türkçeye çevirisi yoktur. Bu da bildiğim kadarıyla bir bilimkurgu romanıdır. Ama fırsatçılar bunu karalama kampanyalarına alet etmeyi de becermiş ve çok iyi kullanmışlardır. Ama okumadım. O hapishanedeyken yazdığı son kitabıdır. O kitabı onun yazmadığını söyleyenler de vardır. Gidip sadece diğer bir kitabını okuman bile sana onun hakkında doğru bilgiyi verecektir.

Serdar
08-05-2009, 21:51
Dolayısıyla o şüpheli bir kitaptır.

vartor
09-05-2009, 04:25
eee ne olduguinu soyleyecek misiniz?

Serdar
09-05-2009, 13:32
Bu akümülatörler çok çeşitli biçimde yapılabilir: temel noktaları şu.

Bir kutu düşün. En içteki katman demir sacdan, ondan sonraki katman organik katman(cam yünü, pamuk, yün, seloteks, tahta vs), üçüncü katman metal katman olacak(demir sac veya çelik sac, çelik yünü vs).

En içteki katmanın demir sac olmalı diyorlar. Ama ben alüminyum çaydanlıktan yaptım. Bu deneyde. Ara katmanlara da alüminyum folyo ve pamuk kullandım.

Benim bu forumda termodinağin ikinci yasasına karşı gelen deney diye açtığım bir başlık var. Oraya bak. Resimleri falan var.O da bir orgon akümülatörüdür.

En dıştaki katman da muhakkak organik olmalı.

Şu şekilde metal-organik-metal-organik-metal-organik diye katmanlar şeklinde sıralanmalı. Bu katmanların sayısı ne kadar olacak onu kendi isteğine göre düzenleyebilirsin.

Alüminyum folyo arasına 2 parça kağıt da kullanılabileceğini okumuştum. Ama denemedim. Her iki parça kağıt için bir alüminyum folyo. Ama bunda katman sayısı biraz arttır. Yapılan deneylerde 40 katmana kadar çıkılmış. Ama onlar hassas bilimsel deneyler içindir. Sen 6,8, 10 veya yapabilirsen 15 falan yapabilirsin.

Pamuktur tahtadır yündür, o tür malzemeler kullanırsan 3-4 katman yetebilir.

one
09-05-2009, 14:14
sayın bilim dostu

2. yasada sözü geçen bir kavram olan entropi bu deneyin hangi aşamasında nasıl

anlatılabilir açıklanabilir ?

bir çözümlemeniz varmı daha sonramı açıklayacaksınız

dilaver
09-05-2009, 14:23
Sevgili Serdar

Anlayışsızlıgıma ver ve kusura bakma. Vartor ile aynı kulvardayız çünkü.

Öncelikle bu deneyde ne amaçlamıştın ve deney bize neyi gösterdi. Anladıgım kadarıyla organik madde olan çimlenme daha verimli olmuş bu da dogal degil mi.
Burada şaşırtıcı olan ve ilginç olan ne.

saygılarımla

Serdar
09-05-2009, 21:39
Sevgili One

http://img230.imageshack.us/img230/9760/resim091z.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=resim091z.jpg)

http://img230.imageshack.us/img230/6870/resim092.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=resim092.jpg)


Kutu genel olarak dış kısmı organik maddeden, iç kısmı metalden yapılır. Bu sayede dirimsel enerji içinde biriktirir. Biriktirecin temel özelliği şu şekildedir: kutunun içine bir şekilde giren ışınlar, kutunun içersine girmekte ve fakat, içerdekip metal yüzeye çarparak ısı enerjisine dönüşmektedir.Fakat bunun tersi olmamakta, çünkü dışardaki organik maddeden yapımış katman, enerjiyi emmekte, iç katmana yani metale vermektedir. Çünkü organik maddeler dirimsel enerjiyi emerler. Metal katmandan enerji iletimi iç katmana gerçekleşmekte, fakat, dış katmandaki organik madde metalden gelen enerjiyi tekrar metale iletmektedir.(yani iç tarafa)

Çünkü organik maddeler enerjiyi emer, metaller yansıtır, akıtır. Bunun açıklaması bu şekilde.

Bu sayede, çeşitli hava koşullarında, masanın üstünde, toprağın üstünde, toprak altında, toprağa yarı gömülü, karda, kışta, açıkhavada vs. daima To-T farkı saptanmakta, iç kısımda sıcaklık artmaktadır. Farklı koşullarda bu fark da değişmekte, 2 ila 8 santigrad arasında, [hatta bazı koşullarda 20 C ]sıcaklık farkına sebep olmaktadır. Açık ve kuru havada bu fark artmaktadır. Kutunun içinde herhangi bir enerji kaynağı yoktur. Termodinamiğin ikinci ve birinci kanununa ters düşen tarafı budur. Atmosferdeki enerjiyi bir yerde yoğunlaştırdık[Entropinin artması ilkesine ters düşer]

Ayrıca kutunun içinde ve dışında yapılan sistemili ölçümler, kutunun içinde elektrik-ölçerin(elektoskobun) yükünün(yani açık yapraklarının) dışardakinden daha yavaş boşaldığını(yaprakların kapandığını) göstermiştir.

Serdar
09-05-2009, 21:57
Sevgili dilaver

Burada etkisini göstermeyece çalıştığımız şey orgon akümülatörlerinin bitkiler üzerindek etkisidir. Denetlemek amacıyla bir tane de normal metal kutunun(yani çaydanlığın içinde) içinde gözlemledik çimlendirme sürecini.

Çaydanlıkların sadece tabanında tohum çimlenmesi için küçük ıslak pamuklar var. Bu pamuğu orgon akümülatörünün yapımında, yani dış kısmına ve katmanların arasına sardığımız pamuktan ayrıdır. Bunu karıştırma.

Bitkiler çimlenirken bu pamuğun besinini emmezler. Sadece tuttuğu nemi emerler. Nem ise iki çaydanıkta da vardır. Akümülatör olan çaydanlığın farkı ise en içte çaydanlık metali olmak üzere, onun dışında pamuk sarılı, ondan sonra alüminyum folya, ondan sonra tekrar pamuk katman sarılı, sonra yine folya, pamuk, folyo, pamuk...

En içteki katman metal(çimlendirme için kullandığımız ıslak pamuklar bu geniş metal yüzey karşısında küçücükler ve ihmal ettik gibi düşünebiliriz ve ve bu nemli pamuklar her iki çaydanlıkta da var) en dıştaki(dış ortama bakan) katman organik yani pamuktan yapılıdır.

Yani bir duvar gibi düşün. En içte boya, ondan sonra sıva, ondan sonra tuğla katmanı, vs gibi. By şekilde inşa ettik.

Şimdi dilaver, bunlar aynı ortamdalar, aynı miktarda nemli pamuk üzerindeler, tohumlar aynı genotipler ve büyüklükteler. Tek fark bir grup(5 tohum) tanesi normal çaydanlıkta, diğer grup(5 tohum) akümülatör içinde bulunmasıdır. Dolayısıyla biz burada akümlatörün etkisi gözlemleyen bir deney yaptık. Ve 2 hafta sonra sonucu fotoğrafladık.

Her hangi bir ek besin, bir kimyasal madde, bir hormon vs hiçbirşey atılmamıştır her iki çaydanlığa. Aldıkları tek besin kaynağı tohumlarındandır.

Serdar
09-05-2009, 22:01
Tohumlar nemli pamuklara sarılı değillerdir, pamuğun üstüne konulmuşlardır.Yapmında kullandığımız katman ise pamuktan başka herhangi bir organik katman olabilir. Örneğin yün, kumaş, vs.

Öbür pamuğa gelince.

Akümülatör nemli pamuksuz çalışmaz diye birşey yok. Yaptığımız deney çimlendirme deneyi olduğu için, yani çimlenme için suyun gerekli olmasından kaynaklanıyor.

dilaver
09-05-2009, 22:04
Şöyle bir itirazım ya da sorum olacak.

Besin dedigimiz şey canlıların aldıkları carbon, silisyum, oxygen vs gibi atomlardır. (atıyorum) Demek ki ortamlardan biri bu kimyasal süreci hızlandırmış ve bitkinin gelişimi için gerekli olan element devinimini hızlandırmış .

Deney hakkında bir şeyler iddia edebilmek için bu kimyasal süreci iyi tahlil etmek gerekiyor.

Sonuçta tek gerçek olan elektron ile protondur (kabaca) Fazla elektron dagılımı ya da bişleşimi atomun yapısını da degiştiriyor.

Bir de bu temelde alarak bana deneyi izah edebilir misin.

saygılarımla

Serdar
09-05-2009, 22:39
Dilaver kullandığımız tohumlar aynı genetik yapıya sahip tohumlar ve büyüklükteler. İçlerindeki biyokimyasal maddelerde hemen hemen aynı. Burada senin dediğin gibi akümlatörün bitkinin devinimi için gerekli olan devinimi arttırdığı sonucunu çıkarıyoruz.

Akümüalatör atmosferdeki ışınımları emip, iç ortama yansıttığı için ve bu ışınımlar uzun dalga boylu ışınımlarlardır. Bunlar canlıya özgüdürler. Görünür ışıklardan dalga boyları daha büyüktür. Bunları gözle göremeyiz. Demir metalinin(veya başka bir metalin) canlıya zarar verdiğini duyduk mu hiç? Etrafımızdaki birçok eşya edevat demirden. Fakat fark sistemin düzenlenişinde. Sistemi iç ortamda enerji ve ışınım yoğunmaşmasını kamçılıyor(canlılara ve doğaya özgü enerji ve dalgalar). Sıcaklığın artması da bunun bir göstergesidir. Kısa dalga boylu ışınımlar ise dalga boyları küçüktür. Bunlar X ışınları, gama ışınları falandır. Hepimiz duymuşuzdur işte radyoaktif maddeler uranyum vs canlıya zarar verir. Felakete yol açar.Demek ki bunlar onlar değildir.

Akümülatörler, sinir, akıl, ruh ve kanser de dahil çok çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmıştır zamanında. Kutunun içine giren gergin bir insanın yaklaşık yirmi dk içinde kalp atışları yavaşlar.Gergin kasları gevşer. Işınlar ve dolaşım sisteminin kaçmılar çünkü. Kalbin ve büyük damarların içinde kanın sıkışmasını önler ve kasları gevşetir. Bunlara kronik(uzunca zaman kasılı kalmış) kaslar da dahildir. Kan kılcal damarlarda serbestçe dolaşır. İnsanın cildinin bazı bölgeleri kızarır pembeleşir. Biyolojik sistemini ve tepkimelerini hızlandırır. Enerji kullanma seviyesini yükseltir.

Kutuyu günde 1 saat(atıyorum, çünkü insandan insana değişir) kullana birisi mesela, kanı 2 haftada( bu da insandan insana değişir) %35'den %85'e çıkar. Alyuvarlar canlanır. Daha birçok biyolojik etki yapar.

Hastalar üzerindeki kanserli ur, okuduklarıma göre(herşey insandan insana değişir tabii) ortalama bir rakam söyliyeyim, 1 veya 2 ayda eritici etkileri gözlenmiştir.

Bu anlattığım şeyler çok daha ayrıntılı ve geniş aslında(kanser sorunu öyle pat diye çözülüverecek bir sorun değildir aslında), bunlar sadece kısa bir fikir vermesi hakkında yazdığım cümleler.

Ben ise burada bitkilerin çimlenmesi üzerine etkisini ölçtüm.Temel olarak gözlenen değişiklikler aynı temel etkiden kaynaklanmakta ve benzer etkiler göstermektedir canlılar üzerinde denebilir bu çıkan sonuçtan. Tabii bir tek deneye bakarak böyle bir öne sürmek de yanlış. Bitkiler üzerindeki etkilerini ben de araştırdım öğrendim ve denedim sadece şimdilik. Ben de başkalarından duydum, okudum, böyle bir etkisi olduğunu.