Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   ÖLDÜRMEYE BİLE VAKİTLERİ YOKTU (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=1037)

Mutezile 26-10-2005 16:19

ÖLDÜRMEYE BİLE VAKİTLERİ YOKTU
 
Ben ağlayan, gözüyaşlı hayvanlar gördüm.
Canlı canlı derileri yüzülen, Ve
Deri Yüzen ''HAYVANLAR'' gördüm
Uzuvları tamamen kesilmiş, derisi yüzülmüş ama nefes alan hayvanlar gördüm
Ben sonuna kadar izleyemedim

http://www.strasbourgcurieux.com/fourrure/

Mutezile 27-10-2005 09:20

''Çünkü, insanların HAYVANLIK eğilimlerinde, doğuştan düşmanlık ve zulüm (eğilimleri) vardır..'' İbn-i Haldun; Mukkaddime (Turan Dursun çevirisi. Sayfa 142).

Ortaokul öğrencisi iken Almanyada; sınıfça Dachau Toplama kampını ziyarete götürüldük. 6,5 milyon çoluk , çocuk, yaşlı, yetişkin, erkek ve kadının Gaz odalarında Zyklon-B ile önce öldürülüp, sonra yüksek fırınlarda yakıldığı mekanlarda gezdirildik. Hitlerin halka yaptığı konuşmalardan biri daha sonra teyp ile sınıfımıza dinletildi. Korkudan nefesimi tuttuğumu, şu bağırma biran önce bitsin diye düşündüğümü hiç unutmam. İnsanların nefret etmek ve yok etmek için MUHAKKAK BİR SEBEP bulma yeteneğinde olduğunu o zamanlar öğrenmeye başladım. Büyüyünce sadece yazar, şair ve ozanlardan oluşan bir grubun güpegündüz Nazilerin yaptığı gibi Sivas Madımak otelinde yakıldığını öğrendim. Ben-i Mustalık Kıyımına (Sefer/Gaza) adını veren tarih kitapları olduğunu öğrendim. Halbuki Beni Mustalık topluluğunun develerini subaşında sularken, gece ateşi yakarken, uyku hazırlığı yaparken çok büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan (sadece 10 kadar savaşçının elinde kılıç olduğu belirtilir kaynaklarda) bir topluluğun tamamen yok edildiğini ve bunun bir askeri zafer olarak ortaya konduğunu öğrendim. Yeryüzünde bir 'Theodizee Sorunsalı', yani Kötülüğün-mekruhun Meşruiyetinin Dinler tarafından verilmesi hadisesinin olduğu gerçeğini öğrendim. Baki Zülcelal'in bir gün hane-i kainatında sıkıntıdan (Felsefe ye göre: ENNUİ / İslama göre : Muhabbetten) koskoca evrende bütün işi gücü bırakıp Okyanustaki kum tanesi (Teşbih tamamen yetersizdir dünyanın evrendeki konumunu anlatma babında) cesametindeki bir dünyaya bir Adem gönderdiğini öğrendim. Bu son derece zavallı bir canlı olan ve ileride çoğalıp 'Medeniyetler' kuracak olan insan için sayısız peygamberler, kitaplar, uyarıcılar, doğal afetler, göderdiğini öğrendim. Bu kendi 'halk' ettiği canlı türüne yaşattığı ACILAR, TRAJE-DİLER hep bir hikmet içinmiş. Onları DENİYORMUŞ. Kendi yarattığı bu topluluk KİME KARŞI denenmektedir? Doğduğu anda alnına Rızkını, Ecelini, Zürriyetini, Ölümünü, Nefes adedini yazma kudretinde olan bir Güç bu Patetik-Varlığı Kime-Hangi Kurula karşı bir sınavdan geçirmektedir? ''Cehennemi dolduracağıma dair benden söz çıkmıştır'' bunu nasıl diyebilmektedir? Bu denemenin sonucunu Ümmü'l-Kitab olan Levh-i Mahfuz'a yazmış FAKAT sonucunu insana bildirmemiş olmakla bu sınav Meşruiyet ve Adalet NASIL KAZANIR?

Mü'min şunları da eklerdi muhtemelen:


Bu videoda izlediğimiz zavallı, apt-al katillerin denendiği ortada. Ve muhakkak cehennemin yağlı kütükleri olacak. Onlar doğdukları andan itibaren kaderlerini Allah-ü Teala'nın izin verdiği ölçüde ellerinde tuttular, ve şimdi gördük ki bu ilahi sınavdan geçer not alamadılar. Kürkleri için derileri yüzülen canlıları da Allah yaratmadı mı? Tabii, ki. Onlarda Adn Cennetlerinde ortalık mutlu mutlu gezinebil irler. Çünkü bazılarının sınavdan çakmasına vesile olurken onlarda Allah yolunda can vermiş sayılırlar. Bu Kunduz, Sansar ve bilumum kürkü için canlı canlı derile ri yüzülen memelilerde Allah katında neredeyse bir tür Cihad-şehidi olarak telak ki edilebilirler. Hadi şimdi hep beraber katledilen tüm kunduz, sansar, insan, kuş hülasa tüm canlılar için bir dua okuyalım; Nasıl bilirdiniz merhumları?



ÖLÜRSEM



O zaman anlarsın.

Ölünce biri.

Pazar kışır.

İkiyüz olur hemen yüzler.

Hemen.

Dersin <<neymiş meğer>>!

Bende ölürsem eğer.

Ey <<aydın cemaat>>!

Lütfen öldürme beni!

Lütfen!



TURAN DURSUN

aspartam 27-10-2005 10:16

Hitler yahudileri öldürürken darwinnin ırkların üstünlüğü kuramından etkilenmiş olmasın.Yazının Peygamberime attığın çamur ve Rabbimin insanı yaratışındaki maksadını aşan ifadelerin dışındaki bölümüne katılıyor ve seninle birlikte ağlıyorum.

Materyalist 27-10-2005 22:53

Bence hitler, darwinin üstün ırk teorisinden ziyade, muhammedin "üstün insan olma" eğiliminden etkilenmiştir. :D :D :D Unutma muhammed, allahın bile kendisine salavat getirdiğini söylüyor. Kendisinden daha üstün bir insan olmadığını söylüyor. insanların en hayırlısı olduğunu söylüyor. Irkçılık islamiyette zaten had safhasında var. Darwin onun yanında ekmek, peynir gibi kalır.

Mutezile 28-10-2005 08:29

Mekke-i Mükkerreme / Medine-i Münevvere diye geçer. Ayetlerde ilk seslenen topluluk Ümmü-l Kurra'dır. Mekke'de yaşayan ahalidir. Sonra Ensar'da buna dahil olur. Arab'ın, Arap dilinin yere göğe konamaması
her türlü övgünün üzerinde tutulması, ve sürekli Arab-Güzellemesi yapılma
sı boşuna değildir. ''Hangi milletensiniz sorusuna: İbrahim Hallilullah mille-
tindeniz'' denmesi tesadüf değildir. Hiç bir müslümanın başka bir cevap vermesi caiz değildir. Kerkük Türk askerinin başına çuval HERHANGİ başka bir iktidarın zamanında geçirilseydi, bunlardan en az 10 kat fazla tepki vermezler miydi? Türklük onurunun çiğnenmesine kim seyirci kalır? Kim bu şerefsiz hareketi sindirir içine. Arab'ı üstün ve önemli gören zihniye
t ancak bunları siga'ya çeker.

aspartam 28-10-2005 09:15

Evet İbrahimin milletindenim yani İbrahimin dinindenim.

Aliminyum 28-10-2005 12:55

Mutezile senden bunu beklemezdim abi. Yani "Millet" kavramının "Irk" kavramına eşit olduğunu kabul etmen. Hadi Tanrı ve Kötülük problemi, niteliklerin niceller tarafından değerlendirilmesi babında tartışılır. Uzun süren bir tartışma olur neticede de bir yere varılmaz her zaman olduğu gibi ama işi "İslamın Arap Irkını yüceltme derdi" gibi bir yanlışa getirirsen orda dur derim. Bir defa Hz. İbrahim arap değil. Kalkıp da "İbrahimin Milletindenim." diyen birisinin ırk olarak araplaştığını nasıl iddia edersin ki?

İşi politikaya indirgiyorsan zaten meselenin İslamla alakası kalmaz. AKP hükümetinin kodamanlarının alnı secdeye değiyor diye onları İslamın temsilcisi olarak niye görüyorsun? Yanlış özdeşlik var burda.

Askerin başına çuval geçirildikten bir müddet sonra askeriyede olanlardan haberin var mı? Muhtemelen yok. Anlatayım. Orduda savaş için GEL emri, DUR emri ve VUR emirleri vardır. Askeri Haber almada keşifçi olarak görev yapan bi arkadaşım anlatıyor. Keşif birliğinden sonraki timlere verilen emir şudur; "Diyarbakırdan sonra 16 saat say ve önüne geleni vur!" Koordinat hesaplamaları mı neyse işte onları yapıyor arkadaş ve bir de bakıyo ki 13 saat Musul 16. saatte ise Bağdatta olacaklar. Birliğe GEL emri verilmiştir. Ertesi gün DUR emrine geçilecektir. Alana toplanan askerlere (Ki hepsi de saf Anadolu çocuğudur, içlerinde bir tane kodaman çocuğu yok) ne yapmaları öğütleniyor tahmin edersin; Okumayı bilenlerin Kuran okuması, bilmeyenlerin dua etmesi... Gerisi size kalmış.

Mutezile 28-10-2005 13:38

Alümünyum kardeş;

Her şeyden önce çok net ve yanlış anlaşılmaya mahal vermeyecek şekilde konuşmamızda fayda var

1-) İslamın, Nebi-i Mükerrem'in, ve onun Rabbi'sinin Arab'ı, Arab'ın Dilini yücelttiğini inkar mı ediyorsun? Lütfen bu soruya ç o k ne t bir cevap ver ki yanlı anlamalarla 3-5 mesaj boşa gitmesin.
2-) Hangi milletensin sorusunun cevabını ben yanlış mı verdim: İbrahim halilullah milletindenim denmiyor mu?
3-)''Alana toplanan askerlere (Ki hepsi de saf Anadolu çocuğudur, içlerinde bir tane kodaman çocuğu yok) ne yapmaları öğütleniyor tahmin edersin; Okumayı bilenlerin Kuran okuması, bilmeyenlerin dua etmesi... Gerisi size kalmış.'' (Alümünyum). Anlatmaya başladığın hadiseyin lütfen
neticelendir.
4-) Bizim ailenin Teröre bir şehit verdiğini söylemiştim daha önce (karde-şim). Biz de onun ağzından operasyonların nasıl yapıldığını, arazi çalışması
nı planları mektuplarından okuyorduk. Jandarma komandoydu. Anlattıkla
rını ilk kez senden duyuyorum. Başladın madem, şu olayın nihayetini de anlat bakalım. Onun üzerine konuşalım.
5-) Millet kavramını Irk'a indirgemek falan bunlar bana uzak ifadeler. Yanlı
ş anlama olmuştur herhalde. Müslümana hangi milletten olduğu sorulduğun
da bu soruya verdiği cevap benim bildiğim kadarıyla tartışmaya asla açık değildir.
Sevgili aspartamın konuya yaptığı katkıyı da dikkate alıyorum bu arada.

mmx 28-10-2005 14:32

ŞİMDİ MUTEZİLENİN BU YAZILARINA CEVAP VERMEKLE UĞRAŞMAK ÇOK GEREKSİZ.BENCE KİMSEDE UĞRAŞMASIN.
NEDEN Mİ?
AZGIN, KUDURMUŞ KÖPEK MİSALİ...HANİ ŞAŞIRIR NEREDEN ISIRACAĞINI BİLMEZ, ÜZERİNE SALDIRIR VE ISIRIR...BUNLARDA O MİSAL İŞTE.ŞAŞIRIYORLAR NE YAPACAKLARINI...

OFFF YA ŞU MUTEZİLE DENEN DALLAMA.BİRAZCIK OLSUN MUTEZİLE OLSAYDI KEŞKE...VARYA BUNUN YAZDIKLARINI

VASIL BİN ATA VEYA AMR BİN UBEYD GÖRESELERDİ BU HERİFİ KÖKÜNDEN SÜNNET EDERLERDİ!!!!!!!!

gameover 28-10-2005 16:24

mmx demiş ki;

OFFF YA ŞU MUTEZİLE DENEN DALLAMA.BİRAZCIK OLSUN MUTEZİLE OLSAYDI KEŞKE...VARYA BUNUN YAZDIKLARINI

VASIL BİN ATA VEYA AMR BİN UBEYD GÖRESELERDİ BU HERİFİ KÖKÜNDEN SÜNNET EDERLERDİ!!!!!!!!


neden bu kadar şiddet dolusun sevgili kardeşim?

mmx 28-10-2005 16:34

BİZ KARDEŞ DEĞİLİZ.ANCAK MÜMİNLER KARDEŞ OLURLAR.

ORDA BİR KİNAYE VAR.HANİ SAHTE ATATÜRKÇÜLER DİYOR YA:AHHHH ATATÜRK BUGÜNLERİ GÖRSEYDİ......DİYORLAR YAAAAAAAAAAA
BUDA ONA BENZER BİR İFADE.....

VASIL BİN ATA VE AMR BİN UBEYD KİM BİLİYORMUSUN....

Materyalist 28-10-2005 16:41

"Biz kardeş değiliz, ancak müminler kardeştir"
işte tam muhammed ağzıyla bir söz. "Kafirleri nerede bulursanız gebertin"
:D :D

mmx 28-10-2005 16:44

KARDEŞ OLMAMAK GÜVENMEMEK ANLAMINDADIR.TEVBE 6 VE 7.AYETLERİ OKU BAKALIM.KAFİRLERİ YAKALADIĞIN YERDE ÖLDÜĞRÜYORMUSUN, YOKSA MUHAFAZAMI EDİLİYORLAR?

Aliminyum 28-10-2005 16:58

Mutezile.

1) Arabın dilini yüceltmekten kastın, Peygamberin Arap olması, Kuranın Arapça olması ise bu Arap kavmini yüceltmek midir? Arap kavminin yücelmesi Arapların diğer kavimlere olan üstünlüğü müdür? Yani arap kavmini yüceletmekten kastın arap ırkının diğer ırklardan üstün tutulduğu ise bunun için elinde Kuran'ın Arapça olmasıyla Peygamber'in Arap olmasından başka malzemen yok demektir. "Arabın Aceme, acemin araba üstünlüğü yoktur, üstünlük takva iledir" diye buyuran ve ırkçılığın her çeşidine savaş açan bir dini ırkçılıkla suçlamak akla ziyandır. Allah, Kuran'ı Arapça indirmekle arabı yücelttiyse eğer (Yani senin anladığın anlamda Arabı diğer kavimlere üstün bu yolla üstün kıldıysa) Türk kavmini de 1000 küsür yıldır İslam'ın bayraktarlığıyla serfiraz etmesi ile Türk kavmini de diğer kavimlere üstün kılmıştır. Eğer senin dediğin şekilde bir yüceltmeden bahsedeceksek bu manayı da atlamamalıyız.

Ayrıca, Kuran'ın Arapça, Peygamberin de Arap olması Arap ırkını diğer ırklar arasında bir ayrıcalık sahibi olduğunu (ya da öyle gösterilmeye çalışıldığını) iddia ediyorsan, bu iddianın temel kavramlarını (yüceltme, kavim olarak yüceltme, bir kavmi öbüründen üstün tutma) gibi kavramları ıskalamaman lazım ki bunların hangisine İslam'da yer bulacaksın merak ediyorum.

2) Halilullah İbrahim milletindenim. Halilullah İbrahim kavminden değilim. Kavmim oğuz kavmi, milletim İbrahimin milleti. Aspartam'ın cevabı yeterliydi aslında. Millet tabiri Kuran'da her defasında "Aynı dine mensup insanlar topluluğu" olarak kullanılır.

3) Anlattığım mevzuyu Jandarma Komandonun bilmemesi normaldir. Konudan haberdar olanlar yani konunun içinde olanlar birkaç keşif birliği ile miktarını bilmediğim sayıda bi askeri bölük. Anlatma sebebim ise senin Akp iktidarının müslüman olması varsayımıyla İslamın milli hisleri körelttiği anlayışına karşı bir görüştü. Yani senin iddian şu; (Yanlış anladıysam düzelt) Hükümette islamcı bir parti vardır, bu adamlar İslamcı oldukları için hamiyet-i milliyeleri zayıftır, dolayısıyla Kuzey Irak'ta başlarına çuval geçirilen Türk askerleri olayında yeterince tepki verememişlerdir. Başka bir iktidar olsaydı bunlardan daha fazla tepki vereceklerdi. Çünkü onlar, bunlar gibi İslamcı değil, o yüzden milli hisleri daha kuvvetli.

Şimdi senin bu iddianın kabul edilmesinin mümkün olmaması bir yana iddianın içindeki çelişkileri göstermek de bir yana anlattığım mevzudan benim anladığım şu: Bu millet, savaş gibi Milli birlik gerektiren hallerde her zaman İslam'ın ipine sarılmıştır. Aksi taktirde, salt ırk anlayışına dayalı bir ulusal birlik ikame etmeye çalışırsanız Türk ile kürdü, laz ile yörüğü, çerkez ile manavı, Arnavut ile Boşnağı, Tatar ile Özbeği aynı cephede omuz omuza savaştırmanız mümkün değildir. Bu milletin birliğinin harcı İslam'dır. İslamı söküp çıkardığınız anda ortada hiçbir şey kalmaz. Bunu ordu da biliyor. Biliyor da dinle en ufak bir alakaları olan subayları YAŞ kararlarıyla ordudan ihraç etmelerine rağmen ordunun tabanı olan Anadolu çocuklarının dini hassasiyetlerini bozmaya çok da cesaret edemiyorlar.

Demek istediğim budur. Türk olduğum için gurur duyuyorum. Kuran'ın Arapça Peygamberin de Arap olması hasebiyle Arap ırkını Türk ırkından üstün görmek hastalıktır. Türk'ü Araptan üstün görmek de hastalıktır. Üstünlük anlayışını ırka bağlamak cehl-i mürekkep gibi umutsuz vakadır. Dinimi öğrenmek için Arapça öğrenmem ve kavmi Arap olan bir Peygamber'in yolunda olmaya çalışmam beni Araplaştırmaz. Müslümanlık=Araplık gibi saçma bir eşitleme olamaz. Bu böyle gider.

Mutezile 28-10-2005 22:43

* Muhammed de Araplar arasindaki birlik duygularini var etmek için bu ögeleri eyleme koymustur. Araplari Tanri'nin en sevgili toplulugu olarak belirtmekte ve Tanri'yi Mekkelilere hitap ettirmekle, Peygamberlerini onlar arasinda seçtigini söylemekle ise baslamis, larkli inanç ve ibadette de olsalar tüm Araplari Tanri'nin korumakta oldugunu anlatmistir. Araplar arasindaki dil birligi duygularini güçlendirmek amaciyle Arapçanin en mükemmel, en zengin bir dil oldugunu ve, cennetlerde konusulacak olan dilin Arapça olacagini ve Tanri'nin Araplara Arapça olarak seslendigini, yine Kur'an. ve Hadis hükümleri seklinde anlatmaya çalismistiR. (Anwar
G. Chejne, Teh Arabic language; İts Role in History / Univeristy of Minnes. 1969)
"Ey Muhammed, böylece sehirlerin anasi olan Mekke'de ve çevresinde bulunanlari uyarman için sana arapça okunan bir kitab vahyetti..." (42 Sûrâ 7-(Ayrıca Şura suresi 193-195 ve Zhruf 43 Arapça inmesine ve dil vurgusuna işaret edilmiştir.

* Araplari Tanri'nin en sevgili toplulugu olarak belirtmekte ve Tanri'yi Mekkelilere hitap ettirmekle, Peygamberlerini onlar arasinda seçtigini söylemekle ise baslamis, larkli inanç ve ibadette de olsalar tüm Araplari Tanri'nin korumakta oldugunu anlatmistir.

* "Benim öz evlatlarim" diye benimser göründügü Araplar için Muhammed, Korkutucu ve felaket getirici, dolayisiyle en büyük düsman olarak üzere iki ulusu seçmis ve bunlarin Yahudilerle Türk'ler oldugunu bildirmistir. Hiç kuskusuz Müslüman olmayanlar (Kafirler) da Araplarin düsmanidirlar ama bu iki millet, yani Yahudilerle Türkler kadar kötü ve tehlikeli olani yoktur. Gerek Kur'an hükümlerinden (Ye'cüc ile Me'cüc örnegi), gerek Buharî ve Müslim gibi en saglam kaynaklardaki hadislerden anlasilmaktadir ki Araplar (Müslümanlar) için "Kiyamet günü"nün (Hüküm günü) gelebilmesi için Yahudilere ve Türklere karsi mutlaka savas açmak, saldirmak, onlari yenmek gerektir.

* "...Yahudilere karsi savasmadikça ve bu savaslari, bir kaya parçasi gerisine saklanan bir Yahudi: - Ey Müslüman, benim arkamda bir Yahudi var öldür onu! deyinceye kadar sürdürmedikçe kiyamet (hüküm) günü gelmis olmayacaktir". Bu hadis, Ebu Hüreyre'nin nakli olarak gelmektedir. Ne kadar ilginçtir ki, asagi yukari ayni nitelikte ve ayni deyimler içerisinde Türkler için de, Türklere savaslar açilmasi konusunda da hadisler vardir ve bunlari da Buhari ve Müslim'de bulmaktayiz: "...Küçük gözlü, kirmizi yüzlü ve suratlari kalin deriden yapilmis kalkanlara benzer Türklere karsi savaslar yapmakdikça hüküm günü gelmis olmayacaktir. Bu hadis de tipki yukardaki gibi Ebû Hüreyre'den gelmedir ve görüldügü gibi, Türkleri korkunç yaratiklar seklinde gösterme egilimindedir (Anwar G. Chejne a.g e.)

* "Islam dinini gelismekten alikoyan Türk'lerdir. Türk'lerin Islamiyeti kabul etmeleri ve arap ülkelerini fethetmeleri sonucunda.Islam dini, onlarin hosgörüden yoksun, ve akilciliga sirt çeviren, ilme ve kültüre düsman davranislari yüzünden bozulmus ve kendine özgü niteliklerinden uzaklastirilmistir; Türkler Islam dinini insanî olmaktan çikarmislar ve kendilerine özgü olumsuz kuruluslarla (örnegin kölelik kurulusu, vs gibi) donatmislardir; Islamiyet demokrasiye yer verdigi halde Türk'ler yüzünden Islam ülkelerinde demokratik olmayan müstebid devlet ve hükümet sistemleri yerlesmistir; Türk egemenligi altina girmemis olsaydi araplar, bugün yeryüzünün en ileri, en uygar ve güçlü bir toplumu olurlardi (Ali Seyyid Emir; The Spirit of islam. London 19935- - - Nejla İzzeddin; The Arab World: Past, Present and Future ; Chicago 1953)


* Biraz eskilere gidelim:'' Utruk al-Turka ma taraküka in ahabbüka va'in gadibüka kataluka'' Çevirisi: ''Size yanaşmadıkça siz de TÜRKE yanaşmay
ın. Çünkü sizi severse sizi yer-soyar / sevmezse de gebertir.'' Muhammed s.a.v. (Kaynak: Suyuti; cami-üs-Şagir; / İmam davud; Kitabüs-Sünen. / Al-Muttaki: Kanzal ummal -fi subut.. / Ül-Bagavi: Mesabih-üs Sünne)

*Kehf suresi 86-89; Enbiya suresi 96. ayetlerinde Yecuc ve Mecuc adıyla bozgunculuk yapan ve araplara ve insanlığa felaket kaynağı sayılan bir milleten söz edilir. Zülkarneyn anlatısı ile de Türklere işaret edildiğinin altı çizilmektedir.

* Dikkat! ARAP MİLLİYETÇİLİĞİNİN VE ÜSTÜNLÜĞÜNÜN TEMELİ 14 ASIR ÖNCE MUHAMMED SAV tarafından atılıyor:'' Ben bir müslümanım; ben bir Arabım. İnsanlığın E N MÜKEMMEL ÜSTÜN SINIFI ARAPLARDIR.. Arapları sevmek şu 3 nedenle şarttır: 1-) Çünkü BEN bir arabım 2-) Çünkü Kuran
Arapça inmiştir 3-) Cennet sakinleri arapça konuşur.
Arapları sevmek demek iman sahibi olmak demektir (müslüman olmak).
Arabları sevmemek İMANSIZLIK demektir. Arabı seven beni sevmiş olur; Arabı sevmeyen beni sevmiyor demektir'' Kaynaklar: (Buhari: e'S-SAHİH / AL-sUYUTİ: Al-Cami al-Kabir / al-Muttaki: Karz-al-Ummal- fi sunan al-akval)

Üçünücü maddede anlattığın Bağdata 16 satte varan ve Kuran okuması salık verilen bölüğün ne yaptığını hala anlatmadın-bekliyorum dostum.

Ek 1-) Kehf suresi 86:- Nihayet güneşin battığı yere vardığı zaman, güneşi, (sanki) kara bir balçıkta batıyor buldu. Bir de bunun yanında bir kavim buldu. Biz ona dedik ki: "Ey Zülkarneyn! Onları ya cezalandırırsın veya onların hakkında iyi davranırsın."

Ek2-) Enbiya suresi:96-97- Nihayet Yecûc ve Mecûc'un seddi açıldığı, Ye'cûc ve Me'cûc'u tutan ve Allah'ın rahmetinin bir göstergesi olan o pek sağlam çelik sed, tevhid dininin seddi açılıp, o ne olduğu belirsiz halk boşandığı (Kehf, 18/93. âyetin tefsirine bkz.) Ve bunlar her deretepeden akın ederek çıktığı ve gerçek vaad yaklaştığı vakit, yani kıyamet alâmetleri ortaya çıkıp hesap gününün yaklaştığı vakit artık öyle dehşet verici bir durum ki o kâfir olanların, bunlara inanmayıp toplumun birlik ve beraberliğini bozan o nankör kâfirlerin gözleri fırlamış Vay bizlere!


I-) Ayet tefsirlerinin tamamı Elmalılı Hamdi Yazır'dan
II-)Arab kaynaklarının taraması ve derlenmesi İlhan Arsel Hoca'dan

Aliminyum 30-10-2005 14:06

Mutezile.

Peygamberin Arap kavmini sevmemiz gerektiği hakkındaki hadis-i şeriflerinin hiçbirinde ırkçılık yok. Arapları sevmemiz gerektiğinin nedenlerine baktığımda Arapları hiç de sırf Arap oldukları için sevmemiz gerektiğine dair birşeyler söylenmediğini görüyorum.
Neden seviyim Arapları?
Çünkü peygamberim Arap. Kuran Arapça ve cennet dili de Arapça. Bu üç unsur Arap kavmini sevmem gerektiğini gösterir mi?Gösterir. Irkçılık ise bir kavmin diğer bir kavimden sadece ırki mülahazalarla üstün olması demek.

1) Arap Rumdan üstündür. Neden?Çünkü Araptır.
Bu Irkçılıktır.
2)Arap RUmdan üstündür. Neden?Çünkü Arap Müslümandır, Rum müslüman değildir. Bu ırkçılık değildir, hamiyet-i diniyedir.
3) Müslüman Arap Müslüman Rum'un kardeşidir. "Müminler ancak kardeştir." ayeti. Bu itibarla Müslüman bir Arapla Müslüman bir Rumun üstünlüğü sadece takvalarında belirginleşir. Bunu ise kul belirleyemez.
4) Müslüman bir Arap ve Müslüman bir Rum arasında Arap daha ayrıcalıklı bir konuma sahip addedilebilir mi? Belki. Ancak bu ayrıcalıklı konumu Arap olduğu için değil, Peygamberin Arap olması durumundan kaynaklanır. Bu ise o kavmi diğer kavimden üstün tutmak değil, o kavme ekstra bir saygı duymak demektir ki kayırmacılık sadece gönüldedir. Muamelatta kayırmacılık demek olan ırkçılık İslam'a bulaşmaz.

5) Bu en önemlisi: "İnsanlığın EN MÜKEMMEL ÜSTÜN SINIFI ARAPLARDIR.. "
Mutezile'nin iddia ettiği bu cümlenin Peygamberin ağzından çıkmış olabileceğine ihtimal vermiyorum. Her ne kadar Buhari'de geçse de. Çünkü İnsanlığın en mükemmel üstün sınıfı tabirini arapçaya çevirdiğimizde sentaks kaideleri diğer hadislerin kelime ahnegiyle uyuşmuyor. Büyük ihtimal ya uydurma ya da çarpıtma.
Ancak kuvvetle muhtemeldir ki bu üstün sınıflık Arabın Arap olması hasebiyle değil Peygamberin Arap ve Kuranın da arapça olması hasebiyledir ki gene karşımıza ırk değil din çıkar. Eğer ırkçılık anlamına çevirmek istiyorsanız, bu hadis akaid imamlarınca reddedilir. Kuran'da ırkçılık yokken Peygamberin ırkçılık yapması düşünülemez ve Peygamber Kuran ile çelişmez, o halde bu hadisin üstü çizilir.

6) Suyuti ve Buhari dışındaki kaynakların hiçbirisi güvenilir değil. Bu itibarla Yecüc ve Mecüc'ün Türkler olabileceği yönündeki yorumlar da zaten sonraları reddedildi. Yecüc ve Mecüc'ün Türkler olabileceğine ihtimal yok. Ayrıca Peygamberin Yahudilerle savaşılacağını söylemesi yahudilerle savaşılması gerektiği anlamında yorumlanamaz. Aynı şekilde türklerle savaşılacağını söylemesi de Türklerle Savaşın demek değildir. Tarihten biliyoruz ki İslam dinine Arapalrdan sonraki en büyük hizmeti Türk ırkı yapmıştır. Her ne kadar hoşunuza gitse de gitmese de bu böyle. Türk kavmi, İslam'ın hakiki bayraktarlığını yapmıştır. Hele de Zülkarneyn'in Türk kavmiyle nasıl bir illiyet bağı var anlamak mümkün değil. Fantastik Kuran yorumlayıcılarının safsataları.

7) Ali Seyyid Emir'in Türk kavmi hakkındaki saçma yorumları ayrı bir skandal. Şimdi bana adamın akademik kariyerinden falan bahsetme. Ne kadar deve yüküyle kitap okumuş olursa olsun, bu adamın tarih felsefesi ve tarih yorumculuğu alanında zırcahil olduğu anlaşılıyor. Çünkü hakiki bir tarih yorumcusu tarihteki olaylar hakkında "Şöyle olsaydı muhakkak böyle olurdu" demez, "Şöyle olmasaydı böyle olabilirdi." der.

River 30-10-2005 22:50

Bende sonuna kadar izleyemedim. Böyle bir vahşiliği daha önce hiç görmemiştim. Söyleyecek söz dahi bulamıyorum.

aspartam 31-10-2005 11:06

Mutezile verdiğin ayetin türklerle ilgisi yok.
Sonunda güneşin battığı yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta buldu, yanında bir kavim gördü. Dedik ki: "Ey Zu'l-Karneyn, (istiyorsan onları) ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği (geçerli ilke) edinirsin." (Kehf 86)
Güneşin battığı yer Ortaasyadır demeyeceksin herhalde.
Ancak şu ayetlerin Türklerle,Moğollarla veya Çinlilerle ilgisi olabilir.


Sonunda güneşin doğduğu yere kadar ulaştı ve onu (güneşi), kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu.
İşte böyle, onun yanında "özü kapsayan bilgi olduğunu" (veya yanında olup-biten her şeyi) biz (ilmimizle) büsbütün kuşatmıştık.
Sonra bir yol (daha) tuttu.
seddin arasına kadar ulaştı, onların (sedlerin) önünde hemen hemen hiç bir sözü kavramayan bir kavim buldu.
Dediler ki: "Ey Zu'l-Karneyn, gerçekten Ye'cuc ve Me'cuc, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar, bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim mi?"
Dedi ki: "Rabbimin beni kendisinde sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı (güç, nimet ve imkan), daha hayırlıdır. Madem öyle, bana (insani) güçle yardım edin de, sizinle onlar arasında sapasağlam bir engel kılayım."
"Bana demir kütleleri getirin", iki dağın arası eşit düzeye gelince, "Körükleyin" dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar (bu işi yaptı, sonra:) dedi ki: "Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim."
Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler. (Kehf 90-97)

Yecuc ve Mecuc (un sedleri) açıldığında, onlar her bir tepeden akın ederler; (Enbiya 96)

Mutezile 02-11-2005 16:17

Said-i Nursi değil de İbn-i Kesir açıkça Yecüc Mecüc'ün Türkler olduğunu ifade eder.

Altay'dan çıkış destanına baktığımızda, Yecüc Mecüc hikayesi ile olan benzerliği de görebiliriz.(www.hukuki.net.com'dan)

''Son zamanlarda çok ilginç yaklaşımlar duymaya başladım.Saidi Nursiye atfen yazılan yazılarda yecüc ve mecüc'ü Moğollar olarak nitelendirseler bile (Türkleri açıkca diyemiyorlar) Çin seddini yecüc ve mecüc seddi olarak tanımlamaktadırlar.Yapılan yorum şu Zülkarneyn'e Yecüc ve Mecücün şerrinden korunmak için yalvarıyorlar o da sed yapıyor.Peki bu seddi Çin seddi olarak yorumlamak nedir.Çin seddi kimlere karşı yapıldı.Türklere karşı onların akınlarından korunmak için.Peki o halde Yecüc ve Mecüc kim?Türkler.İslama yıllarca hizmet eden Türkler.Kutsal emanetleri hala ülkelerinde taşıyanTürkler.Acaba bu bilinçli bir Türk düşmanlığı mı?'' (aynı web sitesi'nden)


"Nihayet, Ye'cüc ile Me'cüc'ün önündeki sed açıldığında, her tepeden saldırmağa başlarlar" (Enbiya 96).

Yecüc ve Mecüc'ü tanımlayalım ve Türklere benziyor mu bir bakalım genellikle Dabbetül Arz ile birlikte anılır Bu bölümde Dabbe ve Dabbetül Arz Nedir Genel görüşler var bir sonrakinde ise Yecüc ve Mecüc ve ilgisi

O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe çıkarırız; o da, insanların bizim ayetlerimize kesin bir bilgiyle inanmadıklarını onlara söyler.
(Neml Suresi, 82)

Söz nedir?"O söz" kelimesinin Arapçadaki karşılığı "kavl"dir ve Kuran'da "anlaşma ve söz" anlamlarında kullanılmaktadır. Bu iki anlamın dışında aynı kelimenin "görüş, inanç, düşünce ve akide" gibi anlamları da bulunmaktadır.

Bu anlamının yanısıra, "kavl" kelimesi ayetlerde doğrudan Kuran anlamında da kullanılmaktadır. Allah'ın Hz. Muhammed (sav) aracılığıyla insanlara indirdiği hikmetli sözleri birçok ayette "söz" kelimesiyle ifade edilmektedir. Bu ayetlerden bazıları şu şekildedir

Şüphesiz o (Kur'an), üstün onur sahibi bir elçinin gerçekten (Allah'tan getirdiği) sözüdür; (Tekvir Suresi, 19)

O (Kur'an) da kovulmuş şeytanın sözü değildir. (Tekvir Suresi, 25)

Onlar, yine de o sözü (Kur'an'ı) gereği gibi düşünmediler mi, yoksa onlara, geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi? (Müminun Suresi, 68)

"Bu, bir beşer sözünden başkası değildir." (Müddessir Suresi, 25)
Kavl" kelimesi Secde Suresi'nin 13. ayetinde Allah'ın sözünün -vaadinin- gerçekleşmesi olarak kullanılmaktadır:

Eğer biz dilemiş olsaydık, her bir nefse kendi hidayetini verirdik. Fakat Benden çıkan şu söz gerçekleşecektir: "Andolsun, cehennemi cinlerden ve insanlardan (İnkar edenlerle) tamamıyla dolduracağım."

Saffat Suresi'nin 31. ayetinde ise söz kelimesi Allah'ın yıkımı ve azabı olarak ifade edilmiştir:

Böylece Rabbimizin sözü (yıkım ve azab va'di) üzerimize hak oldu. Şüphesiz, (azabı) tadıcılarız."

Peki dabbe nedir?

Ve iza vakaal'kavlu aleyhim, ahracna lehum dabbeten minel'ardi, tukellimuhum ennen'nase kanu bi ayatina la yukinun

O söz başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe çıkarırız; o da, insanların Bizim ayetlerimize kesin bir bilgiyle inanmadıklarını onlara söyler. (Neml Suresi, 82)

Ayette Geçen Kelimelerin Anlamları

Ve: Ve
İza: -dığı zaman, -dığında
Vakaa: Düşmek, vaki olmak, ortaya çıkmak, meydana gelmek, başına gelmek, söz üzerine gerekli olmak
Elkavlu: Söz
Aleyhim: Onlara, onların üzerine
Ehrecna: Çıkarırız
Lehum: Onlara
Dabbeten:Bir dabbe, hayvan, canlı (Bu maddedeki canlıdan maksat -bitkiler hariç- insanlar ve hayvanlardır)
Minel-arz: Yerden
Tukellimuhum: Onlara söyler
Enne: -dığını, -diğini, olduğunu
Ennase: İnsanlar
Kanu: İdiler, oldular
Biayatina: Ayetlerimize
La yu'kinun İnanmadıklarını

Dabbeyle ilgili pekçok ayet vardır....

Ünlü müfessirlerden Elmalılı Hamdi Yazır'ın ifade ettiğine göre, dabbe kelimesinin yaygın kullanımı canlı hayvanlar için olsa da; "Dabbe" kelimesi asıl lügatte "mâyedübbü", yani debbeden, hafif yürüyen, debelenen olarak açıklanır

DEBB VE DEBİB: Hafif yürüme, debelenme demektir. Hayvanlarda ve çoğunlukla haşerelerde, yani böceklerde kullanılır. İçkinin vücuda yayılması ve bir çürüklüğün etrafına bulaşması gibi, hareketi gözle tesbit olunamayan şeylerde de kullanılır. "Dabbe" kelimesi de bundan fail olmak üzere asıl lügatte "mâyedübbü", yani debbeden, hafif yürüyen, debelenen demek olur.

Kuran'ın, Hz. Peygamber'den sonra en büyük müfessiri kabul edilen Hz. Ali, Neml 82'deki dabbeden söz ederken şöyle diyor: 'O, kuyruğu olan bir dabbe değil, sakalı olan bir dabbedir.' Yani insandır. Hz. Ali'nin bu sözünü de alıntılayan Elmalılı, Neml 82. ayette yer alan dabbe ile ilgili olarak şu sonuca varıyor: 'Açık olan şu ki bu ayetteki dabbe insandır.'

Sebe Suresi'nin 14. ayetinde ise "Dabbetü'l-Arz" ifadesi, ağaç kurdu cinsinden hayvanlar için kullanılmıştır.

Hüseyin Hatemiye Göre

Dabbetü'l-Arz Kuran'da iki yerde geçiyor, Sebe Suresi'nde ve Neml Suresi'nde. Hz. Süleyman devrinde daha Hz. Süleyman vefat eder etmez bugünkü Tevrat metninde de yer alan ama masallarla ilgisi olmayan bir Hiram Usta efsanesi çıkarak, gizli bir örgüt Süleyman devletini içinden kemirdi. İşte ona Dabbetü'l-Arz dendi. Hiram Usta'nın Süleyman'dan çok üstün olduğu, onun gizli örgütün reisi olduğu masalları ortaya çıktı. Bugün masonluğun benimsediği efsaneler gibi.

İşte kıyamet yaklaştığı zaman da yani Milat'tan sonra 1725 yıllarında bu örgüt canlanacak ve buna bağlı çeşitli örgütlerle, dünyadaki güç örgütlerinin birbirleriyle ilmiklenmesiyle Dabbetü'l-Arz tekrar yeryüzünde belirecek ve insanlık ilahi emirlere uymadığı için de Dabbetü'l-Arz'ın gelişmesine müsait bir ortam doğacak. Bu ortamdan yararlanan canavar da insanlığı sokacak.

Ama Mecüc.... Ama Dabbetü'l-Arz için değil, Mecüc için Amerika'yı tarif ediyorum. Dabbetü'l-Arz'a geleyim hangi ayeti Dabbetü'l-Arz'ı yorumlamak için yani Neml Suresi'nin 82. ayetini hangi ayetle bu müteşabih ayeti yorumlamamız lazım bakıyorum. Kuran-ı Kerim yine birbirini tefsir eder, insanı doğruya iletir. Sebe Suresi'nin, 34. surenin 14. ayetini okuduğumuz zaman görüyoruz ki yine müteşabih bir ayet ama o ayetle bu ayetin her ikisinde de Dabbetü'l-Arz terimi geçiyor. Başka hiçbir ayette, Dabbe geçiyor genel anlamında işte hayvan anlamında mesela "yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan, gökte kanatlarıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki onlar da sizin gibi bir ümmet, bir topluluk olmasınlar." Yani hayvanlara gösterilmesi gereken sevgiyi, onların haklarına riayeti belirten ayet-i kerime...

...

Şimdi Kuran-ı Kerim'de Sebe Suresi'nde 14. ayetinde yine simgesel bir ifade ile ama Dabbetü'l-Arz'ın ne olduğunu kanaatimce tamamen açığa çıkartan şu ayet meali ile karşılaşıyoruz Türkçesinde. Hz. Süleyman'ın bunu da halk yine yanlış daha doğrusu o simgesel ifadeye lafzi mana vererek kelime manasını vererek bir alay hikaye çıkıyor. Hz. Süleyman öldüğünde öldüğünün kimse farkına varmadı çünkü asasına dayanmış olduğu bir sırada ayaktayken öldü seneler böyle geçti, nihayet Dabbetü'l-Arz asayı kemirdi, Süleyman Peygamber düşünce öldüğünü anladılar… Halbuki bu da şu demektir simgeye dikkat edersek, asa her zaman devlet gücünün sembolüdür. Süleyman'ın adalet devleti, hukuk devleti, insan hakları devleti Süleyman'ın vefatından sonra devam ediyor zannedildi. Fakat bu devlete musallat olan Dabbetü'l-Arz bir gizli kamufle fesat örgütü içinden kemirdi o devletin gücünü ve Süleyman devleti çöktü. Adalet, hukuk devleti çöktü ve kıyamet alametleri belirdiği zaman, söz gerçekleştiği zaman, Allah'ın bu konudaki hükmünün gerçekleşmesi yakınlaştığı zaman, yeryüzünde tekrar Dabbetü'l-Arz belirecek. Ama "insanlarla konuşacak" da yanlış bir tercüme. Nitekim Yaşar Nuri Bey de benim o Akşam gazetesindeki beyanattan iki sonra idi zannedersem, Star gazetesinde yazdı, şu şekilde tükellim mühim değil şey de olabilir açıkça böyle yazmadınız ama kelimenin kökeninde yaralamak vardır dediniz. Yani kelime yanlış harekelendiriliyor onun için de ayet tamamen başka bir manaya sokuluyor. Yani şöyle tercüme ediliyor, bu yerden çıkan veya yeryüzünde beliren mübarek varlık kıyamet habercisi bir nevi aziz veli şey yapacak insanlara "siz Allah yolunu terk ettiniz" diye uyaracak ve onlara nasihat edecek. Halbuki böyle denmiyor ayette. Eğer ona simgesel ifade ile yaralama, ısırma, dalama, sokma, o canavarın vahiy kitabındaki canavarın sokması simgesel ifadesini verirsek, şöyle anlaşılıyor "bu insanlık Allah'ın emirlerine tam manası ile iman ederek uymadıkları için Allah'ın bu defa normları değil sosyoloji alanındaki kanunları hükmünü gösterecek ve kendi içlerinden çıkan bu fesat örgütü bütün insanlığa zarar verecek". Şimdi bütün gözümüzün önünde olan bitenle Dabbetü'l-Arz'ın ne olduğu canlanıyor. Ama Kuran-ı Kerim'in yalnız bu ayetine.....

...

Dabbetü'l-Arz, bir tek bir insan, hele iyi bir insan değil, kötüleri fesatçıları Dabbetü'l-Arz diye simgelenen yeryüzünün canavarı diye simgelenen o fesat örgütünün eğer elemanıysa, üyesiyse tek bir kişiye de Dabbetü'l-Arz diyebiliriz ama kötü anlamda yoksa birisine bir sevgi, saygı, selam gönderecek kişi Dabbetü'l-Arz olamaz. Ve Dabbetü'l-Arz işte bu kötü anlamdadır.


Vahiy onun doguya ve batiya yaptigi yolculugu anlatir ve sorulandan fazlasina cevap vererek 3.yolculuktan bahseder. Zü'l-Karneyn iki dagin arasinda yasayan bir topluluga rastlar ve o topluluk Zü'l-Karneyn'e kendilerini Yecüc, Mecücden koruyacak bir duvar yapmasi için yalvarirlar. İşte mesele de burada başlıyor Yecüc ve Mecüc Kuranda belirtilmiştir.Ve bir sed olduğu da bellidir.Peki bu sed nedir? Yecüc ve mecüc için Onların boyları 1 karış olacaktır.En uzunları 3 karış olacaktır.Bu Oldukça kısa boylular için kullanılır.Kimileri Yecüc ve Mecücü Uzayda arıyor.Kimi Çinliler Kimi Türkler diyor.Kimi de Yecüc ve Mecüc seddini Türkler diyor.Bunlar Genel bir bilgi.Yecüc ve Mecüc Dabbe üst yazıda belirtilen bir hayvan yada hastalık tarafından yok edilecek deniliyor. Dabbetül Arz da ahir zamanda gelecek aids diyen bile var.

Yecüc ve mecüc hakkında bilgiler toplamaya çalışıyorum. Merak duyan herkesin katkı yapması güzel olur.

burkay 02-11-2005 21:41

BENIM BILDIGIM KADARIYLA YECÜC VE MECÜC ORTA ASYADAN GELECEK OLAN BIR KAVIM BU ÇIN DIYE YORUMLANIYOR KAYNAGI BILMIYORUM AKLIMDA KALAN SADECE BU VE BU INSANLAR ÇOK SERI HAREKET EDEBILEN VE ÇOK KISA SÜREDE BIR YERI ISGAL EDEBILEN BIR KUVVET ...

Tuzbaykucbars 02-11-2005 22:28

CAMIDEKI HOCALARIN BILE VAIZLERINDE ANLATTIKLARI HADISLERI YANLIS MANLIS DEMEYE CALISIYORSUNUZ. GERCI HOCALAR KAFIR TÜRKLERDEN BAHSEDIYOR DEMEKLE YETINIRKEN SIZ BAS BAYA TÜRK OLARAK YAZILAN HADISLERI YALAN YANLIS DEMEYE KONULUYORSUNUZ. UYDURUKCULAR KESINLIKLE ISLAMCILARDIR. AMIIIIINNNN :) :) :o

aragonn 03-11-2005 00:09

eger İslamın karsısına cıkacak kafırler turk kanından gelıyorsa bu İslamımı curutur.yakında insanların kafatasını da olcersınız siz.ve herhalde turk olculerıne uymayanlarınkı yıne bızden olmaz.mıllıyetcı degılım.kahrolsun her turlu yobazlık,kahrolsun fasızm.

Mutezile 03-11-2005 00:55

Faşizmin ne olduğunu Mussolini, Hitler, Stalin ve Güney Amerika'daki bazı Muz Cumhuriyetlerindeki askeri Cunta liderleri -bizde de resme meraklı halen marmariste ikamet eden bir muvazzaf general- insanlığa ayrıntılı şekilde gösterdiler. Yobazlık kavramının içini doldurmak için sanırım Argon'un biraz açıklama yapması isabetli olacaktır.

Aliminyum 04-11-2005 14:04

Türklerin Yecüc ve Mecüc olmasına İbn-i Kesir karar verecek değil. İbn-i kesir türkler yecüc ve mecüctür dedi diye türkler yecüc ve mecüc olacak değil. İbn-i Kesir muteber bir müfessirdir ancak peygamber değildir. Ayrıca Said Nursi de yecüc mecüc için Moğol Mançu ırkından diyor. O da ayrı ve kendine has yorumlardan. Mutlak ve kesinlenmiş doğrular değil. Bu tip yorumlar kişileri bağlar ve yorumlar Kitap ve Sünnete birebir mutabık olmalarına göre kesinlik arz eder. Müteşabihatın tevil veya tefsiri ile kesinlenmiş yargılara varılamaz. Yecüc ve Mecüc hakkında istediğin kadar bilgi topla ama topladığın bilgiler sonucunda "Hah işte tamam olay budur, yecüc ve Mecüc'ü buldum" diyemezsin. Yani bu konuda mutlak, tam, kesinleşmiş bir bilgiye kavuşma imkanımız yok. Bulduğun herşey yoruma dayalı şeyler olacak.

Mutezile 04-11-2005 14:44

İbn-i kesir türkler yecüc ve mecüctür dedi diye türkler yecüc ve mecüc olacak değil. İbn-i Kesir muteber bir müfessirdir ancak peygamber değildir
(Alümünyum).. Katılıyorum..
Sen de konuya katkı yapmaya devam et. Teşekkürler

Mutezile 04-03-2006 09:40

Re: ÖLDÜRMEYE BİLE VAKİTLERİ YOKTU
 
''Yani bu konuda mutlak, tam, kesinleşmiş bir bilgiye kavuşma imkanımız yok. Bulduğun herşey yoruma dayalı şeyler olacak.''

İslamın büyük ekseriyeti yoruma dayalı, rivayete, aktamalara dayalı değil midir?

aldostu 05-03-2006 19:04

Re: ÖLDÜRMEYE BİLE VAKİTLERİ YOKTU
 
Mutezile,
Sevgili ve Kıymetli Dostum..(Buralar iyidee..
Alt cümleye geçince göreceksin Şam'ı şekeri.. :lol: )

Yazıklar olsun sana..size!!

Siz İzmir'in Kemeraltı işportacılarını geçtiniz bu sitede..

Bağırış..çağırış..
Feryatlar..figanlar..

Aman kalabalık olsun..
Mal satılıyo gözüksün..

Bilirsin işportacıların genelde,
sotada 2-3 adamı olur..
Tezgah tamamen boşken veya mütereddit 1-2 kişi duruyorken,
tezgaha yanaşır..
"Abi neredesin yahu!! Geçen hafta dan beri seni arıyom.
Harika bi malmış valla..
Abi sar bana şundan 3 tane daha.."
tezgahı ile müşteri kızıştırırlar..
Tenhada da gelip malı tezgaha geri veririler..

Bu site de buna döndü..

İşportacı üçkağıdından..
Arkada efendice duran iyi dükkanlar müşterisiz kalıyor..
Veya gerçek/hakettiği değeri bulamıyor..

Siz(Seni de etkin yönnetici kabul edip,sevdiğim için de ağır vuruyorum,bil)
hala daha ,
Siteye ilgi çok artıyor..
Eee..tebliğci..mebliğci..
Kesemeyiz..sınırlıyamayız..
zihniyeti ile devam edin bu emsizliğe..

Bu topik karmaşasında..
Mükemmel..tatlı..düşünülecek..
düşündürecek..
bir şeyler verecek..
nice güzel topik..
kaybolup gitsin..

Senin bu topiği görmemiştim ben
Kemeraltı çığırtkanlarının şamatası içinde..

Okuyunca duygulandım..
Yazılanlardan bir şeyler aldım..
Ama tesadüfen gördüm..

KARDEŞİM..!!

Bu sitenin bir sahibi de benim..
Benim hakkımı niçin yiyorsunuz..
Niçin yediriyorsunuz..

Beğenmiyorsan GİTT..
diyemezsin...
GİTMİYORUMM..

Buradayım..ve bu şamatanı bitmesini sinirle bekliyorum..

Burada tebliğ şamatası ve sersemliği mutlaka önlenmeli..
Yarım saatte bir,
ama ciddi..ama gayrı ciddi
başlık açma zırva hürriyetine son verilmeli..

Burası,ender bulunan kaliteli bir fikir platformu..

Uyuyan *Yöneticileeeeerrr..

Lütfen elinizdeki metaın kıymetini bilin..
Malı işportaya düşürmeyin..

Sevgi-selam-kelam yokk Mutezile..
Kızgınımm..
Bende her yarım satte başlık atmazsam..
Suyu iyice bulandırmazsam..

.....
.....
.....

Hadi gene..
Selam olsun..Efendilik bizde kalsın sevgili Mut Dostum..

Mutezile 05-03-2006 19:28

Re: ÖLDÜRMEYE BİLE VAKİTLERİ YOKTU
 
Eleştirilerinde haklısın İzmirli hemşehrim.

Aynı şekilde, seninle koşut düşünüyorum.

Ama şu an için buna bir önlem, tedbir düşünmedik.

Ama bu şekilde de işin cılkı çıkarılıyor, doğrudur.

Cem sitenin işlerini bitirisin, bu konuyu birlikte ele alırız..

Uyarın için teşekkür ederim.

aldostu 05-03-2006 22:16

Re: ÖLDÜRMEYE BİLE VAKİTLERİ YOKTU
 
Sevgili Mutezile,

Bu şikayetimi bir başka başlığa verdiğim bir cevapla pekiştirelim de,
günde 11 yazı ortalamasının nasıl bir sıkıcılık yarattığı daha iyi anlaşılsın..


******
Sevgili Master ;

Soluksuz bombardımana devam yavrum..
Ama yalan,ama yanlış.
Arada doğru,arasında yanılmalar..mühim değil.

Nefes aldırma bu keferelere..
Sen Allah'ın izni keremiyle hidayete kavuşmuşsun..
Üstün gayretinle inşaallah,bunlardan enazından birkaçını daha delaletden kurtaracaksın..

Yeterki gayretini eksik koyma..
Yalnız hücuma geçerken,gayret nidalarını eksik etme..
Bir de, arada Cüneyit Tarçın gibi "Yettimm gari Leeennğ"
diye bağır..

Bu hem sana gayret verir,hem de onları korkutur..
Kafiri korkutmakta da ayrı faide ve sevaplar vardır.

Hani bir cevapta sna diyorlar ki:

(Yedi tabaka Harun Yahya denen sahtekarin yalanlaridir.
Harun Yahya'nin pesine dusen master gibiler morarir kalir...

Bir iddiayi getirmeden once, dogru mu yanlis mi diye arastirin. Ama muslumanin arastirmasi mumkun mu? Hayir degil.. Cunku musluman tembeldir, yalani sever ve yalanin pesine duser...

Son soz: Harun Yahya denen sahtekarin ipiyler kuyuya inen, bir daha cikamaz.. )
Sen onlara aldırma..

Bak sen ne kadar Yahyacı DEEEEELİİİM diye bağırsan da,Kafir annamıyoo,
bastırıyooo..Sen daha çok bastır yavrum..
Bu işlerde bastıran alıyooo..

Yalnız biraz da senin uslubundan sıyrılıp,ciddi yazalım.
Sizin,saf ayaklarında yaptığınız bu profosyonel agresif İslami tavır,
Bırak İslama yaklaştırmayı,
Daha çok nefret uyandırıyor.

Belirli aralıklarla belirli yerlerden yönlendirilerek,3-5 kişi toplu hücuma geçiyorsunuz..
Rahatsız edici oluyorsunuz..

Allah aşkına bu tavrınızı bırakın da..
Bu Ateist kardeşlerimizi,iyice çileden çıkartmayın..
Mutedil olan bizler bile sizin tavrınızdan İllallah dedikten sonra..

Gene de terbiyeli adamlar,yani..


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:37 .