![]() |
EVRIM
arkadaslar ben bu konuyla ılgılı bır forum yaparken aynı zamanda imanlı arkadaslarıma da bır hatırlatma yapmak istıyorum.
hanı sureklı onumuze surulan bır olay var.bazı deneylerde RNA veya amıno asıt uretıldı dıye veya uretıldı belkı dogru kelıme degıl arkadaslarımızn tabırıyle yaratıldı ki bu deneyler ve sonucları zaten bırcok supheler ve yanlıslarla dolu. ayrıca bu deneylerın dogru oldugunu bıle varsaysak bu sakın canınızı sıkmasın veya bır yenılgı havası vermesın 1- daha once de anlattıgım gıbı tabıkı canlı yasamı olusturan hersey bu evrende bulunuyor 2-problem bu maddeler bır araya gelse bıle- ki neredeyse ımkansız ıhtımaller bunlar-canlılıgı atesleyecek enerjı-ruh- hale en buyuk sorun ve oyle olmaya devam edecek 3-hepsını gecelım soyledıklerı dogru olsun. arkadaslar yapmayı basardıklarını soyledıklerı seyın onemını sıze soyle acıklamak ıstıyorum (onemı acıklama kadar kısa) yanı bır hucre yı bır araba fabrıkası olarak dusunursek onların yaptıgı sey sadece demır.yanı fabrıka yok ,makıneler yok,muhenıs yok,vıdalar,boyalar yok.bır hucrenın ne kadar komplıke oldugunu dusunursek-cok sayıda fabrıkanın bır arada calısması gıbı- basardıklarını soyledıklerı seyın onemını sız kavrayın. EH HAYIRLI OLSUN |
şu an için yok ama gelecekte olamayacağını nereden biliyorsun?
|
evrim sahtekarlığı
bu görünen ve görünmeyen herşeyin tesadüf veya gayri ihtiyarı bir şekilde olduğunu,kendi kendine olduğunu söylemek AKLA küfretmektir.Nasıl mı?
Şimdi gidip tüm demir ve hurda parçalarını toplayalım ve bir alana biriktirelim.Sonra da onların kendi kendine bir F-16 uçak olmasını düşünelim.İşte Dünya ve uzay daki olan herşeyde bu şekilde olmuş diyenler , HALA UÇAĞI BEKLESİNLER.... |
my-zone bilimsel düşünde şu an için yok ama sonra olabilir diye birşey yoktur.
|
Evrimin olduğu ya da olmadığı şu ana dek kanıtlanamamıştır. Ne tatminkar bir yaratılış teorisi ne de evrim teorisi vardır.
Fakat, bana mantıklı gelen ihtimal evrimin olduğudur. Fakat çoğumuzun algıladığının aksine bu evrim "Tesadüfler" eseri oluşan bir evrim değil büyük kudretin (Tanrı) programlamış olduğu evrimdir. Yani, Tanrı doğa kanunlarını kendi koymuştur zaten, bu kanunların ışığında, bu evrenin şeması doğrultusunda bir canlılığın ortaya çıktığı görüşündeyim. Elbette hiçbir bilimsel dayanağım yok, sadece benim naçizane görüşüm budur. Canlıların birden yaratılması ihtimali bana daha düşük gibi geliyor, bu sistem içinde[B] her şey gerçekleşmiş olmalı. Sonuç itibariyle asıl sorulması gereken, "Gaz ve Toz bulutu nereden geldi?" İşte bu soru ve tüm evrenin harika programlanışı bizi Tanrı'ya götürecektir. Tanrı'nın sevgisi bizimle olsun. |
hasan kardeş zaten İslam Allahın ol dıyerek yarattı demesındekı kasıt O nun kudretını gostermek amaclıdır.ama tam olarak ıncelersen Allahın herseyı bır vesıle ıle aralarında planlı bır baglantı kurarak yarattıgını gorursun.evet canlılar yaratılmıstır ama canlılar dunya dısı maddelerle degıl bu maddelerle yaratılmıstır.ve bu dunyaya gelıslerınde hepsının arasında bır sıralama ve duzen vardır.Tabıkı Allah dıleseydı ılk önce ınsanı da cıplak dunyada yaratabılır ,yasatabılırdı.ama O önce dıger canlı cansız varlıkları yaratmakla ona en uygun ortamı hazırlamıstır.ama dedım ya herkes kendı gormek ıstedıgını gorur.
herkesın dını kendıne |
Aragonn Kardeş,
Eski Antlaşma'da (Genesis bölümü) ve Kuran'da geçen yaratılış bölümünün evrimle bağdaştığı kanısında değilim. Eğer biraz dikkatli okursak dinlerde bahsi geçen Tanrı'nın sürekli doğaya müdehale ettiği, insanı yoktan yarattığı, kavimleri helaka uğrattığı yazmaktadır. Özellikle 1. ve 3. hususlar benim algıladığım Tanrı ile zıt kavramlar. Bu tür doğrudan müdehalelerin olduğu görüşünde değilim, bu durumda benim için evrim de gayet mantıklı bir hal almakta. Kısacası, İslam çevrelerinde evrim teorisinin bu denli hararetli şekilde reddedilmesi ve sanki başka mesele yokmuşçasına evrime yönelik tez çürütme çalışmaları hep buradan kaynaklanmaktadır. Tanrının sevgisi sizinle olsun. |
SElamün aleyküm kardeşlerim.
evrim ispatlanmamıştır. bir şeyin ispatlanması için deneyler ile tasdiklenmelidir. ki buna ispat denir. ispatlanmış birşey tüm dünya tarafından kabul edilir. ve artık değişmez. eğer evrim ispatlanacaksa bunun deneyi imkansızdır. çünkü evrimin milyarlarca yılda ortaya çıktığı savunulur. demekki evrimi ispatlayamassın. sadece ortaya tez atabilirsin. insan bir adet beyin taşır. kafatasını kırdığımız zaman görürüz. ve ispatlamış oluruz. o hadle göremediğim şeyleri nasıl ispatlıyacaz. yoksa ispatlama imkanımız yokmu. var ama deneyler ile değil. görmediğim şeyleri mantığımızla ispatlarız. ama mantığı doğru kullanarak. terten kullanmadan. tarafsız olarak. şimdi geçelim evrimcileri iddialarına. Bilinen en eski kuş olan Archaeopteryx, 150 milyon yaşında. Kuşların atası olduğu söylenen dinozo fosilleri ise, 130 milyon yaşında. yani kuşlar dinazorlardan daha önce ortaya çıkmıştır. demekki kuşların atası dianzorlar değil. bu ispatlanmıştır. bir fosilin kaç yaşında olduğunu anlayabilen bilim adamları bunu tesbit etmiştir. o halde şimdi evrimciler ne yapacak. 150 milyon dan daha yaşlı bir canlı bulup kuşların atası olduğunu öne öne sürecekler. yani sürekli inanmak istediğimize innamak için kendilerini inandırmaya çalışacaklar. çünkü onlar hesap vermekten korkuyorlar. maddenin en küçük yapısı olan atom yada canlılın en küçüğü hücre, mükemmel bir tasarıma sahiptir. tarif edilemez bir becerileri vardır bu iki küçük şeyin. ama hiç kimse o mükemel şeylerin ne kadar mükemmel bir tasarımı olduğunu bilmiyordu. taki mikroskop ortaya çıkana kadar. demekki zaman geçtikçe bazı şeyler açığa çıkıyor. bazı ansiklopedilerde insanların atası olarak maymunlar gösterilir. gerekçede şudur. insan zekasına en yakın hayvan maymundur. 4 yaşındaki bir çoğa eşitmiş falan filan. tamam diyelim. biz maymundan geldik diyelim. peki şu anda yaşayan maymunlar hâla evrimleşemedilermi. onlar neden bizim gibi değiller. nedne hala maymun olarak kalmışlar. insan aynaya bakmalı ve gözlerini incelemeli. ne kadar mükemmel bir tasarıma sahip olduğunu anlayabilir. sadece iki gözün arasındaki mükemmel uyumun bile bir kontrol mekanizması var. peki kontrol mekanizması olan birşey tesadüfler sonucu oluşabilirmi. evrim yanılgısını çürütücek çok şey vardır. ama siz yinede bilimi yabana atmayın. bilem her zaman doğru söylemez ama bazen doğru da söyeldiği görülmüştür. hala günümüzde yanlış iğne sonucu sakat kalan veya ölen insanların olduğu bir ülkede bilim ne kadar ciddiye alınır siz düşünün. sadece atomun yapısı bile herşeyin bir yaratıcısı olduğunu anlamamızı sağlar. aynaya bakın ve kafanızdaki duyu organlarının ne kadar smetrik olduğunu farkedin iki göz, iki yanda kulak. ortada ağız ve burun. ağız ve burun neden iki tane değil. bir tane olması gerektiği için birtane. peki ya neden sağda veya solda değil. smetrik olması içim ortaya konmuştur. saygılarımla |
peki hayat niçin bu kadar boktan ve boktan ötesi olabilecek şeklide berbat ?
bütün işiniz gücünüz kulak,burun,göz. bunların hepsine çakayım. hayat niye bana tanrının ****** çocuğu olduğu fikrini ve vicdansızın önde gideni olduğunu söylüyor hep.realite tanrıya küfür eder mahiyette. |
sevgili gameover; demişsinki "hayat niye bana tanrının xxx çocuğu olduğu fikrini ve vicdansızın önde gideni olduğunu söylüyor"
hayat gerçekten boktanmı. yoksa haaytın boktan olduğu yer pakistan yada somali yada filistinmi. halimize şükretmeliyiz. onlar bizm için birer ibrettir. hayır ve şer allahtan gelir. allah kişiyi malı ve canı ile imtihan eder. bütün bunların haktan geldiğini bilen mümin bunlara isyan etmez. edemez. çünkü ederse imtihanı başarısız geçmiş olur. seni yoktan var edip birde cennet ile mükafatlandırmak siteyen rabbine nasıl olurda isyan eder insan. işte mümin bunu yapmaz. rabbim insanlara şöyle der. sizi özgür bıraktım. istediğinizi yapabilirsiniz. ama benim dediklerimi yaaprsanız ödüllendirileceksiniz. rabbim çok zor bişey söylemiyor. kuranı sımsıkı sarılın diyor. o müminler için bir kurtuluştur diyor. önce allaha iman. sonra hangi kitabın doğru olduğunu araştırıp inanmak. sonrada o kitabın doğruluğu kanıtlandıktan sorna denileni yapmak ve kurtuluşa erşimek. üç tür insan vardır. 1- inananlar 2- inanmak isteyenler 3- inanmak istemeyenler. 1- İnananlar; hayatın bu kadar boktan olmasına rağmen Allah denildiği vakit kalpleri ürperir ve bir sukunet kaplar onları. çünkü hakikat aşkonları sarmışıtır. hayat ne kadar boktan olursa olsun onlar için birşey ifade etmez. çünkü bir gün ölecektir ve dertleri bitecektir. onun için dert etmezler. sonsuzluk derdi olanın dünyalık derdi kalmaz. 3- inanmak isteyenler; bu insanlar da feraset sahibidirler. bir şeyi kavrayabilme yetenekelri vardır. bu insanlar felsefe ile konuya yaklaşır. ve kanıt ararlar. herşeye inanmazlar. hep sorgularlar. akıllarına yattığı vakit kabul ederler ki doğrudur. ama ön yargı yoktur bu insanlarda. hakikatı kavramışlardır. sadece doğru şekilde öğrenmek isterler. çünkü dünyada bir sürü din var. hepsini sorgulayıp işin içinden çıkarlar. rabbim bunların inamalarını istemiştir. rabbib dilerde biz diler. o dilemez ise bizde dileyemeyiz. inanmak allahtan bir lütuftur. nasiptir. ama inanmak istemeyenler için bir nasip söz konusumudur bilemem. ıonların vijdanına kalmıştır. 2- inanmak istemeyen ler; işte bunlar isyankar insanlardır. tıpkı senin gibi. gördüğü herşeyi reddetmeye çalışır. her defasında hakikatı farkettiği halde inanmamak için çabalar. bu durumdaki insanlar hakikatı görseler bile ona nankörlük ederler. çünkü allahı sorgularlar. neden böyle derker. bunca vahşet neden vardır. allah var ise neden bi çözüm yolu bulmuyor. gibi sorular ile hayatlarını mahvederler. o insanlar hakita öğrenmek isteemzler. sürekli çelişkiler bulmaya çalışırlar. halbuki hakikat vijdanda gizlidir. onlar vijdanları ile çelişki içerisindelerdir.onlar şeytanın tuzağına düşmüşlerdir. peki ya şeytan neden var diyeceksiniz. allah bize neden şeytanı musallat etti diyeceksiniz. allah herşeyi zıttı ile beraber yaratmıştır. iyilik var ise bunu kavrayabilmek kötülüğün varlığından geçer. karanlığın ne olduğunu ışık ile anladığımız gibi. halbuki hakkın varlığı vijdanda gizlidir. onlar vijdanları ile çelişki içerisindelerdir. |
hakikati görüp ondan nefret eden birisiyim şu aralar.ama önyargısız olduğum için ilerleyen zaman benim adıma ne getirir bilemem sevgili arafat.
eğer varsa allahtan ve yarattığı bu kalleşçe düzenden nefret ediyorum. keşke daha merhametli bir tanrı olsaydı.işte bu bilinemez. saygılar. |
rabbim merhametlidir. ama hak edene merhametlidir. isyankârlara merhamet edermi bilmem.
hakikati gördüğüne inanıyosun ama hakikata karşı reddediyosun. sen kendi içinde inanmak istemeyenlerdensin. susayan bir insan suyu reddetmez. sen hakikata muhtaçsın. hakikatı görmüşsen nasıl reddedersin. su isteyeb insan suyu görünce reddedermi. demekki sen hakikatı daha görememişsin. halbuki hakikat sana çok yakın. zaman ne gösterir bilinmez tabi. sana bi şiir yazayım. tevazu toprak demek toprak demek gül demek gül demek aşk demek aşk demek maşuk demek maşuk demek vacibül vücud demek vacibül vücud ise varlıkta yokluk demek öyle ise tevazu varlıkta yokluk demek |
arafat kardeş, hakikat eğer habersizce bir imtihana atılmamız ise, suçsuz ve günahsız çocukların iğrenç şekillerde can vermeleri ise, savaşlarda kanların döküldüğü bir dünya ise,açlıktan ölen insanlar ve çocuklar ise,acılı ölümler ise,sokak çocukları ise ben sevemedim bu hakikati.allah mesaisini iyi yapmıyor bence...
|
seni çok iyi anlıyorum. dünyanın adaletsizliğinden şikayetcisin. yediremiyorsun kendine. ama bütün bunlar allahın acımasız bir sadist olsuğunu göstermez.
evet dünyanın durumu hakikatan iç açıcı değildir. ama bu allahın takdiridir. ben hissediyorum ama anlatamıyorum. duyuyorum ama hissedemiyorum. görüyorum ama gösteremiyorum. benim şikayetimde budur. ah keşke keramet sahibi olsakda size hakkı ispatlayabilsek. ama hakkı ispatlamak o kadar kolayki. keramet insanın vicdanındadır. kalbindedir. insanın kendisi bir keramettir. biz bu dünyaya sabr etmeyi öğrenmek için geldik. allahtan gelene şükür ve sabr etmek için geldik. derdi verende o mükafatı verende o. rabbim güzelliğin iyiliğin kıymetini bilmemiz için derdi ızdırabı yaratmıştır. derdi ve ızdırabı olanlar ise herşeyin kıymetini bilrler. herşeyin kıymetini bilende hak huzuruna vardığında gösterdiği sabırdan dolayı yüceltilir. çünkü kişi sadece allah rızası için katlanmıştır tüm olanlara. o halde sen acı çeken çocukları düşünme. benim inandığım allah onlara mükafatların en güzelini vericektir. ve herkez imrenecektir onların yerlerine. sen onlar için sadece dua et. gerisini rabbime bırak. kendini düşün. allah seni nasıl imtihan ediyor ve sen ne yapıyorsun. hakkın adaletinden şüphen olmasın. adaletin değeri adaletsizlikle ortaya çıkar. bir şeyin kıymeti onun olmayışı ile bilinir. ne demiştim. allah kişiyi malı ve canı ile imtihan eder.kulu kulu ile cezalandırır ve mükafatlandırır. bu allahın politikasıdır. artık nasıl kabul ederseniz. bir yaratıcıya inanma gereksinimi hissi, her insanın içinde vardır, insanın yaradılışında gizlidir. İnsan, kendisini ve var olan herşeyi yaratan gücü tanımak ister. onları biçimlendiren, hayat veren, öldüren, sevk ve idare eden allahı tanımak ister. Akıl, onu arar, vicdan ondan sorar, insan benliği hiç olmaktan ve yokluğa gömülmekten korkar, insan güçlü birisine sığınmak, onunla yalnızlıktan kurtulmak ister, ve çalışmaya başlar. arayış içerisine girer. en sonunda aradığını bulur ve artık onun için tek şey kalmıştır. hakikata kavuşmak için yaşamak. onun için dünyanın ne olduğu önemli değildir. o sabırsızlıkla bekler dünyanın sonunu. hakikata kavuşma arzusu içini kemirir. ama o yinede sabırla bekler. çünkü bilirki ona benlik duygusunu tattıran allaha kavuşacaktır. ona vicdan veren sevgi ve merhamet duygusunu veren allaha. |
herşeyi allahla açıklamak ve herşeyi ona bağlamak doğru değil unutulmamalı ki hak verilmez hak alınır.
|
herşeyi allah'ın yarattığını söylüyorum. tabiki herşeyi onunla açıklayıp ona bağlıyacağım.
hak alınmaz. verilir ise alınır. verilmeden alamassın. allah bize can vermiş. güzellikleri hak edebilmemiz için imkanlar sunmuş. yani bize güzellikleri hak etme hakkı vermiş. |
Allah dilemedikçe, (afedersiniz ama) bir insan ancak babayı alır.
|
mmx kardes senden daha duseylı bır yazı beklerdım
evet my-zone hak verılmez alınır.bu yuzden cennet-cehhennem var. my-zone ve game over anladıgım kadarıyla sızın karsı cıkıslarınız duygusallıgınızdan kaynaklanıyor. |
bilmiyorum problem nerede ? bende mi allahta mı ? aslında ona güvendiğim devrede kibirlilik yapmadım hiç ama o kendi kibriyle beni kendinden soğuttu.bilmem barışır mıyım tekrar onla.güvenmiyorum bir toz zerresine bile.
|
benim yazılarıma dikkat edersen ben düşüncelerimi kısa net ve duygusallıktan uzak bir biçimde yazıyorum. ayrıca ben karşı çıkmıyorum veya savunmuyorum da ben sorguluyorum
|
ne dıyecegımı bılemıyorum gameover.
olaylara bakıs yonumuz cok farklı. senın mantıgınla bende ısyan etmelıyım(haşa).1 ay önce iflas ettım herseyımı kaybettım.ama aynı sey bana dayanma gucu verırıken senı tam aksı yone ıtıyor.kızsanda senın için Allaha dua edecem: ) anladıgım kadarıyla işin bılımsellıgı ,evrımle acıklanıp acıklanmamasıda senın umrunda degıl.su ankı psıkolojınle O nun varlıgı ispatlansa bıle(senın acından) bu karsı koyusunu azaltmayacak gıbı.(sakın deme ınanclıysan nıye ıflas ettın : ) senınle daha uzun bu konular dısında konusmayı,dınlemeyı ısterdım.su an soyleyebılecegım tek sey kafandakı problemı netlestırip ona gore yolunu cızmen |
aragonn kardeş ben -eğer varsa- allaha bayağı bir dua etmişliğim vardır.ama bilmiyorum dualarımın hiç işe yaramadığını düşünüyorum.benim kırılma noktamda bana yardımcı olmayan allaha niye dua edeyim artık.
|
gameover.ne yazacagımı bılemıyorum.ınsanlara kafa sayısına gore yaklasan kafalama mantıgından nefret ederım.bu yuzden yazdıklarımın senı degıstırmeye cabalamak olarak algılanmasını ıstemıyorum.ama ne yazarsam yazım ıcınde ınancımdan bırseyler bulacaksın.çunku hayata bakıs açım bu.
konuyla aslında yakın ılgısı yok ama.atesıt oldugum donemlerde şeriatci bır arkadasım vardı.sureklı tartısırdık.bır gunde sorularıma acıklama getıremeyınce bacagımdan bıcaklamıstı benı.sımdı bana cok komık gelıyor bu çelişki.bugun belkıde tam onun yanında gıbı gozuksemde (aynı safta: ) ama ben hala onunla aramda ortak bır nokta hıssedemıyorum.bu yuzden bugun daha cok emınım kı aslında tahammulsuzluk fikirler arasında degıl uygulamalarda.yanı ben ne kadar turk olsamda olaylara asla bır Azerı gozuyle bakamam ve ya ne kadar Müslüman olsamda bın ladın le aramdakı ucurum kapanmaz kapanmasını da ıstemem. senın problemlerıne gelıncede ben bunu ınsanların ıradelı olmasına baglıyorum.nasıl kı tarıhte ınsanlar yada buyuk ısler basaranlar sabırları sonucunda karssılıgını fikirlerinin yasamasıyla ya da isimlerının bır sekılde anılmasıyla almıslarsa(ıyı veya kotu) ve yapılan her eylem bır sonuc dogurmussa(ıyı veya kotu) bu hayatta yaptıgımız herseyınde bır bedelı oldugunu dusunuyorum(ıyı yada kotu) |
insan herşeyi kendi sabrıyla yapacaksa allahın misyonu nedir? dua ne için vardır? bakışların bulandığı noktada allah kuluna yardım etmiyorsa ne işe yarar ? herşeyi kendim yapacaksam allahı napayım dostum ?
|
aragonn sana bir soru sana göre insan doğduktan sonra dünya yaşamı cennet veya cehennem yaşamı derken varlığını sonsuza kadar sürdürecelmidir , yokolma denen şey hiç olmayacakmıdır ?
|
itiraf etmeliyım soruların gorundugunden daha zor:)
Allahın senın soyledıgın anlamda bır mısyonu yok. sabredeceksın ama bu ısyan etmemek anlamında bır sabır.yoksa oturup bekleme eylemı degıl.ve herzaman daha kotu olamaması ıcın bır sukur ve caba.Bakısların bulundugu noktada O hep var ve dualarında karsılıgı var geerkı arayısında haklıysan.ama karsılıgın yerı ve zamanı konusunda bır takvim yok.ve orda devreye yıne sabır gırıyor.bugun olecekmıs gıbı ıbadet etmek hıç ölmeyecekmıs gıbı calısmak |
o soru seni aştı galiba :)
|
pardon my-zone ramsesın mumyasıyla mesguldum:)
yok bu konuda degısık acıklamalar var.ben de hangısının dogru oldugu konusunu tam olarak ıncelemedım kımı acıklamalarda cehennemlık ınsanlardan bazılarının ruhlarınında bellı bır sure sonra yokedılecegı soylenıyor.ama bu dusuncelerın dayanagı ne acıkcası pek kafayı yorup bakmadım.kendımce daha onemlı gordugum konularda yogunlastım.ama genel olarak evet sonsuz bır hayat sozkonusu |
senin verdiğin çerçevesinde düşünülecek olursa dini açıdan bakıldığında bir insanın bir insanı yoketmesi mümkün değil dini açıdan sonu olmayan bir hayat sürüp gitmekte...
|
Gameover Demiş ki:
"insan herşeyi kendi sabrıyla yapacaksa allahın misyonu nedir? dua ne için vardır? bakışların bulandığı noktada allah kuluna yardım etmiyorsa ne işe yarar ? herşeyi kendim yapacaksam allahı napayım dostum ?" Sevgili Gameover. Yazılarını okuyorum ve onlardan çıkardığım sonuç, senin islam dininin tanrı anlayışına, islam dininin çağa ayak uyduramayışına karşı tutunduğun alternatif ateizm olmuş. Eğer bir Tanrı varsa bu illa ki İslam, Hristiyanlık anlayışındaki gibi bir tanrı mı olmalı sence? Bence öyle bir tanrı olamaz. Peki ne yapalım hepimiz bu dinleri reddettiğimizden ateist mi olalım? Hayır, benim aklım şunu işaret ediyor. Bu evrenin üstün bir yaratıcısı daha doğrusu programlayıcısı var. Evren programlanmış ve her şey saatin içindeki çark mekanizması gibi tıkırında işlemekte. Buna biz "doğanın kanunları" & "fizik kanunları" diyoruz. Tanrı bize akıl vermiş, din değil. Tanrı doğaya müdehale etmez. O sebeple ondan bir şey dilemek de biraz abes kaçıyor. Bu doğanın kanununu koyan o kanuna aykırı bir şey yapmamakta ki sana doğa üstü bir şekilde yardım eli uzatılsın?! Kim ne derse desin hayat bir nimettir. Yaşamak, varlığını sürdürmek acısıyla tatlısıyla yaşamaya değerdir. Zaten bunlara karşı çıkıyorsa, yaşamama özgürlüğüne sahiptir her insan. Kimse bizi burada zorunlu olarak tutmuyor öyle değil mi? Sevgili Gameover, Bence bir kez daha düşün. Evrensel huzur, aslında senin içinde. Sen Allah'a yani islam'ın tanrısına isyan ediyorsun. Peki ya gerçek tanrı ondan çok çok daha farklıysa? Sen sana müdehale etmeyen Tanrı'yı sev. Ruhunu huzurla nemlendir. Selametle kal kardeşim. |
aragonn sana farklı bir soru daha sence her insan eşit bir süre mi varlığını sürdürecektir yoksa bu insandan insana değişecek midir? (örneğin 10.000 sene önce doğmuş bir insanla 10.000 sene sonra doğacak insan arasındaki 20.000 yıllık fark)
|
sevgili my-zone;
bütün ruhlar ademden bu yana vardır. ama hepsinin bir sınav zamanı vardır. herkezin sorusunun farklı olsudu bir sınav. ayetlerde de görüldüğü gibi kalübela söz konusudur. yani bütün ruhlar şu anda var. zamanı gelince cesetler giydirilip dünyaya salınıveriyor. kimse kimseden önce veya sonra doğmuş değil. bütün insanlar aynı anda rabbimizin varlığına sahit olduğumuz gibi, hesab günü geldiğindede herkez aynı anda dirileceğiz. A'RAF suresi 172. ayet): Hani Rabbin, ademoğullarından, bellerinden zürriyetlerini alıp onları öz benliklerine şahit tutarak sormuştu: "Rabbiniz değil miyimOnlar: "Rabbimizsin, buna tanıklık ederiz." demişlerdi. Kıyamet günü, "biz bundan habersizdik" demeyesiniz. (A'RAF suresi 173. ayet): Şöyle de demeyesiniz: "Daha önce atalarımız şirke batmıştı. Biz de onların ardından gelen bir soyuz. Gerçeği çiğneyenler yüzünden bizi helak mı edeceksin alemlerin yaratıcısı herşeyi açık ve net açıklamıştır. dünya hayatı, sonsuz ahiret hayatı yanında söz konusu bile değildir. 20.000 yıllık bir fark senin kafanı karıştırmasın my-zone. aslında zaman diye birşeyde yoktur. zaman izafidir. heryerde değişiklik gösterebilir. |
sen onu bunu bırakta soruya adam gibi cevap ver
|
sorunun cevabını adam gibi verdim. senin gibi vermedim. rahat ol. biraz gayret et ve anlamaya çalış.
|
Alıntı:
dediklerini düşünüyorum dostum.sağol ilgilendiğin için.beynim şu aralar sürekli faal.çünkü morfinim yok.saygılar. |
ben rahatım amcak sen rahat degilsinki açık net bir cevap veremedin konudan alakasız seylerle ilgili ayetleri copy paste ettin eger dediğin gibi onemsizse sonsuz ahiret hayatı içinde 20000 yılcık sana göre azsa eger merak etme hesap zamanı da o sonsuzluk içinde yokolup gidecektir. o yuzden konu dısına cıkmadan ve konuyu sulandırmadan az ama ozcevaplar vermeni sana tavsiye ediyorum
|
Ayetler de anlatılan bütün ruhların ademden bu yana var olduğudur.
kimse kimseden önce veya sonra yaratılmamıştır. zaman farkı söz konusu değildir. kalu-bela'dan bahseder. allah ruhları yarattığında "elestü birab biküm (ben sizin rabbiniz değilmiyim)" buyurduğunda ruhlarda yani bizlerde "bela(evet ya rabbi)" demişizdir. kalu bela ise kurandaki bu ifadedir. bunu izah ettim. Sen anlamamışsın. Ben gayet açık bir şekilde konuyu sulandırmadan anlattım. Ayrıca konuyu sulandırmak gibi bir hayasızlık yapmam. islamda sululuk yoktur. |
allah ruhları yarattığında "elestü birab biküm (ben sizin rabbiniz değilmiyim)" buyurduğunda ruhlarda yani bizlerde "bela(evet ya rabbi)" demişizdir. kalu bela ise kurandaki bu ifadedir. bunu izah ettim. (arafat)
bu dediğine sen inanıyor musun arafat ? bunun delili nedir,mantığı nedir şaştım kaldım güzel kardeşim. |
peki dediklerin gerçek ise neden hiçkimse yaşananları hatırlamıyor? sen bile demişizdir diyorsun dedik demiyorsun.
|
Şimdi arkadaşlarım. ben teklidi iman yapmıyorum. yani taklidi iman nedir. bir kişiye allah hakkında ne söykersen söyle kabul eder. çevreden gördüğünü kabul eder. mesala benim annem. amerikada yaşasa idi koyu bir katolik yada israilde yaşasaydı koyu bir musevi yada çinde yaşasaydı koyu bir budist olabilirdi. çünkü annem söylenene inanıyor inanmnak zorunda hissediyor kendini. bu ülkede çoğu mümin böyle. kuranı kerimi sadece arapça okunması nın daha mantıklı olduğunu yada hıdırellez zamanında ev resmi çizerek ev kazanabileceğini. sanıyor. çünkü biliyorki allah var. ama hangi allah var onu bilmiyor
yani allah var tamam, ama bize ne söylüyor. yada gerçekten bişey söylüyormu. yoksa kandırılıyormuyuz gibi şüpheciliğe sahip değller. mümin şüpheci olmalı. araştırmalı. delil aramalıdır. ne söylense inanıyorlar. kuranın allahın sözü olduğuna dair bir kanıtları bile yoktur. yani bir insanı müslüman yapabilecek beceriye sahip değillerdir annelerimiz veya ninelerimiz. onlarda adam gib okuyup anlamamışlarki. hiç düşünmemişler japonlar ataist ama dünyanın en az zarar gören toplumu. diye hiç düşünmemişler. taklidi iman sahipleri her an şüpheye düşebilir. çünkü kuranı kendilerine ispatlayamamışlardır bunlar. taklidi iman budur. görülen yapılır. allahın olduğuna kanaat getirilip. ne söylenirse yapılır. taklidi iman budur. tahkiki ( gerçek iman sahipleri ise bu şüpheleri ortadan kaldırmıştır. onlar allahı daha iyi öğrenmişlerdir. öğernmektedirler. kuranın allahın sözü olduğpundan şüpheleri yoktur. bu tip insanları en dinsiz insanlar bile bir şüpheye düşüremez. çünkü onlar allahı bildikleri gibi. onun kitabınında doğruluğunu kendilerine kanıtlamışlardır. delil görmüşlerdir diyelim. ben insallah tahkiki iman sahibiyim. yani kuranın allahın sözü olduğuna şüphem yoktur. bunu diğer başlıklarda da ispatladım. ve cevap veremiyenler oldu. kuran allahın sözü olduğu için söylenen herşeyi kabul ediyorum. çünkü kuran allahın sözü. ben bunuı söylediğime inanıyorum. hatırlayıp hatırlamadığıma gelince. eğer hatırlasaydık allahıda hatırlardık. allahı bilirek dünyaya gelmemizin ne mantığı olurdu. hatırlamıyacazki imtahanın espirisi kalsın. imtihanın sırrı bu. allahtan habersiz olaraka dünyaya gelmek ve onu keşvedebilmek. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:21 . |