![]() |
Allah'ın vücudu var mı?
Şu iki hadis dikkatimi çekti. Sizinle paylaşmak istedim;
''Allah ahirette Peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir'' Müslim İman 302, Buhari 97/24,10/29, Hanbel 3/1 "Allah benimle görüştü ve el sıkıştı. Elini iki omuzum arasına koydu. öyle ki parmaklarının soğukluğunu iki göğsüm arasında hissettim” Hanbel 5/243 bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz arkadaşlar? özellikle müslümanların görüşlerini merak ediyorum. |
Hadis,Hadis yaaaaaaaaaa Hadis...
Artık hadislerle uğraşmayın,gerçekliği kesin olup olmadığı belli değildir.Ve en sahih denilen hadisler bile güvenilir değildir. Saygılarımla... |
Nediyecekler,doğrudur diycekler.:D
Ama anlamadığım bir şey neden iyi hadislere doğrudur,(kafasına göre)bu hadis doğru değildir diyorlar.Bunu çözebilmiş değilim...Ya Doğruysa?=) |
kanlı canlı bi tanrı olma olasılığı ilginç......
ama tabii,uydurmasyon olduğundan bu dinler minler kanlı canlı bi tanrı da uydurmasyon olsa gerek.... |
Alıntı:
|
Bugün biz "sapka düstü kel göründü" denildigi zaman ne anliyorsak
arap'da kendi dilinde bu tür deyimler kullanmasinin nesi garip ? simdi insanlik tarihi dört bin yil sonra, "kanarya aslani 50 bin kisinin önünde persian etti" diye bir anektod okusak neyi düsünmesini bekleyecegiz insanlarin ? kanaryanin aslani paramparca edip, perisan ettigini mi ? |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Yasin
(71) Görmediler mi ki biz onlar için, ellerimizin eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar. |
Tevrat'ta melekler ayaklarını yıkayıp yemek yiyor. Kütübü Sitte'de bazı sahih hadislerde Şeytan osuruyor, kusuyor, işiyor... E onların vücudu varsa Allah'ın da vücudu olması o kadar şaşırtıcı değil.
|
Selam,
“O’nun benzeri gibi hiçbir şey yoktur.” Şura Suresi = 11 ve sevgi... |
Selam,
Alıntı:
ve sevgi... |
Alıntı:
Ben kendim inandığım Hz.Peygamber olarak söyledim.Sizin düşüncenizle değil. |
Selam,
Alıntı:
"İnsanlar arasında diğerlerini ALLAH'ın yolundan saptırmak için hiçbir temeli olmayan "HADİS"'e, boş yere bağlananlar var.İşte alçaltıcı azap bunlar içindir.(31:6) ve sevgi... |
Merak ettim, bu hadisler için kaynak verebilir misiniz? İlk defa böyle hadisler görüyorum.
|
Hristiyanlığa göre insan formunda, daha doğrusu İsa Mesih Tanrının dünyada ki vücut bulmuş hali.
|
Alıntı:
YASİN 71 - Şunu da görmediler mi: Biz onlar için kudretimizin meydana getirdiklerinden birtakım hayvanlar yaratmışız da onlara sahip bulunuyorlar. Saygılarımla... |
Selam,
Alıntı:
Müslim - İman 302, Buhari 97/24,10/29, Hanbel 3/1 “Allah benimle görüştü ve el sıkıştı. Elini iki omuzum arasına koydu. Öyle ki parmaklarının soğukluğunu iki göğsüm arasında hissettim.” Hanbel 5/243 ve sevgi... |
Hadis: "Allah ahirette Peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir.” Müslim İman 302, Buhari 97/24,10/29, Hanbel 3/1 Bu hadisi nasıl anlamak gerekir.
http://www.sorularlaislamiyet.com/su...w_qna&id=12477 |
Alıntı:
Arapça orijinalini bulmak gerekecek. Niye bazı müfessirler İKİ ELİYLE derken bazıları KUDRET demiş? Bu nasıl bir kelimedir böyle ki hem İKİ EL hem de KUDRET manasına gelebiliyor bir görmek lazım. Benim arapçam yok. Mümkünse siz ilgili ayeti bulup ilgi kelimeyi de koyu renge boyar mısınız? |
Alıntı:
|
Selam,
Alıntı:
ALLAH GÜZELDİR VE GÜZEL OLANI/GÜZELİĞİ SEVER Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever. [Bakara, 222] Her kim sözünü yerine getirir ve kötülükten sakınırsa, bilsin ki Allah sakınanları sever. [Ali imran, 76] O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever. [Ali imran, 134] … bunlar, Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşeklik ve zaaf göstermediler, boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever. [Ali imran, 146] Allah da onlara dünya nimetini ve (daha da önemlisi,) ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah, iyi davrananları sever. [Ali imran, 148] Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever. [Ali imran, 159] … Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever. [Maide, 13 - Bakara, 195] … Ve eğer hüküm verirsen, aralarında adaletle hükmet. Allah âdil olanları sever. [Maide, 42 - Hucurat, 9 - Mümtehine, 8] (Önemli olan inandıktan sonra iman ve iyi amelde sebattır). Allah iyi ve güzel işler yapanları sever. [Maide, 93] Allah (haksızlıktan) sakınanları sever. [Tevbe, 4] Onlar size karşı dürüst davrandıkları müddetçe siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah (ahdi bozmaktan)sakınanları sever. [Tevbe, 7] … Allah da çok temizlenenleri sever. [Tevbe, 108] Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O’na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, (müminleri) çok sever. [Hud, 90] ve sevgi... |
Alıntı:
http://www.kuranmeali.com/ayetkarsil...ure=36&ayet=71 |
Alıntı:
Insanlar arasinda da konusulur; elimden geleni yapacagim diye, oysa gücüm yettigi kadar yapacagim demektir. Kudret olarak tefsir edilmesi gayet dogrudur.. أَوَلَمْ يَرَوْا أَنَّا خَلَقْنَا لَهُمْ مِمَّا عَمِلَتْ أَيْدِينَا أَنْعَامًا فَهُمْ لَهَا مَالِكُونَ |
Alıntı:
|
sevgili kardeşlerim
Bir çok ayet ve hadislerde Allahın eli, Allahın İpi, Allahın Baldırı gibi ifadeler kullanılmaktadır. Bu tür ayetler mütaşabih ayetlerdir. Peygamber efendimizde bazı hadislerinde mütaşabih kelimeler kullanmıştır. Taki insanlar bu meseleri daha iyi anlasın. Kalem suresinin 42. ayetinde Keşfus - sak tabiri geçmektedir. Lügat olarak baldırın açılması manasına gelir. Görüldüğü üzere ayeti kerimeden asıl maksat lügat maksadı değildir, belki bir mesaj söz konusudur. Hadis yukarıdaki rivayette baldır kelimesini "sakehu" şeklinde zamir olarak kaydeder. İbnu Hacer bir başka tarikde zamirsiz olarak "sake" şeklinde geldiğini ve bu şeklin -ayeti kerimeye uygunluk arzetmesi sebebiyle- daha doğru oldğunu söyler. Aksi takdirde yukarı ki tercümede aslına muvafık olarak kaydettiğimiz üzere Cenab-ı Hakka baldır izafe ederek, insana teşbih etmek gibi te'vili tekellüflü bir durum ortaya çıkacağını belirtir. Öyle ise, baldırı açmaktannn murad nedir? Alimler bunu, '''''''''''bütün hakikatkerin çırıl çıplak ortaya çıkması sebebiyle hesap ve cezanın bütün şiddet ve dehşetiyle hüküm sürmesi" şeklinde anlamışlardır. Nitekim hadiste, Resulullah s.a.v Cenab-ı Hakkın bütün gerçekleri ortaya koyarak hesap verme hadisesinin dehşetini yaşattığı hengamda, dünyada iken kulluğunu samimiyetle yapanlarla, riyakar hareket edenleri tefrik edip mü'minleri dehşetten kurtaracağını, riyakarları da sırtları eğilmez bir hale sokarak cürümlerini yüzlerine vurmak suretiyle, dehşetlerine dehşet katacağını belirtmektedir. Meseleyi tasvir eden ayeti karimenin tam meali şöyledir: Hatırla ki o gün baldırların açılacağı, kendilerinin secdeye davet edileceği bir gündür. Fakat buna güç yetiremeyeceklerdir. evet secdeye davet edilecekler gözleri düşük, kendilerini bir zillet sarmış olarak. Halbuki onlar bu secdeye dünyada herşeyden salim ve sapasağlam iken davet ediliyorlardı. (Kalem 42-43) İslamda belagat denilen bir usul vardır.. Bu bir ifadeden çok şeylerin anlatılmasıdır bu islami kaideye bakarak bu hadis ve ayetleri yorumlarsak zannedersem yolumuzdan şaşmayız... Muhammed Hamidullah, Arapça´nın; Allah´ın tebliğini taşıyan bir aracı olarak seçiminin kendine has faydalar taşıdığını belirterek, bu dilin; sahip olduğu ahenk, kelime yapısı, fiil çekimindeki ve telaffuzundaki kaideleri bakımından da diğer dillerle mukayese edilemeyeceğini ifâde eder. Arap diliyle nazil olan Kur´ân-ı Kerîm´in belagatından sonra Peygamber Efendimizin belagat gelmektedir. Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem), Arapların en beliğ ve fasih konuşanı idi. Çünkü O, Arapların en beliğ konuşan kabilesi olan Sa´d Oğullarında yetişmiştir. Hz. Peygamber s.a.v tebliğde bulunurken, konuştuğu dilin bütün anlatım tarzlarını ve usûllerini icra etmiştir. Bunu yaparken de her seviyeden insanın anlayabileceği şekilde, belagatın kısımlarından olan teşbîhli, temsîlli, mecazlı ve kıssalı anlatımları çok kullanmıştır. Bu bakımdan Arap edebiyatını ve belagatını iyi bilmeyenin, Kur´ân´ı ve hadîsleri tam olarak anlaması mümkün değildir. Dolayısıyla bunların iyi araştırılması ve anlaşılması neticesinde sahih hadîslerde bulunan teşbîh ve temsîllerin akla ve ilme ters düşmediği aksine birer hakikat dersi verdikleri görülecektir. , |
gereksiz mesajmış :)
|
Allah'ın baldırı ha :D
tüm hadisleri kayıtsız şartsız kabul eden cübbeli ahmet'e sormak lazım bunu :D |
Alıntı:
Yoksa Muhammed ve Allah'a inanan ünlü islam bilginlerinin ve hadisçilerin insanları Allah yolundan sapıtmak gibi ne tür bir amacı olabilir? Zaten 31:6 yani Lokman suresinde bir sonraki ayete bakacak olursak "Ona âyetlerimiz okunduğu zaman; onları hiç işitmemiş gibi, kulağında bir ağırlık var da büyüklenerek arkasını döner. Ona, elem dolu bir azabı müjdele." demiştir.Buradan da anlaşılacağı gibi bahsedilen hadisçilerin yazdığı hadis değil, o dönemde Muhammed'e inanmayanların söyledikleri sözler yani hadislerdir. |
Hadis No : 3471
Ravi: Ebu Hüreyre Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden biri kardeşiyle dövüşünce yüze vurmaktan sakınsın." (Müslim'in rivayetinde şu ziyade var: "...Zira Allah Adem'i kendi suretinde yaratmıştır.") * Kaynak: Buhari, Itk 20; Müslim, Birr, 112, (2612) |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:01 . |