Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Tarih (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=29)
-   -   Kürt Halkı (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=11470)

mehmetsalih 26-07-2009 14:36

Kürt Halkı
 
Kürtler, Toros dağlarından Zagros'a kadarki Coğrafyada yaşayan en eski milletlerdendir. Tarihi kaynaklar Kürt Tarihinin geçmişinin beşbin yıla kadar götürmektedirler. Bu halkın bölgelerine verilen isim ise Kürdistandır. veya diğer adıyla Mezopotamya. Hint-Avrupa dili grubuna dahil edilir. Kürtdistan bölgesi kadar ismide eskiye dayanır. Etimolojik olarak bakıldığında Kürt kelimesi KUR kelimseinden türemiştir. Kur kelimesi ise Sümmerlerde DAĞ demektir. Tİ eki aidiyeti ifade etiğinden ''Kürti'' DAĞ HALKI anlamına gelmektedir. Kürt Halkı dağlık bölgelerde yaşadıklarından dolayı bu isim verilmiştir. Yine Kürtçede kuçurlara kort denilir. Bu açıdan baktığımızda Kürt kelimesinin Etimolojisi ortaya çıkmaktadır. Bir başka açıdan bakarsak Greklerde 2200 yılları öncesinde Sümmercede geçen Kurti ''dağ halkına'' ''Kurdienne'' yani ''Kürt Memleketi'' dediklerini görürüz.

Evrensel Tarih gösterirki Kürtler çok eskiye dayanan bir halktır. Ünlü Rus Tarihçi Lazarev; Kürtlerin etnik atalarının Huriler, Lulubalar, Kassiler, Karduklar ve bir çok boylardır.

Mezopotamya sahnelerinde oynayan bir çok halkın Kürt olduğu kayd ediliyor. Bunlardan bazılarını söyleyecek olursak:
Cyrtii, Gord, Kord, Kurti, Guti, Lulu, Kusi, Kassit, Mitanni, Med, Mannai, Urartu, Karduk, KardakesSubaru ve benzeri halklar.

Dr. Asad Khailany nin yaptığı araştırmalarda binlerce yıllık tarihi kaynaklar Kürtleri şöyle kaydetmiştir:

Sümerler (Sumerians) - Karda, Kurti ve Guti,
Babiller (Babylonians) - Garda ve Karda,
Asuriler (Assyrians) - Qurti ve Guti,
Grekler (Greks) - Kardukh ve Gordukh,
Ermeniler (Armenians) - Kortukh ve Gortai-kh,
Persler (Persians) - Gurd veya Kurd,
Süryaniler - (Syrians) Kardu ve Kurdaye,
ibraniler ve Keldaniler (Hebrews and Chaldeans)- Kurdaye,
Aramaik ve Nesturiler (Armamic and Nestorians)- Kadu,
Erken islamik dönemlerin Arap yazarları (Arabs) - Kurd (çoğul Akrad),
Avrupalılar ise M.S. 7. yüzyıldan itibaren (Europeans) - Kurd demişlerdir.

Kürtler sadece Tarihleriyle değil Dil zenginlikleriylede Tarihe damga vuran bir Halktır. Filolog Abdulmelik FIRAT'a göre Kürtçede yüzbinin üzerinde kelime vardır.

Bilim ve Medeniyetinde temelinin atanların Kürtler olduğunu görmekteyiz. Nitekim Mezopotamya Bilim ve Medeniyetin beşiği kabul edilir. Bu bölgede en önemli kralıklar ise Sabarılar diğer adı ile Suvar yani Çoban devleti vardır. Yine Hurriler 400-300 ve Gutiler vardır.

Sadece Bilim ve Kültür açısından değil İlahiyat bakımındada Kürtler önemli görevlere mazhar olmuşlardır. Nitekim ilahi Dinlerin kurucusu olarak kabul edilen ve simtemleştici olarak ad edilen Hazreti İbrahim'de Kürt halkındandır. Yine Peygamberliğine büyük ihtimal verilen Zerdüştün'de peygamber olduğu söylenir. Zerdüş'ün Dini gerçekten Dinler arasında İslam'a çok yakınlığıyla tanınır. Kur'an'da ise Mecusiler iki ayete anlatılır ve her iki ayetede Mecusiler Ehl-i Kitap arasında sayılır ve ''onların ecri Allah katındadır'' denilir.

Felsefenin beşiği kabul edilen Yunanistandan önce Zend ve Avesta Felsefi muhtevasıyla meşhurdur. Batı Felsefesine ilham everen bu Kürdi kitap daha sonra büyük bir Felsefe kaynağı olmuştur. Yunanistan Felsefe bakımından meşhur olmasının nedeni sistemli bir Felsefe mantığına sahip olduklarındandır. Yoksa daha önce Hint-İran'da içerik bakımında Felsefe faaldı.

ve sevgi...

Neferkamin Anu 26-07-2009 14:41

Yazdığın yazıya sen inanıyormusun.

edit

mehmetsalih 26-07-2009 14:44

Selam,

Hayır inanmıyorum
Kabul ediyorum...

ve sevgi...

aydoe 26-07-2009 14:51

Bu inanmakla olacak bir is degil aktarilan bir bilgi ya dogrudur ya da degildir.
Dogrumu degilmi ,dogrusu nedir?

mehmetsalih 26-07-2009 15:03

Selam,

http://www.marikon.net/YaziFoto/zerdusluk.jpg
ZERDÜŞT PEYGAMBER

http://www.kurban.org/ibrahimishakkurban.jpg
TEMSİLİ BİR RESİM

ve sevgi...

mehmetsalih 26-07-2009 15:09

Selam,

BİR KÜRT PORTESİ
http://upload.wikimedia.org/wikipedi...C3%BCrtler.jpg

ve sevgi..

iceman 06-08-2009 23:51

Mehmetsalih bu sen misin? :) ayrıca Neferkamin arkadaşım sende kürtLerin İran'dan geLdikLeri saçmaLığına mı inanıyorsun? mehmet'in yazdıgı gibi kürtLer 5000 yıLdır bu toprakLarda yaşıyorLar...

Mutezile 07-08-2009 00:44

Başka araştırmalarda var:

Mesela Macar kökenli bilim insanlarından W.Radloff.

'Kürt' bir türk boyunun adıdır ve MS.7 asırda orta-asyada yaşayan ve oradan ayrılarak Macaristana ulaşan ''Turani'' bir gruptur.

Bu iddiasının altını boş bırakmıyor Radloff ve Elegeş'e işaret ediyor. Elegeş'te bulunan ''Kürt El-Kan'ı Alp Urungu'nun Anıt mezarı'' bunun en açık delili olarak gösteriliyor, Radloff tarafından.

Ancak ''kürt'' olarak nitelenen bu Türk boyunun ne Guttilerle, ne de Karduklarla bir ilgisi vardır. Anıt mezara dönelim:

Yeniseyin beş kolundan biri olan Ulu-Kem Çayına soldan karışan Elegeş Suyu'nun sol kıyısındadır. Topraktan yüksekliği 3.20m ve en geniş yeri de 60cm gelen tektaşlı bu anıttaki Göktürk alfabesi ile yazılmış 12 satırlık kitabede şöyle denmektedir:

''Kürt El-Kan Alp Urungu, altunlug keşigim bantım belde, Elim, tokuz kırk yaşım'' Kitabenin 8nci satırında böyle diyor. Yani: ''Kürt İlhanı Alp-Urungu'yum. Altunlu okluğumu bağladım belde, Elim/Devletim otuzdokuz yaşında öldüm''**


**W. Radloff, Arbeiten der Orchun adlı eserinden..


Konu yarım sayfalık bir araştırmayla ad acta edilemeyecek kadar girift. Bilim insanlarının bu konuda daha başka araştırmaları da var..

İçlerinde en ilginç bulduklarımdan biri Radloff'unki..

Mutezile 07-08-2009 00:47

Bu arada Kurmançi, Zaza, Lur ve Kalhur ağızlarında 'Kürt' terimi de yoktur. (Kaynak: Prof'ler Kırzıoğlu, Eröz, Kodaman, Haluk Çay'ın ortak çalışma kitabı)

Mutezile 07-08-2009 00:55

Ksenofon'un sözünü ettiği Karduk ve Kardu'larla günümüzdeki 'Kürt' aşiretleri arasında bağ kurma çabası da yeni değildir..

Th. Nöldeke; M. Hartmann; Weissbach adlı bilim insanları, Kürt terimi ile Kardu arasında etimolojik hiç bir bağ bulunmadığını bilimsel olarak ispatlamışlardır..

Deist Bedo 07-08-2009 00:56

@mutezile

Kürtler, Persleri işgal eden büyük iskender yani makedonlarlada melezleşmiş olabilirler. Sonuçta büyük iskender diyarbakırıda ele geçirmişti. Lakin kürtlerin kökeni daha eskilere dayanıyor perslerden de öncesine yani med imparatorluğuna. Ama tam olarak kökümüz nereden onu bilmiyorum :D

yaff herkes anasından fırladı işte, fazla takmamak lazım bu meseleleri

Mutezile 07-08-2009 01:11

Deist Bedo'nun ifade ettiği söylemi dillendiren bir teori gerçekte de var tabii ki:

Kürt topluluklarını İrani menşeye bağlamak isteyen bilim insanlarından F.Rödiger, A.F.Pott; bu menşey meselesinde İran unsurunu kabul ederler. Minorskiy de Med-iskit menşeyini olumlar. fakat Kürt terimi pers, med ve Sasani'lerde de yoktur, Ari dillerde de yoktur.

Arapça da var ve Türkçeden girmiş olup; Türkün çoğulu nasıl Etrak ise (sevgili TD'nin ve İlhan Arselin birlikte alıntıladığı ünlü Buhari hadislerini anımsayınız); Kürdün çoğulu 'ekrad' da o şekilde alınmıştır. Bu terim araplarca ihdas olunduğu günden beri ''göçebe/konar-göçer'' yerine kullanılmıştır.

Bu konuda çok önemli araştırmalar yapılmış, ara ara yer vermeye çalışacağım..

Deist Bedo 07-08-2009 01:18

@Mutezile

Pek bişey anlamadım ama siz belliki çok ilim irfan sahibisiniz. Sizin gibiler herzaman ilgimi çeker, bide evrensel-insan var ondanda anlamıyorum bişey.

evrensel-insan 07-08-2009 01:36

Saygideger deist Bedo;

bide evrensel-insan var ondanda anlamıyorum bişey. -D.B.

Bir onerin varmi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver 07-08-2009 01:44

Kürt olsa ne olur, türk olsa ne olur. Tevratta geçse ne olur, kuranda geçse ne olur. Hesiodos'un degerlendirmesi ne kadar geçerlidir.

Bir insan kendisini belli bir kimlikle tanımlamak istiyorsa buna karşı yaptırımımız ne olmalıdır, önemli olan budur

Bu insana sen bu degilsin mi diyecegiz, yoksa tanımlamak istedigi kimligi ile yaşama hakkı mı verecegiz.

İnsanların kim oldukları konusunda yaptırım insana mı aittir, yoksa bireyin kendisine mi.

Önce bu sorular bir cevaplansın sonra daha ileri gidelim.

saygılarımla

Deist Bedo 07-08-2009 01:58

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 212232)

Bir onerin varmi?

Yani abim nasıl diyim, sen böyle hani biraz daha derin düşünüyorsun ve düşündüklerini aynen aktarıyorsun ya işte benim kafam karışıyor.

her zaman olmuyor bu tabi, uzun yazdığında ve işi metametik ve fizik formülleriyle gösterdiğinde oluyor.

tabi bu senin sorunun değil, benim biraz daha kendimi geliştirmem lazım.:wacko:

Saygılar.

Mutezile 07-08-2009 08:31

Kürt halkı bu ülkenin asli unsurlarındandır. Azınlık falan değil.. Azınlık dendiğinde sömürgecilerin ağzıyla konuşmuş oluruz. Ülkenin asli kurucu unsurları arasındadır yerleri.

Fakat nedense bazı çevreler doğu ve G.Doğu anadoluda yaşayan herkesi sanki tarih boyunca hep ''kürtçe'' konuşan kimseler gibi göstermeye çalışıyorlar. Onlara bakılırsa bütün Doğu 5000 yıldan beri ''Kürdistan''dır ve orada hep kürtler yaşamıştır ve bunların kendilerine mahsus Ari-dil grubuna bağlı kürtçe diye bir dilleri vardır.

Oysa gerçek biraz farklıdır: 1071'den önce Doğu'da son bir kaç bini yıl gözönüne alındığında Hurriler, Hititler, Urartular, Persler, Medler, Makedonyalılar, Sakalar, Hazar Türkleri, Müslümna Araplar ve Bizanslılar -uzun veya kısa süreler içinde- yaşamışlardır.

Bu kavimlerinin tamamının kendilerine mahsus a y r ı birer dilleri vardı..

..ve bunlar asla 'kürtçe' diye bir dil konuşmuyorlardı. Bu dönemlerde kürtçe konuşulduğuna dair, en küçük bir yazılı belge, bilgi kaydı da yok. Ne bir tablet, ne bir mezar taşı, ne de başkaca bir kayıt..

İçinde kürt kelimesi geçen tek belge önceki iletimde bahsettiğim Yenisey'de bulunan Anıt mezardadır. Kitabesi türkçe olup, Göktürk alfabesi ile kaleme alınmıştır. Bu kitabeden anlaşıldığına göre de 'Kürt' diye anılan bu boy, Turani olup Türk soyundan gelmektedir..
Güneydoğu halkımızın bugünde önemli çoğunluğu evde, işyerinde Türkçe kullanmakta, türkçeyi daha iyi bilmektedir.

Kürtçe olarak tabir edilen ortak bir dil yerine 'ağız'lar vardır. Ve bu ağızlardan biri diğerini de anlamamaktadır. Dil birliğinden kim söz edebilir?

Kurmaci, zazaki,gorani, sorani, lorani (luri) ağızları konuşanlar salt ''kendi ağızları'' içinde bir bütünüdür..Fakat bir ağız, diğerini anlamamaktadır.

Gerçekleri ortaya koymadan önce saptamalara geçemeyiz. Şimdi Kürt ve Türk üzerinden -bir oyun oynanıyorsa eğer; ki ben bu görüşteyim- yapılan ince hesapların tasnifine ve teşhirine geçebiliriz. 1071'den sonra Doğu'da kimler ne şekilde yaşamıştır onu da ortaya koyabiliriz, tabii.

Konuyu açtığı için mehmetsalihe de teşekkür etmek lazım. Hayati konulardan...

ozgur_ 07-08-2009 09:13

Sayın Mutezile

Profilinizde Dilbilimciyim demişsiniz. Hint-Avrupa ailesine ait almanca temel branşınızmış.

1- Kürt dilini inceleme fırsatınız oldu mu ? Yapı bakımında Türkçeye benzer bir yanı varmıdır sizce ?
2- Her dilde yöresel olarak ağız ve şive farkları yok mu. Dil birliğini sağlayan yazılı dil değilmidir ?
3- Bir dil birkaç yüzyıl içinde oluşabilir mi ? Tarihte bir dilini oluşumu gözlenebilmişmidir ?

Mutezile 07-08-2009 11:06

Sayın Ozgur;

Sorularınıza dilimin döndüğünce, okumalarımın elverdiğince cevap vereyim. Ama önce bir saptamayı daha yapmak lazım. Ortak bir kürtçe lisanı konuşamayan yöreseler ağızlar Türkçe'deki gibi şivelerin birbirini anlama durumundan yoksunlar.

Demek ki faklı şive ve ağızlar Türk dilinde alman dilinde vesaire de var, fakat milletin kendi içinde birbirini anlamasında büyük problemler yok. Belki istisna olarak almanya'daki schwaebisch denilen ağır diyalekt gösterilebilir. Fonetik olarak bir alman bile yer yer bölük pörçük anlayabiliyor. Ama istisnalar kaideyi doğrular zaten.

Kürtçe tabir edilen bu farklı ağızların ortak bir özelliği ''yek, dü, se, çar, penç '' diye giden Farsça Sayı sistemidir. Oysa etnolojik araştırmaların gösterdiği yeryüzündeki en ilkel bir dilin dahinev-i şahsına münhasır -kendine özgü- bir sayı sisteminin olduğudur.

Öte yandan Kürtçe tabir edilen 'ağızlar manzumesinde' Farsça kelimelerin çokluğunu; ''Kürtler ariyendir'' veya ''Kürtçe bir hint-avrupa dilidir'' önermelerine ispat olarak göstermek isteyenler var.
Halbuki 'Kürtçe'de arap ve türkçe kelimelerin sayısı oldukça çoktur. Günlük hayattaki en güncel 100-150 kelime hem semantik hem okunuş olarak da türkçe.. örnekler bolca var.

Prof Dr. T. Gülensoy'un ''Kurmanci ve Zaza türkçeleri üzerine bir araştırma'' adlı eseri çokça örnek veriyor bu konuda..

'Ağızların' cümle yapıları, syntax Türkçeye uygunluk göstermektedir. Hatta aynı cümle farsça ve arapça kelimelerle kurulsa dahi(!)..Mesela:

_ Zu vare, kalemiha hılda, hikatamın binvise

_ Çabuk gel, kalemini al, hikayemi yaz..

Alt alta yazılı altı kelime anlam, cümledeki yeri bakımından türlçeyle tamamen koşuttur. Kelimeler türkçenin cümle yapısına göre dizilmiştir. Ya da:

_ Vare çay veho

_ Gel, çay iç..

Kelimeler yine türkçenin sözdizim kurallarına göre sıralanmıştır..fars ve arap sözdizimine göre söylenen cümlelerin de varlığı; önümüzdeki dil probleminin görünenden daha karmaşık olduğunu gösteriyor.

Rus araştırmacı A. Başmakof: Kavmin önasyaya geldiği zaman dilinin kürtçe olmaması mümkündür. Kendisini boyunduruk altına alan İrani unsurların teması sonucu bu 'amorf' dilin kendisine kabul ettirildiği çıkarsanabilir.


''Türksolundan'' bir makale:

Alıntı:

Dr. Ahmet Buran’ın “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Üzerine Araştırmalar II (Ağızlar)” adlı kitabının başlangıç bölümünde ilginç bir anı var: “5-7 Kasım 1987 tarihinde Fırat Üniversitesi’nde yapılan II. Folklor ve Etnoğrafya Sempozyumu dolayısıyla Elazığ’da bulunan sayın Dr. Müjgan Cumbur, bana şöyle bir hatırasını anlattı: ‘1952 yılında İstanbul’da toplanan Şarkıyatçılar Kongresi sırasında yabancı misafirleri Ankara’ya gezmeye götürdük. Bunlar arasında V. Minorsky de vardı. Sohbet sırasında bana neler yaptığımı sordu. Ben de Yavuz’un şiirleri üzerine çalıştığımı ancak, elimde bulunan ve Yavuz’un olduğu sanılan manzumelerin hemen hepsinin başka şairleri ait olduğunu tesbit ettiğimi söyledim. Bunun üzerine bana aynen şöyle dedi; ben de Kürtçeye bir ömür sarfettim. Yıllardır bu dil üzerine çalışıyorum. Ancak eldeki bütün kelimeler Türkçe, Farsça, Ermenice, Süryanice, Rumca vb. dillerden alınma veya bozma çıktı. Menşeini tesbit edemediğim sadece 164 kelime kaldı. Bunların da aranırsa menşeini bulmak mümkün.”

Kürdoloji konusunda Kürtçülerin bile kayıtsız şartsız uzman kabul ettikleri Minorsky’nin bu tesbiti, Kürtçenin toplama bir dil olduğunu açık ve net olarak ortaya koyuyorsa, herhalde artık söylenecek başka bir şey olmasa gerektir.

http://www.turksolu.org/156/ozaltindere156.htm

Bir doğu anadolu çocuğu olan ve 17. asırda yaşayan Erciş'li Emrah şöyle sesleniyor:

Bize Emrah derler, Karakoyunlu
Yiğitler içinde yiğit oyunlu
Kaz gibi pısmazık, erkek boyunlu
Biz Türk'ük, Türklükten fermanımız var.


Dörtlüğün içinde Kürtlük aidiyetini ima eden dahi tek kelime yok.
http://www.turkuler.com/ozan/ercisliemrah.asp

ozgur_ 07-08-2009 14:28

Sayın Multize

Alıntı:

Mutezile´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 212307)
_ Zu vare, kalemiha hılda, hikatamın binvise

_ Çabuk gel, kalemini al, hikayemi yaz..

Arapça - Türkçe - Kürtçe

Hikaye - ---Öykü --- çîrok
Kalem -- -- Kalem ---pênivîs

http://tdkterim.gov.tr/seslisozluk/?...limesec=030091

http://tdkterim.gov.tr/seslisozluk/?...limesec=034664



Alıntı:

Mutezile´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 212307)
Kürtçe tabir edilen bu farklı ağızların ortak bir özelliği ''yek, dü, se, çar, penç '' diye giden Farsça Sayı sistemidir. Oysa etnolojik araştırmaların gösterdiği yeryüzündeki en ilkel bir dilin dahinev-i şahsına münhasır -kendine özgü- bir sayı sisteminin olduğudur.

Şimdi de sayılara bakalım özellikle İspanyolca - İtalyanca ve Fransızca sayı isimlerine bakalım.

http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BCrt%C3%A7e



Sayın Multize,

Bir dil birimci değilim, Ama şunu biliyorum Türkçe ve Kürtçeyi bilen bir insan yapı bakımından bu iki dil arasında dağlar kadar fark olduğunu anlar.

kafasikarisik 07-08-2009 15:08

Karlı dağların başında
Salkım salkım olan bulut
Saçın çözüp benim içün
Yaşın yaşın ağlar mısın
Yunus Emre 1240 - 1321
------------------------------------
Bu şehr-i Sitanbul ki bi misl ü behâdır
Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır

Bir gevher-i yekpare iki bahr arasında
Hurşîd-i cihan-tâb ile tartılsa sezâdır

Bir kân-ı niamdır ki anın gevheri ikbâl
Bir bağ-ı iremdir ki gülü izz ü alâdır
Nedim 1681 - 1730

Türkler bir pers koludur, takunya ile hamamda yürürlerken tırık tırık ettiği için Türk demişlerdir :D

Mutezile 07-08-2009 16:13

Sayın ozgur;

Alıntı:

Ama şunu biliyorum Türkçe ve Kürtçeyi bilen bir insan yapı bakımından bu iki dil arasında dağlar kadar fark olduğunu anlar.
Arasında farklar yok mu? var. Tamam.

Koşutluklar yok mu, fazlasıyla var. Nasıl kendini gösteriyor bu koşutluklar? Mesela gündelik hayatın içinde size örnek olarak verebileceğim 100 civarında kelime var. Wikipedia'da göremedim onları..

Başka koşutluklar var mı? evet, mesela syntax yapısında (sözdizim). İngilizce ve almanca da cümle kabaca S-P-O kuralına göre kurulur. Devrik, soru cümleleri ve diğerleri için konuşmuyorum. Düz cümle için. Burada s(özne), p(yüklem), o(nesne,tümleç) gibi..

Örneğin eskiden nette ünlü chat kanalı İCQ vardı. Hala var mı bilmiyorum. Açılımı: İ seek you ( seni arıyorum). Özne (S) başta, Yüklem (P) ortada, Bel. N(O)..

Kürtçe ağızlarda sözdizimin türkçeyle aynı olduğu çokça örnek var. Yani Öznenin(S) başta,Yüklemin (P) ortada, Nesnenin, tümlecin(O) sonda..

Bahsettiğim koşutluklar bu minvalde düşünülmelidir.

Hadi son örneği de wikipediadan vereyim, madem uğraşıp araştırmışsızın oradan:

_ Min tu ditim

_ Ben seni gördüm.

Sözcük dizimlerini lütfen kıyaslayınız, kastettiğim bu. Yukarıdaki iletilerde alıntıladığım kitabe meselesi bence işin düğüm noktasıdır sayın ozgur. Diğer tartışmlalar hadisenin korkarım ki sadece 'retorik' kısmını teşkil ederler.

Yenisey'de bulunan anıt mezar konunun tam merkezindedir.

ulpian 07-08-2009 16:38

Bütün bu söyledikleriniz doğru olsa, sözgelimi Kürt halkının etnik olarak Türklerin bir yan kolu, Kürtçenin de bir Türkçe kırması olduğu şüphe götürmeyecek şekide bilim tarafından kanıtlansa bile, merak ediyorum, bunun günümüzdeki tartışmalara en ufacık bir katkısı olabileceğini mi düşünüyorsunuz gerçekten de?

Hitler de 'Kavgam'da, İngilizlerin Almanlarla soydaş olduğunu anlatmıştı uzun uzun ve savaşa müttefik olarak girmeyi ümit etmişti. Fakat İngilizler her nedense pek takmadı.

saygılarımla

Mutezile 07-08-2009 16:58

Burada bilim insanlarının yaptıkları önemli araştırmaları aktarıyoruz. Ben de katkı sunuyorum.

Alıntı:

Hitler de 'Kavgam'da, İngilizlerin Almanlarla soydaş olduğunu anlatmıştı uzun uzun ve savaşa müttefik olarak girmeyi ümit etmişti.
Bu sözünüz kime?

ulpian 07-08-2009 17:58

Doğrudan üstünüze almanızı gerektirecek şekilde kastetmemiştim sayın Mutezile. Elbette salt tarihsel, etnolojik bilgiler olarak konuşulabilir. Fakat gerçekten merak ediyorum, bu bilimlerin sonuçları ne olursa olsun, günümüzde yaşanan tartışmalar, sıkıntılar açısından bir çözüm sunabileceği düşüncesinde misiniz? Yani bireylerin kimliklerini belirlemesinde ve bu kimliğin 'makbul' olarak görülüp görülmemesinde etnolojik verileri esas mı kabul ediyorsunuz?

saygılarımla

Mutezile 07-08-2009 19:31

Olayların ortaya çıkış sürecinin çok önemli olduğunu düşünüyorum..

Teşbihte hata olmaz: Filin etrafında duran körlerin (ya da gözleri bağlı kişilerin) 'Fil' tarifi nesnel olabilir mi? Biri hortumu, diğeri kulakları, başkası da kuyruğu 'Fil' diye tarif edecektir. Halbuki yukarıdan belli bir mesafeden bakabilen kişinin fil tarifi gerçeğe çok daha yakın olacak.

Bundan hareketle 'Kürt halkı', 'Kürt sorunu' vb söylemlerin önce tanımını yapsak bence çok isabet ederiz.

Günümüzde yaşanan tartışmalar, sıkıntılar tamamen teorik ve retorik olark götürülmekte değil midir? O coğrafyada yaşayan insanlar yıllardır aydınlanmadan, bilimin ışığından, toplumsal refahtan mahrum bırakılmamış mıdır? Bunun vebali 1940'lardan sonra hükümet eden tüm iktidar sahiplerindedir.

12 eylül ve akabinde bir etnik ayrışmanın tohumunu atan muhteremi dün akşam acil servise kaldırdılar; kendisi boş zamanlarında 'sanatla' uğraşmaktadır.

1940-1970 arası o coğrafyada sıkıntıların şimdikinden az olduğunu -orada yaşayan halk, fert açısından- söyleyebilir miyiz?

Problemi çözmek için ne sloganlar kifayet edecek, ne de kalkışmanın kendisi.
Önce yüzleşmek lazım.

ozgur_ 07-08-2009 22:09

Sayın Mutezile

zamanım olmadığı için verdiğiniz örneği tam inceleyemedim sadece ilk bakışta göme çarpan noktaı belirttim.

Tabiki bu konuda sizin kadar yorum yapamam, ancak kürtçedeki cümlelerin belli başlı kuralları aşağıdaki gibidir. Sanırım aşağıdaki açıklamaları bir dil bilimci olarak, dilbilimi açısından siz benden daha iyi yorumlayabilecek konumdasınız.



Sözdizimi
Sözdizimi (sentaks), dildeki sözcüklerin birbirleriyle hangi ilişkiler içinde bulunduklarını, nasıl sıralandıklarını anlatır ve bir dilde kurulması olanaklı bütün tümce tiplerinin sıralanmasını gösterir. Kürtçede sözcükler arasındaki bağlantı harf-i tarif, yani takılar sayesinde oluşuyor. Kürtçedeki takılar iki çeşittir: Belirli ve belirsizler takılar. Önce belirli olanlar için örnekler verelim.
mala mezin (mal: ev [isim], mezin: büyük [sıfat], “a” takı).
mastê we (mast: yoğurt [isim], we: siz [zamir], ê: takı).
keçên bedew: (keç: kız [isim], bedew: güzel [sıfat], ên: belirli çoğul takısı.)

Belirsiz takılar için aşağıdaki örnekleri sıralayabiliriz:
maleke mezin (mal: ev [isim], mezin: büyük [sıfat], eke: belirsiz dişi, tekil takısı).
keçine bedew (keç: kız [isim], bedew: güzel [sıfat], ine: belirsiz çoğul takısı).

Örneklerde görüldüğü gibi Kürtçe tamlamalar Türkçe tamlamaların tam tersi şekilde oluyor.
Örnek:
mala min = benim evim (mal: ev, a: belirli dişi tekil takısı, min: birinci tekil, bükümlü şahıs zamiri).

Bu tamlamayı Türkçe yazarsak şöyle olur:
benim evim.

Hem takıların yerleri hem de cümle kuruluşunda öğelerin dizilişi farklıdır. Türkçede önce şahıs zamiri, sonra zamire ait olduğu belirtilen isim geliyor. Kürtçede ise önce zamire ait olduğu bildirilmek istenen isim, sonra zamir geliyor. Türkçede zamir takı alırken, Kürtçede böyle bir şey söz konusu değildir.
Kürt dili sentaksı, birçok yönden Fars dili sentaksından da ayrılıyor. Bu hususta Minorsky şöyle diyor: “Özellikle birleşik kelimelerde, geçişli fiillerin geçmişinde bilinmeyenbiçimlerin korunması konusunda Kürt dili sentaksı ile Fars dili sentaksı arasında ayrılıklar bulunmaktadır.”

Cümlenin öğelerinin sıralanışı Türkçe ve Farsçadan ayrıdır. Türkçede kurallı cümlelerin yüklemi hep cümle sonuna geliyor.

Örnek: Ben dün Ankara’ya gittim (özne+zarf tümleci+dolaylı tümleç+yüklem).
Aynı cümleyi Kürtçe olarak kuralım:
Ez duh çûm Enqereyê (özne+zarf tümleci+yüklem+dolaylı tümleç).

Görüldüğü gibi Türkçede yüklem cümlenin sonuna gelirken, Kürtçede cümle kurallı olmasına rağmen yüklem, cümlenin sonuna gelmemektedir.

Kürtçede bir cümlenin kurulabilmesi için iki temel öğeye gereksinim vardır. Bu öğeler özne ve yüklemdir. Basitten karmaşığa doğru örnekleri sıralayalım:
ez (ben) çûm (gittim)
özne yüklem

Yüklem şahıs zamirini alarak, yalnız başına da bir cümle oluşturabilir. Yukarıdaki örnekteki birinci tekil şahıs zamirini kaldırdığımızda, çûm (gittim) yalnız başına bir cümle oluşturabilir.
Kürtçe basit cümlelerde özne başa, yüklem sona geliyor. Geçişli ve geçişsiz cümlelerin kuruluşu farklıdır. Kısacası cümlenin yapısına göre, öğelerin yeri de değişebilir. Cümlenin öğeleri şu biçimlerde dizilir:
1. Özne+tümleç+yüklem
Tu li serê çiyayê Sîpanê dijî.
Özne Tümleç Yüklem
2. Özne+nesne+tümleç+yüklem
Şivên nanê xwe dereng xwar.
Özne nesne tümleç yüklem
3. Özne+tümleç+yüklem+tümleç
Hûn dê tu caran neçin Geverê.
Özne tümleç yüklem tümleç

Kürtçe cümlelerde vurgulanmak istenen öğe yükleme yaklaştırılır. Örnek:
Ez ê kevirekî bi tevşo bişkînim.
(3) (2) (1)
Ez ê bi tevşo kevirekî bişkînim.
(3) (2) (1)
Kevirekî bi tevşo ez ê bişkînim.
(3) (2) (1)
Bi tevşo kevirekî ez ę bişkînim.
(3) (2) (1)
Kürtçede devrik cümleler de vardır. Bu cümleler daha çok şiirde ve hitabetlerde olur.
Örnek:
Piştî ku roja me bű [yüklem] tarî, mirin xweştir e [yüklem] ji emberę (Ehmedę Xanî).
Kürt dilinin önemli bir özelliği de ergatif oluşudur. Geçişli fiillerle oluşturulan cümleler, geçişsiz fiillerle oluşturulan cümlelerden farklıdır. Bundan dolayı da Kürtçede iki grup şahıs zamiri vardır. Bu durumlarda, fiil bazen özneye göre, bazen de nesneye göre çekimlenir.
Örnek:
Ez te dibînim (Ben seni görüyorum).
Min tu dîtî (Ben seni gördüm).
Birinci cümlede fiil özneye (ez) göre, ikincisinde nesneye (tu) göre çekimlenmiştir. Bu özelliğe göre geçişli fiillerde, ismin tekil ve çoğulluğu yüklem üzerinde belli olur.
Örnek:
Min sêv xwar (Ben elma yedim).
Min sêv xwarin (Ben elmaları yedim).
Birinci örnekte elma tekil, ikincisinde çoğuldur. Ama biz tekil ve çoğulluğu ikinci cümlenin yüklemindeki “in” takısından anlıyoruz. Türkçe, Arapça ve Farsçada böyle bir olaya rastlamıyoruz.
Şimdiki ve gelecek zaman kiplerinde tekil ve çoğulluk nesneden belli olur.
Örnek:
Ez sêvê dixwim (Ben elmayı yiyorum).
Ez sêvan dixwim (Ben elmaları yiyorum).


Cinsiyet
Kürtçe, cinsiyet özelliğine sahip bir dildir. Tüm sözcükler dişil ve erildir. Canlı varlıklar gibi cansız varlıklar da bir cinsiyete sahiptir. Bu cinsiyet, gramatik bir olaydır.
Sözcüklerin cinsiyeti iki biçimde; tamlama ve büküm takıları ile belirtiliyor. Sözcükler
yalınken nötr durumdadırlar. Örnek:
kevçi (kaşık), çav (göz), pênûs (kalem), giyan (ruh) vs.

Tamlamalarla oluşan cinsiyet:
çavê şîn: mavi göz (çav: göz [ad, eril], -ê tekil, belirtili, erillik takısı, şîn: mavi).
pênûsa ziriçî: kurşun kalem (pênûs: kalem [ad, dişil], -a dişi, tekil belirlilik takısı).

Bükümle oluşturulan cinsiyet durumu:
siya darê
nikulê dîkî
Yukarıda işaretli “-a” takısı dişilliği, “-ę” takısı da erilliği ifade ediyor.

Veqetandek
Kürtçede tamlamalar “veqetandek” denilen takılarla oluşturulurlar. Bu takılar eril ve
dişildir. Belgili ve belgisiz olmak üzere takılar ayrıca ikiye ayrılırlar. Kürtçede ismin halleri
olmadığı için, tamlama ve cinsiyet takılarıyla terkipler oluşturulur. Takılar aşağıda
gösterilmiştir:
-ê : tekil, eril ve belirli
-a : tekil, dişil ve belirli
-ên : çoğul, belirli (her iki cinsiyet için)
-ekî : tekil, eril, belirsiz
-eke : tekil, dişil, belirsiz
-ine : çoğul, belirsiz (her iki cinsiyet için)

Büküm
Kürtçenin en önemli özelliklerinden biri de bükümlü bir dil oluşudur. Daha önce de
değindiğimiz gibi büküm, çekim sırasında kökün, özellikle de fiil kökündeki ünlünün
değişmesidir.
Kürtçede cümlenin değişken öğeleri (fiil, isim, zamir, takı, sayılar) bükülürler.
Kurmancide yalın isim ve zamirlerin çoğul durumu takı ve fiillerin yardımıyla oluşturulur.
Ama Kırmanckide yalın isimlerin çoğul durumu “-î“ekiyle oluşturulur. Örnek:
Kurmanci:
min pênûs bir (tekil ve belirli)
min pênûs birin (çoğul ve belirli)
min pênûsek bir (tekil, belirsiz)
min pênûs birin (çoğul, belirsiz)

Kırmancki:
min say verd
min sayî werdî
Kurmancide eril isimlerin bükümü iki halde olur:
a) “-î“ eki sözcüğün sonuna gelir.
b) Eğer sözcükte “a” ya da “e” sesi varsa, bu ses “ę”ye dönüşür.

Yalın Bükümlü
şivan gopalę şivanî/şivęn
nan nên/nanî bîne
aş Zîlan û Ronahî ji aşî/êş tê
nivîskar nivîskêr/nivîskarî xweş nivîsandiye

Dişil sözcüklerin bükümü:
“ê” ünlüsü sözcüğün sonuna gelerek dişillik durumu oluşuyor. Örnek:
meha biharê
porê jinikê
Kürtçe bükümlü bir dil olduğu için iki çeşit şahıs zamiri vardır. Bir çeşidi sade, diğeri
bükümlüdür.

Sade olanlar Bükümlü olanlar
ez min
tu te
ew wî/wê
em me
hûn we
ew wan
Not: Yalın sözcüklerin önüne bir edat geldiğinde sözcükler bükülürler.

mehmetsalih 09-08-2009 16:27

Selam,

Öncelikle Dil konusunda varsa bir sıkıntımız daha öncede dediğim gibi ben hiçbir zaman savunduğum birşeyi boş savunacak değilim ve Dil konusunda Bilimsel olarak konuşmaya hazırım. Kürt Dili Bağımsız, asil ve has artı zengin bir dildir. Türk dili ile kıyaslanmayacak kadar güzel ve bağımsız bir dildir. Asimileye karşı bile kendini korumuş ve kökleriyle, kültürüyle anılacak bir dildir. Arap ve Fars dillerine karşı Osmanlı gibi bir medemniyet kendisini kaptırmış ve Dili ordan burdan oluşan Türk dili tam aksine Arap ve Türk işgalerine karşı dik duran Kürt dili kıyaslanabilir mi?

Kürt Tarihi ve Kökeni ile İlgili,,,,

Kürtler Orta asyadan, kart kurlardan glmiş gibi yobaz ve ahlaki kuralara aykırı idaalar gerçekten tartışılmaya bile deymez.

Buzuların erimesiyle Mezopootamyada kültür, sanat ve Tarihiyle göz kamaştıran yasaklanmasına rağmen Tarihçilerin dikkatini çeken bu Tarih bir rus tarihçiye şöyle görünmüş "Kürt Tarihi belkide üzerinde durulması geren en önemli bir şeydir" Yasaklara ve asimileye rağmen Tarih sayfalarında yok edilen ama Bilimin keskin tavırlarına karşı yok olan yasakçıları dinlemeyen Tar,h tüm yönleriyle gözlerimizde canlanıyor. Bırakın kart kurtları bizim hangi hayvanlarla, hangi maymunlarla, hangi dağlarla, hangi toplumlarla yaşadığımız bile Bilimin gözlerinden kayıp olmamıştır. En göz kamaştıran yön ise Marlar'ın arşivlerinde bulunan 20.000 not ve notlardaki siyasi yapılanmalar, memurların durumları, o günkü tarafgirlikler vb. şeylerinde bir halk tarafından kayıt edilmesi ve Arap işgalinden sonra medeniyetini sözde Arap tanrısına! bırakmasıda acı bir durumdur. Halklar İslama teslimiyetiyle tüklsilirken bizim Müslim Horasanilermiz bu birleşmiş ırkçılara karşı başaramışlar. İhanet kılıçlarıyla hançelenmişler.

Kıvançla...


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:47 .