Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Kur'an'da Mucize Yoktur (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=16)
-   -   Kuran Mucizeleri- Daha Neyi Ispatlayalım! (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=117)

ReS 14-12-2004 15:49

Kuran Mucizeleri- Daha Neyi Ispatlayalım!
 
Kurani yalanlayanlara,inanmayanlara Kuran-i Kerimden den bilgiler.


DENİZLERİN BİRBİRİNE KARIŞMAMASI

Denizlerin, araştırmacılar tarafından çok yakın bir geçmişte tespit edilen bir özelliği, Kuran''ın Rahman Suresi''nde şöyle bildirilir:

Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi. İkisi arasında bir engel vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler. (Rahman Suresi, 19-20)

Birbirine açılan fakat suları kesinlikle birbiriyle karışmayan denizlerin ayette bildirilen bu özelliği, okyanus bilimciler tarafından çok yakın bir zaman önce keşfedilmiştir. "Yüzey gerilimi" adı verilen fiziksel bir kuvvet nedeniyle, komşu denizlerin sularının karışmadığı ortaya çıkmıştır. Denizlerin farklı yoğunluklarından kaynaklanan yüzey gerilimi, adeta bir duvar gibi sularının birbirine karışmasını engeller. (Richard A. Davis, Principles of Oceanography, Addison-Wesley Publishing Company, Don Mills, Ontario, ss. 92-93.

Elbette ki insanların, fizikten, yüzey geriliminden, okyanus biliminden haberdar olmadıkları bir devirde bu gerçeğin Kuran''da bildirilmiş olması son derece dikkat çekici bir durumdur.

Akdeniz''de ve Atlas Okyanusu''nda büyük dalgalar, güçlü akıntılar ve gel-gitler vardır. Akdeniz''in suyu, Cebelitarık Boğazı''nda Atlas Okyanusu ile karşılaşır. Ama bu karşılaşma sonucu kendi sıcaklık, tuzluluk ve yoğunluk özellikleri değişmez. Çünkü iki deniz arasında görülmeyen bir sınır vardır.

__________________________________________________ ___________

ÇAMURDAN YARATILIŞ

Allah Kuran''da insanın yaratılışının mucizevi bir biçimde olduğunu haber verir. İlk insan, Allah''ın çamuru şekillendirip insan bedeni haline getirmesi ve ardından bu bedene ruh üflemesiyle yaratılmıştır:

Hani Rabbin meleklere: "Gerçekten ben, çamurdan bir beşer yaratacağım" demişti. "Onu bir biçime sokup, ona ruhumdan üflediğim zaman siz onun için hemen secdeye kapanın." (Sad Suresi, 71-72)

Şimdi onlara sor: Yaratılış bakımından onlar mı daha zorlu, yoksa Bizim yarattıklarımız mı? Doğrusu Biz onları, cıvık-yapışkan bir çamurdan yarattık. (Saffat Suresi, 11)

Bugün insan dokuları incelendiğinde, yeryüzünde bulunan pek çok elementin insanın dokularında da bulunduğu ortaya çıkar. Canlı dokuların %95''i karbon (C), hidrojen (H), oksijen (O), nitrojen (N), fosfor (P) ve sülfür (S)''den oluşur ve canlı dokularda toplam 26 element bulunur.(kaynak:http://www.ldeo.columbia.edu/dees/ee...es/lect21.html) Kuran''ın bir başka ayetinde şöyle buyrulmaktadır:

Andolsun, Biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık. (Müminun Suresi, 12)

Ayette "süzme" olarak çevrilen "sulale" kelimesi, "temsili örnek, öz, hulasa, esas" gibi anlamlara gelmektedir. Görüldüğü gibi Kuran''da 14 asır evvel bildirilenler, modern bilimin bize söylediklerini -insanın yaratılışındaki malzeme ile toprağın içerdiği temel elementlerin ortak olduğu gerçeğini- tasdik etmektedir.

ReS 14-12-2004 15:54

Biz ona (peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kuran''dır. (Kuran,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). (Yasin Suresi, 69-70)
__________________________________________________ ______________________________________Daha fazla bilgi icin www.kuranmucizeleri.org

explorer 14-12-2004 16:03

ne ilginç ?

kuran da mademki bunca mucize var..
bilim adamları ne kadar ahmak halen görememişler ???
yada kuran bukadar bilgi içerirken halen müslüman ülkelerde zerre kadar buluş icad bilimsel bir keşif olmamış ?????

oguz 14-12-2004 16:15

Bunlar mucize falan degil, Harun Yahya zirvalaridir. Bunlara artik cevap vermekten yorulduk, fakat bu konulari ilk defa getiriyorlarmis gibi isitip isitip getirmekten yorulmadilar...

Ateistforum''da bu konular tartisiliyor.. Merak eden gider bakar... Link''i asagida;

http://www.ateizm.org/nuke_portal_fo...pic=996&st=100

ReS 14-12-2004 16:52

explorer a
onlarca olan hacli seferlerinde bizim ilmimizi tasidilar bunlar avrupaya,
ingilterede halan ibni sinanin tip kitabi okutuluyor HALANNN
adamlar kitabin yazarinin ismini bile degistirmemisler,biz sizin bilim adamlarinin bilgilerininden faydalaniyoruz diyorlar,bizim ici (bosmudur nedir)anlamaz kafalar hal inkar ediyorlar.
sana simdi bilim le ugrasan musluman alimlerin isimlerini yazzsan bu forum yetmez.

ornegin Afganistan bir zamanlar ilim yuvasi iken bak sizin gibi dinsizlerin sayesinde ne hale geldi,Irak ta oyle Bagdat en buyuk ticaret kenti idi.ben daha sizin gibe at gozlugu ile dunyaya bakanlara ne diyeyim.

hemde bunlar olurken avrupalilar birbirlere saldiriyordu yani XXX

14-12-2004 17:43

Afganistan ve Irak ateistlerin sayesindemi bu hale geldi?Vah vah.
Birinci dunya savasinda Osmanlilari arkadan vuran kimdi?Ateistlermi?
Molla Omar ateistmiydi?Ya Saddam?

Osmanlilar bir zamanlar nereleri almislarsa oralarda hep problem oldu.Halende devam ediyor.Buna ne dersiniz?

quixsoul 14-12-2004 20:27

oguz un verdiği sitedeki forumu inceledim.Buraya yazacağım cevabın hemen hemen aynısını orada alioktay arkadaşımız
çok güzel açıklamış.

Alıntı:

Milattan once atom kurami biliniyormuydu?
Misirlilar Dunya ile Gunesin arsini bir kac metre hata ile olcebiliyorlarmiydi?
uc bin yilan beri yazi kullaniliyormuydu?
Euklides geometrisi iki bin yildan beri kullanilmiyormu?
inasoglu hicbir kutsal kitaba basvurmaksizin bunlari biliyorda nasil uredigini mi bilmiyor? meniyi ve etkisini bilmemesi olanaksizdir.
Meninin icerigini bilmeyrdu elbette zaten bunu ogreneleri topu topu iki yuz yil oldu olmadi.
Daha gelismis mikroskoplar bulunmadan once spermin icinde minyatur insanciklar oldugu dusunuluyordu.
Kuranin bunlari bilmesi olanaksizdir.

Gerçektende firevun hanedanı çok gelişmişti.Daha önce firevunla ilgili açtığım başlıkda da bunu belirtmek istedim.1400 yıl yada 200 yıl önce insanlar mağadara yaşayan tipler değildi gözlemledikleri ile epey bilgileri vardı.Doğru yada yanlış.

Henna 15-12-2004 02:11

Alıntı:

oguz´isimli üyeden Alıntı
""ingilterede halan ibni sinanin tip kitabi okutuluyor HALANNN""

Yok, yok HALAN degil AMCAN...

Yani testisleri eksik AMCAN...

Kehhh keh kehh


http://www-gap.dcs.st-and.ac.uk/~his.../Avicenna.html

http://128.243.217.106/text/browse/b...acdc7fa3b.html

http://www.schoolscience.co.uk/conte.../history6.html

http://www.medsci.ox.ac.uk/gazette/volume54-1/06/

http://www.geometry.net/detail/scientists/ibn_sina.html

http://www.schoolhistory.co.uk/stude....php?t963.html


etc. etc.etc.....



Oguz,

Ingilizce biliyorsan oku da ogren... Bilmiyorsan Dr. Bey''e rica et de sana bir kac ceviri yapsin....

Bir daha da hakaret etmeden once dusun, iki kere dusun...
Cehaletinden eminiz de... Seviyeni de kendin gozler onune seriyorsun...

oguz 15-12-2004 02:19

Henna,

bir de siz, kendi ifadelerinizle anlatsaniz!!!

Hani balik hikayesini anlattiginiz gibi.

Malum bizler hikayeden hoslaniriz...

Kehhh keh kehhh

Henna 15-12-2004 02:24

Sizin cahilce ve seviyesizce yaptiginiz hakarete karsilik gonderdigim bilgilerle, sizin su son yazdiginiz arasinda ne gibi bir baglanti var????????

Gerekiyorsa tabii ki size cevirileri yapar yollarim. Siz ogrenmek isteyin yeter ki, ceviri de yapariz, hikayeyle de anlatmaya calisiriz... Yeter ki siz ogrenmek isteyin...

oguz 15-12-2004 02:30

henna,

hadi bakimmmm...

Karsinda musluman mi var ki hikaye ile bize uyutacaksin?

Varsa bilimsel bilgilerin, onlarla gel...

Masallarla degil...

Masallari ancak muslumanlar yer...

Kehhh kehhh kehhhhh

Henna 15-12-2004 02:45

Alıntı:

oguz´isimli üyeden Alıntı
henna,

Karsinda musluman mi var ki hikaye ile bize uyutacaksin?

bize degil oguz, bizi

explorer 15-12-2004 03:34

henna oguzun bir harfini hatalı bulurken
kurandaki bu kadar celişkiyi nasıl gözden kaçırıyorsun.

bu arada oğuzunda dediği gibi bizler bu zırzavatları tartışmaktan bıktık.

kendinizi halen bu şekilde ikna etmeniz.
tekrar tekrar kuranı yorumlamaya çalışmanız doğrusu çok ilginç.

explorer 15-12-2004 03:44

ateizm forumdan balyozun yazısınıda eklemek istiyorum

Caga ayak uydurmaktan baska bir sey degil .Gercekten Kuran bunlari bilseydi bu gün DÜNYA müslüman olurdu.Bir kerede ilahiyatcilar su an bilinmeyen bir bilgi versinler en büyük Müslüman ben olacagim.Her zaman ayni taktik bir sey bulunduktan sonra bunlar Kuranda zaten yaziyor bunlar Kuranda zaten var bak okuuuuuuu bütün amac eldekileri yitirmemek...

hayır kardeşim kuranda bilimsel bişeyler fln yazdıgı yok.
Aradaki boşluğu sen zihninde dolduruyor ve orada anlatılanı değil, anlamak istediğini anlıyorsun

hberent 16-12-2004 10:59

benim anlayamadığım madem kuran bu kadar ilmi bilgiler içeriyor ve dünyanın ileri tekniklerinin ortaya çıkardığı verileri islam kardeşlerimizin "bu zaten kuranda yazıyor"diye avundukları bu eşsiz kitabı sular seller gibi ezberleyen mollalara,imamlara bir bakın..ışığı önüne alan çukuru görmeli..oysaki müslüman ülkelere bir bakın hepsi çukurda..
saygılarımla..

stingray 16-12-2004 14:54

Kuranda herşey yazıyorsa bilim adamları gerçekten boşuna çalışıp o kadar araştırma yapıp zaman harcıyorlar. Alsınlar bi kuran okuyup okuyup yeni şeyler bulsunlar.Bilim adamları araştırır bulur bunlar "aaa bak bu işte kuranda yazıyor" derler. Maden yazıyorduda bunu daha önce niye söylemediniz? Kuran bu kadar ilerici bilimsel falanda niye müslüman ülkeleri bilimin,teknolojinin bu kadar gerisinde hiç düşündünüz mü :evil:

Birde Harun Yahya gibi bi geri zekalının sitesinden kopyala-yapıştır yapacağınıza kendi düşüncelerinizi yazın tabii varsa...

ReS 16-12-2004 15:00

size soyleyecegim;
1.biz Kurani icinde bilimsel bilgiler var diye kabul etmedik.Biz onu, Allah in insanlari dogru yola,huzura ve barisa iletmesi icin kabul ettik ve bir rehber saydik.Fakat (zaten Kuranda da belirtiliyor)zaman gectikce gordukki Kuran bilimselligi de iceriyor.
2.si size zamanin Alimlerinin bulduklari bilimsel kanitlari sunarim ama siz, sizi yaratana inanmadiktan sonra bunlara nasil inanacaksiniz.

“Evrenin tümünü kavramak isteyen bir kişi, önce insana bakmalıdır. Çünkü bütünüyle varlık kavramı ruhta belirmiştir. Allah, varlıkların en büyüğü ve en son kademesidir. Bütün insanlık onun özünde birleşmektedir. Varlığı başka varlıklarla kıyaslanmayacak kadar mükemmeldir. Akıl, Allah''ın özünden gelir. Ahlâkın temeli ise bilgidir...”

haci 16-12-2004 16:25

Demek ki Kur''an''in en azindan bazi yerleri 1400 yildir anlasilmamis ve daha yeni anlasiliyor.. Kimbilir belki de ilerde anlasilacak yerleri vardir.. Kur''an hala anlasilmayan bir kitap...
Kimin icin yazildi dersiniz..
Uzay insanlari icin mi?

explorer 17-12-2004 23:03

Alıntı:

ReS´isimli üyeden Alıntı
explorer a
onlarca olan hacli seferlerinde bizim ilmimizi tasidilar bunlar avrupaya,
ingilterede halan ibni sinanin tip kitabi okutuluyor HALANNN
adamlar kitabin yazarinin ismini bile degistirmemisler,biz sizin bilim adamlarinin bilgilerininden faydalaniyoruz diyorlar,bizim ici (bosmudur nedir)anlamaz kafalar hal inkar ediyorlar.
sana simdi bilim le ugrasan musluman alimlerin isimlerini yazzsan bu forum yetmez.

ornegin Afganistan bir zamanlar ilim yuvasi iken bak sizin gibi dinsizlerin sayesinde ne hale geldi,Irak ta oyle Bagdat en buyuk ticaret kenti idi.ben daha sizin gibe at gozlugu ile dunyaya bakanlara ne diyeyim.

hemde bunlar olurken avrupalilar birbirlere saldiriyordu yani XXX





o devirlerden böyle bir kitabın ibni sina tarafından yazılacagını kabul ediyorsunuz ve övünüyorsunuz.

ama muhammed gibi zeki ve kurnaz biri kitap yazınca , bu "1400 yıl önce nasıl bilinecekti "? "allahın sözüdür , muhammedin okuma-yazması yoktu" fln deyip onun hazırlamadıgını iddaa ediyorsunuz.

çelişkiyi çözelim isterseniz
a-) hem muhammed hem ibni sina kitap hazırlamıştır.
b-) yada ibni sina''yada allah bu bilgileri ve kitapları melek vasıtası ile göndermiştir.

cevap veriyorum a şıkkı

22-04-2005 19:26

Kur'an'da mucize var mı? bölüm 1 ve 2...
 
Daha önce yazdığım ilk bölümden sonra bu kez iki bölümünü bir arada yazacağım...

Şu anda Kur'an'da iddia edilen kelime tekrarlarıyla uğraşıyorum...Daha sonra onu da bu yazının sonuna ekleyeceğim...

"Birçok müslümanın Kur’an a olan imanı sözde Kur’an mucizelerinden gelir ya da güçlenir...Kur’an mucizeleriyle ilgili şeriat çevrelerinde çeşitli propogandalar yapılmaktadır

Genel olarak yapılan şudur:

1)Amaca uygun Kur'an çevirileri kullanmak,ayrıca ayetleri bilimsel verilere uydurmaya çalışmak(en çok karşılaşılan durum budur)

2)"Kur'an zamanında bilinmesi mümkün değil" denilen birçok bilginin Kur'an dan yüzyıllar önce bilinmesi durumu.Daha önemlisi Muhammed'in bu kişilerle bazı ilişkilerinin olduğunun kanıtlayan bazı kaynaklar!

3)Kur'an da bulunan bazı "mucize" iddialarının Kur'an dan önceki kitaplarda bulunması...

İddiaları yanıtlamaya başlayalım:


1)Atmosferin "7 katmanlı" olmasıyla ilgili bilginin Kur'an da verildiği iddiası:


Ayetler:

Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O'dur. Sonra göğe istiva edip de onları yedi gök olarak düzenleyen O'dur. Ve O, herşeyi bilendir. (Bakara Suresi, 29)

"Görmüyor musunuz; Allah, yedi göğü birbirleriyle bir uyum (mutabakat) içinde yaratmıştır?" (Nuh Suresi, 15)


Bu ayetlerle atmosferin katmanları konusunun hiçbir ilgisi yoktur...Kur'an daki "yedi gök" ifadesinin ilgili hadislere de bakılırsa bambaşka konularla ilgisi olduğu görülür...

Harun Yahya sadece işine gelen ayetleri ve işine gelen kısımlarını yazmıştır.. Mesela aşağıdaki ayetlerde EN YAKIN GÖĞÜN YILDIZLARLA DONATILDIĞI YAZMAKTADIR:

67:5- Andolsun biz,en yakın göğü kandillerle donattık ve onları, şeytanlar için taşlamalar yaptık. Ve onlar için alevli ateş azabını hazırladık.


41:12- Böylece Allah onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göğe kendi işini bildirdi. Biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve koruduk. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir. (görüldüğü gibi Kuran 7 gökten bahsettikten sonra en yakın göğü kandilerle donattık diyor!!!)


YILDIZLAR ATMOSFER KATMANLARINDA (hele EN YAKIN GÖKTE/troposferde)
OLAMAYACAĞINA GÖRE Kur'an'ın atmosferin katmanlarından bahsettiği iddiası çürür...


Kur'an daki 7 gök değimi bazı islam alimlerince "cennete giden 7 yol/gök" olarak yorumlanmıştır..

Ama 7 gök ile ilgili ifadeleri eski uygarlıklar da kullanmışlardır.

Eski putperest Araplar güneşin, ayın,Satürnün Jupiterin, Mars'ın ve Merkür'ün ve Venüs'ün gökteki bu 7 objenin ilahlar olduğuna inanıyorlardı(bu gezegenleri çıplak gözle görebiliyorlardı)

Haftada günler de bundan türemiştir...
İngilizcelerine dikkat edelim..

Saturday
Sunday to Sun (Dies Solis),
Monday to Moon (Dies Lunae),
Tuesday to Mars (Dies Martis),
Wednesday to Mercury (Dies Mercurii),
Thursday to Jupiter (Dies Jovis)
Friday to Venus (Dies Veneris).


Ayrıca Muhammed'in bu "7 gök" inancı Yahudilikte de bulunuyordu yani yeni birşey değildir..

Bu 7 göğün atmosfer katmanlarıyla ilgisi olmadığı bazı hadislerin bunları açıkça açıklamasıyla daha iyi anlaşılabilir...



2)Kur’an’ın bilimsel bir şekilde “yörüngelerden” bahsettiği idiası:


Ayetler:


"özen içinde yollar ve yörüngelerle donatılmış" (Zariyat Suresi, 7)

Ayete bakalım..

Zariyat 7- “Yollara sahip göğe andolsun ki,(elmalılı)”


Görüldüğü gibi Kur’an daki bu ayet bilimsel verilere yaklaştırmak/uydurmak uğruna “yollar” ya da benzeri anlamdaki kelime, “yörünge” diye çevrilmiştir!!!

Bir de şu ayetler:


“Geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yaratan O'dur; her biri bir yörüngede yüzüp gidiyor”. (Enbiya Suresi, 33)

“14:33- Sürekli olarak yörüngelerinde hareket eden ay ve güneşi, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verdi”


İlk önce çok çok önemli olan birşey dikkatimizi çekiyor bu ifade sayesinde Kur’an’ın ne demeğe çalıştığına dair önemli bir ipucunu yakalıyoruz..

Günaş-ay bunlar “yörüngelerinde yüzüyor” peki ya NEDEN DÜNYADAN BAHSEDİLMİYOR?!?


Eğer Kur’an dünyadan bahsetseydi gerçekten bu ayet bir mucize olurdu! Ama tabi ki Kur’an ın hiçbir yerinde “dünya yörüngesinde hareket ediyor” diye bir bilgi yoktur...

Güneş...ay...

Güneş, hakikaten de eski toplumlara göre hergün DOĞUDAN BATIYA “yörüngesinde yüzer” ay da aynen öyle...Kur’an ın demeğe çalıştığı da budur

Aslında Kur’an da bu ayette bilimsel bir mucize olacağına bilimsel bir “hata” olduğu bile savunulabilir.Çünkü Muhammed’in gerçekten çıplak gözle , güneşin doğudan batıya “hareket ettiğini” düşünmüş olma olasılığı fazladır...

Şu ayet bizi bu konuda şüpheye düşürür...

“36:40- Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.”
Yani Muhammed’in gerçekten de güneşin dünya etrafında hareket etiğinden ve aya çarpmaması/çatmamasından bahsettiği güçlü bir olasılıktır


Yani Muhammed’in “güneş,ay yörüngelerinde yüzüyor” sözüyle anlatmak istediği tabi ki Ay’ın dünyanın etrafında döndüğü ya da bilimsel anlamda “yörüngesi” olduğu değildir...Sadece, bazı hadislerde de açıkça belirttiği gibi (Taberi Volume 1 yaratılış ve Tufan ile ilgili bölüm sayfa) ,Güneşin ” kendisi için belirlenmiş bir alanda” periyodik olarak KENDİ YOLUNDA doğudan batıya hergün hareket ettiğidir...Bu hareketin de “Allah tarafından kendisi için belirlenen yörünge/kader/yol” olduğudur..

Zaten Muhammed’in çıplak gözle gördüğü de bu olaydır..Aynı şey ay için de geçerlidir...



3)Kur’an ve embriyoloji

Ayetler:


“Ali İmran / 6 Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka ilâh yoktur. O mutlak güç ve hikmet sahibidir”

“22:5. Ey insanlar! Eğer yeniden dirilmekten şüphede iseniz, şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan), sonra uzuvları (önce) belirsiz, (sonra) belirlenmiş canlı et parçasından (uzuvları zamanla oluşan ceninden) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim..........................”

“Müminun / 13 Sonra onu sağlam bir karargâhta nutfe haline getirdik”


“Müminun / 14. Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik.”

“39:6- O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor.”


Bu bilgiler Muhammed’den yüzyıllar önce Yunanlı Galen’in yazmış olduklarıyla çok büyük paralellikler göstermektedir..

İlk önce bazı ayetlerde geçen “alaka” ya da “alak” sözcüğü bazı çevirilerde “aşılanmış yumurta” olarak gösterilmiştir..ve bilimsel bir anlam yüklenmeye çalışılmıştır...

Ama “alak” kelimesi için birçok çeviride(hem Türkçe hem ingilizce) kullanılan sözcük basitçe “pıhtı” ya da “kan pıhtısı” dır...

Birkaç çeviride de “yapışıp kalan birşey” gibi kelimelerle sözcüğe bilimsel anlamlar yüklenmeye çalışılmıştır..


Kur’andaki bu konuyla ilgili ayetleri toplarsak karşımıza şu sonuç çıkar:

Doğum öncesi Kur’an ın bildirdiği safhalar:

Safha1: “nutfa” yani sperm
Safha2:”Alak” yani “kan pıhtısı”,
Safha3: “mudahgha” yani “bir et parçası”
Safha 4: “adaam” yani kemikler
Safha5: Kemiklerin kaslarla örtülmesi

(BU AŞAMALAR MUHAMMED’DEN YÜZYILLAR ÖNCE YAŞAMIŞ GALEN’İN BİLDİRDİKLERİYLE BÜYÜK PARALELLİK GÖSTERİR)

ayetlerde anlatılanlar Kur’an’ın sanki bilimsel bir hata yaptığı izlenimini vermektedir..
Çünkü;

Cenin’in oluşumunda “pıhtı” ya da “kan pıhtısı” ile alakalı bir safha yoktur(Dr. William F. Campbell)

Kur’an daki bir bilimsel hataya daha değinelim...

“2:259...................Hele o kemiklere bak, onları nasıl birbirinin üzerine kaldırıyoruz? Sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?"

Kaslar ve kıkırdaklar kemiklerden önce aynı zamanda oluşmaya başlar sekizinci haftanın bitiminde ancak kemikleşme oluşumları görülür fakat ceninde kemikleşme oluşumlarından önce zaten kas hareketleri ve oluşumları gözlenmektedir...

Yani kemiklerin oluşması ve üstüne etler giydirilmesi tanımı yanlıştır,kaslar kemiklenmiş kemiklerden önce zaten vardır...

Yani Kur’an ın yukarıdaki ifadesi hatalıdır bu ifade yine Galen’in düşündükleriyle paralellik gösterir...Galen’in yaptığı bazı hataları aynen Kur’an da tekrarlanmıştır...


Yani şurası kesindir ki “Kur’an zamanında bilinemez” denilen bu basit bilgiler Muhammed’den önce yaşamış eski Yunanlı doktorlar tarafından bilinmektedir ve elimizde onlara ait eserler vardır...

İlk önce Hipokrat’ı inceleyelim...(MÖ 460)

Hipokrat’ın yazılarında;

Annenin kanının pıhtılaşması:

“Tohum(embriyo),...zarın içinde.....Annesinin kanı dolayısıyla büyür rahime iner...”(ingilizcesinde bölüm 14 sayfa 326)

Beden:
“bu aşamada annenin kanının pıhtılaşması ve inmesiyle ET OLUŞMAYA BAŞLAR”(ingilizcesinde aynı sayfada bölüm 14 sayfa 326)

Şimdi Kur’an için gösterdiğimiz aşamaları Hipokrat için gösterelim..

Safha1: Sperm
Safha2:Annenin kanının zara inmesi
Safha4:Kemikler

Milattan önce 460 yıllarında yani Muhammed’den yüzyıllar önce yaşamış Hipokrat’ın yazılarında bu bilgileri bulabiliyoruz ve bu bilgiler Kur’an ınki ile büyük paralellik gösteriyor!!!!!!!

Yine milattan önce 350 yıllarında yaşamış “Aristotle” nin “On the generation of Animals” adlı eserinde şu bilgiler yer alır:

İngilizcesinde bölüm 654 b de Aristotle, etin kemiklere “sarıldığını” “liflerle takıldığını” bildirir..

Yine bu bilgiler Kur’an ile çok büyük bir paralellik gösterir
Safha1:sperm
Safha2:Regl kanı
Safha3:beden/et
Safha4:kemikler
Safha5:Etlerle beraber büyümesi


GALEN’e bakalım:

Galen Ms131 de doğmuştur.
“De semine” adlı kitabında ingilizcesinde sayfa 50 de Galen Aynı Kur’an 76:2 deki bilgiyi vermiştir yani” bir damla karşık sudan” ayeti Galen’in verdiği bilgilerle %100 benzerdir..

Kitabında Ceninin ilk başlarda şekillenmemiş olduğundan daha sonra kemikleşerek “etlenerek” büyümesinden bahsetmiştir...Aynı Kuran 23:14 de olduğu gibi!!!!!!

Şimdi Galen’inkine bakalım:
Safha1: İki “semen”
Safha2:+ regl kanı
Safha3:ŞEKİLLENMEMİŞ VÜCUT
Safha4:KEMİKLER
Safha5:ETLER KEMİK ÜZERİNDE BÜYÜR

Görüldüğü Muhammed den önce yaşamış Galen Kur’andaki bilgileriçok önce vermiştir...

Peki Muhammed kendisinden çok daha önce yazılmış bu bilgilere nasıl ulaşmıştır veya nasıl duymuştur?

Ms528 de Kuzey Arabistanda konuşulan dil “Süryanice” idi

Bu yıllarda “Sergius al-ras Ayni” adlı kişi (Ms 536 da ölmüştür) GALEN’İN 24 KİTABI DA DAHİL OLMAK ÜZERE TIPLA İLGİLİ BAZI ESERLERİ GREKÇE DEN(YANANCADAN) SÜRYANİCE YE ÇEVİRMİŞTİR

Aristotle’nin Hipokrat’ın Galen’in eserleri o bölgede zaten süryanice ye çevrilmişti okunabilir olarak bulunuyordu(The Role of the Nestorians and Muslims in the History of Medicine, Allen O. Whipple, 1967, Princeton Univ. Press, p. 16)

Daha sonra Araplar Nestorians lara bu çalışmaları Arapça’ya çevirtti.
Süryanice ve Arapça birbirine çok yakın diller lduğundan bunu yapmak çok kolaydı..

Muhammed zamanında Arabistan da bu bilgileri bilen kişiler tabi ki bulunuyordu(Mesela bunlardan biri “Harith ben Kalada”(Ms550 de Ta’if de doğmuştur)
Bu şahıs Yemen’e ve İran’a seyahatler yapıyor Galen,Aristotle ve Hipokrat ın “buluşları” konusunda kendisini geliştiriyordu...
Bu kişi daha sonra İSLAMIN BAŞLADIĞI ZAMANDA Arabistan’a geri döndü ve doğduğu yerde “Ta’if” te oturmaya başladı

Dr. Dr. Lucien LeClerc “Histoire de la Médecine Arabe” adlı kitabında şöyle yazmıştır:

“Harith Ben kalada Jandi Shapur’da tıp öğrenmiştir..Muhammed bu konulardaki bilgisinin bir kısmını Harith Ben kalada’ya borçludur” (LeClerc, op.cit., p. 123.)

Ayrıca Muhammed ile ilişkisi olan “tıp konusunda bilgili” insanlardan biri de “Nadr ben Harith” idi..

Bunun gibi birçok kişi vardır...

Görüldüğü gibi Hipokrat tın da tıp konusunda bazı hataları vardı Aristotle’nin de “Galen’in de onlardan kopya eden KUR’AN’IN DA!!!


Bir de müslümanların bilimsel olarak yorumlamaya çalıştığı şu ayet:

“39:6- O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor”

“Üç karanlık içinde” cümlesi çeşitli islam alimlerince bambaşka şekillerde yorumlanmıştır ama günümüzün “Kur’an araştırmacıları” bu ayeti de bilimsel bazı verilere uydurmaya çalışmaktadır....

FAKAT MUHAMMED BU ÜÇ KARANLIK İLE İLGİLİ KONUYU DA DİREK SAĞDAN SOLDAN DUYDUĞU KİŞİLERDEN ALIP KUR’AN A KOYMUŞTUR BU BİLGİ HİPOKRAT’IN ESERLERİNDEN GELİR...

Hipokrat’ın eserlerinde bu “üç karanlık” konusu ayrıntılarıyla açıklanmıştır...
Muhammed o dönem için bilimsel sayılabilecek bu konuları ilişki içinde olduğu + sağdan soldan duyduğu bilgileri Kur’an a geçirmiştir bu konuyu ortaçağ düşünürü “Ibn Qayyim al-Jawziyya” şu şekilde açıklamıştır..

“Hipokrat....bazı zarlar ilk önce oluşur diğerleri ikinci ayda diğerleri ise üçüncü ayda....demiştir..BU NEDENLE ALLAH “Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor” şeklinde buyurmuştur..Bu zarlardan her birinin kendi ‘karanlığı’ vardır.Allah bu yaratılış aşamalarını/bir aşamadan diğerine geçişi ima ettiğinde bu ‘zarların karanlığını’da ima etmiştir..Ayrıca Hipokrat ‘kulaklar açıldı,ve sıvıyla dolu gözler’ BU NEDENLE MUHAMMED beni yaratan işitmemi ve gözlerimi açana ibadet ederim”

1. (Ibn Qayyin (Damascus, 1971) Tuhfat: Tuhfat al mawdud bi ahkam al-mawlud, pp. 254-291
2. B. Musallam, op. cit., p. 56 )


SONUÇ:

Sonuç şudur:

“Muhammed zamanında bilinmesi mümkün değil” denilen bilgiler Muhammed’den yüzyıllar önce biliniyordu.Ayrıca Muhammed’in yaşadığı zamanda ve Muhammed’in çevresinde bu bilgileri çok iyi bilen eğitimli kişiler vardı...Bunların Muhammed ile ilişkisini kanıtlayan çok sayıda kanıt vardır...

Ki zaten Hipokrat’ın Aristotle’nin Galen’in ve dolayısıyla Kur’an ın bu SADECE ZAMANINA GÖRE BİLİMSEL SAYILABİLECEK bilgilerin bugün önemli yanlışlar da içerdiği modern tıp tarafından kanıtlanmıştır..."

4) Big Bang teorisi ve Big Crunch hipotezi ile ilgili;
Ayetler:
21:30-"O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?"

21:104 -" Göğü, kitab dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi, katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz. Doğrusu biz bunları yaparız."

Kur'an da geçen "göklerle yer bitişik iken onların ayrılması" cümlesinin Big Bang ile ilgisi olduğu tam olarak açık değildir...

Farzedelim ki gerçekten bu ayet Big Bang'i anlatıyor(varsayım)

Kur'an'dan çok çok önce yazılmış Hindu kutsal kitapları Brahmana’larda ve Upanishad'larda "KOZMİK YUMURTANIN BÖLÜNÜP PARÇALANMASI/yarılması" ve sonrasında evrenin oluştuğu ifadesi aynen bulunmaktadır..Üstelik "kozmik yumurta" kelimesi aynen bugün bazı bilimsel çevrelerde de kullanılmaktadır...

Yani herşey “bitişik” iken ayrılmıştır
Sümer metinlerinde de üstü biraz kapalı olmakla beraber bu herşeyin"ayırıp,bölünüp yaratılması" ifadesi aynen kullanılmıştır...
Bu "ayrılma" konusu çok açık olmamakla beraber Tevrat'ta da bulunur...
Sonuçta Kur'an'daki bu düşünce orijinal değildir..Kur'an'dan çok çok önce başka "kutsal kitaplarca da dile getirilmiştir...

Sözde" big crunch" ı ifade eden ikinci ayete baktığımızda ayetin Big crunch olayına yorumlamak için oldukça uğraşıldığını görüyoruz....
Yine de bu ayetin "big crunch" ı ifade ettiğini varsayalım...
Big Crunch HİPOTEZİ (evet sadece bir hipotez) bilimsel çevreler tarafından artık ciddiye alınmamaktadır...

Çünkü son yıllarda yapılan deneyler göstermiştir ki evren "bir kitap ya da kitabın sayfalarının dürülmesi gibi" "big crunch" a uğramayacak TAM AKSİNE genişlemeye devam edecektir..Çeşitli bilim adamlarının görüşü budur...Big Crunch hipotezi 2002'den beri,çoğu bilim adamına göre geçerliliğini yitirmiştir...(1)

Ayrıca Enam suresi 110’da söz edilen evrenin “yoktan var olduğu” ayeti değişik çevirmenlerce değişik şekillerde çevrilmiştir..(bkz.Y.N. Öztürk çevirisi)..zaten bu “yoktan var olma” konusu da yine Kur’andan çok çok önce yazılan Hint metinleri Rig-Veda’da ve upanishad’larda bulunur(2)

5)Zamanın izafiliği 1400 yıl önce mi açıklandı?

Ayetler:

32:5-" O, gökten yere, (yukarıdan aşağıya) işleri düzenler, sonra da o işler, sizin saydıklarınızdan bin yıl kadar olan bir günde O'na yükselir"

70:4- "Melekler ve Ruh miktarı ellibin yıl süren bir gün içinde ona çıkar."

Eğer bu ayetler gerçekten "zamanın izafiliği"ni anlatıyorsa Kur'an'dan yüzlerce yıl önce yazılmış şu Tevrat ayetine ne diyeceğiz?
Mezmurlar 90:4 " Çünkü senin gözünde bin yıl geçmiş bir gün, dün gibi bir gece nöbeti gibidir"

Ayrıca İncil de de benzer ifadeler bulunur:

2 PE 3:8 " Sevgili kardeşlerim, şunu unutmayın ki, Rab'bin gözünde bir gün bin yıl ve bin yıl bir gün gibidir."
Bazı müslümanlar gerçekten Kur'an dan en küçük bir şey bulduklarında heme mucizevi olduğunu iddia etmekte bir numaradırlar!!!

6)Kur'an ve evrenin genişlemesi iddiası:

Ayet:

51:47- “Biz göğü kudretimizle bina ettik. Hiç şüphesiz biz, çok genişlik ve kudret sahibiyiz”.(Elmalılı)

51:47- “Göğe gelince onu biz ellerimizle kurduk,hiç kuşkusuz biz genişleticileriz” (Y.N. Öztürk)

Bilimsel bir teoriye göre “evrenin genişlemesi” konusu gündeme gelmeden önce ilgili ayetin BÜTÜN çevirileri “biz geniş kudret sahibiyiz” şeklinde idi...

Öyle ki eski çevirilere baktığımızda hepsinin “geniş kudret sahibiyiz” şeklinde çevrildiğini görüyoruz..

Ama ne zaman bu konu gündeme gelmeye başladı esnek Arap dilinin olanakları kullanılarak ilgili ayet “biz evreni genişletmekteyiz” şekline dönüştürüldü!...

İlgili ayet ile evrenin bilimsel olarak genişlemesi arasında bir bağ kullamak son derece güçtür...

Bu ayetten çok daha açık bir biçimde, aynı konudan söz eden, Kur’an’dan yüzyıllar önce yazılmış Tevrat ayetlerine baktığımızda;
İşaya 42:5 "Gökleri yaratıp GEREN, yeryüzünü ve ürününü seren dünyadaki insanlara soluk,orada yaşayanlara ruh veren Rab...."

İşaya 51:13 Sizi yaratan, gökleri GEREN......

İşaya 40:22”............Gökleri PERDE GİBİ GEREN,.........”

Kur’an’daki zorlama Arapça ayettten çok daha açık bir biçimde konuya değinildiğini görüyoruz...

Tabi bu ayetin bilimsel olarak kesinlikle “evrenin genişlediğinden” söz ettiği %100 iddia edilemez yalnız Kur’an’da ilgili ayetin orijinal arapça ifadesinden ÇOK DAHA AÇIK bir şekilde bu “genişleme” konusuna uyarlanabileceği söylenebilir...

Sonuçta Kur’an’daki ilgili ayet zorlama yöntemlerle “evreni genişletiyoruz” şeklinde saptırılsa bile Kur’an’ın orijinal bir düşünce getirdiği söylenemez..

7)Yeryüzünün en yakın bölgesi mevzusu:
Ayetler:

30:2-3 “Yenilgiye uğratıldı Rum,yeryüzünün en yakın/en alçak yerinde...”(Y.N.Öztürk)

Ayetteki Arapça esnek olan bir ifade (aslen en yakın alamına gelir) en ALÇAK şeklinde de yorumlanarak Lut gölü civarında yenilen “Rum”un gerçekten de yeryüzünün el alçak yerinde (Lut gölü) yenildiği iddia ediliyor...

İlk önce Yn.Öztürk dışında çeşitli çevirilere bakalım:

30:3. “Arapların bulunduğu bölgeye en YAKIN bir yerde onlar, Halbuki onlar, bu yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir.” (Diyanet)

30:3- “YAKIN bir yerde. Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir”(Ali Bulaç)

30:3. (Arapların yaşadığı) bölgeye en YAKIN yerde... Yenilgilerinden sonra yeneceklerdir” (Edip Yüksel)

30:3-“yeryüzünün YAKININDA; ama onlar bu yenilgilerinin arkasından muhakkak üstün geleceklerdir,” (Elmalılı)

30:3 (Bölgeye) En YAKIN bir yerde. Onlar (bu) yenilgilerinden sonra yeneceklerdir” (Süleyman Ateş)

Görüldüğü gibi birçok çevirmen “yakın” kelimesini kullanmış...
Fakat bu kelimenin sadece “yakın” değil bir de “en alçak” anlamına geldiğini iddia eden bazı müslümanlar vardır...

Bu görüşün doğru olduğunu varsayalım...
Romalılar tam olarak nerede yenilgiye uğratılmışlardır?
Gerçekten de ölü deniz veya yakınlarında mı? Yani dünyanın el alçak bölgesinde mi?

Hayır. Romalılar’ın savaştığı yerler Suriye’nin kuzeyinde olan Aleppo(Halep) bölgesi ile Antakya’dır.(3) Bu bölgelerden hiçbiri Ölü Deniz’e yakın değildir...

8)Kur’an’daki Romalıların galip gelmesi ile ilgili iddia edilen önbildiri:
Ayet:
30:2- “Rumlar yenildi.
3- (Arapların bulunduğu bölgeye) en yakın bir yerde onlar, bu yenilgilerinin ardından mutlaka galib geleceklerdir.
4- (Bu da) birkaç yıl içinde (olacaktır). Onların bu yenilgilerinden önce de sonra da emir Allah'ındır ve o gün müminler, sevineceklerdir.”

Kur’an’ın Romalıların yenilgisinden sonra “yenecekleri” ve bunun da BİRKAÇ YIL İÇİNDE olacağı,ve gerçekten de Romalıların birkaç yıl içinde galip geldikleri iddia ediliyor

İddia edildiği gibi Roma, Persleri yenilgiye uğrattı ama bu Kur’an’da söylendiği gibi BİRKAÇ YIL İÇİNDE OLMADI!

Yusuf Al’ye göre BİR KAÇ YIL manasına gelen Arapça kelime (Bidh''un), 3 ile 9 yıl arasındaki bir period manasına gelmekte.. Ama tarihi kaytlara göre roma galibiyeti nerdeyse 14 YIL sonra geldi. Persler M.S 614 veya 615 yılında Roma yı yenip Kudüsü ele geçirdi. Bizans ın karşı saldırısı 622 yılına kadar başlamadı ve galibiyet 628 yılına kadar elde edilemedi. Bu da 13-14 yıllık bir zaman dilimi anlamına geliyor! Ku!ran da iddia edildiği gibi 3-9 yıllık bir zaman dilimi DEĞİL!

Al Tabari de Roma nın galibiyetinin 628 yılında Hudeybiye barışının imzalanmasından sonra olduğunu söyler.( AL TABARİ NİN TARİHİ: İSLAMİYETİN ZAFERİ)

Heraclius 627 yılında pers i istila ya uğrattı ve bu yılın aralık ayında antik Ninevah? (Irak ın kuzeyinde bir şehir) yakınlarında önemli bir zafer kazandı ama kısa süre sonra geri çekilmek zorunda kaldı. Ne var ki; 628 yılının şubat ayında Pers imparatoru suikasta uğradı ve yerine geçen oğlu barışı arzuladı 628 yılının Mart ayında Heraclius kendini galip ilan edebilirdi ama pers lerin roma imparatoruyla savaşa girip girmeme konusundaki tartışmaları 629 yılının haziran ayına kadar sürdü. 629 Eylül ünde Heraclius İstanbula kendini galip ilan ederek girdi ve 630 Martında Kudüsde Kutsal Hacı restore etti.(4)

9)Kur’an ve “duman”:

Ayet:

41:11- “Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin." dedi. Her ikisi de: "İsteyerek geldik" dediler.”
Evrenin duman halinde sıcak bir gaz kütlesinden oluştuğunu ve Kur’an’ın da bunu belirtmek için en uygun kelimeyi kullandığı belirtiliyor..
Ancak bu iddiada önemli problemler var:

a)Fussilet suresinde bildirildiğine göre dünya “bütün evren duman halinde iken” zaten vardı!

Ayetin öncesine bakarsak;

“41:10- O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdir edip, düzene koydu.

41:11- SONRA duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin." dedi. Her ikisi de: "İsteyerek geldik" dediler”

Yani bu “duman” meselesinden önce dünya vardı hatta sabit dağlar ve rızıklar zaten bulunmaktaydı...

Yani eğer Kur’an’ın belirttiği “duman” ile ilgili konu gerçekten de “evrenin oluşumu” ile ilgili olduğu kabul edilirse o zaman Kur’an’da büyük bir hata var demektir...Çünkü bu, dünyanın evrenin/uzayın en yaşlı ve ilk cismi olduğu anlamına gelir!!!Yani bu, mesela dünyadaki dağların gökteki bütün yıldızlardan daha eski olduğu anlamına gelir!

b)Kullanılan kelime iddia edildiği gibi “evrenin oluşumu aşamasını” belirtmek için en uygun kelime değil...

Eğer anlatılmak istenen gerçekten iddia edilen konu olsaydı “Duman” değil “gaz” (Arapça:Ghaz) kelimesi kullanılırdı...

Gaz ile “duman” ifadeleri çok farklı anlamlara geliyor...

Duman organik parçacıkları içerir,başlangıçta var olan “gaz evresinde” hiçbir organik maddenin bulunması mümkün değildir...Bu nedenle “duman” tanımı tamamen yanlıştır!
Yani Kur’an da eğer “duman konusu” bu şekilde yorumlanırsa, bilimsel mucize olacağı yerde bilimsel bir hataya dönüşür çünkü başlangıçtaki gaz evresi kesinlikle “duman” diye nitelenemez!

10)Su döngüsü:

Su döngüsünün Kur’an’da ifade edilen ve edilmeyen bazı evrelerini şu şekilde açıklayabiliriz..
a)Denizlerden ve okyanuslardan buharlaşan sular,(Bilinmesi en zor olan budur ve Kur’an’da geçmez)
b)Bulut
c)yağmur
d)Toprağın böylece ürün vermesi
7:57- Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen O'dur. O rüzgarlar, yağmur yüklü bulutları yüklenince, onu kurak bir memlekete gönderir, sonra onunla yağmur yağdırır ve onunla her çeşit ürünü yetiştiririz. İşte Biz, ölüleri de böyle diriltiriz. Gerekir ki düşünür, ibret alırsınız.
Ayeti b,c ve d aşamalarını içerir...

Herhangi bir insan bile hiçbir bilimsel bilgisi ya da araştırması olmaksızın b,c,d aşamalarını bilebilir/anlatabilir...

Ama a aşamasını yani okyanuslardan,denizlerden,göllerden buharlaşma olup bulut oluşturma aşaması Kur’an’ın hiçbir ayetinde yoktur...
Fakat işte bu açıklaması imkansız denilebilecek kadar zor birinci aşamayı Tevrat yüzyıllar önce şöyle açıklar;

Amos 5: 8 “Ülker ve Oryon burcunu yaratan,zifiri karanlığı sabaha çeviren,gündüzü geceyle karartan,DENİZ SULARINI ÇAĞIRIP YERYÜZÜNE DÖKENİN ADI RAB’DİR”

İşte birinci aşama da açıkça açıklanmıştır...Tevrat’taki bu ayetin Kur’an’dan yüzyıllar önce yazıldığını söylemeye hiç gerek yok!

Ayrıca MÖ 800 yıllarında yani Kur’an’dan yaklaşık 1350 YIL ÖNCE yazılmış Tevrat’ın İşaya bölümünde şu açıklama yapılır:

İşaya 55:10-11: “GÖKTEN İNEN YAĞMUR VE KAR TOPRAĞI SULAMADAN,YERİ YEŞERTMEDEN,EKİNCİYE TOHUM, YİYENE EKMEK VERMEDEN NASIL GÖĞE DÖNMEZSE ağzımdan çıkan söz de öyle olacaktır”

İşte Kur’an’da iması bile bulunmayan birinci aşama Tevrat’ta açıkça anlatılmıştır! Kur'an'da mucize olduğu iddiası asılsızdır

Ayrıca;

Eyüb 36:26-28 "Su damlalarını yukarı çeker,buharından yağmur damlatır,bulutlar nemini döker,insanların üzerine bol yağmur yağdırır...
Müslümanlar, Kur’an’daki bu konuyu anlattıktan sonra “Muhammed’in uydusu” biçiminde esprili bir şekilde bu olayların onun zamanında bilinemeyeceğini söyler yalnız Kur’an’ın hiçbiryerinde bulunmayan, ilk ve anlaşılması en zor hatta imkansız olan aşamayı Tevrat son derece açık bir şekilde anlatmıştır...Demek ki tabiri yerindeyse, asıl Muhammed’den 1350-1400 yıl önce yaşamış İbrani peygamberlerinin uydusu varmış...

(1)http://en.wikipedia.org/wiki/Big_crunch

(2)Rig-veda 10:129, Chandogya upanishad 3:19:1 “.......Before creation, this universe was non-existent”

(3)http://www.usc.edu/dept/MSA/quran/maududi/mau30.html

(4)(Watt, Muhammed Medinede, 113-114) Ayrıca Ostogorsy, Bizans Tarihi, 103-4)

mustafa 24-04-2005 12:41

Mucizeler
 
Siz kurandaki mucizelere karşı bu bilimsel olarak nası olur bu hiçde mantıklı değil hem böyle bişey olsa nası oluyoda ona inanmıyolar diyosunuz.Nası siz iki suyun birbirine karışmamasını bi takım saçma şelerle yalanlıyor ayı ikiye bölmesine saçmalık diyorsanız.Ondan sonrada bilme ters diyosanız o zamanki kafirlerde Muhammed büyücü muhammed falcı diye yalanlıyorlardı.He aradan 1400yıl geçmiş sadece yalanlama şekilleri farklılaşdı

n0thing 24-04-2005 14:45

Suların tatlı tuzlu olması ve ayrılması zaten bilinen bir şeydi.Bu bizim uydurduğumuz bir şey değil var olan bir gerçek.Araştırabilirsin.

mustafa 24-04-2005 17:15

Ben yok demiyorum zaten bu 1400 yıl once söyleniyor siz hala yok şöledir böledir diye inkar ediyosunuz

ensareo 24-04-2005 17:22

Bazılarınız Kur'an'ı okuduğunuzu söyleyip sonra o yok bu yok diyorsunuz..Önceden biliniyordu..vs..

Gaybten yani gelecekten haber verebilen varmı aranızda veya öyle bir teknolojisi olan var mı?Öncelikle buradan başlayacağım...Yani sizce gelecekten doğru bir haber verebilen kişi veya neyse ne olursa olsun var mı?

Foolhardy 24-04-2005 18:18

Arkadaşlar kuranda yazılanların çoğu zaten önceden biliniyordu.muhammed aniden çıkarmadı yani...

Ayrıca muhammedin doktorluğunu okuduğumuzda hiçte bir şey bilmediği görülüyor..Sinek örn. olduğu gibi..

Kuranda anlatılan olay suların karışmadığını söylemektedir .Ancak o çok bilmiş molla arkadaşlar kuran yerine biraz da bilimsel kitaplar okusalar,ya da bir coğrafyacıyla sohbet etseler bu olayın çökertildiğini suların birbirine karıştığını öğreneceklerdir...

kuranın önceden bildiği bir şey söylesenize ya çok memnun olurum...

ensareo 24-04-2005 18:27

Soru sormamın nedeni bu..Gaybı kimse bilebilirmi önece bunun bir cevabını verin?

25-04-2005 02:01

Elbetteki gaybı, yani geleceği kimse önceden bilemez. Ancak çeşitli tahminler yürütülebilir ve bunlar bazen tutabilir de. Mesela ben Fenerbahçe Sebatsporu yenecek dersem %95 ihtimal tuttururum bunu. Ama bunun gaybı önceden bilmekle ilgisi yoktur. Çünkü elimde çeşitli veriler vra. Güç dengei vs.
Kuran'da da gaybı bilen hiç bir kesin ifade yoktur. Var olduğu iddia edilen kısımlara baktığınızda muğlak ifadelerle, bellli-belirsiz, yoruma esnek ifadeler görürsünüz.

25-04-2005 12:59

...
 
1) http://www.turandursun.com/modules.p...iewtopic&t=903


2) http://www.geocities.com/islampencereleri/tuzlu_su.htm

ensareo 28-04-2005 00:06

Deep kesin bir hırıstiyan misyoneridir.Sizce bu mantık silsilesi doğrumu..Bak deep,madem hırıstiyansın en azından şöyle düşünmen lazım gelmiyormu?Burası ateist bir site ve sitede Allah'a inanmayanlar var ve sen Allah'a inanan bir müslümanla cedelleşiyorsun..Bu nasıl mantık bu..Atalarınıza benzemişiniz.

Deep sende git sitene ve orada yap anti-propagandanı..Burası ateist sitesi senin amacın ne?Yemleniyormusun burada yoksa :lol: :lol: :lol:

Kuran'da da gaybı bilen hiç bir kesin ifade yoktur. Var olduğu iddia edilen kısımlara baktığınızda muğlak ifadelerle, bellli-belirsiz, yoruma esnek ifadeler görürsünüz.

sana göre muğlak olamazmı?mesela bu zamanda sana muğlak ama sonradan ne analama geldiği kesinlikle anlaşılıyor..veya sen ayeti anlamamış olmazmısın?

ensareo 28-04-2005 00:12

kuranın önceden bildiği bir şey söylesenize ya çok memnun olurum...

Fazla uğraşma ben sana gelecekte gerçekleşecek bir haberi vereyim ama işte okumadan okumaya değişiyor..Bazısı bakıyor,bazısı görüyor!...Güneş sistemine ait gezegen sayısı 12 dir.

ensareo 28-04-2005 00:21

deep bak hırıstiyanmı ateistmi deseler hırıstiyan derim terbiyem musait değil seninle ateistlerin yanında.zaten bir ilhan arsel mantığı silsilesi almış başını gidiyor biraz oku sonra yaz link adetinden vazgeç ayrıca linkine baktımda siz kafayı peynr ekmeklemi yediniz...peygamber efendimizn(s.av) şimdi yunanca bir kitabı okuduğunumu söyleyeceksin yoksa peygamberimizin ükle ülke dolaşıp bütün ilimleri talim ettiğinimi söyleyeceksin..daha önceden Vardı olabilir.ben bilmiyordum mesela.şimdi benim için o gaybi bir konu olmuyormu?işte bunu anlatmak istiyorum peygamber efendimiz(s.av) Allah'tan aldığı vahiyle doğruyu bildiriyor..hem sizin hem yahudilerin tahrfatlarınızı açık açık gösteriyor.Bu durumda peygamber efendimiz(s.av)'e 24 saat bile yetmeyecek ne dersin.Tevratı öğren,incili öğren,memleket memleket dolaş yunanalı bilim adamlarından ders al... :lol: :lol: :lol: biraz düşününde öyle yazın...

28-04-2005 15:41

Net olarak hangi ayette gaybden haber var söyleyebilirmisiniz.Ancak kuranın sular karışmıyor demesine rağmen,o bölgede suların karıştığını biliyoruz.Buna ne dersin.

ensareo 30-04-2005 01:04

nur suresi 35.ayet mesela:

35 - Allah göklerin ve yerin nûrudur. Onun nurunun misali tıpkı içinde fitil bulunan bir kandillik gibidir. fitil bir sırça (cam) içinde o sırça da sanki parlayan incimsi bir kevkeb! Bu lamba, ne yalnız Doğuya, ne de yalnız Batıya mensup olmayan kutlu, pek bereketli bir zeytin ağacından tutuşturulur. Bu öyle bereketli bir ağaç ki, nerdeyse ateş değmeden de yağ ışık verir. Işığı pırıl pırıldır. Allah dilediği kimseyi nûruna iletir. Gerçeği anlamaları için insanlara böyle temsiller getirir. Allah her şeyi bilir.

14 asır önce gönderilmiş bir kitap olduğunu unutmadan,bir değerlendirme yapabilecekmisin?

ella 30-04-2005 15:42

Merhaba,
Bu tartışmada Kuran ile Hadisleri birbirinden ayırmak lazım . Uydurma hadislerde gerçek dışı bir çok iddialar var. O sinek örneği vs. uydurma hadislerde var. Ay yarılması konusu da uydurma hadislerin yönlendirilmesiyle oraya atılmış bir iddia. Bunu daha önce de tartışmıştık. Orada anlatılan konu peygamber döneminde olan bir olay değil gelecekten olacak olan bir olaydır.
Bunun dışında gelecek ile ilgili peygamberin söylediği iddia edilen tüm olaylar yalandır. Peygamberin öyle bir sözü ve mucizesi yoktur.
Kuran’da geleceğe yönelik ayet vardır. Kıyamet ile ilgili olan ayetler gelecekle ilgili ayetlerdir.
Bunun dışında Rum suresinin başındaki ayetler yine gelecekte olacak bir olayla ilgili bir ayettir ve bu olay ayette dendiği gibi olmuştur.

30:2 Romalılar yenildiler,
30:3 (Arapların yaşadığı) bölgeye en yakın yerde... Yenilgilerinden sonra yeneceklerdir.
30:4 Bir kaç sene içinde. İş, önünde sonunda ALLAH'a aittir. O gün inananlar sevineceklerdir.


Selamlar

01-05-2005 15:32

Birincisi soruma cevap alamadım ensareo.İkinci olarak verdiğin ayette gaybden ne gibi bir haber var.Ben anlayamadım da.Rica etsem biraz açıklarmısın.

ensareo 01-05-2005 17:25

Net olarak hangi ayette gaybden haber var söyleyebilirmisiniz.Ancak kuranın sular karışmıyor demesine rağmen,o bölgede suların karıştığını biliyoruz.Buna ne dersin.

Kur'an'da gaybden nahber verilir mb.Bu da şunun için bu Kur'an'ın Allah(c.c) tarafından indirildiğinin bilinmesi ve onun haber verdiği diğer gayb haberlerinin(ahıret,öldükten sonra dirilme,hesap cennet ve cehennem) zamanı geldiği zaman gerçekleşeceğinin anlaşılması içindir..

Gayble ilgili haberler azımsanmayacak kadar çoktur..bazıları zamanı geldiğinde anlaşılacak,bazıları zamanı gelmiş ve analaşılmış olanlardır..

35 - Allah göklerin ve yerin nûrudur. Onun nurunun misali tıpkı içinde fitil bulunan bir kandillik gibidir. fitil bir sırça (cam) içinde o sırça da sanki parlayan incimsi bir kevkeb! Bu lamba, ne yalnız Doğuya, ne de yalnız Batıya mensup olmayan kutlu, pek bereketli bir zeytin ağacından tutuşturulur. Bu öyle bereketli bir ağaç ki, nerdeyse ateş değmeden de yağ ışık verir. Işığı pırıl pırıldır. Allah dilediği kimseyi nûruna iletir. Gerçeği anlamaları için insanlara böyle temsiller getirir. Allah her şeyi bilir.

şimdi 14 asır öncesine gdiyoruz ki anlamaya çalışalım..Zeytin yağı ile tutuşturulan içinde bir fitil bulunan bir lamba kullanılıyor ozaman..Bu ayette bir örnek veriliyor,bu verilen örneğe bakarak anlamaya çalışıyoruz..
1.Nedoğuda nede batıda bulunan bir zeytin ağacı
2.Ateş değmese bile ışık verir..

1.şimdi ozamanın bir insanı olarak bı örneği düşünüyoruz..ne doğuda bulunuyor bu zeytin ağacı ne de batıda..nasıl bir zeytin ağacı bu?'..
2.ateş değmese bile ışık verir..oysa ateşin değmesi lazım ateş değmeden ışık vermez ki..

Bundan o zamana ait olmayan bir bilgi var.ve tabiki anlaşılmıyor..Fakat elektrik keşfedilince anlıyoruz ki..ateş değmese bile ışık veren,ve zeytin ağacına gerek duymayan bir ışık kaynağı var..gayet net anlaşılıyor..ne doğuda nede batıda bulunmayan bir zeytin ağacının neden söylendiğini,neden ateş değmese bile ışık verdiğini...ama o zamanda anlaşılması zor...o zmanda yapılmış tefsirlere bakabiliriz fakat bilmem bu kadar yeterli olur mu?

01-05-2005 18:18

Tamam ensareo anladım.Sen bize şaka yapıyosun.Nereye el sallıyoruz...

Ya kardeşim sen ayak üstü bizi mi yiyon.O ayeti bir daha oku bence.

35 - Allah göklerin ve yerin nûrudur. Onun nurunun misali tıpkı içinde fitil bulunan bir kandillik gibidir. fitil bir sırça (cam) içinde o sırça da sanki parlayan incimsi bir kevkeb! Bu lamba, ne yalnız Doğuya, ne de yalnız Batıya mensup olmayan kutlu, pek bereketli bir zeytin ağacından tutuşturulur. Bu öyle bereketli bir ağaç ki, nerdeyse ateş değmeden de yağ ışık verir. Işığı pırıl pırıldır. Allah dilediği kimseyi nûruna iletir. Gerçeği anlamaları için insanlara böyle temsiller getirir. Allah her şeyi bilir.

Kurandaki bu ayette kandile gönderme yaparak anlattığı şey allahın nurudur."Onun nurunun misali tıpkı içinde fitil bulunan bir kandillik gibidir"
Bununu kendide açıkça söylüyor zaten.Hayır yani hiç ateşe değmeden yanan bir kandil var dese ve onun ne olduğunu söylemese senin dediğin doğru olur ama zaten neyi anlattığını söylüyor.
İllede kuranda bir mucize bulucaksın diye bu kadar saçmalığa gerek yok.Ya ciddi bir şekilde tartışalım yada bırakalım bu işi.Böyle gereksiz bir yorum için harcadığım zamana yazık valla.

ensareo 01-05-2005 23:22

Hayır yani hiç ateşe değmeden yanan bir kandil var dese ve onun ne olduğunu söylemese senin dediğin doğru olur ama zaten neyi anlattığını söylüyor.

Hayır yani hiç ateşe değmeden yanan bir kandil var dese (nerdeyse ateş değmeden de yağ ışık verir) zaten senin belirttiğin gibi söyleniyor..dikkat edermisin..

mb anlamak istemiyorsun herhalde..kendin bilirsin..o zaman kandiller fitilleri zeytinyağıyla yakılıyor..ateşle fitili yakıyorsun..biliyorsun herhalde kandilin ne olduğunu..bu ayette ne doğuda nede batıda bulunan ,ve ateş değmese bile yanan bir kandil örneği veriliyor..bence anlamak için çalışmıyorsun.ayrıca benim dediğim falan değil.bunu okuyan herkes anlaması lazım..

serotonin 02-05-2005 11:31

deep,
ilk olarak sunu belirteyim, bilimsel gerceklerin onceden kuran'i kerim de aciklanmis oldugu bana da cok mantikli gelmiyor. bir cok tarafli yayinin da, kuran'i kafasina gore cevirerek kuran'dan gelecege iliskin bilimsel anlamlar cikarmaya calistigini uzulerek gozlemliyorum.
ancak yazmis olduklarina bir kac nokta eklemek istiyorum:
1. eger bu bir semavi dinler elestirisiyse, o zaman kendiyle celismektedir. zira, kuran'da diger kutsal kitaplardan, peygamberlerden vs bahsetmektedir. su haliyle tevrat, kuran'dan yuzyillarca once yazilmis/inmis olan bir kitaptir. yukaridaki yazida, bazi konularda (mesela yagmurun yagmasi, su dongusu) tevrat'in, kuran'dan once bazi gercekleri bildirdigini yazmissin. o zaman tevrat'in mucizevi olduguna inaniyor olmalisin. ki tevrat cok daha eski bir kitap kuran'a gore.. tevratci misin sen bu durumda?
2. evrenin genislemesi hususunda, GERMEK kelimesiyle genisletmek kelimesinin cok farkli oldugunu dusunuyorum, yani bence tevrat'in daha once belirttigi birsey yok bence.
3. okuma yazma bilmeyen hz.muhammet'in, yunanli tip alimlerinin kitaplarindan yararlandigini iddia etmek, ve bunu yaparken kullanmis oldugun "su adam suryanice'ye cevirdi, su da oradan arapca'ya cevirdi, zaten et-pihti kelimeleri ayni.." gibi yontemler, bana, orhan veli'nin sabetayci oldugu iddiasini, veya kizilderililerin atasinin turk oldugu iddiasini hatirlatti. bu iddialari da aynen bu tarz yontemlerle ispatlamaya calisiyorlar. komple teorisyenliginde son nokta. bu arada ayni "metinlerin arabistan'a ulasmasi" teorini hindistan'daki big bang metinleri icin de uygularsan sevinirim.
saygilarimla. (not: amacim kimseye artistlik yapmak, kimseyi bozmaya calismak deil, sadece fikrimi belirtiyorum, bu sitedeki bircok kisinin aksine onyargili da degilim.)

02-05-2005 12:17

...
 
Sevgili Seratonin:

İlk önce söyleyeyim:Ben Tevratçı da değilim Kur'ancı da değilim..Gördüğün gibi Hem eski Hint dininden hem de diğer kutsal metinlerden örnekler veriyorum...

Alıntı:

evrenin genislemesi hususunda, GERMEK kelimesiyle genisletmek kelimesinin cok farkli oldugunu dusunuyorum, yani bence tevrat'in daha once belirttigi birsey yok bence.
Evet bence de olmayabilir ANCAK en azından Kur'an'dakinden DAHA AÇIK bir ifade olduğuna inanıyorum..Çünkü dediğim gibi Arapça'nın esnek bir dil olmasından dolayı eskiden "biz geniş kudret sahibiyiz" şeklindeki ifade şimdiki çevirilerde farklı çevriliyor...

Fakat Tevrat'taki "germek" ifadesinin BAŞKA anlamlara ÇEKİLEBİLME yüzdesi Kur'an'daki ifadeden daha düşük bu nedenle "GERMEK" deyince akla fazla "seçenek" gelmiyor bu nedenle Kur'an'dakinden daha açık dedim...Umarım anlatabilmişimdir..Bir de "perde gibi germek" ifadesi kimilerine göre gerçekten göklerin genişlemesi için "tam yerinde bir kelime" olatak niteleniyor çünkü gerçekten göklerin "gerildiği" kelimesini kullanarak örnekler veren bilim adamları var(mış)...

Şimdi ikinci konuya gelelim:

Alıntı:

okuma yazma bilmeyen hz.muhammet'in
Bu kesinlikle "kesin" değil..Buna karşı çıkan islam alimleri de bulunuyor..Bazı hadislerde (daha sonra gerekirse yazarım) Muhammed'in okuma yazma bildiği açıkça ima ediliyor mesela...("Muhammed ....kişiye bir mektup yazı" gibi hadisler")

Ki hadi kabul edelim Muhammed okuma yazma bilmiyor...Bu onun eski Yunan bilimlerinden yoksun kalması anlamına gelmez...Bildiğimiz gibi Muhammed'e "öğrettiği" iddia edilen çok sayıda bilgin mevcut olmuştur..(ki bu konuya Kur'an da değinir..."Muhammed'e öğretiyor" diyorlar" şeklinde) yani bunları SÖZLÜ olarak duyup yazıcılarına yazdırmış olması da gayet mümkündür...

Ki bunları doğrulayan ve insanı şüpheye düşüren çok sayıda sahih hadis de vardır...

Saygılarımla


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:39 .