Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Dünya Dinleri (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=133)
-   -   Bahailik hakkında Soru ve Cevaplar (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=12296)

ulpian 31-08-2009 07:35

Bahailik hakkında Soru ve Cevaplar
 
Sevgili Psiko'dan izin alarak (tıkla), bu başlığı açmış bulunuyorum. Kendisi bu konu için bir başlık açabileceğimi ve vakti elverdikçe bu başlıkta sorulan soruları yanıtlamaya gayret göstereceğini yazdı.

Bildiğim kadarıyla forumumuzda Psiko'dan başka Bahalik Dinine mensup üye yok. Ama varsa eğer, onlar da tabii kendi cevaplarını versinler.

İlk olarak şu soruları sormak istiyorum:
(1) Bahailer Kuran'ın doğrudan Allah kelamı olduğuna ve (yürürlüğü kalkmış olsa da) değişmemiş orjinal metin olduğuna inanıyorlar mı?

(2) Bahailikte Muhammed'in konumu tam olarak nedir. İslam dünyasında var olan Hadis ve Siyerlere itimat edilir veya önem verilir mi?

(3) Bahailiğin Türkiye'deki durumu nedir? Çoğalma, genişleme kaydedilmekte mi? Herhangi bir hukuki kısıtlama veya toplumsal baskı söz konusu mu?


saygılarımla

mehmetsalih 31-08-2009 09:51

Selam,

Bu sitede güzel bilgiler var
http://www.tr.bahai.org/

Oğul için çalışmak güzel değil ama Bahailik çağın eleştirileriyle beraber var olan İslami bir çığırdır.

m.salih
kıvançla...

Psiko 01-09-2009 00:32

Sevgili ulpian ;

1-)
Tüm dünyada yaşayan Bahailer
(Yahudi-Hıristiyan-Müslüman veya yeryüzündeki herhangi bir inançtan veya inançsızlıktan Bahailiğe geçmiş olanların tümü);
Kur'anın İlahi kelam olduğuna,
Sonraki gelen İlahi kelam ile,
bir önceki kelam'ın yürürlükten kalktığına,
değişme-tahrifat gibi algılanan olguların ise ;
Bu kelamları getirenlerin yokluğunda,
ilahi kitapların yorumu üzerinde,
din adamları zümresinin,
kendi anlayışlarını
,
ilahi anlayış olarak empoze ettiklerini,
anlayışı çok daha ileri götürebilecek yeni beyinlerin gelişimine yapay engel oldukları,
dolayısı ile
İlahi evrime engel olarak,
kendi anlayışları çeperinde dondurdukları için meydana geldiğini düşünmekteyiz.

2-)
Hz.Muhammed,
Allahın Kul'u ve Resul'üdür.
İslam dünyasında varolan Hadislerin içinde mevzu-uydurulmuş Hadisler de olmasına karşın,
Kur'anın ruhuna uygun olan Hadislerin sahih olduğuna inanırız.
Siyerlerin birçoğunun abartılı olduğunu,
objektif yazılmadığını düşünüyorum.

3-)
Türkiyenin en eski Bahai ailelerinden biriyiz.
Yaklaşık 140 yıldır ailem Bahaidir.
Türkiye Bahai toplumunun 30 yıldır faal bir üyesi olarak,
Bahai kurumlarının,
Mülki amirliklere tanıtılmasında aktif bir rol oynayan birisi olarak,
şu ana kadar herhangi bir kısıtlama veya toplumsal baskı görmedim.
Herzaman ve heryerde Bahai olduğumu çok rahat ifade edebildim.
(Bu durumun ülkemizin laik-demokratik ve hukuk devleti olmasının bir yansıması olduğunu çok rahatlıkla söyleyebilirim.)
Çoğalma ve genişlemeye gelince,
tüm dünyada izlediğimiz 4 hareket çizgimiz var.
Bunların neticesinde ilgili toplumun içinden,
salt kendini kurtarma anlayışından uzak,
Tüm dünyayı kucaklayacak olan yeni Bahai dostlarımız çıkmakta.
Bu dört hareket çizgimiz ise şunlar :
1-)Ruhi kurslar
2-)Dua toplantıları
3-)Yeni gençlik sınıfları
4-)Çocuk eğitimi.
(Yeni gençlik ve çocuk eğitimleri yalnız Bahai yeni genç ve çocukları için değil,toplumun diğer fertlerinin yeni genç ve çocuklarını da kapsadığını ve bu dersler esnasında Tanrı ve din temaları değil,insan erdemleri ve toplumun birliği üzerinde yoğunlaşıldığını da ifade etmek isterim.)

Sevgi ve saygılarımla
hoş ve esen kalınız.

ulpian 01-09-2009 17:42

Teşekkürler sevgili Psiko,

yani Kuran'ın bugün elimizde olan metninin lafzen orjinal Allah kelamı olduğuna kesinlikle inanılmakta Bahailikte (umarım doğru anlamışımdır).

Şu an yürürlükte olan Bahailiğin Kutsal Kitabı'nın da doğrudan, yani lafzen Allah sözü olduğuna mı inanılmakta? Yoksa mesela ilahi ilham yoluyla edinilen ''hakikat''lerin Bahaullah'ın kendi kelimeleriyle ifade etmiş olduğuna mı?

saygılarımla

Psiko 01-09-2009 23:03

Sevgili ulpian ;

Evet,
doğru anlamışınız.

Bahailiğin,
Tevrat-Zebur-İncil-Kur'an gibi kutsal bir-1 kitabı yoktur.
Bahaullah'ın 100 eseri vardır.
ve
hepsi de,Bahaullah'ın şu :
"Ey insanlar!
Tanrı tanık, Ben yatağımda uyuyordum.
Üzerimden esen Tanrı yeli Beni uykumdan uyandırdı.
O’nun canlandırıcı Ruhu Beni diriltti.
Dilim O’nun nidasını yükseltmek için açıldı.
Beni Tanrı’ya karşı haddini aşmış olmakla itham etmeyiniz.
Bana kendi gözlerinizle değil, Benim gözümle bakınız.
İlim ve kerem Kaynağı işte size böyle öğüt verdi.
Allah’ın nihai maksat ve iradesinin kontrolü elimde mi sanıyorsunuz?
Böyle bir iddia Benden uzak olsun!
Ben buna güçlüler güçlüsü, yüceler yücesi, biliciler bilicisi, hikmetliler hikmetlisi olan Allah’ın önünde tanıklık ederim.
Tanrı Dini’nin nihai mukadderatı Benim elimde olsaydı ne Kendimi bir an için olsun sizlere açıklar, ne de ağzımdan bir tek kelimenin çıkmasına razı olurdum.
Tanrı Kendisi buna şahittir."
paragrafta belirttiği gibi vahy ürünüdür.
Yani biz Bahailer böyle inanıyoruz.

theatre 01-09-2009 23:08

Sevgili psiko,

Bir soru da benden..

Bahailiğin..

İslam dini yerine geçmek gibi bir hedefi var mı?

Psiko 01-09-2009 23:27

:)

Sevgili theatre ;

İslam : Allah'a teslim olmak "Vasfı"
Müslüman :Bu teslimiyet işlemini yapan kişi.

Genelde isimler ve vasıflar karıştırılır.
Adı cömert olup,kendi cimri olan,
Adı vefa olup,kendi vefasız olan
vb şeklinde düşünebilir isek,
ismi-adı taşıyanların vasıflarına bakmak gerekir.

İsimler-adlar "Farklı" olsa da,
bu farklı isim-adların "Ortak vasıfları" vardır.
Bunu şöyle örnekleyebiliriz :
Bir ortamda,
isimleri-adları theatre,psiko ve cömert olan 3 kişi var.
Aynı ortama iki kişi gelir.
Bunlardan birisi bu üç kişiyi de tanımaktadır.
Yanındaki arkadaşına bu üç kişiyi tanıtmaya başlar.
-Sana theatre arkadaşımızı tanıtayım(İsmi-adı verdi.)theatre arkadaşımız "Cömert" bir arkadaşımızdır.
Bu arkadaşımız da psiko.Psiko da "Cömert" bir arkadaştır.
Bu arkadaşımızın ismi-adı da cömerttir.Cömert arkadaşımız da "Cömert" birisidir.

Burada eğer cömert isimli kişi derse ki "Cömert"lik "Vasfı" sadece bana ait,
ne dememiz gerekir ?

Dolayısı ile,
"Ben sizin Rabbiniz değil miyim ?"
sorusuna muhatap olduğu söylenen insanlığın,
Kal-ü beladan bu yana tek-bir-1 "Din" i vardır.
Tıpkı Tanrı'nın tek-bir-1 oluşu gibi :)

Yani
zaten orada olan bir şeyin,
diğerinin "Yerine geçmek" gibi bir olay,
olmaz olamaz :)

cenker 01-09-2009 23:31

Fetullah Gülen'in de gizli bahai olduğunu idda eden bir yazı vardı doğru olabilir mi acaba?

theatre 01-09-2009 23:33

Alıntı:

Psiko´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 225397)
:)

Sevgili theatre ;
Dolayısı ile,
"Ben sizin Rabbiniz değil miyim ?"
sorusuna muhatap olduğu söylenen insanlığın,
Kal-ü beladan bu yana tek-bir-1 "Din" i vardır.
Tıpkı Tanrı'nın tek-bir-1 oluşu gibi :)

Yani
zaten orada olan bir şeyin,
diğerinin "Yerine geçmek" gibi bir olay,
olmaz olamaz :)

Teşekkür ederim.

Demek kahvede anlatılan o dedikodu yalanmış..

Psiko 01-09-2009 23:33

:)

140 yıldır ailem,
30 yıldır da şahsım,
Fethullah Gülen'i ancak tv ve gazetelerden gördük tanıdık.
Bahai camiası içinde hiç rastlamadık kendisine :)

Psiko 01-09-2009 23:35

Sayın theatre ;

"Kahvedeki dedikodu" her ne ise burada anlatabilirseniz yalan mı doğru mu daha iyi anlayabiliriz gibi ? :)

theatre 01-09-2009 23:42

Şahıslar üzerinde konuşmayı uygun bulmuyorum.

Zaten açıklamışsınız.

Psiko 01-09-2009 23:53

Sevgili theatre ;

Tamam anladım :)

dogruluk 02-09-2009 00:22

Alıntı:

cenker´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 225399)
Fetullah Gülen'in de gizli bahai olduğunu idda eden bir yazı vardı doğru olabilir mi acaba?

feytullah gülen mi bahai konuşmalrı ve yorumlarına bakarsak uzaktan yakından alakası yok kendi resmi siteleri var orda yazıyo kim ler bahai dinine mensuptur

ulpian 02-09-2009 02:41

Peki Bahailik'te (bugün ''modern'' Hıristiyanlıkta olduğu gibi) kutsal kitap(lar)daki cehennem tehditleri ve işkence tasvirleri mecazi olarak mı yorumlanmakta, yoksa Bahailik'te de klasik cehennem inancı var mı (mesela biz ateistler için)?

saygılarımla

Psiko 02-09-2009 08:37

Sevgili ulpian ;

Biz Bahailer,
"Gerçek yaşam"ın sahibinin ruh olduğuna inanıyoruz.
Ruh bu dünyada beden formatı ile belli bir süre kalır.
Ölüm denen olay meydana geldiğinde,
beden kendi dünyası olan toprağa,
ruh da,kendi dünyası olan,geldiği yer ilahi dünyalara doğru yaşam yolculuğuna devam eder.
Dolayısı ile cennet ve cehennem denilen kavramların bir çok inanırın anladığı veya öyle zannettiği "Mekansal" olmadığını,
her iki kavramın mekanının da ruh (Daha doğrusu ruh'un hal'i) olduğuna inanır,
ayrıca Tanrıya yakınlığın cennet,
Tanrıdan uzaklığın da cehennem olduğunu düşünürüz.

Tanrıya yakınlığa gelince,
Tanrı'nın 99 isim ve sıfatının insandan yansıması durumudur.
Bunun tam aksi de uzaklığın temsilidir.
Bir örnek verecek olur isek,
Herhangi biri
Eğer "Adil-Cömert-Vefalı-İnsaflı-vb gibi" Tanrısal isim ve sıfatlara sahip ise o kişi,
inanıyorum veya inanmıyorum demesinden bağımsız Tanrıya yakındır.
Eğer Tanrısal isim ve sıfatlar o kişiden yansımıyor ise,
o kişi istediği kadar ben Tanrıya inanıyorum desin,
bizler için şu :
"Birinin sizi seviyorum veya sizden nefret ediyorum demesi gerekmez.Siz onun hal ve hareketlerinden sizi sevip sevmediğini anlarsınız."
anlayış geçerlidir.

sevgilerimle..

uyar 02-09-2009 10:41

bu ruh bana hristiyanlıktaki kutsal ruhu (ruhül kuds) çağrıştırdı. yanılıyor muyum??

Psiko 02-09-2009 10:54

Sayın uyar ;

"İlim tek bir nokta idi.Onu cahiller çoğalttı."
der bir yerde Ali bin EbuTalip
Bu minvalde bakacak olur isek,
tanımlama ve tasnif,kategorize etme adına bazı kavramları kullanma durumumuz oluyor.
Dolayısı ile Ruh denilen şeyin,
O'ndan "Sudur" etmiş olduğuna inanıyoruz,
(Güneş ve ışınları gibi)
ki,
Kutsal ruh (Ruh-ül kuds)de bu nevi bir şey.
Yani tek-bir-1 in değişik bir yansıması-inikası.
Binaenaleyh size çağrıştırma yapması son derece doğal.

uyar 02-09-2009 11:10

evet aynen öyle hristiyanların tanrı üçlemesini bir papaz şöyle açıklamıştı:

nasıl suyun buz-su-buhar şeklinde 3 hali var ise tanrının da üç şekli isa-tanrı(baba)-ruhül kuds şeklindedir demişti.. ne kadar benziyor senin açıklamana sevgili psycho...

insanların yaratıcılıklarının sınırı yok anlayacağınız arkadaşlar..

Psiko 02-09-2009 11:18

Sayın uyar ;

Arabaların viteslerine bakacak olur iseniz,
1.vites ile 3.vites,
2.vites ile de 4.vites "Aynı" doğrultudadır.
Yahudilik ve Müslümanlığa,
Hıristiyanlık ile de Bahailiğe şöyle dikkatli bir bakış atacak olur iseniz,
birbirleri ile "Aynı"lık diğerleri ile ise paralellik taşıdıklarını görmek mümkündür.

Ayrıca
"İnsanların yaratıcılıklarının sınırı yok anlayacağınız arkadaşlar.." uyar
sözünüze katılmamak mümkün değil.
Ama sizin baktığınız pencereden değil tabi ki :)

uyar 02-09-2009 12:07

benim araba otomatik vites (triptronik :)) sevgili psycho... sadece tek bir doğru üzerinde gidip geliyor yani.. budurumda sizin bu dinleri açıklamanız nasıl oluyor bunu alabilir miyim acaba.... sonra sizdeki geri vites ne tarafta ...


diğer taraftan sizin dininizle hristiyanlığın paralelliğini onaylamış mı oluyorsunuz?? bana mı öyle geliyor??

Psiko 02-09-2009 12:25

Sevgili uyar ;

Biz Bahailer,
Tanrının tek-bir-1 dini olduğuna,
"İlim tek-bir-1 nokta idi.Onu cahiller çoğalttı."
ifadesindeki
"Çoğaltım" denilen
ve
bizlerin de değişik dinler adı altında resmettiğimiz olgunun da,
bu tek-bir-1 dinin değişik aşamaları-evreleri olduğuna inanıyoruz.
Dolayısı ile "Sırat el müstakiym" tabir edilen o tek-bir-1 hat üzerinde yürünüldüğünü düşünüyoruz aslında.
Bu işin gerisi de,geri vitesi de yok ne yazık ki :)

Yukardaki pencereden bakabilir isek,
"Aynı" ve "Paralel"likten kastı daha doğru anlayabiliriz sanırım :)

uyar 02-09-2009 12:30

anladığım kadarıyla tüm tanrıcılar (teistler) bir (1) size göre... dinsizliği nereye koyuyorsunuz acaba??

Psiko 02-09-2009 12:35

Alıntı:

uyar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 225691)
anladığım kadarıyla tüm tanrıcılar (teistler) bir (1) size göre... dinsizliği nereye koyuyorsunuz acaba??


Sanırım yanlış bir anlama var.
Teist dediğiniz veya nonteist dediğiniz şey,
Sözlerle olanlar mı ?
Amellerle olanlar mı ?

Hani demiştik ya bir ara,
"Birinin sizi seviyorum veya sizden nefret ediyorum demesi gerekmez.Siz onun hal ve hareketlerinden sizi sevip sevmediğini anlarsınız."

Yani birisi ben teistim deyince teist,
nonteistim deyince nonteist mi oluyor sizin bakış ve anlayışınıza göre ?

hilal21 18-11-2009 03:27

Sevgili Psiko,

Merakımı bağışlayın sorularım olacak:

1.Babilik ile Bahailik arasında fark var mı?
2.Sait Nursi'nin Risale-i Nur'u hakkında bilgi sahibi olduğunuzu düşünerek Kitab-ı İkan ile Risale-i Nur'un bir benzerliği var mı ?

brkelit 24-11-2009 15:44

benim ikan kian kitabı ve risaleleride okudum arasında çok bir benzerlik yok ben asıl buradan var olan tek dinin formları üzerine tartışmak isterim gerçekten bemim idrakıma görede din tektir ve onu üzerine çeşitli öğretiler eklenerek insanlığa sunulmuştur ve hepsi birbirinin tamamlayıcısıdır

evrensel-insan 05-01-2010 01:47

Saygideger psiko;

Bu tek bir din temeli; uc ibrani dini icin mi gecerli? Dunyadaki diger dinleri ve inanislarini ve tanrilarini farkli mi degerlendiriyorsunuz?

Birde, evengalizmi ve onun "dinler arasi dialog" temelli, bu uc ibrani dinini birlestirme cabasini nasil degerlendiriyorsunuz?

Muslumanligin ve islamin sartlarini oldugu gibi inaniyormusunuz?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Psiko 05-01-2010 02:03

Sevgili evrensel hocam ;

1 sadece 3 İbrani din için geçerli değil.
1 ilk andan bu yana var.
Şurada :
http://www.bahaitr.org/yayinlar/tekortakdin.htm
sorunuzun yanıtı tüm detaylarıyla anlatılmakta.

Biz Bahailer,
Evangelizm falan nedir bilmeyiz.
Çünkü ilgilenmeyiz.
Biz çiftini süren bir çiftçi gibi,
çiftimizi süreriz,
şu ne yapıyor,
şu nasıl yapıyor,
diye bakıp,çiftini yanlış süren kişi gibi olmak istemeyiz.
Bahai dünya toplumu ve düzeni bellidir.
Ve bu dünya düzeninde neyi nasıl yapacağımız da bellidir zaten.

Amentü,
Nasıl ki kendinden önceki İlahi Elçiler ve kitaplarına iman emredip,
kendi yasaları gereği yaşamanın yolunu ifade eder,
tıpkı bunun gibi,
Bizden önceki İlahi Elçileri ve kitapları kabul ederiz,
ama Bahaullah'ın şemsiyesindeki yasalarla yaşamımıza yön veririz.

evrensel-insan 05-01-2010 02:10

Saygideger psiko;

Vermis oldugun bilgiler icin tesekkurler. Peki sizin uc ibrani dinini bir araya getirmek icin bir misyonunuz var mi?

Bir de islamin ve muslumanligin sartlarini oldugu gibi kabul edip, etmediginizi sormustum. Ya da, sirf size ait olan bahailigin sartlari var mi?

Birde, Bahaullah ile ilgili bir link verebilirmisin? Bahaullah'in sizin inanisindaki yeri nedir?, yani peygamberden sonra mi gelir? veya dort halifeden?

Birde Bahaullah'in yasalari, hic zaman cag ve dunyanin ve bilim ve teknigin gelismisliginin asimina ugramazmi? Bu yasalar ebedi ve ezelimidir, hic degismez veya degistirilemez mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Psiko 05-01-2010 02:12

Alıntı:

hilal21´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 261213)
Sevgili Psiko,

Merakımı bağışlayın sorularım olacak:

1.Babilik ile Bahailik arasında fark var mı?
2.Sait Nursi'nin Risale-i Nur'u hakkında bilgi sahibi olduğunuzu düşünerek Kitab-ı İkan ile Risale-i Nur'un bir benzerliği var mı ?

Sayın hilal21 ;

Babilik ve Bahailik,
"İkiz zuhur" diye nitelenir.
Ama sizinde takdir edeceğiniz gibi,
ikiz de olsa,
ufak tefek farklılıklar vardır.
En bariz farklılık,
Babillikte kendini korumak amaçlı öldürmeye izin varken,
Bahailikte kendini korumak amaçlı bile olsa öldürmek kesinlikle yasaktır.

İkan ile Risalelerin yakın ve uzak bir ilgisi yoktur.
Bahaullah Allah'ın Nur'u demektir.
Risale-i nur daki nur ile benzeşmesi dışında bir benzerlik yok yani.

Psiko 05-01-2010 02:17

Sevgili evrensel hocam ;

Ailem 140,
şahsım 30 küsur yıldır Bahaiyim.
Hayatımda ne ailemden ne de kendim bu türev bir misyonumuz olduğunu duymadım ve görmedim.
Bizim misyonumuz bellidir.
Misyonumuz :
İnsan aleminin birliğini sağlamak için,
"Model toplum"u oluşturmak"
Bu misyonun içine o da girer mi ?
Elbette girer.
Ama dinleri birleştirmek özel tahsisli değil bizde.

www.tr.bahai.org
burada yayınlarımız bölümünde,
Bahaullah'ın eserlerinde var.

Bahaullah'ın gelişi,
Yahudilikte Mesih,
Hıristiyanlıkta Mesih İsa'nın Babanın izzetinde geri dönüşü,
Müslümanlıkta Rabbın günü
olarak ifade edilen geliştir bize göre.

Psiko 05-01-2010 02:23

Bahailiğin şartları ?
Yok öyle birşey.
Biz Bahaullah'ın tüm insanlığın Mazharı,(Sadece Bahailerin değil yani)
Kurumu olan Yüce Umumi Adalet Evinin de tüm insanlığın kurumu olduğuna inanır o şekilde hareket ederiz.
Eğer sorun şu :
"Bahai olmak için ne yapmak gerekir ?"
ise
Bahaullah'ın eserlerini okuyup,
Bahai misyonunu,
"Hah işte bu benim hayat görüşüm ve hayata karşı duruşum"
diyor ise herhangi birisi o zaten Bahaidir.
Kimseden icazet alması gerekmiyor yani.

evrensel-insan 05-01-2010 02:31

Saygideger psiko;

İnsan aleminin birliğini sağlamak için,
"Model toplum"u oluşturmak"-psiko-

Bu bir misyon degil, dusunce. Yani hic bir bahainin boyle bir gorevi yok, oyle mi?

Peki bu dusunceyi gerceklestirmek icin, bir calisma, eylem, duyurum v.s. var mi?, varsa bu orgutlu mu?, kisisel mi?

Cunku ben bahailigi ilk defa bu site de senden duydum.

Turkiye de yasadigim ve bulundugum surelerde de hic duymadim.

Yani "artmak/azalmak" gibi, toplumsal bir "endiseniz" yok mu?

Ya da toplumsal bir bahai dayanismasi/yardimlasmasi v.s. var mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Psiko 05-01-2010 02:42

:)

Sevgili evrensel hocam ;

Seçme ve seçilme yaşına gelmiş,
9 ve daha fazla Bahainin yaşadığı herhangi bir belediye sınırları içinde,
Her yıl 21 Nisanda,
Tüm dünyada Bahailer,
O bölgeyi yönetecek ve temsil edecek 9 kişiden oluşan Mahalli Mahfillerini seçerler.
Mahalli mahfillerden tüm dünyada 60.000 tane var.
Yine her yıl 21 Nisanı takip eden 1 ay içinde ülkeler bazında yönetim yapacak olan Milli mahfiller seçilirler.
Halihazırda 188 tane Milli mahfil var dünyada.
Bu 1888 Milli mahfil üyesi de 5 yılda bir yapılan seçimlerle tüm dünyadaki Bahaileri yönetecek olan Yüce Umumi Adalet Evini seçerler.
İlk Y.U.A.E 1963 seçilmiş olup,
o günden bu yana Dünya Bahai Toplumunu yönetmekte ve "Model toplum"u oluşturmaktadır.
Yani eskilerin deyimi ile bu düşüncede kalmamış,
"Kuvveden fiile çıkmış"tır.

Yani Bahai toplumu,
aşağıdan yukarıya doğru bu şekilde model toplumun düzenini de kurmuş,
Birleşmiş milletlerde,AB de,
N.G.O yani bir S.T.K olarak görev dahi almaktadır.
Özellikle de fakirliğin tavan yaptığı ülkelerdeki sosyo-ekonomik projelerle,kadın hakları konusunda.

Psiko 05-01-2010 02:55

Sevgil ievrensel hocam ;

Müsaadenle ben uykuya çekiliyorum.
Bilahare soruların olursa cevaplamaya gayret ederim.

İyi geceler ve sevgiler....

evrensel-insan 05-01-2010 03:00

Saygideger psiko;

Bilgiler ve link icin, tesekkurler. Britanya temelli bir link var mi?

Sonucta goruluyorki, bireyci akilci, guce tapan, sirf kendi cikari icin, her turlu insanlik disi yola basvuran bir dinsiz ve tanrisiza; bir bahaiyi tercih ederim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

UlulElbab 05-01-2010 03:21

Alıntı:

Psiko´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 225688)
Sevgili uyar ;

Biz Bahailer,
Tanrının tek-bir-1 dini olduğuna,
"İlim tek-bir-1 nokta idi.Onu cahiller çoğalttı."
ifadesindeki "Çoğaltım" denilen ve
bizlerin de değişik dinler adı altında resmettiğimiz olgunun da,
bu tek-bir-1 dinin değişik aşamaları-evreleri olduğuna inanıyoruz.
Dolayısı ile "Sırat el müstakiym" tabir edilen o tek-bir-1 hat üzerinde yürünüldüğünü düşünüyoruz aslında.
Bu işin gerisi de,geri vitesi de yok ne yazık ki :)

Yukardaki pencereden bakabilir isek,
"Aynı" ve "Paralel"likten kastı daha doğru anlayabiliriz sanırım :)

Saygıdeğer Psiko,

Bu iletini gerilerden alıp getirdim.
neden?

Çünkü Sırat el müstakiym bizim için çok önemli,Haniflerin DOSDOĞRU yolu...

Elbette bu yol geniş ama TEK...Herkese yer var:)

Çok sevindim...

Şimdi seni daha da çok Seviyorum.

Sanırım yarın cevap verirsin...ancak bir sorum olacak...belki Cevap vermişsindir belki gözden kaçırdım;

Bir Mehdi bekliyormusunuz?

Sevgi ile...

Psiko 05-01-2010 11:24

Sevgili evrensel hocam :

Bahai diye yazıp internette aradığın zaman İngiltere milli mahfilinin hazırlattığı siteyi bulabilirsin.

Her zaman ve her yerde,
İnsanın iyisi veya kötüsü yoktur.
İyi veya kötü davranışlar vardır der dururum.
İnsanoğlunun meyvesi davranışlarıdır.
Ve her insanın iyi veya kötü davranışı mutlaka vardır.
Dolayısı ile insanları değerlendirirken davranışları önem arzeder şahsım için.
Sitemizde bulunan bir arkadaşımız,
Hem Amerikadaki mabedimizi ziyaret etmiş,(Özel olarak Bahai mabedini ziyaret amaçlı değil.)
hem de yaşadığı ülkede Bahaileri tanıyan birisidir.
Belki bir gün ona sorabiliriz.

Psiko 05-01-2010 11:31

Sevgili UlulElbab ;

Bahai tarihi,
23-Mayıs-1844 yılında,
Seyyid Ali Muhammed'in
"Beklenen Mehdi" olduğunu iddia etmesi ile başlar.
Yani bizi Bahailer için bekleme diye bir şey yok.
Bizi Seyyid Ali Muhammed'in (Bab) Mehdi,
Mirza Hüseyin Ali'nin (Bahaullah) İsa Mesih'in babanın izzetinde geri dönüşü olduğuna inanırız.
Yani geldiklerine ve hüküm günü-ArmageddoKıyamet'in oluştuğuna inanırız.

Bahaıullaha İran ülemasından birisi sormuş,
"Kıyamet koptu mu ki ?"
Cevap
"Evet sen nefis mezarında yatarken."

Psiko 05-01-2010 12:04

Sayın necosti ;

Bahai dünya düzeni hakkında bir bilginiz var mı ?
Bahailiğin bir inanç değil,
bir SİYASİ hareket olduğunu söylemişiniz.
Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz ?
Eğer böyle bir durum var ise,
Hem 140 yılı aşkın bir süreçtir ailem,
hem de şahsım 30 küsur yıldır ayakta uyuyoruz demektir.

Roma devletinin,
Hıristiyanlığın insan ruhunu kabzetme yeteneğini kullanmasını,
Emevilerden başlayan süreçlerde devletlerin,
Müslümanlığın insan ruhunu kabzetme yeteneğini kullanıma almasını ben de her yerde söyleyip duruyorum.
Geçmişten bu yana Emperyalizmin (Koyun kılığında kurt),
kendini gizlediğini
kendi isteklerini kullanım alanına sokabilmek için herşeyi kullanma aracı olarak görebileceğini ben de düşünmüyor değilim,
Ama
Bizler bu kadar senedir hiç kimse şu kişiyi seçin bu kişiyi seçin şeklinde,
açık veya gizli en ufak bir telkinde bulunmamış bulunamamıştır.
(Siz bunları biliyor iseniz bizlere de açıklayın ki sayenizde ayakta uyumaktan kurtulalım.)
Bahai dünya düzeni,
Tavandan tabana değildir,
Tabandan tavana doğru bir koniklik izler.
60.000 den fazla Mahalli Mahfil var.
Bunların delegeleri Milli Mahfilleri seçecek,
ki bunlar 188 adet,
bu 188 Milli Mahfil,
ki bir mahfil 9 kişiden oluşuyor,
bunlar da,
yani 188 x 9 =1692 kişi de dünyayı yönetecek olan 9 kişiyi seçecekler.

Ben de zaman zaman,
senin yazdığın paranoyalara kapılmıyor değilim.
Ama yukardaki düzeneği görünce,
Emperyalizmin bu kadarına da yetişeceğini düşünmek,
beni bile aşan bir paranoya diye düşünüyorum.

Zamanında İsa Mesih'in,
"Bağa delice ekmesinden korktukları için"
Bağ sahibinin çalışanlara
"Uyanık olun"
tavsiyesi,
zamanlar üstü bir tavsiye.

Hıristiyanlık
ve
Müslümanlık
Ahd-i Misak'a sadık kalamadığı için koyun kılığındaki kurtlara yem oldu.
Bu çok net biliniyor.
Ama misak kırıcıların tüm çabalarına karşın,
Ahd-ı Misak bugüne kadar gelip,
Dünya düzeninin işlemesini sağladı.
Sevgili necostinin yukardaki betimlemelerini de paranoya değil,
bir ikaz bir uyarı olarak algılamanın kimseye bir zararı olacağını sanmıyorum.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:53 .