Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Türklere Peygamber Yokmu? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=12405)

güneşinzaptıyakın 03-09-2009 03:08

Türklere Peygamber Yokmu?
 
“Andolsun Biz, ‘Allah’a kulluk edin, tâğuttan sakının’ diye (emretmeleri için) her kavme bir peygamber gönderdik.” (16/Nahl, 36)

Kuran'da şeklinde belirtilen ayetle, Dünya'da ki her kavme peygamber gönderildiği belirtilir, son İslami savlara göre bir din bile olmayan Şamanizm ile anılan Türklere neden Peygamber gönderilmemiştir diye sorası gelir insanın. Peygamberler Tanrı'nın dinini tebliğ etmek için gönderilmişlerdir tarih boyunca bir çok kavme, her kavim nasibince nemalanırken bu hak dinlerden ve Peygamber'lerden, nedense Türklere gönderilmemiştir.

Bunun nedeni ne olabilir? ''..... Doğrusu Allah, kâfirler topluluğunu hidâyete erdirmez.” (5/Mâide, 67)'' bu ayette açıklandığı gibi Türkler kafir olarak mı görülüyordu yoksa?

''Dediler ki: "Ey Zu'l-Karneyn, gerçekten YE'CÜC VE ME'CÜC, YERYÜZÜNDE BOZGUNCULUK ÇIKARIYORLAR, bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim mi?" (Kehf Suresi, 94)'' yani Makedonlara gönderilen Peygambere sesleniyorlar burda, ''Dedi ki: "Rabbimin beni kendisinde sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı (güç, nimet ve imkan), daha hayırlıdır. Madem öyle, bana güçle yardım edin de, SİZİNLE ONLAR ARASINDA SAPASAĞLAM BİR ENGEL KILAYIM."

"Bana demir kütleleri getirin", iki dağın arası eşit düzeye gelince, "Körükleyin" dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar (bu işi yaptı, sonra dedi ki: "Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim."

Böylelikle, NE ONU AŞABİLDİLER, NE ONU DELMEYE GÜÇ YETİREBİLDİLER. (Kehf Suresi, 95-97)'' Peygamber Zülkarneyn (Büyük İskender) Yecüc ve Mecücü (Türkler ve Moğollar) iki dağın arasına hasedip önüne demir bir duvar yapıyor, tıpkı eski Türk destanlarında ki gibi. Makedonlara gönderilen Peygamber lanetli Türk'leri hapsediyor Kuran'a göre. Niye lanetliler peki, “Şüphesiz her ümmete bir peygamber gelmiştir. Peygamberleri geldiğinde, aralarında adâletle hükmedilir. Onlara asla zulmedilmez.” (10/Yûnus, 47)'' ayetinde belirtildiği gibi Türkler için adalet ve refah ön görülmemektedir Kuran'a göre. Üstelik bunu Buhari gibi Kuran'dan sonra en muteber sayılan kaynak bir yana, Taberi, Bağdadi, Belhi, Beyzavi, Marzavi, Nesefi, Nuveyri, İbn ül Esir gibi ve saymakla bitmez nice ünlü yazar ve bilginler yanında Asım Efendi ya da Ahteri Mustafa Efendi gibi Türk bilim adamları dahi Yecuc ve Mecuc'ün aslında Türkler olup Araplara ve insanlığa felaket getirici ve hayvana yaklaşık yaratıklar olduğunu savunmuşlardır.

O zaman Türkleri hiç bir terazinin kefesine koymadan Cehennememi gönderecektir Tanrı; “Kıyâmet gününde, her ümmete bir şâhit getirdiğimizde halleri ne olacaktır? O gün, inkâr edip peygambere isyan edenler, yerle bir olmayı isterler. Allah’tan hiç bir sözü gizleyemezler.” (4/Nisâ, 41-42; 16/Nahl, 89) Kıyamet gününde her kavmin bir şahidi var ama Türklerin yok. Türklerin tarihinde bir Peygamberden bahsedilmediğine göre, üstelik Kuran da böyle bir şeyde yazmadığına göre “Muhakkak ki Biz, peygamberlerimizi açık delillerle/mûcizelerle gönderdik. İnsanlar, aralarında adâleti hâkim kılsınlar diye, o peygamberlere kitap ve ölçü/nizam indirdik.” (57/Hadîd, 25) açık deliller/mucizelerle gönderilmiş Peygamber ile onurlandırılmayan Türkler neden en baştan cehennemlik oluyorlar anlamadım. Türkleri lanetliyen Tanrı, kıyamet alametlerinden gösterdiği bir kavme Peygamber göndermeyen Tanrı, Türklere neden bu davranışı reva görüyor acaba?

Kaynaklar:
1- Kuran
2- Taberi Hadisi

Sheik Galib 03-09-2009 16:31

Türkler'e peygamber gönderilmiş olabilir. Zira göktanrıya inanmaları bunun en büyük kanıtıdır. İslamla müşerref olmadan da inancımız sağlamdı hamdolsun.
Türkler'in Yecüc Mecüclüğü meselesine gelince, bu Emevi yaklaşımın ürünü bir karşı propagandadır. Yanı sıra Hilafetin ellerinden gitmesinin yediremeyen Araplar beceriksizliklerini örtmek için böyle bir propagandaya giriştiler.

Yanı sıra şu Kıtalüt Türk Meselesi ... ( yüzleri kalkan gibi gerili, kıldan ayakkabi giyen... Buhari/ Kıtalüt-Türk)
Türklerin yüzü kalkan gibi gerili değildir. Yani Mongoloid değildir. Moğollarla akrabayız, Türklerin değirmi yüzlü olduğu söylenir.( bkz Türk tanımlamaları, ve İbrahim Kafesoğlu Türk Milli kültürü) Ayrıca başka bir yerde Türk kelimesinin güzel yüzlü anlamına geldiği belirtilmiştir.( kaynak hatırlamadım)
Mesela Koreli EDİT ve Mançuların yüzleri Mongoloiddir. Ama bir Türkmen'in yüzü böyle değildir.
http://home.xnet.com/~jkelley/Turkmenistan.fldr/AshGazette31.html Burada bir Türkmen var.)

Burada bir Moğol çocuk var. yüz hatlarına dikkat.
http://www.deytheur.co.uk/id36.html

Moğollar'la çok yakın olmamız nedeniyle aynı millet sayılmışızdır. Halbuki kardeş milletiz. Hem bu hadisler uydurma olmasa bile bizden bahsetmiyor. Moğollardan bahsediyor. Tanım tam onlara uygun. Zaten İslam dünyasında yaptıkları katliamlar ve yağma bence bu hadisleri desteklemektedir.

İvan Karamazov 03-09-2009 17:37

Alıntı:

Sheik Galib´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 226531)
Türkler'e peygamber gönderilmiş olabilir. Zira göktanrıya inanmaları bunun en büyük kanıtıdır. İslamla müşerref olmadan da inancımız sağlamdı hamdolsun.

elhamdurilil...

http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=11030

ha.. bir de şöyle bir şey var:

http://www.turandursun.com/forumlar/...ead.php?t=2010

uyar 03-09-2009 18:42

biz peygamber falan istemiyoruz... bizde demokrasi var :))

Sheik Galib 03-09-2009 20:27

Sn. İVan Karamazov, bahsettiğiniz bunlardan haberim vardı. Erlik, Bayülgen vb. Bunları siz tanrı olarak değerlendirmişsiniz. Bakınız bazı araştırmacılar. Özellikle Bahaeddin Öğel bunlar yeraltı ve yerüstü ruhları olarak adlandırıyor. Bazen tanrı diyor bazen ruh.

Yer ve toprağı bir ana kutsal ve güçlü bir kadın gibi görmüşlerdi. YER ANA kainat ruhunun bir adı idi.

Altay mitolojisine göre yeraltı ruhları genel olarak siyah bir tilki şeklide görülürdü. Bu tilki bazen avcıları peşine takarak yerin deliğine götürür ve oradan da yerin altına indirerek başına gelmedik felaket bırakmazdı. Yeraltı Hanına da İrle Han (Erlik)derlerdi. Bahaeddin Ögel türk mitolojisi; Cilt 2, Meb Yayınları istanbul 2001 s.159-161)

Burada bahsedilen doğa üstü varlıklar ruh mu tanrı mı olarak kabul ediliyorlar.

Erlik
Erlik Han eski Türklerin ve Moğolların inancı Tengricilikte yeraltı aleminin efendisidir. (Yeraltı alemi=Yerlik/Erlik). Tengri'nin oğlu olmasına rağmen kötülüğü simgeleyen bir tanrıdır. http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2010

Bahaeddin Ögel burada tanrı kavramından bahsetmiyor. Yer altı hanı ve Ruhu diyor.

Altay Türklerine göre gökyüzündeki tanrıların en büyüğü Kara Han’dır. Kara Han 17. katta oturur. Bütün Tanrıların babasıdır ve oradan evrenin kaderini tayin eder. Eliade’ya göre Kara Han dünyanın yaradılışı ve sonu gibi konularda daima ön plandadır .Kara-Han yeryüzünü yarattıktan sonra dokuz dallı bir çam diker ve 16. kata oğlu Ülgen’i oturtur. Kara-Han, dokuz kişinin bu dallardan türemesini, dokuz ulusunda buradan meydana gelmesini ister. Kara-Han, insanoğlunun “ata” ve “ana”sıdır. Şamanlara göre Kara Han’ın Ülgen, Kızagan, Mergen adında üç oğlu vardır. (aynı başlık)

Yüzüklerin Efendisi gibi. orada Tanrı Eru/ İluvatar var. var. Arda'yı yaratıyor. Ve bir nevi melekler diyebileceğimiz Ainuları ve Valar'larıda . Sonra Melkor'u vb. Melkor aynı bizim mitolojimizdeki Erlik'e benziyor.
işte Tanrı karahan var ilk başta Tek bir Tanrı.

herşeyden önce yer yokken, gök yokken, ay ve güneş yokken, yalnız su vardı ve sudan başka tanrı ile bir kişi vardı. kara kaz kılığında uçuyorlardı suyun üstünde. kişi rüzgar çıkarıp suyu dalgalandırdı ve su serpti tanrının yüzüne ve bu kişi büyüklük sevdasına düştü daldı suyun içine, boğulacak gibi olunca “tanrı yardım et bana” diye yalvarmaya başladı ve tanrı “yukarı çık” dedi. o kişi tanrının emriyle çıktı suyun içinden ve tanrı şöyle buyurdu “sağlam bir taş olsun!”
http://www.lostlibrary.org/normalgos...m=110&yazi=414



Sonradan bazı tanrılarda mitolojiye katılmış olabilir. Ama burada tek tanrı anlayışı var. Benim vurguladığım bu.
İkinci olarak bazıları yukarıda belirttiğim gibi, bunlara yeraltı ve yerüstü ruhları diyor. siz tanrı olarak betimlemişsiniz. Bu ruhlar Alevi Semahlarında aynen yaşıyor. Semah dönerken yapılan kolların yeldirme denen hareketinde gökyüzü ve yer yüzü işaret edilir. Bu yeraltı ve yerüstü ruhlarını işaret ettiği söylenir. (Bkz youtube herhangi bir Semah ayini)
Tanrı da denebilir ruh ta..... saygılar.

İvan Karamazov 03-09-2009 20:44

sayın sheik galib;

o tanrıdan oluşan diğer tanrıları yok sayıp; eski türklerde tek tanrı anlayışı vardı, demek ne kadar mantıklı? şu halde yunan mitolojisi de tek tanrıçalıdır: tüm yunan tanrıları "gaia" sayesinde oluşmuştur. böyle mantık mı olur? :)

uyar 03-09-2009 20:55

biz tengtengriden başka tengri istemezük :) yok yok onu da istemezük..

Sheik Galib 03-09-2009 20:59

Bakın sn. İvan Karamazov, bunların, mitolojik karakterlerin tanrı diye algılanıp algılanmadıkları net değil. Bazıları yer ruhu diyor bazıları tanrı. Ben bu mitolojik doğaüstü varlıkların yer ruhu olarak algılandığını düşünüyorum. sonraları algı değişmiş tanrı olarak isimlendirilmiş olabilirler.

İvan Karamazov 03-09-2009 21:06

googlea giriyoruz, bakıyoruz: "yer ruhu ne imiş" diye.. aa o da ne? :) bir de: "tanrı ne imiş acep" diye arıyoruz... çok ilginç :)

uyar 03-09-2009 21:06

Tengri teg Tengri yaratmis Türk Bilge Kagan sabim:
Kangim Türk Bilge [Kagan...]ti Sir Tokuz Oguz iki Ediz
kerekülüg begleri buduni [ ...Tü]rk teng[ri...]

bilge34 04-09-2009 04:19

Safsatalarla Tarih Açıklanmaz.
Tarihin en büyük safsatası, Politeizmin Monoteizmden önce geldiği öngörüsüdür. Gerçekte bunun bilimsel hiçbir delili ortaya konulamamıştır. Eski Yunan ve Ortadoğu uyguralıkları İnsanlığın en eski uygarlıkları değildir. Bilinenin aksine en eskisi olan sümerler de tek tanrı inancı vardır. Kadriye Yalvaç'ın sümer dili ile ilgili kitabına bakılabilir. Kaldı ki sümerce de doğru dürüst okunabilmiş değildir. % 50 oranında çözümlenebilmiştir.
Türklerin Tek tanrı inancına sahip oldukları, bütün Türk yazıtlarında apaçık bir şekilde görülür. Bilinen Türk tarihi boyunca Tek bir Tanrı figürü gösteremezsiniz. Türkler asla politeist olmamıştır. Bazı mitolojik/efsanevi metinler var, ancak, bunlarda politeistik unsurlar görünüyor. Ancak, Tanrı dağlarının zirvelerine binlerce yıldır kaya resimleri çizen çobanlar her nedense tek bir tanrı figürü çizmemiştir. Buna karşın Tek bir tanrıya ibadet ve dua figürlerine rastlanır. (Bakınız Taştaki Türkler)

Ateistler, kendilerini haklı çıkarabilmek için birçok bilgiyi çarpıtarak yorumluyorlar.
Kör inadı bırakmak lazım.

Allah Alemlerin rabbıdır. Ne mutlu bu imanı taşıyanlara !

Çellist 04-09-2009 05:52

Sayın bile34,

Onca yazdığınızdan sonra

Alıntı:

Allah Alemlerin rabbıdır. Ne mutlu bu imanı taşıyanlara !
gibi bir sonuca ulaşmanız safçadır.

Allah, İslam inancına göre alemleri Muhammed'in keyfi için yarattığına inanılan İslam tanrısının adıdır. Bırakın Türklerin böyle en ağırından bir putperest inanca sahip olmalarını; en hafifinden bile bir putperestlikleri yoktu. Türkler bu putperestlikle müşerref olmamış yerin dibine geçmiş; ama İslam, Türklerin İslam'a dejenerasyonuyla müşerref olmanın çok üstünde bir makama yükselmiştir. Eski Türk inançlarının avukatlığını Kureyşlilerin zalim putunu yüceltmek için yapmanız, gerçekte, atalarınıza ihanettir.

paslıçivi 04-09-2009 07:23

türklerin tabii ki peygamberi vardır..
islamın türklere gönderdiği peygamber hz. fetoştur..
allah onu başımızdan eksik etmesin..
bütün nur onun salya sümüklerinden gelmektedir, o salya sümük ağladıkça nurumuz eksik kalmaz..

cruyf111 04-09-2009 09:31

Alıntı:

Sheik Galib´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 226531)
Türkler'e peygamber gönderilmiş olabilir. Zira göktanrıya inanmaları bunun en büyük kanıtıdır. İslamla müşerref olmadan da inancımız sağlamdı hamdolsun.

Teğet mi geçti?:tea:

ugurce82 04-09-2009 09:46

Türklerin peygamberi vardır üstelikte dünyada tek bayan peygamber PUSİ. :)

uyar 04-09-2009 09:49

Alıntı:

bilge34´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 226960)
Safsatalarla Tarih Açıklanmaz.
Tarihin en büyük safsatası, Politeizmin Monoteizmden önce geldiği öngörüsüdür. Gerçekte bunun bilimsel hiçbir delili ortaya konulamamıştır. Eski Yunan ve Ortadoğu uyguralıkları İnsanlığın en eski uygarlıkları değildir. Bilinenin aksine en eskisi olan sümerler de tek tanrı inancı vardır. Kadriye Yalvaç'ın sümer dili ile ilgili kitabına bakılabilir. Kaldı ki sümerce de doğru dürüst okunabilmiş değildir. % 50 oranında çözümlenebilmiştir.
Türklerin Tek tanrı inancına sahip oldukları, bütün Türk yazıtlarında apaçık bir şekilde görülür. Bilinen Türk tarihi boyunca Tek bir Tanrı figürü gösteremezsiniz. Türkler asla politeist olmamıştır. Bazı mitolojik/efsanevi metinler var, ancak, bunlarda politeistik unsurlar görünüyor. Ancak, Tanrı dağlarının zirvelerine binlerce yıldır kaya resimleri çizen çobanlar her nedense tek bir tanrı figürü çizmemiştir. Buna karşın Tek bir tanrıya ibadet ve dua figürlerine rastlanır. (Bakınız Taştaki Türkler)

Ateistler, kendilerini haklı çıkarabilmek için birçok bilgiyi çarpıtarak yorumluyorlar.
Kör inadı bırakmak lazım.

Allah Alemlerin rabbıdır. Ne mutlu bu imanı taşıyanlara !

arkadaşlar.. biz türkler neymişiz bea..

insanlar nasıl kendi ideolojilerine göre gerçekleri çarpıtabiliyorlar doğrusu şaşmamak mümkün değil... ama bunu da en çok biz türkler yapıyoruz galiba.. nerdeyse tüm tarihi bizle başlattıktan sonra şimdi de tüm dinleri bizle başlatacaz galiba... eski olan herşeye sahip olma hevesi var bu milliyetçi-dinci güruhda... illa herşeyde türkleri bulacaklar başlatacaklar...

yaw kabul edin biz de tarihteki ve dünyadaki binlerce ırktan sadece ve sadece biriyiz.. herşeyi kendimize yontmayı bırakalım sevgili bilge... gerçekleri görün gerçekleri.... ne mutlu falan die de kendinize pay çıkarıp kendikendinizi gaza getirmenin alemi yok... kendinize gelin yaw... atalarımız bile demiş Türk titre ve kendine bi bak :)

ulpian 04-09-2009 10:00

Türklük, Türkçülük üzerinden din eleştirisi yapmak biraz garip geliyor bana...

Oysa Türkçü müslümanlar da var, hepimizin bildiği üzere. (Hatta Türkçü müslümanlarla Türkçü ateistler arasındaki asgari müşterekler en azından siyasi alanlarda az da değil hani).

Türkçü Müslümanlar'a göre, Hz. Nuh'un oğlu Hz. Yasef'in oğullarından birinin adı Türk'tür ve Türk kavmi de işte ondan türemiştir. Bu rivayetin ilk kaynağı nedir bilmem ama, benim tanıdığım birçok Türkçü Müslüman buna böyle inanır, onların itimat ettiği kitaplarda bu böyle geçer.


saygılarımla

Unbeliever 04-09-2009 11:50

Her kavme peygamber(cik) gönderen allahınız, her birine de kutsal kitap göndermişmi?Sonuçta onlarda peygamber, diğerlerinden ne farkları var?Varsa da yine allahınızın araplara nasıl kıyak geçtiği, kendi kulları -ki peygamber bile olsalar- arasında nasıl ayrımcılık yaptığı ortada. Eskimolara hangi peygamberi gönderdi acaba? kutsal kitapları heralde 4-5 safa falandı. Adamların yapabilecekleri sınırlıda ondan. Veya afrikalı bir kabileye kimi ve hangi kitabı gönderdi? onlarında kitapları olsun olsun 10 sayfa falandır. Avlanacaksınız, burnunuza, boynunuza, ç.künüze halkalar takacaksınız, humbolo humbolo diye dans edeceksiniz, kimsenin anlamadığı bir dil konuşacaksınız, gönderdiğim kitap apaçıktır. Ve dili size özeldir. Kutsaldır.

Hahahahaahaahaa!! Gülmeyeyim diyorum ama elimde değil. Sonra da ateistler neden alaycı? Alın size kanıt...

sevgi ile....

güneşinzaptıyakın 04-09-2009 12:17

Alıntı:

Sheik Galib´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 226531)
Türkler'e peygamber gönderilmiş olabilir. Zira göktanrıya inanmaları bunun en büyük kanıtıdır. İslamla müşerref olmadan da inancımız sağlamdı hamdolsun.

Genelde orta Asya toplumlarında primus inter pares, eşitler arasında birinci olan obanın/devletin başına geçerdi, aynı şekilde eşitler arasında birinci olan (ki genelde bu gök tanrıdır) tanrıya tapınılma ve dinsel ritüellerde öne çıkardı. Son yüz yıl boyunca ve özellikle Türk-İslam sentezi ortaya atılıp uygulanmaya başladıktan sonra Türk’ler başta olmak üzere orta Asya toplumlarının geleneksel dini olan ve halen Sibirya başta olmak üzere değişik coğrafyalarda yaşayan bir din olan Şamanizm’i ya din olarak tanımlamamaktadırlar yada Monoteist bir din olarak tanımlamaktadırlar. Özellikle eski SSCB ve Mogolistan bilim adamlarının saha araştırmalarından ve gözlemlerinden öğrendiklerimiz ise Arkeolojik ve tarihsel kayıtları doğrular. Kur’ana göre toplam 25 peygamber gönderilmiştir. Muhammed ve bu konuda bahsi geçen Musevi’lerin Sümer’lerdeki köleliklerine son veren büyük İskender dışındaki tüm peygamberler Musevi’dir, bir çoğu babadan oğula geçen bir süreçte peygamber olmuşlardır. Seni mutlu edermi bilmem ama Eskimolara yada Aborjinlerede peygamber gönderilmemiştir, aslında iki örnek dışında sadece Musevi’lere gönderilmiştir peygamber, konu Kur’anın çelişkilerinden birisidir.

Alıntı:

Sheik Galib´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 226661)
Bakın sn. İvan Karamazov, bunların, mitolojik karakterlerin tanrı diye algılanıp algılanmadıkları net değil. Bazıları yer ruhu diyor bazıları tanrı. Ben bu mitolojik doğaüstü varlıkların yer ruhu olarak algılandığını düşünüyorum. sonraları algı değişmiş tanrı olarak isimlendirilmiş olabilirler.

Algı ve ritüeller zamanla ve uygar toplumlaralar olan bağlantıların yoğunluguyla doğru orantılı olarak değişmiştir. Şehirleşen ve siyasileşen toplulukların dini ritüelleri egemen oldukları kitlelerden etkilenmiştir ve zamanla yerleşik öncül uygarlık öne çıkmıştır, örneğin; Hititlerin Hatti uygarlığı ele geçirdikten iki nesil sonra Hatti yaşamını uygulamalarıdır. Orta Asya özelinde ise ruh olarak adlandırılan yarı tanrıların yada cin’lerin bazı küçük kitleler dışında tanrı olarak algılandığına rastlanmamıştır. Türk-İslam sentezciler özellikle ruh olarak tanımlarlar.


Alıntı:

bilge34´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 226960)
Safsatalarla Tarih Açıklanmaz.

Alıntı:

bilge34´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 226960)
Tarihin en büyük safsatası, Politeizmin Monoteizmden önce geldiği öngörüsüdür. Gerçekte bunun bilimsel hiçbir delili ortaya konulamamıştır. Eski Yunan ve Ortadoğu uyguralıkları İnsanlığın en eski uygarlıkları değildir. Bilinenin aksine en eskisi olan sümerler de tek tanrı inancı vardır. Kadriye Yalvaç'ın sümer dili ile ilgili kitabına bakılabilir. Kaldı ki sümerce de doğru dürüst okunabilmiş değildir. % 50 oranında çözümlenebilmiştir.
Türklerin Tek tanrı inancına sahip oldukları, bütün Türk yazıtlarında apaçık bir şekilde görülür. Bilinen Türk tarihi boyunca Tek bir Tanrı figürü gösteremezsiniz. Türkler asla politeist olmamıştır. Bazı mitolojik/efsanevi metinler var, ancak, bunlarda politeistik unsurlar görünüyor. Ancak, Tanrı dağlarının zirvelerine binlerce yıldır kaya resimleri çizen çobanlar her nedense tek bir tanrı figürü çizmemiştir. Buna karşın Tek bir tanrıya ibadet ve dua figürlerine rastlanır. (Bakınız Taştaki Türkler)

Ateistler, kendilerini haklı çıkarabilmek için birçok bilgiyi çarpıtarak yorumluyorlar.
Kör inadı bırakmak lazım.

Allah Alemlerin rabbıdır. Ne mutlu bu imanı taşıyanlara !

Safsatalarla bilim yapılmaz. İlk tek tanrı kavramı eski mısırda firavun 4. Amenofis (Adını sonradan Akhenaton (Aton’a hoşgörünen) olarak değiştirmiştir.) tarafından diğer tüm tanrıların ve tapınaklarının yasaklanması sonucu ortaya çıkmıştır,firavunun annesi kraliçe Tiyi, Fenikeli bir prensesti ve büyük annesi dolayısıyla da Sami kavmindendi, firavun Usermare, diğer adıyla 2.Ramses döneminde Hititlerle yapılan ve günümüz İsraili ile Suriye’sine rastlayan topraklardaki savaşlarda esir edilen Sami kavimlerinin özellikle 2. Ramses adına yapılan şehir ve tapınaklarda çalıştırıldığını biliyoruz, günümüz İskenderiyesine yakın bir yerde kurdurduğu bir şehirde çalışan ve adı ‘’Musa’’ olan bir Sami’nin ayaklanma çıkartıp kavmi ile firar ettiğini ve yakalanamadığını, bu eylemi anlatan hiyoroglafik tablet Mısır ulusal müzesindedir, işte zurnaın zırt ettiği yer burasıdır ve köle edilen sami’lerin din olarak gizlice tek tanrı olarak Aton’a taptığını ve Musa’nında bu dinden olduğunu artık arkeolojik kanıtlarla biliyoruz. Kaldı ki MS 2 YY’a kadar Politesit inancın ritüellerin en yaygın olanlarından olan tapınak fahişeliğinin Musevi’lik içinde devam ettiğini de tarihsel kayıtlardan biliyoruz. Türklerin dinsel şekli konusunda yukarda yeterli açıklamayı yaptım, Türk’lerde tıpkı İslam öncesi Araplar gibi eşitler arasında birinci olan varlığa tapıyorlardı. Sümer’cenin tamamı okunabilmektedir, okunamayan metin denilen şey ise, özellikle Almanya’daki müzelerde olmak üzere Sümerce tablet bolluğundan ve Sümerce bilen uzman azlığından kaynaklanan bir teknik sorundur. Sümer’lerde tüm Politeist inaçlarda olduğu gibi önceliği gök tanrıya vermişlerdir bu onları tek tanrıcı yapmaz çünkü diğer tanrılarda güncel yaşamda aktif olarak tapınılan tanrılardır ve şimdiye kadar okunabilmiş tabletlerden Sümerlerin tüm dinsel ritülleri dahil olmak üzere teolojik yaşamlarını biliyoruz, konu ile ilgili muazzez İlmiye Çığ’ın kitağlarını okuyabilirsiniz.

Alıntı:

ulpian´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 226985)
Türklük, Türkçülük üzerinden din eleştirisi yapmak biraz garip geliyor bana...

Alıntı:

ulpian´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 226985)

Oysa Türkçü müslümanlar da var, hepimizin bildiği üzere. (Hatta Türkçü müslümanlarla Türkçü ateistler arasındaki asgari müşterekler en azından siyasi alanlarda az da değil hani).

Türkçü Müslümanlar'a göre, Hz. Nuh'un oğlu Hz. Yasef'in oğullarından birinin adı Türk'tür ve Türk kavmi de işte ondan türemiştir. Bu rivayetin ilk kaynağı nedir bilmem ama, benim tanıdığım birçok Türkçü Müslüman buna böyle inanır, onların itimat ettiği kitaplarda bu böyle geçer.


saygılarımla

Aslında konu içinde iki husus var; birincisi Kur’an içindeki bir çelişkidir ki ‘’tüm kavimlere peygamber gönderdik’’ iddiasının yarattığı bir boşluktan oluşan çelişkidir. Burda ‘’kavim’’ ile kast edilen ise o dönemin Kureyş Arapça’sındaki anlamı ile aşiretlerdir. Tarihsel, geleneksel yaşam ve Arkeolojik kanıtlar ışığında ve en büyük tek gerçek olan Kur’an doğrultusunda her kavme peygamber gitmediğini artık biliyoruz. Biraz daha derin tahlil yapacak olursak bu konuda, Muhammed’in kendi peygamberliğini yaymaya çalıştığı dönemde Arap yarım adasında bir peygamber patlaması yaşanmıştır ve Kur’da buna istinaden söylenen bir söylem olarak karşımıza çıkmış olabileceği olasılığını zaten diğer peygamberleri red eden ve egemen devlet olduğunda tüm rakipleri öldüren yada dinsel değişime zorlayan veya kaçırtan İslam tarihi ve Kur’an sayesesinde red eder. Kaldı ki konu İslami söylem açısından ele alınmıştır. İkincisi ise; Türk İslam sentezcilerinin iddia ettiği ve seçilmiş millet olarak tanımlanan Türk kavmi iddiasına yönelik bir gerçeğin ortaya konmasıdır. İslam yazınsal tarihinden biliyoruz ki Türkler en aşağı maymundan bile aşağılık olarak adlandırılmıştır tüm kaynaklarda, buna Türk İslam yazarlarıda dahildir. Konu için http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=12403 adresine bakılabilir. Yasef soyundan gelme rivayetinin kaynağı Tevrat ve Musevi yorumdur. Musevi kaynaklarında Irksal soy olarak Nuh’un çocuklarından devam edenlerin listesi vardır ve oraya dayanır iddia.

ulpian 04-09-2009 13:10

Alıntı:

güneşinzaptıyakın´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 227047)
Aslında konu içinde iki husus var; birincisi Kur’an içindeki bir çelişkidir ki ‘’tüm kavimlere peygamber gönderdik’’ iddiasının yarattığı bir boşluktan oluşan çelişkidir. Burda ‘’kavim’’ ile kast edilen ise o dönemin Kureyş Arapça’sındaki anlamı ile aşiretlerdir. Tarihsel, geleneksel yaşam ve Arkeolojik kanıtlar ışığında ve en büyük tek gerçek olan Kur’an doğrultusunda her kavme peygamber gitmediğini artık biliyoruz. Biraz daha derin tahlil yapacak olursak bu konuda, Muhammed’in kendi peygamberliğini yaymaya çalıştığı dönemde Arap yarım adasında bir peygamber patlaması yaşanmıştır ve Kur’da buna istinaden söylenen bir söylem olarak karşımıza çıkmış olabileceği olasılığını zaten diğer peygamberleri red eden ve egemen devlet olduğunda tüm rakipleri öldüren yada dinsel değişime zorlayan veya kaçırtan İslam tarihi ve Kur’an sayesesinde red eder.


Sayın güneşinzaptıyakın,

bu yorumunuzun doğru olma itimali bence çok zayıf.
Fatır Suresi 24. ayet, Nahl Suresi 36 ayet ve Şuara Suresi 208. ayet'lere bakarsınız, kastedilenin o dönemde yaşayan Arap kavimleri olamayacağını göreceksiniz.

saygılarımla

güneşinzaptıyakın 04-09-2009 14:55

Alıntı:

ulpian´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 227071)
Sayın güneşinzaptıyakın,

bu yorumunuzun doğru olma itimali bence çok zayıf.
Fatır Suresi 24. ayet, Nahl Suresi 36 ayet ve Şuara Suresi 208. ayet'lere bakarsınız, kastedilenin o dönemde yaşayan Arap kavimleri olamayacağını göreceksiniz.

saygılarımla

Kabile, aşiret tanımlamasını Turan Dursun'un bir kitabından hatırlıyorum fakat hangi kitap hatırlamıyorum. Örneğin; Muhammed döneminde Mekke de yaşayan Arap Kureyş, Huzaa,Ehabiş ve Kinane kabileleri ve diğer Arap olmayan kabileler gibi.

oldschool 04-09-2009 15:20

geçenlerde bir tane birisi böyle bir iddiayla çıkıştı sanırsam. ismini de iskender diye hatırlıyorum.

ulpian 04-09-2009 15:46

Alıntı:

güneşinzaptıyakın´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 227118)
Kabile, aşiret tanımlamasını Turan Dursun'un bir kitabından hatırlıyorum fakat hangi kitap hatırlamıyorum. Örneğin; Muhammed döneminde Mekke de yaşayan Arap Kureyş, Huzaa,Ehabiş ve Kinane kabileleri ve diğer Arap olmayan kabileler gibi.


"Kabile'' kelimesinin yorumunda haklı olabilirsiniz zaten, fakat ''Her kavme Peygamber gönderildi'' cümlesi hakkındaki yorumunuz pek gerçekçi değil. Linklediğim ayetlerin Arapçasına baktığımızda, söz konusu cümlelerin farklı farklı kelimeler kullandığını görüyoruz.

Yani Kuran (onu yazan/yazdıran Muhammed) gerçekten de bizim anladığımız şekliyle her millete bir Peygamber gönderildiğini iddia ediyor.

saygılarımla

Ovidius 04-09-2009 19:40

Alıntı:

Sheik Galib´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 226661)
Bakın sn. İvan Karamazov, bunların, mitolojik karakterlerin tanrı diye algılanıp algılanmadıkları net değil. Bazıları yer ruhu diyor bazıları tanrı. Ben bu mitolojik doğaüstü varlıkların yer ruhu olarak algılandığını düşünüyorum. sonraları algı değişmiş tanrı olarak isimlendirilmiş olabilirler.



Allah ta 2500 yıl sonrasının mitolojik kahramanıdır.

güneşinzaptıyakın 05-09-2009 10:51

Alıntı:

ulpian´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 227131)
"Kabile'' kelimesinin yorumunda haklı olabilirsiniz zaten, fakat ''Her kavme Peygamber gönderildi'' cümlesi hakkındaki yorumunuz pek gerçekçi değil. Linklediğim ayetlerin Arapçasına baktığımızda, söz konusu cümlelerin farklı farklı kelimeler kullandığını görüyoruz.

Yani Kuran (onu yazan/yazdıran Muhammed) gerçekten de bizim anladığımız şekliyle her millete bir Peygamber gönderildiğini iddia ediyor.

saygılarımla

Millet ve Milliyetçilik siyasi kavramı 18. yy'dan beri kullanılmakta ve İnsanlar tarafından algılanmaktadır. Daha öncesinde ümmet ve teba vardı, Muhammedin bu konuda söylediği hem kabile hemde ümmet olarak algılanır. Kurulan devletler kurucularına atfen anılırlardı (Osmanlı-germiyanoğlu) yada kabileye göre (Sakson-Karamanoğlu) adlandırılırlardı, en büyük düşünce yanılmasını günümüz siyasi jargonu ile düşünmekte yapıyor kişiler. Kaldı ki sizin de taraf olduğunuz günümüz Milliyet kavramı üzerinden hareketle yorumluyacak olsak bile Kur'an açık ve net 25 peygamberden bahseder, 11. yy'dan sonra bu sayı İslami fıkıhçılar sayesinde 170.000 rakamına kadar dillendirilsede genel birlik 25 peygamber üzerinedir. İşin birde tarih kısmı vardır ki gelen bir peygamber mutlak bir şekilde o toplum tarafından kayıt altına lınır ve tarihe mal edilir.

Bir diğer husu ise şimdi tam olarak hatırlyamadığım ve Taberi'nin hadis kitabında okuduğum bir mevzudur, yanılmıyorsam meşhur Cüveyriyye vakasından sonra yada Enfal suresi sonrası Medineli Sahabe'nin Muhammedi taraf tutmakla suçlaması üzerine, Muhammedin yaklaşık olarak şu sözcüklerle; Ehli beyt-Aşiret-Kavim-Sahabe şüphesiz bana daha yakındır diyerek konuya bakış açısını anlatır. Dün konuyu araştırdım fakat notlarım arasında bulamadım o yüzden hatırladım kadarı ile naklediyorum kusura bakmayın, olayı bilen arkadaşlar detaylı bilgilendirebilirler.

Son olarak; dönemin ümmet ve dar kabileci bakış açısı günlük dili etkiler, kaldıki yöresel lingüestik farklılıklar bile bir cümleye farklı anlamlar yükleyebilir. Dönemin bazı kavimleri ve özellikle siyah İnsanları zaten İnsan kavminden saymıyor olması gibi bazı gerçek siyasi yaklaşımlar vardır ki buda günümüz yorumcuları tarafından göz ardı edilir. Size önceki mesajlarımda verdiğim linkte göreceğiniz gibi Türk olarak adlandırılan kitleler zaten İslam tarihinde İnsan olarak kabul edilmezler, doğal olarakta onlara peygamber gönderilmesini beklemezler.

ulpian 06-09-2009 07:20

Sayın güneşinzaptıyakın,

anlaşmakta biraz zorlanıyoruz galiba. Ben zaten ''her kavme/millete/ulusa/ümmete bir Peygamber gönderişmiştir'' demiyorum. Ben non-teistim. :)

Sadece Kuran'ın (onu yazan/yazdıran Muhammed'in) ortaya attığı budur, diyorum.

Fakat siz, Kuran'da da zaten böyle bir iddia olmadığını söylemiş, söz konusu ayetin bugün yanlış anlaşıldığını, aslında Kuran'da kastedilenin Muhammed zamanında var olan Arap kavim ve aşiretleri olduğunu savunmuştunuz.


Alıntı:

güneşinzaptıyakın´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 227047)
birincisi Kur’an içindeki bir çelişkidir ki ‘’tüm kavimlere peygamber gönderdik’’ iddiasının yarattığı bir boşluktan oluşan çelişkidir. Burda ‘’kavim’’ ile kast edilen ise o dönemin Kureyş Arapça’sındaki anlamı ile aşiretlerdir. Tarihsel, geleneksel yaşam ve Arkeolojik kanıtlar ışığında ve en büyük tek gerçek olan Kur’an doğrultusunda her kavme peygamber gitmediğini artık biliyoruz. Biraz daha derin tahlil yapacak olursak bu konuda, Muhammed’in kendi peygamberliğini yaymaya çalıştığı dönemde Arap yarım adasında bir peygamber patlaması yaşanmıştır ve Kur’da buna istinaden söylenen bir söylem olarak karşımıza çıkmış olabileceği olasılığını zaten diğer peygamberleri red eden ve egemen devlet olduğunda tüm rakipleri öldüren yada dinsel değişime zorlayan veya kaçırtan İslam tarihi ve Kur’an sayesesinde red eder.


Bu iddianız doğru değil.

Kuran apaçık bir şekilde Muhammed'den önce gelen bütün millet/ulus/topluluk neyse, hepsine (Arap olmayanlara da) bir Peygamber gönderildiğini iddia ediyor.

Fatır Suresi 24. ayet
Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.


Nahl Suresi 36 ayet
And olsun ki, her ümmete: "Allah'a kulluk edin, azdırıcılardan kaçının" diyen peygamber göndermişizdir. Allah içlerinden kimini doğru yola eriştirdi, kimi de sapıklığı haketti. Yeryüzünde gezin; peygamberleri yalanlayanların sonlarının nasıl olduğunugörün.

Şuara Suresi 208. ayet
Biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helâk etmedik.


saygılarımla

paslıçivi 06-09-2009 08:21

allah kuran peygamber gibi kavramlar teistler(burda müslümanlar) için kutsal ve özeldir.. bu kavramları yazarken özel isimmiş gibi büyük harfle başlanması, ayıraç kullanılması bir nonteistin dikkat etmesi gereken bir özellik olmamalıdır.. bunu basitçe bir alışkanlık olarak açıklamaya çalışmak da sahtebenliğin çok güzel bir savunma mekanızmasıdır.. bu nonteizmin iddia ettiğim gibi inanç olduğunun ve hala bilinçaltının çok iyi çalıştığının göstergesidir.. şüphe inancın kaçınılmaz, vazgeçilmez yanetkisidir..

ulpian 06-09-2009 08:41

Alıntı:

paslıçivi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 228046)
allah kuran peygamber gibi kavramlar teistler(burda müslümanlar) için kutsal ve özeldir.. bu kavramları yazarken özel isimmiş gibi büyük harfle başlanması, ayıraç kullanılması bir nonteistin dikkat etmesi gereken bir özellik olmamalıdır.. bunu basitçe bir alışkanlık olarak açıklamaya çalışmak da sahtebenliğin çok güzel bir savunma mekanızmasıdır.. bu nonteizmin iddia ettiğim gibi inanç olduğunun ve hala bilinçaltının çok iyi çalıştığının göstergesidir.. şüphe inancın kaçınılmaz, vazgeçilmez yanetkisidir..

Burda size katılamayacağım sevgili paslıçivi,

dil kuralları kişinin inancına/inançsızlığına göre değişmez. Allah, Zeus, İblis, Cebrail vs. (varlıklarından bağımsız olarak) özel isimlerdir. Tanrı, melek, cin, peri vs. (varlıklarından bağımsız olarak) cins isimleridir. (Eğer ''tanrı'' kelimesi cümle içinde özel bir tanrı için kullanılıyorsa, bu cümledeki kullanışta özel isimdir). Aynı şekilde ''Kuran'' kelimesi de özel bir kitabın adıdır.

Bunların varlığına/doğruluğuna inanmamamız, bu kelimelerin özel isim olduğu gerçeğini dil bilgisi açısından değiştirmez. Dil kurallarına göre büyük yazılmalıdır.

Dil konusunda taassupçu değilim, siz bu kurala uymamakta elbette serbestsiniz. Fakat dil açısından doğrusu büyük yazmaktır ve büyük yazmak, dini açıdan ''hala bilinçaltının çok iyi çalıştığının göstergesi'' olarak görülemez.

Nitekim hayal ürünü olduğunu bildiğimiz romanların ve bu romanda geçen figürlerin de isimlerini büyük yazmakta bir sorun yoktur.

saygılarımla

paslıçivi 06-09-2009 10:43

Alıntı:

ulpian´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 228038)
anlaşmakta biraz zorlanıyoruz galiba. Ben zaten ''her kavme/millete/ulusa/ümmete bir Peygamber gönderişmiştir'' demiyorum. Ben non-teistim. :)
Kuran apaçık bir şekilde Muhammed'den önce gelen bütün millet/ulus/topluluk neyse, hepsine (Arap olmayanlara da) bir Peygamber gönderildiğini iddia ediyor.

Nahl Suresi 36 ayet
And olsun ki, her ümmete: "Allah'a kulluk edin, azdırıcılardan kaçının" diyen peygamber göndermişizdir. Allah içlerinden kimini doğru yola eriştirdi, kimi de sapıklığı haketti. Yeryüzünde gezin; peygamberleri yalanlayanların sonlarının nasıl olduğunugörün.

sevgili ulpian..

bakın kuran tefsirlerinde bile peygamber kelimesi küçük harfle başlarken sizin yazılarınızda büyük harfle başlamakta..

peygamber özel bir isim değildir.. cümle başında olmadığı sürece büyük harfle başlamasının bir imla kuralı yoktur..

-de, -da, herkez(doğrusu herkes) vs, imla kurallarına uymayanların bu kutsal kavramları yazarken büyük harle başlaması ya da ayıraç kullanması çok ilginçtir..

ulpian 06-09-2009 11:09

sevgili paslıçivi,

isterseniz adım adım gidelim: :)

Bir önceki mesajınızda Kuran, Allah gibi kelimelerin de küçük yazılması gerektiğini söylemiştiniz. Bunun (dil bilgisi açısından) yanlış olduğunu kabul ettiğinizden yola çıkabilir miyim?


''Peygamber'' kelimesine gelince:
Alıntı:

paslıçivi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 228058)
bakın kuran tefsirlerinde bile peygamber kelimesi küçük harfle başlarken sizin yazılarınızda büyük harfle başlamakta..

peygamber özel bir isim değildir.. cümle başında olmadığı sürece büyük harfle başlamasının bir imla kuralı yoktur..

Öncelikle yukardaki alıntılar tefsir değil, mealdir. :p

Yukarda özel bir peygamberden değil, genel olarak peygamber(ler)den bahsedildiği için, doğrudur, küçük yazmak gerekli idi. Burada haklısınız. Fakat ''Muhammed'' yerine kullanıldığı zaman (ki bunu çokça yapıyorum mesajlarımda) büyük yazılması daha uygundur.

Fakat ''Allah'', ''Kuran'' kelimeleri her halükarda büyük yazılmalıdır. Söylediğim gibi dil konusunda taassupçu değilim, siz buna uymayabilirsiniz. Fakat dil bilgisi açısından doğrusu budur.


Alıntı:

paslıçivi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 228058)
-de, -da, herkez(doğrusu herkes) vs, imla kurallarına uymayanların bu kutsal kavramları yazarken büyük harle başlaması ya da ayıraç kullanması çok ilginçtir..

Genel bir tespit mi bu, yoksa üstüme mi aliym? :)

Elimden geldiği kadar ''dahi'' anlamına gelen -de ve -da'ları ayrı yazmaya gayret gösterdiğimi sanıyorum. Gözden kaçanlar da oluyordur mutlaka. :)

saygılarımla

güneşinzaptıyakın 06-09-2009 13:45

Alıntı:

ulpian´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 228038)
Sayın güneşinzaptıyakın,

Alıntı:

ulpian´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 228038)

anlaşmakta biraz zorlanıyoruz galiba. Ben zaten ''her kavme/millete/ulusa/ümmete bir Peygamber gönderişmiştir'' demiyorum. Ben non-teistim.

Sadece Kuran'ın (onu yazan/yazdıran Muhammed'in) ortaya attığı budur, diyorum.

Fakat siz, Kuran'da da zaten böyle bir iddia olmadığını söylemiş, söz konusu ayetin bugün yanlış anlaşıldığını, aslında Kuran'da kastedilenin Muhammed zamanında var olan Arap kavim ve aşiretleri olduğunu savunmuştunuz.





Bu iddianız doğru değil.

Kuran apaçık bir şekilde Muhammed'den önce gelen bütün millet/ulus/topluluk neyse, hepsine (Arap olmayanlara da) bir Peygamber gönderildiğini iddia ediyor.

Fatır Suresi 24. ayet
Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.


Nahl Suresi 36 ayet
And olsun ki, her ümmete: "Allah'a kulluk edin, azdırıcılardan kaçının" diyen peygamber göndermişizdir. Allah içlerinden kimini doğru yola eriştirdi, kimi de sapıklığı haketti. Yeryüzünde gezin; peygamberleri yalanlayanların sonlarının nasıl olduğunugörün.

Şuara Suresi 208. ayet
Biz, hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helâk etmedik.


saygılarımla

Evet sanırım anlaşamadığımız nokta da Muhammet’ten önce ve sonra bilinen tüm kavimlerin sıralanmış olmasıdır, işin göz ardı edilen yanı ise MÖ (Muahmmet’ten önce) yaşayan kavimlerin birkaç tanesi haricinde o dönemde hala yaşıyor olmalarıdır. İkimizde Peygamber’lerin gönderilişinin Kur’an tarafından yazıldığını söylüyoruz ve asgari müşterekte buluşuyoruz. Evet hepsine gönderdiğini iddia ediyor ama MÖ yada sonra vede hala yaşayan Türk kavimlerine bir Peygamber gönderilmiyor, bunun Kur’an ve güvenilir 4 hadisçinin kitaplarında tek bir kaydı yok, tarihsel açıdan da böyle bir kayıt yok, ben herkese Peygamber gönderdiğini iddia eden ve yaşadığım toplum özelinde Türk’lere gönderdiği bir Peygamberi yazmak bir yana onları kıyametin alameti ve direkt cehenneme gidecekler listesinde en başlara yazan bir söylemden bahsediyorum. Kuran apaçık bir şekilde Peygamber gönderildiğini iddia edip göndermemiş olmasıda Kur’anın bir başka çelişkisidir diyorum. Daha öncede yazdım, iki noktaya değiniyorum ben; birincisi bir çelişki olan ve Kur’anın kendi söylemini yanıltması durumunu ortaya çıkaran Peygamberlerin herkese gönderilmemiş olduğu gerçeği, ikincisi ise Türk-İslam tezcilerinin iddia ettiği gibi Türk’ler ne İslamın kılıcıdır nede seçilmiş kavimdir.

Alıntı:

paslıçivi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 228046)
allah kuran peygamber gibi kavramlar teistler(burda müslümanlar) için kutsal ve özeldir.. bu kavramları yazarken özel isimmiş gibi büyük harfle başlanması, ayıraç kullanılması bir nonteistin dikkat etmesi gereken bir özellik olmamalıdır.. bunu basitçe bir alışkanlık olarak açıklamaya çalışmak da sahtebenliğin çok güzel bir savunma mekanızmasıdır.. bu nonteizmin iddia ettiğim gibi inanç olduğunun ve hala bilinçaltının çok iyi çalıştığının göstergesidir.. şüphe inancın kaçınılmaz, vazgeçilmez yanetkisidir..

Dostum kesinlikle haklısın, ilkokul dilbilgisi hocamın üzerimde etkisi çoktur kendisinden hala çekinirim ve yazım kurallarına mümkün olduğunca riayet etmeye çalışırım. Yazım yolu ile anlaşabilmenin en büyük yönteminin yazım kurallarına uymak olduğu, aksinin ifade etmek ve okumak hususunda zorluklar çıkardığı yönünde olduğudur. Örneğin; noktalama işaretlerine dikkat etmek, en basitinden de-da-ki eklerinin yanlış kullanımının anlam bozukluklarına yol açtığını bilmek kaygısı, sanırım bilinç altımı yazım kurallarına uymaya zorluyor. Gerisimi kompile teorisi kanaatimce… saygılarımla…

ulpian 06-09-2009 14:03

Alıntı:

güneşinzaptıyakın´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 228087)
Evet sanırım anlaşamadığımız nokta da Muhammet’ten önce ve sonra bilinen tüm kavimlerin sıralanmış olmasıdır, işin göz ardı edilen yanı ise MÖ (Muahmmet’ten önce) yaşayan kavimlerin birkaç tanesi haricinde o dönemde hala yaşıyor olmalarıdır. İkimizde Peygamber’lerin gönderilişinin Kur’an tarafından yazıldığını söylüyoruz ve asgari müşterekte buluşuyoruz. Evet hepsine gönderdiğini iddia ediyor ama MÖ yada sonra vede hala yaşayan Türk kavimlerine bir Peygamber gönderilmiyor, bunun Kur’an ve güvenilir 4 hadisçinin kitaplarında tek bir kaydı yok, tarihsel açıdan da böyle bir kayıt yok, ben herkese Peygamber gönderdiğini iddia eden ve yaşadığım toplum özelinde Türk’lere gönderdiği bir Peygamberi yazmak bir yana onları kıyametin alameti ve direkt cehenneme gidecekler listesinde en başlara yazan bir söylemden bahsediyorum. Kuran apaçık bir şekilde Peygamber gönderildiğini iddia edip göndermemiş olmasıda Kur’anın bir başka çelişkisidir diyorum. Daha öncede yazdım, iki noktaya değiniyorum ben; birincisi bir çelişki olan ve Kur’anın kendi söylemini yanıltması durumunu ortaya çıkaran Peygamberlerin herkese gönderilmemiş olduğu gerçeği, ikincisi ise Türk-İslam tezcilerinin iddia ettiği gibi Türk’ler ne İslamın kılıcıdır nede seçilmiş kavimdir.

Sayın güneşinzaptıyakın,

bu şekliyle tezlerinize bir itirazım yok elbette.

(bilinçaltınızın imla kurallarından vazgeçmemesi dileklerimle :) )

saygılarımla

Sheik Galib 06-09-2009 19:55

Türkler'e peygamber olmaz mı hiç. Orkan Yalavaç, Düzgen Yalavaç var ya Tutunamayanlar"da... ha bir de Bilig Tenüz var kutsal kitap... Oğuz Abi rahmetli de de süper hayal gücü varmış.

Okuyun sayın ateist arkadaşlar, güzel dalga malzemesi çıkar yani.

Sheik Galib 06-09-2009 19:58

Türklerin peygamberi vardır üstelikte dünyada tek bayan peygamber PUSİ. :)

....................------

sileyim de yine banlanmasın mesajımız, persona non grataya doğru gidiyor profil yavaş yavaş ya neyse.... Saygılar.

paslıçivi 07-09-2009 02:34

Alıntı:

Öncelikle yukardaki alıntılar tefsir değil, mealdir
harbiden iyi çam devirmişim..:becky:

Alıntı:

Genel bir tespit mi bu, yoksa üstüme mi aliym? :)

Elimden geldiği kadar ''dahi'' anlamına gelen -de ve -da'ları ayrı yazmaya gayret gösterdiğimi sanıyorum. Gözden kaçanlar da oluyordur mutlaka. :)

bu tesbit sizinle değil genelle ilgiliydi.. özellikle "herkes(z)" kelimesi bir çok üye tarafından yanlış kullanılıyor..biraz mürekkep yalamış birinin böyle hatalar yapmaması gereğini düşünüyorum.. tabi bu benim kişisel fikrim..

hayrani Ilgar 28-09-2009 15:43

Neden olmasın ? Kitaplar bahsetmedi diye yok mu sayacağız. MESELÂ :Mete,Çiçi Yabgu, Çingiz.....ve Atatürk pekâla Türkler'e gönderilen peygamberler olabilirler. Meseleye bir de bu yönden bakmak gerekmez mi ?

AnuTreS 29-09-2009 15:36

atatürk kesin peygamberdir:)
kitabı da var nutuk!:D

güneşinzaptıyakın 04-10-2009 00:31

Alıntı:

AnuTreS´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 241515)
atatürk kesin peygamberdir:)
kitabı da var nutuk!:D

Güncel hayatta bir kaç gün bu konu geyik olarak mevzubahis olabilir ama şahsen ben dahi bu konuya gülsekte mevcut husus itibari ile kesin kanıt isteriz elbette....

-Musluman- 22-11-2009 14:45

hz.muhammed tüm insan alemine gönderilmiştir.tüm ırklar buna dahildir.

phoenix317 22-11-2009 16:58

Alıntı:

-Musluman-´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 262543)
hz.muhammed tüm insan alemine gönderilmiştir.tüm ırklar buna dahildir.

Eskimolar, mayalar falan da dahil mi buna?


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:40 .