Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Akıl Herşeyi Kavrayamaz (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=1339)

hb2005 19-12-2005 10:10

Akıl Herşeyi Kavrayamaz
 
Akıl Allah-u Teâlâ’nın büyük bir nimetidir. Bunun için ne kadar şükretsek azdır. Akıllı kimdir? Her şey akılla halledilebilir mi? Aklı rehber edinmek doğru mudur? Bu gibi sorulara cevap arayalım.

Akıl ile zekâ farklı şeyler. Bir insan zeki olduğu halde akıllı olmayabilir, akıllı olduğu halde de zeki olmayabilir. Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki: “Akıllı, Yüce Allah’a inanıp peygamberini tasdik eden ve emirlerini yerine getiren kimsedir.” Aklı olmayanın dini de yoktur. Akıl, hak ile batılı birbirinden ayıran bir nurdur. Akılla ilgili çok sayıda ayet vardır. "Sana bu kitabı indiren O'dur. Bunun âyetlerinden bir kısmı muhkemdir ki, bu âyetler, kitabın anası (aslı) demektir. Diğer bir kısmı da müteşabih âyetlerdir. Kalblerinde kaypaklık olanlar, sırf fitne çıkarmak için, bir de kendi keyflerine göre te'vil yapmak için onun müteşabih olanlarının peşine düşerler. Halbuki onun te'vilini Allah’tan başka kimse bilmez. İlimde uzman olanlar, "Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır." derler. Üstün akıllılardan başkası da derin düşünmez." (Al-i İmran Suresi, 7)

Akıl sınırlıdır. Akılla verilen hükümlerde isabet edilebileceği gibi hata da edilebilir. Mesela bilimde kesin gözüyle bakılan bir teori bir asır geçmeden çürütülebilmektedir. Bir kişiye göre akla uygun olan bir şey bir başka kişiye göre mantıksız olabilir. Akıllar insanlar arasında eşit değildir. Aklın kavrayamayacağı pek çok şey vardır. Her şeyde sadece aklı kendine rehber edinmek akılsızlıktır. Bilim ve felsefe insanı her zaman doğru yola götürmez çünkü aklın ürünüdür.

O halde ölçü ne olmalıdır. İslamiyet akla uygun bir dindir fakat içinde aklın kavrayamayacağı çok şey vardır. Sadece aklı kendilerine ölçü alan kimseler sapıtmışlardır. Bizim aklımız mahdut olduğu halde Cenab-ı Allah herşeye kadirdir. Biz ondan gelen şeylere kalbimizle iman ederiz. Gözümüzle görmediğimiz şeylere inanırız. Allah’ın azabından korkar, nimetlerini ümideder, yalnızca ona sığınırız. "Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar." (Bakara Suresi, 3) İnsanı kesinlikle doğru yola götürecek olan şey ise sadece islamdır.

İnsanı doğru yola götürecek rehber Allah’ın kitabı Kuran-ı Kerim, peygamberimizin sünneti, islam dinidir. Biz bir şeyin doğru mu yanlış mı olduğuna karar verirken islama uygun olup olmadığına bakarız. İslama uygun değilse akla ne kadar mantıklı gelse de kabul etmeyiz. Dinimizde bulunan şeylerden aciz aklımızın kavrayamadığı şeyleri kabul ederiz. Aklımızı gerektiği kadar kullanırız fakat her şeyi akılla halletmek gibi bir çıkmaza girmeyiz.

Miraç hadisesinin nasıl olduğunu bilemeyiz ama olduğuna kesin olarak inanırız. Çünkü miracın olduğu Kuran ve sünnetle sabittir. Cinlerin varlığına, meleklerin varlığına, ahiretin varlığına, cennetin varlığına, cehennemin varlığına aklımızla tecrübe etmesek de inanırız. Sadece sınırlı aklımızı kendimize rehber edinip hata ederek cehenneme doğru sürüklenmekten Allah’a sığınırız. Allah’ın ilmi ve kudreti sınırsızdır. Allah her şeye kadirdir deriz. Sadece aklımıza yatan şeyleri kabul etseydik peygamberimize değil aklımıza iman etmiş olurduk. Akılla herşeyi halledebilseydik peygamberlere ihtiyaç olmazdı.

Eski yüzyıllarda herşeyi akılla izah etmeye çalışan müslüman bir alim vardı. Bu konuda da çok başarılıydı. Allah'ın varlığını ve birliğini doksan dokuz delille ispat ediyordu. Daha sonra aklının almayacağı konular da çıktı karşısına. Bir açıklama yapamayıp bocaladı. Daha sonra bu adam İstanbula gitti ve orada hıristiyan oldu. Bu defa da Allah'ın üç tane olduğunu yüz delille ispatlamaya çalıştı.

Akıl dinimizde çok faziletlidir. Aklı kötülemiyoruz. Sadece aklı rehber edinmemeyi kötülüyoruz. Peygamber efendimize sual edildi ki:
-Ya Resulallah en âlim kimdir?
-En akıllı olandır.
-En çok kim ibâdet eder?
-Aklı en çok olan
-En faziletli kimdir?
-Aklı en üstün olandır.
Demek ki ilmi ve ibâdeti çok olan daha akıllıdır. Bir kimsenin akıllı olduğu nasıl
bilineceği suâl edildiğinde Peygamber efendimiz (Haramlardan daha çok kaçan, hayırlı
işlere daha çok koşan daha akıllıdır) buyurdu.
Aişe validemiz suâl etti ki:
-Ya Resulallah üstün olmanın ölçüsü nedir?
-Akıldır. Aklı çok olan daha üstündür.
-Herkesin üstünlüğü yaptığı işe göre ölçülmez mi? İyi iş yapan daha kıymetli değil
mi?
-Ya Aişe insanlar, akıllarından daha fazla mı iş yaparlar? Herkes aklı
nispetinde iyi iş yapar, ona göre de mükâfatını alır.

"Şimdi Rabbinden sana indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen bir kimse, kör olan bir kimse gibi olur mu? Fakat bunu ancak üstün akıllı ve temiz vicdanlı kimseler idrak ederler." (Rad Suresi, 19) "Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için gerçekten açık, ibretli deliller vardır." (Al-i İmran Suresi, 190) "Bu Kur'ân, kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara gönderilmiş bir tebliğdir." (İbrahim Suresi, 52)

Kaynak: http://geocities.com/hayatbilgisi2005

19-12-2005 17:59

Kapkaranlık ve ıssız, bilmediğiniz bir yolda tek başınıza yürümek zorunda olduğunuzu düşünün. Karanlığın içinde neler olduğunu bilmediğiniz için korkuyorsunuz, ne yapacağınızı bilemiyorsunuz. Nereye gideceksiniz ve nasıl gideceksiniz?

Böyle bir durumda herhalde ilk akla gelen bir ışık kaynağı bulmak olur. Ardından bir pusula ve bir harita. Ardından daha güçlü ışık kaynakları. Tüm bunları başarabildiğiniz ölçüde tedirginliğiniz azalacaktır. Aklımızı kullanmak ve karanlığı aydınlatmaya çalışmayı mı yoksa karanlığa teslim olup, onun içindeki bilinmezliklerden mitoslar türetmek, onlara inanarak o karanlık evrende rahatlamaya çalışmayı mı tercih etmeliyiz?

Sonsuz karanlık içinde bile olsak elimizdeki ışık kaynaklarını fazlalaştırmaktan, karanlıkları aydınlatmaktan başka çaremiz yok. Karanlıklara teslim olmak insanca değil. Evet akıl her şeyi kavrayamaz ama o akıldan başka bir şeyimiz de yok.

Aliminyum 19-12-2005 18:20

Karanlık olduğunu nerden çıkarıyorsun?

Suffiyun 19-12-2005 18:26

Cem arkadaş,lambanın düğmesi önünde,fosforlu da,basmak da sana kalıyor,

Selametle kalınız...

19-12-2005 19:19

Ana rahminde hayat karanlıkta başlar. Uzayın sonsuz boşluğu bize karanlıktır. Aslında bilemediğimiz, ulaşmadığımız her şey bizim için karanlıktır. Doğumumuzdan öncesi ve ölümümüzden sonrası da bizim için hep karanlık kalacaktır.

Din, inanç ve iman bize bu karanlıkları aydınlıkmış gibi göstererek teskin etmeye çalışır. Aklın bittiği yerdeki insanın çaresiz çırpınışına damardan verilen diazem gibidir din, sakinleştirip huzur verir. Bu nedenle kurtulunması zor bir illettir.

sargon 20-12-2005 15:58

Aliminyum, bu hb2005 sen misin yoksa. Senin uslubuna pek benzemiyo ama mantik ayni.

sargon 20-12-2005 16:17

Evet, bence de insan akli sinirlidir. Peki aklimizin yetmedigi yerde neye siginmamiz gerekir, hangi dine siginacagiz. Cevap: Ailemizin bagli oldugu dine. Bu cevap yanlis cevaptir, cunku dogru cevabin Islam olmasi gerekir. Ama ya bizbir Budist ailede dogmussak, nerden bilecez dogru yolu gosterenin Islam oldugunu. AKIL ile mi. Hadi canim ordan, akilla dogru yol bulunmaz ki.

Ama su denebilir. Aslinda akil yetersizdir ama, hangi dinin dogru yolu bize gosteren oldugunu bulabilecek kadar yeterlidir. Bu durumda iki soru ortaya cikar. Akil neye ne kadar yeterlidir. Hangi konularda yeterli, hangi konularda yetersizdir. Ayrica dogru din tespiti yapmak icin ne kadar akil gereklidir. Her dini anlamanin gerektirdigi farkli akil duzeyleri var midir. Mesela musevi olmak icin ne kadar IQ gerekir, musluman olmak icin ne kadar.

Bunlar zeka testleridir. Ama akil zekayi daicerir. Bazi insanlar akilli olurlar ama zeki olmazlar, evet. Bu insanlarin IQ'lari dusuk olabilir ama mesela kurnaz olurlar, cikarlarini aninda sezerler vb. Ama ne yazik ki bir akil testi yok. Yine de biz genel olarak zeki insanlarin akil derecelerinin daha yuksek oldugunu varsayabiliriz. (ciddi bir sapma oraniyla da olsa)

Sonuc olarak din tespitini yapamayacak kadar akildan yoksun olan kisiler de olabilir mi? Goruldugu gibi sorular gittikce buyuyor. Cok karmasik is, cok.

Aliminyum 20-12-2005 19:27

O halde bilinmeyen desene abi niye karanlık deyip öcüleştiriyon ki olayı?
Ayrıca dediklerine bakıp da Pascal'ı bikere daha takdir ettim bak benim takdirime de çok ihtiyacı var ya ondan:
"Yeryüzünde insanın yoksunluğunu ve Tanrı'nın kayırıcılığını göstermeyen hiçbir nesne yoktur. Üstelik Tanrısız insanın güçsüzlüğünü de..." Evet Tanrısız insan güçsüz insandır, çünkü istinadgahı biten şeylerdir. Bitiş/fena/geçicilik/fanilik... Zaman kavramının insan benliği üzerindeki en ağır tasarrufu. İstinatgah ise Allah'tan qayrısı olamaz. "Faniyim fani olanı istemem, acizim aciz olanı istemem" Allah'a istinat bizim için bir illet değil, varın sonsuzluğa direnen ruhlarınız uğraşsın o illetlerle.

sargon yok hb2005 ben deqilim. O arkadaşın akıl hakkındaki soyutlanmış bitakım kişisel görüşlerine de katılmıyorum. Mantık Aynı dediğin şey ne onu anlamadım. Gerçi insanların paradigmaları arasında benzerlik kurmak 3. kişiler için her zaman çekici birşeydir ama "Mantık Aynı" gibi kelimeler gene de gerçekliği karşılamıyor. Ben, akıl, düşünce, doğru, iyi gibi genel kavramların tanımlanabilir ve mutlak surette belirlenebilir olduğuna inanmıyorum. Fizikalizme ömrüm boyunca lanet ettim. Mantık aynı diyemezsin.

Akıl mevzusuna girip de Gazali'yi esgeçmek eksiklik olur. Mutezile abimiz o eşsiz internet sitelerinden veya 4. 5. el kaynaklardan aktardığı yarım ve yanlış iddialarla her ne kadar Gazali'nin akıl karşıtı olduğunu iddia etmeye çalışsa da İslam düşünce tarihine bakıldığında Mantık ve nazarî ilimlerin Gazali sayesinde islam düşünürleri arasında daha bir revaç kazandığını biliyoruz.

Gazali akıl için klasik sözlük tarifleri kullanmaz. Ancak sözlük tariflerinin de içerdiği anlam içerikleri bağlamında akla 4 anlam ve fonksiyon yükler.

1) İnsanı hayvandan ayıran kabiliyet ki bu kabiliyet sayesinde nazarî ilimler öğrenilir.
2)Caiz olanı muhal olandan ayırtetmek kabiliyeti: Yani anlamlıyı anlamsızdan, sahihi fasidden kesip ayırma kabiliyeti ki çocukça bir kabiliyettir daha çok. 2X2=5 veya bir cismin aynı anda 4 ayrı yerde olduğu gibi şeylerin muhal olduğunu,2X2=4 edeceği gibi basit ve yavan kesinliklerin caiz olduğunu kavratır.
3)Deneyimler sonucu elde edilen İlim... Yani tecrübe diyebilsek de eksik kalır. Düşünüp elde etmekten ziyade yaanmışlık sonucu elde edilmişliği ifade eder.
4)Düşünceye dayalı ilimlerin kendisi ile kavranıldığı özelliğin adı.

Ancak tarifler, yüklenen içerik ve fonksiyonlar ne olursa olsun aklın, fenomenleri göründüğü şekil ve biçimleriyle tartıp kavramaya çalıştığı kesindir. Ama diğer taraftan akıl görünmeyenin, bilinmeyeni yani GAYB olanın da var olduğunu Bilir veya anlar. Burada resmen kışkırtılır ve gayb olanı da deşeler. Bu kaçınılmaz. Ayrışmaların başladığı yer burası işte.

Akıllı olan Müslüman olur diyemem. Çünkü İslam'ın imanı aklın iradesidir kendisi değil. Geri zekalı veya aklını kullanmasını bilmeyen, ya da çok az bilen birisi Müslüman olabileceği gibi, aklını kullanma kabiliyeti tavan yapmış bazı dinsiz filozoflar gibileri de dinsiz olabilir. Sorun aklın varlığı veya kullanımının tek tipliliği değil, Aklın İradesi.

Sad-ı Taftazani'nin enfes tabiri içinde İman; "Cüzî ihtiyarinin kullanılması neticesinde kalpte hasıl olan nurdur."
Tabi buradaki kalp et parçası organ değil ya da edebî bir anlam filan aramayın. Kalp, İslamiyatta ruh ile aynı anlamda kullanılır.

sargon 20-12-2005 20:08

Re: Akıl Herşeyi Kavrayamaz
 
Mantik ayni dedigim seyi anlamis olman lazim.Asagidaki alintida uc paragrafta ozetlenen sey yazinin temel bakis acisi

Alıntı:

hb2005´isimli üyeden Alıntı
Akıl sınırlıdır. Akılla verilen hükümlerde isabet edilebileceği gibi hata da edilebilir. Mesela bilimde kesin gözüyle bakılan bir teori bir asır geçmeden çürütülebilmektedir. Bir kişiye göre akla uygun olan bir şey bir başka kişiye göre mantıksız olabilir. Akıllar insanlar arasında eşit değildir. Aklın kavrayamayacağı pek çok şey vardır. Her şeyde sadece aklı kendine rehber edinmek akılsızlıktır. Bilim ve felsefe insanı her zaman doğru yola götürmez çünkü aklın ürünüdür.

O halde ölçü ne olmalıdır. İslamiyet akla uygun bir dindir fakat içinde aklın kavrayamayacağı çok şey vardır. Sadece aklı kendilerine ölçü alan kimseler sapıtmışlardır. Bizim aklımız mahdut olduğu halde Cenab-ı Allah herşeye kadirdir. Biz ondan gelen şeylere kalbimizle iman ederiz. Gözümüzle görmediğimiz şeylere inanırız. Allah’ın azabından korkar, nimetlerini ümideder, yalnızca ona sığınırız. "Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar." (Bakara Suresi, 3) İnsanı kesinlikle doğru yola götürecek olan şey ise sadece islamdır.

İnsanı doğru yola götürecek rehber Allah’ın kitabı Kuran-ı Kerim, peygamberimizin sünneti, islam dinidir. Biz bir şeyin doğru mu yanlış mı olduğuna karar verirken islama uygun olup olmadığına bakarız. İslama uygun değilse akla ne kadar mantıklı gelse de kabul etmeyiz. Dinimizde bulunan şeylerden aciz aklımızın kavrayamadığı şeyleri kabul ederiz. Aklımızı gerektiği kadar kullanırız fakat her şeyi akılla halletmek gibi bir çıkmaza girmeyiz.

Yani
1. Akil hata yapar, sinirlidir. Akil urunleri de bizi dogruya goturmez. Bilim ve felsefe aklin urunudur ve bizi dogruya goturmezler.

2. Insani dogru yola goturecek olan sadece Islamdir, akil degil.

3. Bir sey akla ne kadar uygun olsa da, Islama uygun degilse kabul etmeyiz. Cunku bizim aklimiz dogruyu kavrayamaz.

Bence bu uc nokta yukardaki yaziyi yazan kisinin bakisini ifade ediyor. Ben, senin bakisini da ifade ettigini dusunuyorum. Belki sadece "bilim ve felsefe" yerine sadece "bilim" koymayi tercih edersin.

Gazali'ye girmissin ama, bence isi Gazali'yle falan bulandirmadan da su 3 noktayi kabul edip etmedigini soyleyebilirdin. Gerci bunlari daha once soylemistin, bence tekrara gerek yoktu, ama "mantik ayni"yi aciklamak icin yazmam gerekti.

21-12-2005 00:58

herşeyi kavrayamayan akıl allahı kavrıyor nedense. bunun sebebi de insanın fıtratında var olması olsa gerek. bizim bir din hocası "insan islam fıtratı üzerine doğar sonradan yozlaşır ya da doğru yolu bulur" derdi. abi biraz müslümanların tarafını tutacam canım sıkıldı allahsızlıktan :D

Aliminyum 21-12-2005 13:44

1) Akıl hata yapar diyorsak nerede hangi konuda hata yaparı belirlemeden olmaz. Akıl gözünü bilinmeyene dikince kaçınılmaz olarak yetersizliğini de hisseder ama gene de durmaz ve bilinmeyen hakkında da birşeyler üretmeye kalkar. Aklın bu tavrını dizginleyen dinlerdir. Yeterli değilse kaçınılmaz olarak kendisine yol gösteren olmadıkça bu konuda hata yapacaktır. Hata yapıp yapmamasının belirleyicisi yetersizliğidir. Sinirli oluşuyla bi alakası yok.

2) İnsanı doğru yola götürecek olan İslamdır akıl değil sözü açıkçası çok uçurtma bir laf. Akıl ve İslam arasındaki illiyet bağı düşünülmeden söylenmiş bir söz. Doğru yol nedir, sırat-ı müstakim denilen bu yolun yordamını akıl kendi başına belirleyebilir mi vesaire. Afaki meselelerde akıl bazen doğruyu bulabilir, bazı konularda doğruyu yakalamak için açıkçası dinlere ihtiyaç da yok ancak mesele salt doğruyu bulmaksa tabi. Bazı filozofların görüşlerinin hiç tanımadıkları İslam dininin temel esaslarıyla birebir örtüşmesini gördükçe aklın saf ve düzgün kullanımı insanı bazen doğruya götürebilir diyorum ancak doğruyu bulmak doğruyu kullanmayı bilmek anlamına gelmiyor. Her halükarda dinlere ihtiyaç var.

3) Akla uygun olmayanın İslam'a uygun olabileceği yollu bir teze balıklama dalmak istemem. Nedir bu akla uygun olup da İslam'a uygun olmayan? Evet İslam aklı iptal etmez ama akla da bir yerde haddini bildirir. Aklın doğası "içkin" olmasının özelliğinde yatar. Bir şeylere içkindir. Aklı aşan ve akla aşkın olan birşeyler var. Artık gayb mı deersiniz öteler mi dersiniz mistik gizem mi dersiniz hangi kültürün ağzını kullanıyorsunuz onu deyin netice değişmez. ,

İyi Gazali'yi karıştırmayalım ama onu bunu karıştırmadığımızı zannettiğimiz yerlerde başkalarının ağzıyla konuştuğumuzu da unutmayalım. B.Russel'ler, Nieztsche hayranları, Derridacılar varmıdır bu sitede bilmem ama kimse kendiliğinden yeni bir çığır açmaya muktedir değil.

sargon 21-12-2005 16:47

Alıntı:

Aliminyum´isimli üyeden Alıntı
1) Akıl hata yapar diyorsak nerede hangi konuda hata yaparı belirlemeden olmaz. Akıl gözünü bilinmeyene dikince kaçınılmaz olarak yetersizliğini de hisseder ama gene de durmaz ve bilinmeyen hakkında da birşeyler üretmeye kalkar. Aklın bu tavrını dizginleyen dinlerdir. Yeterli değilse kaçınılmaz olarak kendisine yol gösteren olmadıkça bu konuda hata yapacaktır. Hata yapıp yapmamasının belirleyicisi yetersizliğidir. Sinirli oluşuyla bi alakası yok.

Sevgili Aliminyum, sa anda kullandigim klavyede I harfi olmadigi icin SINIRLI yerine sinirli cikmis :) Ordaki kastim ayni seydi, yetersiz yani sinirli. Kusura bakma, yanlis anlamakta haklisin.

Yazinin 1. maddesinde dediklerini biraz didikleyelim bakalim, neler var bu paragrafta.

Akıl gözünü bilinmeyene dikince kaçınılmaz olarak yetersizliğini de hisseder ama gene de durmaz ve bilinmeyen hakkında da birşeyler üretmeye kalkar.(aliminyum)

Evet akil gozunu bilinmeyene diker hep, bilim, felsefe hersey bu sayede gelismistir. Iste insanin en onemli ozelligi, insani hayvanlardan ustun yapan yani budur. Sen bu ustunlugumuzu sucmus gibi kavriyorsun. Anahtar sozcuk "kalkar" sozcugudur. Hasa, insan bilinmeyen seyler hakkinda biseyler uretebilir mi? Ne diyorsun bak bir sonraki cumlende.

Aklın bu tavrını dizginleyen dinlerdir. (aliminyum)

Evet insanin merak etmesi, bilinmeyeni cozmeye calismasi koca bir uygarligin ortaya cikmasini saglamis, ama sana gore dizginlenmesi gereken bisey. Cunku bilinmeyene gozumuzu dikip onun hakkinda biseyler uretmeye kalkariz. Cok acik. Sonra ne diyorsun

Yeterli değilse kaçınılmaz olarak kendisine yol gösteren olmadıkça bu konuda hata yapacaktır(aliminyum)

Evet, din yol gostermezse, hele dusunenin akli da yeterli degilse hata yapacak, bunu duzeltmenin yolu da dindir.

Ya kusura bakma da, bir paragrafta bu kadar yanlis argumani nasil bir araya getirdin.

Aliminyum 21-12-2005 20:06

Harika bi idrak potansiyeli bile düşünceye geviş getirtince böyle oluyor işte. Aklın yetersizliğine basit bi örnek sargon. "Bilinmezlik"ten kasıt olarak neden bilim ve felsefe'yi çıkardın. Şart mıydı yani , dinlere karşı geliştirebildiğiniz 2 şey felsefe ve din ise vay bu aklın haline o zaman.

Ölüm ötesinden felsefe de bilim de haber vermez. Dünyanın nihai sebep ve neticesi hakkında da. Bilinmezden kasıt bu ve bunlar gibi size metafizik gelen hadiseler. Ha kalkıp diyorsan ki bing-bang, varoluşçuluk, materyalizm, maddenin sonsuzluğu falan filan. Bunların aklın yeterliliği ile alakasının olmadığı zaten içlerinde gizli. Ya değilse felsefe ve bilimle uğraşmayı aklın şımarık bir tavrı olarak görmez kimse. Yani şurda 3.5 satırlık bi insanın yazdıklarını bile bu kadar çarpıtıyorsunuz, Kuran'ın ayetlerini çarpıtmanız hayli hayli normal geliyo artık bana.

Merak etmenin dizginlenmesi gerektiğini de kim söyledi? Yazılanlardan illa ki özel anlamlar çıkarmak istiyosan hiç olmazsa bi sor, niyetin bu mu diye? Sonradan döküntüleri toplamaktan vakit kaybediyoruz.

Hata bende galiba, mevzunun başındaki "Bilinmeyen" terimini sizin insafınıza bırakmamalıydım.

22-12-2005 02:34

Alıntı:

Alüminyum´isimli üyeden Alıntı
Akıl gözünü bilinmeyene dikince kaçınılmaz olarak yetersizliğini de hisseder ama gene de durmaz ve bilinmeyen hakkında da birşeyler üretmeye kalkar. Aklın bu tavrını dizginleyen dinlerdir.

Acaba bilinmeyenler hakkında bir şeyler üreten aklın bu ürettiği şey din olmasın?

Aliminyum 22-12-2005 09:55

Olabilir tabi Cem. Batıl dinlerin hepsini bu kefeye koyabilirsin. Ama İslam'ı nasıl koycan? Farkı görmek istemeyen zihinleriniz özdeşlik kurmaktan kaçınıp İslam'ı da diğer dinlerle aynı kefeye koyacaktır muhtemelen, böylelikle kendi kendisiyle çelişecektir siz de "akıllıyız, özgürüz, bilimin ışığını imanın karanlığına yedirmeyiz" teraneleriyle kendinizi akıllı zannedeceksiniz. Ama aklın ihata alanının sınırlı olduğunu ikrar mecburiyetinde kalıp da sınırdışından haber getirip bunu da akıl/nakil birlikteliğiyle insan fıtratına göre en mükemmel şekilde telif eden islam'a eskilerin ifadesiyle ehl-i şübehatın yed'i yetişmez.

sargon 22-12-2005 12:30

Aliminyum, konuyu ilerlettikce durum daha da kotuye gidiyor dostum. Ben yazdiklarini carpittigimi sanmiyorum, sen carpik yazmissin, ne yapalim. Sonradan pisman olacaksan onceden buyuk laflar etmeyecektin.

Genellemeler yapmissin, felsefe yapmissin kendince. Insan gozunu bilinmeyene dikince demissin. Bu bir genellemedir. Bilinmeyene gozunu diken insan bilim de, felsefe de, din de uretir. Sen bunlardan sadece birini dusunmustum diye kacamazsin. Hepsini birlikte dusunseydin. Yanlis soylemisim, buyuk bi laf etmisim, olmamis diyebilirdin anca. Genelleme yapabilmek icin iyice dusunmen lazim. Cok sik, acele ve kolayca bu tur genellemeler yaptigini, sonrada onu toparlayabilmek icin saga sola kacip, konuyu bulandirip, hircinlastigini dusunuyorum.

Su son yazdigin yazi icin de bir analiz yapsak yine 20 tane madde cikaracam sana. Akli yetersiz gorsen de, su sitede akli kullanmayi beceren 2-3 islamci arkadastan birisin. Biraz daha agir olsan, dikkatli olsan daha iyi tartismalar yapariz. Hadi kolay gelsin.

sodomo 22-12-2005 13:58

Akıl gözünü bilinmeyene dikince kaçınılmaz olarak yetersizliğini de hisseder ama gene de durmaz ve bilinmeyen hakkında da birşeyler üretmeye kalkar.(aliminyum)

Vallahi arasıra felsefi konular açıyorsunuz çok hoşuma gidiyor insan katılmadan duramıyor. Yani akıl-bilinen-bilinmeyen gibi konular öyle kolay geçiştirilecek konular değil madem açtınız konuyu ben de bir şeyler söyleyeyim. Şimdi bu "akıl" arkadaşlar kesinlikle merkezi bir olgu değildir
Tamamıyla insanın hedefine ulaşmak için kullandığı bir araçtır Daha doğrusu içgüdü ve sezgilerin yetersiz kaldığı bir dönemeçte insanoğlu böylesine bir potansiyeli harekete geçirmiştir. İnsan en temel ihtiyaçlarını karşılamak ve daha fazlasını elde etmek için bu aracı çokça kullanır yalnız bununla kalmaz kendisine ait bir çok güdüyü, duyguyu vb. bu akıl denilen araç ile tatmin eder. Mesela insanın içinde var olan "merak" duygusunu tatmin etmek için akıl bilimi üretir vb. yani özünde insan iradesinin ve egosunun bitmek bilmeyen isteklerini tatmin için kullandığı bir araçtır. Bu yüzden dir ki "aklı" merkeze alarak onu yüceltmek ve haddinden fazla değer vermek doğru değildir çünkü temelde egoya ait hangi güdü hakimse ona çalışır. Mesela atom bombası yapmak veya insanların derdine derman olacak ilaçlar yapmak gibi. O yüzden akıl üzerine uygarlık kuramazsınız burada önemli olan aklı kullanacak olan içsel dinamiklerin iyilik ve güzellik içinde olmasıdır.

aspartam 22-12-2005 14:12

Yeryüzündeki milyonlarca canlı türünden yalnızca insanın aklını kullanma yeteneğine sahip olması Allah'ın ayetlerindendir.Bu durum ise asla tesadüflerle açıklanamaz.Kainatın oluşması tesadüfen kendikendine oluşsaydı.Yani cansız,şuursuz maddeler kendikendilerini meydana getirseler ve yine bu cansız maddelerin bir kısmı kendikendilerini organik madde haline getirebilselerdi;o zaman tesadüften söz edebilirdik.Ozamanda karşımıza bir değil binlerce aklını kullanan canlı türü çıkardı.

ilahimasal 27-01-2018 18:53

Güncel.leme

Dijwar 28-01-2018 01:03

Aklın herşeyi kavrayamayacağını, karanlığa kurşun sıkıp kanıtlamaya çalışmakta ilginç olmuş.

pianola 04-02-2018 06:38

Alıntı:

hb2005´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 16457)
Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki: "Akıllı, Yüce Allah'a inanıp peygamberini tasdik eden ve emirlerini yerine getiren kimsedir." Aklı olmayanın dini de yoktur. Akıl, hak ile batılı birbirinden ayıran bir nurdur.

(...)

Akıl sınırlıdır. Akılla verilen hükümlerde isabet edilebileceği gibi hata da edilebilir.



http://i0.kym-cdn.com/photos/images/...21/406/9fd.jpg


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:04 .