Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Dincilerin Pehlivanları Gelsin! (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=1352)

pante 21-12-2005 19:39

Dincilerin Pehlivanları Gelsin!
 
Ankete bakıldığında ehli sünnet 1345 kişi ve %50 ile baş sırada.Kendi yorumlarında söylüyorlar "siteyi istila etmişler".
Gerçi bu anket benim görüşümü yansıtmadığı için oy kullanamadım,benim gibi kullanamayanlar çoktur ama sonuç değişmezdi.
İstilaya gelince baş sıradalar ama tüm yazıları incelediğimde bakıyorum da çok acz durumdalar.Tüm somut gerçeklere,belgeli iddialara,bilimsel açıklamalara karşı ezilmiş,yıkık durumdalar.
2-3 kişi haricinde mücadele edebileni yok.Onlarda yetersizler.
Aziz insan Turan Dursun'un dediği gibi "Siz gidin de İslam'ın pehlivanları gelsin"
Hatta varsa bildiğiniz Hristiyanlığın,Museviliğin,tüm dinlerin pehlivanlarını gönderin.İşte meydan!Dinlerin hepsinin safsata olduğu gerçeğini bu site haykırıyor.
Harun Yahya'lar,Süleyman ateş'ler,Yaşar Nuri'ler;
Gelin de Tarık-7'ye,Zariyat-50-51'e cevap verin!

Suffiyun 21-12-2005 19:44

: ) çok güzel...Yoksa kanıtlar acı geliyor da içinizdeki nefreti mi dökmek istiyorsunuz sayın pantediar,?

Selametle kalınız...

pante 21-12-2005 19:48

Yok be Suffiyun.Bu günlerde performans düşüklüğü var herhalde arkadaşlarda.Biraz hareket olsun diye teşvik etmek istedim.Sen alınma tenzih ettiklerimdensin.

Suffiyun 21-12-2005 19:53

estağfirullah ben de bugünlerde sizde performans eksikliği görüyorum arkadaşım,örneğin exclusive islam ve çocuk konusuna çok kaptırmış kendisini galiba yazdıklarımı ya okumadan ya da okuyup da cevap yazamadan geçiyor : )

Selametle kalınız,

sodomo 22-12-2005 14:14

bu dinlerin hepsi insanların Tanrı inancına zarar veriyor maalesef

burkay 22-12-2005 14:27

7. Bu su, bel ile kaburga kemikleri arasından çıkar. tarik suresi 7. ayet ... ----------------------------------------------------------------------------------------------- 50. O halde Allah’a koşun. Şüphesiz ben, size O’nun katından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.

51. Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım. ----------------------------------------------- güzel kardesim bu ayetlerin sana neyini açikliyacagiz onu bir söylermisin ? bu ayetler her ikiside çok açik ... sen önce açiklmak için bize bu ayetleri anlayip anlamadigini göster ...

pante 22-12-2005 15:16

Tarık süresi 5-6-7. ayetleri insanın bir atımlık sudan yani meniden yaratıldığını,bunun da bel ile göğüs kemikleri arasından çıktığını yazar. Meninin testislerde oluştuğu tıbbi bir gerçektir.Bu konu Forumda 7.ayda Tarık 7. ayet başlığı ile tartışılmış zaten.Bunu yıllar önce bir fuarda sn.H.Hatemi'ye sormuştum.Bir açıklama getirememiş,bir inceleyeyim,sizi ararım demişti.Herhalde tatminkar bir açıklama bulamadığından aramadı.

Zariyat/50-51' e gelirsek;
Kur'an bildiğiniz gibi melek Cebrail'in getirdiği Allah sözü olan vahiy ayetlerden oluşmuştur.Yani insanlara yapılan bir konuşma,hitaptır ve hatip Allah'tır.
"Ben sizin peygamberiniz değilmiyim" diye Allah soramayacağına göre,benzer sürelerde olduğu gibi bu ayetten önce "De ki" denmesi gerekirdi.Ancak sürede buna rastlanmamaktadır.
Allah böyle bir hata yapmaz."Yazması gerekmiyor,öyle olduğu anlaşılıyor "da denemez.
Bu durumda iki şık vardır:
1- Kur'an Allah sözü değildir. Ya da
2- Kur'an ayetleri,süreleri düzenlenirken hata yapılmıştır.

burkay 22-12-2005 15:36

yani simdik sen bunu hatemi sana açiklayamadi diye sen inanmiyorsun anlami mi çikiyor? açiklasaydi inanacakmiydin ? bunlar ve bu tip sorular sizlerin güya bizleri bir çikmaza götürücegi ve bak gördünüzmü cevap veremediler gibi kendinizi hakli çikaricagini saniyorsunuz yillarca bunun gibi konularin pesinde kosup duruyorsunuz bakin gördünüzmü allah kurani kerimi yazmamistir bunlar uydurmadir falan diye ugrasi içindesiniz ... ------------------------------------------------------------------------------------ Tarık süresi 5-6-7. ayetleri insanın bir atımlık sudan yani meniden yaratıldığını,bunun da bel ile göğüs kemikleri arasından çıktığını yazar. Meninin testislerde oluştuğu tıbbi bir gerçektir ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- kuran bu tippin gerçekligini yalanlamiyorki ... meninin testislerde olmadigini hangi ayet yaziyor ? iyi okursan meninin nerden çikdigi yaziyor ... bel ile gögüs kemikleri arasindan diyor gayet güzel açiklamis ... sen bosalinca senin meninin bel den basladigini bilmiyor gibi bir düsünce var bu düsüncelerinde ... ------------------------------------------------------------------------------------------- benim sahsen belden basliyor seni bilmem ... ---------------------------------------------------------------------------------------------Tarih: 2005-12-22, 14:16:07 Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------



Zariyat/50-51' e gelirsek;
Kur'an bildiğiniz gibi melek Cebrail'in getirdiği Allah sözü olan vahiy ayetlerden oluşmuştur.Yani insanlara yapılan bir konuşma,hitaptır ve hatip Allah'tır.
"Ben sizin peygamberiniz değilmiyim" diye Allah soramayacağına göre,benzer sürelerde olduğu gibi bu ayetten önce "De ki" denmesi gerekirdi.Ancak sürede buna rastlanmamaktadır.
Allah böyle bir hata yapmaz."Yazması gerekmiyor,öyle olduğu anlaşılıyor "da denemez. ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- de ki denmesi gerekirdi kanisina sen kendin vardin nezaman ne gerekirdi zaten kuranda yazilmis gerekseydi zaten yazilirdi ... sen böyle sana hiçbir faydasi olmiyacak isler pesinde kosup duruyorsun sanki bu ayetlerin yanlisligini çikartip ki yok ... size nobel baris ödülü verecekler ... bosuna ayetler açiklamamis kör yaratildilar kör gidecekler ve kör tekrar diriltecekler ... hep anlattiklariniz sfsata uyduruk savunmalar ve size kazandiracak hiçbirseyin olmiyacagini bildiginiz halde çabalayip durun ... ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- akil allahin varligini hissedip kavrayan akildir ... onun için bosuna kendinizi avutmayin kurani kerimi koruyacak olan allah öyle 3 5 kisinin demesiyle kuran degisseydi simdik 1400 senedir çokdan yok olup gitmisdi ...

aspartam 22-12-2005 15:56

Allah herzaman elçilerinin söylemesini istediği "de ki" gibi emir kelimesiyle başlayan cümlelere yer vermez.Bazende elçilerinin ihtiyaren söylemiş olduğu cümlelere de yer verir.Kur'an birçok Peygamberin bu şekildeki sözlerine sıkça yer verir.Tabi birkaç tane de Hz.Muhammedin bu şekildeki sözleri bulunmaktadır. Birde Panteidar yanlış bir meal almışsın oraya ,o ayetin meali öyle değildir.Önce Arapçasını sonra mealini koyuyorum.
50. Fe firru ilallah inni lekum minhu nezirum mubin 51. Ve la tec'alu meallahi ilahen ahar inni lekum minhu nezirum mubin.
Öyleyse, Allah'a doğru (yönelip, şirkten ve bozulmalardan) kaçın. Gerçekten ben sizi, O'ndan yana açıkça uyarıyorum.
Allah ile beraber başka bir ilah(ı ortak) kılmayın. Gerçekten sizi, O'ndan yana açıkça uyarıyorum. (51/50-51)

pante 22-12-2005 16:30

Alıntı:

Burkay´isimli üyeden Alıntı
"sen bosalinca senin meninin bel den basladigini bilmiyor gibi bir düsünce var bu düsüncelerinde ... ---------------------------------------------------------------------- --------------------- benim sahsen belden basliyor seni bilmem ... "

İşte bu tür tatminkar olmayan açıklamalar nedeniyle"İslamın Pehlivanları Gelsin" diyorum.

Alıntı:

Burkay´isimli üyeden Alıntı
"sanki bu ayetlerin yanlisligini çikartip ki yok ... size nobel baris ödülü verecekler ..."

Yok canım.Bu yazıyı okuyan 50-100 kişiyle hiçbirşey olmaz.Biz "belki bilmediğimiz bir açıklaması vardır" diye yanlışlığı belirtiriz.siz de "Vay be meğer nasıl kandırılıyormuşuz yıllardır"demez,sırf cevap olsun diye birşeyler yazarsınız.

Alıntı:

Aspartam´isimli üyeden Alıntı
"Birde Panteidar yanlış bir meal almışsın oraya ,o ayetin meali öyle değildir.Önce Arapçasını sonra mealini koyuyorum.
50. Fe firru ilallah inni lekum minhu nezirum mubin 51. Ve la tec'alu meallahi ilahen ahar inni lekum minhu nezirum mubin. "

Aspartam;
Ben aklımda kaldığı şekilde kısaca aldım ayeti.Yalnız"uyarıyorum" değil "uyarıcıyım" olmalı.Sonra benim bilmediğim başka yerler de de mi var böyle örnekler.Nasıl gerekmez miş?Arapçadaki yazım kuralları gereğince mi? :D Bal gibi hata var bu ayette.

aspartam 22-12-2005 16:55

Gerekmez olan ne?Ben öyle bir kelime kullanmadım.

Aliminyum 22-12-2005 17:37

uran Hoca güreşiyodur şimdi o meydan okuduğu pehlivanlarla. Panteidar Zırvalamayı bırak da Zariyat 50-51'in başına Arapça kaidelerinin hangisine göre "Gâle, Gul, Gâl,Gîle" (De ki, De) gibi ifadelerin gelmesi lazım. Arapça bilmiyorsun, tercümesinden okuyunca da kafan karışıyor, arapça öğrenmeyeceksen bi de kuranı anlamak istiyosan meal okuma tefsir oku.

burkay 22-12-2005 21:48

panteidar : tatminkar cevap senin ancak anlama kapasiten ile sinirlidir bunun ötesine geçemessin ... hatemi sana cevap verseydi islama inanacakmiydin ? sorusunu es geçmissin nedense ... sana 6666 ayet verilmis kuranda sen hangisine tatminkar cevap istiyorsun hepsi tatminkar ama sen bunlarla yetinmeyip tatminsiz oldugunu burda zirvalayip duruyorsun ... sana sonra mantikli açiklama yapilsa inanacakmis gibi de kendini kandirma ... sen ve senin gibileri güya dedim ya bak böyle yanlisliklari çikardim hevesine kapilip gerçeklerden yoksun yasamak sena ait bir yakistirma güzel kardes ...

hasan_ 22-12-2005 22:57

Alıntı:

burkay´isimli üyeden Alıntı
panteidar : tatminkar cevap senin ancak anlama kapasiten ile sinirlidir bunun ötesine geçemessin ... hatemi sana cevap verseydi islama inanacakmiydin ? sorusunu es geçmissin nedense ... sana 6666 ayet verilmis kuranda sen hangisine tatminkar cevap istiyorsun hepsi tatminkar ama sen bunlarla yetinmeyip tatminsiz oldugunu burda zirvalayip duruyorsun ... sana sonra mantikli açiklama yapilsa inanacakmis gibi de kendini kandirma ... sen ve senin gibileri güya dedim ya bak böyle yanlisliklari çikardim hevesine kapilip gerçeklerden yoksun yasamak sena ait bir yakistirma güzel kardes ...

Burkay, sana göre bunlar önemli değil. Hani, "cennet vaatleri ve cehennem korkutmaları" önemliydi ya o bakımdan.

burkay 22-12-2005 23:10

evet hasan seninde anlama kapasiten sinirli .... olaylari çözmekde zorlaniyorsunuz ... sonuç da ne var elinizde ? bos laf ve nothing ...

pervanne 23-12-2005 00:40

busiteyi daha yeni farkettim yani konunu bukadar ciddiye alınacağını tahmin etmezdim. ahmat dursun şey pardon tarık dursun adı hafızamın köşelerindeydi tabi kendisi (nur içinde yatsın)ben 5.sınıf a giderken hain bir cinayete (bu söylevimde çok çok ciddiyim)kurban gitmişti.
sağ olsaydı kendisini tebrik etmek isterdim bu millete dinini öğren yoksa öyle bir öğretirlerki bidaha dorultamazsın kendini sinyalini verdiği için.

kendisinin yazıların okudum ve nekadar bilimselliğe dayandınığını farkettim bir peygamberin düşünce hayatı ve topluma boyut kazandırma devrimi ni inceleyeciği yerde (penisiyle ilgilenmesi çok bilimseldi)sünleti oluşu yada olmayışı yada ıspatı ne kazandıracaktı kendisine çok merak ettim,
ki edepli bir insanda bakın ben sünnetliyim deyip ortalık yerde açmaz diye düşünüyorum.
bende sünnetliyim ama bunu ancak sünnetcim ispatlar yada sünnetlik fotolarım ispat istiyene göndere bilirim :D

ayetler hususuna gelince(bi soru soruyumda bilemesinler mantığıyla yapılmış bir eleştiri size bişey kazandırmaz.çünkü şartlanma pisikolojisi size anlatılan yada yazılanların doğru yda yanlış olmuş olmsı ayırdını görmemenizi sağlıyor.

doğuruları gösterin bana hiçmi doğru değil islam dini yda tapdığımız,





(Allahım affet onları çünkü bilmiyorlar)

pante 23-12-2005 00:50

Alıntı:

Aspartam´isimli üyeden Alıntı
"Allah herzaman elçilerinin söylemesini istediği "de ki" gibi emir kelimesiyle başlayan cümlelere yer vermez"

Ben buradaki cümlenden dolayı "Ne demek gerekmezmiş" diyorum Aspartam.Yani sen her zaman "De ki" demez diyorsan,ya da "kullanması gerekmez" diyorsun anlıyorum.

Ben de diyorum ki;
Bir adam çıkıyor.Ben peygamberim diyor.Bunu anlamak için ya ondan bir mücize,peygamberliğine bir delil istenir.Ya da söyledikleri,yaptıkları,yazdıkları incelenir.
Şimdi ,"bu kur'an Allah sözüdür" diye sunulduğunda, bunu sunanın bir yerde hatası eksiği var mı diye aranır.
Hz.Muhammed,ümmi falan diyorlar ama bu konuda fevkalade başarılı bir insan.Tekrarları olsa dahi akıcı,kulağa hoş gelen,şiirsel ve matematiksel bir eser sunmuş.Örneğin bir Tebbet süresine bakıyorsunuz.Ebu Lehebin karısını odun hamalı olarak belirtirken sürenin kafiyelerinde "tep tep"ler yani odun taşıma tasviri var.Kutsal kitaplar içinde hatası en minimum düzeyde olanıdır Kur'an.
ancak az da olsa bulunan hatalar,gaflar var.Bu sürede onlardan biri.
Başka hiçbir sürede böyle bir hata yok.
Ben yine açık kapı bırakıyorum.Diyorum ki düzenleme esnasında bir hata yapılmış olabilir.Çünkü o zaman yapraklara,taşlara yazılan ve dağınık ellerde bulunan ayetler bildiğiniz gibi peygamberin ölümünden sonra kitap haline getirildi.Nitekim eksiklikler konusunda ihtilaf da vardır.Örneğin recm ayeti var mıydı? Yok muydu?

pante 23-12-2005 01:10

Alüminyum kardeş;
Hiç hoşunuza gitmiyor değilmi mealler.Ama onları da Arapçayı çok iyi bilen ulema sunuyor bize.Ben kendim çevirmiyorum.Ya da Turan Dursun meali kullanmıyorum.İbni Kesiri,Murşit'i,Elmalı'yı kullanıyorum.Sen git de tavsiyeni onlara yap çok biliyorsan.
Öldükten sonra kimin neolacağını sen bilemezsin.Senin peşinden gittiklerinde bilemez.Neyin ne olduğunu gidince göreceğiz.

Burkaycığım;
Benim anlama sınırım bu kadar diyelim.Ben de sizdenim diyelim.Hadi ikna edelim dünyayı.Niye sıkışıp kalmış İslamiyet.
Mesela 6666 ayet diye yutturulmaya çalışılmasından.Bir görkem verebilmek için süslü rakam bulunmuş.Otur say bakalım 6400'e çıkabilecek misin?Artık bilgisayar da var.Çok kolay.Süre ve ayet sayıları belli.Toplama bilmesen bile hesap makinası var.Bari şunda anlaşalım.Merak etme Kur'an da 6666 ayettir diye yazmıyor.Farklı bir sayı bulursan din zarar görmez.

Pervanne Kardeş,
Turan Dursun sadece o konudan bahsetmemiş,binlerce sayfalık eserlerinin 1-2 sayfasında geçer o konu.Sen bahsedene bakma bahsedilenin kitabı bahsedilme ortamı veriyorsa bahseden ne yapsın?

pervanne 23-12-2005 04:29

Tebbet suresiyle alakalndırdıkların abes.akla uygun değil teb tebler falan
işin uslub ve kafiye boyutu edebiyatı ilgilendirir.edebi olarak kulaga hoşgelmesi mühim bir hadise değil.
işin sırrı bu ayet indiğinde ebuleheb yaşıyordu.

negüzel bahsediyorsun tarık dursunu binler ce sayfalık yazıları var falan
senin bu inandıkların (cımbızlayıp altında bişeyler aradığın demem daha uygun)hiçte akla sığmayan demeçlerinize karşı milyarlarca sayfa kitaplar var

sana bir soru kuan kaç ayet?ama doğru cevabı istiyorum

Mutezile 23-12-2005 07:53

Müteddeyin dostların tartışma konuları:

* Kuran kaç ayetten müteşşekil

* Tebbet suresinin ''tep tep'' kafiyeleri

* Kuran'ın Turan Dursun(?!) Meali

* Turan Dursun' a Tarık Dursun ve Ahmet Dursun diyerek sarakaya almaya yeltelenen Kıvrak Zeka'lar..

* Turan Dursun şimdi hangi pehlivanla güreş tutuyor

''Allah bu Mü'min cemaati başımızdan eksik etmesin''

23-12-2005 09:16

zevkle yazmak isteyeceğim bir konu açmışsın paintedar kardeş(nickini hiç sevmiyorum bu arada :D ), gelgelelim şimdi iki cihan bir araya gelse, insanlar müslüm da olsa allahsız da, allah olsa da olmasa da benim iis(internet information services) bozulan ayarlarımı geri getiremeyecek. saat sabah 8:30 dün akşamdan beri kasıyorum ilim irfan yapmaya ama ne allahın varlığı ne de yokluğu çare şu yanlız başıma. bi yandan active directory bi yandan dns ayarları falan derken yakında balatayı sıyıracam zati. neyse, demek istediğim; bişeyler yapmaya çalışırken bazen kendini o kadar zorluyosun ki dönüp de kurana ya da tartışılan şeylere bakmak komik geliyor. bugünlerde yazmamamın sebebini de bu teşkil ediyor. önceleri epey yazıyordum çünkü zaten toplam mesaj sayımdan da görülür.
zaten havalar .öt kesiyo. yani asabım bozuk, kırmayayım kalbinizi müslüman allahsız demem girerim :)
http error 403 müş-baksen!!- taratıyom nedir bu hatanın mahiyeti diye site diyo ki "bu, direk serverın sana açıklama yapmaya gerek duymayacağı güvenlik nedeniyle seni muhattap bile kabul etmeyeceği çünküsüz bir mesajdır(ingilizceden böyle çevriliyo)"
e ondan sonra gelsin allah var olsun, banane kardeşim bana ekstradan zeka mı verecek?

allahım göğsümü aç yarabbim(muhammedin zeki olmayı dilediği meşhur duası{müslümanken en çok bunu yapardım ama yine de yeterince zeki olamamışım anlaşılan})
*muhammedi boşlamayın adam harbi zeki biriymiş ve bilgiye ve zekaya değer veriyormuş, insana da değer veriyormuş üstelik. allaha inanmam ama muhammedi severim, sayarım. site boyunca allaha sövdüğüm zamanlar olmuştur ama muhammede karşı böyle bir tavır içine girmemişimdir, allahın elçisi olmasa da harbiden delikanlı adam ve iyi niyetli. neyse ben şu iis konusuna döneyim
dua: balatayı çizdirmeden iis'imi nihayete erdir yarabbim. dns ve active directory ayarlarını çabuk anlamamı sağla yarabbim. beni daha kondisyonlu daha zeki eyle yarabbim....

aspartam 23-12-2005 09:56

Usrenin saçmalama,Panteidar yazmadığın zaman daha anlamlı oluyorsun. :) Mutezile Kur'an da 6236 ayet vardır.

pante 23-12-2005 12:22

Usrenin'in dualarının kabul olması dileğiyle Aspartam' a ayet sayısı için teşekkür.Ben Burkay'ın hesaplayarak sonucu çıkarmasını tercih ediyorum,Pervanne benden istemiş ama.
Mutezile, "Turan Dursun meali"!! dememin sebebi;
Karşı oldukları,kabul etmedikleri birinin mealini,ya da kendi çevirimizi sunmuyoruz arkadaşlara.Bir çarpıtma da yok.Açık kapı da bırakıyoruz açıklama için,acaba Arapça'nın yazım kuralları vs. mi? diye.

Pervanne abes olan,benim Tebbet hakkındaki yorumum değil,senin anlamsız eleştirin.Ne alakası var şimdi! "A" yazsam "yok B" diyecek şekilde bir tutum görüyorum.Yanlış.Burada......yarıştırmıyoruz..

burkay 23-12-2005 14:57

AYET: Alamet, nişan, eser, ibret, yüksek bina.

Ayet, Arapça bir kelimedir. Çoğulu Ayattır. Açık alameti manasındadır. Türkçede bellik, Farsçada nişane kelimeleriyle ifade edilir. Alamet; zahir ve açık demek olunca, ayet onun daha zahiri demek olur. Mesela; dağ alamet ise, zirvesi onun ayeti olur. Güneş, bir gündüz ayeti: ay, bir gece ayetidir. Cami bir alamet ise, minare onun ayetidir. Ayet kelimesinin lügavi birkaç manası vardır:

a) Ayet, mucize ;Sor İsrailoğullarına, onlara nice açık mucizeler verdik... (el-Bakara, 2/ 211).

b) Alamet, nişan ;...Gerçek, onun hükümdarlığının açık alameti size o tabutun gelmesi olacaktır ki, içinde Rabbımızdan bir sükunet... vardır... (el-Bakara, 2/248).

c) İbret ;... Elbette bunda size kati bir ibret vardır. (el-Bakara, 2/248; Ali İmran, 3/46).

d) Acayip iş; Meryemin oğlu İsayı da, anasını da (kudretimize delalet eden) bir ayet (acib bir iş) kıldık... (el-Müminun, 23/50).

e) Cemaat; Bu mana ile ayet kelimesini Araplar, Kavm, cemaatiyle birlikte çıktı Haracal-kavmü bi ayetihim şeklinde kullanırlar.

f) Bürhan, delil; Allahın gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin birbirine uymaması da Onun (varlığı ve kudretinin) delil ve bürhanlarındandır. (er-Rum, 30/20).

*Ayetin ıstılah manası; Kuran sureleri içinde yer almış olan, başı ve sonu belli cümlelerdir. Ayet için yukarıda sayılan lüğat manalarının hepsi bu ıstılahi mana içinde mevcuttur. Kuranın her bir ayeti mucizedir. Her ayet onları tebliğ eden peygamberlerin doğruluğuna birer delil, düşünen ve kafasını yoranlar için birer ibret; mucize oluşları ve değerleri itibariyle de birer (emr-i acib)dir. Ayet; harf, kelime ve cümlelerden teşekkül ettiği için cemaat manası taşır ve nihayet herbiri ilim ve hidayet kaynağı olduklarından dolayı da Allahın kudretine, ilmine ve hikmetine, Allah elçisinin de sıdk ve doğruluğuna birer delil ve bürhandırlar. Ayetlerin ekserisi bir veya birkaç cümleden meydana gelmiş müstakil bir kelamdırlar. Bununla beraber içlerinde bir cümle teşkil etmeyen, ayn bir sıfat olanları vardır. (Er-Rahmanür-Rahim) Müstakil bir cümle değil, iki sıfattır ve bir ayettir. Er-Rahman suresinde geçen (Müdhammetan) da bir tek kelime ve aynı zamanda tam bir ayettir. Müddessir suresinde (Sümme nazara) iki kelime, bir cümledir.

*(Sümme abese ve basara) dört kelime iki cümledir. Bu suretle ayetlerin kısası, ortası, uzunu ve herbirinin çeşitli mertebeleri vardır. Kuranda en uzun ayet ise Müdayene= (Borçlanma) Ayeti diye bilinen Bakara suresinin 282. ayetidir. Kuranın ilahi hükümlerinden birini ifade eden her kısmına da ayet denilebilir. Mesela; (Kadınların örtünmesi ile ilgili ayet vardır.) denilince kastedilen mana bir ayete değil, o konuda bulunan tüm ayetlere şamildir.

***(Elif lam mim sad) bir ayettir fakat, (Elif lam mim ra) bir ayet değildir;

***(Yasin) bir ayettir fakat, (Ta-sin) bir ayet değildir;

***(Ha mim ayn sin kaf) iki ayet olduğu halde, (Kaf ha ya ayn sad) bir ayet kabul edilmiştir.

Ayetlerin, Kuranda görüldüğü şekildeki tertibi tevkifidir. Yani Peygamber (s.a.s.) görüşü ile değil, vahye dayalı olarak sıralanmıştır. Bu konuda ictihada, reye, kıyasa ihtiyaç yoktur.

*Ayetin son kelimesine fasıla (çoğulu: fevasıl) denir. Ayetin en son kelimesi, sonraki ayeti bir evvelkinden ayırdığı için bu adı almıştır. Fasılanın son harfine de harfül-fasıla=fasıla harfi denir. Mesela: El-Kevser suresinin ayetlerinin sonlarında bulunan (El-Kevser, Venhar, El-Ebter) kelimeleri fasıladır. Bu kelimelerin sonunda bulunan ra harfleri de fasıla harfleridir. Kuranda mevcut olan bu fasıla harfleri alfabetik sıraya göre dizilmiş değildir. Mesela: Fatiha suresinin fasıla harfleri mim,nun; el-Bakara suresininkiler mim, nun, dal, be, ra, kaf, lem; İhlas suresininkiler dal harfleridir.

*Kuranı Kerimdeki ayetlerin sayısı; Basra, Kufe, Mekke ve Medine bilginlerine göre farklıdır:

Medinelilere göre: Kıraat imamlarından İmam Nafiye göre: altıbinikiyüzonyedi: Şeybe İbn Nisaha göre: altıbinikiyüzondört; Ebu Cafere göre altıbinikiyüzondur.

Mekkelilere göre: altıbinikiyüzyirmi; Kufelilere göre; altıbinikiyüzotuzaltı; Basralılara göre de altıbinikiyüzbeştir. Zemahşeriye göre ise altıbinaltıyüzaltmışaltı ayettir. Bu farklılıkların sebebi şudur:

*Peygamber (s.a.s.) öğretme gayesiyle sahabeye Kuran okurken ayet başlarında, buranın durak olduğunu hissettirecek kadar duruyor, fakat mana tamam olmadığı için peşinden diğer ayete geçiyordu. Bu okumayı işitenlerden bir kısmı, Peygamberin okuyuşunda ara verdiği kısmı bir ayet olarak benimsiyor; diğerleri ise, mana tamam olana kadar devam eden lafızları bir ayet sayıyordu. Ayrıca Kufeli alimler, bazı surelerin başında bulunan harfleri ayet olarak kabul ettikleri halde diğerleri kabul etmiyorlardı. Sure başlarındaki yüzonüç (besmele)nin ayet olup olmaması hakkında mezheb imamları arasında ihtilaf vardır. İmam Şafii ve İmam Hanefi, bu besmelelerin ayet olduğunu söylerken; İmam Malik, bunların ayet olmadığı kanaatindedir. Neml suresinde geçen besmele ise, kesinlikle Kurandan bir ayettir. Cebrail (a.s.) Hz. Peygambere (s.a.s.) vahyi getirdiğinde, o anda inmiş olan ayetlerin hangi sureye ait olduğunu ve hangi ayetten sonra yazılacağını da söylüyordu. Hz. Peygamber de (s.a.s.) ayetleri, geldiği şekliyle vahiy katiplerine yazdırıyordu.

pante 23-12-2005 15:42

Burkay arkadaşa teşekkürler.Neticede öğreniyoruz ki Kur'an'ın 6666 ayet olduğu konusunda bir ittifak yokmuş.

Benim bu noktada ateist arkadaşlara bir sorum olacak.
Önceki yazımda Kur'an'ın matematiksel anlamda bir mükemmellik arzettiğini yazdım.
Bırakın bilgisayarı,doğru dürüst bir not tutma imkanının olmadığı devir ve ortamda kelime tekrarlarında matematiksel bir düzen görmekteyiz.
Yanılıyorsam beni düzeltin.
Melek : 88 --- Şeytan : 88
Cennet : 77 --- Cehennem : 77
Dünya :115 --- Ahiret : 115
Bitki : 26 --- Ağaç : 26
Yaz-sıcak : 5 -- Kış-soğuk : 5
Rahmet : 79 --- Hidayet : 79

Yevm (gün) : 365
Deniz : 32 -- Kara : 13 13/32 : Dünyadaki kara/deniz oranı
Hac 22. süredir. Kabe 22. enlemdedir.
Erkek-kadın : 23 --- Cinsiyeti belirleyen kromozom sayısı : 23 çift

Burada ebced hesabıyla ilgili konulara girmedim ama bu liste daha da uzayabilir.Sonraki yazılarda başka örneklerde sunacağım.

Sürelerin biri bittikten sonra diğerine geçilmediği,yani değişik zamanlarda sürelerin ayetlerinin karışık olarak geldiği ya da yazıldığı ortamda bu düzeni nasıl açıklarsınız?

aspartam 23-12-2005 17:55

Burkay açıklamaların için teşekkür ederim.Panteidar tam bam teline bastın.Sana da teşekkür ederim.

burkay 23-12-2005 20:54

selam kardesler ... kurani kerimin neden 23 seneye yakin bir zamanda tamamlandigi net bir sekilde açiklaniyor galiba .... bu ayetler inerken bu kurani biz indirdik diyor cenabi allah ve onu da biz kiyamete kadar koruyacagiz ... hz osman döneminde derlenip toplanan kurani kerimi peygamberimiz zamaninda islama inanan herkez ezberlemeye baslamistir ki bu 22 seneyi askin bir zamanda tamamlanan kurani kerimi ezberlemek zor olmasa gerek ... ve nitekim herkez ezberlemistir o kurani ... hz osmanda kurani ezbereden bilen insanlari toplayip bir kitap haline getirmistir ve gelen ezberleyen insanlar ne bir harfi eksik nede fazla olarak okumuslardir ... bu yüzden bu ebced hesabi allah tarafindan hz osman vasitasiyle tamamlanmistir ... kuranin degismeyecegide bu ayetlerden anlasiliyor ... ------------------------------------------------------------------------ hicr suresi 9. Şüphesiz o zikri (Kur’an’ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.

10. Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik.

11. Onlar kendilerine gelen her peygamberle alay ediyorlardı.

12. Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.2

13. Önceki milletlerin (helakine dair Allah’ın) kanunu geçmiş iken onlar buna (Kur’an’a) inanmazlar.

14,15. Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar yine “Gözlerimiz döndürüldü, biz herhâlde büyülenmiş bir toplumuz” derlerdi.

pante 23-12-2005 21:16

Burada ateist arkadaşlardan yorumlarını beklediğim,kendi yorumumu sonraya sakladığım olağanüstü olarak nitelendirebileceğim örnekler sunacağım.Benzer örnekleri arkadaşlardan da beklerim.

Bir Örnek: DEMİR (HADİD)

Demir elementi,periyodik cetvelde 26.sırada yer alır.
Tabiatta bulunuş oranlarına göre 4 dengeli izotopunun atom ağırlıkları;
54,56,57 ve 58 dir.

Kur'an'da el-Hadid süresinin sıra no.su 57 dir.Bu nötron sayısı 31 olan demir izotopunun atom ağırlığıdır.
Sondan sayıldığında Hadid süresi 58.sıraya gelir.Bu nötron sayısı 32 olan demir izotopunun atom ağırlığına denk gelir.
Bitmedi.
Bazı kıraatlere göre Hadid süresinde demirin özelliğinden bahseden ayet 26.ayettir ki bu da demirin atom sıra no.sudur.
Hadid süresinin başından hadid ayetine kadar geçen "Allah"lafzının sayısı da 26 dır.
Hadid kelimesinin ebced değeri de şaşırtıcı bir şekilde 26 dır.
El-hadid kelimesinin ebced değeri ne olabilir sizce?
57 evet yanlış duymadınız demirin atom ağırlığı..
Ne diyorsunuz.Tesadüf mü sizce?

pervanne 23-12-2005 23:57

yok ya yrışma fikrim falan yok ben inciten yanıyla neden altında bişiy arıyorsunuz siz neye inanıyorsunuz.bu arada,bu siteye girerken hoş görüyede davet ediliyoruz aynı zamanda (ama ne o öyle Allaha sövdüğüm oluyorda muhammet iyi adamdır)hoş görüyse sonuna kadar arkadaşlar benim Allahıma sövme ,yok etmeye çalış fikrinle. ama gözünü kapatana heryer karanlık ,lamba yine orda yok sayamazzsın, görmediğin yok değildir.

diyalektik materyalizm bir el sabunudur erir gider yani lazım olduğu kadar vardır. sevyeyse sevye arkadaşlar (Allaha küfür edilmemesi(ima dahil) daha doğrusu -bizim inandığımız- ve peygamberim den bahsederkende sizden ricam syın yada hz başlığını koyun yada çift isim kullanın -muhammed mustafa- gibi.) aksi halde sevyesizlik beni rahatsız eder ve bu uyarıyı yaptıktan sonra gene devem edilirse,ozaman anlarımki benim anlattıklarım sizin inandıklarınızı ciddi bir biçimde sarstı ve beni uzaklaştırmak istiyorsunuz.ozamanda eğer bu bi ğüreşse tuş olduğunuzu gösterir.


"Allahım affet onları çünkü bilmiyorlar"

pante 24-12-2005 00:30

Pervanne içip içip mi geliyorsun yazmaya ! Yazımda nerede bir sövgü var?
Hiç Hz.koymadan isim yazdığımı gördün mü?
Okudukların,yazılan düşünceler,görüşler hoşuna gitmiyorsa girme kardeşim bu siteye.
Sadece islami görüşlere yer veren forumlar var.Git onlara,aynı şeyleri yazın söyleyin.
Ahmat Dursun pardon Turan Dursun diyene kadar,silersin yanlışını doğrusunu yazarsın.Karşındakileri ne sanıyorsun.Başkasına saygısı olmayan saygı beklemesin.
Tebbet süresindeki odun hamalını tasvir eden kafiye ahengi tüm İslam aleminin övünerek dile getirdiği özellik.Sen kalkıyorsun,bunu yazman abes falan diyorsun!!
Anlaşılan siteye şartlanmış olarak sataşmak için giriyorsun.Fikir sahibi olabilmek için bilgi sahibi olmak gerek.
Bak sana bunları yazana kadar,bir kaç yazı okurdum..Vaktimizi eften püften şeylere harcamayalım..

pante 24-12-2005 15:55

SECDE SÜRESİ
4.Gökleri, yeri ve bunların arasındakileri altı günde (devirde) yaratan, sonra arşa istivâ eden Allah'tır. O'ndan başka ne bir dost ne de bir şefaatçınız vardır. Artık düşünüp öğüt almaz mısınız?

5. Allah, gökten yere kadar her işi düzenleyip yönetir. Sonra (bütün bu işler) sizin sayageldiklerinize göre bin yıl tutan bir günde O'nun nezdine çıkar.

MEARİC SÜRESİ
4.Melekler ve Ruh, süresi elli bin yıl olan bir günde O'na yükselirler.

İnsanlık tarihi boyunca zamanın gerek Evren'de, gerekse mümkün olabilecek her ortamda her varlık için aynı şekilde işlediği tahmin edilmiştir. Bunu göz önünde bulundurduğumuzda Kuran'ın yukarıdaki ayetlerinin insan zihni için ne kadar köklü bir anlayış değişikliği getirdiği ortadadır. Kuran, değişik durumlarda gün kavramının değişeceğini, bir günün elli bin yıla eşit olabileceğini söylemiştir. Yüzlerce yıl muhtemelen "Acaba böyle bir şey nasıl olabilir?" itirazlarıyla karşılaşmış olan bu ayetlerin, aslında ne kadar önemli gerçeklere işaret ettiği son yüzyılda anlaşılmıştır.

Einstein'ın en meşhur keşfi İzafiyet Teorisi'dir. Fizikle ciddi bir şekilde ilgilenmeyen birçok kişi hâlâ bu teorinin ne demek istediğini anlayabilmiş değildir. Oysa Kuran ancak bu teoriyle anlaşılabilen gerçeklere 1400 yıl önce işaret etmektedir. Einstein, izafiyet ile ilgili açıklamalarını "özel İzafiyet Teorisi" ve "Genel İzafiyet Teorisi" diye iki çalışmada toplamıştır.

Einstein'a göre ışık hızına yakın bir hızla hareket eden bir araca binen kimse için zaman daha yavaş akmaktadır. Dünya'daki bir kişi için 100 gün geçtiği bir ortamda, ışık hızına yakın hareket eden kişi için 50 gün geçmektedir. Bu bulgu "özel İzafiyet Teorisi"nin en ilginç sonucudur. Evren'de hız arttıkça zaman daha yavaş geçmektedir. Demek ki zaman aynı Kuran'ın işaret ettiği gibi izafi bir kavramdır. Her ortamda, her yerde, her hızda saatler farklı işlemekte, günler farklı algılanmaktadır.

1400 yıl önce, o dönemin bilim adamlarınca hiç ele alınmayan,düşünülemeyen bir konuda,kur'an'daki bu ifadelere ne diyorsunuz?

pervanne 24-12-2005 16:40

hoppala sana bişi diyen yok sen okumaya devam et. ben usernin(*muhammedi boşlamayın adam harbi zeki biriymiş ve bilgiye ve zekaya değer veriyormuş, insana da değer veriyormuş üstelik. allaha inanmam ama muhammedi severim, sayarım. site boyunca allaha sövdüğüm zamanlar olmuştur ama muhammede karşı böyle bir tavır içine girmemişimdir, )bu sözlerine itaaf etmiştim.

teb teb le alakalı olarakda: cımbizla ayıklayıp kendince manalandırdığın sureleri kurcalarken hiç usulba yönelik bir ğörüş yok. neden bu surenin altında bişiy aramadın ona şaşırdım.

kaza ve kade örgüsü içinde bu sure indiğinde ebuleheb yaşıyordu.
yani dünyadayken yaptığının cezsını çekeceği garantilenmişti.

sana bir tavsiye peygamberin arkadaşlarının hayatlarını okurmusun
acaba yeryüzünü budenli anlamış ve diyalektiğie oturtmuş kaç insan vardır.

pante 24-12-2005 17:03

Araya böyle cevap vermeye değmeyecek sataşmalar yerine ateist arkadaşlardan yorumlarını beklerdim."Bunlar tesadüf","Muhammed uydurmuş,tutturmuş," ya da"Muhammed'in filozofları vardı" vb.
Biz yine devam edelim.

Firavun dedi ki: "Ey Haman! Benim için yüksek bir kule dik de yollara erişeyim."

40 Mümin Suresi 36

Firavun dedi ki: "Ey ileri gelenler! Ben sizin için benden başka bir tanrı tanımıyorum. Ey Haman! çamurun üzerinde bir ateş yakıp bana yüksek bir kule yap ki Musa'nın tanrısına ulaşayım. Gerçekten de ben onun yalancılardan olduğunu sanıyorum."

28 Kasas Suresi 38

Firavun'un tanrılık iddiasında, Hz. Musa'ya karşı çıkışında, yardımcılarından ve destekçilerinden biri olarak Haman'ın ismi, Kuran'da birkaç ayrı surede anılır. Firavun, Haman'a yüksekçe bir kule yaptırıp, Musa'nın varlığını bildirdiği Tanrı'yı insan işi yüksek bir kulenin tepesinde arama cahilliğini ve alaycılığı göstermiştir.
Haman ismi Tevrat'ta da geçer ve Kuran'ın işaret ettiği kişiden ayrı bir Pers hükümdarını belirtir. Kuran'da hata bulmaya çalışan hata avcıları Kuran'ın Tevrat'tan yanlış olarak kopyalandığını, Haman isminin kullanılış tarzının buna delil olduğunu söylediler. (Kuran'da Haman ismi 5 kez geçer.) Kuran'ı insan yazması olarak nitelendirenler Kuran'ı yazdığını düşündükleri kişinin (Hz. Muhammed) yanlış bir kopyalama yaptığını ileri sürdüler.
Fransız bilim adamı Prof. Dr. Maurice Bucaille yakın zamanlarda "Musa ve Mısır" adlı bir kitap yazdı. Bu kitap Kuran'da Haman isminin kullanılışını, bu ismin kullanılışına tarihte yapılmış olan itirazları ve bulunan eski hiyeroglif yazıların çözümünün, Kuran'ın doğruluğunu onaylamasını anlatmaktadır.
Maurice Bucaille "Haman" ismini bir Fransız Mısır Bilimcisine verir ve bunun 7. yüzyıldaki bir Arap el yazmasından alıntı olduğunu söyler. (Bu ismin Kuran'da geçtiğini söylemeden, 7. yüzyıldaki Arap el yazması diyerek Mısır bilimcisinin tepkisini ölçer.) O da, 7. yüzyıldaki bir Arap el yazmasında hiyerogliflere ait bir bilginin geçirilmiş olmasının mümkün olmadığını, fakat Firavun sarayının isim listelerine bakacağını söyler, Dr. Maurice Bucaille'a ise "Dictionary of Personal Names of the New Kingdom by Ranke" adlı Mısır isimleri sözlüğünü önerir. Bucaille ise Almanca hiyeroglif transliterasyon listesinden Haman'ın, Taş Ocakları İşçilerinin Şefi olduğunu bulur. Dahası Haman ismi Viyana'daki bir anıtta da kazılıdır. Haman'ın isminin yanındaki ayıraç ise Firavun'un yanındaki önemini göstermektedir. (Mısırlılar kelimelerini çok özel bir durum olmadıkça hep bitişik yazarlardı.)


Bu tartışmalar Fransız Jean François Champollion tarafından çözülen Rosetta Stone adı verilen bir yüzü Yunanca, bir yüzü eski Mısır hiyeroglifi ve bir yüzü de geç dönem hiyeroglifle (Demotik tarz) yazılmış bir yazıtla başka bir boyut kazandı. Artık hiyeroglifler okunuyor ve isim listeleri çıkartılıyordu. Yine Viyana'daki Hof Müzesi'nde Haman'ın Firavun'a yakınlığı anlatılmaktadır (Bakınız Walter Wreszinski, Aegyptische Inschriften aus dem K. K. Hof Museum in Wien, 1906, J. C. Hinriesche Buchhandlung). Yeni Krallık Listeleri sözlüğünde ise "Haman" ismi aynen Kasas suresindeki gibi "Taş ocağı işçilerinin şefi" olarak kayıtlıdır. (Bakınız Herman Renke; Die Aegyptischen Personnennamen, Vierzeischnis der namen, Verlag Von J. J. Augustin in Glückstadt, Band I, 1935)

Neticede, Tevrat'ta bir Pers hükümdarının adı olarak geçen Haman'ın,
Kur'an'da yazıldığı gibi Firavun'un adamı olduğu ortaya çıktı."Haman" bilgisi Tevrat'tan kopyalanmadıysa nereden bulunmuştu?

pante 24-12-2005 20:59

Ateist arkadaşlardan hala bir yorum alamadık.Herhalde "Panteidar'ın vardır bir cinliği" diyorlardır , cinlere inanmasalar da.

Sırada evrenin genişlemesi var.

20. yüzyıla gelene kadar tek bir bilim adamı dahi evrenin genişlemekte olduğu yönünde bir teori ortaya atmamış, hatta, belki de böyle bir olayı aklından geçiren dahi olmamıştı. Stephan Hawking, evrenin genişlemesinin farkedilmesini 20. yüzyılın en büyük olaylarından biri olarak niteledikten sonra, bu olayın bugüne gizli kalmasından duyduğu şaşkınlığı şöyle dile getirir: 'Evrenin genişlemekte olduğunun ortaya çıkarılışı 20. yüzyılın en büyük düşünsel devrimlerinden biridir. Bu günden geçmişe bakıldığında kimsenin bunu neden daha önce akıl etmediğine şaşmamak elde değil.'

Oysa, 14 asır önceyazılan Kur'an'da Allah'ın evreni yarattığını ve de onu "genişlettiği" bildirilmektedir. Konuyla ilgili ayet şöyle demektedir:
Turan Dursun Sitesindeki Elmalılı mealinden alınmıştır.

51.47. Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.

Şimdi buna ne denebilir?! Ne işi vardı dersiniz Muhammed hazretlerinin göğün genişletilmesiyle?! Kimse ondan bunu sormuyordu.Hatta bırakın sormayı bu ayete anlam veremiyor ve "Genişleticiyiz"'i " kaadiriz"şeklinde yorumluyorlardı.Hz.Muhammed uyduruyor muydu? Geleceği mi görüyordu? Yoksa gerçekten peygamber mi?

pante 25-12-2005 17:00

Ya atmosferi işaret eden şu ayete ne diyeceksiniz?

ENBİYA SÜRESİ :

21.32. Biz, gökyüzünü korunmuş bir tavan gibi yaptık. Onlar ise, gökyüzünün âyetlerinden yüz çevirirler.

Kimi islami çevrelerin sıraladığı çelişkili,tartışılır ya da bilimsel anlamda kabul edilmeyecek türde mucize içerdiği iddia edilen ayetlere değinmeyeceğim.
Ancak 19 sayısının Kur'an'daki önemini belirtmeden geçemeyeceğim.

MÜDESSİR SÜRESİ :

24- Şöyle dedi: "Bu aktarılarak öğretilen bir büyüden başka bir şey değil"

25- "Bu sadece bir insan sözüdür."

26- Onu Sakar’a atacağım.

27- Sakar nedir bilir misin?

28- Ne bırakır, ne de yüklenir.

29- İnsanlar için tablolar sunandır O.

30- Üzerinde 19 vardır.

19 sayısı ve ebced hesabı ile kur'an'daki matematiksel mucize açıklamalarının sayfalarca yer kaplayacağı sebebiyle burada bu konulara girmiyorum. Merak edenler aşağıdaki linklerden bilgi alabilirler.(Bu bilgilerin bir kısmının kurgu olduğunu belirtmeden geçemiyeceğim.)

http://www.kuranvebilim.com/k_mucizeleri/mate_giris.htm

25-12-2005 17:28

* KURANDA KELİME TEKRARLARI *

"YEDİ GÖK" TABİRİ 7 kere geçer. " GÖKLERİN YARATILIŞI" ifadesi ise 7 kere geçer.
= YEDİ GÖK : 7 kere
= GÖKLERİN YARATILIŞI: 7 kere

"GÜN (yevm)" tekil olarak 365 kere geçerken, çoğul olarak yani "GÜNLER (eyyam ve yevmeyn)" kelimeleri 30 defa tekrarlanır. "AY" kelimesinin tekrar sayısı ise 12 dir.
= GÜN:365 kere
= GÜNLER: 30 KERE
= AY: 12 KERE GEÇER.

"BİTKİ" ve " AĞAÇ" kelimelerinin tekrar sayısıda aynıdır.: 26
=BİTKİ: 26 kere
=AĞAÇ: 26 kere

"CEZA" kelimesi 117 kere yeralırken , Kuran'ın temel ahlak özelliklerinden biri olan " AFFETMEK"ifadesi , bu sayının tam 2 katıdır yani 234 .
=CEZA :117 kere
=AFFETMEK: 234 kere

"DE" kelimelerini saydığımızda çıkan sonuç 332'dir. "DEDİLER" kelimesini saydığımızdada aynı sayıyı elde eeriz.
=DE: 332 kere
=DEDİLER: 332 kere

"DÜNYA" kelimesi ve "AHİRET" kelimesinin tekrarlanış sayısıda aynıdır:115.
=DÜNYA: 115 kere
=AHİRET:115 kere

"MELEK" kelimesi Kuran'da 88 kere geçer. "ŞEYTAN" kelimesini tekar sayısıda 88 DİR.
=MELEK: 88 kere
=ŞEYTAN: 88 kere

"İMAN (tamlama almadan)" ve "KÜFÜR" kelimeleri Kuran boyunca 25 kere geçer.
=İMAN: 25 kere
=KÜFÜR:25 kere

"CENNET" ve "CEHENNEM" kelimeleride aynı sayıda tekrarlanır:77.
= CENNET: 77 kere
= CEHENNEM: 77 kere

"ZEKAT" kelimesi kuranda 32 kere tekrarlanırken, "BEREKET" kelimesini tekrarlanış sayısıda aynıdır.
=ZEKAT:32 kere
=BEREKET: 32 kere

"İYİLER(ebrar) " 6 kere tekrarlanırken , "KÖTÜLER(fuccar)" kelimesiise tam yarısı kadar yani 3 kere geçer.
= İYİLER: 6 kere
= KÖTÜLER: 3 kere

" YAZ-SICAK" kelimeleri ile "KIŞ-SOĞUK" kelimeşerini geçiş sayıları da aynıdır:5
= YAZ-SICAK: 1+4=5 kere
= KIŞ- SOĞUK: 1+4=5 kere

"ŞARAP(hımr) ve " SARHOŞLUK(sekere)" kelimeleride kuranda aynı sayıda tekrarlanır:6
=ŞARAP(hımr) :6 kere
=SARHOŞ(secere): 6 kere

"AKLETMEK" ve "NUR" kelimelerini tekrar sayııylarıda aynıdır: 49
=AKLETMEK: 49 kere
=NUR: 49 kere

"DİL" ve "VAAZ" kelimeleride eşit sayıda tekrar edilmiştir:25 kere
=DİL: 25 kere
=VAAZ: 25 kere

"YARAR" kelimesi 50, "BOZMA" kelimeside 50 kere tekrarlanır.
=YARAR:50 kere
=BOZMA: 50 kere

"ECİR" ve "FAİL" kelimelerinin tekrar sayısıda aynıdır:107
=ECİR:107 kere
=FAİL :107 kere

"SEVGİ" ve " İTAAT" kelimelerinin tekrar sayısı aynıdır:83
=SEVGİ: 83 kere
=İTAAT: 83 kere

Kuran da " DÖNÜŞ" ve "SONSUZ" kelimeleri eşit sayıda yer almaktadır: 28
=DÖNÜŞ: 28 kere
=SONSUZ: 28 kere

"MUSİBET" kelimesi ve "ŞÜKÜR" kelimesi, Kuran'da aynı sayıda geçmektedir:75
=MUSİBET:75 kere
=ŞÜKÜR: 75 kere

"GÜNEŞ(şems) ve " IŞIK(nur)" kelimeleri Kuarn'da 33'er kez geçer.
=GÜNEŞ: 33 kere
=IŞIK:33 kere
(sayımda "nur" kelimesinin yalın halleri dikkate alınmıştır.)

"DOĞRU YOLA İLETEN (elhuda)" ve "RAHMET" kelimelerinin tekrar EŞİTTİR:79
=DOĞRU YOLA İLETEN: 79 kere
=RAHMET: 79 kere

Kuran'da "SIKINTI" kelimesi 13 kere yer alırken, "HUZUR" kelimeside 13 kere tekrarlanmaktadır.
=SIKINTI: 13 kere
=HUZUR: 13 kere

Kadın-erkek kelimelerinin Kuarn'da tekrar sayısı olan23, aynı zamanda insan embriyosunun oluşumunda yumurta ve spermden gelen kromozom sayısıdır 23. İnsanın kromozomsayısıda anne ve babadan gelen 23 k'er kromozom taplamı olarak 46'dır.
=KADIN:23 kere
=ERKEK:23 kere

"HIYANET" kelimesi 16 kere geçerken, "HABİS" kelimesinin tekrar sayısıda aynıdır:16'dır.
=HIYANET: 16 kere
=HABİS: 16 kere

"İNSAN" kelimesi Kuran'da 65 kere geçer; insanın yaratılış safhalarının sayısının toplamıda aynıdır:
=TOPRAK: 17 kere
=NUTFE: 12 kere
=EMBRİYO: 6 kere
=BİR ÇİĞNEMLİK ET: 3 kere
=KEMİK: 15 kere
=ET= 12 kere
*** TOPLAM:65 kere***

SALAVAT kelimesi bütün Kuran'da 5 kere geçer ve Allah insanlara günde 5 defa namaz kılmalarını bildirmiştir.

"KARA" kelimesi Kuran'da 13 kere geçerken, "DENİZ" kelimesi 32 kere geçmektedir. Bu sayıların toplamı bize 45 sayısını verir. Eğer karaların Kuranda bahsediliş sayısı olan 13'ü 45'e bölersek, %28,888888888889 sayısını buluruz. Denizlerin Kuran'dabahsediliş sayısı olan 32'yi 45'e böldüğümüz zaman ise, %71,111111111111 sayısını buluruz. Bu oranlar ise, gezegenimizdeki su ve kara parçalarının gerçek oranıdır.
=KARA: 13 kere geçer= 13:45=28,888888888889
=DENİZ:32 kere geçer=32:45=71,111111111111
=TOPLAM:45 = %100


***

ayrıntılı bilgi için www.kuranmucizeleri.org

pante 25-12-2005 18:03

Liseli arkadaşım,önceki yazıları ve üstteki linki okumadan tuşlara sarıldı herhalde.Ben yazarken inanın,forumun tüm başlıklarını tarıyorum,tekrara düşmemek için.Aynı titizliği arkadaşımızdan da beklemek hakkımız.

Ben tekrar belirtiyorum.Günlerdir ateist arkadaşların bu yazılara cevabını bekliyorum.Ancak hala bir ses yok.
Eğer,bu yazdıklarıma ilişkin olarak tatminkar açıklamaları olmazsa;
şunu söylemeye hakkım olacak;
Dinlerin eleştirilebilen,hatalı,yanlış tarafları olduğu gibi,izah edilemeyen, bilimsel olarak reddedilemeyen özellikleri de vardır.

pante 25-12-2005 21:34

Evet.Maalesef ankette ehlisünnetten sonra 2.sırayı alan ve %28 e yakın oy almış-700 küsur ateist arkadaşımızdan verdiğimiz örneklere bir yorum alamadık.
Demek ki dincilerden sonra ateistlerde kimi konularda ikna edici açıklama yapabilmekten uzaklar.
Üstelik bilimin henüz ortaya çıkaramadığı,açıklıyamadığı türden konulara da değinmedik.

Biraz da islamiyet dışına çıkalım.

ATEŞ YÜRÜYÜŞÜ

Televizyonda seyretmiş, gazetelerde okumuş belki de bizzat şahit olmuşsunuzdur. Bazı insanlar kızgın korlar üzerinde, üstelik de çıplak ayakla yürüyebilmekte, ayaklarına da bir şey olmamaktadır. Bu 4-5 metre uzunluğundaki ateş yığınını hiç acı çekmeden ve yara almadan yürüyerek geçenler bunu nasıl ve niçin yapıyorlar, kendilerini nasıl hissediyorlar?

Ateş yürüyüşü Hindistan, Japonya, Güney Afrika, Endonezya, Tahiti gibi yerlerde binlerce yıldan beri dini geleneklere dayanarak uygulanıyor.

Peki nasıl oluyor da ateşte yürüyenlerin ayaklarına bir şey olmuyor? Olaya ruhsal bilinç değil de bilimsel açıdan yaklaşanların değişik görüşleri var. Bir görüşe göre 200 - 300 derece sıcaklıkta ayak tabanları normalden çok ter atmakta, bu ter tabakası koruyucu bir örtü oluşturmaktadır.

Nasıl kızgın bir tava üzerine düşen su damlası, aralarında oluşan buhar tabakası nedeniyle hemen yok olmaz, tava üzerinde zıplayıp durursa, onun gibi bir şey. Ancak ayak tabanı ile kızgın kömürler arasında böyle bir şeyin oluşması mümkün görülmüyor.

Bir diğer görüşe göre önemli olan ayağın kömürler üzerine basış süresidir. Buna göre yüksek sıcaklıklar, çok kısa bir sürede etkili oldukları zaman acı vermiyorlar. Deri yüzeyindeki alıcılar ısıya oldukça yavaş reaksiyon gösterdiklerinden 0,3 saniyeden kısa bir sürede etkili olan 500 derecelik bir sıcaklığı yalnızca 2 derece olarak algılıyorlar. Bu nedenle ateş üzerinde yürüyenler işin tekniğini biliyorlar ve çok hızlı hareket ediyorlar, böylece ateşe basış sürelerinin çok kısa olmasını sağlıyorlar.

Ama bu görüş de tam tatminkar değil. Basış süresi 0,3 saniyeyi geçmesine hatta 7 saniyeyi bulmasına rağmen ayakları yanmayan yürüyücüler de var.

Yürüyüş sırasında beynin acıyı bastıran 'endorfin' gibi maddeleri salgıladığı doğrudur ama bu da ayak taban derilerinin nasıl olup da yanmadığına açıklık getirmez.

Psikologlara göre ateş yürüyüşü henüz bilimsel yöntemlerle tam açıklığa kavuşturulabilmiş değildir. Hiç bir dini inancı olmayanlar da dahil, ateşte yürüyenlere kendilerinin bu gücü nereden aldıkları sorulduğunda, tümü aynı cevabı veriyor: İnanç.

sargon 25-12-2005 21:58

Ya panteidar, bunlari daha once Kuran mucizeleri forumunda tartismistik biz hatirladigim kadariyla, soyleyelim Cem'e de seno oraya alsin. Harun Yahya'nin bütün incileri vardi orda. Bir kisminin da cevaplari.

serdarevr 25-12-2005 22:12

Beni de alsınlar oraya ya nolur


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:34 .