Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Felsefik Tartışmalar (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=148)
-   -   İnsanoğlu Bir Madde Midir Yoksa Bir Ruh Mudur? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=16036)

evrensel-insan 15-01-2010 04:40

İnsanoğlu Bir Madde Midir Yoksa Bir Ruh Mudur?
 
Saygideger arkadaslar;

Bu basligiidealist temelde; islam dininine inananlar ile; materyalizmin getirdigi ateist temelde inanmayanlar adina inancsal tartisma olarak actim.

Materyalistler, varlik temelinde maddenin varligina (bes duyu ile) inandiklarindan ve maddesel olarak bir Allah varligini yok saydiklarindan ateisttirler.

Idealistler de, varlik temelinde ruhun varligina inandiklarindan(duyum olarak) ve bu inanclarini Kuran ile pekistirerek Allah'i var saydiklarindan, teisttirler.

Evet, bu temelde; insanoglu varligi bir madde midir?, yoksa bir ruh mudur?

Saygilarimla;
evrensel-insan

errata 24-01-2010 16:52

İnsanoğlunun ne olduğu ya da nelerden oluştuğu, dualist(ruh, madde) ve materyalist(salt madde) anlayış arasında sıkışıp kalmış bir soru.

Varlıkların bilincini, beyin işleyiş modellerini açıklamaya yönelik matematiksel teoremler beyinsel fonksiyonları açıklamakta, gruplamakta ve simule etmekte zorlanmaz iken bilinç kavramının içeriğini doldurmayı hakkıyla becerememekte. Yani gerçek manada micro rastsallıkta "bilinçli bilinç" modelleri oluşturamamaktalar. Dualizm savunucularına göre bu durum, bilincin maddeye indirgenemezlik gerçeğinin bir sonucu, bu ruhun varlığına işaret ederek bilinci açıklıyor. (!)

Materyalist anlayış için bilinç, zaman içerisinde çözümlenmesi muhtemel gözüken bir micro karmaşıklık sorunu. İnsanların, hayvanların karmaşık makineler olduklarını söylüyor.(Konuyla bu açıdan ilgilenmez iken, bir bilgisayar programcısı olduğumdan dogmatik olarak bende böyle bir düşünceye sahiptim.)

Kimileri ise bilincin micro ve macro seviyelerde sınırlandırılabileceğini ve bu ölçüte uygun olanların bilinçli sayılabileceğini söylüyor. (Alan Turing, Turing testi)

Bu konu hakkında yapay zeka çalışmalarının önemi çok büyük, gerçekten insan gibi düşünebilen bilinçli varlık seviyesinde bir otomat geliştirilebilir ise (!) sorun materyalist anlayış için sonlanacak.

Fakat ünlü birçok insana göre ise bilincin gerçekten simule edilebilmesi mümkün değil. (Gerçi mümkün görülmeyen bir çok şeyi tarih yalanlamıştır)

Kısaca insanoğlunun tam olarak ne olduğu şu sorunun cevabında saklı, bilinç nedir ki acı biberin acı vermesi gerektiğini, yeşilin yeşil olduğunu biliyor? nano saniyeler mertebesinde milyonlarca olasılığı zamana, maddeye ve mekana bakmaksızın seçebiliyor. Bir otomattan(yapay zekalı robot) farklı olarak nasıl fuzzy mantık yürütebiliyor? Yoksa yürütemiyorda karmaşıklık seviyesini mi algılayamıyoruz?

saygı, sevgi

evrensel-insan 24-01-2010 21:30

Saygideger XOR;

Bilinc, ne bir ogreti, ne de bir bilgidir. Bilinc farkindalik ve farkinda olmaktir. Yani neyin ne olarak olusturuldugunun farkindaligi.

Sonucta ogretiyi veya bilgiyi uygulamaya koyarak degil; uygulamaya koydugunun ne oldugunun bilincinde olmak, farkindaliktir.

Cunku farkindalikta, ne bir secim; ne de bir taraflilik soz konusudur. Neyin ne oldugunun farkindaligini oldugu gibi yansitmak soz konusudur.

Insanoglunun da uc ozelligi vardir. Fiziksel, zihinsel ve kavramsal.

Saygilarimla;
evrensel-insan

errata 25-01-2010 01:33

İnsanoğlunun ne olmadığı aşağıdaki türde çalışmalarla açığa çıkacaktır.
http://news.bbc.co.uk/2/hi/technology/6600965.stm

evrensel-insan 25-01-2010 02:04

Saygideger XOR;

Insanoglu dusunurken, inancini dusuncesinden ayiramadikca; bilimin epistemolojik sinirini, inancsal spekulasyonla besledikce, ideolojik dogrulari yuzunden evrensel bilimsellige yonelmedikce, metafizigin ve etigin inancsal ve varliksal temelini var ve ol ile cozmeye calistikca, ne kendinin ne oldugunun veya olmadiginin farkina varabilir, ne de yaptigi gozlem, deney ve buluslarla inancsallik icermeyen bir teori ortaya koyabilir.

Insanoglunun neyin ne oldugunun farkina varabilmesi icin, herseyden once biliminin anlik sinirini ve yanlislanarak ve de deney, gozlem ve de buluslarla bu sinirin degisebilecegini, ama bilimsel ve bilimi icermeyen herhangibir teori, yon ve yonteme sapmadan oldugu sinirla yetinebilmeyi bilincine tasimasi gerekiyor.

Yani acikca ve kendine yalan soylemeden ve sirf inancsal yanasmak adina, illa bir teori uretmeden "bilim, bugun bu sart ve durumda bunun cevabini bilmiyor ve bilimin calisma alani inancsallik degildir" diyebilme bilincine erismesi gerekir.

Aksi bilimsellik ile inancsallik ic ice gider. Bilinen ile yetinmek, bilineni yanlislayabilmek ve henuz bilinmeyeni bilimsel bilinir kilmak farkindaligi ve bilinci gerekir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

errata 25-01-2010 02:23

Evrenin tüm bilgisine sahip olmasak bile, bilimselliğin tanımına uygunluk bakımından evrensel normlara eriştiğimizi ve o düzeyde düşünebildiğimizi varsayalım, bilim yapabilmeye devam etmek için "tetikleyici" unsurumuz ne olurdu?

evrensel-insan 25-01-2010 02:30

Saygideger XOR;

Insanoglunun evrenin bir parcasi olarak tursel yasam ve iliskisi ve evrenin diger parcalariyla evreni paylasmasi ve deneysel, gozlemsel, bulussal algisi ve devamli dusunce ureten ve teknik olarak hem kendi turune sagladigi, hem de teknigi sayesindeki mekan ile uyumu kendi basina yeterli bir gerekce degil mi?

Henuz daha dusunce ve davranis olarak, tursel butunlugu saglayamamis insanoglunun, once daha bunu saglaasi icin, dusunce uretmesi gerekir. Cunku konu sadece evrensel degil; ayni zamanda da insansaldir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

İvan Karamazov 25-01-2010 03:33

aslında madde ve ruhtan söz ederken temkinli olmalıyız. algı ve inançlarımızın dışına çıkıp bakacak olursak, bunlar; tamamen insanın kendi zihniyle kurguladığı, ancak insanın var olması durumunda anlam kazanabilen kavramlar...

evrensel-insan 25-01-2010 03:43

Saygideger Ivan Karamazov;

aslında madde ve ruhtan söz ederken temkinli olmalıyız. algı ve inançlarımızın dışına çıkıp bakacak olursak, bunlar; tamamen insanın kendi zihniyle kurguladığı, ancak insanın var olması durumunda anlam kazanabilen kavramlar...-I.K.-

Iste metafizigin var ve ol kokenli ideolojik inancsallarinin disina cikabilen bir gorus.

Yalniz bir nokta var; vari yansiyanin algisinin kavramlastirilarak yansitilmasi, kendi dahil; insanoglunun bir urunudur. Peki algisi kavramlastirilarak yansitilan, var midir, yansisi midir? Eger varlik bir bilgi olarak; vari yansiyanin algisinin kavramlasarak yansitimi ise, var ve yansisi nedir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

İvan Karamazov 25-01-2010 03:56

ah evrensel-insan çok yaşayın e mi :happy: olaylara nasıl yaklaştığınızı, artık az çok tahmin edebiliyor oluşum, sizi yavaş yavaş tanımaya başladığımı da gösteriyor :heh:

sorduğunuz soruları bu halleriyle anlayabileceğimi ve dolayısıyla cevaplayabileceğimi hiç sanmıyorum :)

evrensel-insan 25-01-2010 04:06

Saygideger Ivan Karamazov;

ancak insanın var olması durumunda anlam kazanabilen kavramlar-I.K.

Oyle celiskili dusunce uretmissin ki, ben bile sasirdim.

Senin bu cumlen, insanoglu egder yok ise; neyin ne oldugunu ortaya koyacak olan da yok. Demek degil mi?


olaylara nasıl yaklaştığınızı, artık az çok tahmin edebiliyor oluşum, sizi yavaş yavaş tanımaya başladığımı da gösteriyor -I.K.

Once bu cumleyi kuruyorsunuz ki, bu tahmininizi sizden cumlelere dokmenizi beklerim. Ki bakalim tahmininiz ile, benim vermek istedigim, ne kadar uyusuyor.

sorduğunuz soruları bu halleriyle anlayabileceğimi ve dolayısıyla cevaplayabileceğimi hiç sanmıyorum -I.K.

Sordugum soru gayet basit. Varlik bir bilgi ve kavram ise; insanogluna da bu bilgiyi ve kavrami veren, varligin algisi ve de kavramlstirilarak yansitilmasi ise; o zaman; algisina yansiyan nedir? Burada var'i bir isaret olarak alabilirsin.

Soyle dusun. Elinde birseyin duygusunu aldin ve baktin, algiladin, ve de kavram vererek yansittin "tas" sen yansitmadan once, algiladigin ne idi?

Madde veya varlik deme, cunku onlarda kavramlastirilarak yansitilmis algidir.


Saygilarimla;
evrensel-insan

İvan Karamazov 25-01-2010 04:11

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 283925)
Iste metafizigin var ve ol kokenli ideolojik inancsallarinin disina cikabilen bir gorus.

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 283930)

Oyle celiskili dusunce uretmissin ki, ben bile sasirdim.

yorum yok :biggrin1:

evrensel-insan 25-01-2010 04:20

Saygideger Ivan Karamazov;

Tas, varlik, madde, ruh, tanri, insanoglu, dusunce v.s. kavramlasmadan once ne idi?

Ya da sana soyle bir ornek vereyim. Hayatinda hic bilmedigin bir sey goruyorun, ilk tepki soru ve unlemdir ve bunlarin isareti de "var" dir. Yani, soru isaretimizin ozdeslesimii "var"dir. Simdi sorumuzu soralim "var ne?", ya da "ne var?" iste bu sorunun cevabi da, gordugune verecegin kavramdir. Peki gordugun nedir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

İvan Karamazov 25-01-2010 04:37

sorun, benim taşı yorumlama yetimdir. benim yorumlama yetim olmasaydı, benim için taş diye bir şey de olmazdı. kendi algılarımın dışına çıkamadığım sürece de ne var ne yok söyleyemem.

evrensel-insan 25-01-2010 04:44

Saygideger Ivan Karamazov;

kendi algılarımın dışına çıkamadığım sürece de ne var ne yok söyleyemem.-I.K.

Guzel bir cevap, yalniz ben o soruyu sana sorarken, o elindekinin henuz ne oldugunun dunyada ortaya konmamisligina degindim. Peki insanoglunun algisi disina cikabilmesi mumkun mu?

Sunu diyebilirmiyiz? Insanoglu kendi algilsinin disinda bir seyin ne oldugunu soyleyemez ve algisida kavram olarak yansittigidir.

Peki ne yapacagiz, nihilizmin hicine mi yonelecegiz, yoksa hicte var gibi insanoglunun bir algisimidir?

Insanoglunun algisi disinda bir sey mumkunmu? Ya da algilamadan ve kavramlastirmadan once nedir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

İvan Karamazov 25-01-2010 04:59

ben nihilizmi sevmiyorum. özellikle de dostoyevski'nin aleksey niliç kirilov'unu tanıdığımdan beri de nihilizmden korkuyorum açıkçası :)

nihilist olmak demek; değerlerinin de olmaması demek. oysa benim değerlerim var, sevdiğim insanlar var, güzel anılarım var... ben algılarımla mutlu mutlu yaşıyorum evrensel-insan :) açıkçası insanın kendi algılarından kurtulup bir yerlere varabileceğine ihtimal vermiyorum. bu konunun insan için belirsizliğini her zaman koruyacağına "inanıyorum". madde varmış yokmuş bana ne. bunu öğrenecek olsam da hayatımda herhangi bir şeyin değişeceğine ihtimal vermiyorum: "aa böyle miymiş" der geçerim muhtemelen... sevdiğim insanlar, sevdiğim halleriyle yanımda olsunlar yeter bana; gerisi sizin gibi felsefeseverlerin uğraşı olsun evrensel-insan :)

evrensel-insan 25-01-2010 05:09

Saygideger Ivan Karaazov;

Iste metafizigin var ve ol temelli madde ve ruh cikmazida budur. Algilarsa vardir, algilamazsa yoktur. Halbuki eger bir algi varsa, zaten kavramlasmistir.

Dolayisiyle de var ve ol kokenli metafizik ideolojilerinin kavramlastirdiklari seyleri, var mi/yok mu, o mu, bu mu tatismasi beyhudedir.

Iste o yuzden de, insanoglunun yaptigi tek sey, BILMEK VE BILDIRMEKTIR.

Bu temelde de varlik bir bilgidir. Bu baglamda, bilgiler, inancsal ve bilimsel diye farklilasir. Gerci inancsallara bilgiden ziyade ogreti de denebilir.

Yine var ve ol kokenine donersek; insanoglu algisiyla kavramlasanin; insanoglu kavramlastirmadan once ne oldugu BILINMEMEKTEDIR ve Bilme oncesi, ne oldugu SOYLENEMEZ. Cunku soylendigi an, biliniyor, demektir.

O yuzden var mi, yok mu ve o mu bu mu tartismasinin hic bir bilimselligi yoktur. Cunku eger tartisiyorsan, onu zaten kavram olarak bildirmis olursun.

Saygilarimla;
evrensel-insan

paslıçivi 25-01-2010 05:10

Alıntı:

Insanoglunun algisi disinda bir sey mumkunmu? Ya da algilamadan ve kavramlastirmadan once nedir?
insanoğlunun algısı dışında herşey mümkündür.. ve her birinin olasılığı 1/sonsuzdur..

insanoğlu; varlığı/varoluşu ancak sahip olduğu algı donanımlarının ve bunun ürettiği bilimin limitleri dahilinde algılayıp kavramlaştırır ve yansıtır..

varoluş, devasa bir puzzle gibidir, biz insan olarak sadece an itibariyle parçalarını birleştirdiğimiz kısmen tamamladığımız puzzle'ı algılayıp kavramlaştırır ve yansıtabiliriz..

puzzle'ın daha sonsuz sayıda birleştirilmesi gereken parçası vardır.. o parçalar heüz agılarımızın limitleri dışındadır..

İvan Karamazov 25-01-2010 05:15

Alıntı:

paslıçivi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 283941)
insanoğlunun algısı dışında herşey mümkündür.. ve her birinin olasılığı 1/sonsuzdur..

1/sonsuz = 0 :)

evrensel-insan 25-01-2010 05:18

Saygideger paslicivi;

Bizler birer insanoglu turu olarak, ancak algilayabildigimizi kavramlastiririz. Nitekim ruhta madde de kavramlasmis. Algimizin disindaki kavramlasmamis sey, BILDIRILEMEZ ve SOYLENEMEZ, taki varinin yansisinin algisi kavramlastirilarak yansitilana kadar.

O yuzden metafizigin var ve ol temelli tartismali ideolojilerinin varmi/yokmu ve o mu/bu mu tartismasi anlamsizdir.

Cunku bizlerin bir tur olarak algimizin disina cikabilecegimizi soylemek; insanustulugu dolayisiyle, tanriyi ortaya koymaktir ve kendi kavramimizla yarattigimiz tanrinin ya da tum soyutlarin pesinde kosmaktir.

Ustelik inancsal algilar bilim ve bilimselligin konusu degil; etik ve metafizigin konusudur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

paslıçivi 25-01-2010 05:18

bu devasa puzzle'ın tamamını ortaya koymaya birleştirmeye engel tek şey de inançtır.. yani puzzle'ın henüz bilmediğimiz parçaları hakkında biliyormuş hissine/yanılgısına kapılmak.. bu da insanoğlunun bilinç evriminin bir sürecidir.. insanlık şimdilik bu arageçiş formundan geçmek zorundadır.. başka bir seçeneği de yoktur zaten..

paslıçivi 25-01-2010 05:21

Alıntı:

İvan Karamazov´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 283942)
1/sonsuz = 0 :)


bildiğimiz matematikten bahsetmiyorum ya da tam ifade edemiyorum sanırım..:p

varoluşun bütünündeki her olasılık mümkündür.. bu olasılıkların sayısı sonsuz sayıdadır.. zihnimize düşen ve düşmeyen her olasılık, sonsuzlukta bir oranındadır demeye çalışıyorum

evrensel-insan 25-01-2010 05:23

Saygideger Ivan Karamazov;

1/sonsuz = 0 -I.K.-

Nihilizmin formulu, nihilizm herseyi hiclerken, hicleyenin de insanoglu oldugunun farkinda degildir. Var nasil insanoglunun algisi ise, yok ta oyledir. Sadece ifade olarak, biri pozitif, olumlu; digeri negatif, olumsuzdur.

Sonucta birseyin soylenemez ve bilinmemekte olusu, onu negatif, yani hic veya yok yapmaz. Cunku bilim ve bilimsellikte, negatif bir ifadedir. Saptama degil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

İvan Karamazov 25-01-2010 05:25

ne yani evrensel-insan 1/sonsuz, 0'a eşit değil mi :)

paslıçivi 25-01-2010 05:28

Alıntı:

O yuzden metafizigin var ve ol temelli tartismali ideolojilerinin varmi/yokmu ve o mu/bu mu tartismasi anlamsizdir.

sevgili ei.. aynı fikirdeyim ama bugünkü insanlık için bunu uygulanabilirliği yoktur.. her zaman söylediğim gibi bu üstbilincin ulaşabileceği bir sonuçtur..

o yüzden üstbilince ulaşmış kişi geriye yönelik olan bu tartışmaların içine girmez.. ileriye yönelik varlığı/varoluşu tanımaya/algılamaya çalışır..

ve bu işi yaparken de; kişisel algılarının bilimsel olarak desteklenmediği sürece sadece sonsuz olasılkta bir oranında görür.. yani bildiğini zannetmez, bunun sadece bir olasılık olduğunun farkındalığındadır.. çünkü bili,nç kapalı değil açıktır.. yani akıl henüz teslim olmamıştır ve bilimsel olarak desteklenmediği sürece de akıl teslim olmaz..

evrensel-insan 25-01-2010 05:30

Saygideger Ivan Karamazov;

1/sonsuz = 0 -I.K.-

Nihilizmin formulu,-e.i.

Sifirin kullanildigi kontexte bir suru anlami vardir. Hic, yok, yuksuz, sayi, olcu, esitleyici v.s.

Felsefedeki kullanimi; null, nought, nill yani hic tir. Sonucta nihilizm, herseyi insanoglunun urunu yaparken, insanoglunun urunu olmayanida hiclemistir. Bu da onun algisidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 25-01-2010 05:35

Saygideger paslicivi;

sevgili ei.. aynı fikirdeyim ama bugünkü insanlık için bunu uygulanabilirliği yoktur.-paslicivi-

Eger en azindan sen ve ben; bu bilinc farkindaligindaysak; "yoktur" diye kesip, atmak; bence, hem bilince hemde dusunceye saygisizlik olur.

Parmakla gosterilecek kadar dunyada azinlikta olabiliriz, ama; en azindan bizlerin varligi, bilincin metafizigin nasil bir var ve ol kokenli ideolojik inancsallardan olustugunu ve cikmazini ortaya koyar.

Sonucta, bir bilinc ve onun farkindaligi, bu farkindalik ortaya konulursa, algilanmaya acik olur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

paslıçivi 25-01-2010 05:39

Alıntı:

İvan Karamazov´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 283948)
ne yani evrensel-insan 1/sonsuz, 0'a eşit değil mi :)


sevgili I.K..

şöyle ifade edeyim..

varlık/varoluş nedir? bu sorunun bana cevabını verebilirmisin.. bana öyle bir cevap ver ki ben kimim, neyim, niçin varım, nerden gelip nereye gidiyorum, varlığın sınırları nedir gibi sorularına kafamda hiçbir soru işareti kalmaksızın cevap bulayım ve tatmin olayım..

işte yukarıda bahsettiğim bu soruların cevapları için sonsuz sayıda olasılık vardır diyorum.. ve biz insan olarak bunların bazılarını zihnimize düşürmüşüzdür(kavramlaştırmışızdır) bazıları henüz zihnimize bile düşmemiştir.. (yani henüz bilmediğimizi bile bilmiyoruzdur)..

işte bu kavramlaştırdıklarımız(bilmediğimizi bildiklerimiz) ve kavramlaştırmadıklarımız(henüz bilmediğimizi bilmediklerimizin) toplamı sonsuzluktur...

kavramlaştırdıklarımız+kavramlaştıramadıklarımız=sonsuz sayıda olasılık demektir...


işte bunların içinden bir tanesinin mutlak gerçek olma olasılığı; 1/& dur..

evrensel-insan 25-01-2010 05:40

Saygideger Ivan Karamazov;

olaylara nasıl yaklaştığınızı, artık az çok tahmin edebiliyor oluşum, sizi yavaş yavaş tanımaya başladığımı da gösteriyor -I.K.-

Bu koyulastirdigim ifadelere isik tutmani, bekliyorum.

Saygilarimla;
evrensel-insan

paslıçivi 25-01-2010 05:47

Alıntı:


Saygideger paslicivi;

sevgili ei.. aynı fikirdeyim ama bugünkü insanlık için bunu uygulanabilirliği yoktur.-paslicivi-

Eger en azindan sen ve ben; bu bilinc farkindaligindaysak; "yoktur" diye kesip, atmak; bence, hem bilince hemde dusunceye saygisizlik olur.

Parmakla gosterilecek kadar dunyada azinlikta olabiliriz, ama; en azindan bizlerin varligi, bilincin metafizigin nasil bir var ve ol kokenli ideolojik inancsallardan olustugunu ve cikmazini ortaya koyar.

Sonucta, bir bilinc ve onun farkindaligi, bu farkindalik ortaya konulursa, algilanmaya acik olur.
sevgili e.i..

bu ifaden yine bizi evrimci devrimci ayrımına götürüyor..:hug:

yoktur derken bugünkü insanlık için diye belirtiyorum farkındaysan.. yani her zaman olduğu gibi şimdiden/andan bahsediyorum..

gelecek insanlık için bir şey söyleyemem.. biz bu sonuca ulaşıp dile getirebiliriz sadece.. ama gördüğüm/gözlemdiğim kadarıyla %99u teizm düzeyi bilinç açıklığında yaşayan bir dünya insanlığıyla karşı karşıyayız..bu insanların bize bakış açısı sadece şu olacaktır...; deli bunlar..:sick:

evrensel-insan 25-01-2010 05:58

Saygideger paslicivi;

varlık/varoluş nedir?-paslicivi-

Bu konuda sayfalar dolusu yazdim. Bu soruyu sormak ve cevaplamak; metafizigin ideolojik inanclarina aittir. Bilimin epistemolojik olarak, boyle bir sorusu yoktur. Cunku bilim ve bilimselligin kokeni bil dir ve bil kokeniyle, varligi bilgi olarak ele alir ve bildirir, inceler, deney ve gozleme tabi tutar.

Bende epistemolojik gercekci oldugumdan ve evrensel-insan dusuncesi ile dusundugumden, ideolojik inancsal dusunceler, benim dusuncem de yer almaz ve geregi de yoktur, ihtiyacim da degildir. Ustelik bu konuda verilecek her cevap, spekulatif, inancsal, ideolojik ve tartismasaldir. Isteyen felsefi olarak metafizik dalinin bu konusuyla ilgilenir. Ideolojileri; materyalizm, idealizm, pozitivizm, realizm, subjektivizm ve nominalizmdir. Isteyen yeni bir izm de ortaya atabilir.

kavramlaştırdıklarımız+kavramlaştıramadıklarımız=s onsuz sayıda olasılık demektir...-paslicivi-

Buradaki sorunda, kavramlastiramadiklarimizi, bilim dusunmez. Sadece bilinir kilar. Cunku bilim, bugunun epistemolojik sinirini asarsa, bilimsellikten cikar. Bugun kavramlastirdiklarimiz ne ise, bilimin siniri da odur. Otesi bilim degil; inanc uretimidir ve bizi insanustu, dogaustu, dunyaotesi, mistisizm, mitoloji v.s. ye goturur. Cunku bilim icin, bilinen ve bilinecek olan vardir. Bilinmez yoktur. Bilim bilinmezin uzerine inanc uretmez, bilinebilirin uzerine dusunce uretir. Henuz, su an, halihazirda v.s. icerikli kullanimlar, bilimde mevcuttur.

Ustelik birak kavramlastiramadiklarimizi, kavramlastirdigimiz bir suru soyut ve ogreti ideolojik inancsal ayrim olarak basimizin derdi zaten. Once bir onlardan arinalim. Once bir paslarimizdan kurtulalim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

İvan Karamazov 25-01-2010 05:59

Alıntı:

paslıçivi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 283952)

kavramlaştırdıklarımız+kavramlaştıramadıklarımız=sonsuz sayıda olasılık demektir...


işte bunların içinden bir tanesinin mutlak gerçek olma olasılığı; 1/& dur..

sevgili paslıçivi;

ben matematikle, yukarıda anlattığın şeyi anlayamayacak kadar, haşir neşir biriyim. yani sanırım sorun bende :)

bak ben ne anlıyorum yukarıdaki ifadeden:

kavramlaştırdıklarımız+kavramlaştıramadıklarımız=s onsuz. dolayısıyla bunların içinden herhangi birinin mutlak gerçek olma olasılığı yoktur :D fakat dersek ki: kavramlaştırdıklarımız+kavramlaştıramadıklarımız=s onsuz. mutlak gerçek, kesinlikle, bu sonsuz taneden bir tanesi. o halde insanın bu mutlak gerçeğe ulaşma ihtimali: 1/sonsuz=0 :D

kusura bakma :)

paslıçivi 25-01-2010 06:02

sevgili e.i..

bir de senin ulaştığın bilinç seviyesi durduk yerde gelinecek bir seviye değil.. aklıma iki olasılık geliyor..

1.. duygulanım boyutunun çok sağlam bir dip/dipler görmüş olması..

2..farkında olmadan meditadif bir yaşamın içinde olman.. yani farkında ollmadan meditasyon yapman.. meditasyon sadece sessiz bir odada oturuluarak yapılmaz..

3.. ya da her ikisi de aynı ve eşzamanlı olabilir.. yani hem duygusal dip hem meditatif bir yaşam..

dip yapan duygulanımdaki bilincin artık gideceği tek bir yer vardır.. zirve.. başka gideceği bir yer yoktur.. lastik bir topu yere ne kadar set vurursan o kadar çok yükseğe zıplar.. tk şart lastik topun sağlam ve esnekliğini koruyabilmiş olmasıdır.. yere sert vurduğun lastik top sağlam değilse yukarı sıçrayamayıp yere yapışıp, dağılır gider..

İvan Karamazov 25-01-2010 06:06

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 283953)
Saygideger Ivan Karamazov;

olaylara nasıl yaklaştığınızı, artık az çok tahmin edebiliyor oluşum, sizi yavaş yavaş tanımaya başladığımı da gösteriyor -I.K.-

Bu koyulastirdigim ifadelere isik tutmani, bekliyorum.

Saygilarimla;
evrensel-insan

yani evrensel-insan, demek istiyorum ki: başlığı okuduğumda, sizin başlık hakkındaki düşüncelerinizi az çok tahmin etmiştim. bu da sizi yavaş yavaş tanıyor olduğum anlamına geliyor :typing: o anlama gelmiyor mu yoksa :)

evrensel-insan 25-01-2010 06:07

Saygideger paslicivi;

deli bunlar-paslicivi-

Ben, 1994'ten beri kendime neler demiyorum neler. O yuzden birisinin deli demesi, bilgisizlik ve bilincsizlikten alay etmesi, hatta asagilamasi ve satasmasi v.s. hic etkilemiyor. Cunku benim kendim ile olan mucadelem, disaridan gelecek bir algidan cok cok daha ustun.

Oyuzden de beni birsey caydiramiyor. Sonucta kendi yasam ve iliskilerim, bu bilisselligin ve bilincli farkindaligin bir aynasi.

Ama boyle senin gibi birisi, ya da en azindan merakli, ilgilenen onemseyen birisi ciktiginda da dunyalar benim oluyor. Olmasa da, kendi kendime yetiyorum.

Sonucta benim kendim ile verdigim mucadelenin yaninda, disaridan gelen ifadeler, satasmalar v.s. sonuk kalir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 25-01-2010 06:13

Saygideger Ivan Karamazov;

başlığı okuduğumda, sizin başlık hakkındaki düşüncelerinizi az çok tahmin etmiştim. bu da sizi yavaş yavaş tanıyor olduğum anlamına geliyor o anlama gelmiyor mu yoksa -I.K.

Yani bu baslikta yazdiklarimi mi tahmin etmistin? Aslinda ben bu basligi, metafizik ideolojik inanclar icin acmistim, ama; gordugun gibi, ne bir materyalist maddeyi; ne de bir idealist, ruhu savunucu ve destekleyici bir mesaj alisverisinde bulunmadiler, o zaman da is basa dustu.:yo:

Eger o ilk senden alintiladigim cumleni bilincli yazdiysan, onun ustunde durmalisin. Ancak, insanoglu temelli bir dusunce tarzi (tanrisal, ideolojik, inancsal, maddesel v.s. degil) seni metafizigin var ve ol cikmazindan kurtarir.:boink:

Saygilarimla;
evrensel-insan

paslıçivi 25-01-2010 06:20

Alıntı:

varlık/varoluş nedir?-paslicivi-

Bu konuda sayfalar dolusu yazdim. Bu soruyu sormak ve cevaplamak; metafizigin ideolojik inanclarina aittir. Bilimin epistemolojik olarak, boyle bir sorusu yoktur. Cunku bilim ve bilimselligin kokeni bil dir ve bil kokeniyle, varligi bilgi olarak ele alir ve bildirir, inceler, deney ve gozleme tabi tutar.

Bende epistemolojik gercekci oldugumdan ve evrensel-insan dusuncesi ile dusundugumden, ideolojik inancsal dusunceler, benim dusuncem de yer almaz ve geregi de yoktur, ihtiyacim da degildir. Ustelik bu konuda verilecek her cevap, spekulatif, inancsal, ideolojik ve tartismasaldir. Isteyen felsefi olarak metafizik dalinin bu konusuyla ilgilenir. Ideolojileri; materyalizm, idealizm, pozitivizm, realizm, subjektivizm ve nominalizmdir. Isteyen yeni bir izm de ortaya atabilir.

kavramlaştırdıklarımız+kavramlaştıramadıklarımız=s onsuz sayıda olasılık demektir...-paslicivi-

Buradaki sorunda, kavramlastiramadiklarimizi, bilim dusunmez. Sadece bilinir kilar. Cunku bilim, bugunun epistemolojik sinirini asarsa, bilimsellikten cikar. Bugun kavramlastirdiklarimiz ne ise, bilimin siniri da odur. Otesi bilim degil; inanc uretimidir ve bizi insanustu, dogaustu, dunyaotesi, mistisizm, mitoloji v.s. ye goturur. Cunku bilim icin, bilinen ve bilinecek olan vardir. Bilinmez yoktur. Bilim bilinmezin uzerine inanc uretmez, bilinebilirin uzerine dusunce uretir. Henuz, su an, halihazirda v.s. icerikli kullanimlar, bilimde mevcuttur.

Ustelik birak kavramlastiramadiklarimizi, kavramlastirdigimiz bir suru soyut ve ogreti ideolojik inancsal ayrim olarak basimizin derdi zaten. Once bir onlardan arinalim. Once bir paslarimizdan kurtulalim.
sevgili e.i..

senin bu bahsettiğin yaklaşımı altbilinçler yapar.. yani bilim ötesini tartışırken yani varlığı sorgularken tüm bunların bilinemez/sadece bir olasılık olduğunun farkındalığında değildir.. bu olasılıklardan birinde aklını/düşüncesini sabitlemek zorundadır, yani karar vermek zorundadır.. işte teizm ve nonteizm düzeyi bilinçler bu aşamadır..

teizm; zaten varlığı sorgulayacak donanıma sahip değildir, o dogmayı/zokayı yutmuştur.. artık hangi zaman ve coğrafyada doğmuşsa o zokayı yutturmuşlardır..

nonteizm; yutturulmaya çalışılan dogmayı/zokayı bir şekilde tükürüp atmştır ama sorgulama aşamasında bir yerde tıkanıp kalmıştır.. çünkü duygu&düşünce donanımı müsait değildir.. düşünce bir yerde teslim olup karar vermek zorundadır, yoksa mutluluğu/duygulanımı sağlayamaz, sabitleyemez..

teizm ve nonteizmin üstüne çıkmış bir bilinç varoluş hakkında hiç bir olasılığa teslim olmaz ve karar vermez.. çünkü o kişi duygulanımı sabitleyip düşünceyi/aklı özgür bırakmıştır.. düşünce/akıl her olasılığa eşit mesafede yaklaşır, hiç bir olasılığın diğer olasılığa bir üstünlüğü yoktur yani bir inanç gelişmez, mutlak bir inançsızlık söz konusudur..

ve varoluş nedir diye sormaya devam eder.. dediğim gibi bilim bunu soramaz, çünkü bilim canlı, meraklı bir bir kavram değildir.. ama insan meraklı, bilmek/öğrenmek isteyen bir canlı türüdür.. bilinçaçıklığı düzeyinde sorgulayabilir varlığı/varoluşu..

teizm ateizm deizm panteizm hepsi karar vermiş bir düşüncenin/aklın sonuçlarıdır.. varoluş nedir sorusu onların kafasında bir şekilde ucundan kıyısından daha çok tanrı odaklı bir sabitlenmeye gidilmiştir..

bunun üstüne çıkıldığı zaman tanrı figürü de diğer bilinemezlerin içine girip sadece 1/sonsuzdur..

evrensel-insan 25-01-2010 06:21

Saygideger paslicivi;

Benim metodum, illa seninkine mi benzeyecek?:boxing:

Daha once izah ettim. Ben insanoglunu dusunce ve davranista insan yapmayan dogal dusuncenin farkindaligina her yonuyle eristim ve evrensel-insan dusuncesi sayesinde de disina cikabildim.

Benim dusunmeden, sorgulamadan, sorun ortaya koymadan ve cozum uretmeden gecen bir zamanim yoktur. Yalniz bu konularda o kadar seri pratik zekaya alismisim ki, cok rahat her konuda hem tikanmiyorum, hem sorunu goruyorum, hem de cozumunu.

Ingilizce de bir terim vardir. Know how, iste ben bunu yapiyorum. Yani ne oldugunu degil; nasil oldugunu biliyorum ve sorguluyorum.

Neyin ne oldugunu degil; neyin ne olarak nasil olusturuldugunu ortaya koyuyorum.

Gerci meditatif yanasimin ne oldugunu detayli algilarsam, sana yapip yapmadigimi da soyleyebilirim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 25-01-2010 06:29

Saygideger paslicivi;

senin bu bahsettiğin yaklaşımı altbilinçler yapar.. yani bilim ötesini tartışırken yani varlığı sorgularken tüm bunların bilinemez7sadece bir olasılık olduğunun farkındalığında değildir.. bu olasılıklardan birinde aklını7düşüncesini sabitlemek zorundadır, yani karar vermek zorundadır.. işte teizm ve nonteizm düzeyi bilinçler bu aşamadır.. -paslicivi-

ama insan meraklı, bilmek/öğrenmek isteyen bir canlı türüdür.. -passlicivi-

Bu merak neyin ne oldugunun bilincinde ve farkinda olmayanlar icin gecerlidir, benim icin degil.

Iste belkide sence kavranamayan algilansamayan kisim burasi. Ben var ve ol kokenli soru-cevap dialogunun ne oldugunun ve cikmazinin farkindayim. Cunku dogal dusuncenin bir urunu oldugunun bilincindeyim. Bana bilimin epistemolojik siniri yetiyor ve ustu de bildirilmedikce, beni ilgilendirmiyor. O yuzden de bir ideolojik inancsal dogruya ihtiyacim ve gereksinimim yok.

Soyledim sana, tanri bir kavramdir ve lugatta durur o kadar. Benim le bir bagi ilgisi yoktur ve tanri kavramina bende bir icerik vermem, cunku bu kavrama ihtiyacim yok. O yuzden de olumlu yada olumsuz tanrisal yanasim benim dusuncemde yer almaz. Cunku var ve ol temelli spekulatif sorular sormam ve cevapta aramam. Bilimin geldigi ve gelecegi yer bana yeterlidir.

Zaten yasam ve iliskilerimde de bu tip soru-cevap dialogunun bana bir yarari yoktur. Bosa zaman kaybidir. O yuzden tanrisal yanasima ihtiyac duyanlari da notr algilarim. "Bu onlarin kendileri icin secimi" derim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

paslıçivi 25-01-2010 06:43

Alıntı:

Gerci meditatif yanasimin ne oldugunu detayli algilarsam, sana yapip yapmadigimi da soyleyebilirim.
dünyada bir çok insan farkında olmadan bir meditatif bir yaşam sürer ve farkında olmadan aydınlanmaya doğru gider..

bunu şöyle izah edebilirim.. sol beyinden sağ beyine geçebilmek, zamandan kopup anda yaşayabilmek, seni zamandan koparan ana odaklayan bir hobi/sanat vs..

sana en basit meditasyon tekniğini söyleyiyeim.. gün içerisinde herşeyden kopup "ben varım" de bunu hisset ve algıla..

ya da günlük bir işini yaparken zamandan kop.. mesela yemek mi yiyorsun.. yemek yerken bir şey düşünme, sadece o lokmayı tabaktan aldığını, ağzına götürdünü, bu arada çalışan kol kaslarını, lokmayı çiğnerken çalışan yanak çene kaslarını, lokmanın ağzında bıraktığı tadı hissetmeye çalış.. yani yemek yerken, yolda yürürken, araba kullanırken, tuvalette hecetini giderirken zihinde yaşama, geçmişteki olayları, gelecekteki yapacağın planlarını düşünme, dünü ve yarını unut.. sadece yaptığın eyleme odaklan ve hisset.. yürürken vücudunun kaslarının çalışma ahengini hissetmeye çalış, nefes alıp verişinin düzenin izle ve gözle ve sakın yorum yapma/yargılama.. sadece bir ayna gibi gözle ve yansıt.. işte meditasyon dediğim şey budur.. anda/şimdide yaşamak.. bu olay zihni boşaltır..

hobilerimizden balık tutmak örneği buna çok güzel örnektir.. kişi balık tutarken zamandan kopar, oltasına vuracağı balığa odaklanmıştır, dün ve yarın yoktur zihninde, düşünmüyordur.. işte bu düşünmeme durumu meditatif durumdur..

bunu bir de farkında olarak günlük belli bir disiplin içinde belli tekniklerle yaparsan al sana farkındalık aydınlanma dediğim olay.. senin bilinç düzeyin buna çok müsait..


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:46 .