![]() |
DOĞAL SEÇİLİM bir Hata mı yaptı_Neden Çıplağız?
Selam,
Arkadaşlar düşünürken aklıma takıldı;Neden çıplağız? Son günlerde bu soru ile bir zamandır kafam meşgul...Amacım Evrim Teorisini Red etmek değil... hatta iddiam o ki;Birgün tüm Tanrıya inanlar "dört elle" Evrime sarılacak. Benim şahsi düşüncem Allahın "OL emri" yani "KÜN",evrimin başlangıcı. Ancak iki nokta da sorun var... %98 oranında ki "pseudo DNA" yani Çöplük olarak nitelendirilmesi... Birgün BİLİM bu nitelemeyi Yüzkarası olarak adlandıracak... İkincisi ise Neden ÇIPLAK ve TÜYSÜZ olduğumuzu açıklayamamak... DOĞAL SEÇİLİM nasıl böyle bir hata yapar? Primatlar kıllı iken insan neden çıplaktır? Gece ve gündüz ısı farkına karşı dahi dayanıksızdırlar... Doğal seçilim bedeni tüylerden yoksun bırakmış olmamalıydı... Ataları Avcı olan insan Otların,Çalıların arasında neden daha kalın bir cilde sahib değil...Tırnak ve Dişleri bu ihtiyaca göre Evrilmemiş? Beyni gelişmiş ve Av Silahları/Alet kullanmış... Örneğin bir Leopar veya Zürafa mükemmel bir desen tutturmuş... Doğaya baktığımızda Kamuflaj açısından mükemmele yakın örnekler mevcud... Ama insan pembe ve hassa teni ile savunmasız ve bir avcı olarak yetersiz görünüyor? Aklını kullanması bir anda olmadıysa eğer? Nasıl hayatta kaldı ve Beyninin gelişmesini bekledi? Soğuk ve Sıcağa uyum sağlaması ve Milyonlarca yıl Beyninin Maymunlardan farklı olarak gelişmesi...Bu şaşılası bir durum... Değerli dostlardan özellikle Sn.Uyar ve Sn.Milomanara dan konu hakkında düşüncelerini bekliyorum... Değerli Gematra ve Sevgili Dost AerA da bilgisinden faydalandığım kişilikler arasında önde gelenlerden. Pek tabii ki diğer tüm Saygıdeğer üyelernde görüşlerini merak ediyorum. Sevgi ve Saygılarımla... Sevgi ile... |
Sayın UlulElbab,
Size söyleyebileceğim şu bilgi için bir kaynak veremem (ama bilen arkadaşların bu kaynağı göstermesini umuyorum). İzlediğim birkaç belgeselde ve okuduğum birkaç yayında, insanın bir şempanzeden daha az tüylü olmadığını izlemiştim/okumuştum. Hatta, bir insanın vücudunda, bir şempanzeden daha fazla kıl var. Ancak bunlar zamanın etkisiyle ve çevreye uyumla küçülmüş ve gözle görülemez boyuta inmiştir. Kaynak göstermem lazım biliyorum ama şu an bildiğim bir kaynak yok. Tekrar ediyorum, umarım bu konuyla ilgili bilgisi olan arkadaşlarım göstereceklerdir. |
Sevgili UlulElbab;
Alıntı:
Alıntı:
http://www.turandursun.com/forumlar/...ead.php?t=6148 Alıntı:
http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=12907 |
Alıntı:
Kaynak göstermek konusunda ben biraz daha farklı bakıyorum. Nette birkez upload edilen her türlü data bir başkası için "kaynak" niteliği taşıyor.En azından o vazifeyi ikame ediyor. Kaynak olarak akla yatkınlığı,subjektif olsa dahi ben şahsen daha sahih buluyorum.Ancak aşağıda ki alıntıladığım ifadenizde akla yatmayan bir kısım var ki...sanırım sizde tekrar okuyunca yadırgayacaksınız... Alıntı:
Kıl ve tüy sayısı veya esamesi dahi günümüzde tesbit edilebiliyor. Hiçbir Dermatolog bu ifadenizi onaylamz diye düşünüyorum. |
Alıntı:
Linkleri daha önce incelemiştim...Ayrıca "why are we the naked ape?" makalesini de okumuştum. Binlerce memeli türünden sadece bir primat türünün tüysüz dişileri daha çekici bularak tüylerini yitirme yoluna gitmesi çok zayıf bir sav... Ayrıca Raymond Dart'ın, maymunsuların atalarının ağaçlar üzerinde yaşarken bizim atalarımızın açık alanlarda dolaşmak durumunda olduğu fikri ve avcıların terlemesi ve ısıdan dolayı tüylerini dökmesi...açıkcası bunlar Bilimselliğin yakınından dahi geçmeyen iddialar... Bir kısmı ise insanların Denizden geldiği fikrini ileri sürmüşler ki bu tamamen fiyasko ve Darwinin tezini de yerle bir eden bir zırva... Bence daha bir "ayağı yere basan" açıklama gerekiyor... |
Bu tüysüzleşme durumunun 'bireysel gelişmedeki gecikmeden' kaynaklandığı, bireysel gelişmedeki gecikmenin ise diğer hayvanlara karşın insanın beyninin hızlı bir şekilde büyümesi ve bunun karşılığında hormonların bu engellemeye neden olduğuyla ilgili bir şeyler okumuştum.. Ama nerde, ne zaman okuduğumu hatırlamıyorum valla.
'Bireysel gelişmedeki gecikmeden' kastım ise, insanın diğer hayvanlara nazaran her durumda gelişmeleri geç tamamlamasıyla ilgili.. Örneğin, hayvanlar tüylü olarak doğarlar veya çok hızlı bir şekilde tüylenirler, insanların ise tüylenme süreci uzun sürelidir.. Hayvanlar doğar doğmaz yürürler vs, ama insanların bu gelişim süreci uzun bir dönemi kapsar.. Bunun nedeni ise, beynimizdeki değişmedir. Ama kaynak sorarsanız, hatırlamıyorum derim. |
sevgili ulu..
bilerek mi actin konuyu bilmem ama scientific americanin son sayisi bu konuyu inceliyor: http://www.scientificamerican.com/ar...ns-have-no-fur http://www.scientificamerican.com/me...er_2010-02.jpg |
Alıntı:
Madem bunlar zırva, nedenlerini de açıkla bir zahmet.. O zaman biz de ''Haklıymışsın' deriz.. Belki biraz önyargıyla yaklaşmış gibi olacağım ama, konuyu Tanrı'ya getirmek istediğini hissettim.. Umarım yanlış hissetmişimdir. |
Alıntı:
"zırva" diye nitelediğim Darwin'in Teorisinde hilafına bir takım Suda evrimleşmiş insan modeli fikrinin ortaya atılımıi olması ve buna hiçbir dayanak gösterilememesi. "Haklıymışsın" demeniz için açmadım konu başlığını. Hislerinize ne kadar güvenirsiniz bilmem ama konuyu Tanrıya bağlamamın ne gibi bir mahsuru var ki? Belki de "Takva Elbisesine" bağlayacaktım? |
Alıntı:
Abdala mağlum olurmuş diyelim:D Biz nerden o Ecnebi Mecmuaları inceleyelim ki? Üstelik Güncel... Şaka bir yana sizin şahsi görüşünüzü daha çok merak ediyorum. Sevgi ile... |
Alıntı:
Bilimin 'boşluk' sevmediğini, dinlerin ise 'boşluğa' bayıldığını biliyoruz zaten.. Çünkü nerede 'boşluk' varsa, orada Tanrı vardır, kolaycı açıklamalar vardır, dogmalar vardır.. İnsanın en çok sevdiği konular da, kolay konulardır, bir an önce açıklanası konulardır.. Neyle açıklanırsa açıklansın, yeter ki açıklansın.. Yeter ki orası boş kalmasın, maksat boşlukları doldurmaktır. Neyse, deneye tabi tutulamayan, yanlışlanabilirliği olmayan 'bilim-dışı' dini konuları 'Evrim Teorisi' forumunda tartışmaya lüzum yok.. Konu hakkında bilgisi olan, insanın neden tüylerini yitirdiğine dair geleneksel ve modern yaklaşımları açıklar diye umuyorum.. Ve kafalarda oluşan bir boşluk da, dogmalara ihtiyaç kalmadan bu şekilde kapanacağını düşünüyorum. |
Alıntı:
O halde sizin kafanızda kesin olarak tanrı var.. Konuyu tanrıya getiren sizsiniz. Madem bilmiyorsunuz o halde bırakında bilenlerden dinleyelim. Bende bildiğimi iddia etmiyorum,Siz kendinizde ön yargılı davrandığınızı kabul ediyorsunuz zaten. Bir inanırın Evrimle ilgili bir soru sorması hemen savunma mekanizmaları geliştirmenizi sağlıyor. Sonuçta tartışdığımız bir Teori değil mi? Yoksa Evrimde mi Dogmaya dönüştü? |
İnsan'ların (İnsansıların) sanılandan daha önce alet yapmaya başladığını artık biliyoruz, 1,7 milyon yıl öncesine ait iplik fosilleri bulundu bilindiği gibi Dminasi'de, buda bizlere günümüz İnsanlarının atalarının 19. yy göüşlerinin aksine çok daha erken bir dönemde Afrika savanlarından ayrılarak yeryüzüne dağılmaya başladığını, bu göç eden kitlelerin ise küçük topluluklar olduğunu, Afrika'yı terk etmeden önce alet geliştirdiklerini ve kullandıklarını, göç yolu boyunca bu aletleri ve diğer geliştirdikleri teknolojik gereçleri ayrıca bulundukları coğrafyaya adapte ettikleri gerçeğini biliyoruz, son bulunan bir İnsansıdan da oldukça kıllı olduklarını biliyoruz, zamanla (milyon yıllar içinde) azalan kıl tüy gibi şeylerin yerini ise gene gelişen beyinleri ve icad ettikleri gereçlerle doldurduğunuda biliyoruz artık.
Unutmayalım ki evrim boşluğu sevmez ama zayıf olanı hiç sevmez ve asla affetmez, eğer soruda olduğu gibi İnsansıların kürklerinden zaman içerisinde kurtulmaları bir zayıflık olsaydı günümüzde kılsız tüysüz İnsanlar değilde kürk sahibi bir başka İnsansı canlı olabilirdi, kaldı ki söz konusu dönemde 5 değişik İnsansı türünün yaşadığını biliyoruz fosillerden, bunların içinde sadece günümüz İnsanının atası evrilerek zamanımıza mevcut şekliyle gelmiştir ama bu evrim aynı zamanda yaptığı göçlerin ve çevreye adapte olabilmesinin de sonucudur. Özetle: Kürk evrimi geçirirken İnsansılar sanılandan çok önce bu evrime başlamışlardır, artık bildiğimiz gibi bu evrimi tetikleyen/hızlandıran etmenlerin başında ise yaşama şekli ve göç unsuru gelmekte ve beyin kapasitesi arttıkça icad ettiği aletler ve gereçler vasıtasıyla da bu evrimi şekillendirebilmiştir aynı zamanda, göz ardı edilmemesi gereken bir diğer unsurda iklimdir, günümüzde çöl olan yerlerin bile daha önce deniz yada tropik iklime sahip yerler olduğu bilinmektedir ki Anadolu daha önce bir kaç defa tropik iklime sahip bir kara parçası olmuştur mesela, tez olarak avcıların kürklerinden kurtulmaları vb. tezler vardır ama ana eksen İnsansıların iki ayak üstüne kalkmaları ve omurgalarının buna göre evrilmesidir, buda bizleri omurganın taşıyacağı yük konusuna getirir ki hala günümüzde tam evrimleşmediği için uzun süre ayakta kalınca İnsanların ilk omurgaları ağrımaya başlar bu yüzden, buda bizleri iki ayak üzerinde göç eden ve yaşayan İnsansıların taşıyacakları yük kapesitesine götürür ki bu soru aynı zamanda evriminde sorduğu ve çözdüğü bir sorudur zamanla... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Ayrıca ben kendi açıklamamı bir önceki sayfada yaptım.. Bu şekilde aklımda kaldığından söz ettim.. Google'da aratınca da bahsi geçen teoriye dair bir makale buldum.. Çok merak ediyorsan okursun, öğrenirsin; http://www.springerlink.com/content/u9785k2243558307/ |
Sevgili UlulElbab,
Ertuğrul Özkök, sevdiğim ve takip ettiğim bir gazeteci değildir. Ancak vereceğim linkteki makalesine bir göz atın. Orada bir kaynaktan ve verdiğim bilgiden bahsediyor. http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/gost...741&yazarid=10 Sanırım, konunun özüyle ilgili bir kaynak göstermiş oldum. Siz sahih kabul edersiniz veya etmezsiniz (zira bu kabulünüzün tamamen keyfi olduğunu çokça gördüm). Saygılarımla |
...
Deri altı yağ tabakası primatlarda çok az gelişme gösterir. Buna karşın yoğun ve uzun tüyler adeta bir manto gibi tüm vücudu sarar. Bu tüylerin yoğunluğu da bir türden diğerine değişebilir. Aslında primat merdiveninde prosimiyenlerden iri primatlara doğru çıktıkça vücuttaki kıl sistemi yoğunluğunda azalma gözlenir; insanda ise en aza iner. Hatta bu yüzden insana çıplak primat diyen araştırıcılar bile vardır. Ne var ki sanıldığı kadar da öyle çırılçıplak sayılmayız. Nitekim baş (saç, kaş), yüz (bıyık, sakal), koltuk altı, göğüs ve cinsel organlar bölgesinde hâlâ yoğun miktarda kıl örtüsüne sahibiz. Başımızdaki saç kılı sayısı açısından iri primatlardan daha kıllı sayılırız. Öyle ki bizde 1 cm²'ye düşen kıl sayısı 300 iken, şempanzede 180'dir. Buna karşın, vücut kıl yoğunluğu söz konusu olduğunda durum tam tersidir. Örneğin sırt bölgesinde şempanzede 1 cm²'ye 100 gorilde 140 kıl girerken, insanda sırt bölgesindeki kıl örtüsü yok denecek kadar azalmıştır. Dişi şempanzede yaş ilerledikçe beden kılları dökülmeye başlar. Saçlar ise daha hızla dökülerek baş adeta kelleşir. Primatlarda kıllar siyahtan kırmızıya doğru giden değişik tonlardadır. Şempanze ve gorilin kürkleri genelde siyahtır. Orangutanınki ise kızıla çalar. Erkek gorillerde sırt kılları yaşa bağlı olarak ağarır ve gümüş rengini alır. Bazen genetiksel olarak renk pigmentleri doğuştan oluşmadığında, tıpkı insandakine benzer biçimde albino iri primatlar ortaya çıkmaktadır. Örneğin Londra ve Barcelona hayvanat bahçelerinde böyle bir genetik kusurla dünyaya gelmiş beyaz tüylü goriller ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekmektedir. ... Yukarıda Primatların Biyolojik Özellikleri ile ilgili bir makaleden alıntı var. Linki http://www.canlibilimi.com/primatlar...i-nelerdir.asp Daha iyi açılım yapabilir.. |
Alıntı:
Amacım kesinlikle size bir saygısızlık yapmak değildi..eğer uslubumla bir rahatsızlık yarattıysam özürdilerim. Link için teşekkürler. |
Alıntı:
Değerli AhbAp, İnceden Laf dokundurmuşsunuz yine:) kabuller keyfidir..doğru... Ertuğrul Özkök konusunda en azından hemfikiriz...yine de teşekkürler... E.Özkök "Bilimsel!"bir tesbitte bulunmuş... Evrimin ilginç bir yönüde YAY GİBİ KAŞLAR oluşturması... Emek yoğun çalışanların atalarının daha gür Kaşlara sahib olmasıda ilginç... Maalesef bende size bu konuda bir kaynak gösteremiyeceğim... Belki Doğulu kardeşlerimizi gösterebilirim. Alınterinin gözlere inmesini engellemek için Kaşlarda yoğun bir kıl peydah oluyor... Bir kaç nesil "masabaşı" iş yapan torunların kaşlarında bariz bir seyrelme sözkonusu... Bunun bilimsel bir yanı kanıtlanmış değil ama bir Gözlem olarak ifade edebiliriz. Saygılarımla |
Alıntı:
|
Alıntı:
ben en çok yaratılış atlasındaki balık zokası kısmını seviyorum. balık zokalarının milyonlarca yıl evvel var olduğunu gördüğümde allah gerçeği apaçık gözlerimin önüne serildi. ne yapacağımı bilemedim ancak kalbim mühürlü olduğundan olsa gerek hala inkar ediyorum apaçık allah gerçeğini: http://www.youtube.com/watch?v=xYTNMfCy-S8 http://incememed.files.wordpress.com...pg?w=459&h=159 |
Arkadaşlar bırakın Zokayıda neden kıllı değiliz?
Yokmu Bilimsel bir açıklama? Şöyle kalbim mutmain olsun:) İnanayım gönül rahatlığı ile Evrime.:becky: |
Alıntı:
sayın ululelbab; sakın Adem'ın yasak ağaçtan yediğinden ötürü çıplak kalmış olmayalım?:loco: |
Alıntı:
Yok ki ööyle Davasına sahib çıkan bir Ateist...biz cahil İnanırları aydınlatsın... Bilimsel yabancı makaleleri delil göstersin...Nerdeee? Varsa yoksa Allaha hakaret ediyorlar.Kurandan soru soruyorlar. Biz elimizden geldiğince açıklıyoruz ama:argue: |
DOĞAL SEÇİLİM bir Hata mı yaptı_Neden Çıplağız?
Sevgili UlulElbab, başlık kavramsal yanlış kullanım içeriyor. Doğal seçilim bilinçli bir fenomen değildir dolayısıyla "yanlış" yapmaz. Seçilim baskısı ve kıt kaynakların etkin kullanımı yönünde gen havuzunu düzenler. Dolayısıyla doğal seçilimin doğru/yanlış yaptığından bahsedilemez. Sorunun ikinci kısmına gelince, kürkün parazit barındırma ve enfeksiyon riskini artırması, ısınma sorununu çözmüş bir tür için hem fazladan maliyet hem de aksi yönde bir seçilim baskısı oluşturacaktır diye düşünüyorum. Konuyu araştırmadım, insan suretinde fetişist bir tanrı soymadıysa bizi, doğal süreçler aşağı yukarı aynı kapıya çıkacaktır(ufak değişiklik+seçilim=evrim). :) |
Alıntı:
Başlığın kavramsal olarak yanlışlığı konusunda haklısınız ancak hafif bir ironi bu yanlışa neden oluyor:) Kıt kaynakların etkin kullanımı yani Ekonomi bilinci mantıklı ancak yetersiz bir açıklama olur diye düşünüyorum.Fenomen vurgusu da bir bilinmezliği çağrıştırıyor. Açıklamanızın ikinci kısmı ise beni hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim:) Fetişistliğini bilmem ama Kapitalist tanrıcıklar bizi acımasızca hergün soyuyorlar.:whip: Ama Kürkün parazit barındırma ihtimalinin yanında avantajları sayılamayacak kadar çok? Ayrıca bu ihtimal Tüm primatlarıda kapsıyor. Neden yalnız insanın çıplak kaldığını açıklama yetmiyor malsesef. Ağaçkakanından bilmem neyin Testisine kadar...böğk geldi biliyorum ama bu konuda en mantıklısı;Kurgulayan Merkezi bir mükemmel Zeka ve KONTROLLÜ DEVAM eden bir Evrim ve kendisine verilen imkanları tam kapasite kullananların ayakta kalabildiği bir Doğal Seçilimden söz edebiliriz diye düşünüyorum. Aksi halde Doğa bizim Gözümüze soka soka bir takım şeylerin BİLİNÇSİZCE oluşamayacağını anlatacak. Sevgi ve saygılarımla Saygıdeğer milo. |
Tüm sistemlerin başlangıç koşullarına bağlılığını unutmamak gerekir.
Evrimi ancak bir amacı olan yönelim veya katlı olanın açılması olarak gören "dinsel" bir bakışla kavramaya kalkmanın biyolojinin zenginliğini anlaması mümkün değildir. Başlık bu eksik ve yanlış bakış açısıyla maluldür. Benzer soruları artırabiliriz. Mesela erkeklerin gögüslerinde yer alan kıl yumağının amacı ne olaki ? Ya da uzak asyada yaşayanlar neden çekik gözlüdür ? "Kurgulayan Merkezi bir mükemmel Zeka" erkek gögüsü üzerine bu kılları yerleştirerek neyi amaçlamış olabilir ? Azı dişlerimizin ardında yer alan ve artık işlevi olmayan 20 yaş dişini mükemmel zekanın bize acıyı tattırmaktan öte bir niyetle koyduğunu düşünmek son derece zor olacak. Mesela afrika gergedanları tek boynuzlu iken türdeş hint gergedanlarının iki boynuzlu olmasının bu mükemmel zeka ile ilintisi nedir ? |
Alıntı:
Darwinizme inanıyorsanız siz bizlere bir takım açıklamalar yaparsınız diye umuyordum...Ancak sizde Göğüs kılları ve azı dişleri ile milyonlarca açık Sorulara soru eklemişsiniz gördüğüm kadarı ile. Bilim Soruların cevabını sual edenin inançlı olup olmadığına bakarak mı veriyor? Sevgi ile... |
Hayır, ancak sorunuzla ulaştığınız sonucun sağlaması olmadığını göstermeye çalıştım.
|
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Ve desteksiz atıyorsunuz sevgili UlulElbab, İslamı nasıl anladığınız ve yorumladığınız size kalmış ama bilimsel argünamları kafamıza göre yorumlayamayız. Evrimi yönlendiren bilinçli bir etkenden BAHSEDİLEMEZ! Spekülasyon ve bilinmezlik felsefesinden hareketle varacağınız sonuçlarda yine kanıtsız argümanlar olarak sadece sizin olmaya mahkumdur. Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
Bakıyorumda uzaktan teşhisi koymuşsunuz? şizofreni başlangıcı öylemi? Obsesif-kompulsif yönünüzüde açığa vurmaktan çekinmemiş ve "Vallâ muhterem" gibi La-u bali bir talihsiz cümleyle bitirmişsiniz saçmalamalarınızı. Ne bir biliimsel açıklama nede bir mantıklı cevap var ortada? Açıkcası ÖN YARGI ve Saygısızlık diz boyu. Bu şartlar altında Sizin anladığınız ve savunduğunuz Evrim komediden ibaret diyebiliz. Sizi hezeyanlarınızla başbaşa bırakıyorum. |
Saygideger UlulElbab;
Dogal secilim bir hata mi yapti, Neden ciplagiz? Gordugum kadariyla, bu soruda belirli bir bakis acisi belirtilmis. Birincisi, dogal secilime, bir insan ozelligi verilmesi. Ikincisi, ciplakligin bir hata olarak iletilmesi. Ucuncusu, birinciye ve ikinciye bagli olarak, bu bir "sorunmus gibi" gosterilmesi. Tersten gidelim. O zaman tanri veya yaratici mi hata yapti diyecegiz? Ikincisi, ciplaklik neye gore "hata" tuyluluk neye gore "hatasiz?" Herseyden once cevap vermek acisindan, evrim bir akilli tasarim olmadigi icin; insan ozelligi, hata yapmak gibi, yoktur. Evrim; canlilarin icinde bulundugu gorunumu aciklamaya yonelik bilimsel bir calismanin bakis acisidir. Bu konuda tek aciklama; insanoglunun atalarinin tuylu oldugu kabullenilerek, tuylerinin azaldigi izah edilebilir. Bence bunun en makul izahi da; insanoglunun medeniyeti ve giyim kullanmasidir. Sonucta direk doga ile temas halinde olmayan tuylerin, direk temas halinde olmasiyla bir farkidir bu durum. Her canlinin, evrimsel gelisim temelinde, dogaya karsi kendini bir cesit koruyabilmesinin getirdigi gorunumu vardir. Bugun hala insanoglunun, cesitli yerlerinde olan tuyleri degerlendirdigimizde; belki daha saglikli bir analiz/sentez yapilabilir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Hanif motto: "Destekli atalım, papaz olmayalım..." |
Alıntı:
Saygıdeğer Everensel-insan, Görüşlerinize katılmasamda Saygı duyuyorum.Konu başlığı ile ilgili düşüncelerinizin haklılık payı var... Şunu belirtmek istiyorum ki;Bu sitede ender kişiliklerden birisiniz... Düzeyli ve Saygılı yaklaşımınız aynı şekilde karşılık buluyor. Ancak bu tavrın- üzülerek belirtmeliyim ki - birçok üyede kırıntısını dahi göremiyorum. Burada ki Önyargılı yaklaşımdan ve "Düşmanca" tavırlardan ister-istemez olumsuz yönde etkileniyorum. Evrimi savunurken birçok Ateistin ALINGAN bir tavır takındığını müşahade ettim. Onlarda tıpkı bir müslümanın veya Hristiyanın dinini savunduğu gibi savunuyorlar Evrimi. Sorudan bağımsız olarak soranın İnanır olup olamadığı,verilecek cevabı etkiliyor. Bilimsellikten ziyade tutanacak dal gözüyle bakıldığını düşünüyorum. Gerçekten de H.Y. gibi EDİT neden buradan saldırdıklarını daha iyi anlamaya başladım. Görünen o ki Ateizmin yumuşak karnı evrim. Birgün İslam Evrimi Sahiblenirse ne olur acaba? Saygılarımla... |
Alıntı:
Zira ağzınızda ki baklayla ne dediğiniz pek anlaşılmıyor. Alıntı:
Şizofreniden "Deli saçması suçlamasına geçmişsiniz? Anlaşılan seviyeyi kademeli olarak aşağı çekmekte kararlısınız... Ancak belirtmeliyim ki bu kısımlar benim muhattab olma limitim. Daha aşağı bir usluba cevap dahi vermeyeceğimi bilmenizi isterim. Dilerim konuya ilşkin birşeyler yazarsınız zira şimdiye kadar ajitasyondan öteye gitmiş değilsiniz. Alıntı:
Hanif mottoya da çok güldüm ...Benim kimseyle "Papaz olma" korkum yok doğrusu... |
Saygideger UlulElbab;
Birgün İslam Evrimi Sahiblenirse ne olur acaba?-U.E. Mesela, hristiyanlik evrimi kendi inanciyla celistirmiyor. Zaten, evrim; yaraticiliga karsi getirilmis bir bilimsel acilim degildir, ama tasarima karsi getirilmis bir acilimdir. Ol temelinden meseleye bakilirsa, evrim ancak olanin evrilmesini izah edebilir. Eger dini inac, olanin Tanri tarafindan olduruldugunu soylerse, zaten Yaratilisin, evrim ile celiskisi soz konusu degildir. Kisaca evrim; degisim, donusum,m baskalasim ve olusum temelli surekli suregelen bir surectir. Bakin, bu konuda soyle bir baslik var. http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=10991 Saygilarimla; evrensel-insan |
Değerli Everensel-İnsan,
Öncelikle Link için teşekkürler...Benim de altını çizdiğim nokta bu zaten... Yani "Akıllı Tasarım" veya Varoluş OLmadan BİLmek mümkün değil. "Ol" dedi oldu..yaklaşımına katılmıyorum zaten.Orada anlatılmak istenen bir İRADE nin varlığı. Nasıl OLdu? Sorusuna ancak BİLİM cevap verebilir. Bunu inkar etmek en hafif tabirle "bağnazlık" olur. Saygılarımla... |
Saygideger UlulElbab;
Görünen o ki Ateizmin yumuşak karnı evrim.-U.E. Ben bunu tam tersi olarak dusunuyorum, yani evrimin yumusak karni ateizmdir. Cunku evrim, basta bilimsel bir konu oldugu icin; ideolojik inancsal bir olumsuzlugun konusu ateizm, zaten bilimsel platform da, evrimle birlesmez. Sadece, akilli tasarima, boyle bir tasarimci olmadigi temelli getirilebilecek bir karsi ideolojik inancsal olabilir. Zaten o linkte, ben ve mesaja katki yapan arkadaslar, bazi seyleri acikliga kavusturmak istedim. Ayrica, bil kokeni var ve ol kokenine nazaran, tamamen insanogluna ozgu bir icerik tasir. Cunku bil kokeni, turev ve bilgidir. Bilissel, bilimsel,evrensel ve kavramsaldir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Size ya da bir başkasına hakaret etmek, kendimi her hangi bir konuda otorite görmek gibi bir niyetim yoktur. Desteksiz attığınız, kendinizi de inandırdığınız bir hayal ürününü cesaretle ifade ettiğiniz için, Elvis'in hayatta olduğunu iddia edenler gibi anında bir bedel ödersiniz, kimi belli etmez, kimi benim gibi dalga geçer. Mesnetsiz iddanızın eleştirisinden ajite olup ucuz saldırılara başvurmanızın sonucunda cevap hakkı doğan bazı noktalara açıklık getirmek istedim yoksa ortada konuşulacak bir şey yok zaten. |
Saygideger UlulElbab;
Yani "Akıllı Tasarım" veya Varoluş OLmadan BİLmek mümkün değil.-U.E. Varolustan, neyi kastetdiginizi pek bilmiyorum ama; o da zaten bir bilgi, ya da kimilerinin fark getirmesiyle ogretidir. Sonucta, seyin kendisi ortaya konamaz. Buradaki sey bile, bir bilgi ve turevdir. Kisaca ortaya ne atilmissa; (sey, var, olmak, varlik, varolus, madde, tanri v.s.) bu insanoglunun bir BILDIRIMI ve belirtimiDIR. Kisaca insanoglu disinda, neyin ne oldugunu bildiren yoktur. Bu bildirim, insanoglunun kendi turune ve kendi icin bildirimidir. Baska bir bildirim olsa bile, bu bildirimin ne oldugunu algilayacak bir dialog yoktur. O yuzden de, hersey insanoglu temelli ve merkezcidir. Buna insanoglunun kendisi ve tum yeti ve ozellikleri de dahil. Bu temelde, evrim de evrilmeyi bildirme ve bu konuda bilgi vermedir. Ama; inancsal yonunden ziyade, bilimsel yonu vardir. Sonucta bulusa, deneye ve gozleme, yani somuta dayanir. Saygilarimla; evensel-insan |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:48 . |