Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Peki kainatın amacı nedir? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=16737)

Kemaloğlu 13-02-2010 19:10

Peki kainatın amacı nedir?
 
Gülüyorum!!

Burada bazı arkadaşlar var onlara o kadar gülüyorum ki anlatamam kendileri çok ateşli inançsızlar bu hayatta çok büyük bir erdemleri var dinlerin yalan olduğuna insanları inandırmak

Aslında bu hayatın amaçsız,başıboş olduğuna insanları inandırmak komik adam devam ediyor sen şöyle yapıyorsun boşuna,sen böyle yapıyorsun boşuna,hepsi boşuna

Ama bir dakika bu insanlar birde insanların mutluluğu için yaşadıklarını iddia ediyorlar hani o meşhur söz vardı ya "sen yanmasan ben yanmasam"

Eeeee değerli inançsız arkadaşım hani amaçsızdı bu dünya sen şimdi neye dayanarak insanların mutluluğu için çalışıyosun.Bi karar ver amaç varmı yokmu yoksa yok tamam devam et ama varsa neye göre var açıklarsan sevinir şu cahil adam..

Bir gün yok olduğunu düşünelim şu dünyanın herşey bitti...

Artık biz yokuz,insanlık yok,hiçbirşey yok
yok oluştan 2 milyon yıl sonraya gidelim o korkunç yok oluş devam
ediyor,korkunç bir sessizlik kimse bizi hatırlamıyor.kimse yokki zaten

Birisi zamanında üzülmüş sevinmiş,bir çocuk bir zaman arabanın altında kalmış,o icatlar o buluşlar kimin umurunda,bir zamanlar bir site kurulmuş kimin umurunda

Lütfen ideolojinizi anlatırken insanlara bunlarıda anlatın umarım çok sevineceklerdir!

Yapmayın arkadaşlar en azından en azından diyorum bir kişinin bizi hatırlamasını istemezmiyiz?

ALKA 13-02-2010 19:41

Alıntı:

Yapmayın arkadaşlar en azından en azından diyorum bir kişinin bizi hatırlamasını istemezmiyiz?
Günümüzden 2000 sene önce yasayan Aristo'yu, Platon'u, Cesar'i, Büyük Iskender'i, Musa, Isa, Muhammed peygamberi nasil bigün biz essekogulessekleri hatirlayabiliyorsak ve onlarin ögretilerini, bilimini hala kullanabiliyorsak ilerideki biz essekogluesseklerin geride biraktiklarini da gelecek nesiller yüzyillar ve binleryillar sonra hatirlayacaklardir ve bugün elde ettigimiz bilgilerden, kesiflerden yaranlanacaklardir.

Ölümden bu kadar korkup da "ölüm bizi bekliyor, hepimiz yok olacagiz" gibi bir fobiye kapilip "asla ölmeyecegiz, bedenlerimiz ölse de ruhumuz yasayacak ve Elvis de bizi orada görecek" gibi hayal alemlerine kapilmak samimi olursak patalojik bir vaka olup insanin sadece kendini telkin etmesi cabasidir.

Insanlarin ölüm korkusundan ve düsüncesinden kacmak icin hayal almelerine dalma ihtiyaci ve bazi kurgular yaratmasi maruz görünebilir. Her insan hayal kurma ihtiyacini söyle ya da böyle tatmin etmeye calisir. Bazilari bu ihtiyacini bilim kurgu düsleyerek, bazilari da mitolojiye ilgilenerek giderir, Din ise bu anlamda ölüm ötesi icin kurulan bir bilim kurgudur, lakin her bilim kurgu gibi bunun da sadece bir kurgu oldugu animsanmalidir ve cok ciddiye alip mesela herkesi bu kurguya inandirmaya calisilmamlidir, veya ugruna savaslar ve cihatlar, hacli seferleri düzenlenmemelidir. En önemlisi bu kurguya kanip kötü insanlarin sizi kullanmasina izin vermeli ve alet olmamalisiniz.

Öbür dünyada bir yasam var veya yok, önünüzde daha kocaman yillar var ve bu hayati ne sekilde degerlendireginiz, kendi mutlulugunuz icin bir seyler yaparken, digerlerinin mutluluguna mutluluk katmaniz ve gelecek nesillerin iyiligini de düsünmeniz gerekecektir.

Eger ölümden sonra bir hayat yoksa bu size insanlara haksizlik yapma, gelecek nesillerin hakkini simdiden yeme veya hayatinizi bos ve anlamsiz gecirme hakki verir mi? Ölümden sonra hayat yoksa bile bu dünyada size verilmis bir hayatiniz var ve en azindan öbür dünya kadar degerlendirmek önemli.

Keza ölümden sonra hayata inanilmasi da insani gördügümüz gibi otmatikmen mutlu yapmiyor. Hatta cogu insanlar bu durumdan kendine müskil ve tembel olma hakki cikariyor ve deyim yerindeyse nasil olsa öbür dünya var o zaman bu hayatta sabuna suya dokunmayayim, her seyi Allah'a havale edeyim diye düsünüs tarzina da yönelndirebiliyor.

En azindan öbür dünyaya inanmayan insanlarin bu yüzden otomatikmen mutsuz olacagini ve hayati anlamsiz bulacaklarini söylemek sadece bir önyargidir ve dogru degildir. Yüzde 99'i müslüman olan bu ülkede muhtemelen intihar edenlerin yüzde 99 da müslüman olacaktir.

cin 13-02-2010 21:13

Kainatın amacı; Yaşamı Devam ettirmek ve Hayatta Kalmak,

Ancak her dönem Çıkar bir " Her .... Bilen " biri sana bişi anlatır Sende " Eyvallah "

dersin,

Sonra o tek kelimelik " Eyvallah " hayatının amacı olur,

Ancak Bu Amaç Birinin Ağzından çıkan bir ...'tur Sadece Düşünmezsin,

Saygılarımla

cenker 13-02-2010 22:59

her insanın içinde yemek içmek gibi cinsellik gibi bir iç güdü var.bu da hayatda kalma içgüdüsü.ölümle mücadele genlerimize işlemiştir.hayatda kalmak ister her insan o yüzden.bu iç güdü yenilmez anlık olarak yener gibi olursun sadece.bu boşluklardan yararlananlar ise intihar ederler.neyse konuyu uzatmıyayım dinciler hayatda kalma hayatı sevme içgüdüsüne allah korkusu derler ne alakaysa.yok olma korkusu insanları değişik arayışlara itmiş değişik inançlar ve dinler oluşmuş.

elbetde yok olmazsak sonsuzluk olsa iyi olurdu.ama sonsuzluk vaad ediyor diye saçma sapan mantıksız şeylere inanmamazı bekleyemez hiç kimse.eğer olay vaad etmekleyse ben de yarın herkes ölünce tanrı olacak dünya oluşturacak diyerek sonsuzluğu bir adım ileri taşısam benim dinime geçmeniz lazım.yok olmaktan daha çok,daha kolay kurtulursunuz.

dincilerin bir yaptığı da iylik ve kötülüğü ahlakı dinlere bağlamak.dinler yokken de iyler kötüler ahlaksızlıklar vardı.ateist insanın da değer yargıları vardır.bunlar için cehennem ve cennet gibi itici güçlere de ihtiyacı yoktur.ateist olmak bilinç işidir.önyargıları kendisine dayatılanları yenmek ister.bu da gelişmiş bir üst beyinle sorgulamayla olur ancak.ateist olmanın iyi tarafları da vardır ayrıca.hiç bir ateist 14 yaşında bir kıza tecavüz etmenin iyi bir şey olduğunu düşünmez.ama müslümanlar içinde bunun ahlaki olduğunu düşünen insanlar vardır.ya da sivasda olduğu gibi insanları yakmanın,ikiz kulelerdeki insanları öldürmenin sevap olduğunu düşünenlerin olduğu gibi.dinler her zaman insanları ahlaka itmez ahlaksızlığa da itebilir.mesajı verenden çok alanın konumu önemli burda.

Neva 29-11-2011 00:49

"Kainatin amaci" tanimini uyduran, gene biz insanogluyuz. Kainata anlam yukleyenler gene biziz.

Firestorm 29-11-2011 15:39

Kainatın amaçını boşver ilk önce kendine bak ve amacını belirler ve onu uygular kainatın bir amacı varsa zaten o kendi kendine bunu yapar belki( ayrıca o onun amaçı seni ne bağlıyor içinde yaşıyorsun diye :D)

Yergin 29-11-2011 16:24

Yaşadığınız herşey, yaptığınız herşey, sizi veya birilerini muhakkak bir gün bağlar ve ilgilendirir.

Diğer türlüsü duyarsızlık olur. Bizi bağlamıyorsa niye politikadan, dine kadar türlü türlü konuları takip edip yorum yapıyoruz?

Kelimelere takılı kalmaktansa, arkasındaki geniş anlamlara kulak kesilin. Kainat dahil herşeyin bir anlamı vardır. Olmadığını söyleyen kendini hiçe saymış demektir.

Saygılar

xcan 29-11-2011 22:00

Alıntı:

Yergin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 422826)
Yaşadığınız herşey, yaptığınız herşey, sizi veya birilerini muhakkak bir gün bağlar ve ilgilendirir.

Diğer türlüsü duyarsızlık olur. Bizi bağlamıyorsa niye politikadan, dine kadar türlü türlü konuları takip edip yorum yapıyoruz?

Kelimelere takılı kalmaktansa, arkasındaki geniş anlamlara kulak kesilin. Kainat dahil herşeyin bir anlamı vardır. Olmadığını söyleyen kendini hiçe saymış demektir.

Saygılar

Sayın Yergin;
Nedir şu çözdüğünüz kainatın anlamı......?
Sübjektifte olsa bilginizi anlamak isterim.
Atomun sırlarını bulmaktan büyük bir iddia.!
Yoksa atıyomusunuz?

Yergin 29-11-2011 22:53

Alıntı:

xcan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 422859)
Sayın Yergin;
Nedir şu çözdüğünüz kainatın anlamı......?
Sübjektifte olsa bilginizi anlamak isterim.
Atomun sırlarını bulmaktan büyük bir iddia.!
Yoksa atıyomusunuz?

Anlamı olduğunu söyledim sadece, çözdüm demedim. Herşeyi çözmeyi de beklemeyin bence. Belli şeyleri çözsek bile bu bizi doldurur taşar.

Kainatın anlamı der iken ne anladığınız farklı ise, bu bile farklı anlamlar içerisinde olduğumuzu ve bu kainatın içinde de olduğumuza göre kainatın anlamı veya anlamları olduğunu göstermez mi?

safakk 30-11-2011 11:59

Evren'in Neden'i
 
Evrenin NASIL varolduğunu sorguluyoruz.
Evrenin NEDEN varolduğunu da sorguluyoruz.
Bilim, evrenin varolması için bir Yaratıcı'ya gerek olmadığını gösteriyor.
Bu konuda bilimsel görüşleri anlamak için Stephen Hawking'in The Grand Design kitabını okumanızı öneririm.

Ascendent 01-12-2011 00:31

Evrene bir anlam biçen biziz. Bizler evrenin kendisiyiz, bizler evrenden bağımsız birşey değiliz ki?

VraeL 01-12-2011 00:33

Biri bana doğmadan önce neler hatırladığını söyleyebilir mi? (.

spartacus 01-12-2011 01:02

Alıntı:

Yergin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 422826)
Yaşadığınız herşey, yaptığınız herşey, sizi veya birilerini muhakkak bir gün bağlar ve ilgilendirir.

Diğer türlüsü duyarsızlık olur. Bizi bağlamıyorsa niye politikadan, dine kadar türlü türlü konuları takip edip yorum yapıyoruz?

Kelimelere takılı kalmaktansa, arkasındaki geniş anlamlara kulak kesilin. Kainat dahil herşeyin bir anlamı vardır. Olmadığını söyleyen kendini hiçe saymış demektir.

Saygılar

varlığın bir anlamı olmak zorunda değil. Varlığa farazi anlamlar yüklemek sadece aklımızın türetimi. Hiçliğe de anlam yüklenebilir-ki zaten yüklenmiştir-

Hiç bir şeyin, kendinde bir anlamı yok, anlam dediğin, öznel ve subjektif bir şey. Yani hali hazır algılarınla, bir çok şeye anlam yüklersin, bir anlam verirsin, anlarsın, anlamaya çalışırsın, lakin bu seninle, yada özneleştirdiğin şeyle ilgili, öznel bir durum, kısaca hiçlik söylemin burada geçerli değil diye düşünüyorum. örneğin bir korkuluğun anlamı nedir? İşte sizin kainata yüklediğiniz anlam bu biçimdedir. Korkuluğun dersiniz anlamı, amacı vs kuşları ürküterek ürünü korumaktır.... Fakat bu korkuluğun kendinde amacı, anlamı değil, ona yüklediğiniz bir anlamdır. yani korkuluğun aslen ve kendisinde böyle bir görevi de, anlamı da, gayesi de yok, zaten taşıyamaz da... bunu bilmek ile bilmemek arasında bir çizgi var, siz bilmemek noktasında ısrar etmektesiniz.... Oysa korkuluk sizin yüklediğiniz anlam sayesinde bir varlığa sahip değil, yani siz ona o anlamı yükleseniz de, yüklemeseniz de altı üstü elbise giydirdiğin odun parçalarıdır ve ne sen elbise giydirdin, ne de kuşları ürkütsün diye bir amaç yüklediğin için odun varlık kazanmış değil. Aksine odun algılarınla tespit ettiğin biçimde ortada olduğu için, böyle bir yapı, böyle amaçlar yükledin, işledin-tertipledin. kainat dediğin ve anlam yükleyişlerin de bu yolu izliyor. Aynen bir dolu teolojik senaryonunda kendine has yüklediği anlam ve yarattığı tanrılar gibi. Evrende sürekli hareket, dönüşüm, dönüşmek, dönüştürmek var ve senin yüklediğin anlamlar, işleyip dönüştürdüğün her şey bu yolu izler. odunu alırsın, bir tertip, düzenek eder, bir korkuluk yaparsın, ve ona anlam yüklersin. yarattığın hiç bir şey yok, olmadığı gibi aslında odunun kendisinde de, onu var eden? korkuluk gibi bir amaç, anlam yok.

Eğer varlık ile yokluğu bir bütün görmek yerine -yani birisi varsa ancak diğeri mümkün- birbirini dışlayan şeyler olarak düşünürsen, önce hiç bir şey yoktu, tanrı vardı dersen çelişki üretirsin. Hiç bir şey yok ise tanrı olamaz, tanrı varsa bu halde hiç bir şeyin yokluğu unsuru anlam taşımaz. Eğer hiç bir şey yokken tanrı var ise, ve bir amaç çerçevesinde evreni yarattı ise burada sorun evren değildir, hiçliğin içinde bir varlık olarak bir tanrının kendiliğindenliğidir. Bir evrenin varlığı ve yaratılmamışlığı, bir tanrının yaratılmamış varlığından daha doğaldır, daha akla yatkındır, zira hiçlikten, yokluktan yaratmak gibi uçuk düşünceler tanrıya yüklenmiştir. Bu düzeyde, öyleki trilyonlarca*trilyon anlık haraketi, senin ne düşündüğü, gelecekde ne edeceğini, hiçten yaratımı vs uçuk-kaçık bir dolu şeyi bilen, her yerde olan bir varlığın her daim ve kendiliğinden var olması düşüncesi hayli kaçıktır. Eğer bir tanrı her daim var olabiliyor ve yaratılmadan olabiliyorsa evren misli, misli olabilir ve bir anlam yüklemek adına, bir masal kahramanı kurgulamanın bize yararı yok. kaldı ki evren demek dahi bu gün özneldir ve bence dış uzayı da kapsayan bir çerçeveye sınır koymak imkansızdır... yani evrenimiz özneldir, ötesinde bir çok evren olabilir ve böyle bir ortamda, okyanus da bir damla bile olmayıp da, 2000 yıl öncelerin masallarıyla ahkam kesmek hayli ilginç olur. kaldı ki isteseniz de, istemesiniz de, varlık-yokluğa bir sınır koyamazsınız.

kışgüneşi 01-12-2011 04:32

peki kainatın amacı nedir?

bu sorunun cevabını insanlığa sizin yüce dininiz veriyor. alışmışsınız cevapları dışardan hazır hazır almaya, çünkü düşünmek size göre değil, ağır geliyor beceremiyorsunuz, çuvallıyorsunuz, en iyi yaptığınız iş koyun gibi itaat etmek, koyuna ayıp oluyor ama içimden geçenleri yazamıyorum.

yaşamak o kadar içinize işlemiş ki tabi buna yaşamak denirse sonsuz azabı bile yok olmaya tercih edebileceğinizi düşünmek gibi bir aptallığa kapılıyorsunuz. bu hayatında itaat etmekten başka ne yaptın ki ölümden sonra yaşamayı hakediyorsun ve istiyorsun? orada ne yapacaksın? tomurcuk göğüslerle sonsuza kadar mutlu mu olacaksın? bu mu kainatın amacı? bu düşünce seni utandırmıyor mu insanlığından? insan olmak mı gerek utanmak için?

kainat bu kadar basit mi ki arap'ın verdiği cevaplar sizi tatmin ediyor? tatmin olmak zorundasınız çünkü sorgulayamıyorsunuz, böyle yaşanır zannediyorsunuz. her insan kendi doğrularını kendisi bulmak zorunda. bu hayatta yalnız olduğunuzu anlamak için ne yapmak gerekiyor?

ölümden korkuyor musun? korkuyorsundur eminim. çünkü inandığın allah'ın sağı solu belli değil. bu tür düşünceler biraz vicdanlı isen aklından geçiyordur ama imanın vesvese diyip geçiştiriyordur. şu an ölmeyi isteyecek kadar cesaretin var mı? nasıl olsa yok olmayacaksın, buna inandığınız halde yine yaşama içgüdünüz çok baskındır. çünkü öbür dünyanın hali içler acısı. sonsuz cehennem var orada. bak şimdi sonsuz cehennem demişken sen de şu sorunun cevabını ver, 'sonsuz azabın amacı ne?', ama sen ver cevabı olur mu? yeteri kadar hazır cevap duydum.

allah ya da arap size ölümden sonra sonsuz yaşamı ya da cenneti vaadetmeseydi yine de inanır mıydın? ya da cehennemle korkutmasaydı? ikisi arasında kaldınız da iman ettiniz değil mi? cennet vaadi ve cehennem korkusu...

acı ama gerçek, ölümden sonra dirileceğim diye kandırma kendini. bu düşünce sonsuz cehennemden daha da acı değildir biraz düşünürsen belki anlarsın. doğmadan önce ben yoktum diye kendini paralıyor musun? yok...

ama siz şimdiden öbür dünyada yaşamaya başlamışsınız. açgözlülük...

elindekinin değerini biliyor musun? değerbilmezlik...

__________________
Eğer tanrı konuştuysa niye herkes ikna olmadı? -Percy Bysshe Shelley-

vartor 01-12-2011 05:29

Bilgi ve bilim noksanligi mi imanli yapiyor, yoksa iman mi bilgiyi tepiyor hala anlayamadim. Imanda mantik aranmaz diye imanlilar kendileri bile kabul ettigi halde, sacmaliklarinin mantigini izah etmeye cabalamalari da ayri bir sinema. Kisgunesi guzel aciklamis imanlilar icin "kainatin amac"ini. Ille amac olmasi gerekmedigini nasil anlatirsiniz bu insanlara? Kainatin capina oranla, toz zerresi sayilabilecek dunyada meydana gelen, dusunebilen bir canlinin yarattigi fanteziyi, gercekmis gibi algilamak, ancak iman gucuyle mumkundur. Baska dinlere mensup imanlilarin, digerlerini ( inanc sistemleri) sacma ve komik bulduklari halde, kendi inanclarina bagli kalmalari, mantik yoksunlugunun bir gostergesidir. Ya benim inandigim da sacmaysa diye dusunemez, sorgulamayi yapamaz kendininkine.

Firestorm 02-12-2011 10:07

Bi arkadaşın facebook'unda gördün yanlış hatırlamıyorsam dövüş kulübü diye bir filimden alıntı bu yazı ama sanırsam konuya baya uygun :heh:




Alıntı:

Biz Tanrı' nın istenmeyen çocuklarıyız.
Sonsuza kadar yaşamak istiyorsanız, ilk adım olarak ölmek zorunda olduğunuzu unutmayın...Bu benim için yakındır....İnsan sevdiklerini öldürür diye bir söz vardır ya; aslında bakın, insanı öldüren de hep sevdiğidir....Hayatta elde edebileceğiniz her şeyin sonunda çöpe gideceğini anladığınız zaman ağlamak çok kolaydır.Sevdiğiniz herkesin size sırt çevireceğini ya da öleceğini fark ettiğiniz zaman ağlamak kolaydır.Uykusuzluk...Her şey çok uzaklardadır, her şey suretin suretinin sureti...Dünyayla arana öyle bir mesafe sokar ki, ne sen bir şeye dokunabilirsin, ne de bir şey sana.Bütün umutlarımı kaybetim artık özgürüm...Bu yüzden Her akşam ölüyor ve her sabah yeniden doğuyorum...Bunun benim hayatım olduğunu biliyorum ve anan sona eriyor....Başka bir yerde, başka bir zamanda uyanabilseydim, başka bir insan olarak uyanabilir miydim diye soruyorum hep kendime...Uyanırsın ve hiçbir yerdesindir....Ve sizin gibi mahlukalar...Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi işiniz ters giderse gitsin, en azından kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz.Sonra o güzel yuvanızda kısılıp kalırsınız. Bir zamanlar sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur.Ama AreS ne istiyor biliyormusnuz...Hiçbir zaman tamamlanmış olmamayı...Hiçbir zaman halimden memnun olmamayıHiçbir zaman kusursuz olmamayı...Kurtar beni, tanrım, kusursuz ve tamamlanmış olmaktan kurtar.Belki de kendimizi daha iyi bir şeye dönüştürmek için her şeyi kırıp dökmemiz gerekiyor.Bazen bir şey yapar ve belanızı bulursunuz. Bazen de yapmadığınız şeyler size belanızı buldurur.Artık Kendi cerahatli ve hastalıklı çürümemi kucaklıyorum.Kovulmak; der AreS ;herhangi birimizin başına gelebilecek en iyi şey olurdu. Böylece havanda su dövmekten kurtulur ve hayatlarımızla bir şey yapardık.Çünkü ancak kendimi mahvederek ruhumun gerçek gücünü keşfedebilirim.Güzel ve emsalsiz bir kar tanesi değilsin. Herkes gibi sen de o çürüyen organik maddeden yapılmasın. Hepimiz aynı pürenin parçasıyız...Kültürümüz hepimizi aynı yaptı. Artık kimse gerçek anlamda beyaz ya da siyah, zengin ya da yoksul değil.Hepimiz aynı şeyi istiyoruz. Teker teker, hiçbirimiz hiçbir şey değiliz.Güçlü kadın ve erkeklerin oluşturduğu bir sınıf var ve bunlar hayatlarını bir şeye feda etmek istiyorlar.Reklamlar insanları gerek duymadıkları arabaların ve kıyafetlerin peşinden koşturuyor.Kaç kuşaktır insanlar nefret ettikleri işlerde çalışıyorlar, neden?Gerçekte ihtiyaç duymadıkları şeyleri satın alabilmek için.Hayatta her şey parayla ilgili değildir.Bize dünyanın bokundan ve pisliğinden başka bir şey bırakmayacaklar...Medeniyetin önde gittiği bu yönde Artık maddi eşyaların önemini reddediyorum.Bizler eşşiz değiliz.Süprüntü ya da pislik de değiliz.Biz sadece biziz..Biz sadece biziz ve hayatta başımıza gelenlerin bir nedeni yok....Tutkulu bir yasam tarzının yan ürünleriyiz..Ve bundan nefret ediyoruz....Artık insanoğlu kızların veya erkelerin peşlerinden koşmayı bırakın saçmalıklarla uğraşmayın....Acı,Mutluluk,Sevgi,Aşk gib kavramları kafanıza takmayın artık...Hayatımda en son neyin olmasını istiyorum biliyormusnuz?Beynime bir silah dayanıp duvarları beynimle boyanmasını...Tanrı'nın senden hoşlanmadığı olasılığını düşünmelisin. O seni hiç istemedi, hatta büyük olasılıkla senden nefret ediyor. Bu basına gelecek en kotu şey değil. Laneti ve affedilmeyi boş ver. Biz Tanrı'nın istenmeyen çocuklarıyız.Buna karşın ben tanrıya inanırım fakat bunu düşünmek varsaymak bir çok şeyi çözüyor...Bu görüşleri hepinize ters gelebilir Saçmada gelebilir bu umrumda bile değil.Bunları okuduktan Sonra beni dışlayabilirsiniz.Buda umrumda değil.Ama lanet olası hayatlarınızdan kurtulun artık Çırpınmayı bırakın Bırakın herşey düşeceği yere düşsün.

Natan 02-12-2011 17:15

Kainatın amacı nedir? Bu soru, teistlerin kendi ideolojilerini inanmayan yada dini umursamayanlara yönelttiği tipik bir soru. Olgulara amaç yükleyen insanoğludur. Burada önemli olan kendi hayatının / yaşamının amacı, anlamıdır. Kendine, ailene yada ortakyaşarlarına ne veriyorsun, sorumluluk bilincin nedir, paylaşımınsevgi, saygı, ilgi temelinde hangi noktada yer alıyor. Önemli olan senin ve ortakyaşarlarının hayatıdır.

Yaşamın anlamı nedir? Neden yaşıyoruz gibi klise sorulara ruhsal, mitsel, tinsel şeyler yüklemek de, somut bir gaye edinmek de ( ki daha önemlisi bu) insanoğluun işidir.

Bırakalım bu dinci propagandayı da kendimize, sevdiklerimize bakalım. Ben böyle düşünüyorum.

saroz 02-12-2011 17:34

Bir kedi ye, bir kaplumbağa ya, bir çam ağacına, bir solucana, bir virüse, bir kaya ya sorabilseydik eğer yaşamın ve kainatın amacı, anlamı nedir diye, .... sanırım soruyu bile anlamazlardı.

İnsan türü doğa ile mücadelesinin zorlu aşamalarında zekasını geliştirme yeteneği gösterememiş olsaydı bu soruyu hiçbir zaman soramayacaktı.

Kemaloğlu 06-12-2011 16:23

Her sabah uykudan sonra gözlerimizi biryerde açtığımız gibi öldükten sonrada mutlaka biryerlerde açacağız.

Burada kızmaya,sinirlenmeye gerek yok bu böyledir çünkü dünyayı gerektiği gibi okuyan herkes bunu düşünebilir.

Basite kaçıp mana yüklememek korkunun bir tecellisidir efendim biz korkmayıp düşünüyoruz.

Aynaya bakıyoruz ve bir süre baktığımız zaman nasıl içimizde fırtınalar kopardığını böyle bir bedenin nasıl oluşabildiğini,arının karnından balın nasıl çıktığını,ineklerin kadınların sütü nasıl böyle gerekli zamanlarda üretebildiğini hayretle izliyoruz.

vartor 06-12-2011 17:05

Siz daha bakin trene bakar gibi; doganin bugunku haline gelmesinin 3.5 milyar sene surdugunden haberiniz yok nasil olsa. Evrim teorisini anlayacak kapasitede olsaydiniz, bu denli sasirmazdiniz.
Canlilik milyonlarca sene dunyada var olmasina karsilik, tek tanri fikri 4 bin senelik. Dunyanin yasina bir sene diyecek olursak, birkac saniye eder ancak.
Bugun bakip dusunebilmeniz daha baslangic; masalllarla uyutuldugunuzu fark etmeniz zaman ve bilgi meselesi. Esas siz, aile zoru imanlilar, hayatiniz sona ermeden gozlerinizi acar, ruyadan uyanirsiniz umarim.
Ayrica, baskasina yasam tarzi olarak diretmediginiz surece, neye inandiginiz bizleri ilgilendirmez; insan olabilen herkese saygi duyariz ve duymaktayiz, inancina degil.

Lev Trocki 06-12-2011 19:45

Kainatın amacı ne?

Sanırım Hac 18'e bakmak gerek, ne demiş sayın bedevimiz:
Görmedin mi, göklerdeki kimseler, yerdeki kimseler, güneş, ay ve yıldızlar, dağlar, ağaçlar, bütün hayvanlar ve insanlardan birçoğu hep Allah'a secde ediyor. Birçoğunun üzerine de azab hak olmuştur. Allah kimi hor ve hakir kılarsa artık ona ikram edecek yoktur. Şüphesiz Allah dilediği şeyi yapar.

Yani neymiş: secde etmek :)

İnsanoğlunun sineğin kanat çırpışından, suyun hareketine kadar her şeye bir amaç yükleme çabası, kendine aradığı amacın bir yansıması. dini bir bakış açısı olunca tanrıdan tut, taşa, böceğe, ışığa, kainata kadar aklına gelebilecek her şeye bir çaba harcıyor.

Kainatın amacı ne? amaç yoktur... olması için amaaca da gerek yoktur...

Kemaloğlu 09-12-2011 17:41

Alıntı:

vartor´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 425721)
Siz daha bakin trene bakar gibi; doganin bugunku haline gelmesinin 3.5 milyar sene surdugunden haberiniz yok nasil olsa. Evrim teorisini anlayacak kapasitede olsaydiniz, bu denli sasirmazdiniz.
Canlilik milyonlarca sene dunyada var olmasina karsilik, tek tanri fikri 4 bin senelik. Dunyanin yasina bir sene diyecek olursak, birkac saniye eder ancak.
Bugun bakip dusunebilmeniz daha baslangic; masalllarla uyutuldugunuzu fark etmeniz zaman ve bilgi meselesi. Esas siz, aile zoru imanlilar, hayatiniz sona ermeden gozlerinizi acar, ruyadan uyanirsiniz umarim.
Ayrica, baskasina yasam tarzi olarak diretmediginiz surece, neye inandiginiz bizleri ilgilendirmez; insan olabilen herkese saygi duyariz ve duymaktayiz, inancina degil.

Bir bebeğin anne karnında büyüyüp gelişmesine evrim teorisi neresinde müdahale ediyor Allah aşkına....

Akıl alır birşeymidir bu şimdi biyoloji ve genetiktende bahsedebilirsiniz ama bunlar sadece etrafınızda bir sebepler tanrıları yaratmaktan ileri gidemez.

birisine sorarsınız dünya neden güneşin etrafında döner yani dönmeye mecburmudur böyle pamuk ipliğindemi yaşıyoruz.

eğlenerek cevap verir kütle çekim kanununu hiç duymadınmı duydum işte güzel kardeşimde ben onu yapanıda merak ediyorum işte....

sen ise kütle çekim kanunu deyip orada duruyorsun belki ileriye gitmeye korkuyorsun..

sonra yine rahatlayarak cevap veriyorsunuz ama milyonlarca yıl milyarlarca bu geniş zaman dilimleri gerçekten sizi rahatlatıyor değilmi 100 senede 1000 senede bu saçmalıkların kendi kendine oluşamayacağını düşünebiliyorsunuz aferin!!!

ama milyarlarca yıl deyince derin bir oh çekip rahatlıyorsunuz..

keyfinize bakın siz
rahat olun

errata 09-12-2011 18:07

Kemaloğlu, bence evrene ruh, amaç üfürmeye çalışmak yerine senin de dediğin gibi hakkıyla anlamaya çalışmalıyız. Bunun içinde en makul rehber bilim dediğimiz anlama mekanızması gibi görünüyor. Tersini iddia edenlerin bize neler vadettiği ortada. Akıl dışılıklar senin kafandaki boşlukları doldurmaya kafi geliyorsa aynı şekilde devam eder gidersin. Yakın zamanda tüm dünya nüfusunun ateist olmayacağını düşünürsek - ki dünyanın binlerce farklı sorunu mevcut - seni kimse dinsiz olmaya zorlamayacaktır - dininizin farklı dinlere ya da inançsızlara yaptığından farklı olarak -.

Evreni anlama işinin nasıl yapılabileceğini enine boyuna tekrar daha düşün ve ondan sonra dünyanın on beş bin sene önce yaratıldığını düşünen dinlerin veliahtı İslam'ın evreni kavramak için yeterli olup olmadığını bir daha irdele. Ne yazık ki dinle sulanmış beyinlerin farkı fark edebilmesi oldukça zor, lakin imkansız değil.

safakk 10-12-2011 03:19

İslam'a Göre Evren'in Amacı
 
Bildiğiniz gibi yirminci yüzyılın ilk çeyreğine insanlığın bildiği evren samanyolu galaksisi kadardı. Sonra Hubble diye Amerikalı bir bilim adamı galaksimiz dışında başka galaksiler de olduğunu keşfetti.
Bugün aynı bilimadamının adını alan uzay teleskopunun yardımıyla görünür evrende yüzmilyarlarca galaksi olduğunu biliyoruz.

Bu galaksilerin her birinde de güneşimiz gibi yüzmilyarlarca yıldız var.
Bu sayılar günlük yaşantımızda karşımıza çıkan sayıların çok çok üzerinde olduğu için, büyüklüğü anlamak amacıyla şöyle bir benzetme yapabiliriz: evrendeki yıdız sayısı, dünyamızdaki bütün plajlardaki kum tanelerinden daha fazladır.
Şimdi sizle birlikte dünyada bir plaj seçelim. Atlas okyanusu, pasifik okyanusu, Akdeniz?
Güney Amerika kıtasında adını bilmediğimiz bir plaj olsun mu? Ben sizin için Venezuella’da bir plaj seçtim.


Bu plajdaki her kum taneciğinin Güneş gibi bir yıldız olduğunu düşünün.
Biraz daha yakından bakın.


Şimdi bir tane kum taneciği seçelim.


Bu seçtiğimiz kum taneciği Güneş olsun. Etrafında da sekiz gezegen ve yüzbinlerce göktaşı dolaşsın, ama hepsinin toplam kütlesi Güneş’in %1’i kadar olsun.


Sonunda Dünyamızı bulduk.


Dünyamız Venezuella’da bu plajda bir kum taneciğinin etrafında dönen sekiz gezegenden birisi olsun.
Allah anlatmaya çalıştığım bütün bu evreni dünyamız için yaratmış olsun.
Bu dünyada da 2011 yılında 6milyar 850milyon insan yaşıyor olsun.
Tek bir amaçla: kendisini ve peygamberine tapsınlar diye.
Bütün evreni bir amaçla yaratmış olsun.


Allah müslümanları cennete götürecek, müslüman olmayanları cehennemde yakacak olsun.
İnsanların %23’ü müslüman olsun, haritada yeşille işaretleyim.
Kalan 5,5 miyar kişi cehennemde yanacak olsun.
Bizim Venezuella plajındaki kız da cehennemlik olsun.
Hiç tanımadığı insanlara yardım etmek için Van’a gelip sonraki depremde ölen Japon doktor da cehennemlik olsun.
Ama Arapların, Türklerin, İranlıların %99’u cennette gitsin.
Allah bütün evreni bu amaçla yaratmış olsun.
Siz buna inanın, ben inanmadığım için bana kafir deyin.
Olur mu?

Natürelist 10-12-2011 08:33

Güya, allah bizi sinav icin yalnizca dünyayi yaratmis ve insanlari icine koymus, ve tabii ki sinavi da gecmek icin insanlar dünyada müslüman olmak sartiyla, yararli isler yapmalari icin birbirinizle yarismalisiniz diye kuran da bol bol gecer, peki elin amerikalisi rus'u cin'i japon'u dünya disi gezegenlere ileride yerlesir ise, ve herhangi neden'den dolayi dünya yasanmaz yer olursa, o zaman müslümanlar ne yapacaklar? bunlarin kapilarini calmayacaklarmi? hadi diyelim elin gavuru bunlara aciyarak gezegenlerinde yasamalarina izin verdi, eee... ne oldu düyadaki sinava? cünkü "lillah" ben sizi dünyada sinav icin yarattim der?

Eger bu gerceklesirse, kaldimi müslümanlarin dünyada ki sinav anlami?! zira müslümanlarda artik dünyada degil de baska bir gezegende'dirler, cünkü "lillah" hic bir zaman bahsetmez, ben sizi sinaviniza devam etmek icin baska gezegenleride uygun gördüm ve zamani gelince oralara da yerlestirecegim!

Ne der al-ilah?

dünyanin sonunu, günesi batidan dogdurarak kiyameti getirecek,

bu böyle olsa bile,

hayat baska gezegenlerde devam edecek, demekki al-ilah'in dedigi dogru degil ve bu ancak muhammed'in uydurmasidir.

Saygilar

lao tzunun enistesi 12-02-2012 01:25

öncelikle kışgüneişi'nin cevabını çok beğendim oldukça dramatik bir çevaptı.
önyargı oluştusun diye söylüyorum, ateist değilim ama herhangi bir felsefe veya dinin mensubu da değilim.
şunu netleştirmek gerek, ateistler kainatın amacı sorusuna malesef tutarlı bir yaklaşım sergilemiyorlar. ontoloji de malesef bu konu da doyurucu açıklamalar yapamıyor.

tamamen pozitifist bir bakış açısıyla bakalım

sonsuz sıcaklıktaki bir nokta birden genişlemeye başlıyor, o enerji ve ateşin içinden 15 milyar ışık yılı çapına ulaştığında birbiriyle anlaşabilen bilinçli düşünebilen kombinasyonlar oluşuyor.

proton notron kuarklar leptonlar denilen fiziksel parçalar,nerden çıktığı anlaşılmayan bir takım matematiksel denklemlere göre diziliyor, ve bu bilinci oluşturmak yola koyuluyorlar...

önce bir yıldız olmak gerekiyor, çünkü enerjiye ihtiyacımız var, bi bir grup parçacık durmadan kendini başka bir parçacığa dönüştürerek etrafa enerji vermeyei seçiyor..aslında kendi seçmiyor belki de, özgür iradesini matematiksel denklemler sıfırlıyor zannedersem...

ikinci aşama büyük evrim senaryosunu yazmak...

ama bu kolay öncelikle karbon atomu üzerine sorumluluğu alıyor , ve benden izinsiz hiç bir işlem yapılmaycak diye telkinde bulunuyor.

bir grup atom (aslında iki tanesi) hidrojen ve oksijen öncelikle toplanıyor ve gerisi iplik söküğü gibi geliyor...
bazı grup atomlar aminoasit denilen molekülleri oluşturmaya karar veriyorlar, ama dediğim gibi özgür iradelerinin olduğu konusunda çok sağlam şüphelerim var...matematik kuarkları eltronları ve bilumum yüzlerce parçacığı ve belki bilmediğimiz milyonlarca parçacığı hareketleri konusunda sınırlayabiliyorsa bundan daha büyüklerini de sınırlıyor olmalı....neyse konumuza dönelim

amiono asit molekülleri oluştuktan sonra, ortaya biraz daha karmaşık şeyler yapmak gerekiyor...ortaya karışık gibi bir şey,, aslında bu nokta da matematik yardıma yetişiyor...her şeyin içine bir kod yerleştirip ona göre yönetmek kolaydır gibisinden bir akıl veriyor matematik ve nitekim öyle oluyor. proteinler ve ardından dna denilen daha karmaşık bir şey yapmaya başlıyor atomlar....

sonrasaı ise daha kolay, artık kod elimizde evir çevir içinden her türlü yaratık çıkar...

ancak matematik şunu diyor, bir dakka bilincin ortaya çıkması için bazı şeyler gerekli, nedir onlar diye soruyor atomlar.. o da diyorki: iletişim....

olay bu noktadan sonra kopuyor işte

maddenin titreşimini algılamak için kulak, fotonları algılamak için göz, titreişimi rahat oluşturmak için dil, birde bazı moleküllerin dizlişlerinden farklarını anlasın diye burun koyuyor... ( bu koku olayını hala anlamış değilim)

ancak niye diğer şeyleri algılayacak şeyler yapmamışlar hala bilinmiyor...

örneğin mağnetik kuvveti yerçekimini, kızlıötesi ve morötesi dalgaları algılasak nasıl olurdu..ya da nötrinoları bile görsek mesela..ya da kokuya benzer başka özelliklerini de kavvrasak maddenin, tadı, kokusu,görüntüsü ve sesinden başka bir şeyi yokmu allah aşkına bu moleküllerin acaba....

gel zaman git zaman bütün bu şeylerin bir yaratıkta birleşmesiyle iletişim başlıyor...önceleri pek anlaşamıyorlar, ancak anlaşmaları için bir kaç milyon yıl yetiyor da artıyor bile...ve sonra iletişim başlıyor...ve aniden bilinç yükselmeye başlıyor, bir zamanlar sadece kanlarını dolaştırmak ve nefes alıp vermeye devam etmek için kullandıkları beyinleri şimdi daha fazlasını yapıyor...geliştikçe gelişiyorlar


ve sonunda işte burdayız....

matematik daha fazlasını istiyorsa inanılmaz şeyler olcak demektir önümüzdeki bir milyon yılda...

evet şu ana kadar bir amaç varmış gibi durmuyor, sadece matematiğin saçmalaması gibi

ikinci olarak ontolojik bakış açısıyla bakıcam..tabi okuanlar oluyorsa

bu forumdaki ikinci mesajım umarım mantıklı tartışmalar olur da devam ederim

yucemanitu 12-02-2012 02:18

Kainatın bir amacı olmak zorunda mı? Masanın üstünde duran cam bardağın amacı neyse kainatın amacı da odur.

vartor 12-02-2012 02:36

Kainata bir amac yukleyen, olup yok olmak istemeyen insanin egosudur. Kainat insan yokken de ordaydi, insanlar yok olduktan sonra da orada olacak.

Neva 12-02-2012 02:43

Alıntı:

Kemaloğlu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 425995)
Bir bebeğin anne karnında büyüyüp gelişmesine evrim teorisi neresinde müdahale ediyor Allah aşkına....

Soyle etki ediyor efendim. Anne rahmindeki surecinizde, normalin 10 kati hizla evriliyorsunuz. Dogduktan sonra bu oran dusuyor ve gittikce azaliyor.

Tipki sizin yetiskin bir haldeyken, ansizin nukleer'le karsi karsiya kaldiginizda, deformasyona ugrayip farkli bir forma burunmeniz gibi.

Cevresel kosullar diyoruz buna. Anne rahmi yapisi itibariyle bir cevresel etken degildir normalde.

Ancak hamilelik soz konusu oldugunda genetik etkendir. Cunku amnio sivisi olmadan, plasenta olmadan o embriyo buyuyup evrilmez.


Kainatin da bir amaci olamaz. Siz olun veya olmayin, o yine degisir, donusur kendi yapisi itibariyle.

Siz onun degisim, donusumlerine bir anlam yukleyip amaci olduguna inanabilirsiniz. Bunda bir sorun yok elbette, saygi duyulur.

Ama bu inancinizin kainat bakimindan bir baglayiciligi yoktur.

allahcc 13-02-2012 04:57

Bir çam ağacı ölünce nereye gidecekse, , buzdolabım bozulup nereye gidecekse, hatta şu damarımda gezen akyuvar canlılığını yitirip nereye gidecekse bende oraya gideceğim...Hepimiz elektrikliyiz ve mekaniğiz, kainat çok güzel ve gerçekten yüce, sadece 1 hayatımız var, bizi oluşturmuş kainata bakınca saygı duymamak elde değil ama bu kainata bir bilinç yüklemek ve ahiret inancı insanın doğası gereği hayatta kalma mücadelesi ve yaşama isteği...
İşte canlılık budur .
Yaşam mücadelesi.
Yani kainatın amacı yoktur insanın amacı vardır ve o amaçla tanrıyı uydurmuştur...Yaşama isteği, ölümü kabul etmeme!
Rahat olun ölünce yok olacağız.

bozok6666 14-02-2012 13:39

Alıntı:

Kainatın bir amacı olmak zorunda mı? Masanın üstünde duran cam bardağın amacı neyse kainatın amacı da odur.
sn yucemanitu neden bardak masanın üstünde kim koydu kim imal etti şekilini kim verdi bardağı yapmaktaki amacı neydi gördüğün gibi amamacsız birşey yok belki amacı olmayan boş insan vardır.

Peygamber: “Allah: “Alemi yaratmadan maksadım ihsan etmekti.
Alemi lütfetmek için yarattı, zerrelere onun güneşi riayetlerde bulundu.”

Sn Kemaloğlu milyarlarca yıl fikri evrimcileri ve inançsızları uyuşturucu gibi rahatlatıyor artık bağımlısı olmuşlar sen nerdesen de bırakmak istemeyecekler kendilerininde bunca kurgulanmış teorilere inandığını sanmıyorum ama ortaya sürebilecekleri başka fikirleri yok herşeyin amaçsız olmzsını temenni edip hayatlarıyla kumar oynuyorlar.

yucemanitu 14-02-2012 14:19

Alıntı:

bozok6666´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 431587)
sn yucemanitu neden bardak masanın üstünde kim koydu kim imal etti şekilini kim verdi bardağı yapmaktaki amacı neydi gördüğün gibi amamacsız birşey yok belki amacı olmayan boş insan vardır.

Sanırım olaya tamamen zıt bakıyoruz. Bir şeyin amacı olması için o şeyin irade sahibi olması gerek. Nebulaların, gezegenlerin, süpernovaların, karadeliklerin, ışığın iradesi yoktur. İnsanın iradesi vardır. Size göre ise bu iradesi olmayan varlıkların amacı var, iraesi olan insanın amacı yok. Durum bunun yani dediğinizin tam tersi asıl kainatın amacı olmaz insanların amacı vardır.

bozok6666 14-02-2012 17:32

Her insanın bir amacı vardır veya yaşama nedeni, amaçsız insan eleştiri kinayeydi.
Alıntı:

Durum bunun yani dediğinizin tam tersi asıl kainatın amacı olmaz insanların amacı vardır.
Ben bardağı yapan şekil verenin amacını sordum belki su içmek veya başka birşeydir bu bardak ve masayla ilgili yüzlerce soru çıkar ama siz bardak amaçsız yapıldı masanın üzerine konmasındada amaç yok diyorsunuz doğal olarak size göre yaşamamız için gerekli olan evrendeki denge hava,su,toprak amaçsız kendiliğinden var oldu molekül,atom vs.. amaç hedef yükleyen ateistler evrimciler değilmi yoksa evren ve canlılar nasıl varolurdu .Evrimde amaç yaşam için hep daha iyisi değilmi.
"Biz göğü, yeri ve bu ikisi arasında olanları oyun olsun diye yaratmadık."
(Enbiya suresi, 16)

vartor 14-02-2012 17:49

kainatin yasi asagi yukari 15 milyar sene olarak hesaplaniyor; dunyamizin sekillenmesi ise 5 milyar yil once olmus. Arada bir 10 milyar amacsiz seneler var. 5 milyar senenin son 2-3 milyonunda insansi canlilar ortaya cikmis. Bu da amacsiz senelere bir 5 milyar daha eklememizi gerktirir ki, insan var olana kadar, insanin dusunebilecegi bir amac da olmadigini gosterir. Amac oldugunu dusunen insan; o da organize dinler ortaya ciktiktan sonra amac yuklemis kainata ve dunyamizdaki yasama.

lao tzunun enistesi 14-02-2012 18:07

"peki doğa neden bu şekilde oluştu da başka bir şekilde değil" sorusunun cevabı nedir peki?

yani neden her saniye nefes almak zorundayız? yılda bir kez almak yetemez miydi?, doğa neden bu şekilde yaptı? örnekler çoğaltılabilir ama bu kadarı kafi zannedersem

başka bir soru?
insanın gözü olmasının nedeni nedir?

insanın kulağı olmasının nedeni nedir?

insanın burnu olmasının nedeni nedir?

bu sorulara cevap varsa kainatın amacına da cevap bulunabilir

bozok6666 14-02-2012 19:14

sn vartor şu zaman meselesine çok takılıyorsunuz sizin milyar dediğiniz zaman evrenin başka noktasında belkide 1 dakikadan daha az bir zaman insandan önce cinler vardı dünyada.

Kulak,burun,göz tesadüfen oldu milyarlarca yılda neden başka organ değilde göz neden ikitane sorma ışığı nasıl algılayıp beyne ileteceğini milyarlarca yılda öğrenmiş nasıl öğrendiğini hiç sorma zeka denen şeyde kaza eseri oluştu okadar çok tesadüf,kaza,rastgele olan şey varki insan meğer ne şanslıymışta haberimiz yokmuş piyango oynasa tesadüfen o bile tutar.

AerA 14-02-2012 19:38

Değerli bozok666 ;

Teleojinin (ereksellik, amaçsallık) çıkmazı içindesiniz. Herşeyde amaç aramaktasınız. Düzenli gördüğünüz sistemllerinde bir amacı olması gerektiğini düşünüyor fakat bilinçsiz sistemlerde bu amacın olamayacağını zannedip, Tanrıya yöneliyorsunuz.

  • Basit bir örnek, okyanus tabanında tektonik bir hareketlenme olur ve tsunami baş gösterir. Gider bir ülke kıyılarını vurur. Binlerce cana mal olur bu. Soruyorum : Tsunaminin amacı nedir?
Yoktur... Olmayıca tanrıya sarılıp, Tanrının bir amacı var demektesiniz. Hergün o Tanrıyı, o kıyılarda ölen insanlar yüzünden, çocuk katili, soysuz, aşağılık birşey olmakla suçladığınızın bile farkında değilsiniz.

Teleojik (ereksel amaçsal) çıkmazdan kurtulmanız dileği ile.

Esen Kalınız.

Natürelist 14-02-2012 19:41

"Amac" paradoksal bir kavramdir,

" İki sey sonsuzdur; İnsanoglunun aptalligi ve evren. Fakat ikincisinden emin degilim (Einstein)

Yada söyle sormak lazim; evrene bir amac gereklimidir? veya evrenin herhangi bir amaca ihtiyaci var mı? Bir amaci olmadan kolayca var olamazmi?


Amacin ilk olarak gerceklesmesi, nicin gereklidir? ve gerceklesmesinde amaclanan nedir? Amaclar daki amac nedir?


Amac'a inanilmasi anlamsiz dir,ayni zamanda memnuniyetsizligin aciliarin kötülüklerin bulunduguna insanlar bir anlam veremedikleri gibi, bunun "amac" da yanit aramalirinin ana nedenlerinden biriridir. Eger hersey "amac"da aranilacaksa o zaman sunu da sormak gerekiyor; Tanrinin amaci neydi? sorusunu dogurur, Tanrinin "amaci" var ise, nasil olurda tanriya amac gerekir?! ve "amaci"nin amaci olmasindaki "amac" nedir ve bu böyle uzar gider.... Ve karsimiza paradoksal bir kavram cikar, simdi gelin de isin icinden cikiniz bakalim.

Saygilar

vartor 14-02-2012 19:55

Bir de senin gibi dusuneyim bakayim oluyor mu? Hmm allah her zaman vardi, aman insanlar yapayim da benim ne buyuk oldugumu anlasin bana kulluk yapsin diye dusundu, ol dedi ve oldu. Ne kadar basit ve anlasilmasi kolay degil mi? Cook mantikli. Iste bu kolayciligi birakamadigin icin simdi oldugun yerdesin. Evet, zaman takintim var, kabul ediyorum. Ol dedi oldu diye dusunmeyen herkeste de var. Sizin inciniza ters duser zaman, ilk tek hucrelilerden cok hucreliye dogru evrimlesme ol denince olmuyor;Dunyada hakim olan bitki ve hayvan ortusunun de bir gunde degismedigini anlamak zor degil makul dusunebilen icin. Milyarlarca seneden bahsediyoruz, saymaya baslasan 1den baslayarak, omrun yetmez. sizlerin yanilgisi, evrim teorisini de bir tanri gibi dusunuldugunu zannetmeniz.
Tesaduflere gelince: Var olusun bile buyuk bir tesaduf; milyonlarca spermden bir tanesi olgunlasmis yumurtanin yumurtaliktan ilerlemsiyle karsilasiyor, ve sen var oluyorsun. En az bes milyon kardes spermin heba oluyor sen keyifle yasama baslarken.
Sunu bir kendine sor.
Tanri herseyi insan icin yarattiysa, 500 milyon sene oncesindeki gibi neden degiliz? Hata neden o zamanlarda bizler yokuz?
canli turleri neden farkli?

Koskoca dinozorlara ne oldu? ensest iliskiye mi basladilar yoksa?
Daha yuzlerce, binlerce sorular sorabilirsin bir kurtulsan zincirlerinden, ama once bir uyanman lazim.

bozok6666 14-02-2012 20:17

Alıntı:

milyonlarca spermden bir tanesi olgunlasmis yumurtanin yumurtaliktan ilerlemsiyle karsilasiyor, ve sen var oluyorsun. En az bes milyon kardes spermin heba oluyor sen keyifle yasama baslarken.
Neden milyonlarca sipermden sadece 25 30 tanesi yumurtaya ulaşabiliyor tesadüfmü amaçsızmı bu olanlar.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:58 .