Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Lat Menat ve Uzza melek mi? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17428)

andora 16-03-2010 12:57

Lat Menat ve Uzza melek mi?
 
"Rabbiniz, erkek çocukları sizin için ayırdı da, kendisi meleklerden kız çocuklar mı edindi? Doğrusu siz büyük söz söylüyorsunuz."
Kuran İsra 40. ayet

Allah kız çocuğu edinmeyi küçüklük olarak görür. Erkek çocuğu onun katında daha değerli olduğu ayette anlaşılıyor.

"Allah meleklerden kız çocuklar mı edindi" 7. yy'da pagan araplarca melek olarak inanılan Lat, Menat ve Uzza Allah'ın kızları olarak biliniyordu. Allah ayette Lat, Menat ve Uzza'yı melek olarak kabul ediliyor. Bu ayetin devamında Lat Menat ve Uzza'nın melek olmadığını da söylemiyor.


........................
- Erkek çocukları sizin için ayırdı da, kendisi meleklerden kız çocuklar mı edindi?
- Erkek çocukları sizin için ayırdı da, kendisi kız çocuklar mı edindi?
.........................

Gerçekten de Lat Menat ve Uzza melek mi? Yoksa Kuran ayeti pagan mı?


.

barudi 16-03-2010 14:46

Alıntı:

andra´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 294430)
Allah ayette Lat, Menat ve Uzza'yı melek olarak kabul ediliyor. Bu ayetin devamında Lat Menat ve Uzza'nın melek olmadığını da söylemiyor.

Neden ayeti yarım alıntılayıp kafa kurcalamak için bir başlık açma gereği hissettin? Aynı ayetin devamında "Siz gerçekten çok ağır; son derece küstahça bir söz söylüyorsunuz." buyurulmuyor mu?

"Rabbiniz oğulları size ayırdı da kendisi meleklerden kızlar mı edindi? Siz gerçekten çok ağır; son derece küstahça bir söz söylüyorsunuz."

Kim kabul ediyormuş meleklerden kız edindiğini? Eğer Allah kendisi kabul ediyorsa akabindeki 41 ayet kime yönelik? Daha neyin açıklmasını bekliyorsun ki?

"Kâfirler öğüt alıp, akıllarını başlarına toplasınlar diye bu Kur'an'da çeşitli uyarı yöntemleri kullandık. Fakat bu farklı uyarılar onların gerçekten daha da uzaklaşmalarından başka bir şeye yaramamıştır."

nogada 16-03-2010 15:08

Sayın Barudi ilk defamı tanık oluyorsunuz,bu gibi teşebbüslere...

Yani Kuran'dan bir ayet cımbızlayıp,önüne yada arkasına bakmadan,tamamını bilmeden yada bilerek göstermeden o ayeti yalanlatmak çabaları burada her zaman gördüğümüz örneklerdendir.

Ayrıca kendini İSLAM alimi sanan ama hep tek gözle oalya yaklaşan insanların yorumlarına yabancı olmamanız gerekir.

Selametle...

andora 16-03-2010 16:35

(Çelişkili olduğumun bilincindeyim. ayet açık ve net)
Ben bir 7. yy paganı olarak istediğim cevapları net alamıyorum bu ayette. Buradaki üstü kapalı melekler kimlerdir, nedir?

"Rabbiniz oğulları size ayırdı da kendisi meleklerden kızlar mı edindi? Siz gerçekten çok ağır; son derece küstahça bir söz söylüyorsunuz."

Khaos 16-03-2010 17:44

sevgili andra
bu meseleyi garanik vakası (şeytan ayetleri) ile hareketlendirebilirsin.
bu haliyle biraz eksik. benim formasyon alanıma pek girmediği için söyleyebileceklerim bundan ibaret.

andora 16-03-2010 18:48

Bana Allah tarafından vahiy gelmeye başladı. (anarchist in siparişi üzerine)

"Biz herhangi bir âyetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur, yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah’ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin?
Bakara 106


Putperestlere sor: Kızlar Rabbinin de erkekler onların mı?
Yoksa biz melekleri onların gözü önünde kız olarak mı yarattık?
Dikkat edin, kesinlikle yalan uydurup söylüyorlar ki;
Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Allah, kızları oğullara tercih mi etmiş!
Saffat 147

AhbAp 16-03-2010 19:47

Al-Lat, ay tanrısı Al-İlah'ın kızlarından biriydi. Al-Lat, Sümer'in tanrıçalarından biri olan İnanna'nın versiyonlarından biridir ve Aşk ve Bereket Tanrıçası (aynı zamanda Savaş Tanrıçası ve Kutsal Fahişe olan) İnanna, ay tanrısı Nanna'nın kızıydı. Zincirleme etkileşim bu konuda da sürmektedir.

Sümer'de Ay Tanrısı Nanna'nın tapınağında hilal sembolü bulunurdu (ayrıntılar için Muazzez İlmiye Çığ'ın kitaplarına bakılabilir). Bugün cami minarelerinin tepesinde hilal bulunması, bunun bir devamı olarak düşünülüyor. Yani bugün camilerde günde 5 vakit, Arap Paganlarının Ay Tanrısına methiyeler düzülüyor.

Sümer'in diğer etkilerinin ne olduğunu, Sümer Dini'nin Serüveni - Gönül Tekin'e Saygıyla... başlığında ele almaya çalışmıştım.

AhbAp 16-03-2010 19:53

Ayrıca, konuyla ilgili Şeytan Ayetleri'ni hatırlamakta fayda var. Kuran'daki En İlginç Hikaye: Şeytan başlığından bir bölümü buraya almak isterim:

Alıntı:

AhbAp´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 245768)
İslam öncesi Arabistan’ında putperestlik inancı hâkimdir. Araplar, Kâbede bulunan 360 adet puta tapmaktadırlar. Bu putlardan en yükseği ve en güçlüsü olarak ay tanrısını görülmekte, ona Al-İlah olarak hitap edilmekte ve inananları tarafından eller iki yana açılıp dua edilmek suretiyle ibadet edilmektedir. Ay tanrısı olan Al-İlah erkek bir tanrıdır ve Güneş Tanrıçası ile evlidir. Bu tanrı-tanrıça çiftinin Al-Lat, Al-Uzzat ve Al-Menat isimlerinde üç kızları vardır. İslamiyet ile beraber Al-İlah adı Allah olarak değiştirilmiştir (Meryem 65: (Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu halde, O’na ibadet et ve O’na ibadet etmekte sabırlı ol. Hiç O’nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?). Muhammed böylece Al-İlah’ı tek tanrı olarak ilan etmiş, diğer putlara tapınmayı yasaklamıştır. İslamiyet öncesi bu pagan dininde de Ramazan dedikleri ayda bir ay oruç tutma, Kâbenin etrafında yedi kere dönme, “Kara Taş”ı (Hacerül Esved) kutsal sayıp öpme, günde dört veya beş vakit namaz (salat) kılma, şeytan taşlama ve burna su çekme, elleri dirseği kadar yıkama suretiyle abdest alma gibi bugünkü inanca tamamen benzeyen uygulamalar vardır. Halifelerden Ömer’in, Hacerül Esved hakkında “Resülullahın seni öptüğünü görmeseydim, asla öpmezdim” dediği bilinmektedir.

Bu bilginin bu şekilde verilmesinden sonra, artık “Şeytan Ayetleri” konusunun anlaşılması daha kolay olacaktır. Bu konu da kısaca anlatılmak istenirse:

“Gördünüz mü Lat’ı, Uzza’yı, Menat’ı; işte bunlar yüce turnalardır, şefaatleri elbette ki umulur.” İşte her şey, Muhammed’in ağzından çıkan bu cümle ile başlar. Buhari ve Tirmizi gibi hadis kaynaklarına göre, Muhammed, Mekke’de Necm suresini okurken bu sözü söyleyerek secde eder ve onunla birlikte yaşlı biri hariç, orada bulunan tüm Müslümanlar ve putperestler secde ederler. Süyuti ve İbn Hacer gibi diğer hadis kaynaklarına göre ise olay şöyle gelişir: Muhammed, Mekke’de Necm suresini okurken “Lat’ı, Uzza’yı ve bir öteki, üçüncü put olan Menat’ı gördünüz mü?” denilen bölüme gelir, işte tam burada şeytan, Muhammed’e “İşte bunlar yüce turnalardır. Şefaatleri de elbette ki umulur” dedirtir. Orada bulunan putperestler “Muhammed daha önce değil, bugün tanrıçalarımızı iyi sözlerle andı!” derler (ilk hadiste, “putperestler neden Muhammed ile birlikte secde etsinler ki” sorusunun cevabı da burada yatar, çünkü putperestlerin tanrıçalarının adı anılmıştır).

Allah, Muhammed’in imdadına hemen yetişir:

Hac 52-54: Senden önce hiçbir resul ve nebi göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, ayetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri katı olanlara bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Hiç şüphesiz ki o zalimler, derin bir ayrılık içindedirler. Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar, onun, Rabbinden gelen hak olduğunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygı duysun diye Allah böyle yapar. Hiç şüphe yok ki Allah, iman edenleri doğru yola iletir.

Bu büyük gaftan bile Muhammed’in üç ayetle nasıl sıyrıldığı gözden kaçmamalıdır, olayı kâfirlere bir imtihan, Müslümanlara da bir iman meselesi haline getirmiştir. Böylece bu ayetlerden, şeytanın vesvesesi sayesinde Kuran’a “Şeytan Ayetleri”ni soktuğu, ancak sonrasında Allah’ın (Cebrail aracılığıyla) bu vesveseyi gidererek ayetlerini sağlamlaştırdığı anlaşılmaktadır. Elbette, bir peygamberin herhangi bir vesveseye kapılması kabul edilemez; bir an için vesveseye kapılabileceği kabul edilebilse bile, bu vesvesenin “Allah’a ortak koşmak” olması son derece çarpıcı değil midir? Herhalde Muhammed, bir öz eleştiri yapmak ve kafası karışan insanları yatıştırmak ihtiyacı hissetmiştir ki, şu ayetler de kendisine inmiştir(!):

İsra 73-75: Onlar, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı uydurman için az kalsın seni ondan şaşırtacaklardı. (Eğer böyle yapabilselerdi) işte o zaman seni dost edinirlerdi. Eğer biz sana sebat vermiş olmasaydık, az kalsın onlara biraz meyledecektin. İşte o zaman sana, hayatın da, ölümün de katmerli acılarını tattırırdık. Sonra bize karşı kendine hiçbir yardımcı bulamazdın.

Demek ki Muhammed, söz konusu vesveseden, yoldan şaşmadan, inanmayanlarla dost olmadan, onlara meyletmeden, hayatın ve ölümün katmerli acılarından Allah’ın verdiği sebat ile kurtulmuştur. Yani Allah sebat vermeseydi, Muhammed yoldan çıkacaktı gibi bir durum anlaşılıyor. Allah’ın bu sözlerinden bu sonuç çıktığına göre, peygamber kadar üstün ve bilge olmayan insanların ne denli ciddi bir tehlike içinde olduklarını görmemek imkânsızdır. Allah’ın insanları sınarken, onları kendi kaderlerine bıraktığı iddiası burada sarsılıyor veya öteki açıdan bakılırsa, vesveseye kapılan insanlara sebat verilmemesi hususuyla bir eşitsizlik durumu yaratılıyor. Bu konu sayesinde de, peygambere vesvese vererek, Kuran’a kendi ayetlerini sokarak ve bunlarla Allah’ı, ayetleri düzeltip sağlamlaştırmak zorunda bıraktırarak, şeytanın, hiç de akılsız ve güçsüz bir varlık olmadığı kanıtlamış oluyor. O halde, Âdem’in yaratılışına saygı duymaması, Allah katından kovulması ve Allah’tan korka korka bu görevine devam etmesi, son derece ilginçtir.

Bir o kadar dikkate değer olan diğer konu ise, Muhammed’in Lat, Uzza ve Menat’ı övdüğü zamanın, İslam’ın henüz yayılmadığı, Mekke’de Muhammed ile alay edildiği ve dolayısıyla Muhammed’in oldukça yalnız ve sıkıntılı olduğu bir döneme denk gelmesidir. Muhammed, sonraları bu durumdan pişmanlık duymuş ve bu kötü durumdan, “Bana bunları şeytan söylettirdi” diyerek kurtulmaya çalışmıştır.


cin 16-03-2010 23:23

Her taşın altından bir kutsal " Ay Dede " çıkmaya devam ediyor, azıcık aklı olan bir insanın bunlardan alması gereken çok ders vardır ama insanın kalbinde hastalık belirtisi olunca nato mermer nato kafa :)

opeth 23-01-2012 23:54

lat ve uzza melek olarak görülürdü onlar allahın kızları idi ve şefaat etmeleri için onlara dua edilirdi. yani allaha yakınlaşmaktı amaç

ZÜMER 3. Dikkat et, hâlis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: Onlara, bizi sadece Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez.

onlar gitti ama kabe ve hacerul esved kaldı.onlara el sürenler şefaat isteyenler müşrik sayıldı ve öldürüldü. ama hacerul esved taşından yardım isteme kaldı.

“Şüphesiz Allah kıyamet günü Haceru’l-esvedi -gören iki gözü, konuşan bir dili olduğu halde (mahşer meydanına) gönderir; o da kendisini hakkıyla selamlayanların lehinde (şefaat değil) şehadet/şahitlik yapar.“(Kenzu’l-Ummal, h. no:34748).

“Haceru’l-esved Allah’ın sağıdır/sağ elidir, bu taşa el süren kimse, Allah’a isyan etmeyeceğine dair biat etmiş/söz vermiş olur”(bk. Kenzu’l-ummal, h. no: 34744)

Natürelist 24-01-2012 06:38

Alıntı:

opeth´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 428920)

onlar gitti ama kabe ve hacerul esved kaldı.onlara el sürenler şefaat isteyenler müşrik sayıldı ve öldürüldü. ama hacerul esved taşından yardım isteme kaldı.


Biraz eksik kalmis, izin verirseniz onu da ben tamamlayayim, miras olarak yalnizca kabe, hacerul esved degil

al-ilah (lillah) = "allah" da kaldi.

Ayrica putperestlerin ibadet rituelleri olan namaz, hac, kurban, sünnet, taki ve tütsü büyüler, siirler, ilahiler, telbiyeler, ayinler, sembol ve dövmeler de kalmistir.

Putperestlerin namaz kildigi kuran'da da gecer;

Enfâl / 35
Kabe'deki tapınmaları sadece ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. İnkarınıza karşılık artık azabı tadın.

Islamdan dan önce putperestlerin "allah"a taptiklari da kuran da gecer;

Mâide / 76
(Ey Muhammed!) De ki: “Allah’ı bırakıp da, sizin için ne bir zarara ne de bir yarara gücü yeten şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”

...........“Allah’ı bırakıp da"!............


Demekki acikca putperestler de islamdan cok önceleri "allah"a tapiyorlarmis. Yani bir put'a
llâh = اللَّ

Bu nasil tanri'ridir ki, putlarin yuvasi olan bir yeri kendine mekan seciyor? dünyada baska yermi bulamamis kendine, bula bula tam da putlar ile kirletilmis kabe'yi mi bulmus. Sonra da beni birakip nereye gidiyorsunuz diyerek ........sizin için ne bir zarara ne de bir yarara gücü yeten şeylere mi tapıyorsunuz?....... yakinip ortak olmamalarini istiyor ve bana tapiniz diye dayatiyor ve tehdidler savuruyor! hani her sey onun elindeydi, istedigini dogru yola istedigini saptirir?!

ne oldu da birden bire, allah'in gücü bura da islemiyor?! sonra da kizarak cezalandiracagim onlari?!

Yüce olan bir tanri icin, (varsa tabii) kendisini böyle seviyesiz yerlere neden düsürüyor?!

Ayrica her seyi önceden bilen bir tanr icin, soru sormasi da cok garip! ...........sizin için ne bir zarara ne de bir yarara gücü yeten şeylere mi tapıyorsunuz?....... tanri nasil olurda bunu bilemez de? muhammed'e sordurtturuyor?!



opeth 24-01-2012 12:50

muhammed kuranın ilk ayetlerinde rab ve rahman kelimesini çok kullanır (yemende tanrıya rahman denirdi) fakat rahman ismi tepki aldı biz rahmana secde etmeyiz dedeiler bunun üzerine muhammed allah ismine döndü. ve bir uzlaşı yaptı.

17/110. De ki: "(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur." Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi ortası bir yol tut.

knowledgetowisdom 25-02-2014 16:09

bu konu hakkında ateistlerle anlaşma ihtimali var da sanırım çoğu müslümanla veya başka bir kitaplı din mensubu ile çok zor.

Biraz daha açıklamalı olduğu için muhammed esed çevirisinden alıntlıyorum:

bakara 213: BÜTÜN İNSANLIK bir zamanlar bir tek topluluktu; [sonra ihtilafa düşmeye başladılar], bunun üzerine Allah, müjdeci ve uyarıcı olarak peygamberler gönderdi ve onlar aracılığıyla hakikati ortaya seren vahiy(ler) bahşetti ki bununla insanların farklı görüşler edinmeye başladıkları her konuda karar verilebilsin. Buna rağmen, kendilerine hakikatin bütün kanıtları geldikten sonra aralarındaki kıskançlıktan dolayı onun anlamı hakkında ihtilafa düşenler bizzat bu [vahy]in tevdî edildiği aynı insanlardı. Ancak Allah, inananları, kendi iradesiyle, üzerinde ihtilafa düştükleri hakikate sevk etti; çünkü Allah, [ulaşmak] isteyeni doğru yola ulaştırır.

Ayetten anlıyoruz ki:


1- İnsanlar tek bir toplulukmuş...
2- ve sonra aralarında ihtilafa düşmeye başlamışlar. ( muhtemelen sayıları arttıkça)
---------------------------------------------
buraya kadar herhangi bir dinden veya peygamberden bahsediliyor mu? hayır..
----------------------------------------------
3-sonra nebiler ( peygamberler) ile onlara karar verebilmeleri için mesajını gönderdi
4-insanlar kendi çıkarları için o mesajı bozdu,çarpıttı..
5- Sonra Allah kendi izniyle, inananları, üzerinde tartışmaya girdikleri gerçeğe tekrar ulaştırdı.


...........

yani olay şu din bu din meselesi değil.... mesaj hep aynı mesaj.... insanların tavrı hep aynı tavır....bu bir döngü...

onun için arkeolojik bulgularda, tarihsel bulgularda vs.. ortak argümanlara rastlıyoruz..

bunu "kuran eski dinlerden bilgi almış" diye okumak kuranın bizlere söylediği, bu yazıda ifade ettiğim bu kurani hakikati es geçmektir;üstünü örtmektir.





NAHL 16/36.
Andolsun ki; her ümmete: Allah’a ibadet edin ve putlardan kaçının, diye peygamberler göndermişizdir. Allah, içlerinden kimini hidayete erdirdi. Kimi de sapıklığı hak etti.Şimdi yeryüzünde gezin de; peygamberleri yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün. (İbn Kesir çevirisi)



-burada yeryüzünde gezmek ne demek?
-burada yaratıcı'nın nazarından bakıldığı için "peygamberleri yalanlayanların sonunu" görmek için ifadesi kullanılıyor fakat biz bunu "insanlık tarihi" olarak anlarsak sanırım yanlış anlamış da olmayız...
-insanlık tarihini anlamak için tarihle, arkeolojiyle vs. vs. bilimlerle uğraşmak...

ŞÖyle bir soru sorulabilir: "dediniz ki bir ilk başta bir müddet peygamber gönderilmemiş o zaman o kısmı araştırmayacak mıyız?"

hemen cevap:

Ankebut (29) Suresi 20. Ayet:

“De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır.” Gerçekten Allah her şeye kadirdir.”

esas soru:

Allah'ın son mesajı'nı insanlar çarpıttı mı? Ne kadar çarpıttı? o çarpıtılmış olanlar hangileri?

haydi takva sahibi! müslümanlar, bu soruya birlikte cevap arayalım...

mrdragon 26-02-2014 00:43

Alıntı:

knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 512376)
bu konu hakkında ateistlerle anlaşma ihtimali var da sanırım çoğu müslümanla veya başka bir kitaplı din mensubu ile çok zor.

Biraz daha açıklamalı olduğu için muhammed esed çevirisinden alıntlıyorum:

bakara 213: BÜTÜN İNSANLIK bir zamanlar bir tek topluluktu; [sonra ihtilafa düşmeye başladılar], bunun üzerine Allah, müjdeci ve uyarıcı olarak peygamberler gönderdi ve onlar aracılığıyla hakikati ortaya seren vahiy(ler) bahşetti ki bununla insanların farklı görüşler edinmeye başladıkları her konuda karar verilebilsin. Buna rağmen, kendilerine hakikatin bütün kanıtları geldikten sonra aralarındaki kıskançlıktan dolayı onun anlamı hakkında ihtilafa düşenler bizzat bu [vahy]in tevdî edildiği aynı insanlardı. Ancak Allah, inananları, kendi iradesiyle, üzerinde ihtilafa düştükleri hakikate sevk etti; çünkü Allah, [ulaşmak] isteyeni doğru yola ulaştırır.

Ayetten anlıyoruz ki:


1- İnsanlar tek bir toplulukmuş...
2- ve sonra aralarında ihtilafa düşmeye başlamışlar. ( muhtemelen sayıları arttıkça)
---------------------------------------------
buraya kadar herhangi bir dinden veya peygamberden bahsediliyor mu? hayır..
----------------------------------------------
3-sonra nebiler ( peygamberler) ile onlara karar verebilmeleri için mesajını gönderdi
4-insanlar kendi çıkarları için o mesajı bozdu,çarpıttı..
5- Sonra Allah kendi izniyle, inananları, üzerinde tartışmaya girdikleri gerçeğe tekrar ulaştırdı.


...........

yani olay şu din bu din meselesi değil.... mesaj hep aynı mesaj.... insanların tavrı hep aynı tavır....bu bir döngü...

onun için arkeolojik bulgularda, tarihsel bulgularda vs.. ortak argümanlara rastlıyoruz..

bunu "kuran eski dinlerden bilgi almış" diye okumak kuranın bizlere söylediği, bu yazıda ifade ettiğim bu kurani hakikati es geçmektir;üstünü örtmektir.

Pardon ama;

Öncelikle ilk insan peygambermiydi değilmiydi? Adem kurana göre peygamber, ister ilk insan diye kabul edin ister bilinçli ilk insan fark etmez. Yani tek ümmet olanlar Adem peygamberin soyundan gelenler hali ile(kuran tabanında böyle)

Sayıları arttı, dilleri karıştı fikir ayrılıkları oldu, kıtalara ayrıldı, renkleri, düşünceleri değişti hepsini anladık. Peki nebiler?

Yani elin azteclisinin elinde kutsal bir kitap yok, 4 nesil sonrası konuya yabancı onun günahı ne? Ona güneş tanrı diye öğretilmişse eleman ne yapsın?

Sahi hangi insanlar bunlar? onca tarihsel süreçte atlanan o kadar uygarlık var ki...

Tarihsel süreçte azizim, Allah'ın anlattığını varsaydığınız hikayelerine de, hayali peygamberlerine de, ve önceki insanların ona işaret edecek inançlarına da rastlamıyoruz. Mısır hakkında o kadar bilgimiz var, sümerlerin inançlarını ve tonla yazılı metinlerini inceliyoruz, üzgünüz yine de hayali tanrı ve peygamberlerinden ize rastlamıyoruz. Rastlarsanız haberimiz olsun.

Sizin tanrı hikayeleriniz elinizdeki kaynak ile sınırlıdır arkeolojik destekleri yoktur.



Alıntı:

knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 512376)
NAHL 16/36.
Andolsun ki; her ümmete: Allah'a ibadet edin ve putlardan kaçının, diye peygamberler göndermişizdir. Allah, içlerinden kimini hidayete erdirdi. Kimi de sapıklığı hak etti.Şimdi yeryüzünde gezin de; peygamberleri yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün. (İbn Kesir çevirisi)



-burada yeryüzünde gezmek ne demek?
-burada yaratıcı'nın nazarından bakıldığı için "peygamberleri yalanlayanların sonunu" görmek için ifadesi kullanılıyor fakat biz bunu "insanlık tarihi" olarak anlarsak sanırım yanlış anlamış da olmayız...
-insanlık tarihini anlamak için tarihle, arkeolojiyle vs. vs. bilimlerle uğraşmak...

ŞÖyle bir soru sorulabilir: "dediniz ki bir ilk başta bir müddet peygamber gönderilmemiş o zaman o kısmı araştırmayacak mıyız?"

hemen cevap:

Ankebut (29) Suresi 20. Ayet:

"De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır." Gerçekten Allah her şeye kadirdir."

esas soru:

Allah'ın son mesajı'nı insanlar çarpıttı mı? Ne kadar çarpıttı? o çarpıtılmış olanlar hangileri?

haydi takva sahibi! müslümanlar, bu soruya birlikte cevap arayalım...


Biz bunu insanlık tarihi olarak algılarsak, peygamberleri yalanlayanları göremeyiz. Siz görebiliyor musunuz?

Söylediğim gibi, kutsal kitapların hikayelerini bulamıyoruz. Buna karşın nice doğal afet ve ölüm senaryosunu buluyoruz. İmanlı imansız üzerlerinde imza da yok. Dersiniz ki, inançlarını okuyorsunuz güneşe tapıyorlardı. Evet okuyoruz da, onca metinde Allah'ın izi yok elemanlar ne yapsın? Oysa imanlılar da nice felaket yaşıyor yoksa onlar da mı peygamberlerini yalanlıyorlardı? Belki de o dönemde tanrı kitap yazarlığına soyunmamıştır değil mi?

Her zamanki tanrı teknolojisi iş başında, bir insanın dilinden kelime dökmeye muhtaç tanrı.....

Tanrının mesajını insanlar çarpıttı mı? Bilmem arayıp soralım mı? Haydi takva sahipleri bir araya toplanın tüm kalbiniz ve yüreğiniz ile tanrıdan cevap isteyin. Ben size söyleyim aradığınız numaraya ulaşılamıyor. Hatalı arama mesajı ile karşılaşacaksınız. Yine de hayallerinizdeki tanrıya sarılıp en doğru mesajı ben aldım diyerek, bir kitabın size uyan ayetlerini kafanızda dilediğiniz gibi şekillendireceksiniz. Tıpkı, hristiyanın, yahudinin, budistin aklınıza gelecek her inançlının yaptığı gibi, kişiye özel şekillen kitap tanrısı.

knowledgetowisdom 26-02-2014 01:02

Alıntı:

Pardon ama;

Öncelikle ilk insan peygambermiydi değilmiydi? Adem kurana göre peygamber, ister ilk insan diye kabul edin ister bilinçli ilk insan fark etmez. Yani tek ümmet olanlar Adem peygamberin soyundan gelenler hali ile(kuran tabanında böyle)
Enam 38: Yeryüzünde hiç bir canlı ve iki kanadıyla uçan hiç bir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler olmasın. (ümmet= tür )

Ümmet = dini bişey çevirisinden öncelikle bir kurtulun..Eski Arapça kitaplara bakın ümmet neler demekmiş?

Alıntı:

Peki nebiler?

Yani elin azteclisinin elinde kutsal bir kitap yok, 4 nesil sonrası konuya yabancı onun günahı ne? Ona güneş tanrı diye öğretilmişse eleman ne yapsın?

Sahi hangi insanlar bunlar? onca tarihsel süreçte atlanan o kadar uygarlık var ki...

Tarihsel süreçte azizim, Allah'ın anlattığını varsaydığınız hikayelerine de, hayali peygamberlerine de, ve önceki insanların ona işaret edecek inançlarına da rastlamıyoruz. Mısır hakkında o kadar bilgimiz var, sümerlerin inançlarını ve tonla yazılı metinlerini inceliyoruz, üzgünüz yine de hayali tanrı ve peygamberlerinden ize rastlamıyoruz. Rastlarsanız haberimiz olsun.

Sizin tanrı hikayeleriniz elinizdeki kaynak ile sınırlıdır arkeolojik destekleri yoktur.
Pardon ama, ben yine bu sitede gördüm yok falanca uygarlıktaki heykeller namaz kılan insan figürüne benziyormuş namaz oradan aparılmış yok filan filan... Şimdi de böyle mi oluyor... İşinize gelince eski uygarlıklar kuranı çürütmeye delil; işinize gelince değil...

Yunan mitolojisindeki "tanrılar" argümanının nereden biliyoruz "melekler" olmadığını?

Ayrıca bu konudaki arkeolojik bulgular bitti mi?

Alıntı:

Biz bunu insanlık tarihi olarak algılarsak, peygamberleri yalanlayanları göremeyiz. Siz görebiliyor musunuz?

Söylediğim gibi, kutsal kitapların hikayelerini bulamıyoruz. Buna karşın nice doğal afet ve ölüm senaryosunu buluyoruz. İmanlı imansız üzerlerinde imza da yok. Dersiniz ki, inançlarını okuyorsunuz güneşe tapıyorlardı. Evet okuyoruz da, onca metinde Allah'ın izi yok elemanlar ne yapsın? Oysa imanlılar da nice felaket yaşıyor yoksa onlar da mı peygamberlerini yalanlıyorlardı? Belki de o dönemde tanrı kitap yazarlığına soyunmamıştır değil mi?

Her zamanki tanrı teknolojisi iş başında, bir insanın dilinden kelime dökmeye muhtaç tanrı.....

Tanrının mesajını insanlar çarpıttı mı? Bilmem arayıp soralım mı? Haydi takva sahipleri bir araya toplanın tüm kalbiniz ve yüreğiniz ile tanrıdan cevap isteyin. Ben size söyleyim aradığınız numaraya ulaşılamıyor. Hatalı arama mesajı ile karşılaşacaksınız. Yine de hayallerinizdeki tanrıya sarılıp en doğru mesajı ben aldım diyerek, bir kitabın size uyan ayetlerini kafanızda dilediğiniz gibi şekillendireceksiniz. Tıpkı, hristiyanın, yahudinin, budistin aklınıza gelecek her inançlının yaptığı gibi, kişiye özel şekillen kitap tanrısı.
Böyle anlamanıza engel olmaya çalıştım ama olamadım.

Ama söylemlerinizden anlamaya da yanaşmayacağınız aşikar...

Böyle anlamanızda tabi biz müslümanların da suçu var...

Bu ayeti hiç böyle anlamadık.. Bugün cemaat denen kendini din! yoluna adamış kutsal örgüt acaba kaç tane arkeolog yetiştirmeyi hedefledi?

Cübbeli bir zat acaba bir kere "ey cemaat arkeoloji ile uğraşın" dedi mi?

Kendini evrimin reddine adayarak dine hizmet ettiğini sanan ve Allah'ın emrini görmezden gelen insanlar var..

Oturup "bu kuranda yazıyordu" diye mucize avcılığı yapan bir ton insan var...

mrdragon 26-02-2014 02:00

Alıntı:

knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 512427)
Enam 38: Yeryüzünde hiç bir canlı ve iki kanadıyla uçan hiç bir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler olmasın. (ümmet= tür )

Ümmet = dini bişey çevirisinden öncelikle bir kurtulun..Eski Arapça kitaplara bakın ümmet neler demekmiş?

Dikkat edin, ademi dilerseniz, sonradan bilinçlenmiş diye kabul edin kısacası evrime ulaşın diyerek söze girdim. Algıda seçicilik neyi neden kullandığınızı görebildiğimden o bir göndermeydi. Nüansı anlamadınız sadece değişen herhangi birşey olmaz üzerineydi.

Yoksa kuran üzerinden 5-6 ayet ile evrimi desteklesenizde kuran'ın bütünselliğine aykırıdır o tartışmaya girmedim. Sonuç itibari ile ümmet yerine göre tür yerine göre topluluk ama sen ne istersen kafana göre onu seç modunda kullanılmaz değil mi ama. Rabbinin huzurunda toplanacaklar diye devam ediyor ayet. Aslında o ayetin yeri de orası olmamalı da neyse )

Peygamberlere gönderme yaptığım içindir ki bilnci ademe endeksledim, kuş türlerine değil. Hali ile insanlık tek bir toplulukken peygamberlerin sonra zikredilmesi, üzerinden yol aldık.

Alıntı:

Pardon ama, ben yine bu sitede gördüm yok falanca uygarlıktaki heykeller namaz kılan insan figürüne benziyormuş namaz oradan aparılmış yok filan filan... Şimdi de böyle mi oluyor... İşinize gelince eski uygarlıklar kuranı çürütmeye delil; işinize gelince değil...

Yunan mitolojisindeki "tanrılar" argümanının nereden biliyoruz "melekler" olmadığını?

Ayrıca bu konudaki arkeolojik bulgular bitti mi?
İbadetlerin benzediği tartışılmıyor. Şöyle bir yanılgı var. Ortadoğu tabanlı yakın dönem inançları arasında benzerlik had safhada. Peki neye işaret ediyor öyleyse mrdragon?

Kuran yakın, uzak dönem tonla hikaye anlatır ama, o bahsettiğiniz benzerliklere rağmen inançların merkezinde ne bir peygambere işaret edilir ne de sözde Allah'a bilmem anlatabildim mi? güneşe de taparlar garip tanrı tasvirlerine de ama ötesini görmezsiniz.

Arkeolojik bulgulara göre sonradan yazılma da değiller. Mesela mısır da tek tanrı miti de türedi ama ömrü fazla uzun sürmedi. Yine de o tek tanrı mitine ait yazıtlar elinizde var yine, tanrınız ile zerre örtüşmüyor.

Yani bunca kazı boyunca, tek bir veri elinize geçemiyor. Sanırım tanrının uzun süre unuttuğu bir dönemden bize yazılı metinler ulaşmış, ne diyelim tanrı peygamber sevdasından bir ara vazgeçip sonra gözlerini sadece bir merkeze odaklamış ve oradan acaba hangi erkeği peygamber ilan etsem diye kafayı iyece sulandırmış mı?



Alıntı:

Böyle anlamanıza engel olmaya çalıştım ama olamadım.

Ama söylemlerinizden anlamaya da yanaşmayacağınız aşikar...

Böyle anlamanızda tabi biz müslümanların da suçu var...

Bu ayeti hiç böyle anlamadık.. Bugün cemaat denen kendini din! yoluna adamış kutsal örgüt acaba kaç tane arkeolog yetiştirmeyi hedefledi?

Cübbeli bir zat acaba bir kere "ey cemaat arkeoloji ile uğraşın" dedi mi?

Kendini evrimin reddine adayarak dine hizmet ettiğini sanan ve Allah'ın emrini görmezden gelen insanlar var..

Oturup "bu kuranda yazıyordu" diye mucize avcılığı yapan bir ton insan var..
Bu sizin ya da cematin ya da müslümanların suçu değil, kuran'ın suçudur.

Bakın size mrdragon iki çift laf edecek;

Ey insanlar, kafatasınızın içindeki organın nimetlerinden sonuna kadar yararlanın, daha insanlık adına keşfedeceğiniz, geliştireceğiniz, nice şeyler var.

Her türlü sorunu çözümlemek adına düşünceler üretin, doğruyu arayın, güzelliği yakalayın her insanı sevin, sayın, saçma sapan inançlar peşinde koşmak yerine, vicdan ve aklınızın doğrultusunda insanlık adına hayatınızı yaşayın desem fazla kafa yorar mısınız?

Peki bu cemaatçiler neden böyleler?

İman ettiğiniz tanrı aşağıdaki denklemi içinde barındıran bir kitap yazarı modundaysa onlar ne yapsın?

Dönüş günü yakın hesabınız kesilecek, dünya fani, kulluk et, namaz kıl, şükret, sözlerim kanundur üstüne çıkma, herşeyin doğrusu bende, değiştirme, az karşılığa satma, ne dersem harfi harfine inan ve uygula. itaat et, hepsi tanrıdandır de, şeriatim adına cihad et.

Bence siz ateistler ile tartışacağınız yerde tüm gücünüzü, içinizdeki kuranı bu müslümanlara yaymaya adayın ama bilin ki, karşınızda yine tanrının yolundan gittiğini söyleyen müslümanlar olacak. Onlar sözlerini değil silahlarını konuşturacak ve gözlerini kırpmadan hayali tanrıları adına kafa almayı adetten sayacaklar..

upuaut 26-02-2014 16:32

Alıntı:

andora´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 294430)
"Rabbiniz, erkek çocukları sizin için ayırdı da, kendisi meleklerden kız çocuklar mı edindi? Doğrusu siz büyük söz söylüyorsunuz."
Kuran İsra 40. ayet

Allah kız çocuğu edinmeyi küçüklük olarak görür. Erkek çocuğu onun katında daha değerli olduğu ayette anlaşılıyor.

"Allah meleklerden kız çocuklar mı edindi" 7. yy'da pagan araplarca melek olarak inanılan Lat, Menat ve Uzza Allah'ın kızları olarak biliniyordu. Allah ayette Lat, Menat ve Uzza'yı melek olarak kabul ediliyor. Bu ayetin devamında Lat Menat ve Uzza'nın melek olmadığını da söylemiyor.


........................
- Erkek çocukları sizin için ayırdı da, kendisi meleklerden kız çocuklar mı edindi?
- Erkek çocukları sizin için ayırdı da, kendisi kız çocuklar mı edindi?
.........................

Gerçekten de Lat Menat ve Uzza melek mi? Yoksa Kuran ayeti pagan mı?


.

Öncelikle Kuran yazarlarının takiye alanında ustalaştıklarını ve buna göre hareket etmemiz gerektiğini bilelim. Yani Kuran yazarları Tevrat ve İncil'deki gibi olayları açık açık anlatmazlar. Onlar Kuran'daki kıssaları muğlak şekilde anlatarak beyin bulandırmaktan öteye geçemezler. Bu yüzden Kuran'daki birçok ayette geçen "Bunlar eskilerin masalları" ifadesi, Kuran yazarlarına karşı getirilen bir eleştiridir.

Şimdi geçelim Al Lat, Al Uzza ve Menat'ın İsra 40'a göre bir melek olup olmadığı konusuna.

Kuran yazarları burada da muğlak bir anlatımda bulunarak kafaları karıştırmışlardır. Çünkü İsra 40'tan meleklerin kimler olduğunu takip etmek mümkün değildir. Ama bu önemli değil. Önemli değil, çünkü onların muğlak anlatımla eksik bıraktıkları yerleri Tevrat ve İnciller'den takip edebiliyoruz.

Örneğin, Yahuda İncili'nde şöyle bir sahne geçer:

Alıntı:

Hükümdarlar ve Melekler

12 hükümdar 12 meleğe konuştu: "İzin verin, herbiriniz (52) (...) ve onlara izin verin (...) nesil ( - 1 satır eksik - ) melekler":

İlki Seth, "Mesih" diye çağırılan.
İkincisi Harmathoth, o ki (...)
Üçüncüsü Galila.
Dördüncüsü Yobel.
Beşincisi Adonaios.
Bunlar yeraltını yöneten beş idiler, ve ilk olarak tüm kaosun üzerinde.
Bu sahnedeki ilk iki meleğin bir zamanlar Eski Mısır'da "Tanrı" olarak anıldıkları ve onlara tapıldıklarını iyi biliriz. İlk melek, "Seth" Eski Mısır'da Tanrı Osiris'in kardeşidir. İkincisi, "Harmathoth" yine Eski Mısır'da Bilge Tanrı olarak bilinen "Thoth"tur. Yahuda İncili'ni yazanlar Gnostizm etkisiyle bu meleği "Harmathoth" olarak anmışlardır. Çünkü bu Tanrı Greklerdeki "Hermes" ile Eski Mısır'daki "Thoth"un "Hermes + Thoth" şeklindeki birleşimiyle anılmıştır. Herodot, "Tanrılar ve Krallar" bölümünde bu Tanrı'nın Eski Yunan'da bu şekilde anıldığını belirtir (M.Ö. 450 civarı). M.Ö. 3. y.y.'da yaşamış Grek muciti Archimedes muhtemelen Harmathoth'a tapıyordu!

Özetle, İnciller'de Tanrılar Melekler'e dönüştüğüne göre, Kuran'da da aynı şey neden olmasın? Çıkarımın doğru görünür!


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:18 .