![]() |
Hani nerde Allah?
Aslında benim hikayem pekte ilgi çekici değildir yada uzun uzun anlatılmaz.Basittir.
Lise 1 den beri Dini inançlarım yoktur,ben, dini sadece insanı sömürmek üzere kurulmuş yalanlar olarak algılarım.Bir çok insanın Din için öldürüldüğünü gördüğüm zaman kendi kendime dedim " Allah varsa neden bunları görmüyor?Nerede bu Allah nerede bu adaleti?" diye sormaya başladım ve sonunda bana takılmış kara gözlüklerden kurtulup aydınlığı gördüm.Üniversiteye başlayınca ise bu düşüncelerim daha çok pekişti.Ve halen de diyorum "Din insanı sömürmek amacı gütmüş , insana kara gözlükler takan yalanlar dolusu bir oyundur". diye |
Lütfen sus, senin bildiklerini başkaları bilmesin.
Din geçmişin siyaset aracıdır. toplumu yönetme kontrol etme.....Günümüz siyaseti için de aynı... ama değişim oluyor da yırtıyoruz paçayı. Muhammed için zamanın devrimcisi denir. ne kadar bilemem. ama kurduğu sistemi sorgulama, mantık üzerine kurmamış.Din üzerine kurmuş. Günümüzde zulm edenler dinin önde gidenleri, temsilcileridir. |
Alıntı:
Din namına yapılan fenalıkları dinin mahiyeti zatisi men etmiştir.. Allah hemen mi ceza versin o vakit kim kalır herkes mümin olur herkes mecburen cebir ile mümin olmuş olur.. serbest serbest olmaz... |
Alıntı:
illa birileri azap mı çeksin?? röno illa sen farklı mı olmak istiyorsun?? röno.... |
Alıntı:
neden iylik yaptın ? Çünkü iylik yapan yükseliyor işleri yolunda gidiyor neden kötülük yapmadın neden kızmadın köpürmedin.. kendini tuttun elini kaldırmadın.. çünkü kötülük yapanın cezası hemen veriyorlar işleri yolunda gitmiyor o zaman ne olur... herkes ölümden sonrası da İnanır herkes mümin olur herkes karşısındaki İnsanı insan olarak değil.. işleri yolunda gitsin diye kollar yoklar arar sorar demek ki UYAR ! sana iylik yapan seni sevdiğinden yapmıyor olur bunu çok iyi bilirsin |
Alıntı:
Sevgiden mi yapılıyor? Kur'an'da insan sevgisi bile zikredilmemişken insan sevgisi sebebiyle iyiliğin yüceliğine değinmek, dini bir emirmiş gibi telakki etmek neyin nesi? |
Alıntı:
biz buna sınav diyoruz canım kardesim...:) anlayamadıysan ac oku kuranı da ankebut 2 ne diyor gör... o kadar basit mi zannediyon sen iyiyle kötünün savaşını...kötüler yaşayacak iyiler ölecek...Allah nerde sorusunu geçin bir kere..böyle ateist olan varsa hakikaten acıyorum ona...kahkahayı basıyorum tabi bu arada...:) |
Alıntı:
Bilmediğimiz bir dildeki kitaptan sorumlu tutulduğumuz bir sınav. Öğretmeni 1400 yıl ölmüş bir derste anlatılanları 300 yıl sonra başkalarının naklettiği, o başkalarının da arasında ihtilaf bulunan bilgilerden hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu anlamak için müneccime ihtiyaç duyduğumuz herkesin de müneccimliğe soyunduğu bir sınav. Kitabı yazan, kitap ve öğretmen arasında organik bağ bulunan ve birinin varlığının ispatını diğerlerinin yaptığı, varlık ispatına yönelik bu kısır döngünün bu üçü arasında gidip gelip dışarı taşamadığı bir sınav. Açıklaması bulunamayan, mantık dışılığa sınav adı verilen böylelikle de herşeyin açıklandığı sanılan bir sınav. :) |
Alıntı:
davanda samimi gorunuyorsun sayın kc...ama yanıldıgın noktalar var Evet, eşitler arasında yapılmayan bir sınav. bir elinin beş parmagına bak bakalım eşitler mi...ne eşitliğinden bahsediyorsun...dünyada herkes eşit olsaydı..herkes iyi olsaydı herkes çirkin olsaydı herkes güzel olsaydı...düşün bakalım..çoğalt bu kavramları...nasıl bir dunya ortaya cıkardı...öss sınavında herkes eşit mi sayın kc...sen daha cok calısmıssın tıpı kazanıyorsun...ama hiç calısmayan biri sallayarak tıpı kazanıyor....var mı boyle eşitlik...ne eşitliğinden bahsediyorsun...bugun herkes para kazanma derdinde...senden daha cok calısıpta daha cok para kazananlar senle niye eşit olsun sayın kc... bu bir... ikinicisi : Bilmediğimiz bir dildeki kitaptan sorumlu tutulduğumuz bir sınav. boyle bir bahane olamaz yaa...ingilizce öğrenmeye gelince öğreniyorsun ....arapcaya gelince o bizim bilmedigimiz dil...kolay gelsin sana kc...düşün düşün...düşünmüyorsunuz... Öğretmeni 1400 yıl ölmüş bir derste anlatılanları 300 yıl sonra başkalarının naklettiği, o başkalarının da arasında ihtilaf bulunan bilgilerden hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu anlamak için müneccime ihtiyaç duyduğumuz herkesin de müneccimliğe soyunduğu bir sınav. hadislerle kuranı karıstırma istersen...her duydugun hadise sünnet diyen mi var ki sen kalkıp her hadise sünnet diyorsun...peygamber deve üzerinde süt icermis...bu hadistir...sünnet mi şimdi bu...kavramları öğrenmeni tavsiye ediyorum... ravisi belli olmayan hadisleri getiripte aha sizin dininiz bu dersen..baştan daha kaybedersin...ebu sufyandan hadis getirirsen...oturup dusuneceksin...ebu hureyre den hadis getirirsen 100 de 100 dogrudur demeyeceksin...bu adamların tarihlerine bak istersen...neymiş bu adamlar... Kitabı yazan, kitap ve öğretmen arasında organik bağ bulunan ve birinin varlığının ispatını diğerlerinin yaptığı, varlık ispatına yönelik bu kısır döngünün bu üçü arasında gidip gelip dışarı taşamadığı bir sınav. sınavla nasıl bagdastırdın anlamadım... kolay gelsin sana |
Alıntı:
K.C ! Şu önümüzdeki yazılarıın üzüründe durup düşenerek okursan yukarıda söylediklerini.. din hakkında sana yutturulan meaaleri sana yutturulan telkinleri hepsini atarsın yakarsın itibar etmezsin dinlemezsin... kendi kendini bir yerde yanlışım var dersin Din dersini ben yanlış alıyorum dersin Dikkatle üzerinde durup iyice düşünerek Okuyun ! O VAKİT HERKES İYİ OLUR MU ? neden iylik yaptın ? Çünkü iylik yapan yükseliyor işleri yolunda gidiyor neden kötülük yapmadın neden kızmadın köpürmedin.. kendini tuttun elini kaldırmadın.. çünkü kötülük yapanın cezası hemen veriyorlar işleri yolunda gitmiyor o zaman ne olur... herkes ölümden sonrası da İnanır herkes mümin olur herkes karşısındaki İnsanı insan olarak değil.. işleri yolunda gitsin diye kollar yoklar arar sorar demek ki UYAR ! sana iylik yapan seni sevdiğinden yapmıyor olur bunu çok iyi bilirsin |
Ok, tüm mealleri bir tarafa attım.
Elimde arapça yazılı bir kitap var. Ki bu kitap, "anlayasınız diye onu Arapça indirdik" diyen biri tarafından yazılmış. Öncelikle bu kitabın bizzat kendisi KİMİN TARAFINDAN YAZILDIĞINI zerre Arapça bilmeyen bana ispatlaması gerekiyor. Hiçbir meale başvurmadan bu kitap kendi ilahi varlığını bana ispatlasın bakalım. |
Allah Kuran'ı indirirken(!), muhatap kabul ettiği Araplara "Siz bunu anlayasınız diye Arapça olarak indiriyoruz" diyor.
Şimdi de müslüman arkadaşlar, içindeki bu çelişkileri, yanlışları, araklamaları anlamamak, kafalarını daha fazla karıştırmamak için onu Arapça tutmaya devam etmek istiyorlar. Ben bunun altında, bazı şeylerden gerçekten kıllanmak, kıllandıkça kendilerini kötü hissetmek, bu nedenle işi tartışılabilir olmaktan çıkarmak ve kafaları içerisinde eskiden bil(me)dikleri gibi inanmaya devam etmek dürtüleri olduğunu sanıyorum. O meallerin kıymetini bilin. |
Alıntı:
sonra diyor ki verdiği ayetten sonra çelişkileri anlamamak icin arapça tutmaya devam ediyolar diyor....valla 10 defada okusam verdiğin ayetten bu anlamı cıkaracak bir tane insan tanımam ben...sen nasıl yapabildiysen helal olsun sana valla... ateist mantık işte naparsın bir şey söylüyorsun ama asılsız çürük öylesine söylenmiş kelimeler... |
Alıntı:
Bal gibi biliyorsun ki, Kuran'da "Mekke ve çevresindekiler" olarak muhatap sınırları çizilmiştir. "Siz onu anlayasınız diye Arapça indirdik" cümlesindeki "Siz" ile kastedilen Portekizliler, Çinliler, İngilizler, Almanlar olabilir mi peki? |
sayın ahbap :) bal gibi biliyorum evet...ama sen bilmiyorsun...bak simdi
Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar. ayet bu ummu el kura ; ana şehir demek mota mot .... şimdi dunya haritasını göz önüne getir ve çevresini çiz bana ve deki çevresi bu... Umarım geometri biliyorsundur sayın ahbap...ana merkez biliniyor....şimdi çiz bana çevresini...:):) sonra tekrar konusalım... |
ben burda bişey sormak istiyorum izniniz olursa
Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar. tasdik etmek onaylamak bilidğim kadarıyla kendisinden önceki kitaplar değiştirildiyse onları nasıl onaylayabiliyor? saygılar |
Alıntı:
sayın insan olmak değişmiş kitaplardan bahsetmiyor ki...mubarekun musaddık ellezi ; kutsal kitapları tasdik eden demek... yani ve daha oncesinde ise ve haza kitabu yazıyor yani bizim indirdiğimiz kitaplardan insanların değiştirdiği ibaresi yok... |
Alıntı:
En'âm 92: İşte bu (Kur’an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilâhî kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke’yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar. Muzzemmil 15: (Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun’a da bir peygamber göndermiştik. Sevgili toryya, Öncelikle verdiğin ayete bir müslüman olarak saygın olmalı. Paylaşırken sure adı ve ayet numarası verebilirsin mesela. Ben sana yukarıda daha fazlasını verdim. Şûrâ 7, "Mekke ve çevresindekilerin Arapça uyarılması"ndan söz ediyor. En'âm 92, "çevresindekiler" ifadesinin yanında parantez içinde "tüm insanlığı" ifadesini barındırıyor. O parantezleri ve parantez içindekileri Allah mı indirmiş yoksa Diyanet mi eklemiş, bir araştır bakalım. Tüm dünyadan bahsetmek istersen tüm dünya dersin, bir şehrin adını anıp çevresindekiler demezsin. Şu cümleye bakalım: "Ankara ve tüm çevresinde grip salgını var." Buradan, tüm dünyanın/tüm insanlığın grip salgını ile boğuştuğunu mu anlayacağız? Gelelim Muzzemmil 15'e. "Ey Mekkeliler!.." Allah veya Diyanet, burada çevre ve tüm insanlık eklemesini yapmayı unutmuş olmalı. "Mekkeliler, ben size peygamber gönderdim" diyor. "Daha önce de firavuna" göndermiş. Yani, lokal peygamberlik olayı, bu ayetten gayet güzel anlaşılıyor. Buyur, beğenmediysen yüksek geometri bilginle sen çiziver çevresini. |
Ve haza kitabun enzelnahu mubarakum musaddikullezi beyne yedeyhi ve li tunzira ummel kura ve men havleha, vellezine yu'minune bil ahirati yu'minune bihi ve hum ala salatihim yuhafizûn.
öncesinde ve haza kitabun diyor.indirdiğimiz kitap diyor.Ve bunu kuran için söylüyor. yani diğer kitaplar için değil. bunu bir kenara koyarsak tasdik etmek nedir onaylamak değil midir? siz şu anda dünya üzerinde bulunmayan çünkü size göre değiştirilmiştir diğer kitaplar. nasıl onaylayabiliyorsunuz? yani bişey ortada yok ama siz onu onaylıyorsunuz? saygılar |
Alıntı:
noldu ahbap....cevap veremedin...kuranı ingilizce olarak mı getirecekti :) arabiya kurani ileyke evhayna bu ne demek bana bir soyle ahbap....:):) mota mot oku bana :) verdigin ornek yanlıs... ornek soyle olacak... ŞEHİRLERİN ANASI ANKARA VE TÜM ÇEVRESİNDE GRİP SALGINI VARDIR... |
Alıntı:
Elbette İngilizce indirmeyecek. Zaten onu söylüyoruz. Muhatap Arapsa, Arapça indirecek elbet. Ama siz de isteyeceksiniz ki, Arapça olarak kalmaya devam etsin. İçeriğini bilince bulantı, kusma ve deride döküntü yapıyor çünkü. "Mekke ve tüm çevresi", Mekke'nin ve çevre yöresinin kapsandığını gösterir. Orijinalinde olmamasına rağmen, "tüm insanlık" eklemesini mealciler yapıyor, başta Diyanet. Allah, "Ey tüm dünya! Ey tüm insanlık!" diye hitap edemeyecek kadar unutkan mıdır? Mummezzil 15 için bir şey dememişsin. Ne olacak bu "Ey Mekkeliler"e gönderilen peygamber? |
yaf ahbap...bak sana koca koca arapcasını getirdim ne yazıyor orda dedim...sen cevap veremiyorsun iste...demek ki arapca bilmiyorsun ...bilmiyorsun kuranı...kabul et bunu yaa...
arapca kuran vahyettik sana demek o ... ummun el kura ve men havle ha ve tunzir sonrasında ise bu var...ana şehir mekke ve çevresindekiler uyar diye :) :) peki hz.peygamber habeşistan kralına bir mektup gonderdi niye gönderdi :):) senin gibi niye anlamadı o ayeti o zaman :) demek ki sen yanlış okuyorsun...cunku arapca bilmiyorsun bu kadar basit... kolay gelsin sana ateistliğinde başarılar..:) |
sayın troyya banada cevap verecek misiniz?
sayılarımla |
Alıntı:
o zaman daha once gonderilmiş peygamberleride onaylamamak lazım...yaşamışlar ama henuz yoklar ölüler yani :) |
Alıntı:
Dur yahu, bana cevap verdi mi ki sana da versin? Habeşistan'a kadar gittik, çevreyi öğrenemedik hala. Kendi verdiği ayeti beğendiremedik arkadaşa. Benim Arapça bilmememle ne alakası var? Ben zaten hiçbir zaman Arapça bildiğimi iddia etmedim ki! O nedenle diyorum, o meallerin kıymetini bilin. Oradan yola çıkarak bak bugün bunları konuşabiliyoruz. PArantez içindeki ifadenin, ayetin orijinalinde olduğunu gösterdin mi troyya? Çevresi ile kastın tüm dünya olduğunu, kendi tabirinle geometrik sağlamasını yaptın mı? Bu durumda benim hangi dediğim lafı beğenmiyorsun? Lütfen bu paragraftaki açık sorularıma cevap ver. |
öncelikle arapça üzerinde yaptığınız oynamayı açıklar mısınız?
Alıntı:
Alıntı:
önce şunu açıklayınız. sonra dediğiniz yere döneriz saygılar |
Alıntı:
ahbap ya anlamak istemiyorsun yada bilerek çarptırıyorsun olayı...ben parantez marantez anlamam..direk arapcasını getiriyorum ummu el kura diyorum sana ya ana şehir mekke ve havle ha.... etrafındakileri demek...sen sadece mekke ve 2 3 diger şehirleri anlıyorsan o zaman...habeşistana kadar kim duyurdu bu itibarı hey yarabbim yaa...daha ne diyim sana...niye o zaman hz.peygamber yanlıs anladı bu ayeti...:) bana bunun acıklamasını yap...ben daha bir şey istemem senden :) |
sayın insan olmak
yani ve daha oncesinde ise ve haza kitabu yazıyor yani bizim indirdiğimiz kitaplardan ben burada daha oncesinde kelimesini kullandım zaten...sanırım yanlıs okudunuz beni... ve haza kitabun ve enzelnah biz bu kitabı indirdik demek...neresinde yanlıs var anlayamadım... |
Ve haza kitabun enzelnahu mubarakum musaddikullezi beyne yedeyhi ve li tunzira ummel kura ve men havleha, vellezine yu'minune bil ahirati yu'minune bihi ve hum ala salatihim yuhafizûn.
ayetin tamamı bu şekildedir siz dediniz ki Alıntı:
ancak bu ifade yani Ve haza kitabun kuran için kullanışmış bir ifadedir.siz bunu diğer kutsal kitaplar için söylüyormuş gibi yani sanki ''bizim indirdiğimiz kutsal kitapları tasdik eden'' diye bir cümle varmış gibi gösteriyorsunuz. insanların değiştirdiği ibaresi yok diyorsunuz onun yerine ve haza kitabu ibaresinni odluğunu söylüyorsunuz. iyide ve haza kitabun terimi kuran için kullanışmıştır.diğer kutsal kitapları bağlamamaktadır o ayette siz ise bunu sanki onları bağlıyormuş gibi göstermeye çalıştınız:) aslında sizde durumuz farkındasınız da anlamıyormuş gibi yapıyorsunuz saygılar. |
Alıntı:
Yok. Yok ki, Diyanet ekleme gereği hissetmiş. Olayı Habeşistan'a kadar duyurdu demedim ki. Okuduğunu anlamayıp masal yazan sensin. Açık soru dedim, hala açık yanıt alamadım. Mummezzil 15 de Kuran'dan bir ayet troyya, Tevrat'tan değil. Bana bir kentin çevre tanımını öyle bir yap ki, bu tüm dünyayı kapsasın. Bunu Muhammed bile yapamamış. Tüm dünyadan haberi olmayan bir adam nasıl yapabilirdi ki? İşin iç yüzünü anla artık troyya: - Arapça olması, - İşi Mekke ve çevresi ile sınırlandırması, - Mekkelilere özel peygamber gönderilmesi ve diğerlerine peygamber gönderildiğinin bildirilmesi. En'âm 156-157: “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız. Bak bu yukarıdaki ayetler de Kuran'dan. "Bizi adam yerine koymadın, bize kitap ve peygamber göndermedin demeyesiniz diye size özel Kuran indiriyorum" diyor Allah. İbrahim 4: Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah’ın emirlerini) iyice açıklasın. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. İbrahim 4 de Kuran'dan. Peygamberlerin kavimlere kendi dilleriyle gönderilmesi. Maksat ne? Konu iyi anlaşılsın. Muhammed bu durumda Arapların peygamberidir, muhatap Araplardır. Kaç tane ayet oldu troyya. Hala net değil mi? |
insan olmak tamam oyle yazdımda ayetin devamında musaddıki elleziyne kelimesi geçiyor...cunku onları doğrulayan onları tasdik eden kelimesi geçtiğinden dolayı öyle dedim..ama haklısın biz bu kitabı indirdik dersen ki ...ki oyle zaten..o zaman cogul kelimeyi bertaraf edip zaten o kitaptan bahsetmiş oluyor...
|
Parantez marantez anlamıyorsun da, neden o paranteze dayanarak ayetin tüm insanlığı kapsadığını iddia ediyorsun? Evet anladık, Mekke için "Şehirlerin anası" denmiş. Eee? Şehirlerin anası ve çevresi. Bunu da anladık. Nerede tüm dünya ve tüm insanlığı kapsadığını gösteren ifade?
ben dunyayı kapsıyor dedim mi sana :) bir tane dunya haritası kelimesi kullandım sadece ama dunyayı kapsıyor demedim ki :) ben sadece mekke ve onun şehirleriyle sınırlı olmadıgını soyledim sana...ben dunyayı kapsıyor diye bir ibare kullanmadım...ama ayette cevresindekiler..yani anlatabildigin kadar anlat...hz.peygamberde boyle yapmıstır zaten... |
Alıntı:
bu apaçık ayetlerle oynamaktır.zaten bunu yaptıktan sonra söyleyecek bişey yok efendim!kendi inancınızı savunmak için hertürlü numaraya başvuruyorsunuz! neden kabul etmiyorsunuz herşey ortada sizin yaptığınız kelime oyununuda sıkıştıra sıkıştıra kabul ettirdim.Eee daha ne anlamıyorum ki artık düşünün Saygılar |
Alıntı:
Benim derdim seni alt etmek değil. Sen böyle dedin, şöyle demeye getirdin değil olay troyya. Konu, Kuran'ın kimi, nasıl ve ne kadar muhatap kabul ettiğidir. Sen öyle de anlasan, ben böyle de desem, Kuran muhatabını belirtmiştir. Mesele bunu tartışabilmemiz. Bunlar, ortalıkta konuşulmayan ayetlerdir. Bunu yapmaya çalışıyoruz sadece. |
insan olmak deli etme beni...musaddiki ellezi ne demek bununla birleştirdim ben ayeti...dogru yazdım aslında..sen anlamadın..ne oynamasından bahsediyorsun...arapca kelimelerininin yerlerinide değiştirmedim...olayı saptırma lütfen..münferit kelimeyi münferit olmayan çoğul ekle birleştirdim ben bunu..arap edebiyatından haberin yoksa ona ben karısamıcam...
|
Alıntı:
geometrin ne kadar derken sana dedim ki..ciz bakalım ne kadar cizeceksin dedim...bunun anlamı sudur ayetle birleştirirsen...gidebildigin yere kadar git...daha anlatmama gerek var mı ...yani mekke ve mekke şehirleriyle sınırlı olmadıgını anlattım sana... kolay gelsin... |
Alıntı:
hicr süresi 9.ayet sana yetmiyor mu sayın kc. |
Ve haza kitabun enzelnahu mubarakum musaddikullezi beyne yedeyhi ve li tunzira ummel kura ve men havleha, vellezine yu'minune bil ahirati yu'minune bihi ve hum ala salatihim yuhafizûn.
ayetin tamamı bu şekildedir siz dediniz ki Alıntı: sayın insan olmak değişmiş kitaplardan bahsetmiyor ki...mubarekun musaddık ellezi ; kutsal kitapları tasdik eden demek... yani ve daha oncesinde ise ve haza kitabu yazıyor yani bizim indirdiğimiz kitaplardan insanların değiştirdiği ibaresi yok... siz burda bizim indirdiğimiz kitaplardan dediğini söylüyorsunuz. ancak bu ifade yani Ve haza kitabun kuran için kullanışmış bir ifadedir.siz bunu diğer kutsal kitaplar için söylüyormuş gibi yani sanki ''bizim indirdiğimiz kutsal kitapları tasdik eden'' diye bir cümle varmış gibi gösteriyorsunuz. insanların değiştirdiği ibaresi yok diyorsunuz onun yerine ve haza kitabu ibaresinni odluğunu söylüyorsunuz. iyide ve haza kitabun terimi kuran için kullanışmıştır.diğer kutsal kitapları bağlamamaktadır o ayette siz ise bunu sanki onları bağlıyormuş gibi göstermeye çalıştınız:) aslında sizde durumuz farkındasınız da anlamıyormuş gibi yapıyorsunuz diye bir açıklama yaptım hala anlamıyorsunuz! demişsiniz ki Alıntı:
siz en başta ne demişsiniz bakın iyi okuyun Alıntı:
saygılar |
Alıntı:
Bu ayetin nesi yetmeli. Arapça bir Kur'an var, mealleri bırakın dediniz bıraktık. Arapça bilmiyorum. Olayı özelleştirmeyeyim hadi. Dünyanın herhangi bir yerine bu kitabı gönderdiniz. Onu eline alan kişinin bu kitabın kutsal ve bir Tanrı tarafından gönderildiğine inanmasını bekliyorsunuz. Sorunu Arapça olmaktan çıkarırsak; Geçmişten gelen her türlü duyumu, öğretileni, bilineni bir tarafa bırakın. Kutsal kitap diye bir şeyin varlığını da duymadınız farzedin. Yani tüm önyargı, yan yargı, son yargılardan arındınız. Şimdi bu kitabın KUTSAL BİR KİTAP olduğunu nasıl anlayacaksınız? Tanrılarla dolu efsanelerde Nuh (Utnapiştim) de Tufanı yazmış. Nuh'un peygamber olduğuna inanıp, Enki'nin Tanrı olduğuna, Tufanı gönderenin insanlara diş bileyen diğer Tanrılar olduğuna da inanmak lazım öyleyse. "Bu kitap ulu Tanrınız tarafından yazılmış ve korunacaktır" diye okuduğunuz her cümlenin ait olduğu kitabın Tanrısına inanacak mısınız? Başka hiçbir delil aramayacak mısınız? |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:46 . |