Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Dinsel İnançlardan Nasıl Kurtuldum? (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=79)
-   -   Hani nerde Allah? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17788)

ArthurBrwcla 09-04-2010 10:41

Hani nerde Allah?
 
Aslında benim hikayem pekte ilgi çekici değildir yada uzun uzun anlatılmaz.Basittir.

Lise 1 den beri Dini inançlarım yoktur,ben, dini sadece insanı sömürmek üzere kurulmuş yalanlar olarak algılarım.Bir çok insanın Din için öldürüldüğünü gördüğüm zaman kendi kendime dedim " Allah varsa neden bunları görmüyor?Nerede bu Allah nerede bu adaleti?" diye sormaya başladım ve sonunda bana takılmış kara gözlüklerden kurtulup aydınlığı gördüm.Üniversiteye başlayınca ise bu düşüncelerim daha çok pekişti.Ve halen de diyorum "Din insanı sömürmek amacı gütmüş , insana kara gözlükler takan yalanlar dolusu bir oyundur". diye

andora 09-04-2010 11:40

Lütfen sus, senin bildiklerini başkaları bilmesin.

Din geçmişin siyaset aracıdır. toplumu yönetme kontrol etme.....Günümüz siyaseti için de aynı... ama değişim oluyor da yırtıyoruz paçayı.

Muhammed için zamanın devrimcisi denir. ne kadar bilemem. ama kurduğu sistemi sorgulama, mantık üzerine kurmamış.Din üzerine kurmuş. Günümüzde zulm edenler dinin önde gidenleri, temsilcileridir.

RENAULTFERRARİ 09-04-2010 18:32

Alıntı:

ArthurBrwcla´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 298820)
Aslında benim hikayem pekte ilgi çekici değildir yada uzun uzun anlatılmaz.Basittir.

Lise 1 den beri Dini inançlarım yoktur,ben, dini sadece insanı sömürmek üzere kurulmuş yalanlar olarak algılarım.Bir çok insanın Din için öldürüldüğünü gördüğüm zaman kendi kendime dedim " Allah varsa neden bunları görmüyor?Nerede bu Allah nerede bu adaleti?" diye sormaya başladım ve sonunda bana takılmış kara gözlüklerden kurtulup aydınlığı gördüm.Üniversiteye başlayınca ise bu düşüncelerim daha çok pekişti.Ve halen de diyorum "Din insanı sömürmek amacı gütmüş , insana kara gözlükler takan yalanlar dolusu bir oyundur". diye

Kainatta hangi hayır vardır ki kötülüğe kullanıldığı vakit kötü olmasın
Din namına yapılan fenalıkları dinin mahiyeti zatisi men etmiştir..
Allah hemen mi ceza versin
o vakit kim kalır herkes mümin olur
herkes mecburen cebir ile mümin olmuş olur..
serbest serbest olmaz...

uyar 10-04-2010 11:10

Alıntı:

RENAULTFERRARİ´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 298864)

o vakit kim kalır herkes mümin olur

..

ne mahsuru var?? neden herkes iyi olsun istemiyor sen ve allahın?? reno

illa birileri azap mı çeksin?? röno

illa sen farklı mı olmak istiyorsun?? röno....

RENAULTFERRARİ 10-04-2010 12:39

Alıntı:

uyar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 298968)
ne mahsuru var?? neden herkes iyi olsun istemiyor sen ve allahın?? reno

O VAKİT HERKES İYİ OLUR MU ?
neden iylik yaptın ?
Çünkü iylik yapan yükseliyor işleri yolunda gidiyor
neden kötülük yapmadın neden kızmadın köpürmedin.. kendini tuttun elini kaldırmadın..
çünkü kötülük yapanın cezası hemen veriyorlar işleri yolunda gitmiyor
o zaman ne olur... herkes ölümden sonrası da İnanır herkes mümin olur

herkes karşısındaki İnsanı insan olarak değil..
işleri yolunda gitsin diye kollar yoklar arar sorar

demek ki UYAR ! sana iylik yapan seni sevdiğinden yapmıyor olur bunu çok iyi bilirsin

K.C. 10-04-2010 13:07

Alıntı:

demek ki UYAR ! sana iylik yapan seni sevdiğinden yapmıyor olur bunu çok iyi bilirsin
İslamiyetteki iyilikler birşey karşılığı yapılmıyor mu? (Cennet..)

Sevgiden mi yapılıyor?

Kur'an'da insan sevgisi bile zikredilmemişken insan sevgisi sebebiyle iyiliğin yüceliğine değinmek, dini bir emirmiş gibi telakki etmek neyin nesi?

troyya 10-04-2010 13:37

Alıntı:

ArthurBrwcla´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 298820)
Aslında benim hikayem pekte ilgi çekici değildir yada uzun uzun anlatılmaz.Basittir.

Lise 1 den beri Dini inançlarım yoktur,ben, dini sadece insanı sömürmek üzere kurulmuş yalanlar olarak algılarım.Bir çok insanın Din için öldürüldüğünü gördüğüm zaman kendi kendime dedim " Allah varsa neden bunları görmüyor?Nerede bu Allah nerede bu adaleti?" diye sormaya başladım ve sonunda bana takılmış kara gözlüklerden kurtulup aydınlığı gördüm.Üniversiteye başlayınca ise bu düşüncelerim daha çok pekişti.Ve halen de diyorum "Din insanı sömürmek amacı gütmüş , insana kara gözlükler takan yalanlar dolusu bir oyundur". diye


biz buna sınav diyoruz canım kardesim...:) anlayamadıysan ac oku kuranı da ankebut 2 ne diyor gör...

o kadar basit mi zannediyon sen iyiyle kötünün savaşını...kötüler yaşayacak iyiler ölecek...Allah nerde sorusunu geçin bir kere..böyle ateist olan varsa hakikaten acıyorum ona...kahkahayı basıyorum tabi bu arada...:)

K.C. 10-04-2010 13:57

Alıntı:

biz buna sınav diyoruz canım kardesim...:)
Evet, eşitler arasında yapılmayan bir sınav.

Bilmediğimiz bir dildeki kitaptan sorumlu tutulduğumuz bir sınav.

Öğretmeni 1400 yıl ölmüş bir derste anlatılanları 300 yıl sonra başkalarının naklettiği, o başkalarının da arasında ihtilaf bulunan bilgilerden hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu anlamak için müneccime ihtiyaç duyduğumuz herkesin de müneccimliğe soyunduğu bir sınav.

Kitabı yazan, kitap ve öğretmen arasında organik bağ bulunan ve birinin varlığının ispatını diğerlerinin yaptığı, varlık ispatına yönelik bu kısır döngünün bu üçü arasında gidip gelip dışarı taşamadığı bir sınav.

Açıklaması bulunamayan, mantık dışılığa sınav adı verilen böylelikle de herşeyin açıklandığı sanılan bir sınav. :)

troyya 10-04-2010 14:10

Alıntı:

K.C.´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 298989)
Evet, eşitler arasında yapılmayan bir sınav.

Bilmediğimiz bir dildeki kitaptan sorumlu tutulduğumuz bir sınav.

Öğretmeni 1400 yıl ölmüş bir derste anlatılanları 300 yıl sonra başkalarının naklettiği, o başkalarının da arasında ihtilaf bulunan bilgilerden hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu anlamak için müneccime ihtiyaç duyduğumuz herkesin de müneccimliğe soyunduğu bir sınav.

Kitabı yazan, kitap ve öğretmen arasında organik bağ bulunan ve birinin varlığının ispatını diğerlerinin yaptığı, varlık ispatına yönelik bu kısır döngünün bu üçü arasında gidip gelip dışarı taşamadığı bir sınav.

Açıklaması bulunamayan, mantık dışılığa sınav adı verilen böylelikle de herşeyin açıklandığı sanılan bir sınav. :)


davanda samimi gorunuyorsun sayın kc...ama yanıldıgın noktalar var


Evet, eşitler arasında yapılmayan bir sınav.



bir elinin beş parmagına bak bakalım eşitler mi...ne eşitliğinden bahsediyorsun...dünyada herkes eşit olsaydı..herkes iyi olsaydı herkes çirkin olsaydı herkes güzel olsaydı...düşün bakalım..çoğalt bu kavramları...nasıl bir dunya ortaya cıkardı...öss sınavında herkes eşit mi sayın kc...sen daha cok calısmıssın tıpı kazanıyorsun...ama hiç calısmayan biri sallayarak tıpı kazanıyor....var mı boyle eşitlik...ne eşitliğinden bahsediyorsun...bugun herkes para kazanma derdinde...senden daha cok calısıpta daha cok para kazananlar senle niye eşit olsun sayın kc...

bu bir...


ikinicisi :


Bilmediğimiz bir dildeki kitaptan sorumlu tutulduğumuz bir sınav.

boyle bir bahane olamaz yaa...ingilizce öğrenmeye gelince öğreniyorsun ....arapcaya gelince o bizim bilmedigimiz dil...kolay gelsin sana kc...düşün düşün...düşünmüyorsunuz...


Öğretmeni 1400 yıl ölmüş bir derste anlatılanları 300 yıl sonra başkalarının naklettiği, o başkalarının da arasında ihtilaf bulunan bilgilerden hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu anlamak için müneccime ihtiyaç duyduğumuz herkesin de müneccimliğe soyunduğu bir sınav.



hadislerle kuranı karıstırma istersen...her duydugun hadise sünnet diyen mi var ki sen kalkıp her hadise sünnet diyorsun...peygamber deve üzerinde süt icermis...bu hadistir...sünnet mi şimdi bu...kavramları öğrenmeni tavsiye ediyorum...

ravisi belli olmayan hadisleri getiripte aha sizin dininiz bu dersen..baştan daha kaybedersin...ebu sufyandan hadis getirirsen...oturup dusuneceksin...ebu hureyre den hadis getirirsen 100 de 100 dogrudur demeyeceksin...bu adamların tarihlerine bak istersen...neymiş bu adamlar...


Kitabı yazan, kitap ve öğretmen arasında organik bağ bulunan ve birinin varlığının ispatını diğerlerinin yaptığı, varlık ispatına yönelik bu kısır döngünün bu üçü arasında gidip gelip dışarı taşamadığı bir sınav.



sınavla nasıl bagdastırdın anlamadım...


kolay gelsin sana

RENAULTFERRARİ 10-04-2010 15:07

Alıntı:

K.C.´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 298982)
İslamiyetteki iyilikler birşey karşılığı yapılmıyor mu? (Cennet..)

Sevgiden mi yapılıyor?

Kur'an'da insan sevgisi bile zikredilmemişken insan sevgisi sebebiyle iyiliğin yüceliğine değinmek, dini bir emirmiş gibi telakki etmek neyin nesi?


K.C !

Şu önümüzdeki yazılarıın üzüründe durup düşenerek okursan
yukarıda söylediklerini.. din hakkında sana yutturulan meaaleri sana yutturulan telkinleri hepsini atarsın yakarsın itibar etmezsin
dinlemezsin... kendi kendini bir yerde yanlışım var dersin

Din dersini ben yanlış alıyorum dersin

Dikkatle üzerinde durup iyice düşünerek Okuyun !

O VAKİT HERKES İYİ OLUR MU ?
neden iylik yaptın ?
Çünkü iylik yapan yükseliyor işleri yolunda gidiyor
neden kötülük yapmadın neden kızmadın köpürmedin.. kendini tuttun elini kaldırmadın..
çünkü kötülük yapanın cezası hemen veriyorlar işleri yolunda gitmiyor
o zaman ne olur... herkes ölümden sonrası da İnanır herkes mümin olur

herkes karşısındaki İnsanı insan olarak değil..
işleri yolunda gitsin diye kollar yoklar arar sorar

demek ki UYAR ! sana iylik yapan seni sevdiğinden yapmıyor olur bunu çok iyi bilirsin

K.C. 10-04-2010 15:22

Ok, tüm mealleri bir tarafa attım.

Elimde arapça yazılı bir kitap var.

Ki bu kitap, "anlayasınız diye onu Arapça indirdik" diyen biri tarafından yazılmış.

Öncelikle bu kitabın bizzat kendisi KİMİN TARAFINDAN YAZILDIĞINI zerre Arapça bilmeyen bana ispatlaması gerekiyor.

Hiçbir meale başvurmadan bu kitap kendi ilahi varlığını bana ispatlasın bakalım.

AhbAp 10-04-2010 16:02

Allah Kuran'ı indirirken(!), muhatap kabul ettiği Araplara "Siz bunu anlayasınız diye Arapça olarak indiriyoruz" diyor.

Şimdi de müslüman arkadaşlar, içindeki bu çelişkileri, yanlışları, araklamaları anlamamak, kafalarını daha fazla karıştırmamak için onu Arapça tutmaya devam etmek istiyorlar. Ben bunun altında, bazı şeylerden gerçekten kıllanmak, kıllandıkça kendilerini kötü hissetmek, bu nedenle işi tartışılabilir olmaktan çıkarmak ve kafaları içerisinde eskiden bil(me)dikleri gibi inanmaya devam etmek dürtüleri olduğunu sanıyorum.

O meallerin kıymetini bilin.

troyya 10-04-2010 17:00

Alıntı:

AhbAp´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 299009)
Allah Kuran'ı indirirken(!), muhatap kabul ettiği Araplara "Siz bunu anlayasınız diye Arapça olarak indiriyoruz" diyor.

Şimdi de müslüman arkadaşlar, içindeki bu çelişkileri, yanlışları, araklamaları anlamamak, kafalarını daha fazla karıştırmamak için onu Arapça tutmaya devam etmek istiyorlar. Ben bunun altında, bazı şeylerden gerçekten kıllanmak, kıllandıkça kendilerini kötü hissetmek, bu nedenle işi tartışılabilir olmaktan çıkarmak ve kafaları içerisinde eskiden bil(me)dikleri gibi inanmaya devam etmek dürtüleri olduğunu sanıyorum.

O meallerin kıymetini bilin.

söylediğin bu cümleleri sen bile anlamadın ya neyse...sayın ahbab...araplara anlayasınız diye bu kitabı arapca olarak indirdik derken ey araplar kelimesi kuranın neresinde geciyor be okumadan dinlemeden anlayan ahbap kardesim...

sonra diyor ki verdiği ayetten sonra çelişkileri anlamamak icin arapça tutmaya devam ediyolar diyor....valla 10 defada okusam verdiğin ayetten bu anlamı cıkaracak bir tane insan tanımam ben...sen nasıl yapabildiysen helal olsun sana valla...

ateist mantık işte naparsın


bir şey söylüyorsun ama asılsız çürük öylesine söylenmiş kelimeler...

AhbAp 10-04-2010 17:03

Alıntı:

troyya´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 299032)
söylediğin bu cümleleri sen bile anlamadın ya neyse...sayın ahbab...araplara anlayasınız diye bu kitabı arapca olarak indirdik derken ey araplar kelimesi kuranın neresinde geciyor be okumadan dinlemeden anlayan ahbap kardesim...

sonra diyor ki verdiği ayetten sonra çelişkileri anlamamak icin arapça tutmaya devam ediyolar diyor....valla 10 defada okusam verdiğin ayetten bu anlamı cıkaracak bir tane insan tanımam ben...sen nasıl yapabildiysen helal olsun sana valla...

ateist mantık işte naparsın


bir şey söylüyorsun ama asılsız çürük öylesine söylenmiş kelimeler...

Troyya,

Bal gibi biliyorsun ki, Kuran'da "Mekke ve çevresindekiler" olarak muhatap sınırları çizilmiştir. "Siz onu anlayasınız diye Arapça indirdik" cümlesindeki "Siz" ile kastedilen Portekizliler, Çinliler, İngilizler, Almanlar olabilir mi peki?

troyya 10-04-2010 17:11

sayın ahbap :) bal gibi biliyorum evet...ama sen bilmiyorsun...bak simdi



Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar.


ayet bu

ummu el kura ; ana şehir demek mota mot ....

şimdi dunya haritasını göz önüne getir ve çevresini çiz bana ve deki çevresi bu...


Umarım geometri biliyorsundur sayın ahbap...ana merkez biliniyor....şimdi çiz bana çevresini...:):)


sonra tekrar konusalım...

insan_olmak 10-04-2010 17:15

ben burda bişey sormak istiyorum izniniz olursa

Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar.

tasdik etmek onaylamak bilidğim kadarıyla kendisinden önceki kitaplar değiştirildiyse onları nasıl onaylayabiliyor?

saygılar

troyya 10-04-2010 17:22

Alıntı:

insan_olmak´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 299038)
ben burda bişey sormak istiyorum izniniz olursa

Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar.

tasdik etmek onaylamak bilidğim kadarıyla kendisinden önceki kitaplar değiştirildiyse onları nasıl onaylayabiliyor?

saygılar


sayın insan olmak değişmiş kitaplardan bahsetmiyor ki...mubarekun musaddık ellezi ; kutsal kitapları tasdik eden demek...

yani ve daha oncesinde ise ve haza kitabu yazıyor yani bizim indirdiğimiz kitaplardan

insanların değiştirdiği ibaresi yok...

AhbAp 10-04-2010 17:26

Alıntı:

troyya´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 299036)
sayın ahbap :) bal gibi biliyorum evet...ama sen bilmiyorsun...bak simdi



Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar.

ayet bu

ummu el kura ; ana şehir demek mota mot ....

şimdi dunya haritasını göz önüne getir ve çevresini çiz bana ve deki çevresi bu...


Umarım geometri biliyorsundur sayın ahbap...ana merkez biliniyor....şimdi çiz bana çevresini...:):)


sonra tekrar konusalım...

Şûrâ 7: Böylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir.

En'âm 92: İşte bu (Kur’an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilâhî kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke’yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar.

Muzzemmil 15: (Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun’a da bir peygamber göndermiştik.

Sevgili toryya,

Öncelikle verdiğin ayete bir müslüman olarak saygın olmalı. Paylaşırken sure adı ve ayet numarası verebilirsin mesela.

Ben sana yukarıda daha fazlasını verdim.

Şûrâ 7, "Mekke ve çevresindekilerin Arapça uyarılması"ndan söz ediyor. En'âm 92, "çevresindekiler" ifadesinin yanında parantez içinde "tüm insanlığı" ifadesini barındırıyor. O parantezleri ve parantez içindekileri Allah mı indirmiş yoksa Diyanet mi eklemiş, bir araştır bakalım. Tüm dünyadan bahsetmek istersen tüm dünya dersin, bir şehrin adını anıp çevresindekiler demezsin.

Şu cümleye bakalım:

"Ankara ve tüm çevresinde grip salgını var."

Buradan, tüm dünyanın/tüm insanlığın grip salgını ile boğuştuğunu mu anlayacağız?

Gelelim Muzzemmil 15'e. "Ey Mekkeliler!.." Allah veya Diyanet, burada çevre ve tüm insanlık eklemesini yapmayı unutmuş olmalı. "Mekkeliler, ben size peygamber gönderdim" diyor. "Daha önce de firavuna" göndermiş. Yani, lokal peygamberlik olayı, bu ayetten gayet güzel anlaşılıyor.

Buyur, beğenmediysen yüksek geometri bilginle sen çiziver çevresini.

insan_olmak 10-04-2010 17:32

Ve haza kitabun enzelnahu mubarakum musaddikullezi beyne yedeyhi ve li tunzira ummel kura ve men havleha, vellezine yu'minune bil ahirati yu'minune bihi ve hum ala salatihim yuhafizûn.

öncesinde ve haza kitabun diyor.indirdiğimiz kitap diyor.Ve bunu kuran için söylüyor.

yani diğer kitaplar için değil.

bunu bir kenara koyarsak tasdik etmek nedir onaylamak değil midir?

siz şu anda dünya üzerinde bulunmayan çünkü size göre değiştirilmiştir diğer kitaplar.

nasıl onaylayabiliyorsunuz?

yani bişey ortada yok ama siz onu onaylıyorsunuz?

saygılar

troyya 10-04-2010 17:34

Alıntı:

AhbAp´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 299044)
Şûrâ 7: Böylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir.

En'âm 92: İşte bu (Kur’an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilâhî kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke’yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar.

Muzzemmil 15: (Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun’a da bir peygamber göndermiştik.

Sevgili toryya,

Öncelikle verdiğin ayete bir müslüman olarak saygın olmalı. Paylaşırken sure adı ve ayet numarası verebilirsin mesela.

Ben sana yukarıda daha fazlasını verdim.

Şûrâ 7, "Mekke ve çevresindekilerin Arapça uyarılması"ndan söz ediyor. En'âm 92, "çevresindekiler" ifadesinin yanında parantez içinde "tüm insanlığı" ifadesini barındırıyor. O parantezleri ve parantez içindekileri Allah mı indirmiş yoksa Diyanet mi eklemiş, bir araştır bakalım. Tüm dünyadan bahsetmek istersen tüm dünya dersin, bir şehrin adını anıp çevresindekiler demezsin.

Şu cümleye bakalım:

"Ankara ve tüm çevresinde grip salgını var."

Buradan, tüm dünyanın/tüm insanlığın grip salgını ile boğuştuğunu mu anlayacağız?

Gelelim Muzzemmil 15'e. "Ey Mekkeliler!.." Allah veya Diyanet, burada çevre ve tüm insanlık eklemesini yapmayı unutmuş olmalı. "Mekkeliler, ben size peygamber gönderdim" diyor. "Daha önce de firavuna" göndermiş. Yani, lokal peygamberlik olayı, bu ayetten gayet güzel anlaşılıyor.

Buyur, beğenmediysen yüksek geometri bilginle sen çiziver çevresini.



noldu ahbap....cevap veremedin...kuranı ingilizce olarak mı getirecekti :)


arabiya kurani ileyke evhayna


bu ne demek bana bir soyle ahbap....:):) mota mot oku bana :)


verdigin ornek yanlıs...

ornek soyle olacak...


ŞEHİRLERİN ANASI ANKARA VE TÜM ÇEVRESİNDE GRİP SALGINI VARDIR...

AhbAp 10-04-2010 17:41

Alıntı:

troyya´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 299047)
noldu ahbap....cevap veremedin...kuranı ingilizce olarak mı getirecekti :)


arabiya kurani ileyke evhayna


bu ne demek bana bir soyle ahbap....:):) mota mot oku bana :)


verdigin ornek yanlıs...

ornek soyle olacak...


ŞEHİRLERİN ANASI ANKARA VE TÜM ÇEVRESİNDE GRİP SALGINI VARDIR...

Neye cevap veremedim yahu? Alıntıladığın şeyi iyi okumuyor musun sen?

Elbette İngilizce indirmeyecek. Zaten onu söylüyoruz. Muhatap Arapsa, Arapça indirecek elbet. Ama siz de isteyeceksiniz ki, Arapça olarak kalmaya devam etsin. İçeriğini bilince bulantı, kusma ve deride döküntü yapıyor çünkü.

"Mekke ve tüm çevresi", Mekke'nin ve çevre yöresinin kapsandığını gösterir. Orijinalinde olmamasına rağmen, "tüm insanlık" eklemesini mealciler yapıyor, başta Diyanet. Allah, "Ey tüm dünya! Ey tüm insanlık!" diye hitap edemeyecek kadar unutkan mıdır?

Mummezzil 15 için bir şey dememişsin. Ne olacak bu "Ey Mekkeliler"e gönderilen peygamber?

troyya 10-04-2010 17:52

yaf ahbap...bak sana koca koca arapcasını getirdim ne yazıyor orda dedim...sen cevap veremiyorsun iste...demek ki arapca bilmiyorsun ...bilmiyorsun kuranı...kabul et bunu yaa...

arapca kuran vahyettik sana demek o ...


ummun el kura ve men havle ha ve tunzir

sonrasında ise bu var...ana şehir mekke ve çevresindekiler uyar diye :) :) peki hz.peygamber habeşistan kralına bir mektup gonderdi niye gönderdi :):) senin gibi niye anlamadı o ayeti o zaman :)

demek ki sen yanlış okuyorsun...cunku arapca bilmiyorsun bu kadar basit...

kolay gelsin sana ateistliğinde başarılar..:)

insan_olmak 10-04-2010 17:54

sayın troyya banada cevap verecek misiniz?

sayılarımla

troyya 10-04-2010 17:56

Alıntı:

insan_olmak´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 299045)
Ve haza kitabun enzelnahu mubarakum musaddikullezi beyne yedeyhi ve li tunzira ummel kura ve men havleha, vellezine yu'minune bil ahirati yu'minune bihi ve hum ala salatihim yuhafizûn.

öncesinde ve haza kitabun diyor.indirdiğimiz kitap diyor.Ve bunu kuran için söylüyor.

yani diğer kitaplar için değil.

bunu bir kenara koyarsak tasdik etmek nedir onaylamak değil midir?

siz şu anda dünya üzerinde bulunmayan çünkü size göre değiştirilmiştir diğer kitaplar.

nasıl onaylayabiliyorsunuz?

yani bişey ortada yok ama siz onu onaylıyorsunuz?

saygılar


o zaman daha once gonderilmiş peygamberleride onaylamamak lazım...yaşamışlar ama henuz yoklar ölüler yani :)

AhbAp 10-04-2010 17:59

Alıntı:

insan_olmak´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 299055)
sayın troyya banada cevap verecek misiniz?

sayılarımla

Sevgili insan_olmak,

Dur yahu, bana cevap verdi mi ki sana da versin? Habeşistan'a kadar gittik, çevreyi öğrenemedik hala.

Kendi verdiği ayeti beğendiremedik arkadaşa. Benim Arapça bilmememle ne alakası var? Ben zaten hiçbir zaman Arapça bildiğimi iddia etmedim ki! O nedenle diyorum, o meallerin kıymetini bilin. Oradan yola çıkarak bak bugün bunları konuşabiliyoruz.

PArantez içindeki ifadenin, ayetin orijinalinde olduğunu gösterdin mi troyya? Çevresi ile kastın tüm dünya olduğunu, kendi tabirinle geometrik sağlamasını yaptın mı? Bu durumda benim hangi dediğim lafı beğenmiyorsun? Lütfen bu paragraftaki açık sorularıma cevap ver.

insan_olmak 10-04-2010 18:03

öncelikle arapça üzerinde yaptığınız oynamayı açıklar mısınız?
Alıntı:

sayın insan olmak değişmiş kitaplardan bahsetmiyor ki...mubarekun musaddık ellezi ; kutsal kitapları tasdik eden demek...

yani ve daha oncesinde ise ve haza kitabu yazıyor yani bizim indirdiğimiz kitaplardan

insanların değiştirdiği ibaresi yok...
demiştiniz bende

Alıntı:

Ve haza kitabun enzelnahu mubarakum musaddikullezi beyne yedeyhi ve li tunzira ummel kura ve men havleha, vellezine yu'minune bil ahirati yu'minune bihi ve hum ala salatihim yuhafizûn.

öncesinde ve haza kitabun diyor.indirdiğimiz kitap diyor.Ve bunu kuran için söylüyor.

yani diğer kitaplar için değil.
yani bizim indirdiğimiz kitapları onaylıyor dememektedir.öncelikle burda yaptığınız kelime oyununa dikket ediniz cümlenin en başında kuran için kullanılan sözcüğü sanki diğerleri içinde kullanılıyormuş gibi lanse ettiniz?

önce şunu açıklayınız.

sonra dediğiniz yere döneriz

saygılar

troyya 10-04-2010 18:04

Alıntı:

AhbAp´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 299058)
Sevgili insan_olmak,

Dur yahu, bana cevap verdi mi ki sana da versin? Habeşistan'a kadar gittik, çevreyi öğrenemedik hala.

Kendi verdiği ayeti beğendiremedik arkadaşa. Benim Arapça bilmememle ne alakası var? Ben zaten hiçbir zaman Arapça bildiğimi iddia etmedim ki! O nedenle diyorum, o meallerin kıymetini bilin. Oradan yola çıkarak bak bugün bunları konuşabiliyoruz.

PArantez içindeki ifadenin, ayetin orijinalinde olduğunu gösterdin mi troyya? Çevresi ile kastın tüm dünya olduğunu, kendi tabirinle geometrik sağlamasını yaptın mı? Bu durumda benim hangi dediğim lafı beğenmiyorsun? Lütfen bu paragraftaki açık sorularıma cevap ver.



ahbap ya anlamak istemiyorsun yada bilerek çarptırıyorsun olayı...ben parantez marantez anlamam..direk arapcasını getiriyorum

ummu el kura diyorum sana ya ana şehir mekke

ve havle ha.... etrafındakileri demek...sen sadece mekke ve 2 3 diger şehirleri anlıyorsan o zaman...habeşistana kadar kim duyurdu bu itibarı hey yarabbim yaa...daha ne diyim sana...niye o zaman hz.peygamber yanlıs anladı bu ayeti...:) bana bunun acıklamasını yap...ben daha bir şey istemem senden :)

troyya 10-04-2010 18:08

sayın insan olmak

yani ve daha oncesinde ise ve haza kitabu yazıyor yani bizim indirdiğimiz kitaplardan


ben burada daha oncesinde kelimesini kullandım zaten...sanırım yanlıs okudunuz beni...


ve haza kitabun ve enzelnah biz bu kitabı indirdik demek...neresinde yanlıs var anlayamadım...

insan_olmak 10-04-2010 18:16

Ve haza kitabun enzelnahu mubarakum musaddikullezi beyne yedeyhi ve li tunzira ummel kura ve men havleha, vellezine yu'minune bil ahirati yu'minune bihi ve hum ala salatihim yuhafizûn.

ayetin tamamı bu şekildedir

siz dediniz ki
Alıntı:

sayın insan olmak değişmiş kitaplardan bahsetmiyor ki...mubarekun musaddık ellezi ; kutsal kitapları tasdik eden demek...

yani ve daha oncesinde ise ve haza kitabu yazıyor yani bizim indirdiğimiz kitaplardan

insanların değiştirdiği ibaresi yok...
siz burda bizim indirdiğimiz kitaplardan dediğini söylüyorsunuz.
ancak bu ifade yani

Ve haza kitabun

kuran için kullanışmış bir ifadedir.siz bunu diğer kutsal kitaplar için söylüyormuş gibi yani sanki ''bizim indirdiğimiz kutsal kitapları tasdik eden'' diye bir cümle varmış gibi gösteriyorsunuz.


insanların değiştirdiği ibaresi yok diyorsunuz onun yerine ve haza kitabu ibaresinni odluğunu söylüyorsunuz.

iyide ve haza kitabun terimi kuran için kullanışmıştır.diğer kutsal kitapları bağlamamaktadır o ayette siz ise bunu sanki onları bağlıyormuş gibi göstermeye çalıştınız:)

aslında sizde durumuz farkındasınız da anlamıyormuş gibi yapıyorsunuz

saygılar.

AhbAp 10-04-2010 18:21

Alıntı:

troyya´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 299061)
ahbap ya anlamak istemiyorsun yada bilerek çarptırıyorsun olayı...ben parantez marantez anlamam..direk arapcasını getiriyorum

ummu el kura diyorum sana ya ana şehir mekke

ve havle ha.... etrafındakileri demek...sen sadece mekke ve 2 3 diger şehirleri anlıyorsan o zaman...habeşistana kadar kim duyurdu bu itibarı hey yarabbim yaa...daha ne diyim sana...niye o zaman hz.peygamber yanlıs anladı bu ayeti...:) bana bunun acıklamasını yap...ben daha bir şey istemem senden :)

Parantez marantez anlamıyorsun da, neden o paranteze dayanarak ayetin tüm insanlığı kapsadığını iddia ediyorsun? Evet anladık, Mekke için "Şehirlerin anası" denmiş. Eee? Şehirlerin anası ve çevresi. Bunu da anladık. Nerede tüm dünya ve tüm insanlığı kapsadığını gösteren ifade?

Yok. Yok ki, Diyanet ekleme gereği hissetmiş. Olayı Habeşistan'a kadar duyurdu demedim ki. Okuduğunu anlamayıp masal yazan sensin.

Açık soru dedim, hala açık yanıt alamadım. Mummezzil 15 de Kuran'dan bir ayet troyya, Tevrat'tan değil. Bana bir kentin çevre tanımını öyle bir yap ki, bu tüm dünyayı kapsasın.

Bunu Muhammed bile yapamamış. Tüm dünyadan haberi olmayan bir adam nasıl yapabilirdi ki?

İşin iç yüzünü anla artık troyya:

- Arapça olması,
- İşi Mekke ve çevresi ile sınırlandırması,
- Mekkelilere özel peygamber gönderilmesi ve diğerlerine peygamber gönderildiğinin bildirilmesi.

En'âm 156-157: “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

Bak bu yukarıdaki ayetler de Kuran'dan. "Bizi adam yerine koymadın, bize kitap ve peygamber göndermedin demeyesiniz diye size özel Kuran indiriyorum" diyor Allah.

İbrahim 4: Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah’ın emirlerini) iyice açıklasın. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

İbrahim 4 de Kuran'dan. Peygamberlerin kavimlere kendi dilleriyle gönderilmesi. Maksat ne? Konu iyi anlaşılsın. Muhammed bu durumda Arapların peygamberidir, muhatap Araplardır.

Kaç tane ayet oldu troyya. Hala net değil mi?

troyya 10-04-2010 18:22

insan olmak tamam oyle yazdımda ayetin devamında musaddıki elleziyne kelimesi geçiyor...cunku onları doğrulayan onları tasdik eden kelimesi geçtiğinden dolayı öyle dedim..ama haklısın biz bu kitabı indirdik dersen ki ...ki oyle zaten..o zaman cogul kelimeyi bertaraf edip zaten o kitaptan bahsetmiş oluyor...

troyya 10-04-2010 18:24

Parantez marantez anlamıyorsun da, neden o paranteze dayanarak ayetin tüm insanlığı kapsadığını iddia ediyorsun? Evet anladık, Mekke için "Şehirlerin anası" denmiş. Eee? Şehirlerin anası ve çevresi. Bunu da anladık. Nerede tüm dünya ve tüm insanlığı kapsadığını gösteren ifade?



ben dunyayı kapsıyor dedim mi sana :) bir tane dunya haritası kelimesi kullandım sadece ama dunyayı kapsıyor demedim ki :) ben sadece mekke ve onun şehirleriyle sınırlı olmadıgını soyledim sana...ben dunyayı kapsıyor diye bir ibare kullanmadım...ama ayette cevresindekiler..yani anlatabildigin kadar anlat...hz.peygamberde boyle yapmıstır zaten...

insan_olmak 10-04-2010 18:27

Alıntı:

troyya´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 299072)
insan olmak tamam oyle yazdımda ayetin devamında musaddıki elleziyne kelimesi geçiyor...cunku onları doğrulayan onları tasdik eden kelimesi geçtiğinden dolayı öyle dedim..ama haklısın biz bu kitabı indirdik dersen ki ...ki oyle zaten..o zaman cogul kelimeyi bertaraf edip zaten o kitaptan bahsetmiş oluyor...

aa ne güzel haklıyım.siz orda kendi inancınızı kanıtlamak için cümlenin başındaki birşeyi başka biryerdeymiş gibi gösterdiniz ki bunu kabulde ettiniz.

bu apaçık ayetlerle oynamaktır.zaten bunu yaptıktan sonra söyleyecek bişey yok efendim!kendi inancınızı savunmak için hertürlü numaraya başvuruyorsunuz! neden kabul etmiyorsunuz herşey ortada sizin yaptığınız kelime oyununuda sıkıştıra sıkıştıra kabul ettirdim.Eee daha ne anlamıyorum ki artık düşünün

Saygılar

AhbAp 10-04-2010 18:30

Alıntı:

troyya´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 299073)
Parantez marantez anlamıyorsun da, neden o paranteze dayanarak ayetin tüm insanlığı kapsadığını iddia ediyorsun? Evet anladık, Mekke için "Şehirlerin anası" denmiş. Eee? Şehirlerin anası ve çevresi. Bunu da anladık. Nerede tüm dünya ve tüm insanlığı kapsadığını gösteren ifade?



ben dunyayı kapsıyor dedim mi sana :) bir tane dunya haritası kelimesi kullandım sadece ama dunyayı kapsıyor demedim ki :) ben sadece mekke ve onun şehirleriyle sınırlı olmadıgını soyledim sana...ben dunyayı kapsıyor diye bir ibare kullanmadım...ama ayette cevresindekiler..yani anlatabildigin kadar anlat...hz.peygamberde boyle yapmıstır zaten...

15 nolu mesajında, ana merkezden itibaren çevrenin geometrik olarak ne kadar geniş tutulabileceğini anlatmaya çalıştığını unutma.

Benim derdim seni alt etmek değil. Sen böyle dedin, şöyle demeye getirdin değil olay troyya. Konu, Kuran'ın kimi, nasıl ve ne kadar muhatap kabul ettiğidir. Sen öyle de anlasan, ben böyle de desem, Kuran muhatabını belirtmiştir. Mesele bunu tartışabilmemiz. Bunlar, ortalıkta konuşulmayan ayetlerdir. Bunu yapmaya çalışıyoruz sadece.

troyya 10-04-2010 18:31

insan olmak deli etme beni...musaddiki ellezi ne demek bununla birleştirdim ben ayeti...dogru yazdım aslında..sen anlamadın..ne oynamasından bahsediyorsun...arapca kelimelerininin yerlerinide değiştirmedim...olayı saptırma lütfen..münferit kelimeyi münferit olmayan çoğul ekle birleştirdim ben bunu..arap edebiyatından haberin yoksa ona ben karısamıcam...

troyya 10-04-2010 18:33

Alıntı:

AhbAp´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 299076)
15 nolu mesajında, ana merkezden itibaren çevrenin geometrik olarak ne kadar geniş tutulabileceğini anlatmaya çalıştığını unutma.

Benim derdim seni alt etmek değil. Sen böyle dedin, şöyle demeye getirdin değil olay troyya. Konu, Kuran'ın kimi, nasıl ve ne kadar muhatap kabul ettiğidir. Sen öyle de anlasan, ben böyle de desem, Kuran muhatabını belirtmiştir. Mesele bunu tartışabilmemiz. Bunlar, ortalıkta konuşulmayan ayetlerdir. Bunu yapmaya çalışıyoruz sadece.

beni burda alt edecek adam yok sayın ahbap rahat olun siz...sadece tartısıyoruz...fazla abartmayın...benim kullanmadıgımı bir kelimeyi bana ithaf etmeyin yeter...


geometrin ne kadar derken sana dedim ki..ciz bakalım ne kadar cizeceksin dedim...bunun anlamı sudur ayetle birleştirirsen...gidebildigin yere kadar git...daha anlatmama gerek var mı ...yani mekke ve mekke şehirleriyle sınırlı olmadıgını anlattım sana...


kolay gelsin...

K.C. 10-04-2010 18:35

Yusuf
(2)Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Ta Ha
(113)İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri teker teker sıraladık.

Şura
(7)Böylece biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir.

Zuhruf
(3)Apaçık Kitab'a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur'an yaptık.

Hele şu alttaki ayette salt Araplara indirildiği öyle açık ki?

Şuara
(199)Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı yine buna inanmazlardı.

Arapça bilmek üzerinde bu kadar durmuş bir Tanrı (?), Mekke'nin çevresi derken herhalde Arapça'yı anlayan çevreyi kastediyor.

Çevre kelimesinin kapsama alanı Arapça'nın bilindiği/kullanıldığı yerden ötesi olmasa gerek.

*******************************
Sorum arada kaynadı gitti, yineleyeyim;

Tavsiye üzerine meali bir tarafa attım.

Arapça da bilmiyorum.

Kur'an'ın bizzat kendisi bana KİMİN TARAFINDAN YAZILDIĞINI en ufak bir şüpheye mahal vermeyecek şekilde ispatlamalı.

troyya 10-04-2010 18:38

Alıntı:

K.C.´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 299079)
Yusuf
(2)Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Ta Ha
(113)İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri teker teker sıraladık.

Şura
(7)Böylece biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir.

Zuhruf
(3)Apaçık Kitab'a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur'an yaptık.

Hele şu alttaki ayette salt Araplara indirildiği öyle açık ki?

Şuara
(199)Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı yine buna inanmazlardı.

Arapça bilmek üzerinde bu kadar durmuş bir Tanrı (?), Mekke'nin çevresi derken herhalde Arapça'yı anlayan çevreyi kastediyor.

Çevre kelimesinin kapsama alanı Arapça'nın bilindiği/kullanıldığı yerden ötesi olmasa gerek.

*******************************
Sorum arada kaynadı gitti, yineleyeyim;

Tavsiye üzerine meali bir tarafa attım.

Arapça da bilmiyorum.

Kur'an'ın bizzat kendisi bana KİMİN TARAFINDAN YAZILDIĞINI en ufak bir şüpheye mahal vermeyecek şekilde ispatlamalı.


hicr süresi 9.ayet sana yetmiyor mu sayın kc.

insan_olmak 10-04-2010 18:49

Ve haza kitabun enzelnahu mubarakum musaddikullezi beyne yedeyhi ve li tunzira ummel kura ve men havleha, vellezine yu'minune bil ahirati yu'minune bihi ve hum ala salatihim yuhafizûn.

ayetin tamamı bu şekildedir

siz dediniz ki

Alıntı:
sayın insan olmak değişmiş kitaplardan bahsetmiyor ki...mubarekun musaddık ellezi ; kutsal kitapları tasdik eden demek...

yani ve daha oncesinde ise ve haza kitabu yazıyor yani bizim indirdiğimiz kitaplardan

insanların değiştirdiği ibaresi yok...
siz burda bizim indirdiğimiz kitaplardan dediğini söylüyorsunuz.
ancak bu ifade yani

Ve haza kitabun

kuran için kullanışmış bir ifadedir.siz bunu diğer kutsal kitaplar için söylüyormuş gibi yani sanki ''bizim indirdiğimiz kutsal kitapları tasdik eden'' diye bir cümle varmış gibi gösteriyorsunuz.


insanların değiştirdiği ibaresi yok diyorsunuz onun yerine ve haza kitabu ibaresinni odluğunu söylüyorsunuz.

iyide ve haza kitabun terimi kuran için kullanışmıştır.diğer kutsal kitapları bağlamamaktadır o ayette siz ise bunu sanki onları bağlıyormuş gibi göstermeye çalıştınız:)

aslında sizde durumuz farkındasınız da anlamıyormuş gibi yapıyorsunuz


diye bir açıklama yaptım hala anlamıyorsunuz!

demişsiniz ki

Alıntı:

insan olmak deli etme beni...musaddiki ellezi ne demek bununla birleştirdim ben ayeti...dogru yazdım aslında..sen anlamadın..ne oynamasından bahsediyorsun...arapca kelimelerininin yerlerinide değiştirmedim...olayı saptırma lütfen..münferit kelimeyi münferit olmayan çoğul ekle birleştirdim ben bunu..arap edebiyatından haberin yoksa ona ben karısamıcam...
mubarekun musaddık ellezi ; kutsal kitapları tasdik eden diye bir açıklama yapmışsınız zaten

siz en başta ne demişsiniz bakın iyi okuyun


Alıntı:

sayın insan olmak değişmiş kitaplardan bahsetmiyor ki...mubarekun musaddık ellezi ; kutsal kitapları tasdik eden demek...

yani ve daha oncesinde ise ve haza kitabu yazıyor yani bizim indirdiğimiz kitaplardan

insanların değiştirdiği ibaresi yok...
ve haza kitabu sözcüğü kuran için söylenmiştir ancak siz sanki bizim nidirdiğimiz kutsal kitapları tasdik eden diye bir ibare varmış gibi söylüyorsunuz!!



saygılar

K.C. 10-04-2010 19:14

Alıntı:

troyya´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 299081)
hicr süresi 9.ayet sana yetmiyor mu sayın kc.

9.Şüphesiz o zikri (Kur'an'ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.

Bu ayetin nesi yetmeli.

Arapça bir Kur'an var, mealleri bırakın dediniz bıraktık.
Arapça bilmiyorum.
Olayı özelleştirmeyeyim hadi.

Dünyanın herhangi bir yerine bu kitabı gönderdiniz. Onu eline alan kişinin bu kitabın kutsal ve bir Tanrı tarafından gönderildiğine inanmasını bekliyorsunuz.

Sorunu Arapça olmaktan çıkarırsak;

Geçmişten gelen her türlü duyumu, öğretileni, bilineni bir tarafa bırakın.
Kutsal kitap diye bir şeyin varlığını da duymadınız farzedin.
Yani tüm önyargı, yan yargı, son yargılardan arındınız.

Şimdi bu kitabın KUTSAL BİR KİTAP olduğunu nasıl anlayacaksınız?

Tanrılarla dolu efsanelerde Nuh (Utnapiştim) de Tufanı yazmış. Nuh'un peygamber olduğuna inanıp, Enki'nin Tanrı olduğuna, Tufanı gönderenin insanlara diş bileyen diğer Tanrılar olduğuna da inanmak lazım öyleyse.

"Bu kitap ulu Tanrınız tarafından yazılmış ve korunacaktır" diye okuduğunuz her cümlenin ait olduğu kitabın Tanrısına inanacak mısınız?

Başka hiçbir delil aramayacak mısınız?


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:46 .