![]() |
Allah Yok
Dinleri hiç bir zaman aklım almamıştır, dinlerde mantık arardım ve bazen mantıklı bulurdum bazen mantıksız, ama yine de bu mantıksızlara kendimce yorum getirir Islamı aklardım.. Herşeyi Islama yormaya çalışırdım, kalıplaşmış sözlere inanırdım yani bilim yeni birşeyi kanıtlasa, bunu da yabancılar yapsa, kendi kendime sorardım neden biz müslümanlar bilimde geriyiz diye.. Biz dini yanlış uyguluyoruz hatta peygamberiz 'İlim Çinde de olsa alın' demiş diye kendimi avuturdum.. Etrafıma bakardım, insanların çoğu avrupaya nispeten daha kirli, kimseyi küçümsemiyorum, ama gerçek bu.. neden bu böyle diye kendi kendime sorduğumda da 'Temizlik imandandır' sözü aklıma gelirdi.. Yine Biz yanlış uyguluyoruz diye kendimi avuturdum.. Daha hiç Kuran okumamıştım o zamana kadar.. Hadisleri de kendi kendime aklardım, bunlar Allahın sözü değil, değiştirilmiş falan filan derdim, kuranda yazmıyo böyle bişey derdim.. veeeeeeeeeeee sonunda kuran aldım.
Türkçesiniii :bump2:... 17,5 liraydı, acıyorum o paraya... Okudum okudum okudum, 80-85 sayfa okudum nerde bıraktığımı bile hatırlamıyorum, resmen korkudan altıma yaptım.. o kadar ki bir keresinde afedersiniz hehe masturbasyon yapmıştım, sular kesilmişti, banyo yapamamıştım... korkudan ağlamıştım ya sular gelmeden ölürsem diye.. :P ölmedim Allahtan .. benim tarihe çok merakım vardır, belki bu merakım olmasa bugün Türkiyenin en büyük yobazlarından biri olurdum..(Bütün müslümanlar yobazdır demiyorum, ailemin geri kalanı müslüman)... Tarihi bilen çok kişi vardır, eminim.. ama önemli olan tarihi sorgulamaktır.. neden sonuç ilişkisi kurmaktır her olayda.. Avrupa tarihi, Türk tarihi, Islam tarihini araştırdım, çok okudum.. bu merakım beni agnostik yaptı diyebilirm.. dinlerin doğuşu, gelişimi, yok oluşu hep aynı.. Biz bugün zeus aklımıza gelince gülüyoruz, 200 yıl sonra da bizim torunlarımız Allah akıllarına gelince gülücekler.. Din mantıksızdır.. o kadar çok din var ki.. 14. yüzyılda Amerikada doğan bir kişinin müslüman olması imkansız, bu ona bir haksızlık.. Amerikada doğan biriyle arap yarımadasında doğan birinin şansları eşit mi ??? bunun yanında hep küçüklükten beri hep kendime sorardım, Allah Muhammedi Peygamber olarak seçti.. Beni niçin seçmedi ??? bu bir haksızlık değil mi ?? düpedüz haksızlık.. Ademle havva cennetteydiler, atıldılar.. Beni Adem olarak yaratsaydı, Allahın olduğuna %100 emin olsaydım ben yemezdim o elmayı armudu ya da her neyse... Şeytan bile bile yaratıcısına isyan ediyo :pound:.. hiç aklım almamıştır.. Sen git Allahla konuş, o Herşeye kadir olan, seni yaratan Allahı gör, ama isyan et.. mal mı bu şeytan ???:mad2: melekler... sen git 24 saat Allahın her dediğini yap, köpek gibi çalış sex yok yemek yok, tatsız bi hayat, cennete de gireme, girsen de huri yok sana.. resmen masal.. Nuhun gemisi.. zaten bunun bi masal olduğunu anlatmaya gerek yok.. hala şaşıyorum kendime nasıl inanmışım bu masala.. Gılgamış destanında da geçiyomuş sanırım aynı konu.. bir de şu bizim seçilmiş millet yahudiler var.. Tevratın Tanrısı yani bizim Allahımız, yahudileri seçmiş.. Bu bir ayrımdır, kuranda da yazıyo yahudileri seçtiği,.. neden yahudileri seçti ?? Türkleri seçseydi, biz sapıtmazdık belki :P.. Ama isyan etmeyin bu haksızlara, Allah bu, napalım öyle istemiş.. :puke: 17 yaşlarında aynen böyle düşünüyodum, islamı terkettim.. 1 sene sonra yeniden döndüm niye döndüm bilmiyorum, daha o zamanlar elimde kanıt yoktu belki.. araştırma yaptıktan sonra, düşündükten sonra 1 sene kadar falan oldu artık tamamen terkettim.. Allah yok diyebiliyorum... bunu 5 sene önce diyemezdim.. dini terketmek ayrıca bir irade işi.. kişinin iradesi olması lazım.. 'Ben yanlış yaptım', 'Fatih Sultan Mehmed de yanlış yapmıştır' diyebilen bi kişi ancak dinini terkedebilir.. .. bunu hazmedebilen bir kişi dinini terkedebilir... ben yapamamıştım ilk zamanlar.. bu iradeyi gösteremedim yeniden döndüm islama.. o günün şartlarında öyleymiş bunu hazmetmek lazım.. ve eminim Fatih bugün yaşasaydı ateist olurdu.. biliyoruz onun ne kadar meraklı, araştırmacı ve zeki olduğunu.. Islamda insanın resminin yasak olduğunu ama onun İtalyadan ressam getirip resmini yaptırdığını biliyoruz.. 7 dil bildiğini de.. Hristiyanlık=Islam=Yahudilik hepsi aynıdır.. unutmayalım Osmanlıyı yıkan Ateist, Agnostik Avrupadır.. Hristiyan Avrupa değil.. böyle agnostik oldum.. daha çok şey var ama.. bu kadar yeterli sanırım.. Evrime de karşı hep çıkmışımdır, ama araştırınca mantıklı geliyo .. Evrime şu anda inanmıyorum ama belli olmaz :).. görüciizzz :P Dünyayı yaratan biri vardır deniliyo, dünya yokdan var olmaz deniliyo.. ama bence olur.. Allah yokdan varolursa, Evren neden olmasınn :) Küçükken bunları söyleyince, Aklın almaz düşünme derlerdi bana.. hala da öyle diyolar, özellikle benim nurcu arkadaşalrım :)..düşünmeye düşünmeye geri kaldık zaten. Batı ölümsüzlüğün çaresini arıyo biz de türbanın.. |
İçinden gelenleri çok samimi bir şekilde anlatmışsın benimde anlatasım geldi :D
Keşke benimde tarihe merak olsaydıda yobazlar tarihi sallaya sallaya anlatırken engel olsabilseydim.. |
Saygideger ShadowonGodonEarth;
Samimi ve aciklayici mesajin icin tesekkurler. Agnostisizmden ne algiladigini ve kendine ideolojik inancsal bir dogru olarak neden agnostisizmi sectigini aciklar misin? Saygilarimla; evrensel-insan |
Selam Arkadaslar,Ben daha bu gün kaydoldum.Bu basligi görünce birseyler yazamadan gecemedim.Ben biraz kendimi anlatayim ilk önce,26 yasindayim 7 senedir isvicrede yasiyorum.Bir italyan bayanla evliyim kendisi Hristiyan.Benim Ailem müslüman ve dine bagli insanlar.Türkiyedeyken cok sorularim oluyordu kendimce arastiriyordum soruyordum,dinlerin mantigini anlayamiyordum.cözümsüz bir sekilde Isvicreye geldim ve burda baya bir arastirmak icin zamanim ve olanaklarim oldu.Hristiyanligida yakindan tanima sansim oldu,incili okuma firsatim oldu.Yunan mitolojisine kadar gittim.Dinler tamamen carptirilarak insanlar kendi Menfaatlerini icine koyarak özünde insanlara bir sey sunma Hedefindeyken.Arap(EMEVI)zalimligi ve irkciligi islami,Romalilaar Hristiyanligi bambaska bir forma sokarak insanlara gösterdikleri icin biz mantik bulamiyoruz dinde.Allah ve din kavramlari öyle yanlis asilanmiski bize,Allah deyince ben eskiden sakkali bir adami düsünürdüm.hadi dinler su tarafta dursun ama Allahi kavramakta aceleci davranmayalim.
|
Allah vardırr...saçpa sapan saplantılar bunlar yazık size...:mad:
|
Alıntı:
Lisede deizm, Agnostisizm gibi kavramları görmüştüm ama sadece sınavlara hazırlanmak için çalıştığımız için, ezber yapardım, sınavdan sonra unuturdum.. İlk önce İslamı terkettiğimde deisttim, çünkü tanrının olmaması kavramı hemen hazmedilecek bişey değil.. ateizme alışma evresi gibi birşey.. Din kavramını kafamdan tamamen söküp attıktan sonra tanrısız yaşamak biraz garip oluyo.. Neden agnostiğim çünkü tanrının var olduğunu veya olmadığını 'kesin' olarak gösteren birşey yok... Ama şu anda ateizmi, agnostisizmden daha mantıklı buluyorum.. Özellikle bugün haberde okudum, bilimadamları yapay DNAdan canlı hücre yapmışlar.. ayrıca Tanrının olması için birşeyden oluşması gerekir, İnsan aklı gizemi sever o yüzden tanrının hep olmasını ister, çünkü olağanüstüdür, ilginçtir.. Ama artık gerçekçi düşünmeyi istiyorum, olağanüstü şeyler yok gibime geliyor.. Tanrı 'eğer varsa' yoktan varolmuş demektir.. eğer birşey yoktan varoluyosa buna en mantıklı yorum evrenin yoktan varolmasıdır.. Galiba deizmden Ateizme geçen evreyi atlattım :) Ateizm de değişik bir kavram aslında, bilmiyorum ne derece ateistim şu an ama bir tanrının varolmadığına karar kıldım en sonunda.. en son vardığım nokta bu :P teşekkürler ilginiz için |
Alıntı:
|
Alıntı:
Benim islamdan çıkışım, yukarı da anlattığım gibi dinin mantıksız oluşundan dolayı.. ayrıca kuranı okuyup emin olmak istedim.. Ben müslümanken kuranda köleliğin meşru olduğunu bilmezdim mesela.. okudum, öğrendim.. Dinler elbette değişir, çağa ayak uydurmak zorunda kalır.. uyduramazsa bkz.---> İslam dünyası |
Alıntı:
:D |
Mastürbasyondan sonra duş mu alıyordun abdestmi? Duş alanlara ''ruhsal olarak cenabetsin'', abdest alanlara ''cenabet değilsin'', hiçbir şey yapmayanlara ''cenabetsin'' diyorlar. İkisindede su geçiyor kardeşim, ne saçmalıkmış.
|
Alıntı:
Gusül abdesti alıyodum :).. Onların korkutma alışkanlıkları hiç bitmez, illa bişey bulup korkutucaklar.. |
Bİr yaraticinin var olduĞu gerÇeĞİ ve materyalİzm
BİR YARATICININ VAR OLDUĞU GERÇEĞİ VE MATERYALİZM İnsanoğlu var edildiği ve düşünmeye başladığı ilk anlardan itibaren yaratılışı merak etmiştir. Bu merak önce; ben neden, nasıl, niçin var edildim şeklinde kendine yönelikti. Fakat daha sonra var oluşun bütünlüğü keşfedilmeye başlanınca bu soru; biz nasıl, neden, niçin var edildik şekline dönüşmüş, bu konuda çok ve çeşitli teoriler, düşünceler üretilmiştir. Var oluşun nedenleri, niçinleri, nasılları konusunda üretilen yanıtların çokluğu ve çeşitliliğine rağmen bütün bunları iki büyük grupta toplamak mümkündür. Tanınmış bir bilim insanına göre varoluş ya yaratılmıştır ya da yaratılmamıştır. Eğer yaratılmış ise bir yaratıcı iradenin olması gerekecektir. Fakat materyalistler yaratılışı kabul etmek için yokluktan bir şeylerin meydana geldiğini, ortaya çıktığını kabul etmek gerekir; bunu da bilim ret eder diyerek yaratılışı inkâr ederler, kanıt olarak bilimi gösterirler. Yadsınamaz bilimsel bir gerçek olan maddenin (enerjinin) sakımı kanunu bu görüşü onaylar gibidir. Tersinim teorisi ise materyalistlerin bu kanunu eksik bu nedenle yanlış yorumladıkları görüşündedir. Maddenin (enerjinin) sakımı kanunu hiç bir maddenin yoktan var vardan da yok olmayacağını ancak şekil değiştireceğini belirtir. Materyalistler varoluşu önce maddeye dolaysıyla evrene indirgerler. Ardından da maddenin sakımı kanuna göre var olan evrenin yoktan var olamayacağını, var olduğu içinde ezelden beri var olması gerektiğini söylerler. Söylerler ama var olan bir madde yokluktan var olamayacağından her madde gibi evreninde bir kaynağının olması gerektiğini nedense görmezlikten, bilmezlikten gelirler. Nitekim doğruluğu hemen hemen kanıtlanmış olan big bang teorisine (tersinim teorisine göre genişim evresi) göre evrenin kaynağı kütlesiz bir enerji zerresidir. Diğer ifade ile evren bu kütlesiz enerji zerresinin patlaması sonucu meydana gelmiştir. Eğer evrenin kaynağı bir kütlesiz enerji zerresi ise maddenin (enerjinin) sakımı kanuna göre bu zerrenin de bir kaynağı olması gerekecektir. Bu böyle ezele kadar devam edip gider. Bir materyalist için evrenin bir kaynağının, kaynağında bir kaynağının olması, bunun ezele kadar devam edip gitmesi gerektiği materyalist felsefeyi etkilemez. Aksine doğrular. Materyalist çevreler önceleri evrenin kaynağı olan enerji zerresinin ezelden beri var olduğunu; takriben on üç milyar yıl önce patlayarak tüm evreni meydana getirdiğini savundular. Fakat tüm evreni meydana getirecek kadar yoğun olması gereken bu zerreciğin ışık fotonlarının yayılmasına dahi izin vermeyecek kadar büyük çekim gücüne sahip olması gerektiği, nasıl olup da patladığı (patlama için çekim gücünden daha büyük ve ters etkili bir gücün enerji zerreciğinin tam ortasına uygulanmış olması gerekir) sorusu gündeme gelince bu varsayımdan vazgeçmek zorunda kalmışlar, yerine kurulup bozulan evren modelini getirmişlerdir. Bu modele göre evren kurulup bozularak ezelden gelmektedir. Sonsuza kadar kurulup bozulacaktır. Kurulup bozulan evren modelini destekleyen herhangi bir bilimsel kanıtın olmaması bu varsayımı bir teori olmadan öteye götürmez. Bize göre bu bir bilimsel gerçekleri materyalist felsefeye uydurma operasyonudur. Evrenin bir enerji zerresinin patlaması sonucu meydana geldiği gerçeği evren meydana gelirken kaynağın tümünün kullanılıp kullanılmadığı sorusunu gündeme getirir. Bu soruya verilecek cevap çok önemlidir. Eğer kaynağın tümü kullanılmış ise kaynağın kaynakları da kullanılmış olacağından evrenin ezelden gelmesi gerekecekti. Ama biz evrenin ezelden gelmediğini, bir yaşının ve belirli bir kütlesinin olduğunu biliyoruz. Bu da bize evren oluşurken kaynağın tümünün kullanılmadığını sadece büyük bütünün minik bir parçasının harcandığını gösterir. Büyük bütün ezelden gelip ebede uzanması gerektiğinden harcanan parça onu eksiltmeyecek, azaltmayacak, evrende bu büyük bütünün içinde minik bir zerre (gerçekte bir zerre bile değil) olacaktır. Uzay diye isimlendirip ezelden gelip ebede uzanan bir hiçlik olarak nitelendirdiğimiz evren dışı alemin gerçekte bir hiçlik olmadığı açıktır. Bu gerçek ise tersinim teorisinin Yaratıcı evreni yaratmayı murat edince kendi zerresinden bir zerreyi ortaya koydu ve kün (ol) buyurdu öngörüsüyle tamamen örtüşür. Sonuç olarak şunları söyleyeceğiz. Evren başlangıcından en mükemmel dönemine kadar mükemmel planlanmış bir düzenlemenin sonucudur. Asla rastlantısal değildir. İçinde milyarlarca gökcisminin bulunduğu şu evren, evrende yüzüp duran dünya, dünyayı tıka basa dolduran ancak milyarla ifade edilebilen canlılar rastlantılarla oluşmamışsa, oluşamamışsa ve bilim bu gerçeği ısrarla gösteriyorsa varoluş rastlantılarla oluşmamış demektir. Eğer varoluş rastlantılarla oluşmamış ise bir irade sahibi güç tarafından yapılmış, yaratılmış demektir. Bu da varlığı kesin olan bir Yaratıcıyı işaret eder. Varoluşun rastlantılarla oluşmadığını bilimsel olarak göstermek demek bir Yaratıcının var olduğunu bilimsel olarak göstermek demektir. Hüdai ÇAKMAK Yazar Tersinim Teorisi Kurgulayıcısı |
daha doğrusu anlatılanlar hayat hikayesinden çok bir fıkra hüviyetine bürünmüş..
|
Alıntı:
öncelikle materyalizmin ne olduğunu öğreniniz. Cami megafonundan duyduklarınız ile Materyalizmi tartışacak donanımınız olmaz ve ancak yaratıcıya var dersiniz. |
Saygideger AerA;
Oyle deme. Gunumuzde, "madde=tanri" inanci ve bildigin, evren=tanri iciceligi, yani panenteizm var. Oyuzden, bilhassa metaphysics'in varlik ile ilgili bir ideolojisi olan, materyalizm de; bilimin konusu degil ve bilimsel degildir. Dolayisiyle, materyalizm bir ideolojik inancsal dogrudur. Hem evrensel onayi yoktur, hem yanlislanamaz, hem de kesinlik, mutlaklik v.s. temelli dusunce icerir. Ustelik yukarida verdigim ornekteki gibi, maddenin nesnelligini verilen insanoglu oznel icerigi ile de tanrilastirilabilir. Zaten, 20. yuzyil sonrasinin tanrisal zihniyetinin temeli, ya nesnele, oznel icerik vererek onu tanrilastirmaya, ki buna insanoglunun kendisi de dahildir, ya da, nesneyi, akilli tasarimci oznelligi ile beslemeye, ya da yaraticiya akilli tasarimci oznelligi vermeye dayanir. Saygilarimla; evrensel-insan |
ayrıca konuyu açan arkadaşımın avatarında Önder Atatürkün resmi var,sanırım kendisini seviyorda benim merak ettiğim Atatürk demi ateizm yanlısı idiki ben sanmıyorum,onun pek çok Allah a dua eden resimleri var..
|
Bence allah vardir.
Alıntı:
Kendince bu yazında korkularını sana gelen mantıksızlıkları anlatmışsın.Senin bu düşüncelerinin hepsi o yaş grubunda gayet normal sorular.Ancak ilerleyen yaşlarda bu ateizm'in ne kadar yanlış olduğunu anlayacaksın.İNŞALLAH imansız ölüpte baş edemeyeceğin kadar büyük kudret veya elçiler ile uğraşmazsın. Neden ALLAH ı öcü gibi görüyorsunuz anlamıyorum.ALLAH kuranda hemen hemen her ayetinde merhametliyim diyor.Bunu şöyle düşünelim.Sen bir babasın uğruna hayatını verecek kadar sevdiğin bir oğlun oluyor.Ona her türlü imkanı vermek istiyorsun.Çocuk büyüyor ama bu çocuğun salonun ortasına kaka sını yapmaması için onu eğitiyorsun ona bu işlemin tuvalete yapılması gerektiğini bunun hem temizlik hem sağlık açısından doğru olduğunu anlatıyorsun.Peki senin bildiğin ve cocugun bilmediği bu bilgi bu davranışı çocuk kendi yetersiz zekasıyla yorumlar ve aklına yatmazsa bu senin bu bilginin ters yanlış yada senin bilgisiz olduğunu gösterir mi? neden ALLAH ı düzmantıkla yargılıyorsunuz.Düşün ve korkmadan kendine şunu sor ben ALLAH ın yerinde olsaydım ve herşey benim olsaydı,hiç bir şeye ihtiyacım olmasaydı da herkesin bana ihtiyacı olsaydı yarattıklarım bana verdiklerimden dolayı (nimetler) nasıl bana şükretsinler onlara bir yol göstermem gerekir öğretmem gerekir diye düşünmezmiydin?ALLAH bizim düşünemeyeceğimizden dah büyüktür biz kimiz ki bizimle muhattap olacak sen kimsin onu çıplak gözle görebileceksin? ve hatta sen kimsin ki ona soru sorabilme cesaretini kendinde bulacaksın.O yine peygamberine vahiy ettiğinde elçisi cebraili kullanmıştır kendi bile direkt muhattap olmamıştır.Başbakan bir kanun çıktığında senle muhattap olmaz tek tek kapı kapı dolaşıp yeni kanunu bildirmez emrindeki elçilere bildirir sende o kanuna uyarsın.İstersen uyma cezası vardır.Başbakan benim evime gelmedi bana direk söylemedi ben muhaf tutlmalıyım diye düşünebilirmisin.Cenabet ölücem cehenneme gideceğim diye korktum demişsin korkma ölsende yıkanacaktın zaten.Cehenneme girmeyecek kul varmı herkes bir kez uğrayacak oraya ve uzayı düşün herbirinde 300 milyar yıldız bulunan 250 milyar galaksi var.Bunlar tesadüf mü? kendi vücudun tesadüf mü? kalp ameliyatın için bacagına konan yedek damar tesadüf mü? omurilik ve içine yerleştirilmiş kumanda sistemindeki sinir sistemleri tesadüf mü? İstanbulda aşağı yukarı 15 milyon insan yaşıyor on yıl önce ayrıldığım kız arkadaşıma yollarda hiç rast gelmemişken yani 15 milyonda 1 ihtimal on yılda gerçekleşmiyorken yasa şans oyunlarında 15 mılyonda bir ihtimal gerçekleşmiyorken amma şanşlıymışız ki güneş,ay sistemler vücut dil (üzerinde ayrı ayrı uyarıcılar olan) damarlar dudaklar ve beyin gözler tesadüf bence sen gözlerini kapat ve bir gün yaşamayı dene (24 saat) ne kadar zor olduğunu anlayıncada şükredeceksin...Ben peygamber olsaydım demişsin seni zaten seçmezdi merak etme sen o görevleri üstlenemezdin.Şeytanın isyanını hatırlıyorsun ama dikkat et bak orada gözden kaçan bir nokta var.ALLAH insanı yarattı her meleğe secde edin saygınızı gösterin dedi.(direk muhattap olmaz dolayısıyla şeytanda direk ALLAHı görmüyordu) arada her zaman emri getiren elçiler vardır.Şeytan isyan etti.Ama şeytan ALLAH tan yeniden diriliş gününe kadar müsade istedi hem artistlik yapıyor hem yine karşından ricada bulunmak asıl acizlik değil mi? üstelik tüm diyaloğlar yer almıyor ALLAH demekki yaratmadan sonra oradakilere ben bunu yarattım ama bunun bir süresi bir ömrü olacak sonra ben bunları (insanları) yine burada toplayacağım demediyse şeytan nasıl onların yenden dirileceği güne kadar bana müsade ver diye yalvardı.Madem bu şeytan çok artis kendine güvenen ve isyan edebilecek kadar kendini büyük görüyorsa neden ALLAH tan ricada yalvarışta bulunup kıyamete kadar bana müsade et dedi.ALLAH neden kendine isyan eden şeytana mühlet verdi? daha detay istersen iletişime geçelim daha detaylı anlatayım sana burada yazmayla bitmeyecek çünkü ALLAHın varlığı ve koyduğu kuralları istediğiniz gibi ispatlarım size saygılar. |
Sayin yalcinsahin1,inanmak inanan insan icin güzel birsey,kayitsiz sartsiz insanlarin buna ihtiyaci var,bazi insanlar inancsiz yasiyamaz,bu kesin,bosluga düser,hayatin anlami kalmaz,,ama insanlari inancdan uzaklastiranda dinlerin kati ve anlamsiz kurallaridir buda kesin,,basbakandan örnek vermissiniz,kainat yaratan bir tanriyla aciz bir basbakani nasil böyle ayni kefeye koyabiliyorsunuz?bir basbakan insanlara bir mesaj iletmek isterse mutlaka araci birsey kullanmak sorunda ama bunu bir tanri icin düsünemeyiz,,vücudumuzdaki trilyonlarca hücreyi dahi yaratan düzenleyen o deyilmi?beni nasil muhattab almiyormus,,,bir tanriyla insan arasina böyle mesafe koymak bence yanlis,,,bir peygamber balta girmemis ormandaki bir insana ulasamaz ama tanri okyanusun ortasindaki kücücük adaya bile ulasabilir.saygilar
|
Üstelik yan kapı komşum şiddetli bir ateist hemen hemen her akşam buluşup rahat rahat konuşuyoruz.O şiddetle evrim teorisine beni inandırmaya çalışıyorken bense onun gerçekleri nasıl oluyorda göremediğini anlamıyorum.Amerikada dünyaya gelen insanla arap yarımadasında dünyaya gelen şansları eşittir.Çünkü dünyada herkes bir şekilde yaratıcıdan haberdar olacaktır.ALLAH bunu ona (duymayana)mutlaka bildirecektir,duyurur. Kuran da adı geçen ve net bir bilgi sahibi olmadığımız 125 bin peygamberden bahsedilmekte demekki herkesin kulağına bu duyuru bu ilan ulaştırılmış.Söylenen ise hep aynı şey ALLAH vardır ve tektir.Bunu siz bizi göremediğinizden size iletiyoruz denilmekte ve eklenilmekte bana ibadet borçlusun.Aldığın tüm nimetlere karşı bana teşekkür etmek zorundasın.Etmiyormusun ozaman sende bana karşı dik başlı olmandan dolayı sana vereceğim cezayı hak etmektesin denmekte oldukça net ve açık.Rüya denilen olay bir tür vahiy etme bildirmedir.Bu gün charles darwin in ortaya attığı evrim teorisi ve takip eden süreç içerisinde richard dawkins ve türk ergi deniz özsoy unda şiddetle savunduğu evrim teorisi ve mutasyon ileride tarih kitaplarının en büyük espri kaynağı olacaktır buna emin olmalısın. Şu anda dna yı insanoğlu çözmüş bulunmakta ve bu muhteşem düzene hayranlığını gizlememektedir.Yararlı bir tek mutasyon örneği yoktur arkadaşlar.Sonra kutsal kitapların insanlar tarafından yazıldığını farzedelim o zamanda arap yarım adasında hangi adam iki denizin bir birine karışmadığını tespit etmiş ve yazmıştı? sonra nasanın 1995 te çektiği uzay gülünden o yıllarda kimin haberi vardı? hz. muhammed kendi kendine mi o kadar fırça attı kuranda? analarınızın rahminde sizi üç karanlık bölümde yaratırız dendiğinde ozamanki insanlar gerçekten ana rahminde üç karanlık bölge olduğunu biliyorlarmıydı ozaman ki tıp bu kadar ilerlemiş miydi? demir madeninin dünyada oluşmadığını gökyüzünden dünyaya gönderildiğini sonra zengin olduktan sonra orduların başına geçip neden savaşsın hayatını tehlikeye atsın bıraksın zenginliğin ve peygamberliğin keyfini sürsün? 40 yaşında peygamberlik gelmeden önce neden putlara tapma isteksizliği gösteriyordu? ondan önce yaşayan ibrahim nuh ve lut peygamberlerin dinlerinden ozaman ki insanlarda habersiz miydi? Peki ALLAH yaratılışta insanoğlundan,cinlerden ve şeytanlardan mutlaka bir kısmını cehenneme dolduracağım diye kesin bir karar vermesi onun ileride olacaklardan zaten haberdar olduğunu göstermez mi? Burada kavranılamayan olay şudur zaten ALLAH ın nezdinde (aklında ve nazarında) tüm olayların sonu kimlerin cezalandırılacağı bilinmekte zaten ALLAH aaa ben bunu bilmiyordum banada süpriz oldu demesi mümkün mü ? zaten hayatı proğramlayan ve akışını sağlayan güç kendisi herşeyden haberdar olması onun nasıl gelecekte bir olacak olaydan habersiz olması mümkün mü?ALLAH a süpriz yapılabilir mi? bilmediği şaşıracağı bir haber verilmesi onun HAŞA zayıf olduğunu gösterir ki bu imkansızdır.Herşeyi kaplayan ve kuşatan bilgi ve güç sahibi bir kudret düşün.Neye ihtiyacı olabilir ki? hayvanlarda ve onlara vahiy yoluyla öğrettiklerine bir bakınız tüm canlılara hayatta kalmasını ve kendinden sonra gelecek olan nesile nasıl yardım edileceğini öğretmesini emreden ve ona bunu öğretene bir bakınız? hangi tesadüf...?????? bir naylon poşet içerisine parçalanmış her biri ayrı ayrı olan 150 adet saat parçasını koyup havaya fırlatsam ve bunu trilyon sene yapsam yinede poşet içerisinde çalışır bir saat olarak düzenlenip yere düşmesi imkansızdır.Bence aklını kurcalayan inanç sistemine tekrar bir göz at ve aramakta olduğuna yaklaşmayı dene ............
|
sayın breymin
Alıntı:
ALLAH denilen kudreti çok hafife almamalıyız çünkü bunun insan aklıyla idraki mümkün olmayan büyüklükte olduğunu düşünüyorum. ALLAH neden insanla muhattap olsun insan kimdir.Başbakan örneği vermemdeki kasıt meclisten çıkan bir kanunda bakan yada başbakan yada vali kanunu gelip bize direk kapımıza gelip bildirmez.Biz bunu böyle uygun gördük uyacaksın uymazsan şu şu cezaları veririz diye daha küçük merciler ile bize duyururlar.Bu bir tehdid değildir önceden uyarmadır.Hz.muhammed'in miraçta ALLAH ı zamansız mekansız olarak konuştuğu bildirilirken musanın rabbini görmek istemesi ALLAH tarafından kabul edilmemiştir kendisi açıkça musa sen beni göremezsin demesindeki sebeb senin benimle görüşmek için yeterli olmaman anlamındadır.Yeterlilik nedir? ben sana ne görev verdiysem sen onu yap daha fazlasını isteme demek.Misal olarak evde bir haşerat çıktı bunun sizin gözünüzde bir değeri yoktur ama tutturmuş illa ben ev sahibiyle görüşücem siz bu böceği ciddiye alırmıydınız.ALLAH kendisi demiyormu ibadetiniz olmasa ben size neden kıymet vereyim diye..Yaratmış çünkü zaten tek yaratma merci kendisi başka yaratabilme kudretine sahip kimse yokki!!!! türkiyede sokakta nefes alabiliyorken amerikaya uçtuğumuzda orada da nefes alabiliyoruz demekki oksijen her yerde peki oksijenin heryerde olduğunu kabul ediyoruzda ALLAH ı neden kabul edemiyoruz.Başbakanı cumhurbaşkanını üniversitede hocalarımızı saygı ile anıyoruzda iş neden bizi yaratana gelince yok uydurma yalan diyoruz.Görmediğimiz için mi elektrik bir kudret görmüyoruz ama onu nasıl inkar edebiliriz.Din ve ALLAHIN kuralları olmasaydı dünyada her türlü tecavüz cinayet haksızlık olurdu.ve bir hesap günü olmasaydı herkesin yaptığı yanına kar kalırdı olmaz ozaman haksızlık olurdu.Düşünün ki evimize davet ettiğimiz yemek yatacak yer verdiğimiz ısınmasını sağladığımız misafirimiz onun için temiz yıkanmış tabaklar ile servis yapmamıza tertemiz çarşaflar sermemize ve önüne yemek koymamıza rağmen bize en ufak bir teşekkür ederim kelimesini esirgemekte bizkırılmaz darılmaz mıydık? ALLAH bizden ne istiyor bizde olupta onun sahip olmadığı şey nedir? neye ihtiyacı varki bizde olupta onda olmayan ne var? o sadece ben yaratıcıyım şeytan bana itaat etmedi bende ona hadi bakalım el mi yaman beymi yaman dedim restleştik.sizide ikaz ediyorum sizde ondan yana olursanız sizide karşımda görürsem sizde kendinizi kurtaramazsınız demekte..bunun anlaşılmayacak kadar zor olan nesi var???? |
sayın breymin
Alıntı:
insanlar inançsız yaşayabilirler ve hiç bir müslüman bence kayıtsız şartsız inanmamıştır.Sadece her insan gibi doğrunun peşindedir.Yoksa ALLAH ın sopası yok ibadet etmesende seni dünyada dövmüyor.sadece insanlar düşündüklerinde gerçekten dünyada bir misafir edilme bir ağırlanma söz konusu herşey insan ihtiyaçlarına göre yaratılmış buna teşekkür etmek istiyor sadece ALLAH kendi ayetlerindede zaten ateistler için peygamberine sen ne kadar üzülsende onları davet etsende onlardan bazıları inanmayacaklar demekte..hadi tamam misal olarak hepimiz inkar edelim hepimiz ateist olalım o zaman bahsedilen (ahiret günü ve hesabı) karşımıza çıktığında cebimizde bir b planı olmalı ki bizde rest çekelim.Bir tarafta bizş tehdid eden ALLAH bir tarafta bizim hiç bir kaynağa dayandıramadığımız tahminlerimizle mi ölelim ya bizim düşündüğümüz gibi çıkmazsa ya gerçekten hesap varsa? (ki ben müslümanım ben kesin inanıyorum zaten misal kelimesini başta yazdım) o zaman pek yardımcımız olmaz bence |
Alıntı:
şu anda kölelik yok mu sizce ? iyi bir düşünelim bakalım |
Bilimin ışığında Bir Yaratıcı İradenin Var olması gerekliliği
Bu yazı mı sonuna kadar okur musunuz? Bilmiyorum. Okuyuyacağınızı ümit ediyorum. Önce şunu belirteyim ki aşağıdaki yazı kimilerine etkileme maksatlı değildir. Sadece maddenin sakımı kanunu gibi en çok bilinen bir bilimsel gerçeğin bir başka yorumudur. Bilimin Işığında Bir Yaratıcı İradenin Var Olması Gerekliliği Bir sitede bir “zavallı kişi” bir yaratıcının varlığını uygunsuz cümle ve ifadelerle inkâr ederek milyarlarca inançlının inancıyla alay etme cüretini göstermiştir. Bu yazımız o “zavallı kişiye” bir cevap niteliğindedir ve tamamen bilimseldir. Yakın sayılabilecek bir tarihe kadar materyalistler dolaysıyla evrimciler statik (durağan) evren modeline inanıyorlardı. Bu inancın temeli maddenin sakımı kanunudur. Bu kanun hiç bir maddenin yoktan var, vardanda yok olamayacağını belirtir. Bir materyalist bu kanunu eğer evren varsa (ki vardır) yoktan var olamayacağından ezelden beri var, vardanda yok olamayacağından ebede kadar var olacak şeklinde yorumlar. Bu modele göre evren ezelden gelip ebede giden durağan bir sonsuzluktur. Ezelden gelip ebede gittiğinden zaman kavramı yoktur. Bilinen ya da bilinmeyen maddelerle doludur. Bu nedenle madde miktarı da sonsuzdur. Bir materyalist ya da evrimci bu varsayımı (bir materyalist ve evrimci varsayımı olduğundan) tereddütsüz kabul edip, inanıyordu. Bu varsayımın doğruluğunu ya da yanlışlığını sorgulamak hiç kimsen aklına gelmiyordu. Nasıl gelsin ki? Bu varsayımın materyalizmin temellerinden biri olan maddenin sakımı kanununa dayanıyor olması gerçek olarak tereddütsüz kabul edilmesi için yetip artıyordu bile. Fakat gerçekler arayan gerçek bilim er geç yanlışları bulup düzeltir. Dikkatli bir gözlemci bu inancın yanlış olduğunu kolaylıkla anlayabilirdi. Örneğin iddia edildiği gibi evren ezelden gelip ebede gidiyorsa bir başlangıcı ve sonu yoksa ve zaman sonsuzsa, ışıyan yıldızların (ışıma bir enerji değişimidir) enerjinin sakımı (entropi-1) kanuna göre enerjileri çoktan bitmiş, çoktan sönmüş (ölmüş) tüm evren ağır maddeler yığını haline gelmiş olması gerekirdi ama öyle değildi. Tüm evren ışıl ışıldı ve “yaşıyordu”. Evrenin “yaşıyor” olması ezelden gelip ebede gitmediğinin inkâr edilemez kanıtlarından sadece biriydi. Bu gerçek evren en azından bir başlangıcının (dolaysıyla zamanın başlangıcı) olduğunu göstermekteydi Evrenin genişlediğinin ve bir kütlesiz enerji zerresinden oluştuğunun keşfi (Bag Bang-Genişim Evresi teorileri) bu konuda yeni ufukların açılmasına, yüz yıllar süren bir bilimsel yanılgıların kırılmasına, düzeltilmesine neden olmuştur. Bu gün evreni çok daha değişik çok daha bilimsel ve çok daha gerçekçi bir bakış acısıyla inceleyebiliyoruz. Bu gün evrenin ezelden gelip ebede giden durağan bir sonsuzluk olmadığını, bir başlangıcının olduğunu, madde miktarının da sınırlı olduğunu artık biliyoruz. Evrendeki atom sayısı sadece on üzeri yetmiş sekizdir. Madde miktarı belirlidir. Statik evren modeli yanlış olduğuna göre bu modele temel olan maddenin sakımı kanunun evren için yeniden ve doğru yorumlanması gerekeceği açıktır. Maddenin yoktan var olmaması, olamaması var olan evrenin bir kaynağının olması gerekeceğini ortaya koyar. Hemen hemen kanıtlanmış olan Big Bag-Genişim Evresi teorilerine göre bu kaynak tüm evren oluşturacak güce (enerjiye) sahip kütlesiz bir enerji zerresidir. Fakat maddenin sakımı kanunu evrenin kaynağı olan bu enerji zerresinin de bir kaynağının olması gerekeceğini belirtir ve bu kaynak, kaynağın kaynağı şeklinde sonsuz sayıda ezele kadar uzayıp gider. Sonuçta eğer evreni oluşturan kütlesiz enerji kaynağının tümü kullanılmış (harcanmış) ise ardıl kaynaklar da kullanılmış olacağından evren ezelden geliyor demek olur. Fakat evrenin inkâr edilemeyen bir başlangıcı vardır. Yani ezelden gelmemektedir. Bir materyalist bu sorunu kurulup bozulan evren modeliyle aşmaya çalışır ama herhangi bir kanıt gösteremez. Bir materyalist için evrenin ve maddenin sınırlı olması materyalizme ters gelmez, zararda vermez. Bu mantığa göre evren ezelden beri sonsuz sayıda kurulup bozulmuştur; ebede kadarda kurulup bozulacaktır. Zaman yönünden her kurulma yeni bir başlangıçtır. Her kuruluşun zaman için yen bir başlangıç olması evrim teorisinin sığındığı olmazları olur yapan sonsuz uzunluktaki zaman kavramının iflası demektir. Ayrıca bir şeyin bitişi bir başka şeyin başlangıcıdır kuralına göre evren dışılık ezelden gelip ebede giden bir hiçliktir. Materyalizm evren dışılığı ezelden gelip ebede giden sonsuz bir “hiçlik” olarak tanımlar. Diğer ifade ile evren, uzay denilen sonsuz hiçlik içinde bir toz zerresi bile değildir ama yine de vardır. Burada bir soru aklımıza gelir. Uzayda evrenimize benzeyen ya da benzemeyen başka evrenler var mıdır? Sonsuz bir hiçlik olarak nitelenen uzayda minik bir toz zerresi gibidir nitelemesiyle bile ifade bulamayan evrenin tek olması akla, mantığa uygun değildir. Mantıklı olan uzayda (evren dışında) evrenimize benzeyen ya da benzemeyen sonsuz sayıda evrenlerin olması gerektiğidir. Bu evrenler ya evrenimiz gibi bir enerji zerresinin açılmış şekli ya da enerji zerresi şeklindedir. Diğer ifade ile ezelden gelip ebede giden sonsuz bir hiçlik olarak ifade bulan uzay evrenlerle ve enerji zerreleriyle tıka basa dolu olmalıdır. Maddenin sınırlı (sonsuz olmayışı) kaynağın kaynağının tümüyle kullanılmadığını da gösterir. Tersinim teorisine göre evrenin temel kaynağı Bir Büyük Bütünün (ezelden gelip ebede giden sonsuz uzayı dolduran büyük bütünün) minik bir parçasıdır. Bu Büyük Bütün mutlak güç ve tek olmalıdır. Bu Büyük Bütün her şeyi kuşatmış, aguşuna almıştır. Sonuç olarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Evrenimizin varlığı mutlak ve tek olan o Büyük Bütünün var olduğunun en büyük kanıtıdır. |
GENİŞİM EVRESİNDEN SONRA OLUŞAN DÜZEN İçinde yaşadığımız evrenin yaklaşık 14 milyar yıl önce hacimsiz bir enerji zerresinin genişimiyle ortaya çıktığı ve zaman içinde şimdiki şeklini aldığı bilim dünyasının onayladığı bir gerçektir. Uzay boşluğu, galaksiler, gezegenler, Güneş, Dünya, kısaca evreni oluşturan tüm gök cisimleri evrenin genişleme evresi adı verilen bu süreç sonucunda meydana gelmiştir. Genişim evresi bir patlamaya benzetilir. Eğer bir patlama ise beklenmesi gereken, patlamanın ardından maddenin atomlar ya da atom altı parçacıklar halinde uzay boşluğunda rast gele dağılması olacaktır. Fakat öyle olmamış, tam aksine, son derece sistemli ve düzenli gelişen bir süreç sonunda hayranlıkla gözlemlediğimiz bu evren ortaya çıkmıştır. Patlama sonucu rast gele, sağa sola düzensiz dağılması gereken maddelerin belirli ve geçerli kanunların izin verdiği ölçülerde ve düzenlerde evrenin belirli noktalarında birikip galaksileri, yıldızları ve yıldız sistemlerini oluşturması; aralarında değişmez kurallarla ilişkiler kurması ve sistemli bir düzen oluşturması bilim adamlarının benzetmesiyle bir buğday ambarına atılan el bombasının, buğdayları toplayıp, düzenli balyalara sarıp üst üste istiflemesi kadar hatta bundan çok daha zor, çok daha olağanüstü bir durumdur. Big Bang teorisine uzun yıllar karşı çıkmış olan Prof. Fred Hoyle, bu durum karşısında duyduğu şaşkınlığı şöyle ifade eder: -Big Bang teorisi evrenin tek ve büyük bir patlama ile başladığını kabul eder. Ama bildiğimiz gibi patlamalar maddeyi dağıtır ve düzensizleştirirler. Oysa Big Bang çok gizemli bir biçimde bunun tam aksi bir etki meydana getirmiştir. Maddeyi birbiriyle birleşecek ve galaksileri oluşturacak hale getirmiştir. Elbette ki evrenin tüm maddesini içeren böyle muazzam bir patlamadan sonra bu derece hassas dengeler üzerine kurulu bir sistemin ve düzenin oluşması ancak mucize tanımıyla açıklanabilir. Astrofizikçi Alan Sandage da bu gerçeği şöyle ifade etmektedir: -Böyle bir düzenin kaostan gelmiş olduğunu oldukça imkânsız buluyorum. Tanrı'nın varlığı benim için bir sırdır, fakat varlık mucizesinin de tek açıklamasıdır. Bilim adamlarının da ifade ettiği gibi, bir patlama ile birlikte atomların en uygun şekillerde bir araya gelmeleri, sonsuz düzenlilikteki evreni, evrenin içindeki milyarlarca yıldız barındıran milyarlarca galaksiyi, trilyonlarca gök cisimleri arasındaki hiçbir aksaklık barındırmayan dengeyi oluşturması büyük bir mucizeler dizisidir. Mucizeler dizisidir çünkü oluşum bir mucizeyle başlar, mucizelerle devam eder ve mucizelerle sona erer. Evrenin başlangıcındaki bu muhteşem denge, ünlü Science dergisindeki bir makalede ise şöyle ifade edilir: -Eğer evrenin yoğunluğu bir parça daha fazla olsaydı, o zaman Einstein'ın genel görecelik kuramına göre evren, atomik parçacıkların birbirini çekme kuvvetleri dolayısıyla bir türlü genişleyemeyecek ve tekrar küçülerek bir noktacığa dönüşecekti. Eğer yoğunluk başlangıçta bir parça daha az olsaydı, o zaman evren son hızla genişleyecek, fakat bu takdirde atomik parçacıklar birbirini çekip yakalayamayacak ve yıldızlarla galaksiler hiçbir zaman oluşamayacaktı. Doğaldır ki biz de olmayacaktık. Yapılan hesaplara göre, evrenimizin başlangıçtaki gerçek yoğunluğu ile ötesinde oluşması imkânı bulunmayan kritik yoğunluğu arasındaki fark, yüzde birin bir kuvatrilyonundan azdır. Bu, bir kalemi sivri ucu üzerinde bir milyar yıl sonra da durabilecek biçimde yerleştirmeye benzer... Üstelik, evren genişledikçe, bu denge daha da hassaslaşmaktadır. Yukarıya kısaca aldığımız kanıt ve görüşler tersinim teorisinin başlangıcınbir patlama olmadığı planlanıp düzenlenmiş bir genişim evresi olduğu görüşünü doğrular. |
niyet ne ne niyetle duş alıyorsan o odur....dinin kurallarını okuyup anlamadan üç beş ayet okuyup kendini islam alimi diye tanıtan hatta cevresinde vay çok müslüman adam kesin cennetlik diye anılmak isteyen üç beş salak kendi kafasına göre yok duş alırsan cenabetsin yok abdest alırsan değilsin demesini mi kafana takıyorsun? sen ne niyetle yıkanıyorsan senin kalbini bilen ALLAH var sen herşeyi islam alimiyle çözemezsin zaten.Onlar ayetleri kendine göre çevirirler asıl anlamı onların işine gelmediğinden sen kafana takma bence dostum onları..bence ALLAH kafiride davasında çalışmalarından dolayı sever sonuçta tezini doğrulamaya çalışıyor ama münafık iki yüzlü olduğundan ne kafirlerce nede müslümanlarca sevilir.. ikiyüzlü dönek kalleşleri kim sever..
|
Alıntı:
|
Alıntı:
niyet ne ne niyetle duş alıyorsan o odur....dinin kurallarını okuyup anlamadan üç beş ayet okuyup kendini islam alimi diye tanıtan hatta cevresinde vay çok müslüman adam kesin cennetlik diye anılmak isteyen üç beş salak kendi kafasına göre yok duş alırsan cenabetsin yok abdest alırsan değilsin demesini mi kafana takıyorsun? sen ne niyetle yıkanıyorsan senin kalbini bilen ALLAH var sen herşeyi islam alimiyle çözemezsin zaten.Onlar ayetleri kendine göre çevirirler asıl anlamı onların işine gelmediğinden sen kafana takma bence dostum onları..bence ALLAH kafiride davasında çalışmalarından dolayı sever sonuçta tezini doğrulamaya çalışıyor ama münafık iki yüzlü olduğundan ne kafirlerce nede müslümanlarca sevilir.. ikiyüzlü dönek kalleşleri kim sever.. |
Yalcinsahin1,herkes bir tanriya inanabilir ama hickimsenin tanriyi tarif etmeye hakki yok cünkü insanlar iser alim olsun ister zalim olsun isterse peygamber oldugunu iddia etsin,kimsenin tanriyi tarif etmeye hakki yok,cünkü tanriyi tarif ederken herkes kendini tarif ediyor bunu tesbit etdim bu bir gercek,,,(bana tanrini söyle ,sana kim oldugunu söyliyeyim)sizde onu tarif etdikce bataga batiyorsunuz,kendi kuraninizla dahi celisiyorsunuz,,su ana kadar onlarca ayetle celisdiniz,biraz daha anlatirsaniz yüzlercesiyle celisiceksiniz,,,mesela,ben size sahdamarinizdan daha yakinim ayetiyle celisdiniz.saygilar
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Ayrıca halkın çoğunluğu müslümanken, müslüman görünmenin zararı olmadığını düşünmüştür, İslamda ki takiyye gibi birşey heralde, siz daha iyi bilirsiniz. :bounce: |
Alıntı:
Mesela, Allah Muhammed'i peygamber olarak seçiyor. Seçti mi? Seçti. Onunla konuştu mu? konuştu. Cebraille ayet yolladı mı? yolladı. Eeee şimdi bu haksızlık değil mi? Allah Muhammed'e torpil yapmış oluyor. Benim suçum ne bana neden kopya vermiyor? Kendini 14. yüzyılda Amerika kıtasında yaşıyor düşün, yani Müslümanların Amerika kıtasını bilmediği zamanlarda. Şimdi senin Müslüman olma şansın kaç? Arabistanda doğanla eşit mi? Kurandaki bütün peygamber isimleri yahudi, sebep? Nuh'un gemisine onbinlerce hayvan çeşidi nasıl sığıyor? Nuhun gemisi hikayesi resmen mitolojinin Allah'ıdır.. say say bitmez bu saçmalıklar, yahudileri seçiyor, sebep? Şeytan tanrıyla konuştuğu halde onun var olduğunu bildiği halde, onu yenemeyeceğini bildiği halde isyan ediyor. Akıl mantık nerde? keşke şeytan olsaydım da Allahı görseydim, ben isyan etmezdim. yüzlerce mantıksızlık var yazasım gelmiyor, o kadar çok ki.. Kafirlerin kalplerini mühürledim diyor, sonra da onların hepsini cehenneme atacağım diyor. Nasıl bir mantık bu? Kurandaki ayetlerin hepsinin yahudi semitik mitolojilerden alıntı, ve duruma göre Muhammed'in yazdığı ayetler olduğunu araştırırsan anlarsın. |
Alıntı:
Neden kurandaki bütün olaylar ortadoğuda geçiyor ve bütün peygamber isimleri yahudi? |
Alıntı:
Aklıyorsa gel Allah rızası için benim kölem ol, var mısın? hem eşitlik diyeceksiniz, sevgi saygı kardeşlik diyeceksiniz, mükemmel din diyeceksiniz sonra da savaşta ele geçen kadınları seks kölesi olarak kullanıcaksınız, Amerikalılar ıraklı kadınlara tecavüz edince karşı çıkıcaksınız, 'köleye karşılık köle öldürün' diyen ayete bakıp aaa ne kadar adaletli bir ayet, köleye karşı hür öldürün demiyor diyeceksiniz. nasıl bir beyin yapısı bu? |
Alıntı:
Kumar mı oynuyoruz? Ya İsa tanrının oğluysa napıcaksın? |
Alıntı:
|
Allah yok mu?
evren tesadüfen oluştu diyenler bi bak bakalım vucuduna en basit kirpiklerin neden daha fazla uzamıyor? nekadar uzayacağını nerden biliyor? doğaya bak hersey insanlar insanlar için tesadüfen yaratıldıysak neden diğer canlılar sadece düzeni sağlamak için gerekeni yapıyorlar ama insanlarda akıl var? devasa uzayda dünyadan katkat büyük gezegenler var onların yaklasması bile felaket onu geçtim güneşin yerinden ufak oynaması bile felaket.. evren insanlara bişey anlatmaya çalısıyor bu düzen uyum tesadüf mü |
Alıntı:
Atatürke bilerek ya da bilmeyerek çok büyük bir ithamda bulunmuşsunuz. Bu kadar basit konularda ve bu kadar kolay suiistimal ediliyor olmaktan Atatürkün kemikleri sızlıyor olmalı. Atatürke en büyük kötülüğü onlar yapıyor. Tersinim |
Dinleri reddetmenize birşey diyemem ama TANRI konusunda yanılıyorsunuz. Bu alem ve gezegenler kendi kendine oluşamaz kardeşim. Bu üstün bir gücü gösterir. O da TANRIdır. Ama şöyle diyebilirsiniz. TANRI dinlere bakmaz iyi bir insan olmamıza bakar derseniz saygı gösteririm.
|
Alıntı:
Senin sorularının her birine gerçek,tatmin edici cevaplar var. Eğer siteye uğrarsan lütfen bire-bir bu konuyu tartışalım. Ancak bir ön şart var ki,bunu başarabilirmisin bilmiyorum, bildiklerini,daha doğrusu bildiğini zannettiklerini unutmalısın. saygılar... |
yüreğine sağlık..
Benim de İslamı terketme sürecim sancılı oldu...Çocukken eğriye doğruya herşeye günah diye diye ödü koparak büyütüldüm..Yaşamak eşittir günah gibi bir ümitsizlik içindeydim..Ben de 20'li yaşlarımda ( belki kendime güvenim gelmeye başlayınca ) bu işi sorgulamaya başladım..Kur'anı ben de okudum..Deki, dediler ki ile başlayan yüzlerce kendine yontulmuş cümle..Kur'an yazılırken benim hiç hesaba katılmamış olduğumu gördüm..Hele bir Ahzap suresi var ki, inanılır gibi değil...Merak edenler için 50 ve 51 ci ayetleri okusunlar derim..Sonra Kuranın amacının insanları korkutarak amaca hizmet ettimek olduğunu keşfettim..Uzatmıyayım...12 yıl önce terk ettim islamı..Aydınlandım, temizlendim, korkularımdan arındım...Bunda sevgili Turan Dursun'nun da payı var elbet..Onun kitaplarını okuyunca kafamdaki soruların tamamı gitti..Gericilik dini İslama asla ama asla bir daha dönmem...Sadece kadın taşlayıp, ( recm ) erkeğe dilediği özgürlüğü veren ve uymayanları sadece uyaran bir adalet olamaz benim için..
SAna çok tşk ediyorum arkadaşım..Kesinlikle yalnız değiliz, üstelik çoğalıyoruz.. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:31 . |