Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Klasik Mekanik (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=165)
-   -   Ay nasıl oluştu? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=18541)

ALKA 02-06-2010 03:18

Ay nasıl oluştu?
 
Asagidaki benim bildigim dört teoriden su an icin hangisi güncel ve dogru olani?

1. teori: Ay baslangicta hizla dönen dünyadan kopmus ve yörüngeye oturmustur.
2. teori: Ay dünyanin yanindan gecerken yörüngesine takilan bir gök cismidir.
3. teori: Ay dünyanin etrafındaki toz gaz ve taslardan olusmustur.
4. teori: Ay dünyanin olusumu sirasinda büyük bir gök cismi tarafından vurulmasi ardindan aciga cikan toz, gaz ve taslarin yörüngede kalarak olusturdugu bir gök cismidir.

Varta 02-06-2010 04:45

Benimde merak ettiim bir konu var...Neden gezegenler 'Küre' biçimindedir...

ALKA 05-06-2010 04:14

Alıntı:

Varta´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 309800)
Benimde merak ettiim bir konu var...Neden gezegenler 'Küre' biçimindedir...

Havada serbest ve bagimsizca süzülen su damlalari neden yuvarlaksa benzer sebeplerden dolayi gezegenler de yuvarlaktir. Üstelik su damlalari bagimli olduklari durumlarda da yuvarlaktirlar, mesela musluklarda asili durduklarinda..Bu durumda yercekimi bu su damlalarini kendisine dogru cekmektedir ve su damlalari asagiya dogru düserken yuvarlak formlarini biraz bozarak biraz uclarina dogru uzayiverirler.

Serbest ve bagimsiz su damlalari yuvarlaktir cünkü bu form su damlasi icin en elverisli konfigurasyondur. Su damlasi bu durumda damlanin her tarafinda merkezinden esit uzaklikta bulundugu zaman en az enerjiyi harcar. Dolayisiyla bir su damlasi yuvarlak oldugu zaman kütlesi kendi cekim merkezine en yakin noktadadir.

Gelelim gezegenlere..Cogu gezegenler ise su damlasi gibi sivi degildir, bilakis kati formdadir. Eger farkli dis gücler kati formdaki bir gezegene etki ettiginde sivi olan su damlasi gibi bu etkiye karsilik veremezler ve hemen yine yuvarlak olamazlar. Bilindigi gibi taslar ve kayalar da her zaman yuvarlak degildir.

Gercekten de yuvarlak olmayan gezegenler de vardi. Bu gezegenler genelde sadece bir kac yüz km büyüklügünde olan kücük gezegenlerdir ve formlari daha ziyade büzüsmüs veya yamuk bir patatese benzer.

Ama bir gezegen bundan daha büyük ölcülere sahip oldugunda yercekimi de büyüyor ve bu büyük cisim icindeki cesitli bölgeler birbirlerini cekmeye ve etkilemeye basliyor. Bu cisim icindeki karsilikli ve cok güclü cekimler yüzünden en sert kaya formasyonlari bile bir nevi sivilasmaya baslayip bu cekimlere karsilik veremiyorlar, dolayisiyla tamami ile bir simetri olusana ve ic kuvvetler denge bulana kadar birbirlerine yaklasiyorlar ve birbirlerine esit uzaklikta bulunarak en az enerji harcayacaklari bir konuma gelerek yuvarlak bir form elde ediyorlar. Mesela gezegenin bir parcasi cikinti olusturursa gezegenin o cikintiyi muhafaza etmesi icin daha fazla enerji tüketmesi gerekir. Bu durumda fizik kurallari dis mudahaleye gerek kalmaksizin kendi isini halleder. Bu durumda yercekimi cikintilari otomatik olarak icine ceker ve giderek yuvarlaklasir.

Gezegenimizin dönme hareketi ekvator kisimlarini biraz disari cikartip kutuplarini da biraz icine cektiginden tam bir yuvarlak degildir. Üstü ve alti basik bir formu vardir. Ama Dünyamiz, uydumuz Ay ve Mars icin gecerli olan bu fizik kurallari Jupiter ve Satürn gibi kati olmayan gaz kütlelerinde daha kolay gerceklesiyor ve bu gezegenler mükemmel bir küre formuna sahiptirler. Günes de Dünyamizin aksine mükemmel bir küredir.

Ama günes gibi yildizlar tek baslarinayken küresel bir görüntü olusrurken, eger iki yildiz ikili bir sistem olusturdugu ve birlerini karsilikli olarak cekmeye ve yaklasmaya basladiklari zaman ikisinin yercekimi kuvvetleri birbirleriyle etkilesim icine girerek biraz uzunca bir amerikan futbol topu gibi bir görünüme bürünürler.

Bir cok kücük meteorlar veya uydular hastalikli veya yumru bir patates görünümündedirler...

Neva 26-09-2012 21:37

Guncelleme.

VraeL 26-09-2012 23:15

bir karikatür var çok ünlüdür, arabın biri deveye boynun neden eğri diyor, devede 1 parağraflık bir bilimsel açıklama yapıyor. bu başlıkta dönen diyalogları okuyunca aklıma o karikatür geldi (:

ellerine sağlık bu arada sevgili Alka. ^^

Olimpiyat 26-09-2012 23:51

Alıntı:

ALKA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 309784)
Asagidaki benim bildigim dört teoriden su an icin hangisi güncel ve dogru olani?

1. teori: Ay baslangicta hizla dönen dünyadan kopmus ve yörüngeye oturmustur.
2. teori: Ay dünyanin yanindan gecerken yörüngesine takilan bir gök cismidir.
3. teori: Ay dünyanin etrafındaki toz gaz ve taslardan olusmustur.
4. teori: Ay dünyanin olusumu sirasinda büyük bir gök cismi tarafından vurulmasi ardindan aciga cikan toz, gaz ve taslarin yörüngede kalarak olusturdugu bir gök cismidir.

sevgili Alka
İlk 3 ünü kabul etmiyoruz artık.En azından olasılığı çok çok düşük.
4. teori genel olarak kabul ediliyor.

Corpse Bride 27-09-2012 10:56

Alıntı:

ALKA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 310280)
...
Ama bir gezegen bundan daha büyük ölcülere sahip oldugunda yercekimi de büyüyor ve bu büyük cisim icindeki cesitli bölgeler birbirlerini cekmeye ve etkilemeye basliyor. Bu cisim icindeki karsilikli ve cok güclü cekimler yüzünden en sert kaya formasyonlari bile bir nevi sivilasmaya baslayip bu cekimlere karsilik veremiyorlar, dolayisiyla tamami ile bir simetri olusana ve ic kuvvetler denge bulana kadar birbirlerine yaklasiyorlar ve birbirlerine esit uzaklikta bulunarak en az enerji harcayacaklari bir konuma gelerek yuvarlak bir form elde ediyorlar. Mesela gezegenin bir parcasi cikinti olusturursa gezegenin o cikintiyi muhafaza etmesi icin daha fazla enerji tüketmesi gerekir. Bu durumda fizik kurallari dis mudahaleye gerek kalmaksizin kendi isini halleder. Bu durumda yercekimi cikintilari otomatik olarak icine ceker ve giderek yuvarlaklasir.

Gezegenimizin dönme hareketi ekvator kisimlarini biraz disari cikartip kutuplarini da biraz icine cektiginden tam bir yuvarlak degildir. Üstü ve alti basik bir formu vardir. Ama Dünyamiz, uydumuz Ay ve Mars icin gecerli olan bu fizik kurallari Jupiter ve Satürn gibi kati olmayan gaz kütlelerinde daha kolay gerceklesiyor ve bu gezegenler mükemmel bir küre formuna sahiptirler. Günes de Dünyamizin aksine mükemmel bir küredir.

Ama günes gibi yildizlar tek baslarinayken küresel bir görüntü olusrurken, eger iki yildiz ikili bir sistem olusturdugu ve birlerini karsilikli olarak cekmeye ve yaklasmaya basladiklari zaman ikisinin yercekimi kuvvetleri birbirleriyle etkilesim icine girerek biraz uzunca bir amerikan futbol topu gibi bir görünüme bürünürler.

Bir cok kücük meteorlar veya uydular hastalikli veya yumru bir patates görünümündedirler...

ne ilginç tıpkı canlı gibi. (bu bilimsellikten uzak benzetmemi alıp alay ederseniz yakarım ona göre)

upuaut 27-09-2012 15:26

Alıntı:

Varta´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 309800)
Benimde merak ettiim bir konu var...Neden gezegenler 'Küre' biçimindedir...

Çok güzel bir soru. Gerçi ALKA soruna yanıt vermiş ama, bu yanıt içinde birkaç şey eksik.

Senin soruna yanıt için Einstein Teoremi'ni kullanacağım.

Einstein'a göre yıldızların ışıklarını ancak çok büyük kütleli cisimler kırabilir. İngiliz ölçümcüsü Edington Einstein bu teoreminden hareketle 29 Mayıs 1919'da meydana gelen Tam Güneş Tutulması'nda 2 adet fotoğraf çekti. Fotoğraflardan biri tam Güneş Tutulması anında yani Ay Güneş'i tam olarak örttüğü zaman (Total Eclipse) ve diğeri de gece çekildi. Bu 2 fotoğraf Londra'daki Kraliyet Akademesi'nde üst üste konularak karşılaştırıldı ve Güneş'in yıldızların ışıklarını kırdığı (yıldızların yerlerindeki kaymalardan dolayı) ortaya çıktı. Bu sonuç, Einstein'ın "Genel Görelilik Teorisi"ni doğruladı!

İşte bu teoremde olduğu gibi bir gök cisminin Küremsi biçiminde olabilmesi için gerek ve yeter koşul;

1) Gök cisminin yeterince büyük olması,
2) Bu gök cisminin bir yerçekimi etkisi altında uzun bir dönemde dönmesi

gerekir. Misal: Güneş Sistemi'ndeki gezegenler ve (bazıları hariç) bu gezegenlerin uyduları küremsi şekildedir. Dünya ve uydusu Ay, Jupiter ve uyduları küremsi şekildedir. Fakat Mars küremsi olması olmasına rağmen uyduları Deimos ve Phobos küremsi şekilde değildirler. Çünkü Deimos ve Phobos Ay gibi yeterince büyük değillerdir. Bu da, bu uyduların milyarlarca yıl Mars'ın etrafında dönmesine rağmen yani 2. madde gerçeklenmesine rağmen, 1. madde gerçeklenmediğinden neden küremsi hale erişemediklerini açıklar.

Bu açıklamalara göre Ay neden küremsi şekildedir? diye bir soru sorarsanız, başlangıçta (4,5 milyar yıl önce) Ay Dünya ile çarpıştıktan sonra Ay ve Dünya'dan büyük toprak parçaları uzaya saçıldı (ki bu durumda Ay'ın şekli küremsi değildi) ama daha sonra Dünya ve Ay yerçekimi güçlerine orantılı olarak uzaya dağılan bu toprak parçalarını döne döne toparladılar ve her ikisi de küremsi forma girdi.

Bu arada, Ay Dünya'dan şimdiki gibi uzakta (384,000-400,000 KM) değildi ve Ay'ın Dünya üzerindeki çekim gücü ihmal edilemeyecek kadar yüksekti. Bu durum Dünya'da hayatın başlangıcında yer alan canlıların dev cüsseli olmasıyla doğrudan ilgilidir. Örneğin devasa cüsseli Dinozorların Ay'ın yüksek çekim gücüne karşı koymuş olması (ki devasa cüsseleri Ay'ın çekim gücü için adeta bir paratoner gibiydi) hiç de şaşırtıcı değildir. İnsanoğlunun Dünya'da ortaya çıkışı Dinozor neslinin 60 milyon yıl önce yok olmasından sonraya denk gelir.

Ünlü evrimbilimci Richard Dawkins insanoğlunun Dünya'ya uzaydan gelmediğini ya da yaratılarak ortaya çıkmadığını, ilk canlıdan kendisine kadar evrilerek ortaya çıktığını söyler. Bu durumda, ona göre, balıklar bizim büyükbabamızdır.

lionawar 27-09-2012 16:36

1-2-3 veya 4 de değil..

ay yapay olarak yerleştirilmiştir.

aşırı düzgün yörüngesi vardır.

samanyolu galaksisinden daha eskidir.

AY bir yapay uydudur.

Bu arada içi de boş galiba..

Bilimsel bir teori bile varmış bunu sonradan bulmuştum. (Yani ben bunu kendim başka deliller ile anladığımdan sonra):

http://en.wikipedia.org/wiki/Hollow_Moon

Cumayagittimgelicem 27-09-2012 16:58

sen anlamışsında bütün bu iddialarını destekleyen hiçbir bilimsel delilin olmadığını fark edememişsin.

kendin başka deliller ile anladığını söylerken acaba hangi deliller ile anladığını merak ediyorum

lionawar 27-09-2012 17:56

1. Ay, hem Dünyanın doğal uydusu olamayacak kadar büyük, hem de çok uzaktadır.
2. Ay, olması gerekenden daha düzgün bir yörüngeye sahiptir.
3. Ay kraterleri, çok fazla ve garip bir biçimde yüzeyseldir
4. Ay’ın dünyaya bakmayan yüzü çıkıntılı veya kamburdur ve Güneş Sistemi’nde onun gibi gezegenine tek yüzünü gösteren bir başka uydu yoktur.
5. Ay ölçümlemeleri, çok fazla demir olduğunu gösteriyor.
6. Ay toprağı, Ay kayalarından çok daha yaşlıdır.
7. Ay’ın bileşimi, dünyadan farklıdır.
8. Doğa kanunlarına aykırı olarak, ağır metaller yüzeydedir.
9. Ay’da önceden eriyik olan metaller yoktur.
10. Ay, dev bir gong sesi çıkarmaktadır ve yörüngede dönerken titreşmektedir.
11. Ay, bir moloz yığını gibi gözükmektedir.
12. Ay, periyodik olarak sarsılmaktadır. Bu, bize düzenli bir sismik aktiviteyi gösteriyor. Sismik dalgalar, sanki tek bir kütleymiş gibi tüm yüzeyi dolaşabiliyorlar.
13. Dünyadan bakıldığında Ay, bir Güneş diski gibidir. Yani tutulmalarda, Güneş’i tam olarak kapatır, ne biraz küçük veya büyüktür. Sanki büyüklüğü, güneşi örtmek için ayarlanmıştır.
14. Eğer Ay, Dünya tarafından yakalanmışsa, bunun sonu gelecek ve Ay, yine uzaklaşıp gidecektir.
15. Normalde Ay’ın çizdiği yörünge, Dünyanın ekvatoral çemberiyle karşıt olmalıdır; ama Ay, garip bir şekilde, Dünyanın yaptığı gibi, Güneş’e bağımlı bir yörünge çizer.
16. Her ne kadar Ay volkanlarının ölü oldukları söyleniyorsa da, yüzyıllardır Ay’da garip ışıklar, parlamalar görülmekte ve hala izlenmektedir.


bazı örnekler....

mesela birini açayım sana, diğerlerine sen bak:

madde 16 yı yani..

Buna Transient lunar phenomenon deniyor.

http://en.wikipedia.org/wiki/Transient_lunar_phenomenon

örnek: 31 Ocak 1915 Yunanca’daki Gamma işaretine benzer 7 beyaz ışık görüldü.

Hadi bunların biri değil hepsi yalan olsun...

Peki neden George Bush Ay a dönüyoruz dediği halde, geçenlerde Obama Ay a Dönüş projelerimiz süresi olarak iptal edilmiştir dedi. Neden Ay ile ilgili çalışmalar durduruldu ?

1980 de kestiler. Şimdiye Ay da bir üs olması lazım değil miydi ?

http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/8489097.stm

lionawar 27-09-2012 18:03

bir facebook bile 80 milyar dolar, Ay a gitmek 9 milyar dolar.. Koskoca amerika bunu mu afford edemiyor.. Apple in değeri, google un değerini hiç demiyorum.

Cumayagittimgelicem 27-09-2012 18:04

Alıntı:

lionawar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459057)
1. Ay, hem Dünyanın doğal uydusu olamayacak kadar büyük, hem de çok uzaktadır.
2. Ay, olması gerekenden daha düzgün bir yörüngeye sahiptir.
3. Ay kraterleri, çok fazla ve garip bir biçimde yüzeyseldir
4. Ay’ın dünyaya bakmayan yüzü çıkıntılı veya kamburdur ve Güneş Sistemi’nde onun gibi gezegenine tek yüzünü gösteren bir başka uydu yoktur.
5. Ay ölçümlemeleri, çok fazla demir olduğunu gösteriyor.
6. Ay toprağı, Ay kayalarından çok daha yaşlıdır.
7. Ay’ın bileşimi, dünyadan farklıdır.
8. Doğa kanunlarına aykırı olarak, ağır metaller yüzeydedir.
9. Ay’da önceden eriyik olan metaller yoktur.
10. Ay, dev bir gong sesi çıkarmaktadır ve yörüngede dönerken titreşmektedir.
11. Ay, bir moloz yığını gibi gözükmektedir.
12. Ay, periyodik olarak sarsılmaktadır. Bu, bize düzenli bir sismik aktiviteyi gösteriyor. Sismik dalgalar, sanki tek bir kütleymiş gibi tüm yüzeyi dolaşabiliyorlar.
13. Dünyadan bakıldığında Ay, bir Güneş diski gibidir. Yani tutulmalarda, Güneş’i tam olarak kapatır, ne biraz küçük veya büyüktür. Sanki büyüklüğü, güneşi örtmek için ayarlanmıştır.
14. Eğer Ay, Dünya tarafından yakalanmışsa, bunun sonu gelecek ve Ay, yine uzaklaşıp gidecektir.
15. Normalde Ay’ın çizdiği yörünge, Dünyanın ekvatoral çemberiyle karşıt olmalıdır; ama Ay, garip bir şekilde, Dünyanın yaptığı gibi, Güneş’e bağımlı bir yörünge çizer.
16. Her ne kadar Ay volkanlarının ölü oldukları söyleniyorsa da, yüzyıllardır Ay’da garip ışıklar, parlamalar görülmekte ve hala izlenmektedir.


bazı örnekler....

mesela birini açayım sana, diğerlerine sen bak:

madde 16 yı yani..

Buna Transient lunar phenomenon deniyor.

http://en.wikipedia.org/wiki/Transient_lunar_phenomenon

örnek: 31 Ocak 1915 Yunanca’daki Gamma işaretine benzer 7 beyaz ışık görüldü.

Hadi bunların biri değil hepsi yalan olsun...

Peki neden George Bush Ay a dönüyoruz dediği halde, geçenlerde Obama Ay a Dönüş projelerimiz süresi olarak iptal edilmiştir dedi. Neden Ay ile ilgili çalışmalar durduruldu ?

1980 de kestiler. Şimdiye Ay da bir üs olması lazım değil miydi ?

http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/8489097.stm

evet hepsi içi boş iddialar ve çoktan çürütülmüşlerdir.

13. Dünyadan bakıldığında Ay, bir Güneş diski gibidir. Yani tutulmalarda, Güneş’i tam olarak kapatır, ne biraz küçük veya büyüktür. Sanki büyüklüğü, güneşi örtmek için ayarlanmıştır.

misal bu örnek o kadar saçma ki, tam olarak kapatırken her 15 günde bir kapatmıyor. her yıl ve dünyanın belli bölgelerine denk gelecek şekilde kapatıyor. yani iddia o kadar komik ki. diğer birçok iddianın temeli bile yoktur.

neden mi ay ile ilgili çalışmalar durduruldu? çünki yörüngedeki uydular çok daha hesaplı, üsler de öyle. bir bakın bakalım abd ay programı için ne kadar bütçe ayırmış? george bush dan böyle bir söz hatırlamasamda o adamın güvenmezdim sözlerine zaten. ay üssünü korumak imkansızdır. yani bir üs kuracaksanız en güzeli hem çıkması basit ve masrafsız ve hareket ettirmesi kolay olan yörüngede kurmaktır.

Cumayagittimgelicem 27-09-2012 18:09

Alıntı:

lionawar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459060)
bir facebook bile 80 milyar dolar, Ay a gitmek 9 milyar dolar.. Koskoca amerika bunu mu afford edemiyor.. Apple in değeri, google un değerini hiç demiyorum.

abd nin açıkladığı ay programı için bütçesi yaklaşık 400 milyar dolardı yanlış hatırlamıyorsam.

öyle yakıt koy hop 9 milyar dolar demek ile olmuyor. insan gücünden harcanacak teknoloji ve zamana ve eğer aracın geri dönmesinide düşünüyorsak baya tuzlu olacaktır. zaten gidip bayrak ve ayna koydukları bir yere neden gitsinler tekrar boşu boşuna? üs kursan işe yaramaz. taşını toprağını toplayıp getirmişler. neden 10 milyarlarca dolar ve vakit boşa harcansın. ki abd en ucuza gidecektir tecrübe yüzünden. tabi gittiklerini kabul ediyorsan.

lionawar 27-09-2012 18:30

Herşeyi siz biliyorsunuz, hepsi de yanlış..

Ben söyleyeyim sen inanma, bunlara tamam mı :



Ay içi boş bir yapay uydu. Dış kısmında metal ağırlıklı.

İçinde ki sistemler melekler tarafından kontrol ediliyor.

Arka tarafı sürekli bize dönük çünkü oradan giriş yapılıyor.

Melekler bizleri gözlüyor ve uzak vericiler ile kayıt tutuyorlar.

Kaydın amacını tahmin ettin değil mi..

Dünya hayatına müdahale ettikleri bir yöntem var mı bilemiyorum, ama olabilir.

Kayıtlar live değil, bazen erişim olmazsa bizim temp belleklerimizde, ama eksik olan bilgi yok.



Çok önceden peygamberin parmağı ile ay ı ikiye bölmeside böylece anlaşılabilir oluyor.



---------------------------------------------------------------------------------

Bu bilgiler;
Kesinlikle bilimsel değil. Olmasına imkan yok, biz aya gittik, ve içine de baktık zaten değil mi... Ayrıca burdan teleskoplarla görüyoz bi şey yok..

Sakın bunlara inanma, ve kimseye de söyleme. Ne de olsa ispat edemezsin. Ben de edemem. Bu konuyla ilgili başka bir söz söylememe de gerek yok..

Saygılar..

Cumayagittimgelicem 27-09-2012 18:45

Alıntı:

lionawar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459070)
Herşeyi siz biliyorsunuz, hepsi de yanlış..

Ben söyleyeyim sen inanma, bunlara tamam mı :



Ay içi boş bir yapay uydu. Dış kısmında metal ağırlıklı.

İçinde ki sistemler melekler tarafından kontrol ediliyor.

Arka tarafı sürekli bize dönük çünkü oradan giriş yapılıyor.

Melekler bizleri gözlüyor ve uzak vericiler ile kayıt tutuyorlar.

Kaydın amacını tahmin ettin değil mi..

Dünya hayatına müdahale ettikleri bir yöntem var mı bilemiyorum, ama olabilir.

Kayıtlar live değil, bazen erişim olmazsa bizim temp belleklerimizde, ama eksik olan bilgi yok.



Çok önceden peygamberin parmağı ile ay ı ikiye bölmeside böylece anlaşılabilir oluyor.



---------------------------------------------------------------------------------

Bu bilgiler;
Kesinlikle bilimsel değil. Olmasına imkan yok, biz aya gittik, ve içine de baktık zaten değil mi... Ayrıca burdan teleskoplarla görüyoz bi şey yok..

Sakın bunlara inanma, ve kimseye de söyleme. Ne de olsa ispat edemezsin. Ben de edemem. Bu konuyla ilgili başka bir söz söylememe de gerek yok..

Saygılar..

uzmanlık alanım değil ama yukarda yazılanlar benim fikrime hastalıklı bir beyin tarafından üretilen komik ve aynı derecede üzücü iddialar. hastalıklı derken gerçekten bir insanın bunlara inanabilmesi için benim fikrime göre hayal aleminde yaşıyor olması gerekir. eminim daha doğru bir şekilde açıklayabilecek sözler vardır ama dediğim gibi uzmanlık alanım değil

ayı bombalıdıklarında meleklerden karşı misilleme göremedim. ama tahmin ediyorum baya tırsmışlardır.

ALKA 27-09-2012 19:05

Alıntı:

lionawar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459048)
ay yapay olarak yerleştirilmiştir.

AY bir yapay uydudur.

Bilimsel bir teori bile varmış bunu sonradan bulmuştum. (Yani ben bunu kendim başka deliller ile anladığımdan sonra):

http://en.wikipedia.org/wiki/Hollow_Moon

Verdiğiniz linki kendiniz de okudunuz mu acaba?

Orada ne diyor? The Hollow Moon theory is a pseudoscientific hypothesis, yani "İçi boş Ay teorisi, pseudo bilimsel (sahte bilimsel) bir hipotezdir".. Siz ise bilimsel bir teoridir demişsiniz. Bilimsel Teori ile pseude teorisi asla aynı şeyler değildir.

Mesala ben de " Ay aslında uzaylılara ait dev bir uzay gemisidir" desem bu da bir pseudo bilimsel saçmalık olur. Ki böyle bir hipotez de nitekim Michael Vasin ve Alexander Shcherbakov tarafından 1970'de ortaya atılmıştı.

upuaut 27-09-2012 20:29

Alıntı:

lionawar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459057)
1. Ay, hem Dünyanın doğal uydusu olamayacak kadar büyük, hem de çok uzaktadır.
2. Ay, olması gerekenden daha düzgün bir yörüngeye sahiptir.
3. Ay kraterleri, çok fazla ve garip bir biçimde yüzeyseldir
4. Ay’ın dünyaya bakmayan yüzü çıkıntılı veya kamburdur ve Güneş Sistemi’nde onun gibi gezegenine tek yüzünü gösteren bir başka uydu yoktur.
5. Ay ölçümlemeleri, çok fazla demir olduğunu gösteriyor.
6. Ay toprağı, Ay kayalarından çok daha yaşlıdır.
7. Ay’ın bileşimi, dünyadan farklıdır.
8. Doğa kanunlarına aykırı olarak, ağır metaller yüzeydedir.
9. Ay’da önceden eriyik olan metaller yoktur.
10. Ay, dev bir gong sesi çıkarmaktadır ve yörüngede dönerken titreşmektedir.
11. Ay, bir moloz yığını gibi gözükmektedir.
12. Ay, periyodik olarak sarsılmaktadır. Bu, bize düzenli bir sismik aktiviteyi gösteriyor. Sismik dalgalar, sanki tek bir kütleymiş gibi tüm yüzeyi dolaşabiliyorlar.
13. Dünyadan bakıldığında Ay, bir Güneş diski gibidir. Yani tutulmalarda, Güneş’i tam olarak kapatır, ne biraz küçük veya büyüktür. Sanki büyüklüğü, güneşi örtmek için ayarlanmıştır.
14. Eğer Ay, Dünya tarafından yakalanmışsa, bunun sonu gelecek ve Ay, yine uzaklaşıp gidecektir.
15. Normalde Ay’ın çizdiği yörünge, Dünyanın ekvatoral çemberiyle karşıt olmalıdır; ama Ay, garip bir şekilde, Dünyanın yaptığı gibi, Güneş’e bağımlı bir yörünge çizer.
16. Her ne kadar Ay volkanlarının ölü oldukları söyleniyorsa da, yüzyıllardır Ay’da garip ışıklar, parlamalar görülmekte ve hala izlenmektedir.


bazı örnekler....

mesela birini açayım sana, diğerlerine sen bak:

madde 16 yı yani..

Buna Transient lunar phenomenon deniyor.

http://en.wikipedia.org/wiki/Transient_lunar_phenomenon

örnek: 31 Ocak 1915 Yunanca’daki Gamma işaretine benzer 7 beyaz ışık görüldü.

Hadi bunların biri değil hepsi yalan olsun...

Peki neden George Bush Ay a dönüyoruz dediği halde, geçenlerde Obama Ay a Dönüş projelerimiz süresi olarak iptal edilmiştir dedi. Neden Ay ile ilgili çalışmalar durduruldu ?

1980 de kestiler. Şimdiye Ay da bir üs olması lazım değil miydi ?

http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/8489097.stm

lionawar, dediğin gibi, Başkan George Bush'un döneminde gerçekten de Ay'a seyahat için bir proje vardı ama bu proje hayata geçirilemedi. Hatta Wikipedia'da George Bush'un biyografisine bakarken, beni şoke eden şu bilgiyle karşılaşmıştım:

2004
  • 14 Ocak: Bush, Ay'a gidilmesini öngören uzay programını başlattı.
Bu açıklamaya göre, Başkan George Bush döneminde Ay'a gidilmesi için bir uzay programının başlatıldığını ama diğer taraftan, Ay'a hiç gidilmediği ve ilk kez 2004'te George Bush döneminde gidilmeye teşebbüs edildiği izlenimi doğuyor.

Şahsen, ben ikinci ihtimalin daha kuvvetli olmasından hareketle (ki açıklama bunu gösteriyor) bu açıklamayı ilk gördüğümde büyük bir şok geçirmiş ve ağızmdan "Demek ki daha önceden yapılan APOLLO Seferleri ile Ay'a iniş açıklamaları doğru değilmiş, bizi kandırmışlar! Demek ki Ay'a ilk kez 2004'te George Bush döneminde gidilmeye çalışılmış ama sonradan bu proje rafa kalkmış. Tıpkı APOLLO 18 projesindeki gibi!" sözleri dökülmeye başlamıştı.

Size bu açıklamam çok iddialı gelebilir ama, bu açıklama tıpkı şu fıkradaki Yeniçeri ağasının karşı çıkışı gibi benim için yeni bir gelişmedir:

Kafaya takınca

Yeniçeri ağası, bir Yahudi’ye takmış:
-“Siz Hazreti İsa’yı da çarmıha germiştiniz!”
Yahudi ellerini açmış:
“İnsaf ağam, iki bin yıl önce olmuş!”
“Olsun, ben yeni duydum!”

VraeL 27-09-2012 22:06

Alıntı:

lionawar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459070)
Herşeyi siz biliyorsunuz, hepsi de yanlış..

Ben söyleyeyim sen inanma, bunlara tamam mı :



Ay içi boş bir yapay uydu. Dış kısmında metal ağırlıklı.

İçinde ki sistemler melekler tarafından kontrol ediliyor.

Arka tarafı sürekli bize dönük çünkü oradan giriş yapılıyor.

Melekler bizleri gözlüyor ve uzak vericiler ile kayıt tutuyorlar.

Kaydın amacını tahmin ettin değil mi..

Dünya hayatına müdahale ettikleri bir yöntem var mı bilemiyorum, ama olabilir.

Kayıtlar live değil, bazen erişim olmazsa bizim temp belleklerimizde, ama eksik olan bilgi yok.



Çok önceden peygamberin parmağı ile ay ı ikiye bölmeside böylece anlaşılabilir oluyor.



---------------------------------------------------------------------------------

Bu bilgiler;
Kesinlikle bilimsel değil. Olmasına imkan yok, biz aya gittik, ve içine de baktık zaten değil mi... Ayrıca burdan teleskoplarla görüyoz bi şey yok..

Sakın bunlara inanma, ve kimseye de söyleme. Ne de olsa ispat edemezsin. Ben de edemem. Bu konuyla ilgili başka bir söz söylememe de gerek yok..

Saygılar..

Sevgili lionawar,
Yazdıklarınla alay etmeyeceğim, ben o tiplerden değilim.
Ne de olsa sende hepimiz gibi aklı başında
fakat farklı düşünceler savunan farklı bir insansın.
Biz ateistler nasıl 7 milyarlık dünya nüfusunun
5 milyarının varolmayan bir tanrıya inanarak
yanlış bir durum içinde olduklarını düşünüyor ve savunuyorsak,
sen de 7 milyar nüfusun 6.5 milyarının Ay'ın yanlış şey olduğuna inandıklarını düşünebilirsin...

Yazdıkların ile ilgili olarak dürüstçe sormak istediklerim var, senden ricam ben seni nasıl kaale alıyorsam sende beni o şekilde dikkate al ve hepsini lütfen tek tek yanıtla.

- Ay'ın, meleklerin insanlığı gözetlemesi ve onlar hakkında not tutması için yapılan-üretilen bir yapay uydu olduğunu iddia etmişsin. İçinde melekler olduğunu ve meleklerin kontrol ettiği elektronik sistemler olduğunu yazmışsın. Merak ettiğim şey, bu iddianı neye dayanarak savunuyorsun, yani ayın içinde bir üs olduğunu hangi görüntüden-videodan veya hangi durumdan yola çıkarak savunuyorsun?

- İkinci sorum şu ki: melekler demişsin, sanırım meleklere inanan biri olarak Allah'ada inanıyorsun doğru mu? O halde Allah'ın sonsuz güçte olduğuna, dilediği her şeyin gerçekleştiğini de kabul ediyor olmalısın? Doğru mudur? Doğrudur.
Peki o halde,
sonsuz güçte, her yerde olan ve her şeyi yapmaya gücü yeten bir varlık
neden melek isimli varlıklar yaratıp,
sonra içinde elektronik takip sistemleri olan ayı dünyanın etrafına yerleştirip, sonra da bu melekleri insanlığı takip etmesi için görevlendiyor?
İnsanlığı takip etmeyi allah yapamıyor mu? Gücü mü yetmiyor, yoksa hepsine yetişemiyor mu?

- Gözleri gören, eli tutan, kulakları duyan bir adam neden kendisi yazmak yerine başkasına yazdırmaya, kendi kitap okuması gerekirken başkasına anlattırmaya, bir konuşmayı kendi dinlemesi gerekirken başkasına dinlettirip kendisine anlattırmaya zahmet etsin?

istatistik 27-09-2012 22:29

İddiaları ciddiye alarak cevaplamaya çalışacağım. Bazı noktalarda patlayabilirim ancak, konuya getirilen önermeler bu kadar saçma olunca da yapacak bir şey yok artık. Hazırsak başlayalım:

1. Ay, hem Dünyanın doğal uydusu olamayacak kadar büyük, hem de çok uzaktadır.

Uydunun tanımına bakan bir kişi yukarıdaki tanımın baştan hatalı olduğunu görecektir. Biz yine de yazalım: Bir gezegenin ya da başka bir uydunun etrafında dönen gök cisimlerine uydu adı verilir. (En basit tanımı ile) Uyduların, uydusu olduğu gezegen ile çap yönünden ideal oranını ya da uzaklıklarının ne olması gerektiğini belirten bir ölçek var mıdır? Ben görmedim. Tartışmalı olan bi Pluton vardı, onu da en sonunda gezegenlikten çıkardılar.

2. Ay, olması gerekenden daha düzgün bir yörüngeye sahiptir.

Birisi bana bu cümlenin ne anlama geldiğini lütfen açıklasın. yalpalaması mı gerekirdi?

3. Ay kraterleri, çok fazla ve garip bir biçimde yüzeyseldir

Nasıl olması gerekir? Kratersiz? Derinlemesine kraterli? Parçalı kraterli? En iyisi idealini aşağıdaki listeden seçin:

http://upload.wikimedia.org/wikipedi..._system_v7.jpg


4. Ay’ın dünyaya bakmayan yüzü çıkıntılı veya kamburdur ve Güneş Sistemi’nde onun gibi gezegenine tek yüzünü gösteren bir başka uydu yoktur.

Alıntı:

The regular natural satellites in the Solar System are tidally locked to their primaries, meaning that the same side of the moon always faces the planet. The only known exception is Saturn's moon Hyperion, which rotates chaotically because of the gravitational influence of Titan.
Yani, diyor ki; Satürn'ün uydusu Hyperion dışında güneş sisteminde bulunan tüm doğal uydular gezegenlerine sadece bir yüzlerini gösterirler.

5. Ay ölçümlemeleri, çok fazla demir olduğunu gösteriyor.

http://i.imgur.com/EWeba.jpg

Demirden (ki o da demiroksit) daha fazla Alüminyumoksit varmış onu ne yapacağız.

6. Ay toprağı, Ay kayalarından çok daha yaşlıdır.

Aslında... Neyse bi şey demiyorum. Zaten okuyan saçmalığın uç noktasında dolanıldığını görecektir. Geçelim.

7. Ay’ın bileşimi, dünyadan farklıdır.

Eeee yani? Bire bir aynıdır diyen kim arkadaş?

8. Doğa kanunlarına aykırı olarak, ağır metaller yüzeydedir.

Sizin bahsettiğiniz ağır metaller, lavlar ile yüzeye taşınmış olmasın sakın? araştırsanız iyi olur derim. Hatta işinizi de kolaylaştıralım:

Alıntı:

Ay'ın mantosunda oluşan kısmi erime ay denizlerinde bulunan bazaltların yüzeye püskürmesine neden oldu.[/U] Bu bazaltların analizi mantonun olivin, ortopiroksen ve klinopiroksen minerallerinden oluştuğunu ve ay mantosunun dünya mantosundan demir açısından daha zengin olduğunu gösterir.
9. Ay’da önceden eriyik olan metaller yoktur.

Sonradan mı erimiş? Biri bana bu cümleyi anlaşılır bir hale getirsin lütfen.

10. Ay, dev bir gong sesi çıkarmaktadır ve yörüngede dönerken titreşmektedir.

Uzayda ezan, ayda çan derken iyice kafalar güzelleşti. Atmosferin, dolayısıyla sesin titreşimlerinin tespit edileceği havanın olmadığı ortamda bu gong sesini kim duymuş?

11. Ay, bir moloz yığını gibi gözükmektedir.

Bizde buna belediye çalışıyor derler. (Al işte ciddiyet yavaş yavaş dağılıyor.)
Bu arada, yukarıda verdiğim uydular çizelgesindeki "NEREID" uydusu da tam moloza benzemiyor mu? İster misiniz aydan yardırmış gitmiş olsun!

12. Ay, periyodik olarak sarsılmaktadır. Bu, bize düzenli bir sismik aktiviteyi gösteriyor. Sismik dalgalar, sanki tek bir kütleymiş gibi tüm yüzeyi dolaşabiliyorlar.

Sonuç?

13. Dünyadan bakıldığında Ay, bir Güneş diski gibidir. Yani tutulmalarda, Güneş’i tam olarak kapatır, ne biraz küçük veya büyüktür. Sanki büyüklüğü, güneşi örtmek için ayarlanmıştır.

Fizik, gölge, tam gölge, yarı gölge, trigonometri vs. vs. vs. İncelemek gerek.

14. Eğer Ay, Dünya tarafından yakalanmışsa, bunun sonu gelecek ve Ay, yine uzaklaşıp gidecektir.

Dönerse bizimdir, dönmezse zaten hiç bizim olmamıştır. Metin olmak gerek.

15. Normalde Ay’ın çizdiği yörünge, Dünyanın ekvatoral çemberiyle karşıt olmalıdır; ama Ay, garip bir şekilde, Dünyanın yaptığı gibi, Güneş’e bağımlı bir yörünge çizer.

Bunda diğer uydulardan farklı olan ne? Bu arada yukarıda bahsettiğim "NEREID" (hani moloza benzeyen) de diğer biy uydu olan TITAN'dan etkilenir. Bence kesin moloz.

16. Her ne kadar Ay volkanlarının ölü oldukları söyleniyorsa da, yüzyıllardır Ay’da garip ışıklar, parlamalar görülmekte ve hala izlenmektedir.

Bu kadar insan söylüyorsa doğrudur mantığından gidersek daha kim bilir ne gibi saçmalıkları gerçek kabul etmemiz gerekir.

BİTTİ.

Uzun sürdü, vaktimi de fazlasıyla aldı. Ancak, verdiğim cevaplar içerisinde (önermenin saçmalık derecesine göre) faydalı bilgiler de olduğunu ve konuya müdahil olan kimi arkadaşlarımızın bunlardan faydalanabileceğini düşünüyorum.


Neva 27-09-2012 22:43

Alıntı:

lionawar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459070)
Herşeyi siz biliyorsunuz, hepsi de yanlış..

Ben söyleyeyim sen inanma, bunlara tamam mı :



Ay içi boş bir yapay uydu. Dış kısmında metal ağırlıklı.

İçinde ki sistemler melekler tarafından kontrol ediliyor.

Arka tarafı sürekli bize dönük çünkü oradan giriş yapılıyor.



Bu bilginin kaynagi nedir? Ogrenebilir miyiz?

idontneedagod 27-09-2012 23:16

Alıntı:

Neva´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459099)
Bu bilginin kaynagi nedir? Ogrenebilir miyiz?

Kaynak? Lionawar adlı kullanicimizin hayal gücü. Biraz bilim kurgu biraz din, karistir, ayın karanlık yüzünden girip çıkıp bizi dikizleyen melekler.

Sözün bittiği yerdeyiz. Bir kişi ciddi ciddi bunu savunuyor ise yapılacak birşey kalmamıştır.

Kurmay 27-09-2012 23:41

bu konuda güzel bir belgesel


http://www.youtube.com/watch?v=ruVd-4G-S04

http://www.youtube.com/watch?v=5Tjvw...feature=relmfu

http://www.youtube.com/watch?v=54DTG...feature=relmfu

http://www.youtube.com/watch?v=xe1Lh...feature=relmfu

Ahlaksız 28-09-2012 00:18

Alıntı:

lionawar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459070)
Ay içi boş bir yapay uydu. Dış kısmında metal ağırlıklı.

İçinde ki sistemler melekler tarafından kontrol ediliyor.

:bounce::bounce::bounce:

Olimpiyat 28-09-2012 09:42

Alıntı:

ALKA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459072)
Verdiğiniz linki kendiniz de okudunuz mu acaba?

Orada ne diyor? The Hollow Moon theory is a pseudoscientific hypothesis, yani "İçi boş Ay teorisi, pseudo bilimsel (sahte bilimsel) bir hipotezdir".. Siz ise bilimsel bir teoridir demişsiniz. Bilimsel Teori ile pseude teorisi asla aynı şeyler değildir.

Alka
Lionawar ve bu tip arkadaşlar da şöyle bir kompleks var.(Yalnızca kompleks de değil, aynı zamanda rakibi bastırma taktiği)
Olay şu.
İngilizce bilmese bile ya da yarım yamalak bilse bile (hatta çok iyi de bilse), Türkiye de herkes de bir İngilizce hayranlığı(!) var.
Ama bu hayranlık düşündüğün gibi değil.Üstünlük aracı olarak kullanılıyor.
Tartışmalarda, hiç okumasalar bile hemen İngilizce kaynak veriyorlar.
Bunun Türkiye de uygulanışının nedeni;
1-Ben İngilizce biliyorum
2-Eğer İngilizce bilmiyorsan, benim ulaştığım kaynaklara uşalamazsın, bak ben araştırmacı bir kişiyim haddini bil.

Mesaj budur.Bu hep aşağılık kompleksinin sonucudur.Ve maalesef tartışmalar da istenen sonucu etkiliyor.
Sadece arkadaşları suçlamıyorum.Geçmişte bende de vardı.Türkiye de iken İngilizce haricinde, Rusça,Çince,Farsça,İspanyolca gibi bir kaç dil daha öğrenmiştim.İngiltere de üniversite okurken, bu dillere ait kurslara gidip bu dilleri daha da geliştirmiştim.Türkiye ye döndüğümde forumlara üye olduğumda çeşitli tartışmalar da bu dillere ait kaynakları verip, buradan bakabilirsiniz diyordum.Çoğu kişi de bu dilleri bilmiyordu.
Olgunlaşamamıştık bazı konularda. Tabi aştık bunları.Ama Türkiye de aşamayanlar var.

Yani sözün kısası, yabancı dil bildiğini gösterme huyumuzdan memleket olarak vazgeçmeliyiz.
Mesela senin alıntı yaptığın arkadaş, kendisini çürüten bir link vermiş.Belli ki okumamış.Belki de İngilizce bilmiyor, sırf bir şey bildiğini göstermek için yapmış.

İngilizceyi bu tarz işlerde üstünlük aracı olarak kullanmaya çalışan arkadaşlar şunu unutuyorlar.İngilizce eşiği çoktan aşıldı.

Yani artık hemen hemen herkes İngilizce biliyor, hatta 3-4 dil bilen çok kişi var. En azından çevremde çok kişi var.

Bu yüzden bu arkadaşlar, adam gibi tartışacaklarsa tartışsınlar.Fikir tartışması yapalım.
Yoksa okumadıkları İngilizce linkleri vererek bir yere ulaşamazlar.

Bu forumda ingilizlere bile İngilizce öğreten bizim gbii insanların olduğunu unutmamaları gerekiyor.

Turan Dursun forumda kendini geliştirmiş çok arkadaşımız da var.En azından bu forumda birçok arkadaştan çok şey öğrendim.gerçekten de kendini iyi yetiştirmiş, bilgili birçok arkadaşımız var.Dindar insanların elini kolunu sallayarak atıp tutarak şov yapabilecekleri bir forum değil.
Bunu bilmeleri lazım.



Bu arada Lionawar nikli üye, fikirlerini savunurken eminim ki şaka yapmıştır. Aklı başında ve ruh sağlığı yerinde bir insan Ay ve melekleri yan yana koymaz.
Şaka yapmıştır.En azından öyle olmasını ümit ediyorum.

lionawar 28-09-2012 11:58

VraeL için:
(öncelikle hepsini cevaplamam zor..
büyük ihtimalle seni tatmin de etmez zaten, hele de ateist lik gibi demir bir perde var iken: )

2. soruna:
Allah adetinde değişme olmayandır. Bu kurandan. Ve Allah işlerini yaparken hokus pokus ile yapmaz. Bu evreni yaratırken kullandığı şey bilim dir. Yani kurallara bilim diyoruz. Şimdi bu şekilde yaratmış iken tutup da bir şey yapmak istediği zaman o na ters hareket etmez. Kaba misalle: "Ben böyle yaptım ama, şimdilik bu kurallar salla pati yapalım. Şöyle hokka abrakadabra..." . İşte bu yok. Bir iş yapacaksa Allah bu daima bilimsel bir çerçevede açıklanabilir olaylardır. Örneğin çamurdan yarattım dediği (bu konuya uzunca girmeyelim de sadece örnek yazıyorum) zaman bu da böyledir. Kısaca, çamurun kimyasal bileşimine yüksek oranda uygun bir kimya da yarattım demek istemiş. Karbon bazlı yani. ve tabiiki de su. Bunun gibi Allah ben sizin yaptıklarınızı (günah/sevap gibi) kaydediyorum dediği zaman bunun da bir mantıksal / bilimsel karşılığı vardır. Hokus pokus yok. Daha çok örnek var, mesela gökten yağmurlar yağdırıyorum diyor. Eee tabii ki sihirli asasını gökyüzüne uzatıp da yağ demiyor. Bu da bilimsel bir iş. Melekler esasen bir varlığa karşılık da geliyor iken bazen bir kuvvet anlamındadır da. Bu ayrıntıya girmiyoruz. Neden melek kullanıyor O nu anlamaya çalışalım. Bunları kullanması gücü yetmediği anlamında değil. Onları da O yarattı ve bu bir yöntem.

Bu evrenin bir sistematiği var, O na uygun yaratma olmalı ki sistem bozulmasın. Ne yapacaksın bu kelimelerle yapacaksın. Fakat şu noktayı da kaçırmayalım, örneğin çok üstün bir teknoloji sana / bana sihir gibi gelebilir. Mesela çok çok eskiden yıl 1200 felan olsa ve bir ufacık ekrana (cep tele) görüntü ses kaydı yapıp senin ruhunu buraya hapsettim bak desek. Herhalde bizi ortaçağda yakarlardı. Sihir bu deyip. Şu an da dahi bize sihir gibi gelecek teknolojik bazı şeyler olabilir. Toplumsam kültür ne kadar ileri ise bunları anlamamız o kadar kolay olur.

Sana sorum şu vRaeL:

Sen bizim yaptıklarımızın kayıt olamayacağına mı inanıyorsun yoksa kayıt edilmediğine mi ?

Ne sorduğumu anlaman ümidiyle..

-------------------------
-------------------------
-------------------------

Şu güneşi tam kaplaması hakkında:
"The Moon's current orbital distance, about thirty times the diameter of the Earth, causes it to appear almost the same size in the sky as the Sun, allowing it to cover the Sun nearly precisely in total solar eclipses. "


------------------------------------

Bell olayı:

"On November 20, 1969, the Apollo 12 crew jettisoned the lunar module ascent stage causing it to crash onto the moon. The LM's impact (about 40 miles from the Apollo 12 landing site) created an artificial moonquake with startling characteristics—the moon reverberated like a bell for more than an hour.

This phenomenon was repeated with Apollo 13 (intentionally commanding the third stage to impact the moon), with even more startling results. Seismic instruments recorded that the reverberations lasted for three hours and twenty minutes and traveled to a depth of twenty-five miles, leading to the conclusion that the moon has an unusually light—or even no—core."

--------

Ay depremleri ve sesler:

http://science.nasa.gov/science-news...ar_moonquakes/

Bu yazıda depremlerin, ayın yüzey yapısından kaynaklanan bir titreşim ses gibi şeyler oluşturmuş olabileceğine değiniliyor.

Ses yok denmiyor.

Haa ezan olayını biliyorum. O saçma o kesin ve tam nedir biliyorum ? Nasıl bu fenomen çıkmış. Ezan felan yok. Ama nasıl çıkdığını, aslını, faslını hepsini biliyorum. İsterseniz söyleriz..

Ezan ile bell (yani zil sesi gibi bir şey) ayrı olaylardır.

Ezan olayı uydurma. Şehir efsanesi.


-------------------------------------------------------

Ay kayalarının yaşları hakkında:

http://www.usatoday.com/tech/science...ASA/51751320/1

"The Puzzle of the Moon's Age: Incredibly, over 99 percent of the moon rocks brought back turned out upon analysis to be older than 90 percent of the oldest rocks that can be found on earth. The first rock Neil Armstrong picked up after landing on the Sea of Tranquility turned out to be more than 3.6 billion years old. Other rocks turned out to be even older; 4.3, 4.5, 4.6, and one even alleged to be 5.3 billion years old! The oldest rocks found on earth are about 3.7 billion years old, and the area that the moon rocks came from was thought by scientists to be one of the youngest areas of the moon! Based on such evidence, some scientists have concluded that the moon was formed among the stars long before our sun was born."

Neden raporlar yok, hadi NASA raporları kaybetti diyelim, ee kayaları neden kaybetti, hem kayalar yok hem de raporları.. Dünyanın en ciddi kurumlarından biri, en bilimsellerinden de biri. Kaybettik diyorlar..

---------------------------------------------------


Ay yörüngesi nin ne olması gerektiğini yada yörünge ney nasıl olmalı bilmiyorum, ama söylenen:

"Our moon is the only moon in the solar system that has a stationary, near-perfect circular orbit. Stranger still, the moon's center of mass is about 6000 feet closer to the Earth than its geometric center (which should cause wobbling), but the moon's bulge is on the far side of the moon, away from the Earth. "Something" had to put the moon in orbit with its precise altitude, course, and speed."

-----------------------------------------------

"It seems easier to explain the non-existence of the moon than it's existence."
by NASA scientist Robin Brett


--------------------------------------------------------------

ing bilse bile, yada az bilse bile, veya çok iyi bilse bile = 0 effect of inglish :)

sayın Olimpiyat bunu sen mi yazdın ? i love this yani..

lionawar 28-09-2012 12:15

Zaten bunlara inanmamanız normal. Bunlar tıpkı kuran da yada islami kaynaklarda ki bilgiler gibi masal, fiction, kurgu.

Bak o zaman size biraz masal anlatayım: :)

"Cennet", bu dünyada değildir. Başka bir gezegendir. Şu an da mevcuttur. Eğer gücünüz yeterse gidebilirsiniz bile. Ancak hem yolu aşmaya gücümüz yetmez, hem de oranın kapısında (kapı derken yakınında anlamında) nöbetçi bir ordu vardır. Bu ikisini aşmaya gücünüz yetmez.

"Cehennem" ise bu dünya olacaktır. Kıyamet felaketinden sonra dünya bozulacaktır. Ve pek de rahat bir yer olmayacaktır. Örneğin atmosferde yüksek oranda kükürt bulunacaktır. Sıcaklığın etkisi ile birlikte alınan nefes baya rahatsız edici bir şey olacaktır.

Bu dünyada tekrar diriltilen insanlar arasında cennete gitmeyi hak edenler uzay gemileri ile cennete götürüleceklerdir.

Cennet hem bir tatil köyü gibi güzel bir yer hem de bir uzay üssü gibi oldukça teknolojik bir yer olacaktır.

Cennette göze çarpan en önemli yapılardan biri Sidretül Münteha ismi ile kuranda geçen ağaçtır. Peygamberimiz bu ağacı görmüştür. Başka kaynaklarda ismi Hayat ağacı, bilme ağacı .. gibi kelimelerle de geçmiştir bu ağacın ismi. Ağaç evrenin son noktasını temsil etmektedir. Evrenin sınırı anlamındadır. Evrenin dışında ne var ise bu ağaçtan sonradır.
Ağacın kökleri cennette her eve kadar uzanmaktadır. Büyük devasa bir ağaçtır. Ama bakıma muhtaç değil değildir.

Örneğin bazen yaprakları altın örtü ile kaplanmaktadır. Amacı ışık veya radyasyondan korumak olabilir diye düşünüyorum. Tıpkı NASA nın altın folyo ile teknolojik cihazları radyasyon ve zararlı ışınlardan korumak için kullandığı yöntem gibi.

Bu kadar masal yeter..

Cumayagittimgelicem 28-09-2012 12:24

Şu güneşi tam kaplaması hakkında:
"The Moon's current orbital distance, about thirty times the diameter of the Earth, causes it to appear almost the same size in the sky as the Sun, allowing it to cover the Sun nearly precisely in total solar eclipses. "

güneş tutulması belli aralıklarla ve belli yıllarda ve sadece belli bölgelerden izlenmiyor mu? şimdi eğer matematik bilgimizi kullanırsak neden ayın sadece belli zamanlarda ve sadece belli yerlerden güneşi örttüğünü anlayabiliriz.

Ay kayalarının yaşları hakkında:

ay kayaları bizim kayalarımızız maruz kaldığı etkilere maruz kalmamıştır. gençlik yıllarında magmalar sürekli yukarı kaya taşımamıştır bizim gibi. dünya gibi sürekli bir değişim içinde değildir. yani ayın katılaşması ve dünyanın katılaşması birbirinden çok farklı.

Ay depremleri ve sesler:

ay depremleri içi boş ve meleklerin doldurduğunun aksine hala çekirdeğinin soğumadığını gösterir. e buradaki iddia nedir? melekler üşümesin diye mi hala sıcak anlamadım?

ay yörüngesi ile ilgili iddia zaten malesef boş sitelerde paylaşılmış doğruluk payı olmayan bir iddia. muhtemel uzaylıların üs olarak kullandığına inanıyorsan veya meleklerin kullandığına o zaman bilemem.

lionawar 28-09-2012 13:58

Belli bölge ama o bölge için bakıldığında yani güneş tutulmasının yaşandığı bir yerde ay güneşi tam kaplıyor denilmek isteniyor. Mesela güneş tutulmasının tam yaşandığı bir yerde ay fazladan fazladan bir kaplaması yok yada eksik kaplaması tam net..

Bunu çizerek anlatabilirim eğer anlamadıysanız...

Ay kayalarının yaşları maruz kaldıkları yaşam olayları ile ilgili değil, biliyorsun ki bazı ölçme yöntemleri ile (karbon 14 gibi) ölçülüyor ve bu yaşam döngülerinde karşılaştıkları olaylardan bağımsız..

Çekirdeğinin soğumadığını ilk defa sen ortaya attın ne diyeyim. Haklıysan bunu da değerlendiririz. Ama bilim insanları ay ın bir çekirdeği olup olmadığı konusunda baya endişeliler, çünkü olması gerekene göre daha az bir yerçekimi kuvveti var ayda. Bu yüzden mekiklerin kaçış hızları da düşük. Tabii bu bir delil ve ona göre tahmin. Onlarda doğru demiyorlar, ama sismik hareket var diye çekirdek soğumamıştır görüşünü senden duydum..


Haa belli aralıklarla belli yerlerden konusu dışında bu dikkat çekilen nokta izlenilen bölgede ay ın gölge izdüşümünün Güneş i %100 olarak örtmesi, fazla veya eksik kalmaması..

Cumayagittimgelicem 28-09-2012 15:46

Alıntı:

lionawar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459180)
Belli bölge ama o bölge için bakıldığında yani güneş tutulmasının yaşandığı bir yerde ay güneşi tam kaplıyor denilmek isteniyor. Mesela güneş tutulmasının tam yaşandığı bir yerde ay fazladan fazladan bir kaplaması yok yada eksik kaplaması tam net..

Bunu çizerek anlatabilirim eğer anlamadıysanız...

Ay kayalarının yaşları maruz kaldıkları yaşam olayları ile ilgili değil, biliyorsun ki bazı ölçme yöntemleri ile (karbon 14 gibi) ölçülüyor ve bu yaşam döngülerinde karşılaştıkları olaylardan bağımsız..

Çekirdeğinin soğumadığını ilk defa sen ortaya attın ne diyeyim. Haklıysan bunu da değerlendiririz. Ama bilim insanları ay ın bir çekirdeği olup olmadığı konusunda baya endişeliler, çünkü olması gerekene göre daha az bir yerçekimi kuvveti var ayda. Bu yüzden mekiklerin kaçış hızları da düşük. Tabii bu bir delil ve ona göre tahmin. Onlarda doğru demiyorlar, ama sismik hareket var diye çekirdek soğumamıştır görüşünü senden duydum..


Haa belli aralıklarla belli yerlerden konusu dışında bu dikkat çekilen nokta izlenilen bölgede ay ın gölge izdüşümünün Güneş i %100 olarak örtmesi, fazla veya eksik kalmaması..

araştırırsan çekirdeğin soğumadığını ilk ben ortaya atmıyorum. sismik olaylara ve apollo projesinden gelen verilere getirilen açıklamalardan bir tanesi. çekirdeğin olmaması değil.

http://news.sciencemag.org/scienceno...core-seen.html

belli bir bölgeden bakıldığında tam kaplıyor. eğer 3 katı uzakta olacak kadar uzak olsaydı bu sefer izdüşüm sorunu yaşardık. hiçbir zaman göremezdik.

Zaten tam güneş tutulması bile az da olsa güneşi kapatamaz, yani %100 değil. ay yeterince küçük olsaydı gene yaşayamazdık. ama yeterince küçük lafı önemli. fazla küçük olmasaydı gene belli zamanlarda tam olarak adlandırabileceğimiz güneş tutulması yaşardık. yani ayın ne kadar küçük olduğu önemli olan.

genel kanı bu taşların yaşlarının direk elimizin altında olduğunu zannedebiliyoruz. yaşlar katılaşma süreciyle ölçülmeye başlar. yani tektonik hareketler dünyanın ilk başında yüzeyde olan kayaları yok etti ve hatta aya gidip eski dünya taşı aramakda ayrı bir düşüncedir.

http://wiki.answers.com/Q/Why_are_ro...rocks_on_earth

lionawar 28-09-2012 17:12

Sonuç değişmiyor işte hem büyüklüğü ve hem konumu ile %100 kaplıyor...

Yani fite fit.


Esasen matematiksel olarak:

Ay'ın çapı, Güneş'in ışıkyuvarının çapının yaklaşık 400'de biridir. Ancak Ay'ın Dünya'ya uzaklığı, Güneş'in uzaklığının yine yaklaşık 400'de biridir.

İşte bu sonuca göre tutulma sırasında %100 gibi bir örtme oluyor. gibi ifadesi şundan kullandım: Güneşin etrafında taç bir kısmı vardır. Taç kısım bir halka gibi göründüğü durumlar oluşturabiliyor. Işıkların kenarlardan süzülmesi olayı..

------------------------------------------------------------------------------

Yani önceki kaya yaşı hesaplamaları yanlış mı sonucu var burda anlamadım ?

VraeL 28-09-2012 17:24

Alıntı:

lionawar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459173)
VraeL için:
(öncelikle hepsini cevaplamam zor..
büyük ihtimalle seni tatmin de etmez zaten, hele de ateist lik gibi demir bir perde var iken: )

2. soruna:
Allah adetinde değişme olmayandır. Bu kurandan. Ve Allah işlerini yaparken hokus pokus ile yapmaz. Bu evreni yaratırken kullandığı şey bilim dir. Yani kurallara bilim diyoruz. Şimdi bu şekilde yaratmış iken tutup da bir şey yapmak istediği zaman o na ters hareket etmez. Kaba misalle: "Ben böyle yaptım ama, şimdilik bu kurallar salla pati yapalım. Şöyle hokka abrakadabra..." . İşte bu yok. Bir iş yapacaksa Allah bu daima bilimsel bir çerçevede açıklanabilir olaylardır. Örneğin çamurdan yarattım dediği (bu konuya uzunca girmeyelim de sadece örnek yazıyorum) zaman bu da böyledir. Kısaca, çamurun kimyasal bileşimine yüksek oranda uygun bir kimya da yarattım demek istemiş. Karbon bazlı yani. ve tabiiki de su. Bunun gibi Allah ben sizin yaptıklarınızı (günah/sevap gibi) kaydediyorum dediği zaman bunun da bir mantıksal / bilimsel karşılığı vardır. Hokus pokus yok. Daha çok örnek var, mesela gökten yağmurlar yağdırıyorum diyor. Eee tabii ki sihirli asasını gökyüzüne uzatıp da yağ demiyor. Bu da bilimsel bir iş. Melekler esasen bir varlığa karşılık da geliyor iken bazen bir kuvvet anlamındadır da. Bu ayrıntıya girmiyoruz. Neden melek kullanıyor O nu anlamaya çalışalım. Bunları kullanması gücü yetmediği anlamında değil. Onları da O yarattı ve bu bir yöntem.

Bu evrenin bir sistematiği var, O na uygun yaratma olmalı ki sistem bozulmasın. Ne yapacaksın bu kelimelerle yapacaksın. Fakat şu noktayı da kaçırmayalım, örneğin çok üstün bir teknoloji sana / bana sihir gibi gelebilir. Mesela çok çok eskiden yıl 1200 felan olsa ve bir ufacık ekrana (cep tele) görüntü ses kaydı yapıp senin ruhunu buraya hapsettim bak desek. Herhalde bizi ortaçağda yakarlardı. Sihir bu deyip. Şu an da dahi bize sihir gibi gelecek teknolojik bazı şeyler olabilir. Toplumsam kültür ne kadar ileri ise bunları anlamamız o kadar kolay olur.

Sana sorum şu vRaeL:

Sen bizim yaptıklarımızın kayıt olamayacağına mı inanıyorsun yoksa kayıt edilmediğine mi ?

Ne sorduğumu anlaman ümidiyle..

sanırım bana yazdıkların buraya kadar.
Cevap için teşekkürler Lionawar,
bende kendi cevaplarımı yazayım:

Alıntı:

Allah adetinde değişme olmayandır.
hayır, allahın bırak adetini kararları bile değişmiştir, bunu kuranda görüyoruz:
enfal suresi 65. ve 66. ayetlerde allahın müslümanlardan kaç kişinin müşriklere denk geldiği konusunda karar değiştirdiğini, hatta önceden bilmeyip savaştan sonra anlayabildiğini görüyoruz.

enfal 65: Ey Peygamber! Mü'minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.

enfal 66: Şimdi Allah, içinizde zayıflık olduğunu bildi ve sizden hafifletti. Bundan sonra eğer sabreden 100 kişi olursa, 200 kişiye gâlip gelir ve şâyet sizden 1000 kişi olursa, Allah'ın izniyle 2000 kişiye gâlip gelir. Ve Allah, sabredenlerle beraberdir.

görüldüğü gibi önce sizden 1 kişi onlardan 10 kişiye denktir diyor, savaştan sonra anladım ki diyip, sizden 1 kişi onlardan 2 kişiye denktir diyor. Yani tanrı savaştan önce müslümanlardan kaç kişi kaç müşrike eşittir BİLEMEMİŞ...

Kısacası allahın adetinde huyunda kararlarında değişme oluyormuş ve olmuşta. Kaynak ise kuran.

Alıntı:

Bu evreni yaratırken kullandığı şey bilim dir. Yani kurallara bilim diyoruz.
Allah bilimi kullanır diyorsunuz fakat bilim bize insanlığın evrimleşerek günümüzdeki vaziyetine geldiğini, evrenin 13-14 milyar yaşında, dünyanın ise ortalama 4-5 milyar yıl yaşında var olduğunu söylüyor. Yani bilimin bize söyledikleri dinler ve kutsal kitaplar ile pek uyuşmuyor, neden?
Misal dünyanın 6 günde oluşması bilim ile uyuşuyor mu?
bugünün bilimcileri dünyanın 6 günde mi oluştuğunu söylüyorlar?
misal ayın yarılıp ikiye bölünüp dünya yüzeyine çakılması bugün bilimle uyuşuyor mu sizce?

Alıntı:

Örneğin çamurdan yarattım dediği (bu konuya uzunca girmeyelim de sadece örnek yazıyorum) zaman bu da böyledir. Kısaca, çamurun kimyasal bileşimine yüksek oranda uygun bir kimya da yarattım demek istemiş. Karbon bazlı yani.
Yahu bu allah niyeyse hep bir şeyler demek istiyor, çamurdan yarattım diyor fakat demek istediği çamurun kimyasal bileşimine yüksek orandan uygun bir kimyada yarattım demek istiyor öyle mi? E o zaman neden direk kurana öyle yazmıyor? Yoksa müslümanları cahil mi görmüş ve "şimdi bunlar anlamaz ben direk çamur diyeyim" mi demiş?


Alıntı:

Şimdi bu şekilde yaratmış iken tutup da bir şey yapmak istediği zaman o na ters hareket etmez. Kaba misalle: "Ben böyle yaptım ama, şimdilik bu kurallar salla pati yapalım. Şöyle hokka abrakadabra..." . İşte bu yok.
Siz diyorsunuz ki allah evreni yarattığı için ona uygun davranmak ZORUNDA kalıyor, yani allah KENDİNİ SINIRLAMAK MECBURİYETİ içine giriyor öyle mi?

E bu nasıl bir tanrıdır ki kendini sınırlamak zorunda kalıyor, bir savaşta kaç müslümanın kaç kafire denk geldiğini hesaplayamıyor, insanları izlemek için melekleri ve yapay uyduları kullanıyor?

Alıntı:

Bu evrenin bir sistematiği var, O na uygun yaratma olmalı ki sistem bozulmasın (...) Ve Allah işlerini yaparken hokus pokus ile yapmaz.
haydaaa "her şeye gücü yeten" allahın gücü, evrenin sistamitiğini bozmadan hokus pokus yapmaya yetmiyor mu?


Alıntı:

Sana sorum şu vRaeL:

Sen bizim yaptıklarımızın kayıt olamayacağına mı inanıyorsun yoksa kayıt edilmediğine mi ?
Ben "yüzüklerin efendisi" kitabı yazarı Tolkien'in sizden daha yaratıcı olduğuna inanıyorum.

saygılarımla

Cumayagittimgelicem 28-09-2012 17:27

Alıntı:

lionawar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459198)
Sonuç değişmiyor işte hem büyüklüğü ve hem konumu ile %100 kaplıyor...

Yani fite fit.


Esasen matematiksel olarak:

Ay'ın çapı, Güneş'in ışıkyuvarının çapının yaklaşık 400'de biridir. Ancak Ay'ın Dünya'ya uzaklığı, Güneş'in uzaklığının yine yaklaşık 400'de biridir.

İşte bu sonuca göre tutulma sırasında %100 gibi bir örtme oluyor. gibi ifadesi şundan kullandım: Güneşin etrafında taç bir kısmı vardır. Taç kısım bir halka gibi göründüğü durumlar oluşturabiliyor. Işıkların kenarlardan süzülmesi olayı..

------------------------------------------------------------------------------

Yani önceki kaya yaşı hesaplamaları yanlış mı sonucu var burda anlamadım ?

hayır elimizde ki kayaların yaşının neden o kadar eski olmadığı ile ilgili. yani neden dünyanın yaşı kadar eski değil elimizdeki kayalar ve neden ay taşları daha eski yanılgısına düştüğümüzün açıklaması. aslında dünyanın yaşına wikiden bakarsan ay taşları ve dünyanın yaşı ölçümlerinin tutarlı olduğunu görebilirsin

evet wikipedia dan matematiksel olarak aldığımız veriler yaklaşık olarak diyor bizlere.

lionawar 28-09-2012 17:54

Wiki NASA nın elinde kardeşim, NASA bu bilgileri sürekli değiştiriyor, bak yazdım nasa kayaları kaybetmiş, onları kaybetmekle kalmamış raporlarını da kaybetmiş.

Tabii belli bir amaçları var galiba. Ama acaba olabilir mi birileri kandırmak için böyle yalanlarmı attı ortaya da acaba. Kayalara da bakamıyoruz, kaybetmişler, bi daha da AY a gitmiceklermiş. Ee ne bu şimdi anlamadım yani.. Şüphelenmekte haksızmıyım :)

uyar 28-09-2012 18:38

Alıntı:

lionawar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459208)
.. Şüphelenmekte haksızmıyım :)

sen dünyanın güneş etrafında döndüğünden de hatta mesela dünyanın yuvarlak olduğundan da şüphe ediyormusun?

Cumayagittimgelicem 28-09-2012 18:41

Alıntı:

lionawar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459208)
Wiki NASA nın elinde kardeşim, NASA bu bilgileri sürekli değiştiriyor, bak yazdım nasa kayaları kaybetmiş, onları kaybetmekle kalmamış raporlarını da kaybetmiş.

Tabii belli bir amaçları var galiba. Ama acaba olabilir mi birileri kandırmak için böyle yalanlarmı attı ortaya da acaba. Kayalara da bakamıyoruz, kaybetmişler, bi daha da AY a gitmiceklermiş. Ee ne bu şimdi anlamadım yani.. Şüphelenmekte haksızmıyım :)

nasa bütün kayaları kaybetmemiş yalnız. ve hediye olarak verilen sonrasında kaybolanlarından bazılarına ulaşılmış. çalıntı olanlardan da tekrar geri alınanlar var. hiç çalınmamış olan kayalarda duruyor.

çalışanların çalması malesef önüne geçilmesi zor bi durum.

lionawar 29-09-2012 09:56

sayın vRaeL ben karar demedim zaten adet dedim, "adet" her zamanki davranış anlamında, yani sihirsel bir iş yok. O yüzden cümleleriniz boşa çıkıyor kusura bakmayın.


Misal dediğiniz konu; yani dünyanın 6 günde oluşması konusu forumda tartışılmıştı, ben de cevap yazmışımdır belkide, kısaca tekrarlamak gerekirse:

Evet uyuşuyor, Dünya yaratılmazdan evvel gün olamaz. Ayrıca gün devir anlamında, yani aşama demek isteniliyor. 6 aşamada... Hayırlı olsun kardeşim.. Artık bunun daha fazla cılkını cıkarmaya gerek yok. Zaten kuranı anlamadıysanız bunu da anlamadıklarınıza ekleyin ne diyeyim. Kuran 6 günde demekle aşama demek istemiş iken sen de bir Kuran alimi olmadığına göre ve bilenler bunu bu şekilde açıkladığına göre daha fazla insist etme.

Ay ın yarılması konusuna gelince ay ın yarılamaz olduğunu sana düşündüren ney ? Olamaz imkansız mı diyorsun, Yoksa olmayacak mı diyorsun ? Lütfen ortaçağ da ki gibi düşünmeyelim. Bakın google diyor ki şimdi sırada insanları direkt olarak internete bağlama sırasındayız. Artık o noktadayız ve proje üretiyoruz. Çok mu uçuk kaçık geldi.. Bak bilim ne kadar ilerledi. 2000 yıl önceki teknolojisi bizim 5000 yıl sonraki teknolojimizden yüksek bir güç hakkında bu gelişmişlik olamaz demek doğru bir davranış olmayacaktır.

Çamurdan yaratılma hakkında:
Neden mi direkt yazmıyor, kaç kere söyledim yine söylüyorum, ortada Kuranın bir kimya bir fizik kitabı olma durumu yok, anafikir farklı. Sen de sanırım anafikri kaçırdığın için bu tür bir fikrin var. Dünya yapısına uygun olarak yaratmış işte "çamur" demekle. Bu kadar kısa bir şey. Ancak Allah bu cümle ile kimya ile ilgili bir dersin tezinin ilk cümlelerini anlatmak niyetinde değil. O şekilde kitap yazılsaydı, pek de hoş olmazdı. Kimya kitabı mı bu ? :D

Sen bizim yaptıklarımızın kayıt olamayacağına mı inanıyorsun yoksa kayıt edilmediğine mi ?

Sanırım bu sorunun cevabını kayıt olamayacak şekilde diyorsun, o zaman bilimsel yazıları daha iyi takip ediniz.. İnsan ın aynı zamanda elektronik bir varlık olduğunu da görebilir ve sinyal yaydığını da duyarsınız belki..


Peki bilim böyle diyor iken, bir sinyal çıkan bir vücuda sahip iken, acaba bunu engelleyebilir misin ? Yada giden sinyale hükmedip değiştirebilir misin ?

Çok mu tolkien vari oldu, o zaman bu da masal bak bu yazıyı oku:

http://www.ntvmsnbc.com/id/25011143/


JR Tolkien mi yazmış acaba..


Saygılar..

Cumayagittimgelicem 29-09-2012 10:55

Alıntı:

lionawar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459348)
sayın vRaeL ben karar demedim zaten adet dedim, "adet" her zamanki davranış anlamında, yani sihirsel bir iş yok. O yüzden cümleleriniz boşa çıkıyor kusura bakmayın.


Misal dediğiniz konu; yani dünyanın 6 günde oluşması konusu forumda tartışılmıştı, ben de cevap yazmışımdır belkide, kısaca tekrarlamak gerekirse:

Evet uyuşuyor, Dünya yaratılmazdan evvel gün olamaz. Ayrıca gün devir anlamında, yani aşama demek isteniliyor. 6 aşamada... Hayırlı olsun kardeşim.. Artık bunun daha fazla cılkını cıkarmaya gerek yok. Zaten kuranı anlamadıysanız bunu da anlamadıklarınıza ekleyin ne diyeyim. Kuran 6 günde demekle aşama demek istemiş iken sen de bir Kuran alimi olmadığına göre ve bilenler bunu bu şekilde açıkladığına göre daha fazla insist etme.

Ay ın yarılması konusuna gelince ay ın yarılamaz olduğunu sana düşündüren ney ? Olamaz imkansız mı diyorsun, Yoksa olmayacak mı diyorsun ? Lütfen ortaçağ da ki gibi düşünmeyelim. Bakın google diyor ki şimdi sırada insanları direkt olarak internete bağlama sırasındayız. Artık o noktadayız ve proje üretiyoruz. Çok mu uçuk kaçık geldi.. Bak bilim ne kadar ilerledi. 2000 yıl önceki teknolojisi bizim 5000 yıl sonraki teknolojimizden yüksek bir güç hakkında bu gelişmişlik olamaz demek doğru bir davranış olmayacaktır.

Çamurdan yaratılma hakkında:
Neden mi direkt yazmıyor, kaç kere söyledim yine söylüyorum, ortada Kuranın bir kimya bir fizik kitabı olma durumu yok, anafikir farklı. Sen de sanırım anafikri kaçırdığın için bu tür bir fikrin var. Dünya yapısına uygun olarak yaratmış işte "çamur" demekle. Bu kadar kısa bir şey. Ancak Allah bu cümle ile kimya ile ilgili bir dersin tezinin ilk cümlelerini anlatmak niyetinde değil. O şekilde kitap yazılsaydı, pek de hoş olmazdı. Kimya kitabı mı bu ? :D

Sen bizim yaptıklarımızın kayıt olamayacağına mı inanıyorsun yoksa kayıt edilmediğine mi ?

Sanırım bu sorunun cevabını kayıt olamayacak şekilde diyorsun, o zaman bilimsel yazıları daha iyi takip ediniz.. İnsan ın aynı zamanda elektronik bir varlık olduğunu da görebilir ve sinyal yaydığını da duyarsınız belki..


Peki bilim böyle diyor iken, bir sinyal çıkan bir vücuda sahip iken, acaba bunu engelleyebilir misin ? Yada giden sinyale hükmedip değiştirebilir misin ?

Çok mu tolkien vari oldu, o zaman bu da masal bak bu yazıyı oku:

http://www.ntvmsnbc.com/id/25011143/


JR Tolkien mi yazmış acaba..


Saygılar..

ne yani ben şimdi bütün yaptıklarımı bir sinyal olarak mı yayıyorum? bu demek oluyor bu kayıtta baya eksikler var senin mantığına göre. çünki yaydığımız sinyaller sınırlıdır. hatta menzilide sınırlıdır. acaba üzerimizde elektrotlar mı var ve özel yazılım sayesinde hot spot olarak kullanılıp teee aya kadar gönderiyorlar. ama gene de dünya üzerinde her gerçekleşen eylemi sadece bu sinyaller ile kayıt altına almak pek de doğru sonuç verecek gibi gözükmüyor :)

eğer kayıt altına alınma var ise konuşma eylemi bu sinyalden çok daha kolaydır. en azından melekler aracı bir alete ihtiyaç duymadan daha rahat polis gibi ufak dinleme cihazı koyup yada telefon hattına girip vs.. halledebilirler. sonra kıyamet gününden sonra mahkeme kurup aha bak kanıtı burada felan diyebilir.

şu garip ay hikayeniz en sonunda buralara kadar geldi. merak ediyorum konu daha nerelere sapacak. ne gibi garip iddialar duymaya devam edeceğiz.

VraeL 30-09-2012 13:03

Alıntı:

lionawar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 459348)
sayın vRaeL ben karar demedim zaten adet dedim, "adet" her zamanki davranış anlamında, yani sihirsel bir iş yok. O yüzden cümleleriniz boşa çıkıyor kusura bakmayın.


Misal dediğiniz konu; yani dünyanın 6 günde oluşması konusu forumda tartışılmıştı, ben de cevap yazmışımdır belkide, kısaca tekrarlamak gerekirse:

Evet uyuşuyor, Dünya yaratılmazdan evvel gün olamaz. Ayrıca gün devir anlamında, yani aşama demek isteniliyor. 6 aşamada... Hayırlı olsun kardeşim.. Artık bunun daha fazla cılkını cıkarmaya gerek yok. Zaten kuranı anlamadıysanız bunu da anlamadıklarınıza ekleyin ne diyeyim. Kuran 6 günde demekle aşama demek istemiş iken sen de bir Kuran alimi olmadığına göre ve bilenler bunu bu şekilde açıkladığına göre daha fazla insist etme.

Ay ın yarılması konusuna gelince ay ın yarılamaz olduğunu sana düşündüren ney ? Olamaz imkansız mı diyorsun, Yoksa olmayacak mı diyorsun ? Lütfen ortaçağ da ki gibi düşünmeyelim. Bakın google diyor ki şimdi sırada insanları direkt olarak internete bağlama sırasındayız. Artık o noktadayız ve proje üretiyoruz. Çok mu uçuk kaçık geldi.. Bak bilim ne kadar ilerledi. 2000 yıl önceki teknolojisi bizim 5000 yıl sonraki teknolojimizden yüksek bir güç hakkında bu gelişmişlik olamaz demek doğru bir davranış olmayacaktır.

Çamurdan yaratılma hakkında:
Neden mi direkt yazmıyor, kaç kere söyledim yine söylüyorum, ortada Kuranın bir kimya bir fizik kitabı olma durumu yok, anafikir farklı. Sen de sanırım anafikri kaçırdığın için bu tür bir fikrin var. Dünya yapısına uygun olarak yaratmış işte "çamur" demekle. Bu kadar kısa bir şey. Ancak Allah bu cümle ile kimya ile ilgili bir dersin tezinin ilk cümlelerini anlatmak niyetinde değil. O şekilde kitap yazılsaydı, pek de hoş olmazdı. Kimya kitabı mı bu ? :D

Sen bizim yaptıklarımızın kayıt olamayacağına mı inanıyorsun yoksa kayıt edilmediğine mi ?

Sanırım bu sorunun cevabını kayıt olamayacak şekilde diyorsun, o zaman bilimsel yazıları daha iyi takip ediniz.. İnsan ın aynı zamanda elektronik bir varlık olduğunu da görebilir ve sinyal yaydığını da duyarsınız belki..


Peki bilim böyle diyor iken, bir sinyal çıkan bir vücuda sahip iken, acaba bunu engelleyebilir misin ? Yada giden sinyale hükmedip değiştirebilir misin ?

Çok mu tolkien vari oldu, o zaman bu da masal bak bu yazıyı oku:

http://www.ntvmsnbc.com/id/25011143/


JR Tolkien mi yazmış acaba..


Saygılar..


Adam iyice uçtu :D

sayın lionawar,

allah adet değiştirmez demişsin, adet ise her zaman ki davranıştır demişsin ve karar değiştirmesi adet değişikliğine girmez diyerek benim bütün yazdıklarımın geçersiz olduğunu söylemişsin. Oh ne güzel, ufak bir kavram kargaşası ile bütün o sorduklarımdan kendini muaf etmiş ve sorularımın bir çoğunu cevaplamamışsın. Başından beri zaten şu şey aslında şu anlamdadır demekten başka bir şey yapmadın ve şimdi yine aynısını yapıyorsun.
Yahu sana yukarıda bir ton soru sorduk,

mesela dedim ki;

her şeye gücü yeten allah neden kendine bir huy edinip sonra da o huyu bozulmasın diye kendini KISITLIYOR, kos koca allahın kendini kısıtlamaya gerek kalmadan işlerini halletmeye gücü yetmiyor mu diye sordum, cevap alamadım.

mesela sen, allah evrenin sistematiği bozulmasın diye hopus pokus yapmıyor dedin,
bende, nasıl olur yahu koskoca allah evrenin sistematiğini bozmadan hokus pokus yapabilecek güce-zekaya sahip değil mi diye sordum, yine cevap alamadım...

Şimdi dönelim başa ve gelelim şu huy-adet-alışkanlık olayına...

Bir bakalım nedir huy-âdetin kelime anlamları:

huy-âdet-alışkanlık-mizâç:
* günlük hayatımızda, kişiye has oldukça sınırlı ve belirli hissî tepkiler ile bunların yoğunluğunu ihtivâ eden durumlardır. Sakin olmak veya teennî ile hareket etmek veya çabuk kızmak ve çabuk öfkelenmek; mizâç özellikleridir.

Açıklamadan da görülebileceği gibi huyun var olabilmesi için önce o kişinin bir kişiliğe sahip olması gerekir. Bir de kişiliğe bakalım kişilik neymiş:

Kişilik:
* Kişilik, bütün bedensel özelliklerin, içgüdülerin, dürtülerin, eğilimlerin, kazanılmış deneyimlerin bütünüdür.
* Kişilik, bir insanın gelişme evrelerinde gerçekleştirdiği bağlantıların bütünüdür.

Evet buradan da görüldüğü için kişilik için bir bireyin kişiliksiz bir durumdan (yani doğumdan) büyüyerek gelişerek çevresel-ailesel-fiziksel koşullar eşliğinde kendisine özgü özellikler kazanması ile oluşur. Yani zamanla oluşan bir şeydir. Kişiliğin barındırdığı özelliklere ise huy-mizâç-âdet nedir.

Şimdi soruyorum: Ezelden beri var olan, doğmamış ve doğrulmamış olan, her şeyi zaten bilen bir varlığın nasıl olurda kişiliği ve bu kişiliğine ait huyları-âdetleri olabilir? Böyle bir şey mantığa sığar mı? Kaldı ki, huylar ve âdetler bireyleri kimi zamanlar sınırlayan şeylerdir, misal çok sinirli olan bir insan kimi durumlarda sinirinden dolayı mantıklı düşünemez, misal çok içe kapanık biri insan çoğu durumda kendine arkadaş edinemez. Kişilik ve âdet demek bir bireyin zamanla kazandığı ve kendisini kendi benzerlerinden ayıran özellikler demektir. Böyle bir şeyin bir tanrı için geçerli olması düşünülemez bile. Eh, artık hâlâ tutupta allahın huyu adeti var o yüzden böyle böyle davranıyor savını savunmakta ısrar etmezsin sanırım?

Gel gelelim 6 günde yaratılışa,
yine aynı taktik yine aynı temcit pilavı sayın seyirciler:

"yok efenim ordaki sözcük şu şu anlamda kullanılmıştır ve allahın söylemek istediği aslındao değil budur"

Gün kelimesinin önce devir anlamında kullanıldığını, devirden kasıtında aşama olduğunu ifade etmişsin.

Yahu bu allah nasıl bir tanrıysa artık, sürekli birşeyleri ifade etmeye çalışıyor, hem apaçık gönderdim yazdım diyor hemde her kelimesi hem cümlesi ayrı bir şeyi ifade ediyor, hayırdır inşallaaaaaağğğğ.

Madem 6 farklı aşamada yarattığını söylemek istiyor,
o halde aşama veya devir kelimelerini kullansın,
neden gün kelimesini kullanıyor bu tanrı, aşamayı kastettiği halde.
Gel senle forumdaki üyelere bir kaç soru soralım lionawar,

sevgili üyeler, siz hiç bir pc oyunu oynarken mesela 9'uncu seviyeye geldiğinizi ifade etmek için "kanka 9'uncu güne geldim" diyor musunuz?

açıköğretim sınavlarında bir sabah bir de öğlen olmak üzere 2 aşamalı sınava gireceğiniz zaman yetkililer size 2 günlü sınavamı gireceğinizi söylüyor? (.

Bir yarışma programında yarıştığınızda sunucu size 4'üncü aşamaya geldiğinizde "veee iştee yarışmacımız 4'üncü güne geldi" mi diyor? (.


Evet geldik sinyal ve elektronik konusuna:

insanlar elektronik varlıklardır demişsin,
yok daha neler,
devre türümüz ne peki? Analog elektrik devresine mi sahibiz yoksa sayısal devreye mi? Yapımızda silisyum, galyum, silikon veya ısıyı daha iyi ileten yüksek iletkenli macunlar falan da var mı?

Sigorta olayını merak ediyorum,
misal çok sinirlenince hani bazen birden derin nefes alıyoruz ve sakinleşiyoruz, o sigortamız mı oluyor?
O yüzden mi biri sinirlenince sigortalarımı attırmayın laaayn diye bağırıyor.
Üfff acayip aydınlandım. Gerçi aydınlanmama gerek yok zaten elektrikle çalışıyorum.
Ama acayip merak ettim şimdi,
madem elektronik bir varlıksak nasıl oluyorda vücudumuzun yüzde 80'i su oluyor,
bozulmuyor muyuz kanka?
aaaaaa dur dur şimdi çaktım, tabi ya,
doğruya beee,
su iletkenliği arttırıyor o yüzden yüzde80i su vücudumuzun... dimi?

Yok ben sadede gelicem aga asıl merak ettiğim overclock yapabiliyor muyuz kendimize? Overclock yaparsak ısınma sorunu yaşar mıyız? Kaç mhz kârımız olur?

...

ne günlere kaldık hayret bi şey ya.

lionawar 01-10-2012 10:42

Alıntı:

her şeye gücü yeten allah neden kendine bir huy edinip sonra da o huyu bozulmasın diye kendini KISITLIYOR
Bence senin anlama kabiliyetin az, ne de olsa ateistliğin bu vizyonundan kaynaklanıyor olabilir pekala. Ben bu soruya cvp verdim, Bunun mantığını algılama konusunda biraz felsefi bir düşüncen olsa anlarsın. Herşeye gücü yeten Allah illa birebir kendisi mi taşımalı her taşı, yada kendine ait otonom fonksiyonlar üretse ve bunları kullansa ne fark eder. Ee tabi sen allah olmayı daha iyi bilirsin, keşke allah allah olmazdan evvel senin gibi kariyerinde Allah lık yapmış vRaeL e sorsaydı. Ama senin cv o nun eline geçmemiş nereden bilecekti, senin en az 5 yıl allah lık tecrüben olduğunu ve bu konuda master yaptığını. Her şeyi basite indirip saçma sorular soruyorsunuz. Ateistlerin en saçma sorusu zaten: "Allah madem çok güçlü o zaman kendi kaldıramayacağı bir taş yapabilir mi?" Bu mantıkla düşünmeye devam ettikçe ne anlatılırsa anlatılsın anlamaya gücünüz yetmeyecek.

---------------------

Alıntı:

mesela sen, allah evrenin sistematiği bozulmasın diye hopus pokus yapmıyor dedin,
bende, nasıl olur yahu koskoca allah evrenin sistematiğini bozmadan hokus pokus yapabilecek güce-zekaya sahip değil mi diye sordum, yine cevap alamadım...
Yani ne diyeyim bu soruyu da cevapladım ama anlayamadın yine. hala aynı noktada tıkanıp kalmışlık, Yine de açıklasam anlayamacaksın. Bak iyi dinle:

Allah kendi yaptığı oyuna (sisteme oyun dedim anladın mı ?) kurallar (bilimsel kanunlar yani) koyuyor, sonra da bir şeyler yapmak istedi mi bu oyunun kuralları dışında iş yapabilse de (yani hile, yada hokus pokus.. ) yapmıyor. Çünkü o zaman kendi koyduğu kuralları her seferinde yıkacak ve anlamsız bir kurallar yığını oluşacak, sistem zamanla kararsız da kalabilir. Bu şekilde kendi yazdığı kurala da uygunlukla hareket ediyor.

Hala anlamadıysan ne diyeyim... Allah kurtarsın..

------------------------------------------------

Alıntı:

Şimdi soruyorum: Ezelden beri var olan, doğmamış ve doğrulmamış olan, her şeyi zaten bilen bir varlığın nasıl olurda kişiliği ve bu kişiliğine ait huyları-âdetleri olabilir?
Nasıl olur da olmaz. "Adetulah" nedir öğren. Ama okusan da anlamayacağın yada baştan itiraz etmek için kafanda dikte oluşmuşsa okumanda fayda etmez. Yani önyargılı okuma yaparsan demek istedim..

Yani Allah lığı burda da sen daha iyi biliyorsun olur ..


Adetullah ile senin karar dediğin şeyler farklıdır. Ben adet dedim diyorum sen hala aynı teldesin. Biraz anlamaya çalışmayıp kendi bildiğin ile hiç okumadan kararlar vermişsin, hiç baktınmı adetullah nedir diye ? Ben sana sadece kısa bir bilgi verdim aslında geniş geniş öğren, her noktada ben size şu şöyle diye başka konulara dalarsam asıl konuya asla gelemeyiz. Ve sen kendince zanni hareketler içinde bu gelişmişliği de göstermiyorsun.

Yani tıkanıp kalıyoruz.

Bu şekilde ki mantığını aşman ümidiyle..

--------------------------------------------------

Alıntı:

Madem 6 farklı aşamada yarattığını söylemek istiyor,
o halde aşama veya devir kelimelerini kullansın,
Bak zaten aşama veya devir kullanamaz. gün de kullanmamış. Oradaki kelimeler arapça. Yani sen onların üzerinden tefsir ilmi ne girip araştırma yapmalısın. Tutuyorsunuz gün üzerinden gidiyorsunuz. Kuran Arapça ise o takdirde sen de filoloji ilmine girip tefsir ilmini de iyice öğrenip konuşursun. Ama bilmiyorsan o zaman tefsir alimlerinden faydalanırsın. Şimdi gün demiş diyorsun gün felan yok. Gün türkçe ve orada ne demek isteniyor tefsirler var. Kafanıza göre uydurma oluyor bu sizinkiler. Hem bir şey söyleyince mantıklı olanı açıklamışız hala itiraz itiraz.

Ya inanmıyorsan inanma ama bir de O nun anlamı bu değil bu şekilde deyip kendince bir açıklama uydurma. açıklaması nı yapdım, sana göre açıklama yok. bana göre de yok. Diyeceksin ki elmalılı hamdi yazıra göre, mesela böyle. Ondan sonra açıklaması üzerinden konuşuruz. Kafaya göre sallama olmaz.

----------------------------------------------------------------

Alıntı:

sevgili üyeler, siz hiç bir pc oyunu oynarken mesela 9'uncu seviyeye geldiğinizi ifade etmek için "kanka 9'uncu güne geldim" diyor musunuz?
Aynı saçmalık o kadar saçmalık ki, 1400 sene önce yazılmış hem de arapça yazılmış bir kitap için, hiç bir şekilde benzeşmeyen bir örnek veriyorsun. Ne tarihten anlıyorsun, ne de kültür den. Tarih değerlendirmesi yapılırken o günün şartları ile değerlendirme yapılır. Sorunu biraz zenginleştirelim mi :

"Arkadaşlar siz hiç android telefonda angry birds oynarken 9.seviyeye geldiğinizde 9.güne geldim diyormusunuz?"

Senin ki bu işte. Mantıksızlık. Herşeyi devri ile değerlendir. Sen bu işten hiç bir şey anlamıyorsun. Hele de böyle bir örnek vererek gerçekten de anlamadığını ispat ettin.

Çok saygılar...

-------------------------------------------------

Haa diğer örneklerin de aynen bunun gibi tutarsız ? "Tutarsız" : Bu kelimenin anlamı senin bu örneklerini birebir kapsıyor maalesef..

-----------------------------------------------------------

Alıntı:

insanlar elektronik varlıklardır demişsin,
yok daha neler,
Ya sen nerde yaşıyorsun, ortaçağ mı yoksa kutuplar mı ?

Hiç mi ntv okumuyorsun, hiç mi belgesel izlemiyorsun, hiç EMAR çektiren akraban olmadı mı senin ? Biraz kültürünü arttır.

Örnek bir haber verdim ki birazcık anla diye, ama hayretler içerisinde kalmışsın,
Bunda hayret edilecek nokta ney ?

ne diyor haberde :

Beyin dalgalarıyla iletişim deneyi başarılı

İngiliz bilimciler beyin dalgalarını elektrik sinyallerine dönüştürerek iki kişinin çok basit düzeyde iletişim kurmasını sağladı.


Bu yazı tolkien den mi ? Yoksa bir masal kitabından mı ?

İnsan biyo elektronik bir canlı dır. Beyin dalgaları diye de bir şey duymadın sen değil mi ?

Hiç mi duymadın ? Ne okuyorsun sen ? Hala yıl 1300 1400 lerdeki kitaplarımı ?

Hiç bir şey bilmediğin belli, gerçekten zerre kadar bilgin yok bu konuda.

bak insan vücudunun çoğu su, ama beyne neden kan gitmiyor hiç düşündün mü ?

Hiç beyin kanaması nedir bu tür bir şey duydun mu ?

Peki taa geçen bir kaç yıl öncemiydi neydi "Ebru Gündeş" bir röportaj sırasında beyin kanaması geçirdi (Allah kimseye göstermesin). Nasıl oldu bu olay ?

Beyin kanaması konusunda bilgin nedir ? Felç nedir ? Hiç felç geçiren birini gördün mü ?

Ama dediğim gibi biraz lütfen oku. En azından şu yaşadığın vücut nedir, nasıl çalışıyor öğren, biyolojisi kimyası nasıl bir öğren.. Tabii bu konularda konuşacaksan. Yoksa böyle bihaber kalırsın.

Haa bi haber daha:
http://www.ntvmsnbc.com/id/25128873/

Diyor ki:
Beyin akımını değiştirmek mümkün
Neurobiofeedback Derneği Başkanı Dr. Tanju Sürmeli, insan beynindeki elektrik akımının değiştirilebileceğinin kanıtlandığını söyledi.

Dr. Tanju Sürmeli, ''İnsan beyninin elektrik akımı ürettiğini biliyoruz. Beyindeki elektrik akımının değiştirilebileceği kanıtlandı. Bununla ilgili küçük bir alet kullanılıyor.

...




Bu tür haberleri seviyorum. Beynin bir çeşit bilgisayar (tabii bildiğimizden farklı) olduğunu biliyoruz. Bence sen bunları ilk defa duydun, yoksa bu şekilde hayret içinde kalmazdın.


Pek saygılarımla..


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:16 .