Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   "Ölümden Sonra Diriliş"! (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=19015)

tardu 19-06-2010 13:23

"Ölümden Sonra Diriliş"!
 
On binlerce sene önce, insanlar, ölümün son olduğunu içlerine sindiremedikleri için ölümden sonra dirilişi(arapçası "baasü badel mevt") TEMENNİ ettiler.

Zamanla bu temenni inanca dönüştü.

"Öteki Dünya" İNANCI böyle doğdu.

İşte bu yüzden ahiret inancı ya da reenkarnasyon inancı olmayan din yoktur.

mhmd 19-06-2010 15:19

Antoine-Laurent de Lavoisier "-Yoktan var olmaz, var olan da yok olmaz." derken muhtemeldir ki onbinlerce yıl öncesinin TEMENNİ lerini canlı tutma azminde değildi.

Sn. tardu,
Yok olmamak, inanc değil artık bir bilgidir. Ampirik bir bilgi...
Bilgilerinize, saygıyla...

vartor 19-06-2010 16:03

Yukarda bahsedilen, bir insanin yok olmasi;
insan olunce beyin fonksiyonunu kaybeder.
Butun beyin olmemis olsa da, sadece BEN kismi, dusunme ve insani hareketleri dumura ugrasa, o insana bitkisel hayat yasiyor derler. Baska bir seye degismek, BEN'in yok olmasi demekse, bence o BEN artik ebediyen kaybolmustur.
Sizin, olumden sonra baska bir enerji formuna degismeniz, veya cicek bocek tarfindan enerjinizin tuketilmesi, yasiyor olmaniz demek degildir.

mhmd 19-06-2010 16:19

Değerli hocam.

"BEN'in yok olmasi demekse, bence o BEN artik ebediyen kaybolmustur." diyorsunuz.
Biz de; Ebediyen kaybolacak hiçbirşey yoktur, diyoruz.
Tezimizi destekler fizik kuralı ile!
Sizin tezinize desteğiniz nedir?

Devinim ve süreklilikte buluşuyor isek, meselenin büyüğü bitmiş demektir.
Varsın bir taraf çiçek, böcek desin, diğer taraf ahiret.

aliyarasfal 19-06-2010 17:46

Alıntı:

mhmd´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 313418)
Antoine-Laurent de Lavoisier "-Yoktan var olmaz, var olan da yok olmaz." derken muhtemeldir ki onbinlerce yıl öncesinin TEMENNİ lerini canlı tutma azminde değildi.

Sn. tardu,
Yok olmamak, inanc değil artık bir bilgidir. Ampirik bir bilgi...
Bilgilerinize, saygıyla...

Sayın mhmd;
Güzel bir nokta ama eksik, yok olmamak, ebediyet, ezeliyet kısmını napacağız, yoktan var olunmaz ise buda bilimsel kabuldür, yoktan var edilmeye dayalı yaratılış hikayelerine dayalı inançlar açığa alınır.Bu kabul şunu getirir ezelden beri varız ebede dek olacağız, sonsuzluktan geldik sonsuzluğa gideceğiz.Bilmem siz ne dersiniz?
Şimdilik saygımla gittim...

evrensel-insan 19-06-2010 19:04

Saygideger arkadaslar;

Olum, cogul olarak algilanmaz, ayni yasam ve dogum gibi; dogum, yasam ve olum; mustakil var olarak degerlendirilir. Burada konumuz, insanoglu turu ise, aciklanmak istenen, insanoglu tur butunu degil; insanoglu turunun biridir. Bir kisi, dogar, yasar ve olur.

Dogum ile olum arasi yasam, mustakil var olan varligin kendisidir. Cunku ne dogum insiyatifi vardir, ne de olumunu yasayabilir. Bu temelde, mustakil var olan varligin; ana rahmine dusmeden onceki hali ile, tum yasam ozelliklerini sona erdirerek olmesi hali algi olarak algidir.

Yalniz, mustakil var olarak dogan bir varligin, yasam disi; onu mekan geneline goturur ve bu da mustakil var olan varligin mustakil var olan varlik olmadan once ve sonra, mekaninin bir parcasi oldugfu anlaminadir.

Yani olum demek; tekrar yasamin yesermesi demektir. Yalniz buradaki yasamin, mustakil var olan varlik ile bir bagi yoktur. Yani evrimsel zincir anlamindadir. Ayni kokmus bir kiymanin kurtlanmasi gibi.

Biyolojik olarak bakarsan, olunun yakimi; ve kulunun dogaya sacilimi ile, olunun cansiz bedeninin curumesi demek; ister toprak altinda, ister toprak ustuinde olsun, bu cansiz bedenden, baska canlilarin beslenmesi ve yesermesi demektir.

Oyuzden mustakil var olan varlik, ne dogumdan once, ne de yasamdan sonra, artik mustakil var olan varlik degildir.

Bu anlamda bir "dirilis" ten bahsetmenin, tek bilimsel anlami; olen cansiz bedenden, baska canlilarin beslenmesi ve yesermesi anlamina gelir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

UlulElbab 19-06-2010 19:46

İnsan uyumadan kaç gece geçirebilir?Kafein ve tein desteğide alsa 3 gece...

Dördüncü gün ses var görüntü yok:)

Peki insan neden yaklaşık ömrünün yarısını uyuyarak geçirir?

Bilgisayar sistemlerinde "Backup" denilen yedekleme mantığı söz konusudur.

Beyin yapı itibarı ile Bilgisayardan farklı değil,elbette artıları var.

Örneğin Dalga yayması ilginç...Elektro manyetik dalgalar...

Beyinden yayılan elektrik sinyalleri kafatasına bağlanan alıcılarla ölçülebiliyor.

Elektroensefalogram (EEG) denen bir aletle ölçülen bu sinyallere "beyin dalgaları" deniliyor.

Esas olarak 4 tür beyin dalgası var. Bunlar alfa, delta, teta ve beta...

Konuyla ilgisi ne? dediğinizi duyar gibiyim:)

Backup demiştik...Düşüncelerimizin kaydediliyor olma ihtimali yokmu gerçekten?

Bir insanın hayatı boyunca tüm düşüncelerinin kaydedilmesi mümkün olabilir mi?

Hani "omuzlarda ki Melekler" bize komik geliyor ama...Kelime anlamı itibarı ile

Melek bir İşlevi yerine getiren her türlü Güce verilen addır.

Bilgisayar örneğimize geri dönecek olursak,

Bugün bir USB flashdisk ile Milyarlarca byte yedeklenebiliyor.

Bugün bir insana benzetilen Desktop PC den alınan tüm bilgiler depolanabilir...
Bilgisayar artık Çöpdür. Ancak bir GÜÇ bu bilgileri yep yeni bir Laptopa yüklediğinde ne olur?

Önemli olan Software dostlar...Hardware ucuz...üretimi kolay...

Tüm bilgiler ve masaüstü ayarlarınız artık başka bir Bilgisayardadır:)

Yazılım önemli....İnsanda ki yazılama Bilinç veya Ruh diyebiliriz.

İşte uyanmışsın...Zaman zaten izafi...

Tüm eylem ve düşüncelerin ortada duruyor...Okunmuş...

Ne diyebilirsin ki...İnanmamıştın...Kendince haklı sebeplerinde vardı...

Kuran Arabcaydı...İslam yanlış kişiler tarafından temsil ediliyordu...

Mazeretin vardı? Tanrı kendini sana tanıtamamıştı?

Belkide sana göre yeterince kanıt yoktu?

Ama klasik ifade ile "ya uyandırılırsan?" cevaplar hazır değil mi?:)

Ben kendi adıma böylesi mükemmel bir noktaya gelmiş bir insan bilincinin

yok olup-gideceğine ihtimal vermiyorum.

İster yaratan,ister evrim...isterse de yaratan evrimleştirerek bizi bu halegetirmiş olsun...Bu bir ölümle bitecek birşeye benzemiyor dostlar...

Hani varya ölüm dediğin nedir Gülüm?:peace:

"Sıradan?"Aşklar bile ölümsüzlüğü iddia ederken...İnsanın hayatının bir BOŞLUKtan ibaret olduğuna inanması güç...

Kendime ölümü konduramadığımdan değil arkadaşlar...Ben hiçbirşey ertelemedim...Doyasıya yaşadım 40 yıl.ANda yaşadım...Ne yarını dert edindim,ne geçmişi düşündüm.
Benim derdim değil ölüm...Ben mensubu olduğum insanlık adına düşünyorum...
Çok "Ahh" var...Bu dünyada...Adalet anlayışıma sığdıramıyorum...

Dinli-dinsiz ayırmaksızın,sırf insan olduğum ve olduğunuz için sizi seviyorum.

Bunlar benim şahsi görüşlerim katılırsınız-katılmazsınız,sizin bileceğiniz bir mevzu:)
Buraya kadar okuma nezaketini gösterdiğiniz için teşekkür ederim.

Saygılarımla...
UlUl

evrensel-insan 19-06-2010 20:18

Saygideger UlulElbab;

Dusunce, bir ozne/nesne/isim den(insanoglundan) kaynaklansa da; dusuncenin oznesi yoktur. Bir kisi yasami boyunca, iliskide olduklariyla dusunce ve davranis paylasir. Ya da bir tarihi karakter, yasami boyunca ortaya attigi bir dusunce temelinde, kitlesellesir, evrensellesir, toplumsallasir.

Dolayisiyle, mustakil var olan varligin, olmesi; onun nesnel varliginin oznellik gosterememesidir. Ama; henuz hayattaolanlar acisindan, onun bu oznelligi, yasayanlarin hafizalarinda yer etmistir. Hatta, bu kisi tarihsel bir karakterse, onun dusuncelerini kisiler, benimsemis, ozumsemis ve kendi yasam ve iliskisinin dusunce ve davranisi yapmistir.

Iste bu temelde; beden, yani nesne mustakil var olan yapisini koruyamasa da; onun yasamdaki oznelligi, yasayanlar eliyle yasatilmakta, uygulanmakta, dusunulmekte ve davranilmaktadir. Hatira, ani temelli; o kisinin yasamindan alinan bir canlilik kesiti, yasayanlarca dile getirilir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

UlulElbab 19-06-2010 21:57

Sevgili Evrensel-insan,

yazdıklarınızı anlıyorum.Ancak ben bir Hipotezden bahsettim.
dedim ki insan düşünceleri kaydedilebilir!?
Bunuda mistizizme yaslanmadan ortaya koydum.
Kaldı ki Gnostik yaklaşımların hiçbir bilimsel dayanağı yoktur diyemeyiz.
Çünkü Bilim sürekli gelişmekte ve bugün "saçma" gelen,yarın yeni keşiflerle ciddiyetle ele alınabilir.
tekrar etmekte fayda var...İnsan düşünceleri birer dalgadır,Beyin düşünme işlemi/eylemi esnasında belli frekanslar yayar.
Bunun günümüz teknolojisi ile kayıt edilmesi ve çözümlemesi yapılamıyor ancak gelecekte olabilir.
Dolaysı ile bir takım "insandışı" varlıklarda bunu yapıyor olabilir.

Öyle olmasada negatif düşüncenin etkisi kanıtlanmıştır.İnsanlar olumsuz düşünerek etrafa negatif enerji yaymaktadırlar.
Bunu bazı insanlarla aynı odada olmak istememekle açıklayabiliriz.
Hiçbir sebebi yokken 10 denekten 9'u bu tür bir insanla birlikte aynı mekanda olmak istemediği görülmüştür.Kaynak olarak çokca deney gösterilebilir ama en basitinden sizlerde bunu hayatınızdan gözlemleyebilirsiniz.Belki de başınıza gelmiştir.

Konu "ölüm" olunca ister-istemez metafiziğe kayma oluyor.
Düşünce gücü ile nesneleri hareket ettirme pskokinetik ve parapsikoloji
birçok üniversitede kabul görmüş durumda.
Öte yandan,hatta Ses dalgalarıda evrende yok olmuyorlar.
Düşünün ki tüm insanlık tarihi boyunca tüm sesler evrende bir yerlerde zayıfda olsa dalga olarak hareket etmeye/yayılmaya devam ediyor.
Teorik olarak bu böyle:)
Belki ilerde insanlık bunları toplama,etiketleme ve çözme yönünde bir adım atacak ve iki tarihi kişiliğin arasında geçen konuşmaya tanık olunabilecek ve tarih yeniden yazılacak?
Yalan söylemek mümkün olmayacak?
Kimbilir...?

Saygılarımla...
UlUl

evrensel-insan 19-06-2010 22:13

Saygideger UluElbab;

Iyi, guzel de; bunlar, mustakil olan bir varligin, oldukten sonra "dirildigi" anlamina gelmez. Sadece olen mustakil var olan varliklarinin, yasarken yasamlarinin dusunce ve davranislarinin yasayanlarca kullanildigi ve oznesi olmayan dusunce ve davranislarin, nesiller boyu yasayanlar eliyle aktarilabilecegi anlamina gelir. Aksi, olsa tarih olmazdi.

Saygilarimla;
evrensel-insan

UlulElbab 19-06-2010 22:30

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 313485)
Saygideger UluElbab;

Iyi, guzel de; bunlar, mustakil olan bir varligin, oldukten sonra "dirildigi" anlamina gelmez. Sadece olen mustakil var olan varliklarinin, yasarken yasamlarinin dusunce ve davranislarinin yasayanlarca kullanildigi ve oznesi olmayan dusunce ve davranislarin, nesiller boyu yasayanlar eliyle aktarilabilecegi anlamina gelir. Aksi, olsa tarih olmazdi.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Değerli evrensel-insan,

Mesele Bilincin bir "Backup"ının alınıp-alınamayacağına bakıyor.

Dirilmek dediğin nedir ki? Yeniden Bilincine kavuşursan zaten "dirilmiş" olursun.

O nedenle yukarıda PC/Notebook örneğini verdim.

Yani Bilinci bir Software olarak düşünecek olursak,İnsan vücudu sadece bir etten ibaret,yani Hardware.
Onuda yeniden üretmek bugün insanoğlunun geldiği noktada dahi mümkün.

DNA kopyalaması ve koyun Dolly misali...

Bütün mesele Bilincimizin yani Soyut ürettiklerimizin yedeklemesinin yapılıp-yapılmadığı.
Bende bunun UYKU ile yapıldığını düşünüyorum.
Beynin yaydığı dalgalar ve REM (hızlı göz hareketleri) bunun yapıldığına dair delil olabilir.
Geriye nasıl sorusu kalıyor:)

Saygılar...
UlUl

evrensel-insan 19-06-2010 22:39

Saygideger UlulElbab;

Mustakil var olan varlik, senin deyimin ile hardware; oldukten sonra hardware yapisini koruyamiyor, cunku metal degil; et ve kemik. Onun yasarken kullandigi software i bir yere aktarmak baska, ayni hardware i, koruyamayip, ayni software i yukleyememek baska.

Kisaca software sahibi, hardware, oldukten sonra, et ve kemik olarak hardware butunlugunu koruyamaz. Software'ni baska hardwarelere kopya edebilir.

Hic boyle iki dil karisimi bir mesaj atmamistim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ctrl-v 19-06-2010 22:53

Alıntı:

İnsan uyumadan kaç gece geçirebilir?Kafein ve tein desteğide alsa 3 gece...

Dördüncü gün ses var görüntü yok:)

Peki insan neden yaklaşık ömrünün yarısını uyuyarak geçirir?

Bilgisayar sistemlerinde "Backup" denilen yedekleme mantığı söz konusudur.

Beyin yapı itibarı ile Bilgisayardan farklı değil,elbette artıları var.

Örneğin Dalga yayması ilginç...Elektro manyetik dalgalar...

Beyinden yayılan elektrik sinyalleri kafatasına bağlanan alıcılarla ölçülebiliyor.

Elektroensefalogram (EEG) denen bir aletle ölçülen bu sinyallere "beyin dalgaları" deniliyor.

Esas olarak 4 tür beyin dalgası var. Bunlar alfa, delta, teta ve beta...

Konuyla ilgisi ne? dediğinizi duyar gibiyim:)

Backup demiştik...Düşüncelerimizin kaydediliyor olma ihtimali yokmu gerçekten?

Bir insanın hayatı boyunca tüm düşüncelerinin kaydedilmesi mümkün olabilir mi?

Hani "omuzlarda ki Melekler" bize komik geliyor ama...Kelime anlamı itibarı ile

Melek bir İşlevi yerine getiren her türlü Güce verilen addır.

Bilgisayar örneğimize geri dönecek olursak,

Bugün bir USB flashdisk ile Milyarlarca byte yedeklenebiliyor.

Bugün bir insana benzetilen Desktop PC den alınan tüm bilgiler depolanabilir...
Bilgisayar artık Çöpdür. Ancak bir GÜÇ bu bilgileri yep yeni bir Laptopa yüklediğinde ne olur?

Önemli olan Software dostlar...Hardware ucuz...üretimi kolay...

Tüm bilgiler ve masaüstü ayarlarınız artık başka bir Bilgisayardadır:)

Yazılım önemli....İnsanda ki yazılama Bilinç veya Ruh diyebiliriz.

İşte uyanmışsın...Zaman zaten izafi...

Tüm eylem ve düşüncelerin ortada duruyor...Okunmuş...

Ne diyebilirsin ki...İnanmamıştın...Kendince haklı sebeplerinde vardı...

Kuran Arabcaydı...İslam yanlış kişiler tarafından temsil ediliyordu...

Mazeretin vardı? Tanrı kendini sana tanıtamamıştı?

Belkide sana göre yeterince kanıt yoktu?

Ama klasik ifade ile "ya uyandırılırsan?" cevaplar hazır değil mi?:)

Ben kendi adıma böylesi mükemmel bir noktaya gelmiş bir insan bilincinin

yok olup-gideceğine ihtimal vermiyorum.

İster yaratan,ister evrim...isterse de yaratan evrimleştirerek bizi bu halegetirmiş olsun...Bu bir ölümle bitecek birşeye benzemiyor dostlar...

Hani varya ölüm dediğin nedir Gülüm?:peace:

"Sıradan?"Aşklar bile ölümsüzlüğü iddia ederken...İnsanın hayatının bir BOŞLUKtan ibaret olduğuna inanması güç...

Kendime ölümü konduramadığımdan değil arkadaşlar...Ben hiçbirşey ertelemedim...Doyasıya yaşadım 40 yıl.ANda yaşadım...Ne yarını dert edindim,ne geçmişi düşündüm.
Benim derdim değil ölüm...Ben mensubu olduğum insanlık adına düşünyorum...
Çok "Ahh" var...Bu dünyada...Adalet anlayışıma sığdıramıyorum...

Dinli-dinsiz ayırmaksızın,sırf insan olduğum ve olduğunuz için sizi seviyorum.

Bunlar benim şahsi görüşlerim katılırsınız-katılmazsınız,sizin bileceğiniz bir mevzu:)
Buraya kadar okuma nezaketini gösterdiğiniz için teşekkür ederim.
Hiç anlamış değilim en iyisi ayran içiyim

UlulElbab 19-06-2010 23:10

Alıntı:

ctrl-v´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 313494)
Hiç anlamış değilim en iyisi ayran içiyim

İster ayran iç istersen limonata:)

Ama...

"Ağzı açık ayran mümini" gibi bakacağınıza anlamadığınız ne ise sorunuz ...

Biz cevaplamayacağımız sorular karşısında biliyormuş gibi yapmayız,

araştırır,kendimizi geliştirmeye bakarız.

Anlayacağınız Eleştiriye açığız.

UlulElbab 19-06-2010 23:21

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 313491)
Saygideger UlulElbab;

Mustakil var olan varlik, senin deyimin ile hardware; oldukten sonra hardware yapisini koruyamiyor, cunku metal degil; et ve kemik. Onun yasarken kullandigi software i bir yere aktarmak baska, ayni hardware i, koruyamayip, ayni software i yukleyememek baska.

Kisaca software sahibi, hardware, oldukten sonra, et ve kemik olarak hardware butunlugunu koruyamaz. Software'ni baska hardwarelere kopya edebilir.

Hic boyle iki dil karisimi bir mesaj atmamistim.

Saygilarimla;
evrensel-insan


Üzülme sevgili E.İ. artık Türkiyede herkes böyle konuşuyor:) hatta Dünyada bu yöne doğru bir gidiş var.
Özellikle Bilişim ve Bilgisayar terimleri işin içine girince bu böyle..

Keşke sende Bilişimci veya bir yazılımcı olsaydın da sana ne demek istediğimi daha rahat anlatabilseydim.
Eski bir C+ programlamacısı olarak şu örneği verebilir;

Darb-ı misal sen programlamacı bir tanrısın...
Bir Bilgisayar icad ediyorsun:) Ona YAPAY ZEKA adlı bir program yüklüyorsun...Software...(Ruhundan üflüyorsun:)) Ol diyorsun ve oluyor.
Daha doğrusu programı milyonlarca satır ile yazıyorsun "enter" tuşuna basıyorsun.
Diğer ürettiğin PClere onu tanıtıyorsun...Onlar "melek" marka:)

Onlara dyorsun ki bu son model ve en yeni versiyon yazılım var.Markası ADEM.

Farkı şudur:Bundan öncekiler de olmayan bir BİLİNÇ vedim.O kendini benim ürettiğimi Bİlecek ve benim ZEKAMI anlayacak düzeye gelecek.

Onun üstünlüğünü kabul edin (Secde )edin!

Şeytan marka olan kabul etmiyor ve bir viruse bakar diyor...

Sistem çöker:)

Tabii bu arada sen Güncellemeleri "download" etmesi için Peygamberler gönderiyorsun...İsa1.01 vers. Musa 2.02... Muhammed 3 Patch :)

neyse...sevgili Evrensel-insan daha fazlasına gerek yok...

dileyen olursa hikayenin geri kalanını Bilgisayar dili ile başka bir başlıkta anlatırız.
Konu daha fazla bağlamından kopmasın....
Ama hikayenin sonunda sen Yazılımı başka bir Hardware üzererinde
yeni bir "Notebook"da çalıştıyorsun ...
Ve yazılımın virus (şeytan) tarafından aldatılan versiyonu Yasin suresi 51 deki pasajı okuyacaklar:D

Saygılar...

tardu 22-06-2010 13:13

Beden ve Ruh
 
Alıntı:

mhmd´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 313418)
Antoine-Laurent de Lavoisier "-Yoktan var olmaz, var olan da yok olmaz." derken muhtemeldir ki onbinlerce yıl öncesinin TEMENNİ lerini canlı tutma azminde değildi.

Sn. tardu,
Yok olmamak, inanc değil artık bir bilgidir. Ampirik bir bilgi...
Bilgilerinize, saygıyla...

Atomlardan oluşan bedenimiz ölümden sonra yok olmayacak çünkü cesedi gömseniz de yaksanız da bedenimiz(atomlar) yok olmaz.

Ruha gelince; ilkel bir temenni ya da inançtır. "Kötü ruhlar(şeytanlar-cinler)" hurafedir.

Khaos 22-06-2010 13:55

ölümden sonra dirilmek mi, yahu bu tamamen masal.
hala daha bu masallara inanan olması ise trajedi.
ama insan denen tür böyle yalanlarla kendini avutmadan bazı temel sorunları aşamıyor.
birincisi ölümlü olduğunu bilerek yaşamanın getirdiği bilincin dejenere olması sorunu.
ikincisi olup bitenlerin mekanizmasını çözememenin getirdiği bilgi boşluğu sorunu.
bu iki temel ve bunlara bağlı diğer tali sorunların çözümü bir tanrı ve ahiret paradigması ile çözüme bağlanabildiği için inanç insanlığın çocukluk dönemine ait bir yanılsama olarak devam ediyor.
çözümü insanın çocukluktan kurtulup büyümesi tabi ki.
ama bu sanıldığı kadar kolay değil.
duygularımız düşüncelerimizi koşulladığı müddetçe neredeyse imkansız.

sonsuza kadar yaşama arzusu insan bilincini tamamen esir almış ve ona bir tanrı yaratmasını ve yarattığı tanrıya inanmasını empoze etmiş.
olup biten bu kadar basit.
allah diye bişey yok, hiç olmadı.
ahiret falan da yok.
züğürt tesellisi bunlar.

mhmd 22-06-2010 14:26

Bilim yok.
Fizik yok.
Kimya yok.

Hepimiz yok olacağız!!!!!!

Doğrularınızda başarılar dileriz.

axzel 22-06-2010 15:56

gusel tespitler
 
sevgili UlulElbab ve diğer arkadaşlar hepinize tesekkürler,,


elinize aldığınız bir alet görünen işlevinden farklı olrak göremediğimiz işlevlerede sahip olabilir. Örneğin; bir cep telefonunun dış kabı olarak gördüğümüz kısmı telefonun alıcı verici anteni olarak işlev yapabilir. yapıyorda zaten. yine bazı telefonlarda kulaklık aynı zamanda am/fm radyo anteni olarak işlev yapdığı çok bilinen bir şeydir. yani görünende başka işlevler ayrıca ilave edilmiş.

insanda da bu böledir. bizim yüz veya kafatası olarak gördüğümüz organlarımız aynı zamanda çok uzaklardan dahi algılanabilecek frekanslarda veri dalgaları yaymaktadırlar. peki neden. neden varlar. öylesine bir titreşimlermi. yoksa tercüme etsek, edebilsek anlamları varmı.

kuran derki:
her şey bir kitapda kayıtlıdır, kayıt altına alınmaktadır.

bu kitap kuran deil, onun adı saklı kitap, yani levhi mahfuz. tabiiki kitap kağıttan sayfaları olan bir şey deil. usb bellekde bir kitapdır. ve ayrıca cdde, dvdde. levhi mahfuz da bunun gibi yüksek teknolojiye sahip, çok miktarda veriyi saklayabilen bir kitapdır.

şu tespit özellikle çok hoş, aynı zamanda çok doğru:
Alıntı:

Melek bir İşlevi yerine getiren her türlü Güce verilen addır.
teşekkürler. bende böle düşünüordum. bi başka yerden ilk defa okudum.

evt yapdıklarımız, sölediklermiz, beyin dalgaları ile ve arada aktarma sistemleri ile levhi mahfuza iletiliyor. ve orada saklanıyor. save ediliyor.

turkcell in sembolü karınca. neden acaba ?
karınca antenleri sayesinde mtlerce uzakdaki karıncalarla iletişim kurabiliorlar. hemde baz istasyonsuz :). ve de dakikası yalnızca 3 krş. :):):)
buyur burdan yak, sayın turkcell :)

işde insanda da beyin dalgaları çıkışının amacı amaçsızmı zannedioruz.

engellemenin yolu var. hehe :) sanırsam altın dan yapılmış bir folyayla kendinizi kaplarsanız sinyalleri kesebilirsiniz :) bu durumda sevap ve günahlarınız kendi bedeninizde save edilir. eğer iletişim tekrar sağlanırsa, veriler iletilecekdir.

unutmayın, dinin bir kozmik yapısı var..
yani uzaysal , gezegensel boyutu. levhi mahfuz ise dünyada olmadığına göre. bu verilerin iletimi sırasında haliyle uzay, zaman, vede konum farklılıklarından dolayı kopmalar yaşanabilir. ee malum dünya dönüyor, sayın galilenin dediği gibi. hmm ben şunu gördüm :>
kerahat vakitlerinde namaz kılmak haramdır. deniyor.
bence bu bu konuyla ilgili, yani dünya belli bir konumda olduğu için o konumda sinyallerle ilgili bir sıkıntı var diye teorisel bir düşüncemde var..

ölüm konusuna gelince,,,,,,
eğer dna ınızı alır klonlama işlemi yaparsınız, et kemik olarak kendinizi yeniden create edebilirsiniz. tek eksik yeni makinada (=insanda), eski makina(=şu anki siz) daki veriler olacakdır. onlarıda kopyalayıp oraya atarsanız. dirilme olacakdır. klonlama bulundu zaten, dier aşama, yani verilerin aktarılması şu an çok uzak bizim teknolojimize.

hehe :):) tıpkı bilgisayara format atıp, yedeklediğimiz verileri geri yüklemek gibin bişi...

sevgiler saygılar.........

teknisyen78 23-06-2010 02:21

burada,bilimkurgu filmlerini aratmıyorsunuz.yok ruhu kopyalayacakmışsınız,yok bedeni kopyalayakmışsınız,bir tane karınca yaratın bakalım varmı öyle bir gücünüz sadece siz değil;bütün insanlık bir karınca,bir sinek vs. yaratın sonra bunları konuşun.kendi bilincinizi çözmekten acizdir insan,çözemezsiniz.arkadaşlar bakın bu konuda ciddiyim. islamda mı olur, başka dindemi olur,veya hiç din göndermemişte olabilir;bu konuda fazla iddaa etmiyorum ama bir tanrı var.emin olun bir tanrı var.kendi kendimize evrilemeyecek kadar çok detaylı bir vücut yapımız ve bilincimiz var.sadece biz değil; evren de öyle ;çevremizde öyle; hayvanlarda öyle,en basit bir bitkide dahi bir dünya teferruat var.bence bir tanrı nın varlığına kendinizi sizde alıştırın arkadaşlar;bende bir ara sizin gibi düşünmüştüm ki normal teknik elemanım ben somut şeyleere inanır fizike dayalı iş yaparız;delirme noktasına geldim.bu tür araştırmalar adamı çıldırtıyor.artık seçim sizin saygılar.

Nova 23-06-2010 02:51

Sn. Teknisyen78 hoşgeldiniz,

http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji...d=198&sz=51797

Okudunuzmu, bu ve benzeri yüzlerce olay var.

Gündemi takip edersek yenilerini de görebiliriz.

teknisyen78 23-06-2010 03:23

sayın nova;bu sitede tartışılan hiç bir konu doğru yada yanlış diyemem.ama hepsininde çıkmaz bir paradox olduğu kesin,din olgusunu bilim.teknik,teknolojik ve fiziki konulara bağlamanız bir çelişkidir çünkü din kavramı soyut ve fizik ötesi bir durumdur.eğer sizin tezinizi herkes şayet savunmuş olsa bir tanrı olmasa ben neden yaşayayım ki bu dünyada şu anda intihar ederim.çünkü yokluk kavramı bu tür bir yaşamaktan iyidir.ayrıca kısa ve öz ,anlaşılır konuşurum.dünya artık nüfusunu kaldıramaz bir hal aldı.sizin teziniz hırsızlığın,yağmacılığın,ve her türlü pis işin önünü açan bir tezdir. saygılar

Nova 23-06-2010 03:43

Alıntı:

teknisyen78´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 314289)
sayın nova;bu sitede tartışılan hiç bir konu doğru yada yanlış diyemem.ama hepsininde çıkmaz bir paradox olduğu kesin,din olgusunu bilim.teknik,teknolojik ve fiziki konulara bağlamanız bir çelişkidir çünkü din kavramı soyut ve fizik ötesi bir durumdur.eğer sizin tezinizi herkes şayet savunmuş olsa bir tanrı olmasa ben neden yaşayayım ki bu dünyada şu anda intihar ederim.çünkü yokluk kavramı bu tür bir yaşamaktan iyidir.ayrıca kısa ve öz ,anlaşılır konuşurum.dünya artık nüfusunu kaldıramaz bir hal aldı.sizin teziniz hırsızlığın,yağmacılığın,ve her türlü pis işin önünü açan bir tezdir. saygılar

Ateizm buların önünü açmaz. Bu fikirler sizin fikirleriniz değil, size zorla kabul ettirilmeye çalışılan fikirler.

Dediğiniz gibi olsa, ben şu anda sizinle yazışmaktansa yağmacılık, hırsızlık yapıyor olurdum.

Aksine din bu pisliklerin önünü açıyor,

Sebep: Tövbe kapısı :), haksızmıyım?

Alıntı:

teknisyen78´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 314289)
....eğer sizin tezinizi herkes şayet savunmuş olsa bir tanrı olmasa ben neden yaşayayım ki bu dünyada şu anda intihar ederim.çünkü yokluk kavramı bu tür bir yaşamaktan iyidir.....

Sn. Teknisyen78, Shakespear (şekspir okunur) isimli ingiliz bir yazar-şair vardır, mutlaka adını duymuşsunuzdur.

Bir eserinde elinde kafatası ile sahneye gelir ve derki:

- "Olmak yada, Olmamak" (to be , or not tobe) işte bütün mesele bu.

Anlatmak istediği, öldükten sonra var olacakmıyız, yoksa olmayacakmıyız. İşte bütün mesele bu, bütün dünya bunun üzerine kurulu.

Din olgusu tamamen, (varsayılan) öte dünya üzerine kuruludur. Dinler insanı ölüm konusunda rahatlatmaktan başka bir işe yaramaz. Keşke ölümden sonrası olsa....bunu en az bende isterim sizin kadar.

Bunu kabullenebilmek çok mu kolay zannediyorsunuz.

Hertürlü pisliği yapıp tövbe edeceğim bir kapı yok,

Her türlü başarısızlığımı üzerine atabileceğim bir kader anlayışı yok,

Biraz düşünün lütfen.

Dinlerde hertürlü pisliğin önü açıktır, ve tövbe edersiniz, benim o şansım yok.

Tövbe etmektense yapmamayı seçin, bunu başarabiliyorsanız, zarten din adı verilen mekanizmaya gerek olmayacağını net olarak görürsünüz.

Din inançları; ölüm yaklaştıkça ortaya çıkan bir reflekstir. Yoksa neden yaşlanan ve ölüme yaklaşanlar dine sarılır 4 elle ?

Ve malesef, çocukluğumuzdan beri kafamıza doldurulan din, bunlara inanmayı zorla sağlayan bir mekanızma artık hayatımızda.

Dinler 2. el olarak (sizden önce başkaları tarafından kullanılmış olarak) size verilir ve sorgulanmaz. Ne siz müzlümanlığı seçerken, nede çevrenizdeki bir başkası müslümanlığı seçerken sorgulamadı.. gerek yokki çünkü çevrenizdeki herkes inanıyor, eğer inanmazsanız bu anormal olur.

Sevgi ve saygılarımla.

teknisyen78 23-06-2010 04:22

sayın nova eğer müslüman olsaydınız ateistlerin ve diğer din mensuplarının çekeceği vardı kaç kişiye birden laf yetiştiriyorsun.avukat olsan eminim sayılı avukatlar arasına girerdin ben bu kadar çok kendini savunabilen başka birini nadir görmüşümdür.

Khaos 23-06-2010 15:24

Alıntı:

teknisyen78´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 314289)
sayın nova;bu sitede tartışılan hiç bir konu doğru yada yanlış diyemem.ama hepsininde çıkmaz bir paradox olduğu kesin,din olgusunu bilim.teknik,teknolojik ve fiziki konulara bağlamanız bir çelişkidir çünkü din kavramı soyut ve fizik ötesi bir durumdur.eğer sizin tezinizi herkes şayet savunmuş olsa bir tanrı olmasa ben neden yaşayayım ki bu dünyada şu anda intihar ederim.çünkü yokluk kavramı bu tür bir yaşamaktan iyidir.ayrıca kısa ve öz ,anlaşılır konuşurum.dünya artık nüfusunu kaldıramaz bir hal aldı.sizin teziniz hırsızlığın,yağmacılığın,ve her türlü pis işin önünü açan bir tezdir. saygılar

din ve dinin özneleri olan tanrı şeytan cin melek falan filan gibi şeyler soyut değildir.
kurgudur.
soyut zaten varolan somut bir şeyin düşüncede soyutlanması ile oluşur.
mesela somut elimizde tuttuğumuz elmadan yola çıkarak düşüncemizde soyutlama yaparız ve soyut elma fikrine ulaşırız.
her soyut bir somutun soyutlaması ile ortaya konur.
ancak tanrı soyut değildir.
çünkü hiç bir somut şeyin soyutlaması değildir.
o tamamen zihinsel hayalürünü uydurma bir şeydir.
yani kurgudur.
masal kahramanıdır.
masal kahramanı olduğu içinde bilgi ve bilme eyleminin konusu değildir.
inancın konusu olmasının sebebi budur.
oysa soyut olan şeyler inancın değil bilginin konusudur.

ahiret cennet ve cehennem de böyledir.
tamamen hayalürünüdür. insanın sonsuza kadar yaşama istek ve ihtiyacının ürünüdürler.
insan hoşuna gidene inanmaya eğilimlidir.
gerçek hoşuna gitmiyorsa insan gerçeği kabullenmez ve hoşuna gidene yalan bile olsa kendini inandırır.
din insanın bu düşünsel-duygusal zaafının açık bıraktığı kapıdan beynine girerek onu esir alır.
zavallılıktan başka bir şey değildir din.

YasasinBilim 23-06-2010 16:12

Alıntı:

teknisyen78´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 314289)
sayın nova;bu sitede tartışılan hiç bir konu doğru yada yanlış diyemem.ama hepsininde çıkmaz bir paradox olduğu kesin,din olgusunu bilim.teknik,teknolojik ve fiziki konulara bağlamanız bir çelişkidir çünkü din kavramı soyut ve fizik ötesi bir durumdur.eğer sizin tezinizi herkes şayet savunmuş olsa bir tanrı olmasa ben neden yaşayayım ki bu dünyada şu anda intihar ederim.çünkü yokluk kavramı bu tür bir yaşamaktan iyidir.ayrıca kısa ve öz ,anlaşılır konuşurum.dünya artık nüfusunu kaldıramaz bir hal aldı.sizin teziniz hırsızlığın,yağmacılığın,ve her türlü pis işin önünü açan bir tezdir. saygılar

sevgili Teknisyen78;

öncelikle diğer müslümanlar gibi fevri davranmayıp, işi hakarete küfre dökmediğiniz için teşekkür ediyorum. Belli ki eğitimli birisiniz.

Fakat yanıldığınızı düşündüğüm bir konu var. Bizler (teist olmayanlar) sizin geçtiğiniz yollardan geçtik. Kendi adıma konuşacak olursam, yıllarca 5 vakit namaz kıldım, 3-4 sene öncesine kadar orucu tam tuttum. Kuran'ı daha iyi anlamak için Türkçesini okumaya karar verdiğimde film koptu. Lafı daha fazla uzatmayayım, kafam soru işaretleriyle doldu ve araştırmaya karar verdim. Sonuç olarak dinden çıktım (tanrıya olan inancım hâlâ devam ediyor).

Yani bizler bir dönem müslüman olduk, ama sizler hiç bir zaman ateist, deist, agnostik olmadınız.

Dine inanmayan milyarlarca insan var. Arnavutluk, ateismi anayasasına bile sokmuş ve devlet olarak ateismi kabul etmiştir. Çin gibi büyük bir ülke dinsizdir (budizmi din kabul etmiyorum. Çünkü ortada bir kitap ve kurallar manzumesi yok).

Bu ülkelerde insanlar sizin sandığınız gibi ahlâksız değiller. Dinin ahlâka bir katkısı yok, tam tersine zararı var (islam ülkelerine bakabilirsin).

Ben de, dinden çıktıktan sonra daha ahlâklı, hoşgörülü, hümanist ve çevreci olduğumu hissediyorum. Darısı sizlerin başına.

saygılarımla...

YasasinBilim 23-06-2010 17:04

Ölümden sonra hayatla ilgili bir anımı anlatmak istiyorum.
İnanmamak serbest.

Sene 1975-1976. 7-8 yaşlarımdaydım. Babamın memuriyetinden dolayı Malatya'da oturuyorduk. Oturduğumuz yer belki halâ aynı isimle geçiyordur. Tekmezar mahallesi, Evliyaoğlu sokak. Evliya kelimesinin anlamını o yaşlarda bilmiyordum.

Oturduğumuz apartmanın (sağlık apartmanı) 2 bina yanında 2 katlı terkedilmiş bir ev vardı. Ev tamamen ahşaptandı, pencerelerinde demir parmaklıklar vardı, camları kırılmıştı. İçeriyi görebiliyor, kimsenin yaşamadığını biliyorduk. Evin bahçesinde futbol maçları yapıyor, o zaman siyah beyaz olan televizyonda izlediğimiz dizilerden rol paylaşımı yapıp evin 1. katınının girişinde canlandırmaya çalıyorduk.

Evin giriş katından, 1. katına dışardan bir merdiven yapılmıştı. Merdivenin toprağa temas ettiği yerde beyaz bir taş bulunmaktaydı (mermerden, mezar taşı gibi). 20-30 santimetre kadar toprağın dışındaydı ve eğik duruyordu. Çok net hatırlıyorum.

O taşa oturmamamızı büyüklerimiz bize tembih etmişlerdi. "O taşa oturmayın, ziyaret görürsünüz" diye. Biz de "ziyaret" ne demektir bilmememize rağmen riske girmeyip oturmuyorduk.

Bir gün bir arkadaşın annesi gün düzenlemiş, gelen misafirlerden birinin çocuğunu oynaması için bizlerin arasına göndermişti. Beraber maç yaptık. Yorulunca da merdivenin basamaklarına oturduk. Bu misafir çocuk, tüm uyarılarımıza rağmen o taşın üzerine oturdu. "ziyaret görürsün" dememiz birşey ifade etmedi çünkü biz de "ziyaret" nedir bilmiyorduk. Çocukça sohbetimize devam ediyorduk.

Birden arkaşlardan biri hayretle arkamıza bakmamızı söyledi. Gördüğümüz şuydu.
Merdivenin diğer ucunda (1. kata çıkan tarafında), kel kafalı, uzun sakallı (Kung-Fu'daki çekirgenin hocasına benzeyen) , beyaz bir entari giymiş, çıplak ayaklı ve elinde bir kandil tutan bir insan silüeti duruyordu. Herşeyi çok net hatırlıyorum. Ayakları çıplaktı gözleri de beyazdı. Bir kaç saniye bakakaldıktan sonra korkuyla dağıldık. Gördüklerimizi annelerimize anlattık. Bu olay mahallemizde haftalarca konuşuldu. Annem bu olayı halâ doğrular. Yoksa hayal gördüğüme inanırdım.

Dinlere zerre kadar inanmayan biri olmama rağmen, bu olay ölümden sonra yaşam için kafamda hep bir soru işareti bırakmıştır.

Ruh çağırma seanslarında yaşananları pek çoğumuz duymuşuzdur.

Doğrudan, tanrıyla alakası olmayabilir. Ama öteki yaşam konusunda çözülememiş pek çok metafizik olay var. Belki de yakın zamanda çözülecektir.


paylaşmak istedim.

sevgiler...

Khaos 23-06-2010 17:19

sayın yaşasın bilim

o mahalle duruyorsa , o taş da ordaysa gidip bir daha oturun derim ben.
ancak o zaman kendinize yaşasınbilim adını yakıştırma hakkınız olacak.
yoksa bu halinizle yaşasınhurafe tadında takılıp size yakışmayan bir nikle ortada gezen biri olarak kalacaksınız.

YasasinBilim 23-06-2010 17:46

Alıntı:

nihilist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 314404)
sayın yaşasın bilim

o mahalle duruyorsa , o taş da ordaysa gidip bir daha oturun derim ben.
ancak o zaman kendinize yaşasınbilim adını yakıştırma hakkınız olacak.
yoksa bu halinizle yaşasınhurafe tadında takılıp size yakışmayan bir nikle ortada gezen biri olarak kalacaksınız.

Bilim, var olanı kabul etmek yanında yokluğu ispatlanmamış olgulara şüpheyle bakmayı gerektirir. Bir şeyin yokluğunu ispatlayamıyorsanız, olması ihtimali üzerine kafa yormalısınız. Avrupa ve ABD'de pek çok bilimadamı bunları araştırıyor. İnsanlık senin gibi düşünseydi bugünki bilimsel buluşlardan hiç biri gerçekleşmezdi.

Sizin şu anda yaptığınızın ortaçağda Galileo'yu yargılayan kilise papazlarınınkinden farkı yok.

Ucuz espri yapmayı bırakıp bana daha akılcı bir açıklamayla gelin ki sizi kaale alıp cevap yazayım.

Khaos 23-06-2010 19:02

syın yb

ben size diyorum ki o taş ordaysa gidip bir daha oturun.
yani teoriyi test edin.
siz bana ortaçağdan dem vuruyorsunuz.
yokluğunun ispatlanması ya da ispatlanmamasından bahsetmiyorum.
bilimsel olanı öneriyorum.
deney öneriyorum.
sen öyle bir taşın bilimsel açıdan ne kadar büyük önem ifade ettiğini bir düşünsene.
cin peri ya da ismi her neyse bir yeni tür keşfetmiş olursun.
bir sinek türü bile keşfeden bilim tarihine geçiyor.
sen elindeki fırsatı neden değerlendirmiyorsun.
ben olsam değerlendirirdim.

YasasinBilim 23-06-2010 19:15

Alıntı:

nihilist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 314422)
syın yb

ben size diyorum ki o taş ordaysa gidip bir daha oturun.
yani teoriyi test edin.
siz bana ortaçağdan dem vuruyorsunuz.
yokluğunun ispatlanması ya da ispatlanmamasından bahsetmiyorum.
bilimsel olanı öneriyorum.
deney öneriyorum.
sen öyle bir taşın bilimsel açıdan ne kadar büyük önem ifade ettiğini bir düşünsene.
cin peri ya da ismi her neyse bir yeni tür keşfetmiş olursun.
bir sinek türü bile keşfeden bilim tarihine geçiyor.
sen elindeki fırsatı neden değerlendirmiyorsun.
ben olsam değerlendirirdim.

sayın Nihilist;
görüldüğü üzere sizden akılcı bir yanıt gelmeyecek.

UFO gördüğünü söyleyen gruba, televizyondaki bir programa canlı bağlantıyla Kayseriden bağlanıp "O gördüğünüz UFO değil, meteoroloji balonudur" diyen Erciyes üniversitesi Astronomi bölüm başkanından farkınız yok.

Siz insanların nick'leriyle falan uğraşın.
Son olarak sizin üslubunuzla bir cümle eklemek istiyorum.

Profil fotoğrafınız gayet yakışıklı çıkmış. Keşke o hareketi yapmasaydınız daha sevimli olurdunuz.

güle güle...

Khaos 23-06-2010 19:21

profil fotoğrafımı yakışıklı bulmana sevindim.
ben de aynı kanaatteyim. saol.

o taş orda yok, o nedenle test edemiyorum diyorsan haklısın.
ancak ben de diyorum ki, o taş hala ordaysa denemek lazım.
eğer dediğin gibi, cıplak ayaklı pırtlak gözlü kung-fu daki çekirge hesabı bir tip; o taşa oturulmasından rahatsız olup, ortalara atıyorsa kendisini, bu fırsatı değerlendirmek lazım.
düşünsene şahane olmaz mı.
bir ilk olursun.
şimdiye kadar binlerce yıldır bahsedilen ama bir türlü ispat edilmemiş bir hurafenin aslında gerçek olduğunu ispat etmiş olursun.
neden bu şansı değerlendirmediğini anlayamıyorum doğrusu.
darvin senelerce o ada senin bu ada benim bilim uğruna gezmiş dolaşmış.
sen ise üşeniyorsun.
üşenme bi daha otur o taşa.
belki o şahıs bi daa gelir.

teknisyen78 23-06-2010 21:41

Alıntı:

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 314398)
Ölümden sonra hayatla ilgili bir anımı anlatmak istiyorum.
İnanmamak serbest.

Sene 1975-1976. 7-8 yaşlarımdaydım. Babamın memuriyetinden dolayı Malatya'da oturuyorduk. Oturduğumuz yer belki halâ aynı isimle geçiyordur. Tekmezar mahallesi, Evliyaoğlu sokak. Evliya kelimesinin anlamını o yaşlarda bilmiyordum.

Oturduğumuz apartmanın (sağlık apartmanı) 2 bina yanında 2 katlı terkedilmiş bir ev vardı. Ev tamamen ahşaptandı, pencerelerinde demir parmaklıklar vardı, camları kırılmıştı. İçeriyi görebiliyor, kimsenin yaşamadığını biliyorduk. Evin bahçesinde futbol maçları yapıyor, o zaman siyah beyaz olan televizyonda izlediğimiz dizilerden rol paylaşımı yapıp evin 1. katınının girişinde canlandırmaya çalıyorduk.

Evin giriş katından, 1. katına dışardan bir merdiven yapılmıştı. Merdivenin toprağa temas ettiği yerde beyaz bir taş bulunmaktaydı (mermerden, mezar taşı gibi). 20-30 santimetre kadar toprağın dışındaydı ve eğik duruyordu. Çok net hatırlıyorum.

O taşa oturmamamızı büyüklerimiz bize tembih etmişlerdi. "O taşa oturmayın, ziyaret görürsünüz" diye. Biz de "ziyaret" ne demektir bilmememize rağmen riske girmeyip oturmuyorduk.

Bir gün bir arkadaşın annesi gün düzenlemiş, gelen misafirlerden birinin çocuğunu oynaması için bizlerin arasına göndermişti. Beraber maç yaptık. Yorulunca da merdivenin basamaklarına oturduk. Bu misafir çocuk, tüm uyarılarımıza rağmen o taşın üzerine oturdu. "ziyaret görürsün" dememiz birşey ifade etmedi çünkü biz de "ziyaret" nedir bilmiyorduk. Çocukça sohbetimize devam ediyorduk.

Birden arkaşlardan biri hayretle arkamıza bakmamızı söyledi. Gördüğümüz şuydu.
Merdivenin diğer ucunda (1. kata çıkan tarafında), kel kafalı, uzun sakallı (Kung-Fu'daki çekirgenin hocasına benzeyen) , beyaz bir entari giymiş, çıplak ayaklı ve elinde bir kandil tutan bir insan silüeti duruyordu. Herşeyi çok net hatırlıyorum. Ayakları çıplaktı gözleri de beyazdı. Bir kaç saniye bakakaldıktan sonra korkuyla dağıldık. Gördüklerimizi annelerimize anlattık. Bu olay mahallemizde haftalarca konuşuldu. Annem bu olayı halâ doğrular. Yoksa hayal gördüğüme inanırdım.

Dinlere zerre kadar inanmayan biri olmama rağmen, bu olay ölümden sonra yaşam için kafamda hep bir soru işareti bırakmıştır.

Ruh çağırma seanslarında yaşananları pek çoğumuz duymuşuzdur.

Doğrudan, tanrıyla alakası olmayabilir. Ama öteki yaşam konusunda çözülememiş pek çok metafizik olay var. Belki de yakın zamanda çözülecektir.


paylaşmak istedim.

sevgiler...

sayın yaşasın bilim;o gördüğünüz adam bir halüsinasyon veya serap gibi beyinle alakalı birşey olabilir.muhtemlende öyledir.asıl önemli konu bu değil benimde hristiyan arkadaşım var;anlattıkları yani incildeki bir çok içeriğin kuran dada mevcut olması ve bazı çelişkili ayetler benimde şu anda kafamı allak bullak etti.ama asıl savunduğum konu bir yaratıcı var bunu kabul etmezsek tam bir çıkmaza giriyoruz.çünkü biz,evren,hayvanlar,ve doğadaki herşey kendi kendine evrilemeyecek kadar çok teferruatlı.hatta bir çoğu günümüz bilim i ile bile çözülemiyor;bir taş toprak evrilebilir ama canlıların evrildiği,düşüncesi gerçekten adamı bir çıkmaza sürüklüyor,burada tanrı var diyorum şüphem kalmıyor;ama diğer tarafta tanrı herşeye gücü yeten tanrı,bizim gibi ve hayvanlar gibi yaratıkları neden yaratma gereği duyuyor.hadi diyelim yarattı neden bizi sınıyor yi veya kötü diye yoksa bunumu istiyor istese hepimizide çok iyi insanlar yapabilir bu bir paradoxdur.
. Giritli olan Epimenides:
-'Bütün giritliler yalancıdır!' diyerek bizi çelişkiye götürür. Şöyle ki :eğer gerçekten giritliler yalancı ise kendiside bir giritli olduğuna göre oda yalancıdır.yani söyledikleri yalandır.(mesela yukarıdaki cümlesi)bu cümle yalan olduğuna göre doğrusu şu olmalı -'Bütün giritliler doğrucudur, doğru söyler.'
O halde söylediği doğrudur. Yani 'bütün giritliler yalancıdır.

işte ben dini böyle bir paradox a benzetiyorum.sizin burada öne sürdüğünüz ayetlerde gerçekten çelişkiler var;ama diğer tarafta tanrının yokluğu mantıksız geliyor.bizi yaratan bizden daha yüce bir varlığın olduğu düşüncesi daha mantıklı geliyor. saygılar

YasasinBilim 24-06-2010 00:41

Alıntı:

teknisyen78´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 314456)
sayın yaşasın bilim;o gördüğünüz adam bir halüsinasyon veya serap gibi beyinle alakalı birşey olabilir.muhtemlende öyledir.asıl önemli konu bu değil benimde hristiyan arkadaşım var;anlattıkları yani incildeki bir çok içeriğin kuran dada mevcut olması ve bazı çelişkili ayetler benimde şu anda kafamı allak bullak etti.ama asıl savunduğum konu bir yaratıcı var bunu kabul etmezsek tam bir çıkmaza giriyoruz.çünkü biz,evren,hayvanlar,ve doğadaki herşey kendi kendine evrilemeyecek kadar çok teferruatlı.hatta bir çoğu günümüz bilim i ile bile çözülemiyor;bir taş toprak evrilebilir ama canlıların evrildiği,düşüncesi gerçekten adamı bir çıkmaza sürüklüyor,burada tanrı var diyorum şüphem kalmıyor;ama diğer tarafta tanrı herşeye gücü yeten tanrı,bizim gibi ve hayvanlar gibi yaratıkları neden yaratma gereği duyuyor.hadi diyelim yarattı neden bizi sınıyor yi veya kötü diye yoksa bunumu istiyor istese hepimizide çok iyi insanlar yapabilir bu bir paradoxdur.
. Giritli olan Epimenides:
-'Bütün giritliler yalancıdır!' diyerek bizi çelişkiye götürür. Şöyle ki :eğer gerçekten giritliler yalancı ise kendiside bir giritli olduğuna göre oda yalancıdır.yani söyledikleri yalandır.(mesela yukarıdaki cümlesi)bu cümle yalan olduğuna göre doğrusu şu olmalı -'Bütün giritliler doğrucudur, doğru söyler.'
O halde söylediği doğrudur. Yani 'bütün giritliler yalancıdır.
işte ben dini böyle bir paradox a benzetiyorum.sizin burada öne sürdüğünüz ayetlerde gerçekten çelişkiler var;ama diğer tarafta tanrının yokluğu mantıksız geliyor.bizi yaratan bizden daha yüce bir varlığın olduğu düşüncesi daha mantıklı geliyor. saygılar

Sevgili Teknisyen78;

Toplu halde halüsünasyon görme diye bir şey varsa haklı olabilirsin. Gördüğümüz adamın çekirgenin hocasına benziyor olması da bazen beni böyle düşünmeye sevkediyor.

Çözülememiş pek çok gizem var. Quantum'un en önemli gizemlerinden biri olan "Çift Yarık Deneyi" de bunlardan bir tanesi.

http://vimeo.com/2236536


Sanki bir güç bu gizemin çözülmesini istemiyor.

Ama Dinlerin uydurma olduğu, Tanrı'nın peygamber, kitap vs. ile uğraşmadığının yüzlerce delili var. Dinden bağımsız düşünerek tanrı, evren, yaşamın amacı vs. gibi konulara daha verimli kafa yorulabiliyor.

Evrim konusuna gelince, evrim teorisi ilk canlının kendi kendine var olduğu gibi bir düşünceyi baz almaz. Fakat bunun da bir ihtimal olacağını göz ardı etmez. Temel olarak, canlıların basitten karmaşığa doğru türleşmeleriyle ilgilidir. Bunun da çok önemli kanıtları var (2 odacıklı kalbe sahip "Deniz Üzümü" hayvanının labaratuar ortamında 3 odacıklı kalbe sahip başka bir türe dönüştürülmesi, 1 damla suyun kalmadığı kurumuş gölde yaşayan balıklar, vs.). Evrim, artık bilim çevresince tartışılmıyor. Kabul edilmiş bir gerçektir.

Tanrı varsa bile bizim düşündüğümüz gibi olmayabilir.
"Tanrı Sevgi Dolu Değildir" başlığında bundan bahsetmiştim.

http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=18576

Belki de evrenin tamamı tanrının kendisidir.

saygılarımla...

evrensel-insan 24-06-2010 00:44

Saygideger YasasinBilim;

Video cikmamis, calismiyor.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Khaos 24-06-2010 00:45

sevgili yaşasınbilim

üzerinden spekülasyon yapmak yerine,
neden bu konuyu test etmiyorsun diyorum.
ama sebep gösytermiyorsun.
bahse konu mezar taşı kayboldu falan desen seni anlıyacağım.
ama gerçekten bu ihtimali kayda değer buluyorsan, gerçekten bilimin yönteminden de haberdarsan, elinde böyle bir imkan da varsa neden test etmiyorsun.
bunun mantıklı ve makul bir açıklaması var mı.
yani bu denemeden kaçınmanın dayanağı ne.

YasasinBilim 24-06-2010 01:00

Alıntı:

nihilist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 314528)
sevgili yaşasınbilim

üzerinden spekülasyon yapmak yerine,
neden bu konuyu test etmiyorsun diyorum.
ama sebep gösytermiyorsun.
bahse konu mezar taşı kayboldu falan desen seni anlıyacağım.
ama gerçekten bu ihtimali kayda değer buluyorsan, gerçekten bilimin yönteminden de haberdarsan, elinde böyle bir imkan da varsa neden test etmiyorsun.
bunun mantıklı ve makul bir açıklaması var mı.
yani bu denemeden kaçınmanın dayanağı ne.

Mantıksız bir öneride bulunduğunun farkındasın ama hala ısrar ediyorsun.
Daha önce yazdıklarımı dikkatli okusaydın bunu teklif etmezdin.

Malatya'dan taşınalı 30 sene oldu. Bunu yazmıştım. 28 senedir de Malatya'ya gitmedim. Şu anda gitsem o evin orda olmayacağını biliyorum. Çoktan apartman dikmişlerdir oraya.

Benzer deneyimleri yaşamış bir sürü insan olduğunu da düşünüyorum ayrıca. Ruh çağırma seanslarında bulunan arkadaşların varsa onlardan da bir şeyler duyabilirsin.

Polemiğe girmek istersen alasını yaparım. Ama burdaki arkadaşlara ayıp olur. Formu boşu boşuna meşgul etmeyelim. Ölümden sonra yaşamla ilgili mantıklı görüşlerin varsa paylaş bizimle. Astronomi bölüm başkanı gibi davranma.

Khaos 24-06-2010 01:31

yahu yaşasın bilim

astronomi bölüm başkanı gibi davranmıyorum.
şu anlattığın anekdottan yola çıkmaya çalışıyorum.
malatyadan taşınalı 30 sene oldu diyorsun.
insan yine de merak etmez mi, gidip bakmaz mı.
o taşı bulmaz mı.

hadi o taş ortadan kayboldu.
buna benzer milyonlarca masal anlatılıyor.
ama ne hikmetse bütün taşlar ya kayboluyor ya fotoğraflar yanıyor falan oluyor filan oluyor.

velhasıl-ı kelam.
bu hikaye hala hurafe olmaktan öte gidemiyor.
10 yaşında gördüğün bir hayalden yola çıkarak bize masal anlatmak yerine, gerçekten inanıyorsan inandığın şeyin delili için bir çaba harca.
kelimeler polemikler fanteziler boş işler.
gerçek delil ara.
o zaman bilim yaşar işte.
bilim labaratuar işidir.
muhabbet işi değil.

YasasinBilim 24-06-2010 01:46

Alıntı:

nihilist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 314557)
yahu yaşasın bilim

astronomi bölüm başkanı gibi davranmıyorum.
şu anlattığın anekdottan yola çıkmaya çalışıyorum.
malatyadan taşınalı 30 sene oldu diyorsun.
insan yine de merak etmez mi, gidip bakmaz mı.
o taşı bulmaz mı.

hadi o taş ortadan kayboldu.
buna benzer milyonlarca masal anlatılıyor.
ama ne hikmetse bütün taşlar ya kayboluyor ya fotoğraflar yanıyor falan oluyor filan oluyor.

velhasıl-ı kelam.
bu hikaye hala hurafe olmaktan öte gidemiyor.
10 yaşında gördüğün bir hayalden yola çıkarak bize masal anlatmak yerine, gerçekten inanıyorsan inandığın şeyin delili için bir çaba harca.
kelimeler polemikler fanteziler boş işler.
gerçek delil ara.
o zaman bilim yaşar işte.
bilim labaratuar işidir.
muhabbet işi değil.

Malatyadaki o semtte 4 sene oturduk. 4 sene boyunca o bahçede oyunlar oynadık. Bu olayı 1 kez yaşadık. Senin aklına uyup Malatya'ya gidip o taşı orada bulsam bile üzerine oturunca aynı silüeti göreceğimin bir garantisi yok. Görsem bile ne olacak. Tekrar görüp sana anlatsam ne değişecek. Yine aynı tepkiyi göstermeyecek misin? Kamera kaydı mı istiyorsun? Kamera kaydı getirsem ona da inamayacaksın.

8-10 arkadaşımla beraber şahit olduğum bir olaydan bahsediyorum.
Şu olaya toplu halüsünasyon görme diyelim de rahat uyu.

saygılar...

Khaos 24-06-2010 01:57

sayın yaşasınbilim

4 sene o bahçede oynamışsın ama taşa oturmamışsın.
şu malum misafir çocuk taşa oturur oturmaz görüntü gelmiş.
öyle anlatmamışmıydın.
ben de sana diyorum ki,
elbette garantisi yok belki ama,
sen git o taşı bul,üstüne otur, görüntüyü çek.
gerisine karışma.
benim rahat uyumam sorun değil.tepkim de önemli değil.inanmam ya da inanmamam da önemsiz.
sen bilim tarihine geçersin.senin için diyorum.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:44 .