![]() |
Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
http://www.radikal.com.tr/veriler/2006/03/19/turu.gif İSTANBUL - Şık giyimli konuşmacı söze tipik bir fen dersi veriyormuşcasına başlayıp yerkürenin oluşumundan, gezegenlerden, dünyanın güneşe uzaklığından bahseder. Neden sonra ısı kaynağının 'mühendis'inin kim olduğunu sorar ve yanıt beklemeden devam eder: "Astronom Sir Fred Hoyle'un dediği gibi, aslında yaşamın akıl sahibi bir varlık tarafından meydana getirildiği o kadar açıktır ki, insan bu açık gerçeğin neden yaygın olarak kabul edilmediğini merak etmekte. Hoyle'a göre bunun nedeni bilimsel değil psikolojik." 2005'in mart ayı. Yer, İstanbul'un seçkin liseleri arasında yer alan Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi. Öğrenciler ve öğretmenler kütüphanede toplanmış, 'Uzay ve Yer Bilimleri' başlıklı sunumu dinlemektedir. Öğrencilerin ifadesiyle 'kendilerini bilgilerini sorgulamaya yönelten' sunum, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün tavsiyesi ve İstanbul Valiliği'nin resmi izniyle yapılmaktadır. Milli Değerler Vakfı'nın (MDV) sunumu yapan kişi ise 'konusunun uzmanı' diye tanıtılan Turgut Aksu'dur. MDV ve Turgut Aksu'nun okullardaki faaliyetleri Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi ile sınırlı da değildir... Bir gün içinde onay Faaliyetler, MDV'nin 21 Şubat 2005 tarihinde İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Kültür Daire Başkanlığı'na bir dilekçeyle başvurmasıyla başlar. Dilekçede kentteki 35 okulun MDV'den konferans talebinde bulunduğu öne sürülerek izin istenir. Dilekçede konferans metninin de bazı CD'lerle birlikte müdürlüğe sunulduğu da yazılıdır. Milli Eğitim Müdürlüğü ise 24 Şubat tarihli yazısıyla durumu Valiliğe iletir. Yazıda müdürlüğün bünyesinde oluşturulan değerlendirme komisyonunun MDV'nin talebini incelediği belirtilir. Milli Eğitim Müdürlüğü, vardığı kararı noktasına virgülüne dokunmadığımız şu ifadelerle yazıyla Valiliğe açıklar: "Milli Değerler Vakfı olarak araştırmacı Turgut Aksu tarafından, uzmanlık alanı olan 'Uzay ve Yer Bilimleri' ile ilgili konularda konferansları ekte isimleri belirtilen ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilere, ücret talep edilmeden konferanslar düzenlemek istedikleri ile ilgili yazıları ile bildirilmektedir. Konu ile ilgili müdürlüğümüzde kurulan komisyon kararı gereği; yazılarında belirtilen okullarımızda, Türk Milli Eğitimi'nin genel esasları çerçevesinde, okul idarelerinin denetim, gözetim ve sorumluluğunda, ücretsiz düzenlenmesi, sonuçtan müdürlüğümüze rapor halinde bilgi verilmesi şartıyla müdürlüğümüzce uygun görülmektedir. Makamınızca da uygun görüldüğü takdirde olurlarınıza arz ederim." Valilik hemen aynı gün içinde talebi onaylar ve bu onay vakfın dilekçesinde adı geçen okulların bulunduğu ilçe milli eğitim müdürlüklerine de gönderilir. Peki konferansı kim istedi? İzni koparan MDV üyeleri hiç zaman yitirmeden söz konusu okullarla temasa geçer. Okul yöneticilerine bir bir telefon ederek öğrencilere konferans vermek istediklerini, gerekli izni aldıklarını söylerler. Halbuki MGV, İl Milli Eğitim'e yazdığı dilekçede, kendilerine okullardan talep geldiğini belirtmiştir. Tüm bunlardan habersiz okullardan biridir Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi. Zaten, okul yönetimine, 3 Mart 2005'te ilçe milli eğitim müdürlüğünden ilgili yazı gelmiştir. Çok geçmeden MDV, 'uzman'ıyla birlikte okulun kapısındadır. Oysa İl Milli Eğitim ya da Valilik'teki yetkililer kendilerine gelen talebi yeterince inceleselerdi ya da incelemek isteselerdi bilimin temel teorilerinden biri olan evrim teorisini karalamaya yönelik propaganda yapıldığını görmeleri işten bile değildi. Ayrıca dikkatli gözlerin, talepten, yıllardır Bilim Araştırma Vakfı çatısı altında, evrim teorisi karşıtı kampanyalara imza atan ve kamuoyunda Adnan Hoca ya da Harun Yahya olarak tanınan Adnan Oktar'ın tarzını fark etmesi de zor olmazdı. 1980'li yıllarda basında sosyete tarikatı iddialı haberle gündeme geldi. 1987 yılında kronik paranoya tedavisi gören Oktar'a 'Laikliğe aykırı hareket ve şahsi çıkar amaçlı dini propaganda yapmak'tan yargılandığı davada Adli Tıp Gözlem Dairesi'nden cezai ehliyeti yok raporu verilmişti. Okullarda sunumu yapan ve vakıf tarafından 'konusunda uzman' diye tanıtılan Turgut Aksu ise Oktar'ın 'şantaj yapmak' ve 'çete kurmak'tan yargılandığı davada, 'çete'nin siyasi bağlantılarını sağlamak suçlamasıyla sanık sandalyesine oturtulmuş biri. Davayı bitiren ise mahkûmiyet ya da beraat kararı değil, zamanaşımı süreci oldu. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Balıbey, Aksu'nun Adnan Hoca ile bağlantısı olduğunu bilmediklerini vurguladı. Balıbey, "Bizim Turgut Aksu'dan da haberimiz yok. Kimin mahkemesi var, takip etme şansımız yok. Fizik ve fen bilgisi öğretmenleri tarafından oluşturulan komisyona konferans belgelerini ve CD'sini incelettirdik" dedi. Öğrencilerden biri, sunumdan edindiği izlenimi şöyle anlatıyor: "Bize gökyüzü cisimlerini, DNA'nın yapısını, evrenin oluşumunu anlattılar. Her konu arasında 'Bunu kim yaptı' deniyordu. Giyimleri çok şık, bize yaklaşımları çok kibardı. Ancak 'Bunu kim yaptı' derken bizim anlatılanları sorgulamamız isteniyordu. Açıkça dinden bahsedilmedi ancak bunu hissettik." Seyrantepe Sadık Ahmet Lisesi de vakfın sunum yaptığı bir başka okul. Okul yöneticilerinden biri "Yarım saat sürdü. Biraz şüphelerimiz vardı. Acaba başka bir konu mu diye. Konferansta biz de bulunduk. Aslında çok uç bilgiler verilmedi. Gerçekten akıl durdurucu büyük vakalar anlattılar, hayretler içinde izledik" diyor. Yöneticilere çıkışmışlar! Vakfın dilekçesinde yer alan okulların birçoğunun yöneticisi kendileriyle temasa geçildiğini doğruladı. Kimi okul yöneticileri yer sıkıntısı gibi gerekçelerle talebi reddetmiş. Kimileri resmi izin belgesine rağmen anlatılacakları bilimsel bulmadığı için sunuma karşı çıkmış. Kimileri de Valilik ve İl Milli Eğitim'in yapamadığını yapıp internette kısa bir araştırmayla MGV'nin Adnan Hoca ile bağlantılı olduğunu anlayarak sunuma izin vermemiş. Taleplerinde ısrar eden MGV üyelerinin, okulunda konferans salonu bulunmadığını söyleyen bir yöneticiye "Nasıl izin vermezsiniz. Elimizde İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün izni var" diye çıkıştığı da olmuş. 'Uzman'ı yakından tanıyalım Milli Değerler Vakfı'nın sitesinde 'uzman' olarak tanıtılan Turgut Aksu, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne verdiği özgeçmişinde de uzay ve yer bilimleriyle ilgili yurtiçi ve yurtdışında 250 konferans verdiğini belirtiyor. Aksu'nun özgeçmişinde yüksek lisansını Washington, doktorasını da Kaliforniya üniversitelerinde uzay ve yer bilimleri konularında yaptığı ifade ediliyor. Aksu'nun özgeçmişinde var olan ama MDV'nin sitesinde olmayan bilgiler ise şöyle: Aksu, Adnan Hoca ve adamlarının 'Tehditle menfaat sağlamak', 'Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek' suçundan yargılandığı davanın sanığıydı. Dava kapsamında Aksu'nun vakfın siyasi sorumlusu olduğu ve siyasi bağlantıları gerçekleştirdiği öne sürülmüştü. İddialardan biri de Aksu'nun 1995'ten sonra DYP ile Refah Partisi'nin bir araya gelmesinde etkili rol oynadığıydı. Aksu, İstanbul 1 No'lu DGM'de 7 Nisan 2000 tarihli duruşmada Adnan Hoca ile birlikte çıktığı duruşmada hakkındaki iddiaları reddetti ve "Aile çevremden dolayı siyasi ve askeri çevreyle ilişkim vardır. Bilim Araştırma üyesiyim, Adnan Oktar'ı tanırım" dedi. Sanık avukatları 10 Ocak 2000'de başlayan yargılama sürecinde davanın görüldüğü tüm mahkemelerde 'reddi hâkim' talebinde bulundu. Beş yıl içinde 10 mahkeme dolaşan dava, sonunda geçen yıl zamanaşımından düştü. Milli Eğitime giden dilekçe MDV'nin konferans talebi, İl Milli Eğitim Müdürü'nce onaylandı. http://www.radikal.com.tr/veriler/2006/03/19/mdv.gif Milli Değerler Vakfı'nın, okullarda konferans vermek için İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne verdiği dilekçede, okulların vakıftan, konferans talebinde bulunduğu iddia edilerek bir liste veriliyor: Dilekçedeki ifadeler şöyle: "Ortaöğretim 2004-2005 yılı ikinci okul dönemi vakfımızdan konferans talebinde bulunan okullar: Tarihleri belirlenmiş okullar: Kâğıthane, Ekrem Cevahir Çok Programlı Lise: 8-9 Mart Kâğıthane İmam-Hatip Lisesi: 1 Mart Seyrantepe Sadık Ahmet Lisesi: 2 Mart Bakırköy İmam-Hatip: 22 Şubat Üsküdar Hacı Sabancı Lisesi: 7 Mart Kadıköy Ticaret Lisesi: 23 Mart Tarihleri ikinci dönem başı belirlenecek okullar: Halide Edip Adıvar Lisesi, Üsküdar Haydarpaşa Lisesi, Üsküdar Üsküdar Ticaret Meslek Lisesi Çamlıca Kız Lisesi Kandilli Kız Lisesi Çengelköy Lisesi Kadıköy İmam-Hatip Lisesi Erenköy Kız Lisesi Beyoğlu Anadolu Lisesi Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi Beşiktaş Lisesi Mecidiyeköy Lisesi Ümraniye İmam-Hatip Lisesi Maltepe İmam-Hatip Lisesi Pendik İmam-Hatip Lisesi G.O.Paşa Plevne Lisesi Bağcılar Devran Lisesi Özel Çınar Lisesi, Esenler Bahçelievler Aka Koleji Üsküdar Mehmet Rauf Lisesi Güngören İmam-Hatip Lisesi Etiler Lisesi Validebağ Sağlık Meslek Lisesi Bayrampaşa Sağmalcılar Lisesi Bayrampaşa Tuna Lisesi Esatpaşa Ticaret Meslek Lisesi 50. Yıl Tahran Lisesi İntaş Lisesi Kadıköy" Bu kapı Milli Eğitim'den onaylı, ama kapalı Milli Değerler Vakfı (MDV) internet sitesindeki bilgilere göre 1997'de İstanbul'da kuruldu. Vakfa telefon numarasından ulaşmak mümkün olmadı, internette verilen adreste ise MDV tabelası bulunan bir ofis göze çarpıyor. Ofis genellikle kapalı, kapıda 388 numaralı dükkana danışılması isteniyor. İki dükkan yanda bulunan bu ofiste görevli bir genç ise pazartesiden itibaren hergün vakıf ofisinde birinin bulunacağı bilgisini veriyor. Vakıf sitesinde amacını şöyle açıklıyor: "Kültür hayatımızda önemli etkileri bulunan tarihi, bedii, kültürel ve sanatsal maddi ve manevi değerleri araştırmak, araştırma neticelerini teşhir etmek, sosyal ve pozitif bilimlerdeki en son gelişmeleri takip ederek milli kültürümüze etkilerini araştırmak, araştırma neticelerini kamuya mal etmek." Rengarenk Canlılar, Sevimli Dostlarımız adıyla hazırlanan belgeseler vakfın internet sitesinde de yer alıyor. Belgeseller önce doğadaki canlılardan bahsederek başlıyor. Satır aralarında verilen mesaj ise aynı: Yaratılış. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=181779 |
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
Utanç verici...Başka hiçbir şey diyemiyorum.
|
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
Bu tür çalışmaların tüm Türkiyeye ardından da tüm dünyaya yayılmasını temenni ediyorum.
|
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
Adnan Edip Yükselin en kötü talebelerindendir. Oktar 23 ay hapis yattığını, deli raporuyla askerlikten yırttığını; kitaplarını türk mukallidlere; Müsteşriklere yazdırıdığını (ve paralarını vermediğini);
İslam konusunda Edip'in gölgesinde kalıpta hiç iyi bir öğrenci olamamasını; Dinden sebeplenen kurnaz bir şarlatan olduğunu; saklama gayretinde hep olmuştur. Ama beyhude. İslami sitelerin çoğunda bile ipliği pazara çıkmış, alay konusu olan bir tescilli deli isim ve soyisim değişikliği yaparak pislik mazisini unutturacağı sanrısına kapılmıştır.. Türkiye'ye de böyle salatalıklar yaraşır.. Tuzlayıp, tuşusunu kursunlar. Edip Y'in açıklamalarına cevap vermeyi façası niye sıkmıyor? neden tekzip etmiyor? Niye uğraşsınki; sosyetik cahil - snob lavuklardan ortalık geçilmiyor..Hepsi şeyhlerinde bir keramet vehmetmiş... Ne şeyh o öyle ya.. |
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
şarlatan ve deli olan birinden ve onun ekibinden nedir bu korkunuz ya?
ya adamlar okullarda evrimi yalanlayan bişiyler mi anlatmışlar.Abicim onların bu anlattıklarına inanmayan ve onları yalancılık ile suçlayanlara düşen, belki aynen onların metodolojisini izleyerek *onların aksine olan görüşlerinizi aynı şekilde anlatmak olacaktır.orda burda şarlatan vb demek ucuz bir iştir bence.ha değerli mutezile size daha önce de söyledim " bu adamla işim olmadı diye"...adamlar liselerde mi anlatmış aynı şekilde valilik izni ile sizlerde gidin anlatın. mutezile ayrıca mesajınızda k yazdıklarınızı adnan *kabul ediyormu etmiyormu? daha önce hapis yattığını kabul ediyor demiştiniz!!! |
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
sitedeki Mutezile'nin yazılarını incelediğimde, seviysinin giderek düşmekte olduğunu görüyorum.Malum insanlar gerçek yüzlerini zamanla ortaya koyarlar.
|
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
Diriliş yazdı: ''şarlatan ve deli olan birinden ve onun ekibinden nedir bu korkunuz ya? ''
O ne söz; Oktardan korkan Oktardan beter olsun. Oktar'ın insanlarda - şartlanmamış olnalnlarda- uyandırdıkları duygular korkuyla değil; tiksinti ve iğrenme tabirleri ile daha isabetli tarif edilmiş olur. 19. cu başı Edip Y. Cifir Ebced ile kafayı bozmuş olmasına rağmen; sözü dinlenir, ciddiye alınır bir uzmandır en azından. Kitaplarını kimseye siparişle yazdırma onursuzluğuna düşmez. Hoş; sahaflarda EY'nin 10-15 yıl evvel yazdığı kitapları arayıp satın aldığım vakidir. Oktarın bedava verilen paçavralarına ktap denilebilir mi? tabii. Hatta isteyen alıp okuyabilir bile. |
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
Bunlar bu kadar parayı nereden buluyorlar kim besliyor bunları da tonlarca kitap basıp dagıtabiliyorlar..
|
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
23 ay hapis yatmış,
Cins-i sapıklığı onlarca tanık ifadeleri ile mahkeme zabıtlarına geçmiş; Prostatının büyükülüğü bile tanık ifadelerinde yer alan; Ruh hastası olduğu tescilli olan; Asker kaçağı olan; Eklektik ve yarım yamalak din bilgisi ile Şeyhliğe soyunan bu muhteremi BAŞTACI ETMESİNLER de ne yapsınlar? Zengin züppeler para vermesinler de yapsın Bakın şeyhin kerameti kendinde menkul ''Şeyh uçuyor'' |
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
mutezile zengin ... bilmem neler dediğin şey forum kurallarına ve senin genel ahlak yapına yakışmıyor.
neyse bu bir kenara da bana söylermisin zengin *.. *ler neden yardım etsinler ona. arka yüzünü veya bişiyleri kaçırıyor gibisin burası çok uzak ama senin gördüğünden daha net görünüyor burda olaylar . |
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
Züppe:''1 . * *Giyinişte, söz söyleyişte, dilde, düşünüşte toplumun gülünç ve aykırı saydığı yapmacıklıklara ve aşırılıklara kaçan (kimse):
* * * "Tuhaf, züppe bir muhit içine düştüm, diyordu."- S. F. Abasıyanık. *2 . * *Seçkin görünmek için, bazı çevrelerdeki düşünceleri benimseyen, hayranlık duyan ve onlar gibi davranmaya özenen (kimse), snop. '' TDK Sözlüğü Züppe sözcüğünde forum kurallarını ihlal eden bir durum yok. Zengin züppeler okuma, kültür özürlü olduklarından -ekseriyeti- Oktarı'ın lügat parçalamasından ve ''Şeyh''liğinden etkileniyor.. Şeyler mürit bulmakta mahirdir. Sözcükleri kullanmada eni konu maharetleri vardır. Zengin züppelerin de manen boşlukta gezdiği, doyumsuzluğu, yüzer-gezer oldukları malum.. Dünyada bir çok tarikat önderi kendine zengin züppe bulmuştur. Kolaylıkla.. Last, but not least: ''aptallar tükenmez, yaşasın aptallar'' |
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
SAYIN DİRİLİŞ,
MUTEZİLE'NİN GENEL AHLAK YAPISI ZATEN BOZUKTU.KENDİSİ FORUMUN BAŞLARINDA ÇOK SEVİYELİ İKEN, ZAMANLA YGERÇEK YÜZÜNÜ GÖSTEREN İFADELERİ KULLANMAYA BAŞLAMIŞTIR.BUDA KENDİSİNİN GERÇEKTEN SEVİYELİ OLMADIĞINI, SADECE GÖSTERMELİK SEVİYELİ DAVRANMA GAYRETİNDE OLDUĞUNU GÖSTERMEKTEDİR. İNANÇLARA SAYGIDAN BAHİS EDERLER AMA, NEDEN ATEİSTLERİN BU SÖZLERİ HEP LAFTA KALIR. |
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
Mutezile züppe dediği için mi gercek yuzunu gostermeye başlamıstır? Komik olmayın efendim :D
|
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
PROBLEM KULLANILAN KELİMEDEN ÇOK ÜSLUBLA İLGİLİDİR.
|
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
Hanzala yazdı: ''İNANÇLARA SAYGIDAN BAHİS EDERLER AMA, NEDEN ATEİSTLERİN BU SÖZLERİ HEP LAFTA KALIR. ''
Bu sözü söyleyebilmek için bir insanın girdiği sitenin temel kurallarına hiç bakmamış olması gerekir. |
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
SİTE KURALLARINI BİLİYORUM.FARKLI GÖRÜŞLERE TAHAMMÜL EDEBİLİYORUZ Kİ, EDEP SINIRLARINI AŞMADAN, HAKARETE VARAN İDDİALARA CEVAPLAR YAZABİLİYORUZ.
ANCAK, BİRŞEYİ ELEŞTİRMEK İLE ONA DOĞRUDAN HAKARET ETMEK ARASINDA FARKLAR VARDIR.SİZLER BU AYRIMI YAPMA KONUSUNDA MAALESEF PEK BECERİKLİ DEĞİLSİNİZ. VESSELAM. |
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
Genel ya da özel; eleştiri adı altında yazılan her türlü zırvaya tahammül ettiğimize göre; site yönetiminin kadirşinas olmadığını söylemek eni konu densizliğe bile girer..
Benim İslami sitelerde yaşadıklarımı bir ara anlatırım |
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
Mutezile sana foruma girerken imzaladıgın buyuk harflerle yazmayacağım kuralına riayet etmeni bekliyor baskalarını eleştirmeden once ilk kendimize bakalım. Neyse konuyu saptırmayalım arkadaşlar..Ben simdi nereye gitsem bedava dağıtılan su kucuk siyah yaratılış gerçeği kitabını görüyorum.Bu kitap toplumun cogunlugunun bilmediği evrim hakkındaki bilgileri bilimselmiş gibi gostererek kitleleri yanıltıyor.
|
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
Büyük harflerle yazan arkadaş uyarıldı..Malum klavye kullanırken diyaloglarda büyük harf bağırmayı imler. Sonsuzluk arkadaşın uyarısı isabetli olmuş, ama sanırım adresi ıskalamış.
|
Re: Okullarda vali onaylı Adnan Hoca dersleri
motorcu adnanin (harun yahya) maceralari
Ardıç AYTALAR Hürriyet Dört yıldır devam eden 35 kişilik Adnan Hocacılar Grubu davasında, davalılar birer birer bu işten ellerini çektiler. En son İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki *duruşmada, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar da, şikayetçi ve müdahil sıfatından feragat ettiğini açıklayınca, geriye sadece iki kişi kaldı. Biri Hürriyet Yazarı Fatih Altaylı biri de eski manken, şarkıcı Ebru Şimşek. Altaylı kendisine iftira, tehdit ve şantaj yapıldığı, Şimşek ise ilaç verildikten sonra kaydedilen çıplak görüntülerinin basına dağıtılması nedeniyle davacı olmuştu. Sırf bu inatları yüzünden Adnan Hocacılar tarafından haklarında yüzlerce şikayette bulunuldu. Ebru Şimşek hakkında öne sürdükleri şikayetlerin 259 tanesi mahkemeye intikal edince, bu alanda bir dünya rekoru olma şansı yakaladı. Şimşek, şimdi bu trajikomik durumu tescil ettirip Guinness Rekorlar Kitabı’na girerek, yaşadıklarını bir protestoya dönüştürmeye çalışıyor. Gülden AYDIN 11 Eylül 1999’da DYP İstanbul Milletvekili Celal Adan ve Adnan Hocacılar arasında Ceylan Otel’de kavga çıktı, silahlar çekildi. Adan’ın olaydan sonra otelden Ağar’ın otomobiliyle ayrıldığı iddia edildi. Kavganın nedeni, 20 Kasım’da yapılacak olan DYP kongresi öncesi Tansu Çiller’in rakiplerine savaş açan Adnan Oktar Grubu’nun Çiller’in rakibi Mehmet Ağar ve onu destekleyen Adan hakkında ağır ithamlar içeren mektupları yüzlerce adrese postalamalarıydı. Ağar ve Adan’ın şikayetinden sonra 12 Kasım 1999’da İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar ve Kaçakçılıkla Mücadele Müdürlüğü’nün Adnan Hocacılar Grubu’na yönelik operasyonuna iki bin polis katıldı. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir, Bilim Araştırma Vakfı (BAV) Fahri Başkanı da olan Adnan Oktar ve vakıf üyelerinin, çete olduğunu açıkladı. İçişleri Bakanı Sadettin Tantan ise ‘Adnan Hoca olayı Apo’nun yakalanması kadar ciddi bir olaydır. Siyasi boyutu var. Operasyon gerekliydi. Tehlike arz ediyordu’ yorumunu yaptı. 11 Ocak 2000’de Oktar ve ona bağlı olduğu iddia edilen 34 kişi hakkında, çıkar amaçlı örgüt kurmak, tehditle menfaat sağlamak, çıkar amaçlı örgüte yardım ve yataklık etmek suçlarından 16 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. 19 kişi, Adnan Hocacılar Grubu’ndan şikayetçi oldu. Mehmet Ağar, 25 Mayıs 2000’de Ankara 2 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde ifade verdi. ‘Kamuoyunda Adnan Hocacılar olarak bilinen şahıslar yakalanıp haklarında soruşturmaya başlandığında bunların bulundukları mekanlarda bulunan dokümanlar ve bilgisayar disketlerinde benim hakkımda da bazı bilgiler bulunmuş. Hatta benim telefonlarım, görüşme yaptığım kişilerle ilgili benim iznim dışında ve gayri yasal olarak temin edilmiş bilgiler ele geçirilmiş. İlerideki yasal haklarımı kullanmak kaydıyla sanıklar hakkında şikayet dilekçesi verdim’ diye konuştu. Ağar, Adnan Hocacılar’ın Türkiye’nin dört bir tarafına iftira dolu yüzlerce mektup gönderdiğini anlattı. ‘Sanıklardan hakkımda yaptıkları asılsız iftira ve eylemlerinden dolayı şikayetçiyim’ dedi. Kendisinden herhangi bir maddi çıkar talep edilmese de bir başkasının siyasi çıkar sağlamasının söz konusu olduğunu da ekledi. Aradan dört yıl geçti. Ağar’ın avukatı Uğur Önder, 9 Aralık 2004’te İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na bir dilekçe sundu. ‘Sanıklardan herhangi biri tarafından müvekkile veya çevresindekilere şantaj mahiyetinde yazı, mektup veya not gönderildiğine dair ne müvekkilde ne de tarafımızda vicdani bir kanaat oluşmamıştır. Davanız sanıklarından herhangi bir şikayetimiz bulunmadığını belirterek şikayetimizden ve müdahillik sıfatından feragat ediyoruz’ dedi. 19 KİŞİDEN 2 KİŞİYE Böylece bundan 4 yıl önce 19 kişinin şikayetçi olmasıyla başlayan serüvende geriye sadece iki şikayetçi kalmış oldu. Fatih Altaylı, diğeri eski manken, şarkıcı Ebru Şimşek. Altaylı’ya bu durum hakkında bilgi verdikten sonra kendisinin de çekilip çekilmeyeceğini sorduk. Asla öyle bir niyeti olmadığını belirtirken, diğer şikayetçi Ebru Şimşek’e de destek olmaya hazır olduğunu söyledi. ‘Benim bu işten çekilme gibi bir niyetim yok. Hakkımı sonuna kadar arayacağım ve davadan vazgeçmeyeceğim. Şimşek’in onurlu mücadelesini sonuna kadar destekliyorum. Avukatlarını her seferinde kaçırdılar, satın aldılar. Sonunda benim avukatıma sığındı. Bu arada Ebru Şimşek’in de DYP’ye genel başkan olmasını öneriyorum. Çünkü bir parti liderinden daha yürekli buluyorum.’ FATİH ALTAYLI: EBRU ŞİMŞEK’İN DYP GENEL BAŞKANI OLMASINI ÖNERİYORUM ÇÜNKÜ DAHA YÜREKLİ Davadan vazgeçmeyeceğim. Şimşek’in onurlu mücadelesini de sonuna kadar destekliyorum. Avukatlarını her seferinde kaçırdılar, satın aldılar. Sonunda benim avukatıma sığındı. Bu arada Ebru Şimşek’in de DYP’ye genel başkan olmasını öneriyorum. Çünkü bir parti liderinden daha yürekli buluyorum. Ebru Şimşek, hakkında 259 karşı dava açılınca Guinness’e girmek için başvurdu Adnan Hocacılar Grubu, kendilerine karşı iddianame hazırlayan savcıdan hakimlere, İçişleri Bakanı’ndan avukatlara kadar birçok kişi hakkında yüzlerce karşı dava açtı. Bunlar arasında, şikayetçilerden eski manken ve şarkıcı Ebru Şimşek, karşı davalardan en fazla nasibini alan kişi oldu. Şimşek’in kendilerinden şikayetçi olması üzerine, yaptığı her konuşmanın ardından, Adnan Hoca ve yakınındakiler tarafından yayın yoluyla hakaret ettiği iddiasıyla suçlandı. Hakkında çeşitli illerdeki savcılıklara yapılan şikayetlerin sayısı bini aşarken, açılan dava sayısı da 259 oldu. Davaların 100’den fazlası, Adnan Hoca ve taraftarlarının aleyhlerine sonuçlandı. Bu davalardan bir kısmı da Ebru Şimşek’in beraati ile neticelendi. Şimşek, bu davalar yüzünden bir ara haftanın beş günü adliyede bulunmak zorunda olduğunu şimdi davaların belli haftalara toplanması sayesinde bir-iki haftasını adliyede geçirerek işlerin üstesinden gelebildiğini anlatıyor. Neredeyse ağzını her açışında mahkemeye veriliyor. Düştüğü durumu trajikomik bulacak kadar hálá kendine güveni yerinde. Hatta şimdi bunu bir avantaja dönüştürme hazırlığında. Hakkında en fazla dava açılan kişi olma dalında Guinness Rekorlar Kitabı’na girerek sesini duyurmak, mücadelesini sürdürmek istiyor. Şimşek, Guinness Türkiye Temsilcisi Prof. Orhan Kural’a, hakkında açılan davaların listesini sunarken, böylece şikayet etme hakkını kötüye kullanan Adnan Hocacılar yüzünden adli makamların mağdur edilmesini protesto etmek istediğini söylüyor. Peki böyle bir dal var mı Guinness’te? En faza mahkemeye verilen kişi... Prof. Kural, Guinness’te adaletle ilgili sadece en uzun süren dava kategorisi olduğunu söylüyor ama bu yeni dal konusunda umutlu olduğunu da ekliyor: ‘Şimşek’in talebini merkeze yazıyla bildirdim, onlar da sıcak baktılar. Belgeleri göndereceğim 4-6 hafta arasında cevap gelecek. En kısa zamanda hakkında en çok dava açılan kişi kategorisinde başvurumuzu yapacağız.’ |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:54 . |