Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Müslümanlıktan Çıkartan Ayetler (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=19199)

tardu 26-06-2010 10:59

Müslümanlıktan Çıkartan Ayetler
 
Diyanet Vakfı Meali:

"Beğendiğiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın." (Nisa Suresi 3. Ayet)

"Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder." (Nisa Suresi 11. Ayet)

"Eğer erkekli kadınlı daha fazla kardeş mevcut ise erkeğin hakkı, iki kadın payı kadardır." (Nisa Suresi 176. Ayet)

"Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün." (Nisa Suresi 34. Ayet)

"Eğer iki erkek bulunamazsa rıza göstereceğiniz şahitlerden bir erkek ile -biri yanılırsa diğerinin ona hatırlatması için- iki kadın (olsun)." (Bakara 282)

" Allah müminlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu), Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da Allah üzerine hak bir vaaddir. Allah'tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır! O halde O'nunla yapmış olduğunuz bu alış verişinizden dolayı sevinin. İşte bu, (gerçekten) büyük kazançtır." (Tevbe 111)

"Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün." (Tevbe 5)

"Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helal kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helal kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lazım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir." (Ahzab 50)

"Ey iman edenler! Siz zamanını gözetlemeksizin, bir yemeğe davet edilmedikçe, Peygamber'in evlerine girmeyin. Ancak davet edildiğiniz vakit girin. Yemeği yediğinizde hemen dağılın, sohbete dalmayın. Çünkü bu hareketiniz Peygamber'i üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır. Ama Allah, hakkı söylemekten çekinmez. Peygamber'in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır. Sizin Allah'ın Resulünü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikahlamanız asla caiz olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük (bir günah) tır." (Ahzab 53)

"Allah ve Resulüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır." (Maide 33)

"Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve Allah'tan bir ibret olmak üzere ellerini kesin." (Maide 38)

En el hak 26-06-2010 13:08

bunlar bilinenler,

ben daha skandal ayetler olduğunu düşünüyorum,

ahzap suresinin bakaradan uzun olduğu söylenir,

:bounce:

kamiloğlu 26-06-2010 13:25

"Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün." (Tevbe5)

Sen yine daha insaflısın
bir arkadaşınız bütün "öldürün","ölmek"
gibi kelimeleri aratmış
hiç ayetide yazmadan
"...............öldürün"
yazıyor.

andora 26-06-2010 13:55

Atları, katırları ve eşekleri binmeniz ve gözlere zinet (süs) olsun diye yarattı.
Kuran - Nahl 8.ayet

http://4.bp.blogspot.com/_1JkkS2w9Uz...lling-star.jpg

İvan Karamazov 26-06-2010 14:11

"Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır." (Nisa-12)

düpedüz cinsiyet ayrımcılığı. ayet kadınlara değil, doğrudan doğruya, kadını malmış gibi alan erkeğe sesleniyor. zaten kadın nasıl hesaplayacak mirası değil mi? kafası basmaz çünkü. kocaları hesaplar onların yerine... kadına böyle erkeğin malıymış gibi davranılarak sadece erkeklere hitap eden başka ayetler de var diye hatırlıyorum.

tüm insanlığa indiği söylenen kitabın, en ironik yanlarından biri de bu olsa gerek :)

Themo 27-06-2010 16:34

Kur'an'daki ayetlerin hemen hemen yarısı düşünen insanları islamdan çıkarmaya yeter. Beni en çok soğutan ayetler, "karılarına perde arkasından bakın" "peygamberin evinde fazla kalmayın" tipindeki ayetler ve vahşet ayetleri olmuştu

kulturlu_kartal 27-06-2010 20:42

bunlar müslümanlıktan çıkartan ayetler değil insanlıktan çıkartan ayetlerdir.

tardu 27-06-2010 20:58

Alıntı:

siyasimeydan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315548)
bunlar müslümanlıktan çıkartan ayetler değil insanlıktan çıkartan ayetlerdir.

Tebrik ediyorum ve aynen katılıyorum.

uyar 27-06-2010 22:05

boşuna söylemiyoruz dostlar :

kuranı okumak lazım çünkü okudukça allah-mallahın olmadığı daha iyi anlaşılıyor

tardu 27-06-2010 22:32

Yukarıdaki ayetler broşüre koyacaklarım.

http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=19084

Herkesi Sev 28-06-2010 01:54

Sn Tardu

Müsadenizle bazı ayetler yarım yazılmış onları tamamladım diyanetin sitesinden.

3. Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız,
(onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın.2 Eğer
(o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz
(cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. (Nisa Suresi 3. Ayet)



"Beğendiğiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın." (Nisa Suresi 3. Ayet)



11. Allah size, çocuklarınız (ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder.
(Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır.
Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan,
ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa,
anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı
vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz.
Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa Suresi 11. Ayet)


"Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder." (Nisa Suresi 11. Ayet)


176. Senden fetva istiyorlar. De ki: "Allah size "kelâle" (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor:
Çocuğu olmayan bir kişi ölür de kız kardeşi bulunursa bıraktığı malın yarısı onundur. Eğer kız kardeşi ölür ve çocuğu da bulunmazsa,
erkek kardeş ona varis olur. Eğer kız kardeşler iki iseler, (erkek kardeşin) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler
erkekli kızlı iseler o zaman, (bir) erkeğe, iki kızın hissesi kadar (pay) vardır. Sapmayasınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor.
Allah her şeyi hakkıyla bilendir.(Nisa Suresi 176. Ayet)


"Eğer erkekli kadınlı daha fazla kardeş mevcut ise erkeğin hakkı, iki kadın payı kadardır." (Nisa Suresi 176. Ayet)



34. Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah insanların kimini kiminden üstün kılmıştır.
Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar.
Allah'ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da "gayb"ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek)
başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız)
onları (hafifçe) dövün.Eğer itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah çok yücedir, çok büyüktür. (Nisa Suresi 34. Ayet)



"Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün." (Nisa Suresi 34. Ayet)



Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın kendisine
öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah’tan korkup
sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa,
velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun.
Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar.
Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam,
şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü
üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin. Eğer aksini yaparsanız,
bu sizin için günahkârca bir davranış olur. Allah’a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. (Bakara 282)


"Eğer iki erkek bulunamazsa rıza göstereceğiniz şahitlerden bir erkek ile -biri yanılırsa diğerinin ona hatırlatması için- iki kadın (olsun)." (Bakara 282)

Kalın yazılmış olanlar konuyu açan Tardu arkadaşımındır.Kendisi özetini yazmış bazılarının onların tamamını yazdım.


Sevgiyle Kalın...

YasasinBilim 28-06-2010 03:01

Alıntı:

uyar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315572)
boşuna söylemiyoruz dostlar :

kuranı okumak lazım çünkü okudukça allah-mallahın olmadığı daha iyi anlaşılıyor

sevgili uyar;
müslümanların düştüğü hataya sen de tersten düşüyorsun.

müslümanlar diyorlar ki "şu evrene bakın. Bir yaratıcısı olmalı. Bir yaratıcı varsa Kuran tanrının kelamıdır"

sen de diyorsun ki "kuran uydurmadır. o zaman tanrı yoktur."

tanrının varlığı-yokluğu başka bir kavramdır ve dinlerden bağımsızdır.

Tardu'nun başlattığı kampanyanın amacı, insanları kuran'ın tanrı kelamı olmadığı konusunda bilgilendirmek. Ağzımızla kuş tutsak inanan insanları tanrının yokluğuna ikna edemeyiz. Ama belgeler sunarak akıl sahibi inananları kuranın uydurma olduğuna ikna edebiliriz.

Biz dinsizlerin diğer insanları aydınlatma gibi bir çabamız olacaksa bu belgelere dayalı olmalıdır. Tanrının varlığı veya yokluğu konusunda bir belge sunamayız.

Ayrıca salt tanrı inancının din gibi insanlığa zararlı olmadığını da düşünüyorum. Çünkü ortada bir kitap, bir kurallar bütünü yok. Aksine, tanrıya inanan dinsizlerin, inanmayan dinsizlere göre daha kontrollü (kötülük yapmaktan sakınan) olduklarını da düşünüyorum.

saygılarımla...

İvan Karamazov 28-06-2010 03:20

Alıntı:

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315699)
Aksine, tanrıya inanan dinsizlerin, inanmayan dinsizlere göre daha kontrollü (kötülük yapmaktan sakınan) olduklarını da düşünüyorum.

ben bu düşüncenizi desteklemiyorum. bireysel kontrol sağlanamayacak korkusuyla, dinlerin sosyal kontrol görevini deistik bir tanrıya aktarmayı insani bulmuyorum. sağlanabiliyorsa bireysel kontrol sağlanmalı; sağlanamıyorsa da -doğrudan vicdanen yaklaşacak olursak- dinlerle, insanların ahlaklı olmasını gerektiren deistik bir tanrının varolduğu kabulü arasında hiçbir fark olmayacağı kabul edilmeli... yani bir insan sırf korkudan kötülük yapmaktan sakınacaksa nerede kaldı insanlık? ne farkı var dinlerle bu deistik tanrının?

arkhetip 28-06-2010 03:27

Ayetlerden ziyade kitabın bütünlüğü açısından bakmak gerekirse;
Hemen hemen tüm surelerde allah bağışlayandır, kudretlidir, ıvırdır zıvırdır yazıyor. Karşında narsist bir varlık görüyorsun. Bir de iktidarını sürekli tekrarlamak işi temelsizleştiriyor bir bakıma. Hani bir insana kırk kere deli dersen nihayetinde deli olduğuna inanır deriz ya. Bin kez ben yüceyim diyenin yüce olmadığına inanamak işi zorlaştırır. Bu da temeli sağlam kazığa bağlama ihtiyacı gibi görünüyor bana.

Bunun yanında Arapça bilmiyorum ama kuranın türkçe meali pek bi sıkıcı. Arapça'sının en azından fonetik olarak güzel olduğunu bilmek isterdim.

Herkesi Sev 28-06-2010 03:40

Alıntı:

arkhetip´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315709)
Ayetlerden ziyade kitabın bütünlüğü açısından bakmak gerekirse;
Hemen hemen tüm surelerde allah bağışlayandır, kudretlidir, ıvırdır zıvırdır yazıyor. Karşında narsist bir varlık görüyorsun. Bir de iktidarını sürekli tekrarlamak işi temelsizleştiriyor bir bakıma. Hani bir insana kırk kere deli dersen nihayetinde deli olduğuna inanır deriz ya. Bin kez ben yüceyim diyenin yüce olmadığına inanamak işi zorlaştırır. Bu da temeli sağlam kazığa bağlama ihtiyacı gibi görünüyor bana.

Bunun yanında Arapça bilmiyorum ama kuranın türkçe meali pek bi sıkıcı. Arapça'sının en azından fonetik olarak güzel olduğunu bilmek isterdim.

Sevgili arkhetip

Arapça çok çetrefilli bir dildir.piyasada birbirinden farklı çeviriler bulabilirsin.Fakat sizinde dediğiniz üzre arapçayı bilmek ile mealini okumak tam aynı şey olmuyor.

Sevgiyle Kalın...

YasasinBilim 28-06-2010 03:48

sevgili İvan Karamazov;

Deistlerin, ateistlere göre daha kontrollü olduğu benim şahsi görüşümdür. Yanılıyor da olabilirim.

Ama aşağıdaki soruyu sorduğunuza inanamıyorum.


Alıntı:

İvan Karamazov´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315706)
ben bu düşüncenizi desteklemiyorum. bireysel kontrol sağlanamayacak korkusuyla, dinlerin sosyal kontrol görevini deistik bir tanrıya aktarmayı insani bulmuyorum. sağlanabiliyorsa bireysel kontrol sağlanmalı; sağlanamıyorsa da -doğrudan vicdanen yaklaşacak olursak- dinlerle, insanların ahlaklı olmasını gerektiren deistik bir tanrının varolduğu kabulü arasında hiçbir fark olmayacağı kabul edilmeli... yani bir insan sırf korkudan kötülük yapmaktan sakınacaksa nerede kaldı insanlık? ne farkı var dinlerle bu deistik tanrının?

Örneğin islamın kuralları bir sahtekarın günlük gereksinimleri ve siyaseti sonucu doğmuştur. Kadın hakları, insan hakları, hayvan hakları son derece zalim kurallar içerir. Bilimin önünü tıkar. Kendi yazdığı ve koyduğu kurallarla çatışan her türlü bilimsel gerçeğe karşı çıkar. Daha fazla anlatmama gerek yok. Sen de biliyorsun.

Ama bir deistin (sadece tanrıya inanan, dinlere-kitaplara-peygamberlere inanmayan kişinin) kiminle ne alıp veremediği olabilir. Bir müslümanla bir deisti nasıl aynı kefeye koyabilirsiniz? Bırak müslümanları beni bile ateist olmaya ikna edemezsin. Ama ben müslümanken deist oldum. Ateist olmamak için kendimce haklı gerekçelerim var.

Akıl-mantık sahibi, kişiliği gelişmiş pek çok müslüman kolaylıkla deist olabilir. Zaten müslümanların inançlarına baktığınızda önce Tanrı inancı gelir. Çoğu Kuran'ı bilmez.

Dini kanallar sürekli ölümü çağrıştıran yayınlar yaptıktan sonra evren belgeselleri gösterip tanrının varlığını pekiştirirler sonra da bir hileyle kurandan ayetler sunup "Evrenin bir yaratıcısı vardır. O da Allahtır, bize Kuran'ı göndermiştir." deyip sapla samanı eşitlerler.

Bir müslümanı ateist yapmanız imkansıza yakındır. Bir deist kolayca ateist olabilir, hatta bir ateist kolayca deist olabilir (çevremde örnekleri var.
Kuantum Fiziğiyle meşgul arkadaşlarım). Ayrıca Einstein da deistti.

Sonuç olarak, insanlar non-teist olduktan sonra farketmez. Ülkemizin gelişmesinin (özellikle de bilimin) önündeki engeller kalkacaktır. Bir Afganistan, bir İran olmayacağız.

saygılarımla...

İvan Karamazov 28-06-2010 04:02

lafı buraya getireceğinizi bilerek, aşağıda koyu ile belirttiğim yeri şart koşarak açıklama yapmıştım. öyle görünüyor ki tam ifade edememişim kendimi...
Alıntı:

İvan Karamazov´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315706)
... -doğrudan vicdanen yaklaşacak olursak- ...

benim dinlerden nefret etmemin en büyük sebebi, insanları cehennem korkusuyla kötülük yapmaktan sakınmaya zorluyor oluşudur. hayır! insan eğer kötülük yapmayacaksa, bunu herhangi bir korkudan dolayı değil öyle olması gerektiğini idrak edebildiği için yapmamalı. insan, vicdanını ha dine kiralamış, ha bahsettiğiniz deistik tanrıya kiralamış. ikisi arasında sadece bu bakımdan hiçbir fark görmüyorum ve sadece bu bakımdan ikisini de desteklemiyorum. yani söz konusu olan dinlerin neden olduğu vahşet değil. tamamen etik bir durumdan bahsediyorum ben...

kaldı ki şu deistik tanrı için madem ortada din yok, kitap yok, kural yok; insanlar neden tanrı korkusundan dolayı kötülükten sakınsın ki? cehennem düşüncesi dinlerin palavrası değil mi? din yoksa cehennem de yok... yoksa sizin bu deistik tanrınızın cehennemi var mı?

YasasinBilim 28-06-2010 04:19

Alıntı:

İvan Karamazov´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315717)
lafı buraya getireceğinizi bilerek, aşağıda koyu ile belirttiğim yeri şart koşarak açıklama yapmıştım. öyle görünüyor ki tam ifade edememişim kendimi...


benim dinlerden nefret etmemin en büyük sebebi, insanları cehennem korkusuyla kötülük yapmaktan sakınmaya zorluyor oluşudur. hayır! insan eğer kötülük yapmayacaksa, bunu herhangi bir korkudan dolayı değil öyle olması gerektiğini idrak edebildiği için yapmamalı. insan, vicdanını ha dine kiralamış, ha bahsettiğiniz deistik tanrıya kiralamış. ikisi arasında sadece bu bakımdan hiçbir fark görmüyorum ve sadece bu bakımdan ikisini de desteklemiyorum. yani söz konusu olan dinlerin neden olduğu vahşet değil. tamamen etik bir durumdan bahsediyorum ben...

kaldı ki şu deistik tanrı için madem ortada din yok, kitap yok, kural yok; insanlar neden tanrı korkusundan dolayı kötülükten sakınsın ki? cehennem düşüncesi dinlerin palavrası değil mi? din yoksa cehennem de yok... yoksa sizin bu deistik tanrınızın cehennemi var mı?

maalesef var :)

Dinlerdeki gibi bir cehennem değil ama. Cennet zaten beklemiyorum. Benim için cennet bu dünya. Sadece bu dünyada kötülük yapıp cezasını bulmayanların bir biçimde cezalandırılmasını isterim. Özellikle masum insanları öldürenler bunun bedelini ödemeliler.

Bir ilahi adalet olmasını umuyorum aslında. Belki de umduğum için var.

İdeal insan, hür iradesiyle kötülük yapmaktan sakınandır. Bu konuda sizinle hemfikirim. Ama bunun için insanın çok yüksek bir özgüvene ve bilince sahip olması gerekiyor. Müslümanların çoğunda bunun olmadığını biliyorum. O nedenle deistlik üzerinde durdum.

NOT:Tanrının niçin var olduğunu bilmiyorum. Bizimle ilgilenip ilgilenmediğinden emin değilim. Evrenin kendisinin tanrı olma ihtimali de var. Tanrı, yokluğunu ispatlayamadıkça varlığına inandığım bir kavramdır.

saygılarımla...

Herkesi Sev 28-06-2010 04:35

Alıntı:

İvan Karamazov´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315717)
lafı buraya getireceğinizi bilerek, aşağıda koyu ile belirttiğim yeri şart koşarak açıklama yapmıştım. öyle görünüyor ki tam ifade edememişim kendimi...


benim dinlerden nefret etmemin en büyük sebebi, insanları cehennem korkusuyla kötülük yapmaktan sakınmaya zorluyor oluşudur. hayır! insan eğer kötülük yapmayacaksa, bunu herhangi bir korkudan dolayı değil öyle olması gerektiğini idrak edebildiği için yapmamalı. insan, vicdanını ha dine kiralamış, ha bahsettiğiniz deistik tanrıya kiralamış. ikisi arasında sadece bu bakımdan hiçbir fark görmüyorum ve sadece bu bakımdan ikisini de desteklemiyorum. yani söz konusu olan dinlerin neden olduğu vahşet değil. tamamen etik bir durumdan bahsediyorum ben...

kaldı ki şu deistik tanrı için madem ortada din yok, kitap yok, kural yok; insanlar neden tanrı korkusundan dolayı kötülükten sakınsın ki? cehennem düşüncesi dinlerin palavrası değil mi? din yoksa cehennem de yok... yoksa sizin bu deistik tanrınızın cehennemi var mı?

Sn.İvan Karamazov Arkadaşım

Dinsiz bir felsefe seçebilirsin.Oshoculuk bu konudaki favorimdir.Antiparantez dünyadaki karşına çıkabilicek herhangi bir olayda yada şimdiye kadar inmiş dinlerde ve geliştirilmiş felsefelerin herhangi birinde uyanabilirsin.Hangisi sana sıcak geliyorsa onu seç.(Allahın sana yapma dediği şeyleri senin bulma isteğinde egoyu işaret eder.Yoksa sen zaten iyi bir birey olucaksan neden korkasın ki?)


Sevgiyle Kalın...

Herkesi Sev 28-06-2010 04:41

Alıntı:

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315719)
maalesef var :)

Dinlerdeki gibi bir cehennem değil ama. Cennet zaten beklemiyorum. Benim için cennet bu dünya. Sadece bu dünyada kötülük yapıp cezasını bulmayanların bir biçimde cezalandırılmasını isterim. Özellikle masum insanları öldürenler bunun bedelini ödemeliler.

Bir ilahi adalet olmasını umuyorum aslında. Belki de umduğum için var.

İdeal insan, hür iradesiyle kötülük yapmaktan sakınandır. Bu konuda sizinle hemfikirim. Ama bunun için insanın çok yüksek bir özgüvene ve bilince sahip olması gerekiyor. Müslümanların çoğunda bunun olmadığını biliyorum. O nedenle deistlik üzerinde durdum.

NOT:Tanrının niçin var olduğunu bilmiyorum. Bizimle ilgilenip ilgilenmediğinden emin değilim. Evrenin kendisinin tanrı olma ihtimali de var. Tanrı, yokluğunu ispatlayamadıkça varlığına inandığım bir kavramdır.

saygılarımla...

Sn.YasasinBilim Arkadaşım

Kimin ne seviyede yada ne düzeyde olduğu durumu kişilerin kendini ilgilendirir.Asıl soru ben ne seviyediyim?Amacım eğer kendini geliştirmekse inan bana her din ile yada dinsiz bir felsefeyle buna ulaşabilirsin.Yeterki gerçekten iste.


Sevgiyle Kalın...

YasasinBilim 28-06-2010 05:26

Alıntı:

djhorny´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315722)
Sn.YasasinBilim Arkadaşım

Kimin ne seviyede yada ne düzeyde olduğu durumu kişilerin kendini ilgilendirir.Asıl soru ben ne seviyediyim?Amacım eğer kendini geliştirmekse inan bana her din ile yada dinsiz bir felsefeyle buna ulaşabilirsin.Yeterki gerçekten iste.


Sevgiyle Kalın...

sevgili djhorny;

mesele sen ben değiliz.
körler sağırlar birbirini ağırlar misali birbirimize kurandaki çelişkileri gösterip zaman kaybediyoruz. tardu'nun başlattığı bir hareket var. körü körüne müslümanlığı benimsemiş, kurandaki çelişkilerden bihaber müslümanlara ulaşıp aydınlanmalarını sağlamak. benim deistken ateistleğe geçmemin (ben dahil) kimseye bir yararı olmaz. ama insanlarımızı aydınlatabilirsek ülkemizin geleceğini aydınlatabiliriz. Bunu yaparken işe tarıyı reddetmekle başlarsak boşa kürek çekeriz. Elde kanıt yok. Tanrı konusunda felsefeyle, mantıkla herkes ancak kendini ikna edebilir. Bizim sorunumuz dinlerle. Bu yolda tanrıyla bir alıp veremediğimiz yok.

Sen ne seviyedesin ben ne seviyedeyim gibi polemikler zihin mastürbasyonundan öteye gitmez. İnandıkları kitabın türkçesini okumamış, ya da okuduğunu anlamamış bir kitleden bahsediyoruz. İşin kötü tarafı bu insanlarla aynı ülkede yaşıyoruz ve geleceğimizi tayin edecek çoğunluğa sahipler. Ne yapmalıyız, ne yapabiliriz onun derdindeyiz.

saygılar...

zapata 28-06-2010 06:32

İşte beni müslümanlıktan çıkaran ayetlerden biri;
Maide 95 Çeşitli meallerden aktardım daha da uzatılabilir liste. ALLAH ÖÇ ALANDIR !

Abdülbaki Gölpınarlı
Allah öç alır ondan ve Allah üstündür, öç alıcıdır.
Ali Bulaç Meali
Ama kim tekrarlarsa, Allah ondan öc alacaktır. Allah üstün ve güçlü olandır, öc sahibidir.
Ahmet Varol Meali
Kim yeniden yaparsa, Allah ondan öç alır. Allah yücedir, öç alıcıdır.
Diyanet İşleri Meali(Yeni)
Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.
Diyanet Vakfı Meali
Allah daima galiptir, öç alandır.
Edip Yüksel Meali
Kim bunu tekrarlarsa ALLAH ondan öc alır. ALLAH Üstündür, Öc alandır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah ondan onun intikamını alacak, Allah azizdir, intikamı vardır


Sevgi dolu olması gereken tanrının, yarattığı kulundan öç alması. ?????????

Saygı ve sevgi ile

Herkesi Sev 28-06-2010 07:05

Alıntı:

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315729)
sevgili djhorny;

mesele sen ben değiliz.
körler sağırlar birbirini ağırlar misali birbirimize kurandaki çelişkileri gösterip zaman kaybediyoruz. tardu'nun başlattığı bir hareket var. körü körüne müslümanlığı benimsemiş, kurandaki çelişkilerden bihaber müslümanlara ulaşıp aydınlanmalarını sağlamak. benim deistken ateistleğe geçmemin (ben dahil) kimseye bir yararı olmaz. ama insanlarımızı aydınlatabilirsek ülkemizin geleceğini aydınlatabiliriz. Bunu yaparken işe tarıyı reddetmekle başlarsak boşa kürek çekeriz. Elde kanıt yok. Tanrı konusunda felsefeyle, mantıkla herkes ancak kendini ikna edebilir. Bizim sorunumuz dinlerle. Bu yolda tanrıyla bir alıp veremediğimiz yok.

Sen ne seviyedesin ben ne seviyedeyim gibi polemikler zihin mastürbasyonundan öteye gitmez. İnandıkları kitabın türkçesini okumamış, ya da okuduğunu anlamamış bir kitleden bahsediyoruz. İşin kötü tarafı bu insanlarla aynı ülkede yaşıyoruz ve geleceğimizi tayin edecek çoğunluğa sahipler. Ne yapmalıyız, ne yapabiliriz onun derdindeyiz.

saygılar...

Sn YasasinBilim Arkadaşım

Felsefeyle ve Allahı reddetmekle bu sonuca varamıyacağınızda hemfikiriz.Çoğunluk azınlık konusundaki kaygınızıda anlıyorum.Fakat hemfikir olmadığımız tekşey.Dünya üzerinde en bilge fikrin Ateizm olma durumu.Ona keza neden dini bir sorun olarak görüyorsunuz?Sorun denilen şeyi insan kendisi yaratmaz mı?Sizin tabiriniz insan Allahı yarattı.ben ortaokuldayken müslüman olarak sınıfta azınlıktık genelde ermeni hristiyan arkadaşlarım vardı şuandada bu gruba hemen hemen her inanış yada inanmıyış şekli dahil oldu.biz neden birbirimize fikirlerimizi dikte etmek zorunluluğu yaşamıyoruz?Yada o insanlar neden biz azınlığız aman ne yapıcaz düşüncesine kapılmıyor?Elbet insanların içinde densizler ve okumadan ahkam kesenler var.Hem Ateizm hemde Müslümanlar arasında.Benimde hoşuma giden şeyler değil bunlar.Buna ancak ortayol bilgiler ile ulaşabiliceğinizi düşünüyorum.Genel anlamda insan olmak denilebilir.Hemen sizin sitenizden bir örnek vereyim nova arkadaşım eklemişti bunu çok beğendimöOkuyunca umarım ortayol konusunda ne anlatmak istediğimi daha iyi anlıyabilirsiniz.

http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=19247

Sevgiyle Kalın..

Herkesi Sev 28-06-2010 07:22

Alıntı:

zapata´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315735)
İşte beni müslümanlıktan çıkaran ayetlerden biri;
Maide 95 Çeşitli meallerden aktardım daha da uzatılabilir liste. ALLAH ÖÇ ALANDIR !

Abdülbaki Gölpınarlı
Allah öç alır ondan ve Allah üstündür, öç alıcıdır.
Ali Bulaç Meali
Ama kim tekrarlarsa, Allah ondan öc alacaktır. Allah üstün ve güçlü olandır, öc sahibidir.
Ahmet Varol Meali
Kim yeniden yaparsa, Allah ondan öç alır. Allah yücedir, öç alıcıdır.
Diyanet İşleri Meali(Yeni)
Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.
Diyanet Vakfı Meali
Allah daima galiptir, öç alandır.
Edip Yüksel Meali
Kim bunu tekrarlarsa ALLAH ondan öc alır. ALLAH Üstündür, Öc alandır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah ondan onun intikamını alacak, Allah azizdir, intikamı vardır


Sevgi dolu olması gereken tanrının, yarattığı kulundan öç alması. ?????????

Saygı ve sevgi ile

Sevgili Zapata Dostum,

Ayetin tamamını yazsaydın keşke.


Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Kâ’be’ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki âdil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.

Sizin amacınız eğer hayvanları öldürmekse zaten yaptığınız toplumsal bir hatadır.Siz bu şekilde mi kendi fikrinizi anlatacaksınız?Ateizmi anlama girişiminde olduğum şu dönemde sizi kınıyorum.

Lütfen Amacı sadece Kötülemek Olan mesaj atmayınız.


Sevgiyle Kalın...

Herkesi Sev 28-06-2010 07:38

Siz kurban bayramını kutlamak nedeniyle kurbanınızı av hayvanı seçmeyin diye açıkça belirtmiş.zaten her aklı selim insan böyle yapar.Aksini yapar işi sadistlikle karıştırırsan o yaptığın sadistliği seni cezalandırarak alırım diyor.Müslümanlığı seçip seçmemeniz önemli değil.Sadece bu sayfaya giren insan yazdığınızı yanlış anlar kaygısındayım.

zapata 28-06-2010 07:39

Sayın djhorny..... Ben ayetin tamamında anlatılandan bahsetmiyorum. Allah ı tanımlayacak kelimelerden birisi de ( ÖÇ ALAN ) olabilir mi bundan bahsediyorum. ????? Siz daha neyden bahsettiğimi anlamamışsınız, hemen hücum.

(Lütfen Amacı sadece Kötülemek Olan mesaj atmayınız.) Demişsiniz. Mesajımdan SADECE kötülemek amacını çıkardı iseniz bu sizin algılayabildiğinizdir. Lütfen şu kötüleme, hakaret takıntılarınızı burda dile getirmeyiniz. Bu sitenin yöneticileri ahlaka aykırı olan mesajları zaten düzeltmektedirler.

Ateizmi anlamak istiyorsanız öncelikle sorgulamanızı, ama tabulardan dogmalardan inançlardan uzak olarak sorgulamanızı öneririm.

Saygı ve sevgi ile......

Herkesi Sev 28-06-2010 07:53

Alıntı:

zapata´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315739)
Sayın djhorny..... Ben ayetin tamamında anlatılandan bahsetmiyorum. Allah ı tanımlayacak kelimelerden birisi de ( ÖÇ ALAN ) olabilir mi bundan bahsediyorum. ????? Siz daha neyden bahsettiğimi anlamamışsınız, hemen hücum.

(Lütfen Amacı sadece Kötülemek Olan mesaj atmayınız.) Demişsiniz. Mesajımdan SADECE kötülemek amacını çıkardı iseniz bu sizin algılayabildiğinizdir. Lütfen şu kötüleme, hakaret takıntılarınızı burda dile getirmeyiniz. Bu sitenin yöneticileri ahlaka aykırı olan mesajları zaten düzeltmektedirler.

Ateizmi anlamak istiyorsanız öncelikle sorgulamanızı, ama tabulardan dogmalardan inançlardan uzak olarak sorgulamanızı öneririm.

Saygı ve sevgi ile......

Sn.zapata

Ben hücum etmiyorum sadece sizin hucumunuzun yanlış olduğunu belirtiyorum.Ben bir müslüman olarak buradayım ve burada olmaktan rahatsız olmuyorum.Sizin yaptığınız cımbızla ayetin içinden kelime çekip onun üzerine saatlerce konuşmanızın doğru olmadığını anlatmak amaçlı yazdığınız ayetin tamamını bu sayfayı yeni giren kişilerinde algılayabilmesi açısından yazdım.Bu size neden rahatsız edici geldi bende bunu algılayamadım.Tanımlayacak kelimeye gelirsekde bağışlayıcıdır kelimeside neden içinden öç alanı buldunuz ? Sakın görmek istediğiniz açıya bakıyor olmayasınız ?

Sevgiyle Kalın...

Herkesi Sev 28-06-2010 08:00

Yukarıda yazdığım Lütfen Amacı sadece Kötülemek Olan mesaj atmayınız kısmını silecektim fakat ne hikmetse değiştirmeme izin vermedi.kontrol panelinden anlık birşey olmuş olabilir.Ben o ayeti başka ayetle karıştırdım.oyüzden ikinci mesajı yazma gereği duydum.Kontrol panelinizden kaynaklanıyordur sanırım.


Sevgiyle Kalın...

YasasinBilim 28-06-2010 08:03

Alıntı:

djhorny´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315736)
Sn YasasinBilim Arkadaşım

Dünya üzerinde en bilge fikrin Ateizm olma durumu.Ona keza neden dini bir sorun olarak görüyorsunuz?Sorun denilen şeyi insan kendisi yaratmaz mı?

sevgili djhorny;

insanlar istedikleri şeye inanabilirler. isteyen puta tapar, isteyen hayvanların önünde secdeye kapanır. Buna bir itirazım yok.

Ülkemizde de insanların ibadetlerini yapmalarından rahatsızlık duymam. Ama ülkemizdeki baskın din (islamiyet), insanla tanrı arasında kalmaktan çıkmış bir ideoloji haline gelmiştir. 1400 yıl önceki yaşayış ve düşünce tarzıyla 21. yüzyıl Türkiye'sine şekil verme mücadelesini görmüyor musunuz?

Sırf dinle çelişiyor diye evrim teorisi çöpe atılmak istenmiyor mu? eşinin başı açık olan memurlar devlet kademesinde bir yere gelebiliyorlar mı? çaycı olarak işe almayacağımız kişiler devletin çeşitli kurumlarında daire başkanı, bölge müdürü olmuyorlar mı? dekanlık dahi yapmamış kişiler gayri-demokratik yollarla üniversitelere rektör olarak atanmıyorlar mı?

Örnekleri çoğaltmaya gerek yok. Bireylerin özgürlüğü, başka bireylerin özgürlüğüne tecavüz etmediği sürece demokratiktir. 1946'dan itibaren İran'da yaşananlara bir gözatın. Türkiyeyle benzerliğini göreceksiniz. Adım adım aynı yoldan gidiyoruz.

Bu nedenle rahatsız oluyorum. Hristiyan Avrupa ülkelerinde din bu kadar her alana girmiş değil. Hristiyan bir toplum olsaydık belki bu kadar üzerine düşmezdim. Onlar gerekli adımları 600 sene önce attılar ve dinin bilim üzerindeki, hukuk üzerindeki, devlet yönetimi üzerindeki baskısından kurtuldular. Ayrıca hristiyanlık sevgi dini iken islam bir şiddet ve baskı dinidir.

Hırsızlık yaptığı, zina yaptığı, adam öldürdüğü bir kaç kişinin şahitliğiyle tesbit edilmiş suçluların (!) yargılanmadan ellerinin kesilmesini, taşlanmasını, idam edilmesini istemiyorsak, kadınlarımızın erkeklerle eşit bir yaşantı sürmesini istiyorsak şimdiden sesimizi çıkarmalıyız. Türkiyedeki durum masumane bir insan-tanrı ilişkisi değil.

saygılar...

zapata 28-06-2010 08:05

Alıntı:

djhorny´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315740)
Sn.zapata

Ben hücum etmiyorum sadece sizin hucumunuzun yanlış olduğunu belirtiyorum.Ben bir müslüman olarak buradayım ve burada olmaktan rahatsız olmuyorum.Sizin yaptığınız cımbızla ayetin içinden kelime çekip onun üzerine saatlerce konuşmanızın doğru olmadığını anlatmak amaçlı yazdığınız ayetin tamamını bu sayfayı yeni giren kişilerinde algılayabilmesi açısından yazdım.Bu size neden rahatsız edici geldi bende bunu algılayamadım.Tanımlayacak kelimeye gelirsekde bağışlayıcıdır kelimeside neden içinden öç alanı buldunuz ? Sakın görmek istediğiniz açıya bakıyor olmayasınız ?

Sevgiyle Kalın...

Sayın djhorny...

Bu '''cımbızla çekmek''' deyimini de çok seviyorsunuz biliyorum ama tekrar ediyorum. Ben ayetin İÇERİĞİNDEN bahsetmiyorum, yinede tamam pes diyerek vede tam olarak anlatamadığımı düşünerek sizinde eklediğiniz tanımı da dahil ederek soruyorum.

''Bağışlayıcı'' sevgi dolu bir tanrı kavramına, ''öç alan'' tanımı yakışıyormu ??????

Allahın bu şekilde tanımlanması doğrumudur??? Açık net soruyorum. Ben bu soruyu kendime defalarca sormuştum zamanında. Siz de bir sorunuz kendinize. Bir tanrı bu şekilde tanımlanabilirmi???( ki tanımlayan yine kendisidir )

Herkesi Sev 28-06-2010 08:21

Alıntı:

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315742)
sevgili djhorny;

insanlar istedikleri şeye inanabilirler. isteyen puta tapar, isteyen hayvanların önünde secdeye kapanır. Buna bir itirazım yok.

Ülkemizde de insanların ibadetlerini yapmalarından rahatsızlık duymam. Ama ülkemizdeki baskın din (islamiyet), insanla tanrı arasında kalmaktan çıkmış bir ideoloji haline gelmiştir. 1400 yıl önceki yaşayış ve düşünce tarzıyla 21. yüzyıl Türkiye'sine şekil verme mücadelesini görmüyor musunuz?

Sırf dinle çelişiyor diye evrim teorisi çöpe atılmak istenmiyor mu? eşinin başı açık olan memurlar devlet kademesinde bir yere gelebiliyorlar mı? çaycı olarak işe almayacağımız kişiler devletin çeşitli kurumlarında daire başkanı, bölge müdürü olmuyorlar mı? dekanlık dahi yapmamış kişiler gayri-demokratik yollarla üniversitelere rektör olarak atanmıyorlar mı?

Örnekleri çoğaltmaya gerek yok. Bireylerin özgürlüğü, başka bireylerin özgürlüğüne tecavüz etmediği sürece demokratiktir. 1946'dan itibaren İran'da yaşananlara bir gözatın. Türkiyeyle benzerliğini göreceksiniz. Adım adım aynı yoldan gidiyoruz.

Bu nedenle rahatsız oluyorum. Hristiyan Avrupa ülkelerinde din bu kadar her alana girmiş değil. Hristiyan bir toplum olsaydık belki bu kadar üzerine düşmezdim. Onlar gerekli adımları 600 sene önce attılar ve dinin bilim üzerindeki, hukuk üzerindeki, devlet yönetimi üzerindeki baskısından kurtuldular. Ayrıca hristiyanlık sevgi dini iken islam bir şiddet ve baskı dinidir.

Hırsızlık yaptığı, zina yaptığı, adam öldürdüğü bir kaç kişinin şahitliğiyle tesbit edilmiş suçluların (!) yargılanmadan ellerinin kesilmesini, taşlanmasını, idam edilmesini istemiyorsak, kadınlarımızın erkeklerle eşit bir yaşantı sürmesini istiyorsak şimdiden sesimizi çıkarmalıyız. Türkiyedeki durum masumane bir insan-tanrı ilişkisi değil.

saygılar...

Sn YasasinBilim Arkadaşım

konuyu nereden nereye getirdiniz.benim bahsettiğim şeyle sizin bahettiğiniz şeyler çok farklı.ben kişisel gelişimden bahsediyorum.Elbetteki haklı olduğunuz yönler var toplumsal yaşayış adına.

eşinin başı açık olan memurlar devlet kademesinde bir yere gelebiliyorlar mı?

elbetteki buna benzer örneklerde var.olumlu örneklerde var tabiiki siz hep antitez üzerine gidiyorsunuz.hep olumsuz.

Hristiyan Avrupa ülkelerinde din bu kadar her alana girmiş değil


Derken illuminati hakkında bir araştırmanız yok sanırım.

hristiyanlık sevgi dini iken islam bir şiddet ve baskı dinidir.

hristiyanlık evet sevgi dini yanlız islam şiddet ve baskı dini değil.şekil dini denilebilir.

El kol kesme olayı içinde şunu söyliyebilirim:Modern çağdaş dediğimiz batı hapisanelerini bilirmisiniz?Siyanür madenlerinde çürüyorlar yada elektrikli sandalyede kalıyorlar.mesela yeşil yol filmini hatırlarsınız.

Halen görmek isteğiniz açıya baktığınızda ısrarcıyım.Toplumsal gelişimle değil kendimi geliştirmekle ilgileniyorum


Sevgiyle Kalın...

Herkesi Sev 28-06-2010 08:27

Alıntı:

zapata´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315743)
Sayın djhorny...

Bu '''cımbızla çekmek''' deyimini de çok seviyorsunuz biliyorum ama tekrar ediyorum. Ben ayetin İÇERİĞİNDEN bahsetmiyorum, yinede tamam pes diyerek vede tam olarak anlatamadığımı düşünerek sizinde eklediğiniz tanımı da dahil ederek soruyorum.

''Bağışlayıcı'' sevgi dolu bir tanrı kavramına, ''öç alan'' tanımı yakışıyormu ??????

Allahın bu şekilde tanımlanması doğrumudur??? Açık net soruyorum. Ben bu soruyu kendime defalarca sormuştum zamanında. Siz de bir sorunuz kendinize. Bir tanrı bu şekilde tanımlanabilirmi???( ki tanımlayan yine kendisidir )

Sn.zapata Dostum.

Allah sizi yaptıklarınızla değerlendiriyor.eğer sen sadistlik yaparsan ben senden öç alırım.Eğer sen hayvanları ve insanları seversen sevap kazanırsın(yani benim taktirimi).Eğer bi suç işleyip arkasından tövbe edersende Bağışlayıcı olarak geçiyor.eğer bu kavramların hepsini altalta koyarsanız Allah demek istiyor diye yanlış olur.


Sevgiyle kalın....

zapata 28-06-2010 08:46

Alıntı:

djhorny´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315746)
Sn.zapata Dostum.

Allah sizi yaptıklarınızla değerlendiriyor.eğer sen sadistlik yaparsan ben senden öç alırım.Eğer sen hayvanları ve insanları seversen sevap kazanırsın(yani benim taktirimi).Eğer bi suç işleyip arkasından tövbe edersende Bağışlayıcı olarak geçiyor.eğer bu kavramların hepsini altalta koyarsanız Allah demek istiyor diye yanlış olur.


Sevgiyle kalın....

Sayın djhorny..

Çok fazla ayrıntıya takılmak istemiyorum.. Konunun başlığına uygun olarak, bana göre bir yaratıcıda olmaması gereken ''öç alma'' gibi bir kavramın , kuranda yer alıyor olmasının beni müslümanlıktan çıkartan ayetlerin içinde en çok etkileyen ayet olduğunu belirtmek istemiştim sadece. Bunu bir polemik konusu haline getirmek istemem. Ben bu konuda gerektiği kadar ölçüp biçip kararımı vermişim zaten. ''''''Sevgi dolu olması gereken tanrının, yarattığı kulundan öç alması. ?????????'''''' bana göre tanrının bağışlayıcılığı ile tezat bir durumdur. Bu benim düşüncemdir. Mademki ateistlerin düşüncelerini öğrenmek istiyorsunuz, bizlerin ne düşündüğünü şu linkten öncelikli olarak izlemenizi öneririm.

http://www.turandursun.com/kuranin-elestirisi/

Saygı ve sevgi ile....

Herkesi Sev 28-06-2010 08:57

Alıntı:

zapata´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315748)
Sayın djhorny..

Çok fazla ayrıntıya takılmak istemiyorum.. Konunun başlığına uygun olarak, bana göre bir yaratıcıda olmaması gereken ''öç alma'' gibi bir kavramın , kuranda yer alıyor olmasının beni müslümanlıktan çıkartan ayetlerin içinde en çok etkileyen ayet olduğunu belirtmek istemiştim sadece. Bunu bir polemik konusu haline getirmek istemem. Ben bu konuda gerektiği kadar ölçüp biçip kararımı vermişim zaten. ''''''Sevgi dolu olması gereken tanrının, yarattığı kulundan öç alması. ?????????'''''' bana göre tanrının bağışlayıcılığı ile tezat bir durumdur. Bu benim düşüncemdir. Mademki ateistlerin düşüncelerini öğrenmek istiyorsunuz, bizlerin ne düşündüğünü şu linkten öncelikli olarak izlemenizi öneririm.

http://www.turandursun.com/kuranin-elestirisi/

Saygı ve sevgi ile....

Sn zapata Dostum

Peki Dostum.Teşekkür ederim.umarım seni kırmamışımdır.sadece oradaki öcalanın (Alllah)vicdan olduğunu vicdanında kuran olduğunu anlatmaya çalışmıştım.amacım sana bir fikri dikte etmek yada polemik oluşturmak asla değil.Sadece ayetin tatmını yazmak istemiştim.Sizi kırdıysam tekrar özür dilerim.

Sevgi Dolu Günlere...

zapata 28-06-2010 09:08

Sayın djhorny....

Kesinlikle kırılmış, üzülmüş olduğumu düşünmeyiniz. Kırılmamızı üzülmemizi hatta KORKMAMIZI gerektirecek o kadar vahim olaylarla karşılaşıyoruzki reel yaşamımızda. Sizin bu uslubunuzu bırakın kırmayı üzmeyi, tam aksine son derece olumlu bir yaklaşım olarak görüyorum. Nezaketinizden dolayı teşekkür etmeyi borç biliyorum..

Saygı ve sevgi ile.....

YasasinBilim 28-06-2010 09:18

Alıntı:

djhorny´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315745)
Sn YasasinBilim Arkadaşım

konuyu nereden nereye getirdiniz.benim bahsettiğim şeyle sizin bahettiğiniz şeyler çok farklı.ben kişisel gelişimden bahsediyorum.Elbetteki haklı olduğunuz yönler var toplumsal yaşayış adına.

eşinin başı açık olan memurlar devlet kademesinde bir yere gelebiliyorlar mı?

elbetteki buna benzer örneklerde var.olumlu örneklerde var tabiiki siz hep antitez üzerine gidiyorsunuz.hep olumsuz.

Hristiyan Avrupa ülkelerinde din bu kadar her alana girmiş değil

Derken illuminati hakkında bir araştırmanız yok sanırım.

hristiyanlık sevgi dini iken islam bir şiddet ve baskı dinidir.

hristiyanlık evet sevgi dini yanlız islam şiddet ve baskı dini değil.şekil dini denilebilir.

El kol kesme olayı içinde şunu söyliyebilirim:Modern çağdaş dediğimiz batı hapisanelerini bilirmisiniz?Siyanür madenlerinde çürüyorlar yada elektrikli sandalyede kalıyorlar.mesela yeşil yol filmini hatırlarsınız.

Halen görmek isteğiniz açıya baktığınızda ısrarcıyım.Toplumsal gelişimle değil kendimi geliştirmekle ilgileniyorum


Sevgiyle Kalın...

evet sevgili djhorny;
farklı şeylerden bahsediyoruz. ben başka bir şeyden bahsederken siz kişisel gelişim konusuna daldınız.

"Ezoterik Doktrinler Tarihi"ni yıllar önce okumuştum. illuminati gibi tarikatların artık eskisi kadar faal olmadıklarını sanıyordum. Neyse bu başka bir konu.

İnsanların cezalandırılması konusunda da yanlış anlamışsınız. Orda önemli olan cezanın biçimi değil. Doğru dürüst yargılanmadan, şahitliğe dayalı gerçekleşen infazlardan bahsediyorum.

islam şiddet ve baskı dinidir. Bunun tersi görüşü hayretle karşılarım. Suuidi Arabistana, İran'a bakın. Her ne kadar bazı müslümanlar çıkıp onlar islamı yanlış yorumluyor deseler de bence en iyi onlar yorumluyor. Ana dili arapça olan Suudiler kuranı anlamayacak ta biz mi anlayacağız.

Kişisel gelişim konusunda ise öncelik her zaman daha çok ihtiyacı olanlarıdır. Sizin, benim kendimizi biraz daha geliştirmemizin topluma çok fazla faydası olmaz. Gelişmemiş bir toplumun tabularını yıkması devrim niteliğinde bir gelişme olur.

Toplumuzda müslümanların dine bakış açısını daha net görmek isterseniz aşağıdaki başlığa bir gözatın.

http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=19162

saygılar...

Herkesi Sev 28-06-2010 09:55

Alıntı:

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315751)
evet sevgili djhorny;
farklı şeylerden bahsediyoruz. ben başka bir şeyden bahsederken siz kişisel gelişim konusuna daldınız.

"Ezoterik Doktrinler Tarihi"ni yıllar önce okumuştum. illuminati gibi tarikatların artık eskisi kadar faal olmadıklarını sanıyordum. Neyse bu başka bir konu.

İnsanların cezalandırılması konusunda da yanlış anlamışsınız. Orda önemli olan cezanın biçimi değil. Doğru dürüst yargılanmadan, şahitliğe dayalı gerçekleşen infazlardan bahsediyorum.

islam şiddet ve baskı dinidir. Bunun tersi görüşü hayretle karşılarım. Suuidi Arabistana, İran'a bakın. Her ne kadar bazı müslümanlar çıkıp onlar islamı yanlış yorumluyor deseler de bence en iyi onlar yorumluyor. Ana dili arapça olan Suudiler kuranı anlamayacak ta biz mi anlayacağız.

Kişisel gelişim konusunda ise öncelik her zaman daha çok ihtiyacı olanlarıdır. Sizin, benim kendimizi biraz daha geliştirmemizin topluma çok fazla faydası olmaz. Gelişmemiş bir toplumun tabularını yıkması devrim niteliğinde bir gelişme olur.

Toplumuzda müslümanların dine bakış açısını daha net görmek isterseniz aşağıdaki başlığa bir gözatın.

http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=19162

saygılar...

Sevgili Arkadaşım YasasinBilim

Ben o konuya dalmadım konu zaten o.konuyu siz toplumlaştırıyorsunuz diyorum.müslümanlıkla yaşıyan birtek iran yok.Kendi ülkemde müslüman ama böyle bir olay yok ülkemdede.Burdan dinin her bilinçte ayrı zuhur ediceği cevabını çıkarabiliriz.Bu sadece islam için değil Ateizm yada hristiyanlık içinde denilebilir.

islam şiddet ve baskı dinidir. Bunun tersi görüşü hayretle karşılarım.

çok önyargılı bir yaklaşım.

Kişisel gelişim konusunda ise öncelik her zaman daha çok ihtiyacı olanlarıdır.

Ne yapmayı düşünüyorsunuz ? sen ayrıl aptallar kuyruğuna mı geç diyeceksiniz kişilere :blabla:.Ateist olup bu kıvamda olanlar olduğunuda düşünmemek çok egoistçe değil mi=?


Sizin, benim kendimizi biraz daha geliştirmemizin topluma çok fazla faydası olmaz.

Ben kendimle uğraşıyorum.Adam neye taparsa tapsın saygı gösterebilmeyi erdem olarak kabul etmeyi daha mantıklı buluyorum.Ülke haberleri için link vermişsiniz ama bu link zaten taraflı.Tek taraflı bilgi bilgi değildir bana göre.Ama yinede inceliyeceğim.


Sevgi Dolu Günlere...

kendini.arayan.adam 28-06-2010 19:32

Sayın zapata ,
Konuyu kendi aranızda uzatmamak üzere kapatmışsınız, yine de müsadenizle kısaca ben de bir şey söylemek istiyorum. Öc almak kelimesini Allah için nasıl düşünebiliyoruz, bağışlayıcı bir Allah nasıl yarattığı kullarından öç alır demişsiniz. Sorduğunuz soru sorulması gereken yerinde bir soru. Yalnız sanıyorum ki şu noktada bir yanlış anlaşılma var. Allah yalnızca zalim olan kullarından öc alacak.. Bu da yalnızca zalimin zulmune uğrayan mazlum için. Örnek verelim, mesela bir gün çok samimi bir dostunuzun veya akrabanızın vs. işkenceli bir biçimde katledildiğini öğrendiniz. Katil bunu kendi isteği için sebepsiz yere yapmış olsun ve siz o katile bir türlü ulaşamıyorsunuz. Bir gün ölüp gideceksiniz ve o vahşinin yaptığı yanına kar kalacak, buna razı mısınız?? İşte Allah’ın öç alma sıfatı bu noktada devreye girer ve sizin için, o masumlar için o zalimden öç alır. Sanırım bunun olması gereken olduğunu siz de kabul edersiniz..

uyar 28-06-2010 20:14

Alıntı:

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 315699)
tanrının varlığı-yokluğu başka bir kavramdır ve dinlerden bağımsızdır.
..

sevgili dostum....

ben allah kavramının dinden bağımsız olabileceğini kabul etmiyorum.... bu kavramı ortaya atan din değil mi?? eğer dinin kendisinde problem varsa onu savunan "allah"ında da problem vardır diye düşünüyorum...

ben buradaki bazı arkadaşların aksine din ile allah kavramını birbirinden ayırdetmenin yanlış olduğunu düşünüyorum.. tabii buradaki temel mesele allahın tarifinden kaynaklanıyor.... reel hayatta beni islamın tarif ettiği allah ilgilendiriyor bu nedenle o tarif edilen allahı eleştirirken veya "allah yok" derken ben bu dini refere ediyorum. o nedenle benim için islamın yanlışı-hatası direk iddia ettiği "yaratıcı"nın hatası olarak görünüyor...

birçok dindar arkadaş evrimin veya bilimin ben gibi ateistleri dinden çıkarttığını sanıyor ki bunun doğru olmadığını hep söylüyorum... eski yunanda da ateistler vardı onlarda ozaman tarif edilen tanrıları kabul etmediklerinden onlar ateistlerdi.. ben de aynen öyleyim.. bugün islam dininin tarif ettiği allahı kabul etmiyorum çünkü bu dinin tarifinin hatalarını görüyorum.. bizzat kuranda ve uygulamalarında görüyorum.. o nedenle benim ateistliğin bu zamanda tarif edilen allah tasvirlerini reddetmektir...

ama başka bir allah tarifi varsa onu da dinlerim araştırırım ona göre karar veririm.... ama salt tanrı inancı diye birşey var mı?? bence yok !!!

sonuç olarak islam dini çöktüğüne göre onun iddiası olan "allah" kavramı da çöktü benim gözümde...

bilmem anlatabildim mi?? sevgiler saygılar

kendini.arayan.adam 28-06-2010 21:29

Herkese merhabalar..
İnançsız olduğunu söyleyen kardeşlerimden bir ricam var: Bu güne kadar eminim bir çok kitap okudunuz, bir çok merak ettiğiniz şey araştırdınız. Bununla birlikte bugün sizden rica ediyorum hayatınızın 1-2 saatini ayırarak birazdan birkaç sayfasından alıntı yapacağım “KENDİNİ ARAYAN ADAM” adlı kitabı temin edip bir okuyun. Ülkemizden bir ateistin kendini sorgulamasını anlatan ve gerçek bir hayatın parçası olan bu 94 sayfalık kitabı okumak size ağır gelmeyecektir diye düşünüyorum.. Belki kendi düşüncelerinizi “o adam”ın ağzından duyacak, sonrasında onun ulaştığı cevaba ulaşacaksınız. Tarafsız olduğunuzu düşünüyorsanız bu kitabı rahatlıkla okuyabileceksiniz. Ve inanıyorum ki cevabını bulamadığınız ya da cevabının olmadığına inandığınız birçok düşünceye, isbata bu kitapta rastlayacaksınız. Bu kitabı bugün okudum. Ardından bu siteye rastlayıp, bu yazıları okuyunca bu kitaptan sizlere bahsetmem gerektiğini hissettim. Bu yüzden bu kitaptan birkaç sayfayı sizlere yazmak istedim. Sizden ricam bir okuyunuz. Birkaç dakikanızı verip, birçok cevaba ulaşacağınıza inanıyor ve ümid ediyorum..

Bu kainat kimin eseri? adlı başlık altındaki sayfayı naklediyorum

“Kainatın varlığı konusunda ileri sürülen görüşler 4 şık halindedir:
Birincisi: Kainatı sebepler yapmıştır
İkincisi: Kainat kendi kendine olmuştur.
Üçüncüsü: Kainatı tabiat yapmıştır.
Dördüncüsü: Kainat Allah’ın kudretiyle icat edilmiştir.


Evet, mevcudat var ve inkar edilemez. Mesela bu hayvanı ya diyeceksin ki;
  • sebepler icat ediyor, sebeplerin toplanmasıyla vücut buluyor
  • veyahut o hayvan, kendi kendine oluyor.
  • veyahut tabiat yapıyor
  • veyahut Allah’ın kudretiyle icat ediliyor.
Madem aklen bu dört yoldan başka bir yol yoktur; ilk üç yolun imkansız olduğunu kat’i ispat edersek dördüncü ve son yol kalır. Yani varlıkların Allah’ın kudretiyle yaratıldığı gerçeği kesin olarak ortaya konmuş olur.

Birinci yol(birinci iddia): Kainat sebeplerin toplanıp bir araya gelmesiyle vücut buluyor.
Cevap: misal, bir eczahanede, gayet çeşitli maddelerle dolu, yüzer kavanoz şişe bulunuyor. O şişelerdeki ilaçlardan canlı bir ilaç maddesi istendi. Hem onlardan hayattar harika bir ilaç yapmak icabetti. Geldik o eczahanede o canlı ilaç maddesinin ve hayattar ilacın birçok çeşidini gördük. O ilaç maddelerinden her birini tetkik ettik. Görüyoruz ki o kavanoz şişelerinden her birinden hususi bir tartı ile bir iki dirhem bundan üç dört dirhem ötekinden altı yedi dirhem başkasından ve hakeza çeşitli miktarlarda maddeler alınmış. Eğer birinden bir dirhem ya noksan veya fazla alınsa o ilaç maddesi canlı olmaz; özelliğini göstermez. O kavanozlar elliden ziyade iken her birisinden ayrı bir mizan(ölçü) ile alınmış gibi ayrı ayrı miktarlarda maddeler alınmış.
Acaba hiçbir cihette(halde) imkan ve ihtimal var mı ki o şişelerden alınan çeşitli miktarlarda şişelerin garip bir tesadüf veya fırtınalı bir havanın çarpmasıyla devrilmesinden her birinden alınan miktar kadar; (yalnız o miktar aksın) beraber gitsinler ve toplanıp o macunu teşkil etsinler (oluştursunlar) acaba bundan daha hurafe, muhal, batın bir şey var mı??

İşte bu misal gibi her bir canlı, elbette canlı bir ilaçtır her bir nebat(bitki), hayattar bir ilaç gibidir ki türlü türlü ilaçlardan, çok çeşitli maddelerden oluşturulmuştur. Eğer sebeplere, unsurlara dayanılsa ve “sebepler icat etti” denilse aynen eczanedeki ilaç maddelerinin, şişelerin devrilmesinden vücut bulması gibi yüz derece akıldan uzak, muhal ve batıldır.


İkinci yol(ikinci iddia): Kainat kendi kendine teşekkül ediliyor
Bu yolun da imkansız olduğunu gösteren misallerden biri şudur:
Senin vücudun bin kubbeli harika bir saraya benzer ki her kubbesinde taşlar direksiz birbirine baş başa verip muallakta(askıda) durdurulmuş. Belki senin vücudun, bin defa bu saraydan daha acaiptir. Çünkü vücut sarayın daima bir düzen içinde tazelenmektedir. Gayet harika olan ruh, kalp ve manevi duygular, fevkalade bir sanat, göz ve dil gibi acaip kudret mucizeleri gösteriyorlar. Eğer bu zerreler şu alemin ustasının eline tabi birer memur olmasalar o zaman her bir zerre, o cesetteki zerrelere hem mutlak hükmeden.. hem her birisine mutlak emrine giren.. hem her birisine misil... hem hakimiyet noktasında zıd.. hem yalnız Allah’a mahsus olan çokça sıfatın masdarı, menbaı (kaynağı).. hem gayet sınırlı.. hem gayet mutlak bir surette olmakla beraber birlik sırrı ile yalnız bir Allah’ın eseri olabilen gayet muntazam bir masnud-u vahidi(bir elden çıkmış), o hadsiz atomlara isnad etmek; zerre kadar şuuru olan, bunun pek açık bir imkansızlık olduğunu anlar.
Misali okuduktan sonra cümle cümle tahlil etmeye başladık:
Yukarıdaki satırlar, insan vücudunun akıllı insanlar eliyle yapılan kubbeli bir saraydan daha muhteşem olduğunu, çünkü o vücuttaki zerrelerin bir taraftan
ölüp, diğer taraftan tekrar yerlerine konarak tazelendiğini ifade ediyordu. Üstelik devamlı olarak tazelenen o zerreler, çok hassas bir ölçü dahilinde baş başa vererek göz ve dil gibi mucizeleri meydana getiriyordu. Bu arada yaptıkları eserlerin mutlaka bir plânı, programı bulunması gerektiğinden, o plânlara uymak için birbirlerine emir verecekler ve bu arada kendileri de emir altında çalışacaklardı. Kısacası eğer bu hârika işleri zerreler beceriyorsa, her
bir zerrede sadece Allah'a mahsus bir ilmin, irade ve kudretin bulunduğunu kabul etmek gerekiyordu. Tam mânâsıyla kusursuz olduğu bilinen eserlerin, tam
mânâsıyla şuursuz olduğu görülen zerreler tarafından yapıldığını iddia etmek elbette akıl sahiplerinin işi değil.



Üçüncü yol(üçüncü iddia):
Gayet vahşi bir adam muhteşem bir kışla dairesine girer. Gayet muntazam bir ordunun beraber talimlerini, muntazam hareketlerini görür. Bir neferin hareketiyle; bir tabur, bir alay, bir fırka kalkar, oturur, gider; bir ateş emriyle ateş ettiklerini müşahede eder. Onun kaba vahşi aklı, bir kumandanın, devletin nizamıyla ve padişah kanunu ile kumandasını anlamayıp, inkâr ettiğinden, o askerlerin iplerle birbiriyle bağlı olduklarını sanar. O hayalî ipin, ne kadar hârikalı bir ip olduğunu düşünür; hayrette kalır. Sonra gider, Ayasofya gibi gayet muazzam bir camiye, Cuma gününde dâhil olur. O Müslüman cemaat bir adamın sesiyle kalkar, eğilir, secde ederek oturduklarını müşahede eder. Manevî ve semavî kanunların mecmuundan ibaret olan şeriatı ve şeriat sahibinin emirlerinden gelen manevî düsturlarını anlamadığından, o cemaatın maddî iplerle bağlandığını ve o acaip ipler onları esir edip oynattığını tahayyül ederek en vahşi insan suretindeki canavar hayvanları dahi güldürecek derecede maskaralı bir fikirle çıkar, gider.
İşte aynı bu misal gibi: Allah’ın hadsiz askerinin muhteşem bir kışlası olan şu kainata, tam vahşet olan tabiatçılık fikrini taşıyan bir inkarcı giriyor. Allah’ın hikmetinden gelen kainat nizamının manevî kanunlarını, birer maddî madde sanarak ve Allah’ın yaratılış kanunlarının, manevî ve yalnız ilmi vücudu bulunan hükümlerini ve düsturlarını maddî birer madde tahayyül ederek, ilahi kudretin yerine, o ilim ve kelâmdan gelen ve yalnız ilmi varlığı bulunan o kanunları meydana koymak ve ellerine icad vermek, sonra da onlara "tabiat" namını takmak ve yalnız bir cilve-i kudret-i Rabbaniye olan kuvveti, bir kudretsiz ve bağımsız bir kudret sahibi kabul etmek; misaldeki vahşiden bin defa aşağı bir vahşettir!..
Aslında önce tabiat denilen kavramı tarif etmek lazım. Bilindiği gibi tabiat; su, toprak hava ve güneşten ibarettir. Şimdi yaratıcı olarak sık sık adından söz edilen şuursuz, ilimsiz, elsiz ve gözsüz tabiata sorsak:
- İnsanları yapabilir misin?
- Bitki ve hayvanları icat edebilir misin?
- Güneş sistemimizi dizebilir misin?
- Milyarlarca yıldızları, galaksileri düzenleyebilir misin?
- Kainata harika bir düzen ve muhteşem bir sistem vermek için kanunlar koyup işletebilir misin?
Elbetteki konuşabilseydi hepsine “HAYIR” diyecekti. Zaten tabiat denilen şey de kainatın kendisi değil mi? O halde kainatın da kendi kendine yapamayacağını gördük. Eğer tabiata hükmeden bir güç ve kuvvet varsa o zaten kainatın kendisi olamaz. Tek yol, kainatın cinsinden olmayan bir kudret olmasıdır ki o da Allah’tır. Çünkü; ilim, irade ve kudret sahibi olmayan aciz bir tabiat, elbette yaratıcı olamaz.



Bu eserde bu ve benzeri inkarı getiren birçok soruya cevap var. Sorularına cevap arayan kişiye sesleniyorum, bu kitabı mutlaka okumalısın..


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:42 .