Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Felsefik Tartışmalar (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=148)
-   -   Zamanda yolculuk mümkün mü? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=19275)

Khaos 30-06-2010 13:52

Zamanda yolculuk mümkün mü?
 
mümkünmü derken, teknolojik anlamda değil, teorik olarak bu konuda fikri olanların fikirlerini öğrenmek istiyorum.sadece insanların nasıl akıl yürüttüklerini merak ettiğimden.

İvan Karamazov 30-06-2010 14:02

elbette ki mümkün :)

zaten zamanda sürekli ileriye doğru yolculuk yapmıyor muyuz? soru, zamanda zaten yapmayı sürdürdüğümüz yolculuğumuzu; hızlandırıp, yavaşlatıp hatta tersine doğru çevirmek mümkün mü şeklinde olursa daha mantıklı olur bence.

AhbAp 30-06-2010 14:07

Mümkün olmasa gerek.

Gelecekte bir gün zaman makinesi yapılacak ve zamanda yolculuk mümkün hale gelecekse, bunu bugünden bilmemiz gerekirdi. Bugün ve bugüne kadar bir çok yolculuk yapılmış olurdu. Bu olmadığına göre, gelecekte herhangi bir zaman makinesi yapılmamış anlamını çıkarıyorum ben. :)

Sangre 30-06-2010 15:38

Alıntı:

İvan Karamazov´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316141)
elbette ki mümkün :)

zaten zamanda sürekli ileriye doğru yolculuk yapmıyor muyuz? soru, zamanda zaten yapmayı sürdürdüğümüz yolculuğumuzu; hızlandırıp, yavaşlatıp hatta tersine doğru çevirmek mümkün mü şeklinde olursa daha mantıklı olur bence.

Zamanda ileriye doğru hızlı veya yavaş yolculuk yapmamız, zamanda geriye doğru yolculuk yapabileceğimiz anlamına gelmez..

Zamanda yolculuğun teorik olarak mümkün olmadığını düşünüyorum.. Ama -belki- çeşitli yollarla geçmişi 'görebilmemiz' mümkün olabilir.

Yine de pek bilgi sahibi değilim.

İvan Karamazov 30-06-2010 16:03

Alıntı:

Sangre´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316160)
Zamanda ileriye doğru hızlı veya yavaş yolculuk yapmamız, zamanda geriye doğru yolculuk yapabileceğimiz anlamına gelmez..

sevgili sangre;

birincisi: ben herhangi bir yorumda bulunmadım. sadece soruya, daha doğru olacağını düşündüğüm biçimde öneri getirdim.

ikincisi: zamanda yolculuk mümkün. dediğim gibi zaten zamanda sürekli olarak yolculuk yapıyoruz. fakat bu yolculuğu hızlandırma konusunda: yapılan herhangi bir uçak yolculuğuyla bile, yeryüzünde hareket etmeden duran insanlara göre uçakta yolculuk yapanlar için zaman daha yavaş akıyor. fakat bu zaman yolculuğunun farkı algılayamayacağımız kadar küçük. hızı arttırdıkça, zaman, hızlanan kişi için daha yavaş akar. bu, özel göreliliğin doğal bir sonucu ve defalarca da doğrulandı. hatta bunun müonlarla ilgili çok da güzel bir deneyi vardır. (hatta bu deney einstein evvelinden beri biliniyordu fakat newton fiziğiyle hiçbir açıklama getirilemiyordu. einstein'dan sonra anlaşıldı deneyin anlamı...)

üçüncüsü: sorunun teorik olarak sorulmuş olması... benim bildiğim kadarıyla paralel evrenler kuramıyla zamanda geriye yolculuk sayesinde oluşması muhtemel paradokslar birbirleriyle pek bir içli dışlı olabiliyor.

Ovidius 30-06-2010 16:14

Zamanda yolculuk edilecek olsa dahi, yolcuların bunu görebilmesinin mümkün olmadığını düşünüyorum.

Yüz yıl geri gidersek sanırım önce kendimiz yok oluruz.
İleri doğru gitmek daha mümkün olabilir.
Varlığımızın başlangıcı belliyken ,
yokluğumuzun başlangıcı muallakta.

Khaos 30-06-2010 16:36

Alıntı:

İvan Karamazov´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316141)
elbette ki mümkün :)

zaten zamanda sürekli ileriye doğru yolculuk yapmıyor muyuz? soru, zamanda zaten yapmayı sürdürdüğümüz yolculuğumuzu; hızlandırıp, yavaşlatıp hatta tersine doğru çevirmek mümkün mü şeklinde olursa daha mantıklı olur bence.

haklısın sevgili dostum.
aynen senin dediğin gibi olsun.

vartor 30-06-2010 16:46

Ben de ahbAp'la ayni dusunuyorum.
Laf olsun diye, benden de bir fikir: acaba uzayli zannedilen ve bazilarinin gordugunu bile iddia ettikleri seyler, gelecekteki mutasyon ve evrimlesme sonucu meydana cikan goruntusu, zaman seyahat makinesiyle gelen gelecegimiz olabilir mi?

Khaos 30-06-2010 17:05

beyler

iki gündür tuhaf bir düşünce kafama gelip yerleşti.
ben aydınlanmaya inanan biririyim.
ancak; 21.yüzyılın tam bir karanlık çağa dönüşebileceğine dair tuhaf bir sezgi düşünceleirmi etkiliyor.
sahte-bilimin ve modern hurafelerin dinin klasik fonksiyonunu üzerine aldığını düşünüyorum.

büyük patlama, genel görelilik gibi görünüşte dev teorilerin mistisize edilmiş versiyonlarının bir tür dinsel inanış biçiminde aslında son derece aydın insanları bile etkisi altına aldığını düşünüyorum.

bu başlığı bu nedenle açtım.

sayın karamazovun söylediği cümleye bir bakalım.
''bu defalarca doğrulandı'' karamazov.

ne , defalarca doğrulanan.
süre başka bir şey zaman ise ne olduğu içeriği henüz net bir şekilde bile tanımlanmamış bir şey.
ama zamanın akışının hızlandığı ya da yavaşladığı defalarca ispat edildi diyor.

tıpkı paralel evren savsataları gibi bir şey.

ben konunun içeriğinden çok insanların düşünme biçimini görmeye çalışıyorum.

görünüşte bilimsel ancak son derece dindar bir tavrı çözümlemeye çalışıyorum.

ulpian 30-06-2010 17:14

sayın nihilist,

bu konularda ben de yetkin değilim. Fakat kelimeleri/terimleri günlük konuşmamızdaki veya felsefe dilindeki anlamlarıyla ele alarak fizik ve diğer pozitif bilimlerin teorileri hakkında yorum yapmak oldukça yanlış.

Alıntı:

nihilist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316183)
sayın karamazovun söylediği cümleye bir bakalım.
''bu defalarca doğrulandı'' karamazov.

ne , defalarca doğrulanan.
süre başka bir şey zaman ise ne olduğu içeriği henüz net bir şekilde bile tanımlanmamış bir şey.
ama zamanın akışının hızlandığı ya da yavaşladığı defalarca ispat edildi diyor.

Ivan'ın bahsettiği bağlamdaki 'zaman' sözcüğü felsefedeki farklı farklı zaman kavramlarını değil, fizik biliminde geçerli olan ve tanımlanmış, formüle edilmiş net zaman terimini kastediyor. (bu elbette fiziğin kendisinin bu şekilde tanımladığı zaman hakkında herşeyi keşfetmiş olduğu anlamına gelmez, fakat 'zaman' sözcüğünü hangi anlamda kullandıklarını biliyorlar).

Ivan'ın 'doğrulandı' olarak ifade ettiği teoriyle gravitasyon teorisi arasında (teori üretme-teoriyi test etme vs. bağlamında) ilkesel bir fark yok. Sizi bu derin şüpheciliğe iten ne oldu?


Alıntı:

nihilist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316183)

tıpkı paralel evren savsataları gibi bir şey.

Bu gibi kelimeleri de ('savsata') bence daha dikkatli kullanmalıyız. Bilim, her zaman bir takım hipotezlerle çalışır ve bu hipotezler ilk başlarda oldukça zayıf bir zeminde olabilir. Ama yine de, hipotezin 'açıklama gücü', diğer teori ve hipotezlerle olan 'uyumu' vs. gibi kıstaslar göz önünde bulundurularak, hipotez yanlışlanana veya daha iyisi bulunana kadar bir açıklama modeli olarak kullanılır. ''Atom'' hipotezinin de tarihi seyri çok farklı değildi.

saygılarımla

İvan Karamazov 30-06-2010 17:51

Alıntı:

nihilist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316183)
süre başka bir şey zaman ise ne olduğu içeriği henüz net bir şekilde bile tanımlanmamış bir şey.
ama zamanın akışının hızlandığı ya da yavaşladığı defalarca ispat edildi diyor.

zaman, evrenin boyutlarından biri olarak görülüyor günümüzde. şöyle düşünebilirsin mesela: evrenin her bir konumuna sırayla sayıların karşılık getirilmesi gibi(hatta bunun için teorik olarak sadece doğal sayılar kümesi bile yeterli; zaman kuramsal olarak reel sayılar gibi sürekli alınınca ölçüm yapılamıyor benim bildiğim kadarıyla)...

ayrıca zamanın akışının hızlanıp yavaşlaması da göreli: yani sana göre bana göreler var. nereden gözlem yapıyorsan gözlemi yaptığın ortama göre gözlemlediğin kişi için onun zamanı farklı hızda ilerliyormuş gibi görüyorsun.

Khaos 30-06-2010 20:31

Alıntı:

ulpian´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316187)

Ivan'ın bahsettiği bağlamdaki 'zaman' sözcüğü felsefedeki farklı farklı zaman kavramlarını değil, fizik biliminde geçerli olan ve tanımlanmış, formüle edilmiş net zaman terimini kastediyor. (bu elbette fiziğin kendisinin bu şekilde tanımladığı zaman hakkında herşeyi keşfetmiş olduğu anlamına gelmez, fakat 'zaman' sözcüğünü hangi anlamda kullandıklarını biliyorlar).


sevgili ulpian

bundan eminmisiniz.
nedir o net zaman.bilimin (ya da fiziğin) kastettiği.
ben zaman sözcüğünü hangi anlamda kullandıklarını bildiklerinden hiç mi hiç emin değilim.

sözlerinizden haddim olmayarak şöyle bir çıkarsama da bulundum.
devasa beyinleri olan bu dahi fizikçiler felsefe yapmaya karar verdiklerinde sizin benim gibi sıradan akıl hataları yapmazlar, demogojiye tevessül etmezler diye bir önkabulle düşünüyor olabilirsiniz.
ben ise hiç de böyle olmaığına dair bir kanaat edindim.
ve bu kanaatin haklılıklarını bu başlıkta ortaya koymak amacındayım.

ancak öncelikle şu kısalan ve uzayan zaman nedir.
fizik bu konuda ne diyor.
neyi ne zaman nerde nasıl defalarca ispatlamış.
bunu bir dinlemek istiyorum sizden.tabi üzerinde uzlaşılacak bir zaman tanımı ve bu arada fiziğin bahsettiği zamanın ne olduğuna dair tanımlarla birlikte.

sanırım sonunda yepyeni bir dinle karşı karşıya olduğumuz düşüncesinde haklı taraflarımın olduğunu siz de göreceksiniz.

Khaos 30-06-2010 20:35

Alıntı:

İvan Karamazov´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316193)
zaman, evrenin boyutlarından biri olarak görülüyor günümüzde. şöyle düşünebilirsin mesela: evrenin her bir konumuna sırayla sayıların karşılık getirilmesi gibi(hatta bunun için teorik olarak sadece doğal sayılar kümesi bile yeterli; zaman kuramsal olarak reel sayılar gibi sürekli alınınca ölçüm yapılamıyor benim bildiğim kadarıyla)...

ayrıca zamanın akışının hızlanıp yavaşlaması da göreli: yani sana göre bana göreler var. nereden gözlem yapıyorsan gözlemi yaptığın ortama göre gözlemlediğin kişi için onun zamanı farklı hızda ilerliyormuş gibi görüyorsun.

sevgili karamazov

evren bir bütündür.
eğer zaman evrenin boyutu ise rolativ olamaz.
tek tek şeylerin boyutu ise ancak rolativ olabilir.

ben hem evrenin boyutu olan hem de rolativ olan zaman düşüncesinin öznel idealizmin modern savsatası olduğunu düşünmeye başladım.

fiziğin bahsettiği rolativ olan zaman evrenin boyutu olan zamanla aynı şey değil.
rolativ olan bildiğimiz ''süre''.
populer bilim bu karmaşadan savsata üretip duruyor.

ulpian 30-06-2010 20:57

Alıntı:

nihilist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316226)
evren bir bütündür.

yahu sevgili nihilist,

şu sürekli dile getirdiğiniz ''evren bir bütündür'' cümlesini açar ve gerekçelendirir misiniz?

(1) Önce, cümlenin ne kastettiğini açıklamanız gerekiyor. Yani cümlenin içerdiği önerme ne? Tam olarak şu soruya cevap vermeniz gerekiyor diye düşünüyorum: Ne olsa, evren bir bütün olmazdı, başka bir deyişle ''evren bir bütündür'' tümcesi (ilke olarak) nasıl yanlışlanabilir?

(2) Ondan sonra yukardaki sorulara yönelik yapacağınız 'netleştirmeye' göre, evrenin bir bütün olduğunun gerekçelerini sunmanız gerekir.

saygılarımla

Khaos 30-06-2010 21:03

sayın ulpian

saçmalık saptama setinizi başka tartışmalara saklayın.
karamazova yazdığım iletiye bırakın karamazov açılım getirsin.
size yazdığım iletiden devam edelim sizinle.

ulpian 30-06-2010 21:12

Alıntı:

nihilist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316233)
sayın ulpian

saçmalık saptama setinizi başka tartışmalara saklayın.
karamazova yazdığım iletiye bırakın karamazov açılım getirsin.
size yazdığım iletiden devam edelim sizinle.



Tam olarak neye kızdınız şimdi, Ivan'a yazdığınız bir iletide geçen bir cümlenizle ilgili soru sorduğuma mı? Aradabir tartışmayı birden bire böylesi sertleştirmenizi anlayamıyorum. Neye kızdığınızı bilirsem yapmamaya çalışırım gerçekten de.

İvan Karamazov 30-06-2010 21:14

Alıntı:

nihilist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316226)
eğer zaman evrenin boyutu ise rolativ olamaz.

neden? diğer üç boyut göreli olabiliyorken zaman neden olmasın? bakın aşağıdaki linkte hız ve uzunluk arasındaki bağıntının nasıl değiştiğinin formülü var:

http://en.wikipedia.org/wiki/Length_contraction

kabaca açıklamak gerekirse: "tüm hareketli cisimler, durgun hallerine göre daha kısadır." anlamına geliyor...

Khaos 30-06-2010 21:21

sayın karamazov
verdiğiniz link ingilizce.

zaman nedir bunu açıklamalıyız.
daha sonra da zamanın insan algısından bağımsız hangi refaransa göre ölçüldüğünü bulabilmeliyiz.
ölçtüğümüz şeyin süre mi yoksa evrenin boyutu mu (tek tek nesnelerin değil evrenin) olduğunu ortaya koyabilmeliyiz.
daha sonra da zamanın hangi koşullarda uzayıp kısaldığını ve bunun nasıl ispat edildiğini görebilmeliyiz.
defalarca ispat edildiğini söylediğiniz şeyin ne olduğundan emin olmamız için.
buyrun başlayın.

Khaos 30-06-2010 21:24

Alıntı:

ulpian´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316236)
Tam olarak neye kızdınız şimdi, Ivan'a yazdığınız bir iletide geçen bir cümlenizle ilgili soru sorduğuma mı? Aradabir tartışmayı birden bire böylesi sertleştirmenizi anlayamıyorum. Neye kızdığınızı bilirsem yapmamaya çalışırım gerçekten de.

sevgili ulpian
kızmakla alakası yok.
yanlışlanabilir olduğu zaten açık bir bakış açısıdır evrenin bir bütün olduğu.
parçaların bağımsızlığını ortaya koyduğunuzda yanlışlanıverir.
buyrun parçaların bütünden bağımsız olduğunu ispatlayın.
siz gökyüzüne bakınca ay, güneş şu yıldız bu yıldız görüyorsunuz sanırım.
ben ise evreni görüyorum.

Nova 30-06-2010 22:01

Zaman görecelidir :D

A. Einstein in 2 saat ve tren deneyi var uzun uzun yazmayayım. Zamanı durdurmaktan bahsediyor, ve yeterince hızalanbilirsek geride alablirmişiz :)

Einstein zamanında evren 2 boyurlu olartak algılanıyordu ve adamın tüm çalışmaları (zamanda yolculuk ile alakalı) işte bu iki boyutlu sisteme göre sistemde ilerliyormuş.

teoride mümkin :)

Pratikte ise, bir laf var o geldi aklıma;

Geçmişe anılarla, geleceğe ise hayal gücümüzle gideriz :)

2. daha kolay.

İvan Karamazov 30-06-2010 22:05

Alıntı:

nihilist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316239)

zaman nedir bunu açıklamalıyız.

Alıntı:

İvan Karamazov´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316193)
zaman, evrenin boyutlarından biri olarak görülüyor günümüzde. şöyle düşünebilirsin mesela: evrenin her bir konumuna sırayla sayıların karşılık getirilmesi gibi

Alıntı:

nihilist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316239)
daha sonra da zamanın insan algısından bağımsız hangi refaransa göre ölçüldüğünü bulabilmeliyiz.
ölçtüğümüz şeyin süre mi yoksa evrenin boyutu mu (tek tek nesnelerin değil evrenin) olduğunu ortaya koyabilmeliyiz.
daha sonra da zamanın hangi koşullarda uzayıp kısaldığını ve bunun nasıl ispat edildiğini görebilmeliyiz.
defalarca ispat edildiğini söylediğiniz şeyin ne olduğundan emin olmamız için.
buyrun başlayın.

şöyle düşünebilirsiniz bence: evrenin mekana ait 3 boyutuyla ilgili yaptığımız ölçümler için, uzunlukta: metre, inç, astronomik birim, ışık yılı, mil, arşın vs. gibi birimler kullanıyoruz. fakat bu kullandığımız birimler her ne kadar birbirinden farklı olsalar da aslında aynı şeyi ölçerler: evrenin mekan boyutunun bir kısmını... ayrıca metreyle tutup, evrenin mekan boyutunun tümünü ölçmüyoruz. sadece evrenin bir bölgesine ait ölçüm yapıyoruz.

sizin bahsetmiş olduğunuz süre kavramına gelirsek: evrenin mekan boyutu için uzunluk(bunlardan türetilebilecek diğer uzunluk, alan ve hacim birimleri de) ne anlama geliyorsa; evrenin zaman boyutu için de süre o anlama geliyor. yaptığımız ölçümler sadece uzay-zaman dokusunun bir bölümü üzerinden yapılıyor. bu bir bölüm üzerinden yapılan ölçümler sizin ifadenizle süre olmuş oluyor. ayrıca zamanla ilgili bu ölçümleri de: kimi dünya saatiyle ölçer, kimi atom saatleriyle ölçer, kimi pulsarlarla ölçer... nasıl ki uzunlukta mükemmel hassasiyette ölçüm yapacak araçlarımız yoksa(ki teknik açıdan da hiçbir zaman olamayacağı biliniyor), zamanda da mükemmel hassasiyette ölçüm yapacak araçlarımız yok.

Khaos 30-06-2010 23:15

zaman neyin boyutu.
evrenin bütününün mü yoksa herhangi bir nesnenin mi.

Titan 30-06-2010 23:29

İnternet gazete haberlerinde, ya teleskop veya bir uydunun milyarlarca yıl öncesine ait kozmik ışınlarına ulaşıldığı yazmıştı, yani geçmişe ait ne varsa olduğu gibi şimdiki zamanda değerlendirilecek. Benim de merak ettiğim şu; acaba bu durum zamanda yolculuk kavramını teori olmaktan çıkarıp gerçeğe dönüştürebilir mi?

İvan Karamazov 30-06-2010 23:59

Alıntı:

nihilist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316274)
zaman neyin boyutu.
evrenin bütününün mü yoksa herhangi bir nesnenin mi.

zaman tıpkı uzam gibi evrenin boyutlarından biri. bir şeyin evrende varolabilmesi için o şeyin eninin, boyunun, yüksekliğinin ve de zamanının olması lazım. yani mesela senin enin, boyun, yüksekliğin var. dördüncüsü de bir hayat sürecine sahipsin (mesela doğumundan ölümüne kadarki sürecin). bunlardan birinin olmaması demek o şeyin ancak kavramsal düzeyde varolabileceği demek. mesela müonların da ömrü var: kaynaktan çıktıktan çok kısa süre sonra elektrona filan bozunurlar, diğer radyoaktif maddelerin de ömrü var: radyoaktivite sonucu farklı maddelere dönüşürler(burada bahsettiğim ömür teorik olarak: maddenin her bir halinin reel sayılar kümesinin kapalı bir alt kümesine birebir ve örten bir bağıntı olacak şekilde eşlenmesi. bu kapalı reel alt kümenin adı time-scale). evrendeki bu değişim dönüşüm, zaman olarak ifade buluyor. bir başka deyişle: hiçbir şey değişmeden kalamaz. bu değişimler sonucu evrenin oluştuğu her biçim sırayla sayılarla ifade ediliyor(teorik olarak reel sayılar kümesiyle birebir ve örten bir bağıntı oluşturacak biçimde eşleniyor.). bu sayıları gerçekte nasıl seçeceğin de sana kalmış: ister pulsar saatini seç, ister dünyada evimizde kullandığımız saati; ne kadar hassas ölçüm istediğine göre değişir.

Khaos 01-07-2010 00:01

zamanda yolculuğun teorisi var mı ki pratiği olsun.
eğer teorisi varsa o teoriyi merak ediyorum.

zamanın kısaldığı ya da uzadığına dair bir şey aslında söylenmedi.
şimdiye kadar zamanın göreliliğine bir kaç atıf yapıldı.

bir şey kendine göre göreli olmaz.
onu gözlyene göre göreli olur.
ancak o şeyin kendini gözleyenin göreli bilgisinden bağımsız kendi gerçekliği olmalıdır.
zamanın göreli oluşu hızın bir fonksiyonu olarak onu gözlemleyen açısından ortaya çıkar.

ancak zaman uzayın bir yerinde başka bir yerine oranla hızlanır ya da yavaşlar mı.
birden fazlamı zaman var ki böyle bir şey olabilsin.
uzayın her yerinde aynı zaman olmalı değilmi.
sizin öznel ve rölativ algınız şu ya da bu etmenden etkilense de kendi gerçeğine göre var olan bir zamandan bahsedilemezmi.

zamanı yavaşlatabilmeniz için bütün evrende zamanı yavaşlatabilmelisiniz.
geriye döndürebilmeniz içinde bütün evrende yine bunu başarmalısınız.
bırakın pratiği teorik olarak bile iddia edilmişmidir.

özel ya da genel görelilik böyle yorumlanabilir mi.

Khaos 01-07-2010 00:08

Alıntı:

İvan Karamazov´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316288)
zaman tıpkı uzam gibi evrenin boyutlarından biri. bir şeyin evrende varolabilmesi için o şeyin eninin, boyunun, yüksekliğinin ve de zamanının olması lazım. yani mesela senin enin, boyun, yüksekliğin var. dördüncüsü de bir hayat sürecine sahipsin (mesela doğumundan ölümüne kadarki sürecin). bunlardan birinin olmaması demek o şeyin ancak kavramsal düzeyde varolabileceği demek. mesela müonların da ömrü var: kaynaktan çıktıktan çok kısa süre sonra elektrona filan bozunurlar, diğer radyoaktif maddelerin de ömrü var: radyoaktivite sonucu farklı maddelere dönüşürler(burada bahsettiğim ömür teorik olarak: maddenin her bir halinin reel sayılar kümesinin kapalı bir alt kümesine birebir ve örten bir bağıntı olacak şekilde eşlenmesi. bu kapalı reel alt kümenin adı time-scale). evrendeki bu değişim dönüşüm, zaman olarak ifade buluyor. bir başka deyişle: hiçbir şey değişmeden kalamaz. bu değişimler sonucu evrenin oluştuğu her biçim sırayla sayılarla ifade ediliyor(teorik olarak reel sayılar kümesiyle birebir ve örten bir bağıntı oluşturacak biçimde eşleniyor.). bu sayıları gerçekte nasıl seçeceğin de sana kalmış: ister pulsar saatini seç, ister dünyada evimizde kullandığımız saati; ne kadar hassas ölçüm istediğine göre değişir.

bu anlatıklarından zamanın kısalması ya da uzamasına ya da zamanda sıçramaya dair neleri nasıl çıkarsamam gerektiğini bilemiyorum.
zamanının niceliğinden çok niteliğine dair bir düşünce oluşturabilmenin yolunu aramaya çalışıyorum.
zaman-uzayın bir boyutu diye düşünmek yerine zaman ve uzayı bir bütün olarak algılayabilmeye çalışıyorum.
ancak verdiğiniz bilgiler bana bunu katmıyor.
zaman nasıl bir şey olmalı ki onda geriye ya da ileriye sıçranabilsin.
maddeden bağımsız olmalı değil mi.
ama maddeden bağımsız zaman olamayacağını dolayısıyla onda sıçranılamayacağını rolativite konusunun ise bambaşka bir bağlam olduğunu ve niteliksel olarak zamanın ne olduğuna dair bir şey söylemediğini düşünüyorum.
ya da bir şey söylüyorsa ben söylediğini anlayamıyorum.
anlamamı sağlayın.

İvan Karamazov 01-07-2010 00:15

kusura bakmayın sevgili nihilist ama hiç ama hiç bilgi sahibi olmadığınız bir konuda çok büyük iddialarda bulunuyorsunuz. siz bana ne soruyorsunuz, ben neye cevap veriyorum, şimdi de kalkmış sorduğunuz sorunun ne olduğunu bilmiyormuş gibi bambaşka şeyleri açıklamamamdan yakınıyorsunuz. ben de bilgili değilim pek ama matematiksel temellerini algılayabiliyorum az biraz... hiç de sizin dediğiniz gibi imkansız değil. zaten siz neye karşı çıkıyorsunuz uzay-zaman zaten bölünemez, zaten ayrı ayrı düşünülemez daha nesini bütün olarak göreceksiniz.

evrensel-insan 01-07-2010 00:25

Saygideger arkadaslar;

Zaman insanoglunun ortaya attigi, en temel soyutlardan biridir. Dolayisiyle, bu soyut kavramin, uzerinde, deney, gozlem, arastirma v.s. yapilacak bir tabani, temeli olmadigi icin; ve de zaman sadece, insanoglunun bir algisi oldugu icin; zaman ile ilgili hic bir "oynama/degistirme" v.s. mumkun degildir. Ustelik zaman kavrami dunyevidir. Yani, dunya kosullarina gore dilimleri belirlenmistir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Khaos 01-07-2010 00:28

sayın karamazov

çok bilgi sahibi olduğunuzu zannettiğiniz zamnda yolculuk konusunda şunları yazmışsınız.

''yolculuğu hızlandırma konusunda: yapılan herhangi bir uçak yolculuğuyla bile, yeryüzünde hareket etmeden duran insanlara göre uçakta yolculuk yapanlar için zaman daha yavaş akıyor. (hatta bu deney einstein evvelinden beri biliniyordu fakat newton fiziğiyle hiçbir açıklama getirilemiyordu. einstein'dan sonra anlaşıldı deneyin anlamı...)''

zamanın göreliliğinden zamanda geriye ya da ileri sıçramaya nasıl bağ kurabildiğinizi gerçekten merak ediyorum.

uçakta ve yerde ayrı ayrı zamanlar mı var da birisi yavaş birisi hızlı akıyor.
bu deney de tam olarak ölçülen ne.

belkide atomik saat yüksek hızda etkileniyor.
ne de olsa hız kütleyi artırır değilmi.
bu da yarılanan elementin yarılanma süresinin uzaması yani zamanın daha geç akıyormuş yanılgısını üretebilir.
olamaz mı.

İvan Karamazov 01-07-2010 00:31

Alıntı:

İvan Karamazov´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316304)
ben de bilgili değilim pek ama matematiksel temellerini algılayabiliyorum az biraz...

Alıntı:

nihilist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316311)

çok bilgi sahibi olduğunuzu zannettiğiniz zamnda yolculuk konusunda şunları yazmışsınız.

benim için bu tartışma bitmiştir nihilist. iyi geceler.

Khaos 01-07-2010 00:40

:pop2:

zamanın ne olduğunu bile ortaya koyamıyoruz.
ama birileri onda geriye-ileriye sıçramaktan bahsedebiliyor.
ve bunu rölativite ile defalarca ispatlanmış bir şey olarak sunabiliyor.
oysa ispatlanan şey (görelilik) ile zamanda sıçrama arasında nasıl kökten bir fark olabileceğini sorgulamaya kalktığınızda da cehaletle suçluyor.
söyleyecek bir şeyi olmadığını farkettiğinde ise sahiciliği şüpheli bir uslup sorunun arkasına gizlenerek konuyu kapatıyor.

var mı zamanda sıçramanın şu her kes tarafından zaten ispat edildiğine inanılan bir teorisi.
öyl bir teori falan yok.
görelilik onu anlatmıyor.

ulpian 01-07-2010 01:32

Alıntı:

nihilist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 316223)

sözlerinizden haddim olmayarak şöyle bir çıkarsama da bulundum.
devasa beyinleri olan bu dahi fizikçiler felsefe yapmaya karar verdiklerinde sizin benim gibi sıradan akıl hataları yapmazlar, demogojiye tevessül etmezler diye bir önkabulle düşünüyor olabilirsiniz.
ben ise hiç de böyle olmaığına dair bir kanaat edindim.
ve bu kanaatin haklılıklarını bu başlıkta ortaya koymak amacındayım.

sevgili nihilist,

bu başlıkta asıl anlatmak istediğiniz şeyi en azından ana çerçeve olarak biraz netleştirseniz, belki birbirimizi biraz daha iyi anlarız.

Şimdi, eğri oturalım doğru konuşalım, görelilik kuramını sizin de benim de tam anlamıyla anlamadığımızdan yola çıkabiliriz sanırım. (Gerçi bu diğer birçok bilimsel kuram için de aynı veya benzer şekilde geçerli.)

Şimdi söylemek istediğiniz tam olarak aşağıdakilerden biri olmasa bile, hangisine daha yakın (gerçekten anlamak için soruyorum).

  • Bilim, her zaman yanılabilir. Ebedi mutlak hakikat yoktur. Gerek bilimin temel aksiyomları düzleminde, gerek gözlem düzleminde, gerek üretilen hipotezler düzleminde her zaman hatalar, eksikler olabilir.

Eğer bunu diyorsanız, katılıyorum (bilim insanları da katılıyor). Fakat günümüzün bilim insanlarının henüz göremediği bu eksik ve hataları bizim burada bulabileceğimize pek ihtimal vermiyorum.

  • Bilim insanlarının ortaya koyduğu ve zamanla genel kabul görmeye başlayan bu teoriler de aslında safsatalar üzerine inşa edilmiştir. Bilim adamları hem kendilerini hem bizleri kandırıyorlar. Ele avuca gelir bir yanı yok bu gibi teorilerin (örn. görelilik teorisinin) .

Eğer dediğiniz buna yakın birşeyse, bunu biraz daha açmanız gerekecek.

ya da:

  • Bilimsel kuramlar (her zaman yanlış olma ihtimali veya hata payları olmakla birlikte) objektif zemini olan, açıklama kudreti olan teorilerdir. Fakat bazıları bilim-dışı motivasyonlarla bu bilimsel kuramlardan hareketle bir takım safsatalar örmeye ve millete yedirmeye çalışıyorlar (örn. 'Quantum' kuramlarının da bir takım esoterikçiler tarafından istismar edilmesi gibi).
Buna katılırım mesela.

Tam olarak hangi kanaatinizi 'orataya koymak' istiyorsunuz bu başlıkta?

saygılarımla

Khaos 01-07-2010 09:50

sevgili ulpian

zaman denen mesele anlaşılması, anlatılması en zor neredeyse imkansız olan bir mesele.
her konuda konuşabilmek için argümanlarımımız olduğunu düşünürüz.
bu konuda da sözde bilimsel argümanlara sahip olduğumuz inancıyla konuşuyoruz.
ancak aslında bütün yaptığımız bir takım retoriklerin savsataya dönüşmesine katkı vermekten ibaret.
ben bilimsel kuramların savsata olduğunu asla söylemedim.
bilimsel kuramların hayattaki karşılığının ne olduğunun tam olarak açıkça ortaya konulmadan populerleştirilerek son derece alakasız biçimde evren anlayışımızı etkilediğini söylemeye çalışıyorum.
tıpkı bing-bang teorisi gibi.

bir yandan uzay-zaman diye bir kavramsallaştırmadan yola çıkıyoruz.
ama bir yandan zaman diye bir boyutdan bahsedebiliyoruz.
bu iki kavramsallaştırma birbiriyle çelişik.zaman nesnenin boyutu ise sadece konum anlamında 4. boyuttan bahsedebiliriz.
ancak uzay-zaman da zaman uzayın kütle ve zaman olan iki içeriğinden biri.
burda bir karışıklık var.


zamanda sıçrama fantazisinin dayanağı olan zaman anlayışı ile rölativ olabilen zaman aynı şey mi.

förmüle etmeye kalktığımızda biz zamanın niceliğine dair konuşuruz.
bu matematiğin doğası nedeniyle böyle.
ama zamanın niteliğinin ne olduğu tamamen belirsiz.
förmüle etmek niteliğe dair konuşma şansı vermez, zaten veremez.

bu koşullarda zamanda sıçramadan bahsedebilmenin konu olarak kendisinin ne kadar bilimdışı olduğunu görmek yerine tam tersine bu meselenin bilimsel bir konu olduğunu düşünürüz.zaten görelilik zamanda sıçramayı limit hız ışık hızı olduğu için kabul etmez.
göreliliğe göre sıçrama ancak limit hızın aşılmasıyla mümkün olabilir.ancak evrende hiçbir şey ışık hızını aşamaz der.
ben zaten teorinin kendisini tartışmıyorum.zaten tartışılabilir değil benim birikimim açısından.beni aşar.
ancak bu teoriyi argüman haline getirenlerin bunu düşünme sistemlerine alma biçiminin kendisinin dinsel olduğunu iddia ediyorum.

işte bilimsel anlayışın yerini bilim-kurgunun nasıl işgal ettiğine bir örnek olduğunu bu nedenle düşünüyorum.

İvan Karamazov 01-07-2010 15:42

zaman genleşmesiyle ilgili kendi arşivimden bulup çıkarttığım basit anlatımlı bir video:



ayrıca bu konuyla ilgili her türlü teknik ve bilimsel bilgiye googledan "time dilation" diye arama yaparak ulaşmak mümkün...

Khaos 01-07-2010 16:45

amacım felsefe adına bilime akıl vermeye kalkmak falan değil.
tam tersine; bilimin ortaya koyduğunu dünya görüşüme ve mantığıma dahil edebilmeye çalışıyorum.

göreliliğin karşısında konum almıyorum.
göreliliği dünya görüşüme dahil edebilmenin metodolojisini oluşturmaya çalışıyorum.

zman genleşiyormu diye de sormuyorum.zaten bunun doğrulamasını yapmadan doğruluğunu kabul ederek, zamanın genleşmesi ne anlama gelir, düşünce sistematiğine bu teori nasıl dahil edilir diye soruyorum.

zaman, maddeden bağımsız varoluşa sahip mi.
yoksa aslında tamamen maddeden mi soyutlandı.
eğer soyutlandı ise ve metafizik bir durum sözkonusu ise, neyin soyutlaması olduğunu ortaya koyabilmek gerekli.

ben zaman denen şeyin tamamen hareketten soyutlandığını düşünüyorum.
o halde zmanda sıçrama ile kastedilen; hareketin üzerindeki bir sıçrama olmalı.
bunun ise zamanın göreli olarak genleşmesi ile uzak yakın bağı yok.
sadece benzeşmeden kaynaklanan bir karışıklık bu.

hareketten öncelik ve sonralık soyutlanabilir.
ancak önce, sonranın varedicisidir.
sonra ortaya çıktığı anda önce artık yok olmuştrur.
çünkü geçmiş ve gelecek aslında metafiziktir.yoktur.geçmişe gitmek için şu an varolan tüm evrenin geçmişteki o haline aynen dönmesi gerekir ki, bu durumda geçmişe gidebilecek şeyin henüz zaten ortaya çıkmamış olması gerekir.
dolayısıyla zaman akan bir şeydir türünden metaforlar zamanın bir soyutlama olduğunun unutulmasından başka sonuç üretmezler ve bunun da bizi götüreceği yer idealizmdir.

ancak bu başlıkta zamanın bir soyutlama olduğuna sadece evrensel-insan gönderme yaptı.
bu bağlamda bana sadece o katkı yapabildi.

sizler ise hala zamanın neyin soyutlaması olabileceğine dair olan sorumu görmezden gelip bana rolativizmi anlatıyorsunuz.
benim rolativizmle sorunum yok.
ancak rolativizmi ortay koymadan önce zamanın hareketten soyutlanmış oup olmadığüını ortaya koyabilelim ki, belki rölativiteyi de anlama şansımızı artırabiliriz.

ilahimasal 18-12-2017 00:19

İnsanlar geçmişe yada geleceğe sıçrayabilselerdi , şu an da bunu biliyor olurduk.

Bu andan sonra ki anlarda , geleceğe sıçramış birileri olacak diye iddia da bulunan her fikir , şunu iyi bilmeli , şimdi ki ana kadar bunun etkisi görülebilmeliydi.

Diyelim ki geçmişe sıçrandı , duyuları ile algılayacağı şey ne olurdu ? Değişime uğramış her hangi bir şey mi ? Değişenin ne olduğunu bile ayırt edemez. Sıçradığı yerden eli boş dönecektir.

Diyelim ki geleceğe sıçradı , değişime ugğramamış şeyler ona ne ifade edecek. Hayalleri beyninde dönüp ânâ geri gelecek. Aaa o da ne her şey değişmiş . Değişenleri analiz bile edemeyecek.

Değişim durduğu anda , ne ileri , nede geri olmayacağına göre !

Zaman diye uydurulan da ileri an an gidebilirsiniz ama geri gidtsenizde eliniz boş dönersiniz .

Diye düşünüyorum.

Dijwar 18-12-2017 10:34

Akademideki bazı Fizikçi arkadaşlarım benimle hem fikir değil ama ben zamanda yolculuğa engel olan şeyin, enerji ve kütlenin korunumu olduğunu düşünüyorum.
Tabi fizik yasası uydurulduğu için değil, öyle olduğu için engel.

Şüpheci Dinsiz 18-12-2017 11:38

Ben zaman derken -görecelilik de dahil- şunu anlıyorum.

Evrenin tümünde kuantum düzeyinde tüm parçacıkların bir konumu var. Evrenin x köşesinde bu parçacıkların konum değiştirme hızı y, x1 köşesinde y1, x2 köşesinde y2 hızında olabilir. Bunu gözlemleyen bir gözlemci, aynı yapıdaki parçacıklar için x, x1, x2 köşelerinde zamanın farklı aktığını söyleyecektir. Bunu söylerken referans aldığı bir x3 köşesi ve y3 zaman ölçüm birimi vardır, x, x1, x2 köşelerinde yaptığı ölçümleri bununla karşılaştırarak farklı olduğu sonucuna varır.

Evrenin x, x1, x2, x3 köşelerinde zaman neden farklı akabilir? Kısaca, x, x1, x2, x3 köşelerindeki madde yoğunluğu arasındaki farklar parçacıkların hareketlerinin hızını etkiler. Örneğin madde yoğunluğu arttıkça parçacıkların hızı azalır. (Bu yüzden karadelik adı verilen çökmüş güneşlerde madde yoğunluğu çok fazla olduğu için fotonların dahi çekim kuvvetinden kaçamadığı, parçacıkların hareket edemediği, bu yüzden zamanın durduğu iddia edilir. Oysa karadeliklerin ışıma yaptığı tespit edilmiştir, yani karadelik içinde hareketin, haliyle zamanın durduğu iddiası doğru değildir.)

Bilmemiz gereken şudur: Evrenin çeşitli köşelerinde madde yoğunluğu farklılıkları sebebiyle hareket hızı farklı olur. Haliyle bir gözlemci, bulunduğu uzaydaki ölçümü referans alarak diğer uzaylardaki hareket hızını karşılaştırırsa farklı olduğunu görecektir. Görecelilik ve zaman derken, gözlemcinin ölçüm isteğinden doğan bir gereksinimden/göreceli bir ölçümden bahsetmiş oluyoruz.

Zamanda yolculuk bana göre şudur:
Tüm evrenin içinde y kadar parçacık olsun. Tüm parçacıkların konumlarının bir fotoğrafını çekmemiz mümkün olsaydı, o zamanın fotoğrafını çekmiş olurduk. Bir an sonra bir fotoğraf daha çekseydik, tüm parçacıkların konumunun/sayısının değiştiğini görürdük.

Zamanda geri gitmek ancak tüm parçacıkları aynı (çekilen fotoğraftaki) yönde hareket etmekteyken, aynı hızla, aynı polariteyle, aynı konuma getirerek mümkün olurdu. Peki tüm parçacıkları aynı (çekilen fotoğraftaki) yönde hareket etmekteyken, aynı hızla, aynı polariteyle, aynı konuma getirmek mümkün olur mu?
Bir elementin bir mol'ündeki (karbon için 12 Gr) atom sayısı 6.02214199x10^23 (Avagadro sayısı), kuantum düzeyinde bunun sağına yüzlerce sıfır daha ekleyin, evrenin ağırlığını düşünün, ona göre bir sayı hesaplayın. Sonuç ne çıktı? :lol:
Buradan, zamanda geri gitmek mümkün değil sonucuna ulaşırız.

Zamanda ileri gitmek de benzer şekilde. Üstelik, evrenin madde diziliminin ilerde nasıl olacağını bilmeyi gerektiriyor. Buradan, zamanda ileri gitmek de mümkün değil sonucuna ulaşırız.

Zamanda yolculuk mümkün olamayacak olsa da insanların hayallerini süslemeye devam edecek elbette. :)

Sevgiler

Felâsife 18-12-2017 11:44

" Zamanda yolculuk"
Aslında bu tanım bile yanlış koyulmuş, insanlar bunu ezbere kullanıyor. Bildiğinden değil.

Karanlıkta/Yağmurda/Siste yolculuk etmek için, bunlar (ekstra) gerekiyorsa, zamanda yolculuk etmek içinde, zaman (ekstra) lazım değil midir?
Zamanın içinde de zaman ekstra olmayacağına göre, peki bu zaman nerede?

Tıpkı karanlıkta yolculuk etmek için, karanlığın lazım olması gibi.
Zamanda yolculuk etmek için zaman lazımsa, şimdide zaman yok mu?

Galiba yok!

Zaman hep varsa, buna zamanda yolculuk değilde, sadece yolculuk dense daha doğru olmaz mı?
Zamanda yolculuk daha havalı tabi.

Komşudan istesem verir mi acaba?
Bizde zaman kalmamışta, acaba bir fincan zamanınız var mı! :D

ilahimasal 19-12-2017 00:01

Anlamak ve anlatabilmek adına

Zaman da yolculuk dendigi anda , insanların aklına gelen ilk düşünce , kendi bilincinden daha geçmişe gidip , orada neler oldugunu görmek ve hayal dünyası genişse , olaylara mudahale etmek gibi senaryolar zihinde kurgulanır.

Mümkünmüdür bu durum ?

Şahsi fikrim asla mümkün olamaz demekte.

Söyle düşünün , bizlerin kendi aramızda , işlerimiz kolaylaştırmak ve hareketi ölçmek için isim verdiğimiz zaman denen kavram da , 1 dakika önceye dahi gitmeye kalksak , 1 dakika önce , maddesel olarak çevremizde olan ,biz dahil hareket eden ve hareket esnasında değişime ugramış şeylerin, tamamını aynı şekilde dizmemiz gerekiyor.

Bu nasıl mümkün olacak ? Şu andan 1 dakika önce ki hareketen kaynaklanan DEĞİŞİMİ , 1 dakika önce ki haline getirebiliriz diyen bir akıl varsa buyursun izah etsin. Eskisi kadar tam olmasa da , değişeni benzeri kadar yerine koyarız ! diyenler olabilir . Bu durumda da , Eskiye gidememiş olursunuz çünkü eski öyle değildi diye cevaplamak mümkün.

İnsan zamanın göreceli olduğu üzerinden hesap kitap yaparak , cismin kütlesinin hızına bakarak zaman diye algıladığımız kavramı durdururuz diyor yada tam tersine ceviririz diyor. Bu durum hız ile , o hıza ulaşan kütleyi baglar , o kütle için bile ışık hızına ulaşmış olsa ve daha da üzerine çıkmış olsa , onun için an vardır. Ne geçmişe gitmiştir , neden başka bir zamana , bulunduğu an da dır. Onun dışında ki tüm kütleler eskimiş olabilir . Bu neyi değistirir? Zamanı mı ? Hayır . Degisen sadece maddenin şekli formudur. Eskimiştir. Başka bir forma dönüşmüştür. Işık hızına ulasan yada gecen , bu değişimi bile fark edememiş , kendisini halen ilk hareket ettiği an da hisseder. Ve bu durum da hakikattir.

Zaman da yolculuk diye bir iddia ,kusura kalmasınlar AHMAKLIKTIR.
Geçmişe gideceğini sanan kişi geçmişte bozulan degişen hangi şeyi bir araya geleceğinin hesabını yapmadan kendi bedeni , ışık hızına ulaşınca gecmişteki tüm olanların eski haline geleceği sacmalığı ile boş hayaller kuruyor.?
Bilim de dahi bu sacmalığın hesabını teorik olarak yapanlar var. Teorisi bile olmaz ki bu sacmalığın.

Ayrıca , hangi insan,, kendi bedenin kütlesini ,sıfıra indirip hareket edecegini sanır ki ! Atomlarına ayrışmıs beden sadece tıpta bilinen adı ile ÖLÜDÜR. Ölü bedeni ile zaman yolcusu olduguna inan insanlara da biz ahiretci diyoruz.


Zaman diye bir şey yoktur. Olmayanın içinde yolculuk yapmak !! ham hayal olur, sinemaya film olur.

Zaman ve tanrı , eş anlı hareket eden , insanın düşünce kahramanlarıdır.
Zaman ve tanrı , birbirine dolanık düşüncedir
Zaman ve tanrı , insanların düşünce içinde ki , çıkmaz sokak tabelasıdır.
Zaman ve tanrı , insan için çoğunlukta gereksiz, bazende gerekli olan ölçüm birimleridir.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:11 .